<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dünya Evimiz Derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/stk/dunya-evimiz-dernegi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/stk/dunya-evimiz-dernegi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 Aug 2021 08:04:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Dünya Evimiz Derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/stk/dunya-evimiz-dernegi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>‘Altındağ’da Yaşananların Sorumlusu İktidar ve Muhalefet’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/23/altindagda-yasananlarin-sorumlusu-iktidar-ve-muhalefet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Aug 2021 08:04:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya Evimiz Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Altındağ]]></category>
		<category><![CDATA[Büşra Taşkıran]]></category>
		<category><![CDATA[göçmen karşıtlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Levent Ayaşoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Önder Mahallesi]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeli mülteciler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73678</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de gündemin en sıcak konusunu mülteciler oluşturuyor. Taliban rejiminden kaçan Afganlıların Türkiye’ye düzensiz göçü, toplumda mülteci ve göçmen karşıtı dalgayı artırdı. Ankara Altındağ’da geçen hafta yaşanan olayları takip eden gazeteci Büşra Taşkıran, mültecilerin siyasi malzeme yapılmasından iktidar ve muhalefeti birlikte sorumlu tutuyor. Altındağ’da çalışan Dünya Evimiz Derneği’nden Levent Ayaşlıoğlu ise toplumda mülteci karşıtı davranış ve söylemlerin gözden geçirilmesi gerektiğini söylüyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/23/altindagda-yasananlarin-sorumlusu-iktidar-ve-muhalefet/">‘Altındağ’da Yaşananların Sorumlusu İktidar ve Muhalefet’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hatırlanacağı gibi, Ankara&#8217;nın Altındağ ilçesinde bir parkta, iki grup arasında çıkan kavgada bıçakla yaralanan Emirhan Yalçın&#8217;ın hayatını kaybetmesinin ardından diğer gencin ağır yaralanması ile başlayan gerginlik, 11 Ağustos 2021 gecesi mülteci toplumuna yönelik linç girişimine dönüşmüş; sokağa çıkan kalabalık bir grup, Suriyelilere ait olduğu düşünülen bazı ev ve otomobillere zarar vermiş, dükkanlarını ateşe vermişti.</p>
<p>Önder ve Battalgazi Mahallesi’nde tırmanan gerilimi aynı gece mahallede olan gazeteci Büşra Taşkıran ve Önder mahallesinde mültecilere yönelik çalışmalar yürüten Dünya Evimiz Derneğinden Levent Ayaşoğlu ile konuştuk.</p>
<h5><strong>‘Altındağ’da Yaşananlar Hem İktidarın Hem Muhalefetin Yarattığı Bir Sonuç’</strong></h5>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-73680 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/busra-taskiran.jpg" alt="‘Altındağ’da Yaşananların Sorumlusu İktidar ve Muhalefet’" width="316" height="172" />Gazeteci Büşra Taşkıran, yaşananları “uzun zamandır mültecilerin üzerinden siyasi malzeme yapmaya çalışan hem iktidarın hem de muhalefetin yarattığı bir sonuç” olduğunu söylüyor. Siyaset malzemesi haline gelen ırkçı söylemlerin sonuçlarına çok acı bir şekilde şahit olduklarını ifade eden Taşkıran, “Altındağ’da yaşananlar sadece bir gencin öldürülmesi ardından bir tepki olarak yorumlanamaz. Evet bir mülteci krizi söz konusu ve insanların bu konuda bir tedirginliği var ama o gece suça meyilli olan kişilerin mahallede yaptıklarını talan ve fırsatçılık olarak nitelendiriyorum” diyor.</p>
