<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Singapur arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/singapur/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/singapur/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 18 Oct 2019 16:07:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Singapur arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/singapur/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hindistan&#8217;dan Sonra Singapur&#8217;da Da Ateşlenen Eşcinsel İlişki Yasağına Karşı Mücadele Yasada Değişiklik Konusunda Israrlı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/26/hindistandan-sonra-singapurda-da-ateslenen-escinsel-iliski-yasagina-karsi-mucadele-yasada-degisiklik-konusunda-israrli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eda Yetim]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Dec 2018 08:44:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[eşcinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Singapur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33645</guid>

					<description><![CDATA[<p>Singapur’da eşcinsel hakları için mücadele eden aktivistler geçtiğimiz Eylül ayında eşcinsel ilişki yasağını hükümsüz kılma kararı alan Hindistan’ın ardından kendi ülkelerinde de benzer bir değişiklik için sürdürdükleri mücadelelerinde motivasyonlarını hiçbir şeyin engellemesine izin vermeden hükümete çağrıda bulunuyorlar.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/26/hindistandan-sonra-singapurda-da-ateslenen-escinsel-iliski-yasagina-karsi-mucadele-yasada-degisiklik-konusunda-israrli/">Hindistan&#8217;dan Sonra Singapur&#8217;da Da Ateşlenen Eşcinsel İlişki Yasağına Karşı Mücadele Yasada Değişiklik Konusunda Israrlı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">İngiliz İmparatorluğu’nun sömürgesi altında bulunan tüm bölgelerde eşcinsel ilişkiyi yasadışı kabul eden yasalar genellikle birbirine çok fazla benziyor, hatta farklı ülkelerin anayasalarında yer alan bazı yasaların sayı numaraları bile aynı. Örneğin; Hindistan’da geçtiğimiz Eylül ayında hükümsüz kılınan eşcinsel ilişkiyi yasaklayan yasa Paragraf 377, Singapur’da ise Paragraf 377A.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Geçtiğimiz sonbaharın başında Hindistan Yüksek Mahkemesi’nin ülkede sömürge döneminden kalma eşcinsel ilişkiyi yasaklayan Paragraf 377’yi yürürlükten kaldırma kararı alması, Hindistan’dan 2500 km uzaklıkta bulunan Singapur’da yaşayan Johnson Ong’u kendi ülkesinde de uygulanmaya devam edilen benzer bir yasağın ortadan kaldırılması için harekete geçirdi. Kısa zaman içinde, Ong (43) “insan haysiyetinin ihlali” olarak tanımladığı yasanın Singapur versiyonunun “absürd ve keyfi” olduğunu belirterek yasanın hükümsüz kılınması fikrini tartışmaya açmasının yanı sıra, anayasal boyutta da konu hakkında dava açtı. </span><i><span style="font-weight: 400;">“Hindistan o kadar muhafazakar bir ülke ki, hatta bazı yönlerden Singapur’dan çok daha muhafazakar,” </span></i><span style="font-weight: 400;">diyen Ong sözlerine sözlerine devam etti; </span><i><span style="font-weight: 400;">“Yani ben de düşündüm ki eğer Hindistan yapabiliyorsa, neden biz de yapmayalım?”</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İngiliz İmparatorluğu’nun bir ucundan diğer ucun insan hakları aktivisti geylerin, Hindistan’da mahkemenin verdiği tarihi kararın ardından kendilerine aylardır sordukları bir soru bu. Bu aktivistler için Hindistan’ın verdiği karar küresel gey hakları hareketi için yalnızca bir zafer olmakla kalmıyor, aynı zamanda onları uzun zamandır kontrolü altında tutarak gelişmelerini engelleyen Viktoryan İngiltere dönemi mirasına da kesin bir ret anlamına geliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eskiden İngiltere’nin sömürgesi altında bulunmuş olan 70 civarı ülkenin yarısından fazlası eşcinsel ilişkiyi yasa dışı kabul ediyor, ki bu yasa da İngilizlerden miras kalmış. Bu ülkelerden birçoğu anayasalarını direkt olarak Hindistan Ceza Yasasından almışlar, ki o zamanlar Hindistan Ceza Yasası diğer sömürge devletler için bir model olarak görülüyordu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Günümüzde, yani İngiliz İmparatorluğu bölgeyi terk ettikten on yıllar sonra, sonunda İngilizler kendi evlerinde eşcinselliği yasallaştırdılar fakat bu sömürge dönemi yasaları eski sömürge devletlerinde güçlerini hala koruyorlar. Bu yıl Birleşik Krallık’ın Başbakanı Theresa May yaptığı açıklamada İngiltere’nin bu konudaki sorumluluğunu üstlenmişti; </span><i><span style="font-weight: 400;">“Bu yasaların yürürlüğe genellikle benim ülkem tarafından konulduğunun gayet farkındayım. O zaman da hataylıydılar, şimdi de hatalılar. Birleşik Krallık’ın başbakanı olarak böyle yasaların tanıtılmış olmasından ve ayrımcılık mirasından, bu ayrımcılığın sebep olduğu şiddetten ve bugün hala sürmeye devam eden ölümlerden dolayı derin bir pişmanlık duyuyorum. Bir uluslar ailesi olarak bizler bir diğerinin kültürüne ve geleneklerine saygı duymalıyız. Fakat bunu, İngiliz Devletler Topluluğu anlaşmasında da açıkça belirtilmiş bir değer olan ortak eşitlik değeriyle tutarlı olacak bir tavır içerisinde gerçekleştirmeliyiz. Bize düşen çok şey kalıyor. Hiç kimse olduğu veya sevdiği kişi sebebiyle idamla veya ayrımcılıkla yüzleştirilmemeli. Ve Birleşik Krallık, böylesine bir ayrımcılığı mümkün kılan çoktan tarihi geçmiş bu yasaların reformunu isteyen İngiliz Devletler Topluluğu üyelerini desteklemeye hazırdır.”</span></i></p>
