<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Genç Mültecileri Destekleme projesi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/genc-multecileri-destekleme-projesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/genc-multecileri-destekleme-projesi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 10 Nov 2018 08:44:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Genç Mültecileri Destekleme projesi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/genc-multecileri-destekleme-projesi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Meydan Söyleşileri: STK’lar Politikaya Etki Edebilmeli</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/01/stklar-politikaya-etki-edebilmeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seçil Türkkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Nov 2018 13:15:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[TOG]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Mültecileri Destekleme projesi]]></category>
		<category><![CDATA[Meydan buluşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Meydan Söyleşileri]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum Gönüllüleri Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32039</guid>

					<description><![CDATA[<p>TOG, 3 yıldır devam ettirdikleri Genç Mültecileri Destekleme Projesinde Suriye’den gelen 18-30 yaş arasındaki mülteci gençlerle Türkiyeli gençlerin bağının güçlendirilmesi için çalışıyor. İçerik Geliştirme Koordönatörü Karaca, STK’ların politikaya da etki edecek çalışmalar yapmalarının önemli olduğunu söylüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/01/stklar-politikaya-etki-edebilmeli/">Meydan Söyleşileri: STK’lar Politikaya Etki Edebilmeli</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Toplum Gönüllüleri Vakfı genç mültecilerin Türkiye’de koşullarını bir nebze daha iyileştirmek için yürüttüğü Genç Mültecileri Destekleme Projesi üçüncü yılında. Ankara, Diyarbakır, Hatay/Antakya ve İzmir’de devam eden projede bu illerin seçilmesinin neden, Türkiye’de projenin de hedef kitlesi olan 18-30 yaş arası genç mültecilerin ağırlıkla bu illerde yaşıyor olması.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">TOG İçerik Geliştirme Koordinatörü Lemi Karaca, gençlerin pek çok alanda desteğe ihtiyacı olduğunu fakat bazı ihtiyaçların öncelikli olduğunu belirtiyor. Bunları sağlık bilgisi, hizmetlere erişim, psiko-sosyal destek, eğitim, barınma, iş gücüne katılım, üniversiteye ve burs imkanlarına erişim, sosyal alanlarda kendini var edebilme, kişisel gelişim ihtiyaçlarını görme ve nasıl erişebildiğini bilme, gençlik ağlarına dahil olabilmek olarak sıralıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Karaca, Türkiye’deki sorunlara yönelik çözümlerin kalıcı olabilmesi için sivil toplumun politika tabanlı çalışmalar yapması gerektiğini ve bu dönemin bir geçis dönemi olarak ele alınmasından ziyade, gençlerin toplumun bir parçası olduğunun kabul edilmesiyle elimizdeki fotoğrafın değişebileceğini söylüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Meydan Buluşması öncesinde, TOG ile konuştuk. </span></p>
<p><b>2015&#8217;ten bu yana, Genç Mültecileri Destekleme Projesi&#8217;ni yürütüyorsunuz. Nasıl gelişmeler kaydettiniz ve projeyi biraz anlatır mısınız?  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Genç Mültecileri Destekleme Projesi; gençlerin güçlenmesine ve bu güçlenme doğrultusunda katılım sağlamalarına yönelik bir proje. Proje; Ankara, Diyarbakır, Hatay ve İzmir’de 18-30 yaş arasındaki Suriyeli genç mültecileri güçlendirerek uyum süreçlerini desteklemeyi ve bu yolla sivil alanda gençlik ve insani yardım çalışmaları temelinde sosyal etki oluşturmayı amaçlıyor. Suriye’den gelen 18-30 yaş arasındaki mülteci gençlerle Türkiyeli gençlerin bağının güçlendirilmesini, gençlerin sağlık hizmetlerine erişmesini, başta cinsel sağlık ile üreme sağlığı ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet olmak üzere çeşitli alanlarda doğru bilgiye ulaşması hedefleniyor. </span><span style="font-weight: 400;">2015’ten bu yana 4 gençlik merkezimizde yaklaşık 90 bin mülteci ve Türkiyeli gence