<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Elmalı Davası arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/elmali-davasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/elmali-davasi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2021 06:36:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Elmalı Davası arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/elmali-davasi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;Teoride Çocuğun Beyanı Somut Delil Sayılırken Uygulamada Yeterli Görülmüyor&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/28/teoride-cocugun-beyani-somut-delil-sayilirken-uygulamada-yeterli-gorulmuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2021 15:10:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Beyannamesi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk İstismarı]]></category>
		<category><![CDATA[Elmalı Davası]]></category>
		<category><![CDATA[Lanzarote Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[UCİM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73034</guid>

					<description><![CDATA[<p>"Teoride çocuğun beyanı somut delil sayılırken uygulamada somut delil olarak yeterli görünmüyor maalesef. Bu durum da telafisi güç sorunlar yaratacak. " Ucim Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği Ankara İl Temsilcisi ve İhbar Sorumlusu Avukatı Pelin Uzun ile yasalaşan 'çocuğa cinsel istismar suçlarında kuvvetli delil aranacak' maddesi ve devamında getireceği problemleri konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/28/teoride-cocugun-beyani-somut-delil-sayilirken-uygulamada-yeterli-gorulmuyor/">&#8216;Teoride Çocuğun Beyanı Somut Delil Sayılırken Uygulamada Yeterli Görülmüyor&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Ucim&#8217;in çalışmalarından bahseder misiniz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-73036 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/pelin-uzun-640x480.jpg" alt="Pelin Uzun" width="295" height="221" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/pelin-uzun-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/pelin-uzun-1280x960.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/pelin-uzun-1024x768.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/pelin-uzun.jpg 2048w" sizes="(max-width: 295px) 100vw, 295px" />Derneğimizin kurucularından olan öğretmenimiz Saadet Özkan; İzmir Menderes’te görev yaptığı ilkokuldaki okul müdürünün yıllarca ve pek çok çocuğa karşı gerçekleştirdiği istismarı ortaya çıkaran, bu yöndeki çabası ve iz sürmesi sayesinde ilgili kişinin yargılanarak 82 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmasının mücadelesini vermiş, keza bu çabası ile yurt içinde çocuk istismarı konusundaki farkındalığı zirveye taşıdığı gibi 2017 yılında, Amerikan Başkanı Donald Trump’ın eşi Melania Trump’ın elinden “Uluslararası Kadın Cesaret Ödülü” de almış, bu konuya kendini adamış bir kadındır. Çocuk istismarı konusundaki mücadelesine tüm yurt çapında destek gelmesi üzerine Mersinli  iş adamı olan, derneğimizin genel başkan yardımcısı Yücel Ceylan ile çocuklara adalet arayışında yolları kesişmiş, hukuksal bir mücadeleye başlamışlar ve Yücel Ceylan ile çocuk istismarı ile mücadeleyi ülke genelinde ve dünyada sürdürmek için Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği (UCİM)’ni  2017 yılı Temmuz ayında resmen kurmuşlardır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Derneğimiz; toplumsal bilinçlendirme ve eğitim çalışmalarının yanı sıra bünyesinde barındırdığı pek çok gönüllü avukatı ile mağdur çocuk ve ailelere, halihazırda görülmekte olan davalarda hukuki destek, gönüllü psikologları eliyle ise travma öncesi, sırası ve sonrasında psikolojik destek vermekte, pek çok gönüllü üye eliyle yurdun dört bir yanında sahada, üniversitelerde dernek üyesi gönüllü öğrencilerle, yerel yönetimler ve özel şirketlerle iş birliği içerisinde bilinçlendirme çalışmaları yapmaktadır. </span></p>
