<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>#YükseltSesiniDünyaDeğişsin arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/yukseltsesinidunyadegissin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/yukseltsesinidunyadegissin/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 24 Oct 2020 10:42:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>#YükseltSesiniDünyaDeğişsin arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/yukseltsesinidunyadegissin/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kadınlar ve Gençler Değişimin İtici Gücü&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/24/kadinlar-ve-gencler-degisimin-itici-gucu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Oct 2020 10:42:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[#YükseltSesiniDünyaDeğişsin]]></category>
		<category><![CDATA[Gülseren Onanç]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Elçiler]]></category>
		<category><![CDATA[Seren Selvin Korkmaz]]></category>
		<category><![CDATA[SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=60008</guid>

					<description><![CDATA[<p>SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği’nin düzenlediği “Kadın SES’i” projesinin 4. Elçiler Buluşması’nda konuşan İstanbul Politik Araştırmalar Enstitüsü Genel Direktörü Seren Selvin Korkmaz, “Kadınlar ve gençleri, değişimin itici gücü olarak görüyorum” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/24/kadinlar-ve-gencler-degisimin-itici-gucu/">Kadınlar ve Gençler Değişimin İtici Gücü&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği’nin, Operation 1325 iş birliğiyle kadınların sesini sosyal medyada yükseltmek amacıyla gerçekleştirdiği “Kadın SES’i” projesinin 4. Elçiler Buluşması, 22 Ekim Perşembe günü yapıldı. Buluşmada, İstanbul Politik Araştırmalar Enstitüsü Genel Direktörü Seren Selvin Korkmaz ve SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği Başkanı Gülseren Onanç, erkek egemen siyaset sistemine ve popülist liderlere alternatif oluşturan kadın liderliği üzerine konuştular.</p>
<p>Buluşmada konuşan Seren Selvin Korkmaz, popülizmin bütün üslubunun siyaseti alt üst ettiğini, popülist liderlerin egemen olduğu, kutuplaştırıcı bir düzenle karşı karşıya olunduğunu belirterek, “Burada şu çok önemli: Popülist uğrakta demokratik kurumları, demokrasi dışı emelleri uğruna kullanan liderlerle karşı karşıyayız ve baş etmesi biraz daha zor bu liderlerle. Ama gittikçe artan popülist yönetimlerle mücadele yöntemleri de gelişiyor. Benim gördüğüm tabloda, dünyada popülist eğlimler, popülist liderler gittikçe artarken, örneğin 1993’te on üç milyon kişi popülist bir iktidarın yönetimindeyken bugün, 2018 itibariyle 180 milyon kişi popülist iktidarlar tarafından yönetiliyor. Yani bir demokratik erozyon süreci var. Eskiden olduğu gibi, bir darbeyle veya çok keskin bir dönüşümle biz bu süreçleri yaşamıyoruz. Türkiye’de de deneyimlediğimiz gibi, Temel hak ve özgürlüklerimiz, başımıza her gün gelen, yargı organının verdiği tavizler, toplumun verdiği tavizler, bize bir geri çekilme alanı yaşatıyor. Siyasal alan ve aynı zamanda hak ve özgürlüklerimiz daralıyor. Şiddetin de önünü açan bir cüretkarlıkla karşı karşıyayız. Biz tabii Türkiye’deki dertlerimize gömülürken, dünyayı unutuyoruz. Ama biz bazı sorunları çok daha derin yaşarken, bu yaşadığımız sorunlar dünyadan çok da kopuk değil. ” diye konuştu.</p>
