<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İLO arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/ilo/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ilo/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 11 Jun 2021 07:29:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>İLO arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ilo/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çocuk İşçilerin Sayısı 160 Milyona Yükseldi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/11/cocuk-iscilerin-sayisi-160-milyona-yukseldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Jun 2021 07:20:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk İşçiliği]]></category>
		<category><![CDATA[İLO]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası çalışma örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[unicef]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=71269</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), çocuk işçiliğinin 160 milyona ulaştığını belirtirken, COVID-19 küresel salgını nedeniyle dokuz milyon ilave çocuğun risk altında olduğu konusunda uyarıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/11/cocuk-iscilerin-sayisi-160-milyona-yukseldi/">Çocuk İşçilerin Sayısı 160 Milyona Yükseldi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve UNICEF’in yayınladığı <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/ilo-unicef-cocuk-isciligi-2020-kuresel-tahminler-egilimler-ve-onumuzdeki-yol/" target="_blank" rel="noopener">“<em>Çocuk İşçiliği: 2020 Küresel Tahminler, Eğilimler ve Önümüzdeki Yol”</em><em> </em></a>başlıklı yeni rapora göre, çocuk işçi olarak çalışan çocukların sayısı son dört yılda 8,4 milyon artarak dünya genelinde 160 milyona yükseldi; COVID-19 salgınının etkileri nedeniyle de milyonlarca çocuk daha risk altında.</p>
<p>12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü öncesinde yayınlanan raporda, çocuk işçiliğinin sona erdirilmesine yönelik kaydedilen ilerlemenin 20 yıldır ilk kez durduğu, 2000 ile 2016 yılları arasında çocuk işçilerin sayısında yaşanan 94 milyonluk azalma ile sağlanan düşüş eğilimini tersine çevirdiği konusunda uyarılar yer alıyor.</p>
<p>Raporda, şu anda dünyadaki çocuk işçi sayısının yarısından fazlasını oluşturan 5 ila 11 yaşlarındaki çocuk işçilerin sayısında önemli artış olduğuna dikkat çekiliyor. Çocukların sağlığına, güvenliğine veya ahlakına zarar verebilecek işler olarak tanımlanan tehlikeli işlerde çalışan 5 ila 17 yaşlarındaki çocukların sayısı ise 2016 yılından bu yana 6,5 milyon artarak 79 milyona yükseldi.</p>
<p>“Yeni tahminler bizim için bir uyarı niteliğinde. Yeni nesil çocuklar da riske atılırken, bu duruma seyirci kalamayız,” diyen ILO Genel Direktörü Guy Ryder, “Kapsayıcı sosyal koruma sayesinde aileler, ekonomik zorluklarla karşı karşıya olsalar bile çocuklarının okulda kalmasını sağlayabilmektedir. Burada, kırsal kalkınma ve tarımda insana yakışır iş konularına daha fazla yatırım yapılması son derece büyük önem arz ediyor. Birçok şeyin vereceğimiz tepkilere bağlı olduğu kritik bir noktadayız. Zaman, adanmışlığımızı ve enerjimizi yeniden göstererek ve bu kritik noktayı atlatarak, yoksulluk ve çocuk işçiliği döngüsünü kırmanın zamanıdır” diye ekledi.</p>
<p>Sahraaltı Afrika’da nüfus artışı, yinelenen krizler, aşırı yoksulluk ve sosyal koruma önlemlerinin yetersiz kalması nedeniyle son dört yılda 16,6 milyon çocuk daha çocuk işçi olarak çalışmaya başladı.</p>
<p>2016 yılından beri bu konuda gelişmelerin yaşandığı Asya, Pasifik, Latin Amerika ve Karayipler gibi bölgelerde bile, kaydedilen bu gelişmeler COVID-19 nedeniyle tehlike altında.</p>
<p>Rapor, küresel salgının sonucunda 2022 yılının sonuna kadar dünya genelinde dokuz milyon çocuğun daha çocuk işçiliğine sürükleneceği yönünde uyarıda bulunuyor. Bir simülasyon modeline göre, eğer çocuklar kritik öneme sahip olan sosyal koruma kapsamına erişemezse bu sayı 46 milyona kadar yükselebilir.</p>
<p>COVID-19 nedeniyle yaşanan ekonomik sarsıntılar ve okulların kapanması da, halihazırda çocuk işçi olarak çalışan çocukların daha uzun saatler boyunca veya daha da kötüleşen koşullar altında çalışacak olması, çok daha fazla çocuğun ise kırılgan ailelerin yaşadığı iş ve gelir kayıpları nedeniyle en kötü biçimlerdeki çocuk işçiliğine zorlanacağına işaret ediyor.</p>
<p>UNICEF İcra Direktörü Henrietta Fore, “Çocuk işçiliğiyle mücadelemizde zemin kaybediyoruz; geçtiğimiz yıl ise bu mücadelemizi daha da zorlaştırdı” dedi.</p>
<ul>
<li>Küresel salgın nedeniyle uygulanan genel tecritler, okulların kapanması, ekonomik aksamalar ve milli bütçelerde görülen daralmaların ikinci yılına girdiğimiz bugünlerde, aileler yürek burkan seçimler yapmak zorunda kalıyor. Hükümetleri ve uluslararası kalkınma bankalarını, çocukları işgücünden çekerek okula geri döndürecek programlara ve ailelerin, en başta bu tür kararlar almamasını sağlayabilecek sosyal koruma programlarına yapılacak yatırımlara öncelik vermeye çağırıyoruz.</li>
</ul>
<p>Raporda yer alan diğer temel bulgular şu yönde:</p>
<div>
<ul>
<li>Çocuk işçilerin yüzde 70’i (112 milyon) tarım sektöründe, yüzde 20’si (31,4 milyon) hizmet sektöründe, yüzde 10’u (16,5 milyon) ise sanayide yer alıyor.</li>
</ul>
</div>
<div>
<ul>
<li>Çocuk işçi olarak çalışan 5 ile 11 yaş arasındaki çocukların yaklaşık yüzde 28’i, 12 ile 14 yaş arasındaki çocukların ise yüzde 35’i eğitim dışında kalıyor.</li>
</ul>
</div>
<div>
<ul>
<li>Çocuk işçiliği, her yaştaki erkek çocukları arasında kız çocuklarından daha yaygın görülüyor. Haftada en az 21 saat yapılan ev işleri hesaba katıldığında ise, çocuk işçiliğinde görülen cinsiyete dayalı fark azalıyor.</li>
</ul>
</div>
<div>
<ul>
<li>Kırsal alanlarda çocuk işçiliğinin görülme sıklığı (yüzde 14), kentsel alanlardakinden (yüzde 5) neredeyse üç kat daha yüksek.</li>
</ul>
</div>
<p>Çocuk işçi olarak çalıştırılan çocuklar bedensel ve zihinsel zarar görme riski altında. Çocuk işçiliği çocukların eğitimini tehlikeye atar, sahip oldukları hakları ve gelecekteki fırsatlarını kısıtlar ve yoksulluk ve çocuk işçiliğinden oluşan, nesiller arası sürecek bir kısır döngüye yol açar. Çocuk işçiliğinde görülen artış eğilimini tersine çevirmek amacıyla, ILO ve UNICEF şu çağrılarda bulunuyor:</p>
<div>
<ul>
<li>Evrensel çocuk yardımı da dahil olmak üzere, herkes için yeterli sosyal koruma.</li>
</ul>
</div>
<div>
<ul>
<li>Kaliteli eğitime ve COVID-19 öncesinde de eğitimden mahrum olan çocuklar da dahil, tüm çocukların okula geri dönmesine yönelik daha fazla para harcanması.</li>
</ul>
</div>
<div>
<ul>
<li>Aileler, aile gelirine katkıda bulunması için çocuklarının yardımına başvurmak zorunda kalmasın diye yetişkinler için insana yakışır işlerin teşvik edilmesi</li>
</ul>
</div>
<div>
<ul>
<li>Çocuk işçiliğini etkileyen zararlı toplumsal cinsiyet normlarının yok edilmesi ve ayrımcılığa son verilmesi.</li>
</ul>
</div>
<div>
<ul>
<li>Çocuk koruma sistemleri, kırsal kalkınma, kırsal kamu hizmetleri, altyapı ve geçim imkanlarına yönelik yatırımlar yapılması.</li>
</ul>
</div>