<figure id="attachment_33647" aria-describedby="caption-attachment-33647" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-33647" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-8-640x385.png" alt="" width="640" height="385" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-8-640x385.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-8.png 664w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-33647" class="wp-caption-text">Johnson Ong / Fotoğraf: Ore Huiying &#8211; The New York Times</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Fakat Hindistan’daki karar bazı aktivist geylerin de söylediği şekliyle “sömürgeci akşamdan kalmalığa” karşı verilen mücadeleye yeni bir hayat üfledi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sri Lanka’daki aktivistler Hindistan Yüksek Mahkemesi’yle yürütülen davada başarılı bir şekilde gey hakları için savunmuş olan Hindistanlı avukatlardan tavsiye istediler. Kenya’daki siyasal partiler, Hindistan’da verilen karara dayanarak ülkedeki eşcinsel ilişki yasağını yürürlükten kaldırmak için tartışmaları Kenya Yüksek Mahkemesi’ne taşıdılar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hindistan’da verilmiş olan kararın ardından yaşanan uyanıştan meydana çıkan en sesli hareket belki de canlı sivil aktivizmiyle çok da tanınmayan refah şehir devleti Singapur’da oluştu. Daha önce yasağa karşı verilen yasal mücadeleler başarısız olmasına rağmen, Singapurlu eski diplomat Tommy Koh’un Hindistan’ın verdiği kararın ardından gey topluluğa seslenerek “yeniden deneyin” demesi üzerine aktivistler mücadelelerini yeniden gündeme getirdiler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Koh’un cesaretlendirmesi ile Paragraf 377A’yı hedef alan birçok tartışma yeniden alevlendi. Geçmişi 1938’e dayanan bir erkeğin başka bir erkekle “herhangi bir iğrenç ahlaksızlığa” karışması durumunda iki yıla kadar hapis istemi ile tehdit eden yasa kadınlar arasında yaşanan eşcinsel ilişki hakkında hiçbir yaptırımda bulunmuyor ve çok nadiren uygulanıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Org’un sürdürmekte olduğu yasal mücadelenin yanı sıra, eski bir savcı ve eski bir diplomatın da aralarında bulunduğu 50.000’den fazla insan anayasal kodların bir önizlemesi olarak on yıldan daha uzun süreli bir dönemin ardından ilk kez hükümetten Paragraf 377A’yı yeniden gözden geçirilmesini talep eden bir dilekçe imzaladılar. Fakat hükümet reddetti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sonbaharın başında Hindistan’da verilen kararla birlikte alevlenen bu eneji büyük ölçüde durulmuş olsa da, aktivistler yasada yapılmasını talep ettikleri değişimleri kabullendirmeye kararlı. Aktivistlerin mücadeleleri, 17 Aralık Pazartesi günü Singapur Yüksek Mahkemesi’nin tarihi bir davada Singapurlu gey bir çiftin yasal olarak çocuk evlat edinebileceği kararını vermesinin ardından yeniden alevlendi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Singapur 2018 yılının çoğunluğunu küresel sahnede geçirdi, ilk önce Başkan Trump ve Kuzey Kore Lideri Kim Jong-un arasında Haziran ayında gerçekleşen zirve toplantısının merkezi olarak, ardından da </span><i><span style="font-weight: 400;">Crazy Rich Asians (Çılgın Zengin Asyalılar)</span></i><span style="font-weight: 400;"> isimli Asyalıların lüks hayatlarını konu alan bu popüler filmin çekildiği yer olarak.</span></p>
<figure id="attachment_33648" aria-describedby="caption-attachment-33648" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-33648" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-9-640x420.png" alt="" width="640" height="420" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-9-640x420.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-9-350x231.png 350w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-9.png 666w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-33648" class="wp-caption-text">50.000 kişinin imzacı olduğu dilekçe kampanyasının başlatılmasına yardım etmiş olan Johannes Hadi (solda) ve Glen Goei (sağda)</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Dilekçe kampanyasının başlatılmasına yardım etmiş olan film ve tiyatro yönetmeni Glen Goei, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Dünya Singapur’u yüksek yaşam standartları ve ilerici politikaları olan bir ülke sanıyor, ama bu Singapur’un görünen yüzü, işin alt kısmını görmüyorlar,” </span></i><span style="font-weight: 400;">dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Muhafazakar gruplar yasanın hükümsüz kılınması adına başlatılan bu harekete karşı pozisyon almış durumdalar. Eylül ayında, ülkedeki 200 kiliseyi temsil eden Singapur Ulusal Kiliseler Konseyi, </span><i><span style="font-weight: 400;">“eşcinsel hayat tarzı sadece bireyler için değil, aynı zamanda aileler ve toplumun bütünü için de zararlı,”</span></i><span style="font-weight: 400;"> diyerek yasaya destek çıkmışlardı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diğer ülkelerde de benzer tartışmalar yapılmaya devam ediliyor. Bazı Singapurlular ise yasağın hükümsüz kılınması yönünde karar verilmesi durumunda, “geleneksel aile değerlerinin” tehdit altına gireceğine