<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hacer Foggo arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/hacer-foggo/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hacer-foggo/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 06 Apr 2022 19:51:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Hacer Foggo arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hacer-foggo/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>2021&#8217;in SES Getiren Kadınları İlham Verdi!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/21/2021in-ses-getiren-kadinlari-ilham-verdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Jan 2022 14:00:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[2021 Yılın Kadınları]]></category>
		<category><![CDATA[Gülseren Onanç]]></category>
		<category><![CDATA[Hacer Foggo]]></category>
		<category><![CDATA[SES]]></category>
		<category><![CDATA[SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77885</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşmak üzere, eşitlik ve dayanışma değerlerini savunan SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği, 2021 yılında kadınlara ve kadın mücadelesine ilham veren 21 kadını ödüllendirdi. Aralarında EŞİK Platformu adına Hülya Gülbahar, Hacer Foggo, İkizdere direnişinin öncüsü kadınlardan Ayşe Albayrak ile Taliban’a karşı direnen tüm Afgan kadınların bulunduğu 21 kadın 2021'de kadınlara ilham ve cesaret verdi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/21/2021in-ses-getiren-kadinlari-ilham-verdi/">2021&#8217;in SES Getiren Kadınları İlham Verdi!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>20 Ocak 2022&#8217;de Pera Müzesi&#8217;nde yapılan ödül töreninde, 2021 yılında dünyadaki kadın hakları mücadelesinde veya cinsiyet eşitliği çabasında öncü, eşitlikçi ve feminist duruşuyla örnek olan, başarılarıyla kadınlara ilham veren veya sistematik baskılara direnerek dayanışmaya katkı sunan Türkiye ve dünyadan 21 kadın, kadın örgütleri tarafından seçildi.</p>
<p>SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği Kurucu Başkanı Gülseren Onanç hem SES&#8217;in hem Eşitlik Adalet Kadın Platformu&#8217;nun hikayesini paylaştı:</p>
<p>&#8220;Bizim dünyayı daha iyi yere çevirecek olan kadın hikayelerini herkesle paylaşacağımız bir platform kurmalıyız dedik ve kadın haberciliği platformu kurduk, Eşitlik Adalet Kadın Platformu’nu 2018’de kurduk. Biz bu habercilikle aslında umut yolculuğuna çıkıyoruz. Kadınların sesini yükseltmek ve geleceğe yönelik direnişi örgütlemek, bizim için çok değerli. Biz SES’te bunu yapıyoruz. Ancak böyle geleceğe umutla bakabiliyoruz. Bugün 21 hikayede aslında bu karanlık dünyayı aydınlatacak yıldızları topluyoruz.&#8221;</p>
<h5>SES Yılın Kadınları: 21. Yüzyıla İlham Veren 21 Kadın</h5>
<ul>
<li>İkizdere direnişinin öncüsü kadınlar adına <strong>Ayşe Albayrak</strong>,</li>
<li>Taliban’a karşı direnen <strong>tüm Afgan kadınlar</strong>,</li>
<li>Paris’in ilk kadın belediye başkanı seçilen <strong>Anne Hidalgo</strong>,</li>
<li>BioNTech’in kurucularından <strong>Dr. Özlem Türeci</strong>,</li>
<li>A Milli Kadın Voleybol Takımı adına<strong> Eda Erdem,</strong></li>
<li>2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları şampiyonu <strong>Busenaz Sürmeneli</strong>,</li>
<li>Deneyimli gazeteci <strong>Çiğdem Toker</strong>,</li>
<li>Diyarbakır’ın tek kadın muhtarı <strong>Dilek Demir</strong>,</li>
<li>Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) adına <strong>Hülya Gülbahar, </strong></li>
<li>Boğaziçi direnişi adına<strong> Boğaziçili kadın öğrenciler,</strong></li>
<li>“Burada aşk var, umut var” diye haykırarak polislerin önünde yürümesiyle geçen yılın simge isimlerinden biri hâline gelen Alman şarkıcı ve söz yazarı <strong>Liana Georgi</strong>,</li>
<li>Şanlıurfa Konuklu İmam Hatip Ortaokulu öğrencisi 13 yaşındaki hentbol oyuncusu <strong>Merve Akpınar</strong>,</li>
<li>2021 yılında Dünya Ticaret Örgütü’nün tarihindeki ilk kadın ve Afrikalı genel direktörü olan <strong>Ngozi Okonjo-Iweala</strong>,</li>
<li>Uzun yıllar kent yoksulluğu ve insan hakları alanında yaptığı saha araştırmalarıyla gazetecilik faaliyeti yürüten <strong>Hacer Foggo</strong>,</li>
<li>Kadın cinayetlerine karşı sesiyle sanat dünyasında önemli bir farkındalık yaratan <strong>Ezgi Mola</strong>,</li>
<li>Beyaz Çarşamba Hareketi adına<strong> Masih Alinejad,</strong></li>
<li>Urfa Adliyesi önünde başlattığı &#8220;Adalet Nöbeti&#8221;ni aylardır devam ettiren <strong>Emine Şenyaşar, </strong></li>
<li>Jeff Bezos’la boşanmasının ardından aldığı tazminatla dünyanın en zengin kadınlarından biri olan <strong>MacKenzie Scott</strong>,</li>
<li>Şili’de feminist anayasa mücadelesi veren kadınlar adına <strong>Elisa Loncón Antileo, </strong></li>
<li>Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi <strong>Prof. Dr. Elif Vatanoğlu Lutz</strong></li>
<li>Polonya kadın hareketi adına <strong>Women&#8217;s Rights Center.</strong></li>
</ul>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-77889 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/2021in-ses-getiren-kadinlari-ilham-verdi-1.jpg" alt="" width="675" height="450" /></p>
<p><strong>Ayşe Albayrak: </strong>“İkizdere sadece İkizderelilerin değildir, tüm Türkiye’nindir. Bu yüzden herkesin destek vermesini istiyoruz. Bizim doğamızı, yaşam alanımızı, nefes alacak alanımızı bizden almasınlar.”</p>
<p><strong>Çiğdem Toker</strong>: “İktidarın ve sermayenin karşısında eğilmeden icra edilen gazetecilik, kaçınılmaz olarak özgürlük, eşitlik, çoğulculuk ve toplumsal barışın yanında konumlanır.”</p>
<p><strong>Hülya Gülbahar</strong>: “EŞİK olarak sadece Türkiye siyasetini değil, Türkiye’yi dönüştürmek istiyoruz. Yeni bir siyaset ortamı yaratılıncaya, yeni Türkiye’nin yeni anayasası yazılıncaya kadar EŞİK Platformu’nda birlikte olmayı hedefliyoruz.”</p>
<p><strong>Emine Şenyaşar:</strong> “Adalet yok, zulüm devam ediyor. Adalet için her yere gittim. Bize yapılan zulüm görülmüyor. Herkes bu zulme dur desin artık.”</p>
<p><strong>Hacer Foggo</strong>: &#8220;Onların boyunlarında  yoksulluk halkasını çıkaracaklar&#8230; Lütfen bulunduğunuz her yerde dayanışmayı çoğaltın. Dayanışma yaşatır! Umut var!&#8221;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/21/2021in-ses-getiren-kadinlari-ilham-verdi/">2021&#8217;in SES Getiren Kadınları İlham Verdi!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Etkiniz Yoksulluk ve İnsan Hakları İzleme Eğitimi Düzenliyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/28/etkiniz-yoksulluk-ve-insan-haklari-izleme-egitimi-duzenliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Dec 2021 13:43:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Derin Yoksulluk Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Etkiniz]]></category>
		<category><![CDATA[Hacer Foggo]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları İzleme]]></category>
		<category><![CDATA[Yoksulluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77247</guid>

					<description><![CDATA[<p>Etkiniz AB Programı 'Yoksulluk ve İnsan Hakları İzleme' online eğitimi düzenliyor. Derin Yoksulluk Ağı'ndan Hacer Foggo'nun vereceği eğitim, 12-13-14 Ocak 2022 tarihlerinde yapılacak. Son başvuru tarihi 8 Ocak 2022. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/28/etkiniz-yoksulluk-ve-insan-haklari-izleme-egitimi-duzenliyor/">Etkiniz Yoksulluk ve İnsan Hakları İzleme Eğitimi Düzenliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5>Eğitim Konuları</h5>
<p>Yoksulluk ve İnsan Hakları İzleme Eğitimi, teorik ve pratik çalışmalardan oluşan günde 3 saat süren 3 günlük bir eğitim olarak tasarlandı.</p>
<p>Katılımcılara 3 ana başlık altında insan hakları izleme becerilerini geliştirme fırsatı sunuluyor:</p>
<ul>
<li>Yoksulluğa insan hakları çerçevesinden bakmak</li>
<li>İnsan hakları izleme ve raporlama çalışmalarında önemli unsurlar</li>
<li>Ayrımcılık, yoksulluk, toplumsal cinsiyet eşitliği arasındaki bağlar</li>
</ul>
<h5>Katılım Kriterleri</h5>
<ul>
<li>Sivil toplum örgütlerinin gönüllü, çalışan veya üyeleri eğitime katılabilir.</li>
<li>Katılımcıların temsil ettiği sivil toplum örgütünün insan haklarıyla ilgili bir alanda insan hakları izleme çalışma yapması ve planlaması tercih sebebidir.</li>
<li>Eğitimin kalitesinin korunması, görüntülü atölye çalışmalarının gerçekleşecek olması ve etkileşimin sağlanması adına, Zoom platformunda gerçekleşecek eğitime “görüntü açık” şekilde katılmayı kabul eden sivil toplum temsilcileri kabul edilecektir.</li>
</ul>
<h5>Katılımcıların Belirlenmesi</h5>
<p>Eğitime katılım 25 kişi ile sınırlıdır.</p>
<p>Yapılan başvurular aşağıdaki önceliklere göre değerlendirilerek katılımcılar belirlenir:</p>
<ul>
<li>Başvuru formunun tam olarak doldurulması</li>
<li>Başvuru amaçlarının eğitim programı ve Etkiniz AB Programı ile ilgili olması</li>
<li>Sivil toplum örgütlerinin çalışma alanlarıyla ilgili çeşitliliğin sağlanması</li>
<li>Cinsiyet dengesinin sağlanması</li>
<li>Coğrafi dengenin sağlanması</li>
</ul>
<p>*<em>Tam katılım göstermeyen katılımcılara sertifika sunulmaz.</em></p>
<h5>Başvuru</h5>
<ul>
<li>Eğitime katılmak isteyen sivil toplum örgütleri <a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSf1QJASyGmRX4P0Fc5uZ9jwjTafqghllg74nFPq0ZiU2yJK-g/viewform" target="_blank" rel="noopener"><strong>buradan</strong></a> başvuru formunu en geç 8 Ocak 2022 saat 23:00’a kadar doldurmalıdır.</li>
<li>Başvuru sonuçları en geç 10 Ocak 2022 tarihinde e-posta yoluyla iletilecek.</li>
<li>Değerlendirme sonrasında katılımcı değişikliği kabul edilmeyecek.</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/28/etkiniz-yoksulluk-ve-insan-haklari-izleme-egitimi-duzenliyor/">Etkiniz Yoksulluk ve İnsan Hakları İzleme Eğitimi Düzenliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Derin Yoksulluk Ağı: Yoksullukla Mücadelede Başarılı Bir Dayanışma Modeli</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/08/derin-yoksulluk-agi-yoksullukla-mucadelede-basarili-bir-dayanisma-modeli/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/08/derin-yoksulluk-agi-yoksullukla-mucadelede-basarili-bir-dayanisma-modeli/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2021 08:10:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açık Alan Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Derin Yoksulluk Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Derin Yoksulluk]]></category>