ulaşıldı. Bu kişilerin 54 bini mülteci, 36 bini Türkiyeli gençlerden oluşuyor. Ulaştığımız mülteci gençlerin yüzde 60’ını ise genç kadınlar oluşturuyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gençlik merkezlerimizdeki gençler, sağlık ve sağlık hakları üzerine doğru bilgiye erişmelerinin yanında hukuki ihtiyaçları, eğitim haklarına erişmeleri, istihdam üzerine kamu, özel sektör ve sivil toplum ile iletişime geçmeleri üzerine desteklendi. Merkezlerde gerçekleştirilen farkındalık oturumları, eğitimler, atölyeler ve merkez dışı çalışmalarla güçlenen gençlerin kendi istek ve ihtiyaçları doğrultusunda inisiyatif alarak merkez içi katılımlarının artması, daha demokratik bir toplum için bizi umutlandırıyor. </span></p>
<p><b>Hatay,  Kırıkhan, Diyarbakır ve Ankara’da  yürüyen bir proje. Özellikle bu illeri seçmenizin temel sebebi nedir?  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Proje Ankara, Diyarbakır, Hatay/Antakya ve İzmir’de yürütülüyor. Gerçekleştirdiğimiz ihtiyaç analizi, kamudan ve sivil toplum kuruluşlarından aldığımız geri bildirimler doğrultusunda genç mültecilerin bu şehirlerde ağırlıklı olduğunu görmekteyiz. Bu nedenle çalışmalarımızı bu şehirlerde gerçekleştiriyoruz. </span></p>
<p><b>18- 30 yaş arası gençlerde tespit ettiğiniz spesifik sorunlar neler? Buna dair nasıl çözüm önerileri geliştiriyorsunuz?  </b><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Gençlerin bir çok alana dair ihtiyaçları bulunmakta. Bunların başında sağlık bilgisi ve hizmetlerine erişim, psiko-sosyal destek, eğitim, barınma, iş gücüne katılım, üniversiteye ve burs imkanlarına erişim, sosyal alanlarda kendini var edebilme, kişisel gelişim ihtiyaçlarını görme ve nasıl erişebildiğini bilme, gençlik ağlarına dahil olabilmeyi sayabiliriz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biz gençlik merkezlerimizde;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">*Toplumsal Cinsiyet ve Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddet ile Mücadele</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Cinsel Sağlık-Üreme Sağlığı Bireysel ve Grup Danışmanlığı</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Kadın Güçlendirme Çalışmaları</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Akran Eğitimi ve Akran Bilgilendirme</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Çocuklara Yönelik Müzik Kursları ve İletişim Atölyeleri</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Sağlık, Sanat ve Müzik Atölyeleri </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Sosyal Uyum ve Güçlendirme Etkinlikleri</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Dil Kursları</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Kültür ve Tarih Gezileri</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">* Sportif Etkinlikleri</span></p>
<p><b>3. yılında olan bir proje bu, neler hedefliyorsunuz?</b><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Suriye’den gelen 18-30 yaş arasındaki mülteci gençlerle Türkiyeli gençlerin bağının güçlendirilmesini. </span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Cinsel sağlık üreme sağlığı ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet üzerine farkındalık kazanmalarının sağlanması.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Sağlık hizmetlerine erişebilmelerinin desteklenmesi.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">İnsani kriz durumlarında akran eğitimi modelinin yaygınlaştırılması.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Cinsel sağlık ile üreme sağlığı alanında temel bilgi ve farkındalığa sahip Suriyeli gençlerin akranlarına kolaylaştırıcı olarak rol alması.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Genç dostu yaklaşımla gençlik çalışması alanında deneyim kazanmalarının sağlanması.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Gençlerin ve ihtiyaçlarının daha görünür olmalarını sağlamak ve bu bağlamda savunuculuk çalışmaları yapmak. </span></li>
</ul>
