<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Buket Atlı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/buket-atli/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/buket-atli/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 11 May 2020 20:01:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Buket Atlı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/buket-atli/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>‘Kanıt Temelli Kampanyacılık ve Savunuculuk’ Webinar Kayıtları Başladı!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/01/kanit-temelli-kampanyacilik-ve-savunuculuk-webinar-kayitlari-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2020 22:10:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Buket Atlı]]></category>
		<category><![CDATA[Kanıt Temelli Kampanyacılık ve Savunuculuk]]></category>
		<category><![CDATA[webinar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=53277</guid>

					<description><![CDATA[<p>Etkiniz AB Programı, 02 Mayıs 2020 Cumartesi günü, saat 14:00’da “Kanıt Temelli Kampanyacılık ve Savunuculuk” konulu webinar düzenliyor. Kampanyacı ve eğitmen Buket Atlı’nın konuk olacağı webinarda sivil toplum örgütleriyle Etkiniz AB Programı bir araya geliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/01/kanit-temelli-kampanyacilik-ve-savunuculuk-webinar-kayitlari-basladi/">‘Kanıt Temelli Kampanyacılık ve Savunuculuk’ Webinar Kayıtları Başladı!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><strong>Webinarda Neler Konuşulacak?</strong></h5>
<p>Buket Atlı’nın webinarda tartışmaya açacağı soru başlıkları şu şekilde:</p>
<ul>
<li>Savunuculuk ve kampanyacılığı izleme çalışmalarımızla nasıl bağdaştırırız?</li>
<li>Yaratmak istediğimiz değişimi nasıl planlarız?</li>
<li>Karar vericilerle nasıl iletişim kurmalıyız?</li>
<li>Kampanyacılık ve savunuculuk için pratik araçlar nelerdir?</li>
</ul>
<h5><strong>Webinara Katılmak İçin Ne Yapmak Gerekiyor?</strong></h5>
<ul>
<li>Online olarak yürütülecek etkinliğe bilgisayar veya telefonunuzu kullanarak katılabilirsiniz. Katılmak isteyenlerin <a href="https://us02web.zoom.us/meeting/register/tZMrc-qoqzsrH90c-S7Jd6PH1InLAzcpTDBI">buradaki</a> bağlantıya tıklayarak kayıt formunu doldurması gerekmektedir:</li>
<li>Kayıt yaptırdıktan sonra, toplantı saatinde e-posta adresinize iletilecek olan davet linkine tıklamanız ve webinarın yürütüleceği Zoom uygulamasını bilgisayarınıza veya telefonunuza indirmeniz gerekmektedir. İndirme işlemi yalnızca 10 saniye sürmektedir.</li>
<li>Uygulamayı indirmek ve webinara katılmak için gerekli adımları aşağıda yer alan belgelerde bulabilirsiniz:</li>
</ul>
<p>Telefondan katılım yönlendirme bilgilerine ulaşmak için <a href="https://etkiniz.eu/wp-content/uploads/2020/04/Bilgisayardan-Kat%C4%B1l%C4%B1m-5.docx" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong><u>tıklayınız</u></strong></a><strong>.</strong></p>
<p>Bilgisayardan katılım yönlendirme bilgilerine ulaşmak için <a href="https://etkiniz.eu/wp-content/uploads/2020/04/Telefondan-Kat%C4%B1l%C4%B1m-5.docx" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong><u>tıklayınız</u></strong><strong>.</strong></a></p>
<ul>
<li>Uygulamayı indirdikten sonra toplantıya doğrudan yönlendirilmemeniz durumunda açılacak ekrana 876-4305-0159 kodunu girerek de katılım sağlayabilirsiniz.</li>
</ul>
<h5><strong>Önemli Notlar</strong></h5>
<ul>
<li>Webinara katılım sınırı 100 kişi ile sınırlıdır. Toplantı gidişatını aksatmamak adına etkinlik saatinde 100 kişilik katılım sağlandıktan sonra webinara giriş yapılması mümkün olmayacaktır. 100’den fazla kayıt olması durumunda toplantı saatinde sisteme giriş yapmış olan ilk 100 kullanıcıya öncelik verilecektir.</li>
<li>Webinar öncesinde hatırlatma e-postası Etkiniz AB Programı tarafından size iletilecektir.</li>
<li>Toplantıda Anlatan Eller Derneği’nden Pelin Baykan işaret dili tercümesi yapacaktır.</li>
<li>Webinar öncesinden internet bağlantınızın kesintisiz olduğunu ve kulaklığınızın ses iletiminde bir sorun olmadığını kontrol etmeyi unutmayınız.</li>
<li>Etkinlikle ilgili sorularınızı <a href="mailto:info@etkiniz.eu" target="_blank" rel="noopener noreferrer">info@etkiniz.eu</a> e-posta adresine gönderebilirsiniz.</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/01/kanit-temelli-kampanyacilik-ve-savunuculuk-webinar-kayitlari-basladi/">‘Kanıt Temelli Kampanyacılık ve Savunuculuk’ Webinar Kayıtları Başladı!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pandemi, Tarımsal Üretimi ve Gıda Güvenliğini Nasıl Etkiliyor? </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/28/pandemi-tarimsal-uretimi-ve-gida-guvenligini-nasil-etkiliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2020 09:25:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Buket Atlı]]></category>
		<category><![CDATA[Durukan Dudu]]></category>
		<category><![CDATA[gıda dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Pandemi Tarımsal Üretimi ve Gıda Güvenliğini Nasıl Etkiliyor?]]></category>
		<category><![CDATA[Sunay Demircan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=53101</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Pandemi, Tarımsal Üretimi ve Gıda Güvenliğini Nasıl Etkiliyor?” başlıklı bu dosyada, salgının tarım ve gıda sektörü üzerindeki etkilerini, alınan önlemleri, konuya ilişkin bilgi ve deneyime sahip uzman kişi ve kuruluşların çözüm önerilerini ele alıyoruz.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/28/pandemi-tarimsal-uretimi-ve-gida-guvenligini-nasil-etkiliyor/">Pandemi, Tarımsal Üretimi ve Gıda Güvenliğini Nasıl Etkiliyor? </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Koronavirüs salgını, tüm canlıların sağlığının birbirleriyle bağlantılı ve bir bütün olduğunu bize tekrar hatırlattı. Başlarda küresel bir sağlık sorunu olarak görülen COVID-19, artık ekonomik, sosyal ve siyasi boyutlarıyla daha çok konuşuluyor. Zira salgının etkilerini tüm sektörlerde yaşayarak deneyimliyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sağlığımızı korumanın sağlıklı beslenme ile mümkün olduğu dikkate alındığında, Korona günlerinde gıda güvenliğinin önemi daha da artıyor. Peki, Koronavirüs salgını küresel düzeyde tarım ve gıdayı nasıl etkiliyor? Neden gıda kıtlığı ve gıda krizi kelimelerini daha sık duyuyoruz?  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İçlerinde Dünya Gıda ve Tarım Örgütü’nün(FAO) de olduğu Küresel Gıda Krizleri Ağı’nın geçtiğimiz hafta açıkladığı </span><a href="https://www.unicef.org/turkey/bas%C4%B1n-b%C3%BCltenleri/g%C4%B1da-krizleri-k%C3%BCresel-raporu-covid-19-salg%C4%B1n%C4%B1n%C4%B1n-yeni-risklere-yol-a%C3%A7t%C4%B1%C4%9F%C4%B1-k%C4%B1r%C4%B1lgan"><span style="font-weight: 400;">2020 yılı raporunda</span></a><span style="font-weight: 400;">, 55 ülkede 135 milyon kişinin gıda güvencesi açısından kriz düzeyinde ya da daha kötü durumda olduğu; COVID-19 salgınının da etkisiyle daha ciddi sıkıntılar yaşanabileceğini vurgulanıyor. </span><a href="http://www.fightfoodcrises.net/food-crises-and-covid-19/en/"><span style="font-weight: 400;">Rapor</span></a><span style="font-weight: 400;"> özetle, Koronavirüs salgınına karşı gerekli önlemler alınmadığı taktirde gıda krizine ve küresel düzeyde kırılgan gruplar üzerinde yaratacağı etkiye </span><a href="http://www.fightfoodcrises.net/fileadmin/user_upload/fightfoodcrises/doc/GN_KeyMessages_FoodCrises_Covid19.pdf"><span style="font-weight: 400;">dikkat çekiyor</span></a><span style="font-weight: 400;">. FAO, salgınının COVID-19’un </span><a href="http://www.fao.org/turkey/news/detail-events/en/c/1269047/"><span style="font-weight: 400;">gıda ticareti