<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yaya derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/yaya-dernegi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/yaya-dernegi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 25 Oct 2019 08:05:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>yaya derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/yaya-dernegi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>‘Otomobil Ya Da Egzoz Sesi Değil Kuş Cıvıltısı, İnsan Kahkahası’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/25/otomobil-ya-da-egzoz-sesi-degil-kus-civiltisi-insan-kahkahasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metehan Ud]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Oct 2019 08:05:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bisiklet]]></category>
		<category><![CDATA[Eşpedal Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yaya Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Elif Birol]]></category>
		<category><![CDATA[Saldıray Altındağ]]></category>
		<category><![CDATA[yaya derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=43641</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kentteki dezavantajlıların şehre ulaşımı ile ilgili konuştuğumuz Yaya Derneği Başkanı Elif Birol yayalara ayrılan alanların her geçen gün azaldığını belirterek sokağa çıktıklarını otomobil ya da egzoz sesi yerine kuş cıvıltısı insan kahkahası duymak istediklerini dile getirdi. Eşpedal Derneği Başkanı Saldıray Altındağ ise yaşadıkları problemin tek bir kişi ya da kurumun çözemeyeceğini ifade ederek yerel yönetimlerin, merkezi yönetim ve STK’larla bir araya gelmesi gerektiğini ve ortak karar alınması gerektiğini vurguladı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/25/otomobil-ya-da-egzoz-sesi-degil-kus-civiltisi-insan-kahkahasi/">‘Otomobil Ya Da Egzoz Sesi Değil Kuş Cıvıltısı, İnsan Kahkahası’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Yaya Derneği Başkanı Elif Birol ve Eşpedal Derneği Başkanı Saldıray Altındağ, şehirde haklara, fırsatlara eşit erişimin herkes açısından mümkün olup olmadığı, yayaların şehirlerde ne tür sorunlar yaşadığı, kapsayıcı bir şehirde ulaşım perspektifinin nasıl olması gerektiği, dezavantajlıların şehre ulaşımı için neler yapılması gerektiği üzerine konuştuk. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Otomobil odaklı şehir tasarımları yüzünden yayalara her geçen gün daha az yer kaldığını belirten Yaya Derneği Başkanı Elif Birol, “Yayaların hareket alanları azalıyor. Yayaların en çok sorun yaşadığı bölgeler, yayalar ile otomobillerin çakıştığı alanlar. Basına yayaların karıştığı olaylar kaza olarak geçiyor ama biz bunu çarpma olarak değerlendiriyoruz çünkü önlenebilirler. Bununda yönetimler tarafından alınacak önlemler ve otomobil kültürünün değişmesi ile önlenebileceğini biliyoruz” dedi. </span></p>
<p><b>Dezavantajlı Grupları Göz Önüne Alan Şehir Tasarımları</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-43643 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/elif-birol-640x427.jpg" alt="" width="360" height="240" />Şehirde yaşayan herkes kent olanaklarından eşit olarak faydalanabilmesi gerektiğini ifade eden Birol, “Dezavantajlı grupların şehirlerde rahatça dolaşabilmesi için fiziksel imkanların düzenlenmesi gerekiyor. Aynı zamanda dezavantajlı gruplar arasında yer alan yaşlılar, engelliler, çocuklar ve çocukları ile beraber hareket edebilen ebeveynler göz önüne alınarak şehir tasarımlarının yapılması gerekiyor. Toplu ulaşımın, yolların dezavantajlı gruplara göre düzenlenmeli. Yeni parkların, yeşil alanların, insanların rahatça nefes alabileceği alanların sayısının arttırılması gerekiyor. Bunlar olurken otomobillerden çekinmeden korkmadan rahatça hareket edebiliyor olmamız gerekiyor” diye konuştu. </span></p>
