<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yoksullukla mücadele arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/yoksullukla-mucadele/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/yoksullukla-mucadele/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 20 Dec 2018 15:45:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>yoksullukla mücadele arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/yoksullukla-mucadele/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yanı Başımızdaki Meksika: Eğitim Yoksulluk ve Eşitsizlikle Mücadele Etmek Zorundadır</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/07/yani-basimizdaki-meksika-egitim-yoksulluk-ve-esitsizlikle-mucadele-etmek-zorundadir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Jun 2018 07:50:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Eşitsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Meksika]]></category>
		<category><![CDATA[Yoksulluk]]></category>
		<category><![CDATA[yoksullukla mücadele]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=27605</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eğitim sistemimizin durumunu incelerken, akademik başarı bakımından öne çıkan ülkelerdeki durumu sık sık tartışıyoruz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/07/yani-basimizdaki-meksika-egitim-yoksulluk-ve-esitsizlikle-mucadele-etmek-zorundadir/">Yanı Başımızdaki Meksika: Eğitim Yoksulluk ve Eşitsizlikle Mücadele Etmek Zorundadır</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada, akademik başarı bakımından dikkat çekmeyen, ancak pek çok meselesi Türkiye’deki meselelere benzeyen coğrafyalardan da öğrenilecek dersler var. Bu coğrafyalardan biri Latin Amerika.</p>
<p>1957’den bu yana her yıl gerçekleştirilen önemli bir uluslararası konferans olan “Karşılaştırmalı ve Uluslararası Eğitim Topluluğu” (Comparative and International Education Society-CIES) Konferansı bu yıl Meksika’da gerçekleştirildi. Bu vesileyle hem Meksika hem latin Amerika üzerine gözlem yapabilme, farklı deneyimleri dinleme fırsatı yakaladım.<br />
Türkiye ve Meksika, pek çok açıdan benzer iki ülke. Dünya Bankası verilerine göre Türkiye’de 10.863, Meksika’da 8.209 dolar olan kişi başına düşen Gayri Safi Yurtiçi Hasıla ile iki ülke de OECD ülkeleri arasında sonlarda. Meksika, Şili ve Türkiye, gelir adaletsizliğinin en yüksek olduğu OECD üyesi ülkeler. 18-24 yaş arasında olup ne işte ne okulda olan gençlerin oranı Türkiye’de %33, Meksika’da %23. İki ülke OECD ülkeleri arasında en sonlarda.</p>
<p>Ortaöğretim Meksika’da da Türkiye’deki gibi 2012’de zorunlu oldu; ortaöğretimde net okullulaşma oranı Meksika’da %77, Türkiye’de %82,5. Okula devamla ilgili sorunlar, okul terki her iki ülkede de önemli konular. Bir o kadar önemli olan, okula erişimin öğrenme ile eşit olmaması. Uluslararası bir değerlendirme olan PISA sonuçlarına göre, 15 yaşında olan ve eğitim gören çocukların matematik, fen ve okuma başarıları Türkiye’de Meksika’nın biraz üzerinde olsa da her iki ülkede de çocukların bu alanlarda temel becerileri düşük. Üst düzey başarı gösteren çocuklar ise yok denecek kadar az.<br />
Yalnızca Meksika’nın değil, Latin Amerika’nın son 30 yıldaki genel durumu ise şöyle özetlenebilir: Okullulaşmada ilerleme oldu. Eşitsizlikler ise devam ediyor, çocuklar sosyoekonomik duruma göre ayrı okullarda okuyorlar. Özel okullar arttı, devlet okullarında ise yoksullar toplanıyor. Okullar arasında kaynak ve öğretmen dağılımı dengesizlik gösteriyor. Bu genel çerçeveden bakınca da Türkiye ile Latin Amerika arasında benzerlikler görülüyor.</p>
<p>Latin Amerika’da da Türkiye’de de çeşitli kurumlar her çocuğun nitelikli eğitime erişimi için çabalıyor. Bu yıl CIES konferansı’na 115 ülkeden 3.200 kişi katıldı. Dört gün süren konferansta tartışılan konular bizi bazı çözüm önerileri üzerine düşünmeye davet ediyor:</p>
