<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Makbule Kurt arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/makbule-kurt/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/makbule-kurt/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 07 Dec 2020 15:00:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Makbule Kurt arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/makbule-kurt/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>‘Çocuklar ve Aileleri için Öz Düzenleme’ </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/07/cocuklar-ve-aileleri-icin-oz-duzenleme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Dec 2020 15:00:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Pusulası Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Makbule Kurt]]></category>
		<category><![CDATA[Öz Düzenleme Rehberi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=62014</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuk Pusulası Platformu'nun çocuklarla etkin iletişim ve pozitif disiplin aracı ve süreç yönetimi ile ilgili hazırladığı ‘Çocuklar ve Aileleri için Öz Düzenleme’ rehberini Platformun Genel Koordinatörü Makbule Kurt ile konuştuk. Kurt, amaçlarının çocuk haklarının çocukların katılımıyla birlikte güçlendirilmesine katkı sağlamak olduğunu söylüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/07/cocuklar-ve-aileleri-icin-oz-duzenleme/">‘Çocuklar ve Aileleri için Öz Düzenleme’ </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-62015 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/makbule-kurt-640x640.jpg" alt="makbule kurt" width="362" height="362" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/makbule-kurt-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/makbule-kurt-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/makbule-kurt-1024x1024.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/makbule-kurt.jpg 1200w" sizes="(max-width: 362px) 100vw, 362px" /></span></p>
<p><b>Çocuk Pusulası Platformu&#8217;nun neler yapar amacı nedir? Fa</b><b>aliyetlerinizden bahseder misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuk Pusulası Platformu&#8217;nun amacı, çocuk haklarının çocukların katılımıyla birlikte güçlendirilmesine katkıda bulunmaktadır. Çocuk Pusulası, çocuk hakları temelinde bütün çocukların ayrım gözetilmeksizin yaşama ve gelişme haklarını güvence altına alan Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesi&#8217;nin Türkiye’de geliştirilmesini hedeflemekte. Çocuk Pusulası Platformu olarak çocuk hakları temelli çevrimiçi yayınlar, çocuğun her türlü ihmal ve istismardan korunmasına yönelik aile ve öğretmen bilgilendirme eğitimleri, erken çocukluk ve ikinci çocukluk döneminde çocuğun güçlenmesi ve kendini koruması amacıyla hazırlanmış eğitim modülünün çocuk gruplara ulaşması ile sahada aktif ve çevrimiçi araçlarla farkındalık çalışmaları yürütürken farklı sivil toplum örgütleri ile iletişim içerisinde olmaya özen göstererek çocuk ihmal ve istismar üzerinde bilimsel yayın, ulusal ve uluslararası kongrelerde sözel ve poster bildiri ile yer alarak çocuğun korunması adına akademik çalışmalar yürütüldü. &#8220;Çocuk Hakları Çocukken Öğrenilir” projesi kapsamında hazırladığımız eğitim modülüyle dönemsel olarak çocuklar ile faaliyetler gerçekleştirmekteyiz.</span></p>