<p><b>İstismara maruz kalan çocukların sosyo-ekonomik durumu ile yaşadıklarının nasıl bir ilişkisi var? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Maalesef doğrudan bir ilişkisi olduğunu söyleyemeyiz. Her sosyo-ekonomik düzeydeki çocuk bu ihmal ve istismarlara maruz kalabiliyor. Ancak çocukların içinde bulundukları sosyo-ekonomik durum onların konuşmasına, yaşadıklarını aktararak suçluyu ihbar etmesine etki ediyor. </span></p>
<p><b>4. yargı paketindeki &#8216;çocuğa cinsel istismar suçlarında kuvvetli delil aranacak&#8217; maddesi ne anlam ifade ediyor? Maddenin iptali için çalışmalar yürüttünüz fakat madde yasalaştı ne söylemek istersiniz?</b></p>
<p><b></b><span style="font-weight: 400;">&#8220;Yargı Reformu Strateji Belgesi&#8221; çerçevesinde hazırlanan, kamuoyunda 4. Yargı Paketi olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Dünyada yaşanılan yenilikler ile beraber yeni sistemler ve kurallar oluşturulması anlamında ihtiyaçlara cevap verecek birçok düzenleme içermektedir. Kanun teklifinin 13. Maddesi, katalog suçlarda ‘somut delil’ koşulunu düzenlemekte olup teklifin kanunlaşması halinde; katalog suçlarda bir kişinin tutuklanabilmesi, kuvvetli suç şüphesinin somut delillere dayanmasına bağlı hale getirilecekti evet kanun yasalaştı çocuğun cinsel istismarı suçu da katalog suçlardan olduğundan düzenleme, Derneğimizin faaliyet alanını doğrudan ilgilendirmektedir.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Teoride çocuğun beyanı somut delil sayılırken uygulamada somut delil olarak yeterli görünmüyor maalesef. Bu durum da telafisi güç sorunlar yaratacak. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu sebeple çocukların üstün yararı gereği adalete erişimlerinde daha etkin bir hukuk sistemi için; hem uygulamada yaşadığımız aksaklıkları hem yargı paketinin ilgili maddesinin yasalaşması halinde yaşanabilecek aksaklıkları TBMM’ye sunduk. Tasarının ilgili maddesinin yanlışlığı ile ilgili Bakanlıklar ile görüşme gerçekleştirdik ve milletvekillerine ulaşarak endişelerimizi aktardık. Sosyal medyadan da paylaşımlar ile tepkimizi dile getirdik. Ancak tüm tepkilerimize rağmen yasalaştı. Maalesef yasalaşması sonrasında uygulamada tahliye kararları gelmeye başladı bile. Teoride çocuğun beyanı somut delil sayılırken uygulamada somut delil olarak yeterli görünmüyor maalesef. Bu durum da telafisi güç sorunlar yaratacak. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Çocuğun tutarlı beyanlarına rağmen bu delile gereken kıymetin verilmemesi hali hazırda, yargıda yaşanan bir problem iken ‘somut delil’ ibaresinin eklenmesi, sadece tutuklama kararı vermeyi değil karar aşamasında hakimlerin mahkumiyet kararı vermelerini de güçleştirecektir.</span></p></blockquote>
<p><b>Peki bu maddenin meclisten geçmesinden sonra çocukları ilerleyen günlerde neler bekliyor olacak? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocukların beyanlarının delil niteliğinde olduğu tartışmasızdır; ancak bu maddenin çocuklar açısından bu denli yankı uyandırmasının ve Derneğimizce de önemsenmesinin sebebi; ‘somut delil’den kastedilenin ‘maddesel’ olmasıdır. Fiziksel lezyon, kamera ya da ses kaydı gibi. Çocuk istismarı ise her zaman penatrasyon yoluyla olmadığı gibi çoğu zaman da kimsenin görmediği, ıssız yerlerde gerçekleşmektedir. Ceza muhakemesinde; mağdur ve suçtan zarar görenin beyanı, beyan delili olarak kabul edilmektedir; ancak uygulamada beyan delili, bazen tek başına hüküm kurmaya elverişli görülmemektedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuğun tutarlı beyanlarına rağmen bu delile gereken kıymetin verilmemesi hali hazırda, yargıda yaşanan bir problem iken ‘somut delil’ ibaresinin eklenmesi, sadece tutuklama kararı vermeyi değil