<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sosyal medya düzenlemesi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/sosyal-medya-duzenlemesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sosyal-medya-duzenlemesi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 06 Aug 2020 10:37:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>sosyal medya düzenlemesi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sosyal-medya-duzenlemesi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sosyal Medya Düzenlemesiyle Sivil Alan Daralıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/06/sosyal-medya-duzenlemesiyle-sivil-alan-daraliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kadri İnce]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Aug 2020 10:37:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Alan]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya düzenlemesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=56531</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özellikle pandemi döneminde sivil toplum çalışmaları yoğunlukla dijital ortamlar üzerinden ilerledi. Twitter hashtag çalışmaları, YouTube yayınları gibi dijital aktivizm yöntemleri ile sivil toplum sesini duyurmaya çalıştı. Yeni düzenleme ile sosyal medya ağları devlet önünde ‘dize getirilmeye’ çalışılıyor, cezalar yoluyla bağımsızlıklarını yitirmesi muhtemel hale geliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/06/sosyal-medya-duzenlemesiyle-sivil-alan-daraliyor/">Sosyal Medya Düzenlemesiyle Sivil Alan Daralıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Yaklaşık bir yıldır çeşitli aralıklarla gündemi işgal eden, sosyal medya araçlarını ve kullanıcılarını önemli bir şekilde etkileyen düzenleme, 29.07.2020 tarihinde TBMM’de kabul edildi. Düzenleme; oluşum süreci, getirdikleri ve temel hak ve özgürlükler açısından barındırdığı riskler nedeniyle olumlu ve olumsuz pek çok eleştiri topladı. Yurttaşların neredeyse tamamının hayatına dokunacak bu düzenlemenin üzerinde durmakta yarar var. Öncelikle meclisin “giderayak” ve çok hızlı bir şekilde düzenlediği bu kanunun gerekçesini irdeleyelim. </span></p>
<h5><b>Kanunun Gerekçesi</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Düzenlemenin temel gerekçesi </span><b>“sosyal ağ sağlayıcılarının geniş çaplı kullanıcı sayıları ile kullanıcı verilerinden elde ettikleri milyarlarca dolar gelire rağmen, kişilerin haklarının korunması noktasında ihtiyaç duyulan önleyici ve koruyucu mekanizmaları geliştirmedikleri ya da etkin kullanmadıkları veyahut devletlerin haklı taleplerine direnç gösterdikleri (…) temel hak ve özgürlüklerin korunması noktasında </b><span style="font-weight: 400;">devletlere düşen pozitif yükümlülüğün yerine getirilmesinde zorlukların” önüne geçmek olarak ifade edilmiştir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özetle düzenlemenin gerekçesi, internet kullanıcılarının kişisel başvurularında veya kamu kurumlarının bildirimlerinde yaşanan zorlukların aşılması için sosyal ağ sağlayıcılarla muhataplık ilişkisi kurulması amacı taşıdığı belirtilmiş. Öncelikle söylemek gerekir ki gerekçe haklılık payı taşımaktadır. Zira çağımızın en büyük sorunlarından birisi siber zorbalıktır ve bu siber zorbalıkların çoğunluğu düzenlemeye konu sosyal medya araçları vasıtasıyla olmaktadır. Sosyal medya aracılığıyla işlenen pek çok suç failin bulunamaması nedeniyle cezasız kalabilmektedir. Ancak düzenlemeyle getirdiği bu tedbirlerin, devletin vatandaşlar için öngördüğü bir “watchdog” aracı olarak kullanılıp kullanılmayacağı hususu ciddi kaygılara yol açıyor. Bu hususta bir yargıya varmak için de düzenlemenin getirdiklerini kısaca irdelemek gerekiyor. </span></p>