<p>Altındağ’da yaşanan saldırılarda o gece bölge sakinleri ile görüştüklerini, bölge sakinlerinin kapılarının önüne çıktığını, olayları izlediğini fakat olaylara dahil olmadığını da söyleyen Taşkıran’a göre mahalle sakinleri öfkeli ve tepkililerdi ama bu onları saldırı gerçekleştirmeleri için itmedi. Mültecilere ilişkin tepkilerini sorduklarını ve daha fazla şaşırdıklarını Taşkıran mültecilerin bölgeye yerleşmesiyle birlikte aksayan belediyecilik hizmeti sorunundan bahsettiklerini ve bunun mültecilere karşı tepkiye dönüştüğünü kaydediyor. Evlerinin önündeki yola asfalt dökülmediğini ifade eden bir ilenin bunu mültecilerin bölgeye yerleşmesi ile bağlantı kurarak gerekçelendirdiklerini aktaran Taşkıran, ayrıca sokak aralarında pek çok kişiden Cumhurbaşkanı’ndan açıklama beklediklerini ve mülteci krizi konusunda Cumhurbaşkanı’nın çare üretmesini beklediklerini tepki ile ifade ettiklerini belirtiyor.</p>
<p>Taşkıran’a göre, mülteci karşıtı ırkçı, ayrımcı dil sosyal medyadan gündelik hayata, oradan da tüm topluma sirayet etmeye başladı. Son günlerde Türkiye’de Suriyeli mülteciler özellikle muhalefet partileri tarafından araç sallaştırıldı. “Altındağ’da yaşananlar sadece bir gencin öldürülmesi ile doğmadı bunun altını çizmek istiyorum. Sistematik olarak siyaset dilinde bu ırkçı söylemlerin arttığı, yalan bilginin çok çabuk yayıldığı ve buna karşı siyasetin bu alandan oy devşirmeye çalışması ile karşı karşıyayız.”</p>
<blockquote><p><em>O gece sadece mültecilere karşı suç işlenmedi. Evi ve işyeri yağmalanan Türkler de vardı. Bu ailelere karşı da suç işlendi.</em></p></blockquote>
<p>Halkta bu söylemlerin bir karşılığı olduğunu belirten Büşra Taşkıran siyasilerin kullandığı kutuplaştırıcı ve ötekileştiren dile dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürüyor: “Siyasetin bu dili suç gruplarına alan açtı. Bu dil suç işlenmesini aslında teşvik etti. O gece sadece mültecilere karşı suç işlenmedi. Evi ve işyeri yağmalanan Türkler de vardı. Bu ailelere karşı da suç işlendi. Olayların ikinci gününde bölgeyi tekrar ziyaret ettiğimizde Türk esnafların dükkanların önünde beklediğine şahit olduk. Yağma olayının olmaması için sabaha kadar dükkanlarının önünde bekleyeceklerini söylediler. Buradan şunu anlıyoruz. Bölge sakinleri bir saldırı gerçekleştirse hangi dükkânın mültecilere ait olduğunu bilirdi. Dışardan gelen grupların bu saldırıları gerçekleştirdiğini anlıyoruz. Siyaset dilinin değişmemesi halinde, sadece mülteciler değil hepimiz büyük zararlara uğrayacağız. Ve doğacak olan zararlar siyasilerin kullandığı dil ile iyileşecek, düzelecek zararlar olmayacak.”</p>
<h5><strong>‘Daha Büyük Tehlike, Mültecilerin Mahallede Birlikte Yaşadığı Kürt, Alevi, Roman Kökenli Bireylere Yönelmesi Riski’</strong></h5>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-73681 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/levent-ayasliioglu.jpg" alt="‘Altındağ’da Yaşananların Sorumlusu İktidar ve Muhalefet’" width="327" height="218" />Irkçı ve ayrımcı dilin sosyal medyadan gündelik hayata, oradan da toplumsal hayata sirayet etmeye başlaması, mülteci ve göçmen karşıtı dalganın Suriyeli mültecileri de içine alacak şekilde köpürtülmesiyle gelinen noktayı, 2016 yılından bu yana Önder Mahallesi’nde mültecilere ve orada yaşayan yoksul halk için çalışmalar yürüten Dünya Evimiz Derneği’nden Levent Ayaşlıoğlu ise şöyle değerlendiriyor:</p>
