<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Af Örgütü Türkiye Şubesi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/af-orgutu-turkiye-subesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/af-orgutu-turkiye-subesi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 04 May 2021 07:34:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Af Örgütü Türkiye Şubesi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/af-orgutu-turkiye-subesi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;Emniyet Genelgesi Haber Alma Özgürlüğünü Engelliyor”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/01/emniyet-genelgesi-haber-alma-ozgurlugunu-engelliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 May 2021 16:27:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Af Örgütü Türkiye Şubesi]]></category>
		<category><![CDATA[DİSK-Basın-İş]]></category>
		<category><![CDATA[Emniyet Genel Müdürlüğü Genelgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber Alma Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Gazeteciler Sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İnsan Hakları Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=69431</guid>

					<description><![CDATA[<p>Basın örgütleri ve hak savunucusu STK'lar, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün kamusal olaylarda kolluk güçlerine “görüntü ve ses kaydı alınmasını engelleme ve bu işlemleri yapanlar hakkında yasal işlem yapma” yetkisi veren genelgesinin, haber alma özgürlüğünü ihlal edeceğini ve kolluk güçlerinin insan hakları ihlallerinin görünürlüğünü engelleyeceğini belirterek karşı çıkıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/01/emniyet-genelgesi-haber-alma-ozgurlugunu-engelliyor/">&#8220;Emniyet Genelgesi Haber Alma Özgürlüğünü Engelliyor”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>27 Nisan 2021 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan genelgede, kamusal ve adli olaylar sırasında “polisleri kaydeden kişilerin engellenmesi ve haklarında adli işlem yapılması gerektiği” belirtiliyor.</p>
<p>Genelgenin alınmasına gerekçesinde, kolluk güçlerinin işlem yapılırken çekilen görüntülerinin, o olay özelinde “gerçeği tam yansıtmayacağı” ve “özel hayatın gizliliği ile kişisel verilerin” ihlal edilmesi gösteriliyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-69432 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/emniyet-genelgesi-640x808.jpg" alt="EGM Genelgesi" width="422" height="533" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/emniyet-genelgesi-640x808.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/emniyet-genelgesi.jpg 760w" sizes="(max-width: 422px) 100vw, 422px" />Hak savunucusu STK&#8217;lar ve basın örgütleri söz konusu genelgenin basın ve ifade özgürlüğü üzerinde yarattığı sakıncalara dikkat çekerek karşı çıkıyor.</p>
<p>“Emniyet&#8217;in kararını “yok hükmünde” olarak nitelendiren <a href="https://twitter.com/TGS_org_tr/status/1388440529478864897" target="_blank" rel="noopener">Türkiye Gazeteciler Sendikası</a>, “Polis, sahada işini yapan muhabiri engelleyemez. Halkın haber alma hakkını ve can güvenliğini tehdit eden, sokakta işkencenin önünü açmak için çıkartılmış bu genelgeyi tanımıyoruz.” mesajını paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.diskbasinis.org/index.php/tr/basin-aciklamalari/1218-emniyet-genel-mueduerluegue-halk-n-goezue-goermesin-istiyor" target="_blank" rel="noopener">“Emniyet Genel Müdürlüğü halkın gözü görmesin istiyor”</a> açıklaması yayınlayan DİSK Basın-İş ise “Emniyet&#8217;in genelgesiyle gazetecilik faaliyeti engellenemez!” mesajını paylaştı. Ayrıca, sadece profesyonel gazetecilerin değil, yurttaş gazetecilerin de birçok haberin kamuoyuna iletilmesi için çalıştığını; büyük medya kuruluşlarının bile kimi durumlarda yurttaş gazetecilerden gelen bilgi ve görüntüleri kullandığını hatırlatan DİSK-Basın-İş,  “Emniyet Genel Müdürlüğü’nün amacının kişilik haklarını korumak değil, suçluyu gizlemek” olduğunu savunuyor. DİSK Basın-İş açıklamasında, “Kamuya açık alanda meydana gelen ve kamuoyunu ilgilendiren her türlü olayın anayasa ve uluslararası sözleşmeler tarafından korunan ifade ve basın özgürlüğü kapsamında olduğunu” ve genelgeye karşı “yasal haklarımızı kullanacaklarını” belirtiyor.</p>
