<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ÇED Çevreci Enerji Derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/ced-cevreci-enerji-dernegi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ced-cevreci-enerji-dernegi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 15 May 2020 10:44:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>ÇED Çevreci Enerji Derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ced-cevreci-enerji-dernegi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Duruma Gerçekçi Bakıp Umudu Yükseltmek Gerekiyor”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/15/duruma-gercekci-bakip-umudu-yukseltmek-gerekiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Süleyman Gök]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2020 10:44:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Çevreci Enerji Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[ÇED Çevreci Enerji Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[döngüsel ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[Tolga Şallı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=53853</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çevreci Enerji Derneği Başkanı ve Sürdürülebilir Kalkınma İçin Sürdürülebilir Sivil Toplum Diyalogu Projesi koordinatörü Tolga Şallı, iklim kriziyle birlikte tartışılmaya başlayan ancak covid-19 salgınıyla daha çok gündeme gelen sürdürülebilir kalkınma, döngüsel ekonomi kavramlarını değerlendirirken, “Duruma gerçekçi bakıp umudu yükseltmek gerekiyor” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/15/duruma-gercekci-bakip-umudu-yukseltmek-gerekiyor/">“Duruma Gerçekçi Bakıp Umudu Yükseltmek Gerekiyor”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çevreci Enerji Derneği ile ilgili bilgi verir misiniz? Dernek olarak neler yapıyorsunuz?</strong></p>
<p>Çevreci Enerji Derneği; 2015 yılında İzmir’de kuruldu. Ana çalışma konularımız, yenilenebilir enerji mevzuatı, çevre mevzuatı, iklim krizi ve enerji verimliliği. Yenilenebilir enerjinin hem ülkemizin enerji bağımsızlığı hem de dünyamızın iklim kriziyle mücadelede en önemli gücü olduğunun farkındayız.  Çevreci Enerji Derneği olarak amacımız; yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminin arttırılmasına destek olmak, enerji verimliliği ve tasarrufu konusunda farkındalık yaratmaya çalışmak. Bu doğrultuda; birçok faaliyette bulunduk. Son dönemde Maliye ve Hazine Bakanlığı’nın sözleşme makamı ve Dış İşleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı’nın yürütücü kurum olduğu projeleri yürütmekteyiz. İlk projemiz Yerel STK’lar Hibe Programı kapsamında “Sürdürülebilir Çevre ve Enerji” isminde bir projeydi. İzmir İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü iştirakçimizdi. Bu projede, çevre ve enerji alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarına bazı eğitimler verdik. Anketler düzenledik, her STK’nın bilgilerini girebileceği, etkinliklerini paylaşabileceği ve özellikle çevresel etki değerlendirmesi kararlarının paylaşıldığı bir web sitesini hayata geçirdik. İkinci projemiz, Sivil Toplum Diyaloğu-5 programı dahilinde, “Sürdürülebilir Kalkınma için Sürdürülebilir Sivil Toplum Diyaloğu” isimli projemiz. Bu projede İtalya’dan Kyoto Club ortağımız, Bologna Belediyesi ve Karşıyaka Belediyesi iştirakçilerimiz. Projedeki amaç; Avrupa Birliği Müktesebatı Çevre faslının alt başlıkları olan, iklim değişikliği, atık yönetimi, kimyasalların kontrolü, yatay mevzuat, hava ve su kalitesi, doğa koruma konularında iyi uygulamaların transferini sağlamak.</p>