karar aşamasında hakimlerin mahkumiyet kararı vermelerini de güçleştirecektir. </span>Takip ettiğimiz duruşmalarda; tutukluluk kararı kaldırılan kimi sanıklar, mağdurların kapılarında kutlama yaparak manevi baskı yapmakta, kimi sanıklar baskı ile tehdit ile mağdur ve ailelerinin ifadelerini değiştirmeye çalışmakta, kimi sanıklar dışarıdan süreci izleyerek savunma oluşturmakta, yani çocuk istismarı davalarında tutuksuz yargılama, yargılamanın seyrini olumsuz etkilemektedir. Bu yasa ile beraber birçok çocuk istismarı sanığının tutuksuz yargılanacağı açıktır. Bu da çocukların örselenmesine ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılamamasına neden olacaktır.</p>
<p><b>İhtisas mahkemeleri yönteminin Türkiye’de uygulanmasını istiyorsunuz. Nedir bu yöntem, nasıl işliyor? Davalara nasıl bir katkısı olacak?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuk ihmal ve istismarı davalarını yakından izleyen bir dernek olarak, tarafımızca  1500&#8217;e yakın dava takip edilmektedir ve bu davalarda en çok karşılaştığımız durumlardan biri de hakim, savcı ve adli kolluk görevlilerinin bu alanda ihtisaslaşmaması, yeterli eğitime sahip olmamasıdır. Mağdurlarla iletişim teknikleri gibi temel eğitimleri dahi almayan adli personeller hem mağdur çocuğu ikinci kez örselemekte hem de mağdurun beyanının sağlıklı bir biçimde alınmasını engellemektedir. Bu alanda bir &#8221;ihtisaslaşma&#8221; veya uygulamada birliği olmaması adalete güveni de zedeleyebilecektir. Çocukların ‘suça sürüklenen çocuk’ sıfatı ile yargılandıkları özel mahkemeler mevcutken toplumun en büyük problemi olan ‘çocuk istismarı’ konusunda ihtisaslaşmış mahkemelerin olmaması büyük bir eksikliktir. Bu sebeplerle Çocuk İhtisas Mahkemeleri kurulması çok faydalı olacaktır. Zira aynı güne onlarca davaya bakan mahkemeler aynı gün içinde cinayet, dolandırıcılık, uyuşturucu ticareti gibi davalara da bakmakta bu davalar arasında da çocuk istismarı duruşmaları görülmektedir. oysa bu dosyaların hassasiyetle görülmesi gerekmektedir. </span></p>
<p><b>Bir diğer önemli konu da medyada kullanılan görseller. Elmalı davasından sonra medyada kullanılan dil ve görseller mağdur çocuklar üzerinde nasıl bir etki yaratıyor? Bunun için nasıl bir yol yöntem izlemek gerekir? Siz Ucim olarak ‘çocuğun üstün yararı’ ilkesinin korunması konusunda ne söylemek istersiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Elmalı Davası, Ucım’in gönüllü avukatları ile takip ettiği davalardan yalnızca biridir. Çocuğun üstün yararı sebebiyle hiçbir davamızın detayları, çocuklarımızın kimlikleri, ifadeler kamuoyu ile şimdiye kadar paylaşılmamıştır ve paylaşılmayacaktır. Aile Bakanı&#8217;nın da belirttiği gibi Elmalı Davası, ne yazık ki çeşitli spekülasyonlarla magazinsel bir hal almış, davadaki bazı detaylar çocuk hakları ihlal edilerek sosyal medyada yayılmıştır. Bu dezenfermasyon içerisinde farklı davaların dosya ayrıntıları da birbirine karışarak algı karmaşasına yol açmıştır. Sosyal medyada dolaşan çizimler, Elmalı dava dosyasında ve ilk duruşma zaptında da yer almaktadır. Kamuoyu vicdanını yaralayan bu davada resimlerden çok daha vahim olan çocuklarımızın ifadeleri ve çocukların gördüğü zarardır. Ucim, çocuklarımızın korunması adına gerekli gizlilik içerisinde davayı izlemeye devam edecek ve daha fazla yanlış algılamaya yol açmamak üzere davanın takibini sükunet ve sağduyu ile Bakanlık, diğer STK&#8217;lar ve barolar iş birliği içerisinde gerçekleştirmeyi sürdürecektir. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Unutulmamalıdır ki, istismar davalarında önemli olan hakkaniyetli, çocuk dostu bir yargı sistemidir. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Kamuoyunun; çocukların ifadelerinin defalarca dinlenmemesi, somut delil şartı aranmaksızın çocuğun beyanını esas alarak tutuklu yargılamanın önemi ile hem yasalarımızda yer alan çocuk haklarını savunan ilkelerin, hem de Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Beyannamesi ve Lanzarote Sözleşmesi gibi uluslararası anlaşmalara  uygun hareket edilmesi konusunda da hassasiyet göstermesi en büyük dileğimizdir. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/28/teoride-cocugun-beyani-somut-delil-sayilirken-uygulamada-yeterli-gorulmuyor/">&#8216;Teoride Çocuğun Beyanı Somut Delil Sayılırken Uygulamada Yeterli Görülmüyor&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Toplumu Yargıç Haline Getirmekten Kaçınmak Gerekir&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/09/toplumu-yargic-haline-getirmekten-kacinmak-gerekir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Jul 2021 15:22:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Elmalı Davası]]></category>
		<category><![CDATA[Seda Akço]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72597</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstismar davalarının topluma tezahürünü ve bu davaların sosyal medyada gündem olmasının mağdurlara etki ve risklerini konuştuğumuz Avukat Seda Akço, izleme faaliyetlerinin önemine vurgu yaparken, "Ancak izleme yapılırken, dava hakkında toplumu yargıç haline getirmekten kaçınmak gerekir. Zira bu linç kültürünü besler ve engizisyon hukukuna geri dönülmesine neden olur." diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/09/toplumu-yargic-haline-getirmekten-kacinmak-gerekir/">&#8216;Toplumu Yargıç Haline Getirmekten Kaçınmak Gerekir&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Elmalı davasında çocukların çizimleri paylaşıldı. İstismar davalarında kamuoyu kendi adaletini tesis etmeye çalışıyor. Bazı davalarda tepkiler üzerine sonuçlar  değişebiliyor. Avukat Seda Akço ile istismar davalarının topluma tezahürünü ve haberlerin sunumunu mağdurlara etkisini ve risklerini konuştuk.</p>
<p><strong>Elmalı Davası kamuoyunda çok tartışıldı. Çocuk istismarı davalarında insanların sosyal medyada adaleti arama yöntemi ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Ne gibi sakıncaları var nasıl faydaları var?</strong></p>
<figure id="attachment_54862" aria-describedby="caption-attachment-54862" style="width: 360px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" class="wp-image-54862" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/seda-akço-640x517.jpg" alt="" width="360" height="291" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/seda-akço-640x517.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/seda-akço-1280x1033.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/seda-akço-1024x826.jpg 1024w" sizes="(max-width: 360px) 100vw, 360px" /><figcaption id="caption-attachment-54862" class="wp-caption-text">Seda Akço</figcaption></figure>
<p>Gazetecilerin veya herhangi bir kimsenin bir dava ile ilgili bir veya birden fazla delili sosyal medyada paylaşarak, toplumdan bu olayla ilgili bir karar vermesini talep etmesi, öncelikle bu davanın taraflarının kişilik hakları bakımından zarar verici. Ancak aynı zamanda, yargılama faaliyeti hakkında da toplumda yanlış bir kanaat uyanmasına sebep oluyor. Bir sivil toplum kuruluşu üyesinin, toplumun önüne bir delil koyup, bakın bu delile rağmen bu kararı vermediler demesi, toplumu yanlışa sevk etmektir. Yargılama faaliyeti sağdan soldan rastgele delil toplayıp, bunlar üzerinden oluşan kanaat ile karara varmak değildir. Delilin toplanmasından, değerlendirilmesine kadar bir sürü alanda bir sürü kural bulunur ve bunlar insan haklarının korunması için vardır. İnsan hakları prensiplerini ihlal eden yargılama faaliyetleri ile elde edilecek sonuç mağdurlar bakımından adaletin gerçekleştiği anlamına gelmeyeceği gibi koruyucu da olamaz.</p>
<p><strong>Bu tür davaların verilme şekli nasıl olmalıdır. Bu anlamda sivil topluma çocuk hakları aktivistlerine ya da STK&#8217;lara nasıl sorumluluklar düşüyor?</strong></p>
