<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>elazığ arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/elazig/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/elazig/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 Mar 2020 12:13:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>elazığ arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/elazig/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Afetler Konusunda Japonya Rol Model Alınmalı”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/05/afetler-konusunda-japonya-rol-model-alinmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Feb 2020 11:34:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Afet]]></category>
		<category><![CDATA[elazığ]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul depremi]]></category>
		<category><![CDATA[Rezzak Elazat]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Afet Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47575</guid>

					<description><![CDATA[<p>Acil durum ve afet koordinasyonu çalışmaları yapan Toplumsal Afet Derneği birçok eğitim programı düzenleyerek insanların afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlıyor. Derneğin Genel Genel Koordinatörü Rezzak Elazat, afet eğitimlerinin ilkokuldan itibaren verilmesi gerektiğine vurgu yaparken 'Afetler konusunda Japonya rol model alınmalıdır.' diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/05/afetler-konusunda-japonya-rol-model-alinmali/">“Afetler Konusunda Japonya Rol Model Alınmalı”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">6 yıldan beri afetlere karşı acil durum koordinasyonu yürüten bir sivil toplum kurumu olduklarını belirten Elazat,  belediyeler, kaymakamlıklar, kent konseyleri, meslek odaları, mahalle muhtarları, dernekler ve federasyonlar ile birçok projeyi dayanışma içerisinde gerçekleştirdiklerini ifade ediyor.</span></p>
<p><b>“Afet Bilinci Sadece Sosyal Medyadan Öğrenildiği Kadar”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-47577 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/02/77399202_2418456868403784_7756425849531793408_n-640x640.jpg" alt="" width="235" height="235" />Mahallelerde düzenlenen deprem seferberliği ile ilgili çalışmalara değinen Elazat, “Halkımız afetleri görmezden gelip unutunca tekrar olmayacak sanmakta ve belli bir süre içinde ilgisini kaybetmektedir. Bilinç konusu sadece sosyal medya üzerinden olduğu kadar oluşmakta. Bunun yerine okullarda ilkokuldan itibaren afet eğitimleri verilmeli ve bu tip çalışma yapan kurumlar desteklenmelidir. Sonuç olarak dünyanın en iyi arama kurtarma ekiplerinin İstanbul’da olduğunu varsaysak bile afet zamanı bu sayı her daim eksik ve yetersiz olacaktır. Bunu geçen sene Kartal’daki çöken binada ve geçen hafta Elazığ depreminde gördük. Bu yüzden bireysel hazırlık ve yerel ekipler bağımsız olarak bölgelerde kurulmalı. Afetler konusunda Japonya rol model alınmalıdır.” diyor.</span></p>
<p><b>“Ne Yapılması Gerektiğini İnsanlara Anlatmak Çok Önemli”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-47602 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/02/Rezzak2.jpg" alt="" width="281" height="352" />Beklenen İstanbul depremi için alınan önlemlerin yetersiz olduğunu vurgulayan Elazat, “Önceki senelere göre üst üste gelen deprem nedeniyle ilgi yüksek. Bizlerin bunu iyi değerlendirmesi gerekli. Uzun soluklu projeler planlanmalı. Şu an için alınan önlemlerin yetersiz olduğunu ve ne yapılması gerektiğini  insanlara anlatmak çok önemli. Maalesef şu an deprem tedirginliği ile internette dolaşan bilgilerle hazırlık yapan insanlar büyük bir hata yapıyorlar. Bunun yerine mutlaka deprem bilimci etkinlikleri ile 6 ayda bir bilgileri güncellemek gerekli.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yeni eğitim programlarında arama-kurtarma ekip eğitimlerinin yanı sıra yerel afet eğitimlerine başladıklarını belirten Elazat, ”Bu konuda duyarlı dostlarımızın okullarına, mahallelerine, işyerlerine gidip temel afet eğitimleri veriyoruz. Böylelikle olası İstanbul depreminde oluşacak hasarı minimum düzeyde tutmamız için bir şansımız oluyor. Risk azaltma çalışmaları ile ihtimal dahilinde olan yaralanma, ölüm vakalarını azaltmak mümkün, biz de bu yüzden ne kadar çok kişiye ulaşabilirsek o kadar kişinin hayatını kurtarabileceğimizi düşünüyoruz.” diye belirtiyor.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/05/afetler-konusunda-japonya-rol-model-alinmali/">“Afetler Konusunda Japonya Rol Model Alınmalı”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İHH Depremden Etkilenen Süryani Kilisesi&#8217;ne Yardımda Bulundu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/28/ihh-depremden-etkilenen-suryani-kilisesine-afadin-yonlendirmesiyle-yardimda-bulundu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jan 2020 12:55:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İHH]]></category>
		<category><![CDATA[İnsani Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[elazığ]]></category>
		<category><![CDATA[ihh]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47410</guid>

					<description><![CDATA[<p>İHH İnsani Yardım Vakfı, Elazığ'daki depremde hasar gören Süryani Kadim Kilisesi'ne AFAD’ın yönlendirmesiyle çadır, gıda, elektrikli soba ve battaniye yardımında bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/28/ihh-depremden-etkilenen-suryani-kilisesine-afadin-yonlendirmesiyle-yardimda-bulundu/">İHH Depremden Etkilenen Süryani Kilisesi&#8217;ne Yardımda Bulundu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Elazığ ve Malatya’daki depremin ardından bölgeye ulaşan İHH ekipleri, arama kurtarma çalışmalarının tamamlanmasının ardından yaraların sarılması için faaliyetlerini sürdürüyor. Bu kapsamda, depremden dolayı ağır hasar alan 200 yıllık Süryani Kadim Kilisesi&#8217;ne çadır, gıda, elektrikli ısıtıcı ve battaniye ulaştıran İHH ekipleri, kilisenin bahçesine çadır kurdu.</p>
<p>Süryani Kadim Kilisesi Ruhani Rahibi Muşe Dağ, deprem gecesi kilisede oturuyorlarken sallantıyı hissettiklerini anlattı. Depremin uzun sürmemesi nedeniyle kiliselerinin depreme dayanabildiğini ama çatlakların oluştuğunu aktaran Rahip Dağ, depremde hayatını kaybeden, yaralan ve evleri yıkılan insanlar için üzüldüklerini belirtti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/28/ihh-depremden-etkilenen-suryani-kilisesine-afadin-yonlendirmesiyle-yardimda-bulundu/">İHH Depremden Etkilenen Süryani Kilisesi&#8217;ne Yardımda Bulundu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İlk Zazaca Ders Kitabı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/27/ilk-zazaca-ders-kitabi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cafer Solgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Jun 2019 07:18:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi]]></category>
		<category><![CDATA[Bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[elazığ]]></category>
		<category><![CDATA[Hıdır Eren]]></category>
		<category><![CDATA[Zazaca]]></category>
		<category><![CDATA[Zazaca Ders Kitabı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=40109</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz günlerde Fam Yayınları tarafından yayınlanan “Zazaca Ders Kitabı” kendi alanında bir ilk. Hıdır Eren tarafından hazırlanan kitap MEB bünyesindeki “Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Yabancı Diller ve Yaşayan Diller 2016 Modüler Programı”na uygun. Hıdır Eren ile kitabı ve Zazaca üzerine konuştuk…</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/27/ilk-zazaca-ders-kitabi/">İlk Zazaca Ders Kitabı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Zazaca üzerine daha önce yayınlanmış bir çalışmanız var mı? Bu, “ders kitabı” olarak yayınlanmış ilk kitap mı?</b></p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-40111 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/ZazacaDersKit-640x913.jpg" alt="" width="296" height="422" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu yazdığım ikinci ders kitabı. Birincisi STK’larda düzenlenen Zazaca kurslara yönelik 2010’dan beri biriktirdiğim Zazaca ders notlarımdan oluşan ve 2015’te yayınlanan Dersê Zazaki adlı kitap. İkincisi ise bu kitap. Kitabın oluşturulmasında Zazaca’nın kuzey diyalekti esas alındı. Sebebi de benim o diyalektin mensubu olmam ve hakimiyetimdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2016 Şubat ayında Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Modüler Programı’na “Anadolu’da yaşayan Diller” adı altında Zazaca da eklendi. Kitabı tamamen modüler programa konulan Zazaca A1 seviyesi içeriğine uygun olarak hazırladım (amaçlar, hedefler, konular, kazanımlar vb.). </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kitap, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünce henüz onaylanmış değil. Zaten ders kitapları Talim Terbiye’nin kurduğu komisyonca onaylanıyor. Yılda bir defa genellikle Temmuz ayı içerisinde bu komisyon toplanır. Bu kitap alanında tek olduğu için komisyona alternatifsiz katılmış oluyor. Hazırladığım kitap, kendi alanında bir ilk.</span></p>
<p><b>Hedef kitleniz kimler? Umduğunuz ilgiyle karşılandı mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kitabın 14 yaş ve üzeri bir hedef kitlesi var. A1 seviyesinde olduğundan Zazaca’yı bilmeyip öğrenmek isteyenlere yönelik hazırlandı. Bildiğiniz gibi 14 yaş ve üzeri 10 kişi başvurduğunda Halk Eğitim Müdürlüklerinin talep doğrultusunda dil kursu açma zorunluluğu var. Ancak Zazaca söz konusu olduğunda elde bir ders materyali yok. İşte bu kitap, bu ihtiyaca yönelik. Alanında bir ilk. Bana gelen dönüşler oldukça olumlu, umut verici.  </span></p>
<p><b>UNESCO, 2009 yılında yayınladığı bir raporda Türkiye&#8217;de konuşulan 15 dilin yok olmaya yüz tuttuğu bilgisine yer verdi. Bunlardan biri de Zazaca. Türkiye&#8217;de çok sayıda Zaza yaşadığı biliniyor ama dilleri yok olmaya yüz tutmuş. Neden?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir dilin yok olmaya yüz tutması, bir başka deyişle &#8220;kırılgan&#8221; diller arasında yer almasının tabii ki nedenleri var. İlk elde şunları söyleyebilirim: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">*Merkezi hükümetin yerel dillere yönelik asimilasyoncu politikası, </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">*Dilin yasaklanması, Dilin horlanması, küçümsenmesi, dahası böyle bir dilin olmadığı propagandasının her alanda yaygınlaştırılması ve belirli bir program çerçevesinde bu propagandanın sürdürülmesi, </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">*Bu duruma bağlı olarak söz konusu dilin müdavimlerinin kendi dillerinin yasaklanması, kamusal alanlarda kullanılmaması, eğitim kurumlarında yer verilmeyişi gibi nedenlerle kendi dillerini konuşmaktan uzaklaşmaları, </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">*Pazarda resmi dilin halim kılınmasıyla bu alanda da dillerin çekilmesi (ki ben sosyolojide okurken “İstanbul’da cumhuriyetin ilk yıllarında kimler en çok nelerden dolayı soruşturma geçirmişler” araştırmamızda  gördük ki daha çok seyyar satıcılar soruşturma geçirmiş. Nedeni, “vatandaş Türkçe konuş” yasasına muhalefet etmek. Bu insanlar meyve-sebze adlarını Türkçe olmayan dillerde mahalle aralarında bağırarak yasaya muhalefet etmişlerdi.) </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">*Söz konusu dilin müdavimlerinin çocukları ve torunları tarafından  asimile (dede ve ninelerin) edilmeye başlamaları ve giderek söz konusu dilin mensuplarının ev içinde de kendi dillerini konuşamaz duruma gelmeleri… Dahası kendi dillerini konuşmaktan utanır olmaları…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu saydığım hususlar Zazaca açısından da geçerli ve ortaya çıkan sonuç, UNESCO raporuna konu olduğu üzere dilimizin yok olma tehlikesi altında olması&#8230;</span></p>
