<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Meksika arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/meksika/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/meksika/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 18 Oct 2019 16:07:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Meksika arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/meksika/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye Ampute Milli Takımı Dünya İkincisi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/05/turkiye-ampute-milli-takimi-dunya-ikincisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Nov 2018 11:49:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Engelli]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Ampute Futbol Dünya Kupası]]></category>
		<category><![CDATA[Ampute Milli Futbol Takımı]]></category>
		<category><![CDATA[angola]]></category>
		<category><![CDATA[Meksika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32198</guid>

					<description><![CDATA[<p>Final maçında Angola ile karşı karşıya gelen Türkiye Ampute Milli Takımı, penaltılarla 5-4 yenildi ve dünya ikincisi oldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/05/turkiye-ampute-milli-takimi-dunya-ikincisi/">Türkiye Ampute Milli Takımı Dünya İkincisi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meksika&#8217;da düzenlenen 2018 Ampute Futbol Dünya Kupası&#8217;nda final maçında Angola ile karşı karşıya gelen Türkiye Ampute Milli Takımı, penaltılarla 5-4 yenilerek dünya ikincisi oldu.</p>
<p>Final maçı Türkiye saatiyle bu sabah 5:00’da yapıldı.</p>
<p>2017 Avrupa Ampute Futbol Şampiyonası şampiyonu olan Türkiye’nin rakibi Angola, son Ampute Futbol Dünya Şampiyonasında ikinci olmuştu.</p>
<h3>Normal süre 0-0 bitti</h3>
<p>Meksika&#8217;nın San Juan de los Lagos kentinde gerçekleştirilen organizasyonda, şampiyonluk maçının normal süresinde taraflar gol bulamadı.</p>
<p>Onar dakikalık iki uzatma bölümünde de iki takım eşitliği bozamayınca penaltı atışlarına geçildi.</p>
<p>Türkiye&#8217;de Barış Telli, Muhammet Yeğen, Fatih Şentürk ve Rahmi Özcan, penaltı atışlarını gole çevirdi. Ay yıldızlı ekipte kaptan Osman Çakmak beşinci penaltıyı kaçırdı. Angolalı futbolcular penaltılarda hata yapmayınca maçı 5-4 kazandı.</p>
<p>Osman Çakmak: “5 Kasım’da mayına basmıştım”</p>
<p>Son penaltıyı gole çeviremeyen Osman Çakmak, “Ben 5 Kasım&#8217;da mayına basıp ayağımı kaybetmiştim. Demek ki 5 Kasım bana yaramıyor. Arkadaşlarımdan da helallik istiyorum. Hayat devam ediyor.</p>
<h3>Türkiye finale nasıl geldi?</h3>
<p>Türkiye grubunda Kenya&#8217;yı 4-1, Liberya&#8217;yı hükmen 3-0 ve ABD&#8217;yi 5-1 mağlup ederek ikinci tura çıktı. İkinci turda İrlanda&#8217;yı 4-0 yendi.  Çeyrek finalde Rusya&#8217;yı 5-1 mağlup etti. Yarı finaldeki ev sahibi Meksika&#8217;yı da 4-0&#8217;lık skorla yendi.</p>
<h3>Ampute Milli Futbol Takımının başarıları</h3>
<p>Ampute Milli Takımı, 2004 ve 2008 Avrupa şampiyonalarında ikinci oldu. 2017’de ise İstanbul&#8217;da düzenlenen Avrupa Ampute Futbol Şampiyonası’nda birinci oldu.</p>
<p>2007, 2010, 2012 ve 2014&#8217;teki dünya kupalarında ise üçüncü oldu.</p>
<p>Kaynak:<a href="https://bianet.org/bianet/spor/202336-turkiye-ampute-milli-takimi-dunya-ikincisi" target="_blank" rel="noopener"> Bianet</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/05/turkiye-ampute-milli-takimi-dunya-ikincisi/">Türkiye Ampute Milli Takımı Dünya İkincisi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yanı Başımızdaki Meksika: Eğitim Yoksulluk ve Eşitsizlikle Mücadele Etmek Zorundadır</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/07/yani-basimizdaki-meksika-egitim-yoksulluk-ve-esitsizlikle-mucadele-etmek-zorundadir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Jun 2018 07:50:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Eşitsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Meksika]]></category>