<p><b>‘Ulaşım Kararları Kenttekilerle Birlikte Alınmalı’</b><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Kapsayıcı bir şehirde ulaşım perspektifi nasıl olması gerektiğine değinen Birol şunları söyledi: “</span><span style="font-weight: 400;">Kapsayıcı bir kentte ulaşım ancak kenttekilerle birlikte karar alınarak olunur. Karar vericilerin herkese eşit haklara sahip olduğu, kentin olanaklarından herkesin eşit şekilde yararlanabilmesi gerektiğinin farkında olarak hareket edilebilir. Şehirde sadece sağlıklı bireyler yok, dezavantajlı dediğimiz yaşlılar, engelliler, çocuklar ve çocukları ile beraber hareket edebilen ebeveynlerin ihtiyaçlarının gözetilmesi gerekiyor. Avrupa Parlamentosunun 1988 yılında kabul ettiği Yaya Bildirgesi doğrultusunda biz de dernek olarak çalışmalar yapıyoruz. Kent hakkını savunmak insan hakkını savunmak anlamına geliyor”. </span></p>
<p><b>‘Yayaların Şehre İnişi Teşvik Edilmeli’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kentteki dezavantajlıların şehre ulaşımı için yapılması gerekenleri de anlatan Birol, “</span><span style="font-weight: 400;"> Daha fazla yayanın daha fazla hakka sahip olması gerekiyor ve bunun bilincinde olması gerekiyor. Yayaların sorunlarını çözmek için yayalarla birlikte hareket edilmesi gerekiyor. Yayaların sokağa çıkmasının engellenmesinden ziyade şehre inişinin teşvik edilmesi gerekiyor, bunun için etkinlikler yapılmalı. Örneğin tekerlekli sandalyeli bir yayanın şehirde rahatça hareket edebilmesi için kaldırıma rahatlıkla ulaşabiliyor olması gerekiyor. Binalara girerken rampaların olması gerekiyor, toplum ulaşım araçlarının kullanıyorken buna göre düzenlemeler yapılması gerekiyor. İnsanların sosyalleşebileceği alanlar lazım, çocukların rahatça koşabileceği alanlar büyük meydanlar lazım. Dışarı çıktığımızda otomobil sesi ya da egzoz kokusu yerine kuşların cıvıltısını, insanların kahkahasını duyabildiğimiz alanlara ihtiyacımız var” dedi. </span></p>
<p><b>‘Engelliler Evden Çıkmaya Direnç Göstermeye Başladı’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-43644 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/saldıray_altındag-640x427.jpg" alt="" width="402" height="268" />Eş Pedal Derneği Başkanı Saldıray Altındağ, kentteki engellilerin en büyük sorunlarının başında ulaşımın geldiğini dile getirdi. Engellilerin evden çıkmaya direnç göstermeye başladığını ifade eden Altındağ, “Çünkü birincisi kılavuz çizgiler çok kötü ağaçlara, direklere çarptırıyor. Yani belediyenin bir birimi sarı çizgileri yaparken diğer birimi tam ortasına direk dikiyor. Ayrıca otobüslerde sesli sinyalizasyonlar yok, ineceğimiz durağı bilemiyoruz. Metrolara biniyoruz, o da ayrı bir dert zorla yardım etmek isteyen güvenlik görevlileri engelliler ile ilgili hiçbir eğitim almamış nasıl davranması gerektiklerini bilmiyor veya bize direkt yardımı muhtaçmış gibi davrananlar oluyor. Belediyenin ulaşımla ilgili mobil uygulamaları var ama bu uygulamalar görme engellilerin ekran okuyucu programlarına uygun yapılmamış ayrı sorun yaşıyoruz” dedi. Altında, tiyatro, sinema gibi toplumsal mekânların engelliler düşünülmeden yapıldığı için sosyal hayata da aktif olarak katılamadıklarını da ekledi. </span></p>