<p><b>Zazaca konuşan bölgeler (Dersim, Bingöl, Diyarbakır, Elazığ) açısından kıyaslama yaptığınızda farklılıkla gözlemliyor musunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Evet. Alevi Zazaların yaşadığı bölgeler ile Sünni Zazaların yaşadığı bölgeleri kıyasladığımızda sol kültürün yol açtığı bir farklılık görüyoruz. Açıkçası, sol kültürün Zazaca&#8217;nın yok oluşunda görmezden gelinemeyecek bir etkisi var. Çünkü sol, bugüne değin dil ve kültüre yönelik özgün çalışmaları &#8220;mikro milliyetçilik&#8221; olarak yaftaladı, bu bakış açısıyla ele aldı. Küçümsedi. Yargılayıcı tutumlar takındı. Bu arada sol jargonun da Türkçe olduğunu hatırlatayım. Solun bu yaklaşımı, genellikle sola açık duran Alevi Zazaların yaşadığı bölgelerde Zazacanın hızla konuşulamaz hale gelmesinde etken olmuştur. Bugün itibarıyla Bingöl ve Tunceli il milli eğitim müdürlükleri bünyesinde ortaokullarda Zazaca seçmeli ders alan öğrencilerin sayısı karşılaştırıldığında bu durum daha net bir şekilde karşımıza çıkıyor. Tunceli&#8217;de Zazaca seçmeli ders alan öğrencilerin sayısı 135, Bingöl&#8217;de ise bu sayı 2648&#8230;</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/27/ilk-zazaca-ders-kitabi/">İlk Zazaca Ders Kitabı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Demokratikleşmenin Yolu Belediye Başkanı ve Meclis Yönetişiminin Değişmesinde</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/29/demokratiklesmenin-yolu-belediye-baskani-ve-meclis-yonetisiminin-degismesinde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Reha Ruhavioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Mar 2019 08:15:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Demokratikleşme]]></category>
		<category><![CDATA[elazığ]]></category>
		<category><![CDATA[meclis yönetişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Nazım Kadri Ekinci]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[yerel seçim]]></category>
		<category><![CDATA[yerel yönetim dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel yönetimler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=36976</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şehir ve yerel yönetimlerle ilgili konuştuğumuz Akademisyen Nazım Kadri Ekinci, belediyelerin demokratikleşmesi için belediye meclisi ve belediye başkanı yönetişiminin değişmesi gerektiğini belirtiyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/29/demokratiklesmenin-yolu-belediye-baskani-ve-meclis-yonetisiminin-degismesinde/">Demokratikleşmenin Yolu Belediye Başkanı ve Meclis Yönetişiminin Değişmesinde</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Şehir üzerine genel düşüncelerinizi alarak başlayalım. </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şehir birlikte içinde bulunduğumuz, kendimizle birlikte tanımladığımız bir şey. Dikkat ederseniz sonradan kurulma pek şehir yok; hep tarihte oluşmuş. Cumhuriyet döneminde bir iki şehir sonradan oluşmuş sadece. Ama mesela Diyarbakır ezelden beri var olan bir yer hemen hemen. Niye öyledir? Konumu uygun. Bugün Diyarbakır büyük bir iktisadi şey sağlayan bir yer değil aslında, tarıma dayalı parçalar halinde olsa belki olabilirdi, bilemiyorum. Yol çok önemlidir mesela. Mesela Afyon’u şehir yapan yoldur. İzmir Ege yolunun oradan geçmesidir. Başka yerden geçse Afyon küçük bir yer olarak kalırdı. Diyarbakır da yol bir şekilde, doğunun yolu. Aşağı inen yollar. Doğudan çıkıp Diyarbakır’dan geçmeden gidemiyorsunuz. Bir de tabii zamanında o tarihte neden öyle oluşmuş, ne tür bir stratejik gelişmeler olmuş, ona bağlıdır. Bütün bu şehirlere bakarsanız öyle emperyal bir geçmişleri vardır zaten. İstanbul’un, büyükşehirlerin. Mesela burası emperyal bir kuruluş. Asurlulardan kalma. Şehrin böyle bir oluşumu var; askerî açıdan, yol tutma açısından, stratejisi açısından. </span></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-36980 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/indir-1.jpg" alt="" width="225" height="225" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/indir-1.jpg 225w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/indir-1-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 225px) 100vw, 225px" />Şehir dediğimiz şey, özellikle tarihselliği olan şehirler için düşünecek olursak, nasıl bir dönüşüm geçirdi? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yüz yıl önce şehri insanlar nasıl algılıyorlardı? Şehir, içinde idareci, yöneten kadronun olduğu ve halkın olduğu bir yer. Bir de tabii o zaman dışarıdakiler (kırsaldakiler) için işini görmeye geleceğin yer o, o zaman için endüstriyel ve ticari anlamda. bugün de tabii aynı özellik sürüyor işte. Sanayi şehrinde bütün tarım endüstrisinin merkezi burası, mecburen buraya gelmek zorundasın. Muhtemelen benzer roller oynuyordu. Ama o zamanın insanları için o zaman şehir dediğin Sur, Diyarbakır dediğin Sur, işte Sur’un içi. O güzel yerde, yakın ilişkiler içinde, birbirini bilen insanların yeriydi. Muhtemelen bizle onların en önemli farkı odur. Bugün Diyarbakır’da muhtemelen herkes kendi dar çevresinde, bütünü görmeden yaşıyor. Bir de bu şehre dayalı büyüme, şehirleşme bir büyüme aracı oldu. Her ülkede ama az gelişmiş ülkelerde özellikle. En kolay yapılan şeylerden biri bu. Güney de öyle. Erbil’e son on senede iki kerede gittim, buradan büyük olmuş şu anda. Ama nedir o şehri tutan? Bugün şehri ayakta tutacak gelir şehirde yaratılmıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diyarbakır da öyle. Diyarbakır da bence bu kredi ataklarıyla falan aşırı büyüdü. Şehirleşme, apartmanlar falan. Bağcılar mesela. Belediyeler de biraz bunu körüklüyor. Bir sürü şehirlerde büyüme böyle bir şey. Ama kof bir büyüme. Şehir her faktörüyle beraber büyümüyor. Sadece hizmet sektörü büyüyor bu büyümeye bağlı olarak. Ama bu çarkı ayakta tutacak mekanizma, esas o temel üretim orada biraz sorunlar var. Şehirler onu sağlayamıyor.</span></p>
<p><b>Şehircilik açısından Diyarbakır’a, İstanbul’a, Türkiye’ye özellikle baktığımızda genel olarak göze çarpan problemler neler?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Anadolu’nun yarısı İstanbul’da, Ankara, Ege kıyılarında falan. Geriye kalanları da buralarda tutan yerel bir dinamizmi var şehirlerin. Bu son 20 yılda falan bakıyorsun, bir sürü eskiden küçük yer, hepsi büyüyor. Birbirine de benziyor hepsi. Hiçbiri de bir kişiliği olmayan yerler. Şimdi buradan Urfa’ya gidiyorsun, hepsi aynı, yollar aynı, apartmanlar aynı. Elazığ’ın yeni mahallelerine gidiyorsun öyle. Bir kişiliği olan şeyler kalmadı. Büyümeyi böyle sağlıyor. Ama beraberinde de bir kent yoksulluğu da getiriyor. Oralar bir sürü insanın o apartmanda oturacak geliri yok aslında. Ama bir şekilde girilmiş oralara ve orada öyle bir hayatın parçası olunmuş, bütünleşilmiş. Bölüm bölüm gettolaşıyorlar dolayısıyla, herkes belli bir grupla belli yerlere gidiyor.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">İnşaatla şehirleşmeyle büyümenin sorunu bu. Sanayiye, üretime dayalı bir şey yaparsanız o sürüp gidiyor, belli bir istihdam oturuyor. Arsayla, inşaatla oluşan büyük rantlardan alınanların hepsi burada iktisadi anlamda yatırım da alınmıyor. Servetle yatırım farklı şeyler zaten. Dolayısıyla böyle bir çıkmaz var. Bu ciddi bir şey. Şehirler o anlamda büyüyemiyorlar.</span></p></blockquote>
<p><b>Bu yoksullar bu kentte nasıl yaşıyorlar, nasıl hayatta kalabiliyorlar?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çok ucuz emeğe ve daha çok hizmet sektörüne dayalı bir hayat var. Mesela insanları  hep sokaklarda görüyorsunuz. Herkes her an dışarıda. Sabahtan çıkıp tüm gün bir şeyler kovalayıp bir şekilde de yaşanıyor. Büyük bir kısmı da belediye ve kaymakamlıkların yardımlarıyla sürdürebiliyor. Kendi iç yardım dayanışmaları, geniş aile bağları hala iyi kötü ayakta. Dediğim gibi bu taşımacılık ve şehir içi servis sektörleri, inşaat falan. Onun için hükümetin de inşaat gibi sektörleri ayakta tutmaya çalışması boşuna değil. Onlar da farkında.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnşaatla şehirleşmeyle büyümenin sorunu bu. Sanayiye, üretime dayalı bir şey yaparsanız o sürüp gidiyor, belli bir istihdam oturuyor. Arsayla, inşaatla oluşan büyük rantlardan alınanların hepsi burada iktisadi anlamda yatırım da alınmıyor. Servetle yatırım farklı şeyler zaten. Dolayısıyla böyle bir çıkmaz var. Bu ciddi bir şey. Şehirler o anlamda büyüyemiyorlar. </span></p>
<p><b>Peki bir şehir nasıl olmalı? Bugün bu konuştuklarımızdan neyi farklı olmalı örneğin bir şehrin?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şehirlerin kimlikleri var deniyor hep. Ben de hep öyle görmek istiyorum ama bakıyorum bakıyorum yani nedir kimlik? Şehir paylaşım yeri, yaşam alanı, paylaşım alanı. Onun düzenli bir yer olması lazım, şehrin onu sağlaması lazım. Bir yaşam alanı, iktisadi yaşam sağlanması lazım yaşayanlar için. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şehir var ama o şehirleşmenin ne iktisadi gelirleri var ne gelmiş, aktarılmış bir kültürü var. Hala herkes kendi küçük dünyasında, şehri bir talan alanı gibi görüyor. Şehri bir paylaşım alanı olarak görüyoruz ya, bir kültür aktarımı olmadığından insanlar bugün çıkıp dolanıp bir şeyler toparlayıp geri geldiği av alanı falan gibi görüyorlar şehri. Şehirde yaşayanlar kendilerini şehre ait, şehrin parçası olarak göremiyorlar. O kültür olmadan şehir olmuş. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir de bakın mesela, hiçbir şeyin yüz yıllık sahibi yok. Geçmiş travmalar bugünü de etkiliyor. Hiçbir şeyin orijinal sahibi yok. Bugün Diyarbakır’da yüz sene önceki sahibini bulamazsın hiçbir yerin. Dolayısıyla da sahiplenen de yok. Hep talanla, sonradan gelmeyle, kapanın elinde kalmış ne varsa. Kimsenin sahiplenmediği, güvenemediği, onun için de aslında o şehir bütünlüğünü de sağlayamayan bir yer. Koskoca bir ülkedeyiz, iki bin, üç bin yıllık tarihi olan bir coğrafya burası ama buranın yüz yıllık bir tarihi yok. </span></p>
<p><b>Peki biraz daha yerel yönetimler bağlamına geçecek olursak mesela belediyeleri, yerel yönetimleri nasıl değerlendiriyorsunuz? İyi yapılan ya da yapılmayan şeyler nedir Türkiye’de belediyeler açısından?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de belediyelerin bir kere çok ciddi bir denetim sorunu var. Bugün bir belediye başkanının yapmak isteyip de yapamayacağı nedir? Ne tür bir denetime tabiidir? İçişleri Bakanlığı denetimine, valilik işine gelmeyen işlerde harcatmıyor, onun dışında yeni Cumhurbaşkanlığı sistemi de biraz belediye başkanlığına öykünen bir şey. Bir de belediyelerin kendi gelirleri çok az biliyorsunuz, genellikle bütçeden aktarılan paylar. Yatırım bütçeleri de ya Hazine’den ya İller Bankası’ndan, alabilirlerse. Dolayısıyla birçok belediye öyle aktarma parayla çalışıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Onun yanında kentte kenti paylaşmayan insanlar var, hayatında vergi vermemiş, hiçbir şeye bir katkı yapmaz, hiçbir şeyi benimsemez. Bu önemli bir şey bu toplumda. Hiç kimsenin hiçbir şeyi benimsemediği yerde, &#8220;katılım, paylaşım, beraber biz kendimizi yöneteceğiz&#8221; gibi laflar ediyoruz. Kim kendini yönetecek? Şehir bağlamında bir paylaşımı olmayan insanlar mı? Bu genel bir sorun. Dolayısıyla belediyelerin demokratikleşmesi için bir kere bu belediye meclisi, belediye başkanı yönetişiminin değişmesi lazım. Ankara’nın eski belediye başkanının billboardlarda her gün her gün suratını oraya koymanın parasını kim öder? Kendi şahsının ödüyor olması lazım ama altına belediyenin logosunu koyuyor ya da başkası ona bir kıyak yapıyor.  Ankara’yı şeye çevirdi, taklar maklar, Osmanlı bilmem neleri. Ne hakkın var? Bunu nasıl yaptın? Şehirde yaşayanlar bunun hesabını sorabiliyor mu? Ne paranın geldiğine dahilsin ne karar mekanizmasına. Ödeyen sen değilsin, transferlerle, bir yerlerden borçlanmalarla, işte hükümet de sana yakınsa ve önünü açabiliyorsa. </span></p>
