<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yeni Yaşam Derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/yeni-yasam-dernegi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/yeni-yasam-dernegi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 28 May 2021 11:33:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Yeni Yaşam Derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/yeni-yasam-dernegi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>YADA Vakfı&#8217;ndan Diyarbakır&#8217;da &#8216;Bir Arada Yaşam Beraber Mümkün&#8217; Toplantısı&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/22/yada-vakfindan-diyarbakirda-bir-arada-yasam-beraber-mumkun-toplantisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jan 2020 14:08:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[YADA]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Arada Yaşam Beraber Mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[DEMOS]]></category>
		<category><![CDATA[Karakutu Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Rümeysa Çamdereli]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşama Dair Vakıf]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşama Dair Vakıf (YADA Foundation)]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Yaşam Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Yıldız Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47235</guid>

					<description><![CDATA[<p>YADA Vakfı, Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa, Gaziantep, İstanbul  ve Ankara’dan katılan çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle “Bir Arada Yaşam Beraber Mümkün” temasıyla Diyarbakır’da bir toplantı düzenledi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/22/yada-vakfindan-diyarbakirda-bir-arada-yasam-beraber-mumkun-toplantisi/">YADA Vakfı&#8217;ndan Diyarbakır&#8217;da &#8216;Bir Arada Yaşam Beraber Mümkün&#8217; Toplantısı&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Programın açılış konuşmasını yapan  YADA Vakfı&#8217;ndan Rümeysa Çamdereli, &#8216;bir arada yaşamın beraber mümkün&#8217; olduğu inancıyla bu projeye başladıklarını belirtti.  Türkiye’nin çok dilli çok kültürlü, çok etnisiteli, çok dinli ve çok mezhepli olduğunu dile getiren Çamdereli,  bununla beraber özel sektörün, kamu kuruluşlarının da dahil olduğu aslında çok katmanlı bir yapının olduğunu vurguladı. Uzlaşmacılık ve diyalog kültürünü benimsediklerini ifade eden Çamdereli, kendini çemberin dışında hisseden ya da ötekiyle temas kuramayan STK’ları bir araya getirmeyi önemsediklerini ifade etti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-47237 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/IMG-20200120-WA0026-640x361.jpg" alt="" width="305" height="172" />Atölyenin İlk oturumu, sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin kendilerini ve örgütlerini anlatmasıyla başladı. Örgütler çalışma alanlarını yarattıkları değişimleri ve deneyimlerini aktardılar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum kuruluşları ne yapıyor? Çalışma alanları neler? Kimlerle işbirliği yapıyorlar? Olmasaydı ne olurdu? şeklinde sorulan sorulara cevap vererek sivil toplum kuruluşlarının birbirleri hakkında detaylı bilgi alma imkanı buldular. </span></p>
