<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yerel yönetimler arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/yerel-yonetimler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/yerel-yonetimler/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 18 Jun 2025 10:59:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Yerel yönetimler arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/yerel-yonetimler/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>D84&#8217;ten Adana ve Hatay&#8217;da Yerel Yönetimlerde Kadın Liderliği Güçlendirme Programına Katılım Çağrısı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2025/06/18/d84ten-adana-ve-hatayda-yerel-yonetimlerde-kadin-liderligi-guclendirme-programina-katilim-cagrisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2025 10:58:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[1984 Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[D84]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Liderliği]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel yönetimler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=87570</guid>

					<description><![CDATA[<p>24-25 Haziran 2025 &#124; Adana<br />
27-28 Haziran 2025 &#124; Hatay</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2025/06/18/d84ten-adana-ve-hatayda-yerel-yonetimlerde-kadin-liderligi-guclendirme-programina-katilim-cagrisi/">D84&#8217;ten Adana ve Hatay&#8217;da Yerel Yönetimlerde Kadın Liderliği Güçlendirme Programına Katılım Çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 class="wp-block-heading">Program Nedir?</h2>
<p>Yerel yönetimlerde kadın liderlerin karşılaştıkları zorluklara odaklanan bu program, stratejik kapasite geliştirme çalışmaları ve ortak savunuculuk alanlarını birlikte şekillendirmeyi amaçlıyor.</p>
<h2 class="wp-block-heading">Programda Neler Var?</h2>
<p>Siyasi iletişim, liderlik, yerelde eşitlik, karar alma mekanizmalarına erişim gibi alanlarda atölyeler</p>
<p>Yerel ihtiyaçlara göre şekillenecek mentorluk (koçluk)</p>
<h2 class="wp-block-heading">Kimler Başvurabilir?</h2>
<p>Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri’nde mazbatasını almış kadın belediye başkanları, kadın belediye başkan vekilleri, kadın meclis üyeleri (yedek üyeler dahil) ve yerel yönetimlerdeki kadın yöneticiler (belediye başkan yardımcıları, müdürler, şefler, uzmanlar vd.)</p>
<h2 class="wp-block-heading">Tarih ve Yer (Adana):</h2>
<p>24-25 Haziran 2025 | Adana</p>
<p>(Adres bilgisi kayıt yaptıran katılımcılarla daha sonra paylaşılacaktır.)</p>
<h2 class="wp-block-heading">Kayıt:</h2>
<p>Aşağıdaki formu doldurarak programa 20 Haziran 2025 tarihine kadar kaydolabilirsiniz:</p>
<p><a href="https://forms.gle/NZCmuWhaxhcsBy4u5" target="_blank" rel="noreferrer noopener">https://forms.gle/NZCmuWhaxhcsBy4u5</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<h2 class="wp-block-heading">Tarih ve Yer (Hatay):</h2>
<p>27-28 Haziran 2025 | Hatay<br />
(Adres bilgisi kayıt yaptıran katılımcılarla daha sonra paylaşılacaktır.)</p>
<h2 class="wp-block-heading">Kayıt:</h2>
<p>Aşağıdaki formu doldurarak programa 24 Haziran 2025 tarihine kadar kaydolabilirsiniz:<br />
<a href="https://forms.gle/p6UQvF5ksdAQvP7Q6" target="_blank" rel="noreferrer noopener">https://forms.gle/p6UQvF5ksdAQvP7Q6</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sorularınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz:</p>
<p>kardelen.deniz@daktilo1984.com</p>
<p>onur.fidangul@daktilo1984.com</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2025/06/18/d84ten-adana-ve-hatayda-yerel-yonetimlerde-kadin-liderligi-guclendirme-programina-katilim-cagrisi/">D84&#8217;ten Adana ve Hatay&#8217;da Yerel Yönetimlerde Kadın Liderliği Güçlendirme Programına Katılım Çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>1984 Derneği&#8217;nden Yerel Yönetimlerdeki Tüm Kadın Siyasetçilere Başvuru Çağrısı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2025/04/07/1984-derneginden-yerel-yonetimlerdeki-tum-kadin-siyasetcilere-basvuru-cagrisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:59:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[1984 Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç analizi]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın siyasetçiler]]></category>
		<category><![CDATA[Kapasite geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel yönetimler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=87437</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yerel yönetimlerde toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmek isteyen 2024 Mahalli İdareler Seçimleri ile göreve gelmiş tüm kadın belediye başkanları, belediye meclisi ve il genel meclisi üyeleri başvurabilir.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2025/04/07/1984-derneginden-yerel-yonetimlerdeki-tum-kadin-siyasetcilere-basvuru-cagrisi/">1984 Derneği&#8217;nden Yerel Yönetimlerdeki Tüm Kadın Siyasetçilere Başvuru Çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>1984 Derneği&#8217;nin çağrısını paylaşıyoruz:</em></p>
<h2 class="wp-block-heading">Yerelde kadın siyasetçiler için yeni bir fırsat!</h2>
<p>1984 Derneği, kadın belediye başkanları ve belediye meclis üyelerinin ihtiyaç ve taleplerine yönelik bir kapasite geliştirme programı tasarlıyor!</p>
<p>Bu başvuru ve ihtiyaç analizi, 2024 yerel seçimlerinde seçilmiş kadın liderlerin karşılaştıkları özgün zorlukları ve ihtiyaçlarını belirleyerek, onlara özel eğitim, atölye ve mentörlük desteği sunmayı amaçlamaktadır. Başvurunuzla birlikte kendi ihtiyaçlarınızı bizimle paylaşarak, sizin için en uygun içeriklerin ve destek programlarının oluşturulmasına katkı sağlayabilirsiniz.</p>
<h2 class="wp-block-heading">Program Neleri İçeriyor?</h2>
<p>Tamamen ihtiyacınıza göre tasarlanacak bir eğitim ve mentörluk programı (aşağıdaki örnek alanları içeren ancak bunlarla sınırlı olmayan):</p>
<ul class="wp-block-list">
<li>Siyasi iletişim, liderlik, müzakere becerileri</li>
<li>Yerel yönetimde kadın liderler için iyi uygulama örnekleri ve eşit katılım için yerel politikalar geliştirme</li>
<li>Medya görünürlüğü ve kamu iletişimi</li>
<li>Belediyelerle ve sivil toplum ile işbirliği geliştirme ve politika üretme süreçlerine destek</li>
</ul>
<h2 class="wp-block-heading">Kimler Başvurabilir?</h2>
<p>Yerel yönetimlerde toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmek isteyen 2024 Mahalli İdareler Seçimleri ile göreve gelmiş tüm kadın belediye başkanları, belediye meclisi ve il genel meclisi üyeleri.</p>
<h2 class="wp-block-heading">Başvuru Süreci:</h2>
<p>Başvurular sırasında katılımcıların karşılaştıkları zorluklar ve ihtiyaçları bölgelere göre analiz edilecek.</p>
<p>Seçilen bir bölgede program içeriği, başvurular doğrultusunda ihtiyaca özel olarak şekillendirilecek.</p>
<p>Programın ilk aşamasında:</p>
<p><strong>Friedrich Naumann Vakfı’nın (FNF)</strong> desteği ile bir bölgede uygulanacak program için yerel yönetişimde kadın siyasetçilerin özel ihtiyaçlarına hitap eden iki şehir seçilecek. Bu ortaklık, geniş bir uzman ağı sağlayarak FNF’nin demokratik liderlik ve bireysel özgürlükleri destekleme konusundaki deneyimiyle güçlendirilmesini sağlayacaktır.</p>
<p><strong>Demokratlar 66 Uluslararası’nın (D66 International)</strong> desteği ile yerel yönetişimde kadın siyasetçilerin özel ihtiyaçlarına odaklanan kapasite programının uygulanması için bir şehir seçilecektir. Bu ortaklık, eğitim, ağ kurma fırsatları, mentörlük için uzmanlar sunacak ve şehrin yerel yönetişim çabalarının D66 Uluslararası’nın benzersiz bakış açısı ve kaynaklarıyla geliştirilmesini sağlayacaktır.</p>
<p>Başvurular için son tarih: <strong>20</strong><strong> Nisan 2025</strong></p>
<p>Başvurunuzu yapmak ve detaylı bilgi almak için: <a href="https://forms.gle/YuqZ67c9tA85e2Ja6">https://forms.gle/YuqZ67c9tA85e2Ja6</a></p>
