<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Özgür Gürbüz arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/ozgur-gurbuz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ozgur-gurbuz/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 17 Jun 2021 13:11:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Özgür Gürbüz arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ozgur-gurbuz/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İklim Kriziyle Mücadelede Sivil Toplum (1)  Sivil Toplum Krizin Neresinde? </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/17/turkiyede-iklim-kriziyle-mucadelede-sivil-toplum-1-iklim-krizi-sivil-toplum-krizin-neresinde/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/17/turkiyede-iklim-kriziyle-mucadelede-sivil-toplum-1-iklim-krizi-sivil-toplum-krizin-neresinde/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2021 12:45:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[iklim politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[Önder Algedik]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Gürbüz]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’de İklim Kriziyle Mücadelede Sivil Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Ümit Şahin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=71617</guid>

					<description><![CDATA[<p>İklim değişikliği şüphesiz sadece çevre örgütlerinin değil tüm toplum kesimlerinin sorunu. Türkiye’de iklim politikalarında sivil toplumun etkisini konuştuğumuz Önder Algedik, Özgür Gürbüz ve Ümit Şahin, siyasi sistemin sivil toplumun etkili olmasına imkân vermediğini söylüyor ve iklim mücadelesinin anaakımlaştırılması gereğine işaret ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/17/turkiyede-iklim-kriziyle-mucadelede-sivil-toplum-1-iklim-krizi-sivil-toplum-krizin-neresinde/">İklim Kriziyle Mücadelede Sivil Toplum (1) &lt;br&gt; Sivil Toplum Krizin Neresinde? </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye</span><b>, </b><span style="font-weight: 400;">Paris Anlaşması’nı onaylamayan altı ülkeden biri. Azalan yağışlarla birlikte </span><a href="https://twitter.com/tarimyazari/status/1403469554462961675?s=03" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">artan kuraklık</span></a><span style="font-weight: 400;"> ve Marmara Denizi’nde müsilaj sorunu, iklim krizinin etkilerini gündeme taşıyan öncelikli başlıklar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İklim değişikliği, Türkiye’de toplumsal düzeyde farkındalığın yüksek olduğu bir başlık. KONDA ve İklim Haber tarafından geçen yıl yapılan </span><a href="https://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2020/11/konda-arastirma-rapor-2020s.pdf" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">araştırma</span></a> <span style="font-weight: 400;">Türkiye’de toplumun yarısının iklim krizini virüsten daha büyük bir tehdit olarak gördüğünü,</span><b> </b><span style="font-weight: 400;">her 10 kişiden 7’sinin iklim değişikliği nedeniyle endişeli olduğunu, toplumun %75’inin yeşil alanların korunması gerektiğini düşündüğünü gösteriyor. </span></p>
<p><a href="https://www.iklimhaber.org/turkiyede-iklim-politikasi-alani-cok-satani-yok/" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Barış Doğru’ya</span></a><span style="font-weight: 400;"> göre, araştırma büyük bir siyasi kutuplaşma yaşayan Türkiye’de, iklim ve çevre konusunda geniş bir fikir birliği olduğunu gösteriyor. </span><span style="font-weight: 400;">Bu ay yayınlanan Türkiye Raporu’nda </span><a href="https://twitter.com/CanSelcuki/status/1402303108420603909" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Can Selçuki</span></a><span style="font-weight: 400;"> bu tespitlere benzer şekilde, toplumda yüksek talep gören çevre konularının siyasi karşılık bulmadığına ve siyasi aktörlerin çevre konularını ana kampanya unsuru yapmadığına dikkat çekiyor.</span></p>
<h5><b><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/konda-iklim-degisikligi-konusunda-endise.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-71620 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/konda-iklim-degisikligi-konusunda-endise-640x311.jpg" alt="İklim Krizi Sivil Toplum Krizin Neresinde (1)" width="640" height="311" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/konda-iklim-degisikligi-konusunda-endise-640x311.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/konda-iklim-degisikligi-konusunda-endise.jpg 663w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></b></h5>
<h5><b>Sistem, </b><b>Sivil Toplumun Etkili Olmasına İzin Vermiyor </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">İşte bu tabloda, Türkiye’de iklim değişikliğiyle mücadelede sivil toplumun etkisini ele alacağımız ilk yazıda,</span><span style="font-weight: 400;"> Gazete Duvar yazarı Önder Algedik, Ekosfer Derneği’nden Özgür Gürbüz ve İstanbul Politikalar Merkezi’nden Ümit Şahin’e </span><span style="font-weight: 400;">iklim krizine dair toplumdaki yüksek farkındalık düzeyinin sivil alana nasıl yansıdığını sorduk. </span><b> </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ümit Şahin, Türkiye’de çevre örgütlerinin, özellikle de uluslararası bağlantıları olan STK’ların, farkındalığının gayet iyi olduğunu ancak diğer STK’ların iklim krizinin diğer konularla ilgisinin yeterince farkında olmadıklarını düşünüyor. Şahin, sivil toplumun genel olarak iklim konusunu çevrecilerin işi olarak gördüğünü; Anadolu&#8217;daki yerel çevre hareketlerinin de yerel sorunlarla uğraştıkları için, istisnalar hariç, iklim krizini nadiren gündemlerine aldıklarını belirtiyor. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum, iklim konusunu çevrecilerin işi olarak görüyor.