<p><strong><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-53857" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/resim2.jpeg" alt="sürdürülebilir kalkinma ve döngüsel ekonomi" width="360" height="203" />Covid19 pandemisi ile birlikte yeni dünya düzeni oluşurken sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir yerinin olduğunu ve bu kapsamda hepimizin gözlemlediği at-kullan-at modeli yerine, atıkların kaynak olarak ele alındığı döngüsel ekonomi iş yaklaşımları tartışılmaya başlandı? Siz bu süreci nasıl tanımlıyorsunuz? Yeni normalleşme sürecinde sürdürülebilir kalkınma kavramını nasıl değerlendirebilirsiniz?</strong></p>
<p>Öncelikle şunu sorgulamamız gerekiyor. Salgın sonrası yeni düzende kimin ne rolü olacak? Karar vericilerin bakış açısı, yerel yönetimlerin faaliyetleri, STK’ların işlevi, toplumun alışkanlıkları ve bireyin yaşam tarzı salgın öncesi gibi devam ettiği sürece pek bir şeyin değişeceğini düşünmüyorum. Ancak, geleceğin korunması adına mevzuat değişikliklerin yapılması veya var olan mevzuatın işlerliğinin artırılması, atık üreten işletmelerin atığını değerlendirilecek yeni yöntemlere başvurması, toplumun ve bireyin pozitif baskısının artması ile sürdürülebilirlik kavramı anlam kazanmaya başlayacaktır. Aslında başladı da diyebiliriz.</p>
<p>Sürdürülebilir kalkınma kavramı, salgın öncesi de önemliydi ancak şimdi biraz daha farkına varılmaya başlandı. Özellikle atık üreten şirketler atığını döngüsel ekonomi çarkı içine katarak maliyetlerini azaltmaya uğraşındalar. Döngüsel ekonomi maliyet tasarrufu, tedarik güvenliği, yeni iş fırsatları yaratması gibi önemli faydaları var. Ancak, çevre ve insan sağlığına olan katkısı bunların hepsinin üstünde. Kaynağı daha verimli kullanmak ve süreç sonunda çıkan atığın bir değer olarak başka bir süreçte değerlendirilmesi hem çevreyi hem de insan sağlığını korur. Bu zamana kadar uygulanan doğrusal ekonomi teorisi, döngüsel ekonomiye evrilmekte.</p>
<p><strong>Uluslararası literatürü ve çalışmaları analiz ettiğimiz zaman gelecek için sürdürülebilirliğin iki katına çıkarılması, pandemi salgının şiddetli bile olsa bir bütün olarak iklim ve sürdürülebilirlik hakkında gündem oluşturulmasının tam zamanın olduğuna dair bir yaklaşım bulunuyor. Siz önümüzdeki dönemde sürdürülebilirlik kavramı ile birlikte iklim konusunu insan hayatına somut etkileri bağlamında nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>
<p>Maalesef insanlık yaşamadan öğrenemiyor.  İklim krizinin somut etkilerini dünyada birçok yer  yaşamakta. 2008’den beri her yıl ortalama 21,5 milyon insan sel ve kuraklık gibi afetlerden dolayı göç etmek zorunda kalıyor. Ekosistem içerisinde tüm canlıların yaşamsal faaliyetleri değişmekte. Uluslararası kuruluşlar kararlar alıyor ama devletler uygulamada hep sınıfta kalıyor. Örneğin, ekonomilerine zarar verecek düşüncesiyle Paris İklim Anlaşması’ndan çıkan ülkeler var. Bir petrol ülkesi rüzgar enerjisinin kanser yaptığını, bir doğal gaz ülkesi rüzgar enerjisinin karıncalara zarar verdiğini söylüyor hem de canlı yayında.</p>
<p>Duruma gerçekçi bakıp umudu yükseltmek gerekiyor. İklim krizi ile mücadele elbette devam edecek. Sürdürülebilir kalkınma ile ilgili hükümler yasalarımıza işleyecek. ‘Kirleten öder’ ilkesi uygulanacak. Yenilenebilir enerji yatırımları artacak. Ancak bütüncül yaklaşımla değerlendirdiğimizde, dünyayı en fazla kirleten ilk beş ülke değişmediği sürece aynı konuları on yıl sonrada konuşuyor olacağız. Çünkü sorun birkaç ülkeni değil sorun dünyanın sorunu.</p>