		<category><![CDATA[Hacer Foggo]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=65179</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son birkaç yıldır daha sık karşılaştığımız “derin yoksulluk” kavramı, pandemide Derin Yoksulluk Ağı’nın (DYA) pek çok mecrada övgü alan çalışmaları sayesinde gündemde daha çok yer almaya başladı. DYA ekibinden Hacer Foggo, Şeyma Duman, Şevval Şener ve Selen Yüksek, derin yoksulluğu, nesilden nesile aktarılan bir geleceksizlik hali olarak tanımlıyor ve pandemide daha da derinleşen yoksulluğun bugünkü durumunu “açlık” kelimesi ile özetliyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/08/derin-yoksulluk-agi-yoksullukla-mucadelede-basarili-bir-dayanisma-modeli/">Derin Yoksulluk Ağı: Yoksullukla Mücadelede Başarılı Bir Dayanışma Modeli</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Derin Yoksulluk Ağı (DYA), ağ üyelerinin ifadesi ile “bir iyilik hareketi” ya da bir yardım kuruluşu değil. DYA, kurulmasında hemen sonra başlayan pandemi koşullarında, derin yoksullara temel gıda ve bakım ihtiyaçlarını karşılamak için başlatılan bir kriz müdahalesi, bir dayanışma modeli. <a href="https://derinyoksullukagi.org/2020/11/23/pandemi-doneminde-derin-yoksulluk-ve-haklara-erisim-arastirmasi-yerel-yonetimlere-kriz-donemi-sosyal-destek-programlari-icin-oneriler/" target="_blank" rel="noopener">Pandemi Döneminde Derin Yoksulluk ve Haklara Erişim Araştırması</a>, <a href="https://derinyoksullukagi.org/2020/11/23/derin-yoksulluk-agi-pandemide-derin-yoksullukla-mu%cc%88cadele/" target="_blank" rel="noopener">Pandemide Derin Yoksullukla Mücadele Raporu</a> ve <a href="https://derinyoksullukagi.org/2020/12/15/kamu-kurumlari-ve-yerel-yonetimlere-cagri-derin-yoksulluk-yasayan-bireyler-icin-acil-eylem-plani/" target="_blank" rel="noopener">Kamu Kurumları ve Yerel Yönetimlere Çağrı: Derin Yoksulluk Yaşayan Bireyler için Acil Eylem Planı</a> hazırlayan DYA hem bu alanda literatüre katkı sunan çalışmalar yapan hem İstanbul’da İBB dahil çeşitli belediyeler ile iş birlikleri yaparak yerel yönetimlerin sosyal hizmet prosedürleri ve eksiklikleri konusunda onlara destek veren bir sivil ağ. DYA ekibinden Hacer, Şeyma, Şevval ve Selen ile derin yoksulluğunu, kamu politikalarında değişiklik ihtiyacını ve yardıma ihtiyaç duyan kişilere destek vermek isteyenlerin yapabileceklerini konuştuk.</p>
<p><iframe title="Derin Yoksulluk Ağı: Yoksullukla Mücadelede Başarılı Bir Dayanışma Modeli" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/iLZ8z0_-fMo?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><strong>Derin Yoksulluk Ağı’nı bize kısaca nasıl anlatırsınız? Burada ne yapıyorsunuz? </strong></p>
<p><strong>Şevval</strong>: Derin Yoksulluk Ağı (DYA), Açık Alan Derneği ve Çimenev’in gönüllü ve üyeleri tarafından 2019 yılı Aralık ayında kuruldu. DYA, aslında yıllardır destek verdiğimiz yoksul ailelerin yoksulluk boyutunu araştırmak amacıyla ortaya çıktı ancak 2020 yılı Mart ayında pandemi başlamasıyla asıl amacımız olan yoksulluk konusundaki araştırma hedefin yerine, daha çok yardımlara yoğunlaşmak durumunda kaldık. İletişimde olduğumuz ailelerin bize ulaşması ile ilk faaliyetimizi gıdaya erişemeyen kişilere destek olmak için bir dayanışma kampanyası olan DYA ile başlattık. DYA kurulurken hem derin yoksulluğun sebeplerini ve nasıl çözüleceğini ortaya koymak hem de bunu yaparken kriz müdahalesi gibi ihtiyaç sahibi kişilere destek olmayı amaçladık. DYA şu an bu ikisini beraber yürütüyor.</p>
<p><strong>Derin Yoksulluk Ağı’nı kurumsal olarak nasıl tanımlıyorsunuz?  </strong></p>
<p><strong>Selen</strong>: Biz destekçiler, gönüllüler ve destek olduğumuz ailelerle büyük bir dayanışma ağıyız. Açık Alan Derneği altında faaliyet gösteriyoruz. Her anlamıyla sivil toplumun içinde faaliyet gösteren bir oluşumuz.</p>
<p><strong>Derin Yoksulluk Ağı’nda kimler var? Sadece 4 kadından mı oluşuyor? </strong></p>
<p><strong><img decoding="async" class=" wp-image-65198 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-sivil-sayfalar-derya-kap-640x241.jpg" alt="DYA Sivil Sayfalar" width="328" height="123" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-sivil-sayfalar-derya-kap-640x241.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-sivil-sayfalar-derya-kap-1280x483.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-sivil-sayfalar-derya-kap-1024x386.jpg 1024w" sizes="(max-width: 328px) 100vw, 328px" />Hacer</strong>: Açık Alan Derneği’nin kurulduğu Aralık 2019 öncesinde de “derin yoksulluk” nedir? Kimdir bu insanlar?” gibi soruları araştırıyorduk. Çimenev’e gelenler de risk altındaki yoksul çocuklar. Ben de kişisel olarak uzun zamandır yoksul ailelerle çalışıyorum. DYA’ya gönüllü destek veren bu arkadaşların çoğu, öğrenciliklerinden bu yana Çimenev’e gönüllü destek verenler. Ayrıca Kuştepe Mahallesi gibi mahallelerde ve mülteciler dahil çeşitli kesimlere destek veren başka arkadaşlar da var. Aslında, DYA birdenbire kurulmadı. Tüm bu deneyimlerden ortaya çıktı. Şu an çalıştığımız konular hepimizin zaten sahada bildiği konular ve derin yoksul insanlar bizim tanıdığımız insanlar.</p>
<p>Biz, “derin yoksulluk nedir? Yurtdışında bu kavrama nasıl bakılıyor?” gibi sorular etrafında her hafta toplantılar yapıyorduk. Pandemi başlayınca 11 Mart 2020 sonrasında, kısıtlamaların ilan edilmesinden hemen 2-3 gün sonra, iletişimde olduğumuz aileler bizi aramaya ve “evde gıda yok” demeye başladılar. Bu insanların içinde yokluk şu demek: gerçekten yok; evde hiçbir şey yok. Biz de “pandemi koşullarında bu insanlar için ne yapabiliriz?” diye düşündük ve en yakın çevremizi arayarak, bu yoksul aileler için online alışveriş yapılmasını isteyerek işe koyulduk.</p>
<p><strong>Şevval</strong>: Biz evde bilgisayar başında, yardıma ihtiyacı olan aileler ile destek vermek isteyen kişileri birleştirmeye başladık. İlk etapta 6 kadın olarak başladık. Bu işi gayret amatör bir şekilde, Excel üzerinden yürüttük. Sabahtan akşama dek, ailelere online marketten ihtiyaçlarının ulaşıp ulaşmadığını takip ettik.  Zamanla, DYA daha çok duyulmaya ve bize daha çok talep gelmeye başladı. Bu sırada, sosyal medyada takipçi sayımız arttı.  Böyle olunca biz de bunlara yetişememeye başladık, üzerimizde çok iş yükü olmaya başladı. Bize gelen çok fazla yardım talebi vardı; o sırada bir de okullar açıldı. Çocuklara eğitim ve tablet desteği vermek için Fonzip’ten kampanya oluşturduk. Bu şekilde etki alanımız çoğaldı.</p>
<p><strong>Hacer</strong>: 2020 yılının Mart- Mayıs arası döneminde, bizim açımızdan olağanüstü bir çalışma vardı; sabah erkenden gecenin geç saatlerine dek, sadece telefonla santral görevlisi gibi aile eşliyorduk. O dönem ağır bir çalışma içindeydik, aynı zamanda bizim için de çok travmatik bir dönemdi.</p>
<p><strong>Şevval</strong>: Hepimiz alarm durumundaydık. İhtiyaç sahibi aileler birbirine yardımları haber veriyordu. Pandemi koşullarında durum gittikçe zorlaşırken bir yandan da COVID-19 riski vardı. 3-4 ay boyunca alarm durumunda kaldık.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65182 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/hacer-foggo-sivil-sayfalar.jpg" alt="Hacer Foggo Sivil Sayfalar " width="342" height="158" />Hacer</strong>: O dönemde, yoğun siparişler olduğu için, online alışveriş sitelerinin sistemine belli saatlerde giremiyorduk. Destekçilerimizin çoğu beyaz yakalılar idi ve onlar yoksul ailelerin ihtiyaçlarının ne olduğunu pek bilmiyordu. Yani, süreç çok da kolay ilerlemedi.</p>
<p><strong>Selen</strong>: Yoğunluğumuz hala devam ediyor. Burada bir ofisimiz var ama ofis dışında da hafta sonu da çalışmaya devam ediyoruz. Hem aileler hem destekçiler bize hafta sonu da ulaşıyor. Telefonla 7/24 aile ve destekçilerle iletişimiz sürüyor.</p>
<p><strong>Şevval</strong>: Bu dönemde, insanların etrafındaki kişilerin yaşam koşullarının farkına vardığını, bir ihtiyaç sahibinin önünden geçerken, onun nelere ihtiyacı olduğunu düşünmeye başladı. Bu da güzel bir dönüşüm oluyor.</p>
<p><strong>Şeyma</strong>: “İnsanlar duyarsızlar” gibi eleştiriler var ama aslında insanlar ihtiyaç sahibi kişilere güvenmedikleri için onları göz ardı edebiliyorlar. Bize güvenenler, bir yerde gördüğü ihtiyaç sahibini mail atarak bize iletiyor ya da onlara telefonumuzu veriyor. Bizim o insanların ihtiyaçlarının tümünü gideremesek de en azından evlerine gıda yollayacağımızı düşünüyorlar.</p>
<p><strong>Şevval</strong>: Biz DYA’da bu yardımların yanında bazen nasıl yardım alınacağını konusunda yol gösteriyoruz,  yardım süreçleri hakkında onlara bilgi de veriyoruz.</p>
<h5><strong>&#8220;Derin Yoksullar: Açlık Sınırının da Altında Kalanlar&#8221;</strong></h5>
<p><strong>“Derin yoksul” olarak tanımladığımız kişiler kimler? </strong></p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65184 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-dayanisma-yasatir-640x640.jpg" alt="DYA " width="268" height="268" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-dayanisma-yasatir-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-dayanisma-yasatir-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-dayanisma-yasatir-1024x1024.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-dayanisma-yasatir.jpg 1080w" sizes="auto, (max-width: 268px) 100vw, 268px" />Şevval</strong>: Derin yoksullar, açlık sınırının da altında kalan kişiler… Bu sadece ekonomik göstergelerin belirlediği ölçütlerle anlatılamaz: toplumsal katılımın olmadığı bir durum… Temel insan haklarına erişememek; geleceğe dair umudunu kaybediyor olmak, bu kişilerin çocuklarının da bu yoksulluktan çıkamayacağı bir döngünün içinde kalmak; tüm bunların sebep-sonuç ilişkisine dönüştüğü, çok boyutlu bir şey aslında.</p>
<p>Mesela, günlük işler yapan kişiler, hayatı boyunca sigortalı bir işte çalışmayan, sağlık hizmetlerine erişemeyen, uzun vadede yatırımı olmayan, şu anki koşullarını gelecekte de değişme fırsatı olmayan, sadece yaşayabileceği kadar geliri olan kişiler…  Eğitim olanağı olmayan, günlük gelire katkı sağlamak için, sadece yaşayabilmesi mücadele veren ve sadece yaşayabilmesi için kendisine destek verilen kişiler. Yani derin yoksullar, hep kriz durumunda yaşamak zorunda kalanlar…</p>
<p><strong>Hacer</strong>: Derin yoksullar, hep 4 temel ihtiyaca odaklanan kişiler, gıdaya, eğitime, barınma ihtiyacına erişemeyen kişiler.</p>
<blockquote><p>Derin yoksulluk, nesilden nesile aktarılan bir yoksulluk. Bir sonraki neslin daha iyi şartlarda yaşam umudunun kalmadığı bir yoksulluk Hep bir geleceksizlik hali… Aynı zamanda gizli evsizlik.</p></blockquote>
<p><strong>Selen</strong>: Derin yoksulluk sıkılığı ve yoğunluğu üzerinden de tanımlanabilir; nesilden nesile aktarılan bir yoksulluk. Bir sonraki neslin daha iyi şartlarda yaşam umudunun kalmadığı bir yoksulluk. En temelinde, raporumuzda da ortaya koyduğumuz temel ortak nokta, eve giren düzenli bir gelirin olmaması. Düzenli gelir olmaması üzerinden bir yoksulluk, dolayısıyla günlük gelir, günlük gelir olmadığında günlük açlık.</p>
