<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yunus Emre Benli arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/yunus-emre-benli/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/yunus-emre-benli/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 11 Feb 2019 13:38:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Yunus Emre Benli arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/yunus-emre-benli/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mottoları &#8216;Paylaştıkça Çoğalan Hikayeler&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/11/mottolari-paylastikca-cogalan-hikayeler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Feb 2019 09:27:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllü hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllülük]]></category>
		<category><![CDATA[Yunus Emre Benli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=35123</guid>

					<description><![CDATA[<p>"Paylaştıkça Çoğalan Hikayeler" mottosuyla  kurulan Gönüllü Hikayeleri sosyal dijital platformu kurucusu Yunus Emre Benli, gönüllülük kavramı üzerine sorularımızı yanıtlarken, "Gönüllü Hikayeleri olarak insanların gönüllülük eylemini gerçekleştirirken yaptıkları eylemin kendilerine bir deneyim oluşturduğu kadar bu emeğin korunması gönüllü haklarının olduğunun bilinmesi ve en önemlisi gönüllülüğün bir sorumluluk olduğunu  anlamalarına yönelik bir süreç olduğunu anlatmaya çalışıyoruz" dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/11/mottolari-paylastikca-cogalan-hikayeler/">Mottoları &#8216;Paylaştıkça Çoğalan Hikayeler&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de gönüllülük kavramının her bireyde yansımalarının farklı olduğunu düşündükleri ve her hikayeyi kendi içinde biricik gördükleri için insanların kendi gönüllü hikayelerini yazabilmelerine olanak sağlayarak onları ortak bir platformda birleştiriyorlar. En çok çocuk alanında çalışan aktivistlerin yazdığını söyleyen sosyal dijital platformun kurucusu Yunus Emre Benli ile Gönüllü Hikayeleri ve gönüllülük kavramı üzerine konuştuk.</p>
<p><b>Gönüllü hikayeleri sosyal dijital platformunu kurma fikri ne zaman ve nasıl ortaya çıktı ?</b></p>
<p>Aslında amacımız, öncelikle gönüllülüğün bir seçimden öte bir sorumluluk olduğunu gösterebilmek. Şunu farkettik; gönüllülüğün bağımsız bir iş olduğunu ve insanların sürdürülebilir olarak bir şekilde bir yerlerde gönüllülük sürecinde deneyimliyorlardı. Ve bu yaklaşımları, öğrenmeleri ve davranışları gündelik yaşamlarında uyguluyorlardı. Gönüllülük kurumsal süreçte bir dernek ya da farklı oluşumların dışında bireysel olarak gerçekleştirdiğimiz eylemleri de kapsıyordu.  Çünkü gönüllülük kendi içinde bireylerin aldığı sorumluluklar, ayırdıkları zaman, projelerin bitiş süreci ve de önceliklerinden dolayı bitebilen bir süreçti. Ancak aslında tam olarak bittiği sanılsa da sürdürülebilir olarak gündelik yaşamlarımızda, tükettiklerimizde, yaklaşımlarımızda bir yaşam biçimi olarak devam ediyordu.. En büyük amaçlarımızdan biri de bireylerin içinde bulundukları yaşamlarında kurumsal ya da bireysel olarak gönüllülük süreçlerinde elde ettikleri kazanımların, deneyimlerin sürdürülebilir olarak devam ettiğini gösterebilmek.</p>
