<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Edirne arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/edirne/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/edirne/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 28 May 2021 10:50:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Edirne arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/edirne/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>24 Belediye İklim Krizi İçin Harekete Geçti</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/05/24-belediye-iklim-krizi-icin-harekete-gecti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Dec 2019 17:06:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Zeydan Karalar]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma ve Uygulamalar Derneği (YERELIZ)]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaziçi Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Bolu]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa]]></category>
		<category><![CDATA[Denizli]]></category>
		<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[Erzurum]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[Fatma Şahin]]></category>
		<category><![CDATA[gaziantep]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[Muğla]]></category>
		<category><![CDATA[Tekirdağ]]></category>
		<category><![CDATA[tunceli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=45328</guid>

					<description><![CDATA[<p>Altısı Büyükşehir Belediyesi olmak üzere 24 yerel yönetim, bugün Boğaziçi Üniversitesi’nde bir araya gelerek İklim İçin Biz Varız deklarasyonunu imzaladıklarını ve Paris İklim Anlaşması’nın küresel ısınmayı 1.5°C sınırında tutma hedefine yönelik çalışmalarda bulunacaklarını taahhüt etti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/05/24-belediye-iklim-krizi-icin-harekete-gecti/">24 Belediye İklim Krizi İçin Harekete Geçti</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İklim krizinin kentlerde yaşanan en büyük sorunlardan biri olduğu gerekçesi ile 24 belediye, İstanbul’da İklim İçin Kentler Çalıştayı’nda 3 Aralık’ta bir araya geldi. Boğaziçi Üniversitesi UN SDSN Türkiye, 350 Türkiye ve Yerel İzleme Araştırma ve Uygulamalar Derneği ortak girişimi ile gerçekteştirilen organizasyon, 5 Aralık’ta açıklanan ortak deklarasyon ile sona erdi.</p>
<p>Boğaziçi Üniversitesi Rektörlük Binası’nda gerçekleşen deklarasyona çalıştaya katılan belediye temsilcilerinin yanı sıra Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar katıldı. Çalıştayın açılışına ise Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Belediyeler Başkanı Fatma Şahin de katıldı. Fatma Şahin yaptığı konuşmada, “En büyük sorunun uygulamada olduğunu, zihinlerin buna hazır olmadığını görüyoruz. Bu konuların hızlı bir şekilde çözüme ulaşmasına ihtiyacımız var.” dedi.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-45343 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/admin-ajax.jpg" alt="" width="400" height="225" /> <strong>“İklim İçin Biz Varız”</strong></p>
<p>İklim İçin Kentler deklarasyonunu, deklarasyon imzacıları adına “İklim İçin Biz Varız” diyerek okuyan Adana Büyükşehir Belediyesi Zeydan Karalar, kentlerin iklim krizindeki rolüne de dikkat çekti. Karalar, Küresel ölçekte doğal kaynak tüketiminin %75’inden, karbondioksit salımlarının %70’inden sorumlu olan kentlerin iklim değişikliğinin faili olduğunun altı çizilen deklarasyonda, adil, eşitlikçi ve yaşanabilir bir gelecek için iklim krizine karşı herkesin somut adımlar atması gerektiğini vurguladı.  Karalar: “Madrid’te yapılan toplantıyı ilgiyle izliyoruz. Oradaki sonuçlara göre de biz kendi alanımızda yetkimize giren ne varsa yapılabilecek onun tedbirlerini alacağız.” dedi.</p>
<p><strong>Paris Anlaşması’nın 1.5°C Hedefi Taahüd Edildi</strong></p>
<p>Basın toplantısında hazırlanan deklarasyon kamuoyu ile paylaşıldı ve imzacı 24 belediye, Paris Anlaşması’nın 1.5°C hedefinin gerçekleşebilmesi için belediyeler olarak üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getireceklerini ve somut adımlar atacaklarını taahhüt ettiler. Deklarasyonda ortaya konulan diğer taahhütler ise şöyle ifade edildi:</p>
<p>Bilimsel veriler ışığında, uluslararası standartlara uygun veri toplama yöntemleri kullanarak karbon salımlarını azaltmak ve krize karşı uyum politikalarını hayata geçirmek için İklim Değişikliği Eylem Planlarını hazırlayacaklar,</p>
<p>Yaşanabilir bir gelecek için kentlerde sürdürülebilir ulaşım, yenilenebilir enerji ve ekolojik tarım uygulamalarına öncelik verecekler,</p>
<p>İklim değişikliği ile mücadele eden yerel, ulusal ve uluslararası kurumları, girişimcileri, kooperatifleri ve sivil toplum örgütleri desteklenerek işbirliklerine dahil olunacak,</p>
<p>Hem kentlerde risk altında bulunan yurttaşlara hem de kentlerin altyapısını korumak için imar planlama süreçlerinde iklim krizi ve etkilerini önlemeyi önceliklendirecekler,</p>
<p>Paris Anlaşması’nın ortaya koyduğu vizyon çerçevesinde, 2030 yılına kadar küresel ısınmayı 1.5°C sınırında tutmak için, adil, eşitlikçi, yaşanabilir kentler için üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirecekler.</p>
<p>Madrid’te devam eden BM İklim Değişikliği Zirvesi (COP25) sırasında açıklanan deklarasyon, Türkiye’deki belediyelerin de dünyanın geri kalanında olduğu gibi iklim acil durumuna kayıtsız kalamadıklarını gösteren ilk taahhüt belgesi olduğu için tarihi önem taşıyor. İklim krizi Türkiye’nin yüzde 61’ini endişelendiriyor, kentlerde önemli çevresel, ekonomik ve sosyal sorunları derinleştiriyor.</p>
<p><strong><img decoding="async" class="size-full wp-image-45345 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/admin-ajax-1.jpg" alt="" width="400" height="232" />İklim Krizi İçin İmza Atan Belediyeler Şunlar</strong></p>
<p>Adana Büyükşehir Belediyesi</p>
<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi</p>
<p>Aydın Büyükşehir Belediyesi</p>
<p>Bursa Büyükşehir Belediyesi</p>
<p>Erzurum Büyükşehir Belediyesi</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi</p>
<p>Bolu Belediyesi</p>
<p>Edirne Belediyesi</p>
<p>Rize Belediyesi</p>
<p>Tunceli Belediyesi</p>
<p>Acıpayam Belediyesi (Denizli)</p>
<p>Tepebaşı Belediyesi (Eskişehir)</p>
<p>Avcılar Belediyesi (İstanbul)</p>
<p>Bağcılar Belediyesi (İstanbul)</p>
<p>Beşiktaş Belediyesi (İstanbul)</p>
<p>Kadıköy Belediyesi (İstanbul)</p>
<p>Sarıyer Belediyesi (İstanbul)</p>
<p>Sultanbeyli Belediyesi (İstanbul)</p>
<p>Bornova Belediyesi (İzmir)</p>
<p>Çiğli Belediyesi (İzmir)</p>
<p>Karşıyaka Belediyesi (İzmir)</p>
<p>Fethiye Belediyesi (Muğla)</p>
<p>Bodrum Belediyesi (Muğla)</p>
<p>Çerkezköy Belediyesi (Tekirdağ)</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/05/24-belediye-iklim-krizi-icin-harekete-gecti/">24 Belediye İklim Krizi İçin Harekete Geçti</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trakya’da Barışa Oyna Atölyesi’ne Davetlisiniz</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/18/trakyada-barisa-oyna-atolyesine-davetlisiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Nov 2019 09:35:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BoMoVu]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Barışa Oyna Atölyesi]]></category>
		<category><![CDATA[bomovu]]></category>
		<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44528</guid>

					<description><![CDATA[<p>BoMoVu 30 Kasım – 1 Aralık 2019 tarihleri arasında düzenleyeceği Trakya’da Barışa Oyna Atölyesi’ne davet ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/18/trakyada-barisa-oyna-atolyesine-davetlisiniz/">Trakya’da Barışa Oyna Atölyesi’ne Davetlisiniz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Edirne merkezinde yer alacak atölyeye Trakya’da çalışan tüm öğretmenler, eğitimciler, pedagoglar, sivil toplum çalışanları ve ilgili bölümlerde okuyan öğrenciler davetlidir.</p>
<p>Kontenjanlı olan atölyeye katılmak için 25 Kasım 2019 akşamına kadar başvuru yapabilirsiniz.</p>
<p>Başvuru formuna <a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSd-Xr59CBFhSCmQ_nEvl7vrrVBO_xkBe18UK6LhjGE-bSPNaQ/viewform" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Barışa Oyna, 9-14 yaş arasındaki çocukların sınır ve “öteki” algılarını, kültürel mirasın bir parçası olan oyunlar vasıtasıyla, ve çocukların deneyimleyerek duygusal öğrenimlerini desteklemeyi hedefleyen bir eğitim aracıdır. Atölye içeriği; Barışa Oyna uygulamaları ve deneyimlerin yanı sıra çeşitlilik, kültürel miras, pedagoji yöntemleri etrafında kurgulamak hedefleniyor.</p>
<p>Bu atölye kimliklerin birlikte yaşamaya dair deneyimleri ve çocuk oyunlarının yarattığı ortaklıkları, çocuklarla hak temelli çalışmalar, bedensel faaliyet ve oyun üzerinden öğrenme gibi başlıkları içerecek şekilde planlandı. 2017 kışında Edirne Merkez’de yaşlılarla bir araya gelerek eski oyunların izi sürüldü, bu kişilerden çocukken oynadıkları oyunlar dinlendi. 2018 yazında ise Edirne’nın çeşitli mahallelerinde bulunan oyunları deneyimleme ve çocuklarla paylaşma fırsatı bulundu. Bu atölyenin katılımcıları ile beraber bu görüşmeleri geliştirmek ve Barışa Oyna uygulamalarını yaygınlaşması isteniyor.</p>
<p>Atölye sırasında hem araştırma sürecinin gözden geçirilmesi ve geliştirilmesi sağlanacak, hem de uygulamaları destekleyecek eğitim ve aktivitelere yer verilecektir. Katılımcılarla birlikte oyunları derleme, deneyimleme ve çözümleme soruları hazırlama konusunda somut çalışmalar yapılacaktır.</p>
<p>Not: Konaklama ve yol ücretleri katılımcılar tarafından karşılanacak. Öğle yemekleri BoMoVu tarafından 2 gün boyunca ayarlanacaktır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/18/trakyada-barisa-oyna-atolyesine-davetlisiniz/">Trakya’da Barışa Oyna Atölyesi’ne Davetlisiniz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Edirne&#8217;de Hafıza Yürüyüşü ve Eğitimi Başvuruları Başladı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/13/edirnede-hafiza-yuruyusu-ve-egitimi-basvurulari-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Sep 2019 12:31:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[SEHAK]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Frank House]]></category>
		<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[Hafıza Yürüyüşü eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[sehak]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil ve Ekolojik Haklar Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=42188</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil ve Ekolojik Haklar Derneği (SEHAK), merkezi Amsterdam’da bulunan Anne Frank House (müzesi) iş birliğiyle, Edirne’de Hafıza Yürüyüşü eğitimi gerçekleştiriyor. 3 gün sürecek eğitim için son başvuru tarihi 18 Eylül!</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/13/edirnede-hafiza-yuruyusu-ve-egitimi-basvurulari-basladi/">Edirne&#8217;de Hafıza Yürüyüşü ve Eğitimi Başvuruları Başladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>SEHAK’ın düzenlediği bu çalışma, eğitim odaklı yaratıcı bir video atölyesi olup, özellikle genç katılımcıların yaşam alanları ve bu alanların hafızası üzerine eleştirel bir bakış açısı kazanmalarını amaçlamakta. Hafıza Yürüyüşü eğitimi, mekanlara, olaylara ve tarihe dair farklı yaklaşımlar konusunda farkındalık arttırmanın yanı sıra, bu konudaki farklı yaklaşımlara eleştirel bakabilmeyi de teşvik ediyor.</p>
<p>Hafıza Yürüyüşü eğitiminde, katılımcılar mekân ve hafıza kavramlarına dair kuramsal bilgi ve video çekimine dair teknik bilgiler edinmenin yanı sıra, Hafıza Yürüyüşü eğitiminin metoduna da hâkim hale gelecekler. Üç günden oluşacak eğitim sürecinde katılımcılar bilgi edinmekle kalmayacak, aynı zamanda gruplar halinde yapacakları saha çalışması ile öğrendiklerini pratik olarak uygulama imkanına sahip olurken, günümüz toplumunda mekanların, toplumsal hafıza bağlamında anlamı üzerine düşünecek ve yapacakları saha çalışması ile toplumsal hafızayı yakından araştırma fırsatı elde edecekler.</p>