<p>Çocuk İşçiliğinin Sona Erdirilmesi Uluslararası Yılı kapsamında, UNICEF ve ILO’nun da ortakları arasında bulunduğu İttifak 8.7 küresel ortaklığı, Üye Devletleri, işletmeleri, sendikaları, sivil toplumu ve bölgesel ve uluslararası örgütleri, somut eylemler gerçekleştireceklerine dair söz vererek çocuk işçiliğinin sona erdirilmesine yönelik küresel mücadelede gösterdikleri çabayı artırmaları yönünde destekliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/11/cocuk-iscilerin-sayisi-160-milyona-yukseldi/">Çocuk İşçilerin Sayısı 160 Milyona Yükseldi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadın İstihdamını Artırmak İçin Üç Farklı Erken Çocukluk Bakım ve Eğitim Uygulaması</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/08/kadin-istihdamini-artirmak-icin-uc-farkli-erken-cocukluk-bakim-ve-egitim-uygulamasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Jun 2021 13:11:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[İLO]]></category>
		<category><![CDATA[kadın istihdamı]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Çalışma Örgütü Tükiye Ofisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=71162</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), kadınların istihdama girmelerinin önündeki en büyük engellerden biri olan erken çocukluk bakım yükünün azaltılarak kadın istihdamının artırılması amacıyla bir rapor hazırladı. Hazırlanan rapor işverenlerin, belediyelerin ve sendikaların öncülüğünde ve kurumlar arası iş birlikleri yoluyla sağlanacak üç farklı erken çocukluk bakım ve eğitim (EÇBE) uygulaması sunarak bu uygulamaların yaygınlaştırılması çağrısında bulunuyor.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/08/kadin-istihdamini-artirmak-icin-uc-farkli-erken-cocukluk-bakim-ve-egitim-uygulamasi/">Kadın İstihdamını Artırmak İçin Üç Farklı Erken Çocukluk Bakım ve Eğitim Uygulaması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><b>Amaç Erişilebilir, Kaliteli ve Uygun Maliyetli EÇBE Uygulamalarını Yaygınlaştırmak </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Erişilebilir, kaliteli ve uygun maliyetli EÇBE hizmetlerinin sağlanmasının kadının üzerindeki bakım yükünü azaltacağı ve dolayısıyla kadınların istihdama ve daha kaliteli işlere girmesine  </span><span style="font-weight: 400;">katkıda bulunacağı noktasından hareketle hazırlanan “Kurumlar arası iş Birlikleri ile Kadın </span><span style="font-weight: 400;">̇ </span><span style="font-weight: 400;">istihdamını Desteklemek: Erken Çocukluk Bakımı ve Eğitimi Uy</span><span style="font-weight: 400;">gulamaları” (EÇBE) Raporu’nda  işverenlerin işbirliği ile kurulan </span>Organize Sanayi Bölgesi <span style="font-weight: 400;">(</span>OSB) Uygulaması<span style="font-weight: 400;">, belediyeler öncülüğünde gerçekleşen </span>Belediye Uygulaması <span style="font-weight: 400;">ve iş yerlerinde örgütlü </span>Sendika Uygulaması <span style="font-weight: 400;">olmak üzere üç çocuk bakım hizmeti öneriliyor ve bu uygulamaların yaygınlaştırılmasının önemli olduğu vurgulanıyor.  </span></p>
<p>ILO Türkiye Ofisi tarafından İsveç mali katkısı ile yürütülmekte olan “Kadınlar için Daha Çok ve Daha  İyi İşler” Programı kapsamında hazırlanan <span style="font-weight: 400;">Rapor kamu kurumlarının, işçi ve işveren örgütlerinin  ve yerel yönetimlerin, özel sektörün, sivil toplum örgütlerinin katkı ve görüşlerinin alınması suretiyle EÇBE hizmetlerini düzenleyen yasal çerçeve, izlenen politikalar, bu hizmetlerin  sağlanmasında rol alan aktörlerin rolleri ve Türkiye ve dünyadan iyi örnekler incelenerek hazırlandı. </span></p>
<h5><b>Yaygın ve Erişilebilir Çocuk Bakım Hizmetleri Kadınların İnsana Yakışır İşlerde Çalışması  Demek </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuk bakım yükümlülüğünün çoğunlukla kadınların üzerinde olduğuna ve bu durumun kadınların çocuk sahibi olduktan sonra bakım sorumlulukları nedeniyle iş gücü piyasasının dışına çıkmalarına veya kayıt-dışı çalışma biçimlerine yönelmelerine sebep olduğuna dikkat çeken Rapor, çocuk bakım hizmetlerinin kurumsallaştırılarak yaygınlaştırılması sayesinde kadınların farklı sektörlerde, daha kaliteli, daha güvenceli, daha güvenli yani insana yakışır  işlerde çalışabilmesine katkıda bulunacağının altını çiziyor.  </span></p>
<h5><b>Çocuk Bakım Hizmetlerinin Mevcudiyeti Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine de Katkıda Bulunacak </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Rapor ayrıca bakım hizmetlerinin erişilebilir ve kaliteli olmasının kadınların üzerindeki bakım  yükünü azaltarak kadınların işgücüne daha fazla katımını sağlayacağı için bu durumun aynı  zamanda toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına da katkıda bulunacağını vurguluyor.  </span></p>
<h5><b>Önerilen Uygulamalar </b></h5>
<p>Rapor’da önerilen Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Uygulamasına göre, <span style="font-weight: 400;">OSB’ler çocuk bakım hizmetinin sağlanmasında işverenler arasındaki iş birliklerinin kurulabileceği en uygun yerlerden birisi olarak işaret ediliyor.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşverenler kendi aralarında iş birliği yaparak EÇBE merkezi açma ve işletmeden kaynaklı masrafları ve sorumlulukları kendi aralarında paylaşmak suretiyle zaten var olan bir mekan ve  işbirliği üzerinden başka bir organizasyonun yapılmasına gerek kalmadan EÇBE merkezi  açabiliyor.</span></p>
<p>Belediye Uygulaması <span style="font-weight: 400;">yerel ihtiyaçlara cevap veriyor. Bu uygulama çocuk bakım hizmeti  sağlamada işverenlerle belediyeler arasında yapılacak bir iş birliği ile EÇBE merkezlerinin açılmasını ifade ediyor.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşverenlerin kendi bünyelerinde EÇBE merkezi açma sorumluluğunu üstlenmek istememeleri veya iş yerinin EÇBE merkezi açma koşullarına uygun hale getirilememesi durumunda, </span><span style="font-weight: 400;">işverenler belediye ile iş birliği yaparak EÇBE merkezi açma maliyetinin ya da bu hizmetlerin  ücretlerinin bir kısmını veya tamamını üstlenebiliyor.  </span></p>
<p>Rapor’da yer alan Sendika Uygulaması’nda ise sendikalar <span style="font-weight: 400;">çocuk bakım hizmetlerinin  sağlanmasına doğrudan ve/veya dolaylı olarak katkıda bulunabilecek diğer bir yapı olarak beliriyor. Bu bağlamda, sendikalar </span><span style="font-weight: 400;">doğrudan kendileri EÇBE merkezi açıp işletebileceği gibi maliyetleri paylaşmak yoluyla işverenlerle iş birliği yaparak ya da toplu iş sözleşmelerine çocuk bakım hizmetlerinin sağlanmasına ilişkin maddelerin eklenmesini destekleyerek bu sürece </span><span style="font-weight: 400;">katkı sağlayabilir.  </span></p>
<h5><b>Politika Önerileri </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Prof. Dr. Saniye Dedeoğlu, Dr. Aslı Şahankaya Adar ve Yasemin Sırali tarafından kaleme alınan  Rapor, çocukluk bakım hizmetlerinin sağlanması ve dolayısıyla kadının istihdamının insana yakışır iş koşullarında artması için çok paydaşlı bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğine dikkat çekerek kamu, özel sektör, belediyeler, işçi ve işveren örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının bu süreçte iş birliği yapmasının önemini vurguluyor.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Rapor ayrıca, erişilebilir ve kaliteli bakım hizmetleri sağlanarak kadınların üzerindeki bakım yükünün azaltılmasının ve kaliteli bir biçimde sunulacak erken çocukluk eğitim ve bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılmasını destekleyen kapsamlı yasal ve yapısal düzenlenmeler ile yatırımların yapılmasının elzem olduğunu ifade ediyor. </span></p>
