<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dijital Şiddet arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/dijital-siddet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/dijital-siddet/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 15 Mar 2021 07:41:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Dijital Şiddet arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/dijital-siddet/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>TBİD &#8220;Dijital Şiddetin Psikolojik Etkileri&#8221; Webinarına Davetlisiniz</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/15/tbid-dijital-siddetin-psikolojik-etkileri-webinarina-davetlisiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2021 07:34:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Bilgi ve İletişim Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Şiddetin Psikolojik Etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Şiddetle Mücadele Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[TBİD]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=66999</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumsal Bilgi ve İletişim Derneği (TBİD), Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye’nin finansal desteğiyle yürüttüğü “Dijital Şiddet ile Mücadele Projesi” kapsamındaki etkinliklerine 18 Mart 2021 Perşembe günü saat 17:00-19:00 arasında düzenleyeceği “Dijital Şiddetin Psikolojik Etkileri” başlıklı webinarla devam ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/15/tbid-dijital-siddetin-psikolojik-etkileri-webinarina-davetlisiniz/">TBİD &#8220;Dijital Şiddetin Psikolojik Etkileri&#8221; Webinarına Davetlisiniz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Webinarda Psikolog Nilay Abınık, dijital şiddetin bireyler üzerindeki psikolojik etkilerini, şiddeti uygulayan fail ve şiddete maruz bırakılan kişiler açısından değerlendirecek ve özellikle kadınları, çocukları ve gençleri etkileyen dijital şiddetin yarattığı olumsuzlukları ele alacak.</p>
<p>TBİD Dijital Şiddet Mücadele Programı Koordinatörü Şevket Uyanık ve akademisyen Gülüm Şener’in kolaylaştırıcılığında gerçekleşecek olan webinarda Psikolog Abınık, katılımcıları dijital şiddetle psikolojik yönden mücadele etme yöntemleri hakkında da bilgilendirecek.</p>
<h5><strong>Katılım</strong></h5>
<p>Webinara katılmak için <a href="https://dijitalsiddet.org/webinar2/" target="_blank" rel="noopener">bu formu</a> doldurabilirsiniz.</p>
<h5><strong>Dijital Şiddetle Mücadele Projesi</strong></h5>
<p>TBİD, “<strong>Dijital Şiddetle Mücadele Projesi”</strong> ile hukuk, psikoloji, iletişim, bilişim ve dijital güvenlik alanında çalışan uzmanların ve akademisyenlerin katkılarıyla, dijital şiddet alanında toplumsal farkındalığın artırılmasını, gerekli yasal düzenlemelerin sağlanması için zemin oluşturulmasını ve dijital şiddeti önleyici pratiklerin hayata geçirilmesini hedefliyor. TBİD, proje boyunca dijital şiddetle ilgili bir dizi etkinlik gerçekleştiriyor. Her ay gerçekleştirilen dijital şiddetle mücadele webinarlarında, uzmanlar tarafından dijital şiddetin hukuki, psikolojik ve toplumsal boyutları ele alınıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/15/tbid-dijital-siddetin-psikolojik-etkileri-webinarina-davetlisiniz/">TBİD &#8220;Dijital Şiddetin Psikolojik Etkileri&#8221; Webinarına Davetlisiniz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TGS’den 8 Mart Raporu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/06/tgsden-8-mart-raporu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seda Karatabanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Mar 2019 15:07:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[8 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Emekçi Kadınlar Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Şiddet Deneyim Paylaşım