<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dayanışma Ağı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/dayanisma-agi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/dayanisma-agi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 29 Dec 2020 07:51:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Dayanışma Ağı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/dayanisma-agi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Dayanışmanın Artması İçin Egoları Bırakıp Ortak Amaca Odaklanmak Gerek&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/29/dayanismanin-artmasi-icin-egolari-birakip-ortak-amaca-odaklanmak-gerek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nursen Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Dec 2020 07:51:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Dayanışma Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir depremi]]></category>
		<category><![CDATA[Kübik Kafe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=63181</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir depreminden sonra kurulan dayanışma ağının bir parçası olan Kübik Kafe Market kurucusu ve işletmecisi Tuğçe Gülcüler Öktem ile İzmir'deki faaliyetleri ve çalışmalarını konuştuk. Öktem, dayanışma faaliyetlerinin artması için birbirimize güvenmemiz, egolarımızdan uzaklaşmamız, çıkar çatışmasına girmeden ortak amaca odaklanmamız gerektiğinin altını çiziyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/29/dayanismanin-artmasi-icin-egolari-birakip-ortak-amaca-odaklanmak-gerek/">“Dayanışmanın Artması İçin Egoları Bırakıp Ortak Amaca Odaklanmak Gerek&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Sizi tanıyabilir miyiz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-63185 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/kubik-kafe-640x852.jpg" alt="kübik kafe" width="295" height="393" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/kubik-kafe-640x852.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/kubik-kafe.jpg 769w" sizes="(max-width: 295px) 100vw, 295px" />Ben Tuğçe Gülcüler Öktem. 2007 BAL 2013 ODTÜ Kimya Mühendisliği mezunuyum. 22 senedir İzmir’de yaşıyorum. Aile işletmemiz olan Gülcüler Sigorta’nın 2. nesil icra kurulu üyesiyim. Aynı zamanda Kübik Kafe Market, Coza Working Space ve Sahne Modda’nın kurucusu ve işletmecisiyim. Aktif iş hayatımın yanında sivil toplum kuruluşlarında da üniversiteden mezun olduğumdan beri yer alıyorum. ODTÜ Ege Mezunlar Derneği, EÇEV, TAİDER, İZSİAD, Habitat, Arya Women, Balev parçası olmaktan mutluluk duyduğum kurumlar arasında.</span></p>
<p><b>Kübik Kafe&amp;Market’ten biraz söz edebilir misiniz, ne zaman kuruldu, hangi konseptte hizmet veriyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kübik Kafe Market Kasım 2017’de Ontan Bayraklı’da kuruldu. Kurulduğu zamandan bugüne felsefesini hiç değiştirmedi. Şehrin hızına ayak uydurmaya çalışırken iyi gıdalarla beslenmek isteyenlere uygun bir konseptimiz var. Taze, pratik ve ekonomik ürünlerimizle hizmet veriyoruz. Tüm ürünlerimiz al götür konseptinde. Dilerseniz aldığınız yiyecek ve içecekleri kafemizde tüketebilir dilerseniz alıp gidebilirsiniz. Taze yiyeceklerimiz arasında; salatalar, kavanozda zeytinyağlı yemekler, sandviçler, tatlılar, sağlıklı atıştırmalıklar yer alırken içecekler arasında taze meyve suları, probiyotik içecekler, bitki çayları ve kahveler yer alıyor. Bunun yanında market bölümümüzde ülkemizin farklı coğrafyalarından özellikle kadınların ürettiği iyi gıdalar yer alıyor. Örneğin Kayseri’den makarna, Ravandalılar Derneği&#8217;nden zahter, nane, pestil, Kaz Dağları’ndan bal, Asos’tan süt karameli, Vakıflı Köyü’nden meyve şurubu, Akhisar’dan zeytinyağı, Çankırı’dan tuz, Ege’den kurutulmuş meyveler gibi…</span></p>
