<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Pınar İlkiz, Author at Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/author/pinar-ilkiz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/author/pinar-ilkiz/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 12 Dec 2018 15:33:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Pınar İlkiz, Author at Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/author/pinar-ilkiz/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Benzemez Kimse Sana</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/14/benzemez-kimse-sana/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar İlkiz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Sep 2017 10:11:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Adım Adım]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[görsel]]></category>
		<category><![CDATA[iyilik peşinde koş]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum kuruluşları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=18382</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarına devam edebilmek için kaynak yaratmaya ihtiyacı var. Bunun için de sürekli yeni yollar deniyorlar. Oyuna ilk girenler özel gün ürünleri oldu sanırım. Ardından sertifika bağışlarına kardeş gelen özel gün sertifikaları oldu; Anneler Günü, Babalar Günü, Sevgililer Günü…* Ama bunların dışında daha “sportif” kaynak yaratma yöntemleri de gelişiyordu: Yardımseverlik Koşusu! Adım Adım [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/14/benzemez-kimse-sana/">Benzemez Kimse Sana</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarına devam edebilmek için kaynak yaratmaya ihtiyacı var. Bunun için de sürekli yeni yollar deniyorlar. Oyuna ilk girenler özel gün ürünleri oldu sanırım. Ardından sertifika bağışlarına kardeş gelen özel gün sertifikaları oldu; Anneler Günü, Babalar Günü, Sevgililer Günü…<strong>*</strong></p>
<p>Ama bunların dışında daha “sportif” kaynak yaratma yöntemleri de gelişiyordu: Yardımseverlik Koşusu! Adım Adım adlı platform sivil toplum kuruluşlarının projelerine kaynak yaratmalarını sağlıyor ve bunun için de İyilik Peşinde Koş Platformu’nu kullanıyor:<span id="more-19029"></span></p>
<p>“İyilik Peşinde Koş Platformu, Adım Adım’ın desteklediği sivil toplum kuruluşlarının projeleri için koşmak isteyen gönüllülerin kullanacağı bir yardımseverlik koşusu web platformudur. Adım Adım’ın 8 yıl boyunca koşan 7,000 koşucu ve 66,000 bağışçı sayesinde biriktirdiği tecrübeleri sonucunda ortaya çıkmıştır. Dünyada sadece yardımseverlik koşusu için yapılmış ilk dijital kaynak yaratma platformudur.”</p>
<p>Sayısız sivil toplum kuruluşu bu platformu kullanıyor. Fakat bu yazının konusu nasıl yardım toplandığı değil birden fazla sivil toplum kuruluşunun olduğu platformlar aracılığıyla kaynak geliştirirken iletişimde neye özellikle dikkat etmek gerektiği. Ki, bu dikkat sizi diğer kurumlardan farklılaştıracak.</p>
<p>Kurumların logoları ve renkleri, diğerlerinden ayrışması için büyük önem taşır. Yardımseverlik koşusundaki formalarında kullandıkları renkleri de AKUT’un kırmızısı, KAÇUV’un mavisi, TOÇEV’in moru, YenidenBiz’in pembesi gibi…</p>
<p>Fakat iş görsel kullanımına gelince tıkanıyor. Kurumlar (yukarıda saydığım kurumlar özelinde değil, genel olarak) projelerine destek çağrısı ya da daha fazla koşucu çağrısı yaparken çeşitli görseller kullanıyor. Maalesef bu cümledeki “çeşitli” iyi niyetli bir tanımlama oldu. Çünkü bazen tek bir koşucu görselinin dört kurum tarafından kullanıldığını görebiliyoruz. Bu durumda da kurumları çağrılarının birbirinden ayırt edilmesi zorlaşıyor, çünkü kurumlar aynı platformda aynı görsel ile aynı çağrıyı yapıyor: “Bizim için koşar mısınız?” / “Bize destek olur musunuz?”</p>
<p>Evet belki hepsi aynı görseli kullanmıyor ama bazen çok benzer görsellerin kullanıldığını da görebiliyoruz. Bunun çeşitli sebepleri var. Birincisi bütçe. Sivil toplum kuruluşları bütçeleri olmadığı için telif sorunu yaşamayacakları görselleri tercih ediyorlar. İkincisi kaliteli olmaları. Telif sorunu olmayan görsellerin bulunduğu birçok havuz mevcut ve kaliteleri de oldukça yüksek.</p>
<p><strong>“Çözümün kendisi olmak” </strong></p>
<p><strong><br />
</strong>Fakat bu iki sorunun da üstesinden gelmenizin bir yolu var: Siz! Ta kendiniz! Bir hafta sonu bir arkadaşınızdan spor ayakkabısı, eşofmanı ya da taytıyla size poz vermesini isteseniz. Birçoğumuzun elindeki telefonların da muhteşem kalitede fotoğraf çektiğini göz önünde bulundurursak, geriye sadece kadrajlamak kalıyor.</p>
<p>İlk etapta beğendiğiniz koşucu fotoğraflarının bire bir aynısını çekmeye çalışın. Ardından içinizdeki yaratıcılığı konuşturabilirsiniz. Eminim ki ortaya çok güzel kareler çıkacaktır. Fakat güzel olmasından ziyade kurumunuza özgü ve herhangi bir stok sitesinde bulunamayacak görseller olacaklar. Unutmayın, bu ülkede kimse okyanus kıyısında antrenman yapmıyor.</p>