<p>Gerçekleştirilecek Hafıza Yürüyüşü eğitiminde katılımcılar sadece konuya ilişkin araştırma becerilerini geliştirmekle kalmayıp, aynı zamanda video klip çekme ve sokakta insanlarla toplumsal meseleler üzerine söyleşi yapma yeteneklerini de kazanacaklar. Hafıza Yürüyüşü eğitiminin sonunda katılımcıların, uzmanlar eşliğinde üretecekleri kısa video klipler aracılığıyla mekân ve toplumsal hafızaya dair bir tartışma tetikleyebilmeleri hedeflenmekte.</p>
<h5><strong><span style="font-size: large;">Anne Frank’ın Yaşam Öyküsü Üzerinden Temel </span></strong><strong><span style="font-size: large;">Haklar ve Demokratik Değerler Öğretimi</span></strong></h5>
<p><strong>» Atölye çalışması ve Hafıza Yürüyüşü eğitimine kısa bir bakış:</strong></p>
<p>• Toplam 16 kişi ile bir araya gelecek,</p>
<p>• 3 günlük eğitim boyunca konunun uzmanlarından eğitim alacak,</p>
<p>• Mekân ve hafıza üzerine bilgi dağarcığınızı genişletecek,</p>
<p>• Kısa film çekiminin nasıl yapılacağını öğrenecek (kamera, ses, kurgu, montaj),</p>
<p>• Diğer katılımcılarla bilgi ve düşünceleri paylaşacak ve tartışacak,</p>
<p>• Edirne’deki seçilmiş mekanları ziyaret ederken, kültür mirası konusunda bilgilenecek,</p>
<p>• Saha çalışması sırasında sokak röportajı yapmayı deneyimleyecek,</p>
<p>• …ve eğitimin sonunda kurgusundan, çekim ve montajına varıncaya dek tüm aşamalarına katkı verdiğiniz, belgesel niteliğinde kısa bir film oluşturulması sürecinin parçası olacaksınız.</p>
<p><strong>» Kayıt ve Katılım Koşulları:</strong><br />
• Eğitimden yararlanabilecek kişi sayısı sınırlı olduğundan yapılan değerlendirmelerde, katılımcıların toplumsal konumları ve kimlikleri itibariyle (yaş, toplumsal cinsiyet, cinsel yönelim, engellilik, vb.) eşit dağılımı gözetilmektedir,</p>
<p>• Katılım için özel yeteneklere sahip olmak gerekli değildir; ancak, video çekimleri, ses ve kurgulama konularında bilgi ve deneyim sahibi iseniz, lütfen bunu başvuru formunda belirtin.</p>
<p><strong>» Katılımcı seçiminde aşağıdaki kıstaslar göz önüne alınmaktadır:</strong><br />
• Başvuru formunu eksiksiz ve açıklayıcı bir şekilde doldurmak,</p>
<p>• Başvurunun, eğitim amaç ve hedefleri (Hafıza Yürüyüşü) ile uyumlu olması,</p>
<p>• Eğitime 3 gün boyunca katılabilecek olmak,</p>
<p>• Kısa video çekimi, yapımı ve kurgulanması gibi konularda meraklı ve istekli olmak (özel bir bilgi gerekmiyor),</p>
<p>• İnsan hakları konusunda duyarlılık sahibi olmak.</p>
<p>Edirne ve çevresindeki illerde ikamet edenler, katılımcıların seçiminde önceliklidir.</p>
<p><strong>» Önemli not: </strong>Edirne dışından başvuranlar, konaklama ve ulaşım masraflarını kendileri karşılayacaktır. Katılım ücretsiz olup, katılımcıların tüm programa katılımları zorunludur. Aksi takdirde başvurular reddedilecektir.</p>
<p><strong>» Hafıza Yürüyüşü Programı:</strong><br />
<strong>• Tarihler:</strong><span style="font-size: small;"> </span>Eğitim, 27-28-29 Eylül 2019, cuma, cumartesi ve pazar günlerini kapsayan üç günden oluşmaktadır. Eğitimin üç gününe de katılmak zorunludur.</p>
<p><strong>• Çalışma saatleri:</strong><span style="font-size: small;"> </span>10.00 – 19.00 arasıdır.</p>
<p><strong>• Yer:</strong><span style="font-size: small;"> </span>Eğitim çalışmaları Edirne’de gerçekleşecek, gerekli ayrıntılar seçilen katılımcılara bildirilecektir.</p>
<p><strong>» Başvuru ve Değerlendirme Süreci Hakkında:</strong><br />
<strong>• Son Başvuru Tarihi:</strong><span style="font-size: small;"> </span>18 Eylül 2019, Çarşamba<br />
<strong>• Sonuçları Açıklanma Tarihi:</strong><span style="font-size: small;"> </span>20 Eylül 2019, Cuma</p>
<p>Etkinliğe katılabilmek için aşağıdaki linkte yer alan başvuru formunu en geç 18 Eylül 2019 tarihine kadar online olarak doldurmak gereklidir. Bu tarihten sonra yapılan başvurular dikkate alınmayacaktır.</p>
<p><strong>» Önemli not:</strong><span style="font-size: small;"> </span>Programın tümüne katılanlara Katılım Sertifikası verilecektir.<br />
<strong>» Başvuru formu:</strong><span style="font-size: small;">  <a href="http://bit.ly/2zqLdX9" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://bit.ly/2zqLdX9&amp;source=gmail&amp;ust=1568448629576000&amp;usg=AFQjCNGPobn2k-NGJ81AckhITWJ6dq9euw">http://bit.ly/2zqLdX9</a></span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/13/edirnede-hafiza-yuruyusu-ve-egitimi-basvurulari-basladi/">Edirne&#8217;de Hafıza Yürüyüşü ve Eğitimi Başvuruları Başladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gıda Güvenliği Şehirlinin De Köylünün De En Büyük Derdi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/08/gida-guvenligi-sehirlinin-de-koylunun-de-en-buyuk-derdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seçil Türkkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Aug 2019 07:11:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Yurttaşlık Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Balıkesir]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa]]></category>
		<category><![CDATA[Cansu Gürkan]]></category>
		<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[Kırklareli]]></category>
		<category><![CDATA[Kocaeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41373</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yurttaşlık Derneği’nin, erişilebilir ve güvenilir gıdanın izini insan ağları üzerinden süren  “Yerel/Bölgesel Kamu Politikalarında Yurttaşın Sözü” Projesi'nin detaylarını konuştuğumuz Savunuculuk ve İletişim Koordinatörü Cansu Gürkan, gıda güvenliği konusunun şehirlerden köylere, üreticiden tüketiciye tüm kesimler için sorun olarak görüldüğünü belirtiyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/08/gida-guvenligi-sehirlinin-de-koylunun-de-en-buyuk-derdi/">Gıda Güvenliği Şehirlinin De Köylünün De En Büyük Derdi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul yüzde 85’ten fazla tarımsal ürün, yüzde 99 hayvansal üretimde diğer illere bağımlı. Büyük şehirlerden küçük şehirlere, kasabalardan köylere, herkes yediği gıda ürünleri konusunda endişeli.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Erişilebilir ve güvenilir gıdanın izini insan ağları üzerinden süren Yurttaşlık Derneği’nin </span>“Yerel/Bölgesel Kamu Politikalarında Yurttaşın Sözü” <span style="font-weight: 400;">Projesi  merkezine Meriç-Ergene, Susurluk, Marmara su havzaları ve İstanbul olmak üzere 4 bölgeyi alıyor. Proje temelde kamu politikalarına yurttaşların etki edebilme kabiliyetini artırmayı hedefliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Üretim ve tüketim alanında yaşanan sorunların ulaştığı boyut gıdayı temel yurttaşlık meselelerinden biri haline getiriyor. Bu durum yurttaşın kamu politikalarına muhalefet etme ya da katılım biçimini de değiştiriyor. Yurttaş kamu otoritesine etki etmeye çalışmak değil, yerel yönetimlerin dinamiklerine yaslanmaya başladığı ağlar kuruyor. Bunun kanıtlarından biri İstanbul’da günden güne sayısı artan gıda toplulukları ve alternatif gıda inisiyatifleri.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir veri olarak buraya koyalım; Bülent Şık’ın son makalesi “<a href="https://bianet.org/bianet/saglik/211406-kamuoyundan-gizlenen-halk-sagligi-sorunlari-i">Kamuoyundan gizlenen halk sağlığı sorunları I</a>&#8221;</span><span style="font-weight: 400;"> AB ülkelerinden 4 yıl sonra, ancak 1 Ocak 2018’de Türkiye’de yasaklanan tarım zehri Carbendazim’in bu ülkenin topraklarından hâlâ çıkabilmesinin serüvenini anlatıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ekibin Savunuculuk ve İletişim Koordinatörü Cansu Gürkan üreticilerle yaptıkları görüşmelerde, büyük üretim yapıları karşısında gücünü kaybeden küçük üreticilerin sürdürülebilir olma çabasıyla maliyeti düşürmek için kimyasal ilaç ve gübre kullanmak zorunda kaldıklarını aktarıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hal böyleyken gıda konusunda ya bir devlet politikasına ihtiyaç var ya da bu işi sivil toplum ve yurttaş üstleniyor. “Yerel/Bölgesel Kamu Politikalarında Yurttaşın Sözü” Projesi onlardan biri. Gürkan ile detayları konuştuk. </span></p>
<p><b>Kolay bir yerden başlayalım; “Kamu Politikalarında Yurttaşın Sözü Projesi” neyi hedefliyor,  kaç yıl sürmesi planlanıyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tam adıyla “Yerel/ Bölgesel Kamu Politikalarında Yurttaşın Sözü Projesi”, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Yurttaşlık Derneği olarak yürüttüğümüz 2 yıllık bir çalışma. Temel olarak, yerel ve bölgesel düzeyde yurttaşın belirli stratejiler ve savunuculuk yöntemleri oluşturarak kamu politikaları ve demokratik yönetim süreçlerine katılımını desteklemeyi amaçlıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu noktada, kamu politikalarının oluşum sürecinde sivil toplumun sürece daha fazla dahil olması gerektiğini düşünüyoruz. Yurttaşların hayatını etkileyen kamusal meselelerde kendi sözünü geliştirmesi için kamu idaresi ve yurttaş arasındaki diyaloğun geliştirilmesi de büyük bir ihtiyaç olarak görünüyor. Bu nedenle, proje faaliyetleriyle yerel oluşumların farklı politika düzeylerinde güçlenmesini hedefliyoruz. Yani temel mesele; kamu politikalarının oluşturulma sürecindeki şeffaflık, hesap verebilirlik ve kapsayıcılık ilkelerini gözeten çalışmamız, yurttaşların yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası olmak üzere tüm politika üretimi süreçleri ve dinamikleriyle ilgili bilgi ve söz sahibi olması. Bunlara ulaşabilmek için havzalara saha ziyaretleri gerçekleştiriyor, sivil toplum temsilcileriyle atölyeler ve toplantılar yapıyor, yuvarlak masa toplantılarında kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiriyoruz. </span></p>
<p><strong>Üretim Ve Tüketim Aşamasında Yurttaşı Dahil Etmek Ana Eksen</strong></p>
<p><b>Çalışmalarınızdaki katılımcılara baktığımız zaman, Türkiye’de gıda politikası üzerine çalışan kişi ve kurumun içinde olduğunu görüyoruz. Bu tema, kavramsal çerçeve nasıl belirlendi? Katılımcılarla birlikte mi? Yani, konu nasıl “gıda”ya geldi? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çeyrek asrı geride bırakan bir dernek olarak, yurttaşların yaşamlarını biçimlendiren karar ve eylemlerde doğrudan söz sahibi olabilmeleri için çalışmalar yürütüyoruz. Geride bıraktığımız yıllar içinde yaşanan ekonomik, siyasal ve ekolojik gelişmelerle birlikte yurttaşlık kavramının içeriği de değişti. Bu projemizin yapı taşını da yurttaş katılımı oluşturuyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tüketiciler, pazarda ve markette ucuz ve sağlıklı gıdaya erişim kaygısı yaşarken; küçük ölçekli üreticiler ulusal ve ulusötesi üretim yapıları karşısında sürdürülebilir olmaktan uzaklaşıyor. Üretim ve tüketim alanında yaşanan sorunların ulaştığı boyut, yaşamsal girdilerin en önemli kaynağı olan gıda sorunsalını temel yurttaşlık meselelerinden biri haline getirdi. Kaldı ki, bu sorunsal kamu idaresinin de gündemini meşgul ediyor. Bu sebeplerden çalışmanın ana temasını “üretim ve ve tüketim boyutlarıyla güvenilir ve erişilebilir gıda” olarak belirledik. </span></p>
<p><b>Marmara&#8217;da Diyaloğu Güçlendirmek Ön Planda</b></p>