ve bunun da “ülkeyi uçurumun eşiğine sürükleyeceğine” dair endişelerini dile getirdiler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yetkililer ise konu hakkında hangi yönde karar alınacağını belirleyecek olanın yine halk olduğunu söylediler. Yakın zamanda, bağımsız bir pazar araştırması şirketi olan Ipsos Halkla İlişkiler tarafından yapılan anket araştırması sonucunda Singapur’daki insanların %55’nin yasağı desteklediği, %12’sinin ise yasağa karşı olduğu kaydedildi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">BBC ile geçen sene yapılan bir röportajda Başbakan Lee Hsien Loong yasayı “tedirginlik verici bir uzlaşma” olarak tanımlamış ve </span><i><span style="font-weight: 400;">“Toplumun tutumu değişinceye kadar yasayla yaşamaya hazırlıklıyım,”</span></i><span style="font-weight: 400;"> demişti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aktivistler, vatandaşlarının ilişkilerine yakınlığıyla bilinen bir hükümet için bu durumun alışılmadık olduğunu söylüyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Goei ile dilekçe kampanyasının başlatılmasına yardım etmiş olan Johannes Hadi, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Hükümetin ‘bırakın halk versin’ demesi ilginç, çünkü bizim hükümetimiz hiçbir zaman pasif olmadı. Her zaman aktiftiler ve ülkenin ilgi odağında neyin olduğunu hissederlerse onu yaptılar,” </span></i><span style="font-weight: 400;">dedi.</span></p>
<figure id="attachment_33649" aria-describedby="caption-attachment-33649" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-33649" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-10-640x381.png" alt="" width="640" height="381" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-10-640x381.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-10.png 675w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-33649" class="wp-caption-text">Singapur Başbakanı Lee Hsien Loong / Fotoğraf: Edgar Su/Reuters</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">2007’de Singapur Parlamentosu yasanın orijinali olan Paragraf 377’nin hükümsüz kılınması yönünde karar almıştı. Rızası olan yetişkinler arasındaki oral ve anal cinsel ilişkiyi yasaklayan Paragraf 377A ise hala anayasadaki varlığını koruyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yetkililer ise zaten yasanın çok nadir olarak uygulandığını hatırlatarak gey vatandaşlara güven vermeye çalışıyorlar. Fakat yıllar boyunca, çıkar amacı gütmeyen yerel gruplar ve antolojistler tarafından toplanan sanık ifadelerinde gey Singapurlu vatandaşlar bunu sadece kimliklerinden dolayı onları suçlu olarak tanımlayan bir yasanın gölgesi altında yaşamak olarak tarif ediyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Derin yalnızlık duygusu yaygın bir tema. Singapurlular çokkültürlü toplumlarında onur yürüyüşleri gerçekleştirebiliyor olsalar da ülkenin tutucu medyası ve isyana teşvik eden yasaları bırakın cinsel kimliği, etnik ve dini farklılıkları açıkça konuşma konusunda bile mücadele gücünü kırıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunun yanı, uğradıkları cinsel taciz, ev içi şiddet, hatta tecavüz olaylarını kendilerinin suçlu duruma düşürülmesinden korktukları için bildirmemiş olan kurbanların hikayeleri de var. Her gün karşılaşılan, artık sıradanlaşmış kamusal alanda, işyerlerinde ve özellikle de aile içinde gerçekleşen tüm bu ayrımcılık deneyimlerinin hikayeleri gibi daha niceleri var.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aktivistler, erkekler arasında eşcinsel ilişkiyi engelleyen bu yasanın daha geniş ölçekte gey topluluğa karşı yapılan ayrımcılığın başka bir tonu olduğunu söylüyorlar. Örneğin; geylerin medyada pozitif tasvirlerinin sunulmasına izin verilmiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">ABD’de 12 Şubat 2016’da yayınlanan Ellen DeGeneres’in açık lezbiyen kimliği ile sunduğu televizyon programının eski ABD Başkanı Barack Obama’yı konuk ettiği bölümünden, Obama’nın DeGeneres’i hem açık lezbiyen kimliği ile program düzenlenmesinden, hem de gey hakları savunuculuğunda oynadığı önemli rolünden dolayı tebrik ettiği kısım sansüre uğrayarak tamamen kesilmişti. Sansürün sebebi olarak ise sabah 6:00 ile akşam 22:00 saatleri arasında yayınlanan tüm TV programlarının “aileye uygun” olma zorunluluğu olarak gösterilmişti.</span></p>
<figure id="attachment_33650" aria-describedby="caption-attachment-33650" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-33650" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-11-640x427.png" alt="" width="640" height="427" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-11-640x427.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-11.png 656w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-33650" class="wp-caption-text">Barack Obama ve Ellen DeGeneres / Fotoğraf: Youtube</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Obama’nın Singapur yayınında kesilen kısımda söyledikleri ise şöyleydi: </span><i><span style="font-weight: 400;">“Olabildiğince yasalardan, ‘Sorma, Konuşma’ gibi daha birçok şeyden kurtuldukça, yüreklerimiz ve akıllarımız da değişti. Bence bu konuda kimse senden daha fazla etkili değil. Sen, açık kimliğinle diğer insanlara da güç verdin ve sonra bunu, kardeşin, amcan, en iyi arkadaşın, iş arkadaşın izledi. Ve sonra tutumlar değişti. Tüm bunları yasa takip etti, ama en başta her şey senin gibi halktan insanlarla başladı. Seninle çok gurur duyuyorum.” </span></i><span style="font-weight: 400;">Bu sözlerin kesilmesine sebep olan Singapur yayın tüzüğünde yer alan bir madde ise şu şekilde; </span><i><span style="font-weight: 400;">“Eşcinsel bir yaşam tarzını anlatan programlar toplum değerlerine karşı hassasiyeti korumalı, eşcinsel bir yaşam tarzına özendirmemeli, savunmamalı.”