<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Danıştay arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/danistay/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/danistay/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 28 Apr 2022 17:55:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Danıştay arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/danistay/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz; Hukuk Mücadelemiz Sürecek!&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/21/istanbul-sozlesmesinden-vazgecmiyoruz-hukuk-mucadelemiz-surecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Mar 2022 12:38:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK)]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanı Kararı]]></category>
		<category><![CDATA[Danıştay]]></category>
		<category><![CDATA[EŞİK Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[kadın örgütleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=79678</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekildiğine ilişkin Cumhurbaşkanı kararının açıklandığı 20 Mart 2021’in üstünden geçen bir yılda yaşanan gelişmeleri özetledi ve kararın 'hukuksuz ve hükümsüz' olduğunu yineledi. EŞİK Platformu, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararına karşı politik mücadelenin yanı sıra hukuki mücadeleyi de sürdüreceğini açıkladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/21/istanbul-sozlesmesinden-vazgecmiyoruz-hukuk-mucadelemiz-surecek/">&#8216;İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz; Hukuk Mücadelemiz Sürecek!&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>EŞİK, İstanbul Sözleşmesi&#8217;nden çekilme kararına karşı yürütmenin durdurulması ve kararın iptali talebiyle Danıştay’da dava açmıştı. EŞİK tarafından paylaşılan basın açıklamasında 20 Mart 2021&#8217;de başlayan hukuki mücadelede &#8220;umudu artıran gelişmeler&#8221; olarak sıralanan ve öne çıkan hususlar şunlar:</p>
<h5> &#8216;Hukuksuzca ve Anayasa’ya Aykırı Şekilde&#8217; İstanbul Sözleşmesi&#8217;nden Çekilmeyi Öngören Karar</h5>
<ul>
<li>Cumhurbaşkanı’nın tek başına aldığı (19/03/2021 tarih ve 3718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı) Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çıkacağına dair Karar’ın ardından, 30 Nisan 2021 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan ikinci bir Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye’nin 1 Temmuz 2021 tarihi itibarıyla Sözleşme’nin tarafı olmaktan çıkacağı ilan edildi.</li>
<li>Söz konusu Karar metninde Karar’ın “9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 3’üncü maddesi gereğince” alındığı belirtildi. 19 Mart 2020 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı’nda dayanak gösterilen bu hüküm; bu Karar’ın duyurulmasıyla İstanbul Sözleşmesi özelinde başlayan hukuk mücadelesi için de ayrıca kritik bir önem taşıyor.</li>
</ul>
<blockquote><p>Pandemiye rağmen milyonlarca insan hem sokaklarda hem sosyal medya üzerinden “İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz” dedi.</p></blockquote>
<ul>
<li>Karar sonrası; başta kadın ve LGBTİ örgütleri olmak üzere sivil toplum örgütlerinin, baroların, yerel yönetimlerin, muhalefet partilerinin, hatta özel sektörün ve sanatçıların da dahil olduğu çok çeşitli eylemler gerçekleştirildi.</li>
<li>Pandemiye rağmen milyonlarca insan hem sokaklarda hem sosyal medya üzerinden “İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz” dedi. Bu direngen tavır, İstanbul Sözleşmesi’nden hukuksuzca ve Anayasa’ya aykırı bir şekilde çekilmeyi öngören Karar’a karşı sergilenen hukuki mücadelede de sürdü.</li>
</ul>
<blockquote><p>Kadınlar, kadın örgütleri, barolar ve muhalefet partileri temsilcileri tarafından Danıştay’a 200’e yakın dava açıldı.</p></blockquote>
<ul>
<li>EŞİK Platformu, Avrupa Konseyi’ne, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme girişiminin iç hukuk sistemine aykırı olduğunu belirterek, yapılan bildiriminin yasallığını ve uluslararası hukuk açısından etkilerini incelemesi için çağrıda bulundu.</li>
<li>Takip eden günlerde tek tek kadınlar, kadın örgütleri, barolar ve muhalefet partileri temsilcileri tarafından Danıştay’a 200’e yakın dava açıldı. Açılan davalarda iki talep bir arada yer almaktaydı; Cumhurbaşkanı Kararı’nın iptali ve bu Karar’ın yürütülmesinin durdurulması.</li>
<li>Türkiye’nin Sözleşmeden çekilmesinin kesinleşeceği 1 Temmuz 2021 tarihine kadar tüm Türkiye’de eylemler ve protestolar sürdü. 19 Haziran 2021’de EŞİK’in çağrıcısı olduğu mitinge, Türkiye’nin pek çok kentinden kadınlar ve LGBTİ+lar gelip “İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz” dediler.</li>
<li>Bu eylemler sürerken açılan davalardan 1 Temmuz tarihine yaklaşılmış olmasına rağmen henüz bir sonuç çıkmamış olması üzerine,  24 Haziran 2021 tarihinde Danıştay’ın sessizliğini protesto etmek için Danıştay binasının önünde buluşan EŞİK gönüllülerinin basın açıklaması yapması polis tarafından engellendi ancak yürütmenin durdurulması ve kararın iptal edilmesi için Danıştay 10. Dairesi’ne ek bir dilekçe verilmesi sağlandı.</li>
<li>Danıştay’a açılan davalarda Danıştay 10. Dairesi’nden ilk karar 29 Haziran 2021 tarihinde İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener tarafından yapılan başvuru hakkında verildi. Yürütmeyi durdurma talebi Danıştay 10&#8217;uncu Dairesi tarafından üçe iki oyla reddedildi.</li>
