<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yeni Yeşil Düzen arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/yeni-yesil-duzen/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/yeni-yesil-duzen/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Mar 2023 12:31:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Yeni Yeşil Düzen arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/yeni-yesil-duzen/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>‘Siyasiler, İklim Konusunda Sivil Toplumun Birikim ve Deneyiminden Faydalanmalı!’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/05/siyasiler-iklim-konusunda-sivil-toplumun-birikim-ve-deneyiminden-faydalanmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 May 2022 09:33:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Düşünce Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Emre Kösemen]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Şurası]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset ve sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Yeşil Düzen]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Mutabakat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=80754</guid>

					<description><![CDATA[<p>'İklim konusu üzerinde çok uzun zamandır çalışan ve katkı vermeye hazır bir sivil toplum var. Keşke siyasiler bundan faydalansa'. Yeşil Düşünce Derneği iklim değişikliğiyle mücadelede aktif savunuculuk ve kampanyacılık yapıyor ve siyasilerin yeşil politikaları benimsemesi için çalışıyor. Yeşil Düşünce Derneği Yönetim Kurulu Üyesi &#038; Boğaziçi Üniversitesi Araştırma Görevlisi Emre Kösemen, Yeşil Yeni Düzen ve Yeşil Mutabakat kavramlarını dışarıda bırakan hiçbir analizin geleceği planlamada yeterli olmayacağını vurguluyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/05/siyasiler-iklim-konusunda-sivil-toplumun-birikim-ve-deneyiminden-faydalanmali/">‘Siyasiler, İklim Konusunda Sivil Toplumun Birikim ve Deneyiminden Faydalanmalı!’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="‘Siyasiler, İklim Konusunda Sivil Toplumun Birikim ve Deneyiminden Faydalanmalı!’" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/D1FM9e_AyLM?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><strong>Türkiye’de siyasilerin iklim değişikliği konusundaki farkındalığı ne düzeyde?  </strong></p>
<p>Türkiye çok fazla gündemi olan bir ülke. Vatandaşlar kadar siyasilerinin de birtakım başka öncelikleri var. Bu belli bir ölçüde anlaşılabilir ama uzun vadeli plan ve program yapan her siyasinin, her siyasi oluşumun programımda iklim değişikliği, ciddi yer tutması gereken bir konu. Ülkenin yakıcı gündemleri dolayısıyla en ön planda olmamasını anlamak ve anlayışla karşılamakla birlikte, konuya yeterli önemin verilmediğini düşünüyorum.</p>
<p><strong>Yurttaşların iklim değişikliği farkındalığına dair ne söylersiniz? </strong></p>
<p>Bu kadar yakıcı gündemlerin olduğu bir ülkede, yine hatırı sayılır bir ses çıkması, karar alıcılara ve siyasilere yönelik hatırı sayılır bir talebin olması, somut bir şeyler duymak için bir talep olmasını ben çok olumlu görüyorum. Elbette ki herhangi bir iklim aktivistinin arzu edeceği seviyede bir farkındalık ve talep oluşmadı ancak içinde bulunduğumuz darboğazdan çıkma durumunda yeterli bir talebin oluşabileceğini görebiliyorum.</p>
