<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Turgay Aldemir arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/turgay-aldemir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/turgay-aldemir/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 16 Jul 2018 10:22:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Turgay Aldemir arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/turgay-aldemir/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;Mülteciler Ekonomiye Yük Değil Aksine Katkı Sağlıyor&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/16/multeciler-ekonomiye-yuk-degil-aksine-katki-sagliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Uçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jul 2018 10:22:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Bekir Berat Özipek]]></category>
		<category><![CDATA[Halid Babilli]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[SIAD]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye]]></category>
		<category><![CDATA[Turgay Aldemir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=28728</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Teknoloji Ekonomi Ve Sosyal Araştırma Vakfı (UTESAV) tarafından hazırlanan Suriyeli Sığınmacılar ve Türkiye Ekonomisi raporunda, mültecilerin ‘ekonomiye yük’ olduklarıyla ilgili yanlış bilgilerin aksine ülke ekonomisine son yıllarda büyük katkı sundukları ortaya konuluyor. Raporu kaleme alan Prof. Dr. Bekir Berat Özipek, ekonominin  durağan, birilerinin gelmesiyle pastanın paylaşılacağını ifade eden statik bir süreç olmadığını belirterek, “Tam tersine ekonomi yeni gelenlerle beraber iktisadi pastanın da büyümesi anlamına gelir. Dinamik bir süreçtir. Bu dinamik sürecin gereklerine uygun tutumlar alınmalıdır. Yasa oluşturucular bu konuda üstlerine düşeni yapmalıdır. Bu da ekonomik hayatın önündeki engellerin kaldırılmasıdır.” diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/16/multeciler-ekonomiye-yuk-degil-aksine-katki-sagliyor/">&#8220;Mülteciler Ekonomiye Yük Değil Aksine Katkı Sağlıyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı&#8217;nın açıkladığı son verilere göre, Türkiye&#8217;ye gelen Suriyeli mülteci sayısı Haziran 2018 itibariyle 3 milyon 570 bin 352 oldu. Aynı verilere göre, 216 bin 890 kişi kamplarda yaşarken, 3 milyon 353 bin 462 kişi ise kamp dışında il ve ilçelerde yaşıyor. Suriyeli sığınmacıların ekonomiye katkılarını ve bu alanda yaşanan sıkıntıları ortaya koyan <a href="http://www.utesav.org.tr/dosyalar/web_dosya/Suriyeli-Siginmacilar-ve-Turkiye-Ekonomisi-Raporu.pdf">UTESAV’ın “Suriyeli Sığınmacılar ve Türkiye Ekonomisi -Evrensel tecrübe ışığında bir etkiyi konuşmak-” raporu,</a> geçtiğimiz nisan ayında düzenlenen Sığınmacılar ve Ekonomi Çalıştayı’na katılan alanında uzman kişiler ile akademisyenlerin bireysel ifade ve beyanlarından derlenerek hazırlanmış. Prof. Dr Berat Özipek tarafından kaleme hazırlanan rapor, sığınmacılara yönelik ön yargıyı kırmak, gündelik tartışmaların ötesine geçerek, konuyu temel insani değerler çerçevesinde ele almayı ve yanlış anlamalarla, ekonomik alandaki olumsuz propagandaların giderilmesi amacıyla hazırlanmış.<img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-28730" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/Ekran-Alıntısıq-640x239.png" alt="" width="360" height="155" /></p>