ve piyasalar üzerindeki etkilerinin hafifletilmesine</span></a><span style="font-weight: 400;"> ilişkin olarak, ülkelerin gıda tedariği, küresel gıda ticareti ve gıda güvenliği üzerindeki etkilerini azaltmak için ayrıca özen göstermeli diyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de ise resmi makamlar Koronavirüs nedeniyle gıda krizi riski yaşanmayacağını, salgının tarım ve gıdada olumsuz etkilerini azaltmaya yönelik gerekli tedbirlerin alındığını kaydediyorlar. </span><a href="https://medium.com/@bekirpakdemirli/koronavir%C3%BCs-pandemisi-ile-m%C3%BCcadele-kapsam%C4%B1nda-ald%C4%B1g%CC%86%C4%B1m%C4%B1z-tedbirler-7b4c49f19f16"><span style="font-weight: 400;">Koronavirüs Pandemisi ile Mücadele Kapsamında Alınan Tedbirler</span></a><span style="font-weight: 400;"> arasında, COVID-19&#8217;un tarım ve hayvancılık üzerindeki etkileri, mevsimlik tarım işçilerine yönelik sağlık tedbirleri, tarım üretiminin seyri ve gıda arz güvenliğinin sağlanmasının yanında, Hazineye ait tarıma elverişli atıl arazileri, çiftçilerimize bedelsiz olarak tahsis ederek üretime kazandırma da yer alıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Pandemi, Tarımsal Üretimi ve Gıda Güvenliğini Nasıl Etkiliyor?” başlıklı bu dosyada, salgının tarım ve gıda sektörü üzerindeki etkilerini, alınan önlemleri, konuya ilişkin bilgi ve deneyime sahip uzman kişi ve kuruluşların çözüm önerilerini ele alıyoruz.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">COVID-19 salgını, gıda üretimi ve tedarik zincirinde hangi sorunlara yol açabilir? Salgın, gıda krizine neden olabilir mi? Karar alıcılar salgınla mücadelede kapsamında hangi politikaları hayata geçiriyorlar? Daha fazla neler yapılabilir? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yerel yönetimlerde ve sosyal girişimler iyi uygulama örnekleri var mı? Gıda israfını önlemek, gıdada geri dönüşüm ve gıda bankacılığı tarımsal üretime ve gıda güvenliğine nasıl katkı sağlıyor? COVID-19 salgını, sistem dönüşümü yaratmak için bir fırsat olabilir mi?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu sorulara ve daha fazlasına yanıt arayacağımız bu dosyada, konuya ilişkin uzman kişi ve sivil toplum kuruluşlarının görüşlerine yer veriyoruz. Ayrıca Tunceli Belediyesi gibi tarımsal üretim yapan bazı yerel yönetimlerin ve Fazla Gıda gibi sosyal girişimlerin iyi uygulama örneklerini ele alıyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İlk yazıda üç farklı uzmanla Koronavirüsün tarımı ve gıda üzerinde yarattığı riskleri ve çözüm önerilerini konuştuk: Sivil Toplum Geliştirme Merkezi (STGM) Kurucu Üyesi ve eski Yönetim Kurulu Başkanı, Doğa Koruma Merkezi Yönetim Kurulu üyesi </span><span style="font-weight: 400;">Sunay Demircan</span><span style="font-weight: 400;">, Anadolu Meraları eş kurucusu </span><span style="font-weight: 400;">Durukan Dudu</span><span style="font-weight: 400;"> ve Temiz Gelecek Derneği’nden </span><span style="font-weight: 400;">Buket Atlı</span><span style="font-weight: 400;">.  </span></p>
<p><b>Sunay Demircan: Koronavirüs’ün Yarattığı Belirsizlik, Gıda Yetersizliği Riskini Artırıyor</b></p>
<p><b>COVID-19 gıda krizine neden olur mu?  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-53115 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/sunay-demircan.jpeg" alt="Sunay Demircan" width="270" height="270" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/sunay-demircan.jpeg 388w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/sunay-demircan-160x160.jpeg 160w" sizes="(max-width: 270px) 100vw, 270px" />Aslında, Korona olmasaydı, Dünya&#8217;nın 2020 itibarıyla gıda krizine girme şansı yoktu. Dünya Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Mart ayı içinde bir açıklama yaparak &#8220;Şu an itibarıyla herkes için yeterli yiyecek var, paniğe gerek yok” dedi.  Ancak, şöyle devam etti: &#8220;Bununla birlikte, Nisan ve Mayıs aylarında gıda tedarik zincirlerinde aksamalar bekliyoruz. Hareket kısıtlamaları çiftçileri ve gıda işletmelerini gıda üretim işlerinden alıkoyabilir. Gübre, veteriner ilaçları ve diğer girdilerin yetersizliği tarımsal üretimi etkileyebilir…”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Nisan geldi ve şimdi durum yavaş yavaş değişmeye başladı. Neden? Çünkü belirsizlik her alanda riskleri artırdı. İnsanlar, bu izolasyonun ne kadar süreceğini öngöremedikleri için, en temel ihtiyaçtan başlayarak, geleceğe yönelik stok yapmaya başladılar. En temel ihtiyaç da gıda. Bu durumda, gıda stokları yeterli olan ülkeler bile, stoklarını güçlendirmenin yolunu aradılar. Hububat ihracatçısı olan ülkeler, ellerindeki pirinç, buğday, mısır gibi ürünleri öncelikli olarak kendilerine saklamayı tercih ettiler. Keza, kırmızı et ve kanatlılarda da durum aynı. Bu da, birden bire küresel ölçekte bir gıda yetersizliğine yol açma riski doğurdu.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir diğer konu da, önümüzdeki aylarda buğday hasadı başlıyor, burada bir sorun yok ama pirinç, mısır, soya ve sebzeler yeni ekiliyor. Bu ürünleri yetiştirmek için kullanılan kimyasallar (gübreler ve tarımsal mücadele ilaçları) dışarıdan geliyor, bir kısmının da hammadesi Çin kökenli. </span></p>
<p><b>“Dünyayı Bir Bütün Olarak Düşünmemiz Gereken Bir Dönem”</b></p>
<p><b>Tedarik zincirindeki aksaklıklar bu ürünlerin üretimini aksatacak mı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bilmiyoruz. Bu ürünlerin bir bölümü emek yoğun üretiliyor, hatta mevsimlik işçi kullanımı çok yoğun. Bu izolasyon programı ile tarımda iş gücü nasıl yönetilecek? Henüz bilmiyoruz. Ama, en azından şunu söyleyebiliriz ki, Türkiye&#8217;nin 2020 yılı için elinde yeteri kadar hububat stoku olduğu varsayılıyor. 31 Mayıs’a dek buğday ve pirinç gibi temel ürünlerde ithalatta gümrük vergisi de sıfırlandı. Yani biraz daha ürün stoklanacak, ciddi sorun yaşanacağını düşünmüyorum. Sebzede sezon henüz başlamadığı için bilemiyoruz.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ancak, küresel ölçekte bir de Afrika problemi var&#8230;. Zaten açlık sınırında yaşayan bir nüfus yoğunluğu var.  Şimdi Afrika&#8217;ya ne olacak? Dünya Bankası diyor ki, &#8220;COVID-19 krizi, Afrika&#8217;da gıda güvenliği krizini ateşleme potansiyeline sahip; gıda ithalatı, daha yüksek işlem maliyetleri ve azalan iç talebin bir araya gelmesi nedeniyle önemli ölçüde düşecektir (% 13 ile %25 arası)…&#8221;. İthalat olmazsa ve herkes kendi stoklarının derdine düşerse, Afrika&#8217;da gıda ihtiyacı nasıl karşılanacak? Burada yaşanacak açlık, zaten var olan iç çatışmaları da körükleyip, kıta içi ve dışı göçleri teşvik ediyor; yetersiz beslenme ve susuzlukla birlikte bulaşıcı hastalıklara karşı savaş olanakları azalıyor, zincirleme giden pek çok etken birbiriyle el ele verip, büyüyor.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünyayı bir bütün olarak düşünmemiz gerektiğini hatırlamamız gereken bir dönemde, korkarım ki, yine kendi derdimize düşüp, bizden gayrısını &#8220;öteki&#8221; yapıp, kendi kısır çemberimizin içinde, kuyumuzu kazmaya devam edeceğiz. En sonunda bu iş nereye varacak? Galiba, kuyunun dibinde su bulana kadar kazacağız, su çıkınca da şaşıp kalacağız. Bilmiyorum, bunu hakikaten kimse bilmiyor. Bence, Dünya şimdiye kadar hiçbir zaman bu kadar bilgiyi yönetebildiğini sanıp, bu kadar da aslında bir şey bilmediğini anladığı bir dönem yaşamadı. Dilerim bundan bir ders alabiliriz.</span></p>
<p><b>Durukan Dudu: &#8220;COVID-19 Tarım ve Gıda Sistemi Kurmak İçin Fırsat”</b></p>
