<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yıldıray Lise arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/yildiray-lise/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/yildiray-lise/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 23 Sep 2020 07:26:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Yıldıray Lise arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/yildiray-lise/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8221;Pandeminin Etkilerini Şehir Yaşamında Net Olarak Göreceğiz”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/23/pandeminin-etkilerini-sehir-yasaminda-net-olarak-gorecegiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2020 05:45:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa Koruma Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Yıldıray Lise]]></category>
		<category><![CDATA[“Şehir Planlama Aracı Olarak Ekosistem Hizmetleri: Çankaya İlçesi Örneği”]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=58501</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Şehir Planlama Aracı Olarak Ekosistem Hizmetleri: Çankaya İlçesi Örneği” kitabı vesilesiyle pandeminin kent yaşamına etkilerini konuştuğumuz Doğa Koruma Merkezi’nden Yıldıray Lise, “Pandeminin kentlilere etkilerini ve bireylerin ihtiyacı olan, talep ettiği  değişimleri, dönüşümlerinin etkilerini şehir yaşamında yakın bir gelecekte net olarak göreceğimizi düşünüyorum." dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/23/pandeminin-etkilerini-sehir-yasaminda-net-olarak-gorecegiz/">&#8221;Pandeminin Etkilerini Şehir Yaşamında Net Olarak Göreceğiz”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ekosistem hizmetleri ne demek? Kentliler olarak bizim için ekosistem hizmetleri neden önemli? </strong></p>
<p>Ekosistem hizmetlerini aslında hepimiz yakından tanıyoruz. Terim olarak anlamak için önce ekosistemin ne olduğunu anlamak iyi olur.</p>
<p>Ekosistem; belli bir alanda yaşayan ve birbirleriyle sürekli etkileşim içinde bulunan bitki, hayvan ve mikro organizma gibi canlılar ve bunların cansız öğelerinden oluşan doğal yapılardır. Ormanlar, bozkırlar, göller, denizler, dağlar ilk aklımıza gelenler oluyor. Ekosistem hizmetleri ise dünya üzerindeki ekosistemlerin insanlara ve diğer canlılara sağladığı ürün ve hizmetlerin tamamına verilen isimdir. Bu hizmetler; gıda temini, temiz su sağlama, hava kalitesini koruma, su döngüsünü sağlama, iklimi düzenleme, erozyon kontrolü, rekreasyonel hizmetler, ekoturizm, biyokütle üretimi gibi insanların yaşamını devam ettirebilmesi ve refah içinde yaşayabilmesini sağlayan önemli hizmetlerdir. Birleşmiş Milletler’in 2018 yılında yayınladığı rapora göre, bugün dünya nüfusunun %55’i kentsel alanlarda yaşıyor. Bu oranın 2050 yılına kadar %68&#8217;e ulaşacağı tahmin ediliyor. Yani dünya giderek kente göç ediyor. Hızla artan nüfus ve kentleşme, kentsel alanlardaki ekosistem hizmetlerini ve biyolojik çeşitliliği etkileyecektir hem talep artacak hem de doğanın üzerindeki baskı nedeniyle arz azalacaktır. Ancak diğer canlılara oranla kentlerde yaşayan insanların bu hizmetlerden en çok faydalananlar olduğu da bir gerçektir. Farkında olmasak da şehirde yaşayan bizlerin yaşamı aslında bu hizmetlere bağlıdır. Pandemi süreci bunu bize açıkça gösterdi: Şehirlerdeki yaşam artık eskisi gibi olmayacak.</p>
<p><strong><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-58502" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/yildiray_lise-640x360.jpg" alt="“Şehir Planlama Aracı Olarak Ekosistem Hizmetleri: Çankaya İlçesi Örneği”" width="360" height="202" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/yildiray_lise-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/yildiray_lise-1280x719.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/yildiray_lise-1024x575.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/yildiray_lise.jpg 1600w" sizes="(max-width: 360px) 100vw, 360px" />Ekosistem hizmetleri şehir planlama aracı olarak kullanıldığında kent nüfusu bundan nasıl bir fayda sağlar; kentte karar alıcılar ve Çankaya örneğinde merkezi idare bundan nasıl bir katkı sağlar? </strong></p>