<p><b>Proje için Meriç-Ergene, Susurluk, Marmara su havzaları ve İstanbul olmak üzere 4 bölge (İstanbul, Kocaeli, Kırklareli, Edirne, Tekirdağ, Çanakkale, Bursa, Balıkesir illeri) seçilmiş. Bu bölgelere yoğunlaşılmasının temel sebebi nedir? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hedef bölgelerin coğrafi olarak Marmara Bölgesi’nde toplanmasının birkaç sebebi var. Öncelikle, Yerel/Bölgesel Kamu Politikalarında Yurttaşın Sözü Projesi, 2013-2016 yıllarında yürüttüğümüz Bölgesel İdare ve Yerel Demokrasi Projesi’nin ikinci fazı olarak gerçekleştiriliyor. Bölgesel İdare ve Yerel Demokrasi Projesi faaliyetleri Türkiye idari sisteminde kabul edilmiş olan İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırılması (IBBS) yönteminde belirlenmiş birinci seviye bölgelerinden İstanbul, Akdeniz, Orta Anadolu, Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz, Güneydoğu Anadolu bölgelerini kapsıyor, Marmara bölgesini kapsamıyordu. Projenin bu fazında Marmara Bölgesi’ne odaklanılmasının ilk sebebi bu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İkinci olarak, farklı bölgelerde faaliyet göstermek yerine tek bir bölgeye yoğunlaşmanın, ilgili aktörlerle ilişkileri ve diyalogu güçlendirmek, gerekli ağların kurulması için işbirliklerini oluşturmak ve çalışmaların etkisini daha iyi ölçebilmek gibi sebeplerle daha verimli olacağını düşündük. Marmara bölgesi, Türkiye’nin nüfus bakımından en yoğun bölgesi ve etki alanı oldukça geniş. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son olarak, lojistik olarak Marmara Bölgesi proje aktivitelerini gerçekleştirebilmemiz açısından çok daha erişilebilir. Sık sık gerçekleştirdiğimiz saha ziyaretleri, havzalarda yapacağımız toplantı ve atölyelerin yoğunluğu düşünüldüğünde, İstanbul merkezli bir dernek olarak, Marmara Bölgesi’nde çalışmalarımızı çok daha verimli gerçekleştirebiliyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Marmara havzasında üreticilerin oluşturduğu kooperatif ve birliktelikleri, İstanbul’da tüketicilerin güvenli gıdaya ulaşmak için kurduğu ağları, Susurluk havzasında üretim ve tüketimde kadın emeğini, Meriç-Ergene havzasında ise gençlerin gıda ekseninde kamu politikalarına katılımlarını artırmak ve dijital platformları katılım mekanizmalarına ve üretim-tüketim ağlarına dahil etmelerini teşvik etmek konularında çalışıyoruz.  </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Güvenilir gıda meselesi üretim süreçlerinden bağımsız düşünülmemeli. Üreticilerle yaptığımız görüşmeler bize, büyük üretim yapıları karşısında gücünü kaybeden küçük üreticilerin sürdürülebilir olma çabasıyla maliyeti düşürmek için kimyasal ilaç ve gübre kullanmak zorunda kaldığını gösteriyor. Üreticiler kullandıkları ilaçlardan kendi sağlıklarının da olumsuz yönde etkilendiğini dile getiriyor. Tüketicilerin güvenilir gıdaya erişimde yaşadığı sorunlar gibi, üreticiler için de ekolojik üretim, maliyetinden dolayı erişilebilir değil.</span></p></blockquote>
<p><strong>Üreticinin Sağlığı Da Kendi Kullandığı İlaçtan Etkileniyor</strong></p>
<p><b>Gıda güvenliği konusu, biraz “büyük şehirli” derdi mi? Yoksa kasabalarda ya da köylerde de bu endişe yaşanıyor mu? Gözlemleriniz neler? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gıda güvenliği gıdaların hasatı, taşınması, işlenmesi, hazırlanması, depolanması ve son tüketiciye sunulması sürecinde gıda kaynaklı rahatsızlıklara ya da hastalıklara neden olan fiziksel, biyolojik ve kimyasal nitelikteki çeşitli risk unsurlarını önleyecek, zararsız kılacak ya da elimine edecek yaklaşımları ele alan bir kavram olarak tanımlanıyor. Büyük şehirlerde tüketiciler güvenli gıdayı temin etmekte güçlük çektiklerini belirtiyor. Aldıkları gıdada kimyasal kullanılması kaygısı yaşıyor, güvenli gıdayı bulabilse bile çok pahalı olduğu için erişemiyor. Fakat gıda güvenliği konusu sadece büyük şehirlerde sorun edilen bir konu değil. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öncelikle güvenilir gıda meselesi üretim süreçlerinden bağımsız düşünülmemeli. Üreticilerle yaptığımız görüşmeler bize, büyük üretim yapıları karşısında gücünü kaybeden küçük üreticilerin sürdürülebilir olma çabasıyla maliyeti düşürmek için kimyasal ilaç ve gübre kullanmak zorunda kaldığını gösteriyor. Üreticiler kullandıkları ilaçlardan kendi sağlıklarının da olumsuz yönde etkilendiğini dile getiriyor. Tüketicilerin güvenilir gıdaya erişimde yaşadığı sorunlar gibi, üreticiler için de ekolojik üretim, maliyetinden dolayı erişilebilir değil. Kırsal bölgelerde yaşayan ve üretim yapan kişiler için güvenli gıda konusunda yaşanan endişe ilk olarak burada kendisini gösteriyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İkinci olarak, kasaba ve köylerde yaşayan tüketiciler de erişebildikleri gıda konusunda kaygılı. Örneğin Ergene kirliliği Trakya bölgesinde, kasaba ve köylerde yaşayan kişilerin de gıdaya güvenini düşürüyor. Ya da Çanakkale’de yaşayan tüketiciler burada üretilen domatesi tüketmek istemiyor.. Bunun yanında bir bölgedeki çevre kirliliği yalnızca o bölgeyi değil, o bölgede üretilen ürünün dağıtıldığı tüm bölgeleri etkiliyor. Büyük şehirlerden küçük şehirlere, kasabalardan köylere, görüştüğümüz kişilerin çoğunluğu yediği gıda ürünleri konusunda endişeli. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diğer taraftan, üretimden yabancılaşan tüketim alışkanlıkları, gıdaya dair bilgilerde güvensizlik, sağlık problemlerindeki artış, gelir yetersizliğinden dolayı tüketicilerin sağlıklı gıdaya erişememesi gibi sebeplerle, İstanbul’un güvenli gıdaya erişim sorununu en yoğun yaşayan şehir olduğu açık. Diğer yandan İstanbul’da gıda toplulukları ve alternatif gıda inisiyatiflerinin sayısı günden güne artmakta. Bunun bir sebebi İstanbul’daki zaman sıkıntısı iken, daha önemli bir diğer sebebi ise İstanbul’un doyurucu bir tarımsal üretim yapısına sahip olmaması. İstanbul, yüzde 85’den fazla tarımsal ürün, yüzde 99 hayvansal üretimde diğer illere bağımlı.</span></p>
<p><b>Yeni Toplumsallık Arayışları Yeşeriyor</b></p>
<p><b>Yurttaşların merkezi kamu politikalarına katılım kanallarının güçlendirilmesi ihtiyacı ortada. Özellikle üretimden tüketime kadar bütün süreçlerde denetim ve destekleme politikalarının kamu yararı anlayışıyla daha da şeffaflaşması ve etkin hale getirilmesi gerekiyor. Bu durum bir yandan vatandaşların kendi taleplerini seslendirmeye ve “örgütlenme” ağlarını kurmaya başlamasının da temel neden oluşturuyor. Siz bu durumu projenizde nasıl ele alıyorsunuz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gözlemimiz büyük katılımcı platformlar, kitlesel protestolar ve davalar gibi yöntemlerin giderek şekil değiştirdiğine ve alternatif çözümler oluşturmaya yönelik. Gıda özelinde konuşursak, yurttaş inisiyatifleri alternatif üretim ve tüketim ağlarına katılmak ve denetim mekanizmaları kurmak gibi yeni toplumsallık formları arayışlarına yöneliyor. Özellikle kamu otoritesine etki etmekten çok yerel yönetimlerin olanak ve dinamiklerine yaslanmak daha sonuç alıcı olarak algılanıyor. Bizim çalışmamızın ana ekseni de bu yönelimleri desteklemek, bu yöndeki talepleri bir savunuculuk konusu olarak hayata geçirmeye dayanıyor. </span></p>
<p><b>Gıda meselesi etrafındaki güncel tartışmalarda kamu idaresine yönelik taleplerin yoğun olduğu görünüyor. Ortak toplantılarınızda Ticaret, Tarım, Sağlık Bakanlığı gibi kurumlardan gelen temsilcilerin de yer aldığını görüyoruz. Bu durum bana “Devlet kurumları, gıda konusunda diyaloga daha açık” gibi bir tını düşündürdü. Bu, kamu idaresi için de yeni bir alan ve tartışma. Belki de bu yüzden. Katılır mısınız? Siz ne söylersiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">11-12 Temmuz 2019 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirdiğimiz Açılış Toplantısı’na Ticaret Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Türkiye Belediyeler Birliği, Dışişleri Bakanlığı ve KOSGEB’den toplam 25 temsilci katıldı. Bu, Kamu-STK işbirliğine yönelik STK’lar tarafından organize edilen bir toplantı için oldukça iyi bir sayı. Açılış Toplantısının amacı Kamu-STK İşbirliği olanaklarını tartışabilmek için diyalog zemini oluşturmaktı. Bu aynı zamanda projenin hedeflerinden de bir tanesi. Hem kamu idaresi, hem de sivil toplum temsilcilerinin işbirliğine son derece açık  yaklaştığı bir toplantı gerçekleştirdik. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gıda konusu katılım gösteren bakanlıkların da gündeminde. Bakanlıkların ilgili birimlerini davet ederken özellikle buna dikkat ettik. Örneğin, gıda güvenilirliği Tarım ve Orman Bakanlığı’nın da gündeminde geniş bir yer kaplıyor. Bakanlığa bağlı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nden katılan temsilciler, çalışmalarında ilaç kullanmadan üretim yapabilmek konusuna odaklandıklarını, ilaç kullanımını azaltmaya yönelik 18 adet araştırma merkezlerinin olduğunu ifade etti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayrıca, Kamu idaresini temsil eden hemen her katılımcı temsil ettikleri bakanlıkların STK’lar ile ortak çalışmalar yaptıklarını ve bu işbirliğini geliştirmek istediklerini belirtti. </span></p>
<p><b>Türkiye&#8217;de Yurttaşlar Bir Araya Gelmeye Alışık</b></p>
<p><b>Çeşitli katılım mekanizmalarının/süreçlerinin içinde olan ya da olmak isteyen ve yine güvenli ve erişilebilir gıda talebini sahiplenen yurttaş kesimlerine baktığımızda sınıfsal ve mekansal bir ayrım var gibi. Yani, katılan ve güvenli gıda isteyen yurttaş daha çok kentli ve orta sınıf. Sizin çalışmanızda bu durum nasıl görünüyor? Katılım ve söz konusu talebi daha yaygın yurttaş kesimleri için var etmek adına neler yapıyorsunuz, yapacaksınız?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Evet haklısınız, böyle bir görüntü ilk bakışta kendini gösteriyor. Ancak, bizim saha çalışmalarımızda gördüğümüz şimdiye kadar adım atmamış olsa da ya da gündeminde katılım ve güvenli-erişilebilir gıda olmasa da geniş bir yurttaş kesimi harekete geçmeye hazır. Her şeye rağmen Türkiye&#8217;de canlı bir sivil toplum alanı var. Yurttaşlar çeşitli motivasyonlarla bir araya gelmeye alışıklar. Kastettiğim şu: hemşehri derneği için bile olsa bir örgütlülük var. Şimdi ise bu dinamizm farklı biçimlerde bir araya gelmeye müsait. Kooperatifler, mahalle toplulukları vs. aracılığıyla belli meselelerde buluşmaya başta yerel yönetimler olmak üzere kamu idaresi ile konuşabilir, müzakere edebilir, yeri geldiğinde iş birliği yapabilir bir potansiyel bu. Kaldı ki, örneğin çevre hareketlerine baktığımızda kentli olmayan kırda-köyde yaşayan yurttaşların kendi hayatlarına ilişkin kararlarda söz sahibi olmak istediklerini de görmek mümkün. Ayrıca, bunlar tekil örnekler olmaktan çıkıyor. Sonuçta, şimdilik bir tür sınıfsal kümelenme görülüyor olsa da bu kümelenme yaygınlaşacağa benziyor. Biz de projemizde kamu politikalarına yurttaş katılımı, iletişim-diyalog kanalları, işbirliği zeminleri açısından olanakları ve aktörleri arttırmanın, çeşitlendirmenin yolları için hem kamu hem de kamu idaresi ile birlikte kafa yormaya, birlikte hareket etmeye çalışıyoruz.</span></p>
<p><strong>Projeden Notlar&#8230;</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çalışmanın ilk 6 ayını oluşturan Temmuz 2019’a kadar toplam 12 saha ziyareti, İstanbul’da bir günlük calışma toplantısı ve Ankara’da iki günlük açılış toplantısı ve çeşitli savunuculuk faaliyetleri gerçekleştirildi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Proje kapsamında önümüzdeki günlerde havzalara yönelik ziyaretlerine devam edecek. Bu ziyaretlerle sivil inisiyatifler arasındaki ağları güçlendirmeyi hedefliyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir sonraki etkinlikleri Ekim ve Kasım aylarında Çanakkale, Bursa ve Edirne şehirlerinde yapılacak sivil toplum atölyeleri. Bu atölyelerde yurttaşların kamu idaresine iletecekleri talepleri, bu talepleri karşılayacak ilgili kurumu ve bu talepleri ilgili kuruma iletmek için kullanılacak yöntemi belirleyip, savunuculuk faaliyetleri için yol haritası çıkaracaklar. Sonra İstanbul, Balıkesir ve Tekirdağ’da gerçekleşecek yuvarlak masa toplantıları ile yurttaşlar ve kamu kurumlarından temsilcileri bir araya gelecek, belirlenmiş talepleri doğrudan konuşabilecekleri bir platform oluşacak. Ekip, “Yurttaşın Sözü” isimli Instagram hesaplarında yurttaşlardan gelen talepleri ve seçtikleri temalar ile havzalara dair önemli bilgileri paylaştıklarını da ekliyor. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/08/gida-guvenligi-sehirlinin-de-koylunun-de-en-buyuk-derdi/">Gıda Güvenliği Şehirlinin De Köylünün De En Büyük Derdi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2018 İş Cinayetleri Raporuna Göre En Çok Ölüm Tarım ve İnşaatta</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/31/2018-is-cinayetleri-raporuna-gore-en-cok-olum-tarim-ve-insaatta/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsa Uğur Erdogan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jan 2019 07:45:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Aksaray]]></category>