<p>“Yaşanan gerginliğin sonunda hem mülteci toplumunun hem de yerel toplumun ve kamuoyunun davranış ve söylemlerini yeniden gözden geçirmesi gerekiyor.  Mülteci alanında yaşanan ırkçı saldırıların, başka il ve ilçelerde de gerçekleşmesi riski ile birlikte, daha büyük tehlike, mültecilerin mahallede birlikte yaşadığı Kürt, Alevi, Roman kökenli bireylere de yönelmesi riski.”</p>
<p>Ayaşlıoğlu ayrıca hak savunuculuğu yapan tüm kurumların ve kişilerin bir araya gelerek ırkçı saldırılara ve nefret söylemlerine karşı ortak mücadele platformunu oluşturmasının önemine vurgu yapıyor<strong>. </strong>Mültecilerin Türkiye&#8217;deki siyasi gelişmelerin ve mültecilere yönelik gelişen nefret söyleminin farkında olarak böyle bir saldırıyı beklediklerini de söyleyen Ayaşlıoğlu, mahallede Altındağ Belediyesinin ekmek dağıtımı dışında STK’lar dahil olmak üzere, hiçbir kurumun mültecilerle ile ilgilenmemesi nedeniyle, devlet kurumlarına ve mülteci alanında çalışan STK’lara yönelik güvensizliğin arttığına da dikkat çekiyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/23/altindagda-yasananlarin-sorumlusu-iktidar-ve-muhalefet/">‘Altındağ’da Yaşananların Sorumlusu İktidar ve Muhalefet’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pandemi Afgan Mültecilerin Durumlarını Daha da Kırılganlaştırdı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/22/pandemi-afgan-multecilerin-durumlarini-daha-da-kirilganlastirdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 May 2020 07:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afgan Mülteciler Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Evimiz Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Afgan mülteciler]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[Levent Ayaşoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=54182</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ankara’daki Afgan mültecilerin sorunları korona kriziyle daha da arttı. Dünya Evimiz Derneği’nden Levent Ayasoğlu ile salgının Afgan mültecilere etkilerini konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/22/pandemi-afgan-multecilerin-durumlarini-daha-da-kirilganlastirdi/">Pandemi Afgan Mültecilerin Durumlarını Daha da Kırılganlaştırdı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Korona kriziyle birlikte Afgan mültecilerin beslenme ve sağlık alanında ciddi sıkıntılar yaşamaya başladığını belirten Dünya Evimiz Derneği’nden Levent Ayasoğlu, “Bu süreçte kırılgan olan mülteci toplumu iyice açlıkla karşı karşıya kaldı. Dernek olarak bu süreçte Afgan mültecilere İl Göç İdaresi’nin de desteğiyle gıda ve hijyen malzemeleri sağlamaya çalıştık.” Dedi. Kayıt altına alınmadıkları ve kimlikleri olmadığı için çoğu Afgan mültecinin temel haklara erişemediğini belirten Ayaşoğlu, “Yasalarla tanınmış yada insan olmaktan kaynaklı haklarına ulaşmaları için sürekli çabalamak zorundalar. Haklarında olumlu karar çıkmış mahkeme kararları bile yaşama geçirilemiyor. Kimliksiz olanların daha da zor olmakla beraber, tüm mülteci nüfusu haklarına ulaşmada, yasalardaki kısıtlamalarla ve gündelik yaşamlarında hep engellerle karşılaşmaktalar. Çünkü devlet mülteciler için ne etkin bir hukuki koruma ne de uygulamada haklara etkin bir erişim sağlamış durumda.“ diye konuştu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-54186 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/afgan-multeci-640x480.jpg" alt="Afgan mülteciler" width="308" height="231" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/afgan-multeci-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/afgan-multeci-1280x961.