<h5><strong> </strong><strong>Genelge, İnsan Haklarının İhlallerinin Görünürlüğünü Engelleyici Bir Pratik</strong><strong>”</strong></h5>
<p>Hak İnisiyatifi Derneği’in <a href="https://hakinisiyatifi.org/haber-alma-ozgurlugu-engellenemez.html" target="_blank" rel="noopener">“Haber Alma Özgürlüğü Engellenemez”</a> başlığı ile yayımladığı metinde ise haber alma özgürlüğünün temel haklardan olduğu ve demokratik toplumlarda vatandaşın doğru bilgi edinmesini sağladığına dikkat çekilerek, yayınlanan genelgenin asıl nedeninin “basın ve medya organlarına yansıyan istenmeyen görüntülerin kamuoyuyla paylaşılmasının önüne geçmek ve müdahale esnasında polisin faili olduğu hukuksuzlukların yaratacağı tepkileri engellemek” olduğu belirtiliyor. Açıklamada, Yargıtay’ın “ani gerçekleşen bir olayı delil olarak kullanmak üzere kaydetmenin suç oluşturmadığına” ve “bunun hak arama özgürlüğü kapsamında kaldığı” yönündeki kararlarını da hatırlatan Hak İnisiyatifi, genelgenin Anayasaya ve Türkiye’nin taraf olduğu temel haklara ilişkin sözleşmelere aykırı olduğunun altını çiziyor.</p>
<p><a href="https://tihv.org.tr/basin-aciklamalari/ses-ve-goruntu-alinmasi-baslikli-genelge-geri-cekilsin/">Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV)</a> da “Anayasa’da güvence altına alınan barışçıl toplantı ve gösteri yapma özgürlüğüne yönelik kolluk güçlerinin keyfi ve yasa/hukuk dışı müdahaleleri sırasında başta işkence ve kötü muamele olmak üzere, işlenen suçların üstünün örtülmesine ve görünmez kılınmasına yol açacağı” tespiti ile genelgenin derhal geri çekilmesi çağrısında bulunuyor.</p>
<p><a href="https://twitter.com/aforgutu/status/1389250578430169088" target="_blank" rel="noopener">Af Örgütü Türkiye Şubesi ise sosyal medya hesabında</a> ; insan hakları hukuku çerçevesinde kolluk güçlerinin barışçıl protestolar sırasında üstlenmesi gereken “kolaylaştırma görevini” ve bu kapsamda insan haklarını ve protestocuları korumakla görevli olduğunu; gösteri hakkının nasıl savunulabileceğini ve barışçıl gösterinin bir hak olduğunu hatırlatıyor. Ayrıca, “Hükümetler arasında giderek artan gazetecileri kilit altına alma ve meşru çalışmaları suç haline getirmek için yasa çıkarma eğilimine karşı koymanın zamanı geldi.” mesajıyla Stef Simanowitz’in “<a href="https://twitter.com/aforgutu/status/1389214675011883008" target="_blank" rel="noopener">Türkiye’de bağımsız gazetecilik baskılara karşı durabilir mi?”</a> yazısına yer veriyor.</p>
<p><a href="https://twitter.com/mlsaturkey/status/1388083762857136128" target="_blank" rel="noopener">Medya ve Hukuk Araştırmaları Derneği</a> kamunun bilgi edinme hakkının kutsal olduğunu belirterek polisin yaptığı her eylemin gazeteciler tarafından kaydedilip paylaşılabileceğine dikkat çekti.</p>
<p>Çağdaş Hukukçular Derneği, yurttaşların &#8220;suç işlendiği fark edildiğinde ses ve görüntü cihazlarıyla kayıt yaparak delil toplayabileceğini” hatırlatırken; akademisyen <a href="https://twitter.com/YolTV/status/1388431268568879104" target="_blank" rel="noopener">Süleyman İrvan</a>, karar ile toplumun haber alma özgürlüğünün ihlal edildiğini ve toplumsal olayları görüntülemenin suç teşkil etmediğini kaydetti.</p>
<p>Genelgenin üzerinden kısa bir süre geçmişken, bugün <a href="https://twitter.com/YolTV/status/1388431268568879104" target="_blank" rel="noopener">YOL TV sitesinde</a>, “Ankara’da &#8216;genelge&#8217;yi gerekçe gösteren kolluk güçlerinin <a href="https://twitter.com/hashtag/1May%C4%B1s?src=hashtag_click">1Mayıs</a> eylemlerini görüntüleyen Yol TV muhabiri Özge Uyanık&#8217;ın telefonunu yere atıp üzerine bastığı” haberine yer verildi.</p>