<p><b>Bu bahsettiğimiz durum nasıl olmalı yerel yönetimlerde?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yerel yönetimlerde bir kere para nereden geldi, Hazine’den ne kadar geldi, bunu bilmeliyim ben. Bunun o belediye meclislerinin bütçeleme ve harcama sistemlerinden geçmesi lazım. Belediye başkanlarının yetkilerinin bu anlamda kısıtlanması lazım. Bugün belediye meclisleri göstermelik, kesin bir bütçe denetimi olmalı. Hani belki çok temel şeylerde imar falan gibi işlerde, onu da istediği gibi yapıyorlar da, onun dışında belediye başkanları ne isterse yapabiliyor. Nedir denetimi gerçekten ben merak ediyorum. Ne yapabilirsin? Bir usulsüzlük de yok, o anlamda bir şey demiyorum. Ama bir sürü proje söylüyorlar, yapıyorlar. Hangi amaca göre, hangi usullere göre. </span></p>
<p><b>Yani bir kişinin tek başına bu kadar vaat, proje öneriyor olması da problemdir diyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tabii. Bir kere bu projecilik kavramı Refah Partisi’nin Türkiye’ye bulaştırdığı bir şey, onlar çıkardı bu işi. Planlamadan geliyor olmalarından ötürü öğrendikleri bir şey. Bu projeci yapı demokratik bir şey de değil. Şehrin sorunları ve öncelikleri var. Siyasetin belirleyeceği budur. Çöptür, yoldur, parktır, yeşil alandır. Tabii belediyelere ait olmayan başka sorunlar da belediyelerin üstüne yükleniyor. İş mesela, istihdam. Belediyenin asli olarak çözebileceği bir şey değil. Nedir, yol mu, çıkarsın benim önceliğim şudur dersin. &#8220;Önümüzdeki iki sene ben park işini halledeceğim.&#8221; Bu bir öncelik. Ondan sonra bir önceliğe karar verdikten sonra o projelendirilir, bunu nasıl yapacağız, hangi sırayla yapacağız, finansmanını nasıl sağlayacağız, bütçeyi nasıl aktaracağız.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">İyi belediye başkanı en azından bu hassasiyetleri bilen, mevcut yapılar içinde kendine verilen o yetkilerden kısmen feragat edip katılımcılığı güçlendiren. Bir öncelikler belirlemesi yapan. Projeyi bırak. Proje lafı edenlere oy vermemek lazım bence. Bana öncelik söyle, üç tane sorununu say bu şehrin. Elli sorun vardır, hepsini çözemezsin. Türkiye’de de öyle.</span></p></blockquote>
<p><b>Peki yaşadığınız şehrin belediyesinden memnun musunuz, Diyarbakır’ın belediyesinden memnun musunuz? Nelerini eksik buluyorsunuz bu belediyenin?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Belediyemiz Türkiye’nin ortalama belediyelerinden. Özel bir şikayetimiz yok. Ama bak bir örnek vereyim. Bu apartmanlarda pis su giderlerinin çatıdan dışarı uzaması lazım, içeride biriken havayı alması lazım. Koskoca Diyarbakır bunu bilmiyor. Geliyor o borular tepede en üst kata çıkınca çatı bağlantısı yapılmıyor, bizimkinin üzerine cam yün sermişlerdi. Bütün evlere gidin banyolar, o yer süzgeçleri koku yapar. Kimse bilmiyor. Belediyeye dilekçeler verdim, gittiler geldiler, sonunda biri buldu. İşin denetimi yok, yapan nasıl yapıldığını bilmiyor. Bizde dediğim gibi bu şehrin yaşamı, bu modern apartmanlara dayalı bir büyükşehir ama buna uygun ne geliri var, ne kültürü var ne de onun yasal ve yönetişimsel tabanı var. </span></p>
<p><b>Peki iyi bir belediye başkanı nasıl bir şeydir, nasıl bir şey olmalı ya da?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İyi belediye başkanı en azından bu hassasiyetleri bilen, mevcut yapılar içinde kendine verilen o yetkilerden kısmen feragat edip katılımcılığı güçlendiren. Bir öncelikler belirlemesi yapan. Projeyi bırak. Proje lafı edenlere oy vermemek lazım bence. Bana öncelik söyle, üç tane sorununu say bu şehrin. Elli sorun vardır, hepsini çözemezsin. Türkiye’de de öyle. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mesela mevcut hükümetin en önemli işlerinden biri bu duble yol işleri. Bir sorundu o. Türkiye’de yol yoktu. Bak onu kimse eleştiriyor mu? Neden çünkü gerçek bir sorunu yakaladı, üzerine gitti, çözdü iki üç sene yatırımlar yaptı, yaydı zamana. Yol projesi olmaz. &#8220;Yol diye bir sorun var ben bunu çözeceğim,&#8221; iyi bir belediye başkanının bence yapacağı o. Sorunlar şunlardır, bunlardan ben bu üçünü yapabilirim bu dönemde, bu üçüne ağırlık vereceğim. Ama diğerlerin hepsiyle de belki biraz uğraşırım. Ama beş yıllık dönem bittiği zaman yeşil alan açısından şehrimiz böyle olacak. Ya da yol temizliği, açıklığı açısından düzgün olacak. Bir şeyleri söyle, öncelik tanımla, sorun tanımla, bunu tartış belki. Yoksa biz kendimizi yöneteceğiz falan, bunlar yani öyle olmuyor.</span></p>
<p><b>Bir de biraz şöyle çevirmeye çalışayım sohbetin yörüngesini. Şehirlerde bir arada yaşam, farklılıklara saygı, hoşgörü, çok kültürlülük gibi şeylerden bahsediyoruz. Bu açılardan neler yapılabilir bir şehirde? Şehrimizin eksiği nedir ve biz ne yapabiliriz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hiçbirini bırakmamışsın ki, neyinden bahsediyorsun. Bugün Diyarbakır’ın eğer tarih başka türlü gelmiş olsaydı, mesela bir tane Ermeni mahallesi olması lazımdı. Bir tane Süryani Mahallesi. Gidersin Avrupa’da büyükşehirlerde vardır, bir tane bilmem ne quarter derler, Latin Quarter denir bir tane. Bizim buralarda hiçbir farklılık da çoğulculuk da bırakmamışsın. Üç tane kilise kalmış. Herkesi bitirdikten sonra bir iki tane göstermelik şeyler. Ama belediyecilerin çıkıp bunu konu yapmaları, vurgulamaları, o yönde küçük şeyler de yapmaları çok önemli. Onlar da demese hiç şeyi yok. Ama yani biz oraları geçmişiz. Onları yaşatmadık. Kendi içimizdeki farklılıkları bile neredeyse sorun yapıyoruz. İşte bak aramıza Suriyeliler girdi, görüyorsun herkesin içindeki canavarlar çıkıyor. Eskiden Avrupa’da yabancılara yapılınca buradan kolay geliyor, ne olmuş, kendi içine girince çok zor.</span></p>
<p><b>Belediyeler neler yapabilir çok kültürlülüğü, uzlaşıyı, bir arada yaşama kültürünü geliştirmek noktasında? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Belediyeler bizim Diyarbakır’da aslında fena şeyler yapmadılar, kiliseleri falan canlandırdılar. Onlar da en azından insanlara, herhalde kalan üç beş kişiye biraz iyi gelmiştir, duyguları okşanmıştır belki. Bir de bizim gibi insanlar da duyunca “bak bunlar da varmış” diyorlar. Onlar bence iyi şeylerdi. O konuda bir hassasiyeti var bizim buradaki belediyelerin. Ama elbette belediyelerden başka bir sürü beklenti var, istihdam gibi, yoksulluğu giderme gibi.</span></p>
<p><b>Şehirdeki yoksullukla, pahalılıkla nasıl mücadele edebilir, ne yapabilir belediye?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çok zor. Belediyenin orada direkt yapabileceği şey Diyarbakır’daki Sarmaşık tecrübesini daha genelleştirmek belki. Onun dışında belediyenin yapabileceği işler nedir, belki şehre yatırım çekmek. Tabii ülkenin genel havasından bağımsız değil senin yatırım çekme potansiyelin. Ülkenin genel ivme kazandığı ortamda hani şehir olarak, başta söylediğim stratejik şartlarda olman, kalifiye iş gücünün olması falan, bunlar gerekli ama Diyarbakır’da kalifiye iş gücü var mı mesela? Yok.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir sürü insan bilmem nesini götürüp Adana’da yaptırıyor, Antep’te yaptırıyor. Kalite düşük, iş gücü kalitesi düşük. Ciddi bir sermaye yok burada. Bugün Diyarbakır’da belki şimdi küseler ama tüccar yok ya. Burası koskoca tarım alanıdır ama güçlü bir buğday alacak tüccar yok. Vardı eskiden. Onların çoğu kayboldu gitti. Sermayedarlar, para sahipleri var ama sistemli bir ticareti olan yok. Diyarbakır’da büyük bir şirket derken kimse geliyor mu akla mesela? Koskoca bir şehir, yılların birikimi var. Adı sanı duyulmuş belki bir iki tane inşaat şirketi dışında yok.</span></p>
<p><b>Son dönemlerde tanzim satışları gündemde ya, üreticiden tüketiciye daha az aracıyla, kooperatifler üzerinden ulaştırmak falan. Bunlar belediyelerin altından kalkabileceği şeyler olabilir mi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şimdi İstanbul’dan kalkıp diyor ki domates Antalya’da 50 kuruş, Antalya’daki domates İstanbul’a yürüyerek gelmiyor ya. Geçenlerde bir pazarcı adam gayet güzel anlatmıştı: &#8220;Onu oraya getiren kamyon işte kaç köprüden geçiyor, her köprüye 100 lira veriyor. Üç kilo poşet harcıyorum 50 lira.&#8221;  Bir pazarcı günde 50 lira poşet parası verirse kim ödeyecek bunu? Herkes poşeti alıp gidiyor, bunu sen ödeyeceksin yani. E dolayısıyla yani bu malın oraya gelmesi hizmet, arada birileri belki fazla bir marj vardır, onları kısarsan bir şey olur tamam. Ama bu aracılar neden var? Çünkü bu hizmet sektörü, bu aradaki katma değerler olmasa o aradaki insanlar yaşayamaz. Kamyoncular, komisyoncular, toptancılar…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Belediye olarak ucuza alır getirirsin, ama o işi yapanların 100 tanesinin de emeğini alırsın. Hiçbir yere varamayız belediye eliyle domates satarak. Pahalılığı azaltmak bir belediyenin yapabileceği iş değil. Genel, makro bir şeydir. Türkiye’nin de genel sorunu. O açıdan da sıkıntılı bir dönemdeyiz zaten, kriz, dolar açısından. Gerçekçi olalım. Belediyeden öyle bir şey de beklememek lazım. Belediye bu şehri bir yaşam alanı olarak, düzenli bir yaşam alanı haline getirmenin ihtiyaçlarını getirecek, temel şeylerini yerine getirecek. Belli bir kalite kontrolü nedir; inşaatından, yolundan işte mesire alanlarından. Ben gidip bakkaldan bir şey aldığımda bu zehirlenmeme garantimi belediyenin bana veriyor olması lazım.</span></p>
<p><b>Bir de çevreyle ilgili sorunlar var, konuşuyoruz. Bu konuda peki nedir sorunlar, ne yapılabilir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">O önemli bak. Belediyenin önemli görevlerinden biridir. Şehirler biliyorsun pislik üretme merkezleridir bir anlamda, çöpüyle, kanalizasyonlarıyla. Bizim Diyarbakır da fena değil bu konuda, epey bir yatırımlar yapıldı, arıtmalar falan. Çöpte sorun var biraz, bir yere atıp bırakıyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Belediyenin görevi şehri temiz tutmak, çöpleri düzenli toplamak, şehir atıklarının en uygun şekilde, doğaya zarar vermeyecek şekilde, imha edilmesi ya da dönüştürülmesini sağlamak. Bunun teknolojilerini, biraz pahalı ama hayata geçirmek. Poşet, plastik özellikle büyük bir sorun. Ama belediyelerin bu konuda yapabileceği çok şey var, daha aktif olmaları lazım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mesela bizim bu Dicle. Bak şimdi Dicle’ye de bir şeyler yapılıyor. Birileri orayı İtalya’daki kanal şehri gibi yapıyor. Bilmiyorum şimdi o nasıl bir projedir, kim demiş, neye benziyor? Bitince ne olacak? Belki güzel mi olur bilmiyorum, banklarını falan yapıyorlar, herhalde şehrin içinden düzgün akacak, biraz debili olacak, kayıkla mı gezeceğiz? Nedir bunu mesela kim yaptı, nasıl yapıldı? Ondan önce de mesela bu Kırklar Dağı faciası da daha önceki belediyenin işiydi. Bu korkunç bir şeydi mesela, oraya yapılacak iş miydi? Nedir mesela bu, kim nasıl yaptı, herkesin şikayetçi olduğu ama kimsenin bilmediği işler. Ne oldu ne bitti bilmiyoruz. Bizim dediğimiz sorun da bu. </span></p>
<p><b>Peki şimdi yerel seçim var önümüzde, bu konuştuğumuz konular bakımından adayların performanslarını nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pek bir seçim havası görünmüyor zaten. Ankara’da, İstanbul’da CHP adayları projelerim diyorlar ama burada zaten açık bir şekilde belediyecilik üzerinden yapılmıyor zaten. Kimsenin öyle bir beklentisi de yok. Belki de sorun o. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşin genelinde de demek ki bir beklenti mi az, insanlar değişme mi görmüyor, ya da sen gelsen sen de öyle yapacaksın diye mi düşünüyor, ne farkı olacak ki mi diyor&#8230; Hani dedik ya kimse bu işi, mesela ekonomik krizi kimse başkasının daha iyi yöneteceğine mi inanmıyor? Bu mesela çok kritik bir şey. Niye, değişmeye inanamıyorsun. Diyarbakır’da zaten senindi, o kayyum ara bir çözüm, sen seçim kaybedip de yeniden gelmiyorsun. Bugün HDP’nin burayı kazanmasının, olağanüstü bir tarafı yok, olağan olan o. Olağan olanı da millet görmüş, kabul de ediyor.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Belediye belediyecilik yapar, belediye hizmetlerinde ciddi olmak gerekir. Dediğim gibi öncelikler ve ihtiyaçlar silsilesi. Bir de tabii bunların elinde olmayan, herkesin içinde bulunduğu ortamın şartlarını kendi lehine kullanması var. Bugün bu merkezi hükümetin belediyeler üzerinde valilikler aracılığıyla bir kontrol mekanizması var. Artık doğrudan da yapıyor tabii bu işi. Bizim buralarda ona da geldi. Sorun olmayan yerlerde beraber yapıyorlar. Ama öyle olmaması lazım. Belediye yasalarının yeniden düzenlenmesi lazım.</span></p></blockquote>
