<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>NGS arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/ngs/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ngs/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 12 Jun 2020 15:09:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>NGS arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ngs/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Rosatom&#8217;u Tanıma Dersleri (1)</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/11/rosatomu-tanima-dersleri-1/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar Demircan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jun 2020 09:32:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Akkuyu Nükleer Güç Santrali]]></category>
		<category><![CDATA[NGS]]></category>
		<category><![CDATA[Nükleer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=54754</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugünümüzü ve yarınımızı ipotek altına almaya muktedir konumundaki, nükleer kaza sicili kabarık; iklim krizi şartlarında yüzen nükleer santraliyle, kutuplarda nükleer buz kırıcısıyla dolaşan, Techa Nehri'ni radyasyona boğan bir şirket olacak...</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/11/rosatomu-tanima-dersleri-1/">Rosatom&#8217;u Tanıma Dersleri (1)</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye tarihinde  ilk kez ticari bir nükleer santralin kurulması için atılan adımların inşaat sürecine kadar evrilebildiği bir projede usul usul ilerleniyor. Evril-e-bildiği diyorum çünkü dönemine özgü şartlara sahip olmakla birlikte tarihsel izleğine aykırı düşmeyen şekilde siyasi, sosyal ve ekonomik sorunlarla çevrelenmiş bir ortama rağmen &#8220;durmak yok yola devam&#8221;sloganının hakkını verme çabası belirleyici.  Öyle ki dünya Covid 19&#8217;dan kırılırken 6500 civarında taşeron işçinin çalıştığı Akkuyu Nükleer Güç Santrali(NGS) şantiyesindeki faaliyetler askıya alınmak bir yana &#8220;siyasi iktidarın temsilcileri tarafından &#8220;Akkuyu inşaatı  atom çekirdeği üzerinde yükseliyor!&#8221; nidasıyla kamuoyuna <a href="https://www.yenisafak.com/ekonomi/70-yillik-hayal-gercege-donusuyor-ilk-reaktor-2023te-calisacak-3533767"><span>duyuruluyor.</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Esasen, Akkuyu NGS Projesi&#8217;ne gölge etmesi muhtemel engellerin yok farz edileceği hükümetlerarası anlaşmanın icat edilmesiyle kendini göstermişti. Nitekim bu anlaşma için imzaların atılmasını yasama ve yargı süreçlerinin projenin önünü açan şekilde işletilmesi ve akabinde yatırım kararlarının &#8220;mega projeler&#8221; adı altında serbestçe uygulamaya konması izledi. Bu aşamada da 18 yıl önce elde ettiği hükümet olma hakkını bugün de sürdüren siyasi iktidarın her türlü engeli  aşmaya dönük  gayretinin belirleyici olduğu aşikar. Ne var ki  Akkuyu NGS &#8216;nin kurulmasına yönelik ilk resmi adım olan hükümetlerarası anlaşmanın diğer tarafını oluşturan, Rusya devleti tarafından görevlendirilen Rosatom şirketi tarafındaki gelişmeler de gözardı edilmemeli. Zira %100 ya da en az %51 hisse sahipliğiyle Akdeniz&#8217;in kıyısına konuşlandırılan bu nükleer santrali işletecek olan şirket gerek Türkiye gerekse bulunduğu coğrafya itibariyle tarihe damgasını vuracak . Bugünümüzü ve yarınımızı ipotek altına almaya muktedir konumundaki, nükleer kaza sicili kabarık; iklim krizi şartlarında yüzen nükleer santraliyle, kutuplarda nükleer buz kırıcısıyla dolaşan, Techa Nehri&#8217;ni radyasyona boğan bir şirket olacak&#8230;Biraz da bu nedenle önceden