<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İnsani Gelişme Endeksi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/insani-gelisme-endeksi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/insani-gelisme-endeksi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 15 Dec 2020 08:59:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>İnsani Gelişme Endeksi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/insani-gelisme-endeksi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>2020 İnsani Gelişme Raporu: “Gezegene Zarar Vermeden Çok Yüksek İnsani Gelişme Gösteren Ülke Yok!”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/15/2020-insani-gelisme-raporu-gezegene-zarar-vermeden-cok-yuksek-insani-gelisme-gosteren-ulke-yok/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Dec 2020 08:37:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[UNDP Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[2020 İnsani Gelişme Raporu]]></category>
		<category><![CDATA[İnsani Gelişme Endeksi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=62502</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yıl ilk defa, ülkelerin doğaya uyguladığı baskıyı ortaya koyan yeni bir endeks eklenen İnsani Gelişme Raporu, dünyada hiçbir ülkenin gezegenimiz üzerinde ağır baskı yaratmadan çok yüksek insani gelişmeyi başaramadığını gösteriyor. “İnsanlık tarihi ve gezegenimizin tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir noktadayız. Toplumlarımız ve gezegenimiz için kırmızı uyarı ışıkları yanıyor.” tespitini yapan rapor, Antroposen Çağı’nda, ülkelere kalkınmanın yollarını yeniden tasarlama, eşitsizlikleri ortadan kaldırma ve doğa üzerindeki ağır baskıları azaltmaları yönünde bir çağrı niteliğinde. Bu tabloda, İnsani Gelişme Endeksi’nde 189 ülke arasında Türkiye ikinci kez "çok yüksek insani gelişme" kategorisinde ve 54'üncü sırada yer alıyor.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/15/2020-insani-gelisme-raporu-gezegene-zarar-vermeden-cok-yuksek-insani-gelisme-gosteren-ulke-yok/">2020 İnsani Gelişme Raporu: “Gezegene Zarar Vermeden Çok Yüksek İnsani Gelişme Gösteren Ülke Yok!”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsani Gelişme Raporu’nun “Önümüzdeki Sınır: İnsani Gelişme ve Antroposen” başlıklı 30. Yıl Baskısı 15 Aralık 2020 tarihinde yayınlandı. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından 2019 yılı verileri baz alınarak hazırlanan 5 farklı endeksi kapsıyor:</p>
<ul>
<li>Eşitsizliğe Uyarlanmış İnsani Gelişme Endeksi</li>
<li>Toplumsal Cinsiyete Dayalı Gelişme Endeksi</li>
<li>Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi</li>
<li>Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi</li>
<li>Bu yıl ilk kez hazırlanan Gezegensel Baskılara Uyarlanmış İnsani Gelişme Endeksi (GİGE)</li>
</ul>
<p>Ülkelerin resmi istatistik kurumları ve güvenilir uluslararası kurumlardan elde edilen veriler ışığında hazırlanan İnsani Gelişme Endeksi, uzun ve sağlıklı yaşam, bilgiye erişim ile kabul edilebilir bir yaşam standardı gibi üç temel boyutta ortalama insani gelişme düzeyinin uzun vadeli takibi sonucunda oluşturuluyor.</p>
<h5><strong>Antroposen (İnsan) Çağı’nda Ülkelerin Gezegene Baskılarını Hesaba Katan Yeni Bir İnsani Gelişme Endeksi: GİGE</strong></h5>
