<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yargıtay arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/yargitay/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/yargitay/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 05 Apr 2022 20:02:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>yargıtay arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/yargitay/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Nefret Suçlarına Karşı Gerçekten Korunuyor Muyuz?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/16/nefret-suclarina-karsi-gercekten-korunuyor-muyuz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kadri İnce]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Jan 2020 13:25:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[AGİT]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[nefret]]></category>
		<category><![CDATA[nefret suçu]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Ceza Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[yargıtay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46996</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nefret suçlarıyla etkili mücadele edebilmek için, ayrı bir yasa düzenlemek yerine nefret saikiyle işlenilebilecek suçlar tespit edilerek, bu suçlara nitelikli hal olarak nefret saiki eklenebilir. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/16/nefret-suclarina-karsi-gercekten-korunuyor-muyuz/">Nefret Suçlarına Karşı Gerçekten Korunuyor Muyuz?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim: Her ne kadar TCK’da ‘nefret ve ayrımcılık’ isimli bir suça yer verilse de, bu denli gerçekleşen nefret suçlarını Türkiye’de önleyecek bir mekanizma yok. Nedeni ise nefret suçları kavramı hukukumuz açısından görece yeni bir kavram olması dolayısıyla ayrımcılık kavramından farkının anlaşılamaması ve kanun yapma tekniğinde düşülen hatalar. Bunun daha iyi anlaşılabilmesi için Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 122. Maddesinde yer verilen ‘Nefret ve Ayırımcılık’ suçunun incelenmesinde yarar vardır.</p>
<p><b>Yasal Düzenlemenin Durumu ve Yapılan Hatalar</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Madde şu şekilde düzenlenmiştir:</span></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-46997" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/222.jpg" alt="" width="599" height="208" /></p>
<ol>
<li><span style="font-weight: 400;">Kanun hükmüne bakıldığında yapılan ilk hata nefret suçuyla ayrımcılığı aynı kefeye koyup tek bir düzenlemede yer vermesidir.</span><span style="font-weight: 400;"> Madde ilk başta ayrımcılık suçu olarak düzenlenmişken 2014 yılında nefret kelimesi de eklenmiştir. Bu kavramlar birbirleriyle ilişkili ancak farklı kavramlardır.</span></li>
</ol>
<p>Ayrımcılık<span style="font-weight: 400;"> bir kişi veya grubun, dil, etnik köken, cinsel yönelim, engellilik vs. gibi ayrımcılık yasağına konu olan unsurlardan birine dayalı olarak temel hak ve özgürlüklerinden, aynı veya benzer konumda olduğu diğer kişilerle eşit bir şekilde yararlanmasını ve bunları kullanmasını engelleme ya da zorlaştırma niyet veya etkisine sahip her türlü fark, dışlama, sınırlama ya da tercih olarak tanımlanabilir. Burada aynı veya benzer konumdaki kişilerden biri veya bir kısmı bakımından daha olumsuz sonuçlar yaratan veya böyle bir sonucun ortaya çıkması ihtimalini doğuran farklı muameleler söz konusudur. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir örnek verecek olursak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Yunanistan vatandaşı 11 başvurucunun, Roman kökenli olmalarından kaynaklı olarak ilkokullara kaydedilmemeleri ve devamında özel sınıflarda eğitim görmelerinden dolayı, eğitim hakkı ile beraber ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine karar verdi. Mahkeme ayrıca, bu duruma karşı etkili bir başvuru yolu sağlanmadığı için 13. maddenin ihlal edildiğini karara bağladı. (Sampanis ve diğerleri v. Yunanistan)</span></p>
<p>Nefret suçları<span style="font-weight: 400;"> ise yukarıda sayılan (dil, etnik köken, cinsel yönelim, engellilik vs.) sebeplerin doğurduğu önyargı saiki ile işlenen suç eylemleridir. Nefret suçunu diğer suçlardan ayıran, bu saiktir. Nefret suçu, tek bir biçime özel bir suç değildir. Göz korkutma, tehditler, mülke zarar, saldırı, cinayet veya diğer ceza gerektiren suçlar birer nefret suçu olabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu açıklamalar ışığında TCK 122. Maddesinde ‘kısmen’ ayrımcılığın düzenlendiği ancak nefret suçunun düzenlenmediğini rahatlıkla söyleyebiliriz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2. Yapılan ikinci hata, kavramın anlaşılmaması nedeniyle nefret suçunun tek bir suça indirgenebileceği yanılgısına düşülmesidir.