<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Göç İdaresi Genel Müdürlüğü arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/goc-idaresi-genel-mudurlugu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/goc-idaresi-genel-mudurlugu/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Dec 2021 09:52:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Göç İdaresi Genel Müdürlüğü arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/goc-idaresi-genel-mudurlugu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;STK’lar için Yenilikçi Finansman Yöntemleri&#8217; ve &#8216;Bağışçıların ve Hayırsever Kurumların Haritalandırılması&#8217; Rehberleri Yayınlandı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/01/stklar-icin-yenilikci-finansman-yontemleri-ve-bagiscilarin-ve-hayirsever-kurumlarin-haritalandirilmasi-rehberleri-yayinlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Dec 2021 09:52:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışçıların ve Hayırsever Kurumların Haritalandırılması Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Göç İdaresi Genel Müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Göç ve Sivil Toplum Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[STK’lar için Yenilikçi Finansman Yöntemleri Rehberi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=76428</guid>

					<description><![CDATA[<p>Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen 'Göç ve Sivil Toplum Projesi' kapsamında STK’ların Sürdürülebilirliğinin ve Bağımsızlığının Desteklenmesi için STK Fon Mekanizmalarının Araştırılması çalışmasında 'Bağışçıların ve Hayırsever Kurumların Haritalandırılması Rehberi' ile 'STK’lar için Yenilikçi Finansman Yöntemleri Rehberi' hazırlandı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/01/stklar-icin-yenilikci-finansman-yontemleri-ve-bagiscilarin-ve-hayirsever-kurumlarin-haritalandirilmasi-rehberleri-yayinlandi/">&#8216;STK’lar için Yenilikçi Finansman Yöntemleri&#8217; ve &#8216;Bağışçıların ve Hayırsever Kurumların Haritalandırılması&#8217; Rehberleri Yayınlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“STK’lar için Yenilikçi Finansman Yöntemleri Rehberi”, STK’lar için fonlar haricindeki kaynak fırsatlarını stratejik olarak gözden geçirmek ve faaliyetlerini finanse etmenin yeni yollarını planlamalarına destek vermek için hazırlandı. STK’ların sürdürülebilirliklerini sağlamak için fon odaklı kaynak geliştirme yöntemleri dışında, çeşitli yöntemler de kullanma ihtiyacına yönelik olarak hazırlanan Rehber, göç alanında çalışan STK’lar için faydalı olmasının yanı sıra, aynı zamanda STK’ların göç alanındaki çalışmalarına kaynak sağlamak için daha sürdürülebilir yollar keşfetmekle ilgilenen işletmeler ve belediye yetkilileri ve diğer donör kuruluşu olan paydaşlar için de faydalı bir kaynak olarak kurgulandı.</p>
<p>“Bağışçıların ve Hayırsever Kurumların Haritalandırılması Rehberi”, göç alanında faaliyet gösteren STK’lara finansal destek sağlayan kurumların, kuruluşların ve programların haritalandırılıyor. Rehber, STK’ları finansman kuruluşları hakkında bilgi edinme ve finansman kaynaklarına erişim konusunda desteklemeyi ve finansal destekler hakkındaki bilgilerin yanı sıra proje geliştirme konusunda da teknik bilgi veriyor.  Rehberin dijital versiyonunda her fon kaynağı için online linkler yer alıyor. Ayrıca,  en güncel bilgiler ilgili web sitelerinden edinilebiliyor.</p>
<p>Rehberlerin dijital versiyonlarına proje <a href="http://gocvesiviltoplum.org/" target="_blank" rel="noopener">web sitesinden</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/01/stklar-icin-yenilikci-finansman-yontemleri-ve-bagiscilarin-ve-hayirsever-kurumlarin-haritalandirilmasi-rehberleri-yayinlandi/">&#8216;STK’lar için Yenilikçi Finansman Yöntemleri&#8217; ve &#8216;Bağışçıların ve Hayırsever Kurumların Haritalandırılması&#8217; Rehberleri Yayınlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Türkiye’de Suriyelilerle Uyumu Artık Konuşmamız Gerekiyor&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/03/turkiyede-suriyelilerle-uyumu-artik-konusmamiz-gerekiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Selim Vatandaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Jul 2021 09:37:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[göç]]></category>
		<category><![CDATA[Göç İdaresi Genel Müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[göçmen]]></category>
		<category><![CDATA[Hilal Barın]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeliler]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal entegrasyon]]></category>
		<category><![CDATA[uyum politikası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72262</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde Öğretim Üyesi olan Hilal Barın, Türkiye’deki Suriyelilerin uyum sürecinde sivil toplum kuruluşlarının rolünü inceledi. Sivil toplumun Suriyelilerin uyumuna ilişkin sistemli bir akademik çalışmada bulunmadığı kaygısı ile gerçekleştirilen araştırmaya göre; Türkiye’de STK’lar Suriyelilerin uyumunu kolaylaştıracak birincil aktörler arasında yer alıyor. Suriyelilerin uyumu için insani yardım, hukuki destek, danışmanlık, istihdam, sağlık, eğitim, mesleki eğitim, kültür-sanat, araştırma ve konferans gibi çalışma alanlarına yoğunlaşan STK’lar fiili olarak başlayan uyum sürecinin giderek hızlanmasını sağlıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/03/turkiyede-suriyelilerle-uyumu-artik-konusmamiz-gerekiyor/">&#8216;Türkiye’de Suriyelilerle Uyumu Artık Konuşmamız Gerekiyor&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye uluslararası göç akışında kritik bir konumda. Güneyden kuzeye, doğudan batıya ve az gelişmiş ülkelerden gelişmiş ülkelere yönelen göç hareketinde hedef ülkesi Avrupa olan birçok göçmenin yolu Türkiye’den geçiyor. Bu noktada Türkiye’nin hem kaynak, hem geçiş ülkesi hem de bazı göçmenler için hedef ülke olduğunu söylemek mümkün. Nitekim Türkiye’deki akademik göç yazını da göçün getirdiği cereyanların kısa ve orta vadede tartışmaya devam edileceğini vurguluyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün sunduğu resmi rakamlara göre halihazırda 3.6 Milyon Suriye uyruklu kişi bulunuyor. Diğer uyruklardan ise 320 bin kişinin Türkiye’de yaşamını sürdürdüğü ifade ediliyor. Gayrı resmi rakamlar ise Türkiye topraklarında 5 milyonun üstüne yabancının olduğunu ifade ediyor. Her ne kadar koronavirüs döneminde uluslararası göç akışı radikal bir şekilde düşüş gösterse de “göç” dünyanın her zaman olduğu gibi kimilerince kabullenilmesi zor bir gerçeği olmaya devam ediyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öyle ki Birleşmiş Milletler dünyada uluslararası göçmen sayısının 2000 yılından beri %50 arttığını ifade ediyor. Dünya üzerinde en az 244 milyon göçmen yer değiştiriyor. Göçmenlerin aslında büyük bir kısmını kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. Durum böyleyken göç akışından neredeyse etkilenmeyen ülke kalmadığını söylemek mümkün.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle yoğun göç akışına sahip ülkeler göçmenleri “misafir” olarak kabul etmenin ötesinde artık “uyum” çalışmalarını da tartışmaya başlıyor. Örneğin, göçmenler için hedef ülke konumunda olan Almanya uyum çalışmalarında önde gelen ülkelerden biri konumunda.</span></p>