<p>Yerel yönetimlerde kadın liderlerin güçlenmesini desteklemek ve bu sürece katkıda bulunmak için bu fırsatı kaçırmayın!</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2025/04/07/1984-derneginden-yerel-yonetimlerdeki-tum-kadin-siyasetcilere-basvuru-cagrisi/">1984 Derneği&#8217;nden Yerel Yönetimlerdeki Tüm Kadın Siyasetçilere Başvuru Çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2023 Şeffaflık Sonbahar Okulu Başvuruları Açıldı!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/09/07/2023-seffaflik-sonbahar-okulu-basvurulari-acildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Sep 2023 12:55:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Şeffaflık Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Şeffaflık Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel yönetimler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=85119</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Şeffaflık Derneği'nin her yıl düzenlediği Şeffaflık Okulu bu sene 30 Eylül – 1 Ekim tarihlerinde 'Yerel Yönetimler ve Şeffaflık' temasıyla gerçekleştirilecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/09/07/2023-seffaflik-sonbahar-okulu-basvurulari-acildi/">2023 Şeffaflık Sonbahar Okulu Başvuruları Açıldı!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Okulda, farklı kentlerden ve disiplinlerden üniversite öğrencilerinin katılımıyla; yerel yönetimlerde şeffaflık, hesap verebilirlik ve katılımcılık kavramları, yine farklı saha ve disiplinlerdeki izdüşümleriyle tartışılacak.</p>
<h5><strong>Başlıklar</strong></h5>
<ul>
<li>Yerel yönetimlerin tarihi</li>
<li>Şeffaf yerel yönetim ve merkez-idare ilişkileri</li>
<li>Yerel yönetimlerde iyi yönetişi ve sivil izleme-değerlendirme</li>
<li>Toplumsal cinsiyet eşitliği ve çevresel sürdürülebilirlikte yerel yönetimlerin önemi</li>
</ul>
<p>Başvuru süreci <strong>23 Eylül 2023 23:59</strong>‘da sonlanacak. Sorularınız için <strong>info@seffaflik.org</strong> e-posta adresine e-posta göndererek ulaşabilirsiniz.</p>
<p>2023 Dijital Şeffaflık Sonbahar Okulu eğitim programı çevrim içi gerçekleşecek. Programa bağlanmak için gereken bilgiler, programa kabul edilen katılımcılara daha sonra iletilecek.</p>
<p>Okul, tüm lisans ve yüksek lisans öğrencilerine açıktır. Programa tam katılım sağlayanlara sertifika verilecektir.</p>
<p><a href="https://forms.gle/Jp5zYtSjwQg2evKAA" target="_blank" rel="noopener">Başvuru formuna ulaşmak için tıklayınız.</a></p>
<p><a href="https://seffaflik.org/wp-content/uploads/2023/09/2023-Sonbahar-Okulu-Program.pdf" target="_blank" rel="noopener">2023 Sonbahar Okulu Programına ulaşmak için tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/09/07/2023-seffaflik-sonbahar-okulu-basvurulari-acildi/">2023 Şeffaflık Sonbahar Okulu Başvuruları Açıldı!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Data Talks: Yerel Yönetimlerde Kadın Temsili</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/22/data-talks-yerel-yonetimlerde-kadin-temsili/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Apr 2022 07:57:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Podcast]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Kaşıkırık]]></category>
		<category><![CDATA[Data Talks]]></category>
		<category><![CDATA[kadın temsili]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel yönetimler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=83070</guid>

					<description><![CDATA[<p>Data Talks'un bu bölümünde İ. Ü. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü araştırmacılarından Ayşe Kaşıkırık ile “Yerel Yönetimlerde Kadın Temsili” araştırması, kadınların belediye meclislerindeki temsil oranlarını ve bunu etkileyen faktörler konuşuldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/22/data-talks-yerel-yonetimlerde-kadin-temsili/">Data Talks: Yerel Yönetimlerde Kadın Temsili</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="Spotify Embed: Bölüm 018 | Yerel Yönetimlerde Kadın Temsili" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/4bGM4WLjWvU9zjofKEYhqq?si=116fb1a5d04c469a&#038;nd=1&#038;utm_source=oembed"></iframe></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/22/data-talks-yerel-yonetimlerde-kadin-temsili/">Data Talks: Yerel Yönetimlerde Kadın Temsili</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Toplum ve Yerel Yönetimler İçin Değişim Programı Katılımcılarını Arıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/15/sivil-toplum-ve-yerel-yonetimler-icin-degisim-programi-katilimcilarini-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Dec 2021 08:32:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Hibe]]></category>
		<category><![CDATA[Mekanda Adalet Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[mekanda adalet derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Yerel Yönetimler İçin Değişim Programı]]></category>
		<category><![CDATA[The PLace]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Avrupa El Ele]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel yönetimler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=76877</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mekanda Adalet Derneği’nin ALDA (European Association for Local Democracy) ile birlikte hayata geçirdiği THE:PLACE Turkey Hand in and with Europe: Programme for Local Authorities and Civil Society Exchange / Türkiye Avrupa El Ele: Sivil Toplum ve Yerel Yönetimler İçin Değişim Programı katılımcılarını arıyor. Son başvuru tarihi 21 Ocak 2022.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/15/sivil-toplum-ve-yerel-yonetimler-icin-degisim-programi-katilimcilarini-ariyor/">Sivil Toplum ve Yerel Yönetimler İçin Değişim Programı Katılımcılarını Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<section class="av_textblock_section ">
<div class="avia_textblock ">
<h5><strong>Program ve Hedefleri</strong></h5>
</div>
</section>
<section class="av_textblock_section ">
<div class="avia_textblock ">
<p>THE:PLACE – Turkey Hand in Hand with Europe: Programme for Local Authorities and Civil Society Exchange/Türkiye Avrupa El Ele: Sivil Toplum ve Yerel Yönetimler İçin Değişim Programı, çalışma alanlarında anlamlı ve güçlü etki yaratabilmeleri için yerel sorunlar üzerine çalışan Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) sivil toplum örgütleri (STÖler) arasında kalıcı bir ağ oluşturmayı, aktarım ve etkileşim yoluyla kapasitelerini artırmayı hedefliyor.</p>
<p>Program, ortak tasarlanmış müşterek projelere yönelik özellikle kapasite geliştirme, akran öğrenimi ve işbirlikleri üzerinden <b>yerel kalkınma aktörleri olarak STÖ’ler ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesini desteklemeyi amaçlıyor. </b>Program, Türkiye’deki bir yerel yönetimle bağlantılı ve merkezi Türkiye’de olan 1 STÖ ile AB’deki bir yerel yönetimle bağlantılı ve merkezi AB’de olan 1 STÖ arasında dörtlü bir ortaklık kurmayı hedefliyor.</p>
<p>Program<a href="https://www.stiftung-mercator.de/en/" target="_blank" rel="noopener"> the Mercator Foundation</a> (Mercator Vakfı) tarafından desteklenmekte,<a href="https://www.alda-europe.eu/it/" target="_blank" rel="noopener"> ALDA (European Association for Local Democracy</a>) ve<a href="https://mekandaadalet.org/" target="_blank" rel="noopener"> MAD – Mekanda Adalet Derneği</a> işbirliğiyle yürütülüyor. Program, Kasım 2021 ve Ekim 2025 arası sürecek ve birbirini takip eden iki dönemde iki grup yararlanıcıları destekleyecektir (ilki Şubat 2022 – Ekim 2023 arası, ikincisi ise Eylül 2023 – Eylül 2025 arası olmak üzere).</p>
<h5><b>THE:PLACE, Kimin İçin?</b></h5>
<ul>
<li>Türkiye ve Avrupa Birliği’nde yer alan, uluslararası bir değişim programına katılmayı, belediyeler ve büyükşehir belediyeleriyle ilişkilerini güçlendirmeyi isteyen hak temelli sivil toplum örgütlerini aranıyor.</li>
<li>Başvuruda bulunan STK’ların, projelerini uygularken hangi <b>yerel yönetim ile işbirliği yapmayı hedeflediklerini</b> belirtmeleri ve varsa mevcut veya öngörülen işbirliklerini detaylandıran bir plan ya da vizyon sunmaları bekleniyor.</li>
<li>Sunulacak plan, kapasite geliştirme açısından beklentiler ve ihtiyaçlarla birlikte işbirliğinin nasıl gerçekleşeceğini açıklayıcı nitelikte olmalıdır.</li>
<li>Yerel yönetimler, sürecin ilerleyen bölümünde, kurulması öngörülen ortaklığa <b>“sorumlu ortak”</b> olarak davet edilecek, kabul etmeleri durumunda bir niyet mektubu imzalayarak dahil olabileceklerdir.</li>
<li>STÖ’lerin, seçtikleri yerel yönetim ile ilişkilerini veya ne tür bir işbirliği kurmak istediklerini gerekçeleriyle sunmaları beklenmektedir (Örneğin STÖ’nün merkezinin/şubesinin o belediyede olması ya da o belediyeyle kurulmuş uzun soluklu işbirliğinin olması, bir proje veya mutabakat beyanı aracılığıyla halihazırda devam eden uzun vadeli bir işbirlikleri bulunması gibi sebepler gerekçe gösterilebilir vs.).</li>
<li>Bununla birlikte başvurularda yerel yönetimlerle önceden yapılmış ya da devam ettirilmek istenen bir işbirliğinin var olması şartı aranmıyor.</li>
<li>STÖ’ler, programa katılım konusuna ilgileri, motivasyonları ve proje süresine aktif şekilde dahil olma kararlılıkları temelinde değerlendirilerek seçilecek.</li>
<li>Projenin dilinin İngilizce olacağını, etkileşim ve aktarım sürecinin arzu edildiği biçimiyle yürütülebilmesi için katılımcıların bu dilde yetkin olmaları gerektiğini dikkate almaları gerekiyor.</li>
</ul>
</div>