<p><b>‘Sorunları Bir Kişi Ya da Tek Bir Kurum Çözemez’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-43645 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/yaya_dernegi-640x427.jpg" alt="" width="360" height="240" />Yaşadıkları sorunların bir kişinin ya da tek bir kurumun çözemeyeceğinin vurgulayan Altından şunları söyledi: “Yerel yönetimlerin, merkezi yönetimlerle işbirliği yapıp STK’ları da içine alıp bir komisyon oluşturmalı. Bu komisyon tek tek sorun analizi yapıp çözüm önerileri üretmesi gerekiyor. Artık dijital dünya çok ilerledi her şeyi teknoloji ile çözebiliyoruz. Tek bir aklın değil komisyonların çözüm önerileri daha kalıcı olur. Komisyonlar denetimlerin de arttırılmasını sağlayabilir. Öncelikli olarak bir arada yaşadığımızın, aynı kenti paylaştığımızın farkında olmalılar. Neye ihtiyacın olduğu anlaşılabilmesi için temsil olması lazım. Birilerinin başka birileri için bir hizmet üretmesi çok samimi olmuyor ve sonuçları genellikle işlevsiz oluyor. Sonuçlarından rahatsız olunduğunda da bu bir lütuf gibi davranıldığı için ‘size, sizin için bir sürü şey yaptık yine de yaranamadık’ gibi bir sonuca varılıyor”. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eşpedal Derneği olarak mekânsal engelleri bisikletle aşmaya çalıştıklarını dile getiren Altındağ, “Birlikte turlar düzenleyip şehir içindeki ulaşımımızı bisikletle sağlamaya çalışıyoruz. Böylece arkadaşlıklar kurup sosyal değişimi de sağlamaya çalışıyoruz. Bu da bizim çözümümüz” dedi. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/25/otomobil-ya-da-egzoz-sesi-degil-kus-civiltisi-insan-kahkahasi/">‘Otomobil Ya Da Egzoz Sesi Değil Kuş Cıvıltısı, İnsan Kahkahası’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Yayalık Kentsel Faaliyetleri Birleştiren Tutkal Gibidir&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/06/yayalik-kentsel-faaliyetleri-birlestiren-tutkal-gibidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Jul 2018 08:40:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[yaya derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=28403</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir'de kurulan Türkiye’nin ilk Yaya Derneği'nin kurucu üyelerinden Erhan Öncü ile derneğin kuruluş amacını ve yapmayı düşündükleri çalışmaları konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/06/yayalik-kentsel-faaliyetleri-birlestiren-tutkal-gibidir/">&#8220;Yayalık Kentsel Faaliyetleri Birleştiren Tutkal Gibidir&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?</strong></p>
<p>Şehir planlama ve mimarlık eğitimi ardından 45 yıldır kent içi ulaşım konusunda çalışıyorum. Bir ulaşım danışmanlık şirketim var ve yıllardır Türkiye’nin nerdeyse tüm kentlerinde plan ve projeler hazırladık. Kentlerde yaşayanların sorunları nelerdir, neler yaşıyorlar, hangi sorunlar öncelikle çözülmeli gibi konuları araştırıp çözümler geliştirmeye çalışıyoruz.</p>
<p><strong>Yaya Derneği fikri nasıl ortaya çıktı?</strong></p>
<p>Daha önceki yıllarda da gündeme gelmiş ama gerçekleştirilememişti. Çeşitli kentlerde kaldırımların yayalara ait olmasını savunan, yaya haklarını koruyan,  eylem grupları var ve çeşitli faaliyetler yapıyorlar. Resmi olarak kurumlaşması ise Yaya Derneği ile oldu. Aslında yaya, hiç birimizin farkında olmadığı kadar önemli bir unsur çünkü yaya olmadan, yürüme olmadan hiçbir şey yapılamaz. Kapınızdan dışarı çıkmak için bile yaya altyapısı gerek. Varmak istediğiniz yere ya yürüyerek gideceksiniz, ya bir taşıta bineceksiniz. Otomobil sahibi olsanız bile park ettiğiniz otomobilinize giderken ve vardığınız yerde otomobilinizi park ettikten sonra yine yayasınız kurtuluş yok, dolayısıyla yayalık  çok önemli bir unsur. Yayalık bütün kentsel faaliyetleri birleştiren bir tutkal gibidir. Yaya koşulları ne kadar zor olursa kentsel yaşam da o kadar zorlaşıyor. Yayaların