<li>Bu karardan bir gün sonra, 1 Temmuz 2021 tarihinde; son güne kadar süren geniş katılımlı eylem ve protestolara rağmen Türkiye İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmiş oldu.</li>
<li>Takip eden günlerde yürütmenin durdurulması talepleri Danıştay 10. Dairesi tarafından aynı gerekçelerle ve yine üçe iki oyla reddedilmeye devam edildi.</li>
<li>Talepleri reddedilen başvuruculardan red kararına itiraz edenler oldu. Ancak bu itirazı değerlendiren İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK)  da itirazları 5’e karşı 8 oyla reddetti.</li>
</ul>
<h5 class="mor"><b>&#8216;Danıştay Savcısı: &#8216;İstanbul Sözleşmesinin Sonlandırılması, TBMM Kararıyla Mümkün&#8217;</b></h5>
<ul>
<li>Yürütmeyi durdurma taleplerinin reddi sonrasında Karar’ın iptali taleplerinin değerlendirilmesine yani davaların esasına geçildi ve Danıştay savcılarından ilk mütalaalar gelmeye başladı.</li>
<li>Aydın Kuşadası’nda yaşayan avukat Lalezar Nergiz ve 12 kadın adına açılan davada, Danıştay Savcısı Elmas Mucukgil Cumhurbaşkanı&#8217;nın sözleşmeden çekilme Kararı’nın hukuka aykırı olduğu ve iptal edilmesi gerektiği yönünde bir görüş bildirdi.</li>
</ul>
<p>Elmas Mucukgil verdiği görüşte 3718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın, metninde tam da bu karara dayanak olarak verilen 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 3 üncü maddesi gereğince hukuka aykırı olduğunu ifade etti. Savcı Mucukgil, “Uygulamasını durdurma ve sona erdirme” kısmından önce kullanılan “bunların” sözcüğü ile “uygulama alanının değiştiği tespit edilen anlaşmaların kastedildiğini” vurgulayarak, cumhurbaşkanına belli durumlarda, kısıtlı yetki verildiğine işaret etti.</p>
<ul>
<li>Cumhurbaşkanı Kararı’nda “hukuka uyarlık bulunmamaktadır” şeklinde mütalaa veren Danıştay savcılarından bir diğeri de Aytaç Kurt oldu.  Kurt, “TBMM’nin onayına bağlı uluslararası sözleşmenin kaldırılması, yine TBMM’nin tasarrufuyla mümkündür. Anayasaya göre, İstanbul Sözleşmesi’nin onaylanması ve tatbikinin durdurulması veya sonlandırılması, TBMM kararıyla mümkündür” dedi.</li>
<li>Aynı yöndeki görüşlerden bir diğeri de Danıştay Savcısı Nazlı Yanıkdemir tarafından verildi.  Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği tarafından açılan davada Savcı Yanıkdemir, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine ilişkin bir kanun çıkarılmadıkça, sadece Cumhurbaşkanı kararıyla feshedilemeyeceğini ifade etti.</li>
</ul>
<h5>İstanbul Sözleşmesi&#8217;nin Kaderini Danıştay Belirleyecek!</h5>
<ul>
<li>EŞİK&#8217;in açıklamasında &#8220;Cumhurbaşkanı Kararı’nın iptal edilmesi gerektiğini belirten Danıştay savcılarının görüşlerinin İstanbul Sözleşmesi&#8217;nin &#8216;feshinin&#8217; hukuksuz olduğuna dair iddiaları açıklamaların teyiti&#8221; olarak değerlendiriliyor.</li>
<li>Sürecin devamında, İstanbul Sözleşmesi&#8217;nin fesih kararının iptaline ilişkin 200&#8217;a yakın dava gerekçeleri ile ayrı ayrı değerlendirilecek. Bu değerlendirme yapılırken, Karar’ın iptali yönündeki savcı görüşleri de dava dosyalarına eklenecek.</li>
<li>Sonrasında dosyalar, Danıştay 10. Dairesi yargıçları tarafından değerlendirilecek ve esastan kararlar verilecek.</li>
</ul>
<p>EŞİK tarafından yapılan basın açıklamasının sonunda &#8220;İstanbul Sözleşmesi kadınların yaşam haklarının teminatıdır.<br />
İstanbul Sözleşmesi kadına karşı şiddetin önlenmesinin yol haritasıdır. İstanbul Sözleşmesi&#8217;nden vazgeçmiyoruz; hukuk mücadelemiz sürecek&#8221; deniyor ve Anayasa’nın emredici hükmü gereği Danıştay yargıçlarına &#8220;önlerindeki iptal davalarında hukuka ve vicdan özgürlüklerine sahip çıkacak şekilde&#8221; karar verme çağrısı yapılıyor.</p>
<p class="mor">Açıklamanın tümüne <a href="https://esikplatform.net/kategori/basin-aciklamalari/73812/istanbul-sozlesmesi-nden-vazgecmedik-vazgecmiyoruz" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/21/istanbul-sozlesmesinden-vazgecmiyoruz-hukuk-mucadelemiz-surecek/">&#8216;İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz; Hukuk Mücadelemiz Sürecek!&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Danıştay Dernekler Yönetmeliği’nin 1 ve 2. Maddelerini İptal Etti</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/22/danistay-dernekler-yonetmeliginin-1-ve-2-maddelerini-iptal-etti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Sep 2021 09:08:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Mülkiyeliler Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Danıştay]]></category>
		<category><![CDATA[Dernekler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=74493</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mülkiyeliler Birliği’nin açtığı idari dava sonucunda Danıştay Dernekler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. ve 2. maddelerini iptal etti. Danıştay, Yönetmelik değişikliği ile 1 Ekim 2018’de yürürlüğe giren 2 maddeyi "idareye tanınan yetkinin sınırlarını genişletmesi ve kişisel verilerin ve özel nitelikteki kişisel verilerin açık rıza alınmadan işlenmesini sağlayacak olması" nedeniyle iptal etti.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/22/danistay-dernekler-yonetmeliginin-1-ve-2-maddelerini-iptal-etti/">Danıştay Dernekler Yönetmeliği’nin 1 ve 2. Maddelerini İptal Etti</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mülkiyeliler Birliği’nin açtığı dava sonucunda Dernekler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğe karşı açtığı iptal davasında iptale gerekçe olarak ileri sürdüğü hususlar şunlardı :</p>
<ul>