		<category><![CDATA[Yoksulluk]]></category>
		<category><![CDATA[yoksullukla mücadele]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=27605</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eğitim sistemimizin durumunu incelerken, akademik başarı bakımından öne çıkan ülkelerdeki durumu sık sık tartışıyoruz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/07/yani-basimizdaki-meksika-egitim-yoksulluk-ve-esitsizlikle-mucadele-etmek-zorundadir/">Yanı Başımızdaki Meksika: Eğitim Yoksulluk ve Eşitsizlikle Mücadele Etmek Zorundadır</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada, akademik başarı bakımından dikkat çekmeyen, ancak pek çok meselesi Türkiye’deki meselelere benzeyen coğrafyalardan da öğrenilecek dersler var. Bu coğrafyalardan biri Latin Amerika.</p>
<p>1957’den bu yana her yıl gerçekleştirilen önemli bir uluslararası konferans olan “Karşılaştırmalı ve Uluslararası Eğitim Topluluğu” (Comparative and International Education Society-CIES) Konferansı bu yıl Meksika’da gerçekleştirildi. Bu vesileyle hem Meksika hem latin Amerika üzerine gözlem yapabilme, farklı deneyimleri dinleme fırsatı yakaladım.<br />
Türkiye ve Meksika, pek çok açıdan benzer iki ülke. Dünya Bankası verilerine göre Türkiye’de 10.863, Meksika’da 8.209 dolar olan kişi başına düşen Gayri Safi Yurtiçi Hasıla ile iki ülke de OECD ülkeleri arasında sonlarda. Meksika, Şili ve Türkiye, gelir adaletsizliğinin en yüksek olduğu OECD üyesi ülkeler. 18-24 yaş arasında olup ne işte ne okulda olan gençlerin oranı Türkiye’de %33, Meksika’da %23. İki ülke OECD ülkeleri arasında en sonlarda.</p>
<p>Ortaöğretim Meksika’da da Türkiye’deki gibi 2012’de zorunlu oldu; ortaöğretimde net okullulaşma oranı Meksika’da %77, Türkiye’de %82,5. Okula devamla ilgili sorunlar, okul terki her iki ülkede de önemli konular. Bir o kadar önemli olan, okula erişimin öğrenme ile eşit olmaması. Uluslararası bir değerlendirme olan PISA sonuçlarına göre, 15 yaşında olan ve eğitim gören çocukların matematik, fen ve okuma başarıları Türkiye’de Meksika’nın biraz üzerinde olsa da her iki ülkede de çocukların bu alanlarda temel becerileri düşük. Üst düzey başarı gösteren çocuklar ise yok denecek kadar az.<br />
Yalnızca Meksika’nın değil, Latin Amerika’nın son 30 yıldaki genel durumu ise şöyle özetlenebilir: Okullulaşmada ilerleme oldu. Eşitsizlikler ise devam ediyor, çocuklar sosyoekonomik duruma göre ayrı okullarda okuyorlar. Özel okullar arttı, devlet okullarında ise yoksullar toplanıyor. Okullar arasında kaynak ve öğretmen dağılımı dengesizlik gösteriyor. Bu genel çerçeveden bakınca da Türkiye ile Latin Amerika arasında benzerlikler görülüyor.</p>
<p>Latin Amerika’da da Türkiye’de de çeşitli kurumlar her çocuğun nitelikli eğitime erişimi için çabalıyor. Bu yıl CIES konferansı’na 115 ülkeden 3.200 kişi katıldı. Dört gün süren konferansta tartışılan konular bizi bazı çözüm önerileri üzerine düşünmeye davet ediyor:</p>
<p>»Yoksulluk ve eşitsizlik Latin Amerika için yakıcı bir sorun. Dolayısıyla eğitim bunlarla mücadeleye hizmet etmek zorunda. Aynı zamanda, ailelerin sosyoekonomik durumunu, öğrencilerin beslenmesi ve barınması gibi konuları göz ardı ederek eğitime erişimi ele almak mümkün değil.</p>
<p>»Özellikle yoksul nüfus için erken çocukluk eğitimini, sağlık hizmetlerini ve beslenme desteğini önceliklendirmek gerekli.<br />
»Sosyoekonomik bakımdan dezavantajlı nüfusun yaşadığı bölgelerdeki öğretmen eksiğini kapatmakla kalmayıp bu eksiği çok iyi donanıma sahip öğretmenlerle doldurmak gerekli.</p>