<blockquote><p>İnsanlık tarihi ve gezegenimizin tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir noktadayız. Toplumlarımız ve gezegenimiz için kırmızı uyarı ışıkları yanıyor. Hepimizin iyi bildiği gibi, uzun süredir de böyle. COVID-19 küresel salgını da apaçık dengesizliklerin üzücü sonuçlarından en yenisi. Bilim insanları uzun zamandır şu uyarıyı yapıyorlardı: İnsanlar, evcil hayvanlar ve yaban hayatı arasındaki etkileşimler sonucunda daha önce hiç görülmemiş patojenler ortaya çıkacak; ölçek ve yoğunluğu sürekli artan bu etkileşimler yerel ekosistemleri aşırı baskılayarak er ya da geç ölümcül virüsler yaratacaktır. Yeni Koronavirüs bunların en yenisi olabilir ancak, doğanın üzerinden elimizi çekmezsek sonuncu olmayacaktır.</p></blockquote>
<p>Bu tablo nedeniyle, İnsani Gelişme Raporu’nun “Önümüzdeki Sınır: İnsani Gelişme ve Antroposen” başlıklı 30. yıl baskısında bu sene ilk defa, ülkelerin doğaya uyguladığı baskıyı ortaya koyan yeni bir endeks yer aldı. Endekse göre, dünyada hiçbir ülke, gezegenimiz üzerinde ağır baskı yaratmadan çok yüksek insani gelişmeyi başarabilmiş değil. Rapor bu yanıyla, insanların gezegenin geleceğini şekillendiren baskın güç olduğu Antroposen adlı yeni bir jeolojik çağa girdiğimiz bu dönemde, dünya liderlerine doğa üzerindeki ağır baskıları azaltmaları yönünde bir çağrı niteliğinde.</p>
<blockquote><p>COVID-19 küresel salgını, dünyanın karşı karşıya olduğu en yeni kriz ancak, insanların doğa üzerindeki baskısı son bulmazsa, krizlerin sonuncusu olmayacak. Tüm ülkelerin, insanların, kendi ilerleme yollarını yeniden tasarlamaları ve değişimi önleyen devasa güç ve fırsat eşitsizliklerini ortadan kaldırmalarının zamanı geldi.</p></blockquote>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-62503 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/Antoposen-640x358.jpg" alt="Antoposen" width="334" height="186" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/Antoposen-640x358.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/Antoposen.jpg 741w" sizes="(max-width: 334px) 100vw, 334px" />İnsani Gelişme Raporları&#8217;nın 30. yılında yayımlanan “Önümüzdeki Sınır: İnsani Gelişme ve Antroposen” başlıklı rapora göre, COVID-19 küresel salgını, dünyanın karşı karşıya olduğu en yeni kriz ancak, insanların doğa üzerindeki baskısı son bulmazsa, krizlerin sonuncusu olmayacak.</p>
<p>Rapor, ülkelerin karbondioksit emisyonu ve madde ayak izlerinden oluşan iki yeni unsuru daha hesaplamalara katarak İnsani Gelişme Endeksi’ni uyarlayan yeni bir insani gelişme endeksi daha ortaya koydu. “Gezegensel Baskılara Uyarlanmış İnsani Gelişme Endeksi (GİGE)” adlı deneysel nitelikteki bu yeni küresel endeks, bir yanda gezegene baskıları azaltırken diğer yanda yoksulluk ve eşitsizliklerle mücadele etmenin gerekliliğini gösteren, yeni bir insani gelişme ölçüsü getiriyor.</p>
<p>Antroposen veya İnsan Çağı, insanlık tarihinde ilk defa, gezegenin insanları şekillendirmesi yerine insanların gezegenin geleceğini şekillendiren baskın güç olduğu yeni bir jeolojik çağ olarak tanımlanıyor. Rapora göre, insanlığın ve gezegenimizin yeni bir jeolojik çağa girdiği bu dönemde, tüm ülkelerin, insanların gezegene yaptıkları tehlikeli baskıları eksiksiz göz önünde tutarak kendi ilerleme yollarını yeniden tasarlamaları ve değişimi önleyen devasa güç ve fırsat eşitsizliklerini ortadan kaldırmalarının zamanı geldi.</p>
<h5><strong>İnsani Gelişme Endeksi’nde Ülkeler  </strong></h5>
<p>Dünyada en çok bilinen kalkınma göstergelerinden biri olan endekse göre, İnsani Gelişme Endeksi’ne göre:</p>
<ul>
<li>0,957’lik değerle Norveç ilk sırada yer aldı ve zirvedeki yerini korudu.</li>
<li>Norveç’i 0,955’lik değerle İrlanda ve İsviçre, 0,949’luk değerle Hong Kong ve İzlanda.</li>