<li>“Temel hak ve özgürlüklerin ancak bir Kanuna dayanılarak sınırlandırılabileceği;</li>
<li> dolayısıyla üyelere ilişkin bilgilerin ve üyelerin kişisel verilerinin beyannameye eklenmesinin öngörülmediği;</li>
<li>Kanun’un bildirime tabi tutmadığı kişilerin Yönetmelikle bildirime tabi tutulamayacağı, üyeler ile üyelerin kimlik bilgilerini ve üyelik durumlarını mülki amire bildirme zorunluluğu getirmenin örgütlenme özgürlüğüne müdahale anlamına geldiği,</li>
<li>bu bilgilerin hangi amaçla kullanılacağının belli olmadığı, kişisel verilerin korunması hakkının ihlal edildiği”</li>
</ul>
<p>Mülkiyeliler Birliği’nin başvurusu üzerinde Danıştay 10. Dairesi’nin aldığı Yönetmeliğin 1 ve 2. maddelerini iptal kararında;</p>
<p>dava konusu düzenlemeden çok sonra Dernek organlarına seçilen asıl ve yedek üyeleri yanında üyeliğe kabul edilenler ile üyeliği sona erenlerin de adı, soyadı, doğum tarihi ve kimlik numarası ile üyeliğe kabul edilme ve üyeliğin sona erme tarihinden itibaren 45 gün içinde merkezinin bulunduğu dernekler birimine bildirmek yükümlülüğü getirilmesinin,  yasalar “Yasaların Geriye Yürümezliği İlkesi” uyarınca yürürlüğe giren yasaların geçmişe ve kesin nitelik kazanmış hukuksal durumlara etkili olamaması nedeniyle “dava konusu Yönetmelikle yapılan düzenleme tarihinden sonra Yasayla yapılan düzenlemenin dava konusu Yönetmeliğe dayanak oluşturduğunun kabulü mümkün değildir” deniliyor.</p>
<p>Ayrıca, Danıştay kararında, Anayasa’nın “Özel Hayatın Gizliliği” başlıklı 20. maddesine göre, kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebileceği; hükmü uyarınca Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun ile, kişilerin dernek, vakıf ya da sendika üyeliği ile ilgili verileri özel nitelikli kişisel veri olarak kabul edilmiş ve özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesinin yasaklanmış olduğu belirtiliyor.</p>
<p>Danıştay’ın aldığı iptal kararında özetle, Anayasa ve Kanun hükümleri gereğince “Kanunda düzenlenmediği halde, davalı idareye tanınan yetkinin sınırlarını genişleten ve kişisel verilerin ve özel nitelikteki kişisel verilerin açık rıza alınmadan işlenmesini sağlayacak dava konusu düzenlemede hukuki isabet bulunmadığı” gerekçeleriyle 2 madde iptal ediliyor.</p>
<p>Kararın detaylarına <a href="http://mulkiyehaber.net/dernekler-yonetmeliginin-2-maddesi-iptal-edildi/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/22/danistay-dernekler-yonetmeliginin-1-ve-2-maddelerini-iptal-etti/">Danıştay Dernekler Yönetmeliği’nin 1 ve 2. Maddelerini İptal Etti</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kül Depolama Sahalarını Mevzuata Uygun Hale Getirmeyen Termik Santraller Çalışamayacak</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/04/kul-depolama-sahalarini-mevzuata-uygun-hale-getirmeyen-termik-santraller-calisamayacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2021 09:06:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA VAKFI]]></category>
		<category><![CDATA[Danıştay]]></category>
		<category><![CDATA[kül depolama sahaları]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[termik santral]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=66496</guid>

					<description><![CDATA[<p>TEMA Vakfı, kömürlü termik santrallerin çevre mevzuatına uyum sağlamaları için 31.12.2019’a dek tanınan muafiyet süresinin bitmesinden sadece 5 gün önce yapılan yönetmelik değişikliğinin iptali için 2020 yılının Şubat ayında dava açmıştı. İlgili maddenin hukuka, kamu yararına aykırı olduğu ve değişikliğin çevreye ve insan sağlığına geri dönüşü mümkün olmayan zararlar vereceği gerekçesiyle açılan davada, T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından yürütmeyi durdurma kararı verildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/04/kul-depolama-sahalarini-mevzuata-uygun-hale-getirmeyen-termik-santraller-calisamayacak/">Kül Depolama Sahalarını Mevzuata Uygun Hale Getirmeyen Termik Santraller Çalışamayacak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">TEMA Vakfı tarafından açılan davada verilen yürütmeyi durdurma kararının gerekçesinde; santrallere 31.12.2019 tarihine kadar tanınan muafiyet süresinin söz konusu santrallerin gerekli yatırımları yapmaları için yeterli olduğu vurgusu dikkat çekti. Kararda, termik santrallerin faaliyetleri sonucu oluşan atıkların; toksik nitelikte olduğu, yer altı ve yüzey suları ile tarım alanlarını kirlettiği, çevre ve insan sağlığı açısından olumsuz etkilerinin bulunduğu da vurgulandı. Bu denli kirletici ve riskli olan atıkların depolanmasına; çevre yatırımları yapılmadan, içeriği ve ayrıntısı belli olmayan bir akademik rapora dayalı olarak devam edilmesinin hukuka uygun olmayacağı ifade edildi. Danıştay İdari Dava Daireler Kurulu, söz konusu değişikliğin yapılması halinde insan ve çevre sağlığı üzerinde telafisi güç veya imkânsız zararlar doğabileceği gerekçesiyle yürütmeyi durdurma kararı verdi.</span></p>
<h5><b>Kapanması Gereken Termik Santraller Çalışmaya Devam Edecekti</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-66500 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/kul-depolama-640x421.jpg" alt="kül depolama" width="309" height="203" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/kul-depolama-640x421.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/kul-depolama-350x231.jpg 350w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/kul-depolama.jpg 700w" sizes="(max-width: 309px) 100vw, 309px" />Dava konusu Yönetmelik değişikliğinde bahsi geçen kömürlü termik santrallere, çevre mevzuatına uyum sağlamaları ve gerekli yatırımlarını tamamlamaları amacıyla 31.12.2019 tarihine kadar süre tanınmıştı. Madde gereği, verilen tarihte çevre yatırımlarını tamamlamamış olan termik santrallerin bu tarih itibarıyla faaliyetlerinin durdurulması gerekmekteydi. Bu kapsamda düzenli kül depolama alanlarına ilişkin çevresel eksiklikleri bulunan santrallerin faaliyetlerinin durdurulması gerekirken, yatırım için verilen son sürenin bitmesinden beş gün önce yapılan bir Yönetmelik değişikliğiyle santrallerin çalışmasının önü açılmıştı. </span></p>
