<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sergi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/sergi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sergi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Nov 2025 09:52:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>sergi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sergi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;Tiyatro Hazinemizden&#8221; Sergisi 27 Kasım&#8217;da Açılıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2025/11/21/tiyatro-hazinemizden-sergisi-27-kasimda-aciliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 09:52:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=87841</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tiyatro Hazinemizden, bir bölümü ilk kez gün yüzüne çıkacak belgelerle tiyatronun belleğini harekete geçirerek, geçmişten günümüze uzanan tiyatro yaşantısını ve ruhunu bugünün seyircisine aktarmayı amaçlıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2025/11/21/tiyatro-hazinemizden-sergisi-27-kasimda-aciliyor/">&#8220;Tiyatro Hazinemizden&#8221; Sergisi 27 Kasım&#8217;da Açılıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Tiyatro Vakfı (TTV)</strong>, tiyatro tarihimizin izlerini süren özel bir sergiyle izleyicileri buluşturuyor. TTV öncülüğünde Sivil Toplum için Destek Vakfı ve Türkiye Mozaik Foundation katkılarıyla hayata geçirilen arşiv sergisi <em><strong>Tiyatro Hazinemizden</strong></em> 27 Kasım 2025 &#8211; 31 Ocak 2026 tarihleri arasında Depo’da ziyaret edilebilecek. Küratörlüğünü vakfın kurucu başkanı <strong>Esen Çamurdan</strong>’ın, yardımcı küratörlüğünü <strong>Aylin Erkan</strong> ve <strong>Ceren Uyan</strong>’ın, tasarımını <strong>Sera Dink</strong>’in üstlendiği sergi, tiyatronun sadece sahnede değil; anılarda, belgelerde ve geçmişten bugüne taşınan anlatılarda da yaşayabileceğini gösteriyor.</p>
<p>Türkiye Tiyatro Vakfı’nın arşivinden özenle seçilen eserler; sicil defterlerinden kişisel notlara, maaş bordrolarından kurum içi yazışmalara, mektuplardan fotoğraflara, kitaplardan dergilere, sahne tasarımlarından afişlere ve karikatürlere, oyun metinlerinden çalışma notlarına kadar uzanan zengin bir çeşitlilik sunuyor. Aralarında <strong>Genco Erkal</strong>, <strong>Ergun Köknar</strong>, <strong>Behzat Butak</strong>, <strong>Ümit Denizer</strong> gibi tiyatrocuların; <strong>Genç Oyuncular</strong>, <strong>AÇOK</strong> gibi toplulukların ve dönemlerine damga vurmuş oyunların çeşitli belgeleriyle birlikte yer aldığı sergide ziyaretçileri nice öykü, sürpriz belge ve görsel bekliyor. Ayrıca Türkiye’nin tiyatro belleğini boyutlandıran görüşmelerden oluşan <em>Sözlü Tarih</em> ve TTV’nin özel bir uygulaması olan <em>Konuşan Fotoğraflar</em> bölümleri görsel-işitsel öğelerle yaşayan bir arşiv deneyimi sunuyor.</p>
<p>Sergiye, tarihleri yakında duyurulacak ve tiyatro belleğimize farklı pencereler açacak beş söyleşi eşlik edecek: Uzun yıllar Genco Erkal ile aynı sahneyi paylaşmış sanatçıların deneyimlerini aktaracakları <em>Genco ile Oynamak Bir Ayrıcalıktır</em>; koleksiyoncuların tiyatronun kalıcılığını tartışacağı <em>Tiyatroyu Biriktirmek</em>; artık TTV’nin sloganına dönüşmüş olan <em>Bize Bir Tiyatro Müzesi Gerek</em>; Saitali Köknar’ın annesi Suna Pekuysal ve babası Ergun Köknar’la paylaştıklarını anlatacağı <em>İnsanın Annesi Suna Pekuysal, Babası Ergun Köknar Olunca…</em> ve tiyatronun olmazsa olmazı turnelerden anılarla sergiyi taçlandıracak <em>Bir Gün Biz Turnedeyken…</em></p>
<p><em><strong>Tiyatro Hazinemizden</strong></em>, bir bölümü ilk kez gün yüzüne çıkacak belgelerle tiyatronun belleğini harekete geçirerek, geçmişten günümüze uzanan tiyatro yaşantısını ve ruhunu bugünün seyircisine aktarmayı amaçlıyor. Tiyatromuzun değerli mirasını koruyamazsak neleri kaybedeceğimizi ziyaretçilere yeniden hatırlatmayı hedefliyor.</p>
<p><strong>27 Kasım 2025 &#8211; 31 Ocak 2026</strong></p>
<p>Açılış: <strong>27 Kasım Perşembe, 18:30</strong></p>
<p><strong>Daha fazla bilgi için:</strong></p>
<p><a href="https://anadolukultur.us22.list-manage.com/track/click?u=8e112824cf2b305a3eb755d61&amp;id=d19f2f2d6e&amp;e=5088e08125" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://anadolukultur.us22.list-manage.com/track/click?u%3D8e112824cf2b305a3eb755d61%26id%3Dd19f2f2d6e%26e%3D5088e08125&amp;source=gmail&amp;ust=1763796387288000&amp;usg=AOvVaw3dVpu212xDZSe6iLn7Z9QM">Tiyatro Hazinemizden</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2025/11/21/tiyatro-hazinemizden-sergisi-27-kasimda-aciliyor/">&#8220;Tiyatro Hazinemizden&#8221; Sergisi 27 Kasım&#8217;da Açılıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üç Kapı Sergisi 27 Eylül&#8217;de Açılıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/09/24/uc-kapi-sergisi-27-eylulde-aciliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Sep 2024 09:07:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Depo Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=86958</guid>

					<description><![CDATA[<p>Forensic Architecture, Forensis, 19 Şubat Hanau İnisiyatifi ve Oury Jalloh Anısına İnisiyatif tarafından düzenlenen Üç Kapı sergisi, 27 Eylül – 28 Aralık 2024 tarihleri arasında Depo’da izleyiciye sunulacak. Ödüllü sergi, Almanya’da yaşanan iki ırkçı şiddet vakası üzerinden, yapısal ırkçılığı ve polisin ihmalini inceliyor. Sergi, 2022’de Frankfurter Kunstverein’daki ilk sunumundan bu yana Almanya’da çeşitli şehirleri dolaştı ve şimdi ilk kez ülke dışına taşınıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/09/24/uc-kapi-sergisi-27-eylulde-aciliyor/">Üç Kapı Sergisi 27 Eylül&#8217;de Açılıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sergiye eşlik edecek kamusal programda, Almanya’da ırkçılık, sosyal adalet ve azınlıklaştırma üzerine bir dizi tartışma, panel, yuvarlak masa toplantısı, film gösterimi, tiyatro oyunu ve performatif okuma düzenlenecek. Bu etkinliklerde, nefret ve korku çağrıcılığına dayalı ideolojilerin ve popülist anlatıların, şiddet eylemlerini ne şekilde etkilediği, kimi toplulukların ayrımcılığa uğramasına nasıl sebep olduğu incelenecek. Program, Almanya ve Türkiye’de diyalog, farkındalık yaratma ve toplulukları güçlendirmeyi amaçlayan bir alan oluşturmak üzere uzmanları, akademisyenleri, sanatçıları ve aktivistleri bir araya getirecek. Goethe-Institut İstanbul, Anadolu Kültür, Stiftung Mercator, Heinrich Böll Stiftung İstanbul ve Tarabya Kültür Akademisi işbirliğiyle düzenlenen bu kamusal programda, 2020 yılında Hanau kentinde gerçekleşen ırkçı terör saldırısında hayatını kaybedenlerin aileleri tarafından kurulan <strong>19 Şubat Hanau İnisiyatifi</strong> ve <strong>Ferhat Unvar Eğitim İnisiyatifi</strong>’nden katılımcılar da yer alacak.</p>
<p>Program, 28 Eylül’de <strong>Forensic Architecture</strong> ve <strong>Forensis</strong>’ten <strong>Robert Trafford</strong> ve <strong>Dimitra Andritsou</strong>’nun yanı sıra, <strong>19 Şubat Hanau İnisiyatifi</strong> ve <strong>Ferhat Unvar Eğitim İnisiyatifi</strong> temsilcilerinin sunumuyla başlayacak. Tarabya Kültür Akademisi konuk sanatçılarından <strong>Newroz Duman</strong> (19 Şubat Hanau İnisiyatifi) tarafından 28 Eylül, 4 Ekim ve 22 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek sergi turları, ele alınan vakalarla ilgili daha derin bilgi vermeyi amaçlıyor.</p>