		<category><![CDATA[Amasya]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ardahan]]></category>
		<category><![CDATA[Artvin]]></category>
		<category><![CDATA[bartın]]></category>
		<category><![CDATA[Batman]]></category>
		<category><![CDATA[Bayburt]]></category>
		<category><![CDATA[Bilecik]]></category>
		<category><![CDATA[Bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[Bitlis]]></category>
		<category><![CDATA[Burdur]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Çankırı]]></category>
		<category><![CDATA[Çorum]]></category>
		<category><![CDATA[Denizli]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Düzce]]></category>
		<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[elazığ]]></category>
		<category><![CDATA[Erzincan]]></category>
		<category><![CDATA[Erzurum]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[gaziantep]]></category>
		<category><![CDATA[Giresun]]></category>
		<category><![CDATA[Gümüşhane]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkari]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay]]></category>
		<category><![CDATA[Iğdır]]></category>
		<category><![CDATA[iş cinayetleri raporu]]></category>
		<category><![CDATA[iş cinayetleri raporu 2018]]></category>
		<category><![CDATA[İş Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[İSİG]]></category>
		<category><![CDATA[İSİG Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[Isparta]]></category>
		<category><![CDATA[Kahramanmaraş]]></category>
		<category><![CDATA[Karaman]]></category>
		<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[Kırıkkale]]></category>
		<category><![CDATA[Kırklareli]]></category>
		<category><![CDATA[Kırşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[kütahya]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya]]></category>
		<category><![CDATA[Manisa]]></category>
		<category><![CDATA[Mardin]]></category>
		<category><![CDATA[Nevşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Niğde]]></category>
		<category><![CDATA[Osmaniye]]></category>
		<category><![CDATA[Rize]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya]]></category>
		<category><![CDATA[Şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[Siirt]]></category>
		<category><![CDATA[Sinop]]></category>
		<category><![CDATA[Şırnak]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas]]></category>
		<category><![CDATA[Tekirdağ]]></category>
		<category><![CDATA[Tokat]]></category>
		<category><![CDATA[trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[tunceli]]></category>
		<category><![CDATA[Yalova]]></category>
		<category><![CDATA[Yozgat]]></category>
		<category><![CDATA[zonguldak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34741</guid>

					<description><![CDATA[<p>İSİG Meclisi'nin hazırladığı 2018 yılı içerisindeki iş kazalarında yaşamını yitiren işçilere dair rapor yayınladı. "Hangi Savaşta Bu Kadar Arkadaşımızı Kaybediyoruz” başlığıyla sunulan rapora göre 1923 işçi geçtiğimiz yıl içerisinde yaşamını yitirdi. Ölümlü kazaların büyük çoğunluğu inşaat ve tarım sektöründe yaşanırken, ölümlerin yüzde 98 oranında sigortasız işçilerde yaşanması dikkat çekti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/31/2018-is-cinayetleri-raporuna-gore-en-cok-olum-tarim-ve-insaatta/">2018 İş Cinayetleri Raporuna Göre En Çok Ölüm Tarım ve İnşaatta</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İş Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 2018 yılı İş Cinayetleri Raporunu açıkladı.</p>
<p>Ulusal ve Yerel Basın Organları, işçilerin mesai arkadaşları, işçi aileleri, iş güvenliği uzmanları ve sendikalardan gelen bilgilerin derlenmesi ile oluşturulduğu belirtilen 2018 İş Cinayetleri Raporu; &#8220;Hangi Savaşta Bu Kadar Arkadaşımızı Kaybediyoruz&#8221; başlığı ile yayınlandı.</p>
<p><strong>Tarım ve İnşaat Sektörü Ölüm Yaşanan İş Kolları.</strong></p>
<p>İSİG&#8217;in hazırladığı rapordaki bilgilere göre; yıl boyunca toplam 1923 işçi yaşamının kaybederken,  yaz mevsiminde kayıpların daha çok olduğu görüldü, en çok ölüm vakası ise Temmuz ayında (201 ölüm vakası) yaşandı.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34750" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti.jpg 1133w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Ölümlerin en çok yaşandığı iş kolları Yüzde 24&#8217;lük oranla tarım ve orman işleri oldu.  Yüzde 23&#8217;lük oran ile inşaat ve yol işleri ikinci sırada yer aldı.  Yaşamını kaybedenlerin büyük çoğunluğunun sendikasız çalışan işçiler olduğu dikkat çekti ki bu oran yüzde 98 civarında.</p>
<p>2018 yılında iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:</p>
<ul>
<li>Trafik, Servis Kazası nedeniyle 408 işçi;</li>
<li>Ezilme, Göçük nedeniyle 379 işçi;</li>
<li>Yüksekten Düşme nedeniyle 325 işçi;</li>
<li>Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 200 işçi;</li>
<li>Elektrik Çarpması nedeniyle 113 işçi;</li>
<li>Şiddet nedeniyle 112 işçi;</li>
<li>Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 82 işçi;</li>
<li>İntihar nedeniyle 73 işçi; Patlama,</li>
<li>Yanma nedeniyle 50 işçi;</li>
<li>Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 40 işçi;</li>
<li>Kesilme, Kopma nedeniyle 24 işçi;</li>
<li>Diğer nedenlerden dolayı 117 işçi yaşamını yitirdi.</li>
</ul>
<p><strong>67 Çocuk İşçi Yaşamını Yitirdi</strong><br />
Raporda yer alan verilere göre 14 yaş ve altı 23, 15- 17 yaş aralığında 44 çocuk işçi yaşamını yitirdi. 65 yaş üstünde çalışan 98 işçi iş cinayetine uğrarken 28-50 yaş aralığındaki işçilerde %49 çoğunlukla ölüm oranı gözlendi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34745" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Cinsiyetlere göre dağılımda ise 199 kadın işçi yaşamını yitirirken, 1804 erkek işçi yaşamını kaybetti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34744" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>Mülteci İşçiler de Raporda Yer Aldı</strong><br />
Mülteci işçilerden 110 kişi yaşamını yitirirken, ölümlerin büyük çoğunluğu Suriyeli ve Afganistan’lı işçilerden oluşuyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34746" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6-640x301.jpg" alt="" width="640" height="301" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6-640x301.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6-1024x481.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6.jpg 1122w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>İstanbul İş Cinayetlerinin En Çok Yaşandığı İl</strong></p>
<p>Rapora göre:</p>
<ul>
<li>226 ölüm İstanbul’da;</li>
<li>81 ölüm Kocaeli’nde;</li>
<li>70 ölüm Manisa’da;</li>
<li>69 ölüm Bursa’da; 68 ölüm</li>
<li>Antalya’da; 66 ölüm</li>
<li>İzmir’de; 56’şar ölüm Ankara ve Aydın’da;</li>
<li>50 ölüm Gaziantep’te;</li>
<li>48 ölüm Adana’da;</li>
<li>45 ölüm Denizli’de;</li>
<li>43’er ölüm Konya ve Şanlıurfa’da;</li>
<li>39 ölüm Samsun’da;</li>
<li>35’er ölüm Mersin ve Sakarya’da;</li>
<li>33’er ölüm Balıkesir ve Tekirdağ’da;</li>
<li>31 ölüm Zonguldak’ta;</li>
<li>29’ar ölüm Hatay ve Muğla’da;</li>
<li>27 ölüm Çorum’da;</li>
<li>25’er ölüm Kütahya ve Trabzon’da;</li>
<li>23’er ölüm Adıyaman, Elazığ ve Sivas’ta;</li>
<li>22’şer ölüm Bolu ve Kastamonu’da;</li>
<li>21 ölüm Kahramanmaraş’ta;</li>
<li>20’şer ölüm Karabük ve Mardin’de;</li>
<li>19’ar ölüm Diyarbakır ve Kayseri’de;</li>
<li>18’er ölüm Eskişehir ve Osmaniye’de;</li>
<li>17 ölüm Ordu’da;</li>
<li>16’şar ölüm Çanakkale, Düzce ve Malatya’da;</li>
<li>15 ölüm Isparta’da; 14’er ölüm Burdur, Niğde ve Şırnak’ta;</li>
<li>13 ölüm Aksaray’da;</li>
<li>11’er ölüm Afyon, Artvin, Bartın, Giresun ve Rize’de; 10 ölüm Bitlis’te;</li>
<li>9’ar ölüm Erzincan, Erzurum, Hakkari, Kars, Siirt, Uşak, Tokat ve Van’da;</li>
<li>8’er ölüm Edirne ve Kırşehir’de;</li>
<li>7’şer ölüm Bilecik, Iğdır, Kırıkkale ve Kırklareli’de;</li>
<li>6’şar ölüm Amasya, Ardahan, Karaman ve Sinop’ta; 5’er ölüm Batman, Gümüşhane ve Nevşehir’de;</li>
<li>4’er ölüm Yalova ve Yozgat’ta;</li>
<li>3’er ölüm Ağrı, Bingöl, Çankırı, Muş ve Tunceli’de;</li>
<li>1’er ölüm Bayburt ve Kilis’te;</li>
<li>33 ölüm ise Yurtdışında gerçekleşti.”</li>
</ul>
<p><strong>İSİG’in Acil Talepleri</strong></p>
<p>İşçilere örgütlenme çağrısında bulunan İSİG Meclisi acil olarak gerçekleşmesi gereken taleplerine rapor sonunda yer verdi.</p>
<p>1- Ölen işçilerin yüzde 98’i sendika üyesi değildir. Yani sendikasız çalışmak ölüm demektir. İş cinayetlerinin önlenmesi, sağlıklı ve güvenli çalışmanın ön koşulu işçi katılımıdır. İşçiler ancak sendikalaşarak bunu sağlayabilir. Ülkemizde sendikaya üye olan işçiler işten atılıyor, sermaye işyerlerinde sendika istemiyor ya da istediği sendikayı getiriyor. Devlet daha ileri giderek sendikaların yapacağı basın açıklamalarını, toplantıları ve grevleri yani toplu pazarlık hakkını yasaklıyor. Bu noktada işyeri İSİG kurulları, çalışan temsilciliği ve genel olarak sendikal örgütlenme üzerindeki baskılar sona erdirilmelidir. Grev yasaklarına son verilmelidir&#8230;</p>
<p>2- İşyerlerinde işçilere keyfi bir biçimde iş tanımı dışında işler yaptırılıyor. Çalışma saatleri günde 10-12 saate ulaşıyor. Mesai ücretleri, izin hakları vb. verilmiyor. Özellikle taşeron işçiler bu koşullarda çalışırken şimdi taşerona rahmet okutacak kiralık işçilik gibi kölelik uygulamaları getiriliyor. Özelde veya kamuda tüm taşeronlaştırma ve kiralık işçilik uygulamalarına son verilmelidir&#8230;</p>
<p>3- İş cinayetlerinin sorumlusu patronlar, bürokratlar ve siyasiler yargılanmıyor. Yargılananlar ise çoğunlukla günah keçisi haline getirilen iş güvenliği uzmanlarıdır. Yine mahkemeler iş cinayetlerini cezalandırmıyor, failleri &#8217;24 taksitli para cezası vererek serbest bırakıyor&#8217;. İş cinayetlerinin sorumlusu patronlar, bürokratlar ve siyasiler yargılanmalıdır&#8230;</p>
<p>4- ILO ve WHO verilerine göre 1 ‘iş kazası sonucu ölüm’ karşılığında yaklaşık 6 ‘meslek hastalığı sonucu ölüm’ olmaktadır. Ancak SGK verilerine göre her yıl ortalama 500 civarı işçi meslek hastalığına yakalanmakta ve neredeyse hiç bir işçi de ölmemektedir. Meslek hastalıklarının gizlenmesinden vazgeçilmeli ve bu noktada sağlık örgütlerimizin yürütücülüğünde tespit eden/önleyen bir yaklaşım hayata geçirilmelidir&#8230;</p>
<p>5- Çalışma yaşamının denetiminde görev yapan iş müfettişlerinin siyasi iktidara olan bağımlılığının önüne geçilerek, ‘İş Teftiş Kurulu’nun yönetiminde emek örgütlerinin ağırlığı olacak şekilde sosyal taraflardan oluşan bağımsız bir üst kurul haline gelmesi sağlanmalıdır&#8230;</p>
<p>6- Emeğin korunmasının temellerinden ikisini iş güvencesi ve insanca yaşayacak bir ücret oluşturur. Asgari ücret insanca yaşanabilir bir seviyeye yükseltilmeli, işten atmalara son verilmeli ve işsizlik önlenmelidir&#8230;</p>
<p>7- İşçilerin sağlıklı yaşamak ve can güvenliklerini sağlamak için ulaşım, barınma ve beslenme hakları vazgeçilmezdir. İşçi servisleri uygun araçlardan oluşmalı, işçilere kalacak lojman sağlanmalı ve gıda zehirlenmelerini önlenmelidir. Yine toplu taşıma, konut ve gıda fiyatları konusunda adımlar atılmalıdır&#8230;</p>
<p>8- Her yıl 60-70 çocuk çalışırken yaşamını yitirmektedir. 2018 yılı ‘çocuk işçilikle mücadele yılı’ ilan edilmesine rağmen 67 çocuk işçi can vermiştir. Bu noktada özellikle sanayinin ucuz emek gücü ihtiyacını karşılayan 4+4+4 eğitim sistemine son verilmeli ve çocuk işçilik yasaklanmalıdır&#8230;</p>