<h5><b>“Kömürsüz Bir Gelecek Mümkün”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, konuya ilişkin yaptığı açıklamada; “Kömürlü termik santraller, arazi kullanımı ve oluşturduğu kirlilik nedenleriyle ekosistem üzerinde büyük baskı yaratmakta ve iklim krizinin başlıca nedenlerinden biri olarak gösterilmektedir. Ülkemizin, termik santrallere yatırım yapmak yerine; enerji verimliliğini en üst seviyeye çıkararak, alternatif enerji kullanımı üzerine araştırma yaparak kömürlü termik santrallerden çıkışı adil bir dönüşüm ile sağlayacak gücü ve potansiyeli vardır” ifadelerini kullandı. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/04/kul-depolama-sahalarini-mevzuata-uygun-hale-getirmeyen-termik-santraller-calisamayacak/">Kül Depolama Sahalarını Mevzuata Uygun Hale Getirmeyen Termik Santraller Çalışamayacak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Danıştay Kararı: Diyanet, Erenler Cemevi’nin Elektrik Giderlerini Karşılayacak</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/13/danistay-karari-diyanet-erenler-cemevinin-elektrik-giderlerini-karsilayacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Feb 2019 09:20:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Kimlik - İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi inancı]]></category>
		<category><![CDATA[Cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[Danıştay]]></category>
		<category><![CDATA[Danıştay 13. Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[Erenler Cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi]]></category>
		<category><![CDATA[İbadethane]]></category>
		<category><![CDATA[semah]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=35206</guid>

					<description><![CDATA[<p>Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nın elektrik faturalarının devlet tarafından ödenmesi talebiyle 2015 yılında açılan dava sonuçlandı. Danıştay 13. Dairesi’nin verdiği karara göre Erenler Cemevi’nin elektrik giderleri devlet tarafından ödenecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/13/danistay-karari-diyanet-erenler-cemevinin-elektrik-giderlerini-karsilayacak/">Danıştay Kararı: Diyanet, Erenler Cemevi’nin Elektrik Giderlerini Karşılayacak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Esenyurt’ta bulunan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi’nin elektrik faturalarının ödenmediği gerekçesiyle BEDAŞ tarafından cemevi icraya verilmiş ve cemevi yönetimi karşı dava açarak icrayı durdurmuştu. Cemevi yönetiminin, cemevlerinin Alevilerin ibadethanesi olduğu için elektrik giderlerinin devlet tarafından karşılanması istemiyle açtığı davada Danıştay 13. Dairesi Erenler Cemevi’nin elektrik giderlerinin Diyanet bütçesinden karşılanması gerektiğine kanaat getirdi. Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı mahkeme kararına ilişkin basın toplantısı düzenleyerek süreç hakkında bilgilendirmede bulundu.</p>
<p><strong> Yavuz Selçuk: Başvurularımız Cemevleri İbadethane Değildir Denilerek Reddedildi</strong></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-35209" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/erenler-cem-640x426.jpg" alt="" width="640" height="426" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/erenler-cem-640x426.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/erenler-cem-1024x682.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/erenler-cem.jpg 1280w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>1998 yılında vakıflaşan Erenler Cemevi’nin Alevi inancına ve kültürüne hizmet ettiğini belirten vakıf başkanı Yavuz Selçuk, 16 Mayıs 2015 tarihinde CLK Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından cemevine başlatılan icranın cemevinin itirazı sonucu durdurulduğunu ifade etti. Aydınlatma ve elektrik giderlerinin devletçe ödenmesi için Esenyurt Kaymakamlığı’na ve Müftülüğü’ne başvurduklarını ancak başvurularının “Cemevleri ibadethane değildir” denilerek reddedildiğini söyledi.</p>
<p>Selçuk, “ Yürürlükte olan 6446 sayılı Enerji Piyasası kanununda “Toplumun ibadetine açılmış ve ücretsiz girilen ibadethanelere ilişkin aydınlatma giderleri Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır” ibaresi yer almakta, ibadethaneler de “ Toplumun ibadetine açılmış olma ve ücretsiz girilme” dışında herhangi bir şart belirtilmemektedir. Cemevleri Alevi inancına mensup insanların inançları çerçevesinde ibadet ettiği yerlerdir.” dedi.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-35208" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/erenler-cem-evi-640x330.jpg" alt="" width="640" height="330" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/erenler-cem-evi-640x330.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/erenler-cem-evi-1024x528.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/erenler-cem-evi.jpg 1280w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>“Türkiye Açısından Utanç Verici Bir Durum”</strong></p>