<p>»Yoksulluk ve eşitsizlik Latin Amerika için yakıcı bir sorun. Dolayısıyla eğitim bunlarla mücadeleye hizmet etmek zorunda. Aynı zamanda, ailelerin sosyoekonomik durumunu, öğrencilerin beslenmesi ve barınması gibi konuları göz ardı ederek eğitime erişimi ele almak mümkün değil.</p>
<p>»Özellikle yoksul nüfus için erken çocukluk eğitimini, sağlık hizmetlerini ve beslenme desteğini önceliklendirmek gerekli.<br />
»Sosyoekonomik bakımdan dezavantajlı nüfusun yaşadığı bölgelerdeki öğretmen eksiğini kapatmakla kalmayıp bu eksiği çok iyi donanıma sahip öğretmenlerle doldurmak gerekli.</p>
<p>»Şili’de uygulanan özel okullara teşviklerin eğitimin niteliğine olumlu bir katkısı olmadı; eşitsizlikler daha da arttı.<br />
Eğitime erişim sorununu çözmüş, PISA gibi değerlendirmelerde öne çıkan Finlandiya, Estonya, Singapur, Güney Kore gibi ülkeleri izlemek her ne kadar önemliyse de, yukarıdaki verilerin sunduğu bağlam nedeniyle, Latin Amerika’daki Türkiye’ye benzer ülkelerin eğitimde çözüm arayışlarını yakından takip etmek yararlı olacaktır. Latin Amerika’ya ilişkin değerlendirmelerde öne çıktığı gibi Türkiye’de de eğitim politikalarına yoksulluk ve eşitsizlik penceresinden bakmamız zorunlu.</p>
<p>Türkiye’de özel okulların payı giderek artıyor ve bu artış kamu politikası olarak destekleniyor; özel okullara öğrenci başına 2014-15 eğitim-öğretim yılından bu yana ödenen teşvikler toplamda 4 milyar TL’ye yaklaştı. Ancak bu politikanın ölçme-değerlendirmesini yeterince yapamıyor, sosyal eşitlik ve ayrışma üzerindeki etkilerini yeterince hesap edemiyoruz.</p>
<p>Ülkemizde yoksul çocuklara yönelik şartlı eğitim yardımı ve burslar söz konusu. Okul sütü ve okul üzümü gibi beslenme destekleri sunuluyor. Ancak bu destekler yoksul ve özellikle okuldan ayrılıp bir işte çalışmaya başlama riski bulunan çocuklar için yeterince önleyici değil. Yoksul çocuklar için okul öncesi eğitime erişim de hâlâ önemli bir sorun. Nitelikli okul öncesi eğitimi tüm çocuklar için erişilebilir kılmadan, eğitimi bir eşitlik aracı olarak görmek zorlaşıyor.Özellikle sosyoekonomik olarak dezavantajlı nüfusun yoğun olarak yaşadığı bölgelerdeki öğretmen ihtiyacını kalıcı olarak kapatmak da üzerinde durmamız gereken bir konu.</p>
<p><strong>Kaynakları verimli kullanmalı</strong><br />
Sonuç olarak, Türkiye’ye benzer koşullar içerisinde eğitime erişimi ve eğitimin niteliğini artırmak için çabalayan kurumları dinleyince, şu konuları önceliklendirmek gerektiği görülüyor: Yoksullukla mücadele, eğitime erişimi ve eğitimde niteliği artırmak için kilit önem taşıyor; eşitsizliklerle mücadele ve eğitimde öğrenmeyi artırmak için erken çocukluk eğitimine odaklanmak gerekiyor; okul öncesi eğitimi zorunlu hale getiren Meksika’da bunun etkilerinin olası olumlu sonuçlarını izlemek yararlı olabilir; Şili hakkındaki analizleri dikkate alarak özel okulları teşvik etme uygulamasını gözden geçirmemiz, uygulamanın ölçme-değerlendirmesini yapmamız ve sonuçları kamu kaynaklarının verimli ve eşitlikçi kullanımı süzgecinden geçirmemiz önemli; Latin Amerika da dahil olmak üzere pek çok ülkede özellikle dezavantajlı bölgelerde görev yapan öğretmenlerin motivasyonunu artıran önlemler almak yaygın biçimde tartışılıyor, bu konuyu Türkiye için de gündeme almak önemli görünüyor.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://www.birgun.net/haber-detay/yani-basimizdaki-meksika-egitim-yoksulluk-ve-esitsizlikle-mucadele-etmek-zorundadir-218233.html" target="_blank" rel="noopener">Birgün</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/07/yani-basimizdaki-meksika-egitim-yoksulluk-ve-esitsizlikle-mucadele-etmek-zorundadir/">Yanı Başımızdaki Meksika: Eğitim Yoksulluk ve Eşitsizlikle Mücadele Etmek Zorundadır</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şerif Camcı: 370 derneğin kapısına mühür vurulması örgütlenme özgürlüğünün yerle bir edilmesidir</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2016/11/17/serif-camci-370-dernegin-kapisina-muhur-vurulmasi-orgutlenme-ozgurlugunun-yerle-bir-edilmesidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bahar