<p>Bu dönemde kette yaşayanların en büyük sorunlarından biri özellikle iklim değişikliğinin etkileridir. Bu nedenle yaşadığımız kentler planlanırken ekosistem hizmetleri, yeşil altyapı ve doğa tabanlı çözümler dikkate alınmalı ve kentlerin iklime dirençli olmasına yönelik çalışmalar ön plana çıkıyor. Dünyada ve yavaş yavaş ülkemizde bunun yansımalarını ve uygulamalarını görüyoruz.</p>
<p><a href="https://www.dkm.org.tr" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Doğa Koruma Merkezi</a> (DKM) olarak yayınladığımız <a href="https://www.dogavesehirler.org/yayinlar/sehir-planlama-araci-olarak-ekosistem-hizmetleri-cankaya-ilcesi-orneg" target="_blank" rel="noopener noreferrer">“Şehir Planlama Aracı Olarak Ekosistem Hizmetleri: Çankaya İlçesi Örneği”</a> kitabıyla ülkemizin en kalabalık ilçesinde ekosistem hizmetlerinin neler olduğunu katılımcı bir yaklaşımla haritaladık ve değerlendirdik. Sonrasında karar vericiler için yeşil altyapı ve doğa tabanlı çözümleri dikkate alarak öneriler geliştirdik. Bu öneriler karar vericilerin, özellikle yerel yönetimlerin vatandaşlarının refahı için ekosistem hizmeti bakış açısıyla bölgelerinin haritalarına tekrar bakmasını, daha bilimsel yaklaşımla ve maliyeti daha düşük çözümlerle kentin sorunlarını ele almasına ve çözüm bulmasına katkı sağlayacaktır. Kentte yaşayanların ise sorunun kaynağını ve mikro ölçekte yaşadığı yerin çevresel özelliğini görmelerini sağlayacak, kent ve çevresindeki yeşil alanların sağladığı ekosistem hizmetleri konusunda farkındalıkları artacaktır. Böylece yerel yönetimlerden bir talepleri olduğunda sadece altyapı sorunlarının çözümü için değil, yaşadıkları alanı daha doğal ve daha sağlıklı bir hale getirilmesi için olacağını düşünüyoruz.</p>
<p><strong>Bu proje ile ne amaçladınız? Ankara ve Çankaya’yı neden örnek olarak tercih ettiniz? Çankaya Türkiye ortalamasına göre ekosistem hizmetleri açısından daha başarılı denebilir mi?</strong></p>
<p>Doğa ve Şehirler Projesi T.C Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı tarafından koordine edilen Türkiye ve AB Arasında Sivil Toplum Diyaloğu-V Hibe Programı (CSD-V) çerçevesinde desteklenen ve Eurosite Derneği ile ortaklaşa yürüttüğümüz bir proje. Çankaya Belediyesi ve beIN İZ TV’nin katkılarıyla gerçekleştirilen projenin temel hedefi; Avrupa Birliği müktesebatı çerçevesinde çevre ve sürdürülebilir kalkınma konularında Türkiye ve Hollanda’daki sivil toplum kuruluşları arasında diyaloğu, bilgi aktarımını, iş birliğini geliştirmek ve şehirlerde doğa tabanlı çözümleri ve yeşil altyapıyı özendirmektir. Çankaya daha önce bu uygulamaları yapan, deneyen ve iş birliğine açık bir belediye ve aynı zamanda ülkemizin en kalabalık ilçesi olarak hem bahsettiğimiz sorunlarla en çok mücadele eden hem de uygulamalarıyla örnek olabilecek bir şehir. Nüfusunu ve özellikle yoğun yapılaşmayı dikkate alırsak ekosistem hizmetleri açısından kendine yetecek bir düzeyde. Çalışmalarında ekosistem hizmetlerini dikkate alan, ekosistem hizmetlerini iyi bir şekilde yönetmeye ve geliştirmeye aday bir yer de diyebiliriz. Tüm bu özelliklerin planlama aşamalarında el alınması ve Çankayalıların daha sağlıklı ve doğal bir ortamda yaşaması için adımların atılması önemlidir.</p>
<p><strong>Ulaştığınız bulgular, Çankaya ve Türkiye özelinde nasıl bir tablo ortaya koyuyor?</strong></p>