<p>Alevilerin yüzyıllardır maruz bırakıldıkları baskı, katliamlara karşın inançlarından vazgeçmediklerini belirten Selçuk, “ Cemevlerinin ibadethane olup olmadığını tartışmak ve bütün ibadethanelere tanınan hakların cemevlerine de tanınması için hukuk mücadelesi yürütmenin Türkiye açısından utanç verici bir durum olduğunu belirtti. Tüm bu uygulamaların Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’ne, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ve AİHM kararlarına aykırı olduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>&#8220;Bir Yerin İbadethane Olup Olmadığına Orada İbadet Edenler Karar Verebilir&#8221;</strong></p>
<p>Avukat Zeynel Çambeli ise söz alarak, “AİHM kararına göre bir yerin ibadethane olup olmadığına ancak orada ibadet edenlerin karar vereceğini söyledi. Çambeli, Cemevlerinin ibadethane olduğuna ve elektrik giderlerinin devlet tarafından ödenmesine yönelik kararlar olduğunu hatırlattı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/13/danistay-karari-diyanet-erenler-cemevinin-elektrik-giderlerini-karsilayacak/">Danıştay Kararı: Diyanet, Erenler Cemevi’nin Elektrik Giderlerini Karşılayacak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Temyize Götürülen “Öğrenci Andı” Kararı İçin Kim Ne Diyor?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/30/temyize-goturulen-ogrenci-andi-karari-icin-kim-ne-diyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Oct 2018 12:11:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Andımız]]></category>
		<category><![CDATA[Danıştay]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İNİSİYATİFİ]]></category>
		<category><![CDATA[MEB]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=31985</guid>

					<description><![CDATA[<p>Danıştay, 2013 yılında demokratikleşme paketi çerçevesinde okutulmasına son verilen Andımız başlıklı öğrenci andının kaldırılmasına ilişkin yönetmelik maddesini iptal etti. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından temyize götürülen öğrenci andı eğitim sendikaları ve sivil toplum kuruluşlarını karşı karşıya getirdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/30/temyize-goturulen-ogrenci-andi-karari-icin-kim-ne-diyor/">Temyize Götürülen “Öğrenci Andı” Kararı İçin Kim Ne Diyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İlk kez 1933 yılında öğrencilere okutulan ve “ırkçı, tektipleştirici, faşizan” olduğu gerekçesiyle AK Parti hükümeti tarafından 2013 yılında “demokratikleşme paketi” kapsamında kaldırılan öğrenci andı, Danıştay’ın bu uygulamayı geri getiren kararı sonrasında yeniden tartışılmaya devam ediyor. Türk Eğitim-Sen tarafından açılan davada tartışmayı başlatan Danıştay 8. Dairesi, kararının gerekçesi olarak “idari istikrar oluşturacak biçimde çok uzun zamandır bütün devlet okullarında ve hatta özel okullarda … okutulması şeklinde uygulanan öğrenci andının kaldırılması …. idarenin sahip olduğu düzenleme yetkisini ve takdir hakkını hukuka uygun kullanmadığı” ifadelerini paylaştı. Andın kaldırıldığı dönemde bu demokratikleşme adımını “30’larda Hitler ve Stalin gibi toplumu formatlamak için bu tür uygulamalar yapılıyordu. Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde çocukların içtimaya dizildiği, ırkçı sloganlar okunan metinler göremezsiniz” sözleriyle savunan Cumhurbaşkanı Erdoğan Danıştay’ın kararına tepki gösterirken sivil toplumdan ilk cevap, “Andımız Kaldırılsın” kampanyasını Türkiye’de ilk kez Diyarbakır’dan başlatan Hak İnisiyatifi’nden geldi. Sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımda, 2009’da Mazlumder Diyarbakır Şubesi iken başlattıkları kampanyayı hatırlatan Diyarbakır Hak İnisiyatifi, “Eğitimde ayrımcı, tektipçi bütün metin ve uygulamaların kaldırılmasını, eğitimin insan haklarına uygun bir formda verilmesini savunuyoruz. “Andımız Kaldırılsın” kampanyasını 2009’da Diyarbakır’dan başlatmış ve eylem, etkinlik, yargı yolu vs. 4 sene boyunca yoğun bir mücadele ile ırkçı ve tektipçi metnin kaldırılmasına şahit olmuştuk. Bu tektipçi faşist uygulamanın geri dönmesini kabul etmeyeceğiz!” ifadeleriyle tepkisini paylaştı. MEB’in “nasılsa yargı da bizden yaklaşımıyla doğru düzgün savunma yapmamış olmasını” eleştiren Hak İnisiyatifi, “ülkedeki çoğulcu yapıya zarar veren metnin geri getirilmesi kararını hukuki bulmadıklarını ve Andımız Kaldırılsın kampanyasını başlatan ve yürüten ilk kurum olarak öğrenci andı başta olmak üzere tüm ırkçı ve tektipçi metin ve uygulamaların eğitim sürecinden çıkarılması için mücadeleye devam edeceklerini” deklare eden bir basın açıklaması paylaştı. Türkiye’deki çeşitli siyasi arka planlara sahip insanların bir araya gelip oluşturduğu Adalet Zemini de Hak İnisiyatifi’ni destekleyen ve Danıştay kararı ile öğrenci andını eleştiren bir açıklamada bulundu. “Türkiye’nin Türk etnik kimliğiyle beraber otuzu aşkın etnik kimlik barındıran, çok kimlikli ve çok kültürlü bir toplum olduğunu, Öğrenci Andı içerisinde, Türkiye’nin bu çok renkli yapısına zarar veren, toplumu tek tip olarak algılayan ve algılatmak isteyen, tek tipçi ve ırkçı çok sayıda ifade bulunduğunu” hatırlatan Adalet Zemini, “Türkiye’deki bütün etknik, dini, kültürel ve diğer kimliklere mensup çocuklarımızın özgür ve çoğulcu bir sistemde eğitim görme hakkını savunuyoruz.” ifadeleriyle tutumunu paylaşarak “başta Öğrenci Andı olmak üzere, bütün ırkçı ve tektipçi metin, kitap ve uygulamaların eğitim sisteminden çıkarılmasını” talep ettiklerini duyurdu.</p>