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/afgan-multeci-1024x768.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/afgan-multeci.jpg 1599w" sizes="(max-width: 308px) 100vw, 308px" />Afgan mültecilerin sorunlarının çözümü için bulundukları bölgelerdeki yerel halkla birlikte örgütlenme ve dayanışma sağlaması gerektiğini savunan Ayaşoğlu, “Her iki toplumun bir aradalığı ve birlikte örgütlenmeleri olmazsa olmaz bir koşul. Hak temelli örgütlenmeler başta olmak üzere kamuoyu Türkiye de bir toplumsal kriz tanımında ve mülteci krizinin de alt başlık olduğu konusunda uzlaşabilmeli ki parçalanmış, kendi alanında sınırlanmış hak mücadeleleri ortaklaşabilsin. Uygulanan yardım merkezli mülteci çalışmaları yerine, dayanışmacı mülteci politikaları hayata geçirilsin. Dünya Evimiz Derneği olarak Altındağ’da 8 aydır mültecilerle yürüttüğümüz çalışmalar var. Ankara Barosu Mülteci Hakları Merkezi ile birlikte kimliksiz 42 Afgan aileden 102 çocuk için çocuk mahkemelerine sağlık ve eğitim hizmetlerinden yararlanmaları için dava açıldı. 26 dava olumlu sonuçlanmasına rağmen diğer davalar devam etmekte. Mahkeme kararları uygulanmayarak okullara kayıtları yapılamadı. Çünkü kayıt sistemi kimlik numarası istemekte. Çözüm için Milli Eğitim Bakanlığı ile görüşme yapılması gerekirken salgının ortaya çıkması çalışmalarımızı aksattı. Kimlikli ailelerin sosyal yardımlara ulaşmaları sağlandı. İl göç idaresi ile görüşülerek kimliksiz ailelerin kimliklenmeleri için randevu almaları sağlandı ve salgına kadar 8 aile kimliklendirildi. Kimliklendirilen ve kimlikli ailelerin sosyal yardımlardan faydalandırılmaları sağlandı.” Diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-54187 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/afgan-multeci-kadinlar-640x853.jpg" alt="Afgan mülteci kadınlar" width="317" height="423" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/afgan-multeci-kadinlar-640x853.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/afgan-multeci-kadinlar.jpg 734w" sizes="auto, (max-width: 317px) 100vw, 317px" />Afgan mültecilerin sağlık hakkına erişemedikleriyle ilgili haberleri de değerlendiren Ayaşoğlu, “Özellikle kimliksiz hastaların problemleri hamileler başta olmak üzere SES’in yardımlarıyla çözülmeye çalışıldı. Shu-der’in çabalarıyla ilçede faaliyet gösteren Sosyal Hizmet Merkezi ve Kızılay toplum merkezi ile ortak çalışmaya başlandı. Bu dönemde ilçede faaliyet gösteren resmi kurumların ve STK ların çalışmalarını dondurmaları üzerine mülteci toplumunun yalnızlaşması ve savunmasız kalması, dernek faaliyetlerimizi sürdürme kararımızda en büyük etken oldu. Sahada tek çalışan kurum olmamız çok ciddi problemlerle karşılaşmamıza yol açtı. Çünkü Ankara’nın tüm ilçelerinden ve Ankara dışından da ailelerin sorunlarıyla ilgilenmek zorunluluğu doğdu.&#8221; dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemi sürecinde Afgan mülteci kadınlarla birlikte siperlik ve sabun yapım atölyeleri kurduklarını da ifade eden Ayaşoğlu, “UNCHR ortaklığında yürüttüğümüz projesi kapsamında, Covid-19 önlemleri için Afgan kadınlarla siperlikli maske ve sabun ürettik. Bu üretim sonucu ortaya çıkan siperlikli maskeler, Ankara Tabip Odası ve Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği&#8217;ne sağlık çalışanlarına verilmek üzere teslim edildi. Afgan kadınların üretimine, Esat Ahalisinin üyeleri de yer aldı böylece toplumsal kabul alanında da adım atılmış oldu.