<h5><strong>Başvuru </strong></h5>
<ul>
<li>Başvuru formuna <a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSeqPxTTjQ5npJJ5eMlnpK88MPLbu9z2k52UmjT4uz-C3OPqSw/viewform" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</li>
<li>Diğer detaylara ise <a href="https://mekandaadalet.org/basvuru/" target="_blank" rel="noopener">bu bağlantıdan</a> erişebilirsiniz.</li>
</ul>
</section>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/15/sivil-toplum-ve-yerel-yonetimler-icin-degisim-programi-katilimcilarini-ariyor/">Sivil Toplum ve Yerel Yönetimler İçin Değişim Programı Katılımcılarını Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Mülteci Sorunu Yerel Yönetimlerle Çözülmeli&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/20/multeci-sorunu-yerel-yonetimlerle-cozulmeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Aug 2021 12:48:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[göç politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[göç yönetişimi]]></category>
		<category><![CDATA[İBB]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Göç Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[kapsayıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[RESLOG]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel yönetimler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73648</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin mülteci politikası tartışma konusu olmaya devam ederken yerel yönetimler, kendi içlerindeki organizasyonlar ve uluslararası iş birliklerle göç yönetişimini güçlendirmeye çalışıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği arasında imzalanan mutabakat ve RESLOG ile pilot belediyeler arasında sürdürülen projeler üzerine İBB Genel Sekreter Yardımcısı Şengül Altan Arslan ve İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ayhan Kaya ile görüştük. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/20/multeci-sorunu-yerel-yonetimlerle-cozulmeli/">&#8216;Mülteci Sorunu Yerel Yönetimlerle Çözülmeli&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><b>&#8216;UNHCR</b><b> Anlaşması ile Sürdürülebilir Bir Göç Yönetişimini Hedefliyoruz&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-73650 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/sengul-arslan-640x427.jpg" alt="Şengül Arslan" width="331" height="221" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/sengul-arslan-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/sengul-arslan-1024x684.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/sengul-arslan.jpg 1048w" sizes="(max-width: 331px) 100vw, 331px" />İstanbul Büyükşehir Belediyesi geçtiğimiz günlerde </span><span style="font-weight: 400;">Birleşmiş Milletler</span><i><span style="font-weight: 400;"> </span></i><span style="font-weight: 400;">Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR)</span><span style="font-weight: 400;"> ile </span><span style="font-weight: 400;">geçici koruma sağlanan kişiler, uluslararası koruma başvuru ve statü sahipleri ile sığınmacılara yönelik iş birliğini amaçlayan </span><span style="font-weight: 400;">mutabakat metnini imzaladı. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Şengül Altan Arslan, mutabakatın amacını “Türkiye’deki geçici koruma sağlanan kişiler, uluslararası koruma başvuru ve statü sahipleri ile sığınmacılara koruma ve hizmet sağlanmasında işbirliğinin pekiştirilmesi” olarak ifade ediyor. Arslan’ın verdiği bilgilere göre mutabakat kapsamında 2021 yılında; İBB Göç Birimi&#8217;ne teknik destek sağlanması, İBB’nin sosyal uyum konusunda gerçekleştireceği eğitim, etkinlik ve içerik oluşturma çalışmalarında desteklenmesi, İstanbul’da hassas durumdaki kişilere ve yerel halka ulaştırılmak üzere İBB’ye temel ihtiyaç malzemesi yardımı yapılması planlandı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Arslan; “Bu işbirliği kapsamında gerçekleştirilecek faaliyetlerle İBB’nin mültecilere ilişkin müdahalelerinde kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesini, sürdürülebilir bir göç yönetişiminin desteklenmesi hedeflemektedir. Bu işbirliği Yeni Kentsel Gündem, Mültecilere İlişkin Küresel Mutabakat, Göçmenlere ilişkin Küresel Mutabakat ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri dahil küresel gündem ve araçları da destekler niteliktedir. Sığınmacı, mülteci ve göçmenlere ilişkin politikalar merkezi hükümet tarafından belirlenmektedir. Dolayısıyla imzalanan mutabakat zaptının mevcut politikalar üzerinde bir etki yapmasından ziyade İstanbul’un hepimiz için &#8216;huzurlu kent&#8217; olmasını sağlamaya yönelik girişimlerin yapılması veya başlatılan çalışmaların artarak sürdürülmesi ile ilgisi vardır” diyor.  </span></p>
<h5><b>&#8216;İstanbul, Dünyanın En Büyük Mülteci Nüfusuna Ev Sahipliği Yapıyor&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Arslan; İstanbul’un dünyanın en büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yapan kent olduğunun altını çiziyor ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin göç yönetişimi hakkında bilgiler veriyor: “Bizim göçmenlere yönelik çalışmalarımızın temelinde İstanbul’un adil bir insan hakları kenti olması var. Şehirde bir arada yaşadığımız herkesin, başta da kırılgan grupların kent hizmetlerinden yararlanma hakkına inanıyoruz.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Belediyelerin şehir hayatında sorunlara çözüm bulmakta insanların ilk temas noktası olduğuna vurgu yapan Arslan, “Bu sebeple mahalli ihtiyaçları en yakından tanıyan yerel aktörler olarak belediyeler son yıllarda göç yönetişiminde de aktif olarak yer almaya ve göç konusunu stratejik planlamalarına dahil etmeye başladılar” diyor. Arslan’a göre; Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün Uyum Strateji Belgesi ve Ulusal Eylem Planı’nda belediyelere sosyal uyum alanında hedefler ve göstergeler tanımlanması, bu konuda belediyelerin rolünün giderek önem kazanacağının ve hazırlık yapmak gerektiğinin işareti… Arslan, “İBB olarak, göçmenlerle yürüttüğümüz tüm çalışmalarımızda yerel halkın eşit şekilde yararlanmasına özen gösteriyoruz. Günlük hayatta kamusal alanda yaşanan sorunların giderilmesinde de yine belediyeler büyük rol oynuyor. Bu yaklaşımla, 2020-2024 yılları için hazırladığımız Stratejik Planımızın temel değerlerinden olan ‘insan odaklılık’ ve ‘kapsayıcılık’ çerçevesinde ve ‘Paylaşan İstanbul’ amacına hizmet ederek kentin en önemli meselelerinden biri olarak gördüğümüz göç konusunda politikamız doğrultusunda çalışıyoruz” diyor. </span></p>
<h5><b>&#8216;2020-2024 Göç ve Uyum Eylem Planı Oluşturduk&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Arslan; 2019 yerel seçimlerinden hemen sonra göç alanında sahadaki ihtiyaçları ve İBB’nin göç yönetişimindeki rolünü belirleyebilmek amacıyla pek çok paydaşla bir araya gelinen bir arama süreci yürüttüklerini söylüyor: “Eş zamanlı olarak İstanbul’da yaşayan göçmenlerin sosyo-ekonomik durumunu ve yerel halk ile göçmenler arasında sosyal uyumun önündeki engelleri anlamak amacıyla İstanbul Göç Araştırması’nı yürüttük. Arama sürecimizin sonunda sivil toplumdan, akademiden, ilçe belediyelerinden, göçmen öz-örgütlenmelerinden ve kamu kurumlarından görüştüğümüz tüm paydaşların katılımı ile bir çalıştay gerçekleştirdik. Bu çalıştayın sonucunda da İBB’nin göç yönetişiminde stratejik hedeflerini belirlediğimiz taslak “2020-2024 Göç ve Uyum Eylem Planı” ortaya koyduk.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eylem planında kendilerine dört temel öncelik belirlediklerini ifade eden Arslan, bunları şöyle sıralıyor: “(1) Kentteki belediye hizmetleri ve ilçe belediyeleri arasında koordinasyonun sağlanması, (2) Belediyelerin hizmet kapasitelerinin artırılması, (3) Göç alanında nitelikli ve analitik veri akışının sağlanması (4) Sosyal uyumun desteklenmesi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Arslan, bu amaçlara yönelik çalışmaları gerçekleştirmek amacıyla Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı bünyesinde bir Göç Birimi görevlendirdiklerini ve bu birimin belediye birimleri, kamu kurumları, uluslararası kurumlar sivil toplum ve hükümet-dışı kurumlarla yakın iş birliğinde çalışmakta olduklarını söylüyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İBB çatısı altında, 1) Araştırma ve Veri Yönetimi, 2) Politika ve Kapasite Geliştirme, 3) Sosyal Uyum 4) Destek Hizmetleri konu başlıkları çerçevesinde projeler geliştirip, yürüttüklerini söyleyen Arslan, “Projeler, </span><span style="font-weight: 400;">İBB’nin genel politikası</span><span style="font-weight: 400;"> ile Ulusal Uyum Eylem Planı dikkate alınarak yerele uygun hazırlanan </span><span style="font-weight: 400;">Göç Uyum Eylem Planını</span><span style="font-weight: 400;"> hayata geçirme amacıyla hazırlanıp, yürütülmektedir” diyor. </span></p>