<p>Ekosistem hizmetleri şehirlerde özellikle su ve yeşil alanların yönetimi, planlanması ile doğrudan ilişkilidir. Bununla birlikte konut alanlarındaki bahçeler, sokaktaki ağaçlar, yol kenarındaki ağaçlar, bozkır ve tarım arazileri, meyve bahçeleri ve hatta mezarlık alanları da farkında olmadığımız ancak birçok ekosistem hizmeti sunan alanlardır. Ülkemizdeki tüm kentleri değerlendiren bir çalışma henüz yok ama kent-kırsal etkileşiminin yoğun olduğu ülkemizde bu konunu öneminin giderek anlaşılacağını düşünüyoruz. Pandemi sürecinde herkes bunu açık olarak gördü aslında. Ülkemizde başta büyükşehirler olmak üzere yerel yönetimlerin şehirlerdeki doğal değerlerle ilgili veri toplama, güncelleme ve analiz yapma konusunda eksiklikleri ekosistem hizmetlerinin haritalanması çalışmalarını zorlaştırıyor. Bu kitabı hazırlarken Çankaya’da da benzer şekilde veriye ulaşma ve verilerin analizi, çalışmanın en uzun dönemini oluşturdu. Verilere ulaştıktan sonra çalıştay ve toplantılar düzenleyerek Çankaya ilçesi için ekosistem hizmetleri haritalama çalışmasını gerçekleştirdik, Çankaya’da faydalanılan ekosistem hizmetlerinin mekânsal dağılımını ortaya koyduk, ekosistem hizmetlerinin hangi mahallelerde güçlü ve zayıf olduğunu belirledik.</p>
<p>Ulaştığımız bulgulara göre; Çankaya’da gıda tedariği hizmetinde yoğun olarak ilçenin güneyindeki köyler ön plana çıkıyor. Köyler, Çankaya’nın kendine yetme potansiyeline büyük katkı sunuyor. Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Hacettepe ve Bilkent Üniversitesi yerleşkelerindeki ormanlar ve yoğun bitki örtüsü etkili bir soğutma ile yerel iklimi düzenlemekle birlikte, rekreasyon hizmeti de sağlamaktadırlar.</p>
<p>İlçede bulunan vadi sistemlerinin hava kalitesinin iyileştirilmesinde önemli bir rolü var ve karbon tutumu hizmeti sağlayan doğal alanların yanı sıra kent içinde bulunan yeşil alanlar ve ağaçlar da bu hizmete katkı sağlıyor. İlçenin üst havzasında yer alan Oran, Ahlatlıbel, Üniversiteler mahalleleri sel-taşkın önleme hizmeti sağlıyor. Bu bölgede yer alan ODTÜ ormanı kentsel yerleşim bölgesine olan suyun kontrolünü sağlayarak yüzey akış miktarını azaltıyor.</p>
<p>Yapılaşmanın yoğun olduğu Ayrancı, Emek, Öveçler ve Mustafa Kemal Mahalleri ilçenin rakımı düşük yerlerinde olması nedeniyle sel-taşkın riskinin yüksek çıktığı ve önleme hizmeti sunacak doğal alanların bulunmadığı yerler olarak öne çıkıyor.</p>
<p>İlçe sınırları içinde doğal niteliğini hala koruyan İmrahor Vadisi, Bademlidere ve üniversite yerleşke alanları canlılar için yaşam ortamı sağlama hizmeti en yüksek alanlardır. Kentsel yeşil alanlar içinde ise Dikmen Vadisi, Kurtuluş Parkı ve Portakal Çiçeği Parkı yaşam ortamı sağlama açısından en yüksek hizmeti sağlayan alanlar olarak öne çıkmıştır ve bunda parkların alan büyüklüğünün, yaşının ve bitki kompozisyonun etkili olduğu gözlemlenmiştir.</p>
<p>İlçede hava kalitesinin yüksek olduğu yerler açısından ise Mebusevler mahallesinde yer alan Anıtkabir, Devlet Mahallesi ve Güzeltepe Mahalleleri arasında yer alan kamu kurumlarının ve konutların geniş bahçeleri, büyük parklar ve Bademlidere kentsel yerleşim bölgesi öne çıkmıştır. Şehir merkezinde yer alan ve trafiğin yoğun olduğu yollara komşu mahallelerde ise doğal olarak hava kalitesi düşüktür. Kent içindeki ormanların hava kalitesi üzerindeki olumlu etkileri Üniversiteler Mahallesinde açık olarak görülmektedir.</p>
<p><strong>Ulaştığınız bulgulardan Çankayalılar haberdar mı? Bu çalışma ile oluşturduğunuz ekosistem haritalarını, hizmetlerin yerel düzeyde katkısını ve sorunları bilmekle Çankayalılar Çankaya’da karar almak mekanizmalarına dahil olabilir mi? Ulaştığınız veri ve bulguları Çankayalılar nasıl kullanıp, bundan nasıl bir fayda sağlayabilirler? </strong></p>
<p>Özellikle evlere kapandığımız pandeminin ilk dönemlerinde kentlerdeki parkların, yeşil alanların ve doğal alanların önemine, sağladığı ekosistem hizmetlerine sosyal medya hesaplarımız üzerinden dikkat çekmeye ve bu konuda farkındalık yaratmaya çalıştık. Ayrıca hazırladığımız belgesel aracılığıyla Çankaya ve Hollanda’nın Tilburg kentinde yapılan ekosistem hizmetleri ve doğa tabanlı çözümlerle ilgili çalışmaları geniş kitlelere ulaştırdık. Belgesel beIN İZ TV belgesel kanalında yayınlanarak milyonlarca kişiye ulaştı. Şu an youtube üzerinden proje kanalımızda yayınlanmaya devam etmektedir.  