<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>George Floyd arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/george-floyd/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/george-floyd/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 15 Jun 2020 08:36:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>George Floyd arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/george-floyd/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Irkçılık ve Nefret Söylemi İle Mücadelede Medyanın Rolü</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/13/irkcilik-ve-nefret-soylemi-ile-mucadelede-medyanin-rolu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Korkmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2020 10:54:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[George Floyd]]></category>
		<category><![CDATA[ırkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret Söylemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=54796</guid>

					<description><![CDATA[<p>Irkçılık ve Nefret Söylemi ile mücadelede medyanın nasıl rol oynaması gerektiğini Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Kadın ve LGBTİ+ Komisyonu üyesi Gülfem Karataş, Hrant Dink Vakfı’ndan Merve Nebioğlu, Gazeteci Nevşin Mengü ve Gazeteci Süleyman Karan ile konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/13/irkcilik-ve-nefret-soylemi-ile-mucadelede-medyanin-rolu/">Irkçılık ve Nefret Söylemi İle Mücadelede Medyanın Rolü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-54798 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/Nevşin-Mengü-640x640.jpg" alt="Nevşin Mengü" width="332" height="332" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/Nevşin-Mengü-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/Nevşin-Mengü-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/Nevşin-Mengü.jpg 1024w" sizes="(max-width: 332px) 100vw, 332px" />Hem dünyada hem de Türkiye’de  farklı etnik kimliklere, cinsel yönelimlere, dini inançlara sahip insanlara yönelik ırkçılık ve nefret söylemi toplumsal hayatın içerisinde ve internet ortamında giderek artıyor. Irkçılık ve nefret söylemi ile mücadelede en önemli faktörlerden biri de medya. Konuyla ilgili açıklamada bulunan Gazeteci Nevşin Mengü, gazetecinin demokrasi ve insan haklarından yana olması gerektiğine dikkat çekerek; </span><span style="font-weight: 400;">“Gazetecinin nefreti, nefret dilini, ırkçı dili kesinlikle dışlıyor olması lazım. Bunun körüklenmemesi için medya organlarının ekstra dikkatli olması lazım. Ama medyanın bu kadar fragmante olduğu ve aslında iletişimin medyadan ziyade sosyal medyaya  döndüğü günümüzde bunun ne kadar faydası olacak onu inanın bilmiyorum. Biraz daha bu iş insanların kendi vicdanına kalmış gibi görünüyor.” dedi.</span></p>
<p><b>“Gazeteciler Temel Gazetecilik Etiğine Uygun Davranmalı”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gazeteci Süleyman Karan nefret söylemi ve ırkçılıkla mücadelede öncelikle Türkiye medyasının durduğu noktaya dikkat çekerek; “</span><span style="font-weight: 400;">Medyanın bu konuda yönlendirici işlevi önemli, ancak Türkiye’de ideolojiler üstü olarak hemen hemen tüm medya organlarında karşılaştığımız ortak nokta, ırkçılık konusuna yaklaşımda ve söylemde ithal ve yapıntı bir dil kullanılması. Bunun yanı sıra ırkçılık sorunuyla bağlantılı hemen her haberde, öznel bir tutum sergilenmesi. Söz gelimi iktidar yanlısı medya konu Afro-Amerikalılar oldu mu müthiş ırkçılık karşıtı bir söylem takınırken, Sudan’da geçmiş dönemdeki İhvancı diktatörün Darfur katliamlarını görmezden geliyor” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-54799 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/suleyman-karan.jpg" alt="Süleyman Karan" width="200" height="200" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/suleyman-karan.jpg 200w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/suleyman-karan-160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" />Muhafazakar