<li>İnsani Gelişme Endeksi’nin en altında yer alan ülkeler, 0,394&#8217;lük değerle Nijer, 0,397&#8217;lik değerle Orta Afrika Cumhuriyeti, 0,398&#8217;lik değerle Çad, 0,433&#8217;lük değerle Güney Sudan ve 0,433&#8217;lük değerle Burundi.</li>
<li>Çok yüksek insani gelişme kategorisindeki ülkelerin ortalama endeks değeri 0,898, Avrupa ve Orta Asya ülkelerinin ortalama endeks değeri ise 0,791.</li>
<li>Çok yüksek İnsani Gelişme Endeksi değerine sahip ülkelerin eşitsizlik nedeniyle kaybı ortalama yüzde 10,9 olurken, Avrupa ve Orta Asya&#8217;da bu oran yüzde 11,9 olarak kaydedildi.</li>
</ul>
<h5><strong>5 Sıra Yükselen Türkiye İkinci Kez “Yüksek İnsani Gelişme” Kategorisinde</strong></h5>
<p>2020 İnsani Gelişme Raporu’nda yer alan İnsani Gelişme Endeksi’nde 0,820 puan ile 189 ülke ve bölge arasında Türkiye 54’üncü oldu.  Geçen yıl 59’uncu olarak girdiği “çok yüksek insani gelişme” kategorisindeki yerini pekiştiren Türkiye, son 29 yıl içinde yüzde 40,7’lik artış kaydetti. Diğer bir deyişle, Türkiye&#8217;nin 1990&#8217;da 0,583 olarak hesaplanan endeks değeri, geçen yıl 0,820&#8217;ye çıkarak toplamda yüzde 40,7&#8217;lik artış gösterdi.</p>
<p>Endekse göre, Türkiye’de 1990-2019 arasında:</p>
<ul>
<li>Beklenen yaşam süresi 13,4 yıl artarak 77,7’ye,</li>
<li>Ortalama öğrenim süresi 3,6 yıl artarak 8,1’e,</li>
<li>Beklenen öğrenim süresi ise 7,7 yıl artarak 16,6’ya ulaştı.</li>
<li>Kişi başına Gayrisafi Milli Hasıla (GSMH) yaklaşık yüzde 121,4’lük bir artış göstererek 27.701 Dolara yükseldi.</li>
<li>İnsani gelişme dağılımındaki eşitsizliğe uyarlanmış endekste ise Türkiye&#8217;nin değeri boyut endekslerinin dağılımındaki eşitsizliğe bağlı olarak yüzde 16,7&#8217;lik bir kayıpla 0,683&#8217;e düştü.</li>
<li>İnsani Gelişme Endeksi’ni ülkenin kişi başına karbondioksit emisyonu ve madde tüketim düzeyine göre uyarlayan ve 2019’daki verilere dayanarak hazırlanan endekste Türkiye, 0,746 değerle 169 ülke arasında 44’üncü sırada yer aldı.</li>
</ul>
<p>2020 İnsani Gelişme Raporu hakkında daha fazla bilgiye <a href="https://www.tr.undp.org/content/turkey/tr/home/presscenter/articles/2020/12/igr-2020.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/15/2020-insani-gelisme-raporu-gezegene-zarar-vermeden-cok-yuksek-insani-gelisme-gosteren-ulke-yok/">2020 İnsani Gelişme Raporu: “Gezegene Zarar Vermeden Çok Yüksek İnsani Gelişme Gösteren Ülke Yok!”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsani Gelişme Endeksinde Türkiye nerede?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/12/insani-gelisme-endeksinde-turkiye-nerede/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Dec 2019 11:45:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Bilkent Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler Kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[Erinç Yeldan]]></category>
		<category><![CDATA[İnsani Gelişme Endeksi]]></category>
		<category><![CDATA[Manisa]]></category>
		<category><![CDATA[Thomas Piketty]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKONFED]]></category>