Bunun dışında proje kapsamında kurulma aşamasında olan bir platform ile özellikle mahalle derneklerini bu konularda bilgilendiriyor ve karşılıklı bilgi alışverişini sağlayacak ortamlar oluşturmaya çalışıyoruz. Kitabımızı hazırlanırken yaptığımız ön çalışmalarda Kavaklıderem, Çiğdemim, Bahçelievler ve Ayrancı gibi Çankaya ilçesi mahalle dernekleriyle çeşitli toplantılar ve görüşmeler yaptık, onların deneyimlerini, verilerimizin ve bulgularımızın değerlendirmesini yaptık ve kitabımıza onların görüşlerini de yansıttık. Çankaya karar alma mekanizmalarına katılma konusunda deneyimli ve şanslı bir ilçe, hem mahalle örgütlenmeleri güçlü ve çok sayıda sivil toplum örgütü var hem de önemli üniversitelere ev sahipliği yapıyor. Bu ortam da sorunları dile getirme ve çözüm bulma yolunda iş birlikleri kurma olanağı sağlıyor. Çankayalılar bu verilerle mahallerindeki sorunların neden kaynaklandığını bulabilir, bazı çözümleri doğrudan kendileri yapabilir, bazılarını da karar vericilerden talep etmek için bilimsel altlık olarak kullanabilirler.</p>
<p><strong><img decoding="async" class="alignright wp-image-58503" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/kitap2-640x300.jpg" alt="“Şehir Planlama Aracı Olarak Ekosistem Hizmetleri: Çankaya İlçesi Örneği”" width="360" height="168" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/kitap2-640x300.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/kitap2-1280x599.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/kitap2-1024x479.jpg 1024w" sizes="(max-width: 360px) 100vw, 360px" />Çalışmanıza pandemi nasıl etki etti? Pandemi ekosistem hizmetlerine nasıl bir etkide bulundu?</strong></p>
<p>Bu çalışmayı pandemi öncesinde başlatmıştık, pandemi zamanında kitabın son gözden geçirme ve tasarım işlerini yapıyorduk. Elbette pandemi dönemindeki değişimler bizim de analizlerimiz ve önerilerimizde revizyonlara gitmemize neden oldu. Pandemi döneminde proje kapsamında bir başka etkinlik daha yaptık. İnsanların evlerinden park, bahçe ve balkon bahçelerini yazmalarını, fotoğraflamalarını ve hatta çizmelerini istedik. Bu farkındalık çalışması ile yeşil alanların kentliler için ne kadar önemli olduğunu görmüş olduk. Aslında pandemi, kentlerde ekosistem hizmetlerinin önemini daha iyi anlamımızı ve değerini hissetmemize katkı sağladı. Bu dönemde insanların kendini iyi hissetmesini sağlayan alanlar olarak öne çıkan parklar, aynı zamanda insanların bu alanların barındırdığı biyolojik çeşitliliği görmesini, sunduğu hizmetleri anlamasını da sağladı. Yine bu dönemde kentlerde hareketliliğin düşük olması nedeniyle karbon salımlarında azalma olduğu belirtildi ancak bir yandan da tüketim ve plastik kullanımı arttı. Pandeminin kentlilere etkilerini ve bireylerin ihtiyacı olan, talep ettiği  değişimleri, dönüşümlerinin etkilerini şehir yaşamında yakın bir gelecekte net olarak göreceğimizi düşünüyorum.</p>
<p><strong>Türkiye’de ekosistem hizmetleri konusunda yapılan tek çalışma, sizin çalışmanız mı? Bu çalışmanın diğer kentlerde de yapılmasına ilişkin size gelen talepler var mı? Diğer kentlerin çalışmanızı bir rehber gibi kullanması mümkün mü?</strong></p>
<p>Bu çalışma Türkiye’deki öncü çalışmalardan biridir. Daha önce İzmir Büyükşehir Belediyesi sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde ekosistem hizmetleri haritalama çalışması yapmıştır. Ancak bizim yaptığımız çalışma mahalle ölçeğinde yapılmış ilk çalışma ve tüm ekosistem hizmetlerine yönelik öneriler içeriyor olması bakımından önemli. Projemiz sırasında çeşitli belediyelerden bu konuda talepler geldi ve Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırdığımız kitaplarımızın bu konuda eyleme geçmek isteyen belediyeler için bir rehber olacağını düşünüyoruz. Zaten kitabın adından da anlaşılacağı gibi ekosistem hizmetlerini şehir planlamada bir araç olarak Çankaya örneği ile sunuyoruz. Kitapta, çalışmanın yöntemini verdik ama her bölgenin ekosistem hizmetlerinin ve mevcut verilerin farklılığı nedeniyle bölgeye özgü çalışma yöntemlerin  geliştirilmesi gerektiğini vurgulamak isterim.</p>