<p><strong>Hacer</strong>: Hep bir geleceksizlik hali… Aynı zamanda gizli evsizlik. Sürekli kirayı ödeyememe ve her ay bunu tekrar tekrar yaşamak.</p>
<p><strong>Şevval</strong>: Her anlamda risk durumunda olmak; çünkü o ay kira ödese de gelecek ay ödeyemeyebilir.</p>
<p><strong>Hacer</strong>: Derin yoksullukta en kötüsü, derin yoksulların çocuklarının, bebeklerinin de o koşullara alıştırmaya mecbur kalmaları. Anne mama alamadığı bebeğine hazır çorba vermek, patates ya da mercimek vermek zorunda kalıyor. Bunları dinlemek bile çok zor. Bu çocukların interneti yok, tableti yok. Derin yoksullar gıdaya erişemeyince, çocuklarını da alıp kağıt toplamaya ya da temizliğe gidiyor. Bu çocuklar o koşullara uymak zorunda. Sonra, bu çocuklar da 8-10 yaşlarına gelince, çocuk olmaktan çıkıyorlar; hayata dair her konuda onlarla konuşabileceğiniz bir duruma geliyor. Derin yoksulluk bu: sadece maddi değil, manevi ve ruhen bir yoksulluk.</p>
<p><strong>Derin Yoksulluk ağı kimlerden oluşuyor?</strong></p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65185 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-rapor-1-640x899.jpg" alt="DYA rapor" width="227" height="319" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-rapor-1-640x899.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-rapor-1.jpg 678w" sizes="auto, (max-width: 227px) 100vw, 227px" />Şevval</strong>: DYA’da çekirdek kadro ve aktif olarak çalışanlar olarak biz 6 kişiyiz. Sahada olan ve destekçilerle iletişimi sürdüren kişiler biziz ama diğer konularda (araştırma, sosyal medya, kaynak geliştirme) destek aldığımız pek çok kişi de var.</p>
<p><strong>Hacer</strong>: Herkes kadın. Herkes dernek gönüllüsü ve çalışanı.</p>
<p><strong>Şevval</strong>: Ben Boğaziçi Üniversitesi psikoloji mezunuyum.  Çimenev gönüllüsü idim. Şimdi DYA’da çalışmalara devam ediyorum.</p>
<p><strong>Selen</strong>: Ben de Boğaziçi Üniversitesi psikoloji mezunuyum; üniversiteden beri insan hakları ve çocuk hakları alanında çalışıyorum. Derneğe araştırma, savunu, ailelerle iletişimde destek oluyorum.</p>
<p><strong>Şeyma</strong>: Ben farklı bir eğitim aldım, moda, tekstil, tasarım mezunuyum. Özel sektörde çalışmayı istemedim ve sivil alanda gönüllü olarak çalışmalarda yer almaya başladım. Bir STK’da saha çalışanı olarak çalıştım. 2016’dan bu yana bu ekiple beraberim.</p>
<p><strong>Hacer</strong>: Açık Alan Derneği Yönetim Kurulu üyesiyim. Çimenev ve Kuştepe gibi yerlerde arkadaşlarla beraber çalışıyoruz. Uzun zamandır Romanlarla çalışıyorum. Gazeteciyim. Derin Yoksulluk Ağı’nın gönüllüsüyüm.</p>
<h5><strong>“Derin Yoksulların 4 Temel İhtiyaca Erişimini Sağlamak!</strong><strong>”</strong></h5>
<p><strong>Çok boyutlu yoksullukla, derin yoksullukla nasıl mücadele edilir? </strong></p>
<p><strong>Hacer</strong>: İnsanlar bazen bize şunu söylüyorlar, “tek tek insanlara yardım etmek çözüm değil” diyorlar. Ama tek tek dedikleri insan sayısı şu an 2.500 aile oldu. Burada olayın özü şu: MEB 1,5 milyon öğrencinin İstanbul’da internet erişimi yok demişti. Bu korkunç bir sayı. Geçen yıl mart ayında bu sözlerin üzerinden bu yana geçen zamanda, bu sorununun çözülmesi için ne yapıldı?</p>
<p>“Çözüm balık tutmayı öğretmek” yaklaşımına yanıt olarak, şunu söylüyorum: bir sürü çocuk gelecek öğretim yılında okula gitmeyecek, bu çok görünen bir durum. Bunun için kâhin olmaya gerek yok. Balık tutmak, bu yoksul çocukları okula devam ettirmek. Bu çocukların okula devam etmemesi demek, yepyeni bir yoksulluk, derin yoksulluğun, kronik yoksulluğunun devam etmesi demek. Bu çocukların okula devam etmesi gerekiyor.</p>
<blockquote><p>Bu çocukların okula devam etmemesi demek, yepyeni bir yoksulluk, derin yoksulluğun, kronik yoksulluğunun devam etmesi demek.</p></blockquote>
<p>Bazen şunu göremiyorlar: pandemi öncesi ve şuan durum farklı; şu dönemde yapılacak tek şey, bu kişilerin gıdaya erişimini, 4 temel ihtiyaca erişimini sağlamak. Şu an içinde olduğumuz koşullarda istihdam erişimi sağlamak imkansız. Türkiye’de gittikçe büyüyen bir işsizlik var.  Oturup “bu bir sistem sorunu” deyip bu insanların aç kalmasını izleyemeyiz.</p>
<p>Bizim pandemi koşullarında, iki yıl mesela, hep beraber, derin yoksulluk çeken insanların “temel ihtiyaçlarını nasıl ortada kaldırabiliriz? Birlikte ne yapabiliriz? sorularına yanıt aramamız gerekir.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65186 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-rapor-2-640x903.jpg" alt="DYA rapor" width="222" height="313" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-rapor-2-640x903.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-rapor-2.jpg 668w" sizes="auto, (max-width: 222px) 100vw, 222px" />Şevval</strong>: Yoksulluk sistem sorunu deyip beklemek mümkün değil. Biz bu insanlarla bire bir iletişim halindeyiz;  gerçekten beslenemiyorlar, açlar. Bu kriz müdahalesi olmak durumunda.</p>
<p>Selen: Şu an çok temel bir yerdeyiz, hepimiz hayatta kalmaya çalışıyoruz. Tabi ki asıl çözüm sürdürülebilir yeni bir düzen, politika bazında değişiklilerin yapıldığı bir yapı oluşturmak…</p>
<p><strong>Şeyma</strong>: DYA modeli dediğimiz belki de budur : mevcut durumdan rahatsızlık duyanlar olarak,   pandemi döneminde düşünce sistemimizi, yardım alan-yardım veren ilişkisini,  veren-el, alan-el bakışını, hem dilimizden hem zihnimizden başlayarak dönüştürmeye çalışmak…DYA’da bizim modelimiz bu;  bunu hak temeli bir bakış açışına çevirmek, diyebiliriz.</p>
<h5><strong>“Pandemi Öncesi ile Bugün Arasındaki Fark: Açlık”</strong></h5>
<p><strong>Pandeminin yoksulluk üzerindeki etkisini nasıl anlatırsınız?  Pandemi öncesi ile bugün arasındaki fark ne? </strong></p>
<p><strong>Hacer</strong>: Geçmiş ve bugün arasındaki fark, tek kelime ile açlık. Ben neredeyse 20 yılı aşkın süredir derin yoksulluk yaşayan topluluklarla çalışıyorum. Bu gruplarla şekilde bir örgütlenme çalışması yapıyor, Çimenev gibi merkezler kuruyorduk ancak bu seviyede gıda ihtiyacı, dip açlık, kronik yoklukla hiç karşılaşmamıştım.</p>
<p><strong>Bu yokluk durumu pandemi ile mi başladı? </strong></p>
<p><strong>Hacer</strong>: Aslında pandemiden önce, 2018 yılında başlayan ekonomik krizle birlikte sahada, gizli evsizlik, faturayı ödeyememe durumlarını görüyordum. Ama o zaman açlık yoktu. Pandemi sonrası açlık baş gösterdi. Şu an gerçekten aç insanlar. Çocuğunun önüne yemek koyamamak başlı başına bir travma. En çok bu insanları kahreden, çocuklarını besleyememek. Çocuğa çikolata alamamak, oyuncak alamamak değil. Çocuğun önüne yemek koyamıyor. Bu açlık durumu pandemi öncesi ile bugün arasındaki en büyük fark.</p>
<blockquote><p>Bu seviyede gıda ihtiyacı, dip açlık, kronik yoklukla hiç karşılaşmamıştım.</p></blockquote>
<p><strong>Şevval</strong>: Burada Açık Alan Dernek ofisinin binası bir bilim sanat merkezi idi. Çimenev’de desteğe ihtiyacı olan çocuklara eğitim gibi alanlarda ya da diğer alanlarında güvenli bir alan olarak kurmuştuk. Bir süre sonra buraya çocukların anneleri de gelmeye başlamıştı: biz bu şekilde bu insanların içinde bulundukları yoksulluk döngüsünü bir şekilde kırmaya çalışıyorduk.</p>
<p>Yani biz eskiden o kişilere bu şekilde destek verirken, şu an onlara sadece gıda desteği vermek durumundayız. 2016 yılından pandeminin başladığı 2020 yılına gelindiğinde böyle bir fark varı görüyoruz. Biz yaklaşık 8 aydır sadece gıda, fatura ve kiraya odaklanmak zorunda kaldık. Geri kalan her şey, askıya alındı çünkü sadece ihtiyaç duyulan şey bunlar.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65187 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-rapor-veri-640x347.jpg" alt="DYA rapor " width="323" height="175" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-rapor-veri-640x347.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-rapor-veri-1280x695.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-rapor-veri-1024x556.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-rapor-veri.jpg 1378w" sizes="auto, (max-width: 323px) 100vw, 323px" />Selen</strong>: Derin yoksulluk koşulları altındaki bu kişiler günlük çalıştıkları için, pandemide kısıtlamalar nedeniyle bu hale geldiler. Bu insanlar simit satamayan, çiçek satamayan, tekstilde çalışamayan, günlük gelir elde edemeyen bu derin yoksul insanlar. Eskiden de para kazanmaları zordu ama günlük gelir elde edebiliyordu.  Bu yoksulluğun temeli burada.</p>
<p><strong>Şevval</strong>: Derin yoksulluk içindeki insanlar risk gurubunda idi, bu durum önlenebilirdi. Eğer önleyici çalışma yapılsaydı, bugün bu durumda olmazlardı. Pandemiyle birlikte derin yoksulluk içindeki bu insanlar çok daha derin yoksullara dönüştüler.</p>
<h5><strong>“Elinizde Veri Olmadan Türkiye’de Derin Yoksul-Aşırı Yoksul Yok Diyemezsiniz”</strong></h5>
<p><strong>Türkiye’de derin yoksulluk içindeki kişi sayısını biliyor muyuz? Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Zehra Selçuk, bir süre önce “Türkiye’de aşırı yoksul yok” açıklaması yapmıştı. </strong></p>
<p><strong>Hacer: </strong>En son Dünya Bankası Türkiye Raporu&#8217;nda aşırı yoksulluk 5 ya da 5,5 doların altında yaşayanlar olarak tanımlandı.  Yani, günlük olarak 40-50 TL altında geliri olanlar aşırı yoksul oluyor. Türkiye’de sokakta çalışanların sayısı son yıllarda arttı. Türkiye’de mesela bir kağıt toplayıcı günlük olarak 5 dolar kazanamıyor, günlük kazandığı 20-30 tl.  Zaten biz bunu sahada görüyoruz. Aynı anda 4 temel ihtiyaca erişememek, zaten aşırı yoksulluk demek.</p>
<p><strong>“</strong>Türkiye’de aşırı yoksulluk yok” “yok” demek için elinizde veri olması gerekir. Türkiye, 2014 yılında dek BM’ye çok boyutlu yoksulluk ile ilgili veri vermiş ancak o tarihten bu yana vermemiş. Bu UNDP’nin web sitesinde de var. Çok boyutlu yoksulluk verisine sahip olan ülkelerin pandemide neler yaptıklarına bakınca, mesela Kolombiya dayanışma geliri gibi, güvencesiz insanlara gelir verilmesi ya da Arjantin’de zenginlerden belli oranda vergi kesintisi ile yoksul kesimlere kaynak aktarılması gibi politikaları görebiliyoruz.  Türkiye’de aşırı yoksul-derin yoksul sayısına dair bir veri yok. Bu nedenle, aşırı yoksulluk yok diyemezsiniz; bu gördüğümüz yoksulluğa da veri olmadan çözüm üretemezsiniz.</p>