<p>9- Ülkemizde küçük yaşlarda çalışma hayatı başlamakta ve neredeyse ömür boyu sürmektedir. Emekçilerin belli bir çalışma yılından sonra emekli olma hakları vardır ve bu da çalıştıkları mesleğe ve cinsiyetlerine göre belirlenmelidir. Emekliliğin yaşa takılmasına ve kademeli olarak 65 yaş olarak belirlenmesine yani mezarda emekliliğe son verilmelidir&#8230;</p>
<p>10- Kadın emeği; tarımda, sanayide, hizmet sektöründe ve evde görünmez hale getirildi. Oysa her yıl 120-130 kadın çalışırken yaşamını yitiriyor. Kadını temel alan bir işçi sağlığı anlayışı tanımlanmalıdır&#8230;</p>
<p>11- Ülkemizde milyonlarca mülteci/göçmen işçi bulunmaktadır. Temel düzenlemelerden mahrum bırakılan mülteci/göçmen işçilerin çalışma, sağlık, barınma, ücret vb. güvenceleri sağlanmalıdır. Türkiyeli işçilerle mülteci/göçmen işçileri karşı karşıya getiren ücret ve çalışma politikalarından vazgeçilmelidir. Yine bu noktada bölge ülkelerini savaşın içine sürükleyen politikalardan uzak durulmalıdır&#8230;”</p>
<p><strong>Raporun Tamamına Ulaşmak İçin : <a href="http://guvenlicalisma.org/19796-hangi-savasta-bu-kadar-arkadasimizi-kaybediyoruz-2018-yilinda-en-az-1923">http://guvenlicalisma.org/19796-hangi-savasta-bu-kadar-arkadasimizi-kaybediyoruz-2018-yilinda-en-az-1923</a></strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34752" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34751" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işkazası-1-640x396.jpg" alt="" width="640" height="396" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işkazası-1-640x396.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işkazası-1.jpg 686w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" />  <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34749" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x905.png" alt="" width="640" height="905" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x905.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-1024x1448.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8.png 1280w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34748" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x304.jpg" alt="" width="640" height="304" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x304.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-1024x486.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8.jpg 1110w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34747" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7-640x301.jpg" alt="" width="640" height="301" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7-640x301.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7-1024x481.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7.jpg 1122w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" />    <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34743" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34742" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/31/2018-is-cinayetleri-raporuna-gore-en-cok-olum-tarim-ve-insaatta/">2018 İş Cinayetleri Raporuna Göre En Çok Ölüm Tarım ve İnşaatta</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TCK 103 Kadın Platformu &#8216;Çocuk İstismarcısına Evlilik Affı&#8217;na Karşı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/22/tck-103-kadin-platformu-cocuk-istismarcisina-evlilik-affina-karsi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Jan 2019 13:29:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara cinsel istismar]]></category>
		<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[Erzincan]]></category>
		<category><![CDATA[Mardin]]></category>
		<category><![CDATA[TCK 103 Kadın Platformu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34497</guid>

					<description><![CDATA[<p>TCK 103 Kadın Platformu, çocuklara cinsel istismar suçlarında fail ve mağdurun evlenmesi halinde cezasızlık öngören kanun önergesinin yeniden gündeme getirilmesi üzerine bir açıklama yaptı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/22/tck-103-kadin-platformu-cocuk-istismarcisina-evlilik-affina-karsi/">TCK 103 Kadın Platformu &#8216;Çocuk İstismarcısına Evlilik Affı&#8217;na Karşı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TCK 103 Kadın Platformu üyeleri yaptıkları basın açıklaması ile  Medyaya “çocuk istismarcısına evlilik affı” başlığıyla yansıyan af teklifinin yasalaşması durumunda cezaevinde bulunan 10.000 kişinin tahliye edileceği iddialarına dikkat çekti ve &#8220;Cinsel istismardan hüküm giymiş faillere af getiren bu tür düzenlemeler cinsel istismar suçlarını aklayarak, çocuk istismarını meşrulaştırmayı hedefliyor&#8221; dedi.</p>
<p>TCK 103 Kadın Platformu&#8217;nun açıklamasında &#8220;TCK 103 Kadın Platformu olarak 2016 yılında belirttiğimiz gibi tecavüzü, erken ve zorla evlilikleri meşrulaştıracak hiçbir yasal değişikliği kabul etmiyoruz. Yerel seçimler öncesi oy kaygısıyla 3 yıl sonra yeniden gündeme getirilen tasarıya itiraz ediyoruz.&#8221; denildi.</p>
<p>&#8220;Erken yaşta ve zorla evlendirme Ceza Kanunu’nda suç olarak düzenlenmelidir&#8221; denilen açıklamada &#8221; Türkiye’nin taraf olduğu İstanbul Sözleşmesi’nin 37. Maddesi gereği erken yaşta ve zorla evlendirmelerin suç olarak düzenlenmesi zorunludur. Sözleşme, yetişkin bir kişinin veya çocuğun evlenmeye zorlanmasının suç olarak düzenlenmesi yükümlülüğünü getirmektedir. Getirilmek istenen affın “cebir ve şiddetin olmadığı haller için geçerli” olacağı belirtilmektedir. 15 yaşın altındaki çocuğun rızası hukuken geçersiz olup; cebir, şiddet, hile olsun ya da olmasın bu yaş çocuklara yönelik işlenen cinsel istismar şikâyete bağlı olmaksızın soruşturulur ve koşulları varsa ceza davası açılır ve mahkûmiyet kararı verilir. Suçun işlenmesinden sonra mağdur ve şüpheli/sanığın evlenmesi bir cezasızlık sebebi değildir. Bu nedenle, yapılmak istenen değişiklik çocuklara yönelik cebir ve şiddeti, evlilik görüntüsü verilmiş cinsel istismarı teşvik etmektedir. Bu yaklaşım ulusal ve uluslararası yasal mevzuat bakımından yasa eliyle kız ve oğlan çocukların haklarına doğrudan bir saldırıyı ve ihlali ifade etmektedir. Erken yaşta ve zorla evlendirme suçu, aileleri ve bu törenlere katılan kamu görevlileri de dahil herkesi kapsayacak şekilde düzenlenmelidir&#8221; ifadelerine yer verildi.</p>
<p>&#8220;Çocuk istismarının affının ve tecavüz faili ile evliliğin tekrar gündeme getirilmesi, başta kadınlar olmak üzere toplumda da büyük bir infial yaratmıştır. Bu nedenle, başta siyasi iktidar olmak üzere, TBMM’deki tüm partilerin yetkili organlarından, böyle bir girişimi tekrar Türkiye’nin gündemine getirmeyeceklerine dair acilen bağlayıcı bir açıklama yapmalarını bekliyoruz&#8221; cümleri ile biten açıklamada şu imzalar yer alıyor:</p>
<p>1.Adalar Vakfı Kadın Çalışma Grubu</p>
<p>2.Adana Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi Kadın Meclisi</p>
<p>3.Adıyaman Anadolu İş Kadınları Derneği</p>
<p>4.Aka-Der Kadın Faaliyeti</p>
<p>5.Akdam &#8211; Adana Kadın Dayanışma Merkezi ve Sığınmaevi Derneği</p>
<p>6.Almanya Göçmen Kadınlar Birliği</p>
<p>7.Altınoluk Demokrasi Platformu Kadınları</p>
<p>8.Ankara Feminist Kolektif</p>
<p>9.Ankara Kadın Platformu</p>
<p>10.Antalya Feminist Kolektif</p>
<p>11.Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği</p>
<p>12.Antalya Kadın Platformu</p>
<p>13.Avrupa Kadın Lobisi Türkiye</p>
<p>14.Aydın Kadın Efeler Derneği</p>
<p>15.Ayvalık Bağımsız Kadın İnisiyatifi</p>
<p>16.Bağımsız Kadın Derneği Mersin</p>
<p>17.Bilgi Kadın</p>
<p>18.Bodrum Kadın Dayanışma Derneği</p>
<p>19.BPW Türkiye &#8211; İş ve Meslek Sahibi Kadınlar Federasyonu</p>
<p>20.Buca Evka-1 Kadın Kültür Ve Dayanışma (Bekev)</p>
<p>21.CEİD – Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği</p>
<p>22.Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği</p>
<p>23.Çağdaş Hukukçular Derneği Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışma Grubu</p>
<p>24.Çanakkale El Emeğini Değerlendirme Ve Kadın Danışma Merkezi -Elder</p>
<p>25.Çiğli Evka-2 Kadın Kültür Derneği (Çekev)</p>
<p>26.Datça Kadın Girişimi</p>
<p>27.Demir Leblebi Fanzin</p>
<p>28.Demir Leblebi Kadın Derneği</p>
<p>29.Demokratik Kadın Hareketi</p>
<p>30.Deniz Yıldızı Kadın Dayanışma Derneği</p>
<p>31.Disk Kadın Komisyonu</p>
<p>32.Diyarbakır İş Kadınları Derneği</p>
<p>33.Edirne Çocuk Hakları Derneği</p>
<p>34.Edirne Kadın Merkezi Danışma Derneği (Ekamader)</p>
<p>35.Edremit Demokrasi Platformu Kadınları</p>
<p>36.Ege Kadın Buluşması Platformu</p>
<p>37.Ekmek ve Gül</p>
<p>38.Elektrik Mühendisleri Odası Kadın Komisyonu</p>
<p>39.Engelli Kadın Derneği – Enkad</p>
<p>40.Erktolia</p>
<p>41.Erzincan Katre Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği</p>
<p>42.Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği</p>
<p>43.Eşit Yaşam Derneği</p>
<p>44.EŞİTİZ &#8211; Eşitlik İzleme Kadın Grubu</p>
<p>45.Eşitlik Koalisyonu Kadın Grubu</p>
<p>46.Eşitlik ve Adalet İçin Kadın Grubu</p>
<p>47.Ev Eksenli Çalışan Kadınlar Çalışma Grubu</p>
<p>48.EVKAD Adana</p>
<p>49.FeminAmfi</p>
<p>50.Femin Art Uluslararası Kadın Sanatçılar Derneği</p>
<p>51.Fethiye Kadın Platformu</p>
<p>52.Filmmor Kadın Kooperatifi</p>
<p>53.FKF’li Kadınlar</p>
<p>54.Foça Barış Kadınları</p>
<p>55.GEN-DER Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Kolektifi</p>
<p>56.Giresun Cumhuriyet Kadınları Derneği</p>
<p>57.Giresun Kadın ve LGBTI Platformu</p>
<p>58.Göz Altında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu</p>
<p>59.Göztepe Dayanışması L&#8217;animo Kadın Grubu</p>
<p>60.Gülsuyu Gülensu Kadın Dayanışma Evi Derneği</p>
<p>61.Günebakan Kadın Derneği</p>
<p>62.Halkevci Kadınlar</p>
<p>63.Hevi LGBTİ Derneği</p>
<p>64.IAW – International Alliance of Women</p>
<p>65.İHD Ankara Şube Kadın Komisyonu</p>
<p>66.İlerici Kadın Derneği, Antalya</p>
<p>67.İlerici Kadınlar Meclisi</p>
<p>68.İmece Ev İşçileri Sendikası</p>
<p>69.İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği</p>
<p>70.İzmir Amargi</p>
<p>71.İzmir Bağımsız Kadın İnisiyatifi</p>
<p>72.İzmir İnsan Hakları Derneği Kadın Komisyonu</p>
<p>73.İzmir Kadın Dayanışma Derneği</p>
<p>74.İzmir Kadın Kuruluşları Birliği</p>
<p>75.İzmir Kadın Platformu</p>
<p>76.Kadav &#8211; Kadınlarla Dayanışma Vakfı</p>
<p>77.Ka-Der &#8211; Kadın Adayları Destekleme Derneği</p>
<p>78.Ka-Der &#8211; Kadın Adayları Destekleme Derneği Ankara Şubesi</p>
<p>79.Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Önlem Grubu</p>
<p>80.Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu</p>
<p>81.Kadın Meclisleri</p>
<p>82.Kadın Çalışmaları Derneği</p>
<p>83.Kadın Dayanışma Vakfı</p>
<p>84.Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG)</p>
<p>85.Kadın Emeği Derneği</p>
<p>86.Kadın Emeği Kolektifi</p>
<p>87.Kadın Haklarını Koruma Derneği Genel Başkanlığı</p>
<p>88.Kadın Koalisyonu</p>
<p>89.Kadın Meclisleri</p>
<p>90.Kadın Özgürlük Meclisi</p>
<p>91.Kadın Savunma Ağı</p>
<p>92.Kadın Yazarlar Derneği</p>
<p>93.Kadının İnsan Hakları – Yeni Çözümler Derneği</p>
<p>94.Kagider – Türkiye Kadın Girişimciler Derneği</p>
<p>95.Kahdem – Kadınlara Hukuki Destek Merkezi</p>
<p>96.Kampüs Cadıları</p>
<p>97.KAOS GL Derneği</p>
<p>98.Kapadokya Kadın Dayanışma Derneği</p>
<p>99.Kapatılan VAKAD’ın Emekçileri</p>
<p>100.Karadeniz İlleri Kadın Platformu Trabzon Derneği</p>
<p>101.Karadeniz Kadın Dayanışma Derneği</p>
<p>102.Karya Kadın Derneği</p>
<p>103.Kayseri Kadın Dayanışma Derneği</p>
<p>104.Kazdağlı Kadınlar</p>
<p>105.Kazete Bağımsız Kadın Gazetesi</p>
<p>106.Kazeteder – Kadın Erkek Eşitliği Derneği</p>
<p>107.KEFA – Kadın Emeği Çalışan Feminist Araştırmacılar Grubu</p>
<p>108.KESK Kadın Meclisi</p>
<p>109.Keskesor LGBT</p>
<p>110.Kırkyama Kadın Dayanışması</p>
<p>111.Kırmızı Biber Derneği</p>
<p>112.Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği</p>
<p>113.Kocaeli Kadın Platformu</p>
<p>114.Koza Kadın Derneği</p>
<p>115.Körfez Bağımsız Kadın Dayanışması</p>
<p>116.Lambda İstanbul</p>