<h5><b>Suriyelilerin Kısa Vadede Dönebilmesi Mümkün Değil</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’ye ilk Suriyeli girişinin üzerinden tam 10 yıl geçti. Süreç içinde 680 binden fazla Suriyeli çocuk Türk eğitim sistemine dahil edildi. 1 milyondan fazla Suriyeli aktif olarak çalışmaya devam ediyor. Örneğin TEPAV raporunda Suriyelilerin Türkiye’de 20 Binden fazla şirket kurarak Türk ekonomisine katkı sağladığı ifade ediliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir yandan Türkiye’nin gönüllü geri dönüşü ve üçüncü ülkelere yerleştirmeyi teşvik etmesi gerektiği vurgulanırken bir yandan asıl ihtiyacın kapsamlı uyum çalışmaları olacağının altı da çiziliyor. Çünkü biliniyor ki Türkiye’deki Suriyelilerin gönüllü bir şekilde geri dönme ihtimalleri neredeyse yok. Örneğin </span><i><span style="font-weight: 400;">Save The Children</span></i><span style="font-weight: 400;">&#8216;ın araştırmasına göre, Suriyeli çocukların çoğu geleceklerini kendi ülkelerinde göremiyor ve Suriye&#8217;ye dönmek istese de bu talep halihazırdaki savaş koşulları nedeniyle imkansız görünüyor.</span></p>
<h5><b><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-72291 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/sivil-toplumun-rolu.jpg" alt="" width="251" height="387" />“Artık Resmi Olarak Uyum Çalışmalarının Konuşulması Gerekiyor.”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Dr. Öğretim Üyesi Hilal Barın yaklaşık dört yıl süren doktora çalışmasında kamu kurumları ve saha görüşmeleri neticesinde Suriyelilerin büyük bir kısmının Türkiye’de kalıcı olduğu sonucuna ulaştığını ifade ediyor. Doktora çalışmasını “Türkiye’deki Suriyelilerin Enterasyonunda Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolü” başlığı ile kitaplaştıran Hilal Barın ile Türkiye’de göç çalışan STK’ları konuştuk.</span></p>
<p><b>Yaptığınız saha çalışmasına göre STK’larla ilgili öne çıkan en önemli bulgu neydi acaba?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle son yıllarda göçün yoğunlaşması ile STK’lar sundukları hizmetler bağlamında göçmenler için devlet dışı aktörler olarak vazgeçilmez unsurlar haline geldi. Bu kuruluşlar göçmenleri koruma ile ilgili raporların hazırlanması, kamuoyunun ve medyanın haberdar edilmesi; göçmenlere barınma sağlanması, hukuki ve toplumsal danışma ve eğitim programları sunulması; sağlık, kalkınma, danışma, yerleştirilme ve uluslararası yardımlara ulaşma gibi konularda yardım etmeye devam ediyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de de bu gibi süreçleri kolaylaştırmak için özellikle Suriye krizi sonrasında STK’lar tarafından Suriyelilere yönelik sahada gerçekleştirilen yardımlar, programlar, faaliyetler, kampanyalar ve projeler Suriyelilerin toplumsal entegrasyonuna çok büyük rol oynadı. Bu faaliyetlerin yanı sıra devlet ve devletin yardım kurumlarının çalışmalarını ve Türkiye halkını mobilize ederek tüm dünyada krize neden olan Suriyelilerin “de facto entegrasyon” sürecine aracılık ettiler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu çerçevede, Türkiye&#8217;de STK’lar birincil tamamlayıcı aktörler olarak faaliyetleri ile Suriyelilerin entegrasyonunu kolaylaştırmaktadırlar. Nitekim, sahada yaygın olarak STK’lar tarafından gerçekleştirilen bütünleştirici eylemlerin, Suriyeliler ile Türkiye toplumunu bir araya getirme girişimi etrafında odaklandığını müşahede ettim. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">STK’lar, şehirlere yerleşen Suriyeliler için insani yardım, nakit yardımı, psiko-toplumsal destek, istihdam, hukuki danışmanlık, toplumsal hizmetler, sağlık hizmetleri, eğitim ve mesleki eğitim, kültür ve sanat etkinlikleri, farkındalık yaratma kampanyaları, konferanslar, çalıştaylar, hizmetlere erişim hakkında bilgi paylaşımı  noktasında birçok faaliyetler gösterdi. Saha düzeyinde aktif faaliyet gösteren bazı STK’ların, faaliyetlerindeki gönüllülük motivasyonu ile birlikte acil durum anında gece gündüz bu ortamı yaratmak için çalıştıkları söylenebilir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Suriyelilerin varlığına dair farklı motivasyon, yöntem ve perspektiflere sahip olmalarına rağmen, farklı ideolojilerden tüm STK’lar (dini [İslamcı ya da Hıristiyan], işçi sendikaları, dayanışma grupları, ‘hak temelli’ STK’lar, ‘ihtiyaç temelli’ hizmet sağlayan STK’lar) olağanüstü koşullar altında aynı sorunun üzerine eğildi. STK’lar tarafından oluşturulan platformlar, ortaklıklar ve koordine edilmiş ekipler -sahada zaman zaman aksaklıklar olmasına rağmen- görece başarılı bir şekilde Suriyelilerin uyumu için çalıştılar. </span></p>
<p><b>STK’ların uyum sürecine etkisi ne derecede?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu süreçte STK’ların Suriyelilere destek olmak için iyi ilişkiler kurma çabaları ve entegrasyon faaliyetlerinin devam ettirilmesi için koordineye dayalı bir yardım ve destek sistemi belirli ölçülerde gerçekleşti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu çalışmada, Suriyeliler özelinde çalışan STK&#8217;ların politikalarını insani yardım, hukuki destek, danışmanlık, istihdam, sağlık, eğitim, mesleki eğitim, kültür-sanat, araştırma ve konferans/atölye gibi çalışma alanlarına yoğunlaştıkları tespit edildi. Bunun yanı sıra göç konusuyla ilgilenen STK’ların toplumsal entegrasyon konusunda birçok çalışması bulunuyor. </span></p>