<p>Diyarbakır Barosu da düzenlediği basın toplantısında Öğrenci Andı’nın ve Danıştay kararının, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu hatırlatarak anayasa’nın 90. maddesi gereği Danıştay’ın bu sözleşmeye uymakla yükümlü olduğunu vurguladı. Ayrıca Anayasa’nın 125. maddesinde yer alan “Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarî eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.” şeklindeki amir hükmün de Danıştay tarafından ihlal edildiğini açıklayan Diyarbakır Barosu Başkanı Cihan Aydın, “Danıştay’ın bu yasal sınırı aşarak karar vermesi, kuvvetler ayrılığı ilkesinin bariz bir şekilde ihlal edilmesi anlamına gelmektedir. Son dönemlerde en çok yaptığımız eleştiri, yürütmenin yargıya müdahalesinin, tersi bir durumu olan bu hukuksuzluk halini de tasvip etmiyoruz. Her kurumu ve kişiyi çerçevesi anaysa ile belirlenmiş görev ve yetkilerini aşmamaya davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Aydın ayrıca, Diyarbakır Barosu’nun, yargılamaya taraf olan Milli Eğitim Bakanlığı’nın yanında müdahil olarak yer alacağını, bu karara karşı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyizen başvuracağını ve temyiz sürecinde davanın takipçisi olacağını duyurdu.</p>
<p>Danıştay’ın kararı eğitim sendikalarını da karşı karşıya getirdi. Eğitim-Bir-Sen bütün şubeleri ile birlikte andımız kararına tepki gösterirken Türk Eğitim Sen de “Andımız Okuma Eylemi” düzenleyerek Eğitim-Bir-Sen’e tepki gösterdi. Eğitim-Sen ise kararın başka gerçeklerin üzerini örten bir “danışıklı döğüş” olduğunu ima eden bir açıklama yayınladı. Özgür Eğitim-Sen ve Eğitim İlke-Sen de Danıştay kararına karşı çıkan birer açıklama yayınladılar. “İçeriğini ve uygulamasını topluma, toplumun müktesebatına, kültür ve inanç evrenine hakaret olarak gördüğümüz Andımız’a Danıştay kararıyla yeniden muhatap kılınmamız bizler ve ülkemiz açısından hazindir.” diyen Özgür Eğitim-Sen, “bu kararı ve kararı mümkün kılan atmosferi mümkün kılan herkesin vebal altında olduğunu ve dün olduğu gibi bugün de bu tarz vesayet uygulamalarına karşı duracağını” duyurdu. Eğitim İlke-Sen ise açıklamasında Danıştay’ın kararını reddettiklerini vurgulayarak, “İslamî kimliğe açık bir karşıtlık üreten, hakikate meydan okuma cür’etini ısrarla sürdürüp insani ve toplumsal yaraları derinleştiren söylemleri mayalayan böyle bir nutkun okunmasının iptalinden sonra sıra zorunlu eğitimin ve eğitim süreçlerindeki siyasal-ideolojik baskıların ortadan kaldırılmasına gelmeliydi. Bu ve buna benzer resmî ideolojik tahakkümler bir an önce son bulmalıdır.” açıklamasında bulundu.</p>
<p>Andımız ile ilgili gelişmeler üzerine Sivil Sayfalar’a konuşan Hak İnisiyatifi Derneği Genel Başkan Yardımcısı Abdurrahim Ay, şunları söyledi: “Biz 2009 yılında Andımız Kaldırılsın Kampanyası’nı Diyarbakır’dan başlattık. İlk yıl kampanya afişlerimiz polisler tarafından kanunsuz bir şekilde sökülmüştü. Her yıl birkaç kez İl Eğitim Müdürlükleri önünde basın açıklamaları ve eylemler düzenledik. Kurumumuza yapılan başvurular üzerine İdare Mahkemeleri ve Danıştay nezdinde davalar açtık. Danıştay’da davamız reddedilince temyiz yoluna gittik. Konuyu AYM ve AİHM süreçleri dahil sonuna kadar götüreceğimizi deklare ettik. Ancak 2013 yılında andın kaldırılması sebebiyle yargısal sürece gerek kalmamış oldu. Geçtiğimiz yıl andın kaldırılmış olmasına rağmen kitaplarda yer alması üzerine MEB’e yaptığımız başvuruda okunmayı zorunlu kılan yönetmelik maddesinin kaldırıldığını ancak kitaplara konulmasını gerektiren maddenin yürürlükte olduğu cevabını aldık. Eğitim döneminin başında bu çelişkinin düzeltilmesi ve eğitim sürecinin büyük ölçüde insan haklarına aykırı bir bütün olduğunu hatırlatarak eğitim sürecini insan haklarına uygun hale getirme çağrısında bulunduk. Geldiğimiz noktada Danıştay, yargı eliyle ırkçı bir metni hayatımıza yeniden sokmak istemektedir. Elbette buna karşı olmayı sürdüreceğiz. Eğitim sürecinde insan haklarına aykırı tek uygulama Andımız değildir, ders müfredatı, bazı derslerin tamamı, bazılarının bazı üniteleri, okullardaki birçok ritüel çocuk haklarına ve insan fıtratına aykırıdır. Çocukları devletin ideolojisi doğrultusunda formatlamayı hedeflemiş uygulamaların tamamının eğitim sürecinin dışına çıkarılması gerekmektedir. Biz bütün bu uygulamalara karşı çocuklarımızın devletin tabula rasa’sı olmadığı, devletin istediği gibi formatlanacak bireyler olmadığını, özgür birer fert olduklarını savunacak ve bunun kabul edilmesi için insan hakları mücadelemizi sürdüreceğiz.”</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/30/temyize-goturulen-ogrenci-andi-karari-icin-kim-ne-diyor/">Temyize Götürülen “Öğrenci Andı” Kararı İçin Kim Ne Diyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sur’un tarihini silen düzenleme</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/04/surun-tarihini-silen-duzenleme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Reha Ruhavioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 May 2017 11:57:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Acele Kamulaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[afet yasası]]></category>
		<category><![CDATA[Danıştay]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Dört Ayaklı Minare]]></category>
		<category><![CDATA[kamulaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[kentsel dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[Kurşunlu Camii]]></category>
		<category><![CDATA[şeyhmus diken]]></category>
		<category><![CDATA[sur]]></category>