<p>Göçmenlerin ve sığınmacıların, geldikleri ülkeye olan katkıların bir boyutunun da ekonomi alanındaki katkılar olduğu belirtilen raporda, “Onları basitçe “ekonomiye yük” olarak algılayan yaklaşımların aksine, ekonomik dinamizmi artıran, üretici ve tüketici olarak ekonomiye katkı yapan ve özellikle nüfusun yaşlandığı ülkelerde, sosyal güvenlik başta olmak üzere, sistemin çarklarını döndüren taze bir güç olarak bakmak mümkündür. Bu çerçevede Türkiye’de yaşayan Suriyeli sığınmacılar da emekleri, meslekleri, sahip oldukları maddi değerler ve diğer nitelikleriyle ekonomiye çok boyutlu katkı yapmaktadırlar. Bazı sektörlerde kısa vadede yaşanan iş kayıpları, makro ölçekte bu katkının değerini azaltmaz. Suriyeli sığınmacıların yoğun olarak yaşadıkları bölgelerde gözle görülür bir ekonomik canlanma ve  bu canlanmanın ölçülebilir olduğu durumlar vardır.” deniliyor.</p>
<p>Raporda görüşlerine yer verilen SIAD Başkanı İşadamı Halid Babilli, Suriyeliler olarak kendi imkânlarıyla, kendi sermayeleriyle iş kurduklarını belirterek, “2014 yılında 4.500 işadamı, Suriyeli işadamı 1.22 milyar liralık bir iş yatırımı yaptılar. 2015’te yabancı yatırımcılar arasında Suriyeliler ilk sırada geliyordu, Almanlardan sonra, yüzde 25.21 yabancı sığınmacı yatırımcılar. Şimdi 6.000 Suriyeli şirket var 3.5 milyar dolar yatırımla. Yeni bir çalışmaya göre Suriyelilerin yüzde 90’ı kendi imkânlarıyla çalışıyor ve hayatlarına devam ediyor. “ diye anlatıyor.</p>
<p>Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir de, ““Hayırseverliği ve konukseverliği “hukukseverliğe”, kalıcı hukuki normlara ve güvencelere dönüştürmemiz gerek” uyarısında bulunuyor.   Gaziantep Ticaret Odasına (GTO) kayıtlı Suriyeli firma sayısı 1200’ü aştığı belirtilen raporda, ekonomik yatırım yapmak isteyen Suriyeli iş adamlarının bankacılık ve iş kanunu prosedürlerinde sorun yaşadıklarına da vurgu yapılıyor.</p>
<p>Raporu yayına hazırlayan Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bekir Berat Özipek, ekonominin durağan  bir süreç olmadığını vurgulayarak, “Ekonomi sıfır toplamlı bir oyun değildir. Tam tersine ekonomi yeni gelenlerle beraber iktisadi pastanın da büyümesi anlamına gelir. Dinamik bir süreçtir. Bu dinamik sürecin gereklerine uygun tutumlar alınmalıdır. Yasa oluşturucular bu konuda üstlerine düşeni yapmalıdır. Bu da ekonomik hayatın önündeki engellerin kaldırılmasıdır. Mesela, Türkiye&#8217;de şirketler yüzde 10 Suriyeli yüzde 90 Türk işçi çalıştırıyor. Bu ekonomik hayatın doğal akışına aykırı. Ya da onların banka, kredi faaliyetlerinin zorlaştırılması bunu Türkiye&#8217;de ortaklar üzerinden yapmak zorunda kalmaları ekonomik üretkenliklerini azaltıyor.  Türk ve Suriyeli iş insanlarının söyledikleri şuydu, &#8216;Eğer bu konudaki mevzuat değişir, kısıtlamalar kaldırılırsa şu andaki ekonomik katkılarımızdan çok daha fazlası yapacak durumdayız&#8217;. Bunun önünü açmak gerekir.&#8221; diye belirtiyor.</p>
<p><strong>Kalıcı Çözümler Şart</strong></p>
<p>Raporun sonuç bölümünde, Suriye’deki siyasi durumun ne yöne evrileceğinin ve geri dönüş için ihtiyaç duyulan normalleşme sürecinin ne zaman başlayabileceğinin öngörülemediği belirtilerek, sığınmacıların kalıcı oldukları gerçeğinden hareket ederek kalıcı çözümler ve buna uygun siyaset üretilmesinin önemine işaret ediliyor.  Tarihi tecrübenin engeller kaldırılıp fırsat verildiğinde, göçmenlerin ekonomik üretkenliğine olağanüstü başarılı katkı sunabileceklerinin görüldüğünün hatırlatıldığı raporda, aynı tecrübenin göçmenlerin meşru yollardan çalışma, üretme ve teşebbüs özgürlükleri tanınmadığında, bunun ciddi olumsuz sonuçları olabileceği vurgulanıyor ve “Misafirperverliğin kalıcı hukuk normlarına dönüştürülmesi” önerisine dikkat çekiliyor.</p>