Grubu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Gazeteciler Sendikası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=36028</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Kadın ve LGBTİ+ Komisyonu’nun, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesi açıkladığı Şiddet Deneyimi Paylaşım Grubu Raporu, kadın gazetecilerin meslekte uğradıkları şiddet ve taciz vakalarını ilk ağızdan aktarıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/06/tgsden-8-mart-raporu/">TGS’den 8 Mart Raporu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">TGS Kadın ve LGBTİ+ Komisyonu tarafından düzenlenen, “deneyim paylaşım grubu”na katılan 27 kadın gazeteci, Psikolog Beyza Bilal’in yürütücülüğünde meslekte yaşadığı veya tanık olduğu şiddet ve taciz olaylarını anlattı. Deneyimlerden oluşan rapor bugün TGS’in Çağaloğlu’ndaki binasında düzenlenen basın toplantısıyla duyuruldu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporu paylaşan TGS Kadın ve LGBTİ+ Komisyonu üyesi Gülfem Karakaş, kadın gazetecilere yapılandırılmış şekilde açık uçlu sorular sorulduğunu ve özellikle şiddet ve ayrımcılık konularını vurgu yapıldığını belirtti. Karakaş, psikolojik şiddet deneyimlerinde erkeklerin davranışlarının şahsına münhasır olarak algılanırken; kadınların davranışlarının “cadı”, “histerik” gibi tabirlerle dile getirildiğinin altını çizdi. </span></p>
<p><b>Tacize Uğrayan Kadın İşten Ayrılmak Zorunda Kalıyor</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şiddet Deneyim Paylaşım Grubu’na katılan kadın gazetecilerden 13’ü editör, 4’ü sayfa sekreteri, 2’si muhabir, 2’si grafiker, 1’i yurt haberleri şefi, 1’i yazı işleri müdürü, 1’i santral görevlisi, 1’i asistan ve 1’i de stajyer pozisyonunda çalışıyor. 1 katılımcı ise çalıştığı pozisyonunu belirtmedi. </span><span style="font-weight: 400;">Rapora göre, kadın gazeteciler patronların, yöneticilerin, haber kaynaklarının ve haberlerini yaptıkları kişiler tarafından tacize maruz bırakılıyor. Raporda kadınların iş yerinde patron ve yöneticilerinin şiddet veya tacizini kuruma bildirmelerine rağmen sonuç alamadıkların ve </span><span style="font-weight: 400;">tacizci erkeklerin “kariyerlerinin hafifçe zarar gördüğünü” ancak taciz mağduru kadınların işten ayrılmak zorunda bırakıldığı aktarılıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Oturuma katılan gazetecilerinden biri karşılaştığı tacizi şöyle aktarıyor:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Mesleğimin ilk yıllarında kendimden yaşça çok büyük ve üst pozisyondaki birinin tacizine uğradım. Bu kişi &#8216;Bana borcu var&#8217; diyerek muhasebeden maaşımı aldı. Daha sonra &#8216;Paranı hiç sormuyorsun, almaya niyetin yok mu?&#8217;, &#8216;Bize bir yemek ısmarlarsın artık&#8217; şeklinde söylemlerde bulundu. Birkaç kişi gidilen yemek sonrasında benden biraz daha kalmamı isteyerek &#8216;ben seni seviyorum; bankada param var&#8217; dedi ve öpmeye çalıştı. Tepki gösterdim, reddettim. Adam daha sonra msn vs. üzerinden yazmaya devam etti. Bu durum yönetim kuruluna aktarılmasına rağmen dikkate alınmadı. Üstü kapatıldı. 2 ay içinde işten ayrıldım. Yönetimle yaşadığım bir problem nedeniyle işten ayrılıyormuşum gibi aktarıldı.”  </span></p>
<p><b>Mobbing ve Ekonomik Şiddet</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadınların meslekte muhtaç durumuna düşürülmek istendiğini aktaran bir katılımcı ise yaşadıklarını şu sözlerle dile getiriyor: </span>“<span style="font-weight: 400;">Haftanın 6 günü çalıştığım iş yerimde 1 ay boyunca mobbinge maruz kaldım. “Buradan çıkarsanız ne yapacaksınız? Başka yapacak bir şeyiniz yok,” gibi söylemlerle muhtaç algısı oluşturuluyordu.” </span><span style="font-weight: 400;">Raporda mesleğin erkek mesleği olarak algılandığı ve kadın gazetecilerin meslekte terfi etmesinin oldukça zor olduğu dile getirilirken katılımcılardan