<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yaşar Adanalı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/yasar-adanali/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/yasar-adanali/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 31 Jul 2020 12:20:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Yaşar Adanalı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/yasar-adanali/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8221;Kentleri Planlarken Merkezine Halk Sağlığını Koymalıyız&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/31/kentleri-planlarken-merkezine-halk-sagligini-koymaliyiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Emin İlbeyli]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 2020 12:20:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[MAD]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşar Adanalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=56413</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul ve ötesinde; daha adil, demokratik, ekolojik kent ve kırsal mekanlarda yaşama hedefiyle; disiplinler-arası çalışmalar yapmak; yenilikçi, nitelikli ve kamusal bilgi üretmek, biriktirmek ve paylaşmak amacıyla kurulan Mekanda Adalet Derneği’nin kurucularından Yaşar Adanalı ile derneğin çalışmalarını ve pandemi süreci faaliyetleri üzerine konuştuk. Adanalı, kent planlamalarında önceliğin halk sağlığına verilmesi gerektiğini söylüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/31/kentleri-planlarken-merkezine-halk-sagligini-koymaliyiz/">&#8221;Kentleri Planlarken Merkezine Halk Sağlığını Koymalıyız&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="&#039;&#039;Kentleri Planlarken Merkezine Halk Sağlığını Koymalıyız&#039;&#039;" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/YSyQX5mkXE8?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><b>Bize</b> <b>Mekanda Adalet Derneği’nden biraz bahsedebilir misiniz? ne zaman kuruldu, hangi alanlara odaklanıyorsunuz?</b><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Dernek; akademi, sivil toplum gibi farklı alanlarda devam eden temasların sonucu 2016 yılının haziran ayında kuruldu. Dernek temelde daha adil, daha ekolojik, daha demokratik kent ve kırsal mekanlar için bilgi üretiyor. Bu bilgiyi interdisipliner yöntemlerle katılımcı araçları kullanarak üretiyor. Dolayısıyla daha adil mekan politikalarını etkileyecek alt yapıları oluşturuyor. İçinde mimarların, şehir plancılarının, belgesel film yapımcılarının, sosyal bilimcilerin, gazetecilerin, coğrafyacıların olduğu genişleyen, büyüyen bir ekibimiz var. 12 kişilik bir takım halinde çalışıyoruz. Onun dışında üyelerimiz ile projelerimizde yakın ortak faaliyetlerde bulunuyoruz. Biraz akademinin yapması gereken işleri yapıyoruz diyebiliriz. Bir taraftan hazırladığımız bilgi içerikleri, belgeseller ve yayın faaliyetleriyle medya ve gazetecilik faaliyeti sürdürüyoruz. Bir taraftan da aslında kamu aktörlerinin ve diğer sivil aktörlerinin iş birlikleriyle kent ve kır politikalarının daha sosyal adalet merkezli olmaları için çaba gösteriyoruz.</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><b>Derneğiniz şu anda ne tür faaliyetler yürütüyor? Devam eden faaliyetleriniz neler ve hangilerini pandemi süreciyle birlikte sürdürmeye devam ediyorsunuz?</b><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Derneğin çok çeşitli faaliyetleri var. Hepsini sıralamak vakit alacaktır o yüzden pandemi üzerinden nelerin devam ettiğini anlatmak daha faydalı olur. Bizim MAD Akademi diye kamusal etkinlik programımız var. 2019 da 30&#8217;dan fazla mekanda adalet konularını merkeze alan paneller, film gösterimleri, yürüyüşler, farklı atölyeler düzenledik. Tabi pandemiden dolayı mekanları kullanamadığımız için bunları online platforma taşıdık. Salgında Adalet adıyla Webinar serisi başlattık. Burada 13-14 tane program yaptık. Salgının farklı mekansal boyutlarını uzmanlarla ve sahada mücadele veren insanlarla konuştuk. Oldukça ilgi