<p><img decoding="async" class="alignright wp-image-28729" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/6-640x425.jpg" alt="" width="360" height="239" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/6-640x425.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/6-1024x680.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/6.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/6-610x405.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/6-320x213.jpg 320w" sizes="(max-width: 360px) 100vw, 360px" />Raporda ekonomi alanında yapılan önerilerden bazıları şöyle:</p>
<p>Suriyeli sığınmacıların entegrasyonunun öncelikle ekonomik entegrasyonun önündeki engellerin kaldırılmasından geçtiği gerçeğinden hareketle, onların iktisadi faaliyetlerini kısıtlayan düzenlemeler kaldırılmalı ve ekonomiye katkı yapmaları kolaylaştırılmalıdır. Daha somut olarak, çalışma izni almaları, iş kurmaları, personel istihdam etmeleri, bankacılık, kredi, ihracat ve ithalat gibi alanlarda diğer ekonomik aktörlerle eşit şartlarda faaliyette bulunmaları sağlanmalıdır.</p>
<p>Ekonominin yeni girişlere daha açık hale getirilmesi ve Suriyeli iş insanlarının ekonomik sisteme daha fazla dahil edilmesi, onların iş yapma kapasitesinin arttırılmasını sağlayacak bir dizi kolaylığa ihtiyaç göstermektedir. Prosedürleri azaltmak, iş ve ticaret ile ilgili olanlar başta olmak üzere ilgili mevzuatı Arapça&#8217;ya çevirmek, Arapça bilen memurlar istihdam etmek, Suriyeli iş insanlarına rehberlik edecek faaliyetler, mevzuat ve vergi düzenlemeleri ile Çin’in kullandığı serbest bölgeler türü düzenlemeler yapılabilir.</p>
<p>Sığınmacıların iktisadi aktivitelerini güçleştiren mevzuat hükümleri (Geçici koruma kimlik belgesi hangi ilde verildiyse o ilde çalışma zorunluluğu veya seyahat kısıtlamaları gibi) kaldırılmalı; sözleşme serbestisini kısıtlayan hükümler azaltılmalı ve ekonomik akışkanlık ve esnek çalışma kolaylaştırılmalıdır.</p>
<p>İşletmelerin eleman istihdamında en fazla yüzde on sığınmacı çalıştırabileceklerine ilişkin kısıtlamalara son verilmelidir. Bu kısıtlama iktisadi hayatın gerekleriyle bağdaşmamakta, özellikle sığınmacıların yoğun olarak yaşadığı sınır bölgelerinde herkes için hayatı zorlaştırmaktadır.</p>
<p>Suriyeli iş insanları tarafından kurulan şirketlerin de tıpkı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bireylerce kurulan şirketler gibi serbest ve eşit koşullarda faaliyet göstermelerinin önündeki engeller kaldırılmalıdır. Üretim desteği, teşvik ve kredilerle ortak iş yapma ve para transferi konularındaki kısıtlamalar kaldırılmalı; bütün bu konularda sadece ekonomik kriterler esas alınmalıdır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/16/multeciler-ekonomiye-yuk-degil-aksine-katki-sagliyor/">&#8220;Mülteciler Ekonomiye Yük Değil Aksine Katkı Sağlıyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İslami STK&#8217;lar geleneksellikten kurumsallığa geçiyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/17/islami-stklar-geleneksellikten-kurumsalliga-geciyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Ali Çalışkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 07:05:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Davut Şanver]]></category>
		<category><![CDATA[İlim Kültür ve Eğitim Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[ilke derneği]]></category>
		<category><![CDATA[islami stk]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal yönetim akademisi]]></category>
		<category><![CDATA[Lütfi Sunar]]></category>