&#8221; dedi.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/22/pandemi-afgan-multecilerin-durumlarini-daha-da-kirilganlastirdi/">Pandemi Afgan Mültecilerin Durumlarını Daha da Kırılganlaştırdı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;Pandemi Mültecileri Unutturdu&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/14/pandemi-multecileri-unutturdu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2020 12:21:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Evimiz Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Levent Ayaşoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=52540</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ankara Altındağ ilçesindeki çalışmalarını sürdüren Dünya Evimiz Derneği Koordinatörü Levent Ayaşoğlu ile mültecilerin içinde bulundukları koşulları ve neler yapılması gerektiğini konuştuk. Ayaşoğlu, pandemi sürecinde kamu ve sivil toplum kuruluşlarının sahadaki çalışmalarının askıya almasının mültecileri ve bölgedeki yoksul kesimleri olumsuz etkilediğini belirtiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/14/pandemi-multecileri-unutturdu/">&#8221;Pandemi Mültecileri Unutturdu&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Dünya Evimiz Derneği’nin kuruluş amacı ve çalışmalarınızdan bahseder misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-52543 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/dunya-evimiz-dernegi.jpg" alt="Dünya Evimiz Derneği" width="308" height="170" />Dernek 2016 yılında kuruldu. Başlarken amacımız Türk toplumuna yönelik bir çalışma modeliydi. Daha sonra  mültecilerin insan olmaktan kaynaklı hakları olduğu düşüncesiyle toplumsal kabul ve dayanışmayı esas alan çalışmalar yürüttük. Çalışmalarımızı 2016 yılından beri özellikle yerel halkla mülteci toplumunun, çatıştığı gerginliklerin olduğu bölgelere yönlendirdik. Ankara’nın Beypazarı Polatlı Koçhisar gibi ilçelerinde saha çalışmaları yaptık. Samsun Denizli illerinde gözlemler yürüttük. 2019 yılından itibaren Ankara İstanbul ve Mersin’de ‘Türkiye’de Mülteciler ve Toplumsal Kabul’ adı altında çalıştaylar düzenledik. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2019 Eylül ayından itibaren BM  Mülteciler Yüksek Komiserliği ile bir protokol imzalayarak saha çalışmalarımıza Ankara’nın Altındağ ilçesinde başladık ve  İsmet Paşada bir ofis açtık faaliyetlerimizi mahalleden yürütmeye devam ediyoruz</span></p>
<blockquote><p>Toplumsal kabul ve dayanışmayı ve insan haklarını temel alan bir yaklaşım ortaya koyan politikaların hayata geçmesinin zorunlu olduğunu düşünüyoruz</p></blockquote>
<p>İlkesel olarak m<span style="font-weight: 400;">ağduriyeti pekiştiren yardım temelli politikaların mülteci politikası olarak uygulanmaması gerektiğini düşünüyoruz. Dayanışma ve insan haklarını eksenine koyan merkezine koyan bir dayanışma politikalarının yaşama geçmesi gerektiğini, bu sorunun asli çözüm yerinin yereller yani mahalleler olduğunu düşünüyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu sorun her iki toplum kesiminin bir arada olduğu çözümlerle birlikte ortadan kalkabilir. Toplumsal kabul ve insan haklarını, dayanışmayı temel alan bir yaklaşım ortaya koyan politikaların hayata geçmesinin zorunlu olduğunu düşünüyoruz. Bu ilkeleri kabul eden her türlü kesimle bir arada platformlar oluşturup birlikte çalışmayı düşünüyoruz.</span></p>