<p><b>İşbirliklerine açık bir yapılanmanız olduğunu söyleyebilir misiniz?  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bizim yapımızda önemli olan faktör ihtiyacın hızlı ve etkili bir şekilde karşılanması. Hem gençlik hem de mülteci alanında bir çok kamu ve sivil toplum kuruluşuyla iş birliği halindeyiz. Değerlerimiz doğrultusunda tüm iş birliklerine açık olduğumuzu söyleyebiliriz. </span></p>
<p><b>Genel anlamda sivil toplumun &#8220;Birarada Yaşam&#8221; konusunda verdiği sınavı nasıl buluyorsunuz?  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil alan hem 2011 öncesi hem de 2011’de Suriye kriziyle birlikte bir çok alana dair ihtiyacın giderilmesi konusunda destek oldu. Bir arada yaşamın önemli aktörlerinden birisi de sivil toplum. İnsani kriz sonrası hem ev sahibi toplumun hem de organizasyonların çok büyük emek verdiğini söylemek isteriz. Birçok kurum ve kuruluş özellikle akut dönemde inanılmaz işler gerçekleştirdi. Kültürel olarak Türkiye toplumunun yaklaşımı da bu büyük göç sınavını iyi verdiği düşüncesi içindeyiz. Bu konuda özellikle yerel toplumu güçlendirmek, dayanıklılıklarını artırmak, ayrımcılık, önyargı konularında hak temelli bakış açısını anlatma sivil toplum kuruluşları ve bu alanda çalışan her bireyin sorumluluğu olmaktadır.</span></p>
<p><b>Konu, sizce STK&#8217;larla çözülebilir mi yoksa STK&#8217;ların devletleri de harekete geçirmesi mi gerekir? Mülteciler günümüzde bir devlet politikasına da işaret ettiğini görüyoruz.  </b><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum yapısı gereği sorunları tespit etmeye ve var olan sorunlara çözüm üretmeye çalışır. Fakat bu durum sivil toplumun tüm sorunları çözeceği anlamına gelmiyor. Sivil toplum lobicilik, savunuculuk ve kamu ile iş birliği yaparak sorunların çözülmesine destek olmalıdır. Sorunlara yönelik çözümlerin kalıcı olabilmesi için sivil toplumun politikayı takip etmesi ve etki etmesi gerekir. Kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplumun iş birliği ve koordinasyon içerisinde hizmetlerin üretilmesinin faydalı olacağı düşüncesindeyiz.</span></p>
<p><b>Ne yapılırsa elimizdeki fotoğraf değişir?  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Politika tabanlı çalışmalar yapmak ve çözüm odaklı yaklaşmanın nihai sonuca bizi götüreceği düşüncesi içerisindeyiz. Mevcut durumu olduğu gibi ele almak, iyi uygulamaları referans almak uzun vadeli, kalıcı sonuçlar getirecektir. Gençlerin bu toplumun bir parçası olduğunu kabul etmek, sadece bir geçiş dönemi olmadığını bilerek karar alma süreçlerine dahil olması elimizdeki fotoğrafın değişmesine katkı sağlar. </span></p>
<p><strong>Siz de Meydan toplantısına katılacak isimlerdensiniz. Ön plana çıkarmayı planladığınız sorunlar/tespitler ya da çözüm önerileriniz neler?  </strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çalışma alanımız doğrultusuna genç, gençlik ve gençlik hakları üzerine hem mültecileri hem Türkiyeli gençleri kapsayıcı bir politika üretilmese dair kamu, özel sektör ve sivil toplum iş birliğinin önemini vurgulamak istiyoruz. Birlikte iyi bir yaşamın inşasının mümkün olduğunu ve bu süreçlerde gençlerin rolünü paylaşma isteğindeyiz. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/01/stklar-politikaya-etki-edebilmeli/">Meydan Söyleşileri: STK’lar Politikaya Etki Edebilmeli</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Genç Mülteciler Ne Yaşıyor?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/21/genc-multeciler-ne-yasiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Jun 2018 09:05:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[TOG]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Mültecileri Destekleme projesi]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=27981</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de 15-30 yaş aralığında bir milyonun üzerinde Suriyeli genç yaşıyor. Zorla yerinden edilmiş gençlerin çok az bir bölümü, Türkiye’de eğitim hayatına devam edebiliyor. Gençler göçle geldikleri Türkiye’de, anadilde eğitim imkânı bulamıyor ve maruz kaldıkları ayrımcılık sebebiyle kendilerini güvende hissetmiyor.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/21/genc-multeciler-ne-yasiyor/">Genç Mülteciler Ne Yaşıyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2011 yılında Suriye’de yaşanan insani kriz sonrası, Türkiye’ye yaklaşık 3,5 milyonun üzerinde Suriye vatandaşı giriş yaptı. İlk 5 yıl -akut dönem olması vesilesiyle- acil ihtiyaçların giderilmesi, göç politikasının oluşturulması, kamu ve sivil toplum kuruluşlarının bu insani kriz çerçevesinde pozisyonlarını belirlemesi ve ortak çalışma alanlarının netleştirilmesi ile geçti. Son 3 yıllık süreç ise normalleşmeye yönelik adımların ve birlikte yaşam temelli çalışmaların planlanması ve hayata geçirilmesiyle devam etti.</p>