<p>Yine <a href="https://twitter.com/Disk_Basin_is/status/1388415212534079490" target="_blank" rel="noopener">DİSK-Basın İş</a> sosyal medya hesabında, “1 Mayıs&#8217;ta çekim yapan gazeteci arkadaşlarımız polis tarafından engelleniyor, üyemiz Sultan Eylem Keleş&#8217;in &#8221;Gazeteciyiz, işimizi yapıyoruz&#8221; itirazı üzerine polisler &#8221;Genelge talimatı var&#8221; dedi.” haberi yer aldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/01/emniyet-genelgesi-haber-alma-ozgurlugunu-engelliyor/">&#8220;Emniyet Genelgesi Haber Alma Özgürlüğünü Engelliyor”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Kayyum Yasasının’ Sivil Alana Getirdiği Riskler…</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/22/kayyum-yasasinin-sivil-alana-getirdigi-riskler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Uçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2021 09:13:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kaos GL]]></category>
		<category><![CDATA[MAZLUMDER]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Af Örgütü Türkiye Şubesi]]></category>
		<category><![CDATA[kaos gl]]></category>
		<category><![CDATA[STGM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=65946</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kamuoyundaki tepkilere rağmen Meclis’te kabul edilen Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine Dair Kanun’da yer alan derneklerle ilgili maddelerin sivil toplumda oluşturacağı riskleri STGM Genel Koordinatörü Tezcan Eralp Alpay, Kaos GL Hukuk Koordinatörü Kerem Dikmen ve MAZLUMDER Genel Sekreteri Kaya Kartal ile konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/22/kayyum-yasasinin-sivil-alana-getirdigi-riskler/">‘Kayyum Yasasının’ Sivil Alana Getirdiği Riskler…</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine Dair yasa, başlığındaki konudan ziyade ağırlıklı olarak 5253 Sayılı Dernekler Kanunu ve 2860 Sayılı Yardım Toplama Kanunu’nda değişiklikleri içeriyordu. Sivil toplumdan yükselen tüm itirazlara rağmen teklif, 26 Aralık tarihinde Meclis’te kabul edilerek yasalaştı ve 31 Aralık 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlandı. Yasanın uygulama süreciyle ilgili belirsizlikler sürerken, sivil toplumda denetimlerin arttığı da konuşuluyor.</p>
<p>Sivil Toplum Geliştirme Merkezi (STGM) Genel Koordinatörü Tezcan Eralp Alpay, Kaos GL Hukuk Koordinatörü Kerem Dikmen, İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) Genel Sekreteri Kaya Kartal yasanın sivil alana getireceği riskleri ve güncel süreci Sivil Sayfalar için değerlendirdiler.</p>
<blockquote><p>Bu yasa “terörün finansmanı” ile ilgili suçların sınırları konusundaki halihazırdaki müphemliği dernek örgütlenmesi alanına ciddi bir “Demokles kılıcı” olarak taşımasıdır. Bunun ilk somut etkisi, bu suçlardan hüküm giymiş olanların, cezalarını çekmiş ya da affa uğramış olsalar dahi dernek yöneticisi olamayacak olmalarıyla yaşanacaktır.</p></blockquote>
<h5>Sivil Toplumun Karşı Karşıya Kaldığı Risk</h5>
<figure id="attachment_65951" aria-describedby="caption-attachment-65951" style="width: 265px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" class="wp-image-65951" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/IVZzsP2__400x400.jpg" alt="" width="265" height="265" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/IVZzsP2__400x400.jpg 400w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/IVZzsP2__400x400-160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 265px) 100vw, 265px" /><figcaption id="caption-attachment-65951" class="wp-caption-text">MAZLUMDER Genel Sekreteri Kaya Kartal</figcaption></figure>