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">İklim krizinin eskisine oranla çok daha fazla STK’nın ilgi alanında olduğunu söyleyen Özgür Gürbüz, “Farkındalık dönemini geçtik, seragazı azaltımı ve uyum dönemindeyiz,” diyor. Şahin gibi, Gürbüz de Türkiye’de iklim krizinin ağırlıklı olarak çevre STK’ları tarafından çalışıldığını düşünüyor. Önder Algedik ise, pek çok araştırmanın gösterdiği gibi, toplumun iklim krizinin önemini bildiğini düşünüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Üç uzman da toplumdaki yüksek olan farkındalığın sivil alanda da aksiyona dönüşemediği kanaatine sahip. Farkındalığın karar süreçlerine yansıması gerektiğini düşünen uzmanlardan Gürbüz, iklim krizini yavaşlatmak veya durdurmak için, STK’ların sorumluları açıkça işaret etmesi ve eyleme geçme bilinci ile hareket etmesini hayati buluyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/turkiye-raporu-iklim.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-71621 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/turkiye-raporu-iklim-640x383.jpg" alt="İklim Krizi Sivil Toplum Krizin Neresinde " width="640" height="383" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/turkiye-raporu-iklim-640x383.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/turkiye-raporu-iklim.jpg 680w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Farkındalığı aksiyona dökmenin ve somut meseleleri konuşmanın zamanının geldiği tespitini paylaşan Algedik, buna ek olarak her aşırı hava olayını iklim değişikliğine bağlamak yerine, iklimi değiştiren politikaların felaketlere neden olduğunun görülmesinin gerektiğini söylüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de genel olarak siyasilerin iklim konusuna gerekli ilgiliyi göstermediği ve hükümetin sivil toplumu karar süreçlerine dahil etmediği tespitlerine Kanal İstanbul projesi örnek gösterilir. </span><b>Hatırlanacağı gibi, hem sivil toplum hem kamuoyundan yükselen itirazlara rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan “</b><a href="https://tr.euronews.com/2021/04/07/erdogan-emekli-generallerin-merkezinde-chp-nin-kendisi-vard-r" target="_blank" rel="noopener"><b>İsteseniz de istemeseniz de Kanal İstanbul&#8217;u yapacağız</b></a><b>” demişti. Nitekim, Kanal İstanbul için ilk kazmanın 26 Haziran 2021’de vurulacağı </b><a href="https://www.yenisafak.com/ekonomi/kanal-istanbula-ilk-kazma-26-haziranda-vurulacak-3637419" target="_blank" rel="noopener"><b>açıklandı.</b></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu güncel örnekten hareketle, sivil toplumun iklim alanında yürüttüğü faaliyetleri ve bunların iklim politikaları üzerindeki etkisini değerlendiren üç uzman, bu alanda STK’ların etkisinin düşük olmasının nedenlerini sıralıyor.  </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">STK’ların iklimle ilgili faaliyetleri, savunuculuk ve farkındalık gibi alanlara sıkıştı.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">STK’ların iklimle ilgili faaliyetlerinin savunuculuk ve farkındalık gibi alanlara sıkıştığını söyleyen Özgür Gürbüz’e göre, </span><b>sivil toplum iklim politikaların şekillenmesinde sınırlı bir etkiye sahip.  </b><span style="font-weight: 400;">Ümit Şahin, bu sınırlı etkiyi yaratan çevre STK&#8217;ları ile iklim hareketinin de belirli konulara odaklandığını kaydediyor:</span> <span style="font-weight: 400;">İklim alanında çalışan STK’lar, uluslararası anlaşmalara katılma ve iklim politikalarında aktif olma gibi konularda girişken. Çevreci STK’lar ise iklim krizinin uyum konularında faaliyetlerini yoğunlaştırıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Önder Algedik genel olarak Türkiye’de iklim konusunda STK’ların etkili olmadıklarını düşünüyor.  Buna karşın Algedik, toplumun bu alanda etkili olduğuna inanıyor. Algedik’e göre </span><b>sivil toplumun etkisizliğinin bir nedeni, hükümetin STK’ları muhatap almaması.</b><span style="font-weight: 400;"> Bir diğer nedeni de STK’ların sorunlardan çok fon bulmaya öncelik vermesi. Algedik, İstanbul’da yakında açılacak olan </span><a href="https://www.gazeteduvar.com.tr/avrupanin-en-buyuk-cop-yakma-tesisi-istanbulda-aciliyor-makale-1522444" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">çöp yakma fabrikasına</span></a><span style="font-weight: 400;"> STK’ların ilgisiz kalmasını, bu tespitlerine dayanak olarak gösteriyor. Toplumun iklim krizine ilgi ve etkisinin STK’lardan büyük olmasına ise Algedik Sinop </span><a href="https://bianet.org/biamag/toplum/162960-gerze-de-termik-santrali-nasil-yaptirmadik" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Gerze’de termik santralin yapımının engellenmesi</span></a><span style="font-weight: 400;">ni</span><span style="font-weight: 400;"> örnek olarak gösteriyor. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum, iklim krizinin sadece çevre örgütlerinin sorunu olmadığını anlatmakta zorlanıyor.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Algedik’ten farklı olarak Özgür Gürbüz, STK’ların iklim konusunda başarılı ve başarısız olduğu konular ayırımı yapıyor. İklim alanında bazı savunuculuk çalışmalarının etkili sonuçlar verdiğini belirten Gürbüz, iletişim alanında da medyanın eskisine göre daha iyi durumda olduğunu kaydediyor.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/konda-siyasi-parti-destekcileri-iklim-degisikli-insan-faaliyeti-sonucu.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-71622 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/konda-siyasi-parti-destekcileri-iklim-degisikli-insan-faaliyeti-sonucu-640x358.jpg" alt="İklim Krizi Sivil Toplum Krizin Neresinde " width="640" height="358" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/konda-siyasi-parti-destekcileri-iklim-degisikli-insan-faaliyeti-sonucu-640x358.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/konda-siyasi-parti-destekcileri-iklim-degisikli-insan-faaliyeti-sonucu.jpg 643w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Algedik gibi Gürbüz de sivil toplumun iklim politikalarını etkilemede yetersiz kalmasında siyasilerin kritik öneminden söz ediyor. Gürbüz’e göre, bu durum, </span><b>hem hükümetin karar sürecine katılıma imkân vermeyen tutumundan hem de sivil toplumun daha az mücadele vermesinden kaynaklanıyor.</b><span style="font-weight: 400;"> Bu iki faktöre ek olarak Gürbüz, sivil toplumun iklim krizinin sadece çevre örgütlerinin sorunu olmadığını anlatmakta zorlandığına da dikkat çekiyor.      </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Söz konusu tespitlere benzer şekilde Ümit Şahin, </span><b>Türkiye’de çevre örgütlerinin kapasitelerinin yüksek olmasına rağmen karar süreçlerine sivil toplumu dahil etmeyen sistem nedeniyle iklim politikaları üzerinde de etkili olamadıklarını </b><span style="font-weight: 400;">kaydediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ümit Şahin, iklim gibi hayati sorunlarla uğraşan ve radikal politikalar önermek zorunda olan STK’ların daha çok muhalefet etmek ve direnmek zorunda olduklarını not ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özgür Gürbüz, mevcut koşulların iklim alanında çalışmayan sivil aktörlerin dahil olacağı çözümleri hayata geçirmek için STK’lar arasında işbirliği ihtiyacına işaret ediyor. Gürbüz, bu ihtiyacı bazı örneklerle açıklıyor: iklim adaleti konusunda göçmenler, kadınlar, yoksullar gibi toplumun farklı kesimleriyle birlikte çalışan STK’ların deneyimlerine ve işbirliğine ihtiyaç duyulurken; örneğin kömür madeninde çalışan işçilere yenilenebilir enerji sektöründe iş yaratmak için sendikaların sürece dahil edilmesi gerekiyor.  </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/17/turkiyede-iklim-kriziyle-mucadelede-sivil-toplum-1-iklim-krizi-sivil-toplum-krizin-neresinde/">İklim Kriziyle Mücadelede Sivil Toplum (1) &lt;br&gt; Sivil Toplum Krizin Neresinde? </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/17/turkiyede-iklim-kriziyle-mucadelede-sivil-toplum-1-iklim-krizi-sivil-toplum-krizin-neresinde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yerel Yönetimlerin Pandemiyle Mücadelesi (2): İzmir’de Kriz Belediyeciliği</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/24/yerel-yonetimlerin-pandemiyle-mucadelesi-2-izmirde-kriz-belediyeciligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2020 07:29:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Gürbüz]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimlerin Pandemiyle Mücadelesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=52993</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin pandemi sürecinde hayata geçirdiği uygulamaları ele alıyoruz. İzmir Belediyesi’nin pandemi ile mücadeleye yaklaşımını ve dayanışmayı teşvik için attığı adımları İzmir Büyükşehir Belediyesi İletişim Koordinatörü Özgür Gürbüz ile konuştuk. Gürbüz, İzmir’de krizin ekonomik ve sosyal sonuçlarının ağır olacağı tahmininden yola çıkılarak özellikle dayanışmanın ön plana çıkarıldığını söylüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/24/yerel-yonetimlerin-pandemiyle-mucadelesi-2-izmirde-kriz-belediyeciligi/">Yerel Yönetimlerin Pandemiyle Mücadelesi (2):&lt;br&gt; İzmir’de Kriz Belediyeciliği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Salgının yarattığı sorunlara hızlı çözüm bulmak amacıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi 30 Mart’ta “</span><a href="https://www.izmir.bel.tr/tr/Haberler/-izmir-buyuksehir-kriz-belediyeciligine-gecti/41438/156"><span style="font-weight: 400;">kriz belediyeciliği</span></a><span style="font-weight: 400;">” adını verdiği yeni yönetim modelini hayata geçirdi ve yeni çalışma esaslarını düzenleyen bir yönerge hazırladı. Yönerge ile belediye birimlerine yeni sorumluluklar yükledi. Ayrıca içinde sivil toplum temsilcilerinin de olduğu Kriz Yönetim Üst Kurulu, Kriz Yönetim İcra Kurulu ve bu 2 ana kurulu destekleyen Bilim Kurulu’ndan oluşan üç yeni kurul oluşturuldu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul ve Ankara gibi büyükşehir belediyelerinden farklı olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi nakdi bağış için çağrıda bulunmadı. Bunun yerine, ayni yardımlar aracılığıyla hemşerileriyle dayanışmak isteyenler için çağrı yaparak yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını kolaylaştırma rolünü üstlenmeyi tercih etti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İzmir’de büyükşehir belediyesinin hayata geçirdiği özgün uygulamalardan diğeri Halkın Bakkalı; yurttaşlar buradan gıda paketi satın alarak ihtiyaç sahiplerine ve üreticilere destek olarak dayanışmaya katkı sunabiliyor. Bir diğer uygulama Maskematik; iki makine sayesinde günde 60 bin maskeyi çok düşük maliyetle üreten İzmir Büyükşehir Belediyesi, tıbbi maskeye ücretsiz erişimi kolaylaştırmak için metro istasyonlarına maskematik yerleştirmeye başladı. </span></p>
<p><b>Dayanışmanın Ön Planda Olduğu Uygulamalar </b></p>
<p><b>İzmir B.Belediyesi, COVID-19 ile mücadele kapsamında, bir strateji ve eylem planı hazırladı mı? Korona ile mücadele kapsamında yürüttüğünüz faaliyetleri, hangi birim koordine ediyor? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-52995 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/ozgur-gurbuz-640x356.jpg" alt="İzmir Büyükşehir Belediyesi İletişim Koordinatörü Özgür Gürbüz" width="345" height="192" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/ozgur-gurbuz-640x356.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/ozgur-gurbuz.jpg 720w" sizes="auto, (max-width: 345px) 100vw, 345px" />İzmir Büyükşehir Belediyesi Koronavirüs salgınının Türkiye’yi de etkilediğinin açıklanmasından itibaren bir dizi önlem aldı ve uygulamaya başladı. Kamuya açık alanların, belediyeye ait olsun ya da olmasın kamu binalarının dezenfeksiyonu yapıldı. Zabıta denetimlerinden toplu taşımada yeşil koltuk uygulamasına kadar belediyenin sorumluluğundaki her alanda kriz koşullarına uygun çalışmalar yürütüldü. Meslek Fabrikası’nda maske üretimi başladı. Bir “Bilim Kurulu” oluşturuldu ve onun önerileri doğrultusunda İzmir ve Büyükşehir Belediyesi’nde çalışanları ilgilendiren bir dizi yeni kural uygulanmaya başlandı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ardından Kriz belediyeciliğine geçildi. Bu kapsamda bir yönerge hazırlandı ve Türkiye’de örneği olmayan bir belediye mevzuatı hayata geçirildi. Kriz Yönetim Üst Kurulu ile Kriz İcra Kurulu’nun Bilim Kurulu ile desteklendiği model ile eylem planı belirlendi. Dayanışma özellikle ön plana çıkarıldı çünkü krizin ekonomik ve sosyal sonuçlarının ağır olacağı tahmin edildi.  </span></p>