yazılarımda yer yer değindiğim  Rosatom&#8217;la ilgili paylaşımları  ilk örneğini okumakta olduğunuz biçimiyle (düzenli olmayan fakat aynı çatı altında toplanabilecek şekilde) &#8220;</span><i><span style="font-weight: 400;">Rosatom&#8217;u Tanıma Dersleri</span></i><span style="font-weight: 400;">&#8221; başlığı altında tekrara kaçmamayı da umarak ele alma gereği duyuyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-54756 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/rosatom.jpg" alt="Rosatom" width="379" height="258" />2000&#8217;li yıllardan itibaren Rusya Devleti&#8217;ne ait Atom Enerjisi Şirketi olan Rosatom, kuruluşu 1940&#8217;lara uzanan ve  SSCB &#8216;nin ömrünü tamamlamasıyla 1991 yılı itibariyle Rusya Federasyonu&#8217;na devrolan askeri ve sivil nükleer programın idaresini elinde tutan şirket. Dolayısıyla bugünkü Rosatom&#8217;u Rusya devletinin tarihi nükleer programın mirasçısı olduğu kadar nükleer başarısızlıklarının vebalinin mirasçısı olarak görmek mümkündür. Bu açıdan Akkuyu NGS &#8216;de operasyona başlamadan kirlilik hasıl olurken üretime geçilmesiyle yaşanabilecek ekolojik felaketlere dair fikir vermesi için işletmecinin sabıkalı siciline bakmak bile yeterli olabilir. Kaldı ki Rusya ve nükleer felaket kelimeleri yan yana geldiğinde akıllara ilk olarak Çernobil Nükleer Felaketi  geliyorsa  konuya daha aşina olanlar için </span><span style="font-weight: 400;"> 1957 yılında Mayak  Nükleer Santral Tesisi&#8217;nde tarihe Kyshtym Kazası olarak geçen nükleer kaza  gelir. Kyshtym Kazası, Nükleer atıkların soğumaya bırakıldığı tesisteki patlama nedeniyle binlerce kişinin tahliye edildiği ve  30 köy haritadan silinirken gerçeklerin dünya kamuoyundan 1990’lara kadar  saklandığı bir olaydır. Bununla birlikte nükleer santrallerde kayıt altına alınmayan  kazalar yaşandığı üzere kaynaklar Mayak Nükleer Santrali&#8217;nde meydana gelen irili ufaklı kazaların sayısının 132&#8217;ye vardığını göstermektedir.  Buna ek olarak  Greenpeace Rusya tarafından 2014 yılında sunularak 2017 yılında güncellenen rapora göre de Rosatom 1948’lerden itibaren Mayak Nükleer Tesisi&#8217;nin bulunduğu bölgenin içme suyu da olan Techa Nehri’ne radyoaktif atıklarını boşaltmıştır. Hatta kimi kaynaklara göre bu kirlilik 2004 yılına kadar, kimi kaynaklara göre ise bugün de devam eden bir şekilde ve çevre halkı dahil bu nehirden yaşam bulan yüz binlerce canlının geri dönüşü olmayan şekilde sağlıklı bütünlüğünü kaybettiği bir gerçektir. Öte yandan Rosatom&#8217;u değerlendirirken son dönemde meydan gelerek ayrıntılı bir şekilde ele aldığmız</span> <a href="https://yesilgazete.org/blog/2019/09/07/ciplak-hayatlar/"><span style="font-weight: 400;">Nenoksa olayı</span></a><span style="font-weight: 400;"> ve </span><span style="font-weight: 400;">karşısındaki sor</span><span style="font-weight: 400;">umsuzluklarını da anımsamak yerinde olur. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Geçmişi böylesine karanlık olan Rosatom&#8217;un bugünkü operasyon ve yatırımlarına  bakacak olursak web sitesinde yer alan bilgiye göre halihazırda ülke sınırları içinde 11 nükleer tesiste toplam 36 reaktörü bulunuyor [1]. </span><span style="font-weight: 400;"> Ne var ki nükleer endüstrinin genel olarak aktif olmayan reaktörlerini hesabın dışına almaya cesaret edemediği üzere 7 reaktörün ömrünü tamamlamış olarak devreden çıkarılmış olduğu detayına Web sitesinde pek yer verilmemiş. Bununla birlikte Yeryüzü Dostları Derneği Rusya  tarafından Rusya&#8217;daki nükleer karşıtı mücadelenin değerlendirildiği rapora göre de Rusya&#8217;daki reaktörlerin bir çoğu 1970&#8217;lerde ömürleri 30 yıl olarak dizayn edilmiş olan dolayısıyla üretim lisansları uzatılmış olan reaktörlerdir. Nitekim siyasi iktidarların reaktörleri devreden çıkarmayı mümkün olduğunca erteledikleri ortamda Rusya&#8217;da da halihazırda operasyonda bulunan reaktörlerin %70&#8217;inin lisansları yenilenmiştir [2].