<p><strong>Bu veriyi kim üretecek? </strong></p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65188 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-pandemi-desteklerin-harcandigi-kalemler-640x347.jpg" alt="DYA rapor" width="322" height="175" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-pandemi-desteklerin-harcandigi-kalemler-640x347.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-pandemi-desteklerin-harcandigi-kalemler-1280x695.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-pandemi-desteklerin-harcandigi-kalemler-1024x556.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-pandemi-desteklerin-harcandigi-kalemler.jpg 1378w" sizes="auto, (max-width: 322px) 100vw, 322px" />Hacer</strong>: Bu veriyi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, valilik, kaymakamlık, belediyeler, sivil toplum, akademi TUİK gibi tüm kurumlar üretecek. Bu kurumların hepsi bir masanın etrafında çalışmaya başlayacak. Biz DYA’da var olan bir şeyi görünür hale getirdik: “bu mahallerde bu sorunlar var, bu insanlar gıdaya erişemiyor”.  Biz bu mahallelerin bağlı olduğu ilçe belediyelerine, oradaki kaymakamlığa “ mahallenizde böyle bir durum var” diyoruz. Yoksa ömür boyu bu ailelere gıda göndererek bu sorunun çözülmesi imkânsız<strong>. </strong></p>
<h5><strong>DYA- Belediye İş Birlikleri</strong></h5>
<p><strong>Derin Yoksulluk Ağı sürdürülebilir bir yapı mı? Siz ne kadarına yetişeceksiniz?  </strong></p>
<p><strong>Hacer: </strong>Tam da bu sürdürülebilirliği sağlamak için İstanbul’da belediyelerle çalışmaya başladık.</p>
<p><strong>Şeyma</strong>: Raporumuzun çıkmasının ardından, belediyelerin dikkatini çektik. Onlar bizi aradı. Ataşehir, İBB ve başka belediyelerle çalışmaya başladık. Keşke biz hiç olmasak, bize hiç ihtiyaç duyulamasa! DYA’ sürdürülebilir değil tabi. Aslında bu işleri belediyelerin yapmasını istiyoruz.  Çoğumuz zaten gönüllükten geliyoruz, şartlar bizi buraya getirdi. Bu işler sosyal hizmetler birimlerinin yapması gereken şeyler. Biz de belediyelerle beraber saha çalışmaları yapıyoruz. Ailelere gıda yanında nasıl destek olunabilir? Aileler, neye daha çok ihtiyaç duyuyor: istihdam mı eğitim mi sağlık mı? Ataşehir Belediyesi&#8217;nde şu an gönüllü olarak onlara destek veriyoruz. Resmi olarak belediyenin sosyal hizmet uzmanlarına yardımcı oluyoruz.</p>
<p><strong>Şevval</strong>: Ataşehir belediyesi bizim zaten saha araştırması yaptığımız bir ilçe. Mahallerinde, evlerinde insanların durumlarını gördük. Bir kısmı belediyeden destek almayan, yerel yönetimlerle bağı olmayan kişiler. Biz belediyelerle iş birliği yaparak, belediyelerin fark etmediği, incelemediği, koşullarını görmediği kişileri görmesini sağlamayı amaçlıyoruz.  Belediyelerin politika geliştirmesi için dahi gidip görmediği kişileri tespit etmesine katkı sunmaya çalışıyoruz. Belediyeler genelde temel kalemlerde ihtiyaç sahibi kişilere destek veriyor ama mesela o mahallede bir toplum merkezi ihtiyacı ya da başka bir ihtiyaç da olabilir. Bunları da görmelerini sağlamak istiyoruz.  Belediyelerin sosyal izleme prosedürlerini beraber inceliyoruz.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65189 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-pandemide-destek-640x347.jpg" alt="DYA rapor" width="338" height="183" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-pandemide-destek-640x347.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-pandemide-destek-1280x695.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-pandemide-destek-1024x556.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-pandemide-destek.jpg 1378w" sizes="auto, (max-width: 338px) 100vw, 338px" />Selen</strong>: İBB ile de görüştük.  Bizim onlara ilettiğimiz ailelerin sosyal incelemelerini yaparak o ailelere ulaşıyor. Yani, sosyal hizmetler konusunda belediyeye destek veriyoruz. Birlikte onların sosyal hizmet sistemleri nasıl işliyor? Aileler nasıl bu desteklerden fayda sağlıyor? Eksikler neler olabilir? Bunları birlikte değerlendiriyoruz.</p>
<p><strong>Şevval</strong>: Biz saha çalışmalarımızda en çok ihtiyacı özellikle Çekmeköy’de gördük. Çekmeköy’de çadırda, barakada çocukların gelişimi için elverişli olmayan koşullar var. Mahalle bazlı bir dönüşüm nasıl olabilir? Sosyal incelemeler yapılırken bir yandan da orada dönüşüm nasıl olabilir? Bunlara da odaklanıyoruz.</p>
<blockquote><p>Belediyecilik, bir aileyi ziyaret edip, o aileye para vermek ya da gıda paketi verip oradan çıkmak değil.</p></blockquote>
<p><strong>Hacer</strong>: Belediye ile çalışmanın katkısı, biz de bilmediğimiz şeyleri, mesela mevzuatı iyi öğreniyoruz. Bazen mevzuatta bazı hükümlerin ne kadar işe yaramaz olduğunu da özellikle pandemi sonrası, görüyor ve söylüyoruz.</p>
<p>Belediyecilik, bir aileyi ziyaret edip, o aileye para vermek ya da gıda paketi verip oradan çıkmak değil. O hanede spesifik olarak ihtiyaçları tespit etmek, farklı hanelerde farklılaşan ihtiyaçları bütün olarak ele almak gerekiyor. Biz bunun yapılmasını istiyoruz. İstanbul’da Arnavutköy’ün yoksul mahalleri dahil birçok belediye ile görüşmeyi planlıyoruz. En yoksul mahallerde sürdürülebilir projeler yapmak ve çalıştığımız belediyelerin sürdürülebilir sonuçlara ulaşmasına katkı sunmak istiyoruz.</p>
<p><strong>Selen</strong>: Biz şu an yerel yönetimler ile işbirliği yapıyoruz. Ancak aslında derin yoksullukla mücadele hükümetin doğrudan sorumluluğunda. Biz raporlarımızı Aile ve Soysal Politikalar Bakanlığı, MEB, İstanbul’da il müdürlükleri gibi ilgili birimlere ilettik. Ama şu ana kadar bize doğrudan ulaşan olmadı.  Arjantin, Kolombiya gibi ülkelerde vatandaşlık geliri gibi yerel yönetim ve kamumun yoksullukla mücadele ve güçlendirme odaklı yaklaşımının benzeri, Türkiye’de atılabilir. Bunlar sürdürülebilir değişimin ilk adımları olabilir. Bizim DYA’da hayata geçirdiğimiz model sürdürülebilir değil; DYA bir kriz müdahalesi. Asıl olarak politika bazında değişim olması gerekiyor; biz sahada bu politika değişikliğinin gereğini görüyoruz.</p>
<p><strong>Hacer</strong>: Bu bahsettiğimiz politika değişiklikleri olursa, biz de o zaman asıl yapmak istediğimiz şeylere odaklanacağız; yeni merkezler açacağız, yeni Çimenev’ler geliştirebileceğiz.</p>
<h5><strong>DYA, Alan- Veren İlişkisi Kurmuyor: Hak Temelli Yaklaşım İzliyor</strong></h5>
<p><strong>Daha çok kişiye ulaşmak ve destek almak için görünürlüğünüzü artırmak için çaba gösteriyor musunuz?  </strong></p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65191 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-sosyal-destek-onerileri-640x347.jpg" alt="DYA sosyal destek önerileri" width="355" height="193" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-sosyal-destek-onerileri-640x347.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-sosyal-destek-onerileri-1280x695.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-sosyal-destek-onerileri-1024x556.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-sosyal-destek-onerileri.jpg 1378w" sizes="auto, (max-width: 355px) 100vw, 355px" />Şeyma</strong>: Görünürlüğü düşünecek  zamanımız kalmıyor. Sosyal medyada kurumsal bir duruşumuz kimliğimiz olsun istiyoruz ancak ona ayıracak vaktimiz yok.</p>
<p><strong>Şevval</strong>: Rapor yayınlandıktan sonra, bizim sadece sahada çalışmadığımızı, teori de üretmeye çalıştığımızı fark ettiler. Şu sıralar BM Çocuk Hakları Komitesi’ne STK raporu hazırlıyoruz. Bu sayede bu alanda literatür oluşuyor. Hem de biz içerik oluşturuyoruz. Tüm bu faaliyetlerimiz görünürlük sağlasa da aslında görünür olmak için özel bir emek sarf edemiyoruz.</p>
<blockquote><p>Biz, kimsenin sahibi değiliz. Herkes bir birey. İlişkimizde buna çok dikkat ediyoruz. Bu dil çok önemli.</p></blockquote>
<p><strong>Hacer</strong>: Akademisyenlerden de destek alıyoruz. Ailelerin hikayelerini sosyal medyada paylaşıyoruz, bunun etkili olduğunu gördük. Çünkü insanlar bu derece açlık olduğunu bilmiyorlar. Bu hikayeler bizim görünürlüğümüzü artırdı. Rapor da çok etkili oldu.</p>
<p>Tüm bunları yaparken biz şuna dikkat ediyoruz: biz yardım alan kişilerin ve çocukların fotoğraflarını paylaşmıyoruz, bunun yapılmasına da izin vermiyoruz. Hem destekçilere hem gazetecilere hem siyasetçilere bunu anlatıyoruz. “Biz buradan bakıyoruz” diyoruz. “Ev ziyareti yapalım, fotoğraf çekelim” gibi yaklaşımları doğru bulmuyoruz. Biz, kimsenin sahibi değiliz. Herkes bir birey. İlişkimizde buna çok dikkat ediyoruz. Bu dil çok önemli.</p>
<p><strong>Şevval</strong>: Biz sahaya gittiğimizde de kendimiz fotoğraf çekmiyoruz. Kendi fotoğraf arşivimizde insanlar çoğunlukla yer almıyor çünkü onları çekmiyoruz.</p>
<p><strong>Selen</strong>: Burada, biz bir alan- veren ilişkisi kurmuyoruz. Bu çok hassas bir nokta: insan hakları temelli yaklaşıyoruz. Biz, bu kişilerin zaten ulaşması gereken haklara erişiminde destek olmak, tüm toplumun sorumluluğunda diye düşünüyoruz.  Biz DYA olarak bu faaliyetleri üretirken keşke tüm aktörler dahil olsa ve tüm bileşenlerin, kamu, yerel yönetim tüm aktörlerin dahil olması ile politikalar üretilse…</p>
<p><strong>Şevval</strong>: Rapor hazırlarken görüştüğümüz kişilere şunu sorduk: kamu size nasıl destek olsun? Ne farklı olsun? Raporun sonundaki talepler ve öneriler, insanların söyledikleri ve önerileri üzerinden kuruldu.</p>
<p><strong>Derin Yoksulluk Ağı yoksullukla mücadelede bir model olarak değerlendirilebilir mi? Kendinizi nasıl konumlandırıyorsunuz? </strong></p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65192 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-sosyal-destek-onerileri-2-640x347.jpg" alt="DYA öneriler" width="357" height="194" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-sosyal-destek-onerileri-2-640x347.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-sosyal-destek-onerileri-2-1280x695.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-sosyal-destek-onerileri-2-1024x556.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-sosyal-destek-onerileri-2.jpg 1378w" sizes="auto, (max-width: 357px) 100vw, 357px" />Hacer</strong>: Zaten bir model olduk diye düşünüyorum. Derin yoksulluk kavramını tartışmaya başladık. Bu kendi başına bir model. Bunun yanı sıra, bu derin yoksulluk içinde olan görünmeyen topluluğu, bu ailelerin görünürlüğünü sağladık. Bu da başlı başına bir model.</p>
<p>Toplumda ezbere yoksulluk söylemleri var; bunu en fazla politikacılar yapıyor, bazen STK’lar da yapıyor. Her seçim döneminde, tüm siyasi partiler yoksulluk konusunda birtakım değerlendirmelerde bulunuyorlar.  Bu konunun böyle olmadığını, ardında bir hikâye olduğunu gösteriyoruz. Bu insanların sürekli ötekileştirildiğini; onları gerçekten tanımadan, sadece belli dönemlerde gidip onlara bir şey vererek ve “ben verdim” diyerek foto çekmek, bunu göstermekle, onlarla veren-alan ilişkisi kurulduğunu söylüyoruz.</p>
<p>Bütün bunların olmaması gerektiğini, gerçekliğin başka bir şey olduğunu DYA ile gösterdik. Biz konuya hep hak temelli bakmaya başladık. Biat ve itaat ilişkisi kurulmaması gerektiğini anlattık. Bütün bunların kendisi bir model.  Ve aynı zamanda bunları söyleyerek, uygulayarak bir tartışma açtığımızı da düşünüyorum.</p>