<p>Yasada dernekler açısından en sıkıntılı maddenin Dernekler Kanunu&#8217;na 30/A maddesi olarak eklenen, 15. Madde olduğuna işaret eden Kaya Kartal, söz konusu maddede yer alan ‘soruşturma’ ibaresinin ‘kovuşturma’ olarak değiştirildiğini ancak bu maddeyle derneği kapatmaya kadar varan bir sürecin açıldığını ifade ediyor. Hakkında kovuşturma açılan kişilerin görev yaptığı organlardan uzaklaştırılabileceğini belirten Kartal, “Maddede devamla bu tedbirin yeterli görülmemesi ve gecikmesinde sakınca bulunması durumunda İçişleri Bakanı&#8217;nın durumu mahkemeye taşımak şartıyla derneği geçici olarak faaliyetten alıkoyabileceği de düzenlenmiştir. Öncelikle buradaki geçicilik vurgusunun bizleri aldatmaması gerektiğini ifade etmek gerekir. Zira Türkiye yargı pratiğinde kovuşturmaların yıllara sari bir şekilde devam ettiği, özellikle gündemi meşgul eden meseleler söz konusu olduğunda İçişleri Bakanı kararlarına mahkemelerin direnebilme kabiliyetleri dikkate alındığında basit bir ithamın, ortada henüz kesin bir mahkeme kararı olmamasına rağmen masumiyet karinesine ve suçun şahsiliği ilkesine aykırı olarak bir derneğin yönetimine hatta varlığına müdahale anlamında bir sürecin önünü açacağı örneklerle karşılaşılabilecektir. Özetle yargılamaların uzunluğu ve niteliği, basit bir gizli tanık beyanı ile bile kişi ve kurumların rahatlıkla soruşturmalara dahil edilebildikleri dikkate alındığında sivil toplumun karşı karşıya bulunduğu risk anlaşılacaktır.” Diye konuştu.</p>
<p>Yasadaki ‘geçici’ ibaresinin göreceliğine katılan STGM Koordinatörü Tezcan Eralp Abay da, “Ülkemizde açılan bu gibi davaların yıllarca sürebildiği düşünüldüğünde “geçici” nitelikteki bu tedbirlerin uzun yıllar sürebilecektir. Bu noktada kamuoyunda belki de en çok tartışılan konulardan birine de değinmek gerekir, bu yasa ile derneklere kayyım atanması mümkün hale getirildi.” Dedi.</p>
<figure id="attachment_65954" aria-describedby="caption-attachment-65954" style="width: 259px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" class="wp-image-65954 " src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/tezcan-eralp-abay.jpg" alt="" width="259" height="256" /><figcaption id="caption-attachment-65954" class="wp-caption-text">STGM Genel Koordinatörü Tezcan Eralp Abay</figcaption></figure>
<p>Yasanın iki açıdan sivil toplum için sorun oluşturacağını belirten Abay, “Birincisi, bu yasa değişikliği idarenin takdir yetkisini ölçüsüzce genişletti. İkinci önemli sorun, bu yasa “terörün finansmanı” ile ilgili suçların sınırları konusundaki halihazırdaki müphemliği dernek örgütlenmesi alanına ciddi bir “Demokles kılıcı” olarak taşımasıdır. Bunun ilk somut etkisi, bu suçlardan hüküm giymiş olanların, cezalarını çekmiş ya da affa uğramış olsalar dahi Dernek yöneticisi olamayacak olmalarıyla yaşanacaktır. Ama daha önemlisi, dernek organlarında görevli olanlar veya ilgili personel bu suçlara yönelik bir kovuşturma başlatılması halinde bu kişiler veya bu kişilerin görev yaptığı organların geçici olarak İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılabilecek. Hatta bunun yeterli olmaması halinde dernek geçici olarak faaliyetten alıkonabilecek. Bu tedbirlerin hepsinin adil yargılanma, savunma hakkı, masumiyet karinesi gibi temel evrensel normlar açısından problemli sonuçlar doğurması muhtemeldir.” Diye konuştu.</p>
<h5>Artan Denetimler ve Oluşturduğu İş Yükü</h5>
<p>Diğer önemli sorunun denetimler olduğunu belirten Abay, “Yasa denetimler için bir risk değerlendirmesi yapılacağını öngörüyor. Ancak bu risk değerlendirmesinin esaslarına ya da riski olarak değerlendirilenlerin bu karara karşı girişebilecekleri çarelere dair hiçbir düzenleme getirmiyor. Bu da risk değerlendirmesi konusunda idareye sınırlandırılmamış bir takdir yetkisi veriyor.” Dedi.</p>
<p>Kaos GL Hukuk Koordinatörü Kerem Dikmen de yasayla denetimlerle ilgili düzenlemelerin sorun oluşturan alan olduğu noktasına katılarak, denetimlerin artmasının ve bu denetimlerin İçişleri veya dernekler denetçisi tarafından değil farklı mesleklerden kişiler tarafından yapılmasının sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerini zorlaştıracağını kaydediyor. Abay’a göre diğer bir sorun ise, yardım toplama kanununda yapılan değişiklik… Yeni yasa ile “Yurt içine ve yurt dışına yapılacak yardımlar”ın düzenlemesi için bir yönetmelik çıkarılması öngörüldüğünü belirten Abay, “Bu noktada şunun altını çizmek gerekir: Osmanlı’dan bugüne yardımlarla ilgili yapılan bütün düzenlemeler yardım “toplama” faaliyetini kapsarken, ilk kez “yardım yapma” faaliyeti de sınırlandırılmış oldu. “ dedi.</p>
