<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ermenistan arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/ermenistan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ermenistan/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Dec 2019 08:50:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Ermenistan arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ermenistan/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Sınırlandırılmış Bir Seçimle Karşı Karşıyayız”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/02/sinirlandirilmis-bir-secimle-karsi-karsiyayiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Uçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Dec 2019 08:50:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Agos gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ermenistan]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Ermenileri]]></category>
		<category><![CDATA[Yetvart Danzikyan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=45133</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ermeni cemaati içinde 11 Aralık’ta yapılacak patrik seçimleriyle ilgili yaşanan tartışmaları konuştuğumuz Agos Genel Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan, “12 Eylül seçimleri gibi sınırlandırılmış bir seçimle karşı karşıyayız. Bazı adayların seçimlere girememesi, hem seçilme hem seçme hakkına müdahale” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/02/sinirlandirilmis-bir-secimle-karsi-karsiyayiz/">“Sınırlandırılmış Bir Seçimle Karşı Karşıyayız”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Ermenileri, 11 Aralık 2019 tarihinde yeni bir patrik seçmeye hazırlanıyor. Yoğun tartışmaların yaşandığı patrik seçim sürecini Sivil Sayfalar için değerlendiren Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan, tarihsel boyutla ilgili bilgiler de verdi.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-45135 size-boldthemes_small" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/WhatsApp-Image-2019-12-02-at-10.46.29-e1575274695158-320x245.jpeg" alt="" width="320" height="245" />1863 nizannamesinden beri Ermeni patriklerinin halkın oylarıyla seçildiğini belirten Danzikyan, “Bu modele göre halk tarafından seçilen cismani meclis ve ruhani meclis birlikte patriği seçiyordu. Bu sistem Abdulhamit döneminde kesintiye uğradı. Onun ardından 1915’de sistem lağvedildi. 1961&#8217;den beri yeni bir sistemle seçim yapılıyor. Bakanlar kurulu genelgesiyle bu iş şarta bağlandı. Patrik adaylarının delegeleri oluyor halk onları seçer onlar da patriği seçer. 1961&#8217;den sonradan itibaren Osmanlı topraklarında doğmuş herkes patrik adayı olabiliyordu. Böylece Türkiye&#8217;de doğmuş ama yurt dışından aday olan insanlar patrik oldu.“ diye anlatıyor. Şimdiki seçimlerde patrik adaylarına İstanbul’da olma şartı getirildiğini belirten Danzikyan, bunun Ermeni toplumu içinde büyük tartışmalara sebep olduğunu dile getiriyor.</p>
<p>Bu talimathaneyle seçime gidildiğini ve 8 Aralık’ta delegelerin seçileceğini onların da 11 Aralık’ta patrik seçeceklerini belirten Danzikyan, “Kararın Malatya doğumlu ama Ermenistan’da yaşayan Çulcuyan’ın önünü kesmeye yönelik olduğu belirtiliyor. Ben de buna katılıyorum. Ermeni cemaati içindeki güçlü kesimler Çulcuyan’ı kontrol etmekte zorlanacağını düşünüyor. O yüzden devletin de çok işine gelen bu yöntem bulundu. İstanbul şartıyla devre dışı bırakılmış oldu. Dolayısıyla sınırlanmış 12 eylül sonrası seçimler gibi bazı adayların giremediği bir seçimle karşı karşıyayız. Hem seçme hem seçilme iradesine müdahale edilmiş oldu. İnsan haklarına, adalete aykırı bir uygulama yapılmış oldu” diye konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/02/sinirlandirilmis-bir-secimle-karsi-karsiyayiz/">“Sınırlandırılmış Bir Seçimle Karşı Karşıyayız”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“İki Yakın Halk, İki Uzak Komşu”nun Yarım Kalan Filmi…</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/14/iki-yakin-halk-iki-uzak-komsunun-yarimkalan-filmi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Uçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Sep 2017 06:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Ermenistan]]></category>