<p><b>Koronavirüs tarımsal üretimi nasıl etkileyecek? Gıda krizi öngörüyor musunuz? Neden?  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-53116 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/durukan-dudu.jpg" alt="Durukan Dudu" width="328" height="328" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/durukan-dudu.jpg 600w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/durukan-dudu-160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 328px) 100vw, 328px" />Kabaca soframıza gelen gıda 3 aşamadan oluşuyor: üretim aşaması; bizim gıdaya erişebilme aşamamız ve sonunda fiyatlandırma aşaması. İklim krizinin etkilerini bir anda gözlemleyemeyebiliyoruz ama salgın bir anda gıdada tedarik sistemine etki ediyor. Koronavirüs’ün yarattığı sorun şu: üretim kısmında ve lojistik kısmında yaşanan belirsizlik, arz-talep şokları ve başka büyük sorunlar yaratacak. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tarım, çok fazla girdiye ihtiyaç duyduğundan, girdilerin pahalılaşması veya erişilemez hale gelmesi gıda krizine neden olur. Mevcut konvansiyonel tarım sistemi, gübre, tohum ve pestisitlere bağımlı. Üreticiler bunlar olmadan tarımsal üretim yapamazlar. Tedarik sorunu, bu sistemin çökmesi riskini artırır. Üreticiler de bunun farkında. Belirsizlik nedeniyle şu sıralar üreticiler kararsızlar. Tarımda belli zamanlarda üretimin yapılması gerektiğinden önümüzdeki 2-3 hafta çok önemli. Koronavirüsün yarattığı belirsizlikle, üreticiler ya üretim yapmayı kesecekler ya da merkezi idarenin yönlendirmesiyle üretim yapmaya karar verecekler. Burada karar alıcı olarak devletin doğru liderlik yapması çok önemli</span><span style="font-weight: 400;">.  Üretim kısmında yaşanacak bu sorunların yanında tedarik kısmında yaşanacak sorunlar da var. Tedarik zinciri koptuğunda market raflarının boşalması ve daha da artan fiyatları görebiliriz</span><span style="font-weight: 400;">. </span></p>
<p><b>“Pandemi, İklim Krizi İle Yaşayacaklarımızın Provası”</b></p>
<p><b>Çözüm öneriniz nedir? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Koronavirüs, iklim krizi ile yaşayacaklarımızın bir provası. Bugünlerde sistem dönüşümü yaratmak isteyen bizim gibiler için en fazla etki sahibi olabileceğim günler… Bu zamanlar ülke ve dünya olarak, bize mevcut gıda ve tarım sistemini dönüştürmek için müthiş bir fırsat sağlıyor. Bunu mutlaka değerlendirmemiz lazım. Aksi takdirde, yarın başka sorunlar ve en önemlisi iklim </span><span style="font-weight: 400;">krizi daha da ağır sorunları bize yaşatacak.  Mevcut tarım sistemi çok kırılgan bir yapıya sahip; dahası üretim aşamasında gıda daha eve girmeden, tedarik zincirinin uzun olması nedeniyle, çok fazla israf oluyor. Bu da gıdada verimsizlik yaratıyor</span><span style="font-weight: 400;">. Yarının gıda sistemi en azından bu tür krizlere dirençli olmalı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aslında çözümler hazır; bu fırsatı değerlendirelim. Gıdanın yeniden onarıcı ve ekolojik olmasını öneren birçok kişi gibi, biz de Anadolu Meraları olarak, bütüncül yönetim ve onarıcı tarımı tavsiye ediyoruz. Siyasi iradenin, merkezi ve yerel yönetimlerin bu çözümleri alıp doğru şekilde uygulaması gerekiyor. Buna çözüm yollarından biri gıda toplulukları olabilir; bir üreticiden bir planlama dâhilinde, her ürettiği ürünü almayı taahhüt ederseniz, bu sistem dirençli hale gelir. Tarımda planlama yapmanın tek yolu bu. </span></p>
<p><b>“Çok Daha Dirençli, Ekonomik ve Ekolojik Bir Tarım ve Gıda Sistemini Kurabiliriz”</b></p>
<p><b>Korona günlerinde yurttaşlar olarak biz, kısa vadede ne yapabiliriz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şu aşamada, asıl yapılması gereken şey, belirsizliği ortandan kaldırmak. Eğer yapabiliyorsanız, dikim yapmanızı öneririm. Mikro seviyede kent bostancılığı, balkon bahçeciliği yapabilirsiniz. Daha makro düzeyde bakarsak, kısa vadede gıda arzını ve tedarik zincirini 3 ay sonra da garantiye almak için, gerekirse örneğin yem ve gübre gibi girdiler ithal edilip depolanabilir. Gübreli tarıma karşıyım ancak günü kurtarmak adına, tek seferlik yara bandı çözümü olarak, devreye </span><span style="font-weight: 400;">sokulabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gıda tedarik ağları kurulabilir. Üretici ve tüketici arasındaki mesafeyi ortadan kaldırarak, yerel düzeyde her bir şehir ve ilçe düzeyinde gıda zincirinde, yerel yönetimler mahalle düzeyinde gıda topluluklarını kolaylaştıracak rol üstlenmeliler. </span></p>
<p><b>İşbirliğine açık mısınız?    </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tabii ki, dileyen bize ulaşabilir. Anadolu Meraları ve bizim gibi oluşumlar, bu senaryolara 20 yıldır hazırlık yapıyoruz. </span><span style="font-weight: 400;">Bu bizim için hiç yeni bir şey değil. Somut olarak ne yapılması gerektiği konusunda çok net birikimimiz var. Bunları siyasi iradenin değerlendirmesini isterim: çünkü bu yolla çok daha dirençli,  ekonomik olarak müreffeh ve ekolojik olarak da yarınlarımızı da garanti altında alan bir tarım ve gıda sistemini kurabiliriz. “Onarıcı tarım” dediğimiz bu zaten: hem bugünü hem yarını kurtaran bir sistem… Hem ekonomiyi hem de ekolojiyi güçlendiren sistemleri somut olarak ortaya koyabiliriz. Bize dileyen </span><a href="mailto:durukan@anadolumera.com"><span style="font-weight: 400;">herkes</span></a> <span style="font-weight: 400;">ulaşabilir. Biz tüm faaliyetlerimizi, Korona günlerinde daha da artırarak, sürdürüyoruz.</span></p>
<p><b>Buket Atlı: “Temiz Bir Gelecek İçin Yeni Şeyler Söylemenin Tam Zamanı” </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-52442 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/buketatli-640x960.jpg" alt="Buket Atlı" width="330" height="495" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/buketatli-640x960.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/buketatli-1280x1920.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/buketatli-1024x1536.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/buketatli-scaled.jpg 1707w" sizes="(max-width: 330px) 100vw, 330px" />Temiz Gelecek Derneği Genel Sekreteri Buket Atlı, Koronavirüs nedeniyle tarım ve gıda krizi olasılığına ilişkin değerlendirmelerini bizimle paylaştı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Atlı, “Türkiye&#8217;de son yıllarda büyük sorunlar olarak öne çıkan gıda güvenliği, su kıtlığı, işsizlik ve yoksulluk konularının; Koronavirüs pandemisi sebebiyle toplumda daha da büyük bir hasara neden olması riski ile karşı karşıyayız. Gıda konusunda yaşanan sorunu iki başlıkta açıklamak mümkün: gıdanın üretimi ve üretilen gıdaya erişim. Şu anda tam da tarlada fidelerin ekim zamanı olan Nisan ve Mayıs aylarında K</span><span style="font-weight: 400;">oronavirüs sebebiyle işçilerin bir arada çalışamaması, korona ile mücadele kapsamında yapılması gereken seyahat kısıtları nedeniyle gıda üretiminde düşüş bekleniyor.” tespitini yapıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2020 yılında gıda üretiminde sıkıntı yaşanma ihtimalimiz çok yüksek olarak nitelendiren Atlı, </span><span style="font-weight: 400;">t</span><span style="font-weight: 400;">arlada çalışmaya devam eden </span><a href="https://tr.euronews.com/2020/04/06/kalkinma-atolyesi-koronavirus-salginiyla-mucadelede-mevsimlik-isciler-de-gozetilmeli"><span style="font-weight: 400;">mevsimlik tarım işçileri</span></a><span style="font-weight: 400;">nin bazı illerde hiçbir koruyucu ekipman olmadan ve hijyenik olmayan şartlarda çalışarak büyük sağlık riskleri ile karşılaştığını hatırlatıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Buket Atlı, özellikle büyük şehirlerin gıdada şehir dışına bağımlı olmasının milyonları büyük bir gıda güvenliği problemiyle karşı karşıya getirebileceğini kaydederek, </span><span style="font-weight: 400;">gıda sorununun önüne geçmek için “kimyasal gübreler yerine toprağı iyileştiren ve organik madde miktarını arttıran tarım ve hayvancılık uygulamalarına geçilmesi” gerektiğini söylüyor. Anadolu Meraları tarafından da benimsenen sürdürülebilir ve onarıcı tarım uygulaması sayesinde hem maliyeti düşürmenin hem de verimi arttırmanın mümkün olduğunu belirten Atlı ayrıca, şehirlerde özellikle belediyeler, vatandaşlar ve STK’ların işbirliğinde kurulabilecek kent bostanları ile ucuz ve besleyici gıdaya herkesin erişmesinin sağlanabileceğini hatırlatıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son olarak Buket Atlı, dünyada ve ülkemizde kent bostanları, permakültür, zehirsiz ve onarıcı tarım konusunda yeterince güzel örnek olduğunu söylüyor ve “şimdi temiz bir gelecek yeni şeyler denemenin ve bu örnekleri çoğaltmanın tam zamanı” diyor.  </span></p>