<p>Akademisyenler <strong>Başak Ertür</strong>, <strong>Banu Karaca</strong>, küratör ve eğitimci <strong>Ayşe Güleç</strong> ve sanatçı <strong>Natascha Sadr Haghighian</strong>’ın katılımıyla 12 Ekim’de gerçekleşecek <strong><em>NSU Kompleksinin Estetik Kırılmaları</em></strong> başlıklı yuvarlak masa toplantısında, Almanya çapında on cinayetten sorumlu bir neo-Nazi terör örgütü olan Nasyonal Sosyalist Yeraltı Örgütü’nün (Nationalsozialistischer Untergrund), çevresinde ve içinde yerleşik çok sayıda istihbarat elemanına rağmen nasıl yıllarca tespit edilemediği sorusu ele alınacak. 9 Kasım’da düzenlenecek <strong><em>Türkiye’de Irkçı Cinayetler </em></strong>–<strong><em> Festus Okey ve Dina Davaları</em></strong> başlıklı panelde avukat <strong>Murat Deha Boduroğlu</strong>, sanatçı <strong>Banu Cennetoğlu</strong>, avukat <strong>Gülyeter Aktepe</strong> ve aktivist <strong>Fatma Gül Altındağ</strong> bu kritik vakaları tartışacak. Konuşma dizisi, 14 Aralık’ta Forensic Architecture’ın kurucusu <strong>Eyal Weizman</strong> ile Forensic Architecture’ın çalışma yöntemleri üzerine yapılacak bir söyleşiyle sona erecek.</p>
<p>Goethe-Institut İstanbul ve Tarabya Kültür Akademisi’nin küratörlüğünü üstlendiği sanatsal program, edebiyat, film ve tiyatro aracılığıyla ırkçılık konusuna eleştirel katkılar sunmayı hedefliyor. Necati Öziri’nin büyük beğeni toplayan kitabı <strong><em>Vatermal</em></strong>’in (Baba İzi) performatif okuması, Tuğsal Moğul’un Tiyatro Münster ve Tiyatro Oberhausen tarafından Kumbaracı50 işbirliğiyle sahnelenen <strong><em>VE ŞİMDİ HANAU</em></strong> adlı tiyatro oyunu ve Aslı Özarslan’ın ödüllü filmi <strong><em>Ellbogen</em></strong>’in (Dirsek) gösterimi, Almanya’daki sanatçıların ırkçılık sorununu nasıl ele aldıklarına dair fikir vermeyi amaçlıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Üç Kapı </strong>– <strong>Sergi ve Kamusal Program</strong></p>
<p><strong>Forensic Architecture/Forensis, 19 Şubat Hanau İnisiyatifi, Oury Jalloh Anısına İnisiyatif</strong></p>
<p><strong>27 Eylül – 28 Aralık 2024</strong></p>
<p>Açılış: <strong>27 Eylül Cuma, 18:30</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Etkinlik Takvimi:</strong></p>
<ul>
<li><strong>Açılış Paneli ve Sergi Turu: <em>Üç Kapı</em> Projesi Tanıtımı</strong>, 28 Eylül 2024, 14:30</li>
</ul>
<p><strong>Konuşmacılar:</strong> Robert Trafford (Forensic Architecture), Dimitra Andritsou (Forensis), 19 Şubat Hanau İnisiyatifi ve Ferhat Unvar Eğitim İnisiyatifi temsilcileri (panelin ardından Newroz Duman’ın yapacağı sergi turuna da katılacaklar) ve proje ortağı kurumlardan temsilciler (Goethe-Institut İstanbul, Anadolu Kültür, Stiftung Mercator, Heinrich Böll Stiftung İstanbul, Tarabya Kültür Akademisi)</p>
<ul>
<li><strong>Newroz Duman ile sergi turları</strong></li>
</ul>
<p>28 Eylül, 4 Ekim ve 22 Kasım 2024, 17:30</p>
<ul>
<li><strong>Yuvarlak masa:</strong> <strong><em>NSU Kompleksinin Estetik Yansımaları</em></strong>, 12 Ekim 2024, 14:30</li>
</ul>
<p><strong>Konuşmacılar:</strong> Başak Ertür (Forensic Architecture), Banu Karaca (Forum Transregionale Studien), Ayşe Güleç (Küratör ve Eğitimci), Natascha Sadr Haghighian (Sanatçı)</p>
<ul>
<li><strong>Performatif okuma: Necati Öziri: <em>Vatermal / Baba İzi</em></strong> (2023), 1 Kasım 2024, 17:30</li>
</ul>
<p><strong>Okuyanlar:</strong> Necati Öziri (Yazar) ve Esme Madra (Oyuncu)</p>
<ul>
<li><strong>Tartışma: <em>Türkiye’de Irkçı Cinayetler </em></strong>–<strong><em> Festus Okey ve Dina Davaları</em></strong>, 9 Kasım 2024, 14:30</li>
</ul>
<p><strong>Konuşmacılar:</strong> Murat Deha Boduroğlu (Avukat), Banu Cennetoğlu (Sanatçı), Gülyeter Aktepe (Avukat), Fatma Gül Altındağ (Aktivist)</p>
<ul>
<li><strong>Tiyatro Oyunu: Tuğsal Moğul: <em>VE ŞİMDİ HANAU</em></strong> @ Kumbaracı 50, 13 &#8211; 14 Aralık 2024, (saat bildirilecek)</li>
</ul>
<p><strong>Ortak gruplar:</strong> Theater Münster, Theater Oberhausen, Kumbaracı50</p>
<ul>
<li><strong>Konuşma:</strong> <strong>Eyal Weizman</strong> (Forensic Architecture kurucusu) Forensic Architecture’ın çalışma yöntemleri üzerine, 14 Aralık 2024, 14:30</li>
<li><strong>Film Gösterimi: Aslı Özarslan: <em>Ellbogen (Dirsek)</em></strong> (2023) @ Beyoğlu Sineması, yönetmenle soru cevap, 15 Aralık 2024, 19:00</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Daha fazla bilgi için:</strong></p>
<p><a href="https://anadolukultur.us22.list-manage.com/track/click?u=8e112824cf2b305a3eb755d61&amp;id=315d0f395b&amp;e=5088e08125">Üç Kapı – Sergi ve Kamusal Program</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/09/24/uc-kapi-sergisi-27-eylulde-aciliyor/">Üç Kapı Sergisi 27 Eylül&#8217;de Açılıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Canan Maktal&#8217;ın &#8220;Özgür Bir Ruha Pranga Vurulamaz!&#8221; Sergisi Labirent Sanat&#8217;ta İzleyiciyle Buluşuyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/08/28/canan-maktalin-ozgur-bir-ruha-pranga-vurulamaz-sergisi-labirent-sanatta-izleyiciyle-bulusuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Aug 2024 12:26:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Canan Maktal]]></category>
		<category><![CDATA[Labirent Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=86781</guid>

					<description><![CDATA[<p>Canan Maktal&#8217;ın &#8220;Özgür Bir Ruha Pranga Vurulmaz!&#8221; sergisi, kadınların tarih boyunca eril güce karşı toplumsal alanda kendilerine yer açma mücadelesini ve bu mücadelenin günümüzde de devam eden izlerini gözler önüne seriyor. Sergide, 25 kadının eril hakimiyetin hüküm sürdüğü bir dünyada nasıl ayakta kaldıkları ve başarıya ulaştıkları anlatılıyor. Canan Maktal’ın uzun süredir Ot Dergisi’nde paylaştığı bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/08/28/canan-maktalin-ozgur-bir-ruha-pranga-vurulamaz-sergisi-labirent-sanatta-izleyiciyle-bulusuyor/">Canan Maktal&#8217;ın &#8220;Özgür Bir Ruha Pranga Vurulamaz!&#8221; Sergisi Labirent Sanat&#8217;ta İzleyiciyle Buluşuyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table role="presentation" border="0" width="100%" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td class="m_6469089399838091136ob" align="left">
<div>
<div>
<p class="m_6469089399838091136o m_6469089399838091136jb m_6469089399838091136lb"><span class="m_6469089399838091136jb m_6469089399838091136lb">Canan Maktal&#8217;ın &#8220;Özgür Bir Ruha Pranga Vurulmaz!&#8221; sergisi, kadınların tarih boyunca eril güce karşı toplumsal alanda kendilerine yer açma mücadelesini ve bu mücadelenin günümüzde de devam eden izlerini gözler önüne seriyor. Sergide, 25 kadının eril hakimiyetin hüküm sürdüğü bir dünyada nasıl ayakta kaldıkları ve başarıya ulaştıkları anlatılıyor. Canan Maktal’ın uzun süredir Ot Dergisi’nde paylaştığı bu güçlü hikayeler, 5 eylülden itibaren sergi aracılığıyla izleyiciyle buluşuyor.</span></p>
<p class="m_6469089399838091136o m_6469089399838091136jb m_6469089399838091136lb"><span class="m_6469089399838091136jb m_6469089399838091136lb">Canan Maktal&#8217;ın, yırtılmış kağıtlarla oluşturduğu resimleri, kadınların mücadele sürecinde paramparça olan kalplerini ve ruhlarını simgeliyor. Resimler, kadınların tüm sadelikleriyle yeniden nasıl bir bütün oluşturduklarını ve kararlılıkla gözlerimizin içine baktıklarını etkileyici bir şekilde yansıtıyor. Maktal, bu sergi ile kadınların gücünü ve direncini gözler önüne sererken, izleyiciyi de içlerindeki bu gücü keşfetmeye davet ediyor.</span></p>
<p class="m_6469089399838091136o m_6469089399838091136jb m_6469089399838091136lb"><span class="m_6469089399838091136jb m_6469089399838091136lb">Canan Maktal’ın 5 eylülde açılışı gerçekleşecek olan “Özgür Bir Ruha Pranga Vurulamaz!” isimli ilk kişisel sergisi 21 Eylül 2024 tarihine dek Labirent Sanat’ta görülebilir.</span></p>