		<category><![CDATA[Hrant Dink]]></category>
		<category><![CDATA[Yarım Kalan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=18351</guid>

					<description><![CDATA[<p>8 Eylül’de gösterime giren Yarım Kalan isimli sinema filmi, Türkiye-Ermenistan gerilimini, hem tarihi acılar hem de gündelik hayattaki ötekileştirmeler üzerinden, birbirine geçmiş aşk öykülerinin eşliğinde anlatıyor. Hrant Dink’in ‘iki yakın halk, iki uzak komşu” nitelemesini hatırlatan filmde; iki milletin geçmişteki acılara bakışının benzerliği kadar, kültürel yakınlığına ve tabi bir de o kadar uzaklığına dikkat çekiliyor. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/14/iki-yakin-halk-iki-uzak-komsunun-yarimkalan-filmi/">“İki Yakın Halk, İki Uzak Komşu”nun Yarım Kalan Filmi…</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>8 Eylül’de gösterime giren Yarım Kalan isimli sinema filmi, Türkiye-Ermenistan gerilimini, hem tarihi acılar hem de gündelik hayattaki ötekileştirmeler üzerinden, birbirine geçmiş aşk öykülerinin eşliğinde anlatıyor. Hrant Dink’in ‘iki yakın halk, iki uzak komşu” nitelemesini hatırlatan filmde; iki milletin geçmişteki acılara bakışının benzerliği kadar, kültürel yakınlığına ve tabi bir de o kadar uzaklığına dikkat çekiliyor.</strong><span id="more-19024"></span></p>
<p>Yapımcılığını Haşim Akkaya, senaryosunu Yaşar İliksiz ve Adnan Erdoğan’ın, yönetmenliğini ise Emre Yılmaz’ın yaptığı Yarım Kalan filmi, Türkler ile Ermeniler arasında yaşanan tarihi olayların gündelik hayata ve ilişkilere nasıl yansıdığını bir aşk öyküsünün ekseninde anlatıyor. Başrollerini Ali Buhara Mete, Iskui Baldzhian, Anıl Altan’ın oynadığı filmin sinematografik açıdan sıkıntıları olduğunu belirten Atilla Dorsay, içerikle ilgili olarak ise şunları dile getiriyor: “Film aslında hayli cesur. İki yanı da tam olarak suçlamıyor ya da eşit biçimde suçluyor. Ve bu tartışmanın geçmişten gelen kişiler ve onların yaşadıklarına dayanarak, barış içinde yeniden buluşarak, konuşarak, hatta sevişerek aşılabileceği konusunda bir mesaj vermeye çalışıyor.”  Dorsay’ın filmle ilgili sinematografik eleştirileri karakterlerin ve olay örgüsünün derinleşmemesiyle ilgiliydi, bu eleştirileri sorduğumuz senaristlerden Yaşar İliksiz, çok geniş zamanlı ve iç içe geçmiş öyküler anlattıklarını ve derdi olan, derdini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren bir film oluşturmaya çalıştıklarını belirterek, “Üstelik düğümlerin çözümünü son sahnelere bırakıyoruz. Hem düğümlerin önceden çözülmemesi, hem de gerilimin insanları bunaltmaması lazımdı.. Buna rağmen filmin ritmini olabildiğince hızlı ve seyredilebilir kılmak gerekiyordu. Belirli sürede, görsel dilin izin verdiği anlatım olanaklarıyla hareket etmek zorundaydık. Tüm bunları bir araya getirince yapılabileceğin en iyisini yapmaya çalıştık. İzleyen herkesin şu ya da bu şekilde tat alabileceği bir yapıt olsun istedik. Ne tek bir konuya derinleşerek ortaya &#8220;bunalımlı festival filmi&#8221; çıkartmayı ne de olabildiğince fazla gişe hasılatı hayaline kapılarak &#8216;ciklet tadı veren&#8217;, &#8216;izle unut&#8217; filmine imza atmayı kendimize yakıştırabildik.” dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>“İnsanları insaflı ve duyarlı olmaya çağırıyoruz”</strong></p>