biri, </span><i><span style="font-weight: 400;">“</span></i><span style="font-weight: 400;">Seni kadroya alacağız gibi vaatlerle öğrencileri stajyer olarak çalıştırıyorlar; fakat bir süre sonra verimli değilsin diyerek söylediklerini yapmıyorlar. Kendi yetkinliğimizi sorgulatarak psikolojik şiddet uyguluyorlardı. Şu an gazeteciliğe dair eski hevesim kalmadı, akademisyen olarak devam etmek istiyorum” </span><span style="font-weight: 400;">sözleriyle meslekten nasıl soğutulduğunu dile getiriyor. </span><span style="font-weight: 400;">Katılımcılar özellikle sahada çalışan muhabir meslektaşlarının fiziksel şiddete maruz bırakıldıklarını belirtiyor. Haberlerin fotoğraflarını çekmek isterken erkek foto muhabirler tarafından pek çok kez şiddete uğradıklarını ifade eden kadın gazeteciler, sahada çalışırken yaşanan itiş kakıştan dolayı temas edip dokunmaya çalışarak taciz edenlerin de olduğunu aktarıyor.</span></p>
<p><b>Dijital Şiddet</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnternet ve sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla </span><span style="font-weight: 400;">dijital şiddetin de arttığını aktaran katılımcılar, şiddettin farklı boyutlarının olduğuna dikkat çekiyor.  </span><span style="font-weight: 400;">Kadın gazetecilerden biri, sadece sosyal medya hesapları üzerinden değil aynı zamanda telefon yoluyla da tehditler aldığını belirterek,  &#8216;Seni dağa kaldırırım, tecavüz ederim&#8217; diye arandığını söylüyor. Kadın gazeteciler zaman zaman kendi kişisel telefonlarından da arandıklarını ya da &#8216;evlenme teklifi&#8217; gibi mesleki sınırın dışında gazetenin sabit telefonundan aranarak rahatsız edildiklerinin belirtiyor.</span></p>
<p><b>Cinsiyet Ayrımcılıcılığı&#8230;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çalışmaya katılan gazeteci kadınlar, cinsiyet kimliğine dayalı ayrımcılık ile ilgili gazetecilik sektöründe de cinsiyetçilik, cinsiyetçi iş bölümü ve toplum tarafından cinsiyet kimliğine atfedilen normların tekrarının olduğuna işaret ediyor. </span><b>“</b><span style="font-weight: 400;">Aynı pozisyonda çalışan bir kadınla erkeği kıyasladığımızda, erkeğin sözü daha çok geçiyor.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Meslektaşlar arasındaki tartışmalarda kadın editörlerin sözleri kolayca kesilebiliyor. Tartışmamaya özen gösterir noktada bulabiliyoruz kendimizi. Bazı erkek meslektaşlarımız ses yükselterek manipüle edebiliyor tartışmayı. Özellikle konu siyaset, dış politika ya da ekonomi gibi konularsa dışarıda bırakılabiliyoruz.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Katılımcılar, haber kaynakları ya da kanaat önderlerinin kadın gazetecinin haberinin içeriğine daha fazla müdahale etmek istemesiyle sık sık karşılaştıklarını belirtiyor. Meslekte yaşanan cinsiyet kimliğine dayalı ayrımcılığı katılımcılardan biri şöyle özetliyor: </span><b>“</b><span style="font-weight: 400;">Meslekte güzel, genç ve çekici olmak gerektiği algısı var. Böyle kişiler mesleki deneyimleri olmasa dahi işe alınabiliyorlar. Erkekler ise mesleğin sahibi oldukları için ileri yaşlara kadar meslekte kalabiliyor, saygı görüyor ve kazandıkları para evlerini geçindirmeye yetiyor. Kadınların hiçbir güvencesi yok. Sadece seçim zamanları iş bulabiliyorum.” </span></p>