<p><b>Çocuklar ve aileler için ‘Öz Düzenleme Rehberi’ hazırladınız. Bu çalışma ihtiyacı nasıl ve neden doğdu?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemi dönemi başlangıç süresi içinde dijital ortam üzerinden farklı canlı yayın, aile ve çocuk görüşmeleri gerçekleştirildi. Çocuk çalışmaları online atölye yöntemi ile ilerledi, aileler ile pandemi süreci, süreç yönetimi ve çocukların ihtiyaçları üzerine görüşmeler yapıldı. Uzmanlar ile yapılan canlı yayınlar ve canlı yayın gündeminde takipçiler tarafından doğrultulan sorular incelendiğinde; ailelerin evde kalma sürecinde çocuklarla iletişimde zorlandığı, pozitif disiplin araçlarını kullanmakta desteğe ihtiyacı olduğu saptandı. Bunun temel sebebi ise çocukların bakım ve sorumluluklarının doğduktan kısa bir süre sonra bakım veren kişilere veya kurumlara devredilmesi olarak yorumlanabilir. Yoğun tempo içinde aile çocukla kısıtlı zaman geçirmiştir. Bununla beraber çocukla gün içinde belli saatlerde beraber olan ebeveynler çocuklara ait sorumlulukları kendileri gerçekleştirmişler. Bu durumun kronikleşmesi ile beraber çocuk sadece ihtiyaçları karşılanan bir birey haline gelmiştir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuğun kendine dair eylemlere ve fikirlere katılım hakkı tamamen ihlal edilmiştir. Bu durumun yarattığı olumsuz etki pandemi döneminde evde uzun zaman dilimlerinde fark edilmiştir. Çocuklar kendi adına yapılan tüm eylemlerde katılımdan bir adım daha uzaklaşmıştır. Bu durum çocuklarda sorumluluk alma bilincini olumsuz etkilerken, motivasyon algısını zedelemiş, çocukların sadece uyaran ve dış disiplin ile hareket eden bireyler haline gelmesine sebep olmuştur. Çocuğun sorumluluk almaması pandemi sürecinde evde çalışan, sağlık endişesi taşıyan, maddi manevi yönden kaygılı aileleri daha da zorlamış ve süreci yönetmekte zorlanan ailelerde aile içi şiddet ve çocuğa şiddet vakalarında artış gözlenmiştir. Bu sebeple çocuğun aile içinde sorumluluk alabilmesi, kendi düzenlemesini yapabilmesi ve ailenin bu noktada çocuğa yol gösterebilmek ve çocuğun kendi ile karar ve eylemlerine katılımını desteklemek için bu kılavuza ihtiyaç doğmuştur. Çünkü çocuğa ait sorumlukların yetişkinler tarafından gerçekleştirilmesi kısa vadede çocuğa fayda gibi görünse de uzun vadede çocuğa zarar vermekte ve çocuğa ‘sen yapamazsın ben yaparım’ mesajı ile yetersizlik hissi yüklememize sebep olmaktadır.</span></p>
<p><b>Özellikle Covid-19 döneminde çocuklar durumdan nasıl etkilendiler? Neler yaşadılar?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-62017 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/rehber.jpg" alt="öz düzenleme rehberi" width="347" height="505" />Çocuklar, hareket kapasitelerinin düşmesi, okul ve sosyal iletişimden uzaklaşmaları, oyun alanlarının daralması, süreci somutlaştıramadıkları ve rutinlerinin bozulması ile kaygı uyandıran bir sürecin içinde kalmışlardır. Sürecin belirsizliği, eğitim standardının bozulması, rahatlama alanlarının azalması çocuklar açısından anlamlandırılamayan ve çocukları olumsuz etkileyen bir durum oluşturmuştur. Gündemin, medya organlarında ve aile iletişiminde Covid-19 olması çocuğun gündemini de belirlemiştir. Süreçte sağlık ve ekonomiye odaklanmış çocuğun da süreci gözlemlediği gerçeği gözden kaçırılmış, çocukla ilgili kararlar aile tarafından alınmıştır. Çocuk sadece sürecin içinde bir nesneye dönüşmüştür. Belirsizlik çocukta zihinsel bir karmaşa yaratırken kaygı oluşturmuştur. Pandemi sürecinde gözden kaçırdığımız bu noktalar ile ilgili pandemi hala sürerken, sürecin çocuklar için anlaşılır hale getirilmesi gerekmektedir. Bu zaman diliminde süreci doğru ve sağlıklı yönetimi için çocuk dostu tutum ve çocuk dostu iletişim gerekliliği oldukça önemli hale gelmiştir. Çocuk odaklı bir dil kullanmamız sürecin doğru yönetimi için önemlidir. </span></p>
