<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>orman yangını arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/orman-yangini/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/orman-yangini/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 05 Jun 2024 11:59:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>orman yangını arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/orman-yangini/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>TEMA’dan ‘Vahşi Madencilik&#8217; Uyarısı: “Bu Yok Oluşa Giden Bir Süreç”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/06/05/temadan-vahsi-madencilik-uyarisi-bu-yok-olusa-giden-bir-surec/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Jun 2024 11:46:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA VAKFI]]></category>
		<category><![CDATA[5 Haziran Dünya Çevre Günü]]></category>
		<category><![CDATA[doğayı koruma]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Madencilik]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangını]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=86510</guid>

					<description><![CDATA[<p>TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, 5 Haziran Dünya Çevre Günü sebebiyle yaptığı açıklamada Türkiye’de orman varlığının madencilik faaliyetleri başta olmak üzere tehdit altında olduğunu belirterek, “2012’den bu yana, 410 bin hektarlık orman alanına madencilik, enerji ve diğer kullanımlar için izin verildi. Vahşi madencilik; ormanlarımızın yanında meralarımız, tarım alanlarımız ve akarsularımız için de ciddi bir tehlike yaratıyor. Bu, yok oluşa giden bir süreç." uyarısında bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/06/05/temadan-vahsi-madencilik-uyarisi-bu-yok-olusa-giden-bir-surec/">TEMA’dan ‘Vahşi Madencilik&#8217; Uyarısı: &lt;br&gt;“Bu Yok Oluşa Giden Bir Süreç”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler (BM) tarafından her yıl 5 Haziran’da kutlanan Dünya Çevre Günü’nün bu yılki teması &#8220;Bizim Toprağımız. Bizim Geleceğimiz. #RestorasyonNesli&#8221; olarak belirlendi. TEMA Vakfı, &#8220;Doğayı Onaracak Nesil&#8221; olarak adlandırdığı bu neslin, sürdürülebilir bir gelecek sağlamak için kritik bir görev üstlendiğini vurguladı.</p>
<p>Dünyada ve Türkiye&#8217;de yaşamsal ekolojik sorunlarla karşı karşıya olduğumuzu vurgulayan TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, &#8220;İklim krizi, erozyon, çölleşme, ormansızlaşma, sulak alanların azalması ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi büyük küresel sorunların çözümü için hep beraber elimizi taşın altına koymalıyız. Maalesef modern toplum, hızla tüketim odaklı hale geldi. Yapılan araştırmalara göre günümüzde, 1.6 dünya tüketiyoruz. Dünyada yaşayan tüm insanlar olarak 2023 ağustos ayının ilk günlerinde, yıllık ekosistem kapasitesini aşmıştık. Bu durum, insanlığın doğal varlıklara olan talebinin ekosistemin kendini yenileme kapasitesini ne kadar aştığını ve tüketim alışkanlıklarının doğaya ne denli büyük zararlar verdiğini açıkça gösteriyor. Gelecek nesillere yaşanabilir bir gezegen bırakabilmek adına hep birlikte doğayı onarmak için harekete geçmeliyiz ve doğaya olan yükü azaltmalıyız. Bu sebeple günümüz nesline büyük görevler düşüyor.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Her bir dakikada 11 futbol sahası kadar orman tahrip ediliyor</strong></p>
<p>İklim krizinin sebep olduğu kuraklık ve çölleşmenin topraklarımızda bozuluma, su varlıklarının azalmasına ve orman yangınlarının şiddetini artırmasına neden olduğunu belirten Ataç &#8220;Tüm bunların yanında doğal varlıklar insan faaliyetleri nedeniyle de hızla yok oluyor. 1990’dan bu yana, dünyada tahrip edilen orman alanı Türkiye’nin dört katı bir büyüklüğe; 420 milyon hektara ulaştı. Halen her bir dakikada 11 futbol sahası büyüklüğünde orman arazisi tahrip ediliyor. Orman alanlarının tahribi yanında aşırı yararlanma, iklim değişikliği, kirlilik ve işgalci türler nedeniyle biyolojik çeşitlilik de hızla azalıyor. İnsan faaliyetleri sonucunda 1970’den günümüze biyolojik çeşitlilikteki azalma %68 oranına ulaştı. Denizlerde ve okyanuslarda kirlilik nedeniyle yaşamın neredeyse tamamının yok olduğu 245.000 km² alan bulunuyor. Bugün, 1 milyon türün nesli tehlike altında.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Ülkemizdeki orman varlığının karşı karşıya olduğu tehditlere de dikkat çeken Deniz Ataç, &#8220;Başta madencilik faaliyetleri olmak üzere, çok sayıda kullanım alanı izni veren yasal düzenlemeler ormanlarımızı tehdit ediyor. 2012’den bu yana, 410 bin hektarlık orman alanına madencilik, enerji ve diğer kullanımlar için izin verildi. Vahşi madencilik; ormanlarımızın yanında meralarımız, tarım alanlarımız ve akarsularımız için de ciddi bir tehlike yaratıyor. Bu, yok oluşa giden bir süreç.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Tahrip olmuş alanların %15&#8217;i onarılırsa, nesli tehlike altındaki türlerin %60&#8217;ı kurtulacak</strong></p>
<p>Yaşam kaynaklarımızı yok etmenin gelecek nesiller için endişe verici bir tablo yarattığını vurgulayan Deniz Ataç, &#8220;Gelecek nesillerin haklarını korumak için bu tabloyu tersine çevirmeliyiz. Bu amaç için en etkili yöntem, yenileme (restorasyon) çalışmalarıdır. Bu çalışmalarla sadece iklimi değil, biyolojik çeşitliliği de koruyabiliriz. Tahrip olmuş alanların %15’i onarılırsa nesli tehlike altında olan türlerin %60’ı yeniden yaşam bulabilir. Tüm bu ekolojik sorunlarla yüzleşirken, yapacaklarımızın geleceğimize sahip çıkmanın ve nesiller arası adaleti sağlamanın bir gereği olduğunu unutmamalıyız. Hükümetler, şirketler, sivil toplum kuruluşları ve tüm bireyler bu sorumluluğu taşıyor. Her bireyin yapacağı küçük eylemler, büyük değişimler yaratabilir. Çevresel farkındalığı artıracak geri dönüşüm, enerji tasarrufu ve sürdürülebilir ürünler tercih etmek gibi küçük adımlar, toplu halde atıldığında önemli etkiler yaratır.&#8221; ifadelerinde bulundu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/06/05/temadan-vahsi-madencilik-uyarisi-bu-yok-olusa-giden-bir-surec/">TEMA’dan ‘Vahşi Madencilik&#8217; Uyarısı: &lt;br&gt;“Bu Yok Oluşa Giden Bir Süreç”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Hayat Yerelde Güçlenir&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/11/hayat-yerelde-guclenir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Dec 2022 19:15:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Destek]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Afet]]></category>
		<category><![CDATA[AfeteBirlikteHazırız]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Destek Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82411</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayata Destek Derneği, toplum temelli afet risk yönetimi çalışmalarıyla yereli destekliyor. Dernek Türkiye’nin afet bölgelerinde, yerel halkı ihtiyacı tespit ve proje önermeye teşvik ediyor, risk azaltan projeler için hibe ve süpervizyon desteği sağlayarak yereli afet öncesi ve sonrası koşullar karşısında güçlendiriyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/11/hayat-yerelde-guclenir/">&#8216;Hayat Yerelde Güçlenir&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Afetlerden etkilenmiş insanların hayatlarını iyileştirmek üzere 2005’den bu yana acil yardım ve müdahale çalışmaları yapan Hayata Destek Derneği, ‘Toplum Temelli Afet Risk Yönetimi’ çalışmalarını başlattı. Dernek, 2021 yılında orman yangını ve sel felaketleriyle yaşanan ciddi kayıpları, derinleşen iklim krizi koşullarıyla afetlerin azalmayacağını ancak önlemler alınması gereğini hatırlatıyor.</span></p>
<p><b><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-82413 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/12/hayat-yerelde-guclenir-1-640x426.jpg" alt="" width="404" height="269" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/12/hayat-yerelde-guclenir-1-640x426.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/12/hayat-yerelde-guclenir-1.jpg 700w" sizes="(max-width: 404px) 100vw, 404px" />Toplum Temelli Afet Risk Yönetimi</b><span style="font-weight: 400;"> çalışmaları, afet bölgesindeki eksik ve ihtiyaçları, afetten doğrudan etkilenen yerel halk ile tespit etmek ve afetlerle mücadele için yereli güçlendirmek fikriyle geliştirildi</span><b>. </b><span style="font-weight: 400;">Kastamonu, Muğla ve Antalya’da mobil saha ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarda yerel topluluklar kendi ihtiyaçlarını tespit ediyor ve bu ihtiyaçlara cevap verecek proje önerileri hazırlayarak Hayata Destek Derneği’ne sunuyor. Afete müdahale ve afet sonrası iyileştirme gibi kritik konularda uygulanabilir ve etkili bulunan projeler Hayata Destek seçici kurulu tarafından belirleniyor ve mikro hibelerle destekleniyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayata Destek Derneği Direktörü Sema Genel Karaosmanoğlu, bu çalışmanın afet bölgelerinde kalıcı iyileştirme için başarılı bir model olduğunun altını çizdi: “Biliyoruz ki afete hazırlık temelde afet bölgelerinde yaşayan halkın güçlenmesiyle sağlanabilir. Modelin özelliği afet bölgelerinde yaşayan toplulukların riskleri kendilerinin değerlendirmesi, ihtiyaçları kendilerinin önceliklendirmesi, çözüme dair fikirleri kendilerinin geliştirmesi ve sonra da kendilerinin bu fikirleri eyleme dönüştürmesi… Bizim tek katkımız ve rolümüz, bu süreci kolaylaştırmak ve fonu mikro hibeler şeklinde doğrudan topluluklara devretmek. Mikro hibelerden faydalanan yerel toplulukların kendi kapasitelerini güçlendirmek için sergiledikleri gönüllü çabaya, ilgili kamu kurumlarıyla kurdukları güçlü iletişime, yeni adımlara dair titiz planlamalarına tanık oluyoruz. Bunlar, süreklilik ve kalıcı iyileşmenin çok iyi birer örneği. Görüyoruz ki, hayat yerelde güçleniyor.”</span></p>