<p><b>Seçmenler belediye seçimlerinde adayların bu performanslarına değer veriyorlar mı? Nasıl bir algıları var adaylar hakkında? Adaylar partinin önüne geçebiliyorlar mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle buralarda bence adaylara hiç bakılmıyor. Belki bazı yerlerde adaylar partinin önüne geçebiliyorlardır ama Diyarbakır’da sanmıyorum. Esas olan partidir. Ama adayın da tabii kişilik özellikleri, ulaşılabilirliği önemlidir mesela. Osman Baydemir mesela rahat bir insandı, insanlarla iyi iletişim kurabiliyordu. Selçuk Mızraklı da öyledir. O konuda sıkıntısı yok, ama esas partidir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şimdi mesela kayyum sanki kişiliğinden mi oy alacak, tanıyan mı var? İşte nedir AK Parti’nin bir momentumu var, tabii güç dengeleri kuruluyor, networkler var belirli şeyleri tutmuş. Onların aracılığıyla belirli çevrelerden oylar geliyor, öyle anlayışlar var. Bir kısmı kendi bulunduğu ortama göre, dini çevrelerden ise AK Parti’ye veriyor büyükleriyle beraber, çoğunluğu da bizim partimiz diye HDP’ye veriyor.</span></p>
<p><b>Adayların performanslarına, ne söylediklerine, ne vaat ettiklerine dönüp kimse pek vermiyor mu?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pek baktığı da yok kimsenin.</span></p>
<p><b>Peki siz Diyarbakır Belediye Başkanı olsanız bu topluma ne vaat ederdiniz? Projeleriniz neler diye sormaya korkuyorum, projeciliğe karşı olduğunuzu anladım. Peki ne vaat ederdiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Evet, o lafı sevmiyorum. Diyarbakır Belediye Başkanı olmak öyle zor. Diyarbakır Belediye Başkanlığı, Diyarbakır’ın içinde bulunduğu bütün olup bitenden dolayı, tabii onu sürükleyen bir siyasi hareketle beraber özel bir konum. Dışından gelip olsan da Diyarbakır’da hükümet edemezsin. Siyasi hareketler dünyada da öyle geliyor bilmiyorum, belli siyasi hareketler genel ortamın değişmesine göre bakıyorsun değişti. Biliyorsunuz öbür türlü o deneyler, Brezilya’nın o meşhur yeri var, Sao Paolo muydu neresiydi, meşhur bir belediyecilik deneyleri yaptılar orada işte katılımcı meclisler falan. Onlar da iki dönem sonra kaybettiler seçimi yani. Güya çok halkçı, halktan şeyler kurdular, komisyonlar, ama komisyonlara aldıkları sıradan insanlara ilk götürüp verdikleri eğitim bütçeleme ve bütçe kısıtı. Yani oraya gelip afaki onu da yapalım, bunu da yapalım demeyeceksin. Önüne koyup bir hesap yapacaksın. Belediye belediyecilik yapar, belediye hizmetlerinde ciddi olmak gerekir. Dediğim gibi öncelikler ve ihtiyaçlar silsilesi. Bir de tabii bunların elinde olmayan, herkesin içinde bulunduğu ortamın şartlarını kendi lehine kullanması var. Bugün bu merkezi hükümetin belediyeler üzerinde valilikler aracılığıyla bir kontrol mekanizması var. Artık doğrudan da yapıyor tabii bu işi. Bizim buralarda ona da geldi. Sorun olmayan yerlerde beraber yapıyorlar. Ama öyle olmaması lazım. Belediye yasalarının yeniden düzenlenmesi lazım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bazen bazı hareketler bir tarz mı üslup mu, yeni bir şeyler katıyor. Mesela birileri yıllardır belediyeyi kazanır, bakıyorsunuz birisi geldi bir seçimde süpürdü birdenbire. Nedir o tarz, üslup. Yoksa belediye yine ertesi gün aynı olacak. Belediye hizmetleri temel olarak aynıdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ama o tarz, üslup nedir? İşte o şehirde gettolaşan azınlıklar ya da aslında çoğunluk olup da ağırlık anlamında azınlık olanlar bir rüzgar estirebiliyor. Londra Belediyesi’nde mesela adam geldi kazandı, neden? Çünkü bir sürü siyah Londralılar, Pakistanlılar, Hintliler, çoğunluklaşıp ama azınlıkta kalan kimlikleriyle, onu oraya taşıdı mesela. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diyarbakır gibi yerlerde HDP de azınlık olan çoğunluğu taşıdı. Onun sayesinde sürekli ezilmiş, dışlanmış, hiçbir şeye ulaşamayan, kendi varlığıyla gidip belediyeye giremeyen, itilen kakılan bütün insanları sürükleyip getirdiler son 17 senedir. Ama o söylem de bitti gibi bu ilgisizlik falan onu gösteriyor. Onun ötesinde Diyarbakır’ı artık yeni bir söylem, yeni bir ruh, yeni bir heyecan ne söylenir valla şimdi pek gelmedi aklıma…</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/29/demokratiklesmenin-yolu-belediye-baskani-ve-meclis-yonetisiminin-degismesinde/">Demokratikleşmenin Yolu Belediye Başkanı ve Meclis Yönetişiminin Değişmesinde</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GTD, Lezzet Mirasını Dünyaya Tanıtmayı Amaçlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/22/gtd-lezzet-mirasini-dunyaya-tanitmayi-amacliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kübra Yüzüncüyıl]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Feb 2019 10:31:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Artvin]]></category>
		<category><![CDATA[elazığ]]></category>
		<category><![CDATA[gastro kentler]]></category>
		<category><![CDATA[gastronomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gastronomi Turizmi Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[gaziantep]]></category>
		<category><![CDATA[Gürkan Boztepe]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya]]></category>
		<category><![CDATA[Manisa]]></category>
		<category><![CDATA[Mardin]]></category>
		<category><![CDATA[türk mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[unesco]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=35555</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı Gürkan Boztepe , Türk mutfak kültürünü, tarihi ve zengin lezzet mirasını dünyaya tanıtmak amacıyla yola çıktıklarını belirterek, turizmin deniz- kum- güneş konseptinden farklılaştığını, yeni trendlerin lezzet keşifleri, tat deneyimleri, mutfak workshopları olduğunu vurguluyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/22/gtd-lezzet-mirasini-dunyaya-tanitmayi-amacliyor/">GTD, Lezzet Mirasını Dünyaya Tanıtmayı Amaçlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yemek,  insan için temel bir ihtiyaç olmanın ötesinde toplumsal ilişkilerde kurucu bir rol oynuyor. Gıdaların üretimi, dağıtımı, taşınması, depolanması, tüketimi gibi süreçler topluluklara göre farklılaşabiliyor. Kültürün, toplumsal belleğin, inanç sistemlerinin beslenme konusundaki etkisini bu açıdan kavrayabiliriz. İnsan beslenmesini ilgilendiren her alanda yapılan çalışmalar gastronomi bilimiyle ilişkili. Son dönemde mutfak kültürü ve kökenlerinin turizmle birleşmesi sonucu gastronomi turizmi terimi öne çıkıyor. Yemek üzerinden yeni bir turizm pazarı oluşturmanın, turizm gelirlerinin arttırılacağı düşünülüyor.  Gastronomi turizmiyle ilgili güncel durumu değerlendiren Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı Gürkan Boztepe&#8217;ye göre, <span style="font-weight: 400;">gastronominin turizmle ilişkilenmesinin temelinde  iletişim teknolojilerindeki gelişim yatıyor. Özellikle sosyal ağların kullanımının yaygınlaşmasıyla insanlar bilgiye kolay ve hızlıca erişebiliyor. Bu durumun insanlarda yeni meraklar uyandırdığını öne süren Boztepe, turizmin deniz- kum- güneş konseptinden farklılaştığını, yeni trendlerin lezzet keşifleri, tat deneyimleri, mutfak workshopları olduğunu söyledi. Gastronomi turizminin ülkeler için güçlü bir gelir kapısı olduğunu ifade eden Boztepe;  GTD’nin kendi yaptırdığı araştırmada, gastronomi amaçlı seyahat yapan turistlerin diğer turizm türlerine göre bir buçuk kat daha fazla para harcadığının tespit edildiğini belirtti. Boztepe, kurum ve kuruluşların bu gerçeği göz önüne alarak gastronomi odaklı tanıtım faaliyetlerine yatırım yaptığını vurguladı.</span></p>
<figure id="attachment_35562" aria-describedby="caption-attachment-35562" style="width: 275px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-35562 size-full" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/02/ftm_2017-1_188_0-e1550827492848.jpg" alt="" width="275" height="249" /><figcaption id="caption-attachment-35562" class="wp-caption-text">Gürkan Boztepe</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Gastronomi Turizm Derneği’nin en temel amacı; Türk mutfak kültürünü, tarihi ve zengin lezzet mirasını dünyaya tanıtmak. Dernek ünlü şeflerden, gazetecilere, akademisyenlerden, acentelere, restoran ve otel sahiplerinden, taksicilere kadar pek çok farklı alandan gelen bireysel ve kurumsal üyelere sahip.  “Lezzet mirası Türk mutfak kültürünün zengin içeriği, pişirme geleneği, sunuş tarzını korumak ve kollamak gerektiğinin bilincinde olan, yemeklerin ve içeceklerin var oluş hikâyelerine ilgi duyan, nesilden nesile aktarılması gerektiğine inanan, dünyaya tanıtılması için çaba göstermek isteyen herkes GTD’nin üyesi olabilir” diye ekliyor Boztepe.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Derneğin faaliyetleri iki ana başlıktan oluşuyor. İlki, gastronomi turizmi ile ilgili fuar, konferans ve benzeri etkinliklere çeşitli kurum ve kuruluşlarla birlikte içerik sağlamak. İkincisi ise duruşu ile birlikte sektörün etkili referans ve kanaat grubu olarak devlet kurumları, bakanlıklar ve sivil kuruluş ve inisiyatiflere görüş, proje ve öneriler sunmak. İkincisi ise mutfak kültürü, tarihi, lezzet mirası hakkında yurt içinde farkındalık ve bilinç oluşturmak. Bu amaçla, örgütsel yapısını yurt sathında yaygın temsilcilik ağı ile genişletmek. </span></p>
<p><b>Türkiye’nin Lezzet Rotaları</b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-35558" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/Malatya-kayısısı.jpg" alt="" width="203" height="360" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Boztepe, Türkiye’nin başta gelen lezzet rotaları için UNESCO tarafından tescillenmiş gastro kentler Gaziantep’i ve Hatay’ı işaret ediyor. Ona göre aslında  yedi bölgenin her bir kenti, her kentin pek çok yöresi için bile bir lezzet rotası oluşturmak mümkün. Bir sıralama yapmak pek mümkün olmasa da aklına ilk gelen gastrokentler Elazığ, Mardin, Urfa, Adana, Bursa, Artvin, Kayseri, Konya, Manisa, otları ve balığı ile İzmir, Alaçatı, Cunda olarak sıralanıyor.  Bu kentlerin gastronomi destinasyonu olarak tanımlanması için yöredeki resmi kurumların, sivil toplum kuruluşlarıyla daha sıcak temaslar geliştirmesi gerektiğini belirten Boztepe, destinasyonun özelliklerine uygun bir yönetim yapısının kurulması, yerel lezzetleri oluşturan tüm unsurların kollanması, geliştirilmesi, hijyen koşullarının sağlanarak sunulmasında standartların belirlenmesi, denetimi, sonra da tanıtım ve pazarlama süreçlerinin işletilmesi gerektiğini de özellikle vurguluyor. GTD olarak  İstanbul’da İstiklal Caddesi’ndeki “içli köfteci”den Kars’ta yöresel peynir üreticisi GTD üyesi İlhan Koçulu’ya kadar işbirliği içinde olduklarını belirten Boztepe, lezzet haritası oluşturmak için, sokak lezzetlerinden en rafine restoranlara bir ağ oluşturmak istediklerini ekliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“İçinde yaşadığımız topraklar sayısız medeniyete ev sahipliği yaptığı için, bu medeniyetlerin ayrıştığı ve iç içe geçtiği noktalar mutfağa da yansımış” diye devam ediyor Boztepe. Ona göre  Türkiye’nin sahip olduğu kültür ve kimlik zenginliği sayesinde bu kadar çok yöresel lezzet var ve bu da onun dünyanın diğer mutfakları gibi parlayabileceğini gösteriyor. </span></p>