<p><b>Çocukların dijital alanda korunması ile ilgili çalışmalarınız var. Pandemi sürecinde çocukların dijital katılımları ile ilgili ne düşünüyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuklar için aşırı medya kullanımı tehlikeleri beraberinde getirirken doğru yönetilen ve çocuğun dijital katılımcı olduğu süreçte uygun biçimde kullanımının sağlaması öğrenme ve gelişime olumlu etki yapabilmektedir. Doğru kullanılan dijital araçlar çocuğun dengeli deneyimleri için fırsattır. Bu sebeple çocuklara, aktif kullanım bu esnada bilinçli kullanım, faydalı kullanımlar hakkında bilgi verilmelidir. Olumlu kullanım ile ilgili aile model oluşturmalı, dijital ortam içinde doğru kullanıma yönlendirilmelidir. Bu esnada kullandığımız dil olumlu ve yapıcı olmalıdır. Ebeveynlerin dijital cihazların güvenli ve verimli kullanımıyla ilgili bilinçlenmeleri, teknolojinin faydalı taraflarından istifade edip riskli ve zararlı taraflarının farkında olmaları konusunda çocuklarına rehberlik etmeleri ve önlem almaları gibi meseleler, günümüz ebeveynlerinin sorumlulukları arasına girmiş ve sağlıklı nesillerin yetiştirilebilmesi adına elzem hale gelmiştir. Yasaklar yerine sağlıklı teknoloji alışkanlıklarını desteklemek gerekmektedir. Çocukları   araştırma, bilgiye ulaşma, ürün oluşturma ile ilgili becerilerini destekleyerek olumlu yönlendirmeler yaparken aynı zamanda çocukların boş zamanlarını değerlendirme, dinlenme haklarını kullanırken bu zamanı nasıl geçirecekleri konusunda özel tercihlerine saygı gösterilmelidir. Aşırı dijital araç kullanımı noktasında uyarıcı olmak yerine yol gösterici olmak faydalı olacak.</span> <span style="font-weight: 400;">Çocukları dijital alandan uzak tutmak bir seçenek değildir. Önemli olan çocukta dijital kültür oluşması için ortam sağlamak ve olumlu yönde model olmaktır. Ailenin dijital araç kullanımı çocuğun medya kullanımı için belirleyicidir. Çocuklar medya kullanımını taklit eder. Her alanda olduğu gibi bu noktada da dijital kültür ailenin dijital kültür bilinci ile doğru orantılı olmaktadır. Ailelerin medya kontrolü değil medya danışmanlığı yapması gerekmektedir. Bu süreç içinde tüm sivil toplum örgütleri ve çocuk çalışmaları yapan kurum ve kuruluşlara çocukları koruma ve ailelere destek alanında önemli görevler düşmektedir.</span></p>
<p><b>Ailelerin çevrimiçi ortamda görüntü paylaşımlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dijital dünyanın çocuğa yarattığı güncel risklerden biri de ailenin sosyal medya üzerinden çocuğu istismara açması. Ailelerin çocukların görüntü ve kimlikleri paylaşımı günden güne büyüyen bir risk haline geliyor. ‘Fenomen Annenin Sosyal Medya Üzerinden Çocuğa Şiddeti’ isimli araştırma çalışmamızda çıkan sonuçlara göre; annelerin, çocukların duygusal, genel, güçlü ve zayıf yanlarını çocuklarla ilgili temel özellikleri (endişeli durumlar, sessiz çocuk, özgüveni desteklenmeli, çok mutlu çünkü… çok mutsuz çünkü…) paylaştığı tespit edilmişti. İstismarcı özelliklerini gözden geçirdiğimizde genellikle başlangıçta çocuğu tanıma, duygusal, güçlü ve zayıf yönlerini öğrenme, çocukla geçecekleri bir sonraki adım için önemli. Bu özellikleri öğrenen istismarcı sonraki süreçte çocuğa daha fazla yaklaşacağı ve eyleme geçeceği