<p>Bir de fotoğraflarınızı mesajlaşma uygulamaları ile değil en büyük haliyle e-posta ile gönderirseniz, çözünürlük sorununun da üstesinden gelmiş olacaksınız. Gerisi görüntü işleme programlarında birkaç dokunuş.</p>
<p>Bugün Adım Adım için bunu konuşuyoruz, yarın başka bir platform için konuşuyor olabiliriz. Unutmayın ana kıstas birden fazla sivil toplum kuruluşunun aynı araçla aynı amaca ulaşmaya çalıştığı mecralar.</p>
<p><strong>Telif sorunu ve biraz araştırmak</strong></p>
<p>Son olarak burada çıkan pürüz bir yandan da şu: İnternette olan her görsel için telif sorunu yok diyebilir miyiz?</p>
<p>Mesela aşağıdaki görsele bakın. Bu görsel ShutterStock adlı bir stok fotoğraf sitesinden. Fotoğrafı indirmeye çalıştığınızda size şöyle bir bütçe sunuyor: “5 Görsel 49 Dolar, bir yıl içinde indirme koşulu ile” Daha maliyetli başka seçenekleriniz de var tabii. Peki bu görsel nasıl internette dolaşıma girdi? Telif hakkını ödeyip kullanan birisinin imajı internet ortamında kullanması ile. Telif haklarına duyarlı olup olmama durumu sizin tercihinizde olan bir şey. Fakat bir imajı kullanmadan önce yine de nereden geldiğinden emin olmak güzel olur. Bunun için de images.google.com bile işinizi görecektir.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-18383" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/09/telif_hakki.png" alt="" width="1331" height="572" /></p>
<p>*Pınar İlkiz – Pikan Ajans İletişim Geliştirme Direktörü</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/14/benzemez-kimse-sana/">Benzemez Kimse Sana</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kurumun tonu içerik tipleri ile düet yaparsa</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/31/kurumun-tonu-icerik-tipleri-ile-duet-yaparsa/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar İlkiz]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 May 2017 11:21:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışçılığın ABC’si]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Destek Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Instagram]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sprout Social]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSEV]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=15272</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Kuruluş sadece bir kuruluş olarak mı kalacak yoksa bir kişiliğe sahip olup o şekilde mi kitlesi ile iletişime geçecek? Takipçileri ile konuşurken kendisinden “Biz” diye mi bahsedecek yoksa üçüncü tekil şahıs mı?&#8221; Bir sosyal medya yazılımı olan Sprout Social, yılın ikinci çeyreğine dair “The Sprout Social Index”i yayınladı. 17-24 Nisan arasında online 1003 katılımcı ile [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/31/kurumun-tonu-icerik-tipleri-ile-duet-yaparsa/">Kurumun tonu içerik tipleri ile düet yaparsa</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Kuruluş sadece bir kuruluş olarak mı kalacak yoksa bir kişiliğe sahip olup o şekilde mi kitlesi ile iletişime geçecek? Takipçileri ile konuşurken kendisinden “Biz” diye mi bahsedecek yoksa üçüncü tekil şahıs mı?&#8221;</strong></p>
<p>Bir sosyal medya yazılımı olan <a href="https://sproutsocial.com" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Sprout Social</strong>,</a> yılın ikinci çeyreğine dair “The Sprout Social Index”i yayınladı. 17-24 Nisan arasında online 1003 katılımcı ile bu araştırmayı gerçekleştirmişler. Referans alınan veriler 289.000 herkese açık profil (139.000 Facebook, 115.000 Twitter ve 35.000 Instagram) ve 2016 ile 2017’nin ilk çeyreği arasında sürekli aktif olan hesaplara dayanıyor.<strong>*</strong></p>
<p>Bu raporlar genelde sivil toplum kuruluşları öncelikli yazılmaz ama konu aynı pastadan pay almak olunca hem diğer sektörlerin arasında sivil toplumun nerede durduğuna ve diğerlerinin ne yaptığına bakmak için iyi bir fırsat.</p>
<p>Raporun içinden çektiğim ilk kısım, paylaşımlarda neyin havalı neyin sinir bozucu algılandığı ile ilgili. Eğitimlerde, sunumlarda ve benzeri etkinliklerde insanlar en çok neleri paylaşabileceğini soruyor. Bu raporun sadece yılın ikinci çeyreğine ait olduğunu aklınızda tutarak fikir vermesi açısından ilk tabloya bakabilirsiniz.</p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-15275 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/TABLO-1.png" alt="" width="512" height="512" />Bu tablo ile son dönemde konuşulan eğilimleri harmanlamak gerekirse; evet video çok sevilen bir içerik türü. Hatta videoların yüzde 100’üne yakın bir kısmının sesi kapalı izlenmesi sebebiyle markalar videolarına Türkçe olmalarına rağmen altyazı eklemeye başladı.</p>