<p>»Şili’de uygulanan özel okullara teşviklerin eğitimin niteliğine olumlu bir katkısı olmadı; eşitsizlikler daha da arttı.<br />
Eğitime erişim sorununu çözmüş, PISA gibi değerlendirmelerde öne çıkan Finlandiya, Estonya, Singapur, Güney Kore gibi ülkeleri izlemek her ne kadar önemliyse de, yukarıdaki verilerin sunduğu bağlam nedeniyle, Latin Amerika’daki Türkiye’ye benzer ülkelerin eğitimde çözüm arayışlarını yakından takip etmek yararlı olacaktır. Latin Amerika’ya ilişkin değerlendirmelerde öne çıktığı gibi Türkiye’de de eğitim politikalarına yoksulluk ve eşitsizlik penceresinden bakmamız zorunlu.</p>
<p>Türkiye’de özel okulların payı giderek artıyor ve bu artış kamu politikası olarak destekleniyor; özel okullara öğrenci başına 2014-15 eğitim-öğretim yılından bu yana ödenen teşvikler toplamda 4 milyar TL’ye yaklaştı. Ancak bu politikanın ölçme-değerlendirmesini yeterince yapamıyor, sosyal eşitlik ve ayrışma üzerindeki etkilerini yeterince hesap edemiyoruz.</p>
<p>Ülkemizde yoksul çocuklara yönelik şartlı eğitim yardımı ve burslar söz konusu. Okul sütü ve okul üzümü gibi beslenme destekleri sunuluyor. Ancak bu destekler yoksul ve özellikle okuldan ayrılıp bir işte çalışmaya başlama riski bulunan çocuklar için yeterince önleyici değil. Yoksul çocuklar için okul öncesi eğitime erişim de hâlâ önemli bir sorun. Nitelikli okul öncesi eğitimi tüm çocuklar için erişilebilir kılmadan, eğitimi bir eşitlik aracı olarak görmek zorlaşıyor.Özellikle sosyoekonomik olarak dezavantajlı nüfusun yoğun olarak yaşadığı bölgelerdeki öğretmen ihtiyacını kalıcı olarak kapatmak da üzerinde durmamız gereken bir konu.</p>
<p><strong>Kaynakları verimli kullanmalı</strong><br />
Sonuç olarak, Türkiye’ye benzer koşullar içerisinde eğitime erişimi ve eğitimin niteliğini artırmak için çabalayan kurumları dinleyince, şu konuları önceliklendirmek gerektiği görülüyor: Yoksullukla mücadele, eğitime erişimi ve eğitimde niteliği artırmak için kilit önem taşıyor; eşitsizliklerle mücadele ve eğitimde öğrenmeyi artırmak için erken çocukluk eğitimine odaklanmak gerekiyor; okul öncesi eğitimi zorunlu hale getiren Meksika’da bunun etkilerinin olası olumlu sonuçlarını izlemek yararlı olabilir; Şili hakkındaki analizleri dikkate alarak özel okulları teşvik etme uygulamasını gözden geçirmemiz, uygulamanın ölçme-değerlendirmesini yapmamız ve sonuçları kamu kaynaklarının verimli ve eşitlikçi kullanımı süzgecinden geçirmemiz önemli; Latin Amerika da dahil olmak üzere pek çok ülkede özellikle dezavantajlı bölgelerde görev yapan öğretmenlerin motivasyonunu artıran önlemler almak yaygın biçimde tartışılıyor, bu konuyu Türkiye için de gündeme almak önemli görünüyor.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://www.birgun.net/haber-detay/yani-basimizdaki-meksika-egitim-yoksulluk-ve-esitsizlikle-mucadele-etmek-zorundadir-218233.html" target="_blank" rel="noopener">Birgün</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/07/yani-basimizdaki-meksika-egitim-yoksulluk-ve-esitsizlikle-mucadele-etmek-zorundadir/">Yanı Başımızdaki Meksika: Eğitim Yoksulluk ve Eşitsizlikle Mücadele Etmek Zorundadır</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mültecilere destek olmak için Amerika-Meksika sınırını yüzerek geçtiler</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/08/multecilere-destek-olmak-icin-amerika-meksika-sinirini-yuzerek-gectiler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 May 2017 09:52:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Meksika]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[trump]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=14426</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası yüzücülerden oluşan bir grup, dünya genelinde yükselen mülteci karşıtı politikaları protesto etmek için yüzerek Amerika ve Meksika arasındaki görünmez sınırı geçti. Yeni Zellandalı, Güney Afrikalı ve İsrailli 12 aktivistten oluşan grup, dört saat içinde Kaliforniya’dan Tijuana’ya yüzdü. Uluslararası yüzücülerden oluşan 12 kişilik bir aktivist grup, mülteci haklarına dikkat çekmek ve yükselen ırkçı tavırlara tepki [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/08/multecilere-destek-olmak-icin-amerika-meksika-sinirini-yuzerek-gectiler/">Mültecilere destek olmak için Amerika-Meksika sınırını yüzerek geçtiler</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Uluslararası yüzücülerden oluşan bir grup, dünya genelinde yükselen mülteci karşıtı politikaları protesto etmek için yüzerek Amerika ve Meksika arasındaki görünmez sınırı geçti. Yeni Zellandalı, Güney Afrikalı ve İsrailli 12 aktivistten oluşan grup, dört saat içinde Kaliforniya’dan Tijuana’ya yüzdü.</strong></h3>
<p>Uluslararası yüzücülerden oluşan 12 kişilik bir aktivist grup, mülteci haklarına dikkat çekmek ve yükselen ırkçı tavırlara tepki göstermek için Amerika ve Meksika’yı “görünmez bir şekilde ayıran” sınırı yüzerek geçti.</p>
<p>Gazete Karınca’dan Ezgi Gül’ün haberine göre, ABD’nin Kaliforniya Imperial Plajı’ndan başlayan etkinlik Meksika’nın Playas de Tijuana kıyılarında son buldu ve yaklaşık 4 saat sürdü.</p>
<h4><strong>Farkındalığı arttırmak için yüzdüler</strong></h4>
<p>Yeni Zellandalı, Güney Afrikalı ve İsrailli 12 aktivistten oluşan grup, dünya genelinde mülteci hakları hakkında farkındalığı arttırmak ve yükselen mülteci karşıtı retorikle mücadele etmek için yüzdü.</p>
<p>Yüzücüler, Amerika-Meksika sınırını geçmeye çalışırken hayatını kaybeden insanların yakınlarına destek olmak için çalışan Kolibri İnsan Hakları Merkezi’ne bağış topladı.</p>
<h4><strong>Trump’ın mülteci karşıtlığı protesto edildi</strong></h4>
<p>Donald Trump’ın <em>“ülkenin etrafına çit çekeceğine yemin etmesi”</em> ve destekçilerine <em>“Güney komşumuz bunun faturasını ödeyecek”</em> tarzı söylemlerde bulunup Meksika ile olan tansiyonu yükseltmesi sebebiyle Imperial Sahili’nden Tijuana’yı ayıran lokasyon sembolik olarak seçildi.</p>
<h4><strong>“Aslında büyün insanlar birbirlerine okyanusla bağlılar”</strong></h4>
<p>Yeni Zellandalı yüzücü Kim Chamber’ın Reuters’a yaptığı açıklamada, <em>“Bu uluslararası etkinlik insanların birbirlerine okyanus yoluyla nasıl bağlı olduklarının altını çiziyor”</em> dedi.</p>
<p>Birleşmiş Milletler’e (BM) göre açlık ve şiddet küresel bağlamda bu kadar artan ilticanın en önemli sebepleri.</p>
<p>BM raporuna göre 2015 yılında dünyada 65.3 milyon insan yerlerinden edildi. Bu sayı, 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana hiç bu kadar yükselmemişti.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://sendika39.org/2017/05/multecilere-destek-olmak-icin-amerika-meksika-sinirini-yuzerek-gectiler/?utm_source=ReviveOldPost&amp;utm_medium=social&amp;utm_campaign=ReviveOldPost" target="_blank" rel="noopener noreferrer">sendika.org</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/08/multecilere-destek-olmak-icin-amerika-meksika-sinirini-yuzerek-gectiler/">Mültecilere destek olmak için Amerika-Meksika sınırını yüzerek geçtiler</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>OECD verilerinde Türkiye: Son sıralara mahkumiyet</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/05/oecd-verilerinde-turkiye-son-siralara-mahkumiyet/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/05/oecd-verilerinde-turkiye-son-siralara-mahkumiyet/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Apr 2017 22:00:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Demografik Fırsat Penceresi]]></category>