<p>Açık oturum şeklinde gerçekleşen ikinci oturumda f<span style="font-weight: 400;">arklı gündemler belirleyen gruplar açık alanda bu gündemleri tartışmaya açtı. Sivil Toplum- Kamu ilişkisi, Gençler ve Hak temelli çalışmaları, Toplumsal Barış-Kültür, STK’ların Ortaklaşması, Toplumsal Yaşam Kalite Standartlarının Yükseltilmesi, Öteki konuları etrafında tartışma sürdü.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-47238 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/IMG-20200120-WA0044-640x853.jpg" alt="" width="276" height="368" />Sivil toplum-kamu ilişkisinin konuşulduğu masada Karakutu Derneği’nden Mukadder Ezel Yılmaz, bir arada yaşam ilkelerinin toplumsallaşması ve bunların hayata geçmesinin, siyasi irade olmadan mümkün olmadığını belirterek, sivil toplum kuruluşlarının siyasi iradeyi etkileyecek aktörler arasında yer aldığını hatırlattı. Yılmaz, sivil inisiyatif ve kuruluşlarının devlet kurumlarıyla, kendi misyonlarına hizmet edebilecek işbirlikleri kurmasının önemli olduğunu vurguladı. Yılmaz, kamu-STK ilişkilerinde eksiklik olarak gördüğü şeyleri şöyle ifade etti; ‘’Hak ihlalleri üzerine çalışan ve bu ihlallere dair farkındalık yaratma faaliyetleri yürüten kurumların devlet kurumlarıyla ilişki kurmak konusunda geri planda kaldığını gözlemliyor ve deneyimliyorum. Bugünkü toplantıda farklı arka planlardan gelen ve çeşitli yapılanma modellerine sahip dört kurum olarak tartışırken bu ilişkiyi kurmak konusunda benzer sebeplerden zorlandığımızı fark ettik. Kamu kurumlarının çalışma alanlarımıza şüpheyle yaklaşması aramızdaki diyaloğu en başta baltalayan sebeplerden. Zaman zaman bireyler üzerinden bulabildiğimiz çatlaklardan sızmaya çalışsak da bu ilişkiyi sürdürülebilir kılmıyor ve kırılgan bir bağ kurmuş oluyoruz. Öte yandan kendimizi kamu kurumlarının kontrolünden, yönlendirmesinden ve denetiminden uzak tutabilmek için STK&#8217;lar olarak kamudan uzak durmayı tercih ettiğimiz durumlar olduğunu da birbirimize itiraf ettik. Bu tavrın bizi atıllaştırdığını, kamu kurumlarına ulaşabileceğimiz yol ve yöntemleri aramaktan, bunun için çaba sarf etmekten alıkoyduğunu söyleyebiliriz. Geçmiş deneyimler ya da çevremizde gözlemlediğimiz durumlar bizi &#8220;Nasılsa kamu bizimle iş yapmaz&#8221; kabulüne sabitlemiş.’’ </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kamu-STK ilişkilerinin güçlendirilmesi ile ilgili masa, buldukları çözümleri ise ‘’k</span><span style="font-weight: 400;">amu kurumlarıyla nasıl iletişime geçilmesi gerektiği ve bürokrasinin iç dinamikleri üzerine düşünmek ve bunları öğrenmek, ü</span><span style="font-weight: 400;">zerimizdeki şüpheleri bertaraf etmek için çalışmalarımızın hukuki ve toplumsal dayanaklarını güçlendirmek, k</span><span style="font-weight: 400;">amu kurumlarından talep edilebilecek hizmetler hakkında detaylı bilgi sahibi olmak’’ şeklinde izah ettiler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-47239 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/IMG-20200120-WA0034-640x480.jpg" alt="" width="313" height="235" />Bir arada yaşam nasıl mümkün? sorusunu Yeşil Yıldız Derneği’nden Yahya Öğer, modern dünyanın en büyük handikapının aynı zamanı ve mekanı paylaşan insanoğlunun dünyayı kendine daraltması bir başkasına yaşama hakkını tanımaması olduğunu, dünyanın sadece insanlar için değil yaşayan bütün canlılar için olduğunu ifade ederek yanıtladı. Ben merkeziyetçi bir anlayışın bir arada yaşamın önündeki en büyük engel olduğunu, kapitalizmin de bunu beslediğini bunu önlemenin en temel yolunun hukukun egemenliği ve bireysel hakların korunması olduğunu vurgulayan Öğer, sözlerini şöyle tamamladı; </span><span style="font-weight: 400;">“Hak ve adalet olgusu içinde birbirine saygılı bireylerin bir arada yaşamaları çatışmasız olarak hayatı devam ettirmeleri elbetteki mümkündür. Kendi için istediği bir şeyi diğer bireyler için istemenin hem erdemlilik olduğu renklerin dillerin ırk ve cinsiyet meziyet değil kaynaşma ve muhabbet edebilmenin birer yan kolu olduğunu bilmekte fayda vardır. </span><span style="font-weight: 400;">Hukukun egemenliği bireyin kendisini ifade edebilmesi Temel hak ve hürriyetlerin sistem tarafından kurulması, sosyal devlet anlayışının anlaşması dini inanç ve özgürlüklerin yaşatılması noktasında bireylerin özgür bırakılması birlikte çatışmasız yaşamamızın yolunu açacaktır.