</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu olayın ardından elbette ki lezbiyen haklarını savunan yerel grup Sayoni’nin kurucu ortaklarından Jean Chong konu hakkındaki tepkisini bir şaka ile ifade etmişti; </span><i><span style="font-weight: 400;">“Bence Singapur, Ellen’ın lezbiyen olduğunu bilmeyen dünyadaki tek ülke.”</span></i></p>
<figure id="attachment_33651" aria-describedby="caption-attachment-33651" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-33651" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-12-640x401.png" alt="" width="640" height="401" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-12-640x401.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-12.png 670w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-33651" class="wp-caption-text">Singapur’da her yıl düzenlenen Pink Dot buluşmasından &#8211; 2014 / Fotoğraf: Roslan Rahman/Agence France Prese/Getty Images</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu düşmancıl çevreye rağmen, hala bir normallik hissi yakalamak mümkün. Aynı zamanda bir DJ olan Ong, dijital pazarlama işi de yürütüyor ve bir şef olan partneri ile uzun süredir beraberler. Hafta içleri beraber film izliyorlar. Mid Autumn Festivali için durian ve Çin’e özgü bir pasta çeşidi olan mooncake yapmışlar ve arkadaşlarına bunları satmışlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yine de Paragraf 377A kitaplarda kalmaya devam ettiği sürece, Ong Singapur’da yaşayan bir gey olarak yaşamını durduğu zeminin altında her an onu alaşağı edebilecek bir kapı olduğunu bilerek üzerinde durmayı göze almak olarak tanımlıyor, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Kapıyı açan kolu yukarıdan görebiliyorsun ve hükümet diyor ki ‘Endişelenmeyin, kapıyı açmayacağız’. Ama tabii asla bilemezsiniz.” </span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dilekçe hükümetin kararında hiçbir etki yaratmasa da, Ong ön duruşmanın 18 Şubat’ta gerçekleştirileceğini vurguladı ve yasal mücadelenin sürdürüldüğünü söyledi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aktivistler tüm bu olanlardaki en akıl almaz şeyin hükümetin hala tüm dünyadaki eşcinsellik ve gey hakları hareketini Batı’dan ithal edilmiş bir şey olarak gösterme çabası olduğunu belirtiyorlar. Geçen sene Singapur hükümeti her yıl düzenlenen Pink Dot isimli gey onur buluşmalarına yabancıların katılım göstermesini ve sponsorluk sağlamasını yasakladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Fakat aktivistler ve tarihçiler bu durumun tamamen yanlış bir tarih okuması olduğunu ifade ediyorlar. Eğer herhangi bir şey ithal edildiyse, onun da daha önce İngiliz sömürgesi altında bulunmuş Singapur’da ve diğer eski sömürge ülkelerde de uygulanan ve direkt olarak İngiliz yasalarından alınan eşcinsel ilişki yasağının ta kendisi olduğunu vurguluyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sri Lanka’daki gey hakları grubu Equal Ground’un kurucusu Rosanna Flamer-Caldera, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Sri Lanka, sömürgeciler gelip kendi Hristiyan ve Viktoryan değerlerini getirmeden önce anaerkil bir ülkeydi. Fakat gelin görün ki hükümetimiz İngiliz yasasına bağlılıklarını koruyarak eşcinselliğin Batı’dan ithal edildiğini söylüyor,”</span></i><span style="font-weight: 400;"> diyor ve ekliyor; </span><i><span style="font-weight: 400;">“Tüm bunlardaki mizah görülmeli.”</span></i></p>
<p>Kaynak: <a href="https://www.nytimes.com/2018/12/16/world/asia/singapore-gay-sex-ban.html?partner=msft_msn" target="_blank" rel="noopener">Nytimes</a>, <a href="https://www.straitstimes.com/lifestyle/entertainment/singapore-cuts-obamas-lgbt-comments-on-ellen-0" target="_blank" rel="noopener">straitstimes</a>, <a href="https://www.theguardian.com/world/2018/apr/17/theresa-may-deeply-regrets-britain-legacy-anti-gay-laws-commonwealth-nations-urged-overhaul-legislation" target="_blank" rel="noopener">theguardian</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/26/hindistandan-sonra-singapurda-da-ateslenen-escinsel-iliski-yasagina-karsi-mucadele-yasada-degisiklik-konusunda-israrli/">Hindistan&#8217;dan Sonra Singapur&#8217;da Da Ateşlenen Eşcinsel İlişki Yasağına Karşı Mücadele Yasada Değişiklik Konusunda Israrlı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Singapur&#8217;da Gey Bir Çift Evlat Edinme Davasında Tarihi Zafer Kazandı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/24/singapurda-gey-bir-cift-evlat-edinme-davasinda-tarihi-zafer-kazandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eda Yetim]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Dec 2018 13:29:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[Evlat Edinme]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Singapur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33599</guid>