<p><b>Koronavirüsün Yoksulluğu Artıran ve Sağlığı Bozan Etkisi  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Buket Atlı’nin dikkat çektiği önemli bir nokta, Koronavirüsün yoksulluğu artırarak sağlık üzerinde yaratacağı olumsuz etkiler. </span><a href="https://www.oxfam.org/en"><span style="font-weight: 400;">Oxfam</span></a><span style="font-weight: 400;">’ın </span><a href="https://www.kedv.org.tr/icerik/koronavirus-sebebiyle-yoksulluk-artiyor?fbclid=IwAR2jPOL7uqdEX1bMv8qD_v5EKe-JnljyKUbON1YNdzk0RAnrC1vTs1F78Ws"><span style="font-weight: 400;">“Yoksulluk Değil, Onurlu Bir Yaşam” </span></a><span style="font-weight: 400;">raporunu hatırlatan Atlı, Koronavirüs salgınının ekonomi üzerindeki etkileri sebebiyle yarım milyar kişinin daha yoksullukla mücadele etmek zorunda kalacağını; bunun da güçlü bağışıklık sistemine ihtiyaç duyulan günlerde kent yoksulluğunu artırarak dar gelirli ailelerin yeterli ve dengeli beslenebileceği gıdaya erişimi güçleştirmesiyle Korona ve benzeri hastalıklara davetiye çıkarabileceğine dikkat çekti. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/28/pandemi-tarimsal-uretimi-ve-gida-guvenligini-nasil-etkiliyor/">Pandemi, Tarımsal Üretimi ve Gıda Güvenliğini Nasıl Etkiliyor? </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kirli Hava Trafik Kazalarından Fazla Can Alıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/23/kirli-hava-trafik-kazalarindan-fazla-can-aliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Dec 2019 08:09:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Buket Atlı]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[Gamze Varol]]></category>
		<category><![CDATA[Greenpeace Akdeniz Ofisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kara Rapor]]></category>
		<category><![CDATA[kütahya]]></category>
		<category><![CDATA[Manisa]]></category>
		<category><![CDATA[Mardin]]></category>
		<category><![CDATA[Mersin]]></category>
		<category><![CDATA[Temiz Hava Hakkı Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[THH]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46087</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kömürlü termik santrallerde filtre sistemleri için gerekli yatırımların ertelenmesini içeren 50. maddenin Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından veto edilmesi beklenmeyen bir karardı ve yankıları büyük oldu. Konunun detaylarını Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Buket Atlı ve Türk Tabipler Birliği Halk Sağlığı Kolu Yürütme Kurulu Üyesi Doç. Dr. Gamze Varol ile görüştük. Atlı, insanın havasız yalnızca altı dakika yaşadığını hatırlatarak, temiz havanın önemine vurgu yapıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/23/kirli-hava-trafik-kazalarindan-fazla-can-aliyor/">Kirli Hava Trafik Kazalarından Fazla Can Alıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Temiz hava soluma hakkını korumak için çevre ve sağlık alanında çalışan 16 sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek kurduğu Temiz Hava Hakkı Platformu (THH) 2015 yılından beri çalışmalar yürütüyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-46089 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/buket-atl%C4%B1-640x945.jpg" alt="" width="240" height="354" />Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Buket Atlı, &#8220;İnsan açlığa altı hafta, susuzluğa altı gün dayanabilirken; havasız ancak altı dakika yaşayabilir&#8221; diyerek, temiz havanın önemine vurgu yaparak başlıyor sözlerine. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8220;Platform olarak kapasitemizi daha ziyade yeni kömürlü santrallerin engellenmesi konusunda odaklayarak çalışıyoruz. Fakat 2013 yılından beri özelleştirilen ve çalışmakta olan kömürlü termik santrallere verilecek teşviklerin tekrar uzatılması söz konusu olunca, yeni santraller için de cezbedici olacağından bu konuyu da  takip etmeye başladık&#8221; diyor. </span></p>
<p><b>2013&#8217;ten Bugüne 50. Maddeye Giden Yolun Detayları</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Atlı, termik santrallere baca filtresi takmaları için verilen süreleri ve sonrasındaki gelişmeleri detaylarıyla, madde madde anlatıyor:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8220;30 yaşın üstünde olan ve özelleştirilen kömürlü termik santraller, 2013 yılından bu yana; baca gazı kükürt giderim tesisi, filtre sistemleri veya kül barajı gibi çevre ve halk sağlığının korunması için gerekli yatırımları yapmamaktadır. Türkiye’nin en kirli en az 15 termik santralinin havayı kirletmemesi için yapmaları gereken yatırımlar için şirketlere daha önce defalarca süre tanındı. 2013’ten bu yana 6 yıllık süre içinde; </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-2014 yılında, Anayasa Mahkemesi Anayasa’nın 56. Maddesi olan ‘sağlıklı çevrede yaşama hakkı’ uyarınca, bu santrallerin kirlilik saçmasını anayasaya aykırı buldu ve 2021 yılına kadar verilen izni iptal etti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-2015 yılında yapılan yeni yasal düzenleme bu santrallere son olarak 31 Aralık 2019 sonuna kadar süre tanındı. Anayasa Mahkemesi 2017 tarihli kararında, bu santrallerin 2019 sonuna kadar gerekli yatırımları yapmalarını zorunlu tuttu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-2019 Şubat ayında, Maden Kanunu ve Diğer Kanunlarda Değişiklik Hakkında Kanun Teklifi’ne, Madde 45 adı ile bilinen düzenleme geldi ve kamuoyunun tepkisi sonucu; 14 Şubat 2019 tarihli meclis genel kurulunda, AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, İYİ Parti, Cumhuriyet Halk Partisi ve Halkların Demokratik Partisi&#8217;nin ortak kararı ile düzenleme geri çekildi. Tüm siyasi partilerin temsilcileri, ‘bu santrallerin 2019 sonuna kadar gerekli yatırımları yapmaları gerektiğini’ savundu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-1 Kasım 2019’da yapılan plan bütçe komisyonunda alınan kararla, Madde 50 adıyla yeni bir Torba Yasa maddesi kirli santrallere verilen ayrıcalıkları Haziran 2022 sonuna kadar 2,5 yıl uzatmak üzere 4. Kez çevre yatırımlarından muafiyet önerisini Meclis’e taşıdı. 21 Kasım 2019 tarihli TBMM Genel Kurulunda Madde 50; mecliste 217’ye karşı 36 oyla kabul edildi.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu noktada Atlı, beklenmedik bir şekilde gelen vetoya getiriyor sözü: &#8220;Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan termik santrallerin çevre muafiyetini 2,5 yıl daha uzatan maddeyi &#8220;Ülkemizin enerji ihtiyacının karşılanması zarureti, insan sağlığı ve çevrenin korunması amacının önüne geçmemelidir” diyerek veto etti ve tekrar görüşülmek üzere Meclis’e geri gönderdi. Madde 50 çıkarılarak Torba Yasa tekrar kabul edildi.&#8221;</span></p>