<h5><b>24 Mahallede 34 Yerel İnisiyatife Destek: #AfeteBirlikteHazırız</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">2022 Aralık itibarıyla Bozkurt, Manavgat ve Marmaris çevresinde</span><b> 24 mahallede, yerel inisiyatiflerin şekillendirdiği ve yürüttüğü 34 projeye </b><span style="font-weight: 400;">mikro hibe desteği sağlandı.</span> <span style="font-weight: 400;">Sahada görev alan proje sorumluları seçilen projelerin tasarımının son hâline getirilmesi ve uygulanması, bütçe yönetimi süreçlerinde, yerel topluluklara süpervizyon desteği sunmayı sürdürüyor. </span></p>
<h5><b>‘Hayat Yerelde Güçlenir’ Belgeseli</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Afetlerden zarar gören Marmaris, Manavgat ve Bozkurt halkı afete karşı geliştirdikleri projelerin hem yürütücüsü hem de yararlanıcısı. Bu çalışmalar yine bölge halkının gayretiyle bir filmde bir araya geldi. </span></p>
<p><iframe title="Hayat Yerelde Güçlenir / Local Grows Life" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/HTvs1RCGCEs?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/11/hayat-yerelde-guclenir/">&#8216;Hayat Yerelde Güçlenir&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tüm Afetler İçin Yardım Kampanyalarında AFAD Yetkili Olacak</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/13/tum-afetler-icin-yardim-kampanyalarinda-afad-yetkili-olacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Aug 2021 11:19:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[AFAD]]></category>
		<category><![CDATA[Afet]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangını]]></category>
		<category><![CDATA[Resmi Gazete]]></category>
		<category><![CDATA[sel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73445</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'de son günlerde yaşanan sel ve yangınlarla ilgili Cumhurbaşkanı kararıyla, meydana gelen zararların karşılanması için Afet ve Acil Durum Başkanlığı AFAD'ın yetkili olacağı “insani yardım kampanyası” başlatıldı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/13/tum-afetler-icin-yardim-kampanyalarinda-afad-yetkili-olacak/">Tüm Afetler İçin Yardım Kampanyalarında AFAD Yetkili Olacak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Resmi Gazete&#8217;de yayınlanarak kamuoyuna duyurulan kampanya, yaşanan ve sonrası için meydana gelebilecek afetler sonrası uygulanmak amacıyla başlatıldı. AFAD&#8217;ın açtıracağı kamu ve özel bankalardaki hesaplar, yine AFAD Başkanlığınca duyurulacak.</p>
<p class="description">AFAD&#8217;dan yapılan açıklamada kampanya ile ilgili detaylar şu şekilde paylaşıldı: &#8220;Batı Karadeniz bölgemizde meydana gelen sel felaketinde daha önceki afetlerde olduğu gibi, ayni ve nakdi yardımlar, etkili, verimli ve yerinde dağıtılabilmesi için AFAD koordinasyonunda yapılacaktır. Ayni yardımlar afet bölgelerinde oluşturulacak depolar, nakdi yardımlar ise daha önce duyurulan hesaplar üzerinden yapılacaktır.&#8221;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/13/tum-afetler-icin-yardim-kampanyalarinda-afad-yetkili-olacak/">Tüm Afetler İçin Yardım Kampanyalarında AFAD Yetkili Olacak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Yanlış Uygulamalar Devam Ederse Yangınlar Artarak Sürecek&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/06/yanlis-uygulamalar-devam-ederse-yanginlar-artarak-surecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Aug 2021 11:36:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[afet koordinasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Doğanay Tolunay]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangını]]></category>
		<category><![CDATA[yangınla mücadele]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73309</guid>

					<description><![CDATA[<p>"Komplo teorileri, iklim krizi ve insan kaynaklı sorunların konuşulmasını engelliyor." Türkiye, orman yangınlarıyla mücadelede bir haftayı geride bıraktı. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi'nde Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay ile son 30 yılda üç kat artan orman yangınlarını ve yangınla mücadelede yapılan yanlışları konuştuk. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/06/yanlis-uygulamalar-devam-ederse-yanginlar-artarak-surecek/">&#8216;Yanlış Uygulamalar Devam Ederse Yangınlar Artarak Sürecek&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye, bir haftadır yoğunluklu olarak Akdeniz ve Ege bölgelerinde çıkan orman yangınlarıyla mücadele ediyor. Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey’in açıklamasına göre, altı günde Türkiye&#8217;nin farklı illerinde çıkan toplam 144 orman yangını tespit edildi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın paylaştığı güncel verilere göre şu an Antalya’da iki, Muğla’da beş, Isparta’da bir yangın etkisini sürdürüyor. </span></p>
<h5><b>&#8216;2019 İzmir Yangını Sonrası Bir Arpa Boyu Yol Alınmadı&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-73316 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/doganay-tolunay-640x311.jpg" alt="Doğanay Tolunay" width="352" height="171" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/doganay-tolunay-640x311.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/doganay-tolunay.jpg 700w" sizes="(max-width: 352px) 100vw, 352px" />Prof. Dr. Doğanay Tolunay, 2019 yılında söndürülmesi günler alan İzmir’deki orman yangınları zamanında dört akademisyenle birlikte orman yangınlarıyla ilgili yerleşik hatalı bilgilerin düzeltilmesi için bir bildiri yayınlamıştı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tolunay, İzmir yangınları yaşanırken yayınladıkları bildirinin içeriği hakkında bilgi verirken, orman yangınlarına yönelik hangi yanlış uygulamaların ve bilgi kirliliğinin devam ettiğini de anlattı: &#8220;2019 yılı Ağustos ayındaki İzmir yangını günlerce sürmüş, yangının sabotaj nedeniyle çıktığı iddiaları ortaya atılmış, THK uçaklarının neden yangın söndürmede kullanılmadığı tartışılmış ve yanan ormanların imara açılacağı iddiaları ayyuka çıkmıştı. Kamuoyunda inanılmaz bir bilgi kirliliği vardı. Bunun üzerine İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesinden Prof. Dr. Ünal Akkemik, Doç. Dr. Cihan Erdönmez, Bartın Orman Fakültesinden Prof. Dr. Erdoğan Atmış ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesinden Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu hocalarımızla birlikte “Ormanın Çağrısı” adlı bir bildiri yayınladık. Bildiride Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, Üniversiteler, STK’lar ve kamuoyunun orman yangınları konusunda yaptığı hatalara dikkat çekmiş ve yapılması gerekenleri maddeler halinde sıralamıştık. Arada geçen iki yıl içinde maalesef hiçbir şeyin değişmediğini, bir arpa boyu yol almadığımızı söyleyebilirim.” </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-73317 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/yangin-cikis-nedednleri.jpg" alt="yangın çıkış nedenleri" width="634" height="440" /></p>
<h5><b>&#8216;Ormanın Çağrısı&#8217; Bildirisi’nde Öne Çıkan Başlıklar </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Tolunay ve diğer akademisyenler, yayınladıkları &#8216;Ormanın Çağrısı&#8217; bildirisinde üstünde durdukları başlıklar şöyle:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Ormanlara zarar veren politikalardan vazgeçilmesi gerekiyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Ormancılık meslek örgütlerinin siyasetin güdümünden çıkmalı.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sessizlik ve suskunluk akademi ile yan yana gelmemeli.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum kuruluşları ve doğaseverler, eleştirileri ve görüşlerini bilimsel bilgiye dayanarak vermeli.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Orman Genel Müdürlüğünün kafalarda soru işareti bırakmayacak şekilde etkili, hızlı ve tatmin edici bilgi akışını sağlamalı ve şeffaflık konusunda bahane üretmemeli.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">700 bin hektara (günümüzde 738 bin ha) ulaşan madencilik, turizm, altyapı vb. tesislere tahsis edilen ormancılık dışı uygulamalar, ormanların parçalanmasının nedeni ve orman yıkımının en büyük sebebi.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Yanan orman alanlarının yeniden ormanlaştırılması Anayasa gereğidir, bunun aksi yönünde kuşkusu olan yurttaşların ilgili ormancılık birimlerinden bilgi alması ve tatmin olmazlarsa yasal yollara başvurması anayasal bir haktır.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Yanan alanların aceleyle ağaçlandırılması yerine yöredeki doğal ağaç türlerinin tohumla gençleşmesine olanak sağlayacak yöntemler uygulanması gerekiyor.</span></li>