		<category><![CDATA[UDNP]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=45641</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UDNP) İnsani Gelişme Endeksi bulgularının küresel düzeyde bize ne gösterdiğini ve Türkiye’nin ilk kez "çok yüksek insani gelişme" kategorisine girmesinin nasıl mümkün olduğunu Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Erinç Yeldan ile konuştuk. Yeldan, Türkiye’nin orta gelir tuzağında tıkandığını ve eşitsizliğin rakamlara yansıdığından çok daha yüksek olduğunu söylüyor.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/12/insani-gelisme-endeksinde-turkiye-nerede/">İnsani Gelişme Endeksinde Türkiye nerede?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı</span><b> </b><span style="font-weight: 400;">(UNDP) tarafından 2018 yılı verileri temel olarak hazırlanan ve 9 Aralık 2019 tarihinde açıklanan 2019 İnsani Gelişme Raporu’na göre, yoksulların sayısının azalmasına karşın dünyada yeni nesil eşitsizlikler yükseliyor. İklim değişikliği, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve silahlı çatışmalar, eşitsizlikleri derinleştirme ve geri döndürülemez noktaya getirme potansiyeline sahip. İnsani Gelişme Raporu’na göre</span> <span style="font-weight: 400;">Türkiye,</span><b> </b><span style="font-weight: 400;">0,806&#8217;lık değere ulaşarak, 189 ülke arasında 59&#8217;uncu sırada çok yüksek insani gelişme kategorisine yükseldi. Uzmanlar, bu yükselişe Türkiye’de yükselen yaşam beklentisi ile sağlık sektöründeki gelişmelerin etkisini işaret ettiler. </span></p>
<p><b>Yoksul Sayısı Azalırken Yükselen Eşitsizlikler  </b></p>
<p><b>UNDP İnsani Gelişme Endeksi Raporu’nun bize gösterdiği olumlu tek veri, küresel düzeyde yoksulların sayısının azalmış olması mı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-45671 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/erin%C3%A7-yeldan-foto.jpg" alt="" width="254" height="199" />Küreselleşme dalgası kabaca 1975’ten 2008’e dek sürdü ve 2008 yılında sonra erdi. Küreselleşme sürecinden en ön önemli kazanç, mutlak anlamda yoksul sayısının azalması ve kişi başına gelir, sağlık hizmetlerine erişim, eğitim, temiz suya kavuşma gibi temel ihtiyaçlara ulaşmada ilerlemenin olması. Rapor bunu tespit ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Temel göstergeler ve mutlak anlamda yoksul sayısında 20. yüzyılın son çeyreğinde yoksul sayısında ve çeşitli sosyal ve ekonomik göstergelerde dünya ortalamasında bir ilerleme kaydedildi. Ancak, Thomas Piketty adlı ünlü ekonomistin,  gelir dağılımı adaletsizliğinin kaynağını ve eşitsizliğin önemini gösteren çalışmasından sonra, özellikle 2008 krizi sonrası, araştırmacılar ve Birleşmiş Milletler Kurumları, kurumları farkına vardı ki, söz konusu ilerlemeler ortalama göstergeler üzerinden tespit ediliyor. </span></p>
<p><strong>Bu Raporun Diğerlerinden Ayırt Edici Özelliği: Çok Büyük Sapmalar Olması</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gelişmiş ülkelerde yüzde 1, hatta binde 1 en üst gelire sahip olan insanların yaşam tarzları ve yaşam kalitesi ile bunun altındaki yüzde 20, yüzde 10 veya 30 gibi çeşitli aralıklarda tespit edilen, genellikle dünya nüfusunun 1 milyar kişisini oluşturan en alttakileri arasında uçurum var. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu uçurum, hem küresel ekonomide hem ülkelerde hatta şehirlerde var. Yani, bir yanda süper-hiper zenginler var: her anlamda çok zengin ve çok kaliteli yaşam tarzına yüksek insani gelişme  endeksine sahip bir grup var. Bunun yanında gettolaşma, yabancılaşma, sosyal anlamda dışlanma, ötekileştirme ve mutlak yoksulluğun çaresizliği içinde kıvranan geniş kitleler var. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Bu sene ilk kez bize şunu gösterdi: eşitsizlikleri ortalamaların ötesinde, bugün ötesinde değerlendirmeliyiz.  </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Ortalama çok karaktersiz bir kavram. Rapor, “ortalamanın ötesine giderek, gelir eşitsizliğini bir kez daha hesaplamamız lazım” diyor.  Rapor’un katkıların bir diğeri eşitsizlik değil “eşitsizlikler” diyor. Çünkü çok fazla eşitsizlik konusu var: sağlık hizmetlerine erişimde, ulaşımda, kent hizmetlerinden yararlanmada, temiz suya ulaşmada, sanitasyon hizmetlerine erişimde vb. birçok eşitsizlik var. </span></p>