</span><span style="font-weight: 400;"> Ancak “nefret suçu” veya “önyargı suçu” terimi, ceza kanunu kapsamında yer alan özel bir suçtan ziyade, bir suç türünü tarif eder. Bir kişi, spesifik bir cezai yaptırımın bulunmadığı bir ülkede [de], taraftarlık veya önyargı sebebiyle bir nefret suçu işleyebilir. Bu terim yasal bir tanımdan ziyade bir kavramı ifade etmektedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">3. Değinilmesi gereken bir başka nokta da maddeyle önlenmesi amaçlanan hedefin gerçekleşmediği hususudur. 2018 yılı adli istatistikleri incelendiğinde nefret ve ayrımcılık suçundan sadece 13 dava açıldığı görülecektir. Bu davaların yedisi hakkında  mahkumiyet kararı verilmiştir. Yargıtay kararları incelendiğinde ise bu maddeye ilişkin çok az sayıda kararın olduğu, ayrıca Yargıtay’ın dahi bu maddede nefret suçlarına ilişkin bir düzenleme olmadığını vurguladığı görülmüştür.</span></p>
<p><b>Ne Yapmalı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Nefret suçlarının hukuki zemine oturturken göz önünde bulundurulması gerekilen esas mesele, suç vakaları kovuşturulurken, nefret saikinin açıkça tanınması ve cezalandırılması gerektiğidir. Genellikle ülkemizde işlenen nefret suçu vakaları kovuşturulurken, mağdurun seçilmesindeki saikten (mağdurun “ırkı”, cinsiyeti, cinsel yönelim veya dini mensubiyeti gibi) asla söz edilmez. Trans cinayetleri bunun en somut örneklerindendir. Fail yalnızca “adam öldürme” suçundan cezalandırılır ve güttüğü nefret saiki nedeniyle herhangi bir arttırıma gidilmez. Bu şekilde, faile verilen cezanın başkaları üzerinde caydırıcı etki yaratma olanağı ve olasılığı kaybolmakta ve nefret suçlarının önüne geçilememektedir. Buradaki tehlike, mağdurun ve failin, suça neden olan nefret saikini devletin ciddi görmediğine dair aldıkları mesajdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Nefret suçları, diğer suçlarla aynı şekilde işlem görür ve özel bir kategori olarak tanınmazsa, çoğunlukla bu suçların gerektirdiği şekilde üstesinden gelinemez ve toplumsal açmazların daha da körüklenmesine neden olabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), nefret suçlarına ilişkin izlenecek politikaları belirlerken şu soruların yanıtlanmasının yararlı olacağını belirtmiştir:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Yasa yeni bir bağımsız suç türü mü yaratmalıdır, yoksa mevcut suçlarda ceza artırımı şeklinde mi işlemelidir?</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Hangi korunan özellikler yasaya dahil edilmelidir?</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Saik yasada nasıl tanımlanmalıdır?</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Ortaklık, bağlantı ve algıda hata nasıl ele alınmalıdır?</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Ne tür kanıta ihtiyaç duyulmaktadır ve ne kadar saik gerekmektedir?</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Kanaatimizce nefret suçlarıyla etkili mücadele edebilmek için, ayrı bir yasa düzenlemek yerine nefret saikiyle işlenilebilecek suçlar tespit edilerek, bu suçlara nitelikli hal olarak nefret saiki eklenebilir. Başka bir çözüm Türk Ceza Kanunu’nun ‘Cezanın Belirlenmesi’ başlıklı 61. Maddesine suçun nefret saikiyle işlenmesinin kesin artırım nedeni olarak sayılması ve bu artırımın da bir oranla net bir şekilde ifade edilmesi olabilir. Nefret saikinin nasıl oluşacağının açık bir şekilde belirtilmesi (</span><span style="font-weight: 400;">Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, cinsel yönelim, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep gibi) öngörülebilirlik açısından daha uygun olacaktır. İspat konusunda ise yasal düzenlemeden ziyade yargının içtihat oluşturarak ilerlenmesi suçun dinamikliği de göz önünde bulundurulduğunda daha etkili bir tercih olacaktır.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/16/nefret-suclarina-karsi-gercekten-korunuyor-muyuz/">Nefret Suçlarına Karşı Gerçekten Korunuyor Muyuz?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yargıtay, Tecavüze İndirimsiz Cezayı Onadı: Bir Kadın İstediği Saatte Dışarı Çıkar</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/17/yargitay-tecavuze-indirimsiz-cezayi-onadi-bir-kadin-istedigi-saatte-disari-cikar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Dec 2018 09:51:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[kadın cinayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kadına yönelik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[yargıtay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33304</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yargıtay, Ankara’da bir kadına tecavüz eden otobüs şoförüne verilen 34 yıl 8 aylık cezayı “Bir kadın gece veya gündüz, istediği saatte, istediği gibi dışarı çıkar. Hakları güvence altındadır” diyerek onadı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/17/yargitay-tecavuze-indirimsiz-cezayi-onadi-bir-kadin-istedigi-saatte-disari-cikar/">Yargıtay, Tecavüze İndirimsiz Cezayı Onadı: Bir Kadın İstediği Saatte Dışarı Çıkar</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara’da 2017’de kullandığı halk otobüsüne gece 23.00’da binen kadını alıkoyan, tecavüz eden, parmağındaki yüzüğü zorla alan ve çıplak fotoğraflarını çekerek tehdit eden şoför İbrahim Tuncay’a verilen 34 yıl 8 aylık hapis cezası istinaf mahkemesinin ardından Yargıtay tarafından da onandı.</p>