<p><b>“Kadınlar Örgütlenip Yalnız Olmadığını Hissetmeli”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Katılımcılar raporda, kendi çalıştıkları alanlarda kendi yaşadıkları şiddet ve ayrımcılıkla ilgili özellikle sistematik bir sürece dönüşmüşse yorgunluk ve çaresizlik hissettiklerini aktarıyor. </span><span style="font-weight: 400;">Başka bir katılımcı ise çalıştığı kurumdaki dayanışmanın şiddet ve ayrımcılık karşısında örgütlü olmanın, savunmasız hissetmemenin de kendisi için güçlendirici olduğunu vurguluyor. </span><span style="font-weight: 400;">“Kadın emeği de erkek emeği kadar görünür olsa, eşit işe eşit ücret uygulaması olsa, kadınlar için de sektörde ilerleyebilmenin imkânları olsaydı daha güvende hissederdik.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadın gazetecilerin şiddetten korunmak için önerdiği destek mekanizmaları ise şöyle:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Şiddet ve ayrımcılıkla ilgili gazetecilik alanında tarifli başvuru mekanizmaları olması, böylece bir gazeteci şiddet ve ayrımcılıkla karşılaştığında destek alabileceği, güçlenebileceği ve şiddet uygulayan kişiye yaptırım-özeleştiri sürecinin işletilebileceği mekanizmanın varlığının şiddet ve ayrımcılığa karşı önleyici ve koruyucu olması,</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Kurum içinde çalışan sayısında cinsiyet çeşitliliğinin sağlanması için kota uygulamasının getirilmesi,</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Kadın bakış açısı ile çalışan sayısının arttırılması ve kadın bakış açısının yaygınlaştırılması,</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Karar alma mekanizmalarında kadın ve kadın bakış açısı ile çalışan yöneticilerin olması,  </span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Cinsiyetçiliğin olmaması için eşit işe eşit ücret uygulanması,</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Kadın emeğinin erkek emeği gibi görünür hale gelmesi,</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Şiddet haberlerinin cinsiyet bakış açısı olan kişilere danışılması, </span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Natrans kadın ve LGBTİ+ gazeteciler arasında dayanışma ağlarının kurulması, </span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Katılımcılar, kadın işçilerin direniş haberleri, kadın dayanışmasına dair örneklerin haberleri basında yer aldıkça kendilerinin de güçlendiğini ve şiddet ile ilgili de cezalandırma ve yasaların uygulandığına dair haberlerin yer almasının oldukça önemli olduğunu da vurguluyor. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/06/tgsden-8-mart-raporu/">TGS’den 8 Mart Raporu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Twitter Çocuk İstismarı İhbar Formundan Haberiniz Var Mı?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/01/twitter-cocuk-istismari-ihbar-formundan-haberiniz-var-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Aug 2017 07:55:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk İstismarı]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Kayıp ve İstismar Edilen Çocuklar Ulusal Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>
		<category><![CDATA[Vine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=17292</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sosyal medya platformu Twitter, çocuk istismarı içeren tweetlerin bildirimi için bir form sunuyor. Sosyal medya plaftormları, dijital şiddet ve istismarla mücadele amaçlı stratejiler geliştiriyor. Twitter’ın çocuk istismarı ihbar formu da bunlardan biri. Buradan ulaşabileceğiniz formu doldurabilmeniz için içeriğin Twitter ve video platformu Vine’da olması gerekiyor. Form, adım adım yönlendirerek içeriği paylaşıma sokan kullanıcının hesabını ve paylaşım [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/01/twitter-cocuk-istismari-ihbar-formundan-haberiniz-var-mi/">Twitter Çocuk İstismarı İhbar Formundan Haberiniz Var Mı?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sosyal medya platformu Twitter, çocuk istismarı içeren tweetlerin bildirimi için bir form sunuyor.</strong></p>
<p>Sosyal medya plaftormları, dijital şiddet ve istismarla mücadele amaçlı stratejiler geliştiriyor. Twitter’ın çocuk istismarı ihbar formu da bunlardan biri.</p>
<p><strong><a href="https://support.twitter.com/forms/cse" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Buradan ulaşabileceğiniz formu</a></strong> doldurabilmeniz için içeriğin Twitter ve video platformu Vine’da olması gerekiyor.</p>