</ul>
<h5><b>&#8216;Ağaç Dikerek Orman Ekosistemi Oluşturulamayacağını Anlatamadık&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Prof. Dr. Tolunay, her yangın sonrası yanan alanlara fidan dikimi çağrısı yapmanın doğru olmadığını, orman ekosisteminin sadece ağaçlardan oluşmadığını söyledi. “Gerek yangınlarla gerekse ormanlara zarar veren diğer uygulamalarla kaybedilenin bir ekosistem olduğunu, ağaç (doğrusu fidan) dikerek orman ekosistemi oluşturulamayacağını anlatamadık.&#8221; diyen Tolunay, diğer bir ihtimalin de karar vericiler tarafından anlaşılmak istenmemesi olduğunun altını çizdi. Ancak anlaşılana kadar anlatmanın bilim insanlarının görevi olduğuna değinen Tolunay, &#8220;Orman bir ekosistemdir ve sadece ağaçlardan oluşmaz. Yüzlerce canlı barındırır. Yangınlar ve diğer ekosistem tahribatları ile bu canlılar hatta ekosistemi oluşturan cansız varlıklar da zarar görür. Bu tür tahribatlardan sonra asıl olan ekosistemi eski haline getirmektir.” dedi.</span></p>
<h5><b>&#8216;Kızılçam ve Maki, Yangından Sonra Kendini Yeniden Var Edebilir&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Ülkemizde orman yangınlarının çoğunlukla Ege ve Akdeniz Bölgesinde çıktığını ifade eden Tolunay, bu bölgedeki orman varlıklarının yangın sonrasında da yeniden hayata dönmeye uyumlu oldukları bilgisini verdi: &#8220;Ülkemizin toplam orman alanı 22,9 milyon ha. Bunun 5.9 milyon ha’ı meşe, 5,6 milyon ha’ı ise kızılçam ormanlarından oluşuyor. Kızılçam ülkemizin en geniş yayılışa sahip 2. türü ve tamamen doğal. Ege ve Akdeniz bölgelerimizin doğal bitki örtüsü kızılçam ve maki. Kızılçam ormanları ve maki türleri insandan önce de bu coğrafyada vardı. Günümüzde yüzde 89’u insan kaynaklı olan yangınların tamamı insan öncesinde doğaldı. Kızılçam ormanları ve maki gençleşmek için yangına uyum sağlamıştı. Kızılçam ağaçlarının kozalakları ağaçtan düşmez ve yangından fazla zarar görmez. Yangın sonrasında toprak üzerindeki külün içine düşer ve bir sonraki baharda çimlenerek köklerini toprakta geliştirir. Yangın olmadığında tohumlar toprak üzerindeki kalın bir örtü halindeki kuru yaprak tabakasına düşer ama çimlenemez. Maki bitki türlerinin ise yangında sadece toprak üstündeki gövdeleri ve sürgünleri yanar, kökleri ise zarar görmez. Bu nedenle yangın sonrasındaki bahar aylarında hem kızılçam fidanları hem de maki örtüsü yanan alanlara tekrar gelir. Bu ekolojik döngüden kopya çekmemiz halinde kızılçam ve makiliklerde kaybedilen bitki örtüsünün yeniden kazanılması mümkün. Ağaçlandırma ise bir yıl sonra fidan ve diğer otsu ve çalı türlerinin gelmediği alanlarda düşünülmeli.”</span></p>
<h5><b>&#8216;Son 30 Yılda Orman Yangınları 3 Kat Arttı&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’deki orman yangınlarının son 30 yılda 3 kat artış gösterdiğini söyleyen Tolunay,  bunun en büyük nedeninin insan orman etkileşiminin artması olduğunu ifade etti. Orman içindeki tesislerin ve yerleşimlerin artmasının orman yangınlarını doğrudan etkilediğini söyleyen Tolunay’a göre orman alanları dahilinde izin verilen ormancılık dışı uygulamalardaki artış da tehlikeyi artıran faktörler arasında. Tolunay; “Ormanlarımıza, orman yangınlarından ziyade ormancılık dışı kullanımlara verilen izinler daha fazla zarar vermektedir. Yıllık ortalama 9.166 ha orman yangını olurken ormanlardan yıllık olarak verilen ortalama izin miktarı 29.199 hektardır. Sadece son 9 yılda 342.845 ha orman alanı kamu yararı denilerek orman dışına çıkarılmıştır Kamuoyu orman yangınlarına karşı son derece hassas. Ancak kamu yararı var denilerek ormanlardan verilen izinler de gözden kaçmamalıdır” diyerek bu tehlikeye de dikkat çekti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tolunay, ormancılık dışı uygulamalara örnek olarak; elektrik nakil hatları, madenler, çöplükler, yolları saydı. Özellikle elektrik nakil hatlarının yangına neden olan faktörlerden anız yakma ve izmaritlerle birlikte ilk üçte yer aldığını söyledi. </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-73320 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/yanan-alan-karsilastirmasi-640x516.jpg" alt="yanan alan karşılaştırması" width="640" height="516" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/yanan-alan-karsilastirmasi-640x516.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/yanan-alan-karsilastirmasi.jpg 698w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<h5><b>&#8216;Halk Yangınlara Karşı Bahar Aylarından İtibaren Uyarılmalı&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Tolunay, orman yangınlarının yıldan yıla yükselen grafiğini engellemek için bir dizi önlem sıraladı: “Orman Genel Müdürlüğü’nün yangınla mücadeledeki stratejisi yangın çıktıktan sonra en kısa sürede söndürmek üzerine kurgulanmış. Ancak bir yangına dahi geç müdahale ettiğinizde yanan orman alanı miktarı artmakta. Halbuki yangın sayısının azaltılmasına odaklanılması halinde yanan orman miktarı da azalacaktır. Bunun için bahar aylarından itibaren kamuoyunun bilinçlendirilmesi, yangına neden olan anız yakma, mangal konusunda önlemler alınması, orman içindeki tesislerin ve özellikle elektrik nakil hatlarının denetlenmesi, yangın riskinin yükseldiği Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında ormana giriş çıkışların yasaklanması halinde dahi yangın sayısı azalacaktır. Diğer yandan orman yangınları artarken helikopter sayımızın artmaması, uçak sayısının oldukça sınırlı kalması ve yangınları söndürmede bu ikisinden daha etkili olan yangın müdahale ekiplerindeki personel sayısının azalması da önemli bir eksiklik.”</span></p>
<h5><b>&#8216;Komplo Teorileri, İklim Krizi ve İnsan Kaynaklı Sorunların Konuşulmasını Engelliyor&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">İklim değişikliğinin orman yangınlarının sayısına ve büyüklüğüne etkilerinin farkında olunmadığını söyleyen Tolunay, komplo teorilerinin gerçekte mücadele edilmesi gereken faktörlerin önüne geçtiğini vurguluyor:  “Aynı anda birkaç yerde yangın çıktığında bunun insanların orman içine daha fazla girdiği, neredeyse her ağacın altında mangal yakıldığının ya da en bilinçlimizin dahi izmaritini otomobillerinin camından dışarı attığı da gözden kaçıyor. Böyle olunca ilk akla gelen sabotaj oluyor. Halbuki iklim değişikliğiyle birlikte artan sıcaklıklar ot ve çalıların kurumasına, ağaçların yapraklarının kurumasa bile su içeriklerinin azalmasına ve kolayca tutuşmaya hazır hale geldiğini de bilmiyoruz. Özellikle sıcak hava dalgaları olduğunda yangın riski yükselmekte ve en ufak kıvılcım yangına dönüşmekte. Sadece ülkemizde değil tüm Akdeniz ülkelerinde hatta kuzey Avrupa ülkelerini aynı anda yangınlarla mücadele ederken, komplo teorileri sadece iklim değişikliği etkilerinin değil, yangınlarla mücadeledeki eksikliklerinin de tartışılmasının önüne geçiyor. İklim değişikliği ve orman yangınları arasındaki ilişkiler tartışılsa bile bu tartışmanın yangınlarla mücadeledeki eksiklikler nedeniyle iklim değişikliğinin günah keçisi olarak ilan edilmesiyle sonuçlanacağını düşünüyorum. Seller de benzer bir durum yaşanıyor ve ‘son 500 yıldaki en fazla yağış oldu, biz ne yapalım?’ söylemine sığınılıyor maalesef.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/06/yanlis-uygulamalar-devam-ederse-yanginlar-artarak-surecek/">&#8216;Yanlış Uygulamalar Devam Ederse Yangınlar Artarak Sürecek&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yangın Mağduru Hayvanlar İçin HAÇİKO Yaşam Çiftliği Kuruluyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/05/yangin-magduru-hayvanlar-icin-haciko-yasam-ciftligi-kuruluyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Aug 2021 14:24:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[HAÇİKO]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Afet]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73278</guid>