zamanı kollar, bu sebeple istismarcının takibinde olan hesaplardaki çocuklar tehlike altında olabilir. Çalışmada, çocuğun mahrem fotoğrafını paylaşan anne oranı %85,1’dir. Çocuğa uygun olmayan kıyafetlerle görüntü paylaşımı ise %81,8’dir. Dijital adam kaçırma yöntemi ile fotoğrafı çoğaltılan çocuk bir suç nesnesi haline gelebiliyor. Bu oranların çok yüksek oluşu konuda hemen dikkat çekmeye odaklanmak ve ilgili önlemlerin alınması için uyarıcı. Masumca paylaşılan bir fotoğrafın farklı ağlarda paylaşılması da ihtimaldir. Araştırmalara göre daha kırıcı yapı profilleri, insanlar hakkında ve reklam veren bazı firmalar, spam göndericileri, kötü amaçlı yazılım dağıtıcıları istihdam ajansları ve ABD’de sadece çocukların dosyalarını toplayan kırıcılar var. Ailelerin paylaştığı bilgiler ile veri kırıcıları çocuklara dair mini profiller oluşturuyor. Sosyal medya hakkında ebeveynlerin daha dikkatli olması gerekir. Çocuğa ait bilgilerin paylaşılmasının çocuk açısından unutulma hakkını ihlal ettiği ve geçmiş görüntü ve yaşam şekli unutulmayan ve internet arşivlerinde ulaşılabilen çocuğun verilerinin gelecekte ne olacağının garantisi ve ön görüsü şu an net olmamakta. Anneler ebeveynlik yönünde olduğu gibi çocuklarını korumak için çocuğa ait gizliliğin ve özel yaşamın korunmasında da sorumluluk almalı ve sanal alan üzerinden bu sorumlulukta yine annenin görevi olarak görülüyor. Kimlik hırsızlığı, bu paylaşımlarla çocukların karşı karşıya kalabileceği risklerden bir diğeridir. Özellikle, paylaşımlarla birlikte çocuğun adının soyadının tam olarak verilmesi, doğum tarihi gibi bilgilerin tam olarak paylaşılması gibi durumlarda çocuklar, kimliklerinin çalınması durumu ile karşı karşıya kalabiliyor. Ayrıca paylaşımlarda konum etiketlenmesi, çocuğun gittiği kreş okul ya da kurs hakkında bilgilerin internet ortamında belirtilmesi, kötü amaçlı kişiler tarafından kaçırılma ya da benzer amaçlarla çocuğun istismar edilmesine sebep olabiliyor. Fenomen anneyi model alan takipçi annelerin aynı başlıklar altından çocuk ile ilgili paylaşım yapması risk grubuna giren çocuk sayısını arttırabiliyor. Dijital risklerin farkında olun. Çocuğunuzun dijital ortamda huzursuz ve kaygılı olduğu zamanları hissederseniz mutlaka gözlemde kalın. Risk durumunda önceliğiniz çocuğu rahatlatmak ve risk faktörüne engel olmaktır. Bu gibi durumlarda; şiddet, öfke, suçlama davranışları çocuğa yardım sağlamanızı engelleyebilir.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/07/cocuklar-ve-aileleri-icin-oz-duzenleme/">‘Çocuklar ve Aileleri için Öz Düzenleme’ </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Risklerin Azaltılması için Digital Çocuk Politikası Oluşturulmalı”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/13/risklerin-azaltilmasi-icin-digital-cocuk-politikasi-olusturulmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Süleyman Gök]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2020 07:08:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Pusulası]]></category>