<p>Aslında gönüllü hikayeleri hep vardı ve yeni bir şey değildi. Gönüllülük yaptığımız süreç içerisinde bunu hep tasarlıyorduk. Farklı dernek veya platformlarda çalışan arkadaşlarla bir araya geldiğimizde herkesin anlatacak mutlaka bir hikayesi oluyordu. Biz de bu hikayeleri ortak bir yerde toplamalıyız dedik. Bu platformun biraz daha sürdürülebilir bir sürece evrilmesi önemliydi.  Anlamlı bir görünürlük kazanması ve bireylerin ‘gönüllülük’ bilincinin farkında olmalarını sağlamaktı. Aynı zamanda aktivistleri eyleme geçirmesi, motive etmesi ve içinde bulunduğu gönüllülük deneyimini paylaşabileceği bir sosyal dijital platform olma fikri ile ortaya çıktık. 2018 Ocak ayında yayına geçtik . Birinci yılımızı doldurduk.</p>
<p><strong>&#8220;Gönüllü Haklarının ve Gönüllü Emeğinin Korunmasından Yanayız&#8221;</strong></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-35133" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/gonulluluk-hikayeleri-640x480.jpg" alt="" width="360" height="270" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/gonulluluk-hikayeleri-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/gonulluluk-hikayeleri.jpg 960w" sizes="(max-width: 360px) 100vw, 360px" /></p>
<p><b>İnsanları Gönüllü Hikayeleri’ni okurken gönüllülük kavramı üzerinde düşünmelerine de teşvik etmek istiyorsunuz. Gönüllülük sizin için /senin için ne ifade ediyor?</b></p>
<p>Gönüllülük kavramı Türkiye&#8217;de çokça istismar edilen ve kullanılmaya çalışılan bir yere sahip, bu durum bireylerin gönüllülük yapmaları noktasında  büyük bir engel oluşturuyor. Toplumun büyük bir kısmında gönüllülük bir emek gücü ve deneyim olarak görülmüyordu. Ancak bu durum son yıllarda biraz daha değişti ancak bu sefer gönüllülük yapan insanların emekleri istismar edilmeye ve sömürülmeye başlandı.. Aslında Gönüllü Hikayeleri olarak insanların gönüllülük eylemini gerçekleştirirken yaptıkları eylemin kendilerine bir deneyim oluşturduğu kadar bu emeğin korunması gönüllü haklarının olduğunun bilinmesi ve en önemlisi gönüllülüğün bir sorumluluk olduğunu  anlamalarına yönelik bir süreç olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Gönüllülük sürecimiz bir yerlerde, belli bir süreç içinde bitse de gündelik yaşamımızda, çalıştığımız süreç içerisinde hala devam eden bir sosyal değerler bütünü barındırdığını sürdürülebilir olarak davranışlarımız, yaklaşımlarımız, tükettiğimiz bir çok şeyde gönüllülük anlayışının, bilincinin devam ettiğini göstermek istiyoruz.</p>
<p>Türkiye de gönüllülük kavramı henüz ortak bir tanıma sahip olmadığı için  henüz yasal mevzuat olarak korunmuyor. Tabi ki bunun için artık 2019’da daha güçlü adımlar atılacağına inanıyoruz. Ancak yine de içinde bulunduğumuz bu durum gönüllülük sürecinde bireylerin  deneyimlerinin istismar edilmesi ve kullanılması durumunu ortaya çıkarıyor. Aslında Gönüllü Hikayeleri olarak gönüllü haklarının ve gönüllü emeğinin korunmasından yanayız. İnsanların gönüllü olduklarında gönüllü haklarını koruması gerektiğini ve bunun için de mücadele etmesi gerektiğini düşünüyoruz. İşte bütün bunlara ek olarak gönüllülük bizim için karşılıksız olarak yapılan bir bağımsız iş ve bu işin sürdürülebilir olarak nerede olursak olalım yaşadığımız dünyadaki bütün canlıların yararına yapılan bir eylem olduğuna inanıyoruz.</p>