<p><span id="more-17292"></span></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-17293 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/08/twitter-ihbar-form-2.png" alt="" width="482" height="282" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/08/twitter-ihbar-form-2.png 600w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/08/twitter-ihbar-form-2-320x187.png 320w" sizes="(max-width: 482px) 100vw, 482px" /></p>
<p>Form, adım adım yönlendirerek içeriği paylaşıma sokan kullanıcının hesabını ve paylaşım linkini istiyor. Bu paylaşımla ilgili talep ettiğiniz yaptırımı ifade etmenize olanak tanıyor ve Twitter’ın sizinle iletişim hâlinde kalması için bir e-posta adresi girmenizi istiyor.</p>
<h3>Twitter’ın çocuk istismarı politikası</h3>
<p>Twitter, politikalarında çocuk istismarına müsamaha göstermeyeceğini; çocuk cinsel istismarının kullanıldığı resimlere giden bağlantılar hakkında bilgi edindiğinde, bildirimde bulunulmaksızın Twitter&#8217;dan kaldıracağını söylüyor. Platform aynı zamanda, durumun Kayıp ve İstismar Edilen Çocuklar Ulusal Merkezi&#8217;ne (National Center for Missing &amp; Exploited Children &#8211; NCMEC) bildirileceğini; çocuk cinsel istismarını tanıtan veya güncelleme bağlantıları içeren hesapları süresiz olarak askıya alacağını <strong><a href="https://support.twitter.com/articles/20171953" target="_blank" rel="noopener noreferrer">taahhüt ediyor</a></strong>.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=24209" target="_blank" rel="noopener noreferrer">KAOS GL</a></p>
<p>Söz konusu haber <a href="http://www.kaosgl.org/yazarlar.php?id=6421" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Gözde Demirbilek</a> tarafından hazırlanmıştır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/01/twitter-cocuk-istismari-ihbar-formundan-haberiniz-var-mi/">Twitter Çocuk İstismarı İhbar Formundan Haberiniz Var Mı?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>40 Tilki İnisiyatifi ‘Flört Şiddeti’ İçin Harekete Geçti</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/20/40-tilki-inisiyatifi-flort-siddeti-icin-harekete-gecti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Uçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jun 2017 10:07:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[40 Tilki Kadın İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[flört şiddeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=16016</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Flört şiddetini engellemediğimizde, yaşanan ilişkilerin evliliğe dönüşmesiyle daha aşina olduğumuz bir sorun olan aile içi şiddetin katlanarak büyüyeceğini düşünüyoruz” İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyal Projeler ve STK Yönetimi yüksek lisans programında tanışan altı kadının &#8216;flört şiddeti&#8217; kavramını gündeme getirmek, bu konudaki deneyimleri paylaşmak amacıyla kurduğu &#8217;40tilki Kadın İnisiyatifi&#8217; ile çalışmalarını konuştuk. Bir araya gelmenize yüksek lisans [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/20/40-tilki-inisiyatifi-flort-siddeti-icin-harekete-gecti/">40 Tilki İnisiyatifi ‘Flört Şiddeti’ İçin Harekete Geçti</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Flört şiddetini engellemediğimizde, yaşanan ilişkilerin evliliğe dönüşmesiyle daha aşina olduğumuz bir sorun olan aile içi şiddetin katlanarak büyüyeceğini düşünüyoruz”</strong></p>
<p><span id="more-16016"></span></p>
<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyal Projeler ve STK Yönetimi yüksek lisans programında tanışan altı kadının &#8216;flört şiddeti&#8217; kavramını gündeme getirmek, bu konudaki deneyimleri paylaşmak amacıyla kurduğu &#8217;40tilki Kadın İnisiyatifi&#8217; ile çalışmalarını konuştuk.</p>