<h5><b>&#8216;Kapsayıcı Belediyecilik için Kapsayıcı Dil Eğitimleri Düzenliyoruz&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">İBB, ilçe belediyelerinin göç yönetişimi konusunda mevcut durumunu görmek ve ihtiyaçlarını saptamak amacıyla Eylül 2020 ile Mart 2021 arasında 32 ilçe belediyesinin dahiliyetiyle bir saha araştırması gerçekleştirmiş. Arslan, araştırma kapsamında belediyelerin göçmenlere yönelik hizmet sunumları, bu hizmet alanlarında karşılaştıkları sorunlar, yerel yönetimlerin daha kapsayıcı hizmetler sunabilmesi için nelere ihtiyaç duyulduğu ve hizmetlerin kapsayıcılığını ve niteliğini geliştirmek için neler yapabileceği konusunda öneriler geliştirildiğini aktarıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Göçmenlere yönelik ayrımcı dil ve tutum ile mücadele etmeyi kapsayıcı bir şehir yaratma amacı doğrultusunda önemli bir mesele olarak gördüklerini ifade eden Şengül Altan Arslan, belediye bünyesinde “Kapsayıcı Belediyecilik için Kapsayıcı Dil” adında, saha ve idari personele yönelik eğitimler düzenlendiklerini söylüyor. </span></p>
<h5><b>&#8216;Sosyal Uyum ve Haklara Erişmenin Önündeki En Temel Engel; Dil&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arslan, belediye olarak mültecilerin yerel halkla sosyal uyumu için yürüttükleri çalışmaları şu sözlerle anlatıyor: “Sosyal Uyum kapsamında hem mültecilere hem de yerel halka sağladığımız mesleki eğitim, dil eğitimi, kreş desteği, koruma hizmeti, girişimcilik, kooperatifleşme ve istihdam desteği gibi yöntemlerle kendine yeten ve topluma olumlu yönde katkı sunan bireylere ulaşmak için çalışıyoruz. Çok Dilli Kadın Dayanışma Hattı ve Kadın Dayanışma Evi’ne ek olarak kadın/çocuk/engelli ve yaşlılara yönelik hizmetleri kapsayıcı hale getiriyoruz. Ayrıca deprem ve salgın gibi afetler karşısında kentin kapsayıcı ve dirençli hale getirilmesi için çok dilli bilgilendirme ve hazırlık eğitimleri için de çalışmaktayız. Yürüttüğümüz her çalışmada, kentteki kırılgan gruplar başta olmak üzere, istisnasız herkesin huzur ve refahını gözeten bir politika üretmenin, adil bir İstanbul yaratma yönünde en önemli sorumluluklarımız arasında olduğunun farkındayız. Araştırmalarımız gösterdi ki; hem sosyal uyumun hem de haklara erişimin önündeki temel engellerden biri dil bariyeri. Bu nedenle ilk aşamada sahada göçmenlerle temas eden  personelimizin, sonrasında ise ilçe belediyelerinin yararlanabileceği bir Tercüme Çağrı Hattı kurduk. Bu hattın kurulmasında yine Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (BMMYK) desteğini aldık. Çağrı hattımız 3 Arapça, 1 Arapça/Kürtçe, 1 Fransızca ve 1 Farsça tercüman ile hizmet vermektedir. Pilot uygulama dönemi sona ermiş olup, ilçe belediyelerinin kullanımına sunulmak üzere hazırlıklar sürmektedir.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İBB’nin mültecilere yönelik Destek Hizmetleri kapsamında ise Covid-19 pandemi sürecinde mülteci ve göçmenlerden gelen 34 bini aşkın sosyal yardım başvurusuna paydaşların da desteğiyle temel gıda ve hijyen maddesi desteği verilmiş. Ayrıca HES kodu uygulaması, ‘Covid’le mücadelede 14 kural’ gibi kritik konularda çok dilli olarak bilgilendirmeler yapılmış.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arslan son olarak toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde de 8 Mart’ta lanse ettikleri “Yerel Eşitlik Eylem Planı” ile aynı kapsayıcılık zemininde mülteci ve göçmenlere yönelik hedefler ve göstergeler içermeye özen gösterdiklerini ifade ediyor. </span></p>
<h5><b>&#8216;Göç Yönetimi Konusunda Yerel Dönüşüm Süreci Başladı&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-73651 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ayhan-kaya-640x426.jpg" alt="Ayhan Kaya" width="398" height="265" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ayhan-kaya-640x426.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ayhan-kaya.jpg 1000w" sizes="(max-width: 398px) 100vw, 398px" />İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi ve Avrupa Birliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ayhan Kaya ile pilot belediyelerin RESLOG (Resilience of Local Governance-Yerel Yönetişimde Rezilyans) Projesi ortaklığında gerçekleştirdiklerini ve genel olarak yerel belediyelerin göç yönetimi üzerine konuştuk. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kaya, sözlerine RESLOG projesinin detaylı tanımını yaparak başlıyor: “RESLOG (Resilience of Local Governance-Yerel Yönetişimde Rezilyans) Projesi, İsveç Yerel Yönetimler ve Bölgeler Birliğinin (SKL) girişimiyle ve İsveç hükümetinin finansmanıyla Türkiye ve Lübnan’da eş zamanlı olarak 2018-2021 yılları arasında uygulanan bir projedir. RESLOG projesi, RESLOG Türkiye ekibi ile birlikte çalışan Türkiye Belediyeler Birliği, Marmara Belediyeler Birliği ve Çukurova Belediyeler Birliği tarafından gerçekleştirilmiştir. Proje, ilgili Belediye Birliklerinin yanı sıra yoğun göç alan birtakım Büyükşehir Belediyeleri ve ilçe Belediyelerinin göç, sosyal hizmetler, belediye hizmetleri gibi birimlerinde yer alan görevliler ile yapılan derinlemesine görüşmeler, yine proje kapsamında pilot belediyelerle gerçekleştirilen sorun ve ihtiyaç analizi çalışmaları ve alanda hem profesyonel hem de akademik faaliyetler yürüten uzmanlarla yapılan mülakatlara dayanarak geliştirildi.”</span></p>
<h5><b>&#8216;RESLOG, Kapsayıcı Planlama ve Yönetişimin İyileştirilmesini Amaçlıyor&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">RESLOG Türkiye projesinin amacını açıklayan Kaya, “Ulusal göç politikalarının yerel gerçeklikleri ve ihtiyaçları yansıtacak şekilde geliştirilmesi, bölge birlikleri aracılığıyla belediyeler arası öğrenme ve destek yapılarının güçlendirilmesi, belediye düzeyinde kapsayıcı planlama ve yönetişimin iyileştirilmesi” diyor. RESLOG projesi kapsamında, bugüne değin Türkçe ve İngilizce olarak göç ve yerel yönetim ilişkilerini farklı düzeylerde ele alan 14 kitap yayınlanmış. Kitaplara <a href="http://www.reslogproject.org/kitaplar/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a></span><span style="font-weight: 400;"><a href="http://www.reslogproject.org/kitaplar/"> </a>erişmek mümkün.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kaya, yerel yönetimlerin kaynak yetersizliği ve göçün geçicilik arz ettiği düşünceleriyle göç politikalarını yeterince geliştiremediğini ama 2015’ten bu güne, bu konuda yol alındığı söylüyor: “Özellikle 2015 yılından bu yana yerel yönetimlerin, 5393 Sayılı Belediye Kanunu içinde yer alan ve ‘hemşehrilik’ hukukunun altını çizen 13. Madde uyarınca göç ve göçmenlik konularıyla daha yakından ilgilenmeye başlamışlardır. Bunda ayrıca 2015 yılından itibaren Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanana ve yaygınlaştırılan Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları içerisinde yerel yönetimlere ve kentlere ayrı bir değer verilmesinin de payı olabilir.” </span></p>
<h5><b>&#8216;Sorunlar Yerelde Yaşanıyor, Çözümü de Yerelde Olmalı&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Prof. Kaya, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin </span><span style="font-weight: 400;">UNHCR</span><span style="font-weight: 400;"> imzaladığı sözleşmeyle ilgili “Türkiye’de yerel dönüşüm adı verilen süreç başlamıştır” yorumunu yapıyor. Kaya; “İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile UNHCR arasında imzalanan ve </span><span style="font-weight: 400;">geçici koruma sağlanan kişiler, uluslararası koruma başvuru ve statü sahipleri ile sığınmacılara yönelik iş birliğini amaçlayan söz konusu </span><span style="font-weight: 400;">mutabakat bize gösteriyor ki, diğer pek çok Batılı ülkede olduğu üzere Türkiye’de de yerel dönüşüm (</span><i><span style="font-weight: 400;">local turn</span></i><span style="font-weight: 400;">) olarak adlandırabileceğimiz bir süreç yaşanmaya başlamıştır. Diğer bir deyişle, merkezi devletin sorumluluk alanına giren göç yönetimi ve göçmenlerin uyumu gibi konularda artık yerel yönetimler daha fazla söz sahibi olma iradesini göstermeye başlamışlardır. Her ne kadar, Bolu örneğinde olduğu gibi söz konusu yerel inisiyatifler zaman zaman olumsuz birtakım özellikler gösterme ihtimalini kendi içlerinde barındırsa dahi, ben yerel yönetimlerin göç yönetimi ve göçmenlerin uyumu gibi süreçlerde daha katılımcı ve istekli olmalarının çok büyük bir gelişme olduğu kanaatindeyim. Sorunlar yerelde yaşanmaktadır, bu nedenle çözümleri de yerelde aranmalıdır.” diyor.</span></p>