		<category><![CDATA[Education or Training]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[genç işssizliği]]></category>
		<category><![CDATA[genç kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[genç nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Kore]]></category>
		<category><![CDATA[II. Dünya Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[işssizlik]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[Japonya]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Meksika]]></category>
		<category><![CDATA[NBER Working Paper Series]]></category>
		<category><![CDATA[OECD]]></category>
		<category><![CDATA[Population and Development Review]]></category>
		<category><![CDATA[Singapur]]></category>
		<category><![CDATA[Tayvan]]></category>
		<category><![CDATA[The World Bank Economic Review]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Ekonomik ve İşbirliği Teşkilatı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[yenilikçi ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Youth not in employment]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek öğretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=12973</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye çocuklara, gençlere ve kadınlara nitelikli eğitim, istihdam ve yaşam koşulları sağlamakta yetersiz kalmaya devam ederse OECD tablolarında daha uzun yıllar son sıralarda kalmaya mahkum görünüyor. Siyasi gündemin arasında sosyal medya hesaplarımızın akış sayfalarına zaman zaman uluslararası istatistiklere dayanılarak yazılan “Türkiye yine sınıfta kaldı”, “X’te sondan ikinci olduk” gibi başlıklarla haberler düşüyor. Bu haberlerin çoğunluğu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/05/oecd-verilerinde-turkiye-son-siralara-mahkumiyet/">OECD verilerinde Türkiye: Son sıralara mahkumiyet</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye çocuklara, gençlere ve kadınlara nitelikli eğitim, istihdam ve yaşam koşulları sağlamakta yetersiz kalmaya devam ederse OECD tablolarında daha uzun yıllar son sıralarda kalmaya mahkum görünüyor.</strong></p>
<p>Siyasi gündemin arasında sosyal medya hesaplarımızın akış sayfalarına zaman zaman uluslararası istatistiklere dayanılarak yazılan “Türkiye yine sınıfta kaldı”, “X’te sondan ikinci olduk” gibi başlıklarla haberler düşüyor. Bu haberlerin çoğunluğu kısa adı OECD olan Uluslararası Ekonomik ve İş birliği Teşkilatı’nın verilerine dayanıyor. II. Dünya Savaşı sonrası 20 Avrupa ve Kuzey Amerika ülkesinin serbest piyasa ekonomilerini güçlendirmek için kurdukları bu örgütün kurucu üyelerinden biri de Türkiye. Yeni katılımlarla bugün OECD’nin 36 üyesi var. Üyelerinin çoğu gelişmiş ülkelerden oluşan örgüt kuruluşundan bu yana söz konusu üye ülkelerden sosyal ve ekonomik veriler toplayarak önemli bir kaynak haline gelmiş durumda. Bu anlamda OECD verileri Türkiye için de kendini en gelişmiş devletlerle mukayese ederken önemli bir ölçüt işlevi görüyor. Aşağıdaki grafiklerde de göreceğiniz üzere OECD üyesi dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasında Türkiye, Meksika ve Şili pek çok açıdan biraz daha geride ve ayrıksı duruyor. Söz konusu haberlere de yukarıdaki gibi başlıklar atılmasına bu durum yol açıyor. Bu yazıda OECD’nin yayınladığı çeşitli istatistikleri bir araya getirerek Türkiye’nin gelişmiş ekonomilere göre durumunu göstermeye ve Türkiye’nin gelişmiş ülkeler ligine çıkabilmesinin mümkün olup olmadığını sorgulamaya çalışacağım.</p>