		<category><![CDATA[dijital çocuk politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Makbule Kurt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=52432</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dijital çağda çocuk olmak ve dijital alanda çocuk koruma politikasının gerekliliği üzerine konuştuğumuz Çocuk Pusulası sosyal girişimi kurucusu Makbule Kurt, dijital risklerin azaltılması için dijital çocuk politikası oluşturulmasının gereğine işaret ediyor.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/13/risklerin-azaltilmasi-icin-digital-cocuk-politikasi-olusturulmali/">“Risklerin Azaltılması için Digital Çocuk Politikası Oluşturulmalı”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Dijital araçların yoğun olarak kullanıldığı günümüzde çocukların potansiyellerini ve dijital zekalarını geliştirmeleri için dijital araçlara erişim konusu ön plana çıkmaktadır. Türkiye’deki mevcut çocuk politikası bağlamında düşündüğümüzde dijital alanda çocukluğu nasıl değerlendiriyor ve tanımlıyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dijital alanda çocuğu tanımlama ifadesi uzun zaman önce kendi içinde dönüşüme uğramış bir ifade olabilir. Çocuk-eğitim veya çocuk-oyun kavramını nasıl ayrıştırmıyor hatta çocuk kelimesi ile yan yana koyuyorsak çocuk ve dijital dünya da aynı oranda çocuğun hayatında düşünülmeli.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">UNICEF’in  2018 ‘Çocukları Dijital Dünyada Koruma Yükümlülüğü’ raporu; her gün 175 binden fazla çocuğun ilk kez internetle tanıştığını, bunun her yarım saniyede yeni bir çocuk anlamına geldiğini belirtiyor. Bu ifade bizlere çocukların dijital katılımını özetliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuklar gerçek kimliklerden önce sanal kimliklere ve büyüdükçe sanal ortamda ayak izine sahip olabilmekte. Çocuklar dijital dünya ile doğar doğmaz tanıştığı bir noktaya gelmiş ve bu kavram çocukların hayatında onlarla beraber büyüyen ve gelişen bir süreç oluşturuyor. Dijital dünya giderek büyüyen bir vücut haline geliyor ve bünyesine her yaş grubundan çocuğu eklemeye devam ediyor. Bu hızlı değişim sadece çocukları değil toplumsal yaşamdan, eğitime, ekonomiden iletişime her şeyi fark edilir bir şekilde değiştirebiliyor.</span></p>
<p><b>Dijital teknoloji, çocukların potansiyellerini gerçekleştirmeleri için birçok imkân sağlamak ile birlikte çevrimiçi riskleri (sömürü, istismar vb.) de beraberinde getiriyor. Çocuk koruma politikası çerçevesinde çocukların dijital alanda zarar görmelerini engellemek için neler yapılmalı? Dijital alanda çocuk koruma politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dijital anlamda çocuk politikasına değinmeden önce ‘Çocuk Politikası’ kavramını gözden geçirmek gerekebilir.</span><span style="font-weight: 400;"> Çocuk Koruma Politikası, bir kurumun çocukları her türlü hak ihlalinden, ihmal ve istismardan korumak üzere uygun koruyucu ortamı sağlamaya yönelik sorumluluğudur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aynı zamanda çocuk koruma politikasını çocuk hakları sözleşmesi çerçevesinde değerlendirdiğimizde; sözleşmenin temel 4 kavramından ‘Çocuğun Korunması’nın başladığı noktadır. Korunan çocuk doğal olarak yaşama, gelişme, yüksek yarar kavramlarına da ulaşabilecektir. Çocuk adına eyleme geçen eğitim, gıda, sağlık vb. firmaların, kamu kurumlarının çocuğun korumasını temel alması kadar çocuğun dahil olduğu tüm dijital platformlarında çocuğun korunması politikasını benimseyerek yola çıkması gerekmekte. Çünkü dijital dünya çocuklara fayda alanları sunduğu kadar dijital tehlikeleri de beraberinde getirebiliyor, bu tehlikeler; çocukların gelişim dönemlerine uygun olmayan içerikler, iletişimin aile kontrolden çıkması ile yakın ve uzak çevreden gelebilecek cinsel sömürü ve istismar, siber zorbalık ve özel bilgilerin kötüye kullanımı</span><span style="font-weight: 400;"> olabileceği söylenebilir. Bununla