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Demos Ankara’dan Atiye Eren, barış ve birlikte yaşam kavramlarını tartışmaya açarak barışın yalnızca çatışmanın son bulması ve savaşsızlık haline geçilmesi olmadığını, “pozitif barış” olarak adlandırılan toplumsal barış durumuna geçilmesi için çatışmayı ortaya çıkarabilecek tüm koşulların ortadan kaldırılmasını kapsayan ve geçmişle hesaplaşmayı hedefleyen uzun bir süreçten geçilmesi gerektiğini ifade etti. Şiddeti ve çatışmayı ortaya çıkaran tüm toplumsal koşulların irdelenmesinin ve insan hakkı ihlallerinin yeniden yaşanmaması için önlemler alınmasının barış süreçlerinin temel karekteri olduğunu belirten Eren, &#8220;Bu nedenle, mağdurların adalet talebinin karşılanması ve hakikatin ortaya çıkarılması yönünde yapılacak çalışmalar yoluyla geçmişin işlenmesi, kalıcı bir toplumsal barışın inşa edilmesi için önemli. Kolaylaştırıcıların da bu perspektifle yaklaşması barışı inşa etme ve bir arada yaşamayı mümkün kılmada en önemli aşamadır’’ dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-47240 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/IMG-20200120-WA0050-640x480.jpg" alt="" width="293" height="220" />Yeni Yaşam Derneği’nden Neşe Toprak bir arada yaşamın önündeki engelleri önyargı ve fikir uyuşmazlıkları olarak gördüğünü ve sivil toplumun bu engelleri aşmada kolaylaştırıcı rol oynaması gerektiğini ifade ederek  “Farklılıklarımızdan yola çıkıp bizden olmayanı ötekileştirip empati becerisinden yoksun olmakla başlıyor bir arada yaşamanın engeli, farklılıklarımıza saygı duymamak da bu engellerden biri. STK’lar öncelikle hak temelli kuruluşlar olduğu için esnek olmalıdır sivil alanda çalışma yaptıkları için böyle engeller karşısında yumuşak geçişlerle farklılıkları bir araya getirip saygı ve ön yargıyla yaklaşmadan empati kurarak ortak paydada buluşmak için stratejiler geliştirmeli ve bunları uygulamalıdır.&#8221; diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir diğer katılımcı olan Tuşba Genç Gelişim Derneği’nden Fırat Akman, Diyarbakır özelinde bir arada yaşamanın sivil toplum kuruluşlarının küçük gündemler ve temalar etrafında bile birleşmesiyle olanak bulacağını ifade etti. Kutuplaştırıcı ve ayrıştırıcı dilin ancak bu küçük ama ortak yaralara dokunan temalarla ortadan kalkacağını ve bir arada yaşamanın mümkün olacağını savunan Sivil kavramının tartışılması gerektiğini de belirten Akman, ‘’Gerek ortak gerekse farklı çalışma alanlarına sahip sivil toplum kuruluşlarının birleştirici gücünün aslında sivilden geldiğinin farkındalığını kendinde benimsemesi gerekiyor. Bu bilinçle gerekli alanlarda rahatlıkla bir birbirine destekte bulunması ve işbirliği içinde hareket edebilmesi gerekir. Toplumsal  normlardan, tabulardan, önyargılardan ve popülizmden arınarak ortak değerler etrafında birleşerek bunu başarabiliriz.’’ şeklinde konuştu. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/22/yada-vakfindan-diyarbakirda-bir-arada-yasam-beraber-mumkun-toplantisi/">YADA Vakfı&#8217;ndan Diyarbakır&#8217;da &#8216;Bir Arada Yaşam Beraber Mümkün&#8217; Toplantısı&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsan Onuruna Yaraşır Bir Dünya İçin: Yeni Yaşam Derneği</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/11/insan-onuruna-yarasir-bir-dunya-icin-yeni-yasam-dernegi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Oct 2019 07:13:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Yaşam Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Yaşta Evlilikler ve Toplumsal Etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Kız Çocukları Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi ve Toplum Akademisi]]></category>