<p><strong>Bir araya gelmenize yüksek lisans vesile olmuş, 40tilki&#8217;nin ortaya çıkışının motivasyonu neydi peki?</strong></p>
<p>Birbirimizle tanışmamız yüksek lisans programı vesilesi ile oldu. Hepimiz sivil toplum alanı ile ilgiliydik ve bu alanda kendimizi geliştirmek istiyorduk. Ek olarak toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri konusuna da duyarlıydık. Bu ortak özellikler bizi bir araya getirdi aslında. Daha sonra hangi konu üzerine çalışabiliriz ve neler yapabiliriz şeklinde yaptığımız uzun süren sohbetler sonucunda da 40tilki Kadın İnisiyatifi ortaya çıktı.</p>
<p><strong>İlginç bir isim seçmişsiniz, niye 40 tilki?</strong></p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-16018 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/06/15055830_705891666231085_1828649013313097712_n.png" alt="" width="201" height="181" />Kendimize isim arayışında olduğumuz süreçte internetteki sözlüklerin birinde kafada 40 tilki dolaşmasının, dilimizin &#8216;multitasking&#8217; sözü olduğuna dair bir yoruma denk geldik aynı anda birçok işi yapabilme becerisi anlamında kullanılan &#8216;multitasking’i kadınlarla çok özdeşleştirdik. Başka bir sitede ise “kafada 40 tilkinin dolaşması” deyiminin insanların kafasındaki art niyetli, sinsi düşünceleri yansıttığını ve bu konuda da kadınların daha başarılı olduğu gibi bir açıklama gördük. Kadınların “hinlik peşinde dolaşma” konusunda daha yetkin olduğunu söyleyen bu açıklama aslında kadınlar üzerine üretilen cinsiyetçi ve ataerkil söylemi yansıtan küçük bir örnek gibi geldi bize. Her ne kadar flört şiddeti gibi spesifik bir konu üzerine çalışsak da büyük resme baktığımızda yapmak istediğimiz şey; üretilen bu söylemin bir parça da olsa değişmesini sağlamak. Bir yandan da odaklandığımız konuyu olabildiğince daraltmış bile olsak, flört şiddeti ile ilgili 40 tane farklı alt konu bulabiliriz. Buradan yola çıkarak metaforik olarak 40tilki ismini kendimize uygun bulduk.</p>
<p><strong>Flört şiddetiyle ilgili çalışma fikri nasıl gelişti?</strong></p>
<p>Flört şiddeti üzerine çalışmamızın en önemli nedeni, bu konunun Türkiye’de bilinen ve konuşulan bir konu olmaması. Maalesef Türkiye’de flört şiddeti ile ilgili yapılan çalışmalar da çok sınırlı sayıda. Ancak baktığımızda flört şiddeti toplumda özellikle gençler arasında oldukça yaygın olan bir sorun. Bu nedenle çok konuşulmayan ve üzerinde çok çalışılmamış bir kavram olan flört şiddeti kavramını yaygınlaştırmak ve bu konuda farkındalığı artırmak istedik. Flört şiddetine maruz kalan kişilerle yaptığımız röportajlarda da görüyoruz ki flört ilişkilerinde tahmin edemeyeceğimiz boyutlarda yaşanan bir şiddet var. Flört şiddetini engellemediğimizde, yaşanan ilişkilerin evliliğe dönüşmesiyle daha aşina olduğumuz bir sorun olan aile içi şiddetin katlanarak büyüyeceğini düşünüyoruz.</p>
<h4>&#8220;Flört şiddetinin fiziksel, cinsel olduğu kadar duygusal, sosyal ve dijital gibi farklı türleri de var ve erkekler özellikle duygusal ve sosyal şiddete kadınlar kadar maruz kalıyor&#8221;</h4>
<p><strong>Kadınlar bu durumda neler yaşıyor?</strong></p>
<p>Öncelikle bu noktada flört şiddetinin cinsiyetinin olmadığını vurgulamak gerekiyor. Biz yalnızca kadınların değil erkeklerin de flört şiddetine maruz kaldığını her seferinde hatırlatıyoruz. Çünkü flört şiddetinin fiziksel, cinsel olduğu kadar duygusal, sosyal ve dijital gibi farklı türleri de var ve erkekler özellikle duygusal ve sosyal şiddete kadınlar kadar maruz kalıyorlar. Ancak tabi ki somut araştırmalar olmadığından oran veremesek de kadınların erkeklerden çok daha fazla flört şiddetine maruz kaldığını gözlemliyoruz. Şiddeti her kadın çok farklı yaşıyor, genellemek çok zor. Görüştüğümüz uzmanların dile getirdiklerini iletecek olursak; genellikle şiddete maruz kalmış bir kadın; kendine güvenini kaybetmiş, çevresinden, ailesinden veya arkadaşlarından uzaklaşmış, izole, kendisini yalnız ve güçsüz hisseden, karar verme ve problem çözme yeteneğini kaybetmiş durumdadır. Ancak tabi ki bu durum yaşanan şiddetin boyutuna, ilişkinin yoğunluğuna, kadının kişisel özelliklerine göre farklılık gösterebilir.</p>