<figure id="attachment_12974" aria-describedby="caption-attachment-12974" style="width: 1365px" class="wp-caption alignnone"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-12974 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik1.png" alt="" width="1365" height="767" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik1.png 1365w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik1-640x360.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik1-1024x575.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik1-1280x719.png 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik1-610x343.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik1-320x180.png 320w" sizes="(max-width: 1365px) 100vw, 1365px" /><figcaption id="caption-attachment-12974" class="wp-caption-text">Grafik 1: OECD ülkelerinin nüfusu (milyon kişi)</figcaption></figure>
<p>Türkiye’nin pek çok alanda OECD ülkelerinin gerisinde olduğunu söyledim ama tabii ki her alanda değil. 2012-2014 verilerine göre OECD içerisinde ABD, Japonya, Meksika ve Almanya’nın ardından en kalabalık 5’inci ülke. Şüphesiz bu durum Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında önemli bir yeri olduğunu gösteriyor. Ancak, nüfusun niceliği kadar niteliğinin de önemli olduğu bir gerçek. Aşağıdaki grafikte OECD üyelerinin yaşlı nüfuslarının (65 yaş ve üstü) toplam nüfuslarına oranının yıllar içerisindeki dağılımı veriliyor. Türkiye, Meksika’nın ardından en az yaşlı nüfusa sahip ikinci ülke. Geri kalan ülkelerin yaşlı nüfus oranları %10 ile %25 arasında değişiyor ve hızla artmaya devem ediyor. Türkiye’de ise bu oran 2014 itibariyle sadece %7.84 ve artış eğrisi de çok daha yumuşak.</p>
<figure id="attachment_12975" aria-describedby="caption-attachment-12975" style="width: 1363px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" class="size-full wp-image-12975" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik2.png" alt="" width="1363" height="760" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik2.png 1363w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik2-640x357.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik2-1024x571.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik2-1280x714.png 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik2-610x340.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik2-320x178.png 320w" sizes="(max-width: 1363px) 100vw, 1363px" /><figcaption id="caption-attachment-12975" class="wp-caption-text">Grafik 2: 65 yaş üstü nüfusun toplam nüfusa oranının OECD ülkelerinde yıllara göre değişimi</figcaption></figure>
<p>Türkiye’nin sahip olduğu bu nüfus yapısı nüfusbilimde “Demografik Fırsat Penceresi” olarak adlandırılıyor<a href="#_edn1" name="_ednref1">[i]</a>. 65 yaş üstü nüfusun toplam nüfusa oranının %15 olduğu, çalışma çağındaki nüfusun fazla olduğu bu dönem ekonomiler için bir fırsat olarak görülüyor. “Asya Kaplanları” olarak adlandırılan Güney Kore, Tayvan, Singapur gibi ülkeler ekonomik atılımlarını bu fırsat penceresini kullanarak gerçekleştiren ülkeler olarak gösteriliyorlar<a href="#_edn2" name="_ednref2">[ii]</a>. Ancak, bu fırsatı değerlendirebilmenin yolu çalışma çağındaki nüfusu nitelikli işlerde istihdam edebilmekten geçiyor. OECD verilerinde bu konuyu incelediğimizde Türkiye için karşımıza biraz karamsar bir tablo çıkıyor.</p>
<figure id="attachment_12976" aria-describedby="caption-attachment-12976" style="width: 1364px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" class="size-full wp-image-12976" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik3.png" alt="" width="1364" height="767" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik3.png 1364w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik3-640x360.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik3-1024x576.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik3-1280x720.png 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik3-610x343.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik3-320x180.png 320w" sizes="(max-width: 1364px) 100vw, 1364px" /><figcaption id="caption-attachment-12976" class="wp-caption-text">Grafik 3: OECD ülkelerinde yükseköğretim mezunu nüfusun oranı</figcaption></figure>