gördü. Bu dönemde başlattığımız Salgın ve Sonrası isimli bir podcast serisi var. Uzun süredir yapmak istediğimiz bir şeydi fakat salgının bize vesile olduğu ya da ittirdiği üretimlerden biri oldu. Bu podcast üretimlerini sürdüreceğiz. Fiziki teması minimuma indirdiğimiz bu dönemde sivil toplum kuruluşları için  podcast önemli bir araç. Bir taraftan “Salgın sonrasını nasıl düşünmek lazım” diye bir manifesto projesi başlattık. Şu anda alanındaki uzman insanların farklı ekolojik boyutları ele alarak daha ekolojik bir dünya için salgından çıkartılan dersler ve geleceğe dönük projeksiyonları içeren bir seri manifesto üzerinde çalışıyoruz. Video haberler yapıyoruz. Mesela salgında adalet ve gıda konusunda, elverişli konut hakkı üzerinde video haberler yaptık. Evde kal, yaşlılık ve salgın, çocuk ve salgın meselesi gibi konularda da içerikler üretildi. Birlikte yakın temas halinde çalıştığımız fotoğraf sanatçılarıyla şu anda salgın döneminin İstanbul’una dair belgesel kitap çalışması içindeyiz. Bunlar pandemi döneminde çalışmalarımızı adapte ettiğimiz alanlar diye özetleyebilirim. Ayrıca iki yıldır devam ettirdiğimiz MADdaraştırma burs programımız var. Mekanda adalet konularında çalışma yapmak isteyen gazeteciler, aktivistler, nispeten kaynak ihtiyacındaki sivil toplum kuruşlarına verdiğimiz bir araştırma desteğimiz var. Bu sene bunun hem meblağsını arttırma şansımız oldu hem de odak olarak salgını ele aldık. Tabi bunun dışında süre gelen birçok farklı projelerimiz ve çalışmalarımız bulunuyor.</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><b>Mekan ve adalet kavramları üzerinde değerlendirecek olursak salgın sürecinin kazandırdıkları ve kaybettirdikleri konusunda bize neler söylersiniz?</b><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Bu başlı başına bir programı hak eden bir soru. Ama kısaca cevap vermem gerekirse özellikle salgından çıkan en temel derslerden birisi yaşadığımız mekan; ev. Evde kalda insanların zorunlu olmadıkça evden çıkmadığı o dönemde konutun anlamını bir kere daha düşünme fırsatımız oldu. Evimizin olması aslında konut hakkımız olduğu, elverişli bir yaşama imkan veren konutlarda yaşadığımız anlamına gelmiyor. Ciddi olarak konut politikalarının elden geçmesi gerekiyor. Bir diğer mesele çok net şekilde kentin kamusal mekanlarının, yeşil alanlarının, ormanlarının, kıyılarının herkese erişiminin ne kadar değerli olduğunu anlamış bulunduk. Biz kentlerimizi yıkıp yeniden inşa ettiğimiz 15-20 yıllık bir dönemden geçtik. Yıkıp yeniden yaparken merkezine halk sağlığını, kamusal değerleri, insanların iyiliğini koymak yerine karlılığı, ekonomik büyümeyi koyduk. Dolayısıyla pek de yaşamak istemeyeceğimiz kentler üretmiş olduk. Pandemi döneminde kenti hiç kullanamadığımız zaman ilk çıktığımızda yapmak istediğimiz temiz hava almak, parklarda oksijen almak gibi şeylerin ne kadar önemli olduğunu ve artık kentleri planlarken merkezine halk sağlığını koymamız gerektiğini anlamış olduk diye özetleyebilirim.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/31/kentleri-planlarken-merkezine-halk-sagligini-koymaliyiz/">&#8221;Kentleri Planlarken Merkezine Halk Sağlığını Koymalıyız&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Salgında Adalet Ve Mekan</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/02/salginda-adalet-ve-mekan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 May 2020 09:56:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[MAD]]></category>
		<category><![CDATA[Barış İnce]]></category>
		<category><![CDATA[mekan]]></category>