<p><strong> <img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-80759 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/05/siyasiler-iklim-konusunda-sivil-toplumun-birikim-ve-deneyiminden-faydalanmali-3.jpg" alt="" width="281" height="398" /></strong><strong>Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na &#8216;İklim&#8217; eklenmesinin uygulamada bir fark yarattığı söylenebilir mi? </strong></p>
<p>Şehircilik Bakanlığı&#8217;na iklim değişikliği eklenmesi ve Türkiye&#8217;nin resmi olarak Paris Anlaşması&#8217;nı onaylamasıyla birlikte neredeyse eş zamanlı olarak Türkiye Yeşil İklim Fonu&#8217;ndan yaklaşık 3.2 milyar dolarlık destek sözü aldı. Bunu, gelecek kaynağa bir zemin hazırlamak için yapılmış bir hamle olarak düşünebiliriz ama bu olumlu başlangıcı takip eden politikalar veya çalışmalar veya vaatler ne yazık ki göremiyoruz. Bunu görebilmemiz için hükümetin veya bu bakanlığın bir net sıfır emisyon politikası, sıfır karbon hedefi veya bir karbonsuzlaşma politikası izlediğine dair adımlar atıldığını görmemiz gerekiyordu. Bunların hiçbirini görmüyoruz.</p>
<blockquote><p>Hiçbir sivil toplum örgütü arzu ettiği kadar etkili olamıyordur. Türkiye gibi bir ülkede yaşarken bunu da anlayışla karşılamak gerekiyor; ne kadar dezavantajlı koşullarda çalışıldığını, ne kadar düşük kaynakla ve yoğun emekle çalışıldığını da göz ardı etmemek gerekiyor.</p></blockquote>
<p><strong>İklim Şurası tavsiye kararlarına sivil toplumun etkisi ne ölçüde oldu? </strong></p>
<p>Hiçbir sivil toplum örgütü arzu ettiği kadar etkili olamıyordur. Ama yine Türkiye gibi bir ülkede yaşarken bunu da anlayışla karşılamak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü ortada muazzam bir emek ve muazzam bir enerji var. Bu Yeşil Düşünce Derneği için de geçerli. İklim Şurası’nda alt komisyonların toplantılarına sivil toplum örgütlerinden paydaşlar da dâhil oldu.</p>
<p>Ancak alınan belli kararlar ve bunların tavsiye metnine geçeceği ifade edilen, bu şekilde güvence verilen bir takım maddelerin yuvarlak masa toplantısı sonucunda değiştiği ve tavsiye metnine farklı olarak yansıtıldığı görüldü. STK&#8217;lar için tabii ki yapılabilecek şeyler muhakkak daha fazladır. Bununla birlikte sivil toplum aktörlerinin ne kadar dezavantajlı koşullarda çalıştığını, ne kadar düşük kaynakla ve yoğun emekle gayret gösterdiğini de göz ardı etmemek gerekiyor.</p>
<h5><strong>Üretim Süreçleri Karbonsuzlaştırılırsa, İklim Krizi Türkiye İçin Fırsat Olabilir!</strong></h5>
<p><strong>İklim krizi Türkiye için bir fırsat olabilir mi? </strong></p>
<p>Hem dünyada özellikle Avrupa&#8217;da yoğun olarak kara alıcıların ve siyasilerin gündemine girmiş olan Yeşil Yeni Düzen ve Yeşil Mutabakat kavramı dışarıda bırakan hiçbir analiz geleceğe dair ekonomik planlama anlamında yeterli olmayacaktır. Eğer biz üretim süreçlerimizi karbonsuzlaştırmazsak, ihracat rakiplerimiz arasında çok ciddi bir dezavantaja sahip olacağız. Daha düşük karbon ile üretilen ürünler başka ülkelerde daha ucuza satılabilecek. Dolayısıyla o ürünlere daha çok talep olacak.</p>
<p>Biz şu anda üretim süreçlerimizi karbonsuzlaştırırsak, yani elektrik üretimini karbonsuzlaştırıp, yenilenebilir enerji ağırlıklarını artırabilir, bunları başarabilirsek gelişmekte olan ülkeler arasında ciddi bir avantaj yakalamamız mümkün. Şuan ekonomik darboğazda olduğumuz gerçeğin de göz önünde bulundurduğumuzda, uzun vadeli ciddi bir fırsat olarak öne çıkıyor.</p>
<p><strong><img decoding="async" class="wp-image-80760 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/05/siyasiler-iklim-konusunda-sivil-toplumun-birikim-ve-deneyiminden-faydalanmali-1.jpg" alt="" width="261" height="371" />Yeşil Yeni Düzen ve Yeşil Mutabakat kavramları en yalın şekilde nasıl bir düzen öngörüyor?  </strong></p>
<p>“Üretim süreçlerinin ve ekonominin karbonsuzlaşması” olarak en yalın şekilde açıklayabiliriz. Üretim süreçleri ve ekonomik aktiviteler, kömür, doğal gaz, petrol ile gerçekleşiyor. Ekonominin bir anda karbonsuzlaşması mümkün değil. Ciddi bir geçiş dönemi gerekecek.<br />
Bu da bir takım piyasalarda hatta bazı alanlarda iş gücünün yer değiştirmesi anlamına gelecek.</p>
<p>Bunlar planlı yapılmadığı takdirde, birçok insanın işinden olacağı, birçok insanın yerinden edileceği bir süreç anlamına gelebilir. Yeşil Yeni Düzen, bunun adil ve planlı bir şekilde yapılmasını öngören, yenilenebilir enerji çerçevesinde yeni iş kollarını dağıtılmasını öngören bir plan diyebiliriz.</p>
<blockquote><p>Paris Anlaşması&#8217;nın onaylanması birçok kişi olumlu bir adım olarak düşündü ama bunu takip eden planlı bir politika, bir süreç gözlemleyemedik.</p></blockquote>
<p><strong>Türkiye Yeni Yeşil Düzen’in neresinde?</strong></p>
<p>Henüz sürece çok dâhil gibi gözükmüyor. Paris Anlaşması&#8217;nın onaylanması birçok kişi tarafından olumlu bir adım olarak düşündü ama bunu takip eden planlı bir politika, bir süreç gözlemleyemedik.</p>
<p><strong>Yeşil Düşünce Derneği’nin savunuculuk faaliyetleri hangi alanlarda yoğunlaşıyor?  </strong></p>
<p>Bu sene de bir önceki sene ile paralel olarak en yoğun gündemimizi yine yeşil ekonomi ve düzenleyeceğimiz Yeşil Ekonomi Konferansı ve yeşil ekonomi başlığı altındaki diğer çalışmalarımız oluşturuyor. Burada karar alıcılar üzerinde etkisi olabilme umudunu taşıyan en büyük etkinliğimiz, yapacağımız “paydaş buluşması” olacak.</p>
<p>Geçen sene benzer bir paydaş toplantısı yapmış ve farklı sektörlerden sendikaları bir araya getirmiştik. Bu sene düzenleyeceğimiz paydaş toplantısını karar alıcıları, bürokrasiyi ve siyasileri de dâhil etmek için bir çabamız var. Paydaş toplantısı daha çok tarafların birbirinin duyacağı, dinleyeceği ve ona göre pozisyon alacağı bir toplantı olacak.</p>
<blockquote><p>Siyasilerin en azından iklim değişikliği konusunu programlarını almaları, gündemlerini almaları, birincil faaliyetleri olmasa bile, arka planda buna dair hazırlık yapmaları elzem.</p></blockquote>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-80761 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/05/siyasiler-iklim-konusunda-sivil-toplumun-birikim-ve-deneyiminden-faydalanmali-2.jpg" alt="" width="387" height="258" />Siyasiler, iklim konusunda sivil toplumun birikiminden yeterince faydalanıyor mu? </strong></p>
<p>Siyasilerin bundan on sene, yirmi sene sonraya dair plan yapmak gibi yükümlülükleri var. O yüzden vatandaşlar bunu öncelik edemiyor bile olsa, siyasilerin en azından iklim değişikliği konusunu programlarını almaları, gündemlerini almaları, birincil faaliyetleri olmasa bile, arka planda buna dair hazırlık yapmaları elzem. Buna dair de gerçekten çok birikimli, konu üzerine çok uzun zamandır çalışan ve katkı vermeye hazır bir sivil toplum var. Keşke bundan faydalanılsa&#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/05/siyasiler-iklim-konusunda-sivil-toplumun-birikim-ve-deneyiminden-faydalanmali/">‘Siyasiler, İklim Konusunda Sivil Toplumun Birikim ve Deneyiminden Faydalanmalı!’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklim Adaletlinden Adaletli Geçişe</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/27/iklim-adaletlinden-adaletli-gecise/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/27/iklim-adaletlinden-adaletli-gecise/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emet Değirmenci]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Dec 2021 08:16:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Yeşil Mutabakatı]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Adaleti]]></category>
		<category><![CDATA[Paris Anlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Yeşil Düzen]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Mutabakat Eylem Planı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77174</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa'da Yeşil Yeni Mutabakat adı altında adil bir geçişten (Just Transition) söz ediliyor. Bu kapsamda sözde sıfır atıktan döngüsel ekonomiye kadar kentler ve yaşam alanları yeniden planlanmaya başlandı.  Aslında Avrupa Birliği (AB) 11 Aralık 2019 tarihinde 'Avrupa Yeşil Mutabakatı' ile ekonomisinin dönüşümünü sağlayacak yeni bir büyüme stratejisi üzerinde duruyor. Bunun açık adı yeşil kapitalizm.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/27/iklim-adaletlinden-adaletli-gecise/">İklim Adaletlinden Adaletli Geçişe</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">2021 yılını geride bırakırken ekonomik olarak oldukça zorlandığımız günler yaşıyoruz. Bu durum ülkenin ekonomik politikasının yanında küresel iklim değişimiyle de ilgili. </span><span style="font-weight: 400;">Parçası olduğumuz yaşam alanlarının yok edilmesi yalnızca karbon emisyonları ve ekonomiyle ilgili değil elbette… Koronayla birlikte tüm dünyada yeşil dönüşüm daha belirgin konuşulur hale geldi. Bu sağlık krizi karbon emisyonları ve doğal yaşam alanlarının yağmasıyla direk olarak ilişkili durumda. Konu samimiyetle ele alınsa dahi küresel iklim değişimi konusu önümüzde bir dizi kuşak boyunca ekolojik ve ekonomik olarak ana eksen olarak duracak. </span></p>
<h5><b>Kapitalizm Gölgesini Satamadığı Ağacı Yaşatmaz </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Bildiğimiz gibi tüketim ve yağma üzerine kurulu kapitalist sistem ‘Ya büyü ya öl’ düsturuyla çalışır. Küçük ve kendine yeter, çevresine zarar vermeyen üretimin kapitalist büyüme ekonomisinde yeri yoktur. Özellikle son 2 yıldır Amerika&#8217;da Joe Biden yönetimiyle </span><i><span style="font-weight: 400;">Yeni Yeşil Düzen</span></i><span style="font-weight: 400;"> (Green New Deal)’e yönelik yatırımlar yapılmaya başlandı.  Ancak bu yatırımları yapanlar örneğin, büyük ölçekli yenilenebilir enerji yatırımları ABD&#8217;de Chevron, British Petrol vb fosil yakıt baronları tarafından yapılıyor. Daima merkeziyetçilikten ve militarizmden yana olan bu şirketlerin ulusal ve uluslararası ekonomide bu sözde çevreci kurallara göre düzenlenmesi ne kadar gezegenin yararına olabilir?  Bir de bazı çevreciler daha adaletli bir kapitalizm arayışında. Oysa biz biliyoruz ki kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı yaşatmaz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu kapsamda Avrupa&#8217;da ise </span><i><span style="font-weight: 400;">Yeşil Yeni Mutabakat</span></i><span style="font-weight: 400;"> adı altında adil bir geçişten (Just Transition) söz ediliyor. Bu kapsamda sözde sıfır atıktan döngüsel ekonomiye kadar kentler ve yaşam alanları yeniden planlanmaya başlandı.  Aslında Avrupa Birliği’nin (AB) 11 Aralık 2019 tarihinde “Avrupa Yeşil Mutabakatı” ile ekonomisinin dönüşümünü sağlayacak yeni bir büyüme stratejisi üzerinde duruyor. Bunun açık adı yeşil kapitalizm.  </span></p>
<h5><b>Adaletli Geçiş Ne Demek?</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Adaletli geçiş, üretim ve tüketimin atık olmaksızın sağlanması konusuna nasıl ulaşılacağı şeklinde özetlenebilir. Çünkü geleceği onarmak karbon emisyonlarını azaltmak buradan geçiyor. Ancak özellikle toplumda görünmez kılınan engelliler, kadınlar, göçmenler, sığınmacılar, farklı etnik gruplar, farklı cinsel yönelimi olanlar, çocuklar, gençler yaşlılar vb grupların kendi geleceklerine ilişkin doğrudan söz söyleme hakları var mı?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Peki adaletli geçişte bizim gibi ülkeler daha az adalete mi razı olsak? </span><span style="font-weight: 400;">Küresel güneyin iklim krizinden en çok etkilenen ama karbon emisyonu yok denecek kadar az olan Afrikalı ya da Asyalı insanlar ne olacak? </span><span style="font-weight: 400;">Ekim ayında Türkiye Paris Anlaşması’na onay vermesiyle birlikte Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı&#8217;nın ismi &#8216;Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı&#8217; olarak değiştirildi. Uluslararası anlamda ticaret yapmak için de yeni karbon hesaplamaları gündeme geldi. Bu doğrultuda Yeşil Mutabakat Eylem Planı hazırlanıyor.</span> <span style="font-weight: 400;">Ancak geçmişte Küresel Kuzeyin bacasız sanayi denilen servis ve turizm endüstrisine geçip küresel güneye de yabancı yatırımları teşvik adı altında dayatılan madencilik gibi faaliyetlerle doğa talanına yol açtığını sanırım özellikle son 20 yıldır ülkemizde de görüyoruz. Elbette her şeyi küreselliğe bağlamak doğru değil. </span><span style="font-weight: 400;">Merkezi ve y</span><span style="font-weight: 400;">erel hükümetlerin de bunda payı fazla. Şimdi bu yağmalanan doğal yaşam alanları Yeşil Mutabakattan nasıl pay alacak? Faaliyetler durdurulup restorasyona gidilecek mi? Daha geçen hafta Aydın’ın Çine ilçesine bağlı Topçam köyünde </span><span style="font-weight: 400;">Maden ocağına direnen Coşkun ailesine yapılan silahlı saldırı hala gündemimizde. Doğa savunucuları ikinci bir Büyüknohutçu felaketi olmasın diye çaba sarf ediyor. Antalya&#8217;da taş ocağına direnen bir çift madencilerin kiralık katili tarafından öldürüldüğü öne sürülüyor. Anadolu&#8217;da böylesine canı pahasına yaşam alanlarını savunmaya çalışan insanların yaşamında nefes alma yaratılacak mı?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yoksa madenlerde montaj sanayiyle  parsellenmiş, betonlaşma ve inşaat sektörüyle verimli topraklarda besin değeri uygun gıda yetiştirmek yerine beton binaların ‘yetiştiği’ alanlar çoğalacak mı? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Küresel Avrupa kömürden vazgeçmişken bizde hala termik santraller inşa ediliyor. Muğla&#8217;da olanlar gibi var olanların ömrü 25 yıl daha uzatılsın diye yatırımlar yapılıyor. Bu demektir ki daha fazla hava kirliliği, daha fazla karbon emisyonu ve daha fazla yaşam alanlarına saldırı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kısacası Yeşil Mutabakata uyma yeni bir çifte standart olmaması için uyanık olmalıyız.</span></p>
<p><em>Görsel: dane_mark/Getty Images</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/27/iklim-adaletlinden-adaletli-gecise/">İklim Adaletlinden Adaletli Geçişe</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/27/iklim-adaletlinden-adaletli-gecise/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