					<description><![CDATA[<p>Afet bölgelerinde kalabalık bir ekiple arama, kurtarma, tedavi ve bakım çalışmalarını sürdüren Hayvanları Çaresizlik ve İlgisizlikten Koruma Derneği HAÇİKO, afet bölgelerinden kurtarıp tedavi ettikleri hayvanların kalan ömürlerini huzur içinde geçirecekleri HAÇİKO Yaşam Çiftliği’ni kuruyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/05/yangin-magduru-hayvanlar-icin-haciko-yasam-ciftligi-kuruluyor/">Yangın Mağduru Hayvanlar İçin HAÇİKO Yaşam Çiftliği Kuruluyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manavgat, Antalya, Marmaris ve Bodrum’da yangın bölgelerinde sahada olan HAÇİKO’nun bir diğer ekibi de Van’daki sel felaketinde görev yapıyor ve selden etkilenen hayvanları kurtarıyor.</p>
<p>20 dönüm arazi üzerine yayılacak olan çiftlikte tedavi, kısırlaştırma, barınma ve sahiplendirme ünitelerinin yanı sıra çocuklar için eğitim binası ve hayvan sevgisi müzesi de bulunacak.</p>
<p>HAÇİKO’nun yardım çağrılarını ve görsellerini Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Cansel Elçin, Hande Yener, Çağla Şikel, Burcu Esmersoy, ve Celil Nalçakan gibi ünlü isimler de paylaşarak destek verdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/05/yangin-magduru-hayvanlar-icin-haciko-yasam-ciftligi-kuruluyor/">Yangın Mağduru Hayvanlar İçin HAÇİKO Yaşam Çiftliği Kuruluyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HAYTAP, Manavgat ve Marmaris&#8217;te İlk Sahra Hastanesini Kurdu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/03/haytap-manavgat-ve-marmariste-ilk-sahra-hastanesini-kurdu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Aug 2021 13:13:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP)]]></category>
		<category><![CDATA[Haytap]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Sahra Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Manavgat]]></category>
		<category><![CDATA[Marmaris]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73209</guid>

					<description><![CDATA[<p>HAYTAP (Hayvan Hakları Federasyonu), orman yangınlarında zarar gören hayvanlar için Antalya’nın Manavgat ilçesi, Muğla’nın Marmaris ilçesinde ilk sahra yaşam hastanesini kurdu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/03/haytap-manavgat-ve-marmariste-ilk-sahra-hastanesini-kurdu/">HAYTAP, Manavgat ve Marmaris&#8217;te İlk Sahra Hastanesini Kurdu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>HAYTAP&#8217;ın kurduğu tam teçhizatlı ilk hayvan sahra hastanesi konumunda olan hastanelerde, yangında mağdur olan tüm hayvanlara ücretsiz tedavi uygulanmaya başlandı.</p>
<p>Hastanede iki veteriner hekim  HAYTAP gönüllüleri ile birlikte tam zamanlı hizmet vererek, yangında mağdur olan tüm hayvanlara ücretsiz tedavi uygulamaya başladı.</p>
<p>Kurulan sahra hastanelerinde; muayene masaları, yoğun bakım kabinleri, oksijen konsantratörü, oksijen tüpü, cerrahi setler, operasyon lambası, sedye, acil müdahale ekipmanları, pansuman, sütür ve tedavi ilaç ve malzemeleri bulunuyor. HAYTAP’a yapılacak yardımlarla daha fazla sahra hastanelerinin kurulması amaçlanıyor.</p>
<p><strong>Yaralı hayvanlara yardım ulaştırılmasına katkı sunmak isterseniz HAYTAP&#8217;tan</strong><strong> Zuhal Arslan&#8217;a (0532 495 78 28) ulaşabilirsiniz. </strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/03/haytap-manavgat-ve-marmariste-ilk-sahra-hastanesini-kurdu/">HAYTAP, Manavgat ve Marmaris&#8217;te İlk Sahra Hastanesini Kurdu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Biz Yaktık, Ya Ne Olacağıdı? </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/03/biz-yaktik-ya-ne-olacagidi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Damla Özlüer]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Aug 2021 09:45:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Marmaris]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangını]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73180</guid>

					<description><![CDATA[<p>Biz yaktık tabii. Sen, ben, hepimiz. Bu yangının bu kıvılcımını çakmadık belki ama aldığımız her fazladan giysiyle, doymak bilmeden tükettiklerimizle, yurttaşlığı bir oturup tanımlamayıp üstlenmediğimiz sorumluluklarımızla. Şirketlerin talanına verdiğimiz izinle, sormadığımız hesaplar, çıkmadığımız sokaklarla. Çok sevdiğim Kıbrıs deyişiyle: Ya ne olacağıdı? </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/03/biz-yaktik-ya-ne-olacagidi/">Biz Yaktık, Ya Ne Olacağıdı? </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Dünya ile birlikte memleket de alevler içinde. Ben bu koca yangının küçük bir köşesinde, Marmaris, Armutalan&#8217;dayım. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemi başladığında, 40 yıl önce buraya taşınan annemle babamın yanına geldim oğlanı alıp. Ofis kapanmış, evden çalışmaya geçmiştik. Evde üç yaşında bebe ile çalışmak mümkün değildi, hayat eve sığıyordu da o hayatı taşımaya bizim üç kişilik çekirdek ailemiz yetmiyordu. Bölündük hayatta kalmak için. Son bir buçuk yıldır çok acil İstanbul&#8217;da olmamı gerektiren bir durum olmadıkça çocuğumla çocukluğumun içindeyim. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Memleketin bu köşesindeki afet başladığında, ofis niyetine kullandığım ablamın evinde çalışıyordum. Evin balkonu Armutalan tepelerine bakıyor. Çıkan dumanı görüp, hatta fotoğrafını çekip yangın var diye bizimkilere gönderdim. Sonra oturup çalışmaya devam ettim, ne olacağını kestiremeden. Oysa ki o ilk duman bulutu koca bir yarım adayı kasıp kavuracak bir yangının başıymış, bilemedim. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yangın dakikalar (hakikaten dakikalar) içinde yayıldı. Rüzgarla İçmeler tarafına savrulurken, herkes birbirini arayıp ne yapacağını, durumu, nerede olduklarını sormaya başlamıştı bile. Sonrası tufan. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bugün altıncı gün. Altı gündür ilk kez bu sabah bizim tepede alevlerle uyanmadık. Altı gündür, tahliye çantalarımız hazır nöbet tutuyoruz. Ara ara yardım koordinasyon merkezine gidip ihtiyaçları bırakıyor, yukarı birileri gidecekse motorsikletle veya arabayla adam taşıyor, sonra eve dönüp zamanın geçmesini, yangının sönmesini veya alevlerin tepeyi aşmasını bekliyoruz. Bizim tepeyi aşarsa evden çıkacağız. Annemle babamın yirmi beş yıldır oturduğu, köpeğimiz Negro&#8217;nun ilk adımlarını atıp son nefesini verdiği, oğlumun dört aylıktan beş yaşına kadar yazlarını geçirdiği evi alevlere bırakacağız. Zaman geçmiyor. Yangın sönmüyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Zaman o kadar geçmiyor ki, eve kapanmış beş yaş enerjisini boşaltmak için envai çeşit oyun uyduruyoruz. Amiral battıdan başlayıp korsan ülkelerine yola çıkıyor evdeki boş kutulardan market kurup ürünleri beş paradan birbirimize satıyoruz. Arada ihtiyaçlar duyuruldukça yine koordinasyona inip geliyoruz. Yangının başlangıcı, merkez, bizim ev, küle dönen canımın içi İçmeler&#8230; Hepsi toplam 10 dakikalık mesafedeler zaten. Turunç, Dereözü, Bayır yirmi dakika ötede yanıp kül oluyor. Zaman alevler tarafından yutulurken bizim yapabileceklerimiz küçücük dakikalarla kısıtlı. Sonrası beklemek. Çocukluğum yanar, çocuğumun yetişkinliği küle dönerken tepedeki dumanlara gözümüzü dikip beklemek. Zaman geçmiyor. Yangın sönmüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Zaman o kadar geçmiyor ki, oğlanı oyalama timinin yapacakları bitiyor. Evin içinde sürekli yangın konuşuluyor, telefonlar susmuyor. Bizimki yine de korkmuyor çünkü yangın başlarken ilk dişi sallanmış, heyecanla düşmesini bekliyor. Onun gündemi yeni çıkacak dişi. Heyecandan yerinde duramıyor. Ben dişe şükrediyorum dikkatini dağıttığı için. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yetmiş beş yaşındaki annemi evde tutamıyoruz neredeyse, araba lazımmış deyip insan taşımaya çıkacak. Hayır yaşından değil, KOAH hastalığından ürküyoruz, duman kaplı tepelere çıkmaması için yalvar yakar ikna ediyoruz. Ben motoru alıyorum, merkeze inip biraz malzeme biraz insan taşıyorum. Sonra beklerken geçmeyen zaman bir saniyede bitiyor kendimi yine evde çocuğu oyalamaya çalışırken buluyorum. En sonunda hareket iyi eder diye nereden buluyorsam bir yoga dersi videosu buluyorum. Dumanlar tepeyi aşıyor, Marmaris yanıyor, oğlanla ben yoga yapıyoruz. Tıpkı bir şey filmi gibi düşünüyorum. Düşünüyorum bulamıyorum. Ne Passolini, ne Jim Jarmusch ne Kusturica. Hayatın kendi tuhaflığı, hayata dair tüm anlatıları geçiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yangın sönmüyor, Turgut&#8217;a, Şelale&#8217;ye ilerliyor. Dehşetengiz bir anda donuyoruz. Öylesine büyük bir yıkım, öylesine büyük bir mücadele, dayanışma, korku, nefret ve öfke iklimi&#8230; Hepsi bir anda boşalıyor üzerimize. Karşısında donakaldığımız bir an, hiç çözülmeyecek gibi akmayan bir zaman.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tüm bunlar olurken, zihnimin sinir bozucu, kıyıcı bir köşesi bu donmuş anın bir daha akmayacağını fısıldıyor. Çok bozuluyorum. O bilgiyi, o kıymığı çıkarıp atmak, sabotaj cevabıyla yetinebilmek istiyorum. Kimilerimizin büyük bir hevesle sarıldığı o kundaklama cevabının nasıl rahatlatıcı olduğunu biliyorum. Çünkü öyleyse eğer, suçlayacak birileri var. Daha da önemlisi, öyleyse eğer, söndürüldüğü zaman bu afet iklimi bitecek, normale döneceğiz. Öyleyse eğer, bir daha tekrarlanmayacak. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ama o sinir bozucu bilgiyi söküp atamıyorum: İklim krizi ile birlikte afetlerin yeni normalimiz olacağı, bu korkunun, bu dehşetin türlü veçhesi ile yeniden ve yeniden karşımıza çıkacağı, donan bu anın çözülmeyeceği bilgisi. Öngörü değil, bilgi. Dün sel, bugün yangın, öbür gün dolu. &#8220;Kim yaktıysa ciğeri yansın,&#8221; diyen feryatları okuyorum. &#8220;E yanıyor ya&#8221; yazmak geliyor içimden. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biz yaktık tabii. Sen, ben, hepimiz. Bu yangının bu kıvılcımını çakmadık belki ama aldığımız her fazladan giysiyle, doymak bilmeden tükettiklerimizle, yurttaşlığı bir oturup tanımlamayıp üstlenmediğimiz sorumluluklarımızla. Şirketlerin talanına verdiğimiz izinle, sormadığımız hesaplar, çıkmadığımız sokaklarla. Çok sevdiğim Kıbrıs deyişiyle: Ya ne olacağıdı? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hak mücadelesinin ortak olduğunu anlamak istemediğimiz, yurttaşlığın haklar ve sorumluluklar olduğunu fark edip sorumluluklarımızı almadığımız için. Yangın söndürmeye giden iki genci linç etmeye kalkacak kadar gözümüz döndüğü için. Ankara&#8217;da gecenin bir vaktinde hayatlarını kurtarmak için evlerinden kaçmak zorunda kalan translarla bir orman köyünde alevlerden kaçmak zorunda kalanların ortaklığını anlatamadığımız için. O gelmeyen uçakların hesabını sormakla göçmenlerin haklarının hesabını tutmanın  aynı sathı müdafaa etmek olduğuna inanmadığımız için. Biz körükledik alevleri. Tüm bunları bir &#8220;romantiklik&#8221; sandığımız, sevgili Ayşe Çavdar&#8217;ın yazdığı gibi &#8220;matematik ve hukuk temelli bir siyaset üretmek&#8221; olduğu gerçeğini görmezden geldiğimiz için. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çok sevgili ve eski bir arkadaşımın &#8220;Kahrolsun içindeki insan sevgisi Damla,&#8221; lafına vermek isteyip de veremediğim cevabı bırakayım buraya: &#8220;Yahu insan sevgisi değil, hayatta kalma dürtüsü!&#8221;. Tek başına hayatta kalamayan türümüzün birbiri ile, doğa ile, gezegeni ile itişmeden yaşamanın bir yolunu bulamazsa silinip gideceğini bilerek&#8230;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bekliyoruz. Zaman geçmiyor, yangın büyüyor. Biz, birbirimizi yiyoruz. Alevler gezegeni yutuyor. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/03/biz-yaktik-ya-ne-olacagidi/">Biz Yaktık, Ya Ne Olacağıdı? </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dersim Yangınları, 2018</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/19/dersim-yanginlari-2018/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Sep 2018 07:51:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim yangınları]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangını]]></category>
		<category><![CDATA[tunceli]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Gazete]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=30658</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yanıyoruz. Ormanlarımız yanıyor. Hem de her geçen gün daha da şiddetlenerek, bir öncekinden daha fazla insan-hayvan canına, doğa tahribatına mal olarak.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/19/dersim-yanginlari-2018/">Dersim Yangınları, 2018</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="https://www.sivilsayfalar.org/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?hl=tr&amp;q=https://www.sivilsayfalar.org/&amp;source=gmail&amp;ust=1537429354102000&amp;usg=AFQjCNFzC9tN7yqtIz7miMEf_LIFjB3m-w"><strong>Sivil Sayfalar</strong></a> ve <a href="https://yesilgazete.org/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?hl=tr&amp;q=https://yesilgazete.org/&amp;source=gmail&amp;ust=1537429354102000&amp;usg=AFQjCNFOANGinTo3zuxzTWHxs9wFh5-WMg"><strong>Yeşil Gazete</strong></a> ortaklığında bu soruna el atalım, gündeme taşıyalım istedik.</em></p>
<p><em>Gezegen çapında sorunu kavramak, yerelde durum tespiti yapmak, kimlikler işin içine girdiğinde orman yangınlarına karşı tavır da değişim oluyor mu araştırmak (bknz. Dersim Yangınları), uzmanlara danışmak ve en nihayetinde dosya konusunun bittiği an itibarı ile kapsamlı bir <strong><a class="_58cn" href="https://www.sivilsayfalar.org/?s=OrmanDosyas%C4%B1" target="_blank" rel="noopener" data-ft="{&quot;type&quot;:104,&quot;tn&quot;:&quot;*N&quot;}"><span class="_5afx"><span class="_58cl _5afz" aria-label="konu etiketi">#</span><span class="_58cm">OrmanDosyası</span></span></a></strong>  içerik dizgesini önünüze sunmaktır ana gayemiz.</em></p>
<p><em>Yeşil Gazete gönüllü muhabir/yazarı <strong>Bahar Topçu</strong>‘nun <strong>Dersim Yangınlarının dünü ve bugünü</strong>ne dair hazırladığı kapsamlı makalesi ile başlıyoruz.</em></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ferhat Tunç, Dersim’deki yangınlara dair ilk dayanışma çağrısını 15 Ağustos’ta yapmıştı. </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-30659" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/dersim-yangınları-1.jpg" alt="" width="400" height="610" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/dersim-yangınları-1.jpg 400w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/dersim-yangınları-1-320x488.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<p>Bu aslında, hafifleterek söylersek Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşundan günümüze bölgeyle kurduğu sorunlu ilişkinin ülkenin farklı kesimlerinin de payına düşen tarihsel travmayı gösteren bir çağrı. Son yıllarda iklim değişikliği kaynaklı çıkan yangınların sayısında ciddi artış yaşandı. Yunanistan, Muğla, Kastamonu daha geçtiğimiz günlerde yangın felaketini yaşayan yerlerden bazıları. Dersim’deki yangınların farkıysa, büyük bir bölümünün terörle mücadele kapsamında gerçekleşen çatışma ve bombardımanlar sonucunda çıkması. Ferhat Tunç Eylül 2015’te Bianet’te yayınlanan yazısında Dersim’in 1 Eylül 2015’ten itibaren bir yıldan fazla sürecek “geçici askeri güvenlik bölgesi” kapsamına alındığını belirtiyor. Bu kapsam dahilinde çevre köylerine gönderilen tebligatlarla köylerinden çıkmayanların yaşayabileceği olumsuz gelişmelerden devletin sorumlu tutulmayacağı belirtilmiş.</p>
<p><a class="cboxElement" title="Dersim yangınları, 2018" href="https://cdn.yesilgazete.org/wp-content/uploads/2018/09/dersim-yang%C4%B1nlar%C4%B1-2.jpg" rel="lightbox[149185]"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-149187" src="https://cdn.yesilgazete.org/wp-content/uploads/2018/09/dersim-yang%C4%B1nlar%C4%B1-2.jpg" alt="" width="800" height="445" /></a></p>
<p>Tunç yazısında Dersim Araştırmaları Merkezi, Munzur Doğal Yaşamı Koruma Derneği ve Dersim Ekoloji Meclisi’nden oluşan bir ekiple beraber konuştukları köylülerin 1994’teki gibi zorla alınmadıkça evlerini terk etmeye hiç niyetli olmadıklarına dair konuşmaları da aktarmış. 2016’nın başında Munzur Doğal Yaşamı Koruma Derneğinin mühürlenerek aktivitelerine son verilmesinin hemen ardından Orman Çalıştayı gerçekleştirilmiş. Dersim Ekoloji Meclisinin 16 Ocak 2016’da açıkladığı sonuç bildirgesine göre 1970’lerden beri resmi kurumlar ya da herhangi bir demokratik kitle örgütü bölgede herhangi bir orman envanter çalışması yapmamış. Yine bildirgeye göre köylüler arazilerini HES ve maden şirketlerine satmaya mecbur hale getirilmişler. (Bildirgenin tamamına <a href="http://www.dersim-haber.com/dersim-ekoloji-meclisi-orman-calistayi-sonuc-bildirgesini-acikladi-15050h.htm" target="_blank" rel="noopener"><strong>bu bağlantı üzerinden</strong></a> erişim mümkün)</p>
<p>Son iki yıla geldiğimizde ise, aynı dönemde ve aynı bölgede çıkan yangınlar için Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu kurumlara ve gönüllülere acil müdahale çağrısını yineledi.</p>
<p>Dersim Barosunun çağrısı ise devletin ormanlara dair yükümlülüklerini hatırlatması açısından önemliydi. Açıklamada ormanların tahrip edilmesine yol açan herhangi bir siyasi propaganda yapılamayacağı belirtilmiş, orman suçlarının genel ya da özel af kapsamına alınamayacağı hatırlatılmıştı. 16 Ağustos’da Açık Radyo’daki Ekonomi &amp; Ekoloji programına konuşan Baro Başkanı Barış Yıldırım, tam olarak bu nedenlerle orman ve çevre kanunu hükümleri çerçevesinde gerekli iş ve işlemlerin gerçekleştirilmesinin hukuksal zorunluluk olduğunun altını çizdi. Valilikten yapılan eş zamanlı açıklamadaysa ilgili haber ve yorumlar yalanlanarak gerçekte olanlar iyice muğlaklaştırıldı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-30660" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/dersim-yangınları-4.jpg" alt="" width="600" height="562" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/dersim-yangınları-4.jpg 600w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/dersim-yangınları-4-320x300.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>Bu açıklamanın hemen akabinde HDP milletvekili Alican Önlü meclis başkanlığına konuyla ilgili bir soru önergesi iletti. Önlü, Cumhuriyet Gazetesi’ne yaptığı açıklamada, “Valiye ‘Bu yalanı neden söylüyorsunuz?’ diye sormak lazım. Orman İşletme Müdürlüğü’ne göre Dersim’de 40 yıldır yangın çıkmamış, bir kayıt yok. Mümkün mü?” diyerek gerçekliğin mücadelesini vermeye devam ediyordu. Bayram hazırlığı ile geçen sonraki günlerde Mecliste, basında ya da sivil toplumda, yangınları söndürmeye çalışan gönüllüler dışında herhangi bir hareketlilik bulmak zor. Bu durum üzerine Pelin Cengiz, ArtıGerçek sayfasında yazdığı yazıyla Doğu’daki Doğa Katliamlarına ilgi ve dayanışma göstermeyen, bölge halkı ve ekolojisini yalnız bırakan herkese ekolojik değerleri hatırlatarak hepimizi Bayram telaşına uğurladı, diyebiliriz sanırım.</p>