<p>Raporun tamamına <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/ilo-kurumlar-arasi-is-birlikleri-ile-kadin-istihdamini-desteklemek-erken-cocukluk-bakimi-ve-egitimi-uygulamalari/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/08/kadin-istihdamini-artirmak-icin-uc-farkli-erken-cocukluk-bakim-ve-egitim-uygulamasi/">Kadın İstihdamını Artırmak İçin Üç Farklı Erken Çocukluk Bakım ve Eğitim Uygulaması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de Cinsiyete Dayalı Ücret Farkının Ölçümü Raporu Tanıtımı Semineri</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/23/turkiyede-cinsiyete-dayali-ucret-farkinin-olcumu-raporu-tanitimi-semineri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2020 11:35:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Eşitiz Beraberiz]]></category>
		<category><![CDATA[İLO]]></category>
		<category><![CDATA[TÜİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=58537</guid>

					<description><![CDATA[<p>ILO ve TÜİK işbirliği ile hazırlanan Türkiye’de Cinsiyete Dayalı Ücret Farkının Ölçümü Raporu Tanıtımı, 30 Eylül 2020 tarihinde çevrimiçi ortamda saat 14.00’te yapılacak. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/23/turkiyede-cinsiyete-dayali-ucret-farkinin-olcumu-raporu-tanitimi-semineri/">Türkiye’de Cinsiyete Dayalı Ücret Farkının Ölçümü Raporu Tanıtımı Semineri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aynı işi yapıyorlar ama kadınlar erkeklerden daha az kazanıyor. Neden? Cevabı, ilk defa farklı yöntemlerle hesaplanan cinsiyete dayalı ücret açığına dair yeni verileri kamuoyuyla paylaşılacak olan 30 Eylül&#8217;deki webinar&#8217;da konuşulacak…</p>
<p>18 Eylül tarihinin Uluslararası Eşit Ücret Günü belirlenmesi vesilesiyle yapılacak olan Türkiye’de Cinsiyete Dayalı Ücret Farkının Ölçümü Raporu Tanıtımı çevrimiçi semineri, ILO’nun “Kadınlar için Daha Çok ve Daha İyi İşler Programı” kapsamında yürütülüyor.</p>
<p>Seminerde Türkçe-İngilizce simültane çeviri hizmeti sağlanacak.<br />
Çevrimiçi seminere<a href="https://ilo-org.zoom.us/webinar/register/WN_JbvuKbpsSQuweLebeD6u2Q"> buradan</a> kayıt yapabilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/23/turkiyede-cinsiyete-dayali-ucret-farkinin-olcumu-raporu-tanitimi-semineri/">Türkiye’de Cinsiyete Dayalı Ücret Farkının Ölçümü Raporu Tanıtımı Semineri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘‘Gençlerin Umutsuz Olduğu Bir Ülkede Umutlu Olabilmek Çok Zor’’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/29/genclerin-umutsuz-oldugu-bir-ulkede-umutlu-olabilmek-cok-zor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Emin İlbeyli]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Aug 2020 06:52:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik ve Covid-19 raporu]]></category>
		<category><![CDATA[İLO]]></category>
		<category><![CDATA[ILO Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=57397</guid>

					<description><![CDATA[<p>ILO - Uluslararası Çalışma Örgütü istihdam uzmanı Gizem Karslı ile ILO Türkiye ofisinin çalışmaları ve Gençlik ve Covid-19 raporu hakkında konuştuk. Eski bir gençlik çalışanı olan Karslı; ‘‘Gençler en umutlu, en dirayetli ve direnci herhangi bir krizle karşılaştığı zaman baş etme kapasitesi en yüksek olan grup ve bunların sıkıntılarını ele alıyoruz. Hayalperest olarak görülebilir belki ama hakikaten gençlerin umutsuz olduğu bir ülkede umutlu olabilmek çok zor bir şey. Bu hepimizi, her yaştan, her kurumu, gençlerle çalışsın çalışmasın ilgilendiren bir konu’’ diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/29/genclerin-umutsuz-oldugu-bir-ulkede-umutlu-olabilmek-cok-zor/">‘‘Gençlerin Umutsuz Olduğu Bir Ülkede Umutlu Olabilmek Çok Zor’’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="Gençlerin umutsuz olduğu bir ülkede umutlu olabilmek çok zor." width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/hSRc5u25KLc?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?</strong></p>
<p>Ben Gizem Karslı. 3 yıla yakın bir süredir Uluslararası Çalışma Örgütü’nde istihdam uzmanı olarak görev yapıyorum. Mülteci destek kapsamında eğitim ve istihdam arasındaki ilişkiyi, eğitim planlamaları, istihdama dönüşecek eğitim planlamaları üzerine görev yapmaktayım.</p>
<p><strong>ILO nedir, genel olarak neler yapar? </strong><strong><br />
</strong><br />
Uluslararası Çalışma Örgütü; Birleşmiş Milletler bünyesinde bulunan uzmanlaşmış kurumlardan bir tanesidir. Çalışma hayatı üzerine incelemelerini, çalışmalarını ve raporlamalarını sürdürür. Hem dünyada hem Türkiye’de en eski BM kurumları arasındadır.  ILO’nun en göze çarpan özelliği üçlü yapı olarak isimlendirdiğimiz işveren, işçi sendikaları ve kamu ile ortak iş birlikleri halinde tüm programlarını yürütmek. Bu bence çok değerli. Örneğin bizler eğitim programı dahi düzenlerken mutlaka işçi işveren sendikalarıyla, ilgili kamu birimleriyle yakın istişare halinde çalışmalarımızı yürütürüz ve tüm çalışmalarımıza hak temelli bir boyut kazandırır. ILO’yu bu şekilde özetleyebilirim.</p>
<p><strong>I</strong><strong>LO Türkiye ofisi olarak sizin gündeminizde neler var, şu an hangi konulara odaklanıyorsunuz?<br />
</strong><br />
Uluslararası Çalışma Örgütü olarak Türkiye’de yürüttüğümüz gerçekten kapsamlı ve farklı konulara odaklanan programlarımız bulunmakta. Bunlardan ilki mülteci destek programımız. Bu programın amacı; Suriyeliler başta olmak üzere ama Suriyeliler ile kısıtlı olmamak kaydıyla Türkiye’de bulunan hem geçici koruma hem uluslararası koruma başvuru sahibi ya da statü sahibi mültecilerin insana yakışır işlere erişimi noktasında birçok faaliyet yürütmek. Bu faaliyetleri üç ana başlık altında özetleyebiliriz. Birisi mültecilerin kendilerine odaklanan istihdam edilebilirliklerini arttırmak için birçok beceri ve eğitim programı. Şu notu düşmekte fayda var. Biz burada ihtiyaç sahibi yerel halklara ve mültecilere son derece eşit bir düzlemde hizmet sunmayı çok önemsiyoruz. Bir diğer ayağımız işverenlere ve işletmelere yönelik desteklerimiz. Bu noktada girişimcilere fon kaynakları yaratmak, kapasite geliştirme destekleri dahil olmak üzere programlarımız bulunmakta. Ek olarak şu anda sanırım ilgili partiler tarafında en çok bilinen programlarımızdan bir tanesi; kayıtlı istihdama geçiş programı. Bu program şüphesiz insana yakışır işin temeli. Bu noktada yine bakanlığımızla iş birliği halinde işletmelerimize sunduğumuz çok ciddi bir teşvik programı yürütmekteyiz. Tabi ILO işin içinde olunca uyum, ILO sözleşmeleri ve uluslararası çalışma hayatı standartlarını yakalamak bizlerin yaptığı her işin ayrılmaz bir parçası. Bu noktada uyum ve yönetişim dediğimiz birçok çalışma yürütmekteyiz. Örneğin; mültecilerin yasal süreçlere erişimi noktasında hakimlerle birlikte Adalet Akademisi ile birlikte yürüttüğümüz çalışmalar bulunmakta. Sosyal Güvenlik Uzmanlarıyla birlikte yine denetim süreçlerine ilişkin hak temelli yaklaşımları benimsediğimiz eğitimler yürütüyoruz. Çocuk işçiliği; ILO olarak çok uzun yıllardır Türkiye’de yürütmekte olduğumuz mevsimlik tarımda çocuk işçiliği çalışmalarımız sürmekte. Bu konuda çalışmalarımızı büyütme arifesindeyiz diyebilirim. Çok ciddi çalışmalar bakanlıkla iş birliği içinde başlayacak. Bunun dışında ILO’nun sosyal diyalog, iş sağlığı güvenliği gibi birçok farklı alanlarla kesişen çalışmaları sürmekte. Bu bahsettiğim programlar ışığında birçok raporlamamız olmakta. Bu raporlardan bir tanesi bugün konuşacağımız gençler ve COVID19 arasındaki bağ. Ayrıca kadın istihdamına yönelik çok ciddi programlarımız var. Kadınların adil işlere, insana yakışır işlere erişimi noktasında özel sektörle, markalarla iş birliği halinde çalışmalarımız var. Kamuyla da bu yönde iş birliğimiz çok kuvvetli. Toparlayacak olursam kadın, çocuk, mülteci, iş sağlığı güvenliğiyle ilgili bütün konularda biz hak temelli, Uluslararası Çalışma Örgütü sözleşme ve standartlarına uyumlu bir şekilde programlarımızı yürütmeye özen gösteriyoruz.</p>