beraber dijital dünyanın çocuğa yarattığı güncel risklerden biri de ailenin sosyal medya üzerinden çocuğu istismara açması. Ailelerin çocukların görüntü ve kimlikleri paylaşımı günden güne büyüyen bir risk haline geliyor. ‘Fenomen Annenin Sosyal Medya Üzerinden Çocuğa Şiddeti’ isimli araştırma çalışmamızda çıkan sonuçlara göre; </span><span style="font-weight: 400;">annelerin, çocukların duygusal, genel, güçlü ve zayıf yanlarını çocuklarla ilgili temel özellikleri (endişeli durumlar, sessiz çocuk, özgüveni desteklenmeli, çok mutlu çünkü&#8230; çok mutsuz çünkü) paylaştığı tespit edilmişti. İstismarcı özelliklerini gözden geçirdiğimizde genellikle başlangıçta çocuğu tanıma, duygusal, güçlü ve zayıf yönlerini öğrenme çocukla geçecekleri bir sonraki adım için önemli. Bu özellikleri öğrenen istismarcı sonraki süreçte çocuğa daha fazla yaklaşacağı ve eyleme geçeceği zamanı kollar bu sebeple istismarcının takibinde olan hesaplardaki çocuklar tehlike altında olabilir. Çalışmada, çocuğun mahrem fotoğrafını paylaşan anne oranı %85,1’dir. Çocuğa uygun olmayan kıyafetlerle görüntü paylaşımı ise %81,8’dir. Dijital adam kaçırma yöntemi ile fotoğrafı çoğaltılan çocuk bir suç nesnesi haline gelebiliyor. Bu oranların çok yüksek oluşu konuda hemen dikkat çekmeye odaklanmak ve ilgili önlemlerin alınması için uyarıcı. Masumca paylaşılan bir fotoğrafın farklı ağlarda paylaşılması da ihtimaldir. Araştırmalara göre data kırıcı yapı profilleri, insanlar hakkında ve reklam veren bazı firmalar, spam göndericileri, kötü amaçlı yazılım dağıtıcıları istihdam ajansları ve ABD’de sadece çocukların dosyalarını toplayan kırıcılar var. Ailelerin paylaştığı bilgiler ile veri kırıcıları çocuklara dair mini profiller oluşturuyor. Sosyal medya hakkında ebeveynlerin daha dikkatli olması gerekir. Çocuğa ait bilgilerin paylaşılmasının çocuk açısından unutulma hakkını ihlal ettiği ve geçmiş görüntü ve yaşam şekli unutulmayan ve internet arşivlerinde ulaşılabilen çocuğun verilerinin gelecekte ne olacağının garantisi ve ön görüsü şu an net olmamakta. Anneler ebeveynlik yönünde olduğu gibi çocuklarını korumak için çocuğa ait gizliliğin ve özel yaşamın korunmasında da sorumluluk almalı ve sanal alan üzerinden bu sorumlulukta yine annenin görevi olarak görülüyor. Kimlik hırsızlığı, bu paylaşımlarla çocukların karşı karşıya kalabileceği risklerden bir diğeridir. Özellikle, paylaşımlarla birlikte çocuğun adının soyadının tam olarak verilmesi, doğum tarihi gibi bilgilerin tam olarak paylaşılması gibi durumlarda çocuklar, kimliklerinin çalınması durumu ile karşı karşıya kalabiliyor. Ayrıca paylaşımlarda konum etiketlenmesi, çocuğun gittiği kreş okul ya da kurs hakkında bilgilerin internet ortamında belirtilmesi, kötü amaçlı kişiler tarafından kaçırılma ya da benzer amaçlarla çocuğun istismar edilmesine sebep olabiliyor. Fenomen anneyi model alan takipçi annelerin aynı başlıklar altından çocuk ile ilgili paylaşım yapması risk grubuna giren çocuk sayısını arttırabiliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocukları dijital dünyada korumak öncelikle ailenin ve devamında çocuk ile ilgili çalışma yapan tüm kamu ve özel kuruluşların görevidir. Çocukla çalışan firmaların dahi çocuk koruma politikasına hâkim olması ve istisnasız uygulaması risklerin azalmasında yardımcı olacaktır. Çocuğun olduğu platformlar ve çocuğu kapsayan tüm gruplar çocuğun korunmasında birincil noktada sorumludur.</span></p>