<p><a class="cboxElement" title="Dersim yangınları, 2018" href="https://cdn.yesilgazete.org/wp-content/uploads/2018/09/dersim-yang%C4%B1nlar%C4%B1-5.jpg" rel="lightbox[149185]"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-149192" src="https://cdn.yesilgazete.org/wp-content/uploads/2018/09/dersim-yang%C4%B1nlar%C4%B1-5.jpg" alt="" width="800" height="405" /></a></p>
<p>Bayramın üçüncü gününde Türkiye’nin farklı bölgelerindeki ekoloji mücadelesi içerisindeki 56 örgütten oluşan ekoloji birliği bir açıklama yaptı. Devlet kurumlarının günlerdir yangınlara müdahale etmeyişinin anayasal suç olduğunu belirtildiği açıklamada, “Ülke yangın yeriyken bayram yapılmaz” denildi.</p>
<p>Dersim Barosu da yine 22 Ağustos’ta yangına havadan müdahale başvurusunda bulundu. Birler böyle bir başvurunun gerekliliğini sorgularken yangınların gönüllü vatandaşların çabalarıyla söndürüldüğü bilgisini aldık, kısa süreliğine de olsa yüreğimize su serpilmiş oldu. Ancak hafta sonunda Cumartesi Annelerine reva görülen zulmün başka bir yüzü yine Dersim’deydi. 27 Ağustos haftasına bombardımanlar sonucunda tekrar alevlenen yangınların haberiyle başladık. Bunun üzerine HDP, bölgeye 11 milletvekilinden oluşan bir heyet göndereceğini duyurdu. Ertesi gün heyetin bölgeye ulaşmasıyla beraber valilikten ikinci bir açıklama geldi.</p>
<p><a class="cboxElement" title="Dersim yangınları, 2018" href="https://cdn.yesilgazete.org/wp-content/uploads/2018/09/dersim-yang%C4%B1nlar%C4%B1-6.jpg" rel="lightbox[149185]"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-149193" src="https://cdn.yesilgazete.org/wp-content/uploads/2018/09/dersim-yang%C4%B1nlar%C4%B1-6.jpg" alt="" width="800" height="434" /></a></p>
<p>Bu açıklamayla paralel olarak HDP heyetinin yangın bölgesine ulaşmasına izin verilmedi. Operasyon ve can güvenliği gerekçeleriyle yolları kesilen heyet bunun üzerine yol üzerinde kısa bir oturma eylemi yaptı.</p>
<p>28 ve 29 Ağustos itibariyle vatandaşın söndürdüğü yangınların ve çeşitli nedenlerle tekrar tekrar çıkan yangınların haberleri gelmeye devam ediyor…</p>
<p>***</p>
<p>Bütün bu gelişmeler sonrasında içinde yaşayan canlılarla beraber kül olan ormanlar, geride – insanla ilgili olduğu için bana kalırsa aslında aynı; içerik olarak farklı ele alınabilecek iki tartışma bıraktı. Öncelikle Pelin Cengiz’in de belirttiği gibi; Kuzey’de, Güney’de ve Batı’daki orman yangınlarına ya da doğa katliamlarına gösterilen sivil toplum dayanışmasının Doğa’da olduğu zaman yaşanmadığı, bölge halkının da yangınların ortasında yalnız bırakıldığı gerçeği. Gerçi, sözü edilen dayanışma da ayrıca sorgulanmaya açık… İkincisiyse, yine bu yalnızlık durumunun değiştirilebileceği yerlerin başında gelen mecliste de HDP’ye yönelik olarak yaşatıldığını söyleyebiliriz.  Geçen yılki yangına dair Hürriyet Gazetesi’nde çıkan habere göre CHP milletvekili Gürsel Erol twitter adresinden yaptığı açıklamayla yangınlara müdahale edilmesi için yetkililerle sıkı görüşmeler yaptığını belirtmiş. Bu yılki yangınlar sırasında ise yerel yetkililerle bölge ziyaretinde bulunmuş ve 18 Ağustos 2018 tarihinde yazdığı yangınlara müdahale edildiğini gözlemlediğini belirten açıklaması sonrasında herhangi bir açıklamada bulunmamış.</p>
<p>Günün sonunda terörle mücadele dâhilinde gerçekleştirilen bombardıman ve çatışmaların ülke çapında kazandığı politik meşruiyet neticesinde Türkiye’nin Doğusunda ormanlar yok edilmekte.</p>
<p>Ormanların yakılmasına karşı çıktığınızı, bu yüzden yapılan her türlü – ama her türlü – harekatın ve şiddet içerikli gelişmelerin bu yangınların sorumlusu olduğunu, çıkan yangınlara müdahale edilmemesinin de anayasal suç olduğunu söylemek Tunceli Valiliği tarafından terör eylemlerine dâhil ediliyor. Buna karşılık, aslında orman yangınlarına karşı inatla dağlarda olmaya devam eden doğa koruyucuları için manevi destek yaratmak bile çok görülebiliyor. Nitekim, sosyal medyada <strong>#DersimYanıyor</strong> dendiği sırada ana-akım medyaya yapılan çağrılar sırasında insanlar kentin adının Tunceli mi, Dersim mi olduğu üzerine gerilmişti.  Devleti koruyabilirsiniz, terörle suçlananları savunabilirsiniz; ama ormanları neden korumak istersiniz ki?</p>
<p><strong>Kronolojik sırayla kaynaklar: </strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bianet &#8211; Eylül 2015</span></p>
<p><a href="https://m.bianet.org/biamag/insan-haklari/167748-dersim-de-neler-oluyor"><span style="font-weight: 400;">https://m.bianet.org/biamag/insan-haklari/167748-dersim-de-neler-oluyor</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dersim Ekoloji Meclisi &#8211; Orman Çalıştayı Sonuç Bildirgesi </span></p>
<p><a href="http://www.dersim-haber.com/dersim-ekoloji-meclisi-orman-calistayi-sonuc-bildirgesini-acikladi-15050h.htm"><span style="font-weight: 400;">http://www.dersim-haber.com/dersim-ekoloji-meclisi-orman-calistayi-sonuc-bildirgesini-acikladi-15050h.htm</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gerçeküstü bir yangın hikayesi</span></p>
<p><a href="https://www1.wdr.de/nachrichten/tuerkei-unzensiert/emine-algan-Die-surreale-Geschichte-eines-Brandes-tr-100.html"><span style="font-weight: 400;">https://www1.wdr.de/nachrichten/tuerkei-unzensiert/emine-algan-Die-surreale-Geschichte-eines-Brandes-tr-100.html</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">15 Ağustos 2018 çağrıları &#8211; </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Ovacık Belediye Başkanı </span></p>
<p><a href="http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/1056470/Komunist_Baskan_dan_yangina_acil_mudahale_cagrisi.html"><span style="font-weight: 400;">http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/1056470/Komunist_Baskan_dan_yangina_acil_mudahale_cagrisi.html</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Ferhat Tunç&#8217;un twitter&#8217;daki çağrısı </span></p>
<p><a href="https://twitter.com/ferhatttunc/status/1029701335200018432"><span style="font-weight: 400;">https://twitter.com/ferhatttunc/status/1029701335200018432</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">basında yayınlanan</span></p>
<p><a href="https://www.pirha.net/sanatci-ferhat-tunc-devlet-kendi-ormanlarini-nasil-yakar-133616.html/16/08/2018/"><span style="font-weight: 400;">https://www.pirha.net/sanatci-ferhat-tunc-devlet-kendi-ormanlarini-nasil-yakar-133616.html/16/08/2018/</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dersim Barosunun da çağrısı olmuş</span></p>
<p><a href="https://www.birgun.net/haber-detay/dersim-deki-yanginlarla-ilgili-baro-dan-aciklama-227172.html"><span style="font-weight: 400;">https://www.birgun.net/haber-detay/dersim-deki-yanginlarla-ilgili-baro-dan-aciklama-227172.html</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">16 Ağustos &#8211; </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; 16 Ağustos EkonomiEkoloji programı Dersim Baro başkanı Barış Yıldırım </span></p>
<p><a href="http://acikradyo.com.tr/ekonomi-ekoloji/dersimin-hozat-ilcesinde-devam-eden-yangin-ve-bolgenin-ekosistemine-etkisi"><span style="font-weight: 400;">http://acikradyo.com.tr/ekonomi-ekoloji/dersimin-hozat-ilcesinde-devam-eden-yangin-ve-bolgenin-ekosistemine-etkisi</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Bakanlığın açıklaması </span></p>
<p><a href="http://tunceli.gov.tr/basin-aciklamasi-1212"><span style="font-weight: 400;">http://tunceli.gov.tr/basin-aciklamasi-1212</span></a></p>
<p><a href="https://www.evrensel.net/haber/359387/tunceli-valiligi-yangin-kontrol-altinda-haberler-gercegi-yansitmiyor"><span style="font-weight: 400;">https://www.evrensel.net/haber/359387/tunceli-valiligi-yangin-kontrol-altinda-haberler-gercegi-yansitmiyor</span></a></p>
<p><a href="http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/1056988/Tunceli_Valisi___Dersim_yaniyor__haberleri_gercek_degil.html"><span style="font-weight: 400;">http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/1056988/Tunceli_Valisi___Dersim_yaniyor__haberleri_gercek_degil.html</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; hdp soru önergesi verdi. valinin açıklamasının gerçeği yansıtladığının altı çizildi. </span></p>