<p>Toplum Gönüllüleri Vakfı tarafından yürütülen Genç Mültecileri Destekleme Projesi, 2015 yılından bu yana 4 ilde faaliyet yürütüyor. Proje Ankara, Hatay, İzmir ve Diyarbakır’da bulunan merkezlerde 18-30 yaş arası Suriyeli ve Türkiyeli gençlerin katılımıyla gerçekleşiyor.</p>
<p>Toplum Gönüllüleri Vakfı Mülteci Çalışmaları Koordinatörü Muhammed Bahri Telli, 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü ile ilgili konuştu ve gerçekleştirilen proje hakkında şunları söyledi: “3 yılı aşkın bir süredir devam eden Genç Mültecileri Destekleme Projesi, mülteci gençlerle Türkiyeli gençlerin bağını güçlendiren ve birlikte yaşam çerçevesinde projeler üreten çalışmalar yapıyor. Bununla beraber temel hak ve özgürlükler bağlamında bilgilendirme ve savunuculuk çalışmaları yürütüyor. Başta cinsel sağlık ve üreme sağlığı olmak üzere sağlık hizmetlerine erişim ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddetle mücadele eğitimleri düzenliyor.”</p>
<p>Mülteci gençler, hem aile içinde hem sosyal hayatta çeşitli sorunlarla karşılaşıyor. Bunların başında gençlerin kendi potansiyellerinin farkına varamaması ve kendilerini gerçekleştirebilecek sosyal alanlar bulamaması geliyor. Ayrıca, gelecek kaygısı, can güvenliği tehdidi ve bu süreçlerin getirdiği yoğun sağlık problemleri de gençlerin hayatını zorlaştıran etkenlerden.</p>
<p>Birlikte yaşamı mümkün kılmak için üretilen toplumsal politikaların sürdürülebilirliği büyük önem taşıyor. Türkiyeli ve Suriyeli gençler birlikte, ortak bir hayatın öznesi olabilirler. Bunun için sosyal alanlara, fırsatlara ve güven ortamına ihtiyaç var. Gençleri özne olarak ele alan politikalar ile sosyal uyum süreci desteklenmeli ve sürdürülebilir kılınmalı.</p>
<p><strong>Mülteci gençlerin eğitime erişimi sınırlı</strong></p>
<p>Türkiye’de 14-30 yaş aralığında bir milyonun üzerinde Suriyeli genç yaşıyor. Zorla yerinden edilmiş gençlerin çok sınırlı bir kısmı, Türkiye’de eğitim hayatına devam edebiliyor. Gençler göçle geldikleri Türkiye’de, anadilde eğitim imkânı bulamıyor ve kendilerini güvende hissedemiyor. Türkiye’nin mevcut eğitim sistemine uyum sağlamak ise uzun ve zorlu bir süreç. Bu gibi nedenler sebebiyle eğitime katılım oranı oldukça sınırlı kalıyor. Eğitim hayatına devam edebilen sınırlı sayıdaki genç ise etkin ve verimli bir hayatı sürdüremiyor.</p>
<p>Mülteci gençler eğitimlerine devam edebilmek için bursa ihtiyaç duyuyor; fakat verilen burslar sınırlı ve ihtiyacı karşılamıyor.</p>
<p><strong>Kötü hijyen koşulları kalıcı hastalıklara sebep oluyor</strong></p>
<p>Savaş ve göç, ruh ve beden sağlığını doğrudan etkiliyor. Özellikle sağlık hizmetlerine erişemeyen kadınlar ve gençler bunun doğurduğu ciddi sorunlar ile mücadele ediyor. <strong>H</strong>er 5 gençten 4’ü sağlık durumlarını kötü veya çok kötü olarak ifade ediyor. Gençler, genç dostu sağlık hizmeti modeliyle ayrımcılıktan uzak bir şekilde, kendi istediği hizmetlere erişebilmeli.</p>
<p>Üreme eğilimin arttığı göç dönemlerinde, kötü hijyen koşulları ölümlere ya da kalıcı hastalıklara sebep oluyor.</p>
<p>Travma sonrası stres ile baş etmek için mülteci gençlerin kendi ana dillerinde psikososyal destek hizmetlerine erişmesi hayati önem taşıyor ve süreçle mücadele etmeyi kolaylaştırıyor.</p>
<p><strong>Ucuz ve güvencesiz iş gücü </strong></p>
<p>Mülteci gençlere yüklenen sorumluluklar, gençlerin kendi hayatlarına şekil vermesini imkânsızlaştırıyor. Ailenin geri kalanına bakma işi genelde gençler tarafından üstleniliyor. Gençler, mesleklerini icra edebilecekleri yasal çerçeveyle uyumlu adil bir hayat süremiyor.</p>