<p>Toplumu delilleri değerlendirip, hükmü kuracak merci haline getirmemek gerekir. Delilin içeriği değerlendirilmeden önce sıhhatinin değerlendirilmesi gerekir ve örneğin hukuka aykırı toplanmış ise içeriği ne olursa olsun kullanılamayabilir. Toplumun davanın esasını değerlendirmeye değil, adil olup olmadığını takip etmeye davet etmek gerekir. Bu nedenle de izleme faaliyetleri çok önemlidir. Ancak izleme yapılırken, dava hakkında toplumu yargıç haline getirmekten kaçınmak gerekir. Zira bu linç kültürünü besler ve engizisyon hukukuna geri dönülmesine neden olur. Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs etmek kimseye fayda sağlamaz. En çok da mağdura zarar verir. Bu nedenle izleme yapanların, usul hatalarını, sistem sorunlarını, adil yargılamayı etkileyen koşulları tespit etmesi ve bunu kamuoyu ile paylaşması gerekir. Somut olarak söylemek gerekirse, mağdur hakkında hazırlanan raporun kamuoyu ile paylaşılıp, bu rapora göre şu karar verilmeliydi demek, yargılama faaliyeti hakkında hiçbir fikre sahip olmayan bir kimsenin toplumu ajite etmesinden başka bir işe yaramaz. Çünkü, bunu duyan toplum yetersiz bilgi ve anlık bir refleks ile sadece o olguya dayalı bir çözüm talep eder. Bir süre sonra da konu unutulup gider. Oysa bir rapor uzmanı olmayan kimseler tarafından eksik inceleme ile hazırlanmış ise, bu bilgiyi toplumla paylaşıp, bu nedenle delil yetersizliği meydana geliyor ve bu sonucu mağdur aleyhine etkiliyor derseniz, toplumdan bu delillerin doğru toplanması için sistemde bir değişiklik talep etmiş olursunuz.</p>
<blockquote><p>Adalet sistemi ile ilgili çok yanlış bir bakış açısı oluşuyor. Linç kültürü yerleşiyor. Öte yandan gerçek sorumlular ve sorumlulukların sorgulanması engellenmiş oluyor. Toplum çocuk koruma konusunda doğru bir bakış açısı geliştiremiyor.</p></blockquote>
<p><strong>Elmalı davası gibi uzun süren ve çekişmeli davalarda çocuklar nasıl korunabilir?</strong></p>
<p>Elmalı davası, bir örnek. Anne baba veya diğer akrabalar arasında çekişme veya birçok başka sorun olabilir. Mesele, devletin BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi’nin 18 ve 19. maddeleri gereğince, çocukları anne babalarının yanında iken ihmal ve istismara maruz kalmaktan koruma sorumluluğunu yerine getirmek için ne yaptığıdır. Çocukları koruyabilmek için, öncelikle anne babanın bakım kapasitesini destekleyici, o olmadığı zaman da çocuk zarar görmeden anne baba dışında bir yerde çocuğu koruyacak bir mekanizma kurmak gerekir. Bunun için de bu tür vakalar ile karşılaşıldığında, somut olgudaki istismar eden kişinin tespiti kadar sistemdeki aksaklıkları da sorgulayıcı bir bakış açısı geliştirmemiz gerekiyor.</p>
<p><strong>Çocukların resimlerinin ya da ifadelerinin kamuoyunda paylaşılması toplumda ne gibi sonuçlar doğuruyor?</strong></p>
<p>Tek bir delil ile hükme varılabileceği sanılıyor. Öncelikle adalet sistemi ile ilgili çok yanlış bir bakış açısı oluşuyor. Linç kültürü yerleşiyor. Öte yandan gerçek sorumlular ve sorumlulukların sorgulanması engellenmiş oluyor. Toplum çocuk koruma konusunda doğru bir bakış açısı geliştiremiyor. Çünkü linç kültürü, gayet popülist bir yapıya sahip. Çok yorulmadan sonuca ulaşılabiliyor. Oysa iyi bir koruma sistemi, çok karmaşık bir yapıdır ve çok çalışmayı gerektirir.</p>
<p>Bu nedenle, linç kültürüne kapı aralayan her tür savunu faaliyetini, çocuk hakları mücadelesi bakımından ihanet olarak görüyorum.</p>
<blockquote><p>İstismar olgularının tüm detayları ile kamu önüne dökülüp, sonrasında ne olduğunun takip edilmemesi de mücadele bakımından zarar verici. Gittikçe kanıksanmasına ve aslında hiç de önleyici olmayan, insan haklarına aykırı müdahale biçimlerinin ana talep haline dönüşmesine neden oluyor.</p></blockquote>