</div>
</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/08/28/canan-maktalin-ozgur-bir-ruha-pranga-vurulamaz-sergisi-labirent-sanatta-izleyiciyle-bulusuyor/">Canan Maktal&#8217;ın &#8220;Özgür Bir Ruha Pranga Vurulamaz!&#8221; Sergisi Labirent Sanat&#8217;ta İzleyiciyle Buluşuyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Sanatçının Göç’ü Sanatın Gücü&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/25/sanatcinin-gocu-sanatin-gucu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Nov 2019 13:25:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür ve Medeniyet Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Bilge Özcan]]></category>
		<category><![CDATA[gaziantep]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçının Göç’ü Sanatın Gücü]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[Ulucanlar Cezaevi Müzesi Sanat Sokağı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44885</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mülteci sanatçılarla, Türkiyeli sanatçıların eserlerinden oluşan "Sanatçının Göç’ü Sanatın Gücü" sergisi Ankara’da açıldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/25/sanatcinin-gocu-sanatin-gucu/">&#8220;Sanatçının Göç’ü Sanatın Gücü&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Sanat, Kültür ve Medeniyet Derneği tarafından yürütülen, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin desteklediği serginin açılışı, Altındağ Belediye Başkanı Asım Balcı&#8217;nın da katılımıyla Ulucanlar Cezaevi Müzesi Sanat Sokağı’nda yapıldı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Temsilci Yardımcısı Jean Marie Garelli açılışta yaptığı konuşmada, Türkiye’nin üç yıldır aralıksız olarak dünyada en kalabalık mülteci grubuna ev sahipliği yaptığını vurguladı.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-44887 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/IMG-20191122-WA0076-640x853.jpg" alt="" width="270" height="360" />Garelli; sanatın evrensel bir dil ve dayanışma sembolü olduğunu dile getirerek, &#8220;Bu serginin mülteci, göçmen ve sanatçıyı Türk toplumuna daha iyi anlatacağına inanıyoruz. Sanatın tüm dil, anlayış ve ön yargıların yarattığı boşlukları doldurabileceğine inanıyoruz. Bu sergideki sanatçıların çalışmaları kardeşliğin net örnekleridir&#8221; ifadesini kullandı.</p>
<p>Ankara Sanat, Kültür ve Medeniyet Derneği Başkanı, aynı zamanda Ankara Sanat ve Müzayedecilik Evi’nin Koordinatörü Bilge Özcan’la sergiyi ve sanatın birleştirici yönünü konuştuk.</p>
<p><strong>Daha öncesinden birçok sergi deneyiminiz var. İlk defa böyle bir çalışma yapıyorsunuz, süreç nasıl gelişti?</strong></p>
<p>İstanbul’daki Suriye Dostluk Derneği ile irtibat kurup mülteci sanatçılara ulaştık. Ankara Sanat ve Müzayedecilik Evi, iki buçuk yıldır geleneksel sanatlarımız  ve Klasik İslam Sanatları ile ilgili hizmet veren bir galeri. Ankara’dan, İstanbul’dan sanatçılarımızın eserlerini sanatseverlerle buluştururken, ülkemizde yaşayan mülteci sanatçıların da olduğunu fark ettik. Ve onların çalışmalarını takip etmeye başladık. Zaman zaman eserlerini satın aldık ve etkileşimde bulunduk. Bu süreçte Suriye Dostluk Derneği ile yollarımız kesişti ve  biz bu hikayenin sanat boyutu ile ilgili ne yapabiliriz diye düşünmeye başladık. Hikaye böyle başladı. Sanatçıların belirlenmesi süreciyle çalışmalara başladık.</p>
<blockquote><p>Türkiye’nin birçok yerinde çok yetenekli sanatçılar var ama seslerini duyuramıyorlar.</p></blockquote>
<p>Bu sanatçı arkadaşların çoğu kendi ülkelerinde güzel sanatlardan mezun ya da öğretim görevlisi. Öyle bir şey yapalım ki hem onların sanatsal zenginliklerinden faydalanalım hem de biz onları Türk sanatçılarla bir araya getirip paylaşımlar yapalım istedik. Düşündük ve sergi yapalım dedik. Dernekteki çalışmalarım esnasında bu hikayeyi projelendirdim. Birleşmiş Milletler’le paylaştım ve onlarda bu projeyi beğenip desteklediler.</p>
<p><strong>Eserler yaşanmışlıkların bir tür dışa vurumu. Bundan hareketle siz eserlerle ilgili nasıl seçimler yaptınız?</strong></p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-44888 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/IMG-20191124-WA0055-640x853.jpg" alt="" width="321" height="428" />Eserleri belirlerken aynı zamanda geleneksel sanatlarımızdan da izlerin olduğu bir konsept oluşturalım istedik.  Toplamda elli eser var. Bu elli eserden klasik İslam sanatlarının örneklerini, çağdaş sanatlarının örneklerini ve çağdaş formda yapılmış klasik sanatların örneklerini göreceksiniz. Heykeller de var. Yelpazeyi geniş tutmak istedik. Sadece, gelenekli sanatlarla ilgili olmasın biraz daha çağdaş formda eserlerde olsun istedik. Aslında sanatın birleştirici yönü de burada meydana geliyor. İyileştiren birleştiren onaran  hepimizin kalbine yüreğine iyi gelen şeylerin üzerine gitmek istedik. Projenin alt yapısını beş ay gibi bir sürede oluşturduk. Sanatçılarımızın on üçü mülteci, altısı Türk sanatçı olmak üzere toplam on dokuz sanatçıyla bu karma sergiyi oluşturduk. Çoğunluğu Suriyeli aralarında Irak, Afganistan’dan sanatçılarımız da bulunuyor.</p>
<p>Katalogta sanatçılarımızın eserlerinin  fotoları ve bilgileri bulunmakta. Ayrıca  Birleşmiş Milletler  Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve derneğimizin projeyle ilgili yazıları var. ‘Göç’ün Hayatımızdaki Etkileri’ konu başlığı ile Ahmet Çoktan hocamızın da bir yazısı bulunuyor. Böylece değerli katkılarla kataloğumuzu zenginleştirdik, sergimizi katalog ile taçlandırdık.</p>
<p><strong>Bu serginin motivasyonunda temel amaç neydi?</strong></p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-44889 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/IMG-20191124-WA0011-640x426.jpg" alt="" width="346" height="230" />Amacımız  çok net. Birliktelik, birlikte olmak, paylaşımlarda bulunmak, sanatsal zenginliklerimizi paylaşmak ve bu insanlara karşı ön yargıları yıkmak. Bu insanların ülkesinde savaş var, ülkelerini bırakıp göç etmek, bir yere sığınmak zorunda kalmak bu insanlar için yeterince zor. Biz aslında bu yaraların sanatsal boyutuyla ilgileniyoruz. Yaşadıkları her şeyi eserlerine de yansıtıyorlar. Muhammed Elbeydun 20 yaşında, çadırda yaşamış bir genç. Gaziantep’ten geldi. Heyecanlı ve çok mutluydu. İlk defa uçağa binen Muhammed, döndüğünde çok mutlu ayrıldı. Sarıldı ve mutluluktan ağladı. Bu insanların heyecanını, mutluluğunu görmek, tüm bu emeklerin boşa gitmediğini gösterdi bize.</p>
<p><strong>Bu yöndeki çalışmalarınız devam edecek mi?</strong></p>