ne kadar olumsuz koşullara sahip olduğunu görüyoruz ve yaşıyoruz. Kentteki engellileri düşündüğümüzde onların yaşam mücadelesinin kat kat daha zor olduğunu görürüz. Yürüyen merdivenler, kaldırım yükseklikleri, engeller, park eden otomobiller, çukurlar gibi unsurlar normal koşullara sahip yayaların dikkatini bile çekmeyen faktörler engelli yayalar için çok ciddi kısıtlamalar oluşturuyor ve onların yaşamlarını çok zorlaştırıyor. Kentler büyüyüp nüfus arttıkça taşıt sayısı artıyor  ve kentler yayılıyor. Yerleşim alanı yayıldıkça daha uzun mesafelere yolculuk yapmak gerekiyor. Bu da yolculuğa ayırdığımız zamanı ve maliyetini arttırıyor, yaya yolculuklarını azaltıyor, kentlileri taşıtlara bağımlı hale getiriyor.</p>
<p><strong>Dernek olarak ilerleyen süreçte ne gibi çalışmalarınız olacak?</strong></p>
<p>Aslında yeni kuruluş aşamasını tamamlayan bir dernek olarak bir yandan çalışma programını hazırlıyor, diğer yandan da diğer kentlerde örgütlenme hazırlıklarını yapıyoruz. Diğer kentlerde de benzer sorunlar ve sıkıntılar olduğunu biliyoruz. Çok sayıda bilimsel çalışma olmasına karşılık bunların karar vericiler tarafından dikkate alınması ve yayalara duyurulması için kampanyalar hazırlıyoruz. Bir kampanya başlattık seçimden önce parti başkanlarına ve partilere bildirgemizi göndererek “Biz yaya haklarını savunan gruplarız, bize kulak verin. Değerlerimize saygı duyuyorsanız, insana önem veriyorsanız, yayalar için bu düzenlemeleri yapın, bunlara inanan ve uygulayacak partilere oy vereceğiz.” şeklinde bildiriler hazırladık ve dağıttık. Bu yaklaşım ve çalışmalara yerel yönetim seçimlerinde daha hızlı, yaygın ve vurucu bir şekilde devam edilecek. Yayaları dikkate alacak kararlar ve projeler ağırlıkla yerel yönetimler tarafından alınıyor. Bizim vurgulamak istediğimiz nokta, belediye başkanları katlı kavşak yaptıklarını söyleyerek bize gelmesinler, ne kadar alanı trafiğe kapatıp, yaya alanı ve yaya yolu yaptıklarını göstersinler. Yayalar için yaptıkları düzgün ve kesintisiz kaldırımlarla oy istesinler. Çünkü otomobiller oy vermiyorlar, yayalar oy veriyorlar. Çalışmalarımızın genel çerçevesi yerel yönetimlere ve yerel kararlara odaklı olacak, ilerleyen süreçte toplantılar, paneller, açık oturumlar düzenlenecek, her kent için çalışma grupları oluşturulacak. Dernek şimdilik İzmir’de kuruldu ama Ankara ve İstanbul’dan şube kurulması için istekler var, umarız bu giriş tüm ülkeye yayılacak, çünkü yayalar her yerde, sadece kentte değil kırsalda da sorunlar yaşıyor. Yasal düzenlemelerin ötesinde planlama politikaları, tasarım standartları, yayalaştırma öncelikleri gibi konularda yapılacak kampanya ve bilimsel çalışmalarla sadece üyelerimiz arasında bilinç artırmanın ötesinde birleşerek gücümüzü ve etkimizi artırmak istiyoruz. Bu birleşen güç özellikle yerel yönetimlerin proje ve yatırımlarım kararlarını etkileyebilmeli, öncelikle biz yayaların ihtiyaçlarını dikkate almalarını sağlamalı ve doğru kararı almaktan çekinmelerini sağlamalıdır. Tüm kararlarında öncelikle sadece yaya derneği üyelerini değil; kendi çocuklarını, eşlerini ve annelerini dikkate aldıklarını düşünerek karar versinler. Yapacağımız çalışmalar ve toplantılar hem bizim düşüncelerimizin gelişmesini, hem de yerel yönetimlerdeki teknik personel ve karar vericilerin bu konulardaki kararlarının daha netleşmelerine yardımcı olacaktır. Ayrıca önümüzdeki dönemlerde pek çok dünya kentinde yıllardır var olan ve toplu ulaşım kullanıcılarını bir çatı altında toplayacak “toplu taşım kullanıcıları derneği” kurulması ile bir kardeş yapılanma ortaya çıktığında ortak hedefler için daha güçlü çalışmalar yapılacaktır.