<p><b>Toplum, uyum sürecinde nerede acaba?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de göç yönetiminde STK’ların da mobilize ettiği toplumun bizatihi kendisidir. Farklı kültürlerin karşılaşmasıyla insanların bir arada hayatlarını sürdürme isteği ile aslında entegrasyon gerçekleşiyor. Toplumsal krizler, patlamalar yaşanmadan hayırseverlik duygularıyla gerçekleşen ve hayırseverliği aşan, toplumsal entegrasyonu sağlayan STK yapılanmaları tabandan bir örgütlenmeyi mümkün kılmış yeni bir toplumsal olgudur. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplumsal entegrasyonun gerçekleşmesi için STK’lar süreçte aktif olarak yer almış devlet ve yerel halkla uyumlu çalışmalar yürütmüştür. Bununla birlikte toplumsal kabulün yüksek olması ve devam etmesi söz konusu olsa da durumun hep bu seviyede ilerleyeceğini düşünmek yanıltıcı olur. Doğru politika ve stratejilerin belirlenmesi ve bu yönde hareket edilmesi gerekmektedir. Bu amaçla, entegrasyonun gerçekleşebilmesi için çift taraflı bir uyum söz konusu olmalı ve yerel halka güvenlik kaygıları yaşamamaları için yaşam standartlarında herhangi bir düşüş yaşanmayacağı noktasında da garantiler verilmelidir.</span></p>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-72293 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/uyum-politikasi.jpg" alt="uyum politikası" width="598" height="339" /></p>
<p><b>Uyum politikası artık zaruri mi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Suriye’de Mart 2011’den bu yana yaşanan iç savaşın bir ürünü olan Türkiye’deki Suriyelilerin kalıcılık ihtimalinin her geçen gün daha da artması geleceğe yönelik uyum politikalarının da ele alınmasını zorunlu kıldı. Uyum sorununa kısa vadeli politikalarla çözüm bulunamayacağını savunan bu çalışmalarda Suriyelilerin entegrasyonuna yönelik kurumsal düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Çünkü, sorun artık Suriyelilerin salt temel ihtiyaçlarını karşılanmasıyla çözülebilecek bir sorun olmaktan çıktı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’deki Suriyeliler siyasal, sosyal ve ekonomik yönleriyle bir uyum ve güvenlik sorunu haline geldi. Yaşanan sorunlar sadece Suriyelilerle mâl edilmez ve çözüm için Türkiye halkının da katıldığı iki taraflı uyum sürecinin başlatılması gerekiyor. Bu konuda yapılacak idari-yasal düzenlemelerin yanı sıra Suriyelilerin Türkiye’nin sosyal, ekonomik, kültürel, demografik ve güvenlik yapılarına nasıl entegre edileceği hususunda uyum çalışmaları yapılması elzem. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Entegrasyon konusu, Türkiye genelinde sürekli olarak yükselen bir halk ve politika tartışması haline geldi. Suriyeliler özelinde başarılı bir uyum sürecinin nasıl olacağı ve uyumun neleri içereceği ve toplumsal hayata nasıl uyum sağlanacağına ilişkin bir uyum politikası herkesin eşit bir şekilde katılacakları bir süreç olarak algılanmalıdır. </span></p>
<p><b>Türkiye için uyum sürecinde model bir ülke var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplumu oluşturan gruplar arasında ahengin sağlanması ancak kamu uyum politikaları ve grupların uyum stratejilerinin sosyal politika bağlamında ele alınması çerçevesinde birbirleriyle dengede tutularak sağlanabilecektir. Uyum stratejisinin; Avustralya, Kanada ve ABD gibi göçmen toplumlarda en fazla tercih edilen ve başarılı uyumu, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya gibi bazı ülkelerde, devletin ekonomik ihtiyaçları entegrasyon çabalarının üstüne çıkmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kendine yeterlilik ve ekonomik bağımsızlık, dil bilgisi ile (bazen daha göç etmeden kaynak ülkede test edilmektedir) birlikte en üst seviye entegrasyon önceliklerindendir. Letonya, Romanya ve Hollanda gibi bazı ülkelerde entegrasyon stratejilerinde toplumun ekonomik, sosyal ve kültürel yaşamına aktif katılıma özel önem verilmektedir. Finlandiya, Estonya, İrlanda, Lüksemburg, Polonya, Portekiz, İspanya gibi ülkelerde ise ev sahibi toplum ile göçmenler arasında pozitif ilişkilere odaklanılmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Örneğin Belçika’da devletin entegrasyon ile ilgili en önem verdiği konu, 2012 yılı Temmuz ayındaki kanun değişikliğinden itibaren entegrasyonun son basamağı olarak görülen Belçika vatandaşlığının elde edilmesidir. Finlandiya’da mevcut entegrasyon politikası ise farklı halk grupları arasında olumlu davranışlar ve işleyen ilişkileri esas almaktadır. Bu konu vatandaşların, siyasi karar alıcıların ve diğer kamusal aktörlerin bir sorumluluğu olarak görülmektedir. Polonya’da ise ülkeye girişlerin geçici olduğu vurgulanmakta ve dil bilgisi ile iş yaşamına giriş entegrasyonun temel önkoşulları arasında tanımlanmaktadır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu örneklerin biri yahut hepsi bize uyar denemez, her ülkenin kendi gerçeklikleri doğrultusunda tarihsel ve toplumsal dinamikler göz önüne alınarak kendine özgü bir model oluşturması gerekmektedir.</span></p>
<table>
<tbody>
<tr>
<td><b>Gelecekte Neler yapılabilir?</b></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Uyum için STK çalışanlarının eylem planı hazırlaması gerekiyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, AFAD ve diğer ilgili kuruluşları da uyum çalışmaları yapan STK’ları  eylem planına  dahil edebilir.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Suriyelilere karşı yerel halkın tepkisini ölçecek araştırmalar yapılarak, olası risklere karşı halkı bilgilendirmeye yönelik projeler başlatılabilir.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">STK’larla belediyeler arasındaki iletişimin güçlendirilmesi ve paydaşlıklar kurulması Suriyelilerin entegrasyonunun yönetiminde kolaylaştırıcı rol oynayacaktır.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Suriyelilerle ilgili çalışma yapan STK sayısı oldukça yüksek olmasına rağmen, bu kuruluşlar arasında genel bir koordinasyon bulunmuyor. STK’lar daha sık bir araya gelmeli.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Suriyelilerin hukuki mevzuat dâhilinde sahip olduğu haklar konusunda STK’lar aracılığı ile bilinçlendirilmesi gerekiyor.</span></li>