<p>Grafik 3’te 25-34, ve 35-44 yaş gruplarındaki nüfus içinde yükseköğretim mezunu olanların oranı görülüyor. Demografik fırsat penceresinden faydalanabilmenin ön koşullarından olan yenilikçi ekonomiyi<a href="#_edn3" name="_ednref3">[iii]</a> yaratma potansiyeline sahip en verimli çağındaki bu nüfus gruplarında yükseköğretim mezunlarının oranı Türkiye için OECD ortalamalarının epey gerisinde. 35-44 yaş grubunda %17.1 ile Türkiye yine Meksika’nın önünde sondan ikinci. 25-34 yaş grubunda oran %27.5 ile durum biraz daha iyi olsa da %42.1 olan OECD ortalamasının hala hayli gerisinde.  Yine de iki yaş grubu arasındaki artış oranımızın Güney Kore ve Yunanistan’ın ardından üçüncü olması umut veriyor.</p>
<p>Ancak, tabii ki genç nüfusun eğitim seviyesinin artırılması tek başına yeterli değil. Bu gençlerin niteliklerine uygun işlere de yerleştirilebilmeleri gerek. Son yıllarda OECD dahil pek çok kurumun genç işsizliği rakamlarına alternatif olarak kullandığı bir gösterge var. NEET (İngilizce “Youth not in employment, education or training” sözünün kısaltması) adı verilen bu gösterge ne yaygın veya örgün eğitimde ne de istihdamda olan pasif nüfusa işaret ediyor. 15-24 yaş arası nüfus için bu göstergede Türkiye yine en üst sırada.</p>
<figure id="attachment_12978" aria-describedby="caption-attachment-12978" style="width: 1365px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-12978" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik4.png" alt="" width="1365" height="767" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik4.png 1365w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik4-640x360.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik4-1024x575.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik4-1280x719.png 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik4-610x343.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik4-320x180.png 320w" sizes="auto, (max-width: 1365px) 100vw, 1365px" /><figcaption id="caption-attachment-12978" class="wp-caption-text">Grafik 4: OECD ülkelerinde ne yaygın veya örgün eğitimde ne de istihdamda olan genç nüfus</figcaption></figure>
<p>Grafik 4’te 15-19 ve 20-24 yaş gruplarında erkek ve kadınlar arasında NEET oranları ayrı ayrı verilmiş. Türkiye sadece 20-24 yaş grubundaki erkeklerde en üst sırada değil. Grafikte Türkiye için iki çarpıcı sonuç görüyoruz: 1) Halihazırda büyük bir çoğunluğu zorunlu eğitim çağında olan 15-19 yaş grubunun önemli bir kısmı ne okulda ne istihdamda. 2) Özellikle genç kadınlar hem eğitimden hem istihdamdan büyük ölçüde dışlanmış durumda. 20-24 yaş arası kadın nüfusunun yarısına yakını eğitim ve istihdam hayatının dışında ve diğer OECD ülkeleri ile Türkiye arasındaki fark endişe verici boyutlarda.</p>
<p>Bu durumu istihdam rakamlarında da izlemek mümkün. Grafik 5’te OECD ülkelerinde istihdam oranları verilmiş. Toplam istihdam oranında Türkiye %50.5 ile son sırada. Yani, çalışma çağındaki nüfusun neredeyse yarısı ne çalışıyor ne de aktif olarak iş arıyor. Krizdeki Yunanistan dışında Türkiye’nin düşük oranlarına yaklaşan ülke yok. İzlanda, İsviçre gibi ülkelerde istihdam oranı %80’lerin üzerinde. Grafiğe biraz daha yakından baktığımızda bu karanlık tablonun büyük ölçüde kadın istihdamının düşüklüğünden kaynaklandığı anlaşılıyor. Türkiye’de kadınların istihdama katılma oranı 2016 sonu itibariyle %31.1. Krizdeki Yunanistan veya OECD grafiklerinde yanı başımızda görmeye alışkın olduğumuz Meksika’da bile bu oran %45’e yakın. Gençlerde olduğu gibi kadınlarda da nüfusun önemli bir kesiminin potansiyelinin heba edildiği açık.</p>