<p>Bundan sonra da bu konuyla alakalı çalışmalarımız devam edecek .Önümüzdeki sanat sezonunda, ülkemizde yaşayan, göç etmiş sanatçılarla daha çok çocuklar ve gençlere yönelik sanat etkinlikleri yapmayı planlıyoruz. Sanatsal söyleşiler, sempozyumlar, eğitici, öğretici sanat etkinlikleri yapmayı hedefliyoruz. Sergimizi Ankara’dan sonra İstanbul’daki sanatseverlerle buluşturmak için de çalışıyoruz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/25/sanatcinin-gocu-sanatin-gucu/">&#8220;Sanatçının Göç’ü Sanatın Gücü&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;İstanbul&#8217;da İnsanlar Tek Sesli Yaşamak İstemiyor&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/12/istanbulda-insanlar-tek-sesli-yasamak-istemiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurcan Çalışkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Apr 2019 07:26:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[cihat duman]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[memed erdener]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[studio x]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=37371</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şair Cihat Duman ve sanatçı Memed Erdener’in İstanbul’da 8 semti gezmeleriyle ortaya çıkan “Birbirimizi hak edecek kadar kötüyüz” isimli sergi, 9 Mayıs’a kadar Studio X İstanbul’da sergilenecek. Türkiye’de yaşanan sorunları İstanbul üzerinden eleştirel bir gözle sergileyen ikili, “50 yıl sonra birisi serginin kataloğuna baksa, İstanbul’a dair tüm sıfatlar kafasında oluşur. İstanbul sokaklarında baskının ve kederin hakim olduğunu, tek seslilik arzusunun hakim olduğunu ama koskoca bir şehrinde insanların tek sesli yaşamak istemediğini görür” diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/12/istanbulda-insanlar-tek-sesli-yasamak-istemiyor/">&#8220;İstanbul&#8217;da İnsanlar Tek Sesli Yaşamak İstemiyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Şairliği ve avukatlığı hayatına harmanlamış olan Cihat Duman ve <i>Extramücadele</i> ismiyle yıllardır sanat yapan Memed Erdener’in ortak sergisi “Birbirimizi Hak Edecek Kadar Kötüyüz”, 9 Mayıs’a kadar Studio-X Istanbul’da gezilecek. Sanatçılar İstanbul’da gezdikleri; Sirkeci, Kadırga, İstoç, Karabayır, Küba Mahallesi, Kuştepe, Okmeydanı ve Piyalepaşa semtlerinden ilhamla, konuşulması mümkün olmayanı, yasak olanı harflerin ve sanatın gücüyle anlatıyor. Şair Cihat Duman gezdikleri semtlerden hafızasında kalan imgelerle 8 farklı edebi türde yazılar yazmış. Sanatçı Memed Erdener ise bu imgeleri deneysel bir tipografi anlayışıyla mekansallaştırarak, gezinen eleştirel bir düşüncenin peşine düşmüş. </span></p>
<figure id="attachment_37379" aria-describedby="caption-attachment-37379" style="width: 360px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-37379" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6291-640x455.jpg" alt="" width="360" height="256" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6291-640x455.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6291-1280x911.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6291-1024x729.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" /><figcaption id="caption-attachment-37379" class="wp-caption-text">Cihat Duman / Avukat, Şair</figcaption></figure>
<p class="p1"><span class="s1"><b>3 Boyutlu Mekansallaştırma </b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Sergide İstanbul’un 8 semtine; mektup, günlük, makale, ninni, masal, oyun, haber ve biyografi gibi 8 ayrı türde edebi metinler yazan Cihat Duman gezdikleri Karabayır’dan çok etkileniyor. Esenler ve Bağcılar arasında bulunan Karabayır’daki deneyimleri sonrasında kafasında oluşan imgelerden makale türünde bir metin kaleme alan Duman, “Biz Memed ile kriminal bir tespit için, bir tehlikeye temas etmek için gittik. Ben Karabayır’ı biliyorum. Memed’i de oraya çekmemin bir sebebi vardı. Memed’i atölyede bıraktığımda ortaya çıkaracağıyla, tehlikeye soktuğumda ortaya çıkacak sanat eseri arasındaki farkı merak ettim.” diyor.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b><br />
“Parodi Yaptıysam Siyasi Göndermesi Vardır”</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Karabayır’da belediyenin şaşırtıcı bir şekilde iyi çalıştığına vurgu yapan Duman, “Karabayır’a gittiğimizde Almanya’daki bir eyaleti gördük. Berlin’den bir mahalle gördük. Çünkü belediyesi çok iyi çalışıyor. Asfaltı çeşitli renkler ile boyayarak yaya geçidi, engelliler için yollar, araba park alanları yapmışlar. Ayrıca, mesela bir veteriner arabası vardı, hasta sokak hayvanlarını alıp tedavi etmek için kliniğe götüren. Bu nedenle buradaki temaslarımızdan içinde parodi olan bir makale çıktı ortaya. Eğer bir parodi yaptıysam muhakkak bir siyasi göndermesi vardır” şeklinde devam etti.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-37381" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/StudioX_BirbirimiziHakEdecekKadarKotuyuz_Sahirugureren_011-640x427.jpg" alt="" width="360" height="240" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/StudioX_BirbirimiziHakEdecekKadarKotuyuz_Sahirugureren_011-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/StudioX_BirbirimiziHakEdecekKadarKotuyuz_Sahirugureren_011-1280x853.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/StudioX_BirbirimiziHakEdecekKadarKotuyuz_Sahirugureren_011-1024x682.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/StudioX_BirbirimiziHakEdecekKadarKotuyuz_Sahirugureren_011.jpg 2000w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" /></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>“Cumhuriyet’te En Önemli Şey Anayasadır&#8221;</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Studio-X Istanbul’da yer alan sergide, 1982 Anayasası sayfalarına Roma kapital yazı karakteriyle yazılan “Bizim İçin Cumhuriyette En Önemli Şey Anayasa Değişikliğidir” isimli çalışması üzerine konuşan Duman, “anayasanın sürekli değişmesi ya da kanun hükmünde kararnameler gibi yöntemlerle değiştirilmeye çalışılması, kimi zaman başarılması, kimi zaman teşebbüs aşamasında kalması gibi eylemlerin hepsi, bize Türkiye’nin Anayasa Cumhuriyeti gibi bir cumhuriyet olduğunu gösteriyor. Böyle bir ülke varsa mottosu; ‘bizim için cumhuriyette en önemli şey anayasa değişikliğidir’ olmalıdır. Ama cumhuriyette en önemli şey anayasadır, anayasa değişikliği değildir. Anayasa toplumsal bir sözleşmedir, teamüldür, uygulamadır. En önemli şey anayasa olması gerekirken, Türkiye’de anayasanın değiştirilmesi ve kimler tarafından değiştirileceği daha önemlidir. Meraklısı için anayasa sayfalarına yazarak ortaya çıkardığım bu çalışmada, karalanan ve okunamayan yerlerde yazanlar da dikkat çekiyor. Hürriyetin, insan haklarının, adalet kavramlarının bir kısmı görünmüyor, kişi haklarının bir kısmı görünmüyor. Bu anlamda katmanlar bakımından anayasal problemlere ve hukuk devleti problemine bir gönderme söz konusudur. Bir diğer gönderme anayasanın değiştirilmeye çalışılmasıyla, adeta kutsal bir metin olan anayasaya müdahale yapılmasıdır” diyor.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-37375" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/StudioX_BirbirimiziHakEdecekKadarKotuyuz_Sahirugureren_004-640x360.jpg" alt="" width="360" height="203" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/StudioX_BirbirimiziHakEdecekKadarKotuyuz_Sahirugureren_004-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/StudioX_BirbirimiziHakEdecekKadarKotuyuz_Sahirugureren_004-1280x720.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/StudioX_BirbirimiziHakEdecekKadarKotuyuz_Sahirugureren_004-1024x576.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/StudioX_BirbirimiziHakEdecekKadarKotuyuz_Sahirugureren_004.jpg 2000w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" /></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>&#8220;Birbirimizi Hak Edecek Kadar Kötüyüz&#8221;<br />