<p><b>Çalışmalarınızı Ankara’nın Altındağ ilçesinde yürütüyorsunuz. İlçenin yapısıyla, yaşayan kesimlerle ilgili bilgi verir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-52544 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/multeci-640x853.jpg" alt="Mülteci" width="241" height="322" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/multeci-640x853.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/multeci-1024x1365.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/multeci.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 241px) 100vw, 241px" />Özellikle seçtik bu mahallede çalışmayı. İçerisinde çok sorun barındıran bir mahalle burası. Altındağ ilçesi, uyuşturucu ticaretinin, seks işçiliğinin, hırsızlık gibi kriminal olayların ve yoksulluğun çok yaygın olduğu bölgedir. Bu yüzden yoksulluğu ve insan dışı yaşamı paylaşan yerel halk ve mülteci toplumu, insanca bir yaşam için çözümleri de birlikte hayata geçirmelidirler. Her iki toplum kesimine bir arada birlikte olmamın yollarını arıyoruz. Bu sorun ancak her iki kesiminde bir arada olduğu çözümlerle birlikte ortadan kalkabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dernek olarak mahallenin yaşam düzeyini iyileştirmek doğrultusunda, 2020 yılında yapılması gerekenleri tartışmak ve bir yol haritası çıkarmak amacıyla ilçede faaliyet yürüten devlet kurumlarından, Sosyal Hizmet Merkezi, Kızılay Toplum Merkezi, Ankara Barosu Mülteci Hakları Merkezi, Sosyal Hizmet Uzman Derneği, Çağdaş Hukukçular Derneği, Ses, Gazete Solfasol, Çağdaş Gazeteciler Birliği ve B.M. Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin ve mahallede yaşayan yerel halk ve mültecilerden oluşan otuz aile ile 16 Ocak’ta dernek büromuzun da olduğu İsmet Paşa mahallesinde bir kahvehanede toplantı yaptık. Mahallelinin en önemli sorunları ve nasıl aşılabileceği tartışıldı. Toplantıya katılan kurumlardan tek bir şey istedik. Sadece mahalleliyi dinleyin, öğrenmeye çalışalım. Bu toplantıda “bir bilen “olarak değil, “öğrenen” olarak bulunalım.</span></p>
<p><b>Kooparatif örgütlenmesi girişimleriniz ne aşamada?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">25 Ocak’ta toplantıdan çıkan ekonomik sıkıntılar, temel haklara erişememe, eğitim ve sağlık sorunları gibi problemlerin çözümünü tartışmak için Kızılay’da Shu-der Gen merkezinde temsilciler düzeyinde bir toplantı gerçekleşti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu toplantıda mahallede iki toplumu da kapsayan bir kooperatifin kurulması kararı çıktı. Bu kooperatifin, örgütlenmeyi, çalışanların haklarını koruyacak sendikal anlayışı ve üretimi yaşama geçirebilmesi için tüzüğünün hazırlanması işini hukuk örgütleri üstlendi. Şubat ayı ile birlikte önce İdlib krizi, ardından da pandemi dönemi derneğin ve birlikte çalışan yapıların önüne daha acil ve günlük çözülmesi gereken sorunlar çıkardı. </span></p>
<p><b>Ankara’da yaşayan mülteci sığınmacı sayısının 110 bin civarında olduğu bilgisi doğrumu? Bununla ilgili ne söylersiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-52545 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/pandemi-640x853.jpg" alt="" width="322" height="429" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/pandemi-640x853.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/pandemi-1024x1364.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/pandemi.