<figure id="attachment_12979" aria-describedby="caption-attachment-12979" style="width: 1365px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-12979" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik5.png" alt="" width="1365" height="766" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik5.png 1365w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik5-640x359.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik5-1024x575.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik5-1280x718.png 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik5-610x342.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik5-320x180.png 320w" sizes="auto, (max-width: 1365px) 100vw, 1365px" /><figcaption id="caption-attachment-12979" class="wp-caption-text">Grafik 5: OECD ülkelerinde kadın ve erkek istihdam oranları</figcaption></figure>
<p>Bitirmeden önce heba edilen başka bir potansiyele dikkat çekmek istiyorum. Grafik 6’da OECD ülkelerindeki çocuk yoksulluğu oranları veriliyor. Türkiye, maalesef bu tabloda da en üstte. Her dört çocuktan biri yoksulluk seviyesinin altında yaşıyor.</p>
<p>Yazının başında Türkiye’nin pek çok göstergede gerilerde olsa bile artmaya devam eden genç ve kalabalık nüfusu ve içinde bulunduğu demografik fırsat penceresi ile umut vadedebileceğine değinmiştim. Fakat, yukarıda incelediğimiz eğitim, işgücü ve yoksulluk verileri Türkiye’nin fırsatı gerçeğe dönüştürmekten uzak olduğunu gösteriyor. Eğer Türkiye çocuklara, gençlere ve kadınlara nitelikli eğitim, istihdam ve yaşam koşulları sağlamakta yetersiz kalmaya devam ederse OECD tablolarında daha uzun yıllar son sıralarda kalmaya mahkum görünüyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_12980" aria-describedby="caption-attachment-12980" style="width: 1365px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-12980 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik-6.png" alt="" width="1365" height="767" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik-6.png 1365w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik-6-640x360.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik-6-1024x575.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik-6-1280x719.png 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik-6-610x343.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/grafik-6-320x180.png 320w" sizes="auto, (max-width: 1365px) 100vw, 1365px" /><figcaption id="caption-attachment-12980" class="wp-caption-text">Grafik 6: OECD ülkelerinde çocuk (0-17 yaş) yoksulluğu oranları</figcaption></figure>
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1">[i]</a> Barlow, R. (1944). Population Growth and Economic Growth : Some More Correlations. <em>Population and Development Review</em>, <em>20</em>(1), 153–165.</p>
<p><a href="#_ednref2" name="_edn2">[ii]</a> Bloom, D. E., &amp; Williamson, J. G. (1998). Demographic Transitions and Economic Miracles in Emerging Asia. The World Bank Economic Review, 12(3), 419–455.</p>
<p><a href="#_ednref3" name="_edn3">[iii]</a> Bloom, D. E., Canning, D., &amp; Sevilla, J. (2001). Economic growth and demographic transition (No. 8685). NBER Working Paper Series (Vol. 8685). Cambridge, MA.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/05/oecd-verilerinde-turkiye-son-siralara-mahkumiyet/">OECD verilerinde Türkiye: Son sıralara mahkumiyet</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/05/oecd-verilerinde-turkiye-son-siralara-mahkumiyet/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