<h5><b>&#8216;Hemşehrilik Hukuku, Belediyeleri Sınırları İçerisindeki Herkesten Sorumlu Kılıyor&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Kitlesel göç süreçlerinin yönetişim süreçlerinde yerel olanın öneminin pek çok uzman ve yetkili tarafından vurgulandığının altını çizen Kaya, “Toplumsal kaynaşma, bütünleşme ve uyum imkânları açısından kişinin yaşam koşulları, yaşadığı alanın tasarımı ve gerek kamusal gerekse de özel altyapı unsurları, uyum süreçleri açısından bakıldığında büyük bir önem arz eder” diyor. Kaya; “Belediyeler Kanunu’nun, “Hemşeri hukuku” başlıklı 13’üncü maddesine göre, “herkes ikamet ettiği beldenin hemşerisi” olarak tanımlanmış olup, “hemşerilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları” olduğu kaydedilmiştir” sözleriyle göçmen ya da yerli halktan her bireyin yaşadığı belediyenin sorumluluğunda olduğunu belirtiyor. </span></p>
<h5><b>&#8216;Belediyelere Göçmen Nüfusuna Orantılı Bütçeler Verilmeli&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Prof. Dr. Kaya, bu noktada </span><span style="font-weight: 400;">belediyelerin göçmenlere yönelik görevleriyle orantılı bütçe imkânlarına da sahip olmasının önemine değiniyor ve bunun için yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesinin önemine vurgu yapıyor: “</span><span style="font-weight: 400;">Belediyelere ve yardım dağıtan kamu kuruluşlarına sağlanan hazine ödenekleri, illerde yaşayan göçmen nüfusuna bakılmaksızın o illerde yaşayan vatandaş sayısına göre belirlendiği için, özellikle son yıllarda geçici koruma altında yaşayan göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı ilçelerde ve illerde kaynaklar yetersiz kalabilmektedir. Bunun yanı sıra, özellikle kentsel alanların çeperlerinde yoksulluğun yerli halkı da tehdit ettiği semtlerde, geçici koruma altında yaşayan Suriyelilere yapılan yardımların görünürlüğü yerel halkı kıskandırmakta ve bu nedenle Suriyelilere karşı besledikleri hasmane yaklaşımı güçlendirmektedir. Yerli ve göçmen topluluklar arasında ortaya çıkabilen bu tür gerilimler hiç şüphesiz uyumun önündeki önemli engellerden biri olarak görülebilir.”</span></p>
<h5><b>&#8216;Göçmenlerin Mutlu Yaşamaları Toplumun Yararınadır&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Prof. Dr. Kaya son olarak göçmenlerin önemli bir kısmının bizimle birlikte yaşamaya devam edeceğini, bu noktada onların refah ve mutluluğunun toplum olarak bizlere de iyi geleceğini söylüyor. Kaya;</span><b> “</b><span style="font-weight: 400;">Belediyelerimizin umudu ön plana çıkaran, Hemşehrilik ilkesine vurgu yapan, komşuluk ilişkilerinin gelişimine olanak sunan, kültürlerarası etkileşimi sağlayan, yurttaşlar ile henüz yurttaşlık almamış olan göçmenleri ve mültecileri ortak platformlarda buluşturabilecek, onları kaynaştırabilecek küçük projeler hayata geçirmeleri beklenmelidir. Hatay ve Gaziantep örneklerinde olduğu gibi Gastronomi Projeleri, Şişli Belediyesi örneğinde olduğu gibi “Mutfakta Hayat Var” projesi, Zeytinburnu örneğinde olduğu gibi kadın göçmenlerin kamusal hayata katılımını sağlayan “Kar Serçesi” Projesi ve Reyhanlı Belediyesi tarafından geliştirilen çocuk dostu kent projesi sadece aklıma gelen küçük projelerden bazıları. Tek yapılacak şey, Belediyelerin bu ve benzeri proje fikirlerine açık olmaları ve gerek yerli yurttaşların gerekse göçmenlerin ve mültecilerin karşılıklı fikirlerini paylaşabilecekleri, sinerji yaratabilecekleri alanlar yaratılabilmelidir. Kent Konseyleri belki de bu tür katılımlar için en uygun zeminlerdir” diyor.  </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/20/multeci-sorunu-yerel-yonetimlerle-cozulmeli/">&#8216;Mülteci Sorunu Yerel Yönetimlerle Çözülmeli&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Sivil Toplum Demokratik Zeminin Olmazsa Olmazı’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/08/sivil-toplum-demokratik-zeminin-olmazsa-olmazi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jul 2021 07:48:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Halkların Demokratik Partisi]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Tuncer Bakırhan]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel yönetimler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72475</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkan Yardımcısı Tuncer Bakırhan, sivil toplumun demokratik sistemin olmazsa olmazı olduğunu ancak yeni sistemde sivil alanın giderek daraltıldığını belirtiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/08/sivil-toplum-demokratik-zeminin-olmazsa-olmazi/">‘Sivil Toplum Demokratik Zeminin Olmazsa Olmazı’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="‘Sivil Toplum Demokratik Zeminin Olmazsa Olmazı’" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/EDO9g-tWVuA?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><b>Mevcut yönetim sisteminde sivil toplumun durumunu nasıl değerlendirirsiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cumhurbaşkanlığı</span> <span style="font-weight: 400;">Hükümet Sistemi’nin gelişiyle birlikte Türkiye’de toplumsal barışı isteyen dernek, kurum ve kuruluş neredeyse kalmadı. Son çıkan yasayla birlikte birçok dernek kapatıldı. Sivil toplum örgütleri eleştiri hakkını kullandığı için yargılanıyor, tutuklanıyor ve bu şartlar altında nefes alamıyor, varlığını sürdüremiyor. Türkiye’de muhalif olanı eleştiren, sorun alanlarını gerçek anlamda temsil eden sivil toplum, demokratik zeminin olmazsa olmazlarıdır. Hükümeti yönlendiren toplumdan gelen talepleri ileten halkın lehine  gerçekleşmesini isteyen kurumlar maalesef yok denecek kadar az kaldı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum olarak varlığını sürdüren veya STK olduğunu belirten birçok kurum da hükümetin yanında yer alan kurumlar. Hükümetin siyasi il ve ilçe örgütlerinde de durum çok farklı değil. Maalesef sivil toplum alanında ciddi bir zehirlenme var. Sivil toplum alanı demokrasinin temel taşları olması gerekirken Cumhurbaşkanlığı sistemi ile birlikte çok zayıfladı. </span></p>
<p><b>Sivil toplum ve siyaset ilişkisi nasıl olmalı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum siyaseti besleyen, yönlendiren, toplumun temel sorunlarını siyaset mekanizmaları aracılığıyla çözüme ulaştırmaya çalışan kurumlardır. Sivil toplum ve siyaset birbirinden ayrılmaz. Siyaset toplumun talepleri doğrultusunda yapılmalı. Sivil toplum örgütleri toplumun öz dinamikleridir. Ama maalesef bu alanda da sivil toplumla ciddi bir ilişki kurulamıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Siyaset sivil toplumla arasına rantsal ticari kendi siyasi görüşünden etkilenmesini engelleyecek duvarlar örmelidir. Ama bir taraftan da sivil toplumdan ciddi anlamda etkilenen, sivil toplumun önerilerini dikkate alan, sivil toplumla birlikte toplumsal barışı ve  huzuru sağlayacak bir yol, yöntem izlenmesi gerektiğini düşünüyorum.</span></p>
<p><b>Yerel yönetimlerde sivil toplumun etkin katılımı için nasıl bir yaklaşım ve mekanizmaya ihtiyaç var? Bu konuda sivil toplum ve yerel yönetimlere nasıl roller düşüyor?  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum hem yerele hem de genel demokrasiye büyük katkıları olan mekanizmalardır. Yerel yönetimler halkla birlikte hizmet ürettikleri için sivil toplum örgütlerinin burada çok önemli etkileri ve katkıları var. Katılımcı demokrasinin, şeffaflığın olduğu yerel yönetimlerin oluşmasında sivil toplumların büyük katkısı var. Yerel yönetimlerin sivil toplumla ilişkisi onun ne kadar demokratik olduğunu katılımcı olduğunu ve ne kadar şeffaf olduğunu, ne kadar halk için hizmet ürettiğinin en iyi göstergelerindendir. Son Cumhurbaşkanlığı sistemi ile birlikte gördük ki kapatılan derneklerin tamamı yerellerde aktif olarak çalışma yürüten toplumun temel talepleri üzerine örgütlenen kurumlardı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir taraftan kayyım atanıyor bir taraftan da sivil toplum örgütleri kapatılıyor ya da etkisiz bırakılıyor. Dolayısıyla sivil toplum ve yerel yönetimlerin olmadığı kayyımlarla yönetilen bir yerel demokrasiden genel demokrasinin fotoğrafını net olarak görmek mümkün.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin demokratik zemininin ortadan kalktığının en iyi göstergesi budur. Halkın iradesine kayyım atanıyor halkın iradesi ile birlikte hizmet üretmeye çalışan onu etkileyen onu besleyen kılcal damarlar olan sivil toplum örgütleri kapatılıyor, çeşitli baskılarla üretmemeleri için ellerinden gelen çabayı gösteriyorlar.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/08/sivil-toplum-demokratik-zeminin-olmazsa-olmazi/">‘Sivil Toplum Demokratik Zeminin Olmazsa Olmazı’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pandemiyle Mücadelede Yerelden Çözümler Sürecin Başarısını Etkiliyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/26/pandemiyle-mucadelede-yerelden-cozumler-surecin-basarisini-etkiliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Uçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 May 2021 09:13:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Kaya]]></category>