<p>Sivil toplum da bu eğilimin dışında kalmadı. <a href="https://www.facebook.com/temavakfi/videos/1418006498238468" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>TEMA Vakfı</strong></a>’nın örneğine bakacak olursak videonun Türkçe olmasına rağmen altyazısı bulunduğunu göreceğiz.</p>
<p>İkinci sırada soruları cevaplamak var. Markaları bir kenara bırakırsak sivil toplum muhtemelen kullanıcıları arasında en çok polemiğin yaşandığı sektör. Hal böyle olunca her soru aslında cevap alma amacıyla sorulmamış oluyor. Fakat Facebook’ta açtığınız bir etkinlikte kullanıcılar soru soruyorsa ve siz cevapsız bırakıyorsanız, bu pek de hoş tınlamaz. Sosyal medyanın bir iş yükü olduğunu hatırlamanız gereken anlardan biri de bu. Hatta bu iş yükü kısmına “Konuşmalara Katılmak” maddesini de ekleyebiliriz.</p>
<p>GIF kullanma konusunda oranlar yüzde 58-42 durumunda. GIF’ler çok eğlenceli ama durduramadığınız, hızlı geçen görüntülerden oluşuyor. Buna ek olarak Facebook hala GIF’leri doğrudan paylaşmaya izin vermiyor. Bu da sizi bir başka platform kullanıp ardından Facebook’ta paylaşmaya itiyor. Bu arada GIF’leri durdurarak hikâye anlatma teknikleri de mevut. Hayata Destek Derneği’nin &#8216;Bu İş Çocuk Oyuncağı Değil&#8217; projesinde<a href="https://www.facebook.com/cocukoyuncagidegil/posts/1356268904423501" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> <strong>mevsimlik tarım işçisi çocukların bir gününü anlatan GIF’ler</strong></a> buna güzel bir örnek.</p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-15277 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/TABLO-2.png" alt="" width="537" height="537" />Gelelim marka kişiliğine… Kuruluşların bir tonu olması gerektiğinden bahsediyoruz hep. Kuruluş sadece bir kuruluş olarak mı kalacak yoksa bir kişiliğe sahip olup o şekilde mi kitlesi ile iletişime geçecek? Takipçileri ile konuşurken kendisinden “Biz” diye mi bahsedecek yoksa üçüncü tekil şahıs mı?</p>
<p>Yapılan araştırmaya göre sivil toplumun bir kişiliği olmasını isteyen katılımcıların oranı yüzde 42. Orta karar diyebilirsek de azımsanmayacak kadar da az aslında.</p>
<p>Bu verilere bakıp stratejinizi oluştururken kuruluşunuzun ne çeşit içerikler paylaşacağı -tabii ki önceliğiniz ilkeleriniz ve çalıştığınız alan- ve değişen eğilimlere nasıl ayak uyduracağı da göz önünde bulundurmanız gereken noktalardan.</p>
<p>İsterseniz <a href="https://www.facebook.com/degisimicinbagis/photos/a.437104483112954.1073741828.424738937682842/764063877083678/?type=3&amp;theater" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>TÜSEV</strong></a>’in başlattığı #MiktarıDeğilYararı kampanyasında olduğu gibi kendinize Filus Antropolus’a benzeyen bir karakter yaratabilirsiniz. Bu karakter yeri gelir <a href="https://www.facebook.com/degisimicinbagis/photos/a.437104483112954.1073741828.424738937682842/764063877083678/?type=3&amp;theater" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Anneler Günü</strong></a>’nü kutlar, yeri gelir sizin için bir<a href="https://www.facebook.com/degisimicinbagis/photos/a.437104483112954.1073741828.424738937682842/766536693503063/?type=3&amp;theater" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> <strong>şarkı listesi</strong> </a>hazırlar, yeri gelir size “<a href="https://www.facebook.com/degisimicinbagis/photos/a.437104483112954.1073741828.424738937682842/771255369697862/?type=1&amp;theater" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Bağışçılığın ABC’si</strong></a>”ni anlatır. Anlatmak istediğiniz konuya dair ulaşmak istediğiniz farklı kitleleri bir seferde kucaklamak için de bu yönteme başvurabilirsiniz.</p>
<p>Sözün özü; teknolojiler değiştikçe eğilimler de değişecek. Oyunun dışında kalmak istemiyorsanız bir gözünüz bu tip raporlarda olurken diğer gözünüz de kitlenizin taleplerinde olsun. Yolun geri kalanını bulmanız oldukça kolay!</p>
<p><em>*</em><strong><em>Pınar İlkiz – Pikan Ajans İletişim Geliştirme Direktörü</em></strong></p>
<p>Araştırmanın tamamını okumak için<a href="https://sproutsocial.com/insights/data/q2-2017" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> tıklayın</a>.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/31/kurumun-tonu-icerik-tipleri-ile-duet-yaparsa/">Kurumun tonu içerik tipleri ile düet yaparsa</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Herkes Her Şeyi Bilmiyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/18/herkes-her-seyi-bilmiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar İlkiz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 May 2017 09:27:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Akıcı Metin]]></category>