<p><b>Merkezi idare sizin Korona mücadelede yerel yönetimlere nasıl destek veriyor? Büyükşehir Belediyesi olarak ilçe belediyeleri ile koordineli olarak hangi çalışmaları yürütüyorsunuz? Diğer kent belediyelerinin uygulamalarını takip ediyor musunuz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İzmir Büyükşehir Belediyesi, merkezi idareyle Pandemi Kurulu başta olmak üzere irtibat halinde. Önerilerimiz, yapabileceklerimiz diğer kamu kurumlarıyla paylaşılıyor. İlçe belediyelerimizin yetkilileriyle düzenli toplantılar yapılıyor. Kuralların tüm kente yayılmasında ve dayanışmanın büyütülmesinde bunun olmazsa olmaz bir koşul olduğunu düşünüyoruz. İlçe belediyelerden gelen isteklere de elimizden geldiğince yanıt vermeye çalışılıyor. İl dışındaki diğer belediyelerle iletişim sürüyor.</span></p>
<p><b>Sürecin uzaması durumunda, gelecek aylarda neler yapmayı planlıyorsunuz?   </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-52996 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/izmir-gonulluleri-640x426.jpg" alt="İzmir gönüllüleri" width="371" height="247" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/izmir-gonulluleri-640x426.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/izmir-gonulluleri.jpg 680w" sizes="auto, (max-width: 371px) 100vw, 371px" />Belediyemizin bütün imkânları bu salgının yol açtığı krizin aşılması için seferber edildi. Tasarruf tedbirleri alındı, acil olmayan yatırımlar durduruldu. Çalışanlar için esnek çalışma koşulları sağlandı. Sürecin uzaması durumunda bu dayanışmanın daha da kritik bir öneme sahip olacağını düşünüyoruz. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, salgının bir an önce sonlanması ve yayılmasının önlenmesi için İzmir’de iki haftalık bir sokağa çıkma yasağı uygulanmasını Pandemi Kurulu ile yaptığı toplantı sırasında önerdi; böyle bir kararın Koronavirüs salgınıyla mücadelede fayda sağlayacağını belirtti.</span></p>
<p><b>Nakdi Bağış Yerine Ayni Yardım Tercihi </b></p>
<p><b>Bağış yapmak isteyenler ile yardım almak isteyenleri nasıl bir araya getiriyorsunuz? </b><b>Sivil toplum kuruluşları ve gönüllü oluşumlar ile temas ve işbirliğiniz var mı? STK’lara bir çağrınız var mı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dayanışma için büyük bir yardım kampanyası başlatıldı. Belediyemiz nakdi bağış için bir çağrıda bulunmamıştı. Ayni yardımlar aracılığıyla hemşerileriyle dayanışmak isteyenler için çağrı merkezi ve sosyal yardımlarla ilgilenen tüm birimler harekete geçirildi. Bizleri arayanların, ulaşanların bağışları ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. İzmir Dayanışma Gönüllüleri gibi sivil toplum örgütleriyle beraber çalışmaya başlandı. </span></p>
<p><b>Hem size yardım etmek, hem sizden yardım için yurttaşlar hangi birime ulaşabilirler? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-52997 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/tunc-soyer-640x337.jpeg" alt="Tunç Soyer" width="368" height="194" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/tunc-soyer-640x337.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/tunc-soyer-1024x540.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/tunc-soyer.jpeg 1180w" sizes="auto, (max-width: 368px) 100vw, 368px" />Belediyemizin internet sitesi üzerinden yazılı, 444 40 35 numaralı çağrı merkezimizden ise sözlü başvuru alınıyor. </span><a href="https://www.bizizmir.com/"><span style="font-weight: 400;">Bizİzmir</span></a><span style="font-weight: 400;"> uygulamasından da her türlü yardım için yazılı başvuru yapılabiliyor. Hem destek hem de yardım talebi için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bu kanallardan ulaşabilirler. </span></p>
<p><b>İzmirlilere ve diğer kentlilere bir mesajınız var mı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bağışlar dışında, bu dayanışmanın bir parçası olmak isteyen gönüllülere de ihtiyaç var. Başkan Tunç Soyer’in de dediği gibi “bu zor günler geçecek, geriye dayanışma kalacak”. </span></p>
<p>Dosyanın tüm yazıları için <a href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/yerel-yonetimlerin-pandemiyle-mucadelesi/">buraya tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/24/yerel-yonetimlerin-pandemiyle-mucadelesi-2-izmirde-kriz-belediyeciligi/">Yerel Yönetimlerin Pandemiyle Mücadelesi (2):&lt;br&gt; İzmir’de Kriz Belediyeciliği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Sivil Toplumun Faydalı Olabilmesi İçin Özerk Olması Gerekir”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/25/sivil-toplumun-faydali-olabilmesi-icin-ozerk-olmasi-gerekir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurcan Çalışkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Apr 2019 12:49:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ERG]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSEV]]></category>
		<category><![CDATA[Arzu Erdem]]></category>
		<category><![CDATA[CIES]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Has Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Gürbüz]]></category>
		<category><![CDATA[Üstün Ergüder]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=37892</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Çalışmaları Araştırma Merkezi’nin (CIES), “İyi Yönetişimi Yakalamak: Sivil Toplum ve Gençliğin Güçlendirilmesi” başlığıyla düzenlediği panelde; sivil toplumun faydalı olabilmesi için devletten özerk olması gerektiğini belirten CIES Danışma Kurulu Başkanı Üstün Ergüder, “Sivil toplumun devletten özerk olması, devlete karşı olmak demek değildir. Bilakis devletten bir karşılık beklemeden topluma ve devlete daha iyi hizmet eder. Sivil toplumun özerkliği işini yapmasıdır” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/25/sivil-toplumun-faydali-olabilmesi-icin-ozerk-olmasi-gerekir/">“Sivil Toplumun Faydalı Olabilmesi İçin Özerk Olması Gerekir”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span class="s1">Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarını güçlendirmek ve bu kapsamda gençliğe yönelik çalışmalar yapmak hedefiyle kurulan, Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Çalışmaları Araştırma Merkezi’nin (CIES), Hollanda İstanbul Başkonsolosluğu Matra Programı tarafından desteklenen “İyi Yönetişimi Yakalamak: Sivil Toplum ve Gençliğin Güçlendirilmesi” projesi kapsamındaki son paneli gerçekleşti. Kadir Has Üniversitesi’nde düzenlenen panelde CIES Danışma Kurulu Başkanı Üstün Ergüder, Kadir Has Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Arzu Erdem ve gazeteci ve enerji analisti Özgür Gürbüz konuşmacı olarak yer aldı. Çeşitli STK’ların da katıldığı panelde, Türkiye’de sivil toplumun ihtiyaçları, üniversitelerin sivil toplumun gelişmesindeki rolü, gençlerin sivil topluma olan ilgisi ve sivil toplumda gönüllülük kavramı, sivil toplumun medyayla olan ilişkileri ve çözüm önerileri konuşuldu.</span></p>