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 322px) 100vw, 322px" />Resmi kaynaklarda 80 bin civarında olduğu bilinen bu rakamın 110 ila 120 bin arasında değişmekte olduğunu düşünüyor, gözlemliyoruz. Kayıtlı kayıtsız sığınmacı ve mültecilerin de yoğunlukta olduğunu görüyoruz. Özellikle Afgan mülteciler arasında kayıtsızlık oranının çok fazla olduğunu gözlemliyoruz. Dernek olarak Altındağ’da ağırlıkla Uluslararası Koruma Statüsündeki Afgan mültecilerle çalışıyoruz. Bu bireylerin çoğu kimliksiz olarak Ankara’da yaşamakta, bu yüzden de hiçbir hizmet ve sosyal yardım’dan yararlanamıyorlar. Kimliksizliğin iki temel nedeni bulunmakta.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kaçak yollarla gelen ve göç idarelerine başvurmayan bir kesim var. Bir de başka bir ilde kaydı olan ama çeşitli nedenlerle Ankara’da yaşamak isteyenler var. Ankara’da kayıtlar İl Göç İdaresi tarafından kapatıldığı için bu insanlar Ankara’da yaşadıkça hizmet ve yardımlara maalesef ulaşamayacaklar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünya Evimiz Derneği olarak BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ile yaptığımız protokol kapsamında; Altındağ ilçesinde nüfusu 100-120 bini bulan mülteci toplumu ile sahip oldukları haklara ulaşmaları için ve karşılaştıkları günlük sorunları aşabilmeleri için, aynı zamanda mahalle halkı ile birlikte huzur içinde yaşayabilmeleri için çalışma yürütmekteyiz.</span></p>
<p><b>Çalıştığınız bölgede hem mülteci hem yerel halka ulaşıp durumlarını tespit etmeye çalışıyorsunuz. Şu an içinde bulundukları durumu paylaşır mısınız?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İdlib kriziyle başlayan mültecilere yönelik nefret söylemi devam etmekte. Pandemi sürecinde alanda çalışan devlet kurumları ve STK’lar çalışmalarını askıya aldı. Bu yüzden ilçedeki yoksulların tümü (yerel ve mülteci) yalnız bırakılmış durumda. Özellikle kayıtlı Afgan ailelere verilen sosyal yardımlar ve sigortalar kesilmiş durumda. Bu yüzden hem ekonomik yardım hem de ücretsiz sağlık hizmeti alamıyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İlçede ciddi bir ekonomik kriz yaşanmakta ve aileler açlık sınırında. Şunun altını bir kez daha çizmek gerekir ki kriz bütün kesimleri eşit oranda vurmakta. Sahada yaptığımız görüşmelerde birçok yerel halktan aileler kötü durumda olduklarını bildirmekte ve yardım talep etmekte. (özellikle Atıfbey mahallesi ve Çubuk ilçesi)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu yüzden biz dernek olarak bu süreçte ofisimizi kapatmama kararı aldık. İdlip krizinden itibaren sürekli açık tutmaya çalışıyoruz ve mahalledeyiz. Hijyene ve güvenliğe dikkat ediyoruz. Amacımız mültecileri doğru uygun yönlendirmek ve diğer kurumlar aracılığıyla bazı sonuçlar almaktı Bu durum bizimde çalışma alanımızı çok sınırlandırmış durumda.</span></p>
<p><b>Bu bölge özelinde Ankara Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile bir çalışma yürütülebilir mi? Bunun için bir girişiminiz oldu mu?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dernek olarak pandemi sürecinde alanda bulunmaya ve çalışmalarımızı acil sorunları tespit ve çözüme odaklı çalışmalar yürütmeye çalışıyoruz. </span><span style="font-weight: 400;">Acil sorunların çözümü için aşağıdaki girişimleri başlattık.