<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türkiye&#039;de İnsan Hakları arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/turkiyede-insan-haklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/turkiyede-insan-haklari/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 14 Jan 2022 07:39:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Türkiye&#039;de İnsan Hakları arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/turkiyede-insan-haklari/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;Türkiye’nin İnsan Hakları Karnesi Onlarca Yıl Geriye Gitti’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/14/turkiyenin-insan-haklari-karnesi-onlarca-yil-geriye-gitti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Jan 2022 07:39:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[HRW]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları izleme örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye 2021 Olayları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'de İnsan Hakları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77643</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (Human Rights Watch) 'Türkiye 2021 Olayları' başlıklı yıllık raporuna göre, 'otoriter ve merkezileşmiş cumhurbaşkanlığı hükümeti', siyasi muhalifleri hedef aldı; yargı bağımsızlığını baltaladı ve demokratik kurumların içini boşalttı. Rapor, 'Türkiye’nin insan hakları karnesinin onlarca yıl geriye gittiği' tespitini yapıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/14/turkiyenin-insan-haklari-karnesi-onlarca-yil-geriye-gitti/">&#8216;Türkiye’nin İnsan Hakları Karnesi Onlarca Yıl Geriye Gitti’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün 2021 Türkiye raporu, İfade, Örgütlenme Ve Toplanma Özgürlüğü, Kadın ve LGBT Haklarındaki Gerilemeler, İnsan Hakları Savunucuları, Polis Gözetiminde İşkence, Kötü Muamele ve Zorla Kaybetme Vakaları, Kürt İhtilafı ve Muhalefete Yönelik Baskılar, Mülteciler, Sığınmacılar ve Göçmenler ile Önemli Uluslararası Aktörler başlıklarından oluşuyor.</p>
<p>Raporda öne çıkan başlıklar şunlar:</p>
<h5><strong>İfade, Örgütlenme ve Toplanma Özgürlüğü</strong></h5>
<ul>
<li>Haber kuruluşlarının çoğu hükümetle yakın bağlantıları olan şirketlere ait olsa da, Türkiye&#8217;deki bağımsız medya esas olarak çevrim içi platformlar aracılığıyla faaliyet gösteriyor.</li>
<li>Türkiye&#8217;nin son derece kısıtlayıcı Terörle Mücadele Yasası kapsamında bir suç teşkil ettiği düşünülen yazı ve haberler nedeniyle kovuşturmalara maruz kalıyor.</li>
<li>Kasım ayında, Türkiye&#8217;nin en yüksek idare mahkemesi olan Danıştay, İçişleri Bakanlığı&#8217;nın Nisan ayında yayınladığı, vatandaşların ve gazetecilerin görev başındaki polis memurlarının video ve fotoğraflarını çekmelerini yasaklayan bir genelgenin yürütmesini, haber alma hakkını ve medya özgürlüğünü kısıtladığı gerekçesiyle durdurdu.</li>
<li>YouTube, Facebook ve Twitter gibi büyük sosyal medya platformları, Türkiye&#8217;de ofis kurmalarını gerektiren 2020 tarihli bir yasa değişikliğine uydular.</li>
<li>Valilikler, Covid-19&#8217;u seçici bir şekilde bahane olarak kullanarak, öğrenciler, işçiler, siyasi muhalefet partileri ve kadın ile lezbiyen, gey, biseksüel ve trans (LGBT) insan hakları aktivistlerinin barışçıl protestolarını yasakladılar.</li>
</ul>
<h5><strong>Kadın ve LGBT Haklarındaki Gerilemeler</strong></h5>
<ul>
<li>Türkiye, İstanbul Sözleşmesi&#8217;nden çekilen ilk ülke oldu. Mart ayında yapılan bu hamle, uluslararası düzeyde yaygın bir şekilde eleştirildi ve kadın hakları savunucularının protestolarına sahne oldu. Söz konusu hamle, Türkiye&#8217;de toplumsal cinsiyete dayalı şiddetle mücadele etme ve kadın haklarını geliştirme çabalarında büyük bir gerilemeye işaret ediyor.</li>