<p><img decoding="async" class="alignright wp-image-35131" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/gonulluluk-hikayeleri2-640x640.jpg" alt="" width="360" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/gonulluluk-hikayeleri2-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/gonulluluk-hikayeleri2-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/gonulluluk-hikayeleri2.jpg 960w" sizes="(max-width: 360px) 100vw, 360px" /><b>Hikayelerden konuşalım biraz. Nasıl gönüllü hikayeleri geliyor?</b></p>
<p>Aslında birçok konuda gönüllü hikayeleri geliyor. Ancak son verilerimize baktığımızda çocuklara yönelik yapılan çalışmalar hakkında daha çok gönüllü hikayesi olduğunu gördük. Bu  hikayelerin gönüllü olarak bir şeyler yapmak isteyenlerin en çok hangi konulardaki sosyal sorumluluk projelerinde yer aldığını gözlemlemek mümkün ve bu sayede biz de Türkiye’de gönüllülük eyleminin en çok hangi alanlarda yapıldığını görebiliyoruz. Hatta gönüllü hikayelerini takip eden okuyucular da bunu çok rahatlıkla görebiliyor. Aslında gönüllü hikayelerini okuyan bireylerin gönüllülük yapmadan önce kendilerine bir yol haritası çıkarmaları noktasında da yardımcı olabileceğini düşünüyoruz. Çünkü gönüllülük yapmış ya da hali hazırda gönüllülük sürecine başlayacak bireylerin hangi alanda ve çalışma konusunda bir şeyler yapabilecekleri noktasında bir öngörü çıkarabileceklerini Gönüllü Hikayeleri’nin bu anlamda iyi bir rehber olacağını düşünüyoruz.</p>
<p><b>Bu bir yıl boyunca seni en çok etkileyen gönüllü hikayesi hangisiydi ?Anlatır mısın ? </b></p>
<p>Beni en çok etkileyen bir hikaye yok. Çünkü her hikaye kendi içinde biricik ve özel. Beni en çok etkileyen şey, insanların içinde bulundukları ortamlarda farklı gönüllülük hikayelerinin bu kadar çok  olması ve her bireyin bulundukları çevrede oluşturduğu bir değişimin parçası olabilmesinde gönüllülük sürecinin bu değişimin en büyük motive edici unsur olmasıydı.Ve bu değişimin sürdürülebilir olarak devam edebilmesiydi. Çünkü bana göre gönüllü olabilmek bir seçimden öte bir sorumluluktu, konfordan vazgeçme haliydi. Gönüllü hikayelerindeki her derlediğimiz hikayede gönüllülük gerçekten kişiden kişiye değişen bir anlam taşıyordu ve bu anlamların en büyük değerini bireylerin kendi deneyimleri oluşturuyordu. Şunu da belirtmek gerekir sosyal dijital platformu açmadan önce ‘’Gönüllü kimdir? sorusunu içimizde tartıştık ve bu konuda hemfikir olduk. Gönüllülüğün maddi karşılık olarak yapılmaması gereken, belirli  bir emeği kapsayan ve içinde bulunduğumuz toplumun en önemlisi dünyanın da yararına yapılan bir eylem olduğuna kanaat getirdik. Aslında önemli olan bence bu süreci koruyabilmek için daha çok ortak gönüllü hikayeleri oluşturabilmektir.</p>
<p><b>Bundan sonra ne olacak? Gönüllü Hikayeleri’nin gelecek planı var mı ?</b></p>