<h5><b>Düzenlemenin Getirdikleri</b></h5>
<ul>
<li><b style="font-size: 16px;">Sosyal Ağ Sağlayıcı Tanımı ve Sorunlar</b></li>
</ul>
<p>Düzenlemenin getirdiği ilk önemli husus <b>“sosyal ağ sağlayıcı” </b><span>kavramının Kanuna eklenmesi ve tanımlanmasıdır. Buna göre sosyal ağ sağlayıcı:</span></p>
<p><b>“sosyal etkileşim amacıyla kullanıcıların internet ortamında metin, görüntü, ses, konum gibi verileri oluşturmalarına, görüntülemelerine veya paylaşmalarına imkân sağlayan gerçek veya tüzel kişiler”</b><span style="font-weight: 400;"> olarak tanımlanmıştır. Bunlara örnek olarak Facebook, Twitter, Instagram, LinkedIn, TikTok verilebilir. Kamuoyunda dezenformasyonun yoğunlukla yaşandığı WhatsApp, Telegram gibi anlık mesajlaşma uygulamalarının da bu yasa kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusuna değinmekte de yarar var. Zira yasadaki tanım incelendiğinde kapsamın çok geniş tutulduğu ve bu geniş tanımın içine WhatsApp, Telegram gibi anlık mesajlaşma uygulamalarını da dahil edilebileceği görülmektedir. Tanımdaki bu genişlik, düzenlemenin “orantılılık”tan uzak olduğu eleştirilerinin temel sebeplerinden bir nedenini oluşturmaktadır. Bir görüşe göre tanım “haber ya da köşe yazılarının altını yoruma açan medya kuruluşlarının web sitelerinin de bu kapsamda” değerlendirilebilecek derecede <a href="https://www.academia.edu/43746570/Sosyal_Medya_Yasas%C4%B1_Meclisten_Ge%C3%A7ti_Peki_%C5%9Eimdi">geniştir.</a>  Ayrıca düzenleme bu yönüyle, örnek alınan Alman Sosyal Medya Ağları Uygulaması Yasası’ndan da olumsuz olarak ciddi şekilde ayrışmaktadır. </span></p>
<ul>
<li><b>Sosyal Ağ Sağlayıcıların Temsilcilik Bulundurma Zorunluluğu ve Erişimin Engellenmesi Yetkisi Verilmesi</b></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Getirilen düzenleme ile günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal medya araçları Türkiye’de bir temsilci bulundurmak zorundadır. Temsilciler, 5651 Sayılı Yasa’nın 9. maddesine dayalı olarak yapılan içeriğin kaldırılması ve erişimin engellenmesi taleplerini karşılayacaklardır. Kişilik haklarının ihlali ve özel hayatın gizliliği ile ilgili talepler, temsilcilikler tarafından 48 saat içinde yanıtlanacaktır. Bu hususla ilgili olarak şunu belirtmekte yarar var: Düzenleme getirilmeden önce zaten erişimin engellenmesi Sulh Ceza Hakimlikleri’nce yapılıyordu ve aynı yöntem halen devam ediyor. Erişim engelleme kararının herhangi bir yargı mercii olmayan ve hukukçu olma zorunluluğu dahi olmayan bir temsilci tarafından verilmesinin, bireylerin ifade özgürlüğü açısından ihlallere yol açabileceği unutulmamalıdır.</span></p>
<ul>
<li><b>Kullanıcı Verilerinin Türkiye’de Tutulması Zorunluluğu</b></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Getirilen düzenleme ile sosyal ağ sağlayıcılara Türkiye’de sunucu</span> <span style="font-weight: 400;">bulundurulma ve Türkiye’deki kullanıcıların verilerini bu sunucularda tutulma zorunluluğu getirilmiştir. Yukarıda değinilen yükümlülüklere uyulmaması halinde 10 Milyon TL’den başlayan idari para cezaları, reklam yasağı ve sosyal ağ sağlayıcısının bant genişliğinin %90’a kadar daraltılması gibi yaptırımlar öngörülmektedir.</span></p>
<h5><b>Düzenlemenin Taşıdığı Riskler &#8211; Öneriler</b></h5>
<ol>
