<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Veysel Ok arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/veysel-ok/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/veysel-ok/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Jul 2020 08:02:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Veysel Ok arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/veysel-ok/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sosyal Medya Düzenlemesine ‘İfade Özgürlüğü’ Uyarısı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/22/sosyal-medya-duzenlemesine-ifade-ozgurlugu-uyarisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Korkmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2020 08:02:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[MLSA]]></category>
		<category><![CDATA[Sarphan Uzunoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya düzenlemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Veysel Ok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=56141</guid>

					<description><![CDATA[<p>AK Parti tarafından TBMM’ye sunulan sosyal medyayla ilgili düzenlemenin yer aldığı kanun teklifine dair değerlendirmelerde bulunan NewsLabTurkey Yayın Yönetmeni Dr. Sarphan Uzunoğlu ve Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Eş Direktörü avukat Veysel Ok ‘ifade özgürlüğü’ uyarısında bulunuyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/22/sosyal-medya-duzenlemesine-ifade-ozgurlugu-uyarisi/">Sosyal Medya Düzenlemesine ‘İfade Özgürlüğü’ Uyarısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından </span><span style="font-weight: 400;"> ‘Almanya modeli’ örnek alınarak hazırlandığı ifade edilen sosyal medya ilgili yapılacak düzenlemeyle ilgili kanun teklifi </span><span style="font-weight: 400;">Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunuldu. Kanun teklifinde Türkiye’de temsilci bulundurmayı kabul etmeyen Facebook, Twitter gibi sosyal ağ platformlarına 5 aşamalı yaptırım süreci ön gören bir madde yer alıyor. Kanun teklifinin dışında bir de sosyal medya ile alakalı Dijital Mecralar Komisyonu kurulması planlanıyordu. Peki yasallaşması beklenen kanun teklifi  ve kurulacak olan komisyon hakkında uzmanlar ne düşünüyor?</span></p>
<p><b>“İktidar Bir Dijital Hegemonya Savaşı Başlatmış Durumda”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-56143 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/sarphan-uzunoglu.jpg" alt="Sarphan Uzunoğlu" width="290" height="387" />NewsLabTurkey Yayın