<p>Gönüllü hikayelerinin yakın bir zamanda dünyanın birçok yerinde gönüllü olan bireylerin hikayelerini de yayınlayacağı bir zaman başlayacak. Bu sayede gönüllülük olgusunun diğer dünya ülkelerinde nasıl olduğunu gözlemleyebilme ve bu deneyimlerin diğer farklı ülkelerdeki insanlara kazandırdığı farklı- ortak yönlerini görebilme fırsatını sunacağız. Dünya da  farklı ülkelerdeki diğer insanların toplumsal sorunlara yönelik gönüllülük çerçevesinde oluşturdukları çözüm önerilerini inceleyebileceğiz. Bu süreç bizi çok heyecanlandırıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/11/mottolari-paylastikca-cogalan-hikayeler/">Mottoları &#8216;Paylaştıkça Çoğalan Hikayeler&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gençlik STK’ları değerlendiriyor: Gençlerin sivil katılımı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2016/07/31/genclik-stklari-degerlendiriyor-genclerin-sivil-katilimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bahar Kılınç]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 Jul 2016 13:42:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Başak Tuğsavul]]></category>
		<category><![CDATA[Batuhan Ersun]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Departmanı]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik Bilgi Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik servisleri merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik Sivil Katılımı Dünya Raporu]]></category>
		<category><![CDATA[Görkem Özer Bağcı]]></category>
		<category><![CDATA[ortak gelecek için diyalog derneği]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum Gönüllüleri Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Yunus Emre Benli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=14265</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Departmanı (UN DESA) bu hafta Gençlik Sivil Katılımı Dünya Raporu’nu yayınladı. Raporun ortaya koyduğu verileri Gençlik STK’larıyla tartıştık. Toplum Gönüllüleri Vakfı, Gençlik Bilgi Merkezi, Ortak Gelecek için Diyalog Derneği ve Gençlik Servisleri Merkezi Sivil Sayfalar’a değerlendirmelerini sundu. Toplum Gönüllüleri Vakfı: Farklı gençlik gruplarının maruz kaldığı sorunlar da gencin içinde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/07/31/genclik-stklari-degerlendiriyor-genclerin-sivil-katilimi/">Gençlik STK’ları değerlendiriyor: Gençlerin sivil katılımı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Departmanı (UN DESA) bu hafta Gençlik Sivil Katılımı Dünya Raporu’nu yayınladı. Raporun ortaya koyduğu verileri Gençlik STK’larıyla tartıştık. Toplum Gönüllüleri Vakfı, Gençlik Bilgi Merkezi, Ortak Gelecek için Diyalog Derneği ve Gençlik Servisleri Merkezi Sivil Sayfalar’a değerlendirmelerini sundu.</strong><span id="more-14265"></span></p>
<h4><strong>Toplum Gönüllüleri Vakfı: Farklı gençlik gruplarının maruz kaldığı sorunlar da gencin içinde bulunduğu toplumsal konum özelinde değişiyor</strong></h4>
<p><em>Başak Tuğsavul: </em>Rapor özetinden yola çıkarak söyleyebilirim ki, yapılan tespitlerin önemli bir kısmı bizim de çalışmalarımızda ortaya çıkan konular. Örneğin staj sürecinin gençlerin bir sürü haktan yoksun bir şekilde işletilmesini, iş sürecinin bir parçası değil, gönüllü bir faaliyet olarak düşünülmesini önemli bir sorun olarak görüyoruz.</p>
<p>Yine rapor özetinden yola çıkarsak bu genellemelerin cinsiyet, etnik köken, haklarından sürekli olarak mahrum bırakılan diğer tüm kategorideki gençler için kırılımlarından bahsetmek de iyi olur diye düşünüyoruz. Farklı gençlik gruplarının maruz kaldığı sorunlar da gencin içinde bulunduğu toplumsal konum özelinde değişiyor.</p>
<h4><strong>Gençlik Bilgi Merkezi: Gençler karar alamıyor ve aldıkları kararı uygulayamıyor</strong></h4>