<p>Yaşar İliksiz, bu konuda yapılan çalışmaların ya &#8220;vatan-millet-sakarya&#8221; edebiyatı ile gişeden nemalanma ya da &#8216;Türkiye&#8217;yi karalayarak uluslararası platformda ödülü garantileme’ niteliğinde olduğunu belirterek bu iki bakışın dışında bir senaryo oluşturmaya çalıştıklarını belirtiyor. İki tarafı da ‘empati’ye zorlayacak bir senaryo ortaya koymaya çalıştıklarını belirten İliksiz, “Adnan Erdoğan ile kafa kafaya vererek, evrensel temalardan hareketle, her iki tarafın da yer yer kızacağı, yer yer duygulanacağı bir öykü kurguladık. &#8216;Nefret&#8217; ve &#8216;aşk&#8217; öykümüzün başat unsurlarıydı&#8221; dedi. Filmin bir ‘yüzleşme’ filmi olmadığını, yaşananlara yargıç, sosyolog veya psikolog olarak değil izleyicilerle aynı yerden bakmaya çalıştıklarını belirten İliksiz, “Biz bu filmde; &#8220;Anı yaşa&#8221; felsefesiyle insanları insaflı ve duyarlı olmaya çağırıyoruz. ‘Şöyle ya da böyle, şunun ya da bunun suçu olarak geçmişte ne oldu ise oldu. Geçmişte olanların günümüzü zehir etmesine ve geleceğimizi karartmasına izin vermeyelim’ diyoruz. Ne kadar yansıtabildik bilemeyiz ama Yunus&#8217;un diliyle ‘<em>Ben gelmedim dava için</em>/ Benim işim sevi için/ Dost&#8217;un evi gönüllerdir/ Gönüller yapmaya geldim’ demeye çalıştık.</p>
<p>Yaşar İliksiz, filmle ilgili tepkileri değerlendirirken ise şunları dile getiriyor: “Bir kaç değişik seansa filmi izleyenleri izlemek için özellikle gittim. Filmin ilk yarısında verilen tepkiler ile sonunda verilen tepkiler çok farklı. Filmi ilk yarıda küçümseyen insanlar gördüm. İlk yarı için genel algı ‘vasat bir Yeşilçam senaryosu’ izliyoruz  şeklinde. Fakat filmin sonunda aynı insanlar, duygulu gözlerle birbirine bakıp &#8220;ama&#8230;&#8221; diyorlar. Filmin fikirlerine katılmadığı halde ‘ağlamadan edemedim’ diyenler de var. Her film gibi bunun da beğeneni, beğenmeyeni, öveni, söveni olacaktı. Buna zaten hazırdık. ‘İyi iş’ diyenler ortalamanın üstünde&#8230; Bu sevindirici. Öte yandan hem hatalarımızı gösteren hem de yapıcı eleştiriler yapanlar oluyor. Onların eleştirileri bizim için daha kıymetli.&#8221;</p>
<p>Filmde Ermeni bir baba ile oğlu canlandıran İbrahim Gündoğan ile Ali Buhara Mete&#8217;nin değerlendirmeleri ise şöyle:</p>
<p><img decoding="async" class="alignleft wp-image-18354 size-medium" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2017/09/IMG-7966-e1505329370270-226x300.jpg" alt="" width="226" height="300" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ali Buhara Mete: Filmi Hrant Dink&#8217;e ithaf ediyorum</strong></p>
<p>Beklediğimin aksine olumlu tepkiler alıyorum. Filmin verdiği mesaj benim çok önemli.  ‘Nefreti nefretle çözemezsiniz, nefreti sevgiyle çözebilirsiniz’ filmin anlatmak istediği cümle bu. Filmde ön yargılı bir karakter oynuyorum ama gerçek hayatta bir çok Ermeni arkadaşım var. Onları öteki olarak değil biz olarak görüyorum. Başka bir röportajda da söyledim, bu filmi kendi açımdan Hrant Dink’e adıyorum. Hrant Dink, barışçıl yaklaşan, ön yargıdan uzak bakan, ortak kadim değerlerle olaya bakabilen bir Anadolu insanıydı. Filmi izleyenler, o insanları anlayabilirse, yaşadıklarını bir nebze hissedebilirse, mesajımız yerini bulmuş olur.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignright wp-image-18353 size-medium" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2017/09/IMG-7961-e1505329236220-234x300.jpg" alt="" width="234" height="300" /><strong>İbrahim Gündoğan: Halkların kardeşliğine inanıyorum</strong></p>