		<category><![CDATA[Empati]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dil Kurumu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=14814</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;İyi bir metin uzun ve karmaşık cümleler demek değildir. Aksine kısa, net ve sade cümleler iyi metinler oluşturur. Mesajı mümkün olduğunca kısa tutmak öncelikle yazdıklarınızın okunmasını sağlar. Metinlerde empati duygusunu uyandıracak öğeler istiyorsanız insanlara zorla okumaları gerekecek bir dil yerine onlarla sohbet eden, samimi bir dil kullanmalısınız.&#8221; Bir durumun, kurumun, topluluğun veya bazı sokakların içinde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/18/herkes-her-seyi-bilmiyor/">Herkes Her Şeyi Bilmiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;İyi bir metin uzun ve karmaşık cümleler demek değildir. Aksine kısa, net ve sade cümleler iyi metinler oluşturur. Mesajı mümkün olduğunca kısa tutmak öncelikle yazdıklarınızın okunmasını sağlar. Metinlerde empati duygusunu uyandıracak öğeler istiyorsanız insanlara zorla okumaları gerekecek bir dil yerine onlarla sohbet eden, samimi bir dil kullanmalısınız.</strong>&#8221;</p>
<p>Bir durumun, kurumun, topluluğun veya bazı sokakların içinde uzun süre durmak, olaylara, olabileceklere, yaşananlara, paylaşımlara, toplantılara, etkinliklere haddinden fazla hakim olmak, hatta bütün bu işlerin sorumlusu olmak, tüm dünya sizinle aynı şekilde o duruma hakimmiş gibi düşünmenize sebep olabilir. Fakat bu bir şaşırtmaca. Öyle bir şey maalesef yok. <strong>*</strong></p>
<p>Sizin tek kelimede anladığınız bir durumu tüm dünyanın tek kelimede anlaması mükemmel bir yaşam gibi görünüyor değil mi? Fakat işler böyle olmuyor. Eğer böyle düşünüyorsanız, üzülerek söylememiz gerekiyor; büyük bir çoğunluk sizi anlamıyor olabilir.</p>
<p><strong>“İnsanlara sesimizi duyurmak istiyoruz.”</strong></p>
<p>Çok ses var ve insanlar artık duymak istedikleri sesi kendi özgür iradeleriyle seçtikten sonra dinlemeyi tercih ediyor (O sayfayı beğenmekten vazgeç, öbür hesabı takibe başla). Kimseye duymak istemediği bir şeyi söyleyemezsiniz. Gerçi bunun bir yolu var, reklam çıkmak! Fakat reklamınızı ilgisini çekmeyecek bir kitleye sunduğunuz zaman siz ne yapıyorsanız, dünyanın geri kalanı da aynısını yapıyor; reklamları kapatıyor. Hatta dünyada en çok paylaşılan ortak özellik “reklamları çıktığı gibi kapatma” olabilir. Bu yüzden yaratıcı olmanız ve insanların size gelmesini sağlamanız gerek. Bunu yaparken de anlatmak istediklerinizi hiç bilmeyen birine anlatır gibi aktarabilmelisiniz. Fakat iş burada bitmiyor, bunu yaparken başta empati duygusu olmak üzere birkaç noktaya dikkat etmelisiniz.</p>
<p><strong>Karşılıklı empati</strong></p>
<p>Türk Dil Kurumu, empati kelimesi için basit bir tanımı tercih etmiş: Duygudaşlık! Tanım ne kadar doğru olsa da empati tek kelimeyle anlatılacak bir kelime değil. Empati, kendinizi bir başkasının yerine koyabilme ve onun hislerini tahmin etmeye çalışmaktır. Her insan yeteri dozda empati uygularsa belki dünya daha farklı bir yer olabilir. Anlattıklarınızın dikkat çekici ve okunabilir, sevilebilir olmasını sağlamak için mutlaka empati doğuracak şekilde hareket etmeniz gerekiyor. Yani kimseye empatiden bahsetmeden, empatiyi ortaya çıkaran fikirlere ihtiyacınız var. Peki bu empati duygusunu nasıl uyandıracaksınız?</p>
<p><strong>Bir derdi olan fotoğraflar</strong></p>
<p>Fotoğraf bir anın kanıtıdır. Hatta bir anı anlatmak için en güzel yollardan biridir. Fotoğraflar sayesinde insanları hiç yaşamadıkları bir ana götürebilir, orada vakit geçirmelerini ve hatta hiç yaşamadıkları bir anı aradan zaman geçse bile hatırlamalarını sağlayabilirsiniz. Bir fotoğrafın etkisini önce fotoğrafı çeken veya fotoğrafı gören ölçebilir. Fotoğrafı paylaştığınız kişilerin empati duygusunu uyandıracak bir derdi olan ve dikkatinizi çeken fotoğrafları tercih etmeye özen göstermelisiniz. Doğru seçimi yaptığınız zaman fotoğraf önce sizin düşüncelerinize ortak olur ve paylaşırken de söylediklerinizi destekler. Böylece, fotoğrafı paylaştığınız insanlarda da empati duygusu uyanır.</p>
<p><strong>Akıcı metinler</strong></p>
<p>İyi bir metin uzun ve karmaşık cümleler demek değildir. Aksine kısa, net ve sade cümleler iyi metinler oluşturur. Mesajı mümkün olduğunca kısa tutmak öncelikle yazdıklarınızın okunmasını sağlar. Metinlerde empati duygusunu uyandıracak öğeler istiyorsanız insanlara zorla okumaları gerekecek bir dil yerine onlarla sohbet eden, samimi bir dil kullanmalısınız. İki farklı örnekle durumu özetleyelim:</p>
<p>Kötü örnek: Çocuk şenliğinde rengarenk balonlar uçuruldu. Daha sonra da şarkılar söylendi.</p>