<p class="p3"><span class="s1"><b>“Sivil Toplumun Özerkliği İşini Yapmasıdır”</b></span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-37905 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_2170-640x480.jpeg" alt="" width="360" height="270" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_2170-640x480.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_2170-1280x960.jpeg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_2170-1024x768.jpeg 1024w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" /></p>
<p class="p3"><span class="s1">‘İyi Yönetişimi Yakalamak: Sivil Toplum ve Gençliğin Güçlendirilmesi’ başlığıyla düzenlenen panelinde Türkiye’de sivil toplumun ihtiyaçları hakkında konuşan CIES Danışma Kurulu Başkanı ve Eğitim Reformu Girişimi (ERG) Yönetim Kurulu Başkanı Üstün Ergüder, “Sivil toplumun faydalı olabilmesi için devletten özerk olmalıdır. Özerk olması, devlete karşı olmak demek değildir. Bilakis devletten bir karşılık beklemeden topluma ve devlete daha iyi hizmet eder. Sivil toplumun özerkliği işini yapmasıdır. Araştırmalarını, bulgularını medeni ve demokratik bir diyalog çerçevesinde topluma ve devlete aktarabilmesidir. Örnek verirsem 1994’te Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV) kurulduğu zamanlarda devletle yakın ilişkiye giren vakıflar vardı. Bu vakıflar siyasi hayat değişince yok oldular. TÜSEV ise tamamen üyelerine hizmet veren, onların sahiplendiği şeffaf bir kurum olarak ve yalnız üyelerin sağladığı imkanlarla yaşayan bir kurum olarak tuğla üstüne tuğla koya koya bugüne kadar geldi. Devletin verdiği yardımlara kaynaklara ihtiyacı olmadan, işlerini de daha objektif ve daha özgürce düşünebilen bir vakıf oldu. Bir diğer örnek ise Sabancı Üniversitesi şapkası altında gözüktüğü halde Sabancı Üniversitesi’nden bir kuruş dahi almayan, sadece Karaköy’deki ofislerini kullanan Eğitim Reformu Girişimi. ERG destekçileri olan ondokuz STK’dan toplanan küçük paralarla çalışmalarını sürdürüyor. ERG’nin özerk olması topladığımız verilerin, geliştirdiğimiz analizlerin ülkeye ve Milli Eğitim Bakanlığı’na daha faydalı olacağını düşünüyoruz. STK’lar mali olarak devlete bağlı olursa, ne kadar özerk çalışabilir?” şeklinde konuştu.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>“Kadir Has Üniversitesi Yeni Bir Eğitim Felsefesi Geliştirdi” </b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Üniversitelerin sivil toplumun gelişmesindeki rolü ve gençlerin sivil topluma olan ilgisi hakkında konuşan Kadir Has Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Arzu Erdem, “Kadir Has Üniversitesi yeni bir eğitim felsefesi geliştirdi ve eğitim programlarını bu felsefe içerisinde değiştirme sürecindedir. Bu ders ile gençlere, sivil toplumun gelişmesinde önemli bir role sahip olduklarını, sorumluluk projelerine katılmayı ve gönüllülük esasına dayalı işler yapmanın önemini anlatılacak. Bu yeni eğitim felsefesi özellikle öğrencilerin kendileriyle ilgili farkındalıklarını geliştirmek sonrada üniversitelerin zihin açıcı yeni bir ortam olduğunu ve gönüllülüğün çok önemli bir kavram olduğunu anlatacağız. Lise eğitimini tamamlayan ve üniversiteyi kazanıp seçtikleri meslek alanları konusunda kararlılıklarının şüphede olduğu gençlerin kendi güçlerinin farkına varacacağı bir ortam yaratmayı hedefliyoruz. Yani aslında kararlı ama ne yapacağı konusunda fikir sahibi olmayan gruplarla da karşı karşıya kalıyoruz. Tüm bunların hepsini nasıl yapacağımızı da bir sene sonra program başladığında görmeye başlayacağız” dedi.</span></p>
<figure id="attachment_37904" aria-describedby="caption-attachment-37904" style="width: 254px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-37904" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/8-640x906.jpg" alt="" width="254" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/8-640x906.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/8-1280x1812.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/8-1024x1449.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/8-scaled.jpg 1809w" sizes="auto, (max-width: 254px) 100vw, 254px" /><figcaption id="caption-attachment-37904" class="wp-caption-text">Özgür Gürbüz / Gazeteci- Enerji Analisti</figcaption></figure>
<p><span class="s1"><b>“STK’lar Sabun Köpüğü Etkisi Yaratmamalı”</b></span></p>
<p class="p3"><span class="s1">Türkiye’de basın ve medya bir kriz, sorun ya da bir çatışma varsa haber yaptığını belirten gazeteci ve enerji analisti Özgür Gürbüz, “STK’ların medyaya toplumsal sorunların çözümünde önemli bir role sahip olduğunu, toplumsal sorunlara ayna tutması gerektiğini anlatması lazım. Bu aşamada medyayla ilgili çalışmalar yürütülmeli. Çünkü sadece toplumsal sorunu ve çatışmayı göstermek sorunu çözmeye yardımcı olmuyor. STK’lar medyayı toplumsal sorunun çözümü noktasında haberler yapmaya yönlendirilmesi gerekir. Medyaya cazip gelebilecek haber değeri taşıyan unsurları, veri haberciliği yapmaları noktasında yardımcı olabilecek unsurları medyaya ulaştırması lazım. STK’lar farkındalık oluştururken sadece bir sabun köpüğü ektisi yaratmamalı. Sorunun görünür kılınması, sorumluların harekete geçirilmesi için sorunların savunuculuğunu da yapmalı.Yasaları, mevzuatı değiştirmeye çalışan politikalar, modeller geliştirmeli. Böylelikle medya da gereken ilgiyi gösterecektir” dedi. </span></p>