		<category><![CDATA[Nahit Eren]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[pandemiyle mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Ulaş Bayraktar]]></category>
		<category><![CDATA[Yeliz Düşkün]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Zelal Yalçın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=70503</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yerel yönetim ve sivil toplum alanından uzmanlar; pandemiyle mücadelede, kararların yerelleşmesinin ve illerin öznel koşullarının göz önüne alınmasının salgının toplumsal, ve ekonomik etkilerinin azaltılmasında etkili olduğunu kaydediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/26/pandemiyle-mucadelede-yerelden-cozumler-surecin-basarisini-etkiliyor/">Pandemiyle Mücadelede Yerelden Çözümler Sürecin Başarısını Etkiliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aşılama grafiklerinin yükselmesiyle bazı ülkelerde normalleşme adımları atılsa da Covid-19 pandemisinin etkileri küresel olarak sürüyor. Pandemiyle mücadelede karantina, aşı, test gibi sağlık sistemiyle ilgili tedbirlerin yanı sıra, yönetim sistemlerinden, sosyal politikalara kadar birçok alandaki çalışmaların etkili olduğu yapılan araştırmalarla ortaya konuluyor.</p>
<p>ABD&#8217;deki Michigan Üniversitesi&#8217;nden küresel sağlık uzmanı olan Prof. Dr. Elizabeth King araştırmasında; yönetim sisteminin hem şeklinin hem de kurumsal işleyişinin pandemiyle mücadelede başarı seyrini etkilediğini savunuyor. King’e göre, yönetim sistemi (demokrasi veya otokrasi), resmi siyasi kurumlar (federal yapılar, başkanlık kurumları vs) ve devletin kapasitesi (sağlık sistemleri ve kamu yönetimi üzerindeki kontrol) gibi unsurların, ülkelerin Covid-19&#8217;a verdiği tepkileri şekillendiriyor.</p>
<p>Türkiye’de genel itibariyle tüm salgın süreci, kapanma, kısıtlama kararlarının yanı sıra; toplumsal ve ekonomik etkilerin aza indirilmesi noktasındaki destekler dahil olmak üzere merkezi uygulamalarla yönetildi, yönetilmeye devam ediliyor. İl hıfzıssıhha kurulları oluşturulsa da eğitim alanı başta olmak üzere hem önlemler hem de etkiler noktasında valiliklerin pek inisiyatif almadığı gözleniyor.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-70507 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/mehmet-kaya-640x427.jpg" alt="Mehmet Kaya" width="306" height="204" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/mehmet-kaya-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/mehmet-kaya.jpg 1000w" sizes="auto, (max-width: 306px) 100vw, 306px" />Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Mehmet Kaya</strong>, yerelden çözümler için, yetki paylaşımı yöntemiyle ilin tüm paydaşlarının sürece dahil edilmesinin gerekliliğine işaret ediyor. Pandemi sürecinde oluşan sıkıntılarla ilgili valiliklerin suçlandığını hatırlatan Kaya, bu noktada valilerin sorumluluk almaktan geri durduğunu belirtirken, bunun önlenmesi için bilim kurulunun bir benzerinin her ilde oluşturulması gerektiğini böylece hem yetki hem de sorumluluğun daha kolay üstlenileceğini kaydediyor.</p>
<p>Pandemiye karşı alınan önlemlerin yerelden belirlenmesinin önemine vurgu yapan Mehmet Kaya, özellikle ekonomik alandaki kararların merkeziliğinin olumsuz etkileri arttırdığını söylüyor. Diyarbakır-Kocaeli illerini karşılaştıran Kaya, pandeminin ekonomik etkileri noktasında kısa çalışma ödeneğinden Diyarbakır’daki yararlanma oranlarının çok düşük olduğunu belirtiyor. Kapanmalardaki yasak kararlarında illerin ticari ve ekonomik alt yapısının dikkate alınması gerektiğini de kaydeden Kaya, &#8220;Kocaeli’de istihdam açısından sanayi sektörünün oranı yüzde 60&#8217;larda bu oran Diyarbakır’da yüzde 18. Hizmet sektörü ise tam tersi daha büyük. İki ilde de aynı şekilde standart bir uygulama getirdiğiniz zaman Kocaeli belki hiç etkilenmez ama Diyarbakır tamamen etkileniyor. Yine yaptığımız anketlere göre kısa çalışma ödeneğinden yararlanma oranı çok düşük çünkü Diyarbakır’da söz konusu ödenek için getirilen şartları sağlayacak çok büyük işletmeler ve çalışan kapasitesi yok.&#8221; dedi.</p>
<p>Kriz anlarında yerelden müdahalelerin, kararların sorunların çözümündeki etkisinin daha büyük olacağını da savunan Kaya, her ilin kendine özgü sanayi, hizmet, ticaret sektör dağılımları olduğunu belirterek, kararların yereldeki ihtiyaçları gözetecek yapıda olmasının önemine vurgu yaptı.</p>
<h5>Şeffaflık ve İllerin Öznel Koşullarının Göz Önüne Alınmasının Önemi…</h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-70506 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/nihat-eren-640x480.jpeg" alt="Nihat Eren" width="234" height="175" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/nihat-eren-640x480.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/nihat-eren-1280x960.jpeg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/nihat-eren-1024x768.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/nihat-eren.jpeg 2048w" sizes="auto, (max-width: 234px) 100vw, 234px" /><strong>Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren</strong> de yerelden uygulamaların desteklenmesinin önemine vurgu yaparken, pandemi yönetimindeki diğer önemli bir konunun sürecin şeffaf yürütülmesi olduğunu kaydediyor. Eren, sağlık hizmetlerinden, pandemiye karşı oluşturulan ekonomik ve toplumsal desteklere kadar tüm kararların, illerin kendi öznel koşullarına göre oluşturulması gereğinin altını çiziyor ve yerelde başta olmak üzere sivil toplumun sürece dahil edilmesinin önemini de vurguluyor.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-61360 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/zelal-yalcin-1.jpg" alt="zelal yalçın 1" width="176" height="274" />İstanbul Planlama Ajansı Sosyal Politikalar Koordinatörü ve Yereliz Derneği’nden Zelal Yalçın</strong> da, yerel yönetimlerin pandemi süreçlerinde ekonomik ve sosyal politikalar alanında çözümler geliştirdiğini kaydediyor. Yerel yönetimlerin bu çabalarının süreç boyunca engellenmelerle karşılaştığını da kaydeden Yalçın, “Oysa ki pandeminin ortaya çıkarttığı sosyal ve ekonomik kriz ile etkin, verimli ve yerinden mücadele etmek için yerel yönetimlerin rolünü ve bütçesini arttırmak, merkez yerel koordinasyonunu en üst düzeyde sağlamak gerekirdi. Bu kaynakların verimli kullanımı, ulaşılan kesimlerin çeşitliliğin sağlanmasını, tedarik kaynaklarının çoğaltılarak yerel ekonomilerin güçlendirilmesine ayrıca katkı sağlayabilirdi.&#8221; dedi. Sürecin devam ettiğini vurgulayan Yalçın, yine pandeminin etkilerinin daha uzun süre devam edeceğinin öngörüldüğünü belirterek, “Dolayısıyla merkez yerel arasında etkin koordinasyonun bir an evvel sağlanması, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi sosyal ve ekonomik kriz ile baş edebilmekte önemli bir fırsat alanı olarak durmaya devam ediyor.” Diye konuştu.</p>
<h5>Okul Temelli Kararların Gerekliliği…</h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-61399" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/yeliz-duskun-640x640.jpg" alt="Yeliz Düşkün" width="263" height="263" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/yeliz-duskun-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/yeliz-duskun-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/yeliz-duskun.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 263px) 100vw, 263px" /></p>
<p>Kararların merkeziliğinin eğitime ve çocukların iyi olma haline etkisini değerlendiren <strong>Eğitim Reformu Kıdemli Politika Analisti Yeliz Düşkün</strong> de, sadece pandemi şartlarında değil diğer zamanlarda da çocuklar başta olmak üzere eğitim paydaşlarının ihtiyaçlarının değişkenlik gösterdiğini ve kimi durumlarda il-ilçe düzeyinde de değil, okul düzeyinde karar alma esnekliğinin olmasının gerekliği olduğunu kaydediyor.</p>
<p>Pandemi döneminde çok kısa bir süre için köy okulları için ayrı kararlar alındığını ama genel itibariyle vakaların olmadığı köylerde de eğitimin yüz yüze yapılmadığını belirten Yeliz Düşkün, “Bu durum, okul temelli karar almanın önemini hatırlatıyor. Örneğin ERG uzun yıllardır öğretmenler için okul temelli mesleki gelişimin ön planda olması gerektiğini savunuyor. Benzer bir biçimde okullara bütçe verilmesinin önemini vurguluyor. Bu özerklik, okulların çözüm üretme ve uygulama kapasitelerinin gelişmesi için de önemli. Türkiye’de eğitim sisteminin krizlere nasıl yanıt verdiğini tartışırken, aslında şunu da sormak iyi olur: Okulların çözüm üretme ve uygulama kapasitesi yeterince güçlü mü ve okullar bu yönde teşvik ediliyor mu?&#8221; dedi.</p>