<p>Sevgi ve kardeşliğin temel bakış olması gerektiğini düşünüyorum yoksa bu savaşlar, bu kinler, bu acılar bitmez. Oynadığım karakterin ismi Hrant. Hrant Dink iki tarafın da aşırılarının sevmediği biriydi. Gerçekleri söylediği için. Evrensel olarak halkların kardeşliğine inanan bir insanım. O yüzden pek bir çaba sarf etmedim bu rolü oynarken. Kendi düşüncelerim de böyle olduğu için sadece perdeye yansıttım. Şunu ayırt etmeliyiz.  Milletler kardeştir, hükümetler düşmandır. Yani bugün bir hükümet gelir Ermenistan’la her türlü ilişkiyi koparır yarın başka bir hükümet her türlü dostluğu kapıyı açar. Milletler düşman değildir, milletleri birbirine düşüren hükümetlerdir bütün dünyada bu böyle.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/14/iki-yakin-halk-iki-uzak-komsunun-yarimkalan-filmi/">“İki Yakın Halk, İki Uzak Komşu”nun Yarım Kalan Filmi…</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Arafta Kalmak</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/11/arafta-kalmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dilek Akkuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Aug 2017 09:25:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeni]]></category>
		<category><![CDATA[Ermenistan]]></category>
		<category><![CDATA[katliam]]></category>
		<category><![CDATA[Kevork Fikri Çalış]]></category>
		<category><![CDATA[sur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=17571</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Armen, babasının mezarı başında fark ediyor ki imamın mezar başında verdiği talkında (ölü gömüldükten sonra mezar başında imamın ölüyü tanıtması) dedesinin veya nenesinin adı verilmiyor. Bir süre sonra durumu dayılarına soruyor. Dayısı ona gerçeği yıllar sonra anlatıyor. Babasının katliamda sağ kurtulan bir Ermeni olduğunu&#8230;&#8221; Tarihler 1915’i gösterdiğinde, bu topraklarda dünyanın tanık olduğu en büyük trajedilerinden [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/11/arafta-kalmak/">Arafta Kalmak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Armen, babasının mezarı başında fark ediyor ki imamın mezar başında verdiği talkında (ölü gömüldükten sonra mezar başında imamın ölüyü tanıtması) dedesinin veya nenesinin adı verilmiyor. Bir süre sonra durumu dayılarına soruyor. Dayısı ona gerçeği yıllar sonra anlatıyor. Babasının katliamda sağ kurtulan bir Ermeni olduğunu&#8230;&#8221;</strong></p>
<p>Tarihler 1915’i gösterdiğinde, bu topraklarda dünyanın tanık olduğu en büyük trajedilerinden katliamlardan biri yaşanıyordu. Bir milyonu aşkın Ermeni, ölüm yolculuklarına ve sürgünlere çıkarıldılar. Sürgüne gönderilen yüzbinlerce Ermeni daha kamplara ulaşamadan açlık, susuzluk ve hastalık nedeniyle yollarda öldüler.</p>
<p><span id="more-17823"></span></p>
<p><strong> &#8221;bizi kamyona doldurdular.<br />
tüfekli iki erin nezaretinde.<br />
sonra o iki erle yük vagonuna doldurdular.<br />
günlerce yolculuktan sonra bir köye attılar</strong>. &#8221;</p>
<p>Cemal Sureya</p>
<p>Bu ölüm yolculuklarının, sürgünlerinin yaşandığı yerlerden biri de Diyarbekir Vilayeti idi. Ermeni Halkı tarihte, zanaatkârlıkları ile bilinir ve tanınırlar. Diyarbekirli  Ermeniler de, taş ustalıkları ile ünlenmişlerdi. Bugün bile tarihi Sur ilçesinde gezerken, yaşanan onca yıkıma rağmen Ermenilerin ustalığını evlerde, camilerde, hanlarda görebilirsiniz. Zaman bu topraklarda yaşamış olan Ermenilerin izlerini silemiyordu. Tarihin bu manada insanlardan daha vicdanlı olduğu kesindi. Diyarbekir ve diğer vilayetlerdeki Ermeniler, yaşanan sürgünler ve bölgedeki çatışmalı durumdan kaynaklı yaşadıkları toprakları terk edip dünyanın birçok ülkesine dağılmak zorunda kaldılar. Öğrendiğimiz kadarı ile Diyarbakır&#8217;da sayıları 250-300’e yakın Müslümanlaştırılmış Ermeni aile var.</p>