<p class="p3"><span class="s1">Sivil toplumun medyada yer bulma noktasında eksiklikleri olduğuna da değinen Gürbüz, “Sivil toplumun tartıştığı soyut konular iyi anlatılamadığı için medyada yer bulmuyor. Bu konuda medyayı suçlayamayız. STK’lar ortaya koydukları konuları ve sorunları küçük anketlere, kamuoyu araştırmalarına ve rakamlara dökerek veri gazeteciliğine fırsat tanıyacak materyalleri medyaya sunarak medyanın işini kolaylaştırabilir. Ayrıca toplumsal bir sorunu keşfedip ortaya koymak medyanın ilgisini çekmez. Bu noktada “STK’lar toplumsal sorunları anlatırken medyanın ilgisini çekecek hale getirmelidir. Sivil toplum kuruluşları krize ve çatışmaya dönüşmemiş konuları medyada gündeme getirmek istiyorsa, kamuoyunun ciddi bir şekilde bu konuyla ilgilendiğini medyaya anlatmak gerekir. STK’lar bu konuda da iyi çalışmalı, kamuoyu oluşturmalı ve dikkat çekmeli böylece medya zaten konuya duyarsız kalmayacaktır” şeklinde konuştu. </span></p>
<p class="p3"><span class="s1"><b>“Gönüllülük Dava Uğruna Çalışmak Ve Zaman Yaratmaktır”</b></span></p>
<p class="p3"><span class="s1">Sivil toplumda gönüllülük kavramının iyi tanımlamadığına da değinen Gürbüz, “Sivil toplumda gönüllülük boş zamanlarınızda ve fazla zamanınız varsa bunu bir kuruluşa bağışlamak gibi algılanıyor. Gönüllülük bu demek değil. Gönüllülük inandığınız bir dava uğruna çalışmak ve bunun için zaman yaratmaktır. Var olan zamanı harcamak değil, toplumsal sorunlarla ilgilenmek için ayrıca zaman yaratmaktır. Bir STK’da çalışırken başka bir STK’da gönüllü olarak çalışmak çok değerlidir” şeklinde sözlerine devam etti. Sadece maddi destekle gönüllü olunamayacağının da altını çizen Gürbüz, “Zaman ayırıp sahada çalışmak bazen maddi destekten çok daha değerli olabiliyor. Bir STK için çalışmak, bilgiyi toplamak ve bu bilgiyi yaymak, insanlara anlatmak için bir çaba harcamak maddi desteklerden daha önemli oluyor. STK’lar üçüncü sektör ve gönüllülük kavramı çok önemli. Sadece parayla işlerin yapıldığı bir sektör değil. Kalple, ruhla şlerin yürüdüğü bir sektör. Bu yüzden gönüllülük kavramının çok iyi anlatılması ve anlaşılması lazım” dedi. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Panel Türkiye ve Avrupa’daki sivil toplum anlayışını değerlendiren “1 Sivil Toplum 10 Görüş” adlı kısa filmin ilk gösteriminin ardından sona erdi.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s1">İyi Yönetişimi Yakalamak Projesi: </span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">CIES tarafından 16 aydır yürütülen “İyi Yönetişimi Yakalamak: Sivil Toplum ve Gençliğin Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında 6 farklı eğitim modeli uygulandı. Proje İstanbul Hollanda Başkonsolosluğu’nun Matras Programı tarafından desteklendi. Geleceğimizi Hayal Etmek, STK Clinique, Özelleşmiş Eğitimler, Gençlik İnisiyatif Alıyor, İyi Yönetişim İletişimi ve Paydaş Platformları’ndan oluşan eğitim kombinasyonları ile sivil toplum ve gençlik konularında farkındalığı arttırmak, STK’ların kapasitelerini ve yönetişim becerilerini geliştirmek, sivil toplum ve gençlik tarafından etkin katılımı sağlamak ve iyi yönetişimi geliştirmek amacıyla eğitimler verildi. Proje toplamda 278 kurumdan 223’ü kadın 105’i erkek olmak üzere 329 kişiye dokundu. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/25/sivil-toplumun-faydali-olabilmesi-icin-ozerk-olmasi-gerekir/">“Sivil Toplumun Faydalı Olabilmesi İçin Özerk Olması Gerekir”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklim Değişikliği mi, İklim Krizi mi? Bu Mesele Bize Kutup Ayıları Kadar Uzak</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/22/iklim-degisikligi-mi-iklim-krizi-mi-bu-mesele-bize-kutup-ayilari-kadar-uzak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurcan Çalışkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Dec 2018 12:12:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Cansın Leylim]]></category>
		<category><![CDATA[COP24]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Değişikliği Konferansı]]></category>
		<category><![CDATA[IPCC]]></category>
		<category><![CDATA[Melis Alphan]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Gürbüz]]></category>
		<category><![CDATA[Paris Anlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[Semra Cerit]]></category>
		<category><![CDATA[Sibel Sezer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33560</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadir Has Üniversitesi’nde düzenlenen panelde, iklim değişikliği ve medyanın rolü hakkında konuşan gazeteci Melis Alphan, “İklim haberlerinin yanına bir kutup ayısı yerleştirmekten öteye geçmeyen bir habercilik algısı hakim. Sanki iklim krizi sadece buzullarda yaşanıyor ve bize kutup ayıları kadar uzakmış gibi veriliyor.” dedi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/22/iklim-degisikligi-mi-iklim-krizi-mi-bu-mesele-bize-kutup-ayilari-kadar-uzak/">İklim Değişikliği mi, İklim Krizi mi? Bu Mesele Bize Kutup Ayıları Kadar Uzak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-33567" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/ULAS5798-640x392.jpg" alt="" width="640" height="392" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/ULAS5798-640x392.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/ULAS5798-1024x627.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/ULAS5798.jpg 1096w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p class="p1"><span class="s1">Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi’ne (COP24) katılan sivil toplum ve medya temsilcileri, dün Kadir Has Üniversitesi’nde düzenlenen ’Uluslararası İklim Değişikliği Müzakerelerinde Sivil Toplum ve Medyanın Rolü’ başlıklı panelde bir araya geldi. Moderatörlüğünü Dr. Sibel Sezer’in yaptığı panelde, gazeteci Melis Alphan, Marmara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Semra Cerit Mazlum, Enerji Analisti Özgür Gürbüz ve Küresel Projeler Yöneticisi Cansın Leylim iklim değişikliği sorunuyla ilgili bilgi ve deneyimlerini aktardı. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">İklim değişikliğinin ciddi bir tehdit oluşturduğu günümüzde, uluslararası ölçekte riskleri azaltmak ve iklim krizini yavaşlatmak için atılması gereken adımların konuşulduğu panelde, Türkiye’nin müzakerelerde nasıl bir yol izlediği, başta bilim insanları ve akademisyenler olmak üzere, Türkiye’den toplantılara katılan sivil toplum kuruluşları ve medyanın<span class="Apple-converted-space">  </span>nasıl bir katkı sağladığı konuları üzerinde duruldu.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_33564" aria-describedby="caption-attachment-33564" style="width: 347px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-33564 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/melis.jpg" alt="" width="347" height="347" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/melis.jpg 347w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/melis-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 347px) 100vw, 347px" /><figcaption id="caption-attachment-33564" class="wp-caption-text">Melis Alphan / Gazeteci</figcaption></figure>