<blockquote><p>&#8220;Dijital teknoloji hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olarak tanımlanmaktadır. Hayat standartlarımızın her düzeyini şekillendiren dijital teknoloji, çocukların hayatını ve geleceğini büyük çapta etkileyen bir kapasiteye sahiptir. Böyle büyük bir etkiye sahip alanı çocuklardan bağımsız olarak düşünmemek gerekmektedir. Dijital alanın fayda ve zararlarını da göz önünde bulundurarak çocuk yararına uygun bir elverişli dijital ortam yaratılması gerekmektedir.</p></blockquote>
<p><b>UNICEF tarafından geliştirilen ve yaygınlaştırılan “çocuk dostu” kavramı ve politikası çocuk çalışmalarında önemli bir yer tutuyor. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin hızla yayılması ve yaygınlaşması ile çocukların dijital alandaki yeri de önemli görülüyor. Çocuk dostu kavramını bir tık daha ileri götürürsek dijital alanı çocuk dostu olarak kurgulamamız için nelerin yapılması gerektiğini düşünüyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son yıllarda çocuk dostu kavramı pek çok ortamda konuşulmaya başlandı. Uzmanlar “çocuk dostu” denildiğinde; çocuğun varlığının kabul edildiği, temel ihtiyaçlarının anlaşıldığı ve karşılandığı, çevrenin çocuğa uygun bir hale getirildiği, eğitimde fırsat eşitliği sağlanarak ve yetenekleri doğrultusunda çocuğun yetişeceği bir dünya sağlandığı, demokratik, katılımcı bir yaklaşım anlaşılması gerektiğini vurguluyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dijital dünya sürecinde çocuk dostu kavram ihtiyaçlarını şu şekilde sıralayabiliriz:</span></p>
<p><b>Dijital Kimliğin Korunması</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuk dostu dijital dünya oluşumu öncelikle eyleme çocuğu ve çocuğun dijital kimliğini koruyarak başlayabilir. Risklerin fazla ve en önemlisi görünmez olduğu bu mecrada teknik sistem ve dijital platform içinde çocuğun korunmasının temel alınması ile beraber ailenin çocuğu bu noktada koruyabilmesi riskleri görebilmesi ve tanımlayabilmesi için bilinçlendirilmeye ihtiyacı olabilir. Dijital riskler farklı kullanıcılardan gelebileceği gibi aynı zamanda bu riskleri çocuk kendi ortamında da oluşturabilir.</span></p>
<p><b>Dijital Okuryazarlık Kavramı Ve Çocuk</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuğun dijital ortamda bilgi alışverişinin arttığı noktada dijital okuryazarlık eğitimi önemli bir noktaya gelmekte. Sağlıklı ve faydalı okuryazarlık istiyorsak, dijital ortamdan faydalanırken aynı zamanda dijital ortam için üretici ve dijital dünyayı olumlu etkileyecek bir gelecek hedeflememiz gerekiyor. Dijital ortam çocuğun araştırmasına, öğrenmesine, eğlenmesine, gelişmesine olanak sağlar nitelikte olmalı ve aynı zamanda düşünmesini ve medyayı geliştirmesi için de teşvik edici nitelikte olmalıdır. Çocuğun korunması yetişkin sorumluluğunda olsa da en etkili korunma çocuğun kendini koruması ile başlar. Çocuğun karşılaşabileceği riskler ve risklere kaşı alabileceği önlemler hakkında bilgilendirilmesi çok daha önemlidir. Bu sebeple çocuğun riski anlamlandırması ve kendini koruması için uygun bir ortam sağlanması gerekiyor. Sosyal yaşamda şikayet hakkını kullanmasına izin verdiğimiz çocuğun aynı zamanda sanal ortamda da bir şikayet alanı bulunması gerekmekte ki çocuk bu sayede riski engelleyebilmeli ve ihbar edebilmelidir.</span></p>
