<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>youTube arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/youtube/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/youtube/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 15 Nov 2019 11:09:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.2</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>youTube arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/youtube/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sivil Toplum Perspektifinden Yargı Reformu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/15/sivil-toplum-perspektifinden-yargi-reformu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kadri İnce]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Nov 2019 11:09:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[15 Temmuz Darbe Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Wikipedia]]></category>
		<category><![CDATA[yargı]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı Reformu Strateji Belgesi]]></category>
		<category><![CDATA[youTube]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44476</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 30 Mayıs 2019’ta açıklanan ‘Yargı Reformu Strateji Belgesi’nin bir kısmı geçtiğimiz ay içinde yasalaştı. Ancak hayata geçen bu düzenlemelerin sivil topluma neler getirdiği-götürdüğü yeterince tartışılmadı. Bu durum, yargı reformuyla ilgili beklentilerin düşük olmasıyla ya da sivil toplumun sesinin kısılmasıyla ilintili olabilir. Yine de, sivil toplumun mevcut durumunun analizini yaparak hukuki zeminde eksiğin ne olduğunu düşünmekte yarar var.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/15/sivil-toplum-perspektifinden-yargi-reformu/">Sivil Toplum Perspektifinden Yargı Reformu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Neler Getirdi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İlk paketi 24 Ekim 2019’da yürürlüğe giren ilk pakette, ifade özgürlüğü ile ilgili yargılamalara temyiz yolu açıldı. Bu anlamda olumlu bir adım atıldığını söylemekte yarar var. Yine ifade özgürlüğü bağlamında, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2. Maddesine </span><i><span style="font-weight: 400;">“</span></i><span style="font-weight: 400;">Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.”</span><span style="font-weight: 400;"> Hükmü eklendi. Yapılan düzenlemenin AİHS’in 10., Anayasa’nın 26. Maddesi’nden farklı bir yönü bulunmadığı düşünüldüğünde, yapılan düzenlemenin tekrar mahiyetinde olduğu görülecektir. Diğer yandan bu düzenleme, karar alıcılar tarafından ifade özgürlüğünü kullanan basın mensupları ya da sivil toplum mensuplarının ‘terör propagandası’ iddiasıyla yargılandığının üstü kapalı bir kabulünü de gösteriyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pakette, sivil topluma bakan ikinci düzenleme ise tutukluluk sürelerine ilişkin. Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 102. Maddesine şu fıkra eklendi:</span></p>
<p>“Soruşturma evresinde tutukluluk süresi, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler bakımından altı ayı, ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler bakımından ise bir yılı geçemez. Ancak, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve toplu olarak işlenen suçlar bakımından bu süre en çok bir yıl altı ay olup, gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilir.”</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum perspektifinden değinebileceğimiz üçüncü düzenleme ise erişimin engellenmesi kararlarına ilişkindir. Uygulamada, erişimin engellenmesi kararı URL bazında değil, sitenin tamamına verilmekteydi. (Wikipedia, YouTube örneği.) Yapılan yeni düzenleme ile, erişimin engellenmesi kararları, ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verilecek. Ancak, teknik olarak ihlale ilişkin içeriğe erişimin engellenmesi yapılamadığı veya ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlarda, internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı verilebildiği de unutulmamalıdır. Yapılan düzenlemenin ifade ve basın özgürlüğü açısından olumlu bir düzenleme olduğunu söylemek yerinde olacaktır. Ancak eklemek gerekir ki, sivil toplumun ve aktörlerinin bu düzenlemelerden daha hayati ihtiyaçları bulunmaktadır.</span></p>