<p><strong>Bazı davalar sosyal medyanın etkisi ile çözülüyor. Adaletin tesisi noktasında sosyal medya nasıl kullanılmalı? Hak ihlallerine dönüşmeden kullanılması için ne gibi tavsiyeleriniz var.</strong></p>
<p>Hayır, tam tersine çözülmüyor. Sosyal medyanın etkisi altında verilmiş hiçbir karara güvenemeyiz. Bu adil bir karar değildir. Bunu yapmaktan korkmamız gerekir. Sosyal medya veya medya veya her tür savunu çalışması, bir davada hükmün ne olması gerektiğini söylüyor ama nasıl olması gerektiği ile ilgilenmiyor ise sorun vardır. Toplumun, bir istismar olgusunun sanığının bulunmasını ve cezalandırılmasını talep etmesi normaldir. Ancak bunun nasıl olduğu ile çok da ilgilenmediği durumda, gerçek faillerin tespit edilememesi ihtimali her zaman vardır ve dünya tarihi de bunlarla doludur.</p>
<p>Ne yapılmalı sorusuna üç alanda cevap aranmalı diye düşünüyorum. İlki ceza davalarında delil yetersizliğinin sebepleri üzerinde durulmalı. İzleme yapan kişi ve kuruluşlar delil yetersizliği yaşanan alanları ve sebepleri konusunda toplumu doğru bilgilendirmeli. Delil yetersizliğinin sebepleri ve yeterli delil toplanması için yapılması gerekenler hakkında bilgiye ihtiyaç var. İkincisi, istismar olgularında mağdurların korunması konusu da toplumun gündemine getirilmeli. Koruyucu müdahale kapsamında yapılanlar, sadece çocukların korunması bakımından değil, ceza davalarında etkili sonuç elde edilmesi bakımından da önemli. Güvenliği sağlanamayan mağdurlar, şikayetlerinden vazgeçiyor veya çelişkili ifadeler verebiliyor. Son olarak da, her istismar olgusu üzerine neden önleyemedik, nerede boşluk var diye sormak gerekir.</p>
<p><strong>Çocukların ya da istismar gibi travmatize edici davaların bilgilerinin sızdırılması doğru mudur kamuoyuyla nasıl paylaşılmalı? </strong></p>
<p>Kamuoyunun hangi konuda, nasıl etki edebileceği üzerinde düşünmek gerekir. Önceki sorularda da söylediğim gibi ben kamuoyundan sorunun çözümüne dair bir irade oluşturmasını ve çözüm oluşuncaya kadar talebini sürdürmesini bekliyorum. Bu nedenle, istismarın nasıl gerçekleştirildiği ile ilgili veya mağdurun kim olduğu ile ilgili bilgilere değil, istismarın hangi koşullarda oluştuğuna ve önlemek ve korumak için ne yapıldığına, sürecin nasıl yürütüldüğüne, sorumluların sorumluluklarını yerine getirip getirmediklerine odaklanmak gerekir. Dolayısıyla da bu nitelikteki bilgilerin paylaşılması gerekir. Aynı zamanda da sonuçlarının takip edilmesi gerekir. İstismar olgularının tüm detayları ile kamu önüne dökülüp, sonrasında ne olduğunun takip edilmemesi de mücadele bakımından zarar verici. Gittikçe kanıksanmasına ve aslında hiç de önleyici olmayan, insan haklarına aykırı müdahale biçimlerinin ana talep haline dönüşmesine neden oluyor. Bu nedenle bu alanda çalışanların, bu nitelikteki paylaşımlardan özenle sakınması, ana sorunu ve sorumluyu gösterecek biçimde ve doğru bilgiyi paylaşmaya özen göstermesi gerekir.</p>
<p>Burada şöyle bir ayrım yapabiliriz. Herkes çocuk istismarının önlenmesi gerektiği konusunda duyarlılık sahibi olabilir ve bu duyarlılığını dile getirebilir. Yani faili bulun, cezalandırın, çocuğu koruyun, bunu gecikmeden yapın vb. Talepleri herkes dile getirebilir. Ancak örneğin, hangi durumda çocuğa yaptırılan resmin delil olarak kullanılabileceği, ifadenin alım tekniğine göre geçerliliğini etkileyecek haller gibi konular, bu alanda bilgi sahibi olmayı gerektirir. Eğer bu alanda bilgi sahibi değilseniz, savununuzu duyarlılık alanında tutmalısınız ki, yanlış bir bilgi üretip, yaymayın. Ancak birçok kişi, çocuk istismarı veya çocuk hakları alanında konuşmak için duyarlı olmayı yeterli kabul ediyor ve bazen sorunun sebebi de bu olabiliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/09/toplumu-yargic-haline-getirmekten-kacinmak-gerekir/">&#8216;Toplumu Yargıç Haline Getirmekten Kaçınmak Gerekir&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