<p><b>&#8220;Toplanan 100 Bin İmza Etkili Oldu&#8221;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-46090 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/termiksantral.jpg" alt="" width="320" height="213" />Platform tüm bu süreçlerde bir kamuoyu yaratmak için çalışmalarını sürdürdü. Bir yıla yakın süredir sivil toplum kuruluşlarının da desteği ile toplanan 100 bin imza; bütün partilerden milletvekilleri ile özellikle santrallerin olduğu Çanakkale, Kahramanmaraş, Muğla, Manisa, Zonguldak, Sivas ve Kütahya gibi illerimizde yaşayan vatandaşların ziyaret, telefon ve sosyal medyadan irtibata geçerek temiz hava solumak istiyoruz demeleri ve maruz kaldıkları havanın fotoğraflarını göstermeleri oldukça etkili oldu tabii. Hem yerel, hem ulusal hem de uluslararası olarak çalışan sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların temiz hava soluma talebinin tüm karar vericiler tarafından duyulduğunu görmüş olduk böylece.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Madde 50’nin veto edilmesinin ardından; Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Aralık ayında santrallerin denetlenerek eksiklerinin tespit edileceği ve 1 Ocak 2020 itibariyle de çevre mevzuatına uymayanlara kapatmaya varan cezaların uygulanacağını belirtti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ancak Atlı, bundan sonraki sürecin takibini yapabilmek için ellerinde yeterli veri bulunmadığını söylüyor: &#8220;Sivil toplum kuruluşları olarak daha önce santrallerin çevre mevzuatına uymak için yapmaları gereken baca gazı filtreleri veya kül barajı gibi yatırımlarda ne durumlarda oldukları ile ilgili yaptığımız bilgi edinme başvurularına şirketlere sormamız gerektiği şeklinde bir cevap geldi. Bu sebeple elimizde bu sürecin takibini yapacak yeterli veri bulunmuyor. Bakanlık tarafından yapılacak olan denetlemelerin sonuçlarının şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılmasını talep ediyoruz ve kesilen cezaların da takibini yapmaya devam edeceğiz.&#8221;</span></p>
<p><b>&#8220;Firmalara Çevreyi Kirletme Özgürlüğü Tanındı&#8221;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Vetonun, yeni açılacak termik santralleri nasıl etkileyeceği, bundan sonrasında bir emsal olup olmayacağını sorduğumuz Atlı, yeni yapılacak ve mevcut olan sanayi tesisleri için farklı limitler belirlendiğini ifade ediyor: &#8220;Hava kirliliği yaratan tesislerin kurulması ve işletilmesine yönelik kriterleri ve yetkili mercilerden alınması gereken izinleri belirleyen Sanayi Kaynaklı Hava Kirliğinin Kontrolu Yönetmeliği (SKHKKY)’dir. TMMOB Makina Mühendisi, MMO Enerji Çalışma Grubu Üyesi Orhan Aytaç tarafından yazılan bir makalede, Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) uygulanan yönetmelikleri karşılaştırmaktadır. Yeni yapılacak ve mevcut olan sanayi tesisleri için farklı limitler belirlenmiştir. Aytaç’ın da belirttiği gibi Türkiye’de, özelleştirmeler nedeniyle yapılan yasal düzenlemelere ilişkin işlemlerin uzunca bir zamana yayılması ve ardından çevre mevzuatına uyum için süre tanınması; kamu elindeki veya özelleştirilmiş santrallerde 31.12.2019 tarihine kadar çevre koruyucu önlemler alınmadan, hatta var olan çevre koruyucu tesisleri (ESF, BGKA vb) bile çalıştırılmadan üretim yapılmasının önünü açmıştır. Bir diğer ifade ile santralleri devralan firmalara uzunca bir süre için “çevreyi kirletme” özgürlüğü tanımıştır.&#8221;</span></p>
<p><b>&#8220;Dünya Fosil Yakıtlardan Enerji Üretmeyi Terk Etmeli&#8221;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Atlı, filtrelerin hiçbirisi tamamıyla çıkan gazları ve kirliliği tutmamakta ve sera gazı salımını engellemediğinin altını çiziyor ve &#8220;hiçbir şekilde temiz kömür teknolojisi olması mümkün değildir, iklim krizinin de tüm dünya için oluşturduğu tehdidin boyutu düşünülürse artık fosil yakıtlardan elektrik üretmek terk edilmesi gereken bir teknolojidir&#8221; diyor. Atlı, vetonun olumlu bir karar olduğunu ve önümüzdeki dönemde bu santrallerin kapatılması ve adil bir şekilde başka enerji ve istihdam kaynaklarının yaratılması planlarının  da başlamasını umduklarını söylüyor.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Atlı&#8217;nın aktardığı verilere göre Türkiye&#8217;deki termik santral dışındaki diğer hava kirleticilerde de durum iç açıcı değil: &#8220;Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kurduğu istasyonlarda yapılan hava kirliliği ölçümleri <a href="http://www.havaizleme.gov.tr" target="_blank" rel="noopener">web sitesi</a> </span><span style="font-weight: 400;">üzerinden ve Türkiye dahil tüm dünyadaki ölçümleri ise <a href="http://aqicn.org/">buradaki</a> </span><span style="font-weight: 400;">sitesinden anlık olarak takip edilebilirsiniz. Ülkemizde diğer kirleticiler olan PM10 ve SO2 için yasal mevzuat ile belirlenen sınır değerler Avrupa Birliği ile uyumlanmış olsa da sağlık açısından DSÖ’nün önerdiği kılavuz değerlerin üzerindedir. Temiz Hava Hakkı Platformu’nun yayımladığı Kara Rapor’daki resmi ölçüm verileri kullanılarak yapılan analizler, Türkiye’de 2018 yılında yeterli ölçüm yapılan 163 istasyonun yüzde 96,3’ünde yıllık PM10 ortalamasının DSÖ limitlerinin üzerinde kirli olduğunu gösteriyor.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Atlı, &#8220;Aynı rapora göre Türkiye’de hava kirliliği 2017 yılında DSÖ’nün önerdiği seviyelere indirilseydi 30 yaş üzerinde yaklaşık 52.000 kişinin hayatını kaybetmesi yani trafik kazalarının 7 katı kadar ölüm önlenebilirdi&#8221; diyerek durumun vehametini ortaya koyuyor.  </span></p>
<p><b>&#8220;Hava Kirliliği Bir Halk Sağlığı Sorunudur&#8221;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-46091 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/gamze-varol-640x427.jpg" alt="" width="320" height="213" />Tasarı meclisten geçtiğinde Türk Tabipler Birliği, “Meclis’te bu maddeye onay veren hekim milletvekillerinin onur kurullarında değerlendirilmeleri konusunda tabip odalarını göreve çağırıyoruz” açıklaması yapmıştı. Türk Tabipler Birliği </span><span style="font-weight: 400;">Halk Sağlığı Kolu Yürütme Kurulu Üyesi Doç. Dr. Gamze Varol, &#8220;</span><span style="font-weight: 400;">Bizler yemin etmiş bir mesleğin üyeleri ve bu üyelerin temsilcisi bir meslek örgütü olarak bilimsel kanıtlar ışığında yaşamı savunmuş, yeminiyle ters düşen, hekimlik meslek etiği kurallarına uymayan, iyi hekimlik uygulamalarından uzaklaşarak her ortamda sağlığı, sağlık hakkını savunması gerekirken Meclis’te bu maddeye onay veren hekim milletvekillerinin onur kurullarında değerlendirilmeleri konusunda tabip odalarını göreve çağırmıştık. Bu noktada tabip odalarından destek yanıtları ve olumlu mesajlar geldi. Biz de TTB Merkez Konseyi olarak odalarımızın girişimlerini destekliyoruz&#8221; diyerek anlatıyor bu süreci. </span></p>
