<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Deprem Güçlendirme Derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/deprem-guclendirme-dernegi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/deprem-guclendirme-dernegi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 29 Jan 2020 11:34:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Deprem Güçlendirme Derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/deprem-guclendirme-dernegi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;Kentsel Dönüşümü Hızlandırabiliriz, Üzerimize Düşeni Yapmaya Hazırız&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/29/kentsel-donusumu-hizlandirabiliriz-uzerimize-duseni-yapmaya-haziriz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jan 2020 11:34:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deprem Güçlendirme Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[DEGÜDER]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Sinan Türkkan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47427</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kuzey ve Doğu Anadolu fay hattındaki tüm kentlerde kentsel dönüşümün insan odaklı bir şekilde, ivedilikle başlatılması gerektiğini söyleyen Deprem Güçlendirme Derneği Başkanı Sinan Türkkan, “Güçlendirme ile çok daha kısa sürede, depreme karşı güçlü binalara kavuşabiliriz. Maalesef bütün binaları yıkıp yeniden yapmak için vaktimiz yok. Biz Degüder olarak üzerimize düşeni yapmaya, kentsel dönüşümde bilgi ve tecrübemizi paylaşmaya hazırız” dedi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/29/kentsel-donusumu-hizlandirabiliriz-uzerimize-duseni-yapmaya-haziriz/">&#8216;Kentsel Dönüşümü Hızlandırabiliriz, Üzerimize Düşeni Yapmaya Hazırız&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Elazığ’da yeni binaların da yıkıldığına dikkat çeken Türkkan, binanın yeni olmasının değil, afetlere dayanıklı şekilde inşa edilmesinin önemli olduğunu vurguladı.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye, deprem kuşağında yer alan bir ülke. Uzmanlar, yıllardır depremlerin olacağını, tarihinin bilinemeyeceğini söylüyor. Son olarak Elazığ’da yaşanan 6,8 büyüklüğündeki deprem felaketinde 39 kişi hayatını kaybetti, 1605 kişi de yaralandı.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-47429 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/Sinan-Tu%CC%88rkkan-640x426.jpg" alt="" width="325" height="216" />Deprem Güçlendirme Derneği Başkanı Sinan Türkkan, depremlerin tarihinin bilinemeyeceğini, ancak önlem alınabileceğini söyledi. Türkkan, “Kuzey ve Doğu Anadolu fay hattındaki tüm kentlerde kentsel dönüşüm insan odaklı bir şekilde, ivedilikle başlatılmalı. Uzmanlar, Kuzey Anadolu fay hattının İstanbul’a ulaştığını, burada büyük bir deprem beklediklerini söylüyor. İstanbul’daki depremin etkileri çok daha yıkıcı olacak. Uzmanlar, Doğu Anadolu fay hattında da başka büyük depremlerin olabileceğini ifade ediyorlar. Uzun yıllardır müdahale edilmeyen çarpık kentleşme, deprem değil rant odaklı yürütülen kentsel dönüşüm, bütüncül bir anlayışla ele alınmayan afet yönetimi, bunların hepsi bizi çok daha yıkıcı bir sona yaklaştırıyor. Güçlendirme ile çok daha kısa sürede, depreme karşı güçlü binalara kavuşabiliriz. Maalesef bütün binaları yıkıp yeniden yapmak için vaktimiz yok. Biz Degüder olarak üzerimize düşeni yapmaya, kentsel dönüşümde bilgi ve tecrübemizi paylaşmaya hazırız” dedi. </span></p>