medyada ırkçılık karşıtı haberlerin başka bir ırkçı perspektifle, batı düşmanlığıyla verildiğine dikkat çeken Karan, “Benzer bir eğilimi de Kürt siyasetine yakın medyada görebiliyoruz. Dikkat edilirse, Irak ve Suriye Türkmenlerine yönelik haberlerin alt metinleri topyekun bir sıfatlandırmayla yüklü oluyor. Söz gelimi TSK’nın destekçileri, IŞİD ya da El Kaide destekçileri benzeri, aslında bir halkı tümüyle bir niteleme altına sokan ırkçı bir yaklaşımla&#8230; Ana medyanın (eğer ki öyle bir şey varsa tabii) genel olarak milliyetçi bulamaçlı ve lümpen bir yaklaşım sergilediğini görüyoruz. Kürtler’i genel olarak terörist, Türkler’den geri ve vahşi bir halk olarak gösterme eğilimi satır aralarında hissediliyor. Sosyalist medya ise ulusalcı anlayış ya da Kürt siyaseti eksenli anlayış arasında bölünmüş durumda ulusalcılara yakın kesim, diğer Kürt siyasetine yakın kesimde ise biraz önce Kürt siyasetine yakın medyadaki eğilimin aynısı görülüyor. Türkiye medyasının hemen hemen tümü, ırkçılık karşıtı söylemini hastalıklı ve çelişik bir eksen üzerinden sürdürüyor diyebilirim” diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Medyanın  nefret söylemi ve ırkçılıkla mücadelede nasıl rol oynaması gerektiğine de değinen Süleyman Karan; “Medyanın rolü, öncelikle doğru haberi vermek olmalı. Yani biraz soğukkanlı bir habercilik anlayışıyla önce olguları paylaşmak ve kamuoyunu bilgilendirmek. Bu haberlerin dili ve söyleminde ise dikkatli davranmaları gerekir. Ancak bu şu anlama da gelmiyor, söz gelimi siyah ya da siyahi sözcüklerini kullanmak gizli ırkçılık değil. Bu ABD’de belki öyle bir sorun teşkil eder, bu ülkede bu bir sorun oluşturmaz, Afro-Amerikalı terimi daha uygundur ama bir zorunluluk değildir. Bu sebeple ortaya çıkan doğru sözcük hangisi tartışmalarının ben bir bağlam kaymasına sebep olduğunu, gazeteciliğin  temel işlevi olan olayları aktarmayı ikinci plana ittiğini düşünüyorum” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Söylemin bir noktada tercih ve ideolojik temelli olduğunu belirten Karan; “Söylem bir noktada tercihtir ve ideolojik temelleri vardır. Bianet gibi etnik takıntılı haber kaynakları için bu sözcüklere takılmak bir tercih olabilir, ama asıl mesele gazetecilerin mesleki kurallara uygun biçimde yapmasıdır. Bir taraftar gibi davranmak genel olarak böyle konularda öne çıkıyor ki, bu da mesleki kurallara aykırı olsa gerek. Bunu köşe yazarları yapmalı, gazeteciler değil. Bu arada olaylar verilirken, gazeteciliğin bir görevinin de haber aktarmak kadar arka planı ve tarihsel geçmişi vermek olduğunu da düşünüyorum. Bu konuda ise gazetecilerin bu bilgileri ya bilen birinden öğrenip yansıtması ya da iyi bir araştırma yaparak vermesi faydalı olur sanırım. Bu yapılamıyor. Çünkü bu meslekteki insan kaynakları bunu becerecek donanım ve meslek ahlakına maalesef sahip değil, hangi taraftan olursa olsun, böyle bir olumsuzluk var.” diye ifade etti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Nefret söylemi ve ırkçılıkla mücadele kapsamında  gazetecilere düşen görevlere de değinen Karan konuşmasında şunları kaydetti: “Gazetecilerin illa ki böyle bir görev tanımı olması gerekmez. Ancak haberleri hazırlar ve servis ederken, bağlamı doğru kurmaları ve yalan haber servis etmemeleri, olguları eğip büküp ideolojik çarpıtmalara girmemeleri gerekir diye düşünüyorum. Söz gelimi ABD’deki olaylarda abartılı ve yanlış haberler vermek gibi&#8230; Bir örnek vereyim, George Floyd’un eşinin boşanma sebebinin ırkçılık karşıtı bir tavır olarak vermek gibi, oysa ki zaten kadın boşanmaya fırsat arıyormuş. Bu süreçte ise Floyd’un bir ırkçı olmaktan çok, polis şiddetinin simgesi olduğu da gözden kaçıyor, söz gelimi eşi Güneydoğu Asyalı&#8230; Bunlar görmezden gelinebiliyor, çünkü ülkemizde kopyala-yapıştır mantığıyla gidiliyor. Türkiye’deki gazetecilerin çeviri, apartma ve kopyala yaklaşımına baktığında durumumuz ortaya çıkar. Temel olarak şunu söyleyebilirim, gazetecilerin ideolojik tercihlerinden arınarak çıplak haberi doğru kaynaktan ve doğru biçimde vermesi gerekir. Farklı tarafların görüşlerini de yansıtabilmeleri. Yani temel gazetecilik etiğine ve düsturuna uygun davranmaları yeterli, ki bunu beceremiyorlar.”</span></p>