<blockquote><p>Raporda gençler üzerinde çok ciddi bir iş kaybı olduğunu görüyoruz. Yani 6 gençten 1’i, %17’lik bir rakamdan bahsediyoruz, iş kaybı yaşadığını belirtti. Bu çok ciddi bir rakam. Pandemi sürecine işsiz olarak giren kişileri değil, bu süreçte iş kaybı yaşayan kişileri dahil ediyor. Bu hakikaten bizi endişelendiren bir tablo. Zira biz çalışma hakkını bir insan hakkı olarak görüyoruz ve temel insan haklarından yoksun olmak, üretememek, artı değer yaratamamak raporumuzda da altını çizmeye çalıştığımız gibi çok ciddi psikososyal sıkıntıları bireyin üzerine yüklemekte.</p></blockquote>
<p><strong>Gençlik ve Covid-19 raporunuzda ne gibi bulgularla karşılaştınız, </strong><strong>öne çıkan başlıklar neler, gençler bu süreçten nasıl etkilendi, bu sürecin çalış</strong><strong>an gençlere etkisi ne oldu?</strong></p>
<p>Öncelikle ben eski bir gençlik çalışanı olarak bu alanın en kıymetli parçasının gençlik örgütleriyle iş birliği halinde yazılmış olması olarak görüyorum. Sizlerde belki görmüşsünüzdür Avrupa gençlik forumu gibi birçok gençlik örgütünü çatısı altında toparlayan uluslararası gençlik örgütleriyle çalıştık. Bu bence çok kıymetli. Bu tüm uluslar ve uluslararası sivil toplum alanında çalışma yürüten kurumların benimsemesi gereken bir tutum. Bunun dışında gençler pandemi öncesinde de özellikle kayıtlı istihdama erişim noktasında son derece kırılgan bir gruptu. Türkiye&#8217;de yapısal problemlerden kaynaklı olarak genç işsizliği, gençlerin insana yakışır işlere erişimi hep sıkıntı olmuştu ve bu sıkıntılar daha da derinleşti ne yazık ki. Biz bunun Türkiye’ye özel olmadığını ve küreselde çok benzer dinamikler gösterdiğini bu anketimizde görmüş olduk. Yanlış hatırlamıyorsam 112 ülkede 120 binden fazla gencin katılımıyla bu rapor hazırlandı. Şunun altını çizmek gerekir; bizler bilgisayara, internete erişimi olan, eğitimli olarak tanımladığımız gençlerin katkılarını alabildik. Bu süreç bize hayatın çok normal parçaları olan internet, cep telefon gibi kaynaklara erişimin çok derin olduğunu, ciddi bir dijital uçurumla, dijital adaletsizlikle karşı karşıya olduğumuzu gösterdi. Raporda gençler üzerinde çok ciddi bir iş kaybı olduğunu görüyoruz. Yani 6 gençten 1’i, %17’lik bir rakamdan bahsediyoruz, iş kaybı yaşadığını belirtti. Bu çok ciddi bir rakam. Pandemi sürecine işsiz olarak giren kişileri değil, bu süreçte iş kaybı yaşayan kişileri dahil ediyor. Bu hakikaten bizi endişelendiren bir tablo. Zira biz çalışma hakkını bir insan hakkı olarak görüyoruz ve temel insan haklarından yoksun olmak, üretememek, artı değer yaratamamak raporumuzda da altını çizmeye çalıştığımız gibi çok ciddi psikososyal sıkıntıları bireyin üzerine yüklemekte. Depresyon, anksiyete gibi vakalarda çok fazla artış olduğunu biz bu çalışma ile gördük. Bunlar gerçekten çok önemli.</p>
<p>Gençler en umutlu, en dirayetli ve direnci herhangi bir krizle karşılaştığı zaman baş etme kapasitesi en yüksek olan bir grup ve bunların sıkıntılarını ele alıyoruz. Hayalperest olarak görülebilir belki ama hakikaten gençlerin umutsuz olduğu bir ülkede umutlu olabilmek çok zor bir şey. Bu hepimizi, her yaştan, her kurumu, gençlerle çalışsın çalışmasın ilgilendiren bir konu. Bunun yanında iki noktaya daha değinmek istiyorum. Biri iş kaybı yaşamamış gençlere dair. İş kaybı yaşamamak esasında olumlu olarak gördüğümüz bir sonuç olsa dahi bu gençlerin çalışma sürelerinde çok ciddi artışlar olduğunu gördük. İşten çıkarılanların yerine de çalışmak durumunda kaldıklarını ve bunun herhangi bir geri dönüşünü almadıklarını raporladılar. Bu ciddi bir istismara yol açmış durumda. Diğer kesim ise işin hala devam ettiğinin ama çalışma saatlerinin azaldığını raporladılar. Bu aldıkları ücrette emeklerinin karşılığında bir düşüş demek. Bu da aslında insanın temel ihtiyaçlarının karşılanmasında sıkıntıların başlaması demek. Türkiye bağlamında biz ailesiyle yaşıyor, herhangi bir konaklama durumu yok gibi düşünerek genci bir birey olmaktan çıkarıp aslında ailenin bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Ama böyle olmamalı. Bir birey kendi başına tüm temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek geliri elde etmeli. Bunu talep etmenin temel bir hakkı olduğunu bilmeli. Bu raporun bize söylediği konulardan biri; biz gençlerin seslerini duyurabilmeleri için gençleri güçlendirmeliyiz. Gençler haklarını bilmeli, bu hakları nasıl talep edeceklerini bilmeli. Bu yönde gençler için gençlerle birlikte çalışmalıyız. Not almamız ve aklımızda tutmamız gereken en önemli nokta bu diyebilirim.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/29/genclerin-umutsuz-oldugu-bir-ulkede-umutlu-olabilmek-cok-zor/">‘‘Gençlerin Umutsuz Olduğu Bir Ülkede Umutlu Olabilmek Çok Zor’’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İLO&#8217;dan Covid-19 Ortamında Güvenli Çalışma Rehberi&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/28/ilodan-covid-19-ortaminda-guvenli-calisma-rehberi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 May 2020 10:40:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19 Ortamında İşe Güvenli ve Sağlıklı bir Dönüş]]></category>
		<category><![CDATA[İLO]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası çalışma örgütü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=54339</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) COVID-19 döneminde çalışanların güvenli ve sağlıklı bir şekilde işlerine geri dönebilmeleri için rehber niteliğinde iki rapor yayımladı. Hükümetler, küresel olarak birçok işletmenin yeniden sahalara dönebilmesi için yeşil ışık yakarken; ILO, işçilerin güvenli bir şekilde çalışabilmelerini sağlamak amacıyla bir kontrol listesi oluşturuyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/28/ilodan-covid-19-ortaminda-guvenli-calisma-rehberi/">İLO&#8217;dan Covid-19 Ortamında Güvenli Çalışma Rehberi&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-54341 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/ise-guvenli-saglikli-donus-640x747.jpg" alt="Covid-19 Ortamında İşe Güvenli ve Sağlıklı bir Dönüş" width="221" height="258" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/ise-guvenli-saglikli-donus-640x747.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/ise-guvenli-saglikli-donus.jpg 775w" sizes="(max-width: 221px) 100vw, 221px" />“Covid-19 Ortamında İşe Güvenli ve Sağlıklı bir Dönüş” başlıklı rehber raporda Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), işe dönüş politikalarının ekonomik, siyasi ve çevresel stratejilerin merkeze alındığı, uluslararası hakların ve standartların gözetildiği, insan merkezli bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulamakta. ILO’ya göre krizin ardından yeniden açılan işletmelerin virüsün enfeksiyon oranının düşmesi için işbirliği yapması gerekiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yayımlanan rapor, (i) kademeli ve güvenli bir şekilde işe dönüş için ulusal politika rehberliği geliştirmede hükümetlere, işverenlere ve işçi kuruluşlarına yardımcı olmayı; (ii) işyerleri düzeyinde risk değerlendirmeleri ve belirli bir kontrol hiyerarşisine göre koruyucu önlemlerin uygulanması için yönergeler sağlamayı amaçlıyor.</span></p>