					<description><![CDATA[<p>İsmi birtakım yasal sebeplerden dolayı saklı tutulan 46 yaşındaki Singapurlu gey bir vatandaş yıllardır sürdürdüğü evlat edinme davasında, Singapur Yüksek Mahkemesi’nin daha önce bir bölge mahkemesi tarafından verilen kararı hükümsüz kılarak gey bir vatandaşın çocuk evlat edinebileceğine yönelik verdiği karar ile 17 Aralık’ta büyük bir zafer kazandı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/24/singapurda-gey-bir-cift-evlat-edinme-davasinda-tarihi-zafer-kazandi/">Singapur&#8217;da Gey Bir Çift Evlat Edinme Davasında Tarihi Zafer Kazandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Partneri ile yıllardır beraber olan ve 2003’ten beri de beraber yaşayan davacı ve partneri, çocuk yetiştirmek istemişler, ancak Singapur’da cinsel yönelimlerinden dolayı evlat edinmelerinin mümkün olmadığını öğrenmelerinin ardından ABD’ye gidip taşıyıcı annelik yoluyla bebek sahibi olma kararı vermişlerdi. Davacı, kendi sperminin alınmasının ardından anonim bir bağışçı yardımıyla gerçekleştirilen bu yöntem sonucunda 2013 Kasım ayında ebeveyn olmuş ve doğumu gerçekleştiren anonim taşıyıcı anne çocuk üzerindeki tüm haklarından vazgeçtikten sonra ise biyolojik baba olarak çocuğunu vatandaşı olduğu ülkeye, yani Singapur’a getirmişti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2013 yılında çocuk ilk kez Singapur’a giriş yaptığında, çocuğa 2015 yılının Nisan ayına kadar geçerli olacak uzun süreli ziyaret vizesi verilmişti. Bu süre içinde davacı çocuğu için vatandaşlık başvurusunda bulunmuş, fakat başvurusu reddedilmişti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Davacı evlat edinme yoluyla çocuğunu daha kolay vatandaşlığa geçirebileceğini umarak 2014 yılının Aralık ayında başvuruda bulunmuştu; fakat davacının çocuğunu evlat edinmesi “evlilik eşitliğinin Singapur yasalarınca tanınmamasından” dolayı “kamu düzenine aykırı” olarak görülmüştü. 2017 yılının Aralık ayında bölge mahkemesi tarafından hem davacının “erkek partneri ile bir aile kurmaya çalışıyor” olarak görülmesi hem de bebeğe denizaşırı bir yerde taşıyıcı annelik yoluyla sahip olunması sebebiyle davacının talebi geri çevrilmişti.</span></p>
<figure id="attachment_33601" aria-describedby="caption-attachment-33601" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-33601" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-6-640x370.png" alt="" width="640" height="370" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-6-640x370.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-6.png 678w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-33601" class="wp-caption-text">Singapur’da her yıl düzenlenen Pink Dot etkinliklerinden bir görüntü / Fotoğraf: Roslan Rahman/AFP/Getty</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Hindistan’da geçtiğimiz Eylül ayında resmi olarak artık hükümsüz sayılan İngiliz sömürge döneminden kalma Paragraf 377’nin bir benzeri Singapur’da da Paragraf 377A adı altında bulunuyor ve eşcinsel ilişkiyi yasadışı kabul ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Üç yargıcın yürüttüğü temyiz mahkemesinde, davaya özgü şartlar göz önünde bulundurularak çocuğun refahını statükodan daha üstün bir konuma yerleştirme yönünde karar verildi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yargıçlara göre daha düşük rütbeli mahkemenin verdiği karar yeteri kadar güçlü değildi, çünkü verilen kararın ardında çocuğun refahının geliştirilmesindeki yasal mecburiyetleri göz ardı eden bir düşünce bulunmaktaydı.</span></p>
<p><b>Gey Davacı Lehine Verilen Bu Karar Taşıyıcı Annelik Yöntemi ve Evlat Edinme Konusunda Köşe Taşı Niteliğinde Bir Karar</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Singapur tarihinde bir ilk olan bu karar, mahkemenin bu derece etkili bir şekilde ilk kez eşcinsel bir ailenin varlığını tanıması anlamında oldukça önemli bir niteliğe sahip. Davacının avukatlarından biri olan Koh Tien Hua Channel NewsAsia’ya yaptığı açıklamada, davanın Singapur’daki taşıyıcı annelik ile ilgili sorunlara netlik kazandıracağına inandığını ifade etti, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Bu tarihi bir dava çünkü ilk kez taşıyıcı annelik ve gey bir çiftin evlat edinme talebi mahkemede incelendi.”</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Fakat kararı alan yargıçlar bu kararlarının konu ile ilgili var olan politikalara yönelik bir müdahale anlamına gelmediği konusunda ısrarlarını dile getirdiler. Başyargıç Sunderesh Menon BBC’ye yaptığı açıklamada </span><i><span style="font-weight: 400;">“Kararımız, davacının ve partnerinin başlattığı şeyin desteklenmesi olarak anlaşılmamalı,”</span></i><span style="font-weight: 400;"> dedi. Başyargıç ayrıca sözlerine kararı alırken </span><i><span style="font-weight: 400;">“eşcinsel aile birimlerinin oluşturulmasına karşı kamu düzenini bozmamak için”</span></i><span style="font-weight: 400;"> üzerlerinde </span><i><span style="font-weight: 400;">“önemli ölçüde bir endişe”</span></i><span style="font-weight: 400;"> duyduklarını ekledi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Davacı, partneri ve 4 yaşındaki oğulları için verilen karar her şeye rağmen kutlanmayı hak ediyordu. Davacı South China Morning Post’a yaptığı açıklamada, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Ailemizi Singapur’da kurma kavgamız uzun ve zorlu bir yolculuktu. Umuyoruz ki bu evlat edinme oğlumuzun ailesiyle birlikte Singapur’da kalma şansını arttıracak. Büyükannesi, büyükbabası ve bizler gerçekten de Singapur’un ailemizin evi olmasını istiyoruz. Ailemiz bu tarihi kararı kutlayacak,” </span></i><span style="font-weight: 400;">dedi.</span></p>