<p><b>“Toplum Ne Kadar Ayrımcı İse Medyanın Dili de O Kadar Ayrımcı Olur”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-54800 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/Gülfem-Karataş.jpg" alt="Gülfem Karataş" width="275" height="275" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/Gülfem-Karataş.jpg 512w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/Gülfem-Karataş-160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 275px) 100vw, 275px" />TGS Kadın ve LGBTİ Komisyon üyesi Gülfem Karataş, medyanın etik kurallarının olduğunu belirterek, “Bu etik kurallar çerçevesinde nefret içerikli haberler yapmak gazetecinin sorgulanmasına neden olur. Gazetecinin görevi zaten mağdur olanların sesini kamuoyuna duyurmak, haksızlıklara karşı hakkını alamayanın yanında olmaktır. Bununda insan odaklı, hak temelli yapılması gerekir” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gazetecilerin toplumun geri kalanından bağımsız olmadığına dikkat çeken Karataş, “Toplumun değişmesi de eğitime bağlıdır. Bir bebek doğduğunda ırkçı doğmaz, ırkçılığı öğrenir. Ayrımcı dili, farklı olanı ötekileştirmeyi öğrenir. Bu nedenle toplum ne kadar ırkçı ve ayrımcı ise gazetecilerin ve medyanın dili de o kadar ayrımcı olur” diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">TGS Kadın ve LGBTİ+ Komisyonu olarak medyadaki nefret söylemlerine, ayrımcı dile karşı mücadele etmeye devam edeceklerini ifade eden Karataş şunları söyledi: “Bu bir anda değişecek bir şey değil maalesef, o nedenle bıkmadan, yılmadan eğitimler yapmaya, hak mücadelesi vermeyi sürdüreceğiz.&#8221;</span></p>
<p><b>“Mücadele Sadece Medyaya İş Düşmüyor”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-54801 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/MerveNebioglu.jpg" alt="Merve Nebioğlu" width="203" height="135" />Hrant Dink Vakfı’ndan Merve Nebioğlu, öncelikle bu mücadelede sadece medyaya iş düşmediğini ve herkesin benimsemesi gereken adımların var olduğunu belirterek, “Irkçılık ve Nefret söylemiyle mücadele yapılacak en önemli ve etkili şey öncelikle, bunu tanımak, adını koymak ve anlamak; bu ayrıştırmayı ve nefreti mümkün ve yaygın kılan algıyı çözmek. Sonrasında ise, tüm farklılıklara yer veren, eşitlikçi ve hak odaklı çoğulcu bir dili mümkün kılacak ifade mekanizmalarının sağlanması gerekir” diye söyledi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Nebioğlu, “Ancak bu şekilde tarafgirlik, önyargılar, ayrımcılık, korkular ve düşmanlık yerine, çeşitliliğe ve farklılığa saygıyla yaklaşan diyaloğu hedefleyen bir dil yaygınlaştırılabilir” dedi. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/13/irkcilik-ve-nefret-soylemi-ile-mucadelede-medyanin-rolu/">Irkçılık ve Nefret Söylemi İle Mücadelede Medyanın Rolü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD’de Irkçılık Karşıtı Protestolar ve Küresel Tepki</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/10/abdde-irkcilik-karsiti-protestolar-ve-kuresel-tepki/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2020 13:25:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[George Floyd]]></category>
		<category><![CDATA[ırkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[protesto]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=54741</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşama hakkı, en temel insan hakkıdır. Herhangi bir cürüm ile suçlanan her birey adil yargılanma hakkına sahiptir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi gereğince “bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır.” Kimse kolluk kuvveti tarafından yargılanamaz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/10/abdde-irkcilik-karsiti-protestolar-ve-kuresel-tepki/">ABD’de Irkçılık Karşıtı Protestolar ve Küresel