<h5>“Siyasete Katılım Talebi Artıyor”</h5>
<p>Dünyadaki sosyal ve siyasal adalet eksikliğinin popülist liderlerin boşluğu doldurmasına sebebiyet verdiğini kaydeden Korkmaz, “İlk olarak eşitsizlikler meselesi var. Kadınlar bunu hayatın her alanında, en derinden yaşayan gruplardan biri. Hem ekonomik anlamda, hem de toplumsal anlamda. İkincisi, temsil ve katılım süreçleriyle ilişkili siyasal adalet meselesi. Biz öyle adlandırmasak bile, demokratik yönetimler var, seçimlerin yapıldığı, siyasal yarışın olduğu ama bu siyasal yarışın eşit koşullarda olmadığı rejimler bunlar.  Ama bir taraftan da bizim Batılı ülkelerde, popülist yönetimler olsa dahi demokrasinin daha yerleşikleşmiş, denetleme mekanizmalarının daha iyi işlediği ülkelerde dahi, gençlerin veya düzenden memnun olmayan geniş grupların artık siyasete katılım taleplerinin arttığını görüyoruz. Çünkü var olan siyasetçilerin kendilerini temsil etmediklerini düşünüyorlar. Bu yüzden de siyasetin ana temsilcileri olan geleneksel siyasal partilerin de geriye gittiğine şahit oluyoruz.  Geriye gidemediği ülkelerde yeni aktörlerin ön plana çıktığını görüyoruz. Örneğin, ABD’deki Ocasio Cortez’in temsil ettiği Demokratik Sosyalistler, var olan partiler içinden dönüşüm gerçekleştirmek istiyorlar. Ama ortada temsil ve katılım sorunu var.” Dedi.</p>
<h5><strong>Yeni Dil Ve Üslup Ne Olmalı?</strong></h5>
<p>Kutuplaşmadan çıkmak ve kutuplaştırıcı dili beslememek için yeni bir dil ve üsluba ihtiyaç olduğunun altını çizen Korkmaz, “İki gruptan bahsetmek istiyorum. Kadınlar ve gençler, değişimin itici gücü olarak görüyorum. Kadınlar, dünyanın farklı yerlerinde yapılan anketlere baktığımızda, popülist liderleri daha az destekliyorlar. Bunun yanı sıra, kadın hareketleri, popülistlerin egemen olduğu ülkelerde, popülizme karşı direnen, onların otoriter eğilimlerine karşı hala sokakta olan, hala çeşitli yaratıcı yollarla bütün muhalefete çok öğretici alanlar çizen hareketler. Dolayısıyla kadın hareketi bu açıdan önemli. Bir diğer özelliğiyse, popülizmin beslendiği kutuplaşmayı aşan, çok farklı kimliklerden, çok farklı sosyal sınıflardan kadınları bir araya getirebilen ortak dil kurmadaki başarısı. İkincisi gençler. Türkiye’de seçimler 2023’te yapılırsa, 6 milyon yeni genç seçmen oy kullanacak. Bunu duyan siyasal partiler hemen gençlerle iletişim kurma çabasına girişti. Ama bu çabalar çok da samimi görünmüyor. Türkiye’de gençlerin yüzde 70’i ülkeyi terk etmek istiyor. En temel kaygıları güvencesizlik ve geleceksizlik ve artık Türkiye’de liyakatleri ölçüsünde bir yere gelemeyeceklerini düşünmeleri. Dolayısıyla ortada çok büyük bir belirsizlik hikayesi var. “ dedi. Korkmaz, yaşanan tüm sorunlara rağmen demokrasiyi arzu edenlerin yüksek bir kesim olduğunu belirten ve umut veren hareketlere, onların deneyimlerine bakılarak yeni bir yol haritası hazırlanması gerektiğini de kaydetti.</p>
<h5><strong>“Sistem Krizi İçindeyiz”</strong></h5>