<p>Kaynak:<a href="https://www.pinknews.co.uk/2018/12/17/gay-man-singapore-child-adoption-case/" target="_blank" rel="noopener"> Pinknews</a>, <a href="https://www.supremecourt.gov.sg/news/case-summaries/ukm-v-attorney-general-2018-sghcf-18" target="_blank" rel="noopener">Supremecourt</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/24/singapurda-gey-bir-cift-evlat-edinme-davasinda-tarihi-zafer-kazandi/">Singapur&#8217;da Gey Bir Çift Evlat Edinme Davasında Tarihi Zafer Kazandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>OECD verilerinde Türkiye: Son sıralara mahkumiyet</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/05/oecd-verilerinde-turkiye-son-siralara-mahkumiyet/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/05/oecd-verilerinde-turkiye-son-siralara-mahkumiyet/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Apr 2017 22:00:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Demografik Fırsat Penceresi]]></category>
		<category><![CDATA[Education or Training]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[genç işssizliği]]></category>
		<category><![CDATA[genç kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[genç nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Kore]]></category>
		<category><![CDATA[II. Dünya Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[işssizlik]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[Japonya]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Meksika]]></category>
		<category><![CDATA[NBER Working Paper Series]]></category>
		<category><![CDATA[OECD]]></category>
		<category><![CDATA[Population and Development Review]]></category>
		<category><![CDATA[Singapur]]></category>
		<category><![CDATA[Tayvan]]></category>
		<category><![CDATA[The World Bank Economic Review]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Ekonomik ve İşbirliği Teşkilatı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[yenilikçi ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Youth not in employment]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek öğretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=12973</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye çocuklara, gençlere ve kadınlara nitelikli eğitim, istihdam ve yaşam koşulları sağlamakta yetersiz kalmaya devam ederse OECD tablolarında daha uzun yıllar son sıralarda kalmaya mahkum görünüyor. Siyasi gündemin arasında sosyal medya hesaplarımızın akış sayfalarına zaman zaman uluslararası istatistiklere dayanılarak yazılan “Türkiye yine sınıfta kaldı”, “X’te sondan ikinci olduk” gibi başlıklarla haberler düşüyor. Bu haberlerin çoğunluğu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/05/oecd-verilerinde-turkiye-son-siralara-mahkumiyet/">OECD verilerinde Türkiye: Son sıralara mahkumiyet</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye çocuklara, gençlere ve kadınlara nitelikli eğitim, istihdam ve yaşam koşulları sağlamakta yetersiz kalmaya devam ederse OECD tablolarında daha uzun yıllar son sıralarda kalmaya mahkum görünüyor.</strong></p>
<p>Siyasi gündemin arasında sosyal medya hesaplarımızın akış sayfalarına zaman zaman uluslararası istatistiklere dayanılarak yazılan “Türkiye yine sınıfta kaldı”, “X’te sondan ikinci olduk” gibi başlıklarla haberler düşüyor. Bu haberlerin çoğunluğu kısa adı OECD olan Uluslararası Ekonomik ve İş birliği Teşkilatı’nın verilerine dayanıyor. II. Dünya Savaşı sonrası 20 Avrupa ve Kuzey Amerika ülkesinin serbest piyasa ekonomilerini güçlendirmek için kurdukları bu örgütün kurucu üyelerinden biri de Türkiye. Yeni katılımlarla bugün OECD’nin 36 üyesi var. Üyelerinin çoğu gelişmiş ülkelerden oluşan örgüt kuruluşundan bu yana söz konusu üye ülkelerden sosyal ve ekonomik veriler toplayarak önemli bir kaynak haline gelmiş durumda. Bu anlamda OECD verileri Türkiye için de kendini en gelişmiş devletlerle mukayese ederken önemli bir ölçüt işlevi görüyor. Aşağıdaki grafiklerde de göreceğiniz üzere OECD üyesi dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasında Türkiye, Meksika ve Şili pek çok açıdan biraz daha geride ve ayrıksı duruyor. Söz konusu haberlere de yukarıdaki gibi başlıklar atılmasına bu durum yol açıyor. Bu yazıda OECD’nin yayınladığı çeşitli istatistikleri bir araya getirerek Türkiye’nin gelişmiş ekonomilere göre durumunu göstermeye ve Türkiye’nin gelişmiş ülkeler ligine çıkabilmesinin mümkün olup olmadığını sorgulamaya çalışacağım.</p>
<figure id="attachment_12974" aria-describedby="caption-attachment-12974" style="width: 1365px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-12974 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik1.png" alt="" width="1365" height="767" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik1.png 1365w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik1-640x360.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik1-1024x575.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik1-1280x719.png 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik1-610x343.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik1-320x180.png 320w" sizes="auto, (max-width: 1365px) 100vw, 1365px" /><figcaption id="caption-attachment-12974" class="wp-caption-text">Grafik 1: OECD ülkelerinin nüfusu (milyon kişi)</figcaption></figure>