Tepki</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">25 Mayıs 2020 tarihinde ABD’nin Minneapolis kentindeki Amerikan vatandaşı George Floyd gözaltına alınırken Derek C. (44) adlı polis memuru tarafından boynuna basılarak öldürüldü. Son 3 yılda ABD’de polis tarafından gözaltına alınırken öldürülen 755 siyahiden sadece biri olan Floyd, ABD’deki polis şiddeti kurbanlarının bir simgesi oldu. Olayın hemen ardından başlayan protestolarla birlikte vakaya karışan dört polis görevden alındı ve haklarında soruşturma başlatıldı. Olaydan 2 gün sonra, 27 Mayıs’ta protestolar ABD’nin Los Angeles ve Memphis kentlerine yayılmaya başlamıştı bile. 28 Mayıs’ta ise ABD askeri kuvvetleri güvenliği sağlamak amacıyla Minnessota eyaletine konuşlandırıldı.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-54745 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/abd-irkciliga-karsi-eylemler-1-640x485.jpg" alt="ABD'de ırkçılığa karşı eylemler" width="640" height="485" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/abd-irkciliga-karsi-eylemler-1-640x485.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/abd-irkciliga-karsi-eylemler-1.jpg 989w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">30-31 Mayıs’ta Amerika Birleşik Devletleri, ilk aşamada barışçıl hareketle başlayan protestoların sonrasında isyan ve yağmalama olaylarının baş gösterdiği bir güvenlik sorununa dönüşmesine şahit oldu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gösteriler giderek yayılırken askeri önlemler alan Trump hükümeti ise gelen eleştiriler karşısında geri adım atmak zorunda kaldı.</span></p>
<p><b>ABD’de Polis Şiddeti</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Protestolar ABD’de ölümcül polis şiddeti son yıllarda giderek tırmanmaktayken patlak verdi. Bu yılın ilk altı ayında 88’i siyahi kökenli olmak üzere toplam 429 sivil vuruldu. 2018 yılında ise 996 sivil hayatını kaybetti. 2018 yılında ise bu rakam 1.004’e yükseldi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-54746 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/abd-polis-siddeti-640x379.jpg" alt="ABD'de polis şiddeti" width="640" height="379" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/abd-polis-siddeti-640x379.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/abd-polis-siddeti-1024x607.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/abd-polis-siddeti.jpg 1094w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Nitekim ABD’de siyahi Amerikalılar arasında polis tarafından öldürülme oranı beyazlar ve Hispaniklere göre çok daha yüksekti; </span><a href="https://www.statista.com/statistics/585159/people-shot-to-death-by-us-police-by-month/"><span style="font-weight: 400;">Statista</span></a><span style="font-weight: 400;">’ya göre Haziran 2020 itibariyle her 1 milyon siyahi ABD’linin 30’unun polis tarafından öldürüldüğü kayda geçiliyor.</span></p>
<p><b>ABD Protestoları Dünyaya Yayıldı!</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Silahsız bir siyahi olan Floyd, ırkçı bir polis memuru tarafından diziyle yere sabitlendiğinde  “Nefes Alamıyorum!” ifadesine rağmen 8 dakika 46 saniye boyunca nefessiz bırakılarak öldürüldü. Yaşanan olay sonrasında ABD’deki protestolar, askeri kuvvetlerin de konuşlandırılmak zorunda kalındığı 28 farklı eyalete sıçramıştı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kuzey Amerika’da eylemciler “Adalet Yok! Barış Yok!”, “Nefes Alamıyorum!” ve “Siyahi Hayat Önemlidir!” sloganlarıyla pankartlar taşıdılar. Güney Amerika’da ise büyük kalabalıklar Brezilya&#8217;nın en büyük ikinci şehri Rio de Janeiro ve Arjantin&#8217;in başkenti Buenos Aires’ta sokaklara dökülmüştü.</span></p>