</ul>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><b>Kaynaklar</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><a href="https://www.tepav.org.tr/tr/calismalarimiz/s/399" target="_blank" rel="noopener">“TEPAV Suriye Sermayeli Şirketler Bülteni” Türkiye Ekonomi Politikaları Vakfı</a> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">‘Türkiye’deki Suriyelilerin gönüllü bir şekilde geri dönme ihtimalleri yok’, Hürriyet, 02.05.2021. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><a href="https://www.dw.com/tr/ara%C5%9Ft%C4%B1rma-suriyeli-%C3%A7ocuklar-geri-d%C3%B6nmek-istemiyor/a-56812073" target="_blank" rel="noopener">“Araştırma: Suriyeli çocuklar geri dönmek istemiyor”, Deutsche Welle, 09.03.2021.</a> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Barın, Hilal (2021). Türkiye&#8217;deki Suriyelilerin Entegrasyonunda Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolü, Kadim Yayınları: 1-368.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Erdoğan, M.ve Ünver, C. (2015) Türk İş Dünyasının Türkiye’deki Suriyeliler Konusundaki Görüş, Düşünce ve Önerileri, TİSK, Ankara, s. 8.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/03/turkiyede-suriyelilerle-uyumu-artik-konusmamiz-gerekiyor/">&#8216;Türkiye’de Suriyelilerle Uyumu Artık Konuşmamız Gerekiyor&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>30 Ekim Yaklaşırken; Mültecileri Neler Bekliyor? </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/19/30-ekim-yaklasirken-multecileri-neler-bekliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metehan Ud]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Oct 2019 07:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Abdulhalim Yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Güngören]]></category>
		<category><![CDATA[Göç İdaresi Genel Müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Hepimiz Göçmeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Süleyman Soylu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=43357</guid>

					<description><![CDATA[<p>Valiliğin, İstanbul’da kaydı bulunmayan Suriyeli mülteciler verdiği son tarih olan 30 Ekim’e sayılı günler kaldı. Kararın uygulanması halinde Suriyeli mültecileri neler beklediğini Hepimiz Göçmeniz’den Deniz Güngören  ve Avukat Abdülhalim Yılmaz ile konuştuk. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/19/30-ekim-yaklasirken-multecileri-neler-bekliyor/">30 Ekim Yaklaşırken; Mültecileri Neler Bekliyor? </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul Valiliği, 1 Ağustos&#8217;ta yaptığı açıklama ile geçici koruma kaydı İstanbul’da olmayan Suriyeli mültecilerin kenti terk etmeleri için 20 Ağustos’a kadar süre verdiğini duyurmuştu. İlerleyen günlerde ise İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, katıldığı bir televizyon programında bu sürenin 30 Ekim&#8217;e kadar sürdüğünü açıklamıştı. Son olarak açıklama yayınlayan Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, İstanbul kaydı bulunmayan Suriyeli mültecilerin kentten çıkışta kullanacakları yol izin belgelerini almaları için müdürlüklerine başvurmalarını istedi.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Valiliğin açıklaması ile birlikte mülteci geçişleri tekrar hareketlendi. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre sadece Eylül ayında geçiş esnasında durdurulan mülteci sayısı 67 bin 371. Yine müdürlüğün verilerine göre Eylül ayında 10 bin 720 mülteci sınır dışı edildi. BM rakamlarına göre ise Eylül ayında 12 bin üzerinde mülteci deniz ve kara yoluyla Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">30 Ekim’e günler kala İstanbul’da yaşayan Suriyeli mültecileri neler beklediğini, mülteciler açısından ne tür sonuçlar doğuracağını, hükümetin bu uygulamasının Türkiyeliler üzerindeki etkisini, sivil toplum kuruluşlarının neler yapması gerektiğini ve Suriye’ye yapılan son operasyonun geri göndermeleri nasıl etkileyeceğini Hepimiz Göçmeniz’den Deniz Güngören ve Avukat Abdülhalim Yılmaz ile konuştuk. </span></p>
<p><b>‘Karar Sadece Suriyelileri Etkilemeyecek’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-43360 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/hepimiz_gocmeniz2-640x480.jpg" alt="" width="310" height="232" />Hepimiz Göçmeniz’den Deniz Güngören, kararın sadece Suriyelileri etkilemeyeceğini belirterek, “Pek çok farklı halktan göçmen, zaten güvencesiz olan yaşam koşullarını, tanımadıkları yerlerde, kim bilir kaçıncı defa bir kez daha kurmak zorunda kalacak. Üstüne üstlük, yaşam kavgası içinde sürüklendikleri İstanbul’dan suçlu gibi gönderilecekler. Bu tarif daha önceki geri göndermelerde gördüğümüz türden olası sınır dışı etme vakalarını kapsamayan bir tarif. Bir şekilde denetim dışında kalanlar ise gittikçe derinleşen bir korkuyla yaşamak ve büyük ihtimalle daha da ucuz ve güvencesiz işlerde çalışmaya zorlanmış olacak” dedi. Göçmenleri gönderilecekleri illerde yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönelik bilginin olmadığını da ifade eden Güngören göçmenlerin büyük ihtimalle misafirperverlikle karşılanmayacağını ve daha da kötü ve güvencesiz işlerde çalışmak zorunda kalacaklarını dile getirdi. </span></p>
<p><b>‘Irkçı Söylem Üretenlerin Talepleri Meşrulaşacak’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul’da göndermelerin, göçmenlere yönelik nefret ve düşmanlık üreterek yükselen siyasetlerin söylem ve taleplerini meşrulaştırmak gibi son derece olumsuz bir politik etkisi olduğunu ekleyen Güngören, “Zira bu tür ırkçı siyasetler nihayetinde somut bir sonuç almış bulunuyor. Ve belki daha da önemlisi, devlet göçmenlerin, yurttaşların geri kalanından farklı olarak, temel hakları olan insanlar değil, düzenlenmesi gerektiği şekilde iradeleri dışında taşınabilen kişiler olduklarını eylemle ifade etmiş oluyor. Üstelik, İstanbul, kaydı başka yerde bulunan göçmenlerin ikamet ettiği tek şehir değil, bunu emsal olarak kullanmak isteyen şehirlerin çıkması da kaygı verici bir başka ihtimal. Örneğin, geçtiğimiz haftalarda Yalova Belediyesi şehrin yeni göçe kapandığını “müjdelemişti”; buradaki geri göndermelerden cesaret aldığını söylemek çok da abartılı olmayacaktır” diye konuştu. </span></p>
<p><b>‘STK’lar Mağduriyetleri En Aza İndirecek Çalışmalar Yapılmalı’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum kuruluşlarının olası insan mağduriyetlerini en aza indirmek için elinden geldiğince çalışması gerektiğini de ifade eden Güngören, “Kararın gerçekten uygulanması durumunda normalden daha fazla çaba ve kaynak gerektiren durumlar yaşanacağını öngörmek de zor değil. Biz, göçmenlerle dayanışmayı; toplumun, göçmenleri yurttaş olarak tarif eden bir şekilde yeniden tahayyül edilmesini siyasi taleplere tahvil edebilen, siyasi bir hareket ile mümkün olduğunu düşünüyoruz” dedi. Hükümete ilk çağrılarının kararın durdurulması ve mültecilik statüsünün tanınması olduğunu belirten Güngören kararın uygulanması durumunda ise kamunun şiddete ve aşağılanmaya maruz bırakılmadan, güvenli bir şekilde yerleştirme işleminin takipçisi olması gerektiğini ekledi.</span></p>