<p><b>Yeni Binalar da Yıkıldı</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Güçlü binalara sahip olmanın önemine değinen Türkkan, “Şu anda edindiğimiz bilgilere göre Elazığ merkez ve Sivrice&#8217;de 31 yıkık, 249 ağır, 56 orta hasarlı, 349 da az hasarlı bina tespit edildi. Elazığ&#8217;da 5, Malatya&#8217;da 25 bina yıkıldı. Bu binaların hiçbiri yıkılmayabilirdi. Uygun olanların güçlendirilmesi, olmayanların yıkılıp yeniden yapılması ile beklenenden daha kısa sürede güçlü binalara sahip olunabilirdi. Can kayıplarımızın telafisi yok. Daha fazlasının yaşanmaması için güçlü binalara sahip olmaktan başka seçeneğimiz yok. Burada şu gerçeği de net bir şekilde görüyoruz: Binanın yeni olması değil, afetlere dayanıklı şekilde inşa edilmesi önemli. Maalesef Elazığ’da deprem değil, binalar öldürdü” diye konuştu. </span></p>
<p><b>‘Bu Binadan Sağ Çıkabilir miyim?’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tüm vatandaşların kullandıkları binalarla yüzleşmesi ve gerçeği bilmesi gerektiğini söyleyen Türkkan, bunun için yetkin mühendislik büroları ve laboratuvarlarla, binanın testlerinin ve analizlerinin yapılarak risk analizlerinin hazırlanması gerektiğini ifade etti.  Türkkan, şu uyarıda bulundu: ‘’Vatandaş şu soruyu sormalı: Bir deprem olsa, ben bu binadan çıkabilir miyim?’’</span></p>
<p><b>Yeni Bina da güçlendirilmiş B</b><b>ina da Can Güvenliği Sağlar</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Riskli binayı tespit ederken öncelikle laboratuvar çalışması ve zemin etütleri yapıldığını dile getiren Türkkan, ‘‘Ardından sırasıyla statik analiz, maliyet analizi ve uygunluk analizini çıkarıyoruz. Son olarak yapılması gerekenleri tespit ediyoruz ve karar veriliyor.  Riskli bina tespit edildikten sonra, sıra karar aşamasına geliyor. Yıkıp yeniden yapma veya güçlendirme kararının verilmesi gerekiyor. Yeniden yapımla gerçekleştirilen kentsel dönüşüm yaklaşık 18 ay, güçlendirme ile kentsel dönüşüm 6-8 ay kadardır. Güçlendirme yapılması düşünülen binanın maliyeti, yıkıp yapma maliyetinin yaklaşık 1/3’üne denk gelmektedir. Yeni yapılmış bina da, güçlendirilmiş bina da tasarım depreminde can güvenliğini sağlamak üzere, </span><span style="font-weight: 400;">Kontrollü Hasar Performans Düzeyine </span><span style="font-weight: 400;">göre projelendirilir’’ diye konuştu. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/29/kentsel-donusumu-hizlandirabiliriz-uzerimize-duseni-yapmaya-haziriz/">&#8216;Kentsel Dönüşümü Hızlandırabiliriz, Üzerimize Düşeni Yapmaya Hazırız&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bina Güçlendirme Desteklenirse, Kentsel Dönüşüm 20 Yıldan Kısa Sürede Biter</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/18/bina-guclendirme-desteklenirse-kentsel-donusum-20-yildan-kisa-surede-biter/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/18/bina-guclendirme-desteklenirse-kentsel-donusum-20-yildan-kisa-surede-biter/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seda Baştuğ Dilli]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Apr 2019 09:01:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[DEGÜDER]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem Güçlendirme Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem Ve Kentsel Dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[kentsel dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[Sinan Türkkan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=37619</guid>

					<description><![CDATA[<p>Deprem Güçlendirme Derneği (DEGÜDER) Başkanı Sinan Türkkan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un “Yenilenmesi gereken 6.7 milyon konutumuzu da inşallah 20 yıl içerisinde dönüştürmek suretiyle Türkiye'de artık bir riskli bina olsun istemiyoruz” sözlerine karşılık şu uyarıda bulundu: “Depreme karşı can güvenliği sağlanmış binaları oluşturmak için 20 yılımız olmayabilir. Mevcut binaları yıkmadan uygun binalar için güçlendirme modelinin de devlet kurumlarınca desteklenmesini istiyoruz. Güçlendirme bir yöntem olarak benimsenirse, 20 yılda bitecek olan kentsel dönüşüm çok daha kısa sürede biter. Güçlendirme maliyetleri ‘yık-yap’ modelinin çok altında.”</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/18/bina-guclendirme-desteklenirse-kentsel-donusum-20-yildan-kisa-surede-biter/">Bina Güçlendirme Desteklenirse, Kentsel Dönüşüm 20 Yıldan Kısa Sürede Biter</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">DEGÜDER Başkanı Sinan Türkkan’la kentsel dönüşümün aksayan noktalarını, bina güçlendirme seçeneğinin hem kentsel dönüşüm, hem de zaman ve maliyet açısından avantajlarını konuştuk. </span></p>