<p>Ailelerin hayatlarına devam edebilmesi veya daha iyi ekonomik koşullara sahip olabilmesi için, gençler ucuz iş gücü piyasasında görünmez ve güvencesiz bir şekilde çalışmak zorunda bırakılıyor.</p>
<p>Bitmeyen mesai saatleri, verilmeyen maaşlar ve üstüne ayrımcılığın her türlü biçimi, gençlerin maruz kaldığı hak ihlallerinin başında geliyor. Bu durum gençlerin içe kapanma ve yalnızlaşma gibi kötü sonuçları beraberinde getiriyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-27984" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/22181194_1931476876879773_1497731697295755080_o-640x427.jpg" alt="" width="640" height="427" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/22181194_1931476876879773_1497731697295755080_o-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/22181194_1931476876879773_1497731697295755080_o-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/22181194_1931476876879773_1497731697295755080_o.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/22181194_1931476876879773_1497731697295755080_o-610x407.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/22181194_1931476876879773_1497731697295755080_o-320x213.jpg 320w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>Gençlerin özel alanı yok</strong></p>
<p>Türkiye’de yaşayan yaklaşık 4 milyon Suriyeli mültecinin 250 bini kamplarda yaşıyor. Geri kalan kısım ise Türkiye’nin çeşitli illerine dağılmış durumda.</p>
<p>Başta sınır illeri olmak üzere, yaşamlarını büyük illerde devam ettiren mülteciler; 3-5 ailenin bir arada kaldığı, zorlu fiziki şartları olan barınaklarda yaşıyor.</p>
<p>Bu barınma şartları altında bireylerin özel alanı bulunmuyor. Bu durum özellikle gençler için psikolojik ve kişisel bir yoksunluk hali oluşturuyor. Evde kendine yer bulamayan gençler, farklı mekânlarda bu arayışı sürdürüyor.</p>
<p>Gençler kendilerini var edebilecek, kültürlerini yaşatabilecek, anadilde konuşabilecek, kısacası yargılanmadan yer alabilecek sosyal ortamlar bulmakta zorlanıyor. Ya dil engeline takılıyor, ya da kendini güvende hissetmediği için hiç kimseyle iletişim kurmuyor. Bu da İçe kapanma, tükenme, var olamama ve kendini hiçbir yere ait hissedememe gibi temel sorunlar getiriyor.</p>
<p>Değişimin öncüsü gençler, toplumsal birlikteliğin bir parçası. Kendi talepleri ve istedikleri doğrultusunda şekillenen ve ihtiyaçlarına cevap verebilen mekanizmalarla buluşmaları kritik önem taşıyor.</p>
<p><strong>Seyahat Özgürlüğü</strong></p>
<p>Geçici koruma statüsünde bulunan gençler, bulundukları il dışında herhangi bir yere seyahat etmek için ilgili kurumlardan izin almak zorunda.  Söz konusu uygulama hareket özgürlüğünü ciddi anlamda kısıtlıyor. Genç mülteciler (ve geçici koruma statüsünde olan tüm mülteciler) hastalık gibi acil durumlarda bile, bu izinleri almak durumunda bırakılıyor. Bazı illerde yaşanan yoğunluk sebebiyle, iznin alınması günlerce sürebiliyor. Gençlerin farklı alanları görmeleri, farklı fırsatlardan faydalanabilmeleri, kendilerini güçlendirerek sosyal hayata dahil olabilmeleri için seyahat özgürlüğü ile ilgili kısıtlamaların ortadan kalkması gerekiyor.</p>
<p><strong>7 yıllık geçici koruma dünyada bir ilk</strong></p>
<p>Suriyeli mültecilere 2011 itibarıyla verilen geçici koruma statüsü, 7 yılı geride bıraktı.  Geçici koruma statüsü, mültecilerin hizmetlere erişimini önemli ölçüde sınırlıyor. Dünyada ilk kez 7 yıl kadar uzun tutulan geçici koruma statüsü, içinde bulunulan belirsizlik sebebiyle mültecilerin geleceğe dair öngörüde bulunması ve plan yapmasını engelliyor<strong>.</strong> Etkin bir çözüm için Suriyeli mültecilerin yasal statülerinin netleştirilmesi gerekiyor. Bununla beraber, atılacak her adımın kalıcı bir politika çerçevesinde örgütlenmesi ve bireyleri güçlendirmeye yönelik çalışmaları kapsaması gerekiyor. Özellikle dezavantajlı bireylere karşı, özel önlem ve koruma süreçleri hızlı bir şekilde devreye sokulmalı. Mülteci genç, mülteci kadın veya mülteci LGBTI+ gibi ihtiyaçları farklılık gözeten gruplar iyi okunabilmeli ve farklılaşan ihtiyaçlarına göre çözüm geliştirilmeli.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/21/genc-multeciler-ne-yasiyor/">Genç Mülteciler Ne Yaşıyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