<p><b>&#8220;Türkiye&#8217;de Hava Kirliliği Sorunu Vahim Noktada&#8221;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Varol&#8217;a göre hava kirliliği tüm dünyada önemli bir sorun ancak Türkiye’de durum sorun olmasının ötesinde vahim bir aşamada: &#8220;Dünya Sağlık Örgütü sınır değerleri göz önüne alındığında ülke nüfusunun %96’sı kirli hava solumaktadır. Kaldı ki ülkemizin kendi hava kalitesi indeks değerlerine göre bile havası kirlidir. 2018 yılında hava kalitesi en kötü olan ilimiz, Afşin &#8211; Elbistan ilçesinde işletmede olan 2 tane kömürlü termik santrali ve yeni santral planları ile gündeme gelen Kahramanmaraş’tır. Son 3 yıldır 16 ilde -Afyon, Ankara, Burdur, Bursa, Çorum, Denizli, Erzincan, Mersin, Kahramanmaraş, Manisa, Mardin, Muğla, Niğde, Osmaniye, Sakarya ve Sivas-  hava kalitesinde hiçbir iyileşme olmamakta ve ciddi hava kirliliği yaşanmaktadır.&#8221; </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hava kirliliğinin başlıca kaynaklarından birisi olan kömürlü termik santrallerin sağlık etkileri ile ilgili olarak Greenpeace Akdeniz Ofisi tarafından yapılmış olan çalışmanın verilerini aktaran Varol, &#8220;Filtresiz çalışan termik 10 santralin (Yatağan, Kemerköy, Yeniköy, Afşin A, Seyitömer, Tunçbilek, Kangal, Çatalağzı B. ve Soma A) sağlık etkileri hesaplandı. Hesaba göre; 10 tane kömürlü termik santral 2,5 yıl daha çevre mevzuatına uymak için gerekli baca gazı yatırımlarını yapmadığı sürece Haziran 2020’ye kadar “2 bin 860 erken ölüm, 1 milyon 50 kayıp iş günü, 7 milyon 390 hastalık izni, 3 bin 690 hastaneye yatış, 17 bin 400 çocuklarda bronşit, 2 bin 20 yetişkinlerde bronşit, 156 bin çocuklarda astım ve bronşit vakası” görülebilir&#8221; diyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Varol, vetonun santrallerin etkisini birden yok etmeyeceğini ya da anlamlı şekilde azaltmayacağını vurguluyor: &#8220;Madde 50 kapsamında en az 15 kömürlü termik santrale muafiyet verilmesinin talep edildiği düşünüldüğünde bu rakamların çok daha fazla olacağını kolaylıkla öngörebiliriz. Şu anki durumda ise filtrelerin yapılması için gereken girişimlerin başlatılma zorunluluğu gene erken ölümlerin olmayacağı veya santrallerden kaynaklı sera gazı salımı sebebiyle iklim değişikliğine sebep olmaya devam etmeyeceği anlamına gelmiyor. Dolayısıyla santraller gene halk sağlığını olumsuz yönde etkilemeye devam edecekler. Çünkü biraz önce bahsettiğim gibi havamız, suyumuz, toprağımız zaten kirli ve bu kirliliğin bir </span><span style="font-weight: 400;">neden olduğu bir hastalık yükü var. Temiz Hava Hakkı Platformunun 2019 yılında  çıkarttığı Kara Rapora göre Türkiye’de 2017 yılında meydana gelmiş olan 30 yaş üstü (kazalar/dışsal yaralanmalar haricindeki) toplam 399.025 ölüm içerisinde hava kirliliğine atfedilen ölüm sayısı, ortalama 51.574 olarak hesaplanmıştır. 2017 yılında hava kirliliği nedeniyle yaşanan ölümlerin yüzde olarak en fazla olduğu iller ise sırasıyla Iğdır, Kahramanmaraş ve Afyon olmuştur. </span><span style="font-weight: 400;">Özetle ülkemizin artık gram kirliliğe tahammülü yoktur.&#8221;</span></p>
<p><b>&#8220;Hava Kirliliği Anne Karnındaki Bebeği Bile Etkilemektedir&#8221;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Varol, hava kirliliğinin hızla mücadele edilmesi gereken bir halk sağlığı sorunu olduğunu söylüyor: &#8220;Termik santraller başta hava olmak üzere su ve toprağı zehirli maddeler ile kirletmektedir. Bu zehirli maddeler solunumla olduğu kadar, cilt ve/veya besin zinciri yoluyla yani yiyeceklerimizle vücudumuza girmektedir. Bu durum başta vücutta biriken ağır metaller aracılığıyla akut ya da kronik zehirlenmelere yol açmakta; solunum sistemi, kalp ve dolaşım sistemi, beyin ve sinir sistemi hatta üreme sistemini etkileyerek ciddi hastalıklara yol açmaktadır. Anne karnındaki bebeği bile etkilemektedir. Bu kirleticilerin bir kısmının kanserojen maddeler olduğunu yani kansere yol açtığını da biliyoruz. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’nın (IARC), 2013’de yapılan bilimsel çalışmalarda üretilen kanıtlarla dış ortam hava kirliliğinin akciğer kanserine yol açtığının ve mesane kanserine yakalanma riskini arttırdığını ortaya konulduğunu; bu nedenle hava kirliliğinin, kanser yapıcı etkenler Grup I (Kesin karsinojen) listesine alındığını duyurmuştur.&#8221; (Tablo-1)</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-46092 aligncenter" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/Ekran-Al%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1-20-640x473.jpg" alt="" width="640" height="473" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gamze Varol son olarak, Türk Tabipler Birliği&#8217;nin</span><span style="font-weight: 400;"> gündem başlıklarını sıralıyor: &#8220;Kaz dağları, Altın madenciliği, depremlerde, sel ve olağan dışı durumlarda sağlık hizmetleri, savaş ve göç, Akkuyu Nükleer güç santralleri raporu, Hopa Raporu, Çernobil Raporu, Dilovası Raporu, Enerjide toplumsal maliyet ve yenilenebilir enerji kaynakları raporları, bu çalışma başlıkları ve ilgili raporlardan bazılarıdır. Son dönemlerde Kara Rapor başta olmak üzere Temiz Hava Hakkı Platformu kapsamında yayınlanan çok sayıda çalışmayı da burada saymak gereklidir. TTB son olarak 23-26 Ekim 2019 tarihleri arasında Tiflis/Gürcistan’da Dünya Tabipleri Birliği Genel Kurulu&#8217;nda “Gelecek Nesillerin Sağlıklı Çevrede Yaşam Haklarının Korunması ve iklim değişikliğini destekleyen politikaların Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde (UCM) insanlığa karşı suç kapsamına alınması” başlıklı politika önerisi sunmuştur. Politika önerisinde bağlayıcı yaptırım mekanizması olarak UCM&#8217;nin iklim değişikliğine neden olma suçunu insanlığa karşı suç olarak yargılaması talep edildi. Ayrıca Genel Kurul’da ortak bir kararla “İklim Krizi Acil Bildirgesi” ile hekimlere, çevre krizinin yaşamı tehdit eden etkilerini önleme konusunda baskı yapılması çağrısında bulunuldu. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgilere TTB’nin kurumsal web sitesinden de ulaşmak olanaklıdır.&#8221;</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/23/kirli-hava-trafik-kazalarindan-fazla-can-aliyor/">Kirli Hava Trafik Kazalarından Fazla Can Alıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Temiz Hava Platformu 50. Maddenin Meclis&#8217;ten Geçmemesi İçin Çağrıda Bulunuyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/16/temiz-hava-platformu-50-maddenin-meclisten-gecmemesi-icin-cagrida-bulunuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Nov 2019 09:16:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Temiz Hava Hakkı Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Buket Atlı]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[hava kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[kütahya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44480</guid>

					<description><![CDATA[<p>16 sivil toplum kuruluşunun oluşturduğu Temiz Hava Hakkı Platformu, Meclis Genel Kurulu’nda oylamaya sunulması beklenen 15 adet kömürlü termik santrale 4. kez havayı kirletme izni verecek yasal düzenlemenin kabul edilmemesi için çağrıda bulunuyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/16/temiz-hava-platformu-50-maddenin-meclisten-gecmemesi-icin-cagrida-bulunuyor/">Temiz Hava Platformu 50. Maddenin Meclis&#8217;ten Geçmemesi İçin Çağrıda Bulunuyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Temiz Hava Hakkı Platformu’nun hazırladığı Kara Rapor’a göre, Türkiye’de 2017 yılında hava kirliliği trafik kazalarından 7 kat fazla insanın ölümüne neden oldu. Hava kirliliği, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği kılavuz değerlere indirilseydi yaşanan ölümlerin yaklaşık %13’ü önlenebilirdi. Önlemlerin alınmaması devam ederken gelecek hafta mecliste görüşülmesi beklenen Madde 50’nin nelere sebep olabileceğini Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Buket Atlı anlattı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44482 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/2-hava-640x640.jpg" alt="" width="299" height="299" />Hava kirliliğinin doğal sebeplerden kaynaklanabileceği gibi  insan faaliyetleri sonucunda da ortaya çıktığını ifade eden Atlı şöyle diyor: “</span><span style="font-weight: 400;">Havadaki gazlar ve asılı duran katı ve sıvı halindeki gaz karışımının içerisinde insan sağlığına zararlı kimyasalların ağırlıkta olmasına hava kirliliği diyoruz. Hava kirliliğini bazen sis ve koku gibi özelliklerinden dolayı duyularımızla anlayabiliriz. Bazen de gözle görünmeyen saç telinin 30’da biri kadar olan ince partikül maddelerden (PM</span><span style="font-weight: 400;">2.5</span><span style="font-weight: 400;">) kaynaklandığından anlamamız mümkün olmayabilir. Bu sebeple hava kirliliğine “Sessiz Katil” diyoruz.