<p><b>İzmir depremi ile dayanışma faaliyetlerinizi sosyal medya kanalları üzerinden çokça gördük, nasıl karar verdiniz bu çalışmaya?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ben çocukluğumdan beri Bornova’da yaşıyorum. Şu an tüm işletmelerim Bornova ve Bayraklı bölgesinde yer alıyor. Tüm akrabalarım, müşterilerimiz, arkadaşlarım neredeyse bu semtlerde. Tam olarak depremin tüm acısıyla hissedildiği noktadayız yani. Cuma günü deprem sonrası gördüklerim, yaşadıklarım çok acıydı. Her yer cehennem gibiydi. Yıllardır her yerini ezberlediğim parklar apartmanlar bir anda değişti. Büyük bir kaosun ve çaresizliğin içinde bulduk kendimizi. Bu koşullarda hareketsiz kalmak, çaresizce oturmak en zoruydu belki de. Bu sebeple öncelikle kendi akıl sağlığım için bir şeyler yapmam gerektiğini düşündüm. Faydalı olduğumu hissetmek, bir boşluğu doldurmak kalbimizde oluşan koca boşluğa iyi geldi.</span></p>
<p><b>Deprem dayanışma faaliyetlerini nasıl organize ettiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cumartesi sabahı yıkılan binaların hemen arka sokağında bulunan Kübik Kafe’yi açmaya karar verdim. Tabii çalışma arkadaşlarım dahil olmak üzere herkes çok korkmuştu. Elektrik ve su çoğu yerde yoktu. Kafeyi açıp en azından internet, elektrik, su, tuvalet ihtiyacını giderebilirim diye düşündüm. Elimizden geldiğince de kafede bir şeyler hazırlayıp etrafımızdakilere ikram ettik. Pazar sabahı daha fazlasına ihtiyaç olduğunu düşünüp birkaç arkadaşımla görüştüm ve sosyal medyada bir video paylaştım. Evde çorba yapıp getiren arkadaşlarımla parklarda bekleyen insanlara dağıtıma çıktık. Bu sırada videoyu görüp gelemeyenler internetten yiyecek, hijyen malzemesi satın alıp kafeye göndermeye başladılar. Gelenlerle alanları gezip anlık ihtiyaçları tespit edip video paylaştıkça yardımlar büyüdü. Çadırları tek tek dolaşıp depremzede ve yetkili kurumlarla görüşüp ihtiyaçları öğrendik. Gelen yardımlar arttıkça kafeye sığmamaya başladı. Kübik Kafe’nin hemen yanında yer alan Sahne Modda’yı depo alanına dönüştürdük. Anlık ihtiyaca cevap vermeyecek ama ileriki günlerde lazım olacak ev eşyası, mutfak eşyası, yatak vb malzemeleri de sahnede depoladık. Bu sırada gönüllü destek veren sayımız hızla arttı. 2. ayın sonunda yaklaşık 350 aileye farklı büyüklüklerde yardım edip ufak da olsa yardım etmeyi başardık.</span></p>
<p><b>Dayanışma faaliyetlerinde karşılaştığınız zorluklar, engeller, riskler neler oldu ve bunlarla nasıl baş ettiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class="alignright wp-image-63187" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/dayanisma-agi-640x853.jpg" alt="dayanışma ağı" width="347" height="463" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/dayanisma-agi-640x853.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/dayanisma-agi.jpg 768w" sizes="(max-width: 347px) 100vw, 347px" /></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öncelikle pandemi en büyük riskti. Bunu unutmadan hareket etmek gerekiyordu. Neyse ki hiçbirimiz covid olmadan süreci tamamladık.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kardeşim Gökçe’nin yardımıyla sistemli çalışmaya başladık. Gönüllülerin dikkat etmesi gereken kuralları oluşturduk. Tüm gelen yardımları imzalı teslim aldık ve ilettiğimiz kişiye de tutanakla verdik. Sadece 3 kişi gelen ve giden yardım bilgisini işledi hepimizin gördüğü listeye. Her şeyi dijital ortamda kayıt altında tutmak yaptığımız en doğru hareketti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İlk ay pazar dahil her gün açtık kafeyi. Gönüllülük esaslı bir ekip olduğumuz için bazen insan kaynağı anlamında sıkıntı yaşadık. İnsan gücüne ihtiyaç duyduğumuz anlar çok oldu. Eşyalar