</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öte yandan şirketin yurt dışı operasyon</span><span style="font-weight: 400;">ları da web sitesinde yer alan bilgiye göre 35-36 civarında görünse de Rosatom&#8217;un takibine alan sivil toplum örgütü Ecodefense Rusya&#8217;nın nükleer enerjinin  geliştirilme süreçlerinden  vazgeçmesini, mevcut nükleer enerji santrallerini kapatarak devreden çıkarmasını talep etmesiye kendisin de Rusya Hükümeti’nin hedefi haline gelmiştir.  Ecodefense’in tespitlerine göre anlaşma yapılmış olan pr</span><span style="font-weight: 400;">ojeler Macaristan, Finlandiya, Beyaz Rusya, Çin ve Türkiye dahil 12 ülkede olmak üzere  toplam 26 reaktör için söz konusudur. </span><span style="font-weight: 400;"> Bu noktada Ecodefense Rosatom’un hedefinde olmayı hak edercesine Rosatom&#8217;un üstlenmiş olduğu bu yatırımların toplamının 133 milyar Dolar&#8217;a tekabül etmesine karşın şirketin finansal alt yapı ve kaynaklarının en fazla 90 milyar Dolar civarını karşılayabilecek durumda olduğuna işaret eder.</span><span style="font-weight: 400;"> </span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Rusya&#8217;daki aktivistleri Rosatom ile yakın dönemde direkt karşı karşıya getiren önemli  bir olay ise Krasnoyarsk şehrinde Rosatom&#8217;un yüksek tehlikeli radyoaktif atıklar  için bir depo kurmayı planlaması oldu. Bu deponun inşaatı yurt dışı projelerinden elde edilecek nükleer atığın depolanması için gerekli görülmesi ise tartışmaları &#8220;nükleer sömürgecilik yapılıyor&#8221;iddiasını  doğurdu. Bu nedenle de şehre yalnızca 40 kilometre  mesafede Sibirya&#8217;nın Yenisei Nehri kıyısının seçildiği bu operasyonu çevre aktivistleri  gelecek kuşaklara karşı işlenen suç kategorisine alınmasını talep ediyor. Krasnoyarsk halkı yaşadıkları yerin nükleer çöplüğe çevrilmesine karşın bu konuda 7 yıldır mücadele veriyor ve toplanılan imza sayısı ise bugün 146 bine ulaşmış durumda. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Nerede bir nükleer santral varsa beraberinde nükleer atık korkusunun salındığı aşikar olduğu üzere nükleer endüstrinin başını çeken Rosatom&#8217;un nükleer atıklarıyla gerek kendi gerekse Kazakistan gibi komşu ülkelerin topraklarında nasıl bir çevre felaketine yol açtığı da sır değil. Bu noktada daha önceki bir </span><a href="https://yesilgazete.org/blog/2019/10/16/akkuyu-ngs-simdiden-sorun-yaratiyor/"><span style="font-weight: 400;">yazımızda</span></a><span style="font-weight: 400;"> okuyabileceğiniz gibi Akkuyu NGS’de inşaat halindeyken dahi inşaat işçilerinin foseptiğini direkt köyün içinden geçen Çağlayık Deresi&#8217;ne verip Akdeniz&#8217;i kirleten Rosatom&#8217;un bu ülke topraklarında radyoaktif atıklarla, ihmalkarlıklarıyla yapabileceklerini hayal etmek maalesef güç değil. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400;">[1]http://rosatom.ru/about-nuclear-industry/global-presence</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">[2]http://rusecounion.ru/eng</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/11/rosatomu-tanima-dersleri-1/">Rosatom&#8217;u Tanıma Dersleri (1)</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Yeni&#8221;lenen Deprem Haritasının Güncelliği ve Ak-kuyu&#8217;nun Depremselliği</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/07/yenilenen-deprem-haritasinin-guncelligi-ve-ak-kuyunun-depremselligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar Demircan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Feb 2020 07:41:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[AFAD]]></category>