<p><b>Gastro Rotalar’a Bir Kala</b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-35559" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/Testi-Kebabı-Kapadokya-640x428.jpg" alt="" width="360" height="240" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/Testi-Kebabı-Kapadokya-640x428.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/Testi-Kebabı-Kapadokya-1024x684.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/Testi-Kebabı-Kapadokya.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Boztepe, Gastronomi Turizmi Derneği’nin Karadeniz’den Ege’ye, Güneydoğu’dan Marmara’ya kadar pek çok bölgede yeni “gastro kentler” ve gastro rotalar, gastro acenteler ve gastro rehberler oluşturmak üzere ilgili taraflarla görüşmelerini sürdürdüğünü bildiriyor. Bunun dışında Türkiye’nin lezzet haritalarının oluşturulması sürecinde “gastronomi köyü” için arazi ve işletmecisi belirlendiğini de vurguluyor. Derneğin bir başka aktivitesi ise Gastronomi Tırı. Boztepe, yurt içindeki illerde Türk mutfak kültürünü tanıtmak, ülke içinde “gastronomi bilinci”  yaratmak için yerli ve yabancı turistlere yönelik “Gastronomi Tırı”konseptini geliştirmekte olduklarını belirtiyor. Boztepe, Türkiye’ye özgü ve sağlığın timsali yoğurdun başka ülkeler tarafından sahiplenilmeye başlaması üzerine harekete geçen GTD’nin, 2019 yılının Mayıs ayında Dünya Yoğurt Konferansı düzenlemek niyetinde olduğunu sözlerine ekledi.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/22/gtd-lezzet-mirasini-dunyaya-tanitmayi-amacliyor/">GTD, Lezzet Mirasını Dünyaya Tanıtmayı Amaçlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2018 İş Cinayetleri Raporuna Göre En Çok Ölüm Tarım ve İnşaatta</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/31/2018-is-cinayetleri-raporuna-gore-en-cok-olum-tarim-ve-insaatta/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsa Uğur Erdogan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jan 2019 07:45:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Aksaray]]></category>
		<category><![CDATA[Amasya]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ardahan]]></category>
		<category><![CDATA[Artvin]]></category>
		<category><![CDATA[bartın]]></category>
		<category><![CDATA[Batman]]></category>
		<category><![CDATA[Bayburt]]></category>
		<category><![CDATA[Bilecik]]></category>
		<category><![CDATA[Bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[Bitlis]]></category>
		<category><![CDATA[Burdur]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Çankırı]]></category>
		<category><![CDATA[Çorum]]></category>
		<category><![CDATA[Denizli]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Düzce]]></category>
		<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[elazığ]]></category>
		<category><![CDATA[Erzincan]]></category>
		<category><![CDATA[Erzurum]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[gaziantep]]></category>
		<category><![CDATA[Giresun]]></category>
		<category><![CDATA[Gümüşhane]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkari]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay]]></category>
		<category><![CDATA[Iğdır]]></category>
		<category><![CDATA[iş cinayetleri raporu]]></category>
		<category><![CDATA[iş cinayetleri raporu 2018]]></category>
		<category><![CDATA[İş Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[İSİG]]></category>
		<category><![CDATA[İSİG Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[Isparta]]></category>
		<category><![CDATA[Kahramanmaraş]]></category>
		<category><![CDATA[Karaman]]></category>
		<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[Kırıkkale]]></category>
		<category><![CDATA[Kırklareli]]></category>
		<category><![CDATA[Kırşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[kütahya]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya]]></category>
		<category><![CDATA[Manisa]]></category>
		<category><![CDATA[Mardin]]></category>
		<category><![CDATA[Nevşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Niğde]]></category>
		<category><![CDATA[Osmaniye]]></category>
		<category><![CDATA[Rize]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya]]></category>
		<category><![CDATA[Şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[Siirt]]></category>
		<category><![CDATA[Sinop]]></category>
		<category><![CDATA[Şırnak]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas]]></category>
		<category><![CDATA[Tekirdağ]]></category>
		<category><![CDATA[Tokat]]></category>
		<category><![CDATA[trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[tunceli]]></category>
		<category><![CDATA[Yalova]]></category>
		<category><![CDATA[Yozgat]]></category>
		<category><![CDATA[zonguldak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34741</guid>

					<description><![CDATA[<p>İSİG Meclisi'nin hazırladığı 2018 yılı içerisindeki iş kazalarında yaşamını yitiren işçilere dair rapor yayınladı. "Hangi Savaşta Bu Kadar Arkadaşımızı Kaybediyoruz” başlığıyla sunulan rapora göre 1923 işçi geçtiğimiz yıl içerisinde yaşamını yitirdi. Ölümlü kazaların büyük çoğunluğu inşaat ve tarım sektöründe yaşanırken, ölümlerin yüzde 98 oranında sigortasız işçilerde yaşanması dikkat çekti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/31/2018-is-cinayetleri-raporuna-gore-en-cok-olum-tarim-ve-insaatta/">2018 İş Cinayetleri Raporuna Göre En Çok Ölüm Tarım ve İnşaatta</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İş Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 2018 yılı İş Cinayetleri Raporunu açıkladı.</p>
<p>Ulusal ve Yerel Basın Organları, işçilerin mesai arkadaşları, işçi aileleri, iş güvenliği uzmanları ve sendikalardan gelen bilgilerin derlenmesi ile oluşturulduğu belirtilen 2018 İş Cinayetleri Raporu; &#8220;Hangi Savaşta Bu Kadar Arkadaşımızı Kaybediyoruz&#8221; başlığı ile yayınlandı.</p>
<p><strong>Tarım ve İnşaat Sektörü Ölüm Yaşanan İş Kolları.</strong></p>
<p>İSİG&#8217;in hazırladığı rapordaki bilgilere göre; yıl boyunca toplam 1923 işçi yaşamının kaybederken,  yaz mevsiminde kayıpların daha çok olduğu görüldü, en çok ölüm vakası ise Temmuz ayında (201 ölüm vakası) yaşandı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34750" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Ölümlerin en çok yaşandığı iş kolları Yüzde 24&#8217;lük oranla tarım ve orman işleri oldu.  Yüzde 23&#8217;lük oran ile inşaat ve yol işleri ikinci sırada yer aldı.  Yaşamını kaybedenlerin büyük çoğunluğunun sendikasız çalışan işçiler olduğu dikkat çekti ki bu oran yüzde 98 civarında.</p>
<p>2018 yılında iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:</p>
<ul>
<li>Trafik, Servis Kazası nedeniyle 408 işçi;</li>
<li>Ezilme, Göçük nedeniyle 379 işçi;</li>
<li>Yüksekten Düşme nedeniyle 325 işçi;</li>
<li>Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 200 işçi;</li>
<li>Elektrik Çarpması nedeniyle 113 işçi;</li>
<li>Şiddet nedeniyle 112 işçi;</li>
<li>Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 82 işçi;</li>
<li>İntihar nedeniyle 73 işçi; Patlama,</li>
<li>Yanma nedeniyle 50 işçi;</li>
<li>Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 40 işçi;</li>
<li>Kesilme, Kopma nedeniyle 24 işçi;</li>
<li>Diğer nedenlerden dolayı 117 işçi yaşamını yitirdi.</li>
</ul>
<p><strong>67 Çocuk İşçi Yaşamını Yitirdi</strong><br />
Raporda yer alan verilere göre 14 yaş ve altı 23, 15- 17 yaş aralığında 44 çocuk işçi yaşamını yitirdi. 65 yaş üstünde çalışan 98 işçi iş cinayetine uğrarken 28-50 yaş aralığındaki işçilerde %49 çoğunlukla ölüm oranı gözlendi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34745" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Cinsiyetlere göre dağılımda ise 199 kadın işçi yaşamını yitirirken, 1804 erkek işçi yaşamını kaybetti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34744" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>Mülteci İşçiler de Raporda Yer Aldı</strong><br />
Mülteci işçilerden 110 kişi yaşamını yitirirken, ölümlerin büyük çoğunluğu Suriyeli ve Afganistan’lı işçilerden oluşuyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34746" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6-640x301.jpg" alt="" width="640" height="301" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6-640x301.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6-1024x481.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6.jpg 1122w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>İstanbul İş Cinayetlerinin En Çok Yaşandığı İl</strong></p>
<p>Rapora göre:</p>
<ul>
<li>226 ölüm İstanbul’da;</li>
<li>81 ölüm Kocaeli’nde;</li>
<li>70 ölüm Manisa’da;</li>
<li>69 ölüm Bursa’da; 68 ölüm</li>
<li>Antalya’da; 66 ölüm</li>
<li>İzmir’de; 56’şar ölüm Ankara ve Aydın’da;</li>
<li>50 ölüm Gaziantep’te;</li>
<li>48 ölüm Adana’da;</li>
<li>45 ölüm Denizli’de;</li>
<li>43’er ölüm Konya ve Şanlıurfa’da;</li>
<li>39 ölüm Samsun’da;</li>
<li>35’er ölüm Mersin ve Sakarya’da;</li>
<li>33’er ölüm Balıkesir ve Tekirdağ’da;</li>
<li>31 ölüm Zonguldak’ta;</li>
<li>29’ar ölüm Hatay ve Muğla’da;</li>
<li>27 ölüm Çorum’da;</li>
<li>25’er ölüm Kütahya ve Trabzon’da;</li>
<li>23’er ölüm Adıyaman, Elazığ ve Sivas’ta;</li>
<li>22’şer ölüm Bolu ve Kastamonu’da;</li>
<li>21 ölüm Kahramanmaraş’ta;</li>
<li>20’şer ölüm Karabük ve Mardin’de;</li>
<li>19’ar ölüm Diyarbakır ve Kayseri’de;</li>
<li>18’er ölüm Eskişehir ve Osmaniye’de;</li>
<li>17 ölüm Ordu’da;</li>
<li>16’şar ölüm Çanakkale, Düzce ve Malatya’da;</li>
<li>15 ölüm Isparta’da; 14’er ölüm Burdur, Niğde ve Şırnak’ta;</li>
<li>13 ölüm Aksaray’da;</li>
<li>11’er ölüm Afyon, Artvin, Bartın, Giresun ve Rize’de; 10 ölüm Bitlis’te;</li>
<li>9’ar ölüm Erzincan, Erzurum, Hakkari, Kars, Siirt, Uşak, Tokat ve Van’da;</li>
<li>8’er ölüm Edirne ve Kırşehir’de;</li>
<li>7’şer ölüm Bilecik, Iğdır, Kırıkkale ve Kırklareli’de;</li>
<li>6’şar ölüm Amasya, Ardahan, Karaman ve Sinop’ta; 5’er ölüm Batman, Gümüşhane ve Nevşehir’de;</li>
<li>4’er ölüm Yalova ve Yozgat’ta;</li>
<li>3’er ölüm Ağrı, Bingöl, Çankırı, Muş ve Tunceli’de;</li>
<li>1’er ölüm Bayburt ve Kilis’te;</li>
<li>33 ölüm ise Yurtdışında gerçekleşti.”</li>
</ul>
<p><strong>İSİG’in Acil Talepleri</strong></p>
<p>İşçilere örgütlenme çağrısında bulunan İSİG Meclisi acil olarak gerçekleşmesi gereken taleplerine rapor sonunda yer verdi.</p>
<p>1- Ölen işçilerin yüzde 98’i sendika üyesi değildir. Yani sendikasız çalışmak ölüm demektir. İş cinayetlerinin önlenmesi, sağlıklı ve güvenli çalışmanın ön koşulu işçi katılımıdır. İşçiler ancak sendikalaşarak bunu sağlayabilir. Ülkemizde sendikaya üye olan işçiler işten atılıyor, sermaye işyerlerinde sendika istemiyor ya da istediği sendikayı getiriyor. Devlet daha ileri giderek sendikaların yapacağı basın açıklamalarını, toplantıları ve grevleri yani toplu pazarlık hakkını yasaklıyor. Bu noktada işyeri İSİG kurulları, çalışan temsilciliği ve genel olarak sendikal örgütlenme üzerindeki baskılar sona erdirilmelidir. Grev yasaklarına son verilmelidir&#8230;</p>
<p>2- İşyerlerinde işçilere keyfi bir biçimde iş tanımı dışında işler yaptırılıyor. Çalışma saatleri günde 10-12 saate ulaşıyor. Mesai ücretleri, izin hakları vb. verilmiyor. Özellikle taşeron işçiler bu koşullarda çalışırken şimdi taşerona rahmet okutacak kiralık işçilik gibi kölelik uygulamaları getiriliyor. Özelde veya kamuda tüm taşeronlaştırma ve kiralık işçilik uygulamalarına son verilmelidir&#8230;</p>
<p>3- İş cinayetlerinin sorumlusu patronlar, bürokratlar ve siyasiler yargılanmıyor. Yargılananlar ise çoğunlukla günah keçisi haline getirilen iş güvenliği uzmanlarıdır. Yine mahkemeler iş cinayetlerini cezalandırmıyor, failleri &#8217;24 taksitli para cezası vererek serbest bırakıyor&#8217;. İş cinayetlerinin sorumlusu patronlar, bürokratlar ve siyasiler yargılanmalıdır&#8230;</p>