<p><em>Yunus Emre Benli: </em>Mevcut dünya sistemi içinde hala en büyük sorunumuz kutuplaşmış dünya ve bu dünyadaki devlet sistemlerinin ve yönetimlerinin kendi ülkelerinde yaşayan gençlerin yaşadığı istihdam ve eğitim sorunu gençlerin katılımı sürecinde çözmüyor oluşu durumudur. Gençlerin kendi yerellerinde ki katılımı sürecindeki alınan kararlar olsa dahi bu durum karar alıcılar tarafından uygulanmıyor ya da bu süreç uygulanma safhası için dahi alan oluşturulmuyor.</p>
<p>Gençlerin siyasal katılımı süreci 1. Dünya ülkeleri için iyi bir durum sürecinde görünürken bu durum 3. Dünya ülkelerinde  mevcut yaşanan gençlik sorunları bağımlılık ile mücadele üzerine kurgulanmış durumdadır. Bu kurgulanmış durum var 3. Dünya ülke düzeylerinde diğer gençlik sorunlarının tanınması ve çözülmesi sürecine ket vurulmuş şekilde gerçekleştirilmektedir. Oysaki var olan gençlik sorunları bütün şartlarda eşit olarak tanınmalı ve çözüm yolları sürecin ve yaşanan krizin önceliğine göre oluşturulmalıdır. Görünürdeki gençlik sorunları için çalışan ve aktif olarak gençlerin katılımını ve ortak çözüm önerileri kapsamında politika önermelerini savunan gençlik STK ve grupları oluşturdukları hak temelli platformlar sürecinde bürokrasi engeli kat ve kat daha da artmaktadır. Keza mevcut sistem yine gençlik katılımını tam anlamıyla tanımaz iken. tanınan belirli gençlik politikaları önermeleri belirli yerel, ulusal ve uluslararası mekanizmalar tarafından  sınırlandırılmaktadır.</p>
<p>Geçtiğimiz yıllar içinde siyasal katılımın yanındaki en büyük engel süreçlerinden biri de gençlerin kendi girişimlerini gerçekleştirememeleri, gerçekleştirebilseler dahi kaynak yönetimi krizlerinden dolayı bu girişimi interaktif olarak sürdürülebilir hale dönüştürümemeleri durumudur. Tabii ki de var olan gençlik girişimlerinin sürdürülebilir olmamasının nedeni sadece yaşadıkları kaynak bulma sorunu değil, bunun yanında var olan girişimlerini nasıl bir sürdürülebilir modele dönüştürübilecekleri konusundaki yetersiz bilgilenme ve bilgilendirilme araçlarının yetersizliğidir. Bu sürecin en büyük süreci eko-sistem içinde oluşturulubalecek gençlerin kendi girişimlerine rahatlıkla kaynak bulabilecekleri kamu sermayesi tarafından desteklenerek mevcut sistem içinde simülayon programları oluşturularak öğrenme süreçlerinin hızlandırılması ve kapasite gelişim süreçlerini daha iyi birer gençlik girişim modellerine dönüşmelerini sağlayacaktır.</p>
<p>Sürecinde kendi içindeki bu denli sorunların bilinirliği yine gençler tarafından çözüm yolları bulunsa dahi uygulama sürecindeki sınırlamaların olması durumunu çözebilecek şey ‘’dönüşüm’’dür. Bu dönüşüm ancak mevcut yerel , ulusal ve uluslararası mekanizmaların gençler için yine gençlerle alacakları ve uygulayacaları kararlar da gençleri bu çözüm süreçlerine tam anlamıyla dahil etmesi ve bu dahiliyet çerçevesinde gençlerin mutlak fırsat eşitliği, toplumsal cinsiyet , toplumsal barış kavramları gözetileireke sosyal çözümlemedeki mevcut tek güç birliği ve oy birliği gençler için gençlerin aktif katılımıyla gerçekleştirilmelidir.</p>
<h4><strong>Ortak Gelecek İçin Diyalog Derneği:</strong><strong> Türkiye&#8217;de gençlerin siyasi katılımı klasik şekillerden giderecek uzaklaşacak</strong></h4>