<p>Düşkün, okulların bu anlamda güçlü olması durumunda, salgın koşullarında okul düzeyinde kararlar alınmasını ve daha fazla okulun daha uzun süre yüz yüze eğitim vermesinin sağlanabileceğini vurguluyor. Eğitimin tek amacının akademik başarı olmadığını çocuğu iyi olma halinin önemine de vurgu yapan Düşkün, “Özellikle pandemi gibi bir koşulda çocuğun her açıdan iyi olmasının öncelikli olması gerektiğinden, alınan kararların önemi de artıyor. ERG’nin görüşüne başvurduğu öğretmenler özellikle kendi inisiyatifleriyle yürüttükleri çocukların iyi olma haline odaklanan çalışmalarını öne çıkarıyorlar. Çeşitli ağlar ve etkinliklerle bu tür inisiyatiflerin yaygınlaştığını görüyoruz. Okul düzeyinde alınan kararlar, çocuklarla birebir temasta olan paydaşların, yani öğretmen, aile ve okul idarecisinin kararlara dahil olmasına ve başta çocuklar olmak üzere okulun paydaşlarının ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirilmesine olanak tanıyor. Bu nedenle okul düzeyinde karar alma her zamankinden de daha önemli hale geliyor.&#8221; dedi.</p>
<h5>Civar Demokrasisine Doğru…</h5>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-70508 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/ulas-bayraktar.jpg" alt="" width="219" height="219" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/ulas-bayraktar.jpg 512w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/ulas-bayraktar-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 219px) 100vw, 219px" />Mekanda Adalet Derneği</strong>’nin Salgın Sonrası için Ekolojik Manifestolar’ında pandemi sürecini yerelden çözümler noktasında değerlendiren <strong>Ulaş Bayraktar</strong> da, salgının oluşturduğu sosyal ve ekonomik sorunlarına karşı ‘<a href="https://mekandaadalet.org/wp-content/uploads/2021/04/mad_11_YerelDemokrasi_UlasBayraktar_ed2_single.pdf" target="_blank" rel="noopener">civar demokrasisi</a>’ kavramının çözüm noktasında berraklaştığını belirterek, “Merkezi bir konumdan konuşan aktör ve kurumların krizi yönetebilmesi, sorunları önleyen ya da çözen etkili politikalar tesis edebilmesi mümkün değil. Nitekim, geniş coğrafyalar, kalabalık ve heterojen topluluklar için merkezi yönetimin sorunları öngörmesi, doğru analiz edip yerinde tedbirleri zamanında hayata geçirebilmesi hayli zor.&#8221; diyor.</p>
<p>Uzaktan kurgulanan politikaların uygulamadaki sonuçlarının ne kadar yetersiz ve geç kaldığının pandemi sürecinde daha da görünür olduğunu belirten Bayraktar, “Merkezi yönetim sokağa çıkma yasakları sırasında yerel yönetimleri geri plana iterek kendisi sunmaya kalktığı yardım ve destek hizmetlerini ancak bu belediyelerin araç ve insan kaynağını kullanarak başarabildi. Salgın sürecinin bu deneyimi, yerel yönetimlerin sorunların çözümünde neden ve nasıl daha etkili olabileceğini göstermiş durumda. Bu anlamda özellikle belediyelerin güçlendirilmesi artık kelimenin sözlük anlamı ile hayati bir önem taşıyor.” cümlelerine yer veriyor. Bayraktar, civar demokrasisinde kentlerde yaşayan yurttaşların kararlara katılımı ve hemşehri hukuku içindeki uygulamaların belirleyiciliğine de vurgu yapıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/26/pandemiyle-mucadelede-yerelden-cozumler-surecin-basarisini-etkiliyor/">Pandemiyle Mücadelede Yerelden Çözümler Sürecin Başarısını Etkiliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;Yardım Yaptığımız İnsan Sayısıyla Değil, Yardıma İhtiyacı Olmayan İnsan Sayısıyla Övüneceğiz&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/28/yardim-yaptigimiz-insan-sayisiyla-degil-yardima-ihtiyaci-olmayan-insan-sayisiyla-ovunecegiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Uçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2020 11:33:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Podcast]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[İBB]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal belediyecilik]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Saştık]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Yuvam İstanbul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=56303</guid>

					<description><![CDATA[<p>İBB’nin ‘sosyal hizmet politikasını’ konuştuğumuz Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Yavuz Saltık, yeni dönemde sosyal hizmet alanında ‘yardım temelli bakışı’ benimsediklerini belirterek, ‘sistem mezuniyeti’yle kent yoksulluğunu çözmek için çalıştıklarını kaydetti. Belediyelerin her yıl yaptıkları yol veya döktükleri asfalt miktarıyla övündüklerini anlatan Saltık, “Biz sistem mezuniyetiyle yardıma ihtiyacı olan insan sayısını azaltacağız. Yardım yaptığımız insan sayısının çokluğuyla değil yardıma muhtaç insan sayısını azaltmakla övüneceğiz” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/28/yardim-yaptigimiz-insan-sayisiyla-degil-yardima-ihtiyaci-olmayan-insan-sayisiyla-ovunecegiz/">&#8221;Yardım Yaptığımız İnsan Sayısıyla Değil, Yardıma İhtiyacı Olmayan İnsan Sayısıyla Övüneceğiz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Yuvam İstanbul projesi kapsamında Esenyurt’ta açılan kreşte görüştüğümüz İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Yavuz Saltık ile sosyal hizmet politikasını ve pandemi sürecinde yürüttükleri çalışmaları konuştuk.</span></p>
<p><iframe loading="lazy" title="&#039;&#039;Yardım Yaptığımız İnsan Sayısıyla Değil, Yardıma İhtiyacı Olmayan İnsan Sayısıyla Övüneceğiz&#039;&#039;" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/vMQ8cgmDCxs?start=2&#038;feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><b>Sosyal belediyeciliği nasıl özetlersiniz? Öncelik sıralamanızda en başta hangi konular var? Hangi sorunlar aciliyet arz ediyor, özellikle kent yoksulluğunun arttığı verilerle ortaya konulmuşken?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sosyal belediyecilik için sosyal devletin yereldeki karşılığı diyebiliriz. Yerel yönetimlerin geliştirdiği sosyal politikaların vatandaşla buluşturulması ve eşitlikçi bir yaklaşımla yoksullukla mücadele ve eşitsizlikleri azaltmak sosyal belediyeciliğin olmazsa olmazı. Tüm dünyada her şeyi üstlenen merkezi devlet anlayışı yerini yapılan hizmetleri denetleyen devlete bırakmaktadır. Bu da yerel yönetimlerin etkinliğini ve çalışma alanını genişleten bir durumdur. Adem-i merkeziyetçiliğin önem kazandığı böyle bir konjoktürde belediyelere çok daha fazla görev ve sorumluluk düşmektedir. Kadınlar, çocuklar, engelliler bizim önceliğimiz olacak. 1  yıllık çalışma dönemimizde de gördük ki bu kesimler kent yoksulluğundan en çok etkilenen grupların başında geliyor. Biz de bu yeni yaklaşıma uygun politikalar üreterek 16 milyon gibi devasa bir nüfusa sahip olan İstanbulumuza hizmet etmek için yola çıktık.  İstanbul aynen Türkiye gibi farklılıkları ile güzel bir şehirdir. Ama görüyoruz ki insanların doğuştan sahip oldukları ve aslında zenginliğimiz olan farklılıklarımız dışlayıcı siyasi yaklaşımdan, “Benden olmayana hizmet etmem”  anlayışından dolayı eşitsizlikler üretmiş ve eşitsizlikleri derinleştirmiş. Biz bunun tam tersini yapacağız, kapsayıcılık ve eşitsizliklerle mücadele önceliğimiz. Bu kent için politika üretirken tüm bu farklılıkları kucaklayan bir anlayışla hareket ediyoruz. Bunu da sosyal desteği sosyal hizmetle bütünleştiren, sosyal politikayı belediyenin tüm birimleri ile konuşan bir yapıya dönüştürerek yapıyoruz. </span></p>
<p><b>Yardım Yerine Hak Temelli Bakış</b></p>
<p><b>Pandemi sosyal belediyecilik anlayışınızı nasıl etkiledi? Aile destek paketi, anne-bebek paketi ve askıda fatura dışında, yeni başlıklar açılacak mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle pandemi döneminde ekonomide çarkların durma noktasına gelmesi beraberinde birçok sorunu da getirmiştir. İşini kaybedenler, evine ekmek götüremeyenler, açlık sınırına gelenler artmıştır. Belediye olarak bu dönemde acil aksiyon alarak Aile Destek Paketi, Anne-Bebek Paketi, Askıda Fatura, Market Çeki, Halk Süt gibi vatandaşlarımıza yardımın direkt ulaştırıldığı çalışmalar yürütüp, onları bir nebze rahatlatmak için aralıksız olarak çalıştık. Uzun vadeli planlarımızda ise kent yoksulluğunu azaltmaya yönelik kalıcı projeler geliştiriyoruz. Buna sistem mezuniyeti diyoruz biz. </span></p>