<p><strong>Şevval</strong>: Biz DYA olarak bir yandan da bu toplulukları güçlendirici çalışmalar yapmaya devam edeceğiz. Bütün bunların bir yere varacağına inanıyorum.</p>
<p><strong>Hacer</strong>: Masanın etrafında herkesin toplanması modelin tamamlaması anlamına geliyor. Bu konuyla alakalı herkesin ve yoksul mahallerdeki insanların bir masa etrafına oturması ile bu model olacak.</p>
<p><strong>Selen</strong>: DYA bir model değil bence ama bir model oluşturmak için bir başlangıç olabilir. Bizim “İstanbul’da yoksulluğa çözüm bulacağız” gibi bir iddiamız yok.  Biz bu yaklaşımımızla, tüm paydaşlarla bir araya gelerek bir model oluşturabiliriz düşüncesindeyiz.</p>
<p><strong>Hacer</strong>: Bazen başka şehirlerde de DYA’yı hayata geçirelim deniyor. Ama bizim böyle bir amacımız yok.  Tam tersine, farklı bir kentte dayanışma yapmak isteyen arkadaşlara destek oluruz. Bazen “sizin için ne yapabiliriz?” diye soruyorlar.  Bizim için bir sürü şey yapılabilir. Ama biz şunu da söylüyoruz; siz kendi mahallenizde bir şeyler yapın. Oturduğunuz binada ya da mahallenizde ihtiyaç sahibi biri vardır mutlaka. Önemi olan bu gözle bakabilmek ve bakış açınızı değiştirmek. Yoldan geçerken gördüğün ihtiyaç sahibi birine destek verebilmek… Modelin kendisi bu aslında.</p>
<h5><strong>&#8220;İyilik Hareketi Değil, Hak Temelli  Bakış&#8221;</strong></h5>
<p><strong>Derin yoksul ya da yoksul kişilere, ihtiyaç sahiplerine destek vermek isteyenler ne yapabilirler? </strong></p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65193 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-sosyal-destek-onerileri-3-640x347.jpg" alt="DYA öneriler" width="360" height="196" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-sosyal-destek-onerileri-3-640x347.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-sosyal-destek-onerileri-3-1280x695.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-sosyal-destek-onerileri-3-1024x556.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-sosyal-destek-onerileri-3.jpg 1378w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" />Hacer</strong>: Güneydoğuda illerinde de korkunç bir yoksulluk ve açlık var. İstanbul’da da sokakta, her yerde yoksulluk var. Öncelikle, bunun kabul edilmesi lazım. Bu gerçekliği kabul ediş, sizi bu yola götürüyor. Pandemide aslında hepimiz yoksullaştık.  Bunu hissedince senden daha fazla yoksullaşanları daha fazla görme şansın artıyor. Birilerine destek vermek istiyorsanız, kendi binanızda, okula devam etmeyen bir öğrenciyi bulabilirsiniz. Mahallenizde muhtara gidip sorabilirsiniz.</p>
<blockquote><p>Pandemide hepimiz yoksullaştık. Sokakta, her yerde yoksulluk var. Öncelikle, bunun kabul edilmesi lazım. Bu gerçekliği kabul ediş, sizi bu yola götürüyor<strong>. </strong>Yeter ki o gözle bakılsın, yeter ki ne yapılabilir diye düşünülsün. Yapılabilecek o kadar çok şey var ki!</p></blockquote>
<p><strong>Şeyma</strong>: Bu aslında çok kolay tespit edilebilir. Belediyelerin sosyal işler birimlerine sorabilirler. Lokanta işleten biri, kalan yemeklerini ya da askıda yemeklerini ihtiyaç sahiplerine verebilir. Yapılabilecek o kadar çok şey var ki! Öğretmenler de ihtiyaç sahipleri kişileri çok iyi biliyor. Bazı öğretmenler çocuklara beslenme parası veriyor, eve internet bağlanmasına vesile oluyorlar.</p>
<p>Biz hepten bitmiş ülke değiliz. Bir sürü iyi insan var. Yeter ki o gözle bakılsın, yeter ki ne yapılabilir diye düşünülsün. Çok şey var yapılacak.</p>
<p><strong>Türkiye’de kutuplaşmanın hep yüksek olduğu ve bağışçılığın diğer ülkelere kıyasla düşük olduğu tespitlerine katılır mısınız? Türkiye’de yardımlaşma ne düzeyde? </strong></p>
<p><strong>Hacer</strong>: Türkiye’de yardımlaşma çok yüksek. Bize ilk dönemlerde en az destek verenler, bu sistemden en şikayet eden kesimdi. DYA’ya en çok destek verenler ise beyaz yakalılar ve öğrenciler oldu. “Bu sistem sorunu, bu sorunu bu şekilde çözemezsiniz” diyenler de şimdi bizi yavaş yavaş desteklemeye başladılar. Türkiye’de ihtiyaç sahiplerine çok fazla destek verecek kişi var. Tek sorun var, “bu destek doğru yere gidiyor mu? Güvenilir bir ağ mı?” Gerçekten böyle bir çocuk var mı? Böyle bir aile var mı? Bu konuda güven duyarlarsa, size destek veriyorlar.</p>
<h5><strong>Pandemide Dayanışma Duygusu Arttı </strong></h5>
<p><strong>Türkiye’de dayanışma yüksek mi? </strong></p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65194 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-sosyal-destek-4-640x347.jpg" alt="DYA öneriler" width="345" height="187" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-sosyal-destek-4-640x347.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-sosyal-destek-4-1280x695.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-sosyal-destek-4-1024x556.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/dya-sosyal-destek-4.jpg 1378w" sizes="auto, (max-width: 345px) 100vw, 345px" />Şeyma</strong>: Yüksek bence. Bize güvenmelerinin nedeni kendilerinden biri olmamız. Biz DYA’da her şeyi amatör şekilde halletmeye çalışıyoruz. Büyük şirketlerle, holdinglerle iş yapmıyoruz. Aksaklıkları da yolda görüyoruz, beraber öğreniyoruz. İnsanlar da bu samimiyete güveniyorlar. Bu şekilde de bir sürü destekçimiz oluyor. Tek tek kendileri seçip online marketten alışveriş yapanlar, örgü örüp gönderenler, evde reçel yapanlar var. İyi insan çok var gerçekten.</p>
<p>Bir de şunu vurgulamak isterim; pandemi döneminde, DYA oluşumu bize varoluşsal olarak iyi geldi; biz ve destekçilerimiz zor zamanlarda olduğumuz için bu kadar güçlü olduk.</p>
<p><strong>Şevval</strong>: Dayanışma bu yardım alan haneler içinde de yüksek; olan, olmayanla paylaşıyor. Kendisine yardım gelen, diğer yardım almayan haneyle bunu bölüşüyor.</p>
<p><strong>Selen:</strong> Benim “iyi insan” yaklaşımına bir itirazım var: pandemide dayanışma arttı, bu çok değerli. Bir yandan aileler bir yandan destekçilerle pandemi koşullarında dayanışmanın artması iyilik değil.</p>
<p><strong>Hacer:</strong> Biz iyilik hareketi değiliz.</p>
<p><strong>Selen</strong>: Hepimiz eşit vergi veriyorsak ama bazıları derin yoksulluk içinde ise eşit paylaşılmayan bir şeyler var demektir. Eşitliği sağlamak bir şekilde toplumdaki herkesin görevi. Dayanışma ve yardımlaşmanın nedeni insanların iyi olduklarından değil, bu sorumluktan kaynaklanıyor.  Yani alan- veren ilişkisi ile “alan kişi, bunu hak ediyor mu?” diye verilen desteğin bu düşünce ile yapılması değil bizim yaklaşımımız. Bize göre eşitlik ve yardımlaşma temel hak üzerinden, hak temelli olarak kurgulanmalı.</p>
<p><strong>Derin Yoksulluk Ağ’na nasıl ulaşabilir? </strong></p>
<p><strong>Şevval</strong>: <a href="https://twitter.com/yoksulluk_ag" target="_blank" rel="noopener">Twitter</a> ve <a href="https://www.instagram.com/derinyoksullukagi/" target="_blank" rel="noopener">Instagram</a> hesabımızdan bize ulaşabilirler. Ayrıca <a href="https://derinyoksullukagi.org/" target="_blank" rel="noopener">web sitemizde</a> yer alan mail adresinden de bize ulaşabilirler. Şu sıralar bir yazılım üzerinde çalışıyoruz. Bu yazılımı hayata geçirince, sistemi otomatize edecek şekilde, bize sosyal medyadan ulaşmalarına gerek kalmadan yardımların dağıtılmasını planlıyoruz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/08/derin-yoksulluk-agi-yoksullukla-mucadelede-basarili-bir-dayanisma-modeli/">Derin Yoksulluk Ağı: Yoksullukla Mücadelede Başarılı Bir Dayanışma Modeli</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/08/derin-yoksulluk-agi-yoksullukla-mucadelede-basarili-bir-dayanisma-modeli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pandemide Derinleşen Yoksulluk ve Çözüm Önerileri</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/25/pandemide-derinlesen-yoksulluk-ve-cozum-onerileri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2020 13:53:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Derin Yoksulluk Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[Hacer Foggo]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=61404</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de “derin yoksulluk” kavramının tanınmasında katkısı büyük olan ve pandemide sosyal medyada yürüttüğü kampanyalarla adından sıkça söz ettiren Derin Yoksulluk Ağı (DYA), kent yoksulluğu alanında çeşitli yoksul mahallerde hak temelli çalışmalar yapan bir dayanışma ağı. DYA, biri faaliyetlerini içeren diğeri ise pandemi koşullarını ele alan iki farklı rapor yayınladı. “Pandemi Döneminde Derin Yoksulluk ve Haklara Erişim Araştırması: Yerel Yönetimlere Kriz Dönemi Sosyal Destek Programları için Öneriler” aldı raporda DYA, pandemide derin yoksulluk yaşayan kişilerin ekonomik, sosyal ve kültürel haklara erilebilmelerine odaklanıyor ve muhtemel bir kısıtlama durumunda söz konusu kişilerin hangi başlıklar altında desteklenebileceği konusunda yerel yönetimlere öneriler sunarak yol gösteriyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/25/pandemide-derinlesen-yoksulluk-ve-cozum-onerileri/">Pandemide Derinleşen Yoksulluk ve Çözüm Önerileri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>DYA, özellikle çocuklar, gençler ve kadınların hak ve ihtiyaçları üzerine çalışan ve bu gruplarla eğitim faaliyetleri gerçekleştiren Çimenev gönüllüleri tarafından Aralık 2019’da kuruldu.  Derin yoksulluk kavramını “gelir düzeyi ve göstergelerin yanı sıra kronik bir sosyal dışlanma ve eşitsizlik” durumu olarak ifade eden DYA, Derin Yoksulluk yaşayanların öncelikle gıda, barınma, sağlık, eğitim, giysi, psiko-sosyal destek gibi temel haklarına erişmeye ihtiyaçları olduğuna dikkat çekiyor. DYA temel olarak derin yoksulluk içindeki temel haklara erişimi destekleyecek projeler üretmek, derin yoksulluk için kalıcı çözüm yaratacak öneriler geliştirmek, raporlamak ve bu önerilerin hayata geçmesini takip etmeyi amaçlıyor.</p>
<p>2019 yılından bu yana yürüttüğü faaliyetleri kapsayan “Derin Yoksulluk Ağı: Pandemide Derin Yoksullukla Mücadele” ve bu yılın temmuz ayında başladığı pandemi döneminde derin yoksulluk ve haklara erişimi hakkındaki saha araştırmasını desteklemek için yerel yönetimlere öneriler sunacak şekilde Heinrich Böll Stiftung desteği ile “Pandemi Döneminde Derin Yoksulluk ve Haklara Erişim Araştırması: Yerel Yönetimlere Kriz Dönemi Sosyal Destek Programları için Öneriler” adlı iki rapor hazırladı.</p>
<p>Pandemi Döneminde Derin Yoksulluk ve Haklara Erişim Araştırması: Yerel Yönetimlere Kriz Dönemi Sosyal Destek Programları için Öneriler başlıklı rapor, bu yılın temmuz ayında bir saha araştırması ile başladı ve Ekim ayında tamamlandı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-61336 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/dya-rapor-1-640x899.png" alt="DYA Rapor 1" width="277" height="389" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/dya-rapor-1-640x899.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/dya-rapor-1.png 678w" sizes="auto, (max-width: 277px) 100vw, 277px" />Raporun hazırlanma süreci aynı zamanda İstanbul özelinde pandeminin derin yoksulluk çeken kişiler üzerinde yarattığı etkiyi göstermesi açısından şu başlıklar altından özetlenebilir;</p>