		<category><![CDATA[Melek Ayhan]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan Tunç]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir kalkınma hedefleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=43163</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kısa süre önce kurulmasına rağmen “Ekonomi ve Toplum Akademisi” ile “Çocuk Yaşta Evliliklerle Mücadele Ağı-Platformu” gibi mecralarda çalışmalar yapan Yeni Yaşam Derneği yönetim kurulu üyeleri, BM’nin Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda yerelde faaliyet göstermek istediklerini belirtiyorlar. Derneğin kuruluş hikayesini, faaliyetlerini, işbirliklerini ve gelecek planlarını Ramazan Tunç ve Melek Ayhan ile konuştuk. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/11/insan-onuruna-yarasir-bir-dunya-icin-yeni-yasam-dernegi/">İnsan Onuruna Yaraşır Bir Dünya İçin:&lt;br&gt; Yeni Yaşam Derneği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Derneği kuruluş motivasyonunu öğrenebilir miyiz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ekonomi, Toplum ve Yeni Yaşam Derneği 2018 yılında kurulan kar amacı gütmeyen bağımsız bir oluşum. Dernek çok zorlu bir süreç olan ve sivil toplum kuruluşlarının yoğun baskı hissettiği, 2016 darbesi sonrasında birçok sivil toplum kuruluşunun kapısına kilit vurulduğu bir süreçte kuruldu. Derneğimizin kısa adı “Yeni Yaşam Derneği”. Derneğimizin temel vizyonu insanların onurlu bir yaşama sahip olmasını sağlamak&#8230; Ayrımcılık, yoksulluk başta olmak üzere mağdur olmuş hayatlara dokunup, pozitif yönde değişim sağlamayı hedefliyoruz. Çok geniş bir yelpazede çalışma yürütmekle beraber, temel motivasyonumuz BM 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda yerelde faaliyet göstermek. </span></p>
<p><b>Neler yapıyorsunuz, çalışmalarınızdan, yapmak istediklerinizden bahsedebilir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mevcut durumda kapasite geliştirme üzerine çok yoğun çalışmalar yürütmekteyiz. Kuruluşumuzdan bu yana hem üyelik yapımızı geliştiriyoruz hem de üyelerimizle düzenli toplantılar yaparak ortak bir dil etrafında çalışmalarımızı şekillendiriyoruz. STGM ve Sivil Düşün başta olmak üzere sivil alanda, üçüncü sektörde faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlarla network oluşturup ortak çalışmalara katılmaktayız. Sivil Düşün desteğiyle 5 yıllık stratejik planımızı oluşturduk. İlk 5 yıllık süreçte dernek olarak neler yapabileceğimiz konusunda bir yol haritamız ortaya çıktı. Bunların dışında dernek üyelerimizden oluşan 8 çalışma grubu oluşturduk. 8 halka olarak tanımladığımız bu alanda araştırmalarımız devam ediyor. Ekonomi ve Finans, Ekolojik ve Yenilikçi Tarım, Toplumsal Cinsiyet &amp; Kadın Özgürlüğü, Dil, Kültür, Tarih ve Sanat, Toplum Sağlığı, Toplumsal Hukuk, Teknoloji ve Yapay Zekâ, Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği gibi alanlarda çalışma gruplarımız düzenli araştırmalar yürütmekte ve bu çerçevede üzerinde çalıştığımız projeler var. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünya Kız Çocukları Günü etkinlikleri kapsamında 12 Ekim 2019 tarihinde bir panel planlamamız var. Bu panelde “Çocuk Yaşta Evlilikler ve Toplumsal Etkileri” üzerinden uzmanlar düzeyinde bir farkındalık yaratma çalışmamız olacak. Çocuk yaşta vvliliklerle mücadeleye ilişkin bir hareket başlatmak istiyoruz. Dünyada her yıl 12 milyon kız çocuk yaşta evlendiriliyor ve bu özellikle kız çocuklarının başta eğitim ve sağlık hizmetleri olmak üzere birçok hizmete erişimini zorlaştırmakla beraber hayat koşulları ile standartlarını olumsuz etkiliyor. Yapılan araştırmalar ortaya koyuyor ki çocuk yaşta evlilikler aynı zamanda yoksulluk kısır döngüsünün önemli bir etkeni. </span><span style="font-weight: 400;">Bu panelle birlikte yakın zamanda “Ekonomi ve Toplum Akademisi” bünyesinde eğitimlere de başlayacağız. Yoksulluk ve dezavantajlılıkla mücadele önemli eğitim alanlarımızdan olacak. </span></p>