<p>İyi örnek: Çocuk şenliğinde herkes elindeki rengarenk balonu gökyüzüne bıraktıktan sonra uçan balonlar için hep bir ağızdan şarkılar söylendi. Orada olsanız, hiç unutamayacağınız bir anınız daha olurdu.</p>
<p><strong>Fikirlerinizi paylaşmak, fikir vermek</strong></p>
<p>Sürdürdüğünüz iletişimlerde insanları sürekli bir şeylere ikna etmek veya insanlara akıllarında asla kalmayacak bilgiler vermek yerine, mevcut durum üzerinden fikir verebilirsiniz. Önemli olan duygulara ulaşmaya çalışırken sürekli hikaye anlatımına başvurmak değil, takipçilerinizle konuşuyormuş gibi bir iletişim sürdürerek mesajlarınızı duyurmak. Bunu da sadece hikayeler değil, şarkılar, kitaplar, film önerileri, aktivitelere davet gibi şeylerden de yardım alarak yapabilirsiniz.</p>
<p><strong>* Nazlı Sönmez – Pikan Ajans İçerik Geliştirme</strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/18/herkes-her-seyi-bilmiyor/">Herkes Her Şeyi Bilmiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Savunuculuğun gizlilik ayarları</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/03/savunuculugun-gizlilik-ayarlari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar İlkiz]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 May 2017 07:48:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Medya ve Savunuculuk]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[gizlilik ayarları]]></category>
		<category><![CDATA[Instagram]]></category>
		<category><![CDATA[savunuculuk]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal etki]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=14213</guid>

					<description><![CDATA[<p>STK&#8217;ların dikkatine: Hem &#8220;sivil bir baskı&#8221; yaratmak hem de çevrenizi bilgilendirmek için Twitter, Facebook ve hatta Instagram gizlilik ayarlarınızı bir daha gözden geçirin. Bir sivil toplum kuruluşu her ne yaparsa yapsın amacı daha büyük bir kitleye ulaşmaktır. Konu daha fazla bağış toplamak, etkinliğine daha fazla insanın gelmesi, kampanyasından daha fazla insanın haberdar olması ve benzeri birçok [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/03/savunuculugun-gizlilik-ayarlari/">Savunuculuğun gizlilik ayarları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>STK&#8217;ların dikkatine: Hem &#8220;sivil bir baskı&#8221; yaratmak hem de çevrenizi bilgilendirmek için Twitter, Facebook ve hatta Instagram gizlilik ayarlarınızı bir daha gözden geçirin.</strong></p>
<p>Bir sivil toplum kuruluşu her ne yaparsa yapsın amacı daha büyük bir kitleye ulaşmaktır. Konu daha fazla bağış toplamak, etkinliğine daha fazla insanın gelmesi, kampanyasından daha fazla insanın haberdar olması ve benzeri birçok şey olabilir.</p>
<p>Bu noktada değerli olan, “organik” olarak tabir edilen, kampanyasına ilgi duyan ve kendi ilgi/isteğiyle kampanyaya katılmış, onunla ilgili ‘tweet’ atmış, Facebook’ta bir şey paylaşmış ya da Instagram’dan bir fotoğraf yayınlamış kitle.</p>
<p>Çalışmalarınızı takip eden ve zaten içeriklerinizi diğer insanlara duyurmaya istekli bir kitle bu. Başka bir deyişle, sosyal medya aktivistiniz ya da elçiniz.</p>
<p>Şimdi bu noktada durup masanın öbür ucuna geçelim.</p>
<h4><strong>“Herkese duyurayım ama kimse görmesin”</strong></h4>
<p>Bir kurum var, çalışmalarını takdir ediyorsunuz, başkaları da takdir etsin istiyorsunuz. Gün geliyor bu kurum bir Twitter ya da Facebook kampanyası düzenliyor. Bir kurum ya da devlet yetkilisi üzerinde baskı kurmak istiyor. Siz de bu kampanyaya katıldınız. Kurum bir etiket belirlemiş, o etiketi kullanarak birçok “tweet” attınız, Facebook’ta gönderi üzerine gönderi yazarak hem gerekli baskıyı yaratmak istediniz hem de çevrenizi bilgilendirmek istediniz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-14214 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/gorsel2.png" alt="" width="287" height="215" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/gorsel2.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/gorsel2-640x480.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/gorsel2-610x458.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/gorsel2-320x240.png 320w" sizes="auto, (max-width: 287px) 100vw, 287px" /><strong>Fakat o da ne?</strong></p>
<p>Twitter gizlilik ayarlarınız, Facebook gizlilik ayarlarınız ve hatta Instagram gizlilik ayarlarınız buna pek de elvermiyormuş aslında. Dünyaya duyurmak istediğiniz bu kampanya sizin gizlilik ayarlarınıza takılıyor.</p>
<p>Şunu diyebilirsiniz, “Ben sadece beni takip eden kitleyi haberdar edeyim yeter”. Twitter’da hesabınız kilitliyse takipçileriniz de sizinle benzer konulara ilgi duyan ya da tanıdığınız insanlardan oluşuyordur (<em>Siyah kuğu görene kadar bütün kuğuların beyaz olduğunu unutmayın</em>). Bu durumda yapacağınız bir “ReTweet” etkili oluyordur ama belki de düşündüğünüz kadar etkili değildir. Twitter ve Instagram için hesabınız ya kilitlidir ya da değildir ama Facebook için durum biraz daha farklı.</p>