Kılınç]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Nov 2016 11:53:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[KHK]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[Sarmaşık Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[şerif camcı]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[yoksullukla mücadele]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=12755</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sarmaşık- Yoksullukla Mücadele ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği geçen haftalarda çıkan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan onlarca dernekten biri. Diyarbakır&#8217;da açlık riskini giderme çalışmaları yürüttüklerini söyleyen dernek başkanı Mehmet Şerif Camcı ile Sarmaşık Derneği&#8217;nin kapatılmadan önce yürüttükleri çalışmalar hakkında konuştuk. Camcı derneklerin kapatılmasını &#8220;sivil örgütlenme alanının dinamitlenmesi&#8221; olarak değerlendirdi. &#8220;Sadece Diyarbakır kent merkezinde 4500’ü aşkın [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/11/17/serif-camci-370-dernegin-kapisina-muhur-vurulmasi-orgutlenme-ozgurlugunun-yerle-bir-edilmesidir/">Şerif Camcı: 370 derneğin kapısına mühür vurulması örgütlenme özgürlüğünün yerle bir edilmesidir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sarmaşık- Yoksullukla Mücadele ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği geçen haftalarda çıkan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan onlarca dernekten biri. Diyarbakır&#8217;da açlık riskini giderme çalışmaları yürüttüklerini söyleyen dernek başkanı Mehmet Şerif Camcı ile Sarmaşık Derneği&#8217;nin kapatılmadan önce yürüttükleri çalışmalar hakkında konuştuk. Camcı derneklerin kapatılmasını &#8220;sivil örgütlenme alanının dinamitlenmesi&#8221; olarak değerlendirdi.</strong><span id="more-12755"></span></p>
<h4>&#8220;Sadece Diyarbakır kent merkezinde 4500’ü aşkın kimi geceler aç yatan, üretime geri dönüşü mümkün olmayan parçalanmış aile bulunmakta&#8221;</h4>
<p><b>-Sarmaşık Derneği&#8217;nden bahseder misiniz? Faaliyetleriniz ve bir sivil toplum kuruluşu olarak odağınıza aldığınız konular nelerdir?</b></p>
<p><b></b><span style="font-weight: 400;">Sarmaşık Derneğimizin yaptığı saha araştırmasının verisidir; sadece Diyarbakır kent merkezinde 4500’ü aşkın kimi geceler aç yatan, üretime geri dönüşü mümkün olmayan parçalanmış aile bulunmakta. Bu ailelerin hiç birinde, iş verseniz dahi çalışabilecek durumda tek bir aile bireyi bulunmamakta. Tek “gelirleri” yaşama tutunma araçları sosyal yardımlardır. Destek alamadıkları günlerde de muhtemelen aç yatan aileler. Çoğu savaş mağduru. Parçalanmış ailelerdir. Üstelik son 10 yılda her geçen gün daha da yoksullaşan aileler. Yani ekonomik olarak kentin “en diptekileridir”. Günlük 1 dolar geliri dahi bulunmamakta. Kent nüfusu açısından 4500 rakamı oldukça büyük bir rakamdır. Bu yoğunlukta ve bu derinlikte bir yoksulluk Afrika’daki açlıkla yarışır düzeyde. Kürtlerin yaşadığı yoksulluğun en özgün yönü budur.   </span></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-12757" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/sarmaşık-derneği1.jpg" alt="" width="700" height="595" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sarmaşık-Yoksullukla Mücadele ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneğimizin hedef kitlesi bu ailelerdir. Şu an 5 ayrı sosyo-ekonomik projeyi eş zamanlı olarak bu ailelerin açlık riskini giderme amacıyla yürütüyoruz. İşte Sarmaşık Derneği, sadece ve sadece bu durumdaki 5 bin 400 aileye yani yaklaşık 32 bin kişiye, hiçbir ayrım yapmaksızın, insan onuruna yaraşır bir tarzda ve her ay düzenli olarak aileye gıda, çocuklarına eğitim desteği sunmaya çalışıyordu. 11 yıldan bu yana aralıksız yürüttüğü bu insani destek çalışması ile bugüne kadar belirttiğimiz ailelere toplamda 180 bin kez destek sundu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Üstelik tüm yoksulluk ve yoksunluğuna rağmen proje bütçelerini de bu kadim kentin sınırlandırılmış olanaklarını bir araya getirerek, bir anlamda </span><b>KENT KOMÜNÜ</b><span style="font-weight: 400;"> oluşturarak yapmaya çalışıyoruz. Ötesinde 5200 duyarlı yurttaşımızın küçük ama anlamlı, sürekli katkılarını da dâhil ederek belirttiğimiz ailelere destek olmaya çalışıyoruz. Bunu yaparken de hak temelli yaklaşımı olmazsa olmaz görüyoruz.</span></p>