<blockquote><p>Yasa bırakın muhataplarının dinlenilmesini meclise sunulduktan çok kısa bir süre sonra kanunlaşarak yürürlüğe girmiştir.</p></blockquote>
<h5><strong>Yasa Süreci ve Sonrası Kapsayıcılıktan Uzak</strong></h5>
<p>STK temsilcileri, İçişleri Bakanlığı’nın yasanın kabul edilmesinin ardından yayınladığı  bilgi notunun tatmin edici olmadığı noktasında ortaklaşıyor. Toplumsal etkisi anlamında ciddi bir kitleyi ilgilendiren, yasanın hiçbir toplumsal tartışma yapılmadan, asıl muhatabı olan sivil toplum kuruluşlarıyla müzakere edilmeden Meclis’e getirilmesinin başlı başına bir sorun olduğunu vurgulayan Kaya Kartal, “Yasa yapım süreçlerine konunun muhataplarının dahil edilmesi, farklı gözlerin ve pratiklerin yasa tekliflerine dair çekincelerini dile getirilmesi ve bu çekincelerin dikkate alınması bu anlamda önemlidir. Bu yasa bırakın muhataplarının dinlenilmesini meclise sunulduktan çok kısa bir süre sonra kanunlaşarak yürürlüğe girmiştir.” Diyor. Tezcan Eralp Abay da bilgi notunun yasanın oluşturacağı sorunları  aydınlatmaktan çok kanunun gerekçesinde yer alan önermeleri tekrarladığını belirterek, “Yurt dışına yapılacak yardımlara ilişkin bir sınırlandırma getirilmediği üzerinde durulurken, kanunun bir yönetmelikle düzenleneceği dışında başka hiçbir hüküm taşımadığı göz ardı ediliyor. Yönetmelik henüz yayınlanmadığına göre, bilgi notundaki bilgilerin bir dayanağı bulunmuyor. Öte yandan, kanun yurt içine yapılacak yardımların düzenleneceğini öngörmüşken bilgi notu bunu da görmezden geliyor.  Dernekler Kanunu’nda yapılan değişiklere dair verilen bilgiler de getirilen yenilikleri ele almaktan ziyade, bunların gerekliliğini ispat etmeye yönelik kısmi bilgilerden oluşuyor.” Dedi.</p>
<blockquote><p>Denetlenecek derneklerin ve denetim süreçlerinin hangi ölçütlere göre yapıldığının bilinememesinin sivil toplumda ciddi bir endişe yarattığını gözlemleyebiliyoruz.</p></blockquote>
<h5>Tehdit Tüm Derneklere Yönelik</h5>
<p>Yasanın Türkiye’de faaliyet gösteren tüm dernekler için aynı sıkıntıları oluşturacağını kaydeden Kerem Dikmen, “Yasanın uygulamasında bir istisna hükmü yok. Türkiye’de tescilli 100 binin üzerinde dernek var, aslında hepsi aynı tehditle karşı karşıya. Yöre derneğinden okul mezunu derneğe kadar. STK&#8217;lar arası koordinasyon önemli, federasyon gibi üst kuruluşları çoğaltmak önemli.” Dedi.  Kaya Kartal da bu süreçte derneklerin yasanın muhtemel etkileri konusunda değerlendirme yapması gerekliliğine işaret ederek, “Türkiye’de çok farklı alanlarda örgütlenmiş, aynı alanda olsa bile çok farklı usullerde çalışmalar yapan kuruluşlar bulunmaktadır. Başta bir şekilde yardım toplayan ve dağıtan kuruluşlar olmak üzere her kuruluşun gerekirse hukuki ve mali uzman desteği de alarak, çalışma şeklini ve faaliyetlerini masaya yatırıp yasanın muhtemel etkileri anlamında bir değerlendirme yapması gerektiği kanaatindeyim. Her STK’nın kendi özelinde dikkat etmesi gereken meseleler olacaktır. Özellikle yurtdışı yardım faaliyeti yürüten ya da yurt dışı kaynakları bulunan kuruluşların ekstra hassasiyet göstermesi gerekmektedir.” Dedi. Kamuoyunun kanun ve riskleri ile ilgili bilgilendirilmesinin önemine işaret eden Tezcan Eralp Abay, “Kanun idare için geniş bir takdir yetkisi alanı yaratmış olduğu için idarenin uygulamalarının izlenmesi ve raporlanması önem taşıyor. Öte yandan sivil toplum örgütlerinin şeffaflık ve hesap verebilirlikleri konusunda kendi iç hukuklarına dayanmaları gerektiğini hatırlamak yararlı olabilir. Derneklerde iç denetim esastır ve bu aslında yönetimlerin kamu idaresinden önce kendi üyelerine karşı sorumluluklarına işaret eder.” Dedi.</p>