geliyor indirilip depoya taşınması lazım örneğin. Sonrasında da doğru adrese götürülmesi gerekiyor. Gelen herkes eşya taşıdı. Üyesi olduğum derneklerden ve arkadaşlarımdan nakliye aracı ve insan desteği geldi sonrasında. Bu çok doğru bir hamleydi çünkü genel gözlemim depremde İzmir’e her yerden çok yardım  geldi ama bunların aktarımı kısmında iyi organize olunamadığı için sıkıntı yaşanıldı. Biz bu sıkıntıyı kendi içimizde çözdük. Her gün nakliyecilerle gönüllümüz Begüm ev ev dolaştı. Bir gün önceden adresleri listeledik ve rotamızı belirledik. Bir yandan nakliye ile eşya bağışında bulunanlardan eşya toplayıp ihtiyacı olanlara da eşya aktarımı yaptılar. Bu sırada gelen göllülere yemek yapan gönüllüler oluştu. Bu kısımda kritik ve çok doğru bir çözümdü. Kafeye çok sayıda depremzede gelmeye başladı. Bir yandan biz çadırlara gidiyoruz bir yandan nakliye geziyor bir yandan da kafeden eşya dağıtıyoruz. O sırada da aniden bir çok malzeme geliyor bağış olarak. Tüm bunlar olurken ticari faaliyetlerimizin de sürüyor ve çalışıyor olmamızın yarattığı zorluklar oldu. Hepsi içimizdeki dayanışma ve mücadele ruhuyla bir şekilde çözüldü.</span></p>
<p><b>Dayanışma çalışmalarına devam ediyor musunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2 ay sürdü aktif dayanışmamız. Yeni yılla birlikte sonlandırıyoruz. Çünkü adı konulmuş bir oluşum değiliz ve yasal gereklilikler bir süre sonra bizi zorlayabilir diye düşünüyorum. Katkı sağlayan herkesin iş hayatında da aktif olması yardımlaşmayı bitirmemize başka bir sebep.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bununla beraber Kübik’te EÇEV ve BALEV yararına ürünlerin satıldığı iki standımız var. Gelirin tamamı bu vakıflara aktarılıyor. En azından bir taraftan dayanışmayı sürdürülebilir kılmaya çalışıyoruz.</span></p>
<p><b>Dayanışma faaliyetlerinin yaygınlaşması için neler söylemek istersiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dayanışma faaliyetlerinin artması için birbirimize güvenmemiz, egolarımızdan uzaklaşmamız, çıkar çatışmasına girmeden ortak amaca odaklanmamız gerektiğini düşünüyorum. Sahada gördüğüm en büyük sıkıntılar bu çatışmalardı. Kurumlar tek amaca odaklanıp geri kalan detaylarda boğulmasalar aslında çok daha büyük katma değer yaratılabilirdi. Bize ihtiyaç oluşmasının temel sebebi bağışta bulunmak isteyen insanların çoğunun  kurumlara maalesef güvenmemesi ve kurumlar arası iletişimsizlik, organizasyon eksikliği. Bu süreç bize çok şey öğretti. Mevlana’nın şu sözünü hatırladık hep “Nice insanlar gördüm, üzerinde elbise yok. Nice elbiseler gördüm içinde insan yok”  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Apartman görevlisi bir abimiz geldi gözü tok, dünya malında gözü olmayan&#8230; Gözlerimiz yaşardı. Bunun yanında bazı kişilerle tanıştık insanlığımızdan utandık. </span><span style="font-weight: 400;">Dayanışma faaliyetleri doğru iletişim ve temiz kalpli insanlarla artacaktır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eklemek istediğim en güzel söz: “Dayanışma yaşatır!”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/29/dayanismanin-artmasi-icin-egolari-birakip-ortak-amaca-odaklanmak-gerek/">“Dayanışmanın Artması İçin Egoları Bırakıp Ortak Amaca Odaklanmak Gerek&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kır ve Kenti Birleştiren Kır-Kent Ağı’ndan Dayanışma Çağrısı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/07/kir-ve-kenti-birlestiren-kir-kent-agindan-dayanisma-cagrisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 2020 08:50:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kır-Kent Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[Dayanışma Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[Kooperatif]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=57794</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gıdanın, suyun, havanın