		<category><![CDATA[Akkuyu Nükleer Güç Santrali]]></category>
		<category><![CDATA[Haluk Eyidoğan]]></category>
		<category><![CDATA[NGS]]></category>
		<category><![CDATA[Sismik Uyum Programı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Atom Enerjisi Kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Deprem Tehlike Haritası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47645</guid>

					<description><![CDATA[<p>"Evimin altından, yakınından fay hattı geçiyor mu? "Neoliberal dönemde bireylerin öznelliğini dışa vuran türden sayılabilecek bu soru yeni deprem haritasının ruhunu da ortaya koyuyor, sanki yurttaşın tekil olarak  bilgilendirilmesiyle diğerinden"kopuk oluş" yeniden tesis ediliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/07/yenilenen-deprem-haritasinin-guncelligi-ve-ak-kuyunun-depremselligi/">&#8220;Yeni&#8221;lenen Deprem Haritasının Güncelliği ve Ak-kuyu&#8217;nun Depremselliği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Deprem haritaları sismik tehlikeye dair yurttaşların bilgilendirilmesi amacıyla hazırlanır, inşaat yönetmeliklerinin düzenlenmesi ve depreme karşı önlemlerin alınmasına temel teşkil eden Deprem Yönetmeliği için veri sağlar. Küresel çapta depremlerin meydana gelme eğilimini değerlendiren World Atlas&#8217;a göre dördüncü; Avrupa Birliği ülkeleri tarafından yürütülen Sismik Uyum Programı çerçevesinde gerçekleştirilen araştırmaya göre İtalya ve Yunanistan&#8217;ı da geçerek ilk sırada yer alan Türkiye için kuşkusuz deprem tehlike haritasının anlamı büyüktür ve güncelliği hayatidir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;de deprem tehlike haritasının hazırlanmasında yetkili kurum olan AFAD da 18 Mart 2018 tarihinde resmi gazetede yayımlanmasını müteakip, 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye Deprem Tehlike Haritası&#8217;nı tanıtarak diri fay sayısının 485 olduğunu kamuoyuna duyurdu. Ancak, bu bilgi verilirken söz konusu rakamın 2012 yılında 326 olarak açıklanan diri fay sayısına bilinen fay segmentlerinin dahil edilmesiyle elde edildiğinden bahsedilmiyordu. Nitekim dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da Türkiye genelinde 485 fay kırığı olduğunu ifade ederek bilim insanları tarafından önceden bilinen parça fay hatlarının bir araya getirilmesiyle bu sonucun mühendislik çalışmalarına katkıda bulunacağına 2014 yılında </span><a href="https://www.sabah.com.tr/yasam/2012/06/20/aktif-fay-sayisi-iki-katina-cikti"><span style="font-weight: 400;">değinmiştir.</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Peki 24 Ocak 2020&#8217;de  meydana gelen Elazığ Depremi&#8217;nin ardından &#8220;kamuoyunda algı iyiyken&#8221; açıklanan Yenilenmiş Deprem Haritası&#8217;na dair &#8220;yeni&#8221; olan nedir? AFAD yetkilisinin: &#8220;En güncel deprem kaynak parametreleri, deprem katalogları ve yeni nesil matematiksel modeller dikkate alınarak çok daha fazla ve ayrıntılı veriyle hazırlanmıştır&#8221; açıklaması bu soruya bir yanıt sayılabilir mi? Elbette, zira yurttaşların e-devlet &#8216;ten ve/veya AFAD&#8217;ın web sitesinden giriş yaparak bu haritadaki verilere göre belirttikleri adresin fay kırığına mesafesini öğrenmesi mümkün. Nitekim noktasal bilgi edinebileceği söylenen harita medyada &#8220;Evimin altından, yakınından fay hattı geçiyor mu?