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-28405 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180607-WA0004-640x640.jpg" alt="" width="640" height="640" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180607-WA0004-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180607-WA0004-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180607-WA0004-1024x1024.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180607-WA0004.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180607-WA0004-610x610.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/IMG-20180607-WA0004-320x320.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" />Yayalar açısından kentlerdeki temel sorun nedir sizce?</strong></p>
<p>Temel sorunumuz kentlerin büyümesi, yolculuk mesafelerin uzaması ve bunun sonucunda motorlu yolculukların artması. Ancak, bütün bunların ötesinde asıl sorun, kentlerin taşıtlara, özel otomobillere göre tasarlanması, düzenlenmesi. Türkiye’de kentler 50’li  yıllardan sonra sadece taşıtlar dikkate alınarak “geliştiriliyor”. Gelişim alanlarında bir yol yapıldığında kaldırım bile yok çünkü yaya dikkate alınmıyor, Orada otomobiller, kamyonlar, otobüsler geçsin  diye yollar yapılıyor ama yollardaki kaldırımlar, çamurlar, çukurlar  göz ardı  ediliyor. Yani kentin gelişimi taşıt öncelikli olarak yapılmaya başlanıyor. En öncelikli olması gereken yayaların ihmal ettiği kentlerin ve erişim koridorlarının yaya öncelikli olarak tasarlanması gerekir.</p>
<p><strong>Bu konuda yasal bir düzenleme mevcut mu?</strong></p>
<p>Yayalar trafiğin bir parçası olarak düşünülüyor, kaldırım yayalara ayrılıyor. Bu yaklaşım, yani yaya ve taşıtların birbirinden ayrılması yaklaşımı ile yayalar kaldırıma, taşıtlar yol yüzeyine alınıyor. Ama kaldırımları taşıtlardan koruyamıyoruz, kaldırımları kesintisiz inşa edemiyoruz. Bu aslında yayaları koruyan bir yaklaşım gibi görünse de aslında yayaları değil taşıtları koruyan bir düzenleme. Taşıtlar daha hızlı gitsinler, yayalar önlerinden çekilsinler, fazla problem yaratmasınlar diye bu ayırıcı yaklaşım taşıtlar için yapılmış bir düzenleme. Dolayısıyla bütün yatırımlar, projeler, yollar, köprüler ve tüneller her şey taşıtları hızlandırmak ve rahatlatmak için yapılıyor. Bugün pek çok belediye balonlar ve kurdeleler takıp yaya üst geçitleri hizmete açıyor. Yaya alt ve üst geçitleri yayalar için mi? Hayır, taşıtlar için, taşıtlar hızlı gitsin, yayalar önlerinden çekilsin diye yapılıyor. Trafik ışıklarının düzenleme politikası da “kentlerimizde trafiği nasıl durdurmadan akıtırız” sorusuna cevap bulmaya çalışıyor. Yeşil dalga sistemi ile araçları nasıl kesintisiz aktırırız sorusuna cevap bulmaya çalışıyor. Taşıtlar yönelik bu projeleri yaptıkça taşıt kullanımını artırıyoruz, otomobil kullanmayı teşvik ediyoruz. Yani aslında yapılması gerekenin tersini yapmış oluyoruz. Üst ve alt geçitler ve hatta trafik ışıklarının yeni bir yaklaşımla yaya öncelikli olarak yeniden düzenlenmesi lazım. Temel önceliğimizin yayaların ışıklarda durmadan, beklemeden, kesintisiz ve güvenli hareket etmesi olmalıdır. Bunu yaptığımızda daha doğru bir yaklaşımla taşıt kullanmadan yolculuk yapanları desteklemiş oluruz.</p>