		<category><![CDATA[mekanda adalet derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Sinan Erensü]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşar Adanalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=53318</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mekanda Adalet Derneği webinar formatındaki #MADakademi buluşmalarının altıncısını “Salgında Adalet ve Mekân” başlığı ile bugün saat 18:00'de düzenliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/02/salginda-adalet-ve-mekan/">Salgında Adalet Ve Mekan</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Webinar’ın ilk bölümünde pandemi sürecinde daha da ön plana çıkan mekân çalışmalarının çerçevesi, ortaya dökülen mekânsal eşitisizlikler ve pandeminin dikte ettiği yeni kavramların bu çerçeveyi nasıl değiştirdiği konuşulacak. İkinci bölümünde ise Mekanda Adalet Derneği’nin sürece nasıl adapte olduğu, bu süreçteki çalışmaları ve pandemi sonrası tahayyülleri üzerinde durulacak. MAD’dan Barış İne, Sinan Erensü ve Yaşar Adnan Adanalı’nın katılacağı webinar, bugün  saat 18.00&#8217;da yapılacak.</p>
<p>Katılım için <a href="https://event.webinarjam.com/register/16/51809f1" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/02/salginda-adalet-ve-mekan/">Salgında Adalet Ve Mekan</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Toplumdan Bolu Belediye Başkanı&#8217;nın Mülteci Karşıtı Açıklamalarına Tepki</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/15/sivil-toplumdan-bolu-belediye-baskaninin-multeci-karsiti-aciklamalarina-tepki/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurcan Çalışkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Apr 2019 12:08:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[MAD]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[SHD]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Bolu]]></category>
		<category><![CDATA[hemşehri hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Melda Onur]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeli mülteciler]]></category>
		<category><![CDATA[Tanju Özcan]]></category>
		<category><![CDATA[uğur yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşar Adanalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=37476</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın göreve geldikten sonra Suriyelilerle ilgili yapmış olduğu açıklamalar, sivil toplumda da tepkiyle karşılandı. Sosyal Haklar Derneği Başkanı Melda Onur, “Herhangi bir Suriyeli mağduriyeti söz konusu olduğunda kendimizi Bolu’da buluruz. " derken,  Mekanda Adalet Derneği'nden Yaşar Adanalı da, Bolu Belediye Başkanının kendi partisinin beyannamesiyle çeliştiğini vurgularak, mültecilerin şehirlerde 'hemşehri hukuku' çerçevesinde hizmet hakkı olduğunun altını çizdi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/15/sivil-toplumdan-bolu-belediye-baskaninin-multeci-karsiti-aciklamalarina-tepki/">Sivil Toplumdan Bolu Belediye Başkanı&#8217;nın Mülteci Karşıtı Açıklamalarına Tepki</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">31 Mart Yerel Seçimleri öncesinde bazı illerde ve bölgelerdeki adayların Suriyelilere karşı dışlayıcı, rencide edici ve geri gönderme tehdidi içeren üslupları seçimlerden sonra da devam ediyor.  CHP’li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın göreve geldikten sonra “İlimizde yaşamakta olan yabancı uyruklu kişilere ayni ve nakdi yardım yapılmaması” ifadeleriyle verdiği talimat büyük tepki çekti. Twitterdeki tepki çeken açıklamalarını Sözcü Gazetesi’ne vermiş olduğu röportajda da sürdüren Başkan&#8217;a sivil toplumdan da itirazlar geldi.</span></p>
<figure id="attachment_37478" aria-describedby="caption-attachment-37478" style="width: 360px" class="wp-caption alignleft"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-37478" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/meldaonur-640x360.jpg" alt="" width="360" height="203" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/meldaonur-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/meldaonur-1024x576.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/meldaonur.jpg 1200w" sizes="(max-width: 360px) 100vw, 360px" /><figcaption id="caption-attachment-37478" class="wp-caption-text">Melda Onur</figcaption></figure>