<p><b>Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, ‘’Yılda 300 bin, 5 yılda ise 1,5 milyon konutu dönüştürmeyi hedefliyoruz. Yenilenmesi gereken 6,7 milyon konutumuzu da inşallah 20 yıl içerisinde dönüştürmek suretiyle Türkiye&#8217;de artık bir riskli bina olsun istemiyoruz. Toplu Konut İdaresi eliyle yapacağımız 40 bin konutun haricinde, İller Bankası kanalıyla 4 milyar liralık bir kredi kaynağını da belediyelerimize vermek suretiyle kentsel dönüşüm sürecini hızlandırmış olacağız. Burada yüzde 50&#8217;ye kadar kredi faizinde hibe desteği vererek kentsel dönüşüm için önemli bir süreci de başlatmış olacağız’’ diyor. Bu hedefler ve verilen destekler hakkında ne düşünüyorsunuz?</b></p>
<figure id="attachment_37620" aria-describedby="caption-attachment-37620" style="width: 331px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" class=" wp-image-37620" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Sinan_TURKKAN_DSC_3003-640x426.jpg" alt="" width="331" height="220" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Sinan_TURKKAN_DSC_3003-640x426.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Sinan_TURKKAN_DSC_3003-1280x851.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Sinan_TURKKAN_DSC_3003-1024x681.jpg 1024w" sizes="(max-width: 331px) 100vw, 331px" /><figcaption id="caption-attachment-37620" class="wp-caption-text">Sinan Türkkan</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Yakın geçmişte, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) gibi yetkili kurumların yaptıkları açıklamalara göre İstanbul&#8217;da, Marmara Denizi&#8217;nde meydana gelmesi mümkün 7,5 büyüklüğündeki bir deprem sonucu 40 binin üzerinde binanın yıkılması ve ağır hasar alan binalar sebebiyle 2 milyonun üzerinde insanın açıkta kalmasının olası olduğu belirtilmişti. Bu depremin İstanbul&#8217;u vurmasına ne kadar zaman var, tam olarak bilinmemekle birlikte, çok vaktimizin kalmadığı da yetkili bilim insanları arasında konuşulmakta. Dolayısı ile depreme karşı can güvenliği sağlanmış binaları oluşturmak için 20 yılımız olmayabilir. İller Bankası&#8217;nın kentsel dönüşüm için vereceği finansmanı ciddiye alıyor, ancak kaynakların miktarının artırılması gerektiğini düşünüyoruz. Sadece yeni bina yapmak için değil, aynı zamanda mevcut binaları yıkmadan güçlendirme modelinin de devlet kurumlarınca desteklenmesini istiyoruz. Zira mevcut binaların güçlendirilmesi, kentsel dönüşümde finansal kaynakların ekonomik olarak kullanılması ve deprem İstanbul&#8217;u vurmadan önce daha fazla sayıda binayı güvenli hale getirilmesinde etkin bir yöntemdir. Güçlendirme bir yöntem olarak benimsenirse, 20 yılda bitecek olan kentsel dönüşüm çok daha kısa sürede biter.</span></p>
<p><b>İstanbul özelinde bakarsak, riskli binaların kaçta kaçı dönüştü? Tamamının dönüşümü ne kadar sürecek?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Maalesef, beklenen yıkıcı İstanbul depreminde vatandaşın can güvenliğini sağlaması muhtemel olmayan binaların önemli bir kısmı kentsel dönüşüme giremedi. Sadece belli semtlerde müteahhitlerin gelir beklentilerine göre mahalli dönüşümler gerçekleşti. Hâlbuki, İstanbul Valiliği&#8217;ne bağlı İPKB (İstanbul Proje Koordinasyon Birimi) 1999 öncesinde yapılan okul binalarının yüzde 85’inde yapısal dönüşüm gerçekleştirdi. 700’ün üzerinde devlet okulu, 40’ın üzerinde sağlık binasını yıkılıp yeniden yapılmak yerine, depreme karşı güçlendirildi. Bu örnek, bize kentsel dönüşümün kamu gözetimi olmadan müteahhitlere bırakıldığında etkin olmadığını gösteriyor. Kentsel dönüşümün mutlaka İPKP vb.  kurumların gözetiminde ve DEGÜDER (Deprem Güçlendirme Derneği) gibi konuya hâkim mesleki sivil toplum kuruluşları danışmanlığında yeniden ele alınması şarttır.</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></p>