<p><b>İşte Güvenlik ve Sağlık</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yılda yaklaşık 2 milyon 780 bin kişi iş kazaları ya da işleri ile ilgili hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Bunun yanında 374 milyon kişi, işyerinde 4 günden fazla devamsızlığa neden olacak derecede, ölümcül olmayan yaralanmalarla karşı karşıya geliyor. Söz konusu sınavların insani yükü oldukça ağır olmakla birlikte; iş sağlığı ve güvenliğinde oluşan zafiyetlerin getirdiği yıllık ekonomik yükün Gayri Safi Yurtiçi Hasıla&#8217;nın (GSMH) yüzde 3,94&#8217;ü olduğu tahmin edilmekte!</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-54342 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/is-kazasi.jpg" alt="İş kazaları" width="315" height="210" />Uluslararası Çalışma Örgütü ise, işle ilgili kazaların, yaralanmaların ve hastalıkların boyutları ve sonuçları hakkında dünya çapında bir farkındalık yaratmayı; her düzeyde eylemi teşvik edebilmek için tüm işçilerin sağlık ve güvenliğini uluslararası gündemde tutmayı amaçlıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">ILO’nun Rehberlik Notu, güvenli işe dönüş oluşturulması için normatif çerçeve sağlayan; ILO ihtisas rehberlik dokümanları ve Uluslararası Çalışma Standartları’ndan yararlanarak hazırlanmakta. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-54343 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/Deborah-Greenfield.jpg" alt="Deborah Greenfield" width="319" height="186" />Covid-19 krizi sonrasında işe geri dönebilmek için çalışanların gereksiz risklere maruz kalmayacaklarından emin olması gerektiğini vurgulayan ILO Genel Direktör Yardımcısı Deborah Greenfield’e göre “işletmeler ve ekonomilerin bir an önce tekrar faaliyete geçebilmesine yardım etmek için, çalışanlar bu yeni önlemler konusunda işbirliği yapmalı. Bunun yanında yaşamları ve sağlıkları için ciddi bir tehlike arz ettiğine inanan ve makul gerekçelere sahip olan çalışanlar herhangi bir durumdan çekince hakkına sahip olabilmeli. Ancak bu şekilde çalışanların riskli sonuçlardan korunabilmesini mümkün kılabiliriz.”</span></p>
<p><b>Covid-19’lu İş Güvenliğinde 10 Madde</b><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">ILO ayrıca, Covid-19 bağlamında güvenli bir işe dönüş için önleyici tedbirler konusunda işverenlere, işçilere ve temsilcilerine rehberlik sağlamayı amaçlayan on maddelik bir eylem planı yayınladı. Planda hem işçilere hem de işverenlere odaklanan ILO, işçilerin kişisel hijyeni ve işverenlerin hijyen konusundaki hassasiyetine dikkat çekmekte. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-54344 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/covid-19lu-is-guvenliginde-10-madde-640x742.jpg" alt="Covid-19’lu İş Güvenliğinde 10 Madde " width="365" height="424" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/covid-19lu-is-guvenliginde-10-madde-640x742.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/covid-19lu-is-guvenliginde-10-madde.jpg 750w" sizes="auto, (max-width: 365px) 100vw, 365px" />ILO’ya göre yaşlı çalışanlar, hamile çalışanlar, kronik sağlık sorunları olanlar, mülteciler, göçmenler ve kayıt dışı sektördeki çalışanlar dâhil olmak üzere şiddetli hastalık riski yüksek olan işçilerin ihtiyaçları dikkate alınmalı. Bunun yanında cinsiyet, sağlık durumu ve diğer faktörlerle ilgili ayrımcılık yapılmamasına özellikle dikkat edilmelidir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunun yanında Covid-19’un karakteristik özellikleri göz önünde bulundurulduğunda risk altındaki kişiler için çeşitli önlemleri almak şart! Bu noktada ILO işyerinde risklerin değerlendirilmesinde 5 adımlı bir yaklaşım metodu geliştirilebileceğini vurgulamakta:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Covid-19 riski için tehlikeleri tanımlamalı!</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Olası bir risk durumunda kimlerin nasıl zarar görebileceğini kurgulayabilmeli!</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Riskleri değerlendirmeli, güvenlik önlemlerine karar vermeli ve sağlık için kontrol önlemleri alınmalı!</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Hangi risk kontrol önlemlerinin ve zaman dilimlerinin uygulanacağı hususunda kimin sorumlu olduğunu kaydetmeli!</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Bulguları not almalı, risk değerlendirmesini izlemeli ve gerektiğinde güncellemeli!</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Salgının küresel işgücü piyasası üzerindeki etkisi üzerine yaptığı son analizde ILO, 18-29 yaş arasındaki her altı kişiden birinin salgınla birlikte çalışmayı bırakmak zorunda kaldığını ifade etmekte. ILO’ya göre bu durum gençlerin istihdam umutlarını giderek söndürmekte. </span></p>
<p><b>Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">ILO, Birleşmiş Milletler’in çalışma hayatındaki uzman kuruluşudur. 1919 yılında kurulmuştur ve merkezi İsviçre&#8217;nin Cenevre kentinde bulunmaktadır. Birleşmiş Milletler kuruluşları içinde hükümet, işveren ve işçiden oluşan üçlü yapıya sahip tek kuruluş olan ILO, sosyal adaletin temel unsurları olan insan haklarına saygıyı, saygın yaşam standartlarını, insanca çalışma koşullarını, istihdam olanaklarını ve ekonomik güvenceleri geliştirmeye ve tüm çalışanlara ulaştırmaya çaba göstermektedir. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/28/ilodan-covid-19-ortaminda-guvenli-calisma-rehberi/">İLO&#8217;dan Covid-19 Ortamında Güvenli Çalışma Rehberi&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akdeniz Ülkeleri Tembel mi?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/25/akdeniz-ulkeleri-tembel-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Caner Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Feb 2018 17:11:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[düşük istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[İLO]]></category>