<p><strong>Kentleşme, iklim krizi, pandemi gibi faktörleri dikkate aldığınızda geleceğe dair öngörünüz ve kentlilere mesajınız ne olur?</strong></p>
<p>İklim değişikliği artık tün dünyada en önemli kriz olarak adlandırılıyor. Bütün ülkeler son yüzyılda ekonomik krizlerin yanı sıra çevresel krizler ve bunların yükleriyle uğraşıyor. Artık yerel yönetimler de bu krizin doğrudan muhatabı olduklarını anladı ve çözüm yolları arıyorlar. Son yıllarda bu konularda hem yerel yönetimlerin hem de vatandaşların (özellikle gençlerin) daha fazla harekete geçtiğini görüyoruz ve bu hareket giderek daha önem kazanacaktır. Özellikle pandemi ile birlikte insanların yaşam alanları ve doğa ile kurdukları ilişkileri gözden geçirdiğini ve bunun doğaya ve doğal kaynakları kullanmaya yönelik bakışı iyi yönde değiştireceğini düşünüyoruz.  Doğa Koruma Merkezi olarak şehirde yaşayanların yaşadığı yerin değerlerinin ve öneminin farkına varması, insanlara karşılıksız hizmet veren ekosistemin sonsuz olmadığını anlaması ve ona sahip çıkması, yaşam kalitesinin iyileşmesi ve sağlık açısından özellikle kent içindeki ve çevresindeki doğal alanların ve yeşil alanların korunması ve genişletilmesi için herkesin elinden geleni yapacağına inanıyoruz.</p>
<p>Bu projemizde yaptığımız çalışmaların büyükşehir ve ilçe belediyelerinin önceliği haline gelmesi için vatandaşlarımızın talepte bulunmasını istiyoruz. Yaşadığımız alanların daha doğal ve sağlıklı bir ortam olması hepimizin ihtiyacıdır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/23/pandeminin-etkilerini-sehir-yasaminda-net-olarak-gorecegiz/">&#8221;Pandeminin Etkilerini Şehir Yaşamında Net Olarak Göreceğiz”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’nin İlk Küçük Prens Müzesi Açılıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/13/turkiyenin-ilk-kucuk-prens-muzesi-aciliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Nov 2019 09:23:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Lidar]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyanın Küçük Prens Kitapları Sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[Küçük Prens]]></category>
		<category><![CDATA[Küçük Prens Kitap Koleksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Küçük Prens Kitap Müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Sobacı]]></category>
		<category><![CDATA[Yıldıray Lise]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44351</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzun yıllardır Küçük Prens kitapları koleksiyonerliği yapan Yıldıray Lise, dostları Mehmet Sobacı ve Ali Lidar ile 2020 yılında Eskişehir’de bir Küçük Prens Kitap Müzesi açmak için hazırlıklarını sürdürüyor. Lise, Küçük Prens’in ana mesajının barış olduğuna inandığını söylüyor: “Anlatırken hiç 'barış' kelimesini kullanmaz ama anlattığı her şeyin içinde 'barış' kelimesini algılarsınız. Anlattıkları barış ve umut veriyor bana.”</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/13/turkiyenin-ilk-kucuk-prens-muzesi-aciliyor/">Türkiye’nin İlk Küçük Prens Müzesi Açılıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Yıldıray Lise 2008 yılından bu yana Küçük prens kitabının koleksiyonerliğini yapıyor. Lise’nin koleksiyonundaki kitap sayısı bini geçmiş, bunlardan 360’dan fazlasıysa farklı dil ve lehçede. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Koleksiyoner Mehmet Sobacı ve Öğretmen ve Şair Ali Lidar’la bir araya geldikten sonra müze çalışmaları hız kazanmış. Nihayet müze için bir mekan da belirlenmiş. Eskişehir Anadolu Lisesi’nde açılması planlanan Müze “Eskişehir Anadolu Lisesi Küçük Prens Kitap Müzesi&#8221; adını taşıyacak. Ekip, tüm çocukların Küçük Prens’le ve dünya dilleriyle tanışmasını önemsiyor ve müze için hem kitap hem de maddi destek çağrısı yapıyor.</span></p>
<p><b>Küçük Prens kitaplarının koleksiyonculuğuna başlamaya karar verdiğiniz anı hatırlıyor musunuz?  </b></p>