<p><b>‘Operasyonlar Göçmenlerin Durumlarını Zorlaştıracak’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Askeri operasyonların göçmenlerin durumunu daha da zorlaştırdığını da dile getiren Güngören şunları söyledi: “İnsanların en başta göç etmesine neden olan koşulları tekrar ortaya çıkarır, çözüm değildir. Milyonlarca insanın en başta göç etmesine sebep olan koşulları derinleştirecektir. Çözümün uydu bölgeler değil barış ve demokrasi olduğunu savunuyoruz. İsmi ne olursa olsun, askeri operasyonların böyle bir ortama katkı sağlamayacağının bilincinde olmak gerekir.  Son olarak, insanların iradesi dışında bir yerden bir yere taşınmasının temel insan haklarına aykırı olduğunu unutmamak gerektiğini vurgulamak istiyorum. Bunun göçmenlerin hiçbir nüfuzunun olmadığı bir siyasi ortamın konusu olması ise daha da utanç verici”. </span></p>
<p><b>‘Sınır Dışı Etme İşlemleri Devam Etti’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-43359 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/abdülhalim_yılmaz-640x359.jpg" alt="" width="390" height="219" />Mülteci hakları ve hak ihlalleri ile çalışmalar yürüten Avukat Abdulhalim Yılmaz </span><span style="font-weight: 400;">sürenin 30 Ekim’e kadar uzatılmasının ardından sınır dışı etme işlemlerinin devam ettiğini belirtti. Her ay yüzlerce veya binlerce kişinin Suriye’ye sınır dışı edildiğini ifade eden Yılmaz, “</span><span style="font-weight: 400;">Sınır dışı etme olaylarında, ilgili kişinin ülkede yasal olup olmadığı, kayıtlı ilde olup olmadığı gibi durumlara bakılmıyor. Kuru – yaş demeden mümkün olduğunca Suriyeli sınır dışı edilmeye çalışılıyor. Eğer, hükümet veya İçişleri Bakanlığı, 30 Ekim tarihine önem atfeder ve yeni sınır dışı vakaları için girişimlerde bulunursa, bu vakalar sayıca çok daha fazla hale gelecektir.  Bu da, zorla Suriye&#8217;ye daha doğrusu Suriye’nin İdlib bölgesine gönderilecek binlerce yeni insan, parçalanmış aileler anlamına gelecektir” dedi.</span></p>
<p><b>‘Hak İhlalleri Yaşanıyor, Mahkemelere Çok Az Yansıyor’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle sınır dışı etme vakalarının sonuçlarının bazen ölümcül olabildiğini dile getiren Yılmaz, “Sınır dışı etmelerin neredeyse tümü, maalesef, “gönüllü geri dönüş” adı ama uygulamada “zorla” yapılıyor.  Anayasa Mahkemesinin verdiği pilot karar kabul edilen “Y.T.”kararında göçmenlerin etkili başvuru (iç hukuk) yoluna  sahip olmadığına karar verdi ve binlerce dosyayı bekletmeye aldı, kanunun değiştirilmesi gerektiğine karar verdi.  Sınır dışı işlemlerinde, çok ağır hak ihlalleri yapılıyor, ancak mahkemelere çok az yansıyor.  Öyle ki, Anayasa Mahkemesi tedbir kararlarına dahi uyulmuyor” diye konuştu. </span></p>
<p><b>‘Kayıt Sorunu Ortada Duruyor’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hala kayıt konusunun bir sorun olarak ortada durdurduğunu ve çözülemediğini söyleyen Yılmaz, “Göç İdaresi  (sanırım) 12 ilde kayıtları tamamen kapalı tutuyor.  Ancak, bu 12 il, İstanbul başta olmak üzere, iş ve istihdamın yoğun olduğu, barınma ve diğer sorunların daha kolay çözülebildiği iller. Başka ile kayıtlı olduğu halde, İstanbul veya başka ilde bulunmanın  en büyük nedeni çalışma imkanı ve ailenin ve yakınların bu gibi illerde olmasıdır. Kayıt konusunda, birden fazla ile kayıtlı olan, dağılmış olan aile bireylerini bir araya getirme konusunda sorunlar yaşanıyor” dedi. </span></p>
<p><b>‘Tutumun Değişmesi Toplumdaki Sosyal Olayları ve Nefreti Körükler’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Suriyeli mültecilere karşı, hükümetin tutumunun sertleşmesinin Türkiye toplumundaki ön yargıları arttıracağını vurgulayan Yılmaz, “Sosyal olayları ve nefreti de körükler.  Adana ve diğer yerlerde yaşanan provakasyonlar ve saldırılarda, hükümetin tutumu etkilemediğini  iddia etmek zor. İster istemez, politikacıların küçük söylemleri vatandaşları büyük şekilde etkiliyor. Bunun devam etmesi, Türkiye için övünç kaynağı olan, mülteciler için 8 yıldır yaptıklarının yerle bir edilmesi anlamına gelebilir. Bu konuda Hükümetin daha titiz olması gerekir. Kayıtlı olmayan kişilerin kaydı kolaylaştırılmalıdır. Yeni kayıt veya uzatma başvurularında randevu almak imkansız gibi. Bizzat başvuru yapmanın faydası olmuyor. Düzensiz olan göçmenler için yaptırım, sınır dışı etmek değil, başka ile veya kampa göndermek olmalıdır”. diye konuştu.</span></p>
<p><b>‘Geri Dönüş İşlemi Sırasında Bağımsız Bir Yetkili Bulunmalı’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Gönüllü geri dönüş” işlemi yapılıyorsa kolluk ve göç idaresi yetkili dışında, özellikle tercüman ile bağımsız bir kuruluş (STK, Baro, BM yetkilisi gibi) yetkilisi bulunması gerektiğini de ekleyen Yılmaz şunları söyledi: “Aksi halde, hepsi şüpheli işlem olarak kalacaktır. Hak ihlali iddiaları devam edecektir. Göç idaresi İstanbul’da, Binkılıç ve Selimpaşa geri gönderme merkezine aldığı kişilerden, “ülkeme dönmek istiyorum, mahkemeye başvurmak istemiyorum” şeklinde Türkçe belgeye zorla veya yanıltarak imza almasından vazgeçilmelidir. Sınır dışı kararı alınan kişilerden, dava açan, hukuki yollara başvuranlar varsa, mahkemesi sonuçlanıncaya kadar sınır dışı etmemelidir. Kayıtlı olan kişilerin ve özellikle ailesi (eşi-çocuğu)Türkiye&#8217;de bulunanların sınır dışı edilmemesi konusunda özen gösterilmelidir.” </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/19/30-ekim-yaklasirken-multecileri-neler-bekliyor/">30 Ekim Yaklaşırken; Mültecileri Neler Bekliyor? </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul&#8217;un Suriyeli Müzisyenleri Ve &#8220;Sınırın Ötesinden Sesler&#8221; &#8211; 2</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/25/istanbulun-suriyeli-muzisyenleri-ve-sinirin-otesinden-sesler-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mahmut Çınar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Apr 2019 07:43:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Göç İdaresi Genel Müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Mahdy Alkelany]]></category>