&#8221; manşetiyle yer buldu. Esasen Neoliberal dönemde bireyin öznelliğini dışa vuran türden sayılabilecek bu soru yeni deprem haritasının ruhunu da ortaya koyuyor, sanki yurttaşın tekil olarak bilgilendirilmesiyle diğerinden &#8220;kopuk oluş&#8221; yeniden tesis ediliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öte yandan, 1996 yılındaki Türkiye Deprem Yönetmeliği&#8217;nin 23 yıl sonraki ilk ayrıntılı revizyonu olarak karşımıza çıkan bu haritanın bölgesel değil, noktasal niteliği önceki duruma göre bazı bölgelerin depremselliğinin düştüğü gibi bir algı yaratması nedeniyle tartışmalı da olan bir konu. Nitekim Kocaeli Üniversitesi&#8217;nden Prof. Dr. Şerif Barış 46 şehir için deprem tehlikesinin düşürüldüğünü hatta, Adana ve Gemlik gibi aktif fay hatlarının üzerindeki yerleşim yerlerinde deprem tehlikesinin düşük gösterilmesine karşı Jeoloji ve Jeofizik Mühendisleri Odası&#8217;nın itirazlarının olduğunu dile getiyor. Prof. Dr. Barış&#8217;a göre depremselliğin düşük gösterilmesi inşaat yönetmeliklerine sirayet ederek deprem güvenliğinden kaçınmaya neden olabilir.</span></p>
<p><b>Akkuyu NGS&#8217;nin Depremselliği </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öncelikle şunu belirtelim ki, ne eski ne de &#8220;Yenilenen&#8221; Deprem Tehlike Haritası fay hatlarının bilinmesinin kritik önem arz ettiği inşaat halindeki Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) için referans alınabilir. Zira Deprem Haritası yönetmeliğinin ilk maddesinde belirtilen yönetmeliğin kapsamı çerçevesinde açıkça köprülerin, nükleer tesislerin kısaca bugünkü ifadeyle mega proje kapsamına giren inşaatların yönetmelik kapsamının dışında olduğu yazıyor:</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">&#8220;1.1.7 – Binalar ve bina türü yapıların dışında kalan köprüler, barajlar, kıyı ve liman yapıları, </span></i> <i><span style="font-weight: 400;">tüneller, boru hatları, enerji nakil hatları, nükleer tesisler, doğal gaz depolama tesisleri gibi </span></i> <i><span style="font-weight: 400;">yapılar, tamamı yer altında bulunan yapılar ve binalardan farklı hesap ve güvenlik esaslarına </span></i> <i><span style="font-weight: 400;">göre projelendirilen diğer yapılar bu Yönetmeliğin kapsamı dışındadır&#8221;. </span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öte yandan, yönetmeliğin kapsamı dışında kalan tesis ve yapıların kendi özel yönetmeliklerinin  olduğu, bu inşaatların kendi yönetmeliklerinde belirtilen ilkelere göre inşa edileceği hemen sonraki maddelerde ifade ediliyor:</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">&#8220;1.1.9 – Bu Yönetmeliğin kapsamı dışındaki bina ve bina türü yapıların deprem etkisi altında </span></i> <i><span style="font-weight: 400;">tasarımı için kendi özel yönetmelikleri yapılıncaya dek, öncelikle ilgili Türk Standartlarında </span></i> <i><span style="font-weight: 400;">verilen hükümler ile birlikte, uluslararası geçerliliği kabul edilen eşdeğer diğer standart, </span></i> <i><span style="font-weight: 400;">yönetmelik gibi teknik düzenlemeler veya kurumlarınca belirlenen teknik kurallar, bu </span></i> <i><span style="font-weight: 400;">Yönetmelikte öngörülen ilkeler gözetilerek kullanılabilir&#8221;. </span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Buna göre, 1. reaktörünün inşaatının neredeyse tamamlandığı Akkuyu NGS&#8217;de özel  inşaat yönetmelikleri hazırlanmış olmalı. Zira Akkuyu Çevre Etki Değerlendirmesi (ÇED)&#8217;ne karşı 13 ayrı sivil toplum örgütü tarafından açılarak bölgede dikkate alınmayan fay hatlarının varlığına işaret eden davaların bilir kişi incelemelerinde yapılan bilimsel sunumlara rağmen toptan reddine karar verilmesiyle ak-lanan Akkuyu NGS&#8217;nin inşa edildiği bölge üzerinde fay hatlarına istinaden başlatılmış olan derin sismik etüdlerle model çalışmalarının sonuçları da açıklanmıyor, kamuoyuyla paylaşılmıyor.  </span></p>