<p><a href="http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/cevre/1057478/Tunceli_de_yangin_polemigi___Hep_ayni_bolge_yakiliyor_.html"><span style="font-weight: 400;">http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/cevre/1057478/Tunceli_de_yangin_polemigi___Hep_ayni_bolge_yakiliyor_.html</span></a></p>
<p><a href="https://www.evrensel.net/haber/359519/hdpden-dersim-yangini-aciklamasi-valinin-aciklamasi-bosa-cikti"><span style="font-weight: 400;">https://www.evrensel.net/haber/359519/hdpden-dersim-yangini-aciklamasi-valinin-aciklamasi-bosa-cikti</span></a></p>
<p><a href="http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/1059649/HDP_heyeti_Tunceli_Valisi_ni_yalanladi.html"><span style="font-weight: 400;">http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/1059649/HDP_heyeti_Tunceli_Valisi_ni_yalanladi.html</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8212; &gt; bir yıl öncesi, </span></p>
<p><a href="https://www.ntv.com.tr/galeri/turkiye/tuncelideki-orman-yanginlari-suruyor,jWiN0OHd1Uy6eGDElJ_CMw/YfxDnyxkXkecUMHkzIA1KQ"><span style="font-weight: 400;">https://www.ntv.com.tr/galeri/turkiye/tuncelideki-orman-yanginlari-suruyor,jWiN0OHd1Uy6eGDElJ_CMw/YfxDnyxkXkecUMHkzIA1KQ</span></a></p>
<p><a href="http://www.hurriyet.com.tr/tuncelide-6-bolgede-baslayan-orman-yanginlari-40547438"><span style="font-weight: 400;">http://www.hurriyet.com.tr/tuncelide-6-bolgede-baslayan-orman-yanginlari-40547438</span></a></p>
<p><a href="http://siyasihaber3.org/dersimde-orman-yangini-guvenlik-gerekcesiyle-mudahale-edilmiyor"><span style="font-weight: 400;">http://siyasihaber3.org/dersimde-orman-yangini-guvenlik-gerekcesiyle-mudahale-edilmiyor</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">19 Ağustos &#8211; </span></p>
<p><a href="https://www.artigercek.com/yazarlar/pelincengiz/dersim-dort-dag-icinde-dort-dag-ates-icinde?t=1534678413"><span style="font-weight: 400;">https://www.artigercek.com/yazarlar/pelincengiz/dersim-dort-dag-icinde-dort-dag-ates-icinde?t=1534678413</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">20 Ağustos &#8211; Bayram başladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Tunceli Valisi bayram ziyaretlerinde</span></p>
<p><a href="http://www.tunceli.gov.tr/vali-sonel-kahraman-joh-ve-pohlerimizle-bayramlasti"><span style="font-weight: 400;">http://www.tunceli.gov.tr/vali-sonel-kahraman-joh-ve-pohlerimizle-bayramlasti</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">22 Ağustos </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Günlerdir süren yangınlara sessiz kalan çevrecilere tepki </span></p>
<p><a href="http://www.basnews.com/index.php/tr/news/kurdistan/460654"><span style="font-weight: 400;">http://www.basnews.com/index.php/tr/news/kurdistan/460654</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; yangına havadan müdahale edilsin başvurusu </span></p>
<p><a href="http://www.ozgurdersim.com/haber/yangina-havadan-mudahale-edilsin-basvurusu-14362.htm"><span style="font-weight: 400;">http://www.ozgurdersim.com/haber/yangina-havadan-mudahale-edilsin-basvurusu-14362.htm</span></a></p>
<p><a href="https://www.birgun.net/haber-detay/dersim-barosu-yangina-havadan-mudahale-icin-basvuru-yapti-227884.html"><span style="font-weight: 400;">https://www.birgun.net/haber-detay/dersim-barosu-yangina-havadan-mudahale-icin-basvuru-yapti-227884.html</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; yangın södürüldü</span></p>
<p><a href="https://www.evrensel.net/haber/359825/dersimde-gunlerdir-suren-yangin-gonullulerin-mucadelesiyle-sonduruldu"><span style="font-weight: 400;">https://www.evrensel.net/haber/359825/dersimde-gunlerdir-suren-yangin-gonullulerin-mucadelesiyle-sonduruldu</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Araya giren bayram, tatil ve cumartesi anneleri olayları&#8230; haftasonu bombardımanlarının ardından,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">27 Ağustos </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; hdp heyet gönderecek</span></p>
<p><a href="https://www.birgun.net/haber-detay/hdp-orman-yanginlari-icin-dersim-e-heyet-gonderecek-228255.html"><span style="font-weight: 400;">https://www.birgun.net/haber-detay/hdp-orman-yanginlari-icin-dersim-e-heyet-gonderecek-228255.html</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">röportaj &#8211; </span><a href="http://www.kedistan.net/2018/08/27/dersim-dogaya-ikrar-veren-can-ergun-demir/"><span style="font-weight: 400;">http://www.kedistan.net/2018/08/27/dersim-dogaya-ikrar-veren-can-ergun-demir/</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">28 Ağustos </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; gitti</span></p>
<p><a href="https://www.birgun.net/haber-detay/dersim-deki-yangini-arastirmaya-giden-hdp-lilere-engel-228402.html"><span style="font-weight: 400;">https://www.birgun.net/haber-detay/dersim-deki-yangini-arastirmaya-giden-hdp-lilere-engel-228402.html</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; valilik açıklama yaptı</span></p>
<p><a href="http://tunceli.gov.tr/tuncelinin-huzurunu-bozmak-isteyenlere-musaade-edilmeyecektir"><span style="font-weight: 400;">http://tunceli.gov.tr/tuncelinin-huzurunu-bozmak-isteyenlere-musaade-edilmeyecektir</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ferhat Tunç Pulebargi köyündeki yangının kontrol altına alındığını yazdı. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/19/dersim-yanginlari-2018/">Dersim Yangınları, 2018</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Orman yangınları sivil toplumsuz söner mi?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/14/orman-yanginlari-sivil-toplumsuz-soner-mi/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/14/orman-yanginlari-sivil-toplumsuz-soner-mi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal Aktaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Aug 2017 16:49:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Kaz Dağı]]></category>
		<category><![CDATA[Kaz Dağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Kemer]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangını]]></category>
		<category><![CDATA[Tuncay Neyişçi]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil artvin derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=17625</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye her yaz olduğu gibi, bu yaz da yanan ormanlarına ‘şahit’ oluyor. Gerek kamu otoritesinin kamuoyunu yeterince bilgilendirmemesi gerekse de kamu-sivil toplum iş birliğinin sağlanamaması nedeniyle, Kemer, Kaz Dağı ve Dersim’deki gibi orman yangınları toplumun edilgen müşahitliğini pekiştirmekten başka pek de bir işe yaramıyor. Sivil Sayfalar olarak bizler de orman yangınları vesilesiyle, hükümetin orman politikasını, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/14/orman-yanginlari-sivil-toplumsuz-soner-mi/">Orman yangınları sivil toplumsuz söner mi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye her yaz olduğu gibi, bu yaz da yanan ormanlarına ‘şahit’ oluyor. Gerek kamu otoritesinin kamuoyunu yeterince bilgilendirmemesi gerekse de kamu-sivil toplum iş birliğinin sağlanamaması nedeniyle, Kemer, Kaz Dağı ve Dersim’deki gibi orman yangınları toplumun edilgen müşahitliğini pekiştirmekten başka pek de bir işe yaramıyor. Sivil Sayfalar olarak bizler de orman yangınları vesilesiyle, hükümetin orman politikasını,  sivil toplumun eleştirilerini, önerilerini ve seslerinin karar mekanizmasında duyulup duyulmadığını çevreci sivil toplum örgütleri ile konuştuk.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaz Dağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan: Sivil toplum ve kamu orman yangınları konusunda seferberlik yapmalı</strong></p>
<figure id="attachment_17626" aria-describedby="caption-attachment-17626" style="width: 219px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-17626" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/08/PicDxW4x_400x400.jpg" alt="" width="219" height="219" /><figcaption id="caption-attachment-17626" class="wp-caption-text">Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan</figcaption></figure>