“</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Atlı, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kurduğu istasyonlarda yapılan hava kirliliği ölçümlerini  </span><a href="http://www.havaizleme.gov.tr"><span style="font-weight: 400;">www.havaizleme.gov.tr</span></a><span style="font-weight: 400;"> üzerinden Türkiye dahil tüm dünyadaki ölçümleri ise </span><a href="http://aqicn.org/map/world/"><span style="font-weight: 400;">http://aqicn.org/</span></a><span style="font-weight: 400;"> sitesinden anlık olarak takip edilebilir. Ülkemizde diğer kirleticiler olan PM</span><span style="font-weight: 400;">10</span><span style="font-weight: 400;"> ve SO</span><span style="font-weight: 400;">2</span><span style="font-weight: 400;"> için yasal mevzuat ile belirlenen sınır değerler Avrupa Birliği ile uyumlanmış olsa da sağlık açısından DSÖ’nün önerdiği kılavuz değerlerin üzerindedir. Temiz Hava Hakkı Platformu’nun yayımladığı Kara Rapor’daki resmi ölçüm verileri kullanılarak yapılan analizler, Türkiye’de 2018 yılında yeterli ölçüm yapılan 163 istasyonun yüzde 96,3’ünde yıllık PM</span><span style="font-weight: 400;">10</span><span style="font-weight: 400;"> ortalamasının DSÖ limitlerinin üzerinde kirli olduğunu gösteriyor. “ dedi.</span></p>
<p><b>Santrallere Havayı Kirletme İzni Veren Yasa Hangisi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1 Kasım 2019’da yapılan Plan Bütçe Komisyonu toplantısında karara bağlanan ve  Meclis Genel Kurulu’nda oylanması beklenen Madde 50’nin 14 Şubat 2019’da geri çekilen madde 45’in devamı niteliğinde olduğunu belirten Atlı, “Türkiye’nin en kirli 15 termik santralinin havayı kirletmemesi için yapmaları gereken yatırımlar için şirketlere daha önce defalarca süre tanındı.</span> <span style="font-weight: 400;">2019 Şubat ayında, Maden Kanunu ve Diğer Kanunlarda Değişiklik Hakkında Kanun Teklifi’ne, Madde 45 adı ile bilinen düzenleme gelmiş ve 14 Şubat 2019 tarihli meclis genel kurulunda 5 partinin kararı ile geri çekildi.  AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, İYİ Parti, Cumhuriyet Halk Partisi ve Halkların Demokratik Partisi&#8217;nin ortak kararı ile düzenleme geri çekilmiş, tüm siyasi partilerin temsilcileri, “bu santrallerin 2019 sonuna kadar gerekli yatırımları yapmalarını savunmuştu. Madde 50  yasalaşırsa, kirli santraller Haziran 2022’ye kadar, havayı kirletmeye devam edeceklerdir.” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Haftaya Meclis’te görüşülmesi beklenen Madde 50’ye göre; </span></p>
<p>&#8220;MADDE &#8211; 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun geçici 8 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan &#8220;31/12/2019” ibaresi &#8220;30/6/2022” şeklinde değiştirilmiş, fıkraya &#8220;üretim faaliyeti durdurulamaz ve” ibaresinden sonra gelmek üzere &#8220;çevre mevzuatına uyuma yönelik yatırımların gerçekleştirilmemesi ve çevre mevzuatı açısından gerekli izinlerin tamamlanmaması nedeniyle” ibaresi ve ikinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümleler eklenmiştir.</p>
<p>&#8220;Ancak çevre mevzuatına uyuma yönelik yatırımlara dair yapım sözleşmesi ile iş termin planını 30/6/2020 tarihine kadar Bakanlığa sunmayan üretim tesisleri bu haklardan yararlanamaz. İş termin planı sunulan üretim tesisleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından bu iş termin planına uyum açısından 1/7/2020 tarihinden itibaren 4 ayda bir denetlenir. Yapılan her bir denetimde bu iş termin planına uygun olmadığı tespit edilen tesislere 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununda yer alan ilgili idari para cezaları yirmi kat artırılarak uygulanır. İş termin planındaki herhangi bir işin yapımının belirtildiği süreye göre bir yıl geciktiğinin tespiti halinde üretim tesisinin faaliyeti durdurulur. Bu madde kapsamında verilen idari para cezalarına karşı dava açılması cezanın tahsil işlemlerini durdurmaz.”</p>
<p><strong>Çevr</strong><b>e Mevzuatına Uyum Yatırımı Yapmayan Santraller Hangileri</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44483 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1-640x320.jpg" alt="" width="416" height="208" />Çanakkale, Kahramanmaraş, Muğla, Zonguldak, Sivas ve Kütahya’da çalışmakta olan 30 yaşını aşmış eski kömürlü termik santrallerin 2013 yılından itibaren baca gazı kükürt giderim tesisi, filtre sistemleri, kül barajı gibi gerekli yatırımları yapmadığını belirten Atlı şöyle devam etti: “ Bu santrallere 2013 yılından itibaren Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarını hiçe saymak pahasına ek süre verilmiş ve çevre yatırımlarını yapmaları talep edilmiştir. Oysa ki, bu şirketler çevre ve halk sağlığını hiçe sayarak, söz konusu çevre yatırımlarını 6 yıldır hayata geçirmemekte havayı kirletmeye ve halk sağlığına zarar vermeye devam etmektedir.  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayımlanan partikül madde (PM</span><span style="font-weight: 400;">10</span><span style="font-weight: 400;">) ölçüm verileri kullanarak Temiz Hava Hakkı Platformu tarafından yapılan Kara Rapor isimli çalışma, en eski santrallerden Kahramanmaraş’taki Afşin Elbistan kömürlü termik santrallerinin yer aldığı Kahramanmaraş’ın %25,1 oranı ile hava kirliliğine bağlı ölümlerin il bazında yüzde olarak en fazla olduğu ikinci il  olduğunu saptamıştır. Toplam yedi santralin bulunduğu Zonguldak’ta ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın mobil istasyonuyla 2018’de yapılan ölçümler PM</span><span style="font-weight: 400;">10</span><span style="font-weight: 400;"> değerlerinin DSÖ’nün sınır değerlerinin üç katı olduğunu ortaya koydu.” </span></p>
<p><b>“Madde 50 Kabul Edilmesin”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Atlı, “Plan ve bütçe komisyonunda 1 Kasım 2019 tarihinde kabul edilen düzenleme, meclis genel kurulunda yasalaşırsa, bu santraller Haziran 2022’ye kadar havayı kirletmeye, çevreye zarar vermeye ve halk sağlığını tehdit etmeye devam edecekler. </span> <span style="font-weight: 400;">TBMM’deki tüm si̇yasi̇ parti̇leri̇n temi̇z hava hakkını talep eden yüz bi̇nlerce i̇nsana, bu santrallere i̇li̇şki̇n 14 Şubat 2019’da verdi̇kleri̇  sözü </span><span style="font-weight: 400;">i̇stisnasız bi̇r şeki̇lde </span><span style="font-weight: 400;">yeri̇ne geti̇rmeleri̇ni̇ talep edi̇yoruz. </span><span style="font-weight: 400;">Bütün partilerin grup başkan vekillerine hem</span><span style="font-weight: 400;"> twitter</span> <span style="font-weight: 400;">üzerinden, hem telefonla arayarak hem</span><span style="font-weight: 400;"> imza</span> <span style="font-weight: 400;">vererek bu santrallerin havayı kirletmesine izin verecek tasarı kabul edilmesin diyebiliriz.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/16/temiz-hava-platformu-50-maddenin-meclisten-gecmemesi-icin-cagrida-bulunuyor/">Temiz Hava Platformu 50. Maddenin Meclis&#8217;ten Geçmemesi İçin Çağrıda Bulunuyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Temiz Hava Hakkımız!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/07/temiz-hava-hakkimiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Oct 2019 13:25:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Temiz Hava Hakkı Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Buket Atlı]]></category>
		<category><![CDATA[hava kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[Semih Ayta]]></category>