<p><b>Dernekte toplumsal cinsiyet eşitliğini gözetiyor musunuz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dernekte kadın erkek eşitliği yok. Dernek tüzüğümüzde kadın sayısı erkek sayısından sürekli fazla olacak şekilde düzenleme yaptık. Özellikle üyeliklerde ve gönüllü çalışmalarında bu dengenin korunması ve kadınlar lehine geliştirilmesi için prensip ilke kararı ile birlikte dernek tüzüğümüzde garanti altına aldık. Örneğin 7 kişilik yönetim kurulumuzun 4&#8217;ü kadın üyelerden oluşuyor. Dernek olarak bunu bir erdem veya önemli bir adım olmaktan ziyade olması gereken bir durum olarak görüyoruz. Yaşamın tüm alanlarında kadın öncülüğünün, kadın liderliğinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların olması gerektiğine inanıyoruz ve pratiğimizle ortaya koymak istiyoruz. </span><span style="font-weight: 400;">Toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın özgürlüğü konusunda çalışmalar, tartışmalar yürüten çok iyi bir ekibimiz var. Bununla ilgili tüm üyelerimize yeri geldiğinde eğitimler organize ediyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin gündemleştirilmesi için de merkezi Diyarbakır’da olan Dayanışmanın Kadın Hali Derneği (Dakah-Der) ile düzenli bilgi alışverişi yapıp ortak çalışmalar yürütüyoruz. </span><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><b>Nasıl ayakta kalıyorsunuz, sürdürülebilirliği nasıl sağlıyorsunuz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dernek üyelerimizin katkıları ile yol alıyoruz. Bunun dışında temel finansman stratejimiz kaynaklara erişim için projeler üretmek. Bir yandan projelerle sorun çözümüne katkıda bulunurken bir yandan da finansman kapasitemizi geliştirmeye çalışıyoruz. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Son yıllarda STK çalışmalarına herkes çok temkinli yaklaşıyor. Kamu ve özel sektörün çözme kapasitesini geliştiremediği alanlarda faaliyet gösteren kuruluşların yoğunlaştığı yerdir sivil toplum alanı. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu alanda geçmişte oluşturulan kötü pratikler sivil toplumu, dernekleri neredeyse bir öcü haline getirmiş. Derneğin kuruluş ilke ve amaçlarından bahsettiğimizde çok heyecanlanan ancak sonrasında pratikte adım atmaktan çekinen çok insanla karşılaşıyoruz. Bu durum ister istemez hem finansmana erişimi zorlaştırıyor hem de katılımcılığı güçleştiriyor. Böyle bir ortamda ayakta durmak ve çalışma yürütmek başlı başına kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Ancak biz dernek üye profili olarak çok tecrübeli arkadaşlarımızla çalıştığımız için her zorlukta bir çıkış formülü bulabilecek kapasiteyi oluşturuyoruz.  </span></p>