<figure id="attachment_62624" aria-describedby="caption-attachment-62624" style="width: 360px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-62624" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/kaos-gl-kerem-dikmen.jpg" alt="kerem dikmen" width="360" height="346" /><figcaption id="caption-attachment-62624" class="wp-caption-text">Kaos GL Hukuk Koordinatörü Kerem Dikmen</figcaption></figure>
<h5><strong>Denetimler Neyin Habercisi?</strong></h5>
<p>Sivil toplumda denetimlerin arttığıyla ilgili haberleri de değerlendiren Tezcan Eralp Abay, “Kanun yapılacak yardımları bir yönetmelikle düzenlemesini öngörüyor ve yönetmelik henüz yayınlanmadı. İçişleri Bakanlığı bu yönetmelik yayınlanana kadar geçen süre içinde, bildirimleri bir dilekçeyle kabul ediyor. Ancak bu da geçici bir tedbir elbette ve ne kadar yaygın olarak uygulandığını bilemiyoruz. Öte yandan devam edegelen denetim uygulamalarının çoğu da genel amaçlı denetimler olarak gerçekleştirildiğini biliyoruz. Ancak bu konuyla ilgili Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nden henüz bir açıklama yapılmadığı için daha kapsamlı bir değerlendirme yapamıyoruz. Denetlenecek derneklerin ve denetim süreçlerinin hangi ölçütlere göre yapıldığının bilinememesinin sivil toplumda ciddi bir endişe yarattığını gözlemleyebiliyoruz” dedi. Kerem Dikmen denetimlerin yasayla ilgili olup olmadığı noktasında biraz daha izlemek gerektiğini belirtirken, denetimlerin yoğunlaşmasının STK&#8217;lar asıl faaliyetlerini bırakıp, evrak yetiştirmek zorunda kalmalarıyla sonuçlandığını kaydediyor. Kaya Kartal, yasanın getirdiği yükümlülükler bağlamında çoğunlukla yardım toplama ve dağıtma faaliyeti yürüten kuruluşlardan çeşitli taleplerle karşılaştıklarını, yönetmeliklerle birlikte yasanın tesirinin sivil toplumda hızla artacağını ifade ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/22/kayyum-yasasinin-sivil-alana-getirdigi-riskler/">‘Kayyum Yasasının’ Sivil Alana Getirdiği Riskler…</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Af Örgütü İdare ve Finans Direktörü Arıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/25/af-orgutu-idare-ve-finans-direktoru-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Aug 2020 05:47:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş İlanı]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[Af Örgütü Türkiye Şubesi]]></category>
		<category><![CDATA[iş ilanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=57179</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi İstanbul’da bulunan ofisinde tam zamanlı olarak görevlendirilmek üzere İdare ve Finans Direktörü arıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/25/af-orgutu-idare-ve-finans-direktoru-ariyor/">Af Örgütü İdare ve Finans Direktörü Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aranan Nitelikler:</strong></p>
<p>İnsan haklarına ve Uluslararası Af Örgütü’nün vizyon ve misyonuna bağlılık.</p>
<p>Üst düzey yöneticilik pozisyonunda iyi derecede ve kanıtlanabilir İK ve finans uzmanlığı deneyimi. Direktör veya benzeri bir pozisyonda 3-5 yıl deneyim, tercihen sivil toplum kuruluşunda.</p>
<p>Muhasebe ve/veya ERP programları konusunda deneyimli.</p>
<p>Güçlü liderlik ve ekip oluşturabilme özelliklerine sahip.</p>
<p>Değişim yönetimi, bütçe ve süreç yönetimi deneyimine sahip.</p>
<p>İyi derecede İngilizce ve Türkçe, başka bir dil daha biliyor olmak tercih sebebi.</p>
<p>Ayrıntılı görev tanımı ve aranan nitelikleri <a href="https://amnesty.org.tr/public/uploads/files/%C4%B0lan/%C4%B0dare-ve-Finans-Direkt%C3%B6r%C3%BC-G%C3%B6rev-Tan%C4%B1m%C4%B1-EN.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buradan</a> inceleyebilirsiniz.</p>
<p>Adayların fotoğrafsız İngilizce ve Türkçe özgeçmişlerini ve İngilizce ve Türkçe niyet mektuplarını konu satırında Ref: AFD2001 referans koduyla ik@amnesty.org.tr adresine göndermeleri isteniyor.</p>