<ul>
<li>İstanbul’un farklı mahallelerinde çiçek satarak, kağıt toplayarak, seyyar satıcılık yaparak, tekstilde ya da başka şekillerde kayıt dışı çalışan, günlük geçinen, düzenli bir geliri olmayan ya da asgari ücretle çalışan kişiler, pandemide çalışamadılar;  gıdaya dahi erişemediler.  Ekonomik krizin yanı sıra pandeminin getirdiği yeni koşullar zaten geçinmekte güçlük yaşayan bireyleri açlık ve yoklukla baş başa bıraktı.</li>
<li>DYA, 18 Mart 2020 tarihinde #EvindenDeğiştir kampanyası ile pandemiden etkilenen, günlük işlerde güvencesiz bir şekilde yaşayan bireylerin temel gıda ve bakım ihtiyaçlarını karşılayabilmek için bir kriz müdahalesi olarak online bir dayanışma kampanyası başlattı ve İstanbul’un 34 ilçesinin 171 mahallesinde yaşayan 2 binin üzerindeki haneye destek sağladı.</li>
<li>Dayanışma kampanyası ile destek verilen kişiler yaşadıkları ilçe belediyesi, kaymakamlık ya da İBB’den destek talebinde bulunmuş, ancak pandemi nedeniyle yapılamayan sosyal incelemeler ya da uzayan süreçler yüzünden ya acil bir şekilde desteklere ulaşamadı.</li>
<li>Tüm bu koşullarda yaşamını sürdürmeye çalışan bu kişilerin durumunu, dikkate almadan yetkililer pandemi önlemlerini açıkladılar; dahası bu insanların karnını doyuramayanların, televizyonu, tableti, interneti olmadığını göz önünde bulundurmadılar.</li>
<li>Derin yoksulluk yaşayan kişilerin görmezden gelinmesi nedeniyle, DYA Mayıs 2020 itibari ile temas içinde olduğu ailelerin paylaşımları üzerine günlük insan hakları hikayeleri serisini başlattı.</li>
<li>Temmuz 2020 itibari ile pandemi sürecinde derin yoksulluk yaşayan kişilerin ekonomik, sosyal ve kültürel haklarına ne kadar erişebildiklerine, olası yeniden kapanma durumunda bu haneleri destekleyebilmek üzere yerel yönetimlere öneriler sunmak amacıyla Heinrich Böll Stiftung finansal desteği ile bir araştırma yapmak üzere saha çalışmalarına odaklandı.</li>
<li>Saha görüşmelerinde Ataşehir, Beyoğlu, Çekmeköy, Fatih, Şişli ve Ümraniye ilçeleri odakta olmak üzere Avcılar, Esenyurt, Üsküdar, Sancaktepe, Sultangazi ve Sultanbeyli ilçelerinden de toplam 103 katılımcı ile ortalama bir saat süren derinlemesine görüşmeler yapıldı.</li>
</ul>
<p>“Pandemi Döneminde Derin Yoksulluk ve Haklara Erişim Araştırması: Yerel Yönetimlere Kriz Dönemi Sosyal Destek Programları için Öneriler” raporunda sonuç ve sıralanan öneriler arasında öne çıkan bazı başlıklar şunlar;</p>
<ul>
<li>Pandemi, halihazırda derin yoksulluk yaşayan, günlük işlerde çalışan kişileri açlık, evini kaybetme, temel ihtiyaçlarına erişememe gibi risklerle karşı karşıya bıraktı.  Yerel yönetimler ve devlet organları,  kriz dönemi planlarında, yoksulluk ve derin yoksulluk koşullarının dikkate almalı.</li>
</ul>
<p><strong>İstihdama İlişkin</strong></p>
<ul>
<li>Pandemi gibi kriz durumlarında işsizlik maaşı/işsizlik desteğinde kişilerin sigortalı çalışıp çalışmadığına bakılmadan dahil edilmeli; günlük işlerde çalışanlar da bu desteklerden yaralanmalı.</li>
<li>Yoksulluk veya derin yoksulluk koşulları altında yaşayanlara temel ihtiyaçlarına ulaşabilmeleri için düzenli sosyal destek sağlanmalı.</li>
</ul>
<p><strong>Yaşam Alanı &amp; Güvenlik</strong></p>
<ul>
<li> Afet ve kriz durumlarında evlerini kaybeden kişilerin faydalanabilmesi için yerel yönetimler geçici barınma merkezleri kurmalı.</li>
<li>Evini kaybetme tehlikesi yaşayan kişilere düşük ücretlere barınma imkanı sunulmalı.</li>
<li>Kriz durumlarında ihtiyaç duyan ailelerin ısınma ve temiz suya erişimi sağlamalıdır.</li>
</ul>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-61332 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/dya-rapor-2-640x903.png" alt="dya-rapor-2" width="277" height="390" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/dya-rapor-2-640x903.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/dya-rapor-2.png 668w" sizes="auto, (max-width: 277px) 100vw, 277px" />Beslenme &amp; Temel Bakım</strong></p>
<ul>
<li> Temel gıdaya ulaşamayan haneler belirlenerek bu hanelere yönelik sosyal market uygulamaları oluşturulmalı.</li>
<li>Hanelerin ped, bebek bezi, hasta bezi ve mama ihtiyaçları sosyal destek programlarına, acil durum</li>
<li>kolilerine dahil edilmeli.</li>
<li>Temizlik ve hijyen malzemeleri, ped, bez ve mama gibi temel ihtiyaçlar yerel yönetim kontrolündeki mağazalarda makul fiyatla sağlanmalı.</li>
</ul>
<p><strong>Sağlık</strong></p>
<ul>
<li>İhtiyacı olan herkes ücretsiz maskeye erişebilmeli.  Kriz durumlarında, Yeşil Kart kullanan kişiler borçlarına bakılmaksızın ilaçlara ve sağlık hizmetlerine ulaşabilmeli.</li>
</ul>
<p><strong>Eğitim</strong></p>
<ul>
<li>Krizle zorlanan ailelerin çocuklarına temel okul ihtiyaçları sağlanmalı.</li>
<li>Talep eden çocukların MEB’in kurduğu en yakın uzaktan eğitim merkezine ulaşımları</li>
<li>sağlanmalı.</li>
<li>Yerel yönetimler gerektiğinde ücretsiz kablosuz internet yayını sağlamalı.</li>
</ul>
<p><strong>Sosyal Destekler</strong></p>
<ul>
<li>Kriz ve afet durumlarında sosyal destek mekanizma kriterleri revize edilmeli, kriter “temel ihtiyaçlara ulaşamamak” olarak belirlenmeli.</li>
<li>Kriz durumunda mahalle bazlı başvuru/müdahale ekipleri görevlendirilmeli.</li>
<li>Belediyeler, muhtarlıklar, yerel meclisler ve yerel STK’lar işbirliği içinde mahalle bazlı ihtiyaçları</li>
<li>tespit etmeli ve ilgili yerlere iletmeli.</li>
</ul>
<p><strong> </strong>Raporun tümüne <a href="https://derinyoksullukagi.org/raporlar/">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Derin Yoksulluk Ağı’nın 2019’dan bu yana yürüttüğü faaliyetleri içeren “Derin Yoksulluk Ağı: Pandemide Derin Yoksullukla Mücadele” adlı rapora ise <a href="https://derinyoksullukagi.org/raporlar/">bağlantıdan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/25/pandemide-derinlesen-yoksulluk-ve-cozum-onerileri/">Pandemide Derinleşen Yoksulluk ve Çözüm Önerileri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;Yoksulluk İnsan Hakları İhlalidir&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/05/yoksulluk-insan-haklari-ihlalidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Feb 2020 08:01:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Economist Demokrasi Endeksi]]></category>
		<category><![CDATA[Hacer Foggo]]></category>
		<category><![CDATA[Roman Hakları Forumu]]></category>
		<category><![CDATA[ROMFO]]></category>
		<category><![CDATA[Şeffaflık Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuk Salih Caydı]]></category>
		<category><![CDATA[Sınıfsızlar sınıfı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’de Gelir Eşitsizliği ve Yoksulluk]]></category>
		<category><![CDATA[Yoksulluk]]></category>
		<category><![CDATA[yolsuzluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47538</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şişli Belediyesi Meclis Üyesi Hacer Foggo, Türkiye'nin insan hakları alanında geriye gittiği  ve yolsuzluk algısının artmasıyla ilgili farklı uluslararası raporları değerlendirirken,  "Yolsuzluk yoksullaştırıyorsa, yoksulluk da insan hakları ihlalidir bana göre. Bu durumda, demokrasi geriler, Demokrasinin gerilemesi demek aynı zamanda ifade özgürlüğünün ve eğitimin de gerilemesi anlamına gelir ki, bu da çocuklarımızın geleceğinin yok edilmesi demektir." dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/05/yoksulluk-insan-haklari-ihlalidir/">&#8221;Yoksulluk İnsan Hakları İhlalidir&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>The Economist 2019 Demokrasi Endeksi’ne göre, </b><a href="https://www.independentturkish.com/tags/t%C3%BCrkiye"><b>Türkiye</b></a><b> demokraside geriledi. Şeffaflık Örgütü 2019 Yolsuzluk Algı Endeksi&#8217;ne göre, Türkiye 91&#8217;inci sıraya düştü. Yine, çeşitli raporlarda Türkiye’de insan haklarında da geriledi. Bu tabloyu, eski bir gazeteci ve aktivist olarak, siz nasıl değerlendiriyorsunuz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu sorunuzu yoksulluk üzerinden cevaplayabilirim. Çünkü yolsuzluk olmasa, yoksulluk yok denecek kadar az olur. “Türkiye’de Gelir Eşitsizliği ve Yoksulluk” raporuna göre, 16 milyon kişi yoksul, 18 milyon kişi ise yoksulluk riski ile karşı karşıya. Rapora göre Türkiye’de en zengin ile en yoksul arasındaki gelir eşitsizliği 8.7 katını buldu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu rakamların altında yatan ana neden yolsuzluktur, bana göre. Bu yolsuzluk dediğimiz şey sadece “rüşvet” alıp vermek anlamında değil, eşit haklardan yararlanamama nedenidir ayrıca. Eskiden “rüşvet” alanlar basına düşerdi. Şimdi geçmişten bugüne, yolsuzlukla ilgili algımız değişti. Yani herkesin “yolsuzluk” tanımı farklı bana göre… </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Ormanın, denizin yanında bir kamu arazisine “acele kamulaştırma” kararı verip el koymak yasaldır ama bu kamu arazisi gerçekten kamu hizmeti için mi yapılıyor yoksa birilerini zengin etmek için mi yapılıyor?  Tartışılması gereken asıl konu bu. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Yolsuzluğu sadece belli bir kesime yönelik söylemek doğru değil; siz bunun yasal zeminini açtığınızda, bunu iş edinenlerle başlayan ama sonrasında solda siyaset yapan bir takım insanların da bu yasal zeminleri kullandığını, bunlarla ilgili baskı oluşturmaya çalıştıklarını izliyoruz. Yani bu alanda mücadele etmek hiç de kolay değil, “her şey yasal” çünkü… Sizi, bu mücadelede yalnızlaştıracak kadar yasal…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-47540 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/02/0b1df270-bd32-4ade-a409-2b1fec5f7636-640x853.jpg" alt="" width="264" height="352" />Dolayısıyla, bu tür durumların meşru olduğu bir yerde “insan hakları”ndan da söz etmek mümkün değil, çünkü insan haklarına yönelik her şey meşru zemin üzerinde yapılıyor. Sarı basın kartlarının bir gece de iptal edilmesinden, hiçbir suç kanıtı bulunmayan insanların cezaevlerinde olmasına kadar, her şey meşru, her şey yasal. Bu “meşru”durumda, sizin işkence ya da yolsuzluk diye baktığınız hiçbir şey yolsuzluk değil, işkence değil… Biz serap görüyoruz, çünkü çıplak kralın etrafı “sağ”dan,“sol”dan bu meşru zeminin nimetleri ile refaha erişmiş insanlarla dolu. Yani, zor bir alan.</span></p>