<p>4- ILO ve WHO verilerine göre 1 ‘iş kazası sonucu ölüm’ karşılığında yaklaşık 6 ‘meslek hastalığı sonucu ölüm’ olmaktadır. Ancak SGK verilerine göre her yıl ortalama 500 civarı işçi meslek hastalığına yakalanmakta ve neredeyse hiç bir işçi de ölmemektedir. Meslek hastalıklarının gizlenmesinden vazgeçilmeli ve bu noktada sağlık örgütlerimizin yürütücülüğünde tespit eden/önleyen bir yaklaşım hayata geçirilmelidir&#8230;</p>
<p>5- Çalışma yaşamının denetiminde görev yapan iş müfettişlerinin siyasi iktidara olan bağımlılığının önüne geçilerek, ‘İş Teftiş Kurulu’nun yönetiminde emek örgütlerinin ağırlığı olacak şekilde sosyal taraflardan oluşan bağımsız bir üst kurul haline gelmesi sağlanmalıdır&#8230;</p>
<p>6- Emeğin korunmasının temellerinden ikisini iş güvencesi ve insanca yaşayacak bir ücret oluşturur. Asgari ücret insanca yaşanabilir bir seviyeye yükseltilmeli, işten atmalara son verilmeli ve işsizlik önlenmelidir&#8230;</p>
<p>7- İşçilerin sağlıklı yaşamak ve can güvenliklerini sağlamak için ulaşım, barınma ve beslenme hakları vazgeçilmezdir. İşçi servisleri uygun araçlardan oluşmalı, işçilere kalacak lojman sağlanmalı ve gıda zehirlenmelerini önlenmelidir. Yine toplu taşıma, konut ve gıda fiyatları konusunda adımlar atılmalıdır&#8230;</p>
<p>8- Her yıl 60-70 çocuk çalışırken yaşamını yitirmektedir. 2018 yılı ‘çocuk işçilikle mücadele yılı’ ilan edilmesine rağmen 67 çocuk işçi can vermiştir. Bu noktada özellikle sanayinin ucuz emek gücü ihtiyacını karşılayan 4+4+4 eğitim sistemine son verilmeli ve çocuk işçilik yasaklanmalıdır&#8230;</p>
<p>9- Ülkemizde küçük yaşlarda çalışma hayatı başlamakta ve neredeyse ömür boyu sürmektedir. Emekçilerin belli bir çalışma yılından sonra emekli olma hakları vardır ve bu da çalıştıkları mesleğe ve cinsiyetlerine göre belirlenmelidir. Emekliliğin yaşa takılmasına ve kademeli olarak 65 yaş olarak belirlenmesine yani mezarda emekliliğe son verilmelidir&#8230;</p>
<p>10- Kadın emeği; tarımda, sanayide, hizmet sektöründe ve evde görünmez hale getirildi. Oysa her yıl 120-130 kadın çalışırken yaşamını yitiriyor. Kadını temel alan bir işçi sağlığı anlayışı tanımlanmalıdır&#8230;</p>
<p>11- Ülkemizde milyonlarca mülteci/göçmen işçi bulunmaktadır. Temel düzenlemelerden mahrum bırakılan mülteci/göçmen işçilerin çalışma, sağlık, barınma, ücret vb. güvenceleri sağlanmalıdır. Türkiyeli işçilerle mülteci/göçmen işçileri karşı karşıya getiren ücret ve çalışma politikalarından vazgeçilmelidir. Yine bu noktada bölge ülkelerini savaşın içine sürükleyen politikalardan uzak durulmalıdır&#8230;”</p>
<p><strong>Raporun Tamamına Ulaşmak İçin : <a href="http://guvenlicalisma.org/19796-hangi-savasta-bu-kadar-arkadasimizi-kaybediyoruz-2018-yilinda-en-az-1923">http://guvenlicalisma.org/19796-hangi-savasta-bu-kadar-arkadasimizi-kaybediyoruz-2018-yilinda-en-az-1923</a></strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34752" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34751" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işkazası-1-640x396.jpg" alt="" width="640" height="396" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işkazası-1-640x396.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işkazası-1.jpg 686w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" />  <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34749" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x905.png" alt="" width="640" height="905" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x905.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-1024x1448.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8.png 1280w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34748" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x304.jpg" alt="" width="640" height="304" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x304.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-1024x486.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8.jpg 1110w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34747" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7-640x301.jpg" alt="" width="640" height="301" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7-640x301.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7-1024x481.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7.jpg 1122w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" />    <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34743" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34742" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/31/2018-is-cinayetleri-raporuna-gore-en-cok-olum-tarim-ve-insaatta/">2018 İş Cinayetleri Raporuna Göre En Çok Ölüm Tarım ve İnşaatta</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Engelsiz Toplantılar</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/23/engelsiz-toplantilar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Jun 2018 11:17:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Engelli]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[elazığ]]></category>
		<category><![CDATA[engelsiz toplantı]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=28067</guid>

					<description><![CDATA[<p>Engelli genç bireyler ve Engellilerle birlikte çalışan STK, kamu ve özel sektöre 1’er günlük danışma toplantıları yapılacaktır. Bu toplantılar engelli bireylerin isteklerini belirtebilecekleri, ihtiyaçları konusunda kendini ifade edebilecekleri 15 kişilik bir toplantıda gerçekleştirilecektir. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/23/engelsiz-toplantilar/">Engelsiz Toplantılar</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div dir="auto">Toplantı sürecinde aşağıdaki konular ele alınacaktır :</div>
<div dir="auto">– Erasmus+ Programı ve Youthpass</div>
<div dir="auto">– Türkiye’de, Bölgenizde ve İlinizde Engellilere Sunulan Hizmetler</div>
<div dir="auto">– İhtiyaç Haritalandırılması</div>
<div dir="auto">– Engelli Bireylerin İstekleri ve Beklentileri</div>
<div dir="auto">– Değerlendirme ve Kapanış</div>
<div dir="auto">Projenin amaçları :</div>
<div dir="auto">– Ulusal Engelli Gençlik Politikasının, engellilerin ihtiyaçlarına yönelik düzenlenmesini sağlamak</div>
<div dir="auto">– Yerel, bölgesel ve ulusal odaklı çıktı toplayarak kalkınma ekseninde engelli politikalarının şekillenmesine katkı sağlamak</div>
<div dir="auto">– Engelli çalışmalarında Kamu-STK-Özel Sektör arasında köprü kurarak, engellilere yönelik hizmetlerin iyileşmesini sağlamak</div>
<div dir="auto">– Engellilerin ekonomik, sosyal ve kültürel bağlamda katılımını arttırmak ve engelli bireylerin karar alma mekanizmalarında görünürlüğünü arttırmak</div>
<div dir="auto">– Engelli Hakları konusunda engellileri bilgilendirmek</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Projemize katılacak katılımcılarımız, 18-30 yaş arasındaki engelli gençler, engellilere hizmet sağlayan kamu, özel sektör ve STK çalışanlarıdır. Projemizin yerel toplantılarına 180 birey ile ( 120 engelli birey), ulusal toplantıya ise 80 kişi ( 40 engelli birey ) katılacaktır.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Projemizin yerel toplantılarının uygulanma tarihleri ve yerleri :</div>
<div dir="auto">30 Haziran &#8211; Edirne</div>
<div dir="auto"> 1 Temmuz – İstanbul</div>
<div dir="auto"> 4 Temmuz – İzmir</div>
<div dir="auto"> 6 Temmuz – Eskişehir</div>
<div dir="auto"> 7 Temmuz – Ankara</div>
<div dir="auto"> 10 Temmuz – Adana</div>
<div dir="auto"> 12 Temmuz – Kayseri</div>
<div dir="auto"> 14 Temmuz – Samsun</div>
<div dir="auto"> 16 Temmuz – Trabzon</div>
<div dir="auto"> 18 Temmuz – Erzurum</div>
<div dir="auto"> 20 Temmuz – Elazığ</div>
<div dir="auto"> 22 Temmuz – Diyarbakır</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Başvuru Formu : <a href="http://www.engelsizpolitikalar.org/index.php/bolgesel-seminerler-basvuru-formu/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?hl=tr&amp;q=http://www.engelsizpolitikalar.org/index.php/bolgesel-seminerler-basvuru-formu/&amp;source=gmail&amp;ust=1529838150233000&amp;usg=AFQjCNFmNHrdgygXHWHlujc7FqntGmL5TA">http://www.<wbr />engelsizpolitikalar.org/index.<wbr />php/bolgesel-seminerler-<wbr />basvuru-formu/</a></div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/23/engelsiz-toplantilar/">Engelsiz Toplantılar</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Elazığ Bisiklet Spor Kulübü&#8217;nden Bisiklet Çeşitleri Tablosu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/03/elazig-bisiklet-spor-kulubu-bisiklet-cesitleri-tablosu/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/03/elazig-bisiklet-spor-kulubu-bisiklet-cesitleri-tablosu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 May 2018 11:23:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bisiklet]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[elazığ]]></category>
		<category><![CDATA[elazığ bisiklet spor klübü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=26332</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bisiklete başlayan ve bisikletini geliştirmek isteyen herkesin aklına takılan meşhur bir soru vardır. Hangi bisikleti almalıyım?</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/03/elazig-bisiklet-spor-kulubu-bisiklet-cesitleri-tablosu/">Elazığ Bisiklet Spor Kulübü&#8217;nden Bisiklet Çeşitleri Tablosu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İşte bu konuya cevap verebilecek nitelikte kısa ve öz bir bilgi vereceğiz.</p>
<p>Piyasada ve kullanımda olan bir çok çeşit bisiklet bulunmaktadır. Ancak kafa karıştırıcı olmaması açısından bisiklet çeşitlerini 3 ana başlıkta toplamakta fayda var.</p>
<p>Genel hatlarıyla bisikletler şu 3 ana başlıkta toplanmaktadır.</p>
<ol>
<li>Dağ Bisikletleri</li>
<li>Yol Yarış Bisikletleri</li>
<li>Şehir Bisikletleri</li>
</ol>
<p>Tabi bir de özel bisikletler var. BMX, Fat, Engeliz Bisiklet vs. Onlara aşağıda ayrıca yer verdik.</p>
<p><strong>1- Dağ Bisikletleri</strong></p>
<p>Dağ bisikletlerinin kullanım amacı adından da anlaşıldığı gibi dağda, arazide, patikalarda, stabilize yollarda ve downhill parkurlarda kullanılan bisikletlerdir.</p>
<p>Yol yarış bisikletlerine göre ağır ve hantaldır. Bu nedenle şehir içinde kullanımı mümkün olmakla birlikte şehir içi sürüşlerde dağ bisikletini harcayacağınız fazla enerji nedeniyle tavsiye etmemekteyiz. Ayrıca dağ bisikletlerinin dişlileri diğer bisikletlere göre daha düşüktür. Bu nedenle yüksek hız yapılamamaktadır.</p>
<p>Dağ bisikletlerinin tekerleri diğer çeşitlere göre geniş olduğundan daha iyi bir yol tutuşu sağlamaktadır. Ancak iyi yol tutuşu demek her zaman hızınızın azalması anlamına gelmektedir.</p>
<p>Dağ bisikletlerinde güvenlik açısından Hidrolik Disk teknolojisinin tercih edilmesi tavsiye edilmektedir. Çünkü toprak arazide fren mesafesi önemli bir ölçüttür.</p>
<p>Genel olarak 2 çeşit dağ bisikleti kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>a. Hard-Trail:</strong> Eğer ağır arazilerde Downhill yapıp 5-10 metre yüksekten uçmak gibi  düşünceniz yoksa ve sadece dağlarda, toprak yollarda gezinecekseniz kesinlikle bu tarz bir bisiklet almanız gerekmektedir. Genellikle tek amartisörlüdür. Bazın modelleri amartisörsüz olabilmektedir. Şehir içi kullanımda pek tavsiye edilmemektedir. Çünkü lastikleri hızınızı kesecektir.</p>
<p>Ayrıca <strong>Hard-Trail</strong> Dağ bisikletlerin lastiklerini değiştirerek de <strong>Trekking</strong> bisiklete dönüştürmek mümkündür. Bu şekilde bisikletinizi ihtiyaca göre şehir içinde Trekking bisiklet olarak, arazide ise Hard-Trail Dağ bisikleti olarak kullanabilirsiniz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-26333" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Hard-Trail-768x483-640x403.jpg" alt="" width="640" height="403" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Hard-Trail-768x483-640x403.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Hard-Trail-768x483-610x384.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Hard-Trail-768x483-320x201.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Hard-Trail-768x483.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Ortalama bir aliminyum gövde Hard-Trail Dağ bisikleti 14-15 KG ağırlığındadır. Çelik gövdelerde ağırlık 4-5 KG artarken karbon gövdelilerde ağırlık 2-3 KG azalmaktadır.</p>