<p>Sadece ormanlar yanmıyor, ormanın içindeki her türlü bitki ve hayvan yanıyor. Orman yangınlarının ciddi anlamda eko-sisteme zararı oluyor. İçimiz yanmasına rağmen ‘gerekli tedbirler alınsın’ demenin ötesine gidemiyoruz. Sivil toplum ve kamunun orman yangınlarının durdurulması konusunda seferberlik yapması gerektiğini düşünüyoruz, herkesin üzerine düşeni yapması lazım. Bütün ormanlar çöp ve cam kırığı dolu ama ormanların yanmasına neden olan etmenleri araştırmak lazım- cam kırığı mıydı, sabotaj mıydı vs. Ormanlar yanıyor ve ardından hiçbir şey olmuyor. Sivil toplumun sesi, kamu karar mekanizmaları tarafından duyulmuyor. Duyulsaydı belki daha önce ne yapılmasına dair bir araya gelebilirdik. Kaz Dağı yangınından sonra böyle bir çağrı almadık. Bir de herkesin üzerine düşeni yapması için seferberlik ilanı beklediğimize dair bir çağrı yayınladık,</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Peri Vadisi Koruma Kurulu Platformu Sözcüsü Abdullah Akyol: Terör nedeniyle ağaçsızlandırma bir devlet anlayışı</strong></p>
<p>Orman yangınları geçen sene ve ondan önceki senelerde de vardı ama son süreçte sıklaştı. Böylesi orman yangınları Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nde daha da sıkça görülmeye başlandı. Bizim araştırmalarımıza göre bunun birçok nedeni var.  Aslında ‘terör’ nedeniyle orayı ağaçsızlandırma gibi bir devlet anlayış var. Son yangınlarla ilgili olarak da sosyal medyadan konuştuğum kişiler, halk tarafından söndürme çalışmalarının güvenlik kuvvetlerince engellendiğini bana iletti. Elbette kendiliğinden çıkan yangınlar da var. Mesele, sadece orman yangını meselesi değil. Orman kesimini zorunlu kıldılar. Karakolun valiliğe müracaatı olmuş, güvenlik nedeniyle alakasız bölgelerin kesilmesini istenmiş. Demek ki, burada bir politika var. Sadece yangınları söndürmek isteyen insanları engellenmesi dahi, devletin bu politikayı güttüğünün gerçeğidir. Sivil toplumun bu konuda kamuoyunu aydınlatması gerekir ama bu yeterli değil, bunu daha çok görünür bir şekilde yapmak lazım. Belki tüm sivil toplum temsilcileri Ankara’da bir basın açıklaması yapıbilir ya da vekillere yönelik bir kamuoyu baskısı oluşturulabilir zira belli bir siyasetin güdümündeki medya eylemlerimizi görmek istemiyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Yeşil Artvin Derneği Başkanı Neşe Karahan:  Bir yerlerde çok büyük yanlışlar var ki, bizim ülkemizde hala böyle büyük yangınlar çıkabiliyor</strong></p>
<figure id="attachment_17627" aria-describedby="caption-attachment-17627" style="width: 243px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-17627" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/08/s-2ac8112ade6e44dc9347a39f62a6f3f4b732c60b.jpg" alt="" width="243" height="161" /><figcaption id="caption-attachment-17627" class="wp-caption-text">Yeşil Artvin Derneği Başkanı Neşe Karahan</figcaption></figure>
<p>Artvin’de orman yangını diye bir şey bilmiyoruz biz, bizdeki ormanlar çok sık ve farklı bir yapıda. Ama Türkiye’nin neresinde olursa olsun bizim ciğerlerimiz yanıyor zaten çok fazla ormana sahip bir ülke değiliz aslına bakarsanız. Bunlar her sene bilinen şeyler ve mutlaka zamanında önlem alınması lazım. Ama ne yazık ki, bilinçli ya da bilinçsiz ihmallerle bir sürü alan katlediliyor. Biz de daha farklı bir katliam var. Bizde de yanmayan ormanları başka türlü yakıyorlar. Ormanlar bize ait değil, dünyaya ait. Hepsi bizim nefes almamızı, yaşamamızı sağlayacak önemli varlıklar. Ormancılık, orman yangınları ile ilgili koruma politikasının mutlaka değiştirilmesi lazım. Bir yerlerde çok büyük yanlışlar var ki, bizim ülkemizde hala böyle büyük yangınlar çıkabiliyor. Bir an önce hareket etmek gerekiyor yoksa yaşayacak bir dünyamız kalmayacak. Biz 25 yıldır Artvin’de mücadele veriyoruz ama karar mercilerin kulakları bize tıkalı. Önceki gün 30 basın mensubunu Cerattepe’nin sesini duyurmak için buraya davet ettik, yazılı ve görsel medyada birçok haber çıktı fakat hala sesimizi duyacaklarını zannetmiyoruz. Ama en azından sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Mücadelemiz 25 senedir sürüyor ve de sürecek çünkü başka dünyamız yok. Dünyanın bize ihtiyacı yok, bizim dünyaya ihtiyacımız var. Dünya bizsiz de döner.</p>
<p><strong>Ormancılar Derneği Batı Akdeniz Şube Başkanı Tuncay Neyişçi: Sivil topluma düşen  Orman Bakanlığı’nı her çıkan yangını helikopterle söndürmek gibi konulara zorlamak yerine gerçekçi olmaya zorlamaktır</strong></p>
<figure id="attachment_17628" aria-describedby="caption-attachment-17628" style="width: 330px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-17628" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/08/700-20223229062012.jpg" alt="" width="330" height="212" /><figcaption id="caption-attachment-17628" class="wp-caption-text">Ormancılar Derneği Batı Akdeniz Şube Başkanı Tuncay Neyişçi</figcaption></figure>
<p>Bir kere Kaz Dağı milli bir park. Bu parkın içerisinde insanların orman yangınlarına neden olmaması için bilgilendirici bir yer olması lazım. Böyle bir şey yok. İsteyen, istediği yerden milli parkın içerisine hiçbir uyarı almadan, hiçbir kayıtta bulunmadan girip çıkabiliyor. Bu milli parklar için önemli olan bir şey. Orman Bakanlığı, ‘uçaklarla söndürmede şu kadar başarılı olduk’ söylemini bırakıp, bütün Türkiye’deki 40-45 milli parkı bu şekilde halkı bilgilendirici bir şekilde donatmış olması gerekiyor. Ama bunlar kesinlikle yapılmamıştır, yapılmadığı için de bütün milli parklarımız gibi burası büyük risk taşıyor. Yangınların burada çıkıyor olmasının temel nedeni bu riskler konusunda yeterli tedbirlerin alınmamış olmasıdır. İkinci olarak, burası milli park olduğu için yangın emniyet şeridi yapmak ya da yangını uçakla söndürmek gibi başka ormanlarda geçerli olacak tedbirler burada geçerli olamaz. O zaman başka tedbirler almanız lazım. Bu konuda da Orman Bakanı tek bir kelime söyleyemez çünkü böyle bir düşünceleri, hazırlıkları ve tasarımları yok.</p>
<p>Orman yangınları olacaktır. Bu bir mühendislik alanıdır. Onun için Orman Bakanı’nın çıkıp, ‘cam kırığından yangın çıktı’ gibi on milyarda bir ihtimali olan bir şeyi basına söylemesi kadar yanlış bir şey olamaz. Çıkan her yangına ‘helikopter gönderdik’ demesi de olmaz.  “80 yıllık tutuğumuz istatistiklere göre bu sene Türkiye’de 20 bin hektar orman alanı yanacaktır” demelidir sayın bakan ama o zaman şunu da demelidir: “Bu 20 bin hektarı düşürmek için çalışacağız, yangınları tamamen bitirmek söz konusu değil” demelidir.  Böylece halka doğru bilgi verilir. “Bu sene 10 bin hektar yandı, çok başarılıyız” demek anlamsız bir laftır.</p>
<p>Bakanlık yanan alan konusunda yüzde 50 veyahut yüzde 100 oranında yanlış bilgi veriyor. “Bin hektar yanmışsa 500 hektar, 500 hektar yanmışsa 100 hektar” yandı diyor. Bu bir fiziksel vakadır ve halkta güvensizlik uyandırır. Ne kadar yanarsa yansın bakanlığın doğruyu söylemesi lazım, güven sağlaması için. Bu konuda doğruyu söylemiyorsa ben diğer dediklerine nasıl inanabilirim.</p>
<p>Sivil toplum kuruluşlarının yapması gereken şey, Orman Bakanlığı’nın her çıkan yangını helikopterle söndürmek gibi konulara zorlamak yerine Orman Bakanlığı’nı çok gerçekçi olmaya zorlamaktır. STK’ların Orman Bakanlığı’na şunu sormaları gerekir: Orman yangınını söndürdünüz ama hektar maliyetiniz nedir? Bunların hepsi para işi. ABD’de bir hektar 1 dolara söndürülüyorsa biz de 3 dolara söndürülüyor. Daha çok para harcanıyor yangını söndürmek için. Çünkü çok rahatlıkla helikopter göndermeden orada çok ucuza söndürebilirler. Ama STK’lar &#8216;Niye helikopter gönderdiniz?&#8217; diyor. Öte yandan dediğim gibi bir denetim mekanizması ve sorgulama gelirse Orman Bakanlığı işini daha düzgün bir şekilde yapmak zorunda kalacak. Ormanları yanmayacak hale getirmek çok daha önemli çünkü ABD bunu yapıyor.</p>
<p>Orman Bakanlığı yangınların yüzde 90’ının da insanlardan çıktığını söylüyor.  Sivil toplum hangi ‘STK’yı bu konuda yardıma çağırdınız!’, ‘Gelin orman yangını konusunda herkesi uyaralım’ demeli.  Madem orman yangınları insan kaynaklı, ne Orman Bakanlığı sivil toplum kuruluşlarının yardımını istiyor ne de sivil toplum kuruluşları Orman Bakanlığı’na yardım ediyor.</p>
<p>Orman Bakanlığı’nın STK’ları yanına çekecek stratejileri geliştirmesi lazım. STK’ların da Orman Bakanlığı’nı daha başarılı kılmak için motive etmesi ve denetlemesi lazım. Denetlemenin sorusu da şu: Ciğerimiz yandı tamam ama bu bize kaça patladı?</p>
<p>STK’lar orman yangını vs. söz konusu olduğunda feryat etmenin dışında bilime dayalı önerilerde ve söylemlerde bulunmuyor. Taş ocaklarına karşı çıkıyorlar, taş ocakları yandığı zaman “Vay efendim ormanlarımız gidiyor” diyorlar. Başka söylemler bulmamız, en azından söylem değiştirmemiz lazım. Aynı Orman Bakanlığı’nın yaptığı gibi burada bu kadar çeşit bitki var gibi söylemleriyle değil, “Bakın siz burada taş ocağı yapıyorsunuz ama buradaki ormanı korusaydınız, taş ocağından elde edeceğiniz gelirden daha fazla gelir elde ederdiniz” gibi söylemler geliştirmeleri gerekiyor.  STK’lar ezberler üzerinden değil çalışarak, inceleyerek akılcı öneriler geliştirmeli.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/14/orman-yanginlari-sivil-toplumsuz-soner-mi/">Orman yangınları sivil toplumsuz söner mi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/14/orman-yanginlari-sivil-toplumsuz-soner-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