<p><strong>Sosyal medyanın yaygınlaşması bu konuyu çeşitlendirdi mi? Flört şiddetine hangi konular giriyor?</strong></p>
<p>Flört şiddeti fiziksel, cinsel, psikolojik, sosyal, dijital gibi farklı biçimlerde ortaya çıkabiliyor. Sosyal medyanın yaygınlaşması elbette konuya yeni bir boyut getirdi. Çünkü sosyal medya yeni ilişkilenme biçimlerini ortaya çıkardı. Örneğin dijital şiddet kavramı büyük çoğunlukla sosyal medya aracılığı ile hayatımıza girdi. Dijital şiddet; partnerin şifresini isteme, sosyal medya hesaplarına girerek neler yaptığını, hangi fotoğrafı beğendiğini, kiminle konuştuğunu takip etme, benzer şekilde e-mail hesaplarını, cep telefonunu kontrol etme ve buralarda gördükleri üzerinden partnerinden hesap sorma şeklinde gelişen bir şiddet türü. Sosyal medya şiddete eğilimli kişilerin partnerleri üzerinde sosyal ve duygusal baskı kurmasını kolaylaştırdı demek yanlış olmaz. Ayrıca kimi zaman sosyal medya, kişinin görüntülerini izinsiz kullanma, kişiyi tüm sosyal çevresine ifşa etme gibi tehditlerle bir şantaj aracı olarak da kullanılabiliyor.</p>
<h4>&#8220;Çocukların tehdit, şantaj gibi şiddet durumlarına boyun eğmemesi ailenin ne olursa olsun çocuğunun arkasında olması ile mümkün&#8221;</h4>
<p><strong>Belki daha çok ‘akran şiddeti’ konusu gibi ama lise dönemi ilişkilerinde genç kızların bu konularda yaşadığı sorunlar nelerdir? Şiddetin nerede başladığını nasıl ayırt edebilirler?</strong></p>
<p>Lise dönemi hayatın yeni öğrenilmeye başlandığı yıllar&#8230; Hem çok fazla şeyin yaşanıp, öğrenildiği hem de hata yapmaya çok müsait olunan bir yaş. Özellikle lisede kız ya da erkek arkadaşa sahip olmak, o gence arkadaşları gözünde büyük bir sosyal prestij ve statü sağlayan bir durum. Yalnız olmadığını, beğenildiğini çevresine göstermenin de bir yolu. Böyle bir durumda şiddeti görebilmek, ayırt edebilmek ve onun karşısında durabilmek daha zor olabiliyor. Zaten en büyük problem kişinin yaşadığı şiddetin farkına varamaması, örneğin en basitinden kıskançlığın aşırıya kaçtıkça şiddete dönüştüğünü, kişiyi kısıtladığını genellikle göremiyoruz. Kıskançlığı hala sevginin bir göstergesi olarak değerlendiriyoruz. Kıskançlığın ve yaşanan şiddetin romantikleştirilmesi çok ciddi bir sorun. Eğer ilişkinin herhangi bir evresinde bizi huzursuz eden, içten içe adını koyamasak bile rahatsız olduğumuz, korktuğumuz anlar oluyorsa burada genç kızların duygularını dinlemesi önemli. Bu hissedilenler aslında yaşanan şiddetin yansımaları ve kendi duygularımızın bizi uyarmaya çalışması. O nedenle duygularımızı dinlemek ve onlara güvenmek büyük önem taşıyor.</p>
<p><strong>Peki ebeveynler sizce nelere dikkat etmeli?</strong></p>
<p>Flört şiddetine uğrayan bir kişinin bu şiddet sarmalından çıkabilmesinin en önemli yolu ilişkisini bitirdiğinde sevilip desteklendiği, güvenli bir sosyal çevreye sahip olacağını bilmesidir. Bu nedenle aileler çocuklarına her durumda yanlarında oldukları mesajını doğru şekilde vermeliler. Onları yargılamaktan çok anlamaya çalışmalılar. Çocuklar başlarına ne gelirse gelsin ailelerinin onların yanında olacağını bilirse kişi, şiddet yaşadığı ilişkisine mahkum olmadığını görür ve yaşanan sorunlar ilerlemeden daha kolay alışabilir. Özellikle çocukların tehdit, şantaj gibi şiddet durumlarına boyun eğmemesi ailenin ne olursa olsun çocuğunun arkasında olması ile mümkün.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/20/40-tilki-inisiyatifi-flort-siddeti-icin-harekete-gecti/">40 Tilki İnisiyatifi ‘Flört Şiddeti’ İçin Harekete Geçti</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