<p><b>Türkiye Patinaj Yapıyor; Eşitsizlikler Rakamlara Yansıyandan Yüksek</b></p>
<p><b>İnsani Gelişim Endeksi Türkiye özelinde bize ne gösteriyor? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu rapor, eşitsizlikleri tekrar hesaplarken, gelir eşitsizliğinde, sadece fert başına gelirdeki farklılıklar değil, cinsiyet ayrımına, cinsiyete bağlı eşitsizliği de erkeklerle karşılaştırarak bir gösterge olarak analize dahil etmiş. Bu açıdan Türkiye’ye bakarsak, 1990 yılından bu yana geleneksel yöntemle hesaplanan İnsani Gelişme Endeksine göre, Türkiye önemli mesafe kat etti. Geçen yıl yüksek gelişim düzeyli ülkeler arasında idi; bu sene çok yüksek gelişim düzeyli ülkeler grubuna 59. Sıradan girdi. Ancak gelir ve cinsiyet eşitsizliğini katarak ağırlıklandırdığımızda, Türkiye’de aslında yüzde 16 bir kötüleşme var ve sıralamada da 66. Sıraya geriliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye bağlamında benim raporda yer alan bulgulara yönelik 2 önemli tespitim var: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1 –insani gelişim Endeksinde 59. Sırada görünüyoruz ancak cinsiyet eşitsizliğini katınca performansımız aslında geriledi. Türkiye şu anda toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile mücadelenin çok çok önemli bir gündem maddesi olduğunun anlaşılması gerekiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2-Endekse dahil olan göstergelerde 2015’ten bu yana durgunluk var: Ağırlıklandırılmış endekse baktığımızda, 2015 yılından beri yerinde sayan ekonomik sosyal göstergeler ve enflasyonla bozulan gelir dağılımıyla Türkiye ekonomisi durmuş bir ekonomi…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1990 yılından beri yapılan insani gelişim endeksinde en önemli mesafeyi, 2000’li yılların ortasına kadar kat etti. Bu da çoğunlukla, fert başına dövizin ucuzlamasına bağlı olarak,  sıcak para girişine ve dış borçlanmaya bağlı bir büyüme idi. Türkiye’nin özelikle 2002-2008 yılları arasında, büyüme rakamları şişirilmiş rakamlardı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2012’den itibaren artık dış borçlanmayla o kadar rahat kaynak elde edememeye başlayınca, dışarıdan sıcak para girişi yavaşlayınca ve üretkenlikte gerileme yaşayınca,  Türkiye artık bulunduğu yerde durgunluk göstermeye, patinaj yapmaya başladı</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yani, endekse dâhil edilen tüm kıstasları dikkate aldığımızda, parametrelere giren tüm göstergelerde 2015 yılından beri Türkiye’de rakamlar hiç değişmedi. 2015’ten beri, İnsani Gelişim Endeksine dahil olan tüm göstergelerde Türkiye’de anlamlı bir gelişme yok. Yani, vasat ekonomiye takılıp kaldık. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin bulunduğu yerde çakılı kalmasına, patinaj yapmasına ekonomi literatüründe “orta gelir tuzağı” deniyor. Sonradan bu kavram çeşitlendirildi. TÜRKONFED, geçen ay “orta hukuk tuzağı” diye bu durumu tanımlayan bir rapor yayınladı. Rapor, orta adalet tuzağı noktasında Türkiye’nin kaldığını vurguladı. Orta gelir tuzağı kavramını genişletince, orta eğitim tuzağı gibi başka kavramları da dâhil edebiliyoruz. Türkiye’de 7.7 ortalama eğitim görünüyor ama bazı şehirlerde bu farklı, birçok ilde ilk okuldan terk olduğunu görüyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dolayısıyla Türkiye’nin İnsani Gelişmişlik Endeksinde 2 sorunu var: 1- Tıkanmış, durgunluk içindeyiz ve 2- eşitsizlik konusunda durumuz aslında rakamlara yansıdığından çok daha kötü bir sinyal veriyor. Endeks, önümüzde de çok önemli ödevler olduğunu gösteriyor. </span></p>