<p>Tarihler bu kez 2012 yılını gösterdiğinde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve diasporada yaşayan Ermeni cemaatlerinin büyük katkıları ile restorasyonu yapılan ve Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesinde bulunan, Ortadoğu’nun en büyük kilisesi, Surp Giragos Ermeni Kilisesi tekrar çanlarını çalmaya başladı. Diasporada yaşayan Ermeniler tekrar buluşmuştu. Maalesef son dönem yaşanan çatışmalar kilisede hasara neden oldu. Kilise sayesinde yeniden bir araya gelmiş  olan Ermeniler bu bağlarını tekrar kaybettiler.</p>
<p>İşte o kilisede yıllar sonra yeniden o çanı çalan 26 yaşında Ermeni olduğunu babasının öldüğü gün öğrenen Armen Demirciyan’dı.</p>
<p>Armen, babasının mezarı başında fark ediyor ki imamın mezar başında verdiği talkında (ölü gömüldükten sonra mezar başında imamın ölüyü tanıtması) dedesinin veya nenesinin adı verilmiyor. Bir süre sonra durumu dayılarına soruyor. Dayısı ona gerçeği yıllar sonra anlatıyor. Babasının katliamda sağ kurtulan bir Ermeni olduğunu, Müslüman bir aile tarafından ahırda büyütüldüğünü, sonradan kendi kızları ile evlendirdiğini. Babası yaşadığı sürece susmuştu sessiz kalmıştı. Kimliğinden bahsetmemişti çocuklarına ve bu sırla sessizce ölmüştü…</p>
<p>Kilisenin çanının çalan Ermeni Armen’le , Diyarbakır’ın tek sahafı olan Don Kişot Sahaf’ta buluşuyoruz. Şimdilerde Don Kişot, Sahaf Armen’e bir sığınak olmuş adeta.</p>
<p>Pariluys (günaydın ) Dilekcan diye karşılıyor.</p>
<figure id="attachment_17573" aria-describedby="caption-attachment-17573" style="width: 199px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-17573" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/08/Armen-1.jpeg" alt="" width="199" height="265" /><figcaption id="caption-attachment-17573" class="wp-caption-text">Armen</figcaption></figure>
<p>Eski kitaplar arasında geçmişin izlerini arıyor gibi. Ermeni Vakfı’nın görevlendirdiği dil hocası Kevork Fikri Çalış sayesinde altı ay gibi bir sürede anadilini Ermenice’yi öğreniyor. Kiliseyi ziyarete gelen Ermeniler sayesinde dilini geliştiriyor. Sahafta Ermeni bir rahip olan ve Ermeni müzik dehası Komitas çalıyor. Ses ince… derin… kederli… Şarkının arasına girerek arada tercüme yapıyor Armen. Yüzüne yerleşmiş derin çizgiler var. Geçmişte atalarının çıkarıldığı ölüm yolculuklarındaki uzun yolları gösterir gibi. Anlatırken kaşları arada çatıyor. Sarp uçurumlar beliriyor o an yüzünde. Gözleri arada dalıp gidiyor. Daldığı yerden tekrar çıkıyor</p>
<p>&#8220;<strong>Hrant arkadaşımdı. Bu toprakları seviyorum tıpkı onun gibi. Tabii ki burada kalıp kendi topraklarımda yaşamak istiyorum ama burada sizin de bildiğiniz gibi şartlar çok zor. Bundan dolayı Ermenistan’a gidip orada yaşamak istiyorum.&#8221;</strong></p>
<p>Konuşacak, yüzleşecek ne çok şey var. Ve dilenecek ne çok özür.…</p>
<p>Bir insanın vicdanı, geçmişi ile kurduğu bağdır. Geçmişle olan bağı o ayrı, ben ayrı kuruyorduk. Benim için Ermeniler demek annemdi, annemin yaptığı yemeklerdi. Ermeni komşularından öğrendiği yemekleri yapardı annem ona da annesi öğretmişti. Evet, geçmişle bağımdı. Yıllarca düğünlerimizde oynadığımız  &#8216;<strong>yarkusta&#8217; </strong>oyununu yediğimiz &#8216;<strong>havidz&#8217; </strong>ve &#8216;<strong>helise&#8217;</strong> yemeklerinin Ermeni komşularından öğrendiğini anlatmıştı annem. Ama ölümlerine verilen fermanda bizzat rol oynadıklarını söylememişti..! Bu topraklarda Gayrimüslimler için hakaret olarak kullanılan fılle komşularımızdı onlar.</p>
<p>Sessizlik oldu&#8230;Sahafta Komitas çalıyordu &#8216;<strong>Grunk&#8217;</strong> (turna )  şarkısını söylüyordu. Armen yeniden tercüme etti şarkıyı:</p>