<p><strong>Son olarak, yenilenebilir enerji yatırımlarının artmasının ülkemize katkıları nelerdir? Özellikle istihdam ve ekonomik anlamda ne gibi faydaları bulunmaktadır?</strong></p>
<p>Ülkemizin son on yılına baktığımızda yenilenebilir enerji yatırımlarının hızla arttığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Enerji dönüşüm hemen olabilecek bir şey değil. Ancak burada önemli olan nokta; maalesef hala yenilenebilir enerji ile ilgili bilimsel olmayan iddiaları insanlar sosyal medya hesaplarında paylaşmakta. Bu yüzden dernek olarak doğru bilginin yayılması ile ilgili çalışmalarda yapmaktayız.</p>
<p>Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı’nın yapmış olduğu çalışmaya göre 2018 yılında bu sektörde çalışanları sayısı 11 milyonu geçti. Yenilenebilir enerji, ekipman üretiminden enerji üretimine kadar birçok alanda istihdam yaratmakta. Yenilenebilir enerji, enerji arz güvenliği ve iletimi konusunda da fayda sağlamakta. Dağınık halde bulunan yenilenebilir enerji yatırımlarının ülke savunmasına katkı sağladığını söyleyebiliriz. Ülkemiz her yıl elektrik üretimi için 30-35 milyar dolar ödeyerek ham madde ithal etmekte. Yenilenebilir enerji yatırımları arttıkça cari açık azalmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/15/duruma-gercekci-bakip-umudu-yukseltmek-gerekiyor/">“Duruma Gerçekçi Bakıp Umudu Yükseltmek Gerekiyor”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sürdürülebilir Kalkınma için Sürdürülebilir Sivil Diyaloglar</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/17/surdurulebilir-kalkinma-icin-surdurulebilir-sivil-diyaloglar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kübra Yüzüncüyıl]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Sep 2019 13:22:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[ÇED Çevreci Enerji Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[EKO GG]]></category>
		<category><![CDATA[Ekolojik Gönüllüler ve Girişimciler]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Küçükuysal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=42286</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye- AB arasında Sivil Toplum Diyaloğu kapsamında yürütülen “Sürdürülebilir Kalkınma için Sürdürülebilir Sivil Toplum Diyaloğu” projesinin toplantısına katılan EKO GG İnsiyatif kurucularından kimyager Fatih Küçükuysal, Türkiye’nin AB müktesebatı çevre faslına uyum süreci konuşulduğunu, proje paydaşlarının raporları ve akademisyenlerin hazırladığı sunumlar doğrultusunda ne gibi çalışmalar yapıldığının, söz konusu eksikliklerin ve iyileştirme süreci için atılması gereken adımların tartışıldığını söyledi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/17/surdurulebilir-kalkinma-icin-surdurulebilir-sivil-diyaloglar/">Sürdürülebilir Kalkınma için Sürdürülebilir Sivil Diyaloglar</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">EKO GG (Ekolojik Gönüllüler ve Girişimciler), değişen dünyada şimdinin ve geleceğin çevre sorunlarına dikkati çeken, insanların bu konudaki farkındalıklarının artmasına yeni teknolojiler ve geleneksel yöntemlerle çözümler bulunmasına gönül vermiş bir sivil insiyatif. İzmir merkezli ÇED Çevreci Enerji Derneği’nin Kyoto Club / İtalya ortaklığı, Bologna Belediyesi ve Karşıyaka Belediyesi iştirakçiliğinde Türkiye- AB arasında Sivil Toplum Diyaloğu kapsamında yürüttüğü “Sürdürülebilir Kalkınma için Sürdürülebilir Sivil Toplum Diyaloğu” projesinin toplantısı 12 Eylül&#8217;de gerçekleşti.</span></p>