<p><b>Dijital Çocuk Politikası</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuğu kapsayan tüm dijital platformlar için ortak bir yönetmelik günümüz koşullarında zorunlu. Çocuğu konu alan firmalarda çocuk görseli üzerinde reklam yapılması medya etiğine bağlı olmalı. Söz konusu ürünün mevcut tanıtımdaki çocuğun yaş grubuna gelişimine ve eğitimine uygun olma şartı aranmalı. Çocukları ihmal ve istismara açacak görüntü ve kimlik bilgilerinin kullanılması yasaklanmalı. Sosyal yaşamda hassasiyet gösterilerden konulardan biri olan toplumsal cinsiyet eşitliği kavramı dijital ortamda da korunabilmeli. Dijital kaynakların çocuğa hizmet ederken diğer yandan zarar vermemesi için hassas davranılmalı. Çocuğun unutulma hakkı ihlal edilmemeli ve ailelerin çocukları ile ilgili paylaşımlarının önüne geçilmeli. Çocukların özel hayatını korunması hakkı aile inisiyatifine bırakılmamalıdır. Kidfluencer kavramının yaygınlaşmasını önüne geçilerek çocuk sömürüsü ve dijital dünyada çocuk işçi olan çocukları hakları koruma altın alınmalı. Dijital eğitim uzakta eğitim kavramında tüm çocukların eşit haklara sahip olması sağlanmalı, eğitimde fırsat eşitliği kavramı dijital dünyada da korunmalı.</span></p>
<p><b>Dijital Kültür Oluşturma</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuklar kendi kültürlerinde doğar büyürler ve aile yapılarını aynalayarak sosyal hayata dahil olurlar. Bu noktada ailenin dijital dünya üzerindeki kültürü, tutumu, öğretisi ve biçimi olduğu gibi çocuğa yansıyabilmekte. Öncelikle ailenin doğru veya yanlış dijital medya kullanımı çocuğun da tercihini belirleyecektir. Dijital dünyayı araştırma, bilgi edinme, sosyal hayatını kolaylaştırma ve iletişim gibi olağan koşullarda ve olağan zaman diliminde kullanan bir aile yapısı ile dijital dünyayı zaman geçirme, kontrolsüz kullanma ve eğlence aracı olarak gören ailenin çocuğunun tutumları arasında belirgin farklar görülebilir. Çocukların dijital medyadan ne istediği, bizim nasıl kullandığımız ile doğrudan bağlantılıdır.</span></p>
<p><b>Son olarak söylemek istedikleriniz nelerdir?</b><b> </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özetle,</span></p>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400;">Medyanın çocuk üzerindeki olumsuz etkisini ve istismarı engellemek için aileleri bilinçlendirme çalışmalarının yapıldığı bir örgütlenmeye ihtiyaç duyulmaktadır.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Çocukların dijital okuryazarlık ve dijital fırsatlara ulaştığından emin olmalı ve dijital riskleri en aza indirilmesi için dijital çocuk politikası ihtiyacı karşılanmalıdır. </span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Çocukların firmalar ve aileler için bir nesne olarak görülmesine acil müdahale gereklidir. </span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Çocukların uluslararası sözleşmelerde yer alan haklarla korunan bireyler olduğu unutulmamalı ve haklarının ihlali tespit edildiğinde her vatandaş ihbar yükümlülüğünü kullanmaktan kaçınmamalıdır. </span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Çocuk hakları ilkeleri gözetilerek, çocuk hakları çalışmaları yapan sivil toplum örgütleri ve özellikle kamu kurumları, eğitim kurumları ve medyanın bu alanda farkındalıklarının artırılması da çok önemlidir. </span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Konu ile ilgili multidisipliner anlamda çalışılmalıdır.</span></li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/13/risklerin-azaltilmasi-icin-digital-cocuk-politikasi-olusturulmali/">“Risklerin Azaltılması için Digital Çocuk Politikası Oluşturulmalı”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