		<category><![CDATA[Turgay Aldemir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=18922</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil toplum kuruluşları (STK) üzerine araştırmalar ve kapasitelerini artırma çalışmaları uzun yıllardır yapılıyor. Bu çalışmalar genellikle kuruluşlarda çalışan profesyonel ya da gönüllülerin proje yazma, fon geliştirme gibi becerilerini artırmaya dönük yapılıyor ve sürekliliği olmayan projeler ekseninde gerçekleştiriyor. Öte yandan hem araştırma hem kapasite artırma projelerinin çoğu seküler STK&#8217;ları daha çok kapsıyor. Geçen cumartesi akşamı, Üsküdar&#8217;da [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/17/islami-stklar-geleneksellikten-kurumsalliga-geciyor/">İslami STK&#8217;lar geleneksellikten kurumsallığa geçiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivil toplum kuruluşları (STK) üzerine araştırmalar ve kapasitelerini artırma çalışmaları uzun yıllardır yapılıyor. Bu çalışmalar genellikle kuruluşlarda çalışan profesyonel ya da gönüllülerin proje yazma, fon geliştirme gibi becerilerini artırmaya dönük yapılıyor ve sürekliliği olmayan projeler ekseninde gerçekleştiriyor. Öte yandan hem araştırma hem kapasite artırma projelerinin çoğu seküler STK&#8217;ları daha çok kapsıyor. Geçen cumartesi akşamı, Üsküdar&#8217;da tanıtımı yapılan <a href="http://ilke.org.tr/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">İLKE Derneğ</a>i&#8217;nin (İlim Kültür ve Eğitim Derneği)  kurduğu &#8216;Kurumsal Yönetim Akademisi&#8217; ise yeni bir girişim olarak karşımıza çıktı. Hem islami STK&#8217;lar üzerine araştırmalar gerçekleştiriyor hem de çoğunluğunu islami kesimin oluşturduğu kuruluşlara kapasite geliştirme hizmeti veriyor.</p>
<p>İLKE Derneği&#8217;nin &#8216;Kurumsal Yönetim Akademisi&#8217;ni tanıttığı toplantıya Üsküdar Belediye Başkanı, kaymakamı, Şehir Üniversitesi ve Medeniyet Üniversitesi rektörleri, çok sayıda akademisyen ve STK yöneticisi katıldı. STK&#8217;ların “geleceğe hazırlanma”, “strateji geliştirme”, “organizasyonel yapılanma”, “yönetim becerileri” ve “insan istihdamı” gibi yönetsel konularda daha sistemli ve verimli çalışmaları için çeşitli eğitim, araştırma, uygulama, yayın ve akademik çalışmalar yapmayı planlayan &#8216;Kurumsal Yönetim Akademisi&#8217; tanıtım toplantısında “Türkiye’de İslami STK’ların Kurumsal Yapı ve Faaliyetlerinin Değişimi” araştırmasının sonuçları da açıklandı.</p>
<p><strong>İslami STK&#8217;ların eriştiği imkanlar genişliyor ancak yeni konulara ve alanlara a</strong><strong>ç</strong><strong>ılamıyor</strong></p>
<p>Toplantı Mütevelli Heyet Başkanı  Davut Şanver&#8217;in açılış konuşmasıyla başladı. Şanver konuşmasında araştırmaya atıfla islami STK&#8217;ların önemli gelişmeler kaydettiğini, toplumla, devletle ve siyasetle ilişkilerinin hayli değiştiğini ancak pek çok gelişmeye rağmen işlerin pek de iyi gitmediğini ve STK&#8217;ların bu durumu artık sorgulamaya başladığını söyledi. Söz konusu araştırmanın da bu sorgulamaya katkı sağlayabilecek önemli bir girdi olduğunun altını çizdi. Daha sonra selamlama konuşmaları yapan konuşmacılar da islami STK&#8217;ların içinde bulunduğu durumun, özellikle devletle ilişkiler, yeni alanlara ve konulara açılma konusunda gelişme sağlanamayışı, finansal kaynaklarla mesafenin kaybolması gibi konularda yaşanan sorunların altını çizdi. Üsküdar&#8217;ın gerek hemşehri gerekse de hizmet ve fikir alanında pek çok kuruluşa ev sahipliği yapan bir STK&#8217;lar cenneti olduğunu söyleyen Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, yerel yönetimlerle STK&#8217;lar arasında kuvvetli ilişkiler olduğunu, STK&#8217;ların yerel yönetimler için çok önemli bir iş birliği kanalı olduğunu ifade etti. Üsküdar Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek yaptığı konuşmada STK&#8217;ların şeffaflık ve hesap verebilirlik konusunda iyi bir performans sergilemediklerini, bu nedenle bağış yapmak isteyen vatandaşların nereye bağış yapabileceklerini kendilerine sorduğunu ifade etti.</p>