kirletilmesinden ve büyük çıkarların konusu haline getirilmesinden kaygı duyan bir grup, “ne yapabiliriz?” sorusundan hareket ederek Kır-Kent Ağı’nı kurdu. “Evreni ve yeryüzünü evi olarak gören insanların her zaman var olduğunu ve bundan sonra da hep var olacağı” düşüncesiyle yola çıkan Ağ, kır ve kent arasındaki etkileşimi artıracak örgütlenmeyi güçlendirmeyi hedeflerken dayanışma çağrısında bulunuyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/07/kir-ve-kenti-birlestiren-kir-kent-agindan-dayanisma-cagrisi/">Kır ve Kenti Birleştiren Kır-Kent Ağı’ndan Dayanışma Çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nelerin yapılabileceği sorusuna dair cevapları çoğaltmaya/ortaklaştırmaya ihtiyaç duyulduğundan ve tekil çabalar ile bireysel kaçışların yetersiz kalacağından hareket eden Kır-Kent Ağı, hem kırda hem kentte sürdürülmeye çalışılan münferit çabaların çoğaltılması ve birlikteliğin geliştirilmesini amaçlıyor. Bu amaçla, Katılımcı Onay Sistemi (KOS) ile üretim ve tüketim süreçlerinin birlikte planlanması ve imece kültürünün tekrar hayat bulmasını tasarlıyor.</p>
<p>Ağın bileşenleri arasında, Ataşehir Kooperatifi, Yerdeniz Kooperatifi, Göztepe Kooperatifi (İstanbul); Bayramiç Değişim Kooperatifi (Çanakkale); Bizim Değirmen Kooperatifi ve Yaşam Yolu Kooperatifi (Ankara); Devrek Güneşi Kooperatifi ve Zonguldak Arı Yetiştiricileri Birliği (Zonguldak);  Yıldıztepe Kooperatifi (Eskişehir) yer alıyor.</p>
<p><strong>İmece Kültürü ve Katılımcı Onay Sistemi</strong></p>
<p>Kır-Kent Ağı, temel olarak neyin, ne kadar, neden, nasıl ve kim için üretileceğinin pratik uygulaması olan Katılımcı Onay Sistemi (KOS) ile üretim ve tüketim süreçlerinin birlikte planlanmasının anti- kapitalist bir bakış açısıyla yapılmasından hareket ediyor.</p>
<p>Dayanışma ağı ayrıca kırsal alanda binlerce yıllık geçmişe sahip olan imece kültürünün yeniden hayat bularak yaygınlaşmasını sağlama örgütlenme sürecine dahil etmeyi öngörüyor.</p>
<p>Kır-Kent Ağı’na katılan her üreticinin, sağlıklı, temiz, adil gıdayı doğal yöntemlerle (yerel/yadigâr tohum kullanmak ve zehirli kimyasal kullanmamak) üretmeyi kabul etmesi gerekiyor. Ancak üreticilerin dönüşüm sürecinde ağdan belirli süreler içinde parça parça geçme gibi somut planlama talep edebilmesi olanağı da bulunuyor.</p>
<p>Kır-Kent Ağı, anti-kapitalist bir perspektifle ekoloji, toplumsal cinsiyet, göçmen emeği ve mevsimlik işçi konularında da çalışmalar yürütmeyi planlıyor. Kooperatifler arasındaki iş birliği ve güç birliğini geliştirmek için gıda dışında da üretim yapan ya da hizmet üreten kooperatiflerin Kır-Kent Ağı’na katılımını önemsiyor.</p>
<p><strong>Kır-kent Ağı’nın Temel İlkeleri</strong></p>
<p>Kır-kent Ağı’nın kuruluşunun gerekçelerini oluşturan ve ağın bağlı kalmayı taahhüt ettiği bazı temel ilkeler şunlar;</p>
<ul>
<li>Doğru, açık ve karşılaştırılabilir bilgi paylaşımının sağlandığı şeffaflık,</li>
<li>Ağ içinde üretilen bütün ürünler ağ içindeki bütün dağıtım noktalarında aynı bedelden kullanıcıya ulaştırmak,</li>
<li>Ağ içerisindekilerin hastalık, eğitim, işsizlik, yolculuk vb. durumlarda ihtiyaçlarını karşılayabileceği dayanışma fonu oluşturmak,</li>
<li>Ağ üretim ve dağıtım noktaları ile bileşenler arasında rotasyon uygulanması,</li>
<li>Ağ her bileşenin yararlanabileceği hibe ve bağış kaynakları için ortak bir havuz oluşturarak bilgiyi bütün bileşenler ile paylaşılması.</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/07/kir-ve-kenti-birlestiren-kir-kent-agindan-dayanisma-cagrisi/">Kır ve Kenti Birleştiren Kır-Kent Ağı’ndan Dayanışma Çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