<p><b>Siyasi İrade Ve Yurttaş Bilinciyle Çoklu Eşitsizliklerle Mücadele</b></p>
<p><b>Raporda “eşitsizliğin azaltılması nihayetinde toplumsal siyasi bir seçimdir. Tarih, bağlam ve siyaset önemlidir” diyor. Siz, Cumhuriyet gazetesindeki yazınızda, Rapor’un “eşitsizliklerin kişilerin yaşamları boyunca biriktirilmekte olduğunu; sınıflar arasındaki geçişkenliklerin artık imkânsızlaştığını” vurguladığını söylüyorsunuz. Türkiye özelinde umutsuz bir tablo mu çıkarıyor karşımıza? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;de orta sınıfların üst gelir gruplarına yükselebilecekleri en önemli olanak eğitim olanağı idi çünkü eğitim kamu hizmetinde idi. Şimdi eğitim giderek ötekileştirildi: bir yandan çok üst düzeyde elit bir eğitim düzeni var; bir yandan da İslamlaştırılmıs, ezber müfredatına dayalı, geleneksel standart bir eğitim düzenimiz var. Oysa, dünyadaki değişimler, dijital ekonomi, inovasyon esnek ve bilgiyi üretebilen, analiz edebilen, esnek becerilere sahip, teknoloji nimetlerini kullanabilen bir elit bir teknisyen grubuna ihtiyaç duyuyor. Sıradan, rutin işlerde, tarım sektöründe toplayıcılık gibi, çoğunlukla kadın emeğini gerektiren işler artık teknolojiye ve robotlara terk ediliyor. Geleneksel iş kollarının işçiye ihtiyaç duymamaya başlaması, yapısal işsizliklerin ortaya çıkmasına sebep oluyor. Türkiye’de geleneksel eğitim alan, iyi eğitim almayan bu kitlenin teknolojik becerilere sahip olmayan bu kitlenin, bu becerileri kazanmasının imkânsızlaştığı bir dünyaya evriliyoruz. Eğitim, giderek orta sınıfların kendilerini yeniden üretebilecekleri bir olanak olmaktan çıkıyor. Büyük fırsat eşitsizlikleri İstanbul içinde de var, Türkiye genelinde de var, dünya genelinde de var.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşte bu çoklu eşitsizliklerle mücadele ancak küresel bir siyasi irade ile mümkün olacak. UNDP Raporu da buna işaret ediyor. Bir an evvel piyasaların kısa dönemci, miyopik,  sadece kar ve zarar hesabına dayalı göstergelerden uzaklaşması gerekiyor. Uzun erimli, sosyal faydayı öne çıkaran, devlete önemli görevler veren yepyeni bir siyasi iradeye ve makro ekonomi planlamaya ihtiyaç var. </span></p>
<p><b>Yine rapor’da “Sihirli değneğin ötesinde makro politikalar gerekiyor” deniyor. İklim krizini de dikkate alarak, iktisadi aktörler olarak biz- bireyler ne yapabiliriz?</b><b> </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bireysel eşitsizliğin azalması için, her şeyden önce yurttaş bilinci ile hareket edilmesi gerekiyor. Burada STK’lara büyük işler düşüyor. Çevre hareketleri, Bergama, Soma, Cerattepe gibi örnekler bize elimizin altında yepyeni bir olanak olarak sosyal medya olduğunu gösterdi.  İnsanlar artık siyasi parti ve derneğe bağlı olmadan da geniş kitlere ulaşabiliyor. Çevreye ve eşitsizliğe duyarlılığımızı artırmak kişisel yurttaşlık görevimiz olmalı. </span></p>
<p>Raporun Tükçesine <a href="https://www.sivilsayfalar.org/portfolio/undp-insani-gelisme-raporu-2019-2/">buradan</a>, İngilizcesine ise <a href="https://www.sivilsayfalar.org/portfolio/human-development-report-2019/">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/12/insani-gelisme-endeksinde-turkiye-nerede/">İnsani Gelişme Endeksinde Türkiye nerede?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