<p>Türkiye’nin pek çok alanda OECD ülkelerinin gerisinde olduğunu söyledim ama tabii ki her alanda değil. 2012-2014 verilerine göre OECD içerisinde ABD, Japonya, Meksika ve Almanya’nın ardından en kalabalık 5’inci ülke. Şüphesiz bu durum Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında önemli bir yeri olduğunu gösteriyor. Ancak, nüfusun niceliği kadar niteliğinin de önemli olduğu bir gerçek. Aşağıdaki grafikte OECD üyelerinin yaşlı nüfuslarının (65 yaş ve üstü) toplam nüfuslarına oranının yıllar içerisindeki dağılımı veriliyor. Türkiye, Meksika’nın ardından en az yaşlı nüfusa sahip ikinci ülke. Geri kalan ülkelerin yaşlı nüfus oranları %10 ile %25 arasında değişiyor ve hızla artmaya devem ediyor. Türkiye’de ise bu oran 2014 itibariyle sadece %7.84 ve artış eğrisi de çok daha yumuşak.</p>
<figure id="attachment_12975" aria-describedby="caption-attachment-12975" style="width: 1363px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-12975" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik2.png" alt="" width="1363" height="760" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik2.png 1363w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik2-640x357.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik2-1024x571.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik2-1280x714.png 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik2-610x340.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik2-320x178.png 320w" sizes="auto, (max-width: 1363px) 100vw, 1363px" /><figcaption id="caption-attachment-12975" class="wp-caption-text">Grafik 2: 65 yaş üstü nüfusun toplam nüfusa oranının OECD ülkelerinde yıllara göre değişimi</figcaption></figure>
<p>Türkiye’nin sahip olduğu bu nüfus yapısı nüfusbilimde “Demografik Fırsat Penceresi” olarak adlandırılıyor<a href="#_edn1" name="_ednref1">[i]</a>. 65 yaş üstü nüfusun toplam nüfusa oranının %15 olduğu, çalışma çağındaki nüfusun fazla olduğu bu dönem ekonomiler için bir fırsat olarak görülüyor. “Asya Kaplanları” olarak adlandırılan Güney Kore, Tayvan, Singapur gibi ülkeler ekonomik atılımlarını bu fırsat penceresini kullanarak gerçekleştiren ülkeler olarak gösteriliyorlar<a href="#_edn2" name="_ednref2">[ii]</a>. Ancak, bu fırsatı değerlendirebilmenin yolu çalışma çağındaki nüfusu nitelikli işlerde istihdam edebilmekten geçiyor. OECD verilerinde bu konuyu incelediğimizde Türkiye için karşımıza biraz karamsar bir tablo çıkıyor.</p>
<figure id="attachment_12976" aria-describedby="caption-attachment-12976" style="width: 1364px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-12976" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik3.png" alt="" width="1364" height="767" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik3.png 1364w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik3-640x360.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik3-1024x576.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik3-1280x720.png 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik3-610x343.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik3-320x180.png 320w" sizes="auto, (max-width: 1364px) 100vw, 1364px" /><figcaption id="caption-attachment-12976" class="wp-caption-text">Grafik 3: OECD ülkelerinde yükseköğretim mezunu nüfusun oranı</figcaption></figure>
<p>Grafik 3’te 25-34, ve 35-44 yaş gruplarındaki nüfus içinde yükseköğretim mezunu olanların oranı görülüyor. Demografik fırsat penceresinden faydalanabilmenin ön koşullarından olan yenilikçi ekonomiyi<a href="#_edn3" name="_ednref3">[iii]</a> yaratma potansiyeline sahip en verimli çağındaki bu nüfus gruplarında yükseköğretim mezunlarının oranı Türkiye için OECD ortalamalarının epey gerisinde. 35-44 yaş grubunda %17.1 ile Türkiye yine Meksika’nın önünde sondan ikinci. 25-34 yaş grubunda oran %27.5 ile durum biraz daha iyi olsa da %42.1 olan OECD ortalamasının hala hayli gerisinde.  Yine de iki yaş grubu arasındaki artış oranımızın Güney Kore ve Yunanistan’ın ardından üçüncü olması umut veriyor.</p>
<p>Ancak, tabii ki genç nüfusun eğitim seviyesinin artırılması tek başına yeterli değil. Bu gençlerin niteliklerine uygun işlere de yerleştirilebilmeleri gerek. Son yıllarda OECD dahil pek çok kurumun genç işsizliği rakamlarına alternatif olarak kullandığı bir gösterge var. NEET (İngilizce “Youth not in employment, education or training” sözünün kısaltması) adı verilen bu gösterge ne yaygın veya örgün eğitimde ne de istihdamda olan pasif nüfusa işaret ediyor. 15-24 yaş arası nüfus için bu göstergede Türkiye yine en üst sırada.</p>
<figure id="attachment_12978" aria-describedby="caption-attachment-12978" style="width: 1365px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-12978" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik4.png" alt="" width="1365" height="767" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik4.png 1365w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik4-640x360.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik4-1024x575.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik4-1280x719.png 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik4-610x343.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik4-320x180.png 320w" sizes="auto, (max-width: 1365px) 100vw, 1365px" /><figcaption id="caption-attachment-12978" class="wp-caption-text">Grafik 4: OECD ülkelerinde ne yaygın veya örgün eğitimde ne de istihdamda olan genç nüfus</figcaption></figure>