<p><b>‘Kentsel Dönüşüm Rant Odaklı Değil, Risk Odaklı Olmalı’</b></p>
<p><b>Kentsel dönüşüm sürecinde dikkat edilmesi gerekenler neler, sizce dikkat ediliyor mu?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öncelikle, depreme karşı güçlendirilebilecek yapılar yıkılıp yeniden yapılmamalı; çünkü güçlendirme maliyetleri çoğu zaman yeni bina yapımına göre daha ekonomik olmaktadır. Devletimizin, yaşadıkları evleri depreme karşı güvenli hale getirmek isteyen vatandaşlarımıza, geri ödemesi uzun ve ucuz finans desteği sağlaması, güçlendirme ruhsatı alınırken belediyelerin kolaylık sağlaması gerekmektedir. Kentsel dönüşüm rant odaklı değil, depremsel risk odaklı olmalı, dönüşüm sadece yık-yap modeli ile değil, yerinde güçlendirme yöntemi ile birlikte gerçekleştirilmelidir. Vatandaşlara gerek kamu spotları, gerekse de basın yoluyla depreme karşı kentsel dönüşümün gerekliliği anlatılmalı ve bu konudaki farkındalık artırılmalıdır.</span></p>
<p><b>Kentsel dönüşüm çalışmalarında, çevreye, kente uyum önemseniyor mu? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kentsel dönüşümde, yerinde dönüşüm şimdiye kadar ekseriyetle bina parseli bazında gerçekleşti. Halbuki, ada bazında daha büyük alanlarda toplu anlaşma yoluyla yapılabilecek dönüşümler, hem şehirlere yeni yeşil alanlar, hem de kapalı otopark alanları kazandırabilir. O yüzden karbon salınımını azaltmaya yönelik inşai yöntemler ile ada bazında kentsel dönüşümü ve mevcut kaynakları daha etkin kullandığı için depreme karşı yapısal güçlendirmenin kentsel dönüşümde çevremize ve kentimize daha uygun etkiler yaratacağını düşünüyoruz.</span></p>
<p><b>‘Mevzuattaki Sıkıntılar Giderilmeli’</b></p>
<p><b>Binasını dönüştürmek isteyen bir vatandaş için süreç nasıl işliyor? Bu süreçle ilgili sıkıntı yaşanan bölgeler var. Bu bölgeler hakkında bilgi verebilir misiniz? Bu sıkıntılar neler? Çözüm nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Riskli yapı tespiti için ilgili bakanlıktan lisanslı kuruluşlarla anlaşma yapılıp gerekli bina etüdü yapılarak deprem risk raporu hazırlanır. Bu raporun sadece Riskli Yapı Yönetmeliği&#8217;ne göre değil, ayrıca Türk Bina Deprem Yönetmeliği&#8217;ne göre de hazırlanmasını öneriyoruz. 6306 Sayılı mevzuattaki haliyle riskli yapı tespiti yapıldıktan sonra, yıkım süreci için kat maliklerinin 2/3 oranında çoğunluğu aranıyorken, güçlendirme için aynı kanuna göre 4/5 oranı aranmaktadır. Buna ek olarak, güçlendirme çalışmalarının tümüyle tamamlanıp güçlendirme ruhsatının alınması için, yıkım için maliklere 90 gün gibi kısa bir süre verilmesi, caydırıcılığı maalesef artırmaktadır. Bu süre uzatılmalıdır. Belediyeler imara aykırılık olduğu için binaların bir kısmına güçlendirme ruhsatı bile veremez haldedir. Dediğiniz gibi bazı bölgelerde gerek zamanında yapılmış, ancak şimdi kaçak durumdaki katlar, uygulama imar planında değişmiş kat yükseklikleri, yoldan çekme mesafeleri sebebiyle vatandaş hem mevzuat, hem de belediyeler tarafından depreme karşı güçlendirme konusunda ruhsat alamamakta ve sıkıntıya girmektedir. İmar barışı ile kentsel dönüşüm birlikte çalıştırılırsa, hem kaçak yapılaşma kayıtlı hale gelecek, devletin vergi geliri artacak, hem de yapı stoku ruhsatlı şekilde yapılarak dönüşümle depreme karşı güvenli hale gelecektir.</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></p>