<p class="p1"><span class="s1">Konuyla ilgili Sivil Sayfalar’a değerlendirmelerde bulunan  Sosyal Haklar Derneği Başkanı Melda Onur,  Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın üslubunun çok yanlış olduğunu belirterek, “Herhangi bir Suriyeli mağduriyeti söz konusu olduğunda kendimizi Bolu’da buluruz. Suriyeliler savaştan kaçmış, ülkemize sığınmış mağdur insanlar. Ama ülke olarak bir göçmen politikamız yok. Bundan doğan dezavantajlardan dolayı Suriyeli mülteciler meselesinin, belediye başkanlarının ya da siyasetçilerin seçim propagandası argümanı haline gelmesi çok yanlış. ‘Suriyelilere bundan sonra 1 kuruş yok’ denemez. Geri adım atacaktır, buna mecbur kalacaktır.<span class="Apple-converted-space">  </span>Zaten CHP’nin sosyal demokrat politikası da bunu belirler. Kullanılan dil ve çekilen film çok yanlış” dedi. Bolu’da bu olayı takip edecek demokratik sivil toplum kuruluşları olduğunu belirten gazeteci Melda Onur, Suriyelilere karşı hukuk dışı, yasadışı uygulamalar olursa STK’ların buna karşı durması ve mücadele etmesi gerektiğini söyledi. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>“Genel Bir Suriyeli Düşmanlığı Edinemeyiz”</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Suriyelilerin gerçek bir mağduriyet yaşayarak Türkiye’ye sığındıklarını unutmamak gerektiğine vurgu yapan Onur sözlerine şöyle devam etti: “Suriyeliler arasında suça karışmış ve suça karışmak isteyenler olabilir. Ama bunlar üzerinden genel bir Suriyeli düşmanlığı edinemeyiz. Türkiye bir geçiş ülkesi olmakla övünülen, çok kültürlü olmakla övünülen bir ülke. Fakat Türkiye’nin doğru düzgün bir göçmen politikası yok. Burada göçmenlerin uyumunu sağlayacak göçmenlerin bir Türk vatandaşı gibi eşit hak ve koşullarda yaşamlarını idame ettirebilecekleri bir sistem kurulmadı. Bir çok yerde avantajlılar, bu avantaj Türkiye cumhuriyeti vatandaşları için ise dezavantaja dönüşüyor. Bu da iki toplum arasında husumete sebebiyet veriyor.<span class="Apple-converted-space">  </span>Bugün baktığımızda eğer Suriyeli gelip vergi ödemeden ya da belli başlı konulara dahil olmadan rahatlıkla ticaret yapabiliyorsa bu defa vatandaş pastasını paylaşmak istemiyor. Durum böyle olunca maalesef siyasetçilerin seçim propagandası argümanı haline geldi.”</span></p>
<p><span class="s1"><b>“Özcan’ın Açıklamaları Partisinin Beyannamesiyle de Çelişiyor”</b></span></p>
<figure id="attachment_37479" aria-describedby="caption-attachment-37479" style="width: 360px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" class="wp-image-37479" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/yasaradanali.png" alt="" width="360" height="204" /><figcaption id="caption-attachment-37479" class="wp-caption-text">Yaşar Adanalı / Mekanda Adalet Derneği Kurucularından</figcaption></figure>
<p class="p3"><span class="s1">Mekanda Adalet Derneği kurucularından Yaşar Adanalı, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan&#8217;ın yapmış olduğu açıklamaların sorumsuzca yapıldığını belirterek, “Siyasi yelpazenin neresinde olursa olsun Suriyeli mülteci düşmanlığının seçmenlerin bir kısmını ortaklaştırdığını söyleyebiliriz. Bir belediye başkanı sosyal politikalarını kentte yaşayanların uyruğuna, statüsüne göre değil ikamet ve ihtiyaç durumuna göre hemşehri hukuku çerçevesinde uygulamalıdır. Aksi ayrımcılıktır” dedi.</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">CHP’nin 2019 Yerel Seçim Bildirgesi’ndeki Suriyelilerin ve diğer sığınmacıların konu edildiği “Göç Sorununa Duyarlı Yerel Yönetimler” bölümüne dikkat çeken Adanalı, “Sosyal uyum politikaları çıkarılırken; ‘Demokratik ve katılımcı yerel yönetimler ile, kentlerimizde güven ve huzur içerisinde bir arada yaşam ortamını sağlayacağız’ diye bir seçim vaadinde bulunuyorlar. Dolayısıyla Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın açıklamaları temel insan haklarına aykırı olmasının ötesinde kendi partisinin beyannamesiyle de çelişiyor” dedi.</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">‘Hemşehrilik Hukuku’nun mülteciler ve mültecilerle dayanışma içinde çalışan kamu ve sivil kuruluşlar için önemli imkanlar sunduğunu belirten Yaşar Adanalı, 3 Temmuz 2005 tarihinde kabul edilen ‘5393 sayılı Belediye Kanunu’ ve 1930 tarihli ‘1580 sayılı Belediye Kanunu&#8217;ndaki belediyenin kuruluşunu, organlarını, yönetimini, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usûl ve esaslarını düzenleyen 13. maddesine dikkat çekti. Adanalı, belediyelerin hemşehriler arasında sosyal ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi ve kültürel değerlerin korunması konusunda gerekli çalışmaları yapması gerektiğini de sözlerine ekledi.  </span></p>