<p>Yargıtay, Tuncay’ın mahkemedeki savunmasında daha önceki yargı kararlarını göstererek <em>“O saatte orada ne işi vardı?”</em> savunması yapmasına karşın savcının <em>“Bir kadın gece veya gündüz, istediği saatte, istediği gibi dışarı çıkar. Hakları devletin güvencesi altındadır”</em> yorumunu esas aldı ve hapis cezasında bu gerekçeyle indirim vermedi.</p>
<p>Avukat Hüsniye Şimşek, <em>“Olumlu ama eksik karar. Bu nedenle ceza almalıydı. Bir de Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun davanın tarafı olması reddedildi. Kadınlar bu davalarda bu tavır nedeniyle yalnız kalıyor”</em> diye konuştu.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://yesilgazete.org/blog/2018/12/17/yargitay-tecavuze-indirimsiz-cezayi-onadi-bir-kadin-istedigi-saatte-disari-cikar/" target="_blank" rel="noopener">Yeşil Gazete</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/17/yargitay-tecavuze-indirimsiz-cezayi-onadi-bir-kadin-istedigi-saatte-disari-cikar/">Yargıtay, Tecavüze İndirimsiz Cezayı Onadı: Bir Kadın İstediği Saatte Dışarı Çıkar</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yargıtay Cemevleri Faturalarının Devlet Tarafından Karşılanmasına Hükmetti</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/28/yargitay-cemevleri-ibadethanedir-faturalar-devlet-tarafindan-karsilanmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Nov 2018 07:45:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[cem vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[yargıtay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32744</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cem Vakfı’nın açtığı davada Yargıtay, cemevlerinin ibadethane olduğuna, diğer ibadethaneler gibi elektrik faturalarının da devlet tarafından karşılanması gerektiğine hükmetti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/28/yargitay-cemevleri-ibadethanedir-faturalar-devlet-tarafindan-karsilanmali/">Yargıtay Cemevleri Faturalarının Devlet Tarafından Karşılanmasına Hükmetti</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmemesi üzerine süren tartışmalar ve Alevilerin hukuk mücadelesi uzun  yıllardan beri devam ediyor. 2014 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) cemevlerinin ibadethane olduğuna ilişkin kararı da bu tartışmayı sonlandırmadı.Yeni bir karar da Yargıtay’dan geldi. Yargıtay, cemevlerinin ibadethane statüsünde olduğuna ve elektrik faturalarının devlet tarafından ödenmesi gerektiğine karar verdi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Davayı başından beri takip eden Avukat Ulaş Cam, cemevlerinin ibadethane olduğuna ve elektrik giderlerinin devlet tarafından karşılanması gerektiğine ilişkin düzenleme talep ettiklerini ve buna istinaden faturaları ödemediklerini ifade etti. Bunun üzerine BEDAŞ’ın fatura borcu nedeniyle icra takibi başlattığını belirten Cam, “Biz itiraz ettik. Akabinde BEDAŞ itirazın iptali için dava açtı. Bu davalar 2012 yılında önce aleyhimize sonuçlandı ve BEDAŞ yönünden tahsilat kararı çıktı” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">AİHM’in 2014 yılındaki kararının ardından Yargıtay’ın dosyayı bozma kararı verdiğini belirten Cam,”Yeniden inceleme yapılması için mahkemeye gönderdi. Mahkeme dosyaları yeniden ele aldı. Bilirkişi incelemesi yapıldı, tespitler yapıldı. Cemevlerinin elektrik giderlerinin karşılanması yönünde mahkeme olumlu bir şekilde BEDAŞ’ ın açtığı davaya reddetti. BEDAŞ temyiz etti. Dosya Yargıtay’a gitti ve Yargıtay, BEDAŞ’ ın aleyhine olan bu kararları onadı.” Bundan sonraki sürecin karar düzeltme aşaması olduğunu ve bu aşamada ise yeni bir delil olması gerektiğini aktaran Cam, “Yargıtay kararı bu şekilde kesinleşecek gibi görünüyor. Bu kararın kesinleşmesinden sonra artık elektrik faturası ödeme yükümlülüğü tamamen ortadan kalkmış olacak. Çünkü elektrik kuruluşları icra takipleri yaptıklarında ya da dava açtıklarında önlerine bu karar çıkacak. Dolayısıyla hem davayı kaybedecek, vekalet ücreti ödeyecekler, bir sürü masraf yapacaklar. Bu durumdan çıkış adına tek şey, devletin cemevlerinin ibadethane olduğuna ilişkin düzenleme yapmasıdır.Bu aşamada önemli bir karar, uzun zamandır bunun peşindeydik. Beklentimiz bundan sonrası adına yasal düzenleme. Yasal düzenleme olursa hepimiz adına olumlu bir gelişme olur.” diye belirtti.</span></p>
<p><b> (Kaynak: Sendika.org)</b></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/28/yargitay-cemevleri-ibadethanedir-faturalar-devlet-tarafindan-karsilanmali/">Yargıtay Cemevleri Faturalarının Devlet Tarafından Karşılanmasına Hükmetti</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