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İl göç İdaresi ve Büyükşehir Belediyesi ile görüşerek mülteci ailelere gıda ve hijyen yardımı yapılması kararı alındı. Listelediğimiz 320 Afgan aile için (kayıtlı ve kayıtsız) İl göç idaresi 06.04 tarihi itibariyle gıda yardımı yapmaya başladı. Büyükşehir Belediyesinin ise hijyen yardımına 13.04 tarihinden itibaren başlayacağını düşünüyoruz. Dernek olarak bu kurumların yardımlarını beklemeden oluşturduğumuz dayanışma ağı sayesinde topladığımız nakdi yardımla acil ihtiyacı olan 24 aileye gıda kolilerini ulaştırdık. Bu dağıtımı örnek ve Atıfbey mahalleleri ile Gölbaşı ve Çubuk ilçelerinde aileler ve mahalleliyle görüşerek yaptık. Bu görüşmeler sırasında ihtiyaç sahibi yerel halkında bilgilerini alarak liste oluşturduk ve Büyükşehir Belediyesi ile toplu bir yardım kampanyası için görüşmelerimiz sürüyor.   </span></p>
<p><b>Çalışmalarınız arasında mülteci ve sığınmacılara Covid/19 ile ilgili bilgilendirme yapmak var mı? Bu süreçten nasıl etkilendiler?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemi süreci bireylerin sadece sağlıklarına değil aynı zamanda ekonomilerine ve sosyal yaşamlarına da negatif etkide bulundu. Bu kriz döneminin uzayacağını ve yaşamın normalleşmesi için mahallelerde kurulan ve kent düzeyinde birlikte hareket eden dayanışma yapılarına ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Bu yüzden ilişkili olduğumuz yapılarla dayanışma ağlarını kurmayı ve bu ağları nitelikli yaymayı tartışıyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Önümüze koyduğumuz kooperatif düşüncesini de bu tartışmanın bir alt başlığı olarak düşünüyoruz.</span> <span style="font-weight: 400;">Mülteci toplumunun pandemi konusunda bilgilendirilmesi ve sağlık yardımı için Dünya Sağlık Örgütü ve B.M. Mülteciler Yüksek Komiserliği ile görüşmelerimiz sürüyor. 20 Nisan’da bu çalışmaya başlamayı düşünüyoruz.</span></p>
<p><b>Yine pandemi öncesinde sahada gözlemlediğiniz sıkıntılar nelerdi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İl Göç İdaresi kayıt için başvuran dilekçeyi Ankara’ya geliş nedenlerini önemsemeden kabul etmeyerek, kayda bile almadan açık olan diğer şehirlere yönlendiriyordu. İl göç İdaresi aynı zamanda Kaymakamlık, Sosyal Hizmet Merkezi gibi devlet kurumları ile işbirliği yapmayarak kimliksiz kesimi çaresiz bırakıyordu. Mahkemeler (3 nolu Çocuk Mahkemesi hariç ) tedbir kararı çıkarmakta yavaş davranıyordu. 32 davadan hepsi 3 no&#8217;lu Çocuk Mahkemesi&#8217;nden olmak üzere sadece 10’unun sonuçlanması bize bunu gösteriyor. Tedbir kararı çıksa bile okul ve hastaneler kimliksiz oldukları için kayıt ve tedavilerde zorluk çıkarıyorlardı. Son altı ay boyunca kimlik edindirme çalışmaları yaptık.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemi öncesi yaptığımız saha çalışmasında öncelikle Devlet kurumları ve Türk toplumuna karşı çekinceli yaklaşan Afgan ailelerin güvenini kazanabilmek için, en önemli ve çözülmesini istedikleri sorunların başında gelen kimliksiz çocuklarının eğitim ve sağlık hizmetlerinden yararlanabilmeleri için Ankara Barosu Mülteci Hakları Merkezi ile ortak çalışarak çocuk mahkemelerine tedbir kararı çıkartmak için davalar açıldı. Toplam 93 çocuk için açılan 32 davadan 10’u sonuçlanarak 34 çocuk için tedbir kararı aldırdık. Yardım ve hizmetlere ulaşım konuşunda çalışmalarımızı yürüttük. Uluslararası sözleşmeler ile elde edilen haklar için davalar açıyorduk. Pandemi sürecinde alınan tedbirler kapsamında kurum ve kuruluşların bir çoğu çalışmıyor, adliyeler çalışmadığı için dava da açamıyoruz.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/14/pandemi-multecileri-unutturdu/">&#8221;Pandemi Mültecileri Unutturdu&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