<p><b><img decoding="async" class=" wp-image-44358 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/20170212_134700-640x360.jpg" alt="" width="398" height="224" />Yıldıray Lise: </b><span style="font-weight: 400;">Evet, çok net hatırlıyorum. 2008 yılı Aralık ayında soğuk bir Ankara gecesinde karar verdim dünyanın tüm dillerindeki Küçük Prens kitaplarını biriktirmeye. Ertesi gün Google’a sorunca dünyada bunu yapan birçok kişinin olduğunu gördüm. Ben de onlardan biri olmak için yola çıktım. Bir zaman sonra ilk Türk koleksiyoner olarak tanıdığım ve yıllar içinde dost olduğum Mehmet Sobacı ile tanıştım. Bu tanışmanın açtığı dostluk kapısından geçip dostluk kurduk, birbirimizin koleksiyonlarını destekledik, iletişim ağları kurduk, sergiler yaptık ve bir müze hayali kurduk. </span></p>
<p><b>Sanırım sadece kitap topluyorsunuz, Küçük Prens’e ait obje koleksiyonerliği yapmıyorsunuz. Koleksiyonunuzu kitaplarla sınırlı tutmanızın özel bir sebebi var mı? Bir de Küçük Prens çizimlerinin okul çantalarından çarşaf takımlarına her yerde kullanılması hakkında görüşleriniz neler? </b></p>
<p><b>Yıldıray Lise: </b><span style="font-weight: 400;">Evet, sadece kitapların koleksiyonlarını yapıyorum. Hediye gelen bazı objeler oluyor ama benim ilk hayalim Küçük Prens kitapları. Bu kitabı yıllarca doğum günü, yılbaşı gibi özel günlerde onlarca kişiye hediye ettim. Kitap benim için daha önemli ve ana kaynak. Bir kitaptan üretilmiş objelerinin onun önüne geçmesi bazen beni rahatsız ediyor. Ben kitap severim. Son yıllarda birçok objede Küçük Prens çizimlerini daha sık görüyoruz. Bunları kitabın mesajının yaygınlaşması için bir araç olarak görüyorum. Bunu görenler merak edip kitabı okusa bile yeter.</span></p>
<p><b>Şu an koleksiyonunuzun oluştuğu nokta hakkında bilgi verir misiniz? Kaç kitaba ulaştınız? </b></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44354 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/DSC02043-640x361.jpg" alt="" width="457" height="258" />Yıldıray Lise: </b><span style="font-weight: 400;">Son iki yıldır ara verdim Küçük Prens kitapları koleksiyonuma ama müzemizin ete kemiğe bürünmesi ile yine aynı şevki buldum. Bende şu an için 1000’den fazla kitap var. Bugüne kadar Küçük Prens kitabı 406 dil/lehçeye çevrildi, benim koleksiyonumda şu an için 360’dan fazla dil ve lehçeden kitap var. Ve hepsini Küçük Prens Kitap Müzesi’nde sergilenmesi için bağışlıyorum. Onlarca dostun katkısıyla oluşan koleksiyon kendi yerini bu müzede bulacak.</span></p>
<p><b>Koleksiyonunuzun sizin için en özel parçaları hangileri? </b></p>
<p><b>Yıldıray Lise: </b><span style="font-weight: 400;">Benim için en özel parça “parmakların gördüğü Küçük Prens” adını verdiğimiz görme engelliler için özel olarak hazırlanmış Fransızca ve İngilizce basılmış bir kitap. Sonrasında da kapağında siyahi bir Küçük Prens olan, Mali’de konuşulan Bambara dilinde basılmış Küçük Prens geliyor. Dilimizde ilk kez 1953 yılında üç farklı baskısı yapılmış Küçük Prens’in, o baskılar da çok önemlidir. </span></p>
<p><b>Kitapları temin ederken kolektif bir yol da izliyorsunuz. Arkadaşlarınız dışında sosyal medyadan ya da farklı kanallardan size ulaşıp kitap getirenler oldu mu? </b></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44356 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/mini_boy_atlikarinca6-640x480.jpg" alt="" width="399" height="299" />Yıldıray Lise: </b><span style="font-weight: 400;">Başta kitapların hepsine kendim ulaşmaya çalışıyordum. Sonra yakın dostlarım gittikleri yerlerde bulup getirmeye başladı. İnternet üzerinden iletişim kolaylaştıkça dünyadaki koleksiyonerlerle kitap takasına başladık. Türkiye’deki koleksiyonerler olarak aramızda kitap paylaşımı yapıyoruz. Yani birinin koleksiyonunda mutlaka başka birinin hediyesi kitaplar var. Bana kitap hediye eden dostlar genelde görüştüğüm kişiler veya uzak ülkelerden tanıştığımız koleksiyonerler oluyor. Barselona’da bizim gibi düzenli olarak toplanan ve aralarında kitap paylaşan Küçük Prens Koleksiyonerleri grubu var. Ben de Barselona’ya her gittiğimde mutlaka onların toplantılarına katılıyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu röportajı okuyan ve hala Küçük Prens kitabını okumamış dostlar varsa lütfen okusunlar. Küçük Prens koleksiyoneri olanlar da bizimle iletişime geçerse seviniriz. Müzemiz için herkesin desteğini bekliyoruz.</span></p>