<p><strong>b. Full Süspansiyon:</strong> Eğer amacınız Downhill yarışlarına ve gösterilerine katılmak ise, arazide yüksek atlayışlar yapmak ise bu tarz bir bisiklet almanız gerekmektedir. Şehir içi kullanımda kesinlikle tavsiye edilmemektedir. Çünkü çok ağır ve gereksiz bir yol tutuşu vardır. Ayrıca süspansiyonları kullanıcının hızını aşırı bir biçimde kesmektedir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-26334" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/b-1-640x382.jpg" alt="" width="640" height="382" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/b-1-640x382.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/b-1-610x364.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/b-1-320x191.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/b-1.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Ortalama bir aliminyum gövde Full Süspansiyon bisiklet 17-18 KG ağırlığındadır. Çelik gövdelerde ağırlık 6-7 KG artarken karbon gövdelilerde ağırlık 2-3 KG azalmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>2- Yol Yarış Bisikletleri</strong></p>
<p>Yol yarış bisikletleri asfaltta kullanıma uygun bisikletlerdir. Cyclecross modelleri hafif arazilerde de kullanılabilmektedir.</p>
<p>Hız tutkunuysanız, asfalt sürüşleri yapmak, antrenman yapmak veya yarışlara girmek gibi bir düşünceniz varsa bu bisiklet tam size göre. Lastikleri ince olduğundan yol tutuşu çok azdır. Ancak buna bağlı olarak çok seri bisikletlerdir. Bu bisikletlilerin dişlileri diğer bisikletlere göre yüksektir. Bu nedenle yüksek hızlara ulaşabilmektedir. Ancak şehir içi trafiğimde kullanımı biraz zor olabilmektedir. Çünkü önceden de bahsettiğimiz gibi yol tutuşu çok azdır. Buna bağlı olarak fren mesafeleri de uzundur. Ancak az da olsa Hidrolik Diskli modelleri mevcuttur.</p>
<p>bu bisikletler kullanım amacına göre 3 çeşittir.</p>
<p><strong>a. Yol Yarış Bisikleti: </strong>Bu bisikletle yol yarışlarında, asfatl yollarda antrenmanda kullanılmaktadır. Hız tutkunlarının ve bisikleti profesyonel bir sporcu olarak kullananların tercihidir.</p>
<p>Çok hafif dizayn edilen bisikletlerdir. Dişlileri yüksek oranlıdır. Lastiklerinin ise yol tutuşu çok azdır. Bu nedenle fren mesafesi yüksektir. Rüzgarı kesmesi amacıyla gidonları sele hizasından aşağıdadır. Lastikleri ince ve hassastır bu nedenle çukurlu yollarda lastiğin yarılması gibi kötü sürprizlerle karşılaşma ihtimaliniz vardır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-26335" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Yol-Yarış-640x410.jpg" alt="" width="640" height="410" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Yol-Yarış-640x410.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Yol-Yarış-610x391.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Yol-Yarış-320x205.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Yol-Yarış.jpg 721w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Ortalama bir aliminyum gövde Yol Yarış bisikleti 9-10 KG ağırlığındadır. Çelik gövdelerde ağırlık 1-2 KG artarken karbon gövdelilerde ağırlık 1-2 KG azalmaktadır.</p>
<p><strong>b. Cyclocross bisikletler: </strong>Bu bisikleti asfaltta sürmekten sıkılıp da stabilize ve yeşillik alanlarda sürmek isteyen ama ağırlık ve hızdan ödün vermeyenler tercih etmektedir. Ayrıca yağışlı havalarda da yol biskletinden vazgeçmeyenlerin terchidir.</p>
<p>Bu bisikletlerin yol yarış bisikletlerinden farkı şudur: bu bisikletlerin lastikleri daha dişli, daha kalın ve daha iyi yol tutuşu sağlayan lastiklerdir. Fren teknolojileri ve jantları daha üst segmenttir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-26336" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/bb-1-640x379.jpg" alt="" width="640" height="379" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/bb-1-640x379.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/bb-1-610x361.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/bb-1-320x190.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/bb-1.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Ortalama bir aliminyum gövde Cyclocross bisikleti 10-11 KG ağırlığındadır. Çelik gövdelerde ağırlık 1-2 KG artarken karbon gövdelilerde ağırlık 1-2 KG azalmaktadır.</p>
<p><strong>c. Triatlon bisikleti:</strong></p>
<p>Atletizm, Yüzme ve Bisiklet sporu üçlemesinden oluşan triatlon sporu için tasarlanmış özel bisikletledir. Bu bisikletlerin aerodinamik yapısı ve ergonomisini tamamiyle rüzgarı kesecek biçimde tasarlanmıştır. Gidonları daha önde olup sele boru açıları normal yol yarış bisikletlerine göre daha diktir. Bu nedenle normal yol yarış bisikletlerine göre çok uzun mesafelerde kullanımı zordur.</p>
<p>Bu bisikletleri yalnızca triatlon sporu ile uğraşanlar tercih etmektedirler. Genellikle üst seviye malzemeler kullanılmaktadır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-26337" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/bbb-640x411.jpg" alt="" width="640" height="411" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/bbb-640x411.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/bbb-610x392.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/bbb-320x205.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/bbb.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Ortalama bir aliminyum gövde Triatlon bisikleti 8-9 KG ağırlığındadır. Karbon gövdelilerde ağırlık 1-2 KG azalmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>3. Şehir Bisikletleri</strong></p>
<p>Şehir bisikletleri bir nevi dağ bisikleti ile yol yarış bisikleti karışımı bisikletlerdir. Eğer şehir içinde bisiklet sürmeyi düşünüyorsanız, evden işe – evden okula gitmek istiyorsanız, arada bir toprak yolları kullanarak hafif araziye kaçamak yapmak istiyorsanız ve şehirlerarası, ülkelerarası bir bisiklet turu yapmak istiyorsanız bu bisikletler tam size göre. Başka maceralara açılmaya gerek yok.</p>
<p>Yalnızca yukarıda saydığımız amaçlar için bisiklet kullanacaksanız dağ bisikleti alıp hızınızı kesmenin veya yol bisikleti alıp konforunuzu bozmanın anlamı yoktur. Çünkü şehir bisikletleri dağ bisikletlerine göre hafif ve seridir. Yol bisikletlerine göre ise konforlu ve kullanışlıdır. Hidrolik disk frenli modelleri güvenlik açısından tercih edilmektedir.</p>
<p><strong>a. Klasik Şehir Bisikleti: </strong>Bu bisikletler şehir içi ulaşıma göre tasarlanmış bisikletlerdir. Vitesli veya vitessiz seçenekleri mevcuttur. Genellikle hızı kesmemesi açısından amartisözsüz olarak tasarlanırlar. Şehrinizde hiç çukur tümsek yoksa (Türkiye şartlarında çok zor) bu bisiklet şehir içi kullanımı için uygundur. Ancak toprak yolda kullanışlı olduğu söylenemez. Yüksek sürat yapmaya müsait bir bisiklet değildir.</p>
<p>Genellikle orta yaş üstü kimseler tarafından tercih edilmektedir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-26338" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Klasik-768x558-640x465.jpg" alt="" width="640" height="465" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Klasik-768x558-640x465.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Klasik-768x558-610x443.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Klasik-768x558-320x233.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Klasik-768x558.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Ortalama bir aliminyum gövde klasik şehir bisikleti 12-13 KG ağırlığındadır. Çelik gövdelerde ağırlık 2-3 KG daha artmaktadır.</p>
<p><strong>b. Trekking Bisiklet: </strong>Bu bisikletler hem şehir içi kullanım için hem de toprak yollar için uygundur. Çukurlu tümsekli şehir yollarında hem hızı hem konforu sağlayacak türden bisikletlerdir. Çünkü genel olarak bu bisikletlerde kilitlenebilir ön amartisör mevcuttur. Bu sayede yokuş tırmanırken veya asfaltta sürüş yaparken amartisörü kilitleyerek bisikletin sizi yormasını önleyebilirsiniz. Hatta bazı modellerde amartisörün sertlik ayarını da kendiniz yapabilirsiniz. Kıvraklığı ve hızıyla günümüzde en çok tercih edilen şehir bisikletlerinden biridir.</p>
<p>Ayrıca <strong>Hard-Trail</strong> Dağ bisikletlerin lastiklerini değiştirerek de Trekking bisiklete dönüştürmek mümkündür. Bu şekilde bisikletinizi ihtiyaca göre şehir içinde Trekking bisiklet olarak, arazide ise Hard-Trail Dağ bisikleti olarak kullanabilirsiniz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-26339" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/bbbb-640x407.jpg" alt="" width="640" height="407" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/bbbb-640x407.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/bbbb-610x388.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/bbbb-320x203.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/bbbb.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Ortalama bir aliminyum gövde Trekking bisikleti 12-13 KG ağırlığındadır. Çelik gövdelerde ağırlık 2-3 KG daha artmaktadır.</p>
<p><strong>c. Konfor Bisikleti: </strong>Gidonun sele kadar yüksek olduğu hatta bazen seleden de yüksek olduğu, konforlu bir seleye sahip, şehir içi kullanıma uygun ve amartisörsüz klasik bir bisiklet tarzıdır. Genellikle vitessiz veya az vitesli olarak dizayn edilirler. Yalnızca şehir içi kullanıma uygun bisikletlerdir. Yük taşımak için kullananlar da mevcuttur. Yüksek sürat yapmaya müsait bir bisiklet değildir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-26340" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/knf-640x419.jpg" alt="" width="640" height="419" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/knf-640x419.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/knf-610x400.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/knf-320x210.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/knf.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Ortalama bir aliminyum gövde klasik şehir bisikleti 13-14 KG ağırlığındadır. Çelik gövdelerde ağırlık 2-3 KG daha artmaktadır.</p>
<p><strong>d. Katlanır Bisiklet: </strong>Evinizden işyerinize ulaşmak çok mu zamanınızı alıyor? 3 Araç değiştirerek işe gitmekten sıkıldınız mı? İşte size çözüm:</p>
<p>Bu bisikleti genellikle metropollerde tercih edilen bir bisiklettir. Yolun bir kısmını bisikletle katettikten sonra katlayıp toplu ulaşım araçlarına (Otobüs, Metro, Tren) binme imkanı sunan bisikletlerdir. Katlandığında bir çanta ebatlarına gelmektedir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-26341" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Katlanır.jpg" alt="" width="402" height="301" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Katlanır.jpg 402w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Katlanır-320x240.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 402px) 100vw, 402px" /></p>
<p>Ortalama bir aliminyum gövde klasik şehir bisikleti 11-12 KG ağırlığındadır. Çelik gövdelerde ağırlık 1-2 KG daha artmaktadır.</p>
<p><strong>Diğer Özel Bisikletler</strong></p>
<p><strong>1. Gösteri Bisikletleri</strong></p>
<p>Bu bisikletler gösteri yapmak amacıyla kullanılan bisikletlerdir. Ancak bu bisikletler ile sürüş yapmak zordur. Ulaşım amaçlı kullanıma uygun bisikletler değildir.</p>
<p><strong>a. Fat Bike: </strong>Bu bisikletler görünümde Full-Süspansiyon gibi görülmektedir ancak çok kalın ve geniş lastiklere sahiptir. Bu şekilde her türlü akrobatik harekerlere dayanıklı bir yapı sağlamaktadır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-26342" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/gf-640x463.jpg" alt="" width="640" height="463" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/gf-640x463.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/gf-610x442.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/gf-320x232.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/gf.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Ortalama bir aliminyum gövde Fat Bike 16-17 KG ağırlığındadır. Çelik gövdelerde ağırlık 3-4 KG artarken karbon gövdelilerde ağırlık 2-3 KG azalmaktadır.</p>