<p>Günümüzde sanayileşmiş ve otomobil sahipliği ve gelir düzeyleri yüksek olan ülkelerin kentler merkezlerinin büyük bölümü artık yayalaştırılmış bulunuyor, kent merkezlerine otomobille gidilmesi zorlaştırılıyor. Zaten kent merkezlerinde ulaşım düzenlemelerinin temel ilkesi, “merkezin toplu taşımla kolay erişilebilir ama içinden otomobille zor geçilir olmasıdır”. Modern kentlerde merkeze gitmek istediğinizde taksi, otobüs, tramvay ve metro ile kolayca erişirsiniz fakat otomobilinizle gitmeye kalktığınızda çok uzun sürecek, zaman ve otopark açısından pahalı bir yolculuk bedelini ödemek zorundasınız. Günümüzde temel yaklaşım bu ve pek çok dünya kentinde  kent merkezine girmek paralı bir hale geliyor. Merkeze girişin paralı olması ile amaçlanan otomobil sahiplerini caydırmak için maliyeti yükseltmek değil, otomobil sahiplerinin yarattığı, trafik sıkışıklığı, gürültü, hava kirliliği gibi olumsuz etkilerin bedelini ödemelerini sağlamaktır. “Bakın siz otomobilinizle kent merkezine gelerek bir sürü olumsuz sonuç çıkartıyorsunuz, bunun bedelini ödemeniz gerekir.” Diyerek toplanan parayla toplu taşımı geliştirmek ve daha çok kişinin otomobilsiz olarak merkeze gelmelerini teşvik etmektir. Ancak bu tür yaklaşımlar ve politikalar kentlerimizde benimsenmiyor, yayalara öncelik verilmiyor, yayalar için alan yaratılırken aslında katlı kavşaklarla otomobiller hızlandırılıyor. Yayaların, insanın asıl unsur olduğu unutuluyor, bütün yatırımlar otomobillere ve motorlu taşıtlara göre yapılıyor.</p>
<p>Yaya Derneği&#8217;nin temel amacı bu yapıyı ters düz etmek, ulaşımda ve kentsel tasarımda asıl odağın yaya ve insan olduğunu ortaya çıkarmak için çalışmalar yapmak. Temel söylemimiz; “Biz yayalar birinci önceliğe sahibiz, birinci hakka sahibiz, artık otomobillere göre planlama yapmayın. Bizim vergilerimizi otomobil sahiplerine yatırmayın, onlar için harcamayın. Biz yayalar, ödediğimiz vergilerin bize düzgün, erişilebilir, kesintisiz kaldırım olarak dönmesini istiyoruz. Biz aramızda engelliler, yaşlılar, çocuklular da olan yayalar alt ve üst geçitlere zorlanmadan hemzemin geçitlerle erişmek istiyoruz” şeklinde özetlenebilir, diyoruz. Yaya hakları bildirgesinde de vurgulandığı gibi “kent yayalarındır, kentliler üst ya da alt geçitlere zorlanamaz” yaklaşımıyla düzenlenmiş çağdaş kentler istiyoruz, planlama ve tasarımda, kaynak dağılımında yayaların yani kentin sahibi insanların birinci öncelikle dikkate alınmasını istiyoruz. Yaya, bisiklet ve toplu ulaşımın bir bütün olarak düzenlenmesini istiyoruz çünkü sağlıklı ve kapsayıcı kentler için bu üçü yeter.</p>
<p><strong>Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?</strong></p>
<p>Herkesi katılmaya, güç birliğine davet ediyoruz çünkü bu dernek onlar için bir şeyler yapmayı amaçlıyor. Bu girişim herkes için, yayalar ve engeliler için  daha iyi koşullar sağlanması için ortaya konan bir güç birliği. Bizler, en azından  taşıtlardan korunmuş alanlar, sürekliliği olan yaya şebekeleri oluşturmak amacıyla çalışıyoruz. Bu tür düzenlemelerle kaliteli ve çağdaş bir yaşam  ve kent mekanı oluşmasını hedefliyoruz. Yayaların kente ve ulaşım yatırımlarına farklı bir  gözle bakmaları gerektiğini düşünüyoruz. Kentlerin tuğlası insandır, yaya olanakları ve yaya olmak da bu tuğlalar arasındaki harçtır. Tuğlaları yani kentsel faaliyetleri birleştiren harç da yürümedir, dolayısıyla sağlıklı bir kent yapısı ve yaşantısı için bu ikisinin arasındaki ilişkinin güçlü kurulması gerekir. Harcı, yani yürüme olanakları kaliteli ve yeterli olmayan binanın tuğlaları dökülecektir. Sağlıklı kent, sağlıklı ve mutlu insanlar için birleştirici güç olan yayalık zorunlu bir unsurdur. Kentliler, kendileri ve kentleri için yürümenin ne kadar önemli olduğunu anladıkça haklarını daha fazla koruyacak, yürüme ile kentlerine daha çok sahip çıkacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/06/yayalik-kentsel-faaliyetleri-birlestiren-tutkal-gibidir/">&#8220;Yayalık Kentsel Faaliyetleri Birleştiren Tutkal Gibidir&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