		<category><![CDATA[temiz hava]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=43006</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan açlığa 6 hafta, susuzluğa 6 gün dayanabilirken; havasız ancak 6 dakika yaşayabilir. Peki, Türkiye’de soluduğumuz havanın kalitesi ne durumda? Havanın kirli olduğunu nasıl anlarız? Kirli hava sağlığımızı nasıl etkiliyor? Hava kalitesinin artması için neler yapabiliriz?</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/07/temiz-hava-hakkimiz/">Temiz Hava Hakkımız!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıklı bir çevrede yaşama hakkımızı savunmak için neler yapılabileceği Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Buket Atlı ve Türk Nöroloji Derneği Temsilcisi Doç. Dr. Semih Ayta ile konuşulacak.</p>
<p><b>Tarih</b>: 10 Ekim Perşembe</p>
<p><b>Saat</b>: 19.00</p>
<p><b>Yer</b>: Yeşil Düşünce Derneği (Türkali Mh. Şehit Nuri Sk. No:18 Beşiktaş, İstanbul)7</p>
<p><a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSdXtB19J4XdOq8hEcHxY7IGf7K-8ST_ObvIFZdSYHrHJb9fDg/viewform" target="_blank" rel="noopener">Kayıt Olmak İçin Tıklayınız</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/07/temiz-hava-hakkimiz/">Temiz Hava Hakkımız!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Circuit’te Permakültüre Giriş Eğitimi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/07/circuitte-permakulture-giris-egitimi/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/07/circuitte-permakulture-giris-egitimi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Feb 2018 11:26:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Buket Atlı]]></category>
		<category><![CDATA[Burcu Arıkan]]></category>
		<category><![CDATA[Circuit]]></category>
		<category><![CDATA[Evren Yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[Permakültür]]></category>
		<category><![CDATA[Permakültüre Giriş Eğitimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=24284</guid>

					<description><![CDATA[<p>Circuit Permakültüre Giriş Eğitimine çağırıyor: Dünyayı ve insanı gözeten bir yaşama hazır mısınız? Kendi kendine yeterliliği temel alarak içinde bulunduğumuz çevreyi ve hayatı nasıl zenginleştiririz? Tüm bu konuların konuşulduğu bir dünyaya adım atmak için sizi bekliyoruz. Permakültür, insani ihtiyaçları karşılarken çevreyi tüketmek, yok etmek yerine onu besleyip onaran ve bu sayede devamlılığı olan sistemler yaratmayı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/07/circuitte-permakulture-giris-egitimi/">Circuit’te Permakültüre Giriş Eğitimi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Circuit Permakültüre Giriş Eğitimine çağırıyor:</p>
<p>Dünyayı ve insanı gözeten bir yaşama hazır mısınız?<br />
Kendi kendine yeterliliği temel alarak içinde bulunduğumuz çevreyi ve hayatı nasıl zenginleştiririz? Tüm bu konuların konuşulduğu bir dünyaya adım atmak için sizi bekliyoruz.</p>
<p>Permakültür, insani ihtiyaçları karşılarken çevreyi tüketmek, yok etmek yerine onu besleyip onaran ve bu sayede devamlılığı olan sistemler yaratmayı amaçlayan bir tasarım bilimidir.</p>
<p>Permakültüre Giriş Kursu, doğayla ve tüm canlılara birlikte çalışma ve yaşama felsefesini öğrenmek isteyen ve permakültürün ne olduğunu merak<span class="text_exposed_show"> edenler için 2 günlük bir tanışma/giriş niteliğindedir. Bill Mollison’un “Permakültür: Bir Tasarımcı Kılavuzu” kitabında yer alan konuları ele alan kurs aynı zamanda 72 saatlik Permakültür Tasarım sertifikası (PDC) kursunun da bir özetidir.</span></p>
<p><span class="text_exposed_show">Cumartesi, 24 Şubat, 10.00 &#8211; 18.00<br />
Pazar, 25 Şubat, 10:00 – 18:00<br />
Dil: Türkçe<br />
Evren Yıldırım, Buket Atlı ve Burcu Arıkan ile</p>
<p>Kurs Programı:<br />
1. GÜN<br />
10:00 &#8211; 11:30 Tanışma / Dünyamızın Durumu ve Olumsuz Kanıtlar<br />
12:00 &#8211; 13:30 Permakültür Etiği ve İlkeleri<br />
13:30 &#8211; 14:30 Yemek Arası<br />
14:30 &#8211; 16:00 Temel Kavramlar ve Tasarım Yöntemleri (Etkin Enerji Kullanımı)<br />
16:30 &#8211; 18:00 Örüntü Kavramı</p>
<p>2.GÜN<br />
10:00 &#8211; 11:30 İklimsel Etkiler / Toprak<br />
12:00 &#8211; 13:30 Su Yönetimi<br />
13:30 &#8211; 14:30 Yemek Arası<br />
14:30 &#8211; 16:00 Gıda Ormanı Tasarımı / Hayvan Sistemleri<br />
16:30 &#8211; 18:00 Şehirde Permakültür / Kent ve Topluluk Stratejileri / Kapanış<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<wbr />&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
Atölye ücreti (2 gün): 280TL (KDV dahil)<br />
Kayıt olmak için veya daha fazla bilgi almak için info@circuitistanbul.com&#8217; a elektronik posta gönderebilirsiniz.<br />
Kursumuz en az 10, en fazla 20 kişinin katılımıyla gerçekleşecektir. Kursumuza katılım için burs talep edebilirsiniz<br />
(2 kişiye %50 burs verilecektir).</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<wbr />&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
Buket ATLI / ODTÜ İktisat ve Berlin&#8217;deki Humboldt Üniversitesi&#8217;nde eğitimini tamamladı. Gönüllü ve profesyonel olarak ekoloji eğitimi, hava kirliliği, çevre hakları ve yaygın eğitim metodları ile ilgili çeşitli sivil toplum kuruluşlarında çalıştı. Türkiye&#8217;nin pek çok farklı ilinde ekolojik okuryazarlık eğitimleri organize etti. 2 yıldan beri kurucularından olduğu Şehirde Ekolojik Uygulamalar Atölyesi ekibiyle, sağlıklı ve temiz gıdaya erişim ve zehirsiz temizlik konularında eğitimler düzenliyor. Permakültür, aromatik ve tıbbi bitkiler, formel olmayan eğitim metodları, şiddetsizlik ve topluluk olma konularındaki eğitimlerde hem eğitimci hem katılımcı olarak kendini geliştirmeye devam ediyor.</p>
<p>Evren YILDIRIM / Boğaziçi Üniversitesi‘nde lisans, Sabancı Üniversitesi’nde yüksek lisansını tamamladıktan sonra kurumsal dünyada 10 yıl geçirdi. 2017 yılında Permakültür Tasarım Sertifikası’nı aldı. Aynı yıl içinde Anadolu Meraları ve Savory Network tarafından düzenlenen Mikrobiyoloji Çobanlığı Sanatı Eğitimi tamamladı. Eylül 2017’de Avustralya Permakültür Araştırma Enstitüsü’nün Ürdün’de gerçekleştirdiği Çölü Yeşillendirme Projesi staj programına katıldı. Şu anda tarım eğitimi almakta, küçük ölçekli permakültür uygulamaları, toprak mikrobiyolojisi ve gerçek anlamda besleyici gıdalar konusunda çalışmaktadır.</p>
<p>Burcu ARIKAN / İstanbul Üniversitesi Psikoloji lisans ve University of Texas Austin İletişim Yüksek Lisans eğitimlerinden sonra dijital iletişim sektöründe çalışmaya başladı. 8 yılın ardından Mayıs 2017’de Permakültür Tasarım Kursu’na (PDC) katıldı. Eylül 2017’de ise Geoff Lawton’ın yürütücülüğünde Ürdün’de 1 aylık “Çölü Yeşillendirme” stajını tamamladı. 2016 yılından beri şehirde sağlıklı, katkısız, doğal gıdanın nasıl daha erişilebilir olabileceği ve üretilebileceği üzerine çalışmaktadır, bu yolda çeşitli projeleri hayata geçirmektedir. Hayali, yetişkinler kadar çocukların da kendi yiyeceklerini üretmelerini, ileride kendi gıdalarına sahip çıkma bilinciyle büyümelerine katkıda bulunmaktır.<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<wbr />&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
***Circuit Atık Politikası<br />
Bir mekan ve organizasyon olarak sürdürülebilirliğe verdiğimiz öneme saygı göstermenizi ve CIRCUIT&#8217;a gelirken elinizden geldiğince tek kullanımlık ambalajları (plastik su şişeleri, tek kullanımlık kahve bardakları, tek kullanımlık plastik poşetler vb.) getirmemenizi rica ediyoruz. İçme suyumuz ve bardaklarımız kullanımınıza açık olacaktır!</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/07/circuitte-permakulture-giris-egitimi/">Circuit’te Permakültüre Giriş Eğitimi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/07/circuitte-permakulture-giris-egitimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