<p>Selamlama konuşması yapan Anadolu Platformu İcra Kurulu Başkanı Turgay Aldemir, islami kesimin STK&#8217;larının eğitim, hayırseverlik, yardım gibi alanlara sıkıştığını, çevre, ekoloji, kadın, çocuk, sinema gibi alanlara genişleyemediğini, acıların yaralarını sarmak kadar diğer alanlarda da etkili olmaları gerektiğini vurguladı. Aldemir, Bunun için her kesimin kendi birikimi ve bulunduğu alana uygun katkı yapması gerektiğini ifade etti. Söz gelimi Suriyelilere yardım için harekete geçen bir üniversitenin işinin, un ve ekmek yardımı yapmak olmadığını, eğitimler, sempozyumlar, bilgi üretimi gibi kendilerine uygun faaliyetler geliştirmeleri gerektiğini ifade etti. Aldemir STK&#8217;ların devletleşmeye, devletin de sivilleşmeye başladığı tespitini yaptı ve farklılıkları zenginlik olarak gören bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiğine işaret etti. Medeniyet Üniversitesi Rektörü İhsan Karaman da konuşmasında islami STK&#8217;ların ya kaynak küçük olsun sahih olsun anlayışında olduklarını ve ilerleme kaydedemediklerini ya da sırtlarını bir şirkete, cemaate ve devlete dayadıklarını ve sivillikten uzaklaştıklarını dile getirerek, İslami STK&#8217;ların kaynak için &#8216;hizmeti götürmek istediği millete başvurmaları&#8217; gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Kurumsal Yönetim Akademisi Başkanı Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş akademiyi tanıttığı “Sivil Toplum Kuruluşlarında Yönetim, Süreklilik ve Kurumsallaşma” konulu konuşmasında STK&#8217;ların niceliksel olarak büyüme ve genişleme yaşadıklarını, buna niteliksel değişimin de eşlik etmesi gerektiğinin altını çizdi. Gönüllü kuruluşlar için genel geçer ve tek bir çözümün olmadığını söyleyen Erdoğmuş, yeni bir kurumsal yönetim anlayışına ihtiyaç duyduklarını vurguladı. Bir elin verdiğini diğerinin görmediği bir değerin, STK&#8217;ların şeffaflığının önünde bir engel oluşturmaması gerektiğini, STK&#8217;ların amaçlarını belirleme, kaynak ve kapasitelerini yorumlama, kararlarına uygun stratejiler oluşturma ve faaliyetler geliştirme, nitelikli ve gönüllü insan kaynağı temin etme, finansal kaynaklar bulma ve geliştirme gibi yeni gündemleri olduğunu ifade eden Erdoğmuş, STK&#8217;ların zamana uygun bir liderlik anlayışına ihtiyacı olduğunu tek kişilik liderlikten kolektif liderliğe geçiş döneminde olduklarını da sözlerine ekledi.</p>
<p><strong>Devletle barışık, değiştirmekten ziyade uyumlulaştırmayı hedefleyen, Batılı STK modeli ortaya </strong><strong>ç</strong><strong>ıkıyor</strong></p>
<p>Toplantının son ve en kapsamlı konuşmasını yapan Doç. Dr. Lütfi Sunar, üç yıldır sürdürdükleri “Türkiye’de İslami STK’ların Kurumsal Yapı ve Faaliyetlerinin Değişimi” araştırmasının sonuçlarını paylaştı. Sunar yaşı 20&#8217;nin üzerinde olan STK&#8217;lardan 40 üst düzey yönetici ile yapılan mülakatlara dayanan araştırmanın başlığındaki islami tanımlamasının normatif değil, betimleyici bir karakteri olduğunu söyleyerek sözlerine başladı. Sunar, Osmanlı döneminin büyük kısmında sosyal hareketliliğe imkan veren medreseler ile