<p>Grafik 4’te 15-19 ve 20-24 yaş gruplarında erkek ve kadınlar arasında NEET oranları ayrı ayrı verilmiş. Türkiye sadece 20-24 yaş grubundaki erkeklerde en üst sırada değil. Grafikte Türkiye için iki çarpıcı sonuç görüyoruz: 1) Halihazırda büyük bir çoğunluğu zorunlu eğitim çağında olan 15-19 yaş grubunun önemli bir kısmı ne okulda ne istihdamda. 2) Özellikle genç kadınlar hem eğitimden hem istihdamdan büyük ölçüde dışlanmış durumda. 20-24 yaş arası kadın nüfusunun yarısına yakını eğitim ve istihdam hayatının dışında ve diğer OECD ülkeleri ile Türkiye arasındaki fark endişe verici boyutlarda.</p>
<p>Bu durumu istihdam rakamlarında da izlemek mümkün. Grafik 5’te OECD ülkelerinde istihdam oranları verilmiş. Toplam istihdam oranında Türkiye %50.5 ile son sırada. Yani, çalışma çağındaki nüfusun neredeyse yarısı ne çalışıyor ne de aktif olarak iş arıyor. Krizdeki Yunanistan dışında Türkiye’nin düşük oranlarına yaklaşan ülke yok. İzlanda, İsviçre gibi ülkelerde istihdam oranı %80’lerin üzerinde. Grafiğe biraz daha yakından baktığımızda bu karanlık tablonun büyük ölçüde kadın istihdamının düşüklüğünden kaynaklandığı anlaşılıyor. Türkiye’de kadınların istihdama katılma oranı 2016 sonu itibariyle %31.1. Krizdeki Yunanistan veya OECD grafiklerinde yanı başımızda görmeye alışkın olduğumuz Meksika’da bile bu oran %45’e yakın. Gençlerde olduğu gibi kadınlarda da nüfusun önemli bir kesiminin potansiyelinin heba edildiği açık.</p>
<figure id="attachment_12979" aria-describedby="caption-attachment-12979" style="width: 1365px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-12979" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik5.png" alt="" width="1365" height="766" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik5.png 1365w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik5-640x359.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik5-1024x575.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik5-1280x718.png 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik5-610x342.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik5-320x180.png 320w" sizes="auto, (max-width: 1365px) 100vw, 1365px" /><figcaption id="caption-attachment-12979" class="wp-caption-text">Grafik 5: OECD ülkelerinde kadın ve erkek istihdam oranları</figcaption></figure>
<p>Bitirmeden önce heba edilen başka bir potansiyele dikkat çekmek istiyorum. Grafik 6’da OECD ülkelerindeki çocuk yoksulluğu oranları veriliyor. Türkiye, maalesef bu tabloda da en üstte. Her dört çocuktan biri yoksulluk seviyesinin altında yaşıyor.</p>
<p>Yazının başında Türkiye’nin pek çok göstergede gerilerde olsa bile artmaya devam eden genç ve kalabalık nüfusu ve içinde bulunduğu demografik fırsat penceresi ile umut vadedebileceğine değinmiştim. Fakat, yukarıda incelediğimiz eğitim, işgücü ve yoksulluk verileri Türkiye’nin fırsatı gerçeğe dönüştürmekten uzak olduğunu gösteriyor. Eğer Türkiye çocuklara, gençlere ve kadınlara nitelikli eğitim, istihdam ve yaşam koşulları sağlamakta yetersiz kalmaya devam ederse OECD tablolarında daha uzun yıllar son sıralarda kalmaya mahkum görünüyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_12980" aria-describedby="caption-attachment-12980" style="width: 1365px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-12980 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik-6.png" alt="" width="1365" height="767" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik-6.png 1365w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik-6-640x360.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik-6-1024x575.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik-6-1280x719.png 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik-6-610x343.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik-6-320x180.png 320w" sizes="auto, (max-width: 1365px) 100vw, 1365px" /><figcaption id="caption-attachment-12980" class="wp-caption-text">Grafik 6: OECD ülkelerinde çocuk (0-17 yaş) yoksulluğu oranları</figcaption></figure>
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1">[i]</a> Barlow, R. (1944). Population Growth and Economic Growth : Some More Correlations. <em>Population and Development Review</em>, <em>20</em>(1), 153–165.</p>
<p><a href="#_ednref2" name="_edn2">[ii]</a> Bloom, D. E., &amp; Williamson, J. G. (1998). Demographic Transitions and Economic Miracles in Emerging Asia. The World Bank Economic Review, 12(3), 419–455.</p>
<p><a href="#_ednref3" name="_edn3">[iii]</a> Bloom, D. E., Canning, D., &amp; Sevilla, J. (2001). Economic growth and demographic transition (No. 8685). NBER Working Paper Series (Vol. 8685). Cambridge, MA.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/05/oecd-verilerinde-turkiye-son-siralara-mahkumiyet/">OECD verilerinde Türkiye: Son sıralara mahkumiyet</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/05/oecd-verilerinde-turkiye-son-siralara-mahkumiyet/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