<p><b>Nedir sistem mezuniyeti? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sosyal destek sistemi içinde yer alan vatandaşlarımızı hakları konusunda bilgilendirerek, sosyal hizmet çalışmaları yürüterek nihayetinde iş ve meslek sahibi yaparak mezun etmek ve üretime katkı sağlamalarını sağlayarak kalıcı çözüm üretmek. Ekonomiyi güçlendirmek için evde ve mahallede görülen tüm mağduriyetleri kendi alanında uzman personelimiz aracılığıyla tespit ediyoruz. Engellilik, psikolojik destek, kadın ve çocuklara yönelik hizmetleri bir araya getiren bir sistem kuruyoruz ve bu hizmeti götüreceğimiz kesimle ilgili sağlıklı bir datanın oluşmasını sağlıyoruz. Sosyal ve Ekonomik Destek Programı (SEDEP) açlık sınırı altında aile kalmaması için çalışıyor. İstanbul’un en büyük sorunlarından biri olan göçmenler konusunda Göç Birimi’ni kurup belli bir strateji etrafında yeni çalışmalar geliştiriyoruz. Bu arada pandemi sürecinde göçmenlere gıda paketi, hijyen paketi, bebek maması/bezi, maske gibi acil ihtiyaçlara kaynak oluşturma çalışmaları devam etti. Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun seçim vaatlerinden biri olan Eğitime Destek Paketi çerçevesinde şehit çocukları, öksüz/yetim çocuklar ve engelli çocuklarımızdan 91 bin 458’ine ulaşıldı. Genç Üniversiteli projesi kapsamında 30 bin öğrenciye 8 ay üzerinden burs verildi. Pandemi nedeniyle devreye alınamayan Evlilik Destek Paketi, Evsiz Destek Merkezi gibi projelerimiz ise yakın zamanda hayata geçirilecek. Sosyal ve kültürel hayata katılımı arttıracak ve mahalle kültürünü geliştirecek Mahalle Evleri yeni projelerimizden bir diğeri. Bütün bu hizmetler ve projeler ilk başta söylediğim sosyal belediyecilik anlayışımızın da göstergeleridir.</span></p>
<p><b>“Kaynaklar Kanallara Değil Çocuklara Açılmalı”</b></p>
<p><b>Yuvam İstanbul’la projesi hakkında bilgi verir misiniz. Bu kapsamda açılacak kreşlerin toplam kreş ihtiyacına katkısı oransal olarak nedir? İBB’nin açacağı kreşlerin nasıl bir farkı olacak?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-56306 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/emine-ibbyavuz1-640x424.jpg" alt="yavuz saltık" width="311" height="206" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/emine-ibbyavuz1-640x424.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/emine-ibbyavuz1-1024x678.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/emine-ibbyavuz1-350x231.jpg 350w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/emine-ibbyavuz1.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 311px) 100vw, 311px" />Gelişmiş pek çok ülkede çocukların gelişimlerinin desteklenmesi, kadın istihdamının arttırılması için yerel yönetimler aktif sorumluluk almakta. İstanbul gibi bir metropolde de hem ilçe belediyeleri hem de Büyükşehir belediyesinin erken dönem çocuk gelişimi ile ilgili seferberlik başlatması şart. Bu şehirde 0-6 yaş arasında 1,5 milyondan fazla çocuk var. Bu çocukların yarın nasıl yetişkinler olacağını bugün onlara sağladığımız imkanlar belirleyecek. Bir insanın beyin gelişiminin %85’inin tamamlandığı dönem ilk  yıllarıdır. Yani hepimizin, hayatlarındaki en kritik dönemi oluşturur. Yani çok kritik bir fırsat penceresi açılır ve sonrasında da kapanır. Yani bebekler bizim onlara hizmet götürmemizi, annelerinin depresyondan çıkmasını, babalarının ellerinden tutup parka götürmesini ya da altlarını değiştirmesini beklemez, hızla büyürler, gelişirler ve sürekli öğrenirler. Dolayısıyla bir insana yatırımın geri dönüşünün en yüksek olduğu dönemler ilk yılları. Nobel ödüllü ekonomist Dr. James Heckman bu döneme yapılan her 1$’lık yatırımın 7-10 $ arası geri dönüşü olduğunu araştırmalara dayanarak hesaplamıştır. Bu hesaba göre bebeklere ve onların bakım verenlerine, ailelerine yapılan yatırımlar uzun dönemde sağlık harcamalarında düşüşe, okullaşma oranında ve sürelerinde artışa, suç oranlarının düşmesine de yol açar.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yapılan araştırmalar bu döneme yapılan yatırımların kadın istihdamını artırdığını da ortaya </span><span style="font-weight: 400;">koymaktadır. Kreş veya gündüz bakımevi gibi imkanlarla sadece yeni annelerin istihdama geri </span><span style="font-weight: 400;">dönüşünü değil doğrudan bu alanda istihdam yaratarak da kadın istihdamının artışına katkıda bulunur. Tam da bu yüzden İstanbul’un da Türkiye’nin de kaynakları kanallara değil çocuklara aktarılmalıdır. Biz de bunu yapacağız!</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun seçim vaatlerinden en önemlisi olan 150 mahalleye 150 yuva projesinin şimdi ilk merkezlerini hayata geçiriyoruz. 150 merkez ile 15 bin çocuğa ulaşma hedefimiz var. Bunun anlamı 15 bin kadının da istihdama katılımını sağlamak. Şu ana kadar 15 kreşimiz tamamlandı. Pandemi süreci bittiğinde İstanbul’un farklı semtlerinde açılan bu kreşler 3-6 yaş arası çocuklarımıza kapılarını açacak. İBB olarak Yuvamız İstanbul Projesini Boğaziçi Üniversitesi ve Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) ile birlikte yürütüyoruz. Bu iki kurumun eğitim alanındaki deneyimleri ile İBB’nin sosyal hizmet deneyimini birleştiren bu merkezler hem bina yapısı ile hem de uygulanacak olan programı ile ilham verici olacak. Açılacak olan merkezler kamu ve özel sektörün yoğunlaşmadığı yoksul ve ihtiyaç sahibi ilçelerinden, mahallelerinden seçildi. Yuvamız İstanbul projesinin yanı sıra 0-3 yaş çocuklar için de ebeveynler için de ev ziyareti temelli ebeveyn rehberliği programını da hayata geçiriyoruz. Bu program ile anneler hamileliklerinin son aylarından itibaren desteklenmeye başlayacaklar.  Kuşkusuz bu hizmetler İstanbul’daki tüm çocukların ihtiyaçlarını hemen karşılamayacak. Daha yapılması gereken çok hizmet var hepsini bu dönemde gerçekleştirmek mümkün değil.  İstanbul’un 961 mahallesindeki çocuklara hizmet etmek için var gücümüzle çalışacağız. Her mahalleye bir yuva açmadan görevimizi yerine getirdik demeyeceğiz.</span></p>
<p><b>Sivil toplumla işbirliğine nasıl bakıyorsunuz sosyal belediyecilik alanında sivil toplumun deneyiminden faydalanıyor musunuz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum kuruluşları toplumun ihtiyaçları doğrultusunda kurulmuş, bilgi, deneyim, vizyonları ile topluma yön veren organizasyonlardır. Bu nedenle onlarla iş birliği yaparak yeni projeler geliştirmek ve sorunlu alanları iyileştirmek bizim için çok önemli. Toplumun sivil toplumda biriktirdiği bu gücü İstanbul yönetimine dahil etmemek diye bir yaklaşım olamaz. Yeni dönemde ilişkilerin güçlendirilmesi, bilgi alışverişinin sağlanması ve ortak çalışmaların hayata geçirilmesi için ilk günden itibaren İBB yönetimi olarak var gücümüzle çalışıyoruz. Stratejik planın yapılmasından, İstanbul Kent Konseyinin kurulmasına kadar pek çok buluşma alanı oluşturuldu, kalıcı ve sürdürülebilir kurumsal mekanizmalar kuruldu. Bu kurumsal mekanizmalardan birisi de Halkla İlişkiler Müdürlüğümüz bünyesinde Sivil Toplum Kuruluşları Koordinatörlüğü olmuştur. STK’ların güncel ihtiyaçları duymak ve onlarla kesintisiz iletişimi sürdürülmek için çok yönlü çalışma yürütmekteyiz. Sivil toplumun geniş bir yelpaze olduğunun da ayrıca farkındayız. İstanbul’un çeşitliliğini içeren farklı sivil toplum kuruluşları için farklı katılım kanalları oluşturulması önemli. Bu nedenle farklı zeminlerde bir araya gelmeye de devam ediyoruz. Bir yandan AÇEV, Mor Çatı, Türk Böbrek Vakfı, Tohum Otizm gibi alanında uzman sivil toplum kuruluşları ile ilgili alanlarda ortaklıklar geliştirirken, diğer tarafta hemşehri derneklerini çalıştaylarda bir araya getirerek farklı ihtiyaç ve öncelikleri duymaya anlamaya çalışıyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şunu da belirtmek lazım. Dünyada toplumlar için itici bir güç olan STK’ların konumu Türkiye’de henüz yeterince gelişmemiştir. Hatta son yıllarda sivil toplumun bilgi ve deneyimi karar alma ve uygulama süreçlerinin dışına itilmiştir. Bizler Sivil Toplumun deneyimlerinden, STK’lar da bizim geniş hizmet ağımız ve lojistik destek imkanlarımızdan faydalanacaklar. İBB, STK’lar ile İstanbul&#8217;un sorunlarına yapısal ve kalıcı çözümler üreterek bu şehre hizmet etmeye devam edeceğiz. Bu nedenle İBB’nin kapıları sivil toplum kuruluşlarına sonuna dek açıktır.</span></p>
<p><iframe title="Spotify Embed: &amp;apos;&amp;apos;Yardıma İhtiyacı Olmayan İnsan Sayısıyla Övüneceğiz&amp;apos;&amp;apos;" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/57XvXUWAsjbcoxrMdq2NPH?si=YHnKObABRLWVOMu-KmP74w&#038;utm_source=oembed"></iframe></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/28/yardim-yaptigimiz-insan-sayisiyla-degil-yardima-ihtiyaci-olmayan-insan-sayisiyla-ovunecegiz/">&#8221;Yardım Yaptığımız İnsan Sayısıyla Değil, Yardıma İhtiyacı Olmayan İnsan Sayısıyla Övüneceğiz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