<li>Hükümet yetkilileri sözleşmenin “eşcinselliği normalleştirdiği” gibi yanıltıcı bir iddia ile muhafazakar seçmenleri cezbetmeyi denediler ve sözleşmeden geri çekilmelerini bu şekilde haklı göstermeye çalıştılar.</li>
<li>Türkiye&#8217;de her yıl yüzlerce kadın öldürülüyor ve kayıtlara geçen aile içi şiddet vakalarının sayıları hala yüksek.</li>
<li>Hükümet, İstanbul&#8217;da her yıl düzenlenen LGBT Onur Yürüyüşü’nü art arda yedinci kez yasakladı. Polis protestocuları şiddet kullanarak dağıttı ve gözaltına aldı. Üst düzey hükümet yetkilileri, siyasi konuşmalarında birçok kez LGBT bireylere saldırdı ve onlara karşı ayrımcılığı teşvik etti.</li>
</ul>
<h5><strong>İnsan Hakları Savunucuları</strong></h5>
<ul>
<li>Sivil toplumun önde gelen isimlerinden Osman Kavala&#8217;nın dört yıldır süren tutukluluğu ve  davası, hükümeti eleştiren insan hakları grupları ve diğer sivil toplum örgütleri (STÖ&#8217;ler) üzerindeki muazzam baskının bir simgesiydi.  Kavala, 2013 Gezi Parkı protestoları ve Temmuz 2016&#8217;daki başarısız darbe girişimi gibiasılsız suçlamalarla yargılanıyor.</li>
<li>Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi&#8217;nin yeterli delil olmadığı gerekçesiyle Kavala’nın derhal serbest bırakılmasını hükmeden kararını hiçe saydı.</li>
<li>Yetkililer, hak savunucuları üzerinde baskı oluşturmak ve onların toplanma özgürlüklerini ihlal etmek için terör ve hakaret suçlamalarını kullanmayı sürdürdü.</li>
<li>Ocak ayında Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine Dair Kanun yürürlüğe girdi.  Her ne kadar Türkiye, yasanın terörizmin finansmanını ve silahlanmayı önlemeye yönelik bağlayıcı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına uyum amacıyla çıkartılmış olduğunu iddia etse de, yasa aslen İçişleri Bakanlığı&#8217;nın STÖ&#8217;lerin meşru ve yasal faaliyetleri ile bunların üyelerinin örgütlenme özgürlüğünü hedef almasına olanak veren yetkilerini artırıyor.</li>
</ul>
<h5><strong>Polis Gözetiminde İşkence, Kötü Muamele ve Zorla Kaybetme Vakaları</strong></h5>
<ul>
<li>Son beş yılda artan polis gözetiminde ve hapishanelerde işkence ve kötü muamele iddialarına yönelik açılan savcılık soruşturmalarında ilerleme kaydedildiğini gösteren emare oldukça az sayıdadır. Bu tür iddiaların çok azı güvenlik güçlerinin yargılanmasıyla sonuçlanıyor ve yaygın bir cezasızlık kültürü hüküm sürmeye devam ediyor.</li>
<li>Anayasa Mahkemesi, Mayıs 2021 tarihinde verdiği iki kararında kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ve 2016 yılında yapılan ve o sırada savcılıkların takipsizlik kararı verdiği iki suç duyurusu hakkında yeni soruşturma açılmasına hükmetti.</li>
<li>Kaçırma ve zorla kaybetme vakalarına ilişkin haberler gelmeye devam ettiği gibi, bu vakalar gerektiği şekilde soruşturulmuyor da.</li>
<li>Türkiye makamları, Gülen hareketi destekçisi olduğu iddia edilen ve çoğu öğretmen olan kişilerin iadesini dünyanın dört bir yanındaki ülkelerden talep etmeyi sürdürdü. Türkiye&#8217;nin iade taleplerine uyan bazı ülkeler, yasal prosedürleri ve yargı denetimini devre dışı bırakarak, kaçırma, zorla kaybetme ve kişilerin yasa dışı nakli gibi suçlara ortak oldular.</li>
</ul>
<h5><strong>Kürt İhtilafı ve Muhalefete Yönelik Baskılar</strong></h5>
<ul>
<li>Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidar koalisyonu, 2018 genel seçimlerinde oyların yüzde 11,7&#8217;sini kazanan muhalefetteki Halkların Demokratik Partisi&#8217;nin (HDP) meşru siyasi faaliyetlerini kriminalize etmek için sürdürdüğü kampanyayı 2021’de daha da yoğunlaştırdı. Hükümet, HDP ile PKK arasında bir ayrım yapmayı reddediyor. HDP binalarına fiziksel saldırılar yapıldı. Bunlardan en dikkat çekeni Haziran ayında İzmir’deki HDP il binasına silahlı bir kişi tarafından yapılan saldırıydı. Parti üyesi Deniz Poyraz bu saldırıda vurularak öldürüldü.</li>