		<category><![CDATA[ispanya]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Avrupa Ülkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[OECD]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=24733</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özellikle 2008 küresel ekonomik krizi sonrası Yunanistan için söylenen, zaman zaman diğer Akdeniz ülkelerine ve Türkiye’ye de genişletilen ve kamuoyunda da oldukça fazla karşılık bulduğunu düşündüğüm bir düşünce var: “Yunanistan (veya Türkiye veya diğer Akdeniz ülkeleri) ekonomisi kötü, çünkü insanlar tembel”. Veya: “AB içinde Almanya, Hollanda, Danimarka gibi Kuzey Avrupa ülkeleri çalışıyor. Yunanistan gibi ülkelerdekiler yan gelip yatıyor. Sonra da krizin faturasını yine Almanlar, Hollandalılar ödüyor.” Zaman zaman bu tespite kanıt olarak da Akdeniz ülkelerindeki yüksek işsizlik oranları gösteriliyor. Bu yazıda bu fikrin ampirik bir kanıtının olmadığını hatta tam tersine işsizliğin yüksek olduğu Türkiye’de ve diğer Akdeniz ülkelerinde çalışanların çok daha fazla fedakârlık yaptıklarını göstermeye çalışacağım.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/25/akdeniz-ulkeleri-tembel-mi/">Akdeniz Ülkeleri Tembel mi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ILO verilerinden haftalık ortalama çalışma saatlerine baktığımızda OECD ülkeleri arasında Türkiye’nin listenin en tepesinde olduğunu görüyoruz (Bkz. Grafik 1). Haftalık 47 saatlik çalışma süresiyle Türkiye dünya çapında da en çok çalışan birkaç ülke arasında. Yunanistan da ortalama 41 saat ile en üst sıralarda. Portekiz, İspanya, İtalya gibi diğer Akdeniz ülkeleri de ortalamanın üzerinde çalışıyorlar. Listenin diğer ucuna baktığımızda ise Hollanda, Almanya, Norveç, Danimarka gibi ülkelerde ortalama haftalık çalışma saatinin 35 saatin bile altında olduğunu görüyoruz. Bu etkinin bir kısmının Kuzey Avrupa ülkelerinde yarı zamanlı çalışmanın yaygın olmasından kaynaklandığı söylenebilir. Onu da başka bir veri ile kontrol edebiliriz. Aynı grafikte haftalık 48 saatten fazla çalışanların yüzdesine baktığımızda Türkiye bu istatistikte de açık ara en önde. ILO verisine göre 2015 yılında Türkiye’de çalışanların % 36’sı 48 saatten fazla çalışmış. Özellikle Kuzey Avrupa ülkelerinde bu oran % 10’un altında.</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_24737" aria-describedby="caption-attachment-24737" style="width: 462px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-24737 " src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim1-640x356.png" alt="" width="462" height="257" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim1-640x356.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim1-610x340.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim1-320x178.png 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim1.png 943w" sizes="auto, (max-width: 462px) 100vw, 462px" /><figcaption id="caption-attachment-24737" class="wp-caption-text">Grafik 1. http://www.ilo.org/ilostat/faces/ilostat-home adresindeki verilerden oluşturulmuştur.</figcaption></figure>
<p>Konunun ücretle ilgili kısmını herkesin zaten tahmin edebildiğini düşünüyorum. Grafik 2’de görüldüğü üzere başta Türkiye ve Yunanistan olmak üzere uzun çalışma saatlerinin bulunduğu ülkelerde ortalama aylık ücretler de en düşük düzeylerde. Haftalık çalışma saati ortalamasının düşük olduğu ülkelerde ise ücretler en yüksek. Yani, en çok çalışanlar en az kazanıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_24738" aria-describedby="caption-attachment-24738" style="width: 513px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-24738 " src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim2-640x267.png" alt="" width="513" height="214" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim2-640x267.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim2-610x254.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim2-320x133.png 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim2.png 947w" sizes="auto, (max-width: 513px) 100vw, 513px" /><figcaption id="caption-attachment-24738" class="wp-caption-text">Grafik 2. http://www.ilo.org/ilostat/faces/ilostat-home adresindeki verilerden oluşturulmuştur (2014-2016 yılları).</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p>Son olarak bir de istihdam istatistiklerine dikkat çekmek istiyorum. Yine ILO hesaplamalarına göre OECD ülkeleri arasında çalışan nüfusun toplam nüfusa oranının en düşük olduğu (aynı zamanda işsizliğin de en yüksek olduğu) ülkeler sırasıyla Yunanistan, İtalya, Türkiye ve İspanya. Bu oranın en yüksek olduğu ülkeler ise yine büyük çoğunlukla Kuzey Avrupa ülkeleri (Bkz. Grafik 3).</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_24739" aria-describedby="caption-attachment-24739" style="width: 489px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-24739 " src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim3-640x310.png" alt="" width="489" height="237" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim3-640x310.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim3-610x296.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim3-320x155.png 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim3.png 933w" sizes="auto, (max-width: 489px) 100vw, 489px" /><figcaption id="caption-attachment-24739" class="wp-caption-text">Grafik 3. http://www.ilo.org/ilostat/faces/ilostat-home adresindeki verilerden oluşturulmuştur.</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tüm bu veriler şöyle özetlenebilir: Başta Türkiye olmak üzere tembellikle suçlanan Akdeniz ülkelerinin işçileri Kuzey Avrupa ülkelerindeki işçilere nispetle çok daha uzun çalışıyorlar ve ay sonunda çok daha düşük maaşlar alıyorlar. İşgücüne katılımın bu çok çalışıp az kazanan ülkelerde en yüksek düzeylerde olduğunu düşünürsek, aslında Türkiye gibi Akdeniz ülkelerinde tembellik diye bir sorun olmadığı, esas olarak emeğin değerinin çok düşük olduğu, Kuzey Avrupa’da çalışan belki iki işçinin yaptığı bir işi Akdeniz’de bir kişinin çok daha ucuza yaptığı tespitinde bulunabiliriz. Hatta Akdeniz ülkelerindeki yüksek işsizlik ve düşük istihdama katılımın da sebeplerinden birinin bu olduğu söylenebilir. Keza, bu sayılara bakarak mesela Türkiye’deki ortalama çalışma saatlerinin Kuzey Avrupa ülkelerindeki seviyelere düşürüldüğünde çok daha fazla kişinin istihdama katılabileceği ve düşen işsizlik rakamları ile birlikte ücretlerin bile artabileceği söylenebilir. Öyle görünüyor ki mesele tembellik değil, emeğin değersizleşmesi meselesi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/25/akdeniz-ulkeleri-tembel-mi/">Akdeniz Ülkeleri Tembel mi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uluslararası Af Örgütü Yüzyüze çalışanlarının iş bırakma eylemine ilişkin açıklama yaptı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/02/uluslararasi-af-orgutu-yuzyuze-calisanlarinin-is-birakma-eylemine-iliskin-aciklama-yapti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Jun 2017 15:53:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Basın Açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[İLO]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal İş Sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[taşeron sistem]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası af örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yüzyüze çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[yüzyüze projesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=15405</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Af Örgütü&#8217;nde çalışan &#8220;yüzyüzeci&#8221;lerin taşeron uygulaması nedeniyle işi bırakmalarının ardından Af Örgütü bugün bir açıklama yaptı. Af Örgütü&#8217;nün açıklaması şu şekilde; &#8220;Uluslararası Af Örgütü olarak Yüzyüze çalışanları tarafından Yüzyüze projesinde hizmet alımı yöntemi kullanmamız eleştiriliyor. Kurumumuzda çok emeği olan Yüzyüze çalışanlarının bu konuda kendilerini ifade etmeleri ve tepkilerini duyurmaları en tabi hakları. Başlattıkları eyleme [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/02/uluslararasi-af-orgutu-yuzyuze-calisanlarinin-is-birakma-eylemine-iliskin-aciklama-yapti/">Uluslararası Af Örgütü Yüzyüze çalışanlarının iş bırakma eylemine ilişkin açıklama yaptı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Uluslararası Af Örgütü&#8217;nde çalışan &#8220;yüzyüzeci&#8221;lerin taşeron uygulaması nedeniyle işi bırakmalarının ardından Af Örgütü bugün bir açıklama yaptı.</h3>