<p class="p1"><span class="s1"><b>Melis Alphan: “İklim değişikliği demek yanlış, ortada bir iklim krizi var” </b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Düzenli olarak COP24&#8217;e katılan ve oradaki izlenimlerini aktaran gazeteci Melis Alphan panelde, iklim değişikliği meselesinin Türkiye medyasına yansımaları üzerine eleştirilerde bulundu. Yıllarca ana akım medyada çalışmış bir gazeteci olarak iklim değişikliği konusunun Türkiye’de medyanın ilgi alanına girmediğine dikkat çeken Alphan, “Gazeteciler bu anlamda hem ilgisiz hem bilgisiz. İkisi de birbirini tetikliyor. İlgi olmayınca kimse bilgi de edinmiyor. Bunu kırmak için hiçbir çaba yok. İklim haberlerinin yanına bir kutup ayısı yerleştirmekten öteye geçmeyen bir habercilik algısı hakim. Sanki iklim krizi sadece buzullarda yaşanıyor ve bize kutup ayıları kadar uzakmış gibi veriliyor. Tüm dünyayı etkileyen bu soruna ‘iklim değişikliği’ demek yanlış, ortada bir iklim krizi var.” dedi. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>Türkiye’de kamu gazeteciliği yapılmıyor</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Basın ve medyanın bilgilenmesi konusunda, STK’lar, akademisyenler ve bilim insanlarına büyük iş düştüğünü söyleyen Alphan, “İklim ve çevre duyarlılığı konularında terminolojinin daha basitleştirilmesi gerekiyor. Gazeteci anlamayınca, okura da anlatamıyor. Ama yine de en suçlu olarak gördüğüm kesim medya. Çünkü bu bir kamu hizmeti ve eğer gazeteciysen bunu benimseyip bilgi vermelisin. Türkiye’de kamu gazeteciliği yapılmıyor.” şeklinde konuşmalarına devam etti. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">İklim değişikliği meselesinin neden medyanın gündemine gelmediği konusuna detaylı bir açıklama getiren Alphan şöyle konuştu; &#8220;Temel sorunlarını çözememiş bir ülke olduğumuz için medya patronları iklim krizi konusunu toplumun dert etmediğini düşünüyor. Toplumun gündeminde yoksa gazetenin de gündeminde olmasına gerek. Hatta duyarlılıkla Bilinçli duyarlılıkla yaptığın çevre haberlerini küçümsüyorlar. Ayrıca medyanın gözünde haber değeri açısından her şey iklim krizinden daha önemli görülüyor. Savaş, terör, ekonomi. İklim haberinden bir son dakika haberi çıkmıyor.&#8221;</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-33569" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG-0607-640x534.jpg" alt="" width="640" height="534" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG-0607-640x534.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG-0607-1024x854.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG-0607.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>Kırsaldakinin sorunu kentliye uzak</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Çevre ve enerji konularında habercilik yapma konusunda önemli bir birikime sahip olan gazeteci ve enerji analisti Özgür Gürbüz konuşmasında, Uluslararası iklim değişimi müzakereleri, iklim değişikliği raporları ve yakın gelecekte dünyayı bekleyen tehlikeler gibi konular üzerinde durdu.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">İklim konusunun birçok endüstriyi etkileyen bir sorun olduğunu belirten Gürbüz, “İklim krizinin sorumlusu olan petrol, demir, doğal gaz, otomotiv sektörü ve ulaşım gibi bu işin parçası. O çok övündüğümüz hava yolu ulaşımı sera gazı emisyonunu arttırıyor dediğim anda gazetelerin, medyanın, hatta herkesin hayatını etkilemeye başlıyor. Bu haber yapmayı ve sivil toplumun haklılaşmasını da zorlaştırıyor.” dedi.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>Dünya 1,5°C daha ısınırsa ne olacak?</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">2100 yılına gelindiğinde felaketin boyutlarının çoktan yaşanmaya başlamış olacağına dikkat çeken Gürbüz gelecekte yaşayacağımız dünyayı şöyle özetledi: “Bilim insanları her sene ‘Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nde (IPCC) toplanıyor ve bir rapor yayınlıyor. Bu rapor devletlerin kabul ettiği hem bilimsel hem de politik geçerliliği olan bir rapor. Bu sene COP24’ten önce yayınlanan IPCC raporuna göre; Dünya, sanayi öncesi ortalamalara göre 1.5 derece daha ısınırsa geri dönüşü mümkün olmayan bir yıkımla karşı karşıya kalacağız. 2100’ler felaketin yaşanacağı yıllar olacak. Dünya bir kriz içinde. Dolular, seller ve kuraklıklarla bunu görüyoruz. 12 yıl sonra dünyayı kurtaramayacağımız bir noktaya geçeceğiz.”</span></p>
<figure id="attachment_33571" aria-describedby="caption-attachment-33571" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-33571 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG-0594-640x651.jpg" alt="" width="640" height="651" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG-0594-640x651.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG-0594-1024x1042.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG-0594.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-33571" class="wp-caption-text">Semra Cerit / Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi</figcaption></figure>