<p>Son başvuru tarihi 15 Eylül 2020, Salı günüdür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/25/af-orgutu-idare-ve-finans-direktoru-ariyor/">Af Örgütü İdare ve Finans Direktörü Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osman Kavala Hakkında Yeniden Gözaltı Kararı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/18/osman-kavala-hakkinda-yeniden-gozalti-karari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Feb 2020 20:37:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Af Örgütü Türkiye Şubesi]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi davası]]></category>
		<category><![CDATA[Milena Buyum]]></category>
		<category><![CDATA[Osman kavala]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47965</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gezi Parkı Davası’nın bugün görülen duruşmasında beraat eden ve tahliyesi beklenen Osman Kavala hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında yeniden gözaltı kararı verdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/18/osman-kavala-hakkinda-yeniden-gozalti-karari/">Osman Kavala Hakkında Yeniden Gözaltı Kararı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gezi Parkı Davası’nın bugün görülen duruşmasında beraat eden ve tahliyesi beklenen Osman Kavala hakkında yeni suçlamayla verilen gözaltı kararı tepkiyle karşılandı. Uluslararası Af Örgütü Kıdemli Türkiye Kampanyacısı Milena Buyum, kararın yargı eliyle yapılan kasti ve planlı bir zulmü andırdığını belirterek, “Osman Kavala’nın yaklaşık iki buçuk yıl ceza evinde tutulduktan sonra tahliye edilmesine karar verilmişken özgürlüğe açılan kapının tekrar kapatılması kendisine, ailesine ve Türkiye’de adaleti savunan herkese yönelik yıkıcı bir darbedir” dedi. Buyum, Osman Kavala&#8217;nın derhal tahliye edilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/18/osman-kavala-hakkinda-yeniden-gozalti-karari/">Osman Kavala Hakkında Yeniden Gözaltı Kararı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı Kuruldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/17/insan-haklari-savunuculari-dayanisma-agi-kuruldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Dec 2019 10:29:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Amnesty]]></category>
		<category><![CDATA[Emek Adalet Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[İHD]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[Kaos GL]]></category>
		<category><![CDATA[Yurttaşlık Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Af Örgütü Türkiye Şubesi]]></category>
		<category><![CDATA[AGİT]]></category>
		<category><![CDATA[Eşit Haklar İçin İzleme Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Hak İnisiyatifi Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Hakikat Adalet Hafıza Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Gündemi Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[kaos gl]]></category>
		<category><![CDATA[Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Alan Araştırmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İnsan Hakları Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Bellek Özgürlük Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=45818</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı, kuruluşunu bugün İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi'nde yaptığı basın toplantısıyla duyurdu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/17/insan-haklari-savunuculari-dayanisma-agi-kuruldu/">İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı Kuruldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Af Örgütü Türkiye Şubesi, Civil Rights Defenders, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, Hakikat Adalet Hafıza Merkezi, Hak İnisiyatifi Derneği, İnsan Hakları Derneği<strong>,</strong> İnsan Hakları Gündemi Derneği, Kaos GL, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği, Sivil Alan Araştırmaları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Yaşam Bellek Özgürlük Derneği, Yurttaşlık Derneği temsilcilerinin katılımıyla oluşan İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı bugün kuruluşunu açıkladı.</p>