</b></span><span class="s1">Sergiye adını veren ‘Birbirimizi Hak Edecek Kadar Kötüyüz’ başlığını anlayabilmek cümlenin tersine bakmak gerektiğini söyleyen şair Cihat Duman, “Cümlenin tersi; birbirimizi hak etmeyecek kadar iyiyiz. İşte bu ikinci cümle insanlığın içine düştüğü perişan durumu anlatıyor. İnsan, kendisini diğer insanlardan iyi gördüğü için yalnız kalıyor çoğunlukla. Bu yalnızlık onu kötü biri yapıyor. Biz ise bu durumu kinaye ile anlatalım dedik. Fakat İstanbul da bu kinayeye karışınca kavram iki kat daha güçlendi. Şehir, sen ve ben birbirimize muhtaç olacak kadar kötüyüz anlamına kadar yükseldi” şeklinde konuşuyor.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-37378" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/StudioX_BirbirimiziHakEdecekKadarKotuyuz_Sahirugureren_009-640x427.jpg" alt="" width="360" height="240" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/StudioX_BirbirimiziHakEdecekKadarKotuyuz_Sahirugureren_009-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/StudioX_BirbirimiziHakEdecekKadarKotuyuz_Sahirugureren_009-1280x853.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/StudioX_BirbirimiziHakEdecekKadarKotuyuz_Sahirugureren_009-1024x682.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/StudioX_BirbirimiziHakEdecekKadarKotuyuz_Sahirugureren_009.jpg 2000w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" /></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>“Namus ve Şeref de Kirletilen Kelimelerden”</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Serginin kataloğunda göze çarpan “Namusu kurtarmanın tek yolu şerefsizliktir” cümlesiyle ilgili Duman’ın izahatı şöyle: “Namus ve şeref kavramı da kirletilen kelimelerden. Özellikle siyasetçilerin yoğun kullandığı, dolaşıma soktuğu bu kelimeler artık karikatür hale gelmişlerdir. Mesela benim için pilava bana sormadan nohut ya da fasülye koyan lokantacının şerefi şüphededir. Pilavı iyi yapamadığı için tadına makyaj yaptığını düşünürüm. Ama ona direkt şerefsiz diyemem, çünkü kelime karikatür hale getirilmiş durumda. Biz bu durumda bir hiyerarşi belirledik. Namus, şeref, ahlak, etik, adamlık, klaslık. Aralarından namus ve şerefi seçip; namusu daha önemli bir konuma, şerefi daha az önemli bir konuma getirip birini kurtarma karşılığında diğerini feda ettik. Çünkü kimse ayranım ekşi dememeli, derse toplum onu dışlar”</span></p>
<figure id="attachment_37377" aria-describedby="caption-attachment-37377" style="width: 360px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-37377" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6302-2-640x450.jpeg" alt="" width="360" height="253" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6302-2-640x450.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6302-2-1280x900.jpeg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6302-2-1024x720.jpeg 1024w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" /><figcaption id="caption-attachment-37377" class="wp-caption-text">Memed Erdener / Sanatçı</figcaption></figure>
<p class="p1"><span class="s1"><b>“Yaptığımız bu Çalışma Fotoğraftan Daha Edebi” </b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Gezdikleri semtlerde fotoğraf da çektiklerini belirten Memed Erdener, ama dönüp o fotoğrafların bir karesine bile bakmadıklarını söylüyor. Sergiye fotoğraf koymamayı özellikle istediklerini belirten Erdener, “fotoğraflara bakmaksızın aklımızda hayalen bir fikir oluşmasını, rüya ile düşünce arasında kalacak olan şeyin ortaya çıkmasını istedik. Sergideki üç boyutlu sanat objelerinin birer auraları var, ama fotoğrafın, dijital baskının bir aurası yok. Bu objeler masada duruyorlar etrafında dönebiliyorsunuz, farklı açılardan bakabiliyoruz. Onlar, İstanbul’u anlatmayı deneyen birer mekan-yazılar aslında. Yüzeyde değil, üç boyutlu bir şeyin içinde duran birer yazılar. Sanki Cihat Duman yazılarının içinde geziyoruz hissi var” diyor.<br />
</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>Vicdani Hür Harfler, Hürriyet İsteyen Harflar…</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Cihat Duman’ın şair ve avukat olmasının büyük etkisi ile aralarında bir ortaklık oluştuğuna dikkat çeken Erdener, “grafik tasarım kökenli bir sanatçıyım ve harfleri seviyorum. Cihat şair ve avukat. Aslında cümlelerin, yasanın, imgenin, düşüncenin, duygunun buluştuğu yer harfler. Cihat’ın 8 kelimeden oluşturduğu nefis ‘Bizim İçin Cumhuriyette En Önemli Şey Anayasa Değişikliğidir’ cümlesi aslında vicdanı hür harflerdir. Hürriyet isteyen, vicdanla bakış isteyen harflerdir. Harfler her ihtiyaca göre kullanılabilen mekanik şeylerdir ama biz harfleri böyle siyasi parodiler yaparak kullanmayı tercih ettik” diyerek devam etti.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-37373" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/StudioX_BirbirimiziHakEdecekKadarKotuyuz_Sahirugureren_005-640x360.jpg" alt="" width="360" height="203" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/StudioX_BirbirimiziHakEdecekKadarKotuyuz_Sahirugureren_005-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/StudioX_BirbirimiziHakEdecekKadarKotuyuz_Sahirugureren_005-1280x720.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/StudioX_BirbirimiziHakEdecekKadarKotuyuz_Sahirugureren_005-1024x576.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/StudioX_BirbirimiziHakEdecekKadarKotuyuz_Sahirugureren_005.jpg 2000w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" /></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>“Yaşadığımız kültür, Fuzûlî’sinden bir Shakespeare yaratamıyor”</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Sergide farklı üsluplar ile sanki hat yazar gibi yazdığı ‘Rindler ve Allah’ serisine Fuzûlî yorumuyla bakan Erdener, “İstanbul’u gezerken kendimi <i>rind</i> gibi hissettim. Gezdiğim yerleri de <i>Allah</i> gibi düşündüm. Allah’ın coğrafi hali gibi hissettim. Daha tasavvufi bir bakış açısıyla düşünün. Hepimiz onun bir parçasıyız gibi düşündüm ve metroda gidip gelirken bu rind ve Allah eskizleri ortaya çıktı. Tasavvuf hep es geçilen bir şey. Divan edebiyatının, tasavvufun, Fuzûlî’nin bulduğu inci taneleri gözükmüyor. Yani içinde yaşadığımız kültür, Fuzûlî’sinden bir Shakespeare yaratamıyor. Bunlar acıklı. Yani aslında muhafazakar bir ülke değiliz.” diyor. Erdener’in bahsettiği Rind, divan şairlerinin çoğu kez kendileriyle özdeşleştirdikleri bir karakterdir. Rind, dış dünyadan kopuk, toplumun baskısından kaçan, kendi yarattığı dünyada aşk sarhoşu olarak yaşamayı tercih eden biridir. Dar görüşlü, şahsi çıkarları için ibadet eden riyakâr zahidle hiçbir zaman anlaşamayan rind, zahidle sürekli bir mücadele halindedir. Kimsenin kınamasına aldırmadan riyasız ve yalansız yaşamaya çalışır. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>&#8220;Devletin Kapattığı Yazılara Göndermeydi&#8221;</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Okmeydanı’nın çok tuhaf bir semt olduğunu vurgulayan, daha önce de Okmeydanı’na Alevi bir ustaya zurna yaptırmak için giden Erdener, “iç savaş çıksa kesin burada çıkar diye düşünmüştüm. Çünkü duvarlardaki yazılar çok değişikti. Sanki siyasi bir mahkûmun defterinin içinde geziyor gibi bir hisse kapılmıştım. Semt defter, defter semt gibiydi. Sonra Cihat’ı da götürdüm o da çok etkilendi ve bir haber metni yazdı. Söylenen cümleyi susturmak üzerine, duvarlarda yazan Kürtlere özgürlük, demokrasi, kadın hareketi üzerine yazılmış cümlelerin devlet görevlileri tarafından kapatılmasını anlatan bir yazı. Hrant Dink’in ölüm yıldönümü yaklaşıyordu ve bir Agos Gazetesi aldım ve gazetedeki haberleri paket kağıtlarıyla kapattım ve sadece Cihat’ın yazmış olduğu yazıyı gösterdim. Okmeydanı’nda öğrendiğimiz o kapatmanın esere yansıması, devletin kapattığı yazılara bir göndermeydi” şeklinde konuştu.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-37380" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6193-640x427.jpg" alt="" width="360" height="240" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6193-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6193-1280x853.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6193-1024x683.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" /></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>50 Yıl Sonra Biri Serginin Kataloğuna Baksa…</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">İstanbul’u bir cumhuriyet gibi algıladıklarını vurgulayan ikilinin aynı fikirde olduğu cümleler özetle şöyle: “İstanbul bizim 15 milyonluk vatanımız. Biz İstanbul’da yaşadığımız için sorunlara İstanbul üzerinden baktık. Ticaretin kalbi, rantın kalbi, her şeyin kalbi İstanbul. Bu yüzden Türkiye’de var olan haksızlıkları, adaletsizlikleri, göçmen sorununu, yersiz yurtsuz insanların sıkıntılarını dile getirmek için çok malzeme bulabildik. Ülkemizde bazı gerçekleri dile getirmek kolay değil, biz de suç işlememek için sanat yaptık. Gaz bir yerden çıkmalı yoksa infilak edecek. Sergimizde hayat, sanat, şehir arasında işlenen suçları anlattık. 50 yıl sonra birisi bu serginin kataloğuna baksa, İstanbul’a dair tüm sıfatlar kafasında oluşur. İstanbul sokaklarında baskının, kederin ve tek seslilik arzusunun hakim<br />