<p>Facebook’ta gizlilik ayarlarını içeriklerinizi yayınlarken seçebiliyorsunuz. Yakın çevrenizin görmesini istediğiniz içeriklerde “arkadaşlar” sekmesini, savunuculuğunu yapıp daha geniş kitlelere ulaşmasını istediğiniz içerikleri “herkese açık” sekmesini seçerek yayınlayabilirsiniz.</p>
<p>Eğer içerikleriniz herkese açık değilse sizin içeriğinizi paylaştıkları zaman yine ancak ortak arkadaşlarınız görecek ve mesaj belirli bir kitlenin içinde sıkışıp kalacak. Twitter için, isterseniz ya birçokları gibi kişisel bir hesap ve ayrı bir cengaver Twitter aktivist hesabı açabilirsiniz. Facebook’ta da bir dahaki sefere sol alt köşedeki sekmelerden içeriğinizi kimlerin görmesini istediğinize dair tercihinizi savunuculuk açısından da değerlendirin.</p>
<p><strong><em>Pınar İlkiz – Pikan Ajans İletişim Geliştirme Direktörü</em></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/03/savunuculugun-gizlilik-ayarlari/">Savunuculuğun gizlilik ayarları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Görselliğin baş döndüren gücü</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/18/gorselligin-bas-donduren-gucu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar İlkiz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Apr 2017 09:56:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Alt Satır]]></category>
		<category><![CDATA[görsel]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Kuruluşu]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=13485</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Görseller için  metin yazılırken ufak bir sorun yaşıyoruz; alt satır. O alt satıra ne zaman geçilmesi gerektiği konusunda akıllar biraz karışık.&#8220;* Sivil toplum kuruluşları mesajlarını kitlelere ulaştırırken görselliğin gücünü kullanmak ister, oldukça da haklıdır. Buna bir de son kullanıcı olarak adlandırılan ve o bahsedilen sanki günün sonunda biz değilmiş gibi üzerine konuştuğumuz kitlenin tembelliğini de [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/18/gorselligin-bas-donduren-gucu/">Görselliğin baş döndüren gücü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Görseller için  metin yazılırken ufak bir sorun yaşıyoruz; alt satır. O alt satıra ne zaman geçilmesi gerektiği konusunda akıllar biraz karışık.</strong>&#8220;<strong>*</strong></p>
<p>Sivil toplum kuruluşları mesajlarını kitlelere ulaştırırken görselliğin gücünü kullanmak ister, oldukça da haklıdır. Buna bir de son kullanıcı olarak adlandırılan ve o bahsedilen sanki günün sonunda biz değilmiş gibi üzerine konuştuğumuz kitlenin tembelliğini de eklersek, söz konusu mesajın o görselin üzerine yazılması elzem oluyor.</p>
<p>Fakat görseller için  metin yazılırken ufak bir sorun yaşıyoruz; alt satır. O alt satıra ne zaman geçilmesi gerektiği konusunda akıllar biraz karışık.</p>
<p>Sivil toplum kuruluşlarının paylaşımlarına bakarak ortak yanlarından -tabii ki metinleri değiştirerek- üç örnek hazırladım. Ama daha birçok örnek mevcut. Bu görsellerde alt satıra geçmek için “Enter” tuşuna neden yanlış zamanda basıldığına bakalım.</p>
<figure id="attachment_13486" aria-describedby="caption-attachment-13486" style="width: 1024px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-13486 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/gorselingucu_1.png" alt="" width="1024" height="768" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/gorselingucu_1.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/gorselingucu_1-640x480.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/gorselingucu_1-610x458.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/gorselingucu_1-320x240.png 320w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-13486" class="wp-caption-text">1) Görselin gücü</figcaption></figure>
<p>Alt satıra ne zaman geçeceğinize dair vereceğiniz karar aslında gündelik hayattaki tonlama ve cümlelerde ne zaman es verdiğiniz ile paralelllik gösteriyor. Mesela “Kedilerle her gün 2 saat geçirmek cilde iyi geliyor” görselini ele alalım (Benim editörlük anlayışıma göre 0-9 arasındaki rakamların hepsi yazı ile yazılmalı bu arada).</p>
<p>“2 saat” ibaresini ele alacak olursak, aslında bu bir öbek, bu iki kelimenin birbirinden ayrılmaması gerek. Gündelik hayatta bir konuşmanın ortasında “Kedilerle her gün 2” deyip aniden durduğunuzu düşünün. Karşınızdaki muhtemelen ne olduğunu, neden durduğunuzu anlamayacaktır. O zaman “2”den sonra “Enter” tuşuna basmamak daha iyi olacaktır.</p>