<p>İHD İstanbul Şubesi&#8217;nde düzenlenen basın toplantısında okunan kuruluş deklarasyon metni şöyle:</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti gerek Anayasa uyarınca gerek uluslararası sözleşmelerin doğurduğu yükümlülükler bağlamında yasama, yürütme ve yargı pratiği ile temel hak ve özgürlükleri koruma mecburiyetinde. Anayasa’nın 90. maddesi Türkiye’de iç hukuk düzenlemeleri yani kanunlar ile uluslararası anlaşmaların ihtilafı halinde, temel hak ve özgürlükle ilgili uluslararası anlaşmaların kanunların üstünde olduğunu saptamış durumda. Yasal durum böyleyken insan hakları alanına ilişkin anayasal ve sözleşmesel yükümlülükler yerine getirilmeyerek son yıllarda hem insan hakları kurumları hem de hak ihlallerine karşı mücadele eden insan hakları savunucularına yönelik baskılar giderek arttı.</p>
<p>“Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Savunucularının Korunması Bildirgesi” olarak anılan, “Evrensel Olarak Tanınan İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması ve Geliştirilmesinde Toplumsal Kuruluşların (Organların), Grupların ve Bireylerin Hakları ve Sorumlulukları Üzerine Bildirge”, insan haklarını savunmayı bir hak olarak tanır ve devletlere, insan hakları savunucularını koruma görevi verir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-45820 size-boldthemes_small_rectangle" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/Dayan%C4%B1s%CC%A7maAg%CC%86%C4%B12-1024x576-320x240.jpg" alt="" width="320" height="240" />Benzer şekilde, AGİT tarafından geliştirilen “İnsan Hakları Savunucularının Korunmasına İlişkin Kılavuz İlkeler” de <i>“insan haklarını savunmak evrensel olarak tanınan bir hak”</i> olduğunu belirtir ve bu hakkın bölünmez, birbirine bağlı ve birbiriyle ilişkili evrensel insan haklarından doğduğuna işaret eder. Kılavuza göre, <i>“AGİT katılımcısı devletler kendi topraklarında ve yetki alanlarında bulunan herkes için bu haklara saygı göstermeyi, hakları korumayı ve hayata geçirmeyi taahhüt etmişlerdir.”</i>, <b>“</b>Korumanın Temı̇n Edı̇lmesı̇-İnsan Hakları Savunucuları Hakkında Avrupa Bı̇rlı̇ğı̇ İlkelerı̇” başlıklı belge de Avrupa Birliği üyesi devletleri, <i>“İnsan hakları savunucuları, evrensel olarak tanınan insan hakları ve temel özgürlükleri geliştiren ve koruyan bireyler, gruplar ve toplum organlarıdır.”</i> tanımını kabul etmeye, insan hakları savunucularını korumaya, desteklemeye, onlarla iş birliği yapmaya çağırır.</p>
<p>Türkiye’nin üyesi olduğu Birleşmiş Miletler ve tarafı olduğu AGİT’nın ilkesel kararlarında yer alan tüm bu tavsiye ve yükümlülüklere rağmen insan hakları alanını ve insan hakları savunucularını yoğun baskı altında tutması, uluslararası hukukun ve Anayasa tarafından güvence altına alınan bir dizi hakkın ihlali anlamına geliyor.</p>
<p>Ne yazık ki Türkiye, zaten sorunlu olan “hukuk devleti” olma pratiğinin son dayanaklarını da hızla yitirirken “hukukun üstünlüğü” prensibi de süratle eriyor; keyfilik, yıldırma ve baskı politikaları yaygınlaşıyor. Sembol niteliği taşıyan isimleri de kapsayan çok sayıda Türkiyeli insan hakları savunucusu, mesnetsiz iddialarla hukuki taciz, soruşturma, yargılama, hapis cezaları, tehdit ve karalama kampanyalarına maruz kalırken baskıların ardı arkası kesilmiyor.</p>
<p>Bu bağlamda biz aşağıda imzası olanlar, insan haklarını savunmanın evrensel bir hak olduğunun altını tekrar çizerek; insan hakları savunucularına yönelik tüm baskıları en güçlü biçimde kınıyor ve tacizlere derhal son verilmesini talep ediyoruz. Bu talebimizin takipçisi olacağımızı ve bu amaçla İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı’nı (Solidarity Network for Human Rights Defenders – Turkey) oluşturduğumuzu ilan ediyoruz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/17/insan-haklari-savunuculari-dayanisma-agi-kuruldu/">İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı Kuruldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