		<category><![CDATA[Suriçi]]></category>
		<category><![CDATA[TOKİ]]></category>
		<category><![CDATA[urp Giragos Kilisesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=14297</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçen yıl “afet yasası” kapsamında kamulaştırılan Diyarbakır’ın Sur ilçesinde &#8220;acele kamulaştırma kararına&#8221; istinaden çatışmalardan fiziksel olarak etkilenmeyen Alipaşa ve Lalebey mahallelerinde de yıkım işlemleri başlıyor. Geçen hafta cami hoparlörlerinden yapılan anonslarda mahalle sakinlerinin 1 Mayıs Pazartesi gününe kadar evlerini boşaltmaları istenirken, mahalle sakinlerinden bazıları evlerini boşaltmayarak karara direniyor.  2010’da Sur’un Alipaşa ve Lalebey mahallelerini de [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/04/surun-tarihini-silen-duzenleme/">Sur’un tarihini silen düzenleme</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Geçen yıl “afet yasası” kapsamında kamulaştırılan Diyarbakır’ın Sur ilçesinde &#8220;acele kamulaştırma kararına&#8221; istinaden çatışmalardan fiziksel olarak etkilenmeyen Alipaşa ve Lalebey mahallelerinde de yıkım işlemleri başlıyor. Geçen hafta cami hoparlörlerinden yapılan anonslarda mahalle sakinlerinin 1 Mayıs Pazartesi gününe kadar evlerini boşaltmaları istenirken, mahalle sakinlerinden bazıları evlerini boşaltmayarak karara direniyor.</strong></h3>
<p><strong> </strong>2010’da Sur’un Alipaşa ve Lalebey mahallelerini de kapsayan kentsel dönüşüm Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile TOKİ ve Çevre Bakanlığı iş birliği ile başlamış, 850 civarında ev bu proje kapsamında yıkılırken mahallelinin tepkisini çeken yıkımlar belediye tarafından 2013’ün sonuna doğru durdurulmuştu. Ancak şehrin tarihi mahallelerinde yaşanan çatışmaların ardından, Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesi 25 Mart 2016 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından “afet yasası” kapsamında riskli alan ilan edildi ve “acele kamulaştırma kararı” ile kamulaştırıldı. 50 bin kişiyi etkileyen 6642 parsellik bu kamulaştırmak kararına ilçe sakinleri ile sivil toplum örgütleri tepki gösterirken Diyarbakır Barosu kamulaştırma kararına karşı Danıştay’a yürütülmesinin durdurulması ve iptali istemiyle dava açtı. Ancak bugüne kadar yapılan hukuki başvuruların hepsi sonuçsuz kaldı.</p>
<h4><strong>“Bu yıkımı anlatacak gücüm yok, mahv-û perişan oldum, hayal gücüm bunu anlatacak genişlikte değil”</strong></h4>
<p>1 Mayıs tarihine kadar evlerin boşaltılması için yapılan anonslar karşısında tepki gösteren bazı mahalleliler, &#8220;Evlerimize 20-30 bin verip TOKİ binaları için 100 milyar istiyorlar. Bizim nakliye paramız bile yok, biz bu parayı nasıl ödeyelim&#8221; diyerek boşaltmayacaklarını söylüyor ve karara direniyorlar. Ancak evlerini terk etmeyenler ise ‘elektrik ve suyun kesileceği’ tehdidiyle boşaltmaya zorlanıyorlar.</p>
<p>Öte yandan Suriçi’nde bir sokağa ismi de verilmiş olan ve geçtiğimiz hafta Diyarbakır’a geldiğinde ‘Gâvur Mahallesi’ diye bilinen mahallesinin yıkılmış fotoğraflarına bakınca “Suriçi’ni köşe bucak bilirim, neresinde ne var hepsini bilirdim ama buralarda kaybolurum” diyen Margosyan, duygularını “bu yıkımı anlatacak gücüm yok, mahv-û perişan oldum, hayal gücüm bunu anlatacak genişlikte değil” diyerek dile getiriyor.</p>
<h4><strong>&#8220;Yaprak döker bir yanımız bir yanımız bahar bahçe&#8221;</strong></h4>
<figure id="attachment_14302" aria-describedby="caption-attachment-14302" style="width: 391px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-14302" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/sur-ic.jpg" alt="Çatışmalarında ardından Suriçi'nden geriye kalan yapılar." width="391" height="220" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/sur-ic.jpg 736w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/sur-ic-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/sur-ic-610x343.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/sur-ic-320x180.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 391px) 100vw, 391px" /><figcaption id="caption-attachment-14302" class="wp-caption-text">Çatışmalarında ardından Suriçi&#8217;nden geriye kalan yapılar.</figcaption></figure>
<p>Suriçi’nde 27 sahabe kabristanıyla birlikte, ismini Diyarbekir’in İslam ordusu tarafından alınmasını komuta etmiş Süleyman bin Halid bin Velid’den alan Hz. Süleyman Camii’nin etrafı, çatışmalardan önce kentsel dönüşüm projesi kapsamında boşaltılmıştı. Bu alan şimdi bir rekreasyon alanı yapılmak üzere düzenlenmiş, yeşillendirilmiş. Suriçi’nin bu bölgesinde surlar iki farklı dünyayı birbirinden ayırıyor. Surların üzerine çıktığınızda bir yanınızda yeşillendirilmiş, süslenmiş, görenlerin beğeneceği bir manzara var, öbür yanınızda Kızlar Burcu’na kadar neredeyse tamamen yıkılmış bir alan.</p>
<p>Kurşunlu Camii, Arap Şeyh Camii’nin küçük bir kısmı, küçük yeşil-beyaz bir ziyaret, yerden iki metre kadar yükseklikte küçük eski bir mezarlık ve çatışmanın izlerini taşıyan Süleyman Nazif Okulu dışında Surp Giragos Kilisesi ve Dört Ayaklı Minare’ye doğru neredeyse tamamen yıkılmış. Sırtını viraneye verip güzelliği en geniş açıyla çekmek isteyen birini göstererek &#8220;<em>Bu güzel manzarayı çekmek için sırtınızı bir yıkıma dönmeniz gerek’&#8221;</em>diyor bir genç.</p>