<li><b>Yargısal Denetim Yolu Açılmalıdır:<span style="font-weight: 400;"> Değişikliğe uğramadan önceki haliyle dahi eksikliği olan 5651 Sayılı Yasa’nın 9. Maddesinde Sulh Ceza Hakimi tarafından verilen erişimin engellenmesi kararına karşı yargısal denetim mekanizması bulunmamaktadır. Wikipedia örneğinden de görüleceği üzere, bu kararlara karşı yalnızca Anayasa Mahkemesi’ne başvurulabilmekte ve yıllarca bireylerin ifade özgürlüğü yahut haber alma hakkı kısıtlanmaktadır. Yeni getirilen düzenleme ile erişimin engellenmesi kararı sosyal medya temsilcisi tarafından verilebilecektir. Hiçbir yargı organı vasfı taşımayan bu kişinin vereceği kararın hukuki denetimi mümkün değildir.</span></b></li>
<li><b>Sosyal Ağ Sağlayıcı Tanımı Gözden Geçirilmelidir</b><b>:<span style="font-weight: 400;"> Yasada “sosyal medya ağ sağlayıcı” kavramı geniş ve muğlak olarak tanımlanmıştır. Bu tanımın düzeltilmesi gerekir. Bireyler arasındaki WhatsApp, Telegram gibi anlık mesajlaşma uygulamalarındaki paylaşımları bile bu kapsama alınıp bireylerin çekirdek alanlarına girilmesi mümkün olacak, fişleme gibi hususlar daha kolay hale gelebilecektir. Zira bu kapsamda değerlendirilen bir uygulamanın verilerini Türkiye’de tutması zorunlu hale gelecek, basit bir araştırmada dahi kamu tarafından erişimi mümkün olabilecektir.</span></b></li>
<li><b>Kullanıcı Verilerini Türkiye&#8217;de Tutma Yükümlülüğünden Vazgeçilmelidir: <span style="font-weight: 400;">Düzenlemenin gerekçesi siber zorbalığın önüne geçmek ve sosyal medya araçlarına ilişkin ‘muhatap’ bulmak olarak ifade edilmiştir. Bu amacı Türkiye’ye yönelik çalışan ve hızlı dönüşler yapan bir irtibat ofisi kolayca sağlayabilir. (Yasanın örnek alındığı Almanya’da böyle bir ofis şartı dahi yok.) Ancak mevcut düzenleme bu amacı aşan ve çok riskli bir hususu öngörmektedir. Yine diğer ülkelerin bu konuda öngördükleri düzenlemelerde yalnızca içeriğin engellenmesi yönünde bir taleplerinin bulunduğu <a href="https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-53261921">görülmektedir. </a></span></b>Kullanıcı verilerinin Türkiye’de tutulması, bu amacı aşan bir şarttır. Bireyler hakkında, -elindeki veriler dışında- açık kaynaktan veri toplayan kolluk güçleri konuyla ilgisi olmayan her hususta kolayca bireylerin sosyal medya bilgilerine erişebilecektir. Hatta bu husus bireylerin görüş/tercihlerine göre fişlenmelerine de yol açacaktır. Toplumun neredeyse tamamının bir şekilde kullandığı ve özel hayatın gizliliği, haber alma özgürlüğü, ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü başta olmak üzere pek çok temel hak ve özgürlüğünü doğrudan doğruya olumsuz olarak etkileyecektir.</li>
<li><b> Cezalar Orantısızdır: <span style="font-weight: 400;">Düzenlemeye göre sosyal medya ağ sağlayıcıları Türkiye’de temsilci atamazsa idari para cezasından başlayarak, reklam yasağı ve %90&#8217;a varan bant genişliği kısıtlaması getirilmesinin yolu açılmıştır. Temsilcilikle öngörülen husus düzenlemenin amacına göre ‘muhatap bulabilmek’ ve erişimin engellenmesini sosyal ağ sağlayıcı tarafından yapılmasını sağlamaktır.</span> <span style="font-weight: 400;">Yukarıda belirtildiği üzere zaten bu yetkiye Sulh Ceza Hakimleri sahiptirler. Öyleyse bant genişliğini %90’a varacak şekilde daraltarak hem bireylerin özgürlüklerini kısıtlamak ölçüsüz olacaktır. Alman örneğinde de bu cezalar yalnızca idari para cezası olarak öngörüldüğünü de belirtmekte yarar var.[1]</span></b></li>
</ol>
<p><b>Sivil Alan Daralıyor, Nefes Alamıyoruz!</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle pandemi döneminde sivil toplum çalışmaları yoğunlukla dijital ortamlar üzerinden ilerledi. Twitter hashtag çalışmaları, YouTube yayınları gibi dijital aktivizm yöntemleri ile sivil toplum sesini duyurmaya çalıştı. Yeni düzenleme ile sosyal medya ağları devlet önünde ‘dize getirilmeye’ çalışılıyor, cezalar yoluyla bağımsızlıklarını yitirmesi muhtemel hale geliyor. Anonimliğin ön planda olduğu bu ağlarda bireylere ilişkin nitelikli kişisel verilerin kamu gücünün eline kolayca geçmesi mümkün hale geliyor. Fişlenme korkusuyla insanlar bu mecraları kullanırken iki belki üç kez düşünmek durumunda kalacak. Örgütlenme ve ifade özgürlüğü tehlike altında. Nefes alamıyoruz! </span></p>