<p>Grunk usti gukas / Dzarayem tsaynit / Grunk mer ashkhare khabrig mı chunis</p>
<p>(Turnam nereden geliyorsun /Sesine ölürüm / Söyle bizim memleketten haber var  mı?)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/11/arafta-kalmak/">Arafta Kalmak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye-Ermenistan Burs Programı Yeni Dönem Başvurularını Bekliyor!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/20/turkiye-ermenistan-burs-programi-yeni-donem-basvurularini-bekliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Jul 2017 10:29:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Hrant Dink Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Burs]]></category>
		<category><![CDATA[Ermenistan]]></category>
		<category><![CDATA[girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlık]]></category>
		<category><![CDATA[mutfak sanatları]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye-Ermenistan Burs Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=16927</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hrant Dink Vakfı, komşu ülkeden profesyonellerin sınır ötesi işbirliği ağları kurmalarını teşvik etmek amacıyla Türkiye-Ermenistan Burs Programı’nın yeni dönemini, Birleşik Krallık Çatışma, İstikrar, Güvenlik Fonu desteği ve Gümrü Gençlik Girişim Merkezi iş birliği ile başlatıyor. Vakfın ilanı şöyle: Hrant Dink Vakfı, 2017-2018  döneminde, Ermenistan ve Türkiye&#8217;den toplam 10 profesyonele, dört ilâ sekiz ay boyunca komşu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/20/turkiye-ermenistan-burs-programi-yeni-donem-basvurularini-bekliyor/">Türkiye-Ermenistan Burs Programı Yeni Dönem Başvurularını Bekliyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hrant Dink Vakfı, komşu ülkeden profesyonellerin sınır ötesi işbirliği ağları kurmalarını teşvik etmek amacıyla Türkiye-Ermenistan Burs Programı’nın yeni dönemini, Birleşik Krallık Çatışma, İstikrar, Güvenlik Fonu desteği ve Gümrü Gençlik Girişim Merkezi iş birliği ile başlatıyor. Vakfın ilanı şöyle:<span id="more-16927"></span></p>
<p>Hrant Dink Vakfı, 2017-2018  döneminde, Ermenistan ve Türkiye&#8217;den toplam 10 profesyonele, dört ilâ sekiz ay boyunca komşu ülkede yaşama ve belirli bir &#8216;Ev Sahibi Kuruluş&#8217; bünyesinde özel bir iş birliği programına katılma imkânı sağlamaya devam ediyor. Burs Programı, iki komşu ülke arasında uzmanlık paylaşımı ve kalıcı iş birliğine en çok ihtiyaç duyulan akademi, araştırma merkezleri, sivil toplum, girişimcilik, basın, iletişim, kültür-sanat, mimarlık, tasarım, mutfak sanatları, çeviri-dil eğitimi, hukuk, sağlık hizmetleri ve tıp alanlarındaki faaliyetleri destekleyecek.</p>
<p>Türkiye’den 36, Ermenistan’dan 33 farklı ev sahibi kuruluş, komşu ülkeden gelecek profesyonelleri ağırlayacak. Ev Sahibi Kuruluşların önerdiği programlar dışında, kendi proje fikirlerini komşu ülkede hayata geçirmek isteyen adaylar da başvurularını sunabilecek.</p>
<p><a title="Ermenistan'daki Ev Sahibi Kuruluşlar (İngilizce)" href="http://hrantdink.org/tr/faaliyetler/projeler/turkiye-ermenistan-programi/turkiye-ermenistan-burs-programi/921-turkiye-ermenistan-burs-programi-yeni-donem-basvurularini-bekliyor#ho_armenia" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Ermenistan&#8217;daki Ev Sahibi Kuruluşlar (İngilizce)</a></p>
<p><a title="Türkiye'deki Ev Sahibi Kuruluşlar " href="http://hrantdink.org/tr/faaliyetler/projeler/turkiye-ermenistan-programi/turkiye-ermenistan-burs-programi/921-turkiye-ermenistan-burs-programi-yeni-donem-basvurularini-bekliyor#ho_turkey" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Türkiye&#8217;deki Ev Sahibi Kuruluşlar (İngilizce)</a></p>
<p><b><u>Kimler Başvurabilir?</u></b></p>