</span><span class="s1">olduğunu ama koskoca bir şehrinde insanların tek sesli yaşamak istemediğini görür.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/12/istanbulda-insanlar-tek-sesli-yasamak-istemiyor/">&#8220;İstanbul&#8217;da İnsanlar Tek Sesli Yaşamak İstemiyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeldeğirmeni&#8217;nde Kent Öyküleri</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/01/yeldegirmeninde-kent-oykuleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Mar 2019 12:11:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[kent öyküleri]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[Yeldeğirmeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=35870</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarihi doku ve belleği ile Kadıköy’ün en önemli yerlerinden biri olan Yeldeğirmeni’nde üretim yapan sanatçıların eserleri, “Yeldeğirmeni’nden Kent Öyküleri II” adlı sergi ile Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi(CKM) Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşacak.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/01/yeldegirmeninde-kent-oykuleri/">Yeldeğirmeni&#8217;nde Kent Öyküleri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl ikinci kez düzenlenen sergide, Yeldeğirmeni’nde atölyesi olan ve üreten, farklı disiplinlere sahip 14 sanatçının eserleri CKM Sanat Galerisi’nde, 7 Mart – 3 Nisan tarihleri arasında sergilenecek. CKM Sanat Galerisi’nden Ayşe Eren Dündar ve Semra Tosun’un organizasyonunu yaptığı sergide farklı disiplinlerden gelen 14 sanatçının resim, heykel, seramik, fotoğraf olmak üzere yaklaşık 50’den fazla eseri beğeniye sunulacak. Sergide Bilal Hakan Karakaya, Gözde Can Köroğlu, Şener Yılmaz Aslan, Tarık Ceddi, Günay Demir, Onur Kaçmaz, Ebru Zarakolu, Kaan Fıçıcı, Yiğit Altıparmakoğulları, Gül Yıldız, Levent Aygül, Ahu Akgün, Dilara Bozdağ, Zuhal Aktan’ın eserleri yer alacak.</p>
<figure id="attachment_35872" aria-describedby="caption-attachment-35872" style="width: 330px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-35872" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/1551354639_ENER_YILMAZ_ASLAN__Yan__lsamal___S__yle__iler_3__Fine_Art_Bask____Forex_S__vama__70x100_cm__2013-640x960.jpg" alt="" width="330" height="495" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/1551354639_ENER_YILMAZ_ASLAN__Yan__lsamal___S__yle__iler_3__Fine_Art_Bask____Forex_S__vama__70x100_cm__2013-640x960.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/1551354639_ENER_YILMAZ_ASLAN__Yan__lsamal___S__yle__iler_3__Fine_Art_Bask____Forex_S__vama__70x100_cm__2013-1024x1536.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/1551354639_ENER_YILMAZ_ASLAN__Yan__lsamal___S__yle__iler_3__Fine_Art_Bask____Forex_S__vama__70x100_cm__2013.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 330px) 100vw, 330px" /><figcaption id="caption-attachment-35872" class="wp-caption-text">Ener Yılmaz Aslan &#8211; &#8220;Yanılsamalı Söyleşiler 3&#8221;</figcaption></figure>
<p>Yer : CKM Sanat Galerisi</p>
<p>Tarih: 07 MART &#8211; 03 NİSAN 2019</p>
<p>Açılış: 18:00- 20:00</p>
<p>Adres: CKM Sanat Galerisi, Haldun Taner Sk. No: 11, Caddebostan- İstanbul</p>
<p><strong>Kapak görseli: Dilara Bozdağ &#8211; &#8220;5 Eylül&#8221;</strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/01/yeldegirmeninde-kent-oykuleri/">Yeldeğirmeni&#8217;nde Kent Öyküleri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rıdvan Kuday: A4 Atölye Açık Sanat Alanı, Herkes Gelip Üretebilir</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/25/ridvan-kuday-a4-atolye-acik-sanat-alani-herkes-gelip-uretebilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Jan 2019 09:04:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[A4 atölye]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Tilki]]></category>
		<category><![CDATA[Berna Tilki]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[güncel sanat]]></category>
		<category><![CDATA[heykel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[Rıdvan Kuday]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[Ümmihan Bulut]]></category>
		<category><![CDATA[video-art]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34593</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öğretmen Rıdvan Kuday, açtıkları sanat galerisinin en önemli amacını şu sözlerle açıklıyor: "gençlerin hareketli sanat hayatından kopmamasını, memleketlerinde de sanatsal faaliyetlerine devam etmelerini ve performanslarını sergileyebilmelerini istedik. Öncesinde uzunca bir fizibilite çalışması yaptık. Böyle bir mekâna olan ihtiyacı fark ettik. İsmini de ‘A4 Atölye’ koyduk. A4 açık sanat alanı demek zaten. Yeni bir sayfa yeni bir isim olarak başlamak istedik. Herkes gelip üretebilir, isterlerse ürettikleri çalışmalarını sergileyebilir."</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/25/ridvan-kuday-a4-atolye-acik-sanat-alani-herkes-gelip-uretebilir/">Rıdvan Kuday: A4 Atölye Açık Sanat Alanı, Herkes Gelip Üretebilir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır Güzel Sanatlar Lisesi öğretmenlerinden Aziz Tilki ve Rıdvan Kuday, genç sanatçıları desteklemek, sanatsal çalışmalarda bulunabilecekleri mekan sunabilmek amacıyla kurdukları A4 Atölye ile kente yeni bir sinerji kazandırmak istiyorlar.</p>
<p>Özellikle genç sanatçıların görünürlüğü için iyi bir açık alan olduğunu savundukları A4 Atölye&#8217;yi herhangi bir yerden fon almadan tüm giderlerini kendileri finanse eserek ayakta tuttuklarını söyleyen Rıdvan Kuday ile halihazırdaki çalışmalarını ve hedeflerini konuştuk.</p>
<p><strong>Diyarbakır’da Sanatçıların Yeni Mekânı: A4 Atölye</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34596" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/Ümmihan-Bulut-640x1138.jpg" alt="" width="640" height="1138" /></p>
<p><strong>Hayırlı olsun temennileriyle A4 Atölye&#8217;nin kuruluş serüvenini ve amacını öğrenebilir miyiz?</strong></p>
<p>Biz Güzel Sanatlar Lisesi’nde çalışan iki öğretmeniz. Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinde okuyan mezunlarımızın bir kısmı Avrupa’da ve özellikle İstanbul’da isimleri duyulan başarılı sanatçılar oluyorken diğer kısmı da Diyarbakır’a geri dönmeyi tercih ediyor. Bu gençlerin hareketli sanat hayatından kopmamasını, memleketlerinde de sanatsal faaliyetlerine devam etmelerini ve performanslarını sergileyebilmelerini istedik. Öncesinde uzunca bir fizibilite çalışması yaptık. Böyle bir mekâna olan ihtiyacı fark ettik. İsmini de ‘A4 Atölye’ koyduk. A4 açık sanat alanı demek zaten. Yeni bir sayfa yeni bir isim olarak başlamak istedik. Herkes gelip üretebilir, isterlerse ürettikleri çalışmalarını sergileyebilir.</p>