<p><strong>“Hemşehri Hukuku Toplumsal Barış Hususunda Belediyeleri Sorumlu Tutar&#8221;</strong></p>
<p>Cumhuriyet tarihi boyunca, hemşeri tanımı kapsamına giren topluluklar, etnik aidiyetten mekansal/kentsel aidiyete; mekanın tanımı da kütükten ikamet edilen yere doğru, kapsayıcılığı genişleyecek şekilde evrildiğine vurgu yapan Adanalı, “Bugün hemşehri hukuku çerçevesi, kentin eski ve yeni göçmenlerini kentsel hak ve hizmetlere erişim ve kentsel kararlara katılım anlamında eşitleme imkanını sunma kapasitesine sahiptir. Hemşehri hukuku, belediyeleri sosyal yardımlar konusunda kapsayıcı olmalarını söylerken aynı zamanda toplumsal barışın sağlanması konusunda belediyeleri sorumlu tutar. Ayrımcı söylemlere hızla savrulan belediye başkanlarına hemşehri hukuku kapsamında sorumluluklarını hatırlatmamız gerekiyor” dedi.</p>
<p class="p3"><span class="s1">Suriyeli mülteciler ve diğer göçmenler için hemşehrilik hukukunun uygulanmasının önündeki engellere de değinen Adanalı, “En önemli engel toplumdaki yaygın düşmanlık. Ekonomik kriz zamanlarında mültecilere karşı düşmanlık artıyor, çünkü krizden etkilenen kesimler, yanlış bir şekilde krizin sorumlusu olarak mültecileri görebiliyor. Aslında birçok mülteci büyük bir sömürü düzeni içinde kentlerde hayatta kalmaya çalışıyor. Ayrıca toplumda kanaat önderi diyebileceğimiz, yerel yöneticiler, çok takipçili sosyal medya kişilikleri, popüler gazeteciler, mülteci karşıtı söylemlerle bu düşmanlığı besliyorlar” şeklinde konuştu.</span></p>
<p><strong>UMHD&#8217;den Bolu Belediye Başkanına Kınama</strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Uluslararası Mülteci Hakları Derneği (UMHD) Başkanı Uğur Yıldırım da Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın başkanlığa seçilir seçilmez, Suriyeli mültecilerle ilgili uygulamaya koyduğu kararları kınayan bir basın açıklaması yaptı. Yıldırım, Bolu Belediye başkanının yabancı ve göçmen düşmanlığı yaparak popülist bir söylem ile toplumun bir kısmını açık hedef haline getirmeye çalıştığını hatırlatarak, “Aşevi yüzyıllardır bu topraklarda olan ve kapıya gelen hiç kimseye dini, dili, ırkı sorulmadığı bir sosyal müessesedir. Aşevi kurumunu ırkçı bir söylem ile siyasi emellere alet etmek hiç doğru bir tutum değildir. Halkı kin ve düşmanlığa sevkedecek, farklı olan herkesi düşmanlaştıran bu tür açıklamalar sosyal çatışma riskini artırdığı gibi toplumsal barışı da zedelemekte, birlikte yaşama ruhuna zarar vermektedir. Türkiye yaptığı insani yardımlar ile dünyanın en cömert ülkesi iken, çoğu kendi emeği ile çalışarak yaşayan Bolu’daki sadece 2 bin 300 Suriyeli insanı sorunlaştıran ve düşmanlaştıran dili kınıyoruz” dedi,  </span><span class="s1">Yıldırım ayrıca Tanju Özcan’ın uygulamadan vazgeçmesi halinde ayrımcılık suçu başta olmak üzere belediye başkanı şahsında ve idari işlemlerine karşı her türlü yasal mücadeleyi başlatacaklarını söyledi. Bolu halkını da Tanju Özcan’ın ırkçı ve kışkırtıcı söylemlerine karşı çıkmaya davet eden Yıldırım, “Savaştan kaçarak barış yurdu olarak bildikleri Bolu’ya, kendilerine sığınmış ve helalinden yaşamak ve kazanmak dışında bir amaçları olmayan Suriyeliler ile bundan sonra da barış içinde yaşamaya devam etmeye çağırıyoruz” dedi.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/15/sivil-toplumdan-bolu-belediye-baskaninin-multeci-karsiti-aciklamalarina-tepki/">Sivil Toplumdan Bolu Belediye Başkanı&#8217;nın Mülteci Karşıtı Açıklamalarına Tepki</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