		<category><![CDATA[suriyeli müzisyenler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=37805</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mahdy Alkelany 28 yaşında bir perküsyon ve rap sanatçısı. Suriye'de yaşama olanakları ortadan kalkınca Türkiye'ye gelmiş. 2015'ten beri sokak müziği yaparak hayatını kazanıyor. En büyük hayali ise Suriye'ye dönüp, memleketi Humus'ta sahneye çıkmak.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/25/istanbulun-suriyeli-muzisyenleri-ve-sinirin-otesinden-sesler-2/">İstanbul&#8217;un Suriyeli Müzisyenleri Ve &#8220;Sınırın Ötesinden Sesler&#8221; &#8211; 2</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Göç İdaresi Genel Müdürlüğü&#8217;nün Nisan 2019 verilerine göre Türkiye&#8217;deki Suriyeli göçmen sayısı 3 milyon 600 binin üzerinde. Bu sayının gayrı resmi olarak 4 milyonu aştığını iddia eden uzmanlar da var. Resmi rakamlara göre İstanbul&#8217;da yaşayan Suriyeli göçmenlerin sayısı ise 553 bin 387. Belli bir oranda devletin ve hem Türkiye&#8217;den hem de diğer ülkelerden sivil toplum kuruluşlarının yardımıyla hayata tutunan göçmenlerin çok büyük bir kısmı, çeşitli alanlarda, çoğu zaman güvencesiz ve ucuz iş gücü olarak çalışıp hayatını sürdürüyor.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir önceki haberde Doç. Dr. Evrim Hikmet Öğüt&#8217;ün altını çizdiği gibi, müzisyenler bir nebze de olsa bu insani olmayan koşulların dışında kalabiliyor. Çoğu sokakta müzik yapan ya da Arap ülkelerinden gelen turistlerin etkinliklerinde sahne alan Suriyeli müzisyenler, sokakta müzik yoluyla bir tanışmaya vesile olarak Suriyeli göçmenlerle ilgili önyargıların kırılması açısından da önemli bir toplumsal rol üstleniyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-37807 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/WhatsApp-Image-2019-04-22-at-17.15.36.jpeg" alt="" width="407" height="265" />&#8220;Sınırın Ötesinden Sesler&#8221; projesi için, proje ekibinin ulaşıp video röportaj gerçekleştirdiği müzisyenlerden Mahdy Alkelany de, sanatını sokakta icra edenlerden. Nisan 2015&#8217;te İstanbul&#8217;a gelme ve sokakta müzik yapma hikâyesini şöyle anlatıyor: &#8220;Humusluyum. Türkiye&#8217;ye gelmeden önce Dubai&#8217;ye gittim. Ardından tekrar Suriye&#8217;ye dönmek zorunda kaldım ve iki ay cezaevinde yattım. Bu sırada Dubai vizem de bitince Türkiye tek seçenek olarak kaldı. Suriye&#8217;de hayallerimi gerçekleştirmem, yapmak istediğim şeyi yapmam artık imkânsız bir hale gelmişti. Oradaki koşullar malum&#8230; İstanbul&#8217;a ilk geldiğimde bir hostelde kalıyordum. Orada birlikte kaldığım insanlarla tanışıp neler yaptığımızı konuştuk. O insanlardan biri bana Suriyeli kimi göçmenlerin İstiklal Caddesi&#8217;nde müzik yaptığını ve benim de aynı şeyi yapabileceğimi söyledi. Sosyal medya yoluyla bu müzisyenlere ulaştım ve birlikte çalmaya başladık.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Müzikle ilgili hayallerinin peşinden gittiğini ifade eden Alkelany, özellikle Türkiye&#8217;yi seçmediğini, nerede olursa olsun en büyük rüyasının müzik yapmak olduğunu söylüyor ve ekliyor: &#8220;Doğrusu 2015&#8217;te Suriye&#8217;yi terk etmek istiyorsan Türkiye&#8217;den başka seçenek yoktu.&#8221; </span></p>
<p><b>&#8220;Müzik, Elimdeki Tek Araçtı&#8221;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mahdy Alkelany, Suriye&#8217;de müzik okumak istemiş ancak sınavlarda başarılı olamamış. Bilgi teknolojileri bölümünden mezun olduktan sonra da müziği bırakmamış. Ritim sanatçısı olan babasının ve müzik stüdyosu olan dayısının desteğiyle, müzikle ilgili teknik bilgisini geliştirmiş. Humus&#8217;ta bir arkadaşıyla sokakta müzik yapmaya çalışsa da polisin baskısı nedeniyle yapamamış. Şam&#8217;da sokak müzisyenliği daha alışık olunan bir şey olsa da Humus&#8217;ta halkın da, kolluk kuvvetlerinin de bu kavrama çok uzak olduğunu belirtiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8220;Müzik, Türkiyelilerle iletişim kurmamı sağlayacak tek araçtı. İngilizcem çok iyi değil, tabii Türkçe de konuşamıyorum. Elimdeki tek dil müzikti&#8221; diyen müzisyen, bu yaklaşıma yakın olan Türkiyeli müzisyenlerle birlikte müzik yapabileceğine inanmış. &#8216;Debdebe&#8217; grubuyla da bu tür bir yaklaşımın sonucunda tanıştıklarını ifade eden Alkelany, bu tanışmanın birlikte müzik yapmaya evrildiğini belirtiyor. 28 yaşındaki rap sanatçısı, anlayış olarak &#8220;Doğu müziği&#8221;, &#8220;Batı müziği&#8221; gibi ayrımlara karşı. Her ülkenin bir müzik tarihine sahip olduğunu bildiğini söylüyor ve ekliyor: &#8220;Ancak sonuçta müzik, müziktir. Debdebe grubu üyeleri de bu anlayışta olduğu için birlikte çalışmak daha kolay ve daha zevkli hale geldi.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sokakta müzik yapmanın, birçok insanla tanışmasını, Türkiye&#8217;yi daha iyi tanımasını sağladığını belirten genç müzisyen; &#8220;Müziğimizi dinleyip bizlerle tanışmak isteyenler, önyargılarının kırıldığını söyleyenler oldu. Evrim Hikmet&#8217;le tanışmam da yaşadığım güzel şeyler arasında. Onun sayesinde &#8216;Sınırın Ötesinden Sesler&#8217; projesine dâhil oldum ve birlikte çalıştığım Debdebe grubuyla tanıştım. Çok önemli ve anlamlı bir deneyim edindim&#8221; diyor.</span></p>
<p><b>En Büyük Sorun Yine Önyargılar</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-37808 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/WhatsApp-Image-2019-04-22-at-17.16.18.jpeg" alt="" width="432" height="216" />Suriyeli göçmenlere yönelik yaygın önyargıyla da mücadele etmek zorunda kalmış. Irkçı yaklaşımlarla sürekli karşılaştıklarını söyleyen Alkelany, bu konudaki duygularını &#8220;Örneğin savaşın ne demek olduğunu anlayamayanlar, burada enstrüman tutacağıma, Suriye&#8217;ye dönüp silah tutmamı söylüyorlar. Bu çok acı. Bunun sadece Türkiye&#8217;yle ilgili bir sorun olmadığını biliyorum tabii, göçmenlerin her yerde karşılaştığı sorun bu. Öte yandan sokakta çalacak yer bulmak, ya da o sokaktaki herkesi müziğe çekebilecek bir repertuar hazırlamak gibi sorunlar da var&#8221; şeklinde ifade ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kimi sivil toplum kuruluşlarının, göçmenlerle ilgili çalışmalar yürüten araştırmacıların kendisiyle ve çevresindeki diğer göçmenlerle iletişime geçtiğini söyleyen müzisyen, &#8220;Sınırın Ötesinden Sesler&#8221; ve bu kapsamdaki &#8220;Sesime Ses Ver&#8221; gibi projelerin kendilerine en çok faydası dokunan, en anlamlı karşılaşmalar olduğunun altını çiziyor. &#8220;Bunlar dışında genelde bizimle iletişime geçmesine rağmen bizim sözümüzü pek dikkate almayan, daha çok bizim adımıza konuşmayı tercih eden oluşumlarla karşılaştık&#8221; diyen Alkelany, bazen Suriyelilerin, kimi oluşumların kendi gündemlerinin parçası olarak kullanıldığını düşündüğünü de söylüyor: &#8220;Kişisel olarak ben, benim düşüncelerimin ve duygularımın başkalarının pazarlama aracı olmasını istemiyorum. Bizi desteklemek istiyorsanız destekleyin, bize ne yapmamız gerektiğini söylemeyin. Bizim kendi fikirlerimiz, hikâyelerimiz ve müziğimiz var. Bu fikirleri kendimiz de geliştirebilir, hayata geçirebiliriz. Burada önemli olan bunları gerçekleştirmemiz için destek. Oysa maalesef bizim fikirlerimiz olamazmış gibi bir yaklaşımla da karşılaşıyoruz. Evet, Suriyeliyiz ve Suriye, sanılanın aksine bir köy değil. Yaratıcı fikirlerin ve çok büyük bir potansiyelin olduğu bir ülke.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mahdy Alkelany&#8217;nin planları arasında bir albüm de var. Albümün adının ise &#8220;Tef Evi&#8221; olmasını hayal ediyor. &#8220;Tef bana göre Suriyelileri, ev ise Suriye&#8217;yi temsil ediyor. Tef bir ritim enstrümanı ve farklı ritimler var. Tef çalarken duyduğunuz farklı ritimler, Suriyelilerin birbirlerinden farklı karakterlerini, özelliklerini temsil ediyor. Dahası, her insan kendi eşsiz ritmine ve iç dünyasına sahiptir. Bu fikir beni albüm konsepti olarak heyecanlandırıyor diyor. Birçok şarkının kaydını bitirmişi bazılarını insternet ortamında yayınlamış. Şimdi ise albümü bitirmek için finansal destek arıyor: &#8220;Klip çekmemiz de gerekiyor çünkü bu dönemde artık görsel malzeme de en az müzik kadar önemli. Bu yüzden görsel malzemeler konusunda yardımını ve desteğini alabileceğim insanlarla tanışmak istiyorum.&#8221;</span></p>