<p>117.Lezbiyen Biseksüel Feministler</p>
<p>118.Mardin Ortak Kadın ve İşbirliği Derneği</p>
<p>119.Menteşe Kent Konseyi Kadın Meclisi</p>
<p>120.Mersin 7 Renk LGBT Derneği</p>
<p>121.Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı</p>
<p>122.Mor Çetele</p>
<p>123.Mor Dayanışma</p>
<p>124.Mor Pusula</p>
<p>125.Mor Salkım Kadın Dayanışma Derneği</p>
<p>126.Muamma LGBTI+ Derneği</p>
<p>127.Muğla Emek Benim Kadın Derneği</p>
<p>128.Muğla Kadın Dayanışma Grubu</p>
<p>129.Nar Kadın Dayanışması</p>
<p>130.Ordu Kadını Güçlendirme Derneği</p>
<p>131.Özgür Genç Kadın</p>
<p>132.Özgür Renkler Derneği</p>
<p>133.Pembe Hayat LGBTT Derneği</p>
<p>134.Sacayak Sosyal Eşitlik Derneği</p>
<p>135.Samandağ Kadın Dayanışma Derneği</p>
<p>136.SODA – Sosyal Dayanışma Ağı</p>
<p>137.Sosyalist Kadın Meclisleri</p>
<p>138.SPOD &#8211; Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği</p>
<p>139.Şiddetsizlik Merkezi’nden Kadınlar</p>
<p>140.TJA &#8211; Tevgera Jinen Azad- Kadın Özgürlük Hareketi</p>
<p>141.TMMOB İstanbul Kadın Komisyonu</p>
<p>142.TMMOB İzmir İKK Kadın Çalışma Grubu</p>
<p>143.TODAP – Toplumsal Dayanışma İçin Psikologlar Derneği Kadın Komisyonu</p>
<p>144.Toplumcu Kadın Psikologlar</p>
<p>145.Trabzon Demokratik Kadın Platformu</p>
<p>146.TTB Kadın Hekimlik Kadın ve Sağlığı Kolu</p>
<p>147.Türk Kadınlar Birliği</p>
<p>148.Türk Kadınlar Konseyi</p>
<p>149.Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği</p>
<p>150.Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı</p>
<p>151.Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu</p>
<p>152.Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu</p>
<p>153.Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği</p>
<p>154.Uçan Süpürge</p>
<p>155.Uluslararası Göçmen Kadınlar Dayanışma Derneği</p>
<p>156.Ulusötesi Kadın Konuları Merkezi Derneği</p>
<p>157.Umutlu Kadınlar</p>
<p>158.Üniversiteli Kadın Kolektifi</p>
<p>159.Yaşam Evi Kadın Dayanışma Derneği</p>
<p>160.Yeni Demokrat Kadın</p>
<p>161.Yeniyol’dan Kadınlar</p>
<p>162.Yeryüzü Kadınları</p>
<p>163.Yeşil Feministler</p>
<p>164.Yoğurtçu Kadın Forumu</p>
<p>165.17+ Alevi Kadınlar</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/22/tck-103-kadin-platformu-cocuk-istismarcisina-evlilik-affina-karsi/">TCK 103 Kadın Platformu &#8216;Çocuk İstismarcısına Evlilik Affı&#8217;na Karşı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Kardeşleri toplumsal Barış İçin Yola Çıktı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/24/turkiye-kardesleri-toplumsal-baris-icin-yola-cikti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Sep 2018 09:33:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AFS Gönüllüleri Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Afs Gönüllüleri Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Kültürlerarası Öğrenme Federasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[EFIL]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[Isparta]]></category>
		<category><![CDATA[Kültürlerarası Diyalog Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Kültür Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=30804</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kültürlerarası iletişim ve öğrenme alanında çalışmalar yürüten Türk Kültür Vakfı (TKV) ve AFS Gönüllüleri Derneği’nin (AFSGD) düzenlediği Türkiye Kardeşleri’ne bu yıl 12 ilden öğrenciler, öğretmenler ve onları misafir edecek aileler katılıyor. Dördüncüsü düzenlenen programın bu yılki sloganı: “Farklılıklarımızla Bir Aradayız, Renklerimizle Zenginiz”</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/24/turkiye-kardesleri-toplumsal-baris-icin-yola-cikti/">Türkiye Kardeşleri toplumsal Barış İçin Yola Çıktı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Kardeşleri Yurt İçi Değişim Programı, bu yıl 21 &#8211; 30 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek. 12 ilden katılımcılar, program sonunda Ankara’da düzenlenecek iki günlük zirvede bir araya gelecek. Dördüncüsü düzenlenen Türkiye Kardeşleri’ne bu yıl Adana, Aydın, Bursa, Diyarbakır, Edirne,Erzincan, Eskişehir, Isparta, Kars, Rize, Uşak ve Zonguldak’taki liselerden 164 öğrenci ve 36 eğitimci ile gönüllü aileler katılacak. Bir hafta boyunca başka bir şehirdeki aileler tarafından konuk edilecek gençler çeşitli kültürel, eğitsel ve gönüllü faaliyetlere katılacak ve farklı kültürel yapıları deneyimleyecek. Sivil toplum, aktif yurttaşlık ve kültür üzerine gönüllüler tarafından gerçekleştirilecek atölye çalışmalarında <strong>“Önyargılarımız nerelerden kaynaklanıyor?”, “Bir arada yaşamın temelilkeleri neler olabilir?”, “Kültürü etkileyen unsular nelerdir?”</strong> gibi sorulara hep birlikte cevap aranacak. Program sırasında Avrupa Kültürlerarası Öğrenme Federasyonu’nun (EFIL) her yıl Eylül ayının son Perşembe günü olarak belirlediği vedeğişim haftasının son gününe denk gelen Kültürlerarası Diyalog Günü, çeşitli etkinliklerle kutlanacak.</p>
<p>Program katılımcıları bir haftanın ardından 28 Eylül’de Ankara’da gerçekleşecek Türkiye Kardeşleri Zirvesi’ne katılacak. Zirve sırasında gençler deneyim paylaşımı ve takım çalışması yaparken, eğitimciler içinse kültürlerarası öğrenme eğitimleri gerçekleştirilecek. Türk Kültür Vakfı ve AFS Gönüllüleri Derneği’nin iş birliği ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın izni ile 2015’ten beri her yıl yürütülen Türkiye Kardeşleri Programı, katılımcı gençlerin kültürlerarası öğrenme, aktif yurttaşlık ve sosyal yeterliliklerini geliştirerek toplumsal barışa katkıda bulunmayı amaçlıyor.</p>
<p><strong>“Farklılıklara dair önyargıların azaldığını gözlemledik”</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-30806" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/MG_8696-640x427.jpg" alt="" width="640" height="427" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/MG_8696-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/MG_8696-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/MG_8696.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/MG_8696-610x407.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/MG_8696-320x213.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Liseli gençlerin bir hafta boyunca farklı bir ilde misafir edilmesini, kültürlerarası öğrenmeeğitimlerine katılmalarını ve sosyal sorumluluk çalışmalarında yer almalarını sağlayan TürkiyeKardeşleri Programı’na dair konuşan Türk Kültür Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Sinemis Candemir: “Geçen yıllarda gerçekleşen programlardan sonra programın gençlere ne kazandırdığı konusunu katılımcı eğitmenler, gençler ve gönüllülerimizle birlikte değerlendirdik ve programın gençler üzerinde birçok olumlu değişim yarattığını gözlemledik. Programa katılan gençlerin farklılıklara dair önyargıları azalıyor, toplumsal farkındalıkları artıyor, özgüvenlerinde, sosyalleşme ve iletişim becerilerinde artış oluyor. AFS Gönüllülerinin kültürlerarası öğrenme konusundaki deneyimleri ve özverili çalışmaları sayesinde bir haftalık bir sürede bile bu değişimi yaratabildik.” dedi. “Programımız aracılığıyla toplumsal barışa katkı sağlayan bağışçılarımıza teşekkürler” Sivil Toplum Kuruluşları’nın toplumsal fayda üretmek için gerçekleştirdikleri projelerde en çok bireysel bağışlara ihtiyaç duyduğunu belirten Candemir, bu yılki program için bireysel bağışçılardan bir miktar da olsa destek alabildiklerini belirtti. Candemir, “2017 yılında gerçekleşen İstanbul Maratonu’nda Türkiye Kardeşleri Programı için koşan koşucularımıza maddi destekte bulunan bağışçılarımız sayesinde bu sene daha fazla gence ulaştık. Bize destek olarak toplumsal barışa katkı sağlayan bağışçılarımıza teşekkür ederiz.” ifadesini kullandı.</p>
<p>AFS Gönüllüleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Selva Aydıner ise Türkiye Kardeşleri’yle ilgili şöyle bilgi verdi: “2015 yılında 3 şehir ve 21 öğrenciyle başlayan Türkiye Kardeşleri’nin bugün 12 şehir ve 164 öğrenci ile birlikte 36 eğitimciye ulaşmış olması heyecan verici. Biz bu yola çıkarken aklımızda kültürlerarası farklılıklar tarafından beslenen olumsuz önyargıların barışa engel olduğu ve bu farklılıklarla yalnızca ülkeler arasında değil aynı ülke içinde de sıklıkla karşılaşıldığı düşüncesi vardı. Biz inanıyoruz ki birbirimizi tanıyarak ortak değerler ve deneyimler paylaşmamızın karşısında hiçbir önyargı, hiçbir ötekileştirme, hiçbir ayrımcılık duramaz. Türkiye gibi onlarca medeniyetten izler taşıyan çok kültürlü bir coğrafyada toplumsal barışa katkıda bulunmak için kültürlerarası anlayış, saygı ve bir aradalık arzusunu güçlendirmemiz gerekiyor. Geçtiğimiz yıl programa katılan öğrenciler tarafından belirlenen “Farklılıklarımızla bir aradayız, renklerimizle zenginiz” sloganı aslında bütün bu hislerimizi çok iyi anlatıyor. Bu hislerimizin program faydalanıcıları tarafından benimsenmesi bizi çok gururlandırıyor; Türkiye Kardeşleri’yle ve diğer çalışmalarımızla elimizden geldiğince toplumun bütün renklerini bir araya getirerek, birbirlerini tanımlarını ve birbirlerinden öğrenmelerini sağlamaya devam edeceğiz..</p>
<p><strong>“Bir haftalık arkadaşlıklardan sonra bile gözyaşları ile ayrılabilineceğini gözlemledik.”</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-30807" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/MG_8764-640x386.jpg" alt="" width="640" height="386" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/MG_8764-640x386.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/MG_8764-1024x617.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/MG_8764.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/MG_8764-610x368.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/MG_8764-320x193.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Programa 2017 yılında Bursa’dan Adana’ya giderek katılan öğretmen Berna Baştaymaz: “Bu projeyle ‘ben yapabilirim’ başardık. Bu projeyle ailelerin önyargılarını yıktık. Bu proje ile eğlendik. Bu proje ile bir haftalık arkadaşlıklardan sonra bile gözyaşları ile ayrılabilineceğini gözlemledik.”</p>
<p><strong>“Küçüklüğümün hayallerini yaşama imkânını sunduğunuz için size çok teşekkür ederim.”</strong></p>
<p>Programa bu yıl Aydın’dan Eskişehir’e giderek katılacak Fatma Nur Göçer: Hayallerimin şehrinde bir hafta geçirecek olmanın heyecanıyla yanıp tutuşurken, yola çıkmayı sabırsızlıkla bekliyorum. Küçüklüğümün hayallerini yaşama imkânını sunduğunuz için size çok teşekkür ederim.&#8221;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-30808" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/IMG_9508-640x427.jpg" alt="" width="640" height="427" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/IMG_9508-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/IMG_9508-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/IMG_9508.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/IMG_9508-610x407.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/IMG_9508-320x213.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>Türk Kültür Vakfı Hakkında</strong></p>
<p>1974’ten beri yurtdışı ve yurt içinde kültürlerarası iletişim programları, projeleri ve eğitim faaliyetleri gerçekleştiren Türk Kültür Vakfı’nın İstanbul, Ankara, Adana ve İzmir’de ofisleri bulunuyor. Vakıf, 18 yaş altı için düzenlediği AFS Kültürlerarası Programları başta olmak üzere 18 yaş üstü için organize ettiği AFS Next Programları’nı, 35 yaş üstü aktif gönüllüler için yürüttüğü EVA ve ADAM Programları’n yürütüyor, kültürlerarası iletişim ve öğrenme alanında topluma hizmet ediyor. Avrupa’daki AFS Organizasyonları ile birlikte kültürlerarası öğrenmenin ve küresel eğitimin dünya üzerinde yaygınlaşmasını amaçlayan Avrupa Kültürlerarası Eğitim Federasyonu’nun (EFIL) da kurucu üyesi olan Türk Kültür Vakfı, Balkanlardan Avrupa’ya, Güney Amerika’dan Uzakdoğu ve Güney Asya’ya kadar toplam 49 ülke ile çalışıyor. Vakıfla ilgili ayrıntılı bilgiye www.turkkulturvakfi.org.tr sayfasından erişebilirsiniz.</p>