<p>SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği Başkanı Gülseren Onanç da konuşmasında kadın liderliği kavramı üzerinde durdu. İçinde bulunduğumuz krizi bir sistem krizi olarak tanımlayan Onanç, bu sistemin hem ülkemizde hem de dünyada artık devam edemeyeceğini savundu. Yeni sistem ihtiyacını en çok kadınların vurguladığını dile getiren Onanç, “Pandemi sürecinde öne çıkan kadın liderler üzerine yazılar çıktı çeşitli uluslararası gazetelerde, akademik çalışmalar yapıldı. Bu liderler, toplumsal cinsiyet eşitliğe başta olmak üzere bütünsel eşitliğe inanıyorlar. Kendileri de bir kadın olarak eşitlik mücadelesi verdikleri için mağdur ile empati yapabiliyorlar. Barışı, yaşamı, insanı, doğayı, çocuğu, göçmeni savunuyorlar ve onlara ilişkin politika öneriler geliştiriyorlar. Dürüst, empati yeteneğine sahip, sahici, mütevazı ve samimiler. Hızlı karar alabiliyorlar. Atik, çevik ve becerikliler. Takım çalışmasına, liyakata önem veriyorlar, Kendilerine sadık kişilerle değil yetkin bağımsız, bilimsel danışmanlar ile çalışıyorlar. Katılımcılık ile yönetimi benimsiyorlar, kararlarını geniş bir kitleye danışarak alıyor ve kararlarını geniş kitle ile paylaşıyorlar. Kendi kişisel siyasi geleceklerine değil toplumun ve dünyanın geleceğine öncelik veriyorlar. Sorun çözebiliyorlar, şefkatli ve kucaklayıcılar, sosyal devleti savunuyorlar, etkinler, ehiller, uzmanlar. Böyle bir potansiyel kadın liderliğinden söz ediyoruz.” Diye konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/24/kadinlar-ve-gencler-degisimin-itici-gucu/">Kadınlar ve Gençler Değişimin İtici Gücü&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadın SES’i Projesi 2. Elçiler Buluşması: İstanbul Sözleşmesi, Dijital Aktivizm ve Siber Şiddet</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/21/kadin-sesi-projesi-2-elciler-bulusmasi-istanbul-sozlesmesi-dijital-aktivizm-ve-siber-siddet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Aug 2020 14:56:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[#YükseltSesiniDünyaDeğişsin]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Ses'i]]></category>
		<category><![CDATA[SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=57130</guid>

					<description><![CDATA[<p>SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği’nin, Operation 1325 iş birliğiyle yürüttüğü “Kadın SES’i” projesinin 2. Elçiler Buluşması’nda İstanbul Sözleşmesi, dijital aktivizm ve digital şiddet konuları ele alındı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/21/kadin-sesi-projesi-2-elciler-bulusmasi-istanbul-sozlesmesi-dijital-aktivizm-ve-siber-siddet/">Kadın SES’i Projesi 2. Elçiler Buluşması: &lt;br&gt;İstanbul Sözleşmesi, Dijital Aktivizm ve Siber Şiddet</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Kadın SES’i” Projesi, sosyal medyada daha çok kadının aktif olmasını sağlamak ve yükselen kadın SES’i ile karar mekanizmalarında etkin olmak, toplumsal cinsiyet, sürdürülebilirlik, kadın yoksulluğunun azaltılması, kadına yönelik şiddet, iklim adaleti gibi pek çok acil konuya ilişkin aksiyon alınması için farkındalık oluşturulmasını amaçlıyor.</p>
<p>İkinci Elçiler Buluşması’nda Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav, gazeteci- yazar Emine Uçak Erdoğan, Pikan Ajans Kurucu Ortak ve İletişim Geliştirme Direktörü Pınar İlkiz ve feminist aktivist ve araştırmacı Nurcihan Temür konuşmacı olarak yer aldı.</p>
<p><strong> </strong><strong>İstanbul Sözleşmesine İlişkin Tartışmalar ve Kazanımları  </strong></p>
<p>Elçiler Buluşması’nda ilk olarak söz alan ve İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili tartışmaları, karşılaşılan sorunların çözümü için önerileri ile sözleşmeyle ilgili sosyal medyada nasıl bir baskı yaratılabileceğine ilişkin fikir ve deneyimlerini paylaşan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun genel temsilcisi Gülsüm Kav’ın temas ettiği konular şu şekilde;</p>
<ul>
<li>İstanbul Sözleşmesi’ni tartışmalı hale getirilmesi, topluma kadın örgütlerinin sözleşmeyi anlatmasını, daha fazla kişinin bunun farkına varmasını, daha fazla kadının ve erkeğin, sözleşmenin ne olduğunu öğrenmesini sağladı.</li>
<li>Sözleşmeyi Türkiye toplumuna anlatmak çok önemli bir kazanım oldu; bundaki sonraki gelişmeler için çok önemli bir hazırlık oldu.</li>
<li>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasında “Aile çok kutsaldır, onunla ilgili yerli ve milli düzenlemelerimizi yapacağız” ifadesi ve tartışmalı olan toplumsal cinsiyet ve cinsel yönelim maddelerine düzenleme getirileceği yönündeki bazı haberlere karşın, Feride Acar’ın da söylediği gibi, Sözleşme ’de madde değişikliği yapmak, diğer taraf ülkelerin imzası ve katılımı olmadan, mümkün değil.</li>
<li>Türkiye demokrasi ve haklar bakımından geriye gitmeye başladığı anlardan itibaren, kadınlar toplumsal muhalefeti temsil ediyor hale geldiler. Sözleşmeyle ilgili tartışmalar bunu doğrular nitelikte…</li>
<li>İstanbul Sözleşmesi’nin olması gerektiği gibi uygulanmıyor; ekonomik eşitsizlik kadınları şiddete açık hale getiriyor. Bu nedenle, Sözleşme ’den çıkılmaması kadınları rahatlatmayacak; asıl olarak Sözleşmenin uygulanması yönünde mücadeleye devam edilmesi gerekiyor.</li>
<li>Bireylerin cinsel yönelimlerinden dolayı ayrımcılığa uğramaması maddesinin tartışmalı hale getirilmesine karşı mücadele edilmesi gerekiyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak, bütün cinsel kimlikler meşrudur, şiddetten herkes korunmalıdır.</li>
</ul>
<p><strong><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-57131" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/ses-derneği-logo-640x414.jpg" alt="" width="460" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/ses-derneği-logo-640x414.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/ses-derneği-logo.jpg 1020w" sizes="(max-width: 460px) 100vw, 460px" />Kadınların Hak Mücadelesinde, Dijital Şiddetin Dijital Aktivizmi Baltalama Gücü  </strong></p>
<p>Gülsüm Kav’ın ardından konuşan yazar Emine Uçak Erdoğan’ın temas ettiği önemli başlıklar şunlar;</p>
<ul>
<li>Hak savunuculuğu amacı taşımayan bireysel sosyal medya hesapları da politik olabilir; sosyal medyada “Challenge Accepted” etiketi ile başlayan kampanya buna örnek gösterilebilir. Farklı kadınların kendi durdukları yerden buna katılması ve bu sayede kampanyanın etkisini çoğalttığı “Challenge Accepted”’a katılanların kimi daha politik yaklaşım sergilerken, kimi de daha gündelik hayat üzerine odaklanmayı tercih etti.</li>
<li>Kadınların “sosyal medyada dijital kız kardeşliği”, birbirine destek olmak, hak mücadelesine yardım etmek ve gündelik hayatı paylaşmak üzerinden yürüdü. Bu kız kardeşlik İstanbul Sözleşmesi tartışmaları ile dünyadaki kadınlara yayıldı ve destek buldu.</li>
<li>“Challenge Accepted” kampanyası bize, farklı kadınların kampanya içinde yer almasının ve sürecin organik olarak başlayıp bitirilmesinin önemi gösterdi. Benzer şekilde, bu ‘organiklik’ “erkek yerini bilsin” kampanyasında da mevcuttu.</li>
<li>Digital şiddetin önlenmesi için teknoloji şirketlerinin koruma mekanizmaları kadar kendi bünyelerinde toplumsal cinsiyet eşitliği sağlaması önemli.</li>
</ul>
<p><strong> </strong><strong>Dijital Aktivizmde Dikkate Alınması Gereken Hususlar </strong></p>
<p>Pikan Ajans Kurucu Ortak ve İletişim Geliştirme Direktörü Pınar İlkiz’in dijital aktivizm konulu sunumunda ise öne çıkan başlıklar şunlar;</p>
<ul>
<li>Dijital aktivizmin verimli olması için kampanyanın spesifik, ölçülebilir, başarılabilir ve karşı taraf için de katılabilir olması gerekir. Herhangi bir kampanyanın başarıya ulaşması için, dijital dışında da desteklenmesi önemli…Mücadeleyi mecraya, mecrayı da mücadeleye uydurmak gerekir.</li>
<li>Başarılı bir sosyal medya kampanyası hem kurum hem de onun destekçileri ile birlikte yürür. Destekçilerin şahsi hesaplarından katkı sağlayıp, kurumun resmi şekilde söyleyemeyeceği bir söylem tarzı gerçekleştirebilir.</li>
<li>Kampanyaların sönümlenmemesi için belirli bir takvim ve zaman içinde gerçekleşmesi gerektir; dijitalde bu zaman dilimi daha kısa vadeli olabilir.</li>
<li>Bir diğer önemli konu dijital alanlardan çekilmemek; sadece bir olay olduğunda ani bir çıkış yapmak yerine, kurumun ya da kişinin çalıştığı alanda başvurulabilecek bir mecra olarak kendini konumlandırması gerekli…</li>
</ul>
<p><strong> </strong><strong>Türkiye’de Kadına Yönelik Dijital Şiddet </strong></p>
<p>Elçiler Buluşması’nda son konuşmacı feminist aktivist ve araştırmacı Nurcihan Temür, Türkiye’de digital şiddet konusunda önemli tespitlerde bulundu:</p>
<ul>
<li>100 kadın siyasetçinin Facebook’a <a href="http://esitlikadaletkadin.org/kadin-siyasetcilerden-facebooka-cagri-kadinlarin-sesini-koruyun/"><strong>çağrıda </strong></a>bulunduğu Parlamentolar Arası Birlik (Inter-Parliamentary Union) tarafından yapılan bir araştırmanın gösterdiği gibi, özellikle sosyal medyada görünür olan kadınlar, daha fazla dijital şiddete maruz kalıyor.</li>
<li>Artan digital şiddet biçimleri uluslararası tepki görüyor; öyle ki Birleşmiş Milletler yakın zamanda bu konu ile ilgili acil eylem çağrısında bulundu. Dijital şiddete herkesin maruz kalsa da kadın ve kız çocukları djital şiddeti 27 kat daha fazla deneyimliyor.</li>
<li>Çevrimdışı alanda olduğu gibi çevrimiçinde de kadınlar görünür olduklarında şiddet gerçekleşiyor.</li>
<li>Kadın, feminist aktivistler, siyasetçiler, kadın gazeteciler, kadın akademisyenler ve cinsiyet kimliğini açık olarak yaşayan kişiler siber taciz ve takibe daha çok maruz kalıyor.</li>
<li>Kadın siyasetçilerin başına gelen siber şiddet örneği: İngiltere’de bir kadın siyasetçi kriz merkezleri hakkında bir duyuru yaptıktan sonra 24 saat içinde 600 tecavüz tehdidi ile karşılaştı.</li>
<li>Türkiye’de her on kadından yedisi toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin sonuçlarından ötürü kendilerini internette güvende hissetmiyor.</li>
<li>Tüm bu nedenlerle, kadınlar, dijital şiddeti önemsizleştirmemesi gerekiyor. Anonim hesaplardan olsa bile, güvenliğimizden endişe duymamız, şiddet anlamına gelir ve failler bu tarz şiddeti çok iyi kullanabiliyor.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/21/kadin-sesi-projesi-2-elciler-bulusmasi-istanbul-sozlesmesi-dijital-aktivizm-ve-siber-siddet/">Kadın SES’i Projesi 2. Elçiler Buluşması: &lt;br&gt;İstanbul Sözleşmesi, Dijital Aktivizm ve Siber Şiddet</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