<p><b>Bu tespitlerin, toplumdaki yansımalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’de geniş kesimlerin “demokrasinin gerilemesi, yolsuzluğun artması, insan hak ihlallerinde yükselme” sizce toplumun büyük kesiminin öncelikli sorunlar arasında yer alıyor mu? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hepimizin öncelikli sorunu yolsuzluk olmalı… Yolsuzluk yoksullaştırıyorsa, yoksulluk da insan hakları ihlalidir bana göre. Bu durumda, demokrasi geriler, demokrasinin gerilemesi demek aynı zamanda ifade özgürlüğünün ve eğitimin de gerilemesi anlamına gelir ki, bu da çocuklarımızın geleceğinin yok edilmesi demektir.</span></p>
<p><b>“Sınıfsızlar Sınıfı: Geleceği Olmayan Kesim”</b></p>
<p><b>“Sınıfsızlar sınıfı” kavramını kullanarak tanımladığınız kesim için, demokrasi kavramı ne ifade ediyor sizce? Demokrasi ile yoksulluk arasındaki bağı nasıl ifade edersiniz?   </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Sınıfsızlar sınıfı” kavramı bana ait bir kavram değil, Selçuk Salih Caydı hocanın kullandığı bir kavramdı. Benim de çalıştığım alana oturduğu için, bu ifadeyi kullanmıştım. Yani bir sınıfa ait olmayanlar, geçici işlerde çalışanlar, güvencesizler, gelecekleri olmayan bir kesim. Sınıf atlaması zor bir kesim ; açlık sınırının da altında, derin yoksulluk yaşayanlar.  Demokrasinin olduğu yerde sosyal adalet varsa, sosyal adaletin olduğu bir ülkede birinci konu yoksulluk olmalı ve eşitsizliğin olduğu her alanda mücadele edilmesi gerekir. Yani yoksulluk nedeni ile erişilemeyen her alanda eğitimde, istihdamda barınma ve sağlıkta. </span></p>
<p><b>Şişli Belediye Meclis üyesiniz, siyasete yerel ve ulusal düzeyde yaklaşımınız nedir? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gazeteci olarak “haber” yaptığım insanların gerçek hayatlarında bir değişim yaratamadığımı görmek beni rahatsız etti ve bu nedenle sivil topluma geçtim. Ben sivil toplum alanında 15 yılı aşkın sahada kent yoksulluğu ve özelde Türkiye’nin birçok bölgesinde Roman mahallelerinde çalıştım; yani sınıf olarak ve özellikle sosyal dışlanmayla birlikte derin yoksulluk yaşayan gruplarla. Şimdi kent yoksulluğu ile ilgili bu çabalarımı, gönüllü olarak hem Şişli Belediyesi’nde hem de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde sürdürmeye devam ediyorum. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnanıyorum ki, Türkiye’nin en büyük sorunu hatta şimdi dünyaya baktığınızda da en önemli sorun yoksulluk. 15 yıl sahada aktivist olarak çalışan biri olarak, abartmıyorum, bununla övünmüyorum ama binlerce insanın hayatında, özellikle çocukların hayatında bir değişim, bir farkındalık yarattığıma inanıyorum. Ama onlarla çalışırken onların kültürlerini, yaşam biçimlerini değiştirmek için değil, eşitsizliği gidermek için çabaladım. Çalıştığım mahallelerde bir çocuğun ihtiyacının karşılanmasından ziyade, eşit haklara ulaşabilmesi, hak temelli bir anlayışla yoksulluğun azaltılması yönünde çabasını gösterdim. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yani bir nimet, karşılıklı biat ve itaat anlayışıyla değil, hakkını arayan ve hesap sorabilen bir topluluğu yaratma anlayışı ile mahallelerde çalışmalarımı sürdürdüm. Birçok yoksul mahallede çocuklar ve kadınların kolay erişebilecekleri merkezlerin açılmasına öncülük ettim, annelerin sokağa çıkıp sosyal hayata katılmaları için çaba gösterdim. Bu çabayı gösterirken, ilgili kamu kurumlarını (bakanlıkları, belediyeleri, kaymakamlıkları, muhtarları) yoksullukla ilgili “ihtiyaç sahibi” kişiler yaklaşımıyla değil,  hak temelli anlayışla hareket etmeleri için zorladım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kamu ile ilişkimde, eşitsizliği yaratan aktörün kamu kurumları olması durumunda, kamu gücü karşısında hakları ihlal edilenlerin yanında durdum. Hiçbir zaman bu ilişki biçiminden taviz vermedim, şu anda da vermiyorum. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ancak şunu vurgulamak çok önemli:  kamu, yoksulluk ile mücadele politikası üretmez ise sivil toplum örgütleri ne yaparsa yapsın, bu alanda gerçek bir dönüşüm sağlanamaz. Dahası, sivil toplum alanı da maalesef devlet politikaları ile yaptırımlarla daraltılmaya başlandı. Kamu, sivil toplumu ötelemeye başladı. </span></p>
<p><b>Türkiye’de sivil toplum ve STK’ların çalışmaları hakkında değerlendirmeniz nedir? Sizce Türkiye’de sivil toplum ne ölçüde başarılı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-47541 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/02/0ded7b07-a848-4ecd-b45e-93d013a8b049-640x853.jpg" alt="" width="347" height="462" />Sivil toplum şu anda, az önce bahsettiğim gibi, her alanda tıkanmış durumda. Siyasi olarak tıkamanın yanı sıra, sadece raporlar üreten bir hale geldi. Yayınlanan bu raporların sonuçlarının sahada uygulanabilir hale gelmesi neredeyse imkânsız. Birçok sivil toplum örgütü kapandı. Bunun yanı sıra,  sivil toplum çalıştay ve toplantılar dışına çıkamamış durumda. Bu, bütün sivil toplum için geçerli olmasa da, uluslararası alanda da böyle. Türkiye’de bakanlıklarla protokolü olan uluslararası kuruluşlar da aynı durumda; çocuk ve yoksulluk alanında çalışanlar, devletin ilgili bakanlıklarına sosyal politikalar anlamında elle tutulur bir şey önermiyor. Yoksulluk, korkunç bir biçimde büyüyor ama bizler salon toplantıları dışına çıkamadık henüz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Henüz sokaktaki insanın dilini bilmeyen ama yoksulluk araştırmaları yapan ve raporlar yazanlar, bu yoksulluğu hak temelli bir anlayıştan çıkartıp, kişisel duruma indirgiyor. Örneğin, Roman çocuklarla ilgili okul devamsızlığı üzerine yazılmış bir raporda, çocukların okula gitmeme nedeni “ yanlış arkadaş seçimine” indirgiyor. Neye göre, kime göre yanlış arkadaş? Başta da söylediğim gibi, biz eğer soruna hak temelli bakmaz isek, her sorunu bireyin davranışlarına bağlarız. Yani çocuğun “yanlış” arkadaş seçimi değil, okulda yaşadığı ayrımcılık, ya da tek odalı evlerde yaşaması, gıdaya erişememesidir önemli olan.</span></p>
<p><b>Artan işsizlik rakamlarına ve yoksulluğa sivil toplum nasıl katkı sunabilir? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sosyal bir devletin en önemli ortağı sivil toplumdur. Ama maalesef sivil toplum her alanda kodlanan ve ayrımcılığa uğrayan bir topluluk haline geldi. Sivil toplumun yapması gereken tek şey hangi alanda çalışıyorsa çalışsın, devlet kurumlarına bir partinin kurumu olmadıklarını, her nerede iseler bu kamu kurumlarının orada yaşayanlara eşit hizmet için var olduklarını</span><span style="font-weight: 400;"> anımsatmaları gerekir. </span></p>
<p><b>Türkiye, Roman Hakları Forumu (ROMFO) ile ilgili faaliyetlerinizden de bahseder misiniz? Roman ve diğer dezavantajlı grupların haklarında bir iyileşme olduğu söylenebilir mi? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2012 yılında Roman Hakları Forumu’nun (ROMFO) oluşumu için tüm Roman temsilcilerine çağrıda bulundum ve bir araya gelmelerini sağladım. 2014 yılına dek,  80’i aşkın dernekle bir arada durmayı başardık. ROMFO, ilk Roman Strateji Eylem Planı’nın ortaya çıkmasına ve Stratejinin Resmi Gazetede yayınlamasına vesile olanlardan biri oldu. Aynı zamanda 90 yıllık bir tabuyu yıkarak, CHP’den bir Roman milletvekili çıkarmayı başardık. Sonrasında her alanda olduğu gibi kutuplaşmalar oldu. ROMFO da doğal olarak ayrılmalara ve yeni grupların oluşmasına neden oldu. Bu da doğal bir süreç çünkü Romanların örgütlenme tarihi son on yılda başladı. Buna rağmen, bu alanda çalışma yapan yüzlerce dernek var şimdi. Her ne kadar ayrı görüş ve siyasallaşma içinde olsalar da, her Roman temsilcisinin hedefinin, Roman toplumunun eşit haklara ulaşabilmesi olduğuna inanıyorum.</span></p>
<p><b>“Domlar, Mülteciler İçinde En Yoksul ve En Fazla Ayrımcılığa Uğrayanlar” </b></p>
<p><b>Türkiye’de yaşayan mültecilere ilişkin bir çalışmanız var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mültecilere ilişkin yaptığım çalışma Suriye’den gelen Roman, Dom ve Abdal gruplara yönelik oldu. 2016 yılında Kalkınma Atölyesi’nin organize etmesi ile Kemal Vural Tarlan’la birlikte yaptığımız araştırmada</span><span style="font-weight: 400;">,  Suriyeli Abdal ve Domlar’ın göçmenler içerisinde en yoksul ve en fazla ayrımcılığa uğrayan kesim olduğunu gördüm. Öyle ki mülteci kampları da dahil, kendi mezhep ve inançları nedeniyle kalamadıklarına ve ayrımcılığa uğradıklarına tanık oldum. Bu nedenle İstanbul’da yoğun olarak yaşadıkları Cibali’de sokakta mendil satan, su satan çocukların yoğun olduğu bir mahallede hiçbir yerden bütçe desteği almadan, bankadan kredi</span><span style="font-weight: 400;"> çekerek çocuklara yönelik “Bulut Ev” adlı bir merkez kiraladım. Gönüllü arkadaşlarımızla, yedi ay yaklaşık 50 çocuğa eğitim verdik.  Maalesef sonrasında, devletin mültecilerle çalışan sivil toplum örgütlerine getirdiği kısıtlamalar, genelgeler nedeni ile bu merkezi kapattık. Bu arada, Harbiye’de kurucusu olduğum ve sosyo-ekonomik olarak risk altındaki çocuklar için okul sonrası sosyal etkinlikler düzenlediğimiz Çimenev dört yıldır sürüyor. Şimdi Çimenev Şişli Belediyesi ile yapılan protokolle örnek bir mahalle evi modeli oldu.</span></p>
<p><b>Diğer sivil aktörlere ne önerirsiniz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Önereceğim tek şey sahaya inmeleri; sahadaki değişim için yerel kamu kurumlarını zorlamaları&#8230;</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/05/yoksulluk-insan-haklari-ihlalidir/">&#8221;Yoksulluk İnsan Hakları İhlalidir&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuk Hakları İçin Çalışan Aksakoğlu&#8217;nun Tutukluluğuna İtiraz</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/20/cocuk-haklari-icin-calisan-aksakoglunun-tutukluluguna-itiraz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Uçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Nov 2018 12:26:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Bernard Van Leer Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Hacer Foggo]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul95]]></category>
		<category><![CDATA[yiğit aksakoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32514</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anadolu Kültür’e yapılan operasyon kapsamında gözaltına alınan hak savunucusu Yiğit Aksakoğlu’nun tutuklanmasına tepkiler sürüyor. Avukat Aslı Kazancı, tutukluluğa itiraz edeceklerini belirtirken, Bilgi Üniversitesi'nden Alper Akyüz, "Çocukların iyi hali için çabalayan Yiğit Aksakoğlu'nun çağrıldığı takdirde ifade vermeye gidecekken, çocuklarının yanında gözaltına alınması trajik " dedi. Aksakoğlu'nun birlikte hak savunuculuğu yaptığı Tolga İslam ve Hacer Foggo, Çocuk Hakları Koruma Günü'nde bu alanda çalışan Aksakoğlu'nun tutuklanmasının izah edilebilir yanı olmadığını belirterek, bir an önce serbest bırakılmasını dile getirdiler.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/20/cocuk-haklari-icin-calisan-aksakoglunun-tutukluluguna-itiraz/">Çocuk Hakları İçin Çalışan Aksakoğlu&#8217;nun Tutukluluğuna İtiraz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akademi, STK ve yerel yönetimler arasında köprü kurarak 0-3 yaş arası erken çocukluk dönemi için İstanbul95 projesini yürüten Bernard van Leer Vakfı Türkiye Temsilcisi Yiğit Aksakoğlu, Anadolu Kültür’e yapılan operasyonda göz altına alındıktan sonra ‘sivil itaatsizlik ve şiddetsiz eylem adı altında yeniden çeşitli gösteri ve eylemlerin yapılmasına yönelik bir takım eğitimler ve konuşmalar düzenlendiği kanaatine ulaşıldığı” suçlamasıyla tutuklandı. Sivil toplum alanında uzun yıllar önemli çalışmalar yürüten son yıllarda da erken çocukluk dönemiyle ilgili çalışan Aksakoğlu’nun tutukluluğu, kamuoyunda büyük bir üzüntü ve şaşkınlıkla karşılandı.</p>