<p><b>Sizce uygulama anlamında, kentsel dönüşümde öncelik ne?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kentsel dönüşümde öncelik ekonomik ve hızlı şekilde başta İstanbul olmak üzere tüm ülke genelinde riskli yapı stokunun deprem güvenliğinin artırılması olmalıdır. Amaç rant odaklı ilerleyerek, bazı lüks semtlerde bina yıkıp yapmak suretiyle vakit kaybetmek olmamalı, tam aksine az önce bahsettiğim gibi, tecrübeli kamu kurumları ve STK’lar gözetiminde hem yeniden yapım, hem de mevcut binaların yerinde güçlendirilmesi yöntemlerini içine alarak süreci yönetmek olmalıdır.</span></p>
<p><b>İmar Barışı İle Kentsel Dönüşüm Birlikte Çalışmalı</b></p>
<p><b>Yerel seçimleri geride bıraktık. Yeni belediye yönetimlerinden kentsel dönüşüm konusuyla ilgili somut beklentileriniz nelerdir? İstanbul&#8217;da bugüne dek kentsel dönüşüm, daha çok hangi ilçelerde başarılı oldu?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Belediyeler imara aykırılık olduğu için binaların çoğuna güçlendirme ruhsatı bile veremez haldedir. İmar barışı ile kentsel dönüşüm birlikte çalıştırılmalıdır. Gerek zamanında yapılmış, ancak şimdi kaçak durumdaki katlar, uygulama imar planında değişmiş kat yükseklikleri, yoldan çekme mesafeleri sebebiyle vatandaş, gerek mevzuat, gerekse de belediyeler tarafından depreme karşı güçlendirme konusu sıkıntıya girmektedir. Belediyelerimizden bu konuda vatandaşlarımıza daha anlayışlı olmalarını bekliyoruz. Herhangi bir destek görmeden sadece öz kaynaklarıyla oturdukları binaları depreme karşı güvenli hale getirmek isteyen insanların önüne mevzuatı bahane edip engeller çıkarmak yerine, inisiyatif kullanıp insan odaklı yerel idarecilik örneğini sergilemelerini bekliyoruz. Açıkçası Fikirtepe bölgesi dışındaki semtlerde kentsel dönüşüm yaygın şekilde yapılamadı. Fikirtepe örneği bile maalesef çevre ve altyapı göz önünde bulundurulmadan kontrolsüzce yapıldı, diyebiliriz.</span></p>
<p><b>Kentsel dönüşümün başlama nedeni, depremlerden çok canımızın yanmasıydı. Bugünkü duruma baktığınızda, 99 depremindeki risklerle, bugünü kıyaslayabilir miyiz? Örneğin İstanbul’da o dönemki riskli bina sayısı ile bugünkü riskli bina sayısı arasında fark var mı? Varsa rakam verebilir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1999 İzmit depremi 17 binin üzerinde insanımızın canını aldı, maalesef. AFAD gibi yetkili kuruluşlar, beklenen İstanbul depreminde bu sayının iki katına çıkmasını bekliyor. 2 milyonun üzerinde vatandaşımız ağır/orta hasarlı binalar sebebiyle açıkta kalabilir. Aynı zamanda Marmara Denizi&#8217;ndeki fay,1999&#8217;dan beri daha dikkatli şekilde inceleniyor ve görülüyor ki; bu fayın Richter ölçeğinde 7,5 büyüklüğündeki bir deprem yaratma kapasitesi var. Dolayısıyla, farkına vardığımız deprem riskinin arttığını söyleyebiliriz. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum&#8217;un da dediği gibi 6 milyonun üzerinde yıkılıp yeniden yapılması veya güçlendirilmesi gereken yapı stokumuz bulunmakta. Ancak rakamlar verip önümüzdeki işin zorluğundan çekinmek yerine, mühendislik ve modern finans enstrümanlarını, idari kadronun desteğiyle birleştirip işe hızlıca koyulmak en iyisi.</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></p>
<p><b>‘Kentsel Dönüşüm Yerel Müteahhitlerin İnsafına Bırakılmamalı’</b></p>
<p><b>Sizce kentsel dönüşüm çalışmalarında eksik ya da yanlış uygulamalar var mı? Varsa nedir bunlar?