<p><b>Kaynakça</b></p>
<p><b>[1] </b><span style="font-weight: 400;">Murat Volkan Dülger &amp; Onur Özkan, s.8-9.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/06/sosyal-medya-duzenlemesiyle-sivil-alan-daraliyor/">Sosyal Medya Düzenlemesiyle Sivil Alan Daralıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Denge Denetleme Ağı Hatırlatıyor: İfade, Basın ve Haberleşme Özgürlükleri Anayasal Haktır!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/23/denge-denetleme-agi-hatirlatiyor-ifade-basin-ve-haberlesme-ozgurlukleri-anayasal-haktir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2020 09:10:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Denge Denetleme Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Denge ve Denetleme Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya düzenlemesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=56183</guid>

					<description><![CDATA[<p>Denge Denetleme Ağı'nın da içinde olduğu 295 STK, sorunların ancak bir arada konuşarak çözülebileceğine inandıklarını belirtip kamuoyunda kaygı yaratan sosyal medya düzenlemesinin TBMM'den geri çekilmesini talep ettiklerini, sorunları özgürlükçü bir anlayışla çözmenin bir yolunun her zaman bulunabileceğini hatırlattı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/23/denge-denetleme-agi-hatirlatiyor-ifade-basin-ve-haberlesme-ozgurlukleri-anayasal-haktir/">Denge Denetleme Ağı Hatırlatıyor: İfade, Basın ve Haberleşme Özgürlükleri Anayasal Haktır!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Düşünce ve ifade özgürlüğünün, basın özgürlüğü ve haberleşme özgürlüğü ile birlikte, hem Anayasa hem de evrensel hukuk tarafından korunan temel haklar arasında olduğu hatırlatılan bildiri, Türkiye’de son yıllarda yaşanan gelişmelerin bu özgürlüklerin budandığına dair kaygıları artırmakta olduğuyla başladı.</p>
<blockquote><p>TBMM’ne sunulan sosyal medya ağlarına yönelik kanun teklifi maalesef kamuoyundaki bu endişeleri derinleştirici niteliktedir.</p></blockquote>
<p>Bildiride sosyal medyanın kişilik haklarına yönelik saldırıların ve nefret suçlarının aracı olmasının kesinlikle kabul edilemez olduğu söylenirken, bu gerekçe gösterilerek vatandaşların sosyal medyaya erişimini sınırlandıracak ya da onların bu ağları kullanmaktan imtina etmelerine neden olacak düzenlemelere gidilmemesi gerektiğinin altı çizildi. Sosyal medyanın ve internete erişimin ifade, basın ve haberleşme özgürlüğünün ayrılmaz parçası haline geldiği bir dönemde böylesi düzenlemeler yapmanın, suçu işleyenden çok, vatandaşı cezalandıran sonuçlar doğuracağı söylenen bildiri, bunda amaç ne olursa olsun, özgürlüklerin sınırlandırılmasına kapı aralayacak olduğunu vurguladı.</p>
<p>Sorunların ancak bir arada konuşarak çözülebileceğine inanan 295 sivil toplum örgütünün, kamuoyunda kaygı yaratan söz konusu düzenlemenin geri çekilmesini talep ettikleri bildiri, &#8221;Karar vericileri, iletişim teknolojilerinin önümüze getirdiği yeni sorunları özgürlükçü bir anlayışla çözmenin yollarının aranması için başta ilgili sivil toplum kuruluşları olmak üzere, toplumun tüm kesimlerini dinlemeye, ihtiyaç duyulan düzenlemeleri toplumsal mutabakatla kararlaştırmaya çağırıyoruz.