<p><b>Siz hem bir biyolog hem de doğa koruma derneklerinin üst düzey çalışanı olarak Küçük Prens’in doğamıza, gezegenimizin korunmasına dair verdiği en güçlü mesajın ne olduğunu düşünüyorsunuz? </b></p>
<p><b>Yıldıray Lise: </b><span style="font-weight: 400;">Küçük Prens gezegen gezegen dolaşıyor ve sonunda dünyamıza geliyor. Kendisi bir asteroitte yaşamış ama gelip bir yıl gezdiği dünya gezegenini en iyi anlatan kişilerden biridir. Buradaki yaşamı, insanları ve onların iç yüzünü anlatıyor. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Fransız bir gazetecinin dediği gibi “Hitler’in Kavgam kitabına verilmiş en iyi cevap” olan kitabın ana kahramanıdır Küçük Prens. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Anlatırken hiç “barış” kelimesini kullanmaz ama anlattığı her şeyin içinde “barış” kelimesini algılarsınız. Anlattıkları barış ve umut veriyor bana.  Bence en güçlü mesajı barış. İnsan olursak ve barış içinde yaşarsak her şey çok güzel olur bence. </span></p>
<p><b>2013 yılında Ankara Tayfa KitapKafe’de 8 hafta süren </b><b>“Dünyanın Küçük Prens Kitapları Sergisi”nde siz de hazır bulundunuz. O sergiden gözlemleriniz nelerdi? Bu tarihten sonra Küçük Prens’le ilgili başka sergilere katılma imkanı buldunuz mu?</b></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44357 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/20170211_165514-640x360.jpg" alt="" width="444" height="250" />Yıldıray Lise: </b><span style="font-weight: 400;">O ilk sergimizdi, benim ve dostum Mehmet Sobacı’nın koleksiyonundan kitapları sergiledik. Sonrasında Ankara, İstanbul, İzmir ve Eskişehir’de küçük ve büyük sergilerimiz oldu. Bugüne kadar 9 sergi yaptık. Hepsinde bulundum, çoğunun arkasındaki kişilerden biriydim. Bu sergilerimizde dünyanın farklı dillerindeki kitapları kıtalara göre sergiledik. Tüm Türkçe baskıları, mini boy kitapları, özel baskıları sergiledik. Bazı sergilerimiz dünyaya örnek oldu, bazıları özel sergiler oldu. Hepsi bize çok şey öğretti. Bu sergiler bizi birçok koleksiyonere ulaştırdı. Bazı arkadaşlar bu sergilerden sonra koleksiyon yapmaya karar verdi. Giderek büyüyen Küçük Prens koleksiyonerleri ailesi bugün 200 kişiye yaklaştı.  </span></p>
<p><b>Dünyanın bambaşka ülkelerinde basılmış Küçük Prens kitaplarına baktığınızda bu tablo size neler anlatıyor? Ülkelerin çocuklarla kurdukları ilişkiyi, onlara verdikleri öneme dair buradan bir ipucu yakalamak mümkün mü sizce? Yani dünyada basılan Küçük Prens kitapları üzerinden -çocuklara ya da yetişkinlere dair- farklı okumalar yapmak mümkün mü? </b></p>
<p><b>Yıldıray Lise: </b><span style="font-weight: 400;">Bazıları onu kendilerinden biri olarak görüyor. Kendi içlerinden bir çocuk olduğunu düşünüyor. O yüzden bazı kitaplarda bazen fiziki görünüşü ve kıyafetleri Afrikalı, Güney Amerikalı, Asyalı bir çocuk oluyor. Tüm baskılara bakınca Türkiye, Brezilya ve Güney Kore ile son yıllarda Çin’de farklı baskılar yapıldığını ve buralarda yoğun bir ilginin olduğunu görüyorum. Farklı dillerde baskıları görmek, oradaki çocuk ve yetişkinlere ulaştığını bilmek beni mutlu ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ülkemizdeki tüm dil, lehçe ve ağızlarda az sayıda da olsa Küçük Prens kitabının basılmasını isterim. Pomakça ve Denizli ağzında Küçük Prens kitapları için dostlarımız hazırlık yapıyor.</span></p>
<p><b>Yakın zamanda bir Küçük Prens Müzesi açma hazırlığındasınız. Ve bu hayalinizde yalnız değilsiniz. Ali Lidar ve Mehmet Sobacı ile birlikte başladığınız yolculuğunuzda şu an hangi noktadasınız? </b></p>