<p><strong>b. BMX Bisiklet: </strong>Bu bisikletler küçük lastikli amartisörsüz küçük ebatlı bisikletlerlerdir. Bu tarz bisikletler havada yapılan akrobasi hareketleri için tasarlanmıştır. Genellikle dayanıklı olması açısından çelik malzemeden imal edilmektedirler.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-26343" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/dsdsd-640x431.jpg" alt="" width="640" height="431" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/dsdsd-640x431.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/dsdsd-610x411.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/dsdsd-320x215.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/dsdsd.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Ortalama bir çelik gövdeli BMX gösteri bisikleti 13-14 KG ağırlığındadır.</p>
<p><strong>2. Tandem Bisikletler: </strong>Sevdiklerinizden kopamıyor musunuz? Bisiklet ile sevdikleriniz arasında mı kaldınız? Yoksa sevdikleriniz bisiklet kullanmayı bilmiyor mu? Paylaşımcı bir ruha mı sahipsiniz? Ya da Bisiklete binmek isteyen görme engelli bir arkadaşınız mı var?<strong><br />
</strong></p>
<p>İşte bu bisikletler tam size göre. Bu bisikletlerde Gidon kontrolü öndeki binicinin elindedir. Ancak biniciler pedalı ortaklaşa çevirirler. Ayrıca uzak doğuda yanyana dizayn edilmiş tandem bisikletlere de rastlayabilirsiniz.</p>
<p>Bu bisikletlerin de şehir bisikleti, dağ bisikleti ve yol yarış bisikleti modelleri mevcuttur.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-26344" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/gr-640x436.jpg" alt="" width="640" height="436" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/gr-640x436.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/gr-610x415.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/gr-320x218.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/gr.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>3. Engelsiz Bisikletler</strong></p>
<p>Engelli bireyler için tasarlanmış özel bisikletlerdir. Görme engelliler için tandem, bedensel engelliler için ise koldan pedallı modeller tasarlanmıştır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-26345" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Engelli.jpg" alt="" width="600" height="338" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Engelli.jpg 600w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Engelli-320x180.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p><strong>4- Römorklu Bisikletler</strong></p>
<p>Bu bisikletler şehir içinde çevreci bir yük taşıma aracı olarak kullanılmaktadır. Arkada taşıma sepeti ve 2 teker bulunur.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-26346" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/ww-640x427.jpg" alt="" width="640" height="427" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/ww-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/ww-610x407.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/ww-320x213.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/ww.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.elazigbisikletsporkulubu.org/bisiklet-cesitleri/" target="_blank" rel="noopener">Elazığ Bisiklet Spor Klübü</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/03/elazig-bisiklet-spor-kulubu-bisiklet-cesitleri-tablosu/">Elazığ Bisiklet Spor Kulübü&#8217;nden Bisiklet Çeşitleri Tablosu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/03/elazig-bisiklet-spor-kulubu-bisiklet-cesitleri-tablosu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İSİG 2016 yılı göçmen işçi ölümlerini raporlaştırdı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/01/24/isig-2016-yili-gocmen-isci-olumlerini-raporlastirdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Jan 2017 11:01:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Aksaray]]></category>
		<category><![CDATA[Burdur]]></category>
		<category><![CDATA[Denizli]]></category>
		<category><![CDATA[elazığ]]></category>
		<category><![CDATA[göçmen işçiler]]></category>
		<category><![CDATA[işçi ölümleri]]></category>
		<category><![CDATA[isçi sağlığı ve iş güvenliği meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kahramanmaraş]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=11122</guid>

					<description><![CDATA[<p>İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) 2016 yılı göçmen işçi raporu yayınladı. Rapora göre 2016&#8217;da 96 göçmen işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Evrensel Gazetesi&#8217;nin yaptığı habere göre İSİG 2016 yılında yaşanan göçmen işçi ölümlerini raporlaştırdı. Raporda göçmenlerin sadece Ege Denizi&#8217;nde değil küçük ücretlerle, ağır koşullarda çalıştırıldıkları iş yerlerinde de hayatlarını kaybettikleri görülüyor. Rapora göre [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/01/24/isig-2016-yili-gocmen-isci-olumlerini-raporlastirdi/">İSİG 2016 yılı göçmen işçi ölümlerini raporlaştırdı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) 2016 yılı göçmen işçi raporu yayınladı. Rapora göre 2016&#8217;da 96 göçmen işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.</h3>
<p>Evrensel Gazetesi&#8217;nin yaptığı <a href="https://www.evrensel.net/haber/305297/isig-2016-yili-gocmen-isci-olumlerini-raporlastirdi?utm_source=evrn.sl&amp;utm_medium=urlshortener&amp;utm_campaign=evrnsl">habere</a> göre İSİG 2016 yılında yaşanan göçmen işçi ölümlerini raporlaştırdı. Raporda göçmenlerin sadece Ege Denizi&#8217;nde değil küçük ücretlerle, ağır koşullarda çalıştırıldıkları iş yerlerinde de hayatlarını kaybettikleri görülüyor. Rapora göre Türkiye&#8217;de yaşanan iş kazalarında göçmen işçi ölümlerinin oranının tüm işçi ölümlerine oranı yıldan yıla artış gösteriyor. 2016 yılında en az 96 işçi iş kazalarında yaşamını yitirdi. Bunların 7&#8217;si çocuk işçi. Yaşamını yitiren işçilerin yüzde 61&#8217;i Suriyeli işçiler ve en fazla göçmen işçi ölümünün yaşandığı il ise İstanbul. İSİG&#8217;in raporunda aktardığı veriler şöyle:</p>
<p>Göçmen işçi ölümlerinin tüm işçi ölümlerine oranı 2013 yılında yüzde 2 iken 2014 yılında yüzde 3’e, 2015 yılında 4’e ve 2016 yılında ise yüzde 5’e çıktı. 2013 yılında en az 22 göçmen işçi, 2014 yılında en az 53 göçmen işçi, 2015 yılında en az 67 göçmen işçi, 2016 yılında ise en az 96 göçmen işçi iş kazalarında yaşamını yitirdi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11123" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/yillara-gore-dagilim.2.sira_.jpg" alt="" width="900" height="424" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/yillara-gore-dagilim.2.sira_.jpg 900w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/yillara-gore-dagilim.2.sira_-640x302.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/yillara-gore-dagilim.2.sira_-610x287.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/yillara-gore-dagilim.2.sira_-320x151.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p>Geçen yıl çocuk işçi ölüm oranı yüzde 3 iken bu durum göçmen çocuk işçilerde yüzde 7’yi geçmiş durumda. Yine 18-27 yaş iş kazası sebepli ölüm oranı genelde yüzde 15 iken göçmen işçilerde yüzde 34. 2016’da iş kazalarında yaşamını yitiren 56 çocuk işçiden 7’si göçmen.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11124" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/yas-gruplari.3.sira_.jpg" alt="" width="900" height="424" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/yas-gruplari.3.sira_.jpg 900w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/yas-gruplari.3.sira_-640x302.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/yas-gruplari.3.sira_-610x287.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/yas-gruplari.3.sira_-320x151.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p>Rapora göre fabrikalarda ve tarlalarda Türkiyeli işçilerin yanı sıra çoğunlukta Suriyeli olmak üzere Afgan, Gürcü, Ukraynalı, İranlı, Iraklı, Özbek, Rus işçiler iş kazalarında yaşamlarını yitirdiler. Milliyetlerine göre göçmen işçi ölümlerine bakılınca yaşamını yitiren göçmen işçilerin yüzde 61’i Suriyeli, yüzde 12’si Afgan, yüzde 5’i Gürcü, yüzde 4’ü Ukraynalı, yüzde 3’ü İranlı, yüzde 2’şer Iraklı, Özbek ve Rus. Diğer milliyetler ise Azeri, Çinli, G.Koreli, Kırgız, Litvanyalı, Pakistanlı, Sırp, Türkmen ve Venezuelalı göçmenler.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11125" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/milliyetleri.4.sira_.jpg" alt="" width="900" height="424" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/milliyetleri.4.sira_.jpg 900w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/milliyetleri.4.sira_-640x302.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/milliyetleri.4.sira_-610x287.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/milliyetleri.4.sira_-320x151.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p>Rapora göre geçmiş yıllarda en çok ölümün yaşandığı iş kolu tarımken, yerini bu yıl inşaat aldı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11126" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/iskollari.5.sira_.jpg" alt="" width="900" height="424" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/iskollari.5.sira_.jpg 900w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/iskollari.5.sira_-640x302.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/iskollari.5.sira_-610x287.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/iskollari.5.sira_-320x151.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11127" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/olum-nedenleri.6.sira_.jpg" alt="" width="900" height="424" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/olum-nedenleri.6.sira_.jpg 900w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/olum-nedenleri.6.sira_-640x302.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/olum-nedenleri.6.sira_-610x287.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/olum-nedenleri.6.sira_-320x151.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Raporda İstanbul’dan Konya’ya, Adana’dan Bursa’ya, Elazığ’dan Gaziantep’e kadar Türkiye’nin 34 şehrinde göçmen işçi ölümleri kayıt altına alınmış durumda. 16 ölüm İstanbul’da, 10 ölüm Konya’da, 6 ölüm Adana’da, 5’er ölüm Bursa ve Elazığ’da, 4 ölüm Gaziantep’te, 3’er ölüm Aydın, Edirne, Kilis, Samsun ve Şanlıurfa’da, 2’şer ölüm Antalya, Denizli, Hatay, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Mardin, Mersin, Sakarya, Sivas ve Yalova’da, 1’er ölüm ise Adıyaman, Afyon, Aksaray, Ankara, Batman, Burdur, Erzurum, Karaman, Rize, Siirt ve Zonguldak’ta yaşandı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11128" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/sehirler.7.sira_.jpg" alt="" width="900" height="424" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/sehirler.7.sira_.jpg 900w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/sehirler.7.sira_-640x302.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/sehirler.7.sira_-610x287.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/sehirler.7.sira_-320x151.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<h6><strong>Hazırlanan rapora İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi&#8217;nin <a href="https://www.facebook.com/guvenli.calisma/?fref=ts">Facebook</a> hesabından ulaşabilirsiniz</strong></h6>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/01/24/isig-2016-yili-gocmen-isci-olumlerini-raporlastirdi/">İSİG 2016 yılı göçmen işçi ölümlerini raporlaştırdı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