refahın yeniden dağıtımında rol üstlenen vakıfların Osmanlı Devleti&#8217;nin siyasal modeli olan adalet merkezli adem-i merkeziyetçi yapısını mümkün kılan sivil unsurlar olduğunu dile getirdi. Ancak son 200 yıldaki modernleşme sürecinde adem-i merkezi yapı yerini merkeziyetçi sisteme bıraktığından bu modelin bozulduğunu, bunun da devlet ile sivil alan arasında bir gerilim ürettiğini ifade etti. Cumhuriyet döneminde ise islami sivil toplumun dört ana döneminden bahsedilebileceğini dile getiren Sunar, 1924-50 arasının &#8220;kurumsal olmayan sivil gruplar&#8221; dönemi, 50-80 arasının islami aktörlerin kamusal alana döndüğü ve dayanışmadan kurumsallığa geçişin yaşandığı &#8220;cemaatsel oluşumlar ve temsil mekanizmaları&#8221; dönemi, 1980-2000 arasının &#8220;girişimci sivil kuruluşlar dönemi&#8221; ve 2000 sonrasının önce 28 Şubat etkisiyle siyasallıktan sivilliğe kaçış, daha sonra da siyasal kutuplaşma, devletle barışma ve siyasete entegrasyon ile karakterize olan &#8220;kurumsallaşma ve profesyonelleşme dönemi&#8221; olarak adlandırılabileceğini ifade etti.</p>
<p>Lütfi Sunar, son dönemin dönüşümüne odaklanan araştırmanın öne çıkan sonuçlarının ise şunlar olduğunu söyledi:</p>
<ul>
<li>İslami STK&#8217;lar geleneksel cemaat yapılarından yeni kurumsallaşmış yapılara dönüşü, bu süreçte enformellik yerini formelliğe bırakırken kurumsallaşmada başarılı örneklerin taklit edildiği izomorfik bir değişim gözleniyor.</li>
<li>İçe dönük bilinçlendirme faaliyetlerinden dışa dönük bilgilendirme faaliyetlerine geçiş, islami bilinçlendirme araçları katılımcılarına formel beceri ve birikim kazandırmaya dönüşürken, geleneksel sohbetler yerini formel eğitimlere bırakıyor. Bu durum, düzenle, uyumsuzluktan ve dönüştürücülükten ziyade uyumlulaştırma karakteri gösteriyor.</li>
<li>İnternetin yaygınlaşması ve sosyal medyanın, iletişimi yeniden şekillendirmesi ile islami aktörler de yeni kamusal temsil biçimlerine geçiyor. Bu geçiş protest radikal dilin yerini kamusal temsilli dindarlığa bırakıyor.</li>
<li>Küreselleşme, uluslararasılaşma, devletin dış dünyaya açılımı gibi faktörlerle yerel toplumsal ilişkilerden uluslararası ilişki ağlarına geçiş yaşanıyor.</li>
<li>Zekat, infak, bağış gibi geleneksel hayırseverlik ve dini dayanışma duygularına dayanan mali kaynakların yerini yeni dışsal fonlara bıraktığı gözleniyor.</li>
<li>Adanmış insandan eğitimli insana geçiş yaşanıyor. Yeni kurumsallık, yeni tür faaliyetleri gerçekleştirebilecek bir donanım gerektiriyor ve yeni eğitimli insan tipolojisi öne çıkıyor.</li>
<li>Uzmanlaşma ve odak alanlarda çalışma profesyonelleşmeyi getiriyor. Kuruluşlar toplumsal hizmetten profesyonelleşmiş uzman kuruluşlara dönüşü</li>
<li>Kadınlar kenardan merkeze hareketleniyor, yönetimlerde daha faza yer buluyor ve görünür hale geliyor.</li>
<li>Kapalı mekanlardan açık kamusal mekanlara geçiliyor. Tabelalar büyüyor, ilgi çekici hale geliyor, ana güzergahlara taşınılıyor ve iç tasarım modernleşiyor.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>Lütfi Sunar araştırma sunumunu, dönüşümün esas olarak toplumsal alanın değişimi ile paralel olduğunu, islami STK&#8217;ların eğitimsiz yoksullardan eğitimli orta sınıfın hakimiyetine geçtiğini, devletle daha barışık bir yapının ve batılı bir STK modelinin ortaya çıkmakta olduğunu tespit ederek bitirdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/17/islami-stklar-geleneksellikten-kurumsalliga-geciyor/">İslami STK&#8217;lar geleneksellikten kurumsallığa geçiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