<p><b>Yıldıray Lise:</b><span style="font-weight: 400;"> Müze hayalimiz düzenlediğimiz sergilerle şekillendi. Sergiler birçok kişiye ulaştı ama sürekli olarak sergilenmesini isteyenler oldu. Biz de gezici sergilere devam edelim ama bir yerde dünyanın farklı dillerinde kitapları ve Türkçe kitapları sergilemek iyi olur diye düşündük. Tüm kitapları sergileyeceğimiz, Exupery ve kitapla ilgili bilgiler vereceğimiz bir müze için çalışmalarımızı hızlandırdık. Hayalimiz mekanla sınırlı kalıyor biraz ama bu başlangıç sonrasında daha büyük mekanlarda daha geniş içerikli interaktif bir müze hayalim var. Müze hayalimiz Eskişehir’de Ali Lidar öncülüğünde onun, Mehmet Sobacı’nın ve benim koleksiyonumdan kitaplarla onlarca kişinin desteğiyle gerçek oluyor.</span></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44352 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/mehmet-sobac%C4%B1-foto-o%C4%9Fuzhan-burak-640x416.jpg" alt="" width="409" height="266" />Mehmet Sobacı</b><span style="font-weight: 400;">: Diğer koleksiyonerlerle dost olmanın ötesinde bir aile olduk&#8230; Neredeyse 200 kişilik bir aile&#8230; Küçük Prens Müzesi hayalimiz az sayıda koleksiyonerin bir araya geldiği bir girişim olarak başladı. Başlangıçta tüzel kişilik olma planı vardı. Ancak yasal ve ekonomik nedenlerle bu plan gerçekleşemedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Derken öğretmen, yazar ve şair Ali Lidar müzenin ete kemiğe bürünmesi konusunda öncülük etti. Eskişehir Anadolu Lisesi&#8217;nin bahçesindeki bir binanın giriş katının müze için ayrılmasını sağladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Müzemizin adı Eskişehir Anadolu Lisesi Küçük Prens Kitap Müzesi olacak. Şu anda bağışçılardan gelen kaynaklardan yararlanarak müzenin fiziksel düzenlemesi yapılıyor. </span><span style="font-weight: 400;">2020 yılında açılışını yapmayı umduğumuz müzenin başka kentlere de örnek olmasını umuyorum. </span><span style="font-weight: 400;">Sürece katkı veren herkese en içten teşekkürlerimi sunuyorum.</span></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44355 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/ali_lidar1-640x360.jpg" alt="" width="386" height="217" />Ali Lidar: </b><span style="font-weight: 400;">Malumunuz bir süre önce Küçük Prens Kitap Müzesi ile ilgili bina izni aldığımızı açıklamıştım. Artık kolları sıvadık iyice. Koleksiyonumun neredeyse tamamı sizlerin desteği ile toplandı biliyorsunuz. Müze kurulma sürecinde de yine hepinizin desteğine ihtiyacım var. Tadilat, raflar, tesisat vs. masrafları okul olarak üstesinden gelebileceğimizin çok üzerinde. O yüzden kendinizi de dara düşürmeden yardımlarınıza talibiz. Beş on ne verebilirseniz bize tuğla, boya, lamba, raf olarak dönecektir.</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Bağış yapan dostlarım ekran görüntüsü yolladığında Instagram hesabımda paylaşacağım. Amaç şov yapmak değil tabi hem daha çok insanın ilgisini çekmek hem de bir kaydın olması ve saklı kalması. Ayrıca ilk kez hepinizden bu iletiyi olabildiğince çok yerde paylaşmanızı istiyorum. Hem bir hayalin gerçekleşmesine, hem binlerce çocuğun Küçük Prens ve dünya dillerinin zenginlikleriyle tanışmasına vesile olacak bu. Şimdiden hepinize çok teşekkür ediyorum.</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Bağışlarınızı Eskişehir Anadolu Lisesi Okul Aile Birliği&#8217;nin aşağıda paylaşacağım Iban numarasına &#8220;Küçük Prens Müzesi&#8221; açıklamasıyla yapabilirsiniz. (Açıklama kısmını aman boş bırakmayalım)</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">TC Ziraat Bankası Tepebaşı Şubesi</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Eskişehir Anadolu Lisesi Okul Aile Birliği</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">IBAN: TR 33 0001 0023 5688 5619 9950 01”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/13/turkiyenin-ilk-kucuk-prens-muzesi-aciliyor/">Türkiye’nin İlk Küçük Prens Müzesi Açılıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