<ul>
<li>Yüksek lisans ve doktora öğrencileri, akademisyen ve bağımsız araştırmacılar</li>
<li>Sivil toplum çalışanları</li>
<li>Gazeteciler, muhabir ve foto-muhabirler</li>
<li>Fotoğrafçılar, sanatçılar, tasarımcılar, mimarlar, aşçılar</li>
<li>Yazarlar, çevirmenler</li>
<li>Hukuk ve halkla ilişkiler uzmanları</li>
<li>Kendi proje fikirlerini hayata geçirmek isteyen bütün adaylar</li>
</ul>
<div class="alert alert-info">
<p>Başvuruya devam etmeden önce <a title="Turkey-Armenia Fellowship Scheme Regulation" href="http://hrantdink.org/attachments/article/849/Turkey-Armenia%20Fellowship%20Scheme%20Regulation.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Türkiye-Ermenistan Burs Programı Yönetmeliği</a>&#8216;ni dikkatlice okumanızı tavsiye ediyoruz (İngilizce).</p>
</div>
<p>Türkiye ve Ermenistan vatandaşları ile Türkiye ve Ermenistan’da ikamet eden adaylar Burs Programı’na başvurabilirler. Burs Programı’na katılmak isteyen adaylar, İngilizce başvuru formunu en geç <strong>7 Ağustos 2017</strong> tarihine kadar doldurup, iki adet referans mektubu ve özgeçmişleri ile birlikte başvuru yapabilir.</p>
<p>Program için gelen başvurular Hrant Dink Vakfı tarafından ilgili Ev Sahibi Kuruluşlara iletilecek olup, bu kuruluşlar programa katılmaya hak kazanan kişileri kendi tercihleri doğrultusunda belirleyecek. Programın mevcut bütçesi 10 profesyonelin katılımına imkân veriyor. Başvuru sürecinde, 10’dan fazla adayın tercih ettikleri Ev Sahibi Kuruluşla eşleşmesi durumunda, nihai bursiyerleri belirlemek amacıyla, Türkiye ve Ermenistan’dan üç üyenin görev yapacağı bağımsız bir Seçici Kurul devreye girecek. Seçici Kurul üyeleri kendi deneyim ve görüşleri ışığında bireysel olarak görev yapacak olup, yapacakları değerlendirmeler bağlı oldukları kurum ve kuruluşların görüşlerini yansıtan bir seçim olarak değerlendirilmemelidir.</p>
<p>Program hakkında daha detaylı bilgi ve sorularınız için proje koordinatörleri Zeynep Sungur ve Armenuhi Nikoghosyan ile <span id="cloakd4944c366b73757be6a0287630c76d9a"></span><a href="mailto:fellowship@hrantdink.org">fellowship@hrantdink.org</a> adresinden iletişime geçebilirsiniz.</p>
<p><a href="https://form.jotformpro.com/71943016644961" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Başvuru için tıklayın.</a></p>
<p><b><u>Türkiye-Ermenistan Burs Programı Seçici Kurul Üyeleri</u></b><br />
İbrahim Betil<br />
Sema Kılıçer<br />
Zara Lavchyan</p>
<p><i><br />
Hrant Dink Vakfı, Türkiye-Ermenistan Burs Programı’nı, 2014 yılında komşu ülkeden profesyonellerin sınır ötesi işbirliği ağları kurmalarını teşvik etmek amacıyla oluşturdu. Burs Programı’nın ilk dönemi olan 2014-2015 yıllarında, Ermenistan’dan 12, Türkiye’den 6 profesyonelin İstanbul, Yerevan ve Gümrü’deki faaliyetlerini destekledi. Bursiyerler, ev sahibi kuruluşları ve çalışmaların sonuçları hakkında bilgi almak için <a title="2014 – 2015 Burs Programı Sonuçları" href="http://hrantdink.org/attachments/article/248/Sinirlari-Asiyoruz-Turkiye-Ermenistan-Seyahat-Fonu-Burs-Programi.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayınız</a>. Burs Programı’nın 2016-2017 döneminde ise, <a title="2016 – 2017 Bursiyerler" href="http://www.armtr-beyondborders.org/turkiye-ermenistan-burs-programi/2016-2017-bursiyerler/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Ermenistan’dan 10, Türkiye’den 5 profesyonel</a> İstanbul ve Yerevan’daki programlarına katılmaya hak kazandı.  </i></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/20/turkiye-ermenistan-burs-programi-yeni-donem-basvurularini-bekliyor/">Türkiye-Ermenistan Burs Programı Yeni Dönem Başvurularını Bekliyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