<p><b>Gösteriler Avrupa’yı da Sarstı: Irkçılığın Kökü Bizde!</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Avrupa Birliği resmi makamları ABD’deki polis müdahalesi nedeniyle “şok ve dehşet içinde olduğunu” ifade eden bir bildiri yayımlarken; “gücün kötüye kullanmaması” gerektiğini kayda geçti. Berlin, Londra ve Amsterdam da dâhil olmak üzere birçok Avrupa şehrinde, koronavirüs yasaklarına rağmen, on binlerce kişi meydanlara indi ve ırkçılığa karşı bayrak salladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gösteriler Avrupa medyasında da kıtadaki ırkçılıkla yüzleşilmesi gerektiği düşüncesini yeniden canlandırdı. Örneğin İsveç merkezli yayın organı Göteborgs-Posten “Sembolik tepkiler hiçbir sorunu çözmüyor. Burada asıl önemli mesele, ekonomik açıdan zayıf grupların sorunlarının çözümünü, beyaz ırktan olan insanların ırkçılık karşısında yeterince katı bir duruş sergileyip sergilemediğine bağlı olarak görmesi.” ifadesini kayda geçti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Belçika’dan </span><a href="https://plus.lesoir.be/305653/article/2020-06-07/la-longue-route-de-george-floyd"><span style="font-weight: 400;">Le Soir</span></a><span style="font-weight: 400;"> gazetesi ise Amerika’daki büyük çalkantının adında 3 neden bulunmaktaydı: “Amerikan refahını mümkün kılan kölelik; Avrupalı kuvvetlerin güçlenmesini sağlayan sömürgecilik; daha iyi bir yaşam arzusu yaratan ve göç akınlarını hızlandıran Kuzey ile Güney arasındaki süregiden eşitsizlik.” Gazeteye göre; “isyan ve umut, nihayet dile getirilen öfke, ama bir yandan da tarihi daha iyi anlama isteği. Çünkü bellek yitimi ve bilgisizlik de ırkçılığı besleyen unsurlar.” arasında yer alıyordu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Fransa da hafta sonunda gösterilerle yüz yüze geldi. Fakat, Fransız yayın organı </span><a href="https://www.politis.fr/articles/2020/06/de-minneapolis-a-bondy-41969/"><span style="font-weight: 400;">Politis</span></a><span style="font-weight: 400;">’e göre ceza almayan polis memurlarına bakıldığında Fransa&#8217;nın da sicili temiz değildi. 2016 yılında bir polis memurunun ağırlığı altında can veren Adama Traoré vakası henüz unutulmamıştı. Ardındansa Fransa’daki eylemlerde pazartesi günü 14 yaşındaki Gabriel’in yere itilerek tekmelenmesi sonucunda dişleri ve çenesi kırıldığı ve de büyük ihtimalle bir gözünü kaybettiği kayda kayda geçildi. Bu noktada Gazete yazarlarından Denis Sieffert’in “Burası Minneapolis değil, Paris&#8217;in Bondy banliyösü!” ifadesi kayda değerdi.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">İngiltere’den the Guardian’a göre: George Floyd’u öldüren ırkçılık zaten İngiltere’de inşa edildi!</span></p></blockquote>
<p>İsveç&#8217;te gösteriler 50 kişiyle sınırlı tutulmasına rağmen Stockholm&#8217;de çarşamba günü bir araya gelen binlerce gösterici polis tarafından dağıtıldı. Bu noktada koronavirüs nedeniyle “Nefes alamıyorum!” yazılı pankartları tepkiyle karşılayan İsveç kamuoyu yer almaktaydı. İsveçli yayın organı Upsala Nya Tidning’e göre ise adaletsizliğe karşı durmak önemliydi tabii ki ama bazı göstericilerin derdi Amerika&#8217;nın ırkçılık hikayesini İsveç&#8217;e uyarlamaktı. Gazete’ye göre “İsveç&#8217;in böyle bir ırkçılık hikayesi yok. Kalabalıklar içinde ‘Nefes alamıyorum’ yazılı bir pankart taşımak aslında Koronavirüsün özellikle tehdit ettiği yaşlıları ve hastaları bekleyen şeyin bizatihi kendisidir.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-54747 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/kuresel-protestolar-640x362.jpg" alt="Küresel protestolar" width="640" height="362" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/kuresel-protestolar-640x362.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/kuresel-protestolar-1280x725.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/kuresel-protestolar-1024x580.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/kuresel-protestolar.jpg 1325w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İngiltere’den the Guardian gazetesi ise eylemlere İngiltere’nin ırkçılık geçmişle yüzleşerek cömert bir cevap verdi: Gazetenin yazarı </span><a href="https://www.theguardian.com/commentisfree/2020/jun/03/racism-george-floyd-britain-america-uk-black-people"><span style="font-weight: 400;">Afua Hirsch</span></a><span style="font-weight: 400;">’e göre George Floyd’u öldüren ırkçılık zaten İngiltere’de inşa edildi! “Karayipler&#8217;deki siyahların köleleştirilmesini sanayi haline getiren Büyük Britanya&#8217;nın kendisiydi. İki dünya savaşı yürütebilmek ve peşinden yeniden barışı sağlayabilmek için siyahların işgücüne ve kaynaklarına el koyarak Afrika kıtasının tamamında Apartheid sistemini yaratan da yine Büyük Britanya&#8217;ydı.