<p><strong>A4 atölye açıldığı günden bu yana hangi çalışmalara imza attı?</strong></p>
<p>Açılışımızı Berna Tilki’nin seçkisiyle yaptık. Berna Tilki aynı zamanda yürütücü ortağım Aziz Tilki’nin eşiydi. Kendisini iki yıl önce kaybettik. Atölyemizi ona atfettik. Kadın bir sanatçı ile açılışımızı yapmak istememizin bir sebebi de yıllardır süregelen ataerkilliği kırmak ve kadın sanatçıların çalışmalarını pozitif ayrımcılık ilkesiyle ön plana çıkarmaktır. Çünkü bölgedeki erkek sanatçıların sayısının ve görünürlüğünün kadın sanatçılardan daha çok olduğunu gözlemledik. Bu da bizimi için bir motivasyon oldu. Berna Tilki seçkisinden sonra Toplum Gönüllüleri Vakfı’nın bir çalışmasına ev sahipliği yaptık. O çalışma da mülteciler ve Türkiyeli gençlerin ortak fotoğraf çalışmasıydı. Böyle toplumsal bir meselenin bir parçası olduğumuz içinde mutlu olduk. Sonraki süreçte bir çağrıya çıktık ve sanatçılardan yaptıkları çalışmaları göndermelerini istedik. Birçok dosya geldi ve ilk olarak Ümmihan Bulut’un eserlerini sergiledik. Ben açıkçası bu sergiyi çok önemli buluyorum.</p>
<p><strong>Neden?</strong></p>
<p>Açıkçası dosyasını elimize alır almaz bizi cezbetti. Hem gravür çalışması çok yapılan bir alan değildi hem de Ümmihan Bulut’un çalışmaları bizim için orijinaldi. Ümmihan’ın Diyarbakırlı bir kadın olması, temasının sertliği ve resimlerini az kullanılan bir yöntemle yapmasından dolayı onu tercih ettik. Şöyle ki gövde üzerinde beden kullanmasını ve şiddet meselesini işlemesini kendine has bulduk. Ümmihan Ankara’da ailesiyle beraber altı yıldır kasap dükkanında çalışıyor. Eti kesiyor, biçiyor, satıyor. Bu kadavraları sonra resme döküyor. Kendi kişisel süreçleri de bizi onun çalışmalarına ev sahipliği yapmaya yöneltti. Gördüğümüz ilgiden de aslında ne kadar doğru bir tercih yaptığımızı anladık. Ayrıca Ümmihan Bulut güzel sanatlar öğrencilerine gravür atölyesi düzenledi. Tekniği Diyarbakır’da kullanılan bir teknik değil. Çocuklar ilk kez Goya döneminden kalan bir tekniği deneyimlediler.</p>
<p><strong>‘Kim Ne Yapıyorsa Sanat İçin Bu İyi Bir Şeydir!’</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34597" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/Ümmihan-Bulut-sergisinden-640x954.jpg" alt="" width="640" height="954" /></p>
<p><strong>Diyarbakır’da bir fizibilite çalışmasından sonra sanatsal üretim için bir alana/mekâna yönelik ihtiyacın olduğunu söylediniz. Bu çalışma süresince neleri gözlemlediniz? Diyarbakır’daki sanat hareketliliğini nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>
<p>Diyarbakır’da geçen sene küratöryel çalışmalar ve ‘Loading’ ile güncel sanat söyleşileri gerçekleştirildi. Bu söyleşilerde yurt içinden ve yurtdışından sanatçılar bir araya geldi ve üreten sanatçıların arşivlerini yapıldı. Diyarbakır bu yıl da çok hareketli inanılmaz iyi işlere olanak sağlıyor. Mardin Bienali’nin olması aslında bu hareketliliği de arttıran bir faktördü. Bölgeye ulusal ve uluslararası alanlarda çalışma yürüten sanatçıların gelmesi iyi bir etkileşime olanak sağladı. Yani koleksiyonerler, sanatçılar ve sanatseverler bir araya gelme, buluşma imkânı buldu. Bianeller bir açıdan da şehrin görünürlüğünü arttırıyor. Bundan dolayı aslında bu bianel şehrin turizmine de olumlu şekilde etki etmiştir diyebiliriz.  Bianelin yan etkinliği niteliğinde bir çalışmayı Loading yaptı. Ama güncel sanatın Diyarbakır’daki tarihsel sürecine baktığımızda DSM’yi söylemezsek olmaz. 2000’lerden beri sanat alanında bir birikim varsa bunda DSM’nin etkisi büyüktür. Bunun dışında Wephotos ise 2011 yılında fotoğraf ajansı olarak kuruldu. 2018 yılında da bölgedeki çağdaş sanat dinamiklerinin etkisi ile bir inisiyatife dönüştü. Kültür için alan diye bir grup vardı bu grubun üreten insanlara çok etkisi oldu. Karşılaştırmalı edebiyat günleri, Şehrebak Projesi gibi etkinliklerle şehir nefes aldı. Bu gibi çalışmalar insanın yaşama motivasyonunu ve estetik algılarını arttırıyor o yüzden ‘’kim ne yaparsa sanat alanında iyi bir şey bu’’ diyoruz.</p>
<p><strong>A4 Atölye hangi çalışmaları ve kimleri destekleyecek? Açık alanın kullanımı için belirlediğiniz kriterler nelerdir?</strong></p>
<p>Desteklediğimiz alan sadece resim alanı değil video-art, fotoğraf, heykel gibi güncel sanat alanlarını da destekliyoruz. Özellikle genç sanatçıların performanslarını/üretilerini sergilemeleri konusunda teşvik edici olmak istiyoruz. Sergi yapmayı düşünürlerse malzeme desteği sağlıyoruz ve mekanımızı kendilerine bir üretim alanı olarak kullanmalarını istiyoruz. Birbirlerinden bihaber olan ama aynı zamanda birbirlerinden öğrenecekleri çok şey olan genç sanatçılar var. Aslında bir nevi birbirlerini görüp duymaları için aracı da olmak istiyoruz. Ne kadar düşünülürse ne kadar üretilirse ne kadar konuşulursa o kadar iyi işler çıkar. Biz de bir havuz oluşturmak ve sanatçılar gelsinler birbirlerini tanısınlar birbirlerine yeni bir bakış açısı kazandırmalarını istiyoruz. A4 Atölye onların özgür alanı olsun, sanat yolculuklarına biz de tanıklık edelim diyoruz. Bunlar bizim temennilerimiz. Bu temennilerle beraber bize başvuranların dosyalarını inceliyoruz, bakıyoruz. Uygun gördüklerimizi belirli bir programa göre sıralıyoruz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34595" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/Ümmihan-Bulut-sergisinden2-640x773.jpg" alt="" width="640" height="773" /></p>
<p><strong>A4 atölye olarak hep genç sanatçılara destek vermek istediğinizden bahsettiniz…</strong></p>
<p>Seçerken aslında sanatçıları umutsuzluktan kurtaracak, görünürlüklerini arttıracak bir alan yaratmak istedik. Küresel krizlerin yaşandığı bu zamanda sanatçı olarak ayakta kalmak zaten yeterince zor. Bir dayanışma sinerjisi de olsun istedik açıkçası.</p>
<p><strong>Geleceğe dair hedefleriniz neler? Sanatseverler sizden ileri zamanlarda neler görecek?</strong></p>
<p>Biz bu topraklarda doğan, bu topraklardan beslenen tüm sanatçıları atölyemizde ağırlamak isteriz. İlk hedefimiz kendi sanatçılarımızı kendi halkımızla buluşturmak. Sonra uluslararası bir çalışma yürüterek oradaki sanatçıları buraya getirmek ve bölgedeki sanatçıları da yurtdışıyla buluşturmak. Diyarbakır’ı sanatın merkezi haline getirmek en büyük hedefimiz. A4 atölye Diyarbakır’a yeni bir soluk kazandıracaktır. Söylediğimiz sözü yine tekrar etmek isterim ki: ‘Kim ne yapıyorsa sanat için bu iyi bir şeydir! ’</p>
<p>Görseller:  Ümmihan Bulut Sergisinden</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/25/ridvan-kuday-a4-atolye-acik-sanat-alani-herkes-gelip-uretebilir/">Rıdvan Kuday: A4 Atölye Açık Sanat Alanı, Herkes Gelip Üretebilir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cadılarla Dans Etmek İsteyenlere Özel Sergi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/18/cadilarla-dans-etmek-isteyenlere-ozel-sergi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Jan 2019 12:37:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[British Council]]></category>
		<category><![CDATA[British Council Koleksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[cadı]]></category>
		<category><![CDATA[Cadılarla Dans Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[dijital platform]]></category>
		<category><![CDATA[Duvarları Olmayan Müze]]></category>