<p><b>&#8220;En Büyük Hayalim, Ülkeme Dönebilmek&#8221;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sokakta müzik yaparak şimdilik hayatını idame ettirebildiğini söylüyor Alkelany. &#8220;Benim açımdan şimdilik en azından para kazanabildiğim bir ortam oluştu&#8221; diyen müzisyen, her müzisyenin, sokakta kazandığından fazlasını hak ettiğinin de altını çiziyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şimdilik Türkiye&#8217;de kalmak ve çalışmalarını burada sürdürmek gibi bir planı olduğunu belirten Alkelany, Türkiye ve Suriye müziğini bir araya getirebilmek istediğini, bu sayede Türkiye&#8217;den bir ruhu Suriye&#8217;ye, ve Suriye&#8217;den bir ruhu Türkiye&#8217;ye taşıyabileceğine inandığını ifade ediyor: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8220;En büyük hayalim ise, Suriye&#8217;de, özellikle de Humus&#8217;ta sahneye çıkmak. Bu süreçte kazandığım her şeyi, tüm deneyimi yanıma alıp Suriye&#8217;ye dönmek ve orada yaşamak istiyorum. Kendim için küçük ve huzurlu bir hayat inşa edebilmeyi umuyorum. Sonuçta orası benim ülkem ve akrabalarım hâlâ orada.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Suriye&#8217;den boş bir çantayla çıktım ama umuyorum ki dolu bir çantayla geri döneceğim.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mahdy Alkelany&#8217;ye internet üzerinden ulaşmak için <a href="http://mahdyalkelany.simplesite.com/" target="_blank" rel="noopener">buraya</a> Youtube kanalı için<a href="https://www.youtube.com/channel/UCln9EvQ4yrYFKlnlLbLYgOw" target="_blank" rel="noopener"> buraya,</a> Sınırın Ötesinden Sesler internet sayfası için <a href="https://soundsbeyondtheborder.org" target="_blank" rel="noopener">buraya </a>tıklayabilirsiniz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">#soundsbeyondtheborder</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/25/istanbulun-suriyeli-muzisyenleri-ve-sinirin-otesinden-sesler-2/">İstanbul&#8217;un Suriyeli Müzisyenleri Ve &#8220;Sınırın Ötesinden Sesler&#8221; &#8211; 2</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göçmenlerin Karar Mekanizmalarına Dahil Edilebilmesi İçin Kamu-Sivil Toplum Ortaklığı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/25/ayse-ozlem-eksi-gocmenlerin-karar-mekanizmalarina-dahil-edilebilmesi-icin-kamu-sivil-toplum-ortakligi-gerekli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bahar Kılınç]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Jul 2017 10:56:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Özlem Ekşi]]></category>
		<category><![CDATA[Göç İdaresi Genel Müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[keçiören göçmenlik hizmetleri merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci hakları]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Göç Örgütü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=17009</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Göçmen Hizmetleri Merkezi, Türkiye&#8217;de özellikle Suriyeli mültecilerin yaşadığı sorunlara yardımcı olabilmek için “Türkiye’nin Ulusal Uyum Politikalarının Geliştirilmesine Destek Projesi”ni hayata geçirdi. Bu projeyle kamu ve sivil toplum arasında da bir köprü gören bu merkez hakkında &#8220;Keçiören Göçmen Hizmetleri Merkezi Koordinatörü  Ayşe Özlem Ekşi ile konuştuk. Ekşi sorularımızı yanıtladı ve kamu kurumları ile sivil toplum [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/25/ayse-ozlem-eksi-gocmenlerin-karar-mekanizmalarina-dahil-edilebilmesi-icin-kamu-sivil-toplum-ortakligi-gerekli/">Göçmenlerin Karar Mekanizmalarına Dahil Edilebilmesi İçin Kamu-Sivil Toplum Ortaklığı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Keçiören Göçmen Hizmetleri Merkezi, Türkiye&#8217;de özellikle Suriyeli mültecilerin yaşadığı sorunlara yardımcı olabilmek için “Türkiye’nin Ulusal Uyum Politikalarının Geliştirilmesine Destek Projesi”ni hayata geçirdi. Bu projeyle kamu ve sivil toplum arasında da bir köprü gören bu merkez hakkında &#8220;Keçiören Göçmen Hizmetleri Merkezi Koordinatörü  Ayşe Özlem Ekşi ile konuştuk. Ekşi sorularımızı yanıtladı ve kamu kurumları ile sivil toplum arasında köprü görevi üstlenen çalışmaların önemine vurgu yaptı.</strong></p>
<p><span id="more-17009"></span></p>
<p><strong>-Öncelikle Keçiören Göçmenlik Hizmetleri Merkezi&#8217;ndeki çalışmalarınıza nasıl başladığınızı anlatır mısınız?</strong></p>
<p>Keçiören Göçmenlik Hizmetleri Merkezi (KGHM), IOM(Uluslararası Göç Örgütü) iş birliğiyle yürüttüğü “Türkiye’nin Ulusal Uyum Politikalarının Geliştirilmesine Destek Projesi” kapsamında, uyum politikalarında yerel yönetimlerin rolünün belirlenmesine yönelik, yerel yönetimler bünyesinde oluşturulması öngörülen bir model geliştirmek üzere IOM ve Keçiören Belediyesi iş birliği ve ECHO&#8217;nun desteği ile kuruldu ve geçen sene Ağustos ayı itibariyle faaliyete geçti. Belediyenin, göçmen ve mültecilerle süregelen hizmet ve çalışmalarını daha sistemli ve etkin hale getirme arayışının bir sonucu olarak ortaya çıktı bu proje.  Proje öncesinde yaklaşık  altı ay kadar yerel aktörlerin göçmen ve mültecilerle çalışma kapasitelerinin, koordinasyon yeteneklerinin değerlendirildiği bir fizibilite çalışması yürütüldü.  Bu süreçte belediyenin, yereldeki kamu kurum ve kuruluşlarının, STK’ların, özel sektörün süregiden çalışmaları gözlemlendi.  Göçmenlerin yoğunlukla yaşadığı semtlerde hane ziyaretleri ile durum ve ihtiyaç analizi yapıldı. Göç alanında çalışan ulusal ve uluslararası kuruluşlar ile akademisyenlerin görüş ve önerileri alındı. Farklı ülkelerden iyi örnekler incelendi.  