<p><b>Sorun Nerede, Ne Yapılmalı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu düzenlemelerin iyi niyetli bir çaba olması dışında, sivil toplumun yaşadığı sorunlara çözüm ürettiğini söylemek mümkün değildir. Zira sorun yasada değil uygulamadadır. İfade özgürlüğüne ilişkin yargılamalarda da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin emsal kararında ‘şiddete çağrı yapılmayan açıklamaların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirileceği’ belirtilmiştir. Ancak, yargı sistemimizin ifade özgürlüğü ile ilgili aldığı kararlar doğrultusunda AİHM’de en çok davası olan ülkeler arasındayız. Aynı şekilde AİHM tarafından Türkiye hakkında ihlal kararı verilen hususlardan diğerleri de adil yargılanma hakkı ve özgürlük ve güvenlik hakkıdır. Bunun temel sebebi yasalar değil, yargı bağımsızlığının tesis edilememesindendir. Bu doğrultuda hakim ve savcıların mesleğe kabul süreci, HSK üyelerinin seçim süreci ve mülakatları şeffaf bir şekilde yürütülmelidir. Strateji belgesinde yer alan coğrafi teminat gerçek anlamıyla uygulamaya koyulmalıdır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">15 Temmuz Darbe Girişimi ve akabinde yaşanan OHAL sürecinin yarattığı yıkım sivil toplumda halen yankılarını sürdürmektedir. Büyükada ve Gezi davası başta olmak üzere, ifade ve örgütlenme özgürlüğünü kullandığı için görevlerinden, özgürlüklerinden edilen, kurumları kapatılan sivil toplum aktörleri ciddi hak ihlallerine uğradıkları gibi, içinde bulunduğumuz süreç diğer sivil toplum aktörlerinin içine kapanmasına neden olmuş, kamu-sivil toplum ilişkisini zayıflatmıştır. Bu bağlamda KHK’lar ile oluşturulan mağduriyetler giderilmeli, beraat eden kişilere ve haksızca kapatılan kurumlara iade-i itibar sağlanmalı, bu sayede sivil toplumun hukuki güvenliği ve hukuki öngörülebilirliği yeniden tesis edilmelidir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Belirtilmesi gereken bir diğer husus da toplantı ve gösteri yürüyüşü alanındadır. Uygulamada valilik ve kaymakamlık makamlarının ‘kamu güvenliği’ ve ‘kamu sağlığı’ gibi soyut, ucu açık gerekçelerle toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin önlendiği görülmektedir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü özgürlüğüne ilişkin yasal düzenlemelerin yeterli olduğunu belirtmekle beraber, bu ucu açık kavramların sivil toplum üzerinde tehdit unsuru olarak tutulması doğru değildir. Yapılacak düzenlemelerle bu kavramların yasal zeminde açıklanması hukuki öngörülebilirlik açısından önemlidir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum aktörlerinin örgütlenme özgürlüğü kapsamında gerçekleştirdiği faaliyetler zaman zaman ‘silahlı terör örgütüne üye olma/propaganda yapma’ gibi suç isnatlarıyla karşı karşıya kaldığı görülmektedir. Her ne kadar Anayasa Mahkemesi’nin dernek üyeliğinin silahlı terör örgütüne üyelik kapsamında delil olarak değerlendirilemeyeceğine yönelik aldığı <a href="https://www.anayasa.gov.tr/tr/haberler/bireysel-basvuru-basin-duyurulari/yasal-bir-dernegin-faaliyetlerine-katilmanin-teror-orgutu-uyeligi-sucundan-mahkumiyette-delil-olarak-kullanilmasi-nedeniyle-orgutlenme-ozgurlugunun-ihlal-edilmesi/">son karar</a></span><span style="font-weight: 400;"> yerinde ve önemli olsa da, sorunun temeli Terörle Mücadele Kanunu’nda yer alan terör tanımındadır. Bu tanım çerçevesinde, BM İnsan Hakları Konseyi’nin özel raportörü Ben Emmerson tarafından hazırlanan 22 Şubat 2016 tarihli raporundaki hususlara dikkat edilmesi yararlı olacaktır</span><span style="font-weight: 400;">: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">(a) ifadede teşvik edilen fiil gerçek anlamda terör niteliği taşımalı,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">(b) ifade özgürlüğünü mümkün olan en az şekilde sınırlamalı,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">(c) kanunda net bir şekilde ifade edilmeli, “öven” veya “yücelten” gibi kelimelerden kaçınmalı,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">(d) teşvik edilen fiilin işlenmesinin gerçek (objektif) bir risk olduğu şartını içermeli,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">(e) ifade eden kişinin o fiilin gerçekleşmesi amacını taşıdığını açıkça gösterebilmeli,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">(f) suça teşvik oluşturmayan ifadelerin cezai sorumluluk taşımayacağını belirtmeli.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/15/sivil-toplum-perspektifinden-yargi-reformu/">Sivil Toplum Perspektifinden Yargı Reformu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;STK&#8217;ların sosyal medya kullanım amaçları, alışkanlıkları ve sosyal medyayı kullanım yöntemleri&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/12/stklarin-sosyal-medya-kullanim-amaclari-aliskanliklari-sosyal-medyayi-kullanim-yontemleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Betül Önay Doğan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jun 2017 11:55:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum kuruluşları]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>
		<category><![CDATA[youTube]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=15713</guid>

					<description><![CDATA[<p>STK&#8217;ların sosyal medya kullanım amaçlarını ve alışkanlıklarını sorgulayan araştırma, sosyal medyanın genellikle farkındalık oluşturma amacıyla ve profesyonellikten uzak yönetildiğini ortaya koyuyor. İstanbul’daki mesleki dayanışma dernekleri, illerin kalkınma, destek, kültür ve yardımlaşma vakıfları haricindeki STK’lara 01.02.2016- 30-03-2016 tarihleri arasında mail yoluyla anket gönderilmiş ve 102 geri dönüş alınmıştır. STK&#8217;ların sosyal medya kullanım amaçları, alışkanlıkları ve sosyal [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/12/stklarin-sosyal-medya-kullanim-amaclari-aliskanliklari-sosyal-medyayi-kullanim-yontemleri/">&#8220;STK&#8217;ların sosyal medya kullanım amaçları, alışkanlıkları ve sosyal medyayı kullanım yöntemleri&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>STK&#8217;ların sosyal medya kullanım amaçlarını ve alışkanlıklarını sorgulayan araştırma, sosyal medyanın genellikle farkındalık oluşturma amacıyla ve profesyonellikten uzak yönetildiğini ortaya koyuyor.</strong></p>
<p>İstanbul’daki mesleki dayanışma dernekleri, illerin kalkınma, destek, kültür ve yardımlaşma vakıfları haricindeki STK’lara 01.02.2016- 30-03-2016 tarihleri arasında mail yoluyla anket gönderilmiş ve 102 geri dönüş alınmıştır. STK&#8217;ların sosyal medya kullanım amaçları, alışkanlıkları ve sosyal medyayı kullanım yöntemlerini betimlemek amacıyla Doç. Dr. Betül Önay Doğan ve Doç. Dr. Kemal Suher tarafından gerçekleştirilen çalışma, STK&#8217;ların sosyal medyayı kullanımlarıyla ilgili genel bir çerçeve ortaya koymuştur.</p>
<h4>&#8220;STK&#8217;ların hedef kitlelerine ve çalışma alanlarına bağlı olarak sosyal medya platformlarını kullanmaları, özgürce içerik oluşturabildikleri bu alana daha profesyonel yaklaşmaları ve ileriye yönelik stratejilerinin bir parçası haline getirmeleri gerekiyor&#8221;</h4>
<p>İlişki kurmak ve sürdürmek için öncelikle farkındalığı oluşturmak gerekmektedir. Araştırmaya göre STK’ların sosyal medya kullanımı genellikle hedef kitlenin farkındalığını artırmanın ötesine geçememektedir. Bu sebeple STK’ların sosyal medyayı temel düzeyde kullandığı ifade edilebilir. Diğer bir önemli sonuç ise her zaman sosyal medya platformlarına atfettikleri önemlere bağlı olarak kullanım pratiklerinin şekillenmemesidir. STK&#8217;lar için en önemli sosyal medya platformu Facebook&#8217;tur ve sosyal medya kullanımlarında neredeyse tüm yükü Facebook omuzluyor. Ancak yine yüksek öneme sahip olduğu belirtilen YouTube ve kullanım oranı ilişkisi için aynı şeyi ifade etmek mümkün değildir. Diğer bir önemli tespit ise sosyal medya kullanım ve yönetiminin gönüllüler tarafından gerçekleştiğidir.</p>
<p>Araştırma sonuçları ileriyi planlamak ve eksikleri kapatmak için içinde bulunduğumuz resmin çerçevesini çiziyor. STK&#8217;ların hedef kitlelerine ve çalışma alanlarına bağlı olarak sosyal medya platformlarını kullanmaları, özgürce içerik oluşturabildikleri bu alana daha profesyonel yaklaşmaları ve ileriye yönelik stratejilerinin bir parçası haline getirmeleri gerekiyor. Bu araştırmadan yola çıkarak içerik üretimi ve sosyal medya kullanımını platformlar ekseninde derinlemesine inceleyen ve öngörülen uygulamalar doğrultusunda stratejilerin etkisini tartışan araştırmalara ihtiyaç duyuluyor.</p>
<p>&#8220;STK&#8217;ların Sosyal Medya Adaptasyonları ve Yönetim Süreci&#8221;ni inceleyen araştırmanın sonuçları:</p>
<h4><strong>&#8220;Web sitesi, Facebook, Twitter önemli görülüyor kullanılıyor YouTube, blog önemli görülüyor ama aynı oranda kullanılmıyor&#8221;</strong></h4>
<p>Çalışmada STK&#8217;ların önemli gördükleri platformlar sorgulanmış ve sıralama web sitesi, Twitter, Facebook, YouTube, Blog, Linkedin ve video bloglar olarak ortaya çıkmıştır. Türkiye&#8217;deki internet kullanım alışkanlıkları göz önüne alındığında bu sıralama beklenen bir sıralamadır. Bahsedilen platformlardan hangilerini kullandıkları sorulduğunda ilk üç platformun önem derecesiyle paralel sayısal değerlerde kullanıldığı görülüyor. Ancak Youtube&#8217;un 94 STK tarafından önemli olduğu düşünülürken, Youtube&#8217;u iletişim aracı olarak kullanan STK sayısı 56’dır. Blog, Linkedin ve video blogların da benzer şekilde önem dereceleri ve kullanım oranları arasında büyük farklılıklar bulunuyor.</p>
<p>Ericsson&#8217;un dünya çapında yaptığı araştırmanın Türkiye sonuçlarında, taşınabilir cihaz kullanımının artmasıyla ev dışında içerik izleme oranının yüzde 27 arttığı görülüyor. İçerik izlenen platformlar arasında ise seç-izle platformları arasında en fazla içerik izlenen platform YouTube. Bu bağlamda YouTube&#8217;un önemli görülmesi STK açısından doğru bir tespit. Ancak önemi kullanıma yansıtmakta sıkıntı yaşıyor. Sosyal medyanın STK iletişim stratejisinin bir parçası haline gelmesi bu alanda çözüm üretilmesini sağlayabilir.</p>
<p><strong>Sosyal medya kullanmaya neden başladım: Farkındalığı artırmak için</strong></p>
<p>STK&#8217;lara platformları kullanmaya başlama sebepleri sorulmuş ve beş farklı başlıktan birisini tercih etmeleri istendi. Tercih edilmesi istenen başlıklar; geri dönüş almak, bağışları artırmak, şeffaflık/hesap verebilme, gönüllü sayısını artırmak ve farkındalığı artırmak. Çıkan sonuçlar tüm platformların en yüksek dağılımı farkındalığı artırma başlığında topladığını gösteriyor. Bloglar farkındalığı arttırma amacından sonra şeffaflık/hesap verebilme aracı olarak görülmekte, Facebook gönüllü sayısını artırmak, Twitter geri dönüş alma amacıyla kullanılmakta, Linkedin bağışları artırma ve YouTube geri dönüş alma aracı olarak görülüyor.</p>
<p>Her platform farklı özelliklere sahiptir. Özelliklerine bağlı olarak elde edilebilecek faydaların da farklılık göstermesi şaşırtıcı bir sonuç değildir. Ancak ankette kullanılan platformların ne oranda ölçümlendiği sorulduğunda, ankete katılanların büyük kısmının ölçümleme yapmadığı, diğer bir kısmının ise tıklama oranı ya da takipçi sayısını temel ölçüm aracı olarak gördüğü görülmüştür. Ölçümlemeye profesyonel bir açıdan yaklaşanların oranı ise yok denecek kadar azdır. Bahsedilen bulgular STK&#8217;ların sosyal medyayı kullanma amaçlarının sezgisel olmaktan öteye geçmediğini düşündürüyor.</p>
<p>Amaçların STK&#8217;ların yaptığı çalışmalar ve etkileri göz önüne alınarak şekillenmesi gerekiyor. İleriki çalışmalara platformlardan beklentiler ve realitenin ne kadar örtüştüğüne yönelik olmalıdır.</p>
<p><strong>Sosyal medya kullanılırken en sık yaşanan sıkıntı: İnsan ve zaman</strong></p>
<p>Sosyal medya kullanılırken yaşanan sıkıntıların sebebi sorgulandığında yüzde 40 oranında ilgilenecek kişi noktasında sıkıntı yaşadığı ve bu oranı yüzde 29.6&#8217;yla zaman sıkıntısının takip ettiği görülüyor. Maddi sıkıntılar yüzde 16.55, bilgi eksikliği yüzde 8.97, kurumsal destek eksikliği ise yüzde 4.83 oranında.</p>
<p>Takip eden soru sosyal medyanın kim tarafından yönetildiğine yöneliktir. Yüzde 41.96 gönüllü, yüzde 35.71 tam zamanlı çalışan, yüzde 13.39 yarı zamanlı çalışan yönetimi üstlenmekte, yüzde 8.93 oranında dışarıdan destek alınıyor. Gönüllülerle yapılan takip ve sosyal medya yönetiminin uzun soluklu bir iletişim stratejisini sıkıntıya düşürebileceği ve amatör bir yaklaşımdan öteye geçmede problem oluşturacağı öngörülebilir. Aynı zamanda gönüllülerin bu konudaki bilgi ve yeterlilikleri de ayrı bir sorgulama konusudur. STK&#8217;lar genellikle gönüllü desteği aldıklarında zaten mevcut olan sıkıntılarına bir çözüm olarak gördükleri için ileri bir incelemeden kaçınabiliyor.</p>
<p><strong>Sosyal medyaya ne sıklıkla uğruyorsunuz?</strong></p>
<p>Son olarak kullandıkları platformları ne sıklıkla güncelledikleri sorgulanmıştır. Sosyal medyanın en belirleyici özelliklerinden birisi “anındalığıdır”. Kullanıcılar için içeriğe bağlı olarak bazen birkaç saatlik bilgiler bir &#8220;eskimiş&#8221; olarak görülebiliyor. Sorulan sorulara dakikalar içinde yanıt alınmak isteniyor. Böyle bir alanda etkili bir şekilde var olabilmenin yollarından biri güncel kalmaktır.</p>
<p>En sık veri girişi yapılan alan Facebook&#8217;tur. Twitter incelendiğinde her gün ve haftada bir kez güncelleyenlerin sayısının birbirine yakın olduğu görülüyor. Linkedin ve YouTube için en yüksek dağılım ihtiyaç duyuldukça seçeneğindedir. Web sitesi için ise ilginç olan her gün (%34), en az haftada bir kez (%28), ihtiyaç duyuldukça (%28) dağılımlarının birbirine yakınlığıdır.</p>
<p>Burada ileriki çalışmalar için yapılması gereken bir diğer sorgulama güncellemelerin “interaktiviteyi” yani karşılıklı iletişimi içerip içermediği sorusudur. Hedef kitleyi içine katmayan bir iletişim sürecinin sosyal medya bağlamında sağlıklı bir iletişim olmadığını söylemek doğru olacaktır. Tüm platformların hedef kitle gözeterek ve hedef kitleyi dahil ederek kullanılması bir zorunluluktur. Bireyler içerik oluşturabildikleri, seslerini duyurabildikleri ya da en azından bunları yapabilecekleri yönündeki inançlarından dolayı sosyal medyayı kullanıyor. STK&#8217;ların sosyal medya iletişimlerinde bunu ne kadar gözettikleri ayrı bir çalışma konusudur.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/12/stklarin-sosyal-medya-kullanim-amaclari-aliskanliklari-sosyal-medyayi-kullanim-yontemleri/">&#8220;STK&#8217;ların sosyal medya kullanım amaçları, alışkanlıkları ve sosyal medyayı kullanım yöntemleri&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Boğaziçi Üniversitesi’nin &#8216;Açık Ders&#8217; programı artık YouTube&#8217;da</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/02/25/bogazici-universitesinin-acik-ders-programi-artik-youtubeda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Feb 2017 13:00:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Açık Ders]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaziçi Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[youTube]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=11732</guid>