<p><em>Batuhan Ersun: </em>BM Gençlik Sivil Katılımı Dünya Raporu&#8217;nun siyasi katılım kısmında da ön plana çıktığı üzere, dünya çapında gençler arasında klasik yöntemler ile siyasi katılım oranları düşüyor. Gençler arasında seçime katılım oranları ülkemizde çok geçerli olmasa da, dünyada bir düşüş ivmesinde. Siyasete katılımın alternatif yolları her zamankinden daha fazla ön plana çıkıyor ve bu konuda çalışmalar yürüten derneğimize de ciddi bir mesaj olarak görüyoruz bu durumu. Sosyal medyanın ve web tabanlı araçların önemi hakkındaki düşüncelerimizi ve çalışmalarımızı BM raporu da teyit ediyor bir nevi. Türkiye&#8217;de de gençlerin siyasi katılımının klasik şekillerden giderecek uzaklaşacağını söyleyebilirim.</p>
<h4><strong>Gençlik Servisleri Merkezi: Toplumsal süreçleri kendine dert edinen gençler farklı siyasal çizgiler oluşturmaya başlıyorlar ancak bu yeni alternatif; siyasiler tarafından ya baltalanıyor, ya da gençler hak etmedikleri şekilde itham ediliyorlar</strong></h4>
<p><em>Görkem Özer Bağcı: </em><strong>Genç işsizliği;,</strong> istatistiksel olarak yönetim erki tarafından çok dile getirilmese de raporda da belirtildiği gibi oldukça önemli bir sorun ve her geçen sene artıyor. Hatta bunun ötesinde istihdam alanına gençlerin görece daha geç katılabilmeleri yani meslek sahibi olabilmeleri için girişimlerde bulunma süreçlerini biraz daha öteleyebilmek için, eğitim hayatı önemli bir araç. Bir çok genç, artan işsizlik sebebiyle master, doktora, yada diğer Erasmus+ programlarına yöneliyor. Türkiye’de liselerin 4 yıla çıkartılması da aslında bu durumla ilgili.</p>
<p>Staja yönelme konusu çok gerçekçi gözükmüyor, istihdam süreçlerini atlatabilmek için gençler ulusal yada uluslararası bir çok değişim ve eğitim programlarına yöneliyorlar. Gençlik girişimciliğinin desteklenmesi ise tam bir fiyasko Türkiye için. Eğitim hayatı ile, pazarın beklentileri çoğu zaman birbirini karşılamıyor. Dünya trendlerinin takip edilmesi, yeniliklerin teknik ve bilimsel altyapılarının gençlere kazandırılması ve bununla birlikte evrensel değerlerin gençlere benimsetilmesi maalesef eğitim hayatının özünde bulunan noktalar değil. Üniversitelerde gerçek “üniversite” eğitimi verilmediği için, girişimciliği destekleyecek akademik, teorik, uygulama becerileri eksik kalıyor, bunun üstünde pazarın beklentileri ile Türkiye’nin sahip olduğu genç sosyal sermaye birbirine uyuşmayınca verilen destekler anlamlı sonuçlara dönüşmüyor.Türkiye olarak her geçen gün girişimcilik ve eğitim hayatında Dünya standartlarını karşılamaktan daha da uzaklaşıyoruz.</p>
<p>İşverenlerin gençlerin bu çaresizliklerinden faydalandıkları ise bir gerçek. Bir çok değerli genç beyin ucuz işgücü piyasasında harcanıyor. En basit haliyle, “bu işi isteyen sırada binlerce insan var, bu maaşa yaparsan yap, yapmasan gidersen nasılsa birini bulurum” fikri işverenlerin çok sık takındığı bir tavır.</p>
<p><strong>Siyasal Katılım</strong></p>