<figure id="attachment_13487" aria-describedby="caption-attachment-13487" style="width: 1024px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-13487 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/gorselingucu_2.png" alt="" width="1024" height="768" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/gorselingucu_2.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/gorselingucu_2-640x480.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/gorselingucu_2-610x458.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/gorselingucu_2-320x240.png 320w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-13487" class="wp-caption-text">2) Görselin gücü</figcaption></figure>
<p>Ya da bu görselde olduğu gibi, önemli bir gün var: Dünya Su Günü. Buna dair bir görsel hazırlarken okuyucuyu “Bugün Dünya Su” yazan bir satır karşılarsa, bocalamasına sebep olabilir.</p>
<p>Son görseldeki “Çok çalışanlara dair yanlış bilinen 12 doğru” cümleciğine bakarsak, bölmemeniz gereken kısım aslında “yanlış bilinen” kısmıdır.</p>
<figure id="attachment_13488" aria-describedby="caption-attachment-13488" style="width: 1024px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-13488 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/gorselingucu_3.png" alt="" width="1024" height="768" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/gorselingucu_3.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/gorselingucu_3-640x480.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/gorselingucu_3-610x458.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/gorselingucu_3-320x240.png 320w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-13488" class="wp-caption-text">3) Görselin gücü</figcaption></figure>
<p>Bu örneklere baktığınızda muhtelemen “Bunlar çok bariz örnekler” ya da “İyi de tasarımsal olarak oturmuyor” diyeceksiniz. Evet, bunlar bariz örnekler ve hatta kısa cümleler, başlıklar. Fakat kurumunuz sertifika veriyorsa (doğum günü sertifikası, özel gün sertifikası vb.) dönüp onlara da göz atmanızda fayda var. Tasarımsal olarak oturmuyorsa da yangında ilk atılacak şey dil bilginiz değil, tasarımınız olsun derim. Hiç olmazsa yazının boyutunu küçültün.</p>
<p>Bütün bunlar mesajınızı doğru bir şekilde vermenizin önüne geçmemeli.</p>
<p>*Pınar İlkiz</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/18/gorselligin-bas-donduren-gucu/">Görselliğin baş döndüren gücü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Basına ve kamuoyuna – &#8216;Mirketler kapıda beklesin&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/20/basina-kamuoyuna-mirketler-kapida-beklesin/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/20/basina-kamuoyuna-mirketler-kapida-beklesin/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar İlkiz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Mar 2017 14:32:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Basın]]></category>
		<category><![CDATA[Basın Açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[Basın Bülteni]]></category>
		<category><![CDATA[Dernek]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[internet medyası]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Pikan Ajans]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum kuruluşları]]></category>
		<category><![CDATA[Yasama]]></category>
		<category><![CDATA[yürütme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=12573</guid>

					<description><![CDATA[<p>İdeal düzenlerde medya, yasama-yürütme-yargıdan sonra gelen dördüncü kuvvet olarak anılır. Buna beşinci kuvvet olarak internet/internet medyasını da ekleyebiliriz artık. Bu bilgi cepte ilerlersek, faaliyet gösteren her kurumun bir şekilde basında kendine yer bulmaya çalışma refleksi daha da anlaşılır oluyor. İnsanlara ulaşmak istiyorsunuz. İnsanlar gazete okur, televizyon izler, internette dolaşır. Bütün yollar Roma’ya çıkıyor.* Sivil toplum [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/20/basina-kamuoyuna-mirketler-kapida-beklesin/">Basına ve kamuoyuna – &#8216;Mirketler kapıda beklesin&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İdeal düzenlerde medya, yasama-yürütme-yargıdan sonra gelen dördüncü kuvvet olarak anılır. Buna beşinci kuvvet olarak internet/internet medyasını da ekleyebiliriz artık. Bu bilgi cepte ilerlersek, faaliyet gösteren her kurumun bir şekilde basında kendine yer bulmaya çalışma refleksi daha da anlaşılır oluyor. İnsanlara ulaşmak istiyorsunuz. İnsanlar gazete okur, televizyon izler, internette dolaşır. Bütün yollar Roma’ya çıkıyor.*</strong></p>
<p>Sivil toplum kuruluşları da birçok faaliyet gerçekleştiren ve bunların basında yer almasını isteyen yapılardan. Sorun şu ki, bazen bütün faaliyetlerinin basının ilgisine mazhar olmasını istiyorlar, bazen de en başarılı ya da basında yer bulma şansı en yüksek olan açıklamaları, etkinlikleri, vb. uzay boşluğuna gidiyor.</p>