<p><strong>AFS Gönüllüleri Derneği</strong></p>
<p>AFS Gönüllüleri Derneği büyük bir kısmı AFS Kültürlerarası Programları’na katılmış gönüllüler tarafından, toplumda kültürlerarası anlayışı ve aktif yurttaşlık bilincini güçlendirmek amacıyla 1999 yılında kuruldu. Dernek, İstanbul, Ankara, İzmir, Eskişehir ve Adana’daki yerel birimleriyle AFS Kültürlerarası Programları’nın Türkiye’deki saha çalışmalarını sürdürüyor, sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı gençlerin bu programlardan daha fazla yararlanabilmeleri için burs olanakları sunuyor, kültürlerarası etkileşime olanak sağlayan gençlik değişimleri, projeler ve etkinlikler yürütüyor ve her yaştan bireyin küresel yeterliliklerini arttırmak amacıyla formal olmayan eğitsel faaliyetler düzenliyor. Dernek hakkında daha fazla bilgiye www.afsgonulluleri.org sayfasından erişebilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/24/turkiye-kardesleri-toplumsal-baris-icin-yola-cikti/">Türkiye Kardeşleri toplumsal Barış İçin Yola Çıktı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mor Dayanışma ve Kampüs Cadıları 3. Kadın Kampı Sonuç Metni</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/09/mor-dayanisma-ve-kampus-cadilari-3-kadin-kampi-sonuc-metni/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Aug 2018 08:38:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Mor Dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Batman]]></category>
		<category><![CDATA[Burdur]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Denizli]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[Kampüs Cadıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=29562</guid>

					<description><![CDATA[<p>3,4,5 Ağustos 2018 tarihinde "Özgürlük Yanı Başımızda, Ellerimizde, Kadınlar Nerdeyse Orada" şiarıyla  İstanbul, Antakya, Mersin, Adana, İzmir, Antalya, Aydın, Denizli, Burdur, Muğla, Afyon, Ankara, Eskişehir, Çanakkale, Bursa, Edirne, Sakarya, Diyarbakır, Şırnak, Batman, Dersim’den tüm farklılıklarıyla bir araya gelen 300’ü aşkın kadın, Balıkesir Gönen Kemal Türkler Tesisleri'nde gerçekleşen Mor Dayanışma ve Kampüs Cadıları  3. Kadın Kampında toplandı. Bir dizi atölye ve etkinliklerin ardından hazırlanan sonuç bildirgesi kamuoyuyla paylaşıldı . </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/09/mor-dayanisma-ve-kampus-cadilari-3-kadin-kampi-sonuc-metni/">Mor Dayanışma ve Kampüs Cadıları 3. Kadın Kampı Sonuç Metni</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Güçleniyor, Büyüyor, Sınırları Aşıyoruz; </strong><strong>Özgürlük Yanı Başımızda, Ellerimizde, Kadınlar Neredeyse Orada!&#8221;</strong></p>
<blockquote><p>24 Haziran’da gerçekleştirilen baskın seçimle, tek adam rejiminin kurumsallaşmasının önü açılmış ve faşizme doğru yönelim, güç kazanmış oldu. 24 Haziran&#8217;a giden sürece bakacak olursak; seçim süreci, baskı ve korku ortamının arttığı, hukukun ve ifade özgürlüğünün fiili zorla yok edildiği, nefes almanın bile zorlaştığı bir ortamda ve medya ambargosu içinde yaşandı.</p>
<p>Sermayenin neoliberal politikalarının sözcüsü AKP/Erdoğan iktidarı, iktidara geldiği andan itibaren toplumsal yaşam içinde gerici-muhafazakar bir dönüşüm gerçekleştirmeye çalışıyor. Bu dönüşümü gerçekleştirmeye çalışırken, tek adam diktatörlüğü yürüyüşüne karşı en önde duran kadınların yaşamlarını hedef alıyor.</p>
<p>16 yıla yayılarak gerçekleştirilen bu dönüşümle, giydiğimiz kıyafetten attığımız kahkahaya, kaç çocuk doğuracağımıza ve gün boyunca nerede ne zaman olabileceğimize dek müdahale edilerek, bütün yaşamımız üstünde zaten var olan erkek tahakkümü daha da artırıldı.</p>
<p>Kadın düşmanı söylemler ve ardı ardına çıkarılan yasalarla, erkek egemen politikalar sürekli daha geniş alanlarına yayılıyor ve derinleştiriliyor.</p>
<p>Daha da ötesinde, biz kadınların üzerindeki her türlü aşağılama, baskı ve şiddet toplum nezdinde meşrulaştırılıyor.</p>
<p>Bütün erkekler kadınları aşağılama ve şiddet kullanmayı kendi hakları olarak görüyor; taciz, şiddet ve cinayetler artarak sürüyor.</p>
<p>Çıkarılmaya çalışılan son yasa tasarısıları bunun en sıcak ve açık örneği.</p>
<p>-Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı  birleştirilip Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı&#8217;na dönüştürüldü. Artan çocuk istismarı ve cinayetlerinin arka planını irdelemek yerine &#8220;sonuca yönelik cezalarla&#8221; yaşanan toplumsal çürüme örtbas edilmeye çalışılıyor.Kadın düşmanı yeni yasalarla, kadınlar evlere ve suskunluğa hapsedilmeye çalışılıyor.</p>
<p><strong>Kadınların isyanı her yerde</strong></p>
<p>Kürtaj eylemlilikleri, Gezi direnişi, Özgecan isyanı, cinsel istismar yasasına karşı ortaya çıkan kadın tepkisi ve son olarak OHAL’e rağmen 8 Mart eylemlilikleriyle kadınlar, yeni bir süreci başlattı.</p>
<p>Kadınların isyanının şehirlerin merkezlerinde yarattığı cesaret ve umut, yerellerde de yankı yarattı.</p>
<p>Bizler yerellerden yola çıkarak yayılıp çoğalan ve zenginleşen direnişlerin ya da biriken öfkenin ve direnme eğilimlerinin içinde olmaya, yerel çabaları ortak bir direniş ağında toplamaya çalıştık. Artan öfkemiz ve biriktirdiğimiz deneyimlerle 3-4-5 Ağustos’ta Mor Dayanışma ve Kampüs Cadıları 3. Kadın Kampı’nı ülkenin pek çok yerinden, farklı hikayelerini heybesine toplayarak gelen kadınlarla gerçekleştirdik.</p>
<p>Kampa gelirken arkamıza bir yıl boyunca pek çok il, üniversite ve mahallede yaptığımız örgütlenme çalışmalarını aldık. Güçlendik, büyüdük ve erkek egemenlerin bizlere çizdiği sınırları aştık!</p>
<p>Ev ev sokak sokak dolaşarak kampüslerde toplanarak dayanışmaya çağırdığımız kadınlarla ortaklaşarak yaptığımız paneller, söyleşi ve forumlar, atölyeler, bilinç yükseltme grupları, akademiler ve toplantıların bir ortaklaşma alanı olan bu kamp, aynı zamanda kadın mücadelesinde başka bir eşiğe işaret ediyor.</p>
<p>Baskı ve şiddetin arttığı bu günlerde muhalefetin tek sözcüsü olan ve sokaklardan asla geri adım atmayan kadınlar olarak iddiamız büyük ve gerçekçi.</p>
<p>Bizi ezmek, taciz etmek ve tecavüze etmek hatta öldürerek yok etmek isteyenlere inat,  bütün kadınlar özgürleşene ve yaşam alanlarımız bizim olana kadar mücadeleyi sürdüreceğiz.</p>
<p><strong>Özgürlük Ellerimizde!</strong></p>
<p>Feminist araştırmacı-yazar Hülya Osmanağaoğlu katılımı ile “Yeni Türkiye”de Kadın Mücadelesi tartışmasından, örgütlenme deneyimlerini aktarmaya; “Feminist bir yaşam”, çocuk istismarı, görünmeyen emek, beden, dil, mülteci kadınlar, yaratıcı yazarlık, bağımsızlık korkusu, ekofeminizm, LGBTİ+ atölyelerinden, gazeteci Sibel Yükler ile medya ve kadın tartışmasına, Ayten Kaya Görgün’ün katılımı ile “Çatlak Kızlar Sağlam Kapıda”  ve Hande Ortaç ile “Kankurutan” kitaplarının tartışmasından, yönetmen Cemre Yılmaz ile film atölyesine, yogaya zumbaya halaylara kadar dolu dolu bir kamp programı ile kadınlarla yan yana, omuz omuza geldik.” dedi.</p>
<p>Sözde kalkan ama fiiliyatta devam eden OHAL koşullarında gerçekleştirdiğimiz bu toplanma ve yaşamı yeniden kurma iradesi, kadın özgürlük mücadelesinde ileriye doğru bir adımdır.</p>
<p>İsyanın ve öfkenin örgütleyicisi olarak, patriyarkal kapitalizme karşı evlerden, mahallelerden, atölyelerden, sokaklardan, mutfaklardan, fabrikalardan, iş yerlerinden çıkıp başkaldırıyor, özgürlüğe kanat çırpıyoruz.</p>
<p>Yaşamı ve özgürlüğü istiyoruz, kadın dayanışmasıyla kazanacağız!</p>
<p>Şimdi kadınların isyanını örgütlülüğe, kadınların öfkesini iradeye dönüştürme vakti!</p>
<p>Şimdi yaşamı, mahalleleri, sokakları, kampüsleri mora boyamak için Mor Dayanışma ve Kampüs Cadıları’nda buluşma vakti!</p>
<p><strong>Özgürlük yanı başımızda, ellerimizde, kadınlar neredeyse orada! </strong></p></blockquote>
<p>MOR DAYANIŞMA ve KAMPÜS CADILARI</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/09/mor-dayanisma-ve-kampus-cadilari-3-kadin-kampi-sonuc-metni/">Mor Dayanışma ve Kampüs Cadıları 3. Kadın Kampı Sonuç Metni</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de İklim: Afetler Artıyor ve Bunun Farkındayız</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/09/turkiyede-iklim-afetler-artiyor-ve-bunun-farkindayiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Jul 2018 11:43:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Afet]]></category>
		<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[Kahramanmaraş]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[kuraklık]]></category>
		<category><![CDATA[meteoroloji]]></category>
		<category><![CDATA[sıcaklık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=28558</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya’da ve Türkiye’de iklim değişikliği ile afetler arasındaki tartışmaya dair durumu veriler ile ortaya koyan çalışma kapsamında dört temel soruya cevap arandı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/09/turkiyede-iklim-afetler-artiyor-ve-bunun-farkindayiz/">Türkiye’de İklim: Afetler Artıyor ve Bunun Farkındayız</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Analizin son kısmında ise son yıllarda ülkemizde giderek artan afetler de derlendi. Bu önemli hasarlara ve sosyal ve ekonomik sorunlara yol açan afetlerde iklim değişikliğinin parmağının olması muhtemel görünüyor.</p>
<p><strong>İklim Değişikliği ile Meteorolojik Afetler Arasında İlişki Var mı?</strong></p>
<p><em><strong>İklim değişikliği ile sel, kuraklık ve benzeri aşırı hava olaylarının sayısı ve sıklığının artması arasında ilişkiyi gösteren birçok bilimsel araştırma bulunuyor</strong>.</em></p>
<p>IPCC, WMO, NASA ve birçok bilimsel kuruluş, iklim değişikliği yüzünden <a href="https://earthobservatory.nasa.gov/Features/RisingCost/rising_cost5.php" target="_blank" rel="noopener">küresel ortalama sıcaklıkların artacağını</a> <a href="http://www.ssec.wisc.edu/~kossin/articles/Chapter_2.pdf" target="_blank" rel="noopener">ve bunun da kuraklık riskini</a>, <a href="http://www.mdpi.com/1660-4601/15/3/538/pdf" target="_blank" rel="noopener">düzensiz ve aşırı yağış sıklığı</a> ve miktarını ve <a href="https://www.wmo.int/pages/prog/dra/vcp/documents/7607_Climate-Change-DRR.pdf" target="_blank" rel="noopener">fırtına gibi aşırı hava olaylarının sıklık ve şiddetini yükseltebileceğini</a> ortaya koyuyor. Son yıllarda sayıları hızla artan atıf çalışmaları sayesinde insan kaynaklı iklim değişikliği ve aşırı hava olayları arasındaki bağlantılara dair ispatlar ve olay bazlı kanıtlar da giderek çoğalıyor.</p>
<ul>
<li>Bilim insanları, Haiyan Tayfunu’ndan Kaliforniya’daki kuraklığa kadar hava olaylarını inceledikleri 140’dan fazla çalışma yayımladılar.</li>
<li>Bu çalışmalara dair yapılan bir analiz, bu afetlerin %63’ünde iklim değişikliğinin parmağı olduğunu ve bu afetlerin daha şiddetli yaşanmasına neden olduğunu ortaya koyuyor. Sıcak hava dalgaları bu tür olayların yaklaşık yarısını temsil ederken (%46), kuraklık %21’ini, şiddetli yağışlar veya seller ise %14’ünü oluşturuyor.</li>
<li>Şu anda Güney Asya ise giderek şiddetlenen Maria kasırgası nedeniyle tetikte. Rüzgar hızı şimdiden 140 km’yi aşan Maria Kasırgası, Çin, Japonya ve Filipinler’i tehdit ediyor. Süper tayfun kategorisine giren bu kasırganın olduğu bölgede de iklim değişikliğinin bu afetlerde parmağı olduğunu gösteren çalışmalar bulunuyor.</li>
</ul>
<p><strong>Türkiye’de Hava Durumu Nasıl? Sıcaklıklar Artıyor mu?</strong></p>
<p><strong><em>Meteoroloji Genel Müdürlüğü verileri, Türkiye’de ortalama sıcaklıkların giderek arttığını, ortalama yağışların azalma eğilimi gösterdiğini, ortalama nemin azaldığını ve buharlaşmanın ise arttığını gözler önüne seriyor.</em></strong></p>