					<description><![CDATA[<p>Boğaziçi Üniversitesi’nin farklı ilgi alanlarına dair birçok içeriği barındıran ve toplumun tüm kesimlerine hitap eden ‘Açık Ders’ seminer dizisi internette yayımlanmaya başlandı. Boğaziçi Üniversitesi’nin halka açık olan “Açık Ders” programına artık internet ortamından da ulaşılabiliyor. Üniversite bilimsel merak, özgür düşünce ve yaratıcı fikirlerin oluşmasına katkı sağlamak amacıyla başlattığı diziyi Youtube kanalından yayımlıyor. Farklı temalar altında [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/02/25/bogazici-universitesinin-acik-ders-programi-artik-youtubeda/">Boğaziçi Üniversitesi’nin &#8216;Açık Ders&#8217; programı artık YouTube&#8217;da</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Boğaziçi Üniversitesi’nin farklı ilgi alanlarına dair birçok içeriği barındıran ve toplumun tüm kesimlerine hitap eden ‘Açık Ders’ seminer dizisi internette yayımlanmaya başlandı.</h3>
<p>Boğaziçi Üniversitesi’nin halka açık olan “Açık Ders” programına artık internet ortamından da ulaşılabiliyor.</p>
<p>Üniversite bilimsel merak, özgür düşünce ve yaratıcı fikirlerin oluşmasına katkı sağlamak amacıyla başlattığı diziyi Youtube kanalından yayımlıyor.</p>
<p>Farklı temalar altında psikolojiden bilgisayar mühendisliğine, fizikten dilbilime birçok alandaki gelişmelerin paylaşıldığı dersler Youtube kanalından bilim meraklılarının izlemesi için hazırlandı.</p>
<p>Zaman algısından iklim değişikliğine, kaostan Cern’de yaşanan gelişmelere kadar pek çok farklı konu başlığının ele alındığı dersleri kaçıranlar Youtube kanalı üzerinden istedikleri dersi izleyebilecek.</p>
<h4>&#8216;AÇIK DERSLER&#8217; ARTIK DAHA ULAŞILABİLİR</h4>
<p>Yrd. Doç. Dr. İnci Ayhan’dan “Zaman Algısı”, Prof. Dr. Levent Kurnaz’dan “İklim Değişikliğinin Dünyaya ve Türkiye’ye Etkileri”, Prof. Dr. Erhan Gülmez’den “CERN’de Neler Oluyor?”, Prof. Dr. Yağmur Denizhan’dan“Belirsizlik ve Kaos”, Prof. Dr. Yaman Barlas’dan “Sistem Yaklaşımı Nedir?” konulu dersler, hâlihazırda Boğaziçi Üniversitesi Youtube kanalından takip edilebiliyor.</p>
<p>İnternet üzerinden paylaştığı ‘Açık Ders’lerle bilgiyi daha ulaşılabilir kılmayı amaçlayan Boğaziçi Üniversitesi, bu alanda ortaya koyduğu farklı yaklaşımla, örnek bir projeye imza atıyor.</p>
<h4>28 MART&#8217;TA DÖNEM  SONA ERİYOR</h4>
<p>Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından verilen dersler, geçtiğimiz yıl Beşiktaş Belediyesi ile işbirliği çerçevesinde başlamış Sarıyer Belediyesi ile devam etmişti. Boğaziçi Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi’nin (BÜYEM) katkılarıyla, Sarıyer Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde ücretsiz olarak gerçekleşen dersler 28 Mart tarihinde Elif A. Duman’ın ‘’Stresin Sinir Sisteminin Üzerindeki Etkileri’’başlıklı semineri ile dönemi kapatacak.</p>
<p><iframe title="Zaman Algısı | BU+ Açık Ders" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/iZhwdUKYgjg?list=PL2bUT1oM1LkpKOknRWhh_M1Nxj7Fy7PDB" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Haber Kaynağı: Hürriyet</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/02/25/bogazici-universitesinin-acik-ders-programi-artik-youtubeda/">Boğaziçi Üniversitesi’nin &#8216;Açık Ders&#8217; programı artık YouTube&#8217;da</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