<p>Aksakoğlu’nun Avukatı Aslı Kazancı, müvekkilinin 2013 yılında başlatılan, Kavala dosyası açısından kullanışlı olduğu düşüncesiyle 5 yıl sonra tekrar kapağı açıldığı anlaşılan bu soruşturmada haksız ve hukuka aykırı bir biçimde tutuklandığını belirterek, “Soruşturma dosyasında gizlilik kararı olduğu İçin inceleme imkanımız olmadı. Ancak yöneltilen sorulardan 2013 yılının Haziran ayı itibariyle Yiğit Aksakoğlu hakkında iletişimin dinlenmesi ve fiziki takip kararları alındığı ve uygulandığı anlaşılıyor. O dönemde iletişimin dinlenmesi ve fiziki takip talep eden savcı, talep doğrultusunda karar veren hakim ve bu kararları uygulayan polis memurları büyük bir ihtimalle bugün FETÖ’den ihraç edildiler. Ancak ne yazık ki onların yarım bıraktığı kumpas dosyası bugün tekrar açıldı” dedi. Aksakoğlu’nun  6 ay boyunca tüm telefon görüşmelerinin kayıt altına alındığı ve her adımının izlendiğinin anlaşıldığını belirten Kazancı, “Her nasılsa “içeriğine ulaşılamamış” bir toplantı nedeniyle 5 yıl sonra tutuklanıyor. Tutuklama kararı, sulh ceza hakiminin kendi vurgusuyla  ‘bu anlamda karanlıkta kalan yönleri olan’ bir delile dayanarak verilmiştir. ‘Şüpheden sanık yararlanır’ ilkesi ihlal edilmiş, karanlıkta kalan yönleri olduğu, yani açık ve net olmadığı kabul edilen bir delil esas alınmış ve savcının talebi doğrultusunda Yiğit Aksakoğlu tutuklanmıştır. Böylece, çözüm sürecine destek için, bölgede yaşanan şiddetin sona ermesi için, şiddetsiz eylem yöntemini savunmuş olan müvekkilimizin, şiddetsiz eylemlerle geziyi yaygınlaştırmaya çalışıyormuş gibi değerlendirildiği ve inanılmaz bir şekilde &#8220;cebir ve şiddet&#8221; kullanarak hükumeti devirmeye çalıştığının kabul edildiği anlaşılmaktadır.” dedi. Kazancı ‘büyük hukuksuzluk’ olarak nitelendirdiği durumun düzeltilmesi için itirazda bulunacaklarını da kaydetti.</p>
<p>&#8220;Sivil Alan Daraltılıyor&#8221;</p>
<p>Yiğit Aksakoğlu ile 1990’larda  Avrupa Öğrencileri Forumu Kulübü (AEGEE) çalışmalarında tanıştıklarını belirten Bilgi Üniversitesi&#8217;nden Alper Akyüz, &#8220;Daha sonra Bilgi Üniversitesi STK Yönetimi Birimi’nde yıllarca birlikte çalıştık. Yiğit Aksakoğlu yıllardır Türkiye’de sivil toplumun gelişmesi, ifade ve düşünce özgürlüğü için çalışmalar yapan, dersler veren, kitap yazan biri. Bu bilgileri daha çok kişiye ulaştırmak için samimiyetle çaba gösteren bir hak savunucusu…Bu haklar temel insani haklar olarak uluslararası sözleşmelerle korunmuş yasal haklardır. Ancak Aksakoğlu tam da bu yasal haklarını toplum yararına kullandığı için tutuklanmış görünüyor.&#8221; dedi. Dünyanın genelinde sivil alanın daralması fenomeniyle karşı karşıya olduğumuzu belirten Akyüz, &#8220;Türkiye bu konuda biraz daha ön cephede görünüyor. Bu tip operasyonlar herkesi suskunluğa itmek, sivil alanın daralmasına, en temel haklar için bile savunuculuk yapmamaya itmek gibi gayelerle yürütülüyor. Sivil toplum bu tip operasyonlarda genel itibariyle tam da yapılmak istenen amaca hizmet edecek şekilde bir suskunluğa gömülüyor. Bir elin parmağını geçmeyecek itirazlar yükseliyor. İtirazların ille sert bir muhalefetle yapılması gerekmiyor. Burada öncelenmesi gereken; bu tip operasyonların, tutuklamaların sivil toplumun anayasal haklarla teminat altına alınan toplantı yapma, örgütlenme özgürlüğü gibi ana faaliyet alanlarını tehdit eden bir durum olduğunun gözler önüne serilmesidir. Bu sadece operasyona maruz kalanların değil tüm sivil toplum camiasının sorun etmesi gereken bir durum, çünkü daraltılan hem bizim hem de toplumun özgürlük alanı…&#8221; diye konuştu. Çocuğun iyi hali için çalışan Yiğit Aksakoğlu’nun çağrıldığı taktirde ifade vermeye kolaylıkla gidebilecekken, sabahın erken saatlerinde gözaltına alınmasının büyük bir haksızlık ve ironi olduğunu dile getiren Akyüz, “Biri 7, diğeri 2,5 yaşında iki çocuğu var. Bu onlar için başlı başına bir travma. Aynı zamanda eşi için de çok zor bir durum. Aile yakınları, arkadaşları destek olmaya çalışıyor ama çocuklar olağanüstü bir durumun yaşandığının farkında, gözaltının kendisi zaten yeterince travmatik.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>“Yaşatılanlar İçin Özür Dilenmeli”</strong></p>
<p>Yiğit Aksakoğlu ile geçtiğimiz yıllarda ‘asker hakları’ alanında önemli çalışmalar yürüten akademisyen Tolga İslam da, bu yanlıştan bir an önce geri dönülmesini dile getirdi. Aksakoğlu’yla 2011 yılında toplumdaki hemen herkesi doğrudan ya da dolaylı etkileyen ‘asker hakları’ konusunda hak savunuculuğu yaptıklarını belirten İslam, “Türkiye’de on yıllardır devam eden, herkesin bildiği ama kimsenin bir şey yapmadığı bir konuyu, zorunlu askerlik sırasında erlerin yaşadığı kötü muameleleri, hak ihlallerini görünür kılmaya çalıştık. Bu sorunun ortadan kaldırılması için bir çok faaliyet yaptık. Defalarca Meclis’e gittik, çoğunluğu Ak Partili olmak üzere bir çok milletvekili ile görüştük. Savunma Bakanıyla görüştük, medya üzerinden görünür olması için çabaladık. Ve netice de aldık, askerlerin işkence gördüğü diskolar (disiplin koğuşları) kaldırıldı. Rütbeli askerlerin zorunlu askerlere karşı tavırlarında hissedilir değişiklikler oldu.” Dedi. Bu çalışmaları küçük bir ekiple yaptıklarını belirten İslam, “ Tamamen gönüllü olarak, kendi kişisel zamanından, ailesine, çocuklarına ayıracağı zamandan çalarak, kimsenin umursamadığı toplumsal bir sorunun ortadan kalkması için yıllarını veren, emek harcayan biridir Yiğit… Toplumda böyle insanların sayısı zaten çok az. Yiğit gibi insanların cezalandırılması değil, ödüllendirilmesi gerekir. Yiğit’in bir an önce serbest bırakılması gerek ama bu yeterli değil. Bu yaşatılanlar için kendisinden özür de dilenmeli” şeklinde konuştu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-20752 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/10/hacer-foggo_445825-e1507138636324.jpg" alt="" width="251" height="230" />Roman hakları olmak üzere sivil toplum çalışmalarıyla bilinen Hacer Foggo da, Yiğit Aksakoğlu’nun sivil toplum alanında uzmanlaşmış biri olarak kendisiyle birlikte bir çok kişiye eğitimler verdiğini kaydetti. Aksakoğlu’ndan çok şey öğrendiğini ve hak temelli sivil toplumun oluşmasında katkılarının çok olduğunu dile getiren Foggo, “Özellikle son yıllarda erken çocukluk eğitimi ile ilgili yaptığı çalışmalar çok önemli. Bu alanda çalışan; sivil toplumu, akademiyi, belediyeyi, okulu, kamuyu da dahil ederek modeller oluşturan pek kimse yok. Yiğit iyi bir dünya için ve çocukların geleceği için çalışan bir arkadaşımız değil ceza evine göndermek bugüne kadar yaptıkları için ödüllendirilmeli.” diye konuştu. Foggo sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada da; &#8220;Bugün Dünya Çocuk Hakları Günü çocukların da, bebeklerin de haklarını yıllardır gözetip kollayan arkadaşımızı bırakın&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Yiğit Aksakoğlu Kimdir?</strong></p>
<p>Yiğit Aksakoğlu, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde İnşaat Mühendisliği eğitimi aldıktan sonra master için İngiltere’ye gitti.  London School of Economics’te Sivil Toplum Yönetimi üzerine yüksek lisans yaptı. 10 yıldır çeşitli sivil toplum kuruluşlarında gönüllü ve profesyonel olarak çalıştı. Üniversiteler, STK’lar, kamu kurumları ve vakıflar olmak üzere birçok kuruluş ile işbirliği yürüten Aksakoğlu, Bernard van Leer Vakfı, Türkiye Temsilcisi olarak İstanbul95 projesinin koordinatörlüğünü yapmaktadır. Aksakoğlu, lisans eğitimi aldığı inşaat alanında çalışmak istemeyip, sivil toplum alanında yüksek lisans yapmasının sebebini şöyle anlatıyor…</p>
<p><iframe loading="lazy" title="Yigit AKSAKOĞLU - İngiltere Macerası" src="https://player.vimeo.com/video/120164920?dnt=1&amp;app_id=122963" width="500" height="281" frameborder="0" allow="autoplay; fullscreen; picture-in-picture; clipboard-write; encrypted-media"></iframe></p>
<p>Aksakoğlu&#8217;nun tutukluluğuyla ilgili sosyal medyada yapılan yorumların bazıları şunlar&#8230;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32560" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1418.png" alt="" width="570" height="177" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1418.png 570w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1418-320x99.png 320w" sizes="auto, (max-width: 570px) 100vw, 570px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32561" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1420.png" alt="" width="563" height="195" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1420.png 563w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1420-320x111.png 320w" sizes="auto, (max-width: 563px) 100vw, 563px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32562" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1421.png" alt="" width="564" height="220" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1421.png 564w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1421-320x125.png 320w" sizes="auto, (max-width: 564px) 100vw, 564px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32563" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1421_001.png" alt="" width="569" height="180" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1421_001.png 569w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1421_001-320x101.png 320w" sizes="auto, (max-width: 569px) 100vw, 569px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32564" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1422.png" alt="" width="567" height="156" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1422.png 567w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1422-320x88.png 320w" sizes="auto, (max-width: 567px) 100vw, 567px" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/20/cocuk-haklari-icin-calisan-aksakoglunun-tutukluluguna-itiraz/">Çocuk Hakları İçin Çalışan Aksakoğlu&#8217;nun Tutukluluğuna İtiraz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