<figure id="attachment_14301" aria-describedby="caption-attachment-14301" style="width: 800px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-14301 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/gazetesujin-1-1.jpg" alt="" width="800" height="445" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/gazetesujin-1-1.jpg 800w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/gazetesujin-1-1-640x356.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/gazetesujin-1-1-610x339.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/gazetesujin-1-1-320x178.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption id="caption-attachment-14301" class="wp-caption-text">Kaynak: Gazete Sujin</figcaption></figure>
<p>Az ileride yıkıma bakan beş kişi var. Solda yere çökmüş anne ile kız, başlarında baba: &#8220;<em>Şu mezarlığın az ilerisi, ziyaretin az arkası, Arap Şeyh Camii’ni gördün mü, hah onun yıkılmış tarafı.&#8221; </em>Evlerinin yerini öğrenmeye çalışıyorlar, en az elli yıl geçirdikleri mahalle bir moloz tarlası şimdi. Anne bu yıkımı ilk kez görmüş, &#8220;<em>47 yaşındayım, çocukluğum bu mahallede geçti&#8221;</em> dedikten sonra uzun bir iç çekip susuyor. &#8220;<em>Bu tarafa bakıyoruz ağlıyoruz, arka tarafa bakıyoruz gülüyoruz, bilmiyorum gülelim mi ağlayalım mı halimize&#8221;</em> diyor, yüzünü yıkılmış taraftan ayıramayan evin babası.</p>
<p>Sağımdaki iki gençten biri &#8220;<em>Burada hep iç içe yaşıyorduk, güvercin besliyorduk, ikindi oldu mu çayımızı alıp surun gölgesinde oturuyorduk. Akşamları damda üç dört, ev gece yarısına kadar sohbet muhabbet ediyorduk. Şimdi hepsi yıkıldı gitti. Bu tarafa bakıyorum herkesin keyfi yerinde, çimlere uzanmışlar, rahatına bakıyorlar, ne kadar neşeliler. Sur’un öbür tarafına bakıyorum yıkılmış, bu surların taşlarında kim bilir kaç insanın kan izi var, evlerimiz dümdüz edilmiş. İnsan bakınca kahroluyor.&#8221;</em></p>
<p>Kurşunlu Camii ve Paşa Hamamı restore ediliyor. Surlardan Dabaoğlu Mahallesi’ne doğru ilerledikçe tek tük evler görülüyor, yıkımın sınırı Dabanoğlu’nun da birazını içine alıyor. Solda, surların dibinde bütün boşluklar beton perdelerle kapatılmış, az ileride yeni bir inşaatın kabası görülüyor. Suriçi’nin yeni projesinde yer alacak olan konutların bir örneği olduğunu görünüyor.</p>
<h4><strong>&#8220;Düzenleme Şehrin Hikayesini Taşımıyor&#8221;</strong></h4>
<figure id="attachment_14305" aria-describedby="caption-attachment-14305" style="width: 364px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-14305" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/seyhmusdiken-3.jpg" alt="" width="364" height="204" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/seyhmusdiken-3.jpg 500w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/seyhmusdiken-3-320x179.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 364px) 100vw, 364px" /><figcaption id="caption-attachment-14305" class="wp-caption-text">Şeyhmus Diken.</figcaption></figure>
<p>Konu ile ilgili görüşlerine başvurduğumuz yazar Şeyhmus Diken, 20 kadar mekânın ihalesinin tamamlanıp firmalara teslim edildiğini ve bir ‘model konut’ yapıldığını da doğruluyor: &#8220;<em>İki katlı, her katında ikişer daire olan ve dört dairenin ortak kullanacağı kare avlulu evler inşa ediliyor ve bu evler bazı ailelere gösterilerek teklif edilmiş. Ailelere kendi evlerinin tutarı kadarı düşülerek geri kalanı için borçlanacakları bir teklif yapılmış. Aileler hem ödeme hem de evlerin şekli sebebiyle teklifi kabul etmemişler. Eskiden ‘mazgana’ evler vardı. Tek bir avluya bakan yan yana on tane oda olurdu ve her bir odada bir aile kalırdı. Avlu hepsinin ortak kullanım alanı idi. Avluda biri yemek pişirse bütün evlere koku girer, çamaşır yıkansa herkes görürdü. Bu önerilen evler bir çeşit modern mazgana evler. Öyle yapıldığı için de insanlar kabul etmiyorlar.&#8221;</em></p>
<figure id="attachment_14304" aria-describedby="caption-attachment-14304" style="width: 716px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-14304" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/500-243-1.jpg" alt="" width="716" height="348" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/500-243-1.jpg 500w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/500-243-1-320x156.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 716px) 100vw, 716px" /><figcaption id="caption-attachment-14304" class="wp-caption-text">Sur&#8217;da yapılan &#8220;model konutlar&#8221;.</figcaption></figure>
<p>Hz. Süleyman Camii etrafının düzenlemesi ile yıkımdan sonrasının nasıl olması gerektiğini de anlatan Şeyhmus Diken şöyle devam ediyor: &#8220;<em>O mekanların düzenlenmesi güzel ama kentin sosyal, simgesel alanlarını parka dönüştürmek olmaz. Örneğin Suriçi’nin tarihini, hikâyesini taşıyan Küpeli ve Dıngılava havuzlarını park yapıp parkın içine iki tane anlamsız havuz yapmak doğru değil. Orada şehrin hikayesini taşıyan birkaç mekânın korunarak öyle düzenleme yapılması lazım. Bu haliyle dümdüz, yeşil alan olmuş, hikayeyi taşımıyor. Savaş benmerkezci yürütülebilir, kimseyi dinlemeyebilirsiniz ama bittikten sonra şehri imar edecekseniz bunu kentle barışacak bir usulle yapmanız lazım. Suriçi’nde hayat nasıldı, bunu bizler biliriz ama devlet bilmez. Halkın, sivil toplumun, kanaat önderlerinin düşüncesini almadan doğru bildiğini yapıyor ve mağdurlardan, halktan buna onay vermesini istiyor. Bu son derece yanlış bir mantık&#8221;</em></p>
<h6><strong>Ana görsel Gazete Sujin&#8217;e aittir.</strong></h6>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/04/surun-tarihini-silen-duzenleme/">Sur’un tarihini silen düzenleme</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