<p>2017 yılında, Türkiye’de ortalama sıcaklık 1970 yılına göre 1,5 derece artarak <a href="https://www.mgm.gov.tr/FILES/Haberler/2018/2017SicaklikveYagisDegerlendirmesi.pdf">14.2</a> derece olarak gerçekleşti. 1981-2010 ortalamasının 13,5 derece olduğunu göz önüne alırsak ortalama artış 0.7 derece oluyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü, “Türkiye ortalama sıcaklıklarında 1998 yılından bu yana (2011 yılı hariç) süreklilik arz eden bir artış”olduğunu ifade ediyor.</p>
<p>İklim değişikliği konusunda sıkça irdelenen diğer bir başka konu da yağış miktarı ve sıklığıdır. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, “2017 yılı, Türkiye yıllık alansal ortalama toplam yağışı 506.6 mm ile 1981-2010 normalinin (574 mm) %12 altında gerçekleşti.” Kurumun, “2017 Yılı Sıcaklık ve Yağış Değerlendirmesi”ne göre 1990 yılından günümüze kadar yağış miktarında azalma eğilimi bulunurken, “2017 yılında, 1990 yılından günümüze kadar görülen azalmaların üçüncüsü gerçekleşti”.</p>
<p>Bu veriler Türkiye’de sıcaklıkların artarken, yağışların ise azalmakta olduğunu ortaya koyuyor. İklim bilimi ve iklim değişikliği ile meteorolojik hava olayları arasındaki ilişki açısından önem arz eden diğer veriler ise nem ve buharlaşma verileridir. Nem ve buharlaşma verileri bir yandan uzun vadeli kuraklık gibi afetler ile ilişkiliyken diğer bir yandan ise aşırı yağışlar ve fırtınalar gibi kısa vadeli meteorolojik afetler ile doğrudan ilişkilidir. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verileri 1970’e göre günümüzde Türkiye’de ortalama nemin azaldığını işaret ederken buharlaşmanın ise azalma eğilimi gösterdiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>İklim değişikliğinin aşırı (ekstrem) sıcaklıkları da etkilediğine dair birçok bilimsel çalışma bulunuyor. Türkiye’de yaz ayları maksimum sıcaklık ortalamaları artarken, kış ayları minimum sıcaklık ortalamaları düşme eğilimi gösteriyor. Türkiye’nin daha sıcak, daha az yağış alan ve daha yüksek buharlaşmanın olduğu bir iklim ile karşı karşıya olduğunu ifade edebiliriz.</p>
<p><strong>Türkiye’de Afet Sayıları ve İstatistikleri Neler Söylüyor?</strong></p>
<p><strong><em>Çalışmalar Türkiye’de afetlerin, başta fırtına, sel ve don olmak üzere giderek arttığını ve aynı zamanda giderek şiddetlendiğini de ortaya koyuyor. Diğer bir yandan ise uzun vadeli veriler, Türkiye’nin genel ikliminde sıcaklık artışları yaşandığını, yağışların ve nemin düştüğünü, buharlaşmanın ise arttığını gösteriyor. Bütün bu gözlemler Türkiye’de beklenen iklim değişikliği etkileri ile de bire bir uyumlu görünüyor.</em></strong></p>
<p>Türkiye’de 2017 yılında <a href="https://www.mgm.gov.tr/FILES/Haberler/2018/2017AfetDegerlendirme.pdf" target="_blank" rel="noopener">598</a>, 2016 yılında <a href="https://www.mgm.gov.tr/FILES/genel/kitaplar/dogalafet-2016.pdf" target="_blank" rel="noopener">654</a>, 2015 yılında ise <a href="https://www.mgm.gov.tr/FILES/Haberler/2016/2015afet.pdf" target="_blank" rel="noopener">731</a> meteorolojik afet gözlemlendi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre de bahsi geçen bu üç yıl, 1940’lardan beri ülke tarihinde en çok meteorolojik afetin görüldüğü yıllar olarak ön plana çıkıyor. Bu afetlere dair diğer bir çarpıcı veri ise karakteristikleri konusundadır. Son üç yılda Türkiye’deki afetlerin ortalama %80’inden fazlası fırtına, şiddetli yağış/sel ve dolu afeti olarak gerçekleşti.</p>
<ul>
<li>2017 yılında gözlenen meteorolojik karakterli doğal afetler içinde fırtına (%36), şiddetli yağış/sel (%31) ve dolu afeti (%16) ile ilk sıralarda yer alıyor.</li>
<li>2016 yılı içerisinde ülkemizde meydana gelen meteorolojik karakterli doğal afetlerin yarısına yakınını fırtınalar (%45) oluşturdu. İkinci sırada kuvvetli yağış ve sel olayları (%20) yer alırken bunu %15’lik dilim ile dolu olayları takip ediyor.</li>
<li>2015 yılında gözlenen meteorolojik karakterli doğal afetler içinde fırtına-hortum (%31), şiddetli yağış ve sel (%31) ve dolu afeti (%15) ilk sıralarda yer alıyor.</li>
</ul>
<p>Meteorolojik gözlemler Türkiye’de fırtına ve sel/aşırı yağış ile don sayısının giderek arttığını gözler önüne seriyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2016 yılındaki bir değerlendirmesine göre, “2000 yılından sonraki yıllarda sel olaylarında ciddi artışlar olmuştur. Son 10 yılda hemen hemen 50 ve daha fazla sayıda sel olayı gerçekleşti”. 2015, 2016, 2017 yılları son 20 yılda en çok dolu afetinin yaşandığı beş yıldan üçü olarak da ön plana çıkıyor. Ülkemizde, 2015 yılında <a href="https://www.mgm.gov.tr/FILES/Haberler/2016/2015afet.pdf" target="_blank" rel="noopener">226</a>, 2016’da <a href="https://www.mgm.gov.tr/FILES/genel/kitaplar/dogalafet-2016.pdf" target="_blank" rel="noopener">292</a>, 2017 yılında ise <a href="https://www.mgm.gov.tr/FILES/Haberler/2018/2017AfetDegerlendirme.pdf" target="_blank" rel="noopener">215</a> fırtına/hortum olayı gerçekleşti. “Uzun yıllar fırtına afeti sayılarına bakıldığında, son 10 yıl içerisinde fırtına afet sayısının önceki yıllara göre daha fazla yaşandığı görülüyor”. 2016 yılı, aynı zamanda, “Son 10 yılda yaşanan afetler arasında ise en fazla sel afet yaşanan yıl olarak kayıtlara geçmişti”.</p>
<p><strong>Bu Konuda Toplum Ne Diyor?</strong></p>
<p><strong><em>Türkiye’de insanlar sel, fırtına, aşırı sıcaklık ve kuraklık gibi afetlerin giderken arttığını düşünüyor.</em></strong></p>
<p>Bu konuda halkın ne düşündüğünü ortaya koyan en son çalışma, İklim Haber ve KONDA Araştırma ile beraber yapıldı. Seçimlerin başarılı anket şirketlerinden KONDA Araştırma’nın Türkiye’de yürüttüğü saha çalışmasında, “Türkiye’de sel, fırtına, aşırı sıcaklık, kuraklık gibi düzensiz hava olaylarının arttı mı, azaldı mı?” sorusu toplam 2595 kişiye soruldu. Araştırmanın sonuçlarına göre Türkiye toplumu da meteorolojik afetlerin sayısının arttığını gözlemliyor. Ankete katılanların %76,3’ü bu soruya “arttı” diye cevap verirken, sadece %6,5’lik bir kesim “azaldı” diye <a href="https://www.iklimhaber.org/iklimarastirmasi2018/" target="_blank" rel="noopener">cevap veriyor.</a>Araştırma aynı zamanda Türkiye’nin %87’sinin “iklim değişikliği var” dediğini de gözler önüne seriyor.</p>
<p><strong>Afetler ile İklim Değişikliği Konusunda Türkiye’de Durum Ne?</strong></p>
<p><strong><em>Bilim çevreleri ve kamu kuruluşları, Türkiye’de de, küresel iklim değişikliğinin benzer bir biçimde meteorolojik doğal afetlerin hem sıklığını hem de etkisini artırma riski olduğunu belirtiyor.</em></strong></p>
<p>Mikdat Kadıoğlu, IPCC’nin Küresel İklim Modelleri ile yaptığı projeksiyonlara göre 2030 yılında Türkiye’nin de büyük bir kısmının oldukça kuru ve sıcak bir iklimin etkisine girebileceğini ve sıcaklıkların kışın 2 derece, yazın ise 2 ila 3 derece artabileceğini söylüyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü ise bir yandan dünya genelinde “küresel iklim değişikliğinin de etkisiyle, meteorolojik, iklimsel ve hidrolojik afetlerin oluşum sayılarında ciddi artışlar olduğunu” ifade ederken, Türkiye’nin 6. Ulusal İklim Değişikliği Bildirimi’nde ise tüm Türkiye’de sıcaklıkların yükselmekte, yaz günleri ve sıcak gün sayısının artmakta ve tüm meteorolojik istasyonlarda toplam yağışlarda azalma olduğu ortaya konuluyor.</p>
<p>Türkiye’de artan aşırı hava olayları ile iklim değişikliği arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmaya neredeyse hiç rastlanmıyor. Bu konuda ender çalışmalardan biri 29 Aralık 2016’da Mersin’de gerçekleşen sele dair yapıldı., “29 Aralık 2016 Mersin Selinin Meteorolojik Analizi ve İklim Değişikliği Bağlantısı” adlı çalışma, Kimya Y. Müh. Ömer Erdal Bilici ve Prof. Dr. Ayşe Everest tarafından gerçekleştirildi.</p>
<p><strong>2018 Yılı Afet Günlüğü:</strong></p>
<ul>
<li>Ocak ve Şubat ayında Türkiye’nin birçok yerinden fırtına ve aşırı yağış haberleri geldi: <a href="https://www.sozcu.com.tr/2018/gundem/yahyaliyi-sel-ve-heyelan-vurdu-2318026/" target="_blank" rel="noopener">Kayseri’yi</a>, <a href="http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yasam/547112.aspx" target="_blank" rel="noopener">Aydın’ı</a> fırtına vurdu, Şanlıurfa’nın ilçesi <a href="https://tr.sputniknews.com/turkiye/201801271031992910-sanliurfa-siverek-sel-aldi/" target="_blank" rel="noopener">Siverek’i</a> sel aldı. <a href="https://www.yenisafak.com/gundem/meteorolojiden-mersin-icin-kuvvetli-yagis-uyarisi-2991948" target="_blank" rel="noopener">Antalya ve Mersin’de</a> aşırı yağışlardan dolayı okullar tatil edildi, eğitim sekteye uğradı. <a href="https://www.cnnturk.com/turkiye/firtina-ve-hortum-kemeri-yikti-gecti" target="_blank" rel="noopener">Fırtına</a> Antalya’nın Kemer ilçesinde etkili oldu. İzmir’deki <a href="https://www.ntv.com.tr/galeri/turkiye/izmirde-firtina-deniz-tasti-isyerlerini-su-basti,tPZaCCY-ikqsVUZ9E2MVnA" target="_blank" rel="noopener">fırtınada</a>, deniz taştı, iş yerlerini su bastı.</li>
<li>Mart ayının özellikle son haftasında Türkiye’nin dört bir yanında aşırı yağışlar görüldü. Meteoroloji Genel Müdürlüğü, <a href="https://www.sozcu.com.tr/2018/gundem/meteorolojiden-butun-yurda-son-dakika-saganak-yagis-uyarisi-2316610/" target="_blank" rel="noopener">bütün yurtta</a> aşırı yağış uyarısı verdi. <a href="http://www.haberantalya.com/siddetli-yagmur-devam-edecek-sel-ve-hortum-uyarisi-antalya-hava-durumu/428295/" target="_blank" rel="noopener">Antalya’da</a> metre kareye 149 kg yağış düştü. <a href="https://www.takvim.com.tr/guncel/2018/03/03/firtina-istanbulu-vurdu-yagmur-doluya-dondu" target="_blank" rel="noopener">İstanbul’da</a> sel ve dolu hayatı felç etti. <a href="http://www.hurriyet.com.tr/gundem/edirnede-nehirlerde-kirmizi-taskin-alarmi-su-daha-da-yukselecek-40786844" target="_blank" rel="noopener">Edirne’de</a> aşırı yağışlar Tunca ve Meriç nehirlerinin taşmasına neden oldu.</li>
<li>Nisan ayında <a href="http://www.hurriyet.com.tr/gundem/sel-sulari-can-aldi-40849801" target="_blank" rel="noopener">Bursa</a>, <a href="http://www.mynet.com/haber/guncel/dha-yurt-hatayda-saganak-yagis-sele-donustu-4056678-1" target="_blank" rel="noopener">Hatay</a> ve Şanlıurfa’nın <a href="http://www.ensonhaber.com/sele-kapilan-cocugun-kurtarilma-ani-kamerada.html" target="_blank" rel="noopener">Birecik</a> ilçesi sel ile mücadele etmek zorunda kalırken, <a href="http://www.hurriyet.com.tr/gundem/zarar-buyuk-agaclari-kokunden-soken-firtina-40803357" target="_blank" rel="noopener">Adana’da</a> fırtına ağaçları kökünden söktü. Mayıs ayında ise <a href="http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/ankara-da-saganak-yagis-metro-merdivenlerini-selaleye-cevirdi-535252.html" target="_blank" rel="noopener">Ankara’da</a> sel felaketi kent yaşamını sekteye uğrattı. Yetkililerce “500 yılda olabilecek bir afet” olarak adlandırılan <a href="https://onedio.com/haber/ankara-da-10-dakikalik-yagis-sele-donustu-araclar-suruklendi-6-kisi-yaralandi-821116" target="_blank" rel="noopener">sel</a>, 6 kişiyi yaraladı.</li>
<li>Haziran ayı da afetsiz geçmedi. <a href="https://www.cnnturk.com/video/turkiye/ankara-kirikkonaklarda-siddetli-yagis-sele-dondu">Ankara’yı</a> yine sel vurdu, <a href="https://www.milligazete.com.tr/haber/1613491/istanbulda-siddetli-yagis-ucaklar-inemedi-su-baskinlari-oldu" target="_blank" rel="noopener">İstanbul’da</a> şiddetli yağıştan uçaklar inemedi, su baskınları oldu. <a href="http://www.haberturk.com/tv/burasi-turkiye/video/kahramanmarasta-sel-felaketi-3-kisi-hayatini-kaybetti/499258" target="_blank" rel="noopener">Kahramanmaraş’ta</a> sel felaketinden 3 kişi hayatını kaybederken, <a href="https://www.ntv.com.tr/video/turkiye/konyada-saganak-yagmur-sele-donustu,djxs3rtqeEOuSaB-NfZENw" target="_blank" rel="noopener">Konya’da</a> sağanak yağmur sele dönüştü.</li>
</ul>
<p>Kaynak: <a href="https://www.iklimhaber.org/turkiyede-iklim-afetler-artiyor-ve-bunun-farkindayiz/" target="_blank" rel="noopener">İklim haber</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/09/turkiyede-iklim-afetler-artiyor-ve-bunun-farkindayiz/">Türkiye’de İklim: Afetler Artıyor ve Bunun Farkındayız</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