<figure id="attachment_47648" aria-describedby="caption-attachment-47648" style="width: 409px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" class="wp-image-47648 " src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/02/akkuyu-nukleer-sanrali-1fay.jpg" alt="" width="409" height="307" /><figcaption id="caption-attachment-47648" class="wp-caption-text">Türkiye ve yakın çevresinin güncel tektonik levha hareketleri ve etkin ana tektonik unsurları. (6) Siyah daire Akkuyu NGS’nin konumunu gösterir. NAF, Kuzey Anadolu Fayı; EAF, Doğu Anadolu Fayı; NEAF, Kuzeydoğu Anadolu Fayı; CA, Kıbrıs Dalma-Batma Kuşağı; ECFZ, Ecemiş Fay Kuşağı; TGFZ; Tuzgölü Fay Kuşağı. Bu fay kuşakları etkin fay yapılarını içerir (Prof.Dr.Haluk Eyidoğan, Bilim ve Gelecek)</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Bugün, AFAD&#8217;ın internet sitesinde ilgili çalışmaların tamamlanmış olduğu gösterilen bazı raporlar Jeofizik Mühendisi Prof. Dr Haluk Eyidoğan&#8217;ın belirttiğine göre Türkiye&#8217;de Akkuyu NGS bölgesi çevresinde  Akdeniz-Kıbrıs arasındaki Dalma-batma çukuru dahil Türkiye genelinde kıyıdan 200 kilometre mesafede tsunami olasılığı da gözetilerek yapılan etüdleri içermektedir. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Buna göre toplam aktif fay sayısı açıklanmış olan 485&#8217;in de üstünde 553 &#8216;e çıkmış durumdadır. Esasen etüdlerin Akkuyu NGS&#8217;ye özel olmayıp Türkiye genelinde gerçekleştirilmiş olması Türkiye Deprem Yönetmeliği&#8217;nin ilgili maddesine aykırı hareket edilerek Akkuyu NGS&#8217;ye yönelik özel yönetmeliklerin yapılmadığının da ispatı sayılabilir. Kaldı ki, Akkuyu NGS açısından önemli bir tehlike kalın toprak veya kaya türleri tarafından üzeri örtüldüğü için jeologlar tarafından tespit edilemeyen &#8220;</span><i><span style="font-weight: 400;">kör faylar</span></i><span style="font-weight: 400;">&#8220;dır. Prof. Dr Eyidoğan,  2011 yılında yaşanan Van Depremi&#8217;ne bu fay tipinin yol açtığını ifade ettiği  </span><a href="http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/489802/Kor_faylara_dikkat_.html"><span style="font-weight: 400;">makalesinde</span></a><span style="font-weight: 400;"> benzer tipteki fayların deniz ortamı dahil Akkuyu NGS bölgesinde bulunduğuna işaret ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Akkuyu NGS&#8217;ye ait Saha Parametreleri raporunun, dönemin onaya yetkili tek kurumu Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) tarafından santrale yeniden yer lisansının verilmesinden sonra hatta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından da ÇED onayı verilmesinden sonra, diğer bir deyişle ters bir sıralamayla 2017 yılında onaylanmış olması da bu nükleer santral projesinin depremsellik açısından değerlendirilmediğinin diğer ispatı olarak değerlendirilebilir. Yine Akkuyu NGS&#8217;nin depremselliğinden bahsedildiği noktada kör fayların birleşiyor olma ihtimaliyle bölgedeki 2500 yıl içinde deprem meydana getirmiş Ecemiş Fay hattından tutun da Namrun fay hattına kadar çeşitli fay hatlarıyla kuşatılmış olmasının dikkate alınmış olması gerekirdi.  