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin yayın organlarından Duvar’a yazan </span><a href="https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2020/06/03/george-floyd-olayi-aynasinda-kendimize-bakmak/"><span style="font-weight: 400;">Aydın Selcen</span></a><span style="font-weight: 400;">’e göre ise ABD&#8217;deki protestolar Türkiye&#8217;nin kendi ırkçılığıyla yüzleşmesi için bir fırsat niteliğindeydi. 6-7 Eylül Pogromu sonrasında el değiştiren mülkiyet, Kürt sorununun neredeyse yüz yıldır barışçıl ve siyasal yoldan çözülememesi, yerinden yönetim, katılımcılık, hak ve özgürlükler ve daha neler neler görmüştü Türkiye.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kendi ırkını öteki ırklardan üstün sayma ve siyasal tutumunu buna dayandırma eğilimi anlamına gelen </span><b>Irkçılık</b><span style="font-weight: 400;">, modern dünyanın ağır sınavlarından biri olmaya devam ediyor.</span></p>
<p><b>Kaynaklar</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Al Jazeera</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Euronews</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Statista</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/10/abdde-irkcilik-karsiti-protestolar-ve-kuresel-tepki/">ABD’de Irkçılık Karşıtı Protestolar ve Küresel Tepki</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>#MADakademi Buluşmaları: This is America! Irkçılık, Mekân ve Protestolar</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/08/madakademi-bulusmalari-this-is-america-irkcilik-mekan-ve-protestolar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2020 07:17:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[MAD]]></category>
		<category><![CDATA[#MADakademi Buluşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[George Floyd]]></category>
		<category><![CDATA[ırkçılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=54595</guid>

					<description><![CDATA[<p>#MADakademi Buluşmaları’nın webinar formatındaki 12. etkinliğinde bugün (8 Haziran Pazartesi — saat 21.00) uzun yıllar Minneapolis’te yaşamış 6 sosyal bilimci George Floyd cinayetinden hareketle ABD’de ırkçılığın mekânsal ve gündelik mânâsını konuşacak.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/08/madakademi-bulusmalari-this-is-america-irkcilik-mekan-ve-protestolar/">#MADakademi Buluşmaları: This is America! Irkçılık, Mekân ve Protestolar</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Buluşmada, MAD&#8217;dan Barış İne’nin moderatörlüğünde Cihan Yılmaz, Elif Kalaycıoğlu, Murat Altun, Sinan Erensü ve Yağmur Karakaya ağırlanıyor.</p>
<p id="m_-6087623506588149121m_8864654791871473956f6d9">Programda, Minneapolis kentinin özellikleri ve olayların neden Minneapolis’te başladığı, Türkiye’den bakıldığında ABD’deki ırkçığın ve ırkçılığa dair dinamiklerin nasıl algılandığı, Antifa hareketi ve hareketin ABD’deki karşılığı, şehir protestolarının nasıl organize edildiği ve nasıl gerçekleştiği, yağma faaliyetinin Amerikan toplumunda karşılık bulduğu siyasal ve kültürel bağlam konuşulacak.</p>
<p>“Eylemlerin önümüzdeki süreçte hangi yönde gelişmesi bekleniyor?” ve “Eylemler bağlamında ABD Türkiye karşılastırmasının imkan ve sınırları nelerdir?” sorularının yanıtları aranacak.</p>
<p>Webinara kayıt olmak için <a href="https://event.webinarjam.com/register/22/9pg1qcl">tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/08/madakademi-bulusmalari-this-is-america-irkcilik-mekan-ve-protestolar/">#MADakademi Buluşmaları: This is America! Irkçılık, Mekân ve Protestolar</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