<li>Başta belediye başkanları olmak üzere HDP’li çok sayıda eski siyasetçi, şiddet içermeyen meşru siyasi faaliyetleri, konuşmaları ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle terör suçlarından hükümlü veya tutuklu olarak hapiste bulunuyor.</li>
<li>Haziran ayında Anayasa Mahkemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;nın HDP&#8217;yi süresiz olarak kapatmak ve 451 siyasetçiyi ve parti yetkilisini 5 yıl süreyle siyasi faaliyetlerden men etmek talebiyle sunduğu iddianameyi kabul etti.</li>
</ul>
<h5><strong>Mülteciler, Sığınmacılar ve Göçmenler</strong></h5>
<ul>
<li>Türkiye, geçici koruma statüsü verilen Suriye&#8217;den yaklaşık 3,7 milyon ve Türkiye yasalarına göre tam olarak mülteci olarak kabul edilemeyen Afganistan, Irak ve diğer Avrupa dışı ülkelerden gelen 400.000&#8217;den fazla sığınmacı ile dünyanın en fazla sayıda mültecisine ev sahipliği yapmaya devam ediyor.</li>
<li>Daha fazla sığınmacı ve göçmenin girişine karşı sınırlarını güvence altına alma politikasını sürdüren Türkiye, 2021&#8217;de İran ile doğu sınırı boyunca bir duvar inşa etmeyi sürdürdü ve sınırı geçmeye çalışırken yakalanan Afganistanlı ve diğer ülkelerden gelen sığınmacıları, sorgusuz sualsiz geri itti.</li>
</ul>
<h5><strong>Önemli Uluslararası Aktörler</strong></h5>
<ul>
<li>Türkiye&#8217;nin Avrupa Birliği (AB) ile, göç gibi bazı sorun alanlarında karşılıklı çıkarlar sayesinde yumuşayan, sorunlu bir siyasi ilişkisi var. Türkiye&#8217;nin AB&#8217;ye üyelik süreci hali hazırda durma noktasında. AB, mülteci ve göçmenlerin AB’ye girişine yönelik kısıtlamalar karşılığında Türkiye&#8217;ye mali destek sağlıyor.  Avrupa Konseyi Haziran ayında Türkiye&#8217;de hukukun üstünlüğü ve temel hakların durumu konusundaki endişelerini yineledi, ancak Türkiye ile ilişkilerinde insan haklarına öncelik vermedi.</li>
<li>Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri, Birleşmiş Milletler (BM) Kadına Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi, BM insan hakları özel raportörleri ve BM İnsan Hakları Ofisi, Türkiye&#8217;yi İstanbul Sözleşmesi&#8217;nden çekilmesi nedeniyle eleştirdi.</li>
<li>Türkiye Ekim ayında, Aralık 2015&#8217;te Paris&#8217;te kabul edilen iklim değişikliğine ilişkin uluslararası Paris Anlaşması&#8217;nı onayladı ve aynı zamanda 2053 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşmayı taahhüt etti. Dünyanın en çok sera gazı salan 20 ülkesinden biri olan Türkiye, tüm dünyada insan haklarını giderek artan bir şekilde etkileyen iklim krizine katkı yapıyor.</li>
</ul>
<blockquote><p>Tutuklanma ve vurulma riskine rağmen farklı ülkelerde sokaklara çıkanlar demokrasinin hala güçlü bir cazibesi olduğunu gösteriyor.</p></blockquote>
<p>İnsan Hakları İzleme Örgütü&#8217;nün 2022 Dünya Raporu&#8217;nda 100&#8217;den fazla ülkede insan haklarının mevcut durumu ele alınıyor. Örgütün Direktör Kenneth Roth tarafından kaleme alınan metinde otokrasinin yükselişte olduğuna dair yaygın kanının aksine,  farklı ülkelerde pek çok kişinin tutuklanma ya da vurulma riskine rağmen sokaklara çıkmasının &#8220;demokrasinin güçlü cazibeye sahip olduğunu&#8221; gösterdiği tespiti yapılıyor.</p>
<p>Raporun Türkçe özetine <a href="https://www.hrw.org/tr/world-report/2022/country-chapters/380772">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>HRW&#8217;nin insan haklarını küresel düzeyde ele alan 2022 yılı Dünya Raporu&#8217;nun İngilizcesine ise <a href="https://www.hrw.org/world-report/2022" target="_blank" rel="noopener">bu bağlantıdan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/14/turkiyenin-insan-haklari-karnesi-onlarca-yil-geriye-gitti/">&#8216;Türkiye’nin İnsan Hakları Karnesi Onlarca Yıl Geriye Gitti’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TİHV: “Türkiye’de Ağırlaşan İnsan Hakları İhlalleri Demokrasi Sorunu Olduğunu Gösteriyor!”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/28/tihv-turkiyede-agirlasan-insan-haklari-ihlalleri-demokrasi-sorunu-oldugunu-gosteriyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2020 07:42:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[TİHV]]></category>
		<category><![CDATA[ifade özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'de İnsan Hakları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=60186</guid>

					<description><![CDATA[<p>TİHV Dokümantasyon Merkezi’nin hazırladığı “1 Ocak – 31 Ağustos 2020 Tarihleri Arasında İfade, Toplanma ve Örgütlenme Özgürlükleri İhlal Raporu’”nda, Türkiye’de ifade özgürlüğü, toplantı/gösteri özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğünün yaygın ve sistematik biçimde ihlal edildiği vurgulanıyor. Rapora göre, Türkiye’de giderek ağırlaşan insan hakları sorunu, aynı zamanda bir “demokrasi sorunu” olduğunu gösteriyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/28/tihv-turkiyede-agirlasan-insan-haklari-ihlalleri-demokrasi-sorunu-oldugunu-gosteriyor/">TİHV: “Türkiye’de Ağırlaşan İnsan Hakları İhlalleri Demokrasi Sorunu Olduğunu Gösteriyor!”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2020 yılının ilk sekiz ayında Türkiye’de ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlüklerine yönelik gerçekleşen ihlalleri içeren ve Türkiye İnsan Hakları (TİHV) Dokümantasyon Merkezi tarafından hazırlanan “1 Ocak – 31 Ağustos 2020 Tarihleri Arasında İfade, Toplanma ve Örgütlenme Özgürlükleri İhlal Raporu”, yazılı ve görsel basın, meslek örgütleri ve diğer insan hakları örgütlerinin yaptığı açıklama ve raporların taranmasıyla hazırlandı. 2020 yılının ilk sekiz ayında Türkiye’de ifade özgürlüğünün, toplantı/gösteri özgürlüğünün ve örgütlenme özgürlüğünün yaygın ve sistematik biçimde ihlal edildiği vurgulanan rapora göre, &#8220;bu durum yurttaşların sivil ve siyasal topluma özgürce katılım koşullarını tahrip ediyor. Demokratik alanının bu şekilde tahrip edilmesi, insan haklarının savunulmasını zorlaştırıyor; bu da “hakların her daim daha pervasızca ihlal edilebilmesini mümkün kılıyor.”</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-60153 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/TIHV-Ifade-ozgurlugu.jpg" alt="TİHV İfade özgürlüğü" width="352" height="198" />Raporda yer verilen bir diğer önemli tespit, 166 sayfalık çalışmada sıralanan insan hakları ihlallerin TİHV’nin tespit edebildikleri ile sınırlı olduğu ve “hakikatin ancak bir bölümünü ifade ettiği” şeklinde.</p>
<p>&#8216;İfade, toplanma ve örgütlenme özgürlüklerinin birbirleriyle çok yakından ilişkili ve birbirlerini tamamlayan özgürlükler olduğu hatırlandığında, yurttaşların kamusal alana etkin bir biçimde katılmalarını sağlayan özgürlükler olarak taşıdıkları asli demokratik değer daha çok öne çıkar. Diğer bir ifadeyle, ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlükleri demokratik toplum düzeninin temelini oluşturur; bu nedenle bu özgürlüklerin etkin bir biçimde korunmadığı ve kullanılamadığı bir ülkede demokrasiden bahsetmek mümkün değildir.&#8217;</p>
<p>Raporda yer alan bu tespitlerin devamında, Anayasa’da ve AİHM’de yer alan tüm bu bağlayıcı hükümlere rağmen, Türkiye’de siyasal karar alıcıların ve kamu makamlarının ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlüklerini koruma görevini yerine getirmediği vurgulanıyor. Dahası, söz konusu özgürlükler, bizzat onları korumakla yükümlü kamu makamları tarafından yaygın ve sistematik olarak ihlal ediliyor.</p>