<h4>&#8220;Kentimizde yoksulluğun tahammül edilebilir sınırların oldukça ötesine geçmiş olmasından dolayı YOKSULLUKLA MÜCADELE dedik&#8221;</h4>
<p><b>-Sitenizde şöyle bir soru var; &#8220;Neden yoksullukla mücadele?&#8221; Bu soruyu tekrar cevaplamanızı rica ediyorum. Neden yoksullukla mücadele ediyorsunuz ve mücadele etme yöntemleriniz nedir?</b></p>
<p>Eşitsiz gelişme koşullarının en çarpıcı, barışçıl üretim ortamının en karmaşık, kaynaklara ulaşımın en adaletsiz ve elbette ki yoksulluğun bilinen tüm tanımlarının en gerisinde olan bir coğrafyada yaşıyor olmamızdan kaynaklı olarak YOKSULLUKLA MÜCADELE dedik. Yaşamın olağan akışını dinamitleyen bu küresel sorun karşısında “biz ne yapabiliriz ki” yılgınlığına kapılmadan, dayanışmaya dair maddi-manevi olanaklarımızı birleştirerek “mutlaka yapılacak bir şeyler vardır” düşüncesiyle YOKSULLUKLA MÜCADELE dedik.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-12756" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/sarmasik-dernegi.jpg" alt="" width="780" height="578" /></p>
<p>Empati duygumuzun gelişkin olmadığı, ötekini itip-görmezden geldiğimiz, farklı kesimlerle ortak hareket etme becerisini pek de gösteremediğimiz bir ortamda; bıçağın kemiğe dayandığı bu sorun karşısında niçin bir araya gelmeyelim sorusuyla YOKSULLUKLA MÜCADELE dedik. Kentimizde yoksulluğun tahammül edilebilir sınırların oldukça ötesine geçmiş olmasından dolayı YOKSULLUKLA MÜCADELE dedik.</p>
<p><b>-Bölgedeki sürdürülebilir kalkınma politikalarınızdan bahseder misiniz?</b></p>
<p>Açıkça ifade etmek gerekirse, bölgede yaşanan yoksulluğun hatta ötesinde açlık riski karşısında tüm ağırlığımızı bu ailelere acil destek kapsamında ne tür çalışmalar yürütebiliriz arayışına ve çabasına yoğunlaştırdık.</p>
<h4>&#8220;Temel hak ve özgürlüklere erişimde en dezavantajlı durumdaki yoksul aileleri SARMAŞIK’tan mahrum etmek gidin açlıktan ölün, ne haliniz varsa görün demektir&#8221;</h4>
<p><b>-Son olarak son çıkan KHK ile yaklaşık 370 derneğin kapatılması Türkiye&#8217;deki sivil toplumu ve sivil toplum faaliyetlerini sizce nasıl etkileyecek?</b></p>
<p>370 derneğin kapısına bir anda mühür vurulması her şeyden önce örgütlenme özgürlüğünün yerle bir edilmesidir. Sivil örgütlenme alanının dinamitlenmesidir. Bu derneklerde çalışan binlerce gönüllünün, cezalandırılması ve bu çalışmalardan dışlanmasıdır.</p>
<p>Özelde Sarmaşık’ın kapısına mühür vurulması, her şeyden önce açlık riski altındaki 32 bin kişinin en zorunlu gereksinimi olan Gıdaya Erişim Hakkının ihlali, insanların açlığa mahkum edilmesidir. Ötesinde, toplumun en korunaksız, en kırılgan kesiminin adeta kaderine ve içinde bulunduğu olumsuz koşullara mahkum edilmesidir.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Devletin yapmadığı, yapmayı beceremediği kamusal/toplumsal bir görevi layıkıyla yerine getirme çabasındaki Sarmaşık’ın kapısını mühürlemek aklı, izanı, vicdanı ve geleceğimizi mühürlemektir. Temel hak ve özgürlüklere erişimde en dezavantajlı durumdaki bu aileleri Sarmaşık’tan mahrum etmek, en nihayetinde 32 bin insana gidin açlıktan ölün, ne haliniz varsa görün demektir. Bu insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/11/17/serif-camci-370-dernegin-kapisina-muhur-vurulmasi-orgutlenme-ozgurlugunun-yerle-bir-edilmesidir/">Şerif Camcı: 370 derneğin kapısına mühür vurulması örgütlenme özgürlüğünün yerle bir edilmesidir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