Bölgedeki göçmen nüfusun oranı ve ihtiyaçlarına göre sunulan hizmetlerin ve aktörler arası koordinasyonun yeterliliği değerlendirilerek kapasite geliştirici ne tür çalışmalar yürütülebileceği üzerinde düşünüldü bu süreçte ve etkili olabileceği düşünülen bir model üzerinde çalışmaya başlandı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-17080 alignleft" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2017/07/FB_IMG_1500652915595.jpg" alt="" width="448" height="623" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/FB_IMG_1500652915595.jpg 720w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/FB_IMG_1500652915595-640x891.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/FB_IMG_1500652915595-610x849.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/FB_IMG_1500652915595-320x445.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 448px) 100vw, 448px" />         <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-17079" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2017/07/FB_IMG_1500652909192-e1500978497478.jpg" alt="" width="450" height="624" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/FB_IMG_1500652909192-e1500978497478.jpg 450w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/FB_IMG_1500652909192-e1500978497478-320x444.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p><strong>-Ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?</strong></p>
<p>Merkezde istihdam edilen uzman personelle hukuk, sağlık, eğitim, iş-meslek, sosyal yardımlar konularında danışma ve yönlendirme başta olmak üzere çeşitli destekleyici hizmetler sunuluyor. Bu hizmetlerle göçmenlerin öncelikli olarak kamu kurum ve kuruluşlarının hizmetlerine erişimlerini kolaylaştırmak; yanı sıra yerel topluma yönelik sunulan kamu hizmetlerine göçmen hizmetlerinin entegre edilerek kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması hedefleniyor. Bu amaçla talebe göre dil kursları, idari ve adli işlemler, sosyal yardım, iş-meslek, eğitim, sağlık konularında bilgilendirme ve yönlendirme, meslek eğitimleri, psiko-sosyal destek ile yerel toplum ve göçmen toplum arasında kaynaşmayı sağlamak üzere çeşitli sosyal-kültürel etkinlikler yürütülüyor. Bölgedeki göçmenlerin ihtiyaçlarını daha kolay tespit etmek ve sınıflandırmak amacıyla sosyo-ekonomik ve demografik verilerinin tutulduğu bir veri tabanı çalışması da söz konusu. Ayrıca kamu personelinin göçmenlerle çalışma kapasitelerini geliştirmek üzere çalışmalar yürütülüyor.  Bu çalışmalar, ilgili uluslararası kuruluşlar, yereldeki kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren bir koordinasyon kurulunun aldığı kararlar doğrultusunda yürütülüyor.</p>
<figure id="attachment_17081" aria-describedby="caption-attachment-17081" style="width: 430px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-17081" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2017/07/CYMERA_20170724_091530-1-1.jpg" alt="" width="430" height="272" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/CYMERA_20170724_091530-1-1.jpg 682w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/CYMERA_20170724_091530-1-1-640x405.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/CYMERA_20170724_091530-1-1-610x386.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/CYMERA_20170724_091530-1-1-320x203.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 430px) 100vw, 430px" /><figcaption id="caption-attachment-17081" class="wp-caption-text">Ayşe Özlem Ekşi</figcaption></figure>
<p>&#8211;<strong>Sivil toplum ile kamu idaresi arasında bir köprü görevi görüyorsunuz. Sizce bu köprü neden gerekli?</strong></p>
<p>Göç ve göçmen hizmetleri prosedürlerinin sıklıkla değişmesi ve çeşitliliği, karmaşık bürokratik yapılanma, kültürel farklılık ve dil çeşitliliği nedeniyle iletişim sorunları, göçmelerin uyum sürecinde karar alma mekanizmalarına katılımlarını sağlayacak sistemlerin olmaması gibi çok temel sorunlar kamu ve sivil toplum arasında koordinasyonu zorunlu kılıyor. Türkiye’nin uyum politikalarına geçiş sürecinin henüz başlangıç aşamasında olması nedeniyle özellikle yerel yönetimlerin ve sivil toplumun bu sürece adaptasyonu konusunda yeterli araştırma, çalışma ve örnek uygulamalar bulunmuyor.  Bu doğrultuda; tüm bu sorunların aşılmasını hedefleyen, göç yönetimi açısından yerel yönetimlerin ve sivil toplumun hareket kabiliyetini kanalize eden; yerel yönetimler ve sivil toplum arasında köprü vazifesi görebilecek bir model geliştirmek üzere kafa yorduk. Dünyada da; göçmenlere yönelik ayrımcılığın önüne geçilmesi,  uyum politikalarının geliştirilmesi,  göçmenlerin karar mekanizmalarına dahil edilmesi, hizmet sunumunun entegre bir şekilde, daha hızlı ve etkin verilmesinin sağlanmasında yerel yönetimler ve sivil toplum arasındaki koordinasyona önemli bir rol biçiliyor uzun zamandır.</p>
<p><strong>-Söz konusu köprü ülkemizdeki mültecilerin sorunlarına çözümler üretirken nasıl bir farklılık ortaya koyuyor?</strong></p>
<p>Yerel yönetimler ve sivil toplumun saha tecrübesini ortaklaştırarak kamu kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılmasını sağlıyor. Kamu personelinin göçmenlere yönelik hak temelli bir perspektif geliştirebilme olanağını artırıyor. Göçmenlerin politik katılımı açısından ara geçiş basamağı olarak değerlendirilebilir bu çalışmalar.  Kültürlerarası arabuluculuğun geliştirilmesi noktasında da aktif bir rol üstlenebilir.</p>
<p><strong>-Sizce sivil toplum Türkiye&#8217;de mültecilere yönelik son dönemlerde iyice artan ön yargıları aşmaya yönelik neler yapabilir? Neler yapmalı?</strong></p>
<p>Yerel toplum ve göçmen toplum arasında sağlıklı karşılaşma ortamlarının oluşturulmasını sağlayan saha çalışmalarına yoğunlaşmak gerekir.  Medyanın ve sosyal medyanın bilinçlendirme, uyarıcı olma noktasında önemli bir rolü bulunmakla birlikte; sağlıklı bir karşılaşma ve kaynaşmanın sağlanabilmesi için saha çalışmalarının rolü çok daha önemli, bununla birlikte  oldukça yetersiz. Bu noktada sivil toplumun inisiyatif alması gerekli. Yine göçmenlerin siyasi katılımı, temsili, kendilerini ifade edebilme olanaklarının artırılması karşılıklı ön yargıların bertaraf edilmesi için oldukça önemli. Bu yönde kapasite geliştirici çalışmalarda da sivil toplum daha fazla rol üstlenmeli.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/25/ayse-ozlem-eksi-gocmenlerin-karar-mekanizmalarina-dahil-edilebilmesi-icin-kamu-sivil-toplum-ortakligi-gerekli/">Göçmenlerin Karar Mekanizmalarına Dahil Edilebilmesi İçin Kamu-Sivil Toplum Ortaklığı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