<p><b><img decoding="async" class=" wp-image-42288 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/09/2.png" alt="" width="378" height="170" />Ekolojik Hassasiyet Odaklı Çevre Politikaları Güçleniyor</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplantıda genel olarak AB Çevre Muktesabatı ve Türkiye’deki Yenilenebilir Enerji kaynaklarının durumu hakkında fikir alışverişi yapıldığını bildiren Küçükuysal, bu anlamda EKO GG  adına yeni sivil iş birlikleri için yeni sivil ve kamu kuruluş temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantı sunulan raporları göz önüne alarak </span><span style="font-weight: 400;">AB ile katılım anlaşmalarından sonra yürürlüğe giren Çevre Müktesebatı ile Türkiye’de sivil, özel ve kamu alanında çevre bilincinin çok arttığını söyledi.  Ekolojik hassasiyetin çevre politikalarıyla güçlendiğini, yeşil kimya prensiplerinin temiz ve sürdürülebilir bir çevre için hayati önemde olduğunu belirtti. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Hızla küresel ısınmaya doğru gidiyoruz.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Çevre politikalarındaki iyileşmenin yalnızca bürokratik zengin ifadelerle sınırlı kalmaması, pratik karşılıklara cevap vermesi gerektiğinin altını çizdi. Küçükuysal sözlerine şöyle devam etti: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-42289 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/09/4.png" alt="" width="423" height="315" />“</span><span style="font-weight: 400;">İklimde sıcaklık artışının tehlike değeri 6 C. Bugün buna son hızla yaklaşıyoruz. Gelecekte buzulların erimesi sonucu bazı şehirlerin sular altında kalacağı, ülkemizin de içinde bulunduğu bazı ülkelerde ise çölleşme olacağı bilim insanları tarafından öngörülüyor. Acil eylem planına karbon salınımından başlamalıyız. CO2 emisyonu tehlike değeri 450 ppm. Şu an ölçülen rakam 413 ppm.</span><span style="font-weight: 400;">”</span></p>
<p><b>Atık Yönetimleri Yetersiz</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplantıda aynı zamanda İtalya’daki iyi örnek uygulamalarının konuşulduğunu, İtalya’nin çevre faslı konusunda nasıl çalıştığını aktaran sunumların da olduğunu söyleyen Küçükuysal, Türkiye’nin atık yönetimi konusunda daha güçlü adımlar atmasını gerektiğini söyledi. Geri dönüşüm mekanizmasının bütün belediyelere entegre edilmesi gerektiğine dikkat çeken Küçükuysal konuşmasına şu sözlerle devam etti: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“</span><span style="font-weight: 400;">Atık yönetimlerimiz çok yetersiz, geri dönüşüm çoğu belediyede yok. Bir istisna, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi. Onlar atık yönetiminde oldukça başarılı. Atıktan elektrik enerjisi üreten bir tesis bile kurdular. Fakat Türkiye’de genellikle atıkların yoğun olarak yakıldığı durumlar var. AB ülkelerinde yakım en son tercih ve bu tercihte bile öncelikle tehlikeli kimyasal maddelerin arıtılıyor. Bu arıtımların altyapısını güçlendirmek için ciddi yatırımlar yapmışlar. Domestik atıklarda bile geri dönüşüm hassasiyetimiz yok. Onları ayırmak için atık ayrıştırıcılığı gayri resmi işi var bizde. Ancak tabii bu endüstri için geçerli değil. ”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son olarak, Ekolojik Gönüller ve Girişimciler insiyatifi&#8217;nin bu eksikleri gidermek için çalıştığını, herkes için yaşanabilir bir dünya hayali taşıdıklarını söyleyen Küçükuysal, bu hayali paylaşan, çevreye duyarlı, şeffaf çalışma ilkelerine sahip herkesin inisiyatife katılabileceğini ifade etti. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/17/surdurulebilir-kalkinma-icin-surdurulebilir-sivil-diyaloglar/">Sürdürülebilir Kalkınma için Sürdürülebilir Sivil Diyaloglar</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