<p>İşin sadece pratik kısmına bakalım istiyorum. Bunu yaparken de hem basın hem de sivil toplum kuruluşu tarafında yer almış biri olarak iki tarafın da pratikleri üzerinden gitmek en sağlıklısı.</p>
<p>Basın açısından bakıldığında, muhabire gönderdiğiniz haber -basın toplantısı ya da etkinlik daveti değil- eğer üyelerinize gönderdiğiniz metin ile aynıysa doğrudan çöpe gitme riski çok yüksek. Çünkü sizin üyelerinize “Yarın akşam şurada toplanıyoruz. Beraber şunları, bunları, biraz da onları konuşacağız.” şeklinde gönderdiğiniz metin, haber diline uygun olmadığı için, muhabir bu metne bakıp bir basın bülteni/duyuru değil sadece fazladan iş yükü görecektir.</p>
<p>Haber masasından kalkıp sivil toplum masasına oturduğumuzda metni hazırlayan kişi aynı zamanda ofisin idari işlerinden, üyelerden, kampanyalardan da sorumluysa bir metni oluşturup, parçalara bölüp yeniden yazmak için vakti kalmayacaktır. Böyle bir insan kaynağı kapasitesi ile karşı karşıyaysak birden fazla şekilde yazılmış metinler lüks olabilir.</p>
<h4><strong>LÜKS DEĞİL ZORUNLULUK</strong></h4>
<p>Fakat eğer bir iletişim sorumlunuz mevcutsa, bu sizin için bir lüks değil zorunluluk. İnsanlara sesinizi duyurmak isterken nasıl ki gündelik hayatta çalışanlarınızla, üyelerinizle, destekçilerinizle ya da varsa donörünüzle aynı tonda konuşmuyorsanız, basın, kamuoyu ve devletle de aynı tonda konuşmuyorsunuz.</p>
<p>Bu da bizi “Basına ve Kamuoyuna” diye başlayan e-postalara getiriyor. “Önce geriye kim kalıyor?” diye sormak geçiyor içimden (mirketler?). “Devlet” diyecekseniz, ona zaten sadece bir e-posta atmıyorsunuzdur diye düşünüyorum.</p>
<p>Şöyle basit bir örnek üzerinden gidelim. Bir tatil beldesinde yaşayan insanlarız. Mevsim sonbahar, yarın akşam da gazinoda bir eğlence düzenleyeceksiniz. Belde sakinlerini de eğlenceye çağırmak istiyorsunuz. Ama aynı zamanda bunun haberinin basında yer almasını da istiyorsunuz.</p>
<h4><strong>YAN KOMŞU ESMA ABLA VE MUHABİRLER</strong></h4>
<p>Basına göndereceğiniz metinde etkinliğin adı, tarihi, saati, kim tarafından ve hangi mahiyette düzenlediğini gibi temel bilgiler yazıldıktan sonra ayrıntıya girebilirsiniz. Ama komşunuz Esma ablaya gidip basına gönderdiğiniz metindeki gibi şeyler söylemezsiniz. “Esma abla, bizim dernek gazinoda eğlence düzenliyor yarın akşam. Hadi gel biz de gidelim. Hem çekirdek çitleriz hem de havamız değişir” dersiniz. Bu sizin komşunuzla, yani üyelerinizle, destekçilerinizle kurduğunuz ilişkiye/samimiyete göre şekillenen modüler bir metindir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-12577" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/sivil_sayfalar_2.png" alt="" width="1080" height="828" /></p>
<p>Yoksa olay şuna döner: Esma abla, yarın akşam saat 20.00’de Yaşadığı Beldeyi Sevenler Derneği olarak gazinoda eğlence düzenliyoruz. Elde edilecek geliri çocuklara oyun parkı yaptırmak için kullanacağız, senin de teşrifin beni mutlu edecektir.</p>
<p>Tersine çevirdiğimiz metni tekrar ters yüz edersek, ilk başta değindiğimiz noktaya geliyor; basına da geçeceğiniz metinde “Biz” dili kullanmak muhabirin/editörün önce tek tek fiillerden birinci çoğul ekini silmesi, ardından metnin içinde geçen “bizim”, “Derneğimizin” gibi kelimeleri değiştirmesi ile sonuçlanacaktır.</p>
<p>Tabii bu kadar Nasreddin Hoca olmak gerekmez, hırsızın hiç mi suçu yok; muhabirlerin bu kadar tembel olduğu ön kabulünden de bir noktada vazgeçmek gerek.</p>
<h4><strong>ORTAK BİLENLERİN EN BÜYÜĞÜ</strong></h4>
<p>Son olarak “bildiğiniz gibi” ile başlayan metinler&#8230; Her atölye/sunum/fikir-alışverişinde dediğim şu: Zaten bildiğim gibiyse okumama gerek yok… Bu ilk başta çok üstten bir tavır gibi gelebilir size ama unutmamanız gereken bir nokta var. Sivil toplumun kapsayıcı, bilgilendirici olması üzerine konuşurken mangalda kül kalmıyor. Fakat “bildiğiniz gibi” dediğiniz zaman metninizi okuyan insan eğer bahsettiğiniz konuyu bilmiyorsa onu dışarıda bırakmış oluyorsunuz. Bir de üstüne sizin metninizi okuma şevki kırılmış oluyor.</p>
<p>Diğer yandan da konu ile ilgili aynı şeyleri bilmiyor olabilirsiniz, bu ihtimali de göz ardı etmeyin. Bir alanda savunuculuk yaparken en başta yanınızda durmasını istediğiniz insanlara üzerine çalıştığınız konuyu açık ve net bir şekilde anlatmanız gerekir. Bilmediğini, bilmemesinin bir olasılık olduğunu hesaba katarak başlamalısınız.</p>
<p>*Pınar İlkiz – Pikan Ajans İletişim Geliştirme Direktörü</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/20/basina-kamuoyuna-mirketler-kapida-beklesin/">Basına ve kamuoyuna – &#8216;Mirketler kapıda beklesin&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/20/basina-kamuoyuna-mirketler-kapida-beklesin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