		<category><![CDATA[herkes için sanat]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34340</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın teması üzerinden sanatta cadı kavramına odaklanan etkinlik, herkes için sanat söylemiyle ziyaretçileri dijital sergi deneyimine davet ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/18/cadilarla-dans-etmek-isteyenlere-ozel-sergi/">Cadılarla Dans Etmek İsteyenlere Özel Sergi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>British Council, üç yıldır farklı temalarla hayata geçirdiği ‘Duvarları Olmayan Müze’ dijital sanat platformunun üçüncü sergisi ‘Cadılarla Dans Etmek’i, 16 Ocak itibariyle sanatseverlerle buluşturdu. ‘Kadın’ teması üzerinden yola çıkarak geliştirilen ve küratörlüğünü Mine Kaplangı’nın üstlendiği ‘Cadılarla Dans Etmek’ sergisi, British Council sanat koleksiyonundan birçok yabancı sanatçı ile birlikte, bu sene ilk defa Türkiye’den sanatçıların resim, baskı, video ve fotoğraf gibi eserlerini bir arada sunuyor.</p>
<p>Türkiye’de British Council tarafından ilk defa hayata geçirilen bu dijital sergi deneyimi, ‘Herkes için sanat’ ilkesinden yola çıkarak sanatın bir lüks olmadığını ve herkesin rahatlıkla ulaşması gerektiğini prensip ediniyor. ‘Cadılarla Dans Etmek’ sergisine, <strong><a href="https://exhibitions.britishcouncil.org.tr/dancingwithwitches/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://exhibitions.britishcouncil.org.tr/dancingwithwitches/&amp;source=gmail&amp;ust=1547809810188000&amp;usg=AFQjCNE-iHvqT1pRz8OjmeLM8plKX0ljLw">https://exhibitions.<wbr />britishcouncil.org.tr/<wbr />dancingw&#8230;</a></strong> web sitesinden ulaşılabiliyor.</p>
<p><strong>Cadıların dünyasına sanatsal bir bakış…</strong></p>
<p>Bir cadı/kadın olmanın güç sembolü olarak değerlendirilmesine odaklanan ‘Cadılarla Dans Etmek’, özellikle İngiliz edebiyatının kadınların hak ve eşitlik arayışlarına öncülük eden eserlerinden ilham alıyor. Sergi, British Council Koleksiyonu’ndan seçilen Batı sanat tarihi yazımında kadınların gizli rollerinin ve gizlenmiş, üstü örtülmüş izlerinin altını çizen eserlerle, Türkiye’den öne çıkan güncel sanatçıların işlerinin de bir arada yer aldığı bir yolculuğa davet ediyor.</p>
<p>British Council’ın ödüllü ‘Duvarları Olmayan Müze’ dijital platformunun üçüncü sergisi olan ‘Cadılarla Dans Etmek’, British Council Koleksiyonu’nun farklı dönemlerinden seçili 20’den fazla eserin yanı sıra bu sene ilk defa koleksiyon dışından sanatçıların da eserlerini seçkiye dahil ederek kıtalararası bir diyalog oluşturmayı hedefliyor. Türkiye’den Fatma Bucak, Canan, Nilbar Güreş, Gözde İlkin, İstanbul Queer Art Collective, Erinç Seymen ve Pınar Yolaçan ile beraber British Council Koleksiyonu’nundan Anya Gallaccio, Paula Rego, Roger Eckling, Alan Davie, David Nash, Madame Yvonde ve Grayson Perry gibi birçok sanatçının eserleri de sergide yer alıyor. Sergiye ayrıca British Council sanat koleksiyonunun dışında, İngiltere’nin en önemli yazar ve sanatçılarından biri olan William Blake’in 1795 tarihli Enitharmon’un Mutluluk Gecesi (eski ismiyle ‘Büyü Tanrıçası’) eseri de eşlik ediyor.</p>
<p><strong>Dört odaya yayılan dijital bir sergi deneyimi </strong></p>
<p>Tarih boyunca farklı şekillerde tanımlanmış olan cadılığın ve ‘cadı’nın, sadece Batı tarihinde değil, neredeyse tüm mitolojilerde ve kültürlerde bıraktığı benzer izleri bulmak mümkün. Bir figür olarak cadı, çoğu zaman ya büyülerin nasıl yapılması gerektiğini bilen ve uygulayan veya erkek tahakkümüne direnen bağımsız bir kadın otoritesinin sembolü olarak tanımlanıyor. Bu nedenle de edebiyatta, sanatta ve özellikle hikâye anlatıcılığında bu sembol, kadınlar için bir güç temsili olarak karşımıza çıkıyor. ‘Kadın’ teması üzerinden yola çıkarak geliştirilen sergide, dört farklı odada cadılara ve cadılığa dair farklı bakış açıları sunuluyor. ‘Mitler ve Hikayeler’, ‘Ritüeller ve Semboller’, ‘Aşinalar ve Doğa’ ve ‘Portreler’ altında farklı temalardaki odalar, temsillerin, sembollerin, süre gelen ritüellerin, doğanın gücünün, barındırdığı çeşitliliğinin ve büyülerin izinde resim, baskı, video ve fotoğraf gibi birçok eseri kapsıyor.</p>
<p><strong>Erişilebilirlik ön planda</strong></p>
<p>Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye’de 4.8 milyona yakın bireyin bir engeli bulunuyor. Bu rakam dünya nüfusunun yüzde 15’ini oluşturuyor. British Council sanat koleksiyonundan ve Türkiye’den eserleri bir araya getiren ‘Cadılarla Dans Etmek’, engelli izleyicileri de kapsayarak ve sanatı dijital ortama taşıyarak tüm internet kullanıcılarının rahatlıkla erişebileceği yeni bir sergi deneyimi yaşatmayı hedefliyor. Erişilebilirliğin ön planda tutulduğu bu dijital sergi, dünya genelinde internet bağlantısı olan tüm masaüstü ve mobil cihazlardan ulaşılabilecek şekilde ve engelli bireylerin de rahatlıkla deneyimleyecekleri şekilde tasarlandı. ‘Duvarları Olmayan Müze’ ziyaretçilere, sesli betimleme, okuma kolaylığı ve Türkçe ve uluslararası işaret dili gibi kolaylıklar sunarak sergiyi serbestçe dolaşma ve keşfetme özgürlüğü tanıyor. Ziyaretçiler, bu sanal sergi alanında eserler ve sanatçılar hakkında ayrıntılı yazılı, görsel ve işitsel bilgi alabiliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/18/cadilarla-dans-etmek-isteyenlere-ozel-sergi/">Cadılarla Dans Etmek İsteyenlere Özel Sergi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu’ndan ‘Diseksiyon’ Sergisi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/27/bagimsiz-hayvan-haklari-toplulugundan-diseksiyon-sergisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Jun 2018 10:37:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsız hayvan hakları topluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[diseksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=28219</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm hayvanların yaşam hakkını savunan İstanbul merkezli bağımsız bir vegan aktivist grup olan Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu, Hayvan Özgürlüğü Etkinlikleri Dizisi’ni hayata geçiriyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/27/bagimsiz-hayvan-haklari-toplulugundan-diseksiyon-sergisi/">Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu’ndan ‘Diseksiyon’ Sergisi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu dizinin amacı, vegan yaşam ve hayvan özgürlüğünü çalışmalarında konu alan, insanların hayvanlarla ilişkilerini yeniden değerlendirmesini hedefleyen sanatçılara destek olmak ve sanatın farklı bir boyutta algılanmasını sağlamak.</p>
<p>Bu kapsamda ilk etkinlik, <strong>Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü öğrencisi Ahmet Refik Bıçkıcı</strong>’nın “Diseksiyon” başlıklı sergisi olacak.</p>
<p>Hayvanlar içinde en çok ötekileştirilen balıkları konu alan sergi, izleyiciyi balıkla insan ilişkisini sorgulamaya yöneltmeyi hedefliyor.</p>
<p>Açılış kokteyli 1 Temmuz 2018 Pazar günü 17:00’da Moda Galeri Pasaj’da.</p>
<p>Adres: Bahariye Cad. Şair Latifi Sok. No: 2/A Moda</p>
<p><a href="https://www.facebook.com/events/597912370608630/" target="_blank" rel="noopener">Etkinlik detayına ulaşmak için tıklayın</a></p>
<p>Kaynak: <a href="https://yesilgazete.org/blog/2018/06/27/bagimsiz-hayvan-haklari-toplulugundan-diseksiyon-sergisi/" target="_blank" rel="noopener">Yeşil Gazete</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/27/bagimsiz-hayvan-haklari-toplulugundan-diseksiyon-sergisi/">Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu’ndan ‘Diseksiyon’ Sergisi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