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Vatandaşa, deprem riskine karşı harekete geçmesine yönelik kamu spotları ya da yazılı ve görsel basın yoluyla farkındalık mesajları verilmelidir. Şimdiye kadar yapıldığının aksine, kentsel dönüşüm gibi mega bir proje, yerel müteahhitlerin insafına bırakılmamalıdır. Ada bazında kentsel dönüşümün gerçekleşmesi için belediye temsilcileri, arabulucu avukatlar, bakanlıktan lisanslı statik proje ofisleri, kat malikleri ile belediye ve hatta gerekirse mahalle bazında toplantılar düzenlemelidir. Vatandaşa deprem riski konusunda bilgilendirilmelidir. Çünkü farkındalık önlem almanın ön şartıdır. Her şeyden önce depreme karşı güçlendirilmesi ekonomik ve teknik kriterler bakımından mümkün olan yapılar, yıkılıp yeniden yapılarak kaynaklar israf edilmemelidir. Kentsel dönüşümün gerçekleştiği yerdeki altyapılar düşünülmeden çok katlı yapılar yapılması halinde, ortaya çıkacak yapı stoku yine sorunlu olacaktır. İnsanlar güçlendirme konusunu yavaş yavaş öğrenmeye başladı. Vatandaş eskiden tek seçeneğinin yıkmak olduğunu sanıyordu. Vatandaşa ‘yık-yap’ modeline alternatif, daha hızlı, daha ekonomik ve aynı deprem performansı sağlayan yöntemlerin olduğu açıklanmalı.</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><b>Kentsel dönüşümde, yıkıp yeniden yapmak yerine, uygun olan binaları güçlendirmek, zaman ve maliyet açısından nasıl bir kazanım sağlıyor? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Güçlendirilen yapının, yeni yapılan yapı kadar sağlam olabileceği fikri yaygın değil henüz. Halbuki ikisi de beklenen İstanbul depreminde can güvenliğini sağlayacak şekilde yapılıyor. Daha önce bahsettiğimiz gibi İPKB gibi İstanbul Valiliği’ne bağlı kurumlar, yıkıp yeniden yaptıklarından daha çok sayıda okul ve hastaneyi güçlendirdiler. Yani vatandaşımız, depreme karşı güçlendirme metoduna inansınlar. Oturdukları daireler küçülmeden, 5-6 ayda biten kaba güçlendirme işleri insanları oturdukları evlerine daha kısa sürede geri getiriyor. Genelde güçlendirme maliyetleri ‘yık-yap’ maliyetlerinin çok altında, ancak bina yaşı arttıkça ya da bina yapım kalitesi düştükçe güçlendirme maliyeti biraz artabiliyor. Depreme karşı kentsel dönüşüm, rantı yüksek bölgelerde başladığı için buralarda daire metrekareleri rant nedeniyle düştü ve daire sahipleri bu nedenle mağdur oldular. Türkiye genelindeki hasarlı bir binanın tamamının yıkılıp yeniden yapılması kabaca 2 yıl sürüyor. Ayrıca Marmara Üniversitesi Başıbüyük Hastanesi&#8217;ndeki gibi sismik izolatörler yardımıyla  binaların güçlendirilmesi yapılarak, bina içinde kapsamlı bir yıkım işi yapmadan da binayı depreme dayanıklı hale getirmenin mümkün.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/18/bina-guclendirme-desteklenirse-kentsel-donusum-20-yildan-kisa-surede-biter/">Bina Güçlendirme Desteklenirse, Kentsel Dönüşüm 20 Yıldan Kısa Sürede Biter</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/18/bina-guclendirme-desteklenirse-kentsel-donusum-20-yildan-kisa-surede-biter/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de Her An Büyük Deprem Olabilir, Kentsel Dönüşüm Hızlandırılmalı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/16/turkiyede-her-an-buyuk-deprem-olabilir-kentsel-donusum-hizlandirilmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seda Baştuğ Dilli]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Apr 2019 13:02:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deprem Güçlendirme Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem Ve Kentsel Dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[Engin Adıgüzel]]></category>
		<category><![CDATA[Fikirtepe]]></category>
		<category><![CDATA[kentsel dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[Leke Fikirtepe Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Mikdat Kadıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Şerif Barış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=37529</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzmanlar, Türkiye’de her an büyük bir deprem olabileceği, İstanbul’da ise yakın zamanda deprem olma olasılığının yüzde 45 olduğu konusunu sıkça gündeme getirerek, kentsel dönüşümün kapsayıcı bir anlayışla düzenlenmesi ve hızlandırılması gerektiği uyarısında bulunuyor.  “Deprem ve Kentsel Dönüşüm” dosyamızda akademisyenler ve sivil toplum örgütleriyle, kentsel dönüşümde atılması gereken adımları merceğe alıyoruz… </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/16/turkiyede-her-an-buyuk-deprem-olabilir-kentsel-donusum-hizlandirilmali/">Türkiye’de Her An Büyük Deprem Olabilir, Kentsel Dönüşüm Hızlandırılmalı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Deprem Ve Kentsel Dönüşüm&#8221; dosyamız kapsamında, Kocaeli Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Öğretim Üyesi ve Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şerif Barış yaklaşan depremi, afet yönetimi konusunda kamu ve sivil toplum nezdinde yapılması gereken çalışmaları anlattı.</p>
<p>Deprem Güçlendirme Derneği (DEGÜDER) Başkanı ve inşaat mühendisi Sinan Türkkan ise, kentsel dönüşümün hızlandırılması için güçlendirme seçeneğinin nasıl ele alınması gerektiğini paylaştı.</p>
<p>İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu da vatandaşların afet yönetimi konusunda eğitilmesinin önemini, nasıl eğitileceğini ve mevzuatta afet yönetimiyle ilgili belediyelerin yürütmekle görevli olduğu konuları aktardı.</p>
<p>Kentsel dönüşümün sorunlu bölgelerinden İstanbul Fikirtepe’deki süreci, Leke Fikirtepe Platformu sözcüsü Engin Adıgüzel’den öğrendik.</p>
<p>17 Ağustos 1999 depremi, Kocaeli-Gölcük merkezli olmak üzere Richter ölçeğine göre 7,5 şiddetindeydi. Tüm Marmara Bölgesi’nde, Ankara ve İzmir’e kadar geniş bir alanda hissedilen 17 Ağustos depreminde resmi verilere göre 18 bin 373, resmi olmayan verilere göre 50 bin kişi hayatını kaybetmişti. Yaklaşık 100 bin kişinin yaralandığı felakette, 505 kişi de sakat kaldı. 133 bin 683 binanın çökmesiyle, 600 bin kişi evinden oldu. Bugün İstanbul’da 400 bin riskli binadan bahsediliyor ve kentte 2020 yılına kadar 7,5 ve üzeri deprem olasılığı istatistiksel olarak yüzde 45. Türkiye’de ise 7’den büyük bir depremin sismik boşluk olarak adlandırılan bazı bölgelerde olma ihtimali çok yüksek. Bu bölgelerde her an büyük bir deprem her an olabilir.</p>
<p>17 Ağustos depreminde bu yana gündemimizde olan ve yıllardır süregelen kentsel dönüşüm çalışmaları, Türkiye’nin en önemli konularının başında geliyor. Ancak kentsel dönüşüm, işleyişi bakımından yıllardır sorunlarıyla birlikte yürütülmekte. İstanbul’da metrekare değeri yüksek bölgelerde, bina bazında gerçekleşen dönüşüm afet ve özellikle deprem konusunda önlem almaktan çok, evlerin küçültülerek yenilenmesi şeklinde ilerliyor.</p>
<p>Yeni yapılar depreme dayanıklı inşa edilse de, mahalle ve ilçe bazında bütünleşik bir kentsel dönüşüm çalışmasının benimsenmemesi,  olası bir depremde meydana gelecek felaketleri önlemeye yetmiyor. Bununla birlikte, mülk sahiplerinin müteahhit firmalarla anlaşması üzerinden ilerleyen sistem, kentsel dönüşümü afet değil, rant odaklı hale getiriyor.</p>
<p><strong>Kentsel Dönüşüm İçin 20 Yılımız Olmayabilir</strong></p>
<p>Uzmanlar, kentsel dönüşümün bina bazında değil, ada bazında yapılarak bütünleşik bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini savunurken, tüm binaları yıkıp yeniden yapmanın 20 yıl süreceğini, bu kadar vaktimiz olmadığını söylüyor. Uygun olan binaların güçlendirilmesiyle hem zaman, hem de maliyet açısından avantaj yaşanabilir. Böylece, kentsel dönüşümün müteahhitlerin insafına bırakılmasının da önüne geçecek bir adım atılabilir. Kentsel dönüşüm çalışmalarının deprem özelinde gerçekleşmesi de sıkıntı yaratıyor. Fırtına, sel, yangın gibi afetlerin de kentsel dönüşüm çalışmalarına dâhil edilmesi gerekiyor. Uzmanlar, belediyelerin afet yönetimi konusunda daha aktif rol alması gerektiğin ifade ederek, halkın yoğun olarak bilgilendirilmesi gerektiğine vurgu yapıyor.</p>
<p><strong>Her Belediye, Kendi Kentsel Dönüşüm Planını Hazırlayacak</strong></p>