<p>Af Örgütü&#8217;nün açıklaması şu şekilde;</p>
<p>&#8220;Uluslararası Af Örgütü olarak Yüzyüze çalışanları tarafından Yüzyüze projesinde hizmet alımı yöntemi kullanmamız eleştiriliyor. Kurumumuzda çok emeği olan Yüzyüze çalışanlarının bu konuda kendilerini ifade etmeleri ve tepkilerini duyurmaları en tabi hakları. Başlattıkları eyleme de saygı gösterdiğimizi belirtmek istiyoruz. Bir insan hakları kuruluşu olarak, bu alanda herkesten daha çok sorumluluğa sahip olduğumuzun bilincindeyiz ve kamuoyunu bilgilendirmeyi gerekli gördük.</p>
<p>&#8220;Yüzyüze projesi 2011 yılında, bültenimize abonelikler gerçekleştirerek tanıtım yapmak ve destekçi sayısını artırmak amacıyla başlatıldı. Kamuya açık alanlarda, hafta sonları gibi esnek saatler ile yürütülen bir proje olduğundan, Yüzyüze ekipleri yarı zamanlı çalışanlardan oluşuyor. Haberlerde de belirtildiği üzere, çalışanların çoğunluğu öğrenci. Projenin bu özellikleri nedeniyle sıkça kısa süreli çalıştıktan sonra ekipten ayrılan ve ekibe yeni katılan çalışanlar oluyor. Böyle bir süreç karşısında proje; başlangıcından itibaren bir insan kaynakları şirketinden hizmet alarak yürütülecek şekilde kurgulandı ve bu şekilde sürdürüldü.</p>
<p>&#8220;Uluslararası Af  Örgütü çalışanlarının haklarının korunması için her zaman özen gösteren bir kurum. Çalışanlarımızın sendikalı olmalarını kesinlikle destekliyoruz. 2009 yılında Sosyal İş sendikası ile ilk toplu iş sözleşmemizi imzaladık. 2014&#8217;te de ILO’nun 87 ve 98 sayılı Sözleşmeleri&#8217;ne dayanarak toplu iş sözleşmesi imzalayan ilk kurum olduk.</p>
<p>&#8220;Yüzyüze projesi ise yarı zamanlı çalışmak isteyen insanların yer aldığı bir çalışma olarak planlandı. Ekiplerin büyüklüğü ve çalışma saatleri de buna göre tasarlandı. Öte yandan, Uluslararası Af Örgütü’nün başta Avrupa’da olmak üzere çeşitli şubelerinde de Yüzyüze çalışmalarında ajanslardan hizmet alınıyor. İtirazda bulundukları çalışma sistemi, gerek Uluslararası Af Örgütü gerek diğer STK’lar tarafından bu alanda yıllarca uygulanmış olan bir yöntem. Alternatif bir çalışma sistemi oluşturmak, projenin özelliği nedeniyle ciddi zorluklar içeriyor. Şu anki koşullarda Yüzyüze çalışanları saatlik asgari ücretin üzerinde bir miktar olan saatte 7 TL ile çalışmaya başlıyor ve 3 ayını dolduran çalışanlara saatlik ücretlerinde kademeli artış sunuyoruz. Bunun yanı sıra, son derece makul hedefler içeren bir prim sistemi de uyguluyoruz. Yüzyüze çalışanlarının tamamının sigortası elbette ödeniyor ve ek olarak yemek ücreti de alıyorlar. Çalışma günlerinde, günde 7 saat olan mesailerine 2 saat ücretli mola da dahil.</p>
<p>&#8220;Uluslararası Af Örgütü gelirinin büyük kısmının bireylerin desteklerinden oluştuğu bir kuruluş. Bu doğrultuda bizim de hedefimiz, Türkiye’deki destekçilerimizin sayısını artırarak hem daha aktif ve etkili çalışmalara imza atmak hem de bu sayede Yüzyüze çalışanlarına, kendilerini daha çok memnun edecek ücret ve koşullar sunabilmek. Bu konuda Yüzyüze çalışanlarıyla hemfikiriz ve çalışmaya başladığımız günden bu yana elimizden geleni yaptığımızı ve yapmaya devam edeceğimizi duyururuz.&#8221;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/02/uluslararasi-af-orgutu-yuzyuze-calisanlarinin-is-birakma-eylemine-iliskin-aciklama-yapti/">Uluslararası Af Örgütü Yüzyüze çalışanlarının iş bırakma eylemine ilişkin açıklama yaptı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uluslararası Af Örgütü’nde &#8216;yüzyüzeciler&#8217; iş bırakıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/01/uluslararasi-af-orgutunde-yuzyuzeciler-is-birakiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jun 2017 08:39:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Emek Sömürüsü]]></category>
		<category><![CDATA[İLO]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal İş Sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[Toplu İş Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası af örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yüzyüze çalışanları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=15305</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanlara sokakta Af Örgütü’nün çalışmalarını anlatan ve kampanyalar için destek toplayan yüzyüze elemanları taşeron uygulaması nedeniyle iş bırakıyor. Yüzyüze çalışanlarından Felat Erkozan Af Örgütü’nde iş bırakmaya giden süreci Bianet&#8217;ten Tansu Pişkin&#8217;e anlattı. Uluslararası Af Örgütü’nün yüzyüze çalışanları iş bırakıyorlar. Sokakta durdurdukları insanlara Af Örgütü’nün çalışmalarını anlatan ve kampanyaların devamı için destek toplayan yüzyüze ekibi bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/01/uluslararasi-af-orgutunde-yuzyuzeciler-is-birakiyor/">Uluslararası Af Örgütü’nde &#8216;yüzyüzeciler&#8217; iş bırakıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlara sokakta Af Örgütü’nün çalışmalarını anlatan ve kampanyalar için destek toplayan yüzyüze elemanları taşeron uygulaması nedeniyle iş bırakıyor. Yüzyüze çalışanlarından Felat Erkozan Af Örgütü’nde iş bırakmaya giden süreci Bianet&#8217;ten Tansu Pişkin&#8217;e anlattı.</p>
<p>Uluslararası Af Örgütü’nün yüzyüze çalışanları iş bırakıyorlar. Sokakta durdurdukları insanlara Af Örgütü’nün çalışmalarını anlatan ve kampanyaların devamı için destek toplayan yüzyüze ekibi bir nevi aktivizm çalışması yürütüyor.</p>
<p>Af Örgütü’nde şu anda insan hakkı ihlallerini kamuoyuna duyurmak için çalışan 15 yüzyüzeci var. Bu kişilerden 13’ü Af Örgütü’nün kendilerini taşeron olarak çalıştırdıklarını söylediler ve “İnsan hakları alanında çalışan bir kurumun taşeron çalıştırmasına karşıyız” diyerek iş bırakacaklarını duyurdular.</p>
<p>İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni esas alarak çalışanlarıyla ve sendikayla sözleşme yapan Af Örgütü’nün Türkiye’deki iç hukuka göre taşeron işçi çalıştırmaya hakkı var. Ancak taşeron olarak çalıştırılan yüz yüze ekibi “Yasa üstü bir şeyden söz ettiklerini ve insan hakları kurumu olarak Af Örgütü’nün bunu yapmasını” eleştirdiklerini belirtiyorlar.</p>
<p>Ayrıca iş bırakacak çalışanlardan Felat Erkozan’ın verdiği bilgiye göre, Ocak 2017’de Af Örgütü’nde yeni bir proje başladı. Bu projeyle de yüzyüze elemanlarının saatlik sekiz lira olan ücretleri 7 liraya düşürüldü. Erkozan, “Haftada 6 gün 7 saat çalışsak bile asgari ücretin altında ücret kazanıyoruz” diyor.</p>