<p class="p1"><span class="s1"><b>Paris Anlaşması ile dünya düzeni değişti</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">2016’da imzalanan Paris İklim Anlaşması’nın dünya siyasetine yansımaları üzerine kapsamlı bir konuşma yapan Marmara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Semra Cerit Mazlum, Paris Anlaşması ile dünya düzeninin değiştiğine vurgu yaptı. </span><span class="s1">Çerçeve sözleşmede ve Kyoto Protokolü’nde bu denli hissedilmeyen değişimin Paris İklim Anlaşması ile ne denli hissedildiğini Cerit şöyle özetledi: “Yeni bir dünya kuruluyor. İlk defa uluslararası bir anlaşma ile dünya üzerindeki ekonomik, toplumsal ve siyasal sistem değişiyor. Devlet iklim değişikliğini nasıl görüyorsa, nasıl iletişiyorsa toplumla, medya da onu takip ediyor. Biz biraz halk istemiyor modundayız ama dünya piyasasında var olabilmek için bu iklim değişikliği müzakerelerine ayak uydurmak zorundayız.” </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Türkiye’nin iklim müzakerelerde nasıl bir yol izlediğine de değinen Cerit, “Türkiye’nin uluslararası anlamda bir hedef ilan etme niyeti göstermesini çok önemsedik. Şimdiye kadar ne ulusal he de uluslararası düzeyde böyle bir hedefimiz yoktu. Paris Anlaşması ekillenirken bir siyasi irade göstermiş olması biçimsel olarak önemli. Ama Türkiye daha Paris Anlaşması’na taraf olmadı. Bu konuyu dert edinen insanların bunu toplumsal bir talep haline getirmesi ve bu anlaşmanın ulusal katkısının gözden geçirilmesi sağlanabilir.&#8221; dedi. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span class="s1"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-33565" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG-0597-640x612.jpg" alt="" width="640" height="612" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG-0597-640x612.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG-0597-1024x979.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG-0597.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></span></strong></p>
<p><strong><span class="s1">Bildirimiz uluslararası basında yer buldu</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Sivil toplumun iklim değişikliği müzakere sürecine katkısından bahseden Küresel Projeler Yöneticisi Cansın Leylim, “Sivil toplum dünyası COP’lar gerçekleşmeden önce etkileşime geçip, gündem oluşturmalı. Türkiye’den 26 sivil toplum kuruluşu bir bildiri hazırladı. Bu bildiri COP’un başladığı gün Türkiye basınına servis edildi. Bildirimiz uluslararası basında, &#8220;Türkiye sadece iklim finansmanına erişimden bahsederken, Türkiyeli sivil toplum kuruluşları önce fosil yakıtlardan vazgeçmesi gerektiğini söylüyor” içeriğiyle yer buldu. Dolayısıyla COP sürecini etkilemek istiyorsak çok öncesinde çalışmalara başlamamız yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde bir etki yakalamamız gerekiyor.” şeklinde konuştu. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/22/iklim-degisikligi-mi-iklim-krizi-mi-bu-mesele-bize-kutup-ayilari-kadar-uzak/">İklim Değişikliği mi, İklim Krizi mi? Bu Mesele Bize Kutup Ayıları Kadar Uzak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Su Odaklı Gazetecilik Eğitimi 13-14 Nisan’da</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/03/30/su-odakli-gazetecilik-egitimi-13-14-nisanda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Mar 2018 12:25:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[BORDA]]></category>
		<category><![CDATA[Buket Bahar Dıvrak]]></category>
		<category><![CDATA[EKOIQ-Ekologos]]></category>
		<category><![CDATA[MiCT]]></category>
		<category><![CDATA[Mikado Sürdürülebilir Kalkınma Danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Gürbüz]]></category>
		<category><![CDATA[Seecon]]></category>
		<category><![CDATA[Su Odaklı Gazetecilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=25612</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de Mikado Sürdürülebilir Kalkınma Danışmanlığı ve EKOIQ-Ekologos ile globalde MiCT, Seecon ve BORDA işbirliğinde, iki günlük “Su Odaklı Gazetecilik” eğitimi düzenleniyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/03/30/su-odakli-gazetecilik-egitimi-13-14-nisanda/">Su Odaklı Gazetecilik Eğitimi 13-14 Nisan’da</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>13-14 Nisan’da İstanbul’da gerçekleşecek eğitimle, medya çalışanları arasında su konusunda farkındalık yaratılması; bu alanda bilgi ve deneyimlerinin geliştirilmesi; su konularını işleyen gazetecileri, blog yazarlarını ve sosyal medya muhabirlerini konuya dahil ederek  ilgili medya ağının genişletilmesi hedefleniyor.</p>
<p><strong>Eğitim, Çevre Politikaları ve Su Yönetimi Uzmanı Buket Bahar Dıvrak ve Gazeteci Özgür Gürbüz</strong> tarafından verilecek.</p>
<p>Eğitime katılım ise ücretsiz.</p>
<p><strong>Eğitimde neler anlatılacak?</strong></p>
<p>Su konusunda iletişim ve medya eğitiminin hedeflendiği proje kapsamında iki ayrı modülden oluşan bir eğitim çalışmasının gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>
<p>Eğitimin ilk gününde, genel anlamda su sorunu ele alınacak.</p>
<p>Dünyada ve Türkiye’de su sorununun nedenleri, iklim değişikliği ve diğer çevresel sorunlarla ilişkileri, toplumsal ve ekonomik faktörlerin aktarılacağı ilk eğitimle, su alanında kapsamlı bir bilgilendirme yapılması hedefleniyor.</p>
<p>İkinci gün yapılacak eğitim ise, daha çok su odaklı gazetecilik üzerine yoğunlaşacak. Su sorunu ile ilgili haberlerin oluşturulmasında dikkat edilecek noktalar, sıkça yapılan hatalar, temel yaklaşımlar ve insan hikâyelerinin ele alınma biçimleri konusunda gerçekleştirilecek eğitim kapsamında bir de yazım atölyesi gerçekleştirilecek.</p>
<p><strong>2 tam gün sürecek olan ve Türkçe gerçekleşecek eğitim İstanbul’da düzenlenecek.</strong> Mekan kesinleşince katılımcılara bilgi verilecek.</p>
<p><a href="http://www.mikadoconsulting.com/egitim/20/su-odakli-gazetecilik" target="_blank" rel="noopener">Ayrıntılı bilgi ve kayıt için buraya tıklayınız</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynak: <a href="https://yesilgazete.org/blog/2018/03/26/su-odakli-gazetecilik-egitimi-13-14-nisanda/">Yeşil Gazete</a></strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/03/30/su-odakli-gazetecilik-egitimi-13-14-nisanda/">Su Odaklı Gazetecilik Eğitimi 13-14 Nisan’da</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