<p>İstanbul Kartal’da 6 Şubat günü çöken ve 21 kişinin hayatını kaybettiği Yeşilyurt Apartmanı, kentsel dönüşüm sürecine ve riskli binalara bir kez daha dikkat çekmişti.  Olay sonrası Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yayınladığı strateji belgesi kapsamında 81 ilin valiliğine bir genelge yollayarak, illerdeki en riskli yapıların sayısının belirlenmesini istemişti.  Genelgeye ilk yanıt İstanbul Valiliği’nden gelmiş, Valilik tarafından bir süre önce büyükşehir ve 39 ilçe belediyesine gönderilen yazıyla, en riskli yapıların tespitlerinin yapılması istenmişti. 3 ay içerisinde binaların tespit edilmesi ve daha önceki çalışmaların aksine, her belediyenin kendi kentsel dönüşüm planını hazırlayarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunması planlanıyor. Bakanlığın onayı ve çeşitli finansman desteklerinin de devreye alınmasıyla çalışmalara başlanacak. 20 Mayıs’tan sonra her kent, kendine özgü kentsel dönüşüm planlamasını yaptığı bir Strateji Belgesini hazırlayarak Bakanlığın onayına sunacak. Kentsel dönüşümle ilgili yeni hedefler kapsamında müteahhitlerden yapım bedelinin yüzde 10&#8217;unu teminat olarak göstermeleri zorunlu tutulacak. İnşaatın ilerleme seviyesine göre bakanlık tarafından satışlara izin verilecek.</p>
<p><strong>400 Bin Riskli Binanın 30 Bini Olası İstanbul Depreminde Yıkılabilir</strong></p>
<p>Valiliğin belediyelere gönderdiği yazı ile yeni kentsel dönüşüm sürecinin başlatıldığı İstanbul&#8217;da, 400 bin bina riskli bina olduğu belirtiliyor. Bu rakam, Türkiye genelinde dönüşmesi gereken 6,7 milyon konutun yaklaşık yüzde 10&#8217;una denk geliyor. 2035&#8217;e kadar beklenen olası bir İstanbul depreminde ise bu yapılarının 30 binin yıkılabileceği tahmin ediliyor. İstanbul genelinde yıkım tehlikesi bulunan riskli yapıların tespiti, bunların yıkılması ve yeniden yapılması amacıyla 2012&#8217;de çıkarılan kentsel dönüşüm yasası kapsamında, bugüne dek kentte 66 bin binanın risk tespiti yapıldı ve 325 bin hane evlerini kentsel dönüşüme dâhil etti.</p>
<p><strong>Fikirtepe’de Kentsel Dönüşüm Çilesi</strong></p>
<p>Kentsel dönüşümün uygulanması noktasında sıkıntıları ise, bölgelere göre farklılık gösteriyor. Müteahhit firmaların kâr edememesi nedeniyle, hak sahiplerine kira yardımında bulunmaması, dönüşüm sürecinin bitmemesi, kamu tarafında da kentsel dönüşüm çalışmalarının henüz oturmamış olması nedeniyle, Fikirtepe’de 65 bin hak sahibi mağdur.  Kentsel dönüşümün kördüğüme döndüğü Fikirtepe bölgesinde ise, bu yılın başında ‘Leke Fikirtepe’ kampanyasını hayata geçiren mağdurlar, ‘Sessizliği bozmak için çivi çak ve paylaş!’ sloganı ile hazırladıkları enstalasyon üzerine,  bölgedeki mağdur 65 bin kişiyi temsilen, enstalasyon üzerine 65 bin çivi çakmayı hedefliyor Kentsel dönüşümde 2005 yılında pilot bölge seçilen Fikirtepe’de evi yıkılan ve kira ödeyecek geliri olmayan vatandaşlar akrabalarının yanında, sokakta ve çadırda kalıyor. Bölgede faaliyet gösteren inşaat şirketleri iflas etti. Change.org üzerinden de sorunlarının çözümü için bir kampanya yürüten ve çözümün adresi olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nı gören Fikirtepeli mağdurlar, çözüm bekliyor.  Fikirtepe’de toplam proje alanı 916 bin 381, kamuya terk edilen alan ise 302 bin 406 metrekare. Tüm projelerin tamamlanması halinde, Fikirtepe’den kentsel dönüşümle ilgili kamunun elde edebileceği kar ise 16 milyar 230 milyon 19 bin 956 lira. Bölgede 15 proje bitti. 3’ünde iskan var, diğerlerinde tapu sorunu sürüyor. 5 yapı adasında firmalar işleri tamamen bıraktı. Toplam sorunlu yapı adası sayısı ise 41. Bunların kiminde yıkım yıllar önce yapıldı ama inşaat başlamadı. Kiminde ağır ilerliyor, kiminde birden fazla firma işin içinde diye süreç kilitlendi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/16/turkiyede-her-an-buyuk-deprem-olabilir-kentsel-donusum-hizlandirilmali/">Türkiye’de Her An Büyük Deprem Olabilir, Kentsel Dönüşüm Hızlandırılmalı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