<p>Raporda siyasal katılımın sadece oy vermek ve seçimlere girmek olarak özetlenmesi siyasal katılım açısından biraz eksik kalmış. Siyasi partiler genç yöneticileri, temsilcileri belirleme de halen eksikler. Gençler halen “çocuktur, beceremez” düşüncesiyle ele alınıyor. Gençlerin beklentilerini, ihtiyaçlarını karşılayacak ve onların sesi olacak bir siyasi hareket Türkiye’de bulunmuyor. Gençler hali hazırda var olan siyasal hareketlere göre tekrar formüle edilmeye çalışılıyor, yani her siyasi hareket gençlerin olduğu gibi kabul etmekten öte, kendi siyasal profilini yaratmaya çalışıyor. Bu süreçlere katılmak istemeyen ancak gene de söyleyecek sözü bulunan, toplumsal süreçleri kendine dert edinen gençler farklı siyasal çizgiler oluşturmaya başlıyorlar ancak bu yeni alternatif siyasiler tarafından ya baltalanıyor, yada gençler hak etmedikleri şekilde itham ediliyorlar. Gezi Parkı süreci bu durumun en önemli ve doğru özetidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>En önemlisi,Türkiye’de gençlerin politika düzeyinde sorunlarını ve haklarını temsil edecek bir geniş kapsamlı bir yapı bulunmuyor. Gençlerin politika yapım süreçlerine katılabilecekleri büyük, kapsamlı,ideolojiler üstü,  bir sivil üst yapı bulunmuyor. Bazı girişimler var olmakla birlikte (Gençlik Örgütleri Forumu gibi, www.genchakli.org), bu yapılar şu an yönetim erki tarafından tanınmıyor ve gençlik politikalarının oluşturulmasında danışmanlık rolü üstlenecek sivil yapılar olarak görülmüyorlar.</p>
<p>Siberaktivizm ise, şu an Türkiye için oldukça yeni bir kavram. Siber alem şu an bir çok genç için kendini ifade etme,bilgi edinme ve sosyalleşme alanı olarak gözüküyor. Ancak yönetim erki, siber alemin gücünü yeni yeni keşfetmeye başladı ve gençlerin neyi, neden, nerede paylaştığını ve ne tür gençlerin bu paylaşımları yaptığını kestiremediği durumlarda, gençleri anlamaya çalışmak yerine, siber alemin kısıtlanması yoluna gidiyor. Yani Türkiye’nin belki 30 yılı aşkın hastalığı olan “her yeni hükümetin kendi gençlik profilini yaratma” çabası siber alemde de kendini gösteriyor.</p>
<p><strong>Toplumsal Katılım konusunda ise</strong>, bir çok genç özellikle sosyal, fiziksel, coğrafi engelleri olanlar bu süreçlerden uzak kalıyorlar. Gönüllülük, barış inşası ve spor etkinliklerinin içerikleri gerek sivil gerekse kamu tarafından her gence hitap edecek ve katılımı garantileyecek şekilde düzenlenmiyor. Toplumsal katılım süreçleri “yaşlıların söylediği ve gençlerin yaptığı” bir mantık üzerine kurulu. Süreçlerin nasıl yönetilmesi gerektiği, nerede, hangi şartlarda hangi stratejiyle yürütülmesi gerektiğine dair gençlerin gene fikirleri alınmıyor. Dil, din, ırk, etnik köken, cinsiyet, cinsel yönelimi farklı olan, fiziki-coğrafi-sosyal engelleri bulunan gençler, o anki siyasi erkin topluma bakış açısına göre çoğu zaman yok sayılıyorlar. Özellikle toplumsal cinsiyet süreçleri toplumsal katılım konusunda gençleri derinden etkiliyor.Toplumsal katılım halen boş zamanların değerlendirilmesi ya da boş zaman aktiviteleri olarak görülüyor. Bu gerek kamuya ait yada sivil yapıların oluşturduğu gençlik merkezlerinde görebilirsiniz. Yani toplumsal katılımı bir etkinliğe aktif katılım olarak görmemek gerek, gençlerin içinde yaşadıkları topluma ne verebildiği ve bu süreçte kendileri ne kazanıyor buna bakmak gerek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/07/31/genclik-stklari-degerlendiriyor-genclerin-sivil-katilimi/">Gençlik STK’ları değerlendiriyor: Gençlerin sivil katılımı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