&#8221; diye noktalandı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/23/denge-denetleme-agi-hatirlatiyor-ifade-basin-ve-haberlesme-ozgurlukleri-anayasal-haktir/">Denge Denetleme Ağı Hatırlatıyor: İfade, Basın ve Haberleşme Özgürlükleri Anayasal Haktır!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medya Düzenlemesine ‘İfade Özgürlüğü’ Uyarısı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/22/sosyal-medya-duzenlemesine-ifade-ozgurlugu-uyarisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Korkmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2020 08:02:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[MLSA]]></category>
		<category><![CDATA[Sarphan Uzunoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya düzenlemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Veysel Ok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=56141</guid>

					<description><![CDATA[<p>AK Parti tarafından TBMM’ye sunulan sosyal medyayla ilgili düzenlemenin yer aldığı kanun teklifine dair değerlendirmelerde bulunan NewsLabTurkey Yayın Yönetmeni Dr. Sarphan Uzunoğlu ve Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Eş Direktörü avukat Veysel Ok ‘ifade özgürlüğü’ uyarısında bulunuyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/22/sosyal-medya-duzenlemesine-ifade-ozgurlugu-uyarisi/">Sosyal Medya Düzenlemesine ‘İfade Özgürlüğü’ Uyarısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından </span><span style="font-weight: 400;"> ‘Almanya modeli’ örnek alınarak hazırlandığı ifade edilen sosyal medya ilgili yapılacak düzenlemeyle ilgili kanun teklifi </span><span style="font-weight: 400;">Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunuldu. Kanun teklifinde Türkiye’de temsilci bulundurmayı kabul etmeyen Facebook, Twitter gibi sosyal ağ platformlarına 5 aşamalı yaptırım süreci ön gören bir madde yer alıyor. Kanun teklifinin dışında bir de sosyal medya ile alakalı Dijital Mecralar Komisyonu kurulması planlanıyordu. Peki yasallaşması beklenen kanun teklifi  ve kurulacak olan komisyon hakkında uzmanlar ne düşünüyor?</span></p>
<p><b>“İktidar Bir Dijital Hegemonya Savaşı Başlatmış Durumda”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-56143 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/sarphan-uzunoglu.jpg" alt="Sarphan Uzunoğlu" width="290" height="387" />NewsLabTurkey Yayın Yönetmeni Dr. Sarphan Uzunoğlu komisyona ve  yasaya ilişkin iki temel yaklaşımın var olduğunu belirterek, “Birincisi, iktidar yanlısı diyebileceğimiz, özellikle de AB ülkelerindeki sosyal medyaya ilişkin yasal düzenlemeleri ve o ülkelerin veri yönetimi politikalarını örnek göstermek suretiyle Türkiye&#8217;nin de aslında küresel bir standarda uyacağını savunan yaklaşım. Bu yaklaşımı savunanlar, Türkiye&#8217;yi ifade özgürlüğü konusunda sorunu olmayan, zaten mevcut gözetim teknolojileriyle hedeflenen kullanıcıların ip&#8217;lerine ve kimlik bilgilerine erişim sağlayan bir ülke olarak tanımlıyorlar. Bunu birçok haber ve köşe yazısında gözlemek mümkün. İşin bir de ekonomik ve vergi kazancı temelli yanı var ki bu konuda devletlerin hak iddia etmelerinin doğal olduğunu düşünüyorum. Hele ki Türkiye gibi &#8220;vergi geliri aşığı&#8221; bir iktidarın olduğu bir ülkede” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İkinci yaklaşımın ise, bunun gözetimini artıracak, derinleştirecek, sansürü kolaylaştıracak bir adım olduğu yaklaşımı olduğuna dikkat çeken  Uzunoğlu, “Şu bir gerçek ki, Türkiye&#8217;de devlet tarafından düzenlenen her alan ne yazık ki raydan çıkıyor. Bu hem, yetkililerin alanla ilgili bilgisizlikleri, hem de tek boyutlu yaklaşımlardan kaynaklı. Sosyal ağların işleyişine ifade özgürlüğü çerçevesiyle değil, toplumsal kanaatleri kontrol