<p><b>Sivil toplum kapsamında değerlendirdiğinizde derneğinizin ne gibi ihtiyaçları var? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Derneğimiz yeni kurulan bir dernek olması nedeniyle henüz çalışmalar körpecik aşamada. Yavaş yavaş kapasitemizi geliştiriyoruz. Dernek çalışma alanlarında uluslararası finansman, sosyal etki finansmanı, sosyal yatırımlar gibi alanlarda uluslararası tecrübesi olan ve bu konuda bize network geliştirmemize destek olacak kişilerin desteğine ihtiyacımız var. Diyarbakır gibi çok renkli, çok dilli, çok kültürlü bir ilde faaliyet göstermek başlı başına zorluklarla karşılaşmamıza neden oluyor. Bu durum finansmana erişim konusunda bizi zorluyor. Örneğin çok başarılı proje fikirleri olmasına rağmen bölgenin çatışmalı süreçlerinden kaynaklı temkinli yaklaşan kurumlar olabiliyor. Sivil Toplum alanı başlı başına piyasanın ve devletin yetişemediği alanlarda müdahil olma cesareti gösterebilmektir. Kimsenin konuşamadığı sorunları gündemleştirebilmektir. Bizim çalışmalarımıza bu cesaretle yaklaşacak donörlere ihtiyacımız var. </span></p>
<p><b>Çalışmalarınızla ilgili sizi mutlu, motive eden, anlatmak istediğiniz özel bir hikaye var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çok kısıtlı imkânlarla derneğin kuruluş sürecini gerçekleştirdik. İlk toplantılarımızı 3 kişi ile yapabildik. Birbirini tanımayan iki kadın arkadaşımızın hemen hemen aynı fikirleri dile getirmesi ve insanlarımızın yaşadığı sorunlarını çözmede katkı sunmak, bu insanların yeni bir yaşama sahip olmasına katkıda bulunmak için attığı ilk adımlar derneğin isminin “Yeni Yaşam” olmasını sağladı. İlk toplantımızı yoğurtçu dükkanında yaptık. Adresimiz burası olsun dedik ve orada başladık faaliyetlerimize. Yoğurtçu dükkânında toplumsal sorunları çözmek için derin tartışmalarla başlattığımız dernekleşme ve sivil toplum aktivitelerimize şimdi “Ekonomi ve Toplum Akademisi” ile “Çocuk Yaşta Evliliklerle Mücadele Ağı-Platformu” gibi çalışmalara başlama arasında geçen süre 1,5 yıl oldu. </span></p>
<p><b>Diyarbakır’da sivil toplumun en büyük sorunu nelerdir, önünüze nasıl engeller çıkıyor ve bu engelleri nasıl aşıyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sadece Diyarbakır’da değil ülkemizin birçok yerinde en büyük sorun sivil toplumun kısıtlı imkânlarla faaliyet göstermesi. Özellikle bağımsız karar alma ile finansman kaynağı yaratma arasına sıkışan STK’lar nitelikli bir performans ortaya koymakta güçlük çekebiliyor. Diyarbakır’da geçmişte çok iyi STK faaliyetleri olmasına rağmen son yıllarda bu alan çok cılız kaldı. Çatışma ve savaş ortamının getirdiği gerginlik, tedirginlik ve belirsizlik sivil toplumun gelişmesi üzerinde olumsuz baskı oluşturuyor.</span></p>
<p><b>Gelecek planlarınız neler?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dernek olarak 5 yıllık stratejik planımızı oluşturduk. 2019-2024 stratejik planımızda strateji ve hedeflerimizi belirledik. “İnsan onuruna yaraşır yeni bir yaşamı inşa eden uluslararası bir sivil toplum kuruluşu olmak” vizyonuna erişmeye yönelik attığımız ilk adımların birçok alanda devamını getirmek istiyoruz.</span></p>
<p><b>Aktivistlere buradan ne söylemek isterseniz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum faaliyetleri riskli faaliyetler değil. Adı üzerinde sivil toplum adına çalışmalar yürütmektir. İyi dernek kötü dernek ayrımından ziyade ortaya koyulan çalışmaların içeriği, niteliği, toplumun sorunlarını çözme yaklaşımı önemlidir. Aktivistler ve aktivist adayları sivil toplumun sesini duyurabilmek için daha fazla cesaretler ve daha az ön yargıyla sivil toplum faaliyetlerine katılım sağlamalıdır. Bunu başarabilen toplumlarda sivil toplum artık yapay zeka, endüstri 4.0 sürecinde kendini 5.0 olarak tanımlayabilmektedir. Bu da sorunların çözümüne daha fazla yurttaş katılımı demek. Daha fazla yenilikçi ve duyarlı sorun çözme yaklaşımı demektir. Bu da ancak yenilikçi, dinamik, nitelikli bir aktivizmle mümkün olabilir.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/11/insan-onuruna-yarasir-bir-dunya-icin-yeni-yasam-dernegi/">İnsan Onuruna Yaraşır Bir Dünya İçin:&lt;br&gt; Yeni Yaşam Derneği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