Bunlarla birlikte Prof. Dr. Eyidoğan&#8217;ın aynı yıl Bilim ve Gelecek&#8217;teki </span><a href="https://bilimvegelecek.com.tr/index.php/2016/06/01/akkuyu-nukleer-guc-santrali-ve-deprem-tehlikesi/"><span style="font-weight: 400;">makalesinde </span></a><span style="font-weight: 400;">detaylı bilgi verdiği üzere </span><span style="font-weight: 400;">Uluslararası Deprem Sismolojisi ve Yeriçi Fiziği Birliği</span><span style="font-weight: 400;"> (IAESPEI), tarafından önerilen ulusal sismotektonik haritasını edinmeden Akkuyu NGS&#8217;yi  inşa etmeye kararlı görünen Türkiye&#8217;nin tatmin edici deprem ve tsunami olasılık tespiti de olanaklı bulunmuyor Dip toplamda nükleer yakıtın tesise getirilmesi itibariyle inşaat temelinin iki kez çatladığına dair haberlerini okuduğumuz Ak-kuyu NGS&#8217;de bir nükleer felaketin yaşanma ihtimalini vicdan gözüyle görmek zor değil. Ne var ki, gerçekler engelse hiç bir göz görmek istemeyenden daha kör, hiç bir kulak da duymak istemeyenden daha sağır değildir.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/07/yenilenen-deprem-haritasinin-guncelligi-ve-ak-kuyunun-depremselligi/">&#8220;Yeni&#8221;lenen Deprem Haritasının Güncelliği ve Ak-kuyu&#8217;nun Depremselliği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akkuyu NGS İçin Açılan Lisans İptal Davasına Ret</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/12/akkuyu-ngs-icin-acilan-lisans-iptal-davasina-ret/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Jun 2018 11:45:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[akkuyu]]></category>
		<category><![CDATA[Mersin]]></category>
		<category><![CDATA[NGS]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer santral]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=27774</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ankara’da enerji çevrelerinde, “20 milyar dolarlık dev dava” olarak nitelendirilen Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili açılan bir davada karar çıktı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/12/akkuyu-ngs-icin-acilan-lisans-iptal-davasina-ret/">Akkuyu NGS İçin Açılan Lisans İptal Davasına Ret</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mahkeme, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK), Akkuyu Nükleer Santralı’na verdiği “elektrik üretim lisansı”nın yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açılan davayı reddetti.</p>
<p>Gazete Habertürk’ten Olcay Aydilek’in haberine göre Türkiye Barolar Birliği, Adana Barosu, Adana Tabip Odası, Ziraat Mühendisleri Odası, Çevre ve Tüketici Koruma Derneği, Adana, Mersin Çevre Dostları Derneği, Antakya Çevre Koruma Derneği’nin de bulunduğu bir dizi kurum, kuruluş ve kişi, 18. İdare Mahkemesi’nde EPDK tarafından Akkuyu Nükleer Anonim Şirketi’ne verilen elektrik üretim lisansının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle dava açmıştı. Mahkeme, bu talebi reddetti. Davacılar, bu karara itiraz etti. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi, birkaç gün önce itirazı sonuçlandırdı. Mahkeme, söz konusu istemi reddetti.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://yesilgazete.org/blog/2018/06/12/akkuyu-ngs-icin-acilan-lisans-iptal-davasina-ret/" target="_blank" rel="noopener">Yeşil gazete</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/12/akkuyu-ngs-icin-acilan-lisans-iptal-davasina-ret/">Akkuyu NGS İçin Açılan Lisans İptal Davasına Ret</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