çerçevesiyle baktığından iktidar için bu yasa da kurulacak komisyon da işlevi önceden belli komisyonlar. Dahası, özellikle de yasanın sosyal ağ şirketlerine uygulanacak yaptırımlar konusunda yolunu açacağı uygulamalar, Türkiye&#8217;yi hem ifade özgürlüğü listelerinde daha dibe yollayabilir, hem de TC Kimlik no ile sosyal ağlara girilsin benzeri saçma ve Türkiye&#8217;nin özgürlükler bakımından Çin&#8217;e dönüşmesinin hızlanması gibi sonuçlara neden olabilir” diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Devletlerin sosyal ağların gelirlerini denetleme ve onları vergilendirme konusunda hak iddia etmelerinin haklı bir talep olduğunu, büyük veri çağında verilerin kullanımına ilişkin şeffaflık talebinin mantıklı olduğuna dikkat çeken Dr. Uzunoğlu, “Yine de niyetin sosyal ağ şirketlerinin değil toplumun gözetim ve denetimi olduğu yasanın gündeme gelme biçimi ve yasayı savunanların söylemlerinde de fazlasıyla belli oluyor. Başarısız olsa da yeşil top ve benzeri uygulamalardan da gördüğümüz üzere, iktidar bir dijital hegemonya savaşı başlatmış durumda. Kültürün küreselleştiği çağda &#8220;yerli ve milli&#8221; arama motoru gibi çok sayıda başarısız projeyle bilişim alanında hegemonya oluşturmaya girişen iktidarın, devletin iletişim alanında en az kullanması gereken ama en rahat kullandığı sansür gibi bir pratiğe de yatkınlığı düşünüldüğünde, bu komisyonun da yasanın da hayırlı bir sonuç getirmeyeceği görüşündeyim” diye ifade etti.</span></p>
<p><b>“Temel Hedef İfade Özgürlüğünü Yok Etmek”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-56144 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/veysel-ok-640x504.jpg" alt="Veysel Ok" width="411" height="324" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/veysel-ok-640x504.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/veysel-ok.jpg 720w" sizes="(max-width: 411px) 100vw, 411px" />Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Eş Direktörü avukat Veysel Ok, ana akım medyanın ve birçok televizyon kanalının sermaye yapısıyla iktidara yakın grupların elinde olduğuna bu sebeple Türkiye’de insanların  haberi sosyal medyadan ve internetten almaya başladığına dikkat çekerek “İktidarın iki amacı var. Öncelikle bu haber kaynaklarını  ve sosyal medyayı kontrol altına almak ve bilgiyi tekelleştirmek. Diğer hedefi ise Instagram ve Twitter gibi büyük internet şirketlerinden kullanıcı verilerini ve bilgilerini elde etmek. Temel hedef ise ifade özgürlüğünü yok etmek&#8221; dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sosyal medyanın kapatılmasının teknik olarak mümkün olduğunu belirten avukat Veysel Ok, “Geçmişte Türkiye’de Youtube kapalı kaldı. Wikipedia uzun süredir kapalı kaldı. Bu anlamda hükümet istediğini elde edemeyince  aşamalı yaptırım söz konusu ya sosyal medyayı kapatmadan bant aralığını daraltarak vatandaşların, kullanıcıların internet ortamında erişimlerini kısıtlayabilir” diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de binlerce gazetecinin işsiz kaldığını ve bu insanların internetten gazetecilik yapmaya çalıştığını vurgulayan MLSA Eş Direktörü avukat Ok, “Ana amaçlardan biri de bilginin tamamen iktidara yakın kanallardan çıkmasını sağlamak ve alternatif medyayı erişime ve vatandaşın bu bilgiye erişmesini engellemektir. Gazetecilik açısından bizi zor bir dönem bekliyor” diyerek yasanın önüne hukuk yoluyla geçilebileceğini de sözlerine ekledi.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/22/sosyal-medya-duzenlemesine-ifade-ozgurlugu-uyarisi/">Sosyal Medya Düzenlemesine ‘İfade Özgürlüğü’ Uyarısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