<p>Rapora göre, bu durum “öteden beri ülkenin siyasal kültürüne egemen olan ve Anayasa ile yasalara da sinmiş olan güvenlikçi, sınırlayıcı ve yasaklayıcı zihniyetten” kaynaklanıyor.  Özellikle, iki yıl süren Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde söz konusu “güvenlikçi, sınırlayıcı ve yasaklayıcı zihniyet kaygı verici bir boyut kazandı”; OHAL döneminde ve sonrasında yapılan yeni yasal düzenlemeleri ile birlikte “fiili müdahale ve engellemeler yoluyla, ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlükleri bizzat özleri tahrip edildi”; “hak ve özgürlüklerin kullanımı neredeyse istisna, yasaklama ve müdahaleler ise kural haline geldi.”</p>
<p>“<strong>1 Ocak – 31 Ağustos 2020 Tarihleri Arasında İfade, Toplanma ve Örgütlenme Özgürlükleri İhlal Raporu’nda sıralanan insan hak ihlallerinden bir kısmı şunlar;  </strong></p>
<p>1 Ocak 2020 ile 31 Ağustos 2020 tarihleri arasında Türkiye’de:</p>
<ul>
<li>31 Ağustos 2020 itibarıyla 146 gazeteci cezaevinde tutuluyor.</li>
<li>38 gazeteci ve 1 yazar gözaltına alındı. 17 gazeteci tutuklanırken 9 gazeteci adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.</li>
<li>53 habere, 75 internet sitesine, 2 internet sayfasına ve 5 sosyal medya hesabına, 59 internet içeriğine ve 143 internet adresine erişim mahkeme kararlarıyla engellendi. Ayrıca henüz basılmamış olan bir kitap ile bir gazete sayısı da mahkeme kararıyla yasaklandı.</li>
</ul>
<ul>
<li>En az 637 barışçıl toplantı ve gösteriye kolluk güçlerinin müdahalesi sonucunda 1346 kişi işkence ve diğer kötü muamele niteliğinde uygulamalara maruz kalarak gözaltına alındı, 54 kişi yaralandı ve 1’i çocuk olmak üzere 9 kişi de tutuklandı.</li>
<li>İçişleri Bakanlığı’nın 5 Mayıs 2020 tarihinde yaptığı açıklamaya6 göre sadece Covid-19 salgını ile ilgili olarak Türkiye genelinde toplam 7.127 sosyal medya hesabı incelendi. Covid-19 salgını ile ilgili sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle 496 kişi gözaltına alındı ve bu kişilerden 10’u tutuklandı.</li>
</ul>
<ul>
<li>Dernek, vakıf, sendika ve meslek örgütlerinin üye ve yöneticisi olan en az 160 kişi gözaltına alındı, 70 kişi tutuklandı, 73 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.</li>
</ul>
<ul>
<li>Valilikler tarafından 33 ilde en kısası 2, en uzunu 30 gün olmak üzere 89 kez tüm eylem ve etkinlikler yasaklandı.</li>
<li>Belediye eş başkanı, belediye meclisi üyesi ve muhtarlardan oluşan yerel yönetimlere seçilmiş 79 kişi gözaltına alındı. Yerel yönetimlere seçilmiş 16 kişi tutuklandı.</li>
<li>284’ü HDP, 7’si DBP, 2’si EMEP, 10’u ESP, 5’i Gelecek Partisi, 1’i CHP, 4’ü EHP, 1’i SYKP üye ve yöneticisi olan en az 314 kişi gözaltına alındı. 69’u HDP’nin, 2’si DBP’nin, 1’i CHP’nin, 1’i SYKP’nin üye ve yöneticisi olan en az 73 kişi tutuklandı.</li>
<li>2’si il, 11’i ilçe ve 2’si belde olmak üzere toplam 14 belediyenin başkanı İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınarak yerine kayyım atandı. 1 il belediye başkanı İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı, 1 ilçe belediye başkanın da mazbatası Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından, hakkında kesinleşmiş hapis cezası hükmü olduğu gerekçesiyle iptal edildi.</li>
<li>Haklarındaki kesinleşmiş mahkeme kararlarına dayanarak vekillikleri düşürülen 3 milletvekili tutuklandı.</li>
<li>AKP’den 1 milletvekili hakkında 1 fezleke, CHP’den 6 milletvekili hakkında 9 fezleke, DBP’den 1 milletvekili hakkında 12 fezleke, HDP’den 37 milletvekili hakkında 135 fezleke ve İYİ Parti’den 3 milletvekili hakkında 4 fezleke hazırlandı.</li>
</ul>
<p>TİHV tarafından hazırlanan raporun tümüne <a href="https://tihv.org.tr/wp-content/uploads/2020/10/I%CC%87fadeToplanmaOrgutlenmeRapor.pdf">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/28/tihv-turkiyede-agirlasan-insan-haklari-ihlalleri-demokrasi-sorunu-oldugunu-gosteriyor/">TİHV: “Türkiye’de Ağırlaşan İnsan Hakları İhlalleri Demokrasi Sorunu Olduğunu Gösteriyor!”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