<p><strong>Çoğunluğu öğrenci</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-15308 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/06/500-333.jpg" alt="" width="360" height="240" />Yüzyüzeci olarak çoğunlukla öğrencilerin çalıştığını belirten ve kendisi de Marmara Üniversitesi’nde öğrenci olan Erkozan, birçok kişinin Af Örgütü’nde çalışmasının sebebini “insan hakları için mücadele veren uluslararası bir sivil toplum kuruluşunda çalışma isteği” diye açıklıyor. Ancak taşeron olarak çalıştıkları için doğrudan Af Örgütü’ne değil Zeta adlı bir insan kaynakları şirketinde anketör olarak kayıtlılar.</p>
<p>Haziran 2016’dan beri Af Örgütü’nde yüzyüze elemanı olarak çalışan Erkozan, iş bırakma sürecine nasıl geldiklerini, taşeron olarak çalıştırıldıklarını fark ettikleri süreci, kendi aralarında bu örgütlenmeyi oluşturduktan sonra yönetimin kendilerine tavrını bianet’e anlattı.</p>
<p><strong>Erkozan: Ofiste çalışmaya başlayınca durumdan haberdar olduk</strong></p>
<p>Erkozan’ın verdiği bilgiye göre, 15 Temmuz’dan sonra sokak çalışmalarını durduran Af Örgütü, ağustos ayının sonlarında yüzyüze çalışanlarını arayarak ofisten “tele-marketing çalışması” yapılacağını bildirmiş. Yüzyüze ekibi taşeron olarak çalıştırıldıklarını ofiste çalışmaya başladıktan sonra sendikalı bir çalışanın kendilerine söylemesiyle öğrenmiş:</p>
<p>“DİSK&#8217;e bağlı Sosyal İş Sendikası ile Af Örgütü kendi arasında Toplu İş Sözleşmesi (TİS) imzalıyor. Bu sene imza sürecine gidilirken ofiste, oluşturulacak yeni TİS ile alakalı bir toplantı yapılacaktı. Bu toplantı öncesinde ofiste çalışan sendikalı bir arkadaş beni arayarak ertesi gün olacak TİS toplantısından haberdar etti ve ‘Bak biz aynı işi yapmamıza rağmen bu kurum sizleri taşeron olarak çalıştırıyor. Ben sizden çok daha farklı ücretlendirmelere tabi tutuluyorum, birçok haktan faydalanabiliyorum. Ama siz bu hakların hiçbirinden faydalanamıyorsunuz. Bu İLO’da geçen ilgili maddelere de aykırı’ dedi.</p>
<p>“Bugün e-devlete girdiğimizde Zeta İnsan Kaynakları&#8217;nda anketör olarak görünüyoruz. Ama bizim yaptığımız iş anket değil, biz de anketör değiliz, yüzyüzeciyiz. Bu işin kendi tanımı, kendi çalışanları, kendi sorumluları, kendi yöneticileri var. Bizim fiili olarak Zeta ile bir bağlantımız yok, gidip sadece onların sözleşmesine imza atıyoruz.”</p>
<p><strong>Prim sistemi ve saatlik ücretlerde düşüş</strong></p>
<p>Uluslararası Af Örgütü şubat ayında yeniden sokak çalışmalarına başlıyor. Erkozan’ın aktarımına göre, bu dönemde yeni başlayan bir projeyle yüzyüze ekibinin saatlik ücretlerinde düşüş yaşanmış ve destekçi yapma oranı üzerinden prim sistemi getirilmiş.</p>
<p>“Bu getirilen yeni projeye de itirazlarımızı belirttik ama imzalamak durumunda kaldık. Çünkü imzalamadığımız takdirde kibar bir şekilde yollarımızın ayrılacağını belirttiler.</p>
<p>“Biz insanlara insan hakları ihlallerini ve Af Örgütü&#8217;nün bu anlamda neler yaptığını anlatmakla yükümlü insanlarız. Bizim anlattığımız insanlar sonrasında kendileri olmak isterlerse destekçi olurlar. Bu getirilen sistem, insanları destekçi yapmak üzerine kurulu, rekabet ve sonucunda ödüllendirme söz konusu.”</p>
<p>Ayrıca Erkozan’ın verdiği bilgiye göre çevresel faktörlerden kaynaklı olarak iptal olan çalışmalarda çalışanlar ücretlerini alamıyor:</p>
<p>“Çalışmak için sokağa çıktığımızda, örneğin ben iki saat çalışıp sonrasında hastalandım veya benim dışımda gelişen olaylar oldu miting gibi, yağmur gibi, o çalışma iptal oluyor. Bu durumda ben sadece çalıştığım o iki saatin ücretini alabiliyorum. Diğer saatler için benden kaynaklı olmayan durumlarda bile ücret alamıyorum.</p>
<p><strong>“Taşeronu sonlandıramayacaklarını söylediler”</strong></p>
<p>Erkozan, Af Örgütü  ile sendika arasında TİS imzalandıktan sonra, “Af Örgütü’nde sadece biz taşeron olarak çalışmak istemiyoruz değil, Af Örgütü’nde taşeron çalıştırılmasını istemiyoruz” talebiyle yönetimle toplantı  istediklerini söylüyor. Bu toplantıda kendilerine “zaten hakları olan bir takım sosyal hakların” teklif edildi ve taşeronun kaldırılmayacağını söylendiğini aktarıyor.</p>
<p><strong>“Greve gideceğiz”</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-15309 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/06/500-333-1.jpg" alt="" width="318" height="212" />Erkozan, TİS toplantılarının olduğu süreçte DİSK’e bağlı Sosyal İş Sendikası ile de görüştüklerini ve sendikanın taşeron mücadelesine olumlu yaklaştığını söylüyor. Ancak “sendikalı çalışanlar üzerinde de farklı bir baskı mekanizması uygulanması ve sendikalı çalışanların greve gitmek için ortak bir irade oluşturamaması” nedeniyle sendikanın da harekete geçemediğini de ekliyor.</p>
<p>En son süreçte talepleri doğrultusunda yönetimden yine bir toplantı talep ettiklerini belirten Erkozan, bu toplantının yönetimle “anlaşmaya çalıştıkları” son toplantı olduğunu söyledi:</p>
<p>“Proje yöneticisi bize taşeron sistemin sonlanmayacağını bu toplantıda da ‘Bu duruma hak ihlali olarak bakmıyorum, bu sistemi taşeron değil de ‘bordrolama sistemi’ olarak adlandırıyorum. Birçok yerde bu projenin böyle yürütülüyor’ ifadeleriyle net bir şekilde gösterdiler.</p>
<p>“Bizler de 15 yüz yüze çalışanından 13 kişinin isteği ve kararıyla, tek ve ortak talebimiz olan Af Örgütü’nde taşerona son verilmesi için greve gitme kararı aldık.”</p>
<p><strong>Af Örgütü’nden açıklama</strong></p>
<p>UAÖ’nün konuya ilişkin bianet’e yaptığı açıklama şu şekilde:</p>
<p>“Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi &#8220;Yüzyüze&#8221; projesini 2011 yılından bu yana sürdürmektedir. Projenin özelliği nedeniyle bir insan kaynakları firmasından hizmet alımı temin edilmektedir. Proje kapsamında yarı zamanlı çalışan Yüzyüze projesi çalışanları, kamuya açık alanlarda çalışmalarımıza destek vermek isteyen insanlara erişerek bültenimize abonelikler gerçekleştirmektedir.</p>
<p>“Yüzyüze ekibinin her yeni üyesine işe alım aşamasında çalışma koşulları hakkında detaylı bilgi verilmektedir. Çalışmalar son altı yıldır hiçbir değişikliğe uğramadan aynı şekilde sürdürülmüştür.”</p>
<p><strong>Uluslararası Af Örgütü hakkında</strong></p>
<p>216 ülke ve bölgede faaliyet gösteren Uluslararası Af Örgütü (UAÖ), insan haklarına saygı gösterilmesi, insan hakları ihlallerinin engellenmesi ve bu hakların korunması için çalışıyor. UAÖ, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi tarafından kabul edilen insan haklarını referans alarak çalışmalarını yürütüyor.</p>
<p>Mülteci hakları, ifade ve toplanma özgürlüğü, kadın hakları, cezasızlık, ekonomik, sosyal ve kültürel haklar, LGBTİ+ hakları gibi birçok alanda çalışma yürüten UAÖ, imza kampanyaları ve acil eylemlerle insan hakları ihlalleriyle mücadele ediyor.</p>
<p><a href="http://bianet.org/bianet/emek/187008-uluslararasi-af-orgutu-nde-yuzyuzeciler-is-birakiyor" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Kaynak</a>: Bianet</p>
<h2></h2>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/01/uluslararasi-af-orgutunde-yuzyuzeciler-is-birakiyor/">Uluslararası Af Örgütü’nde &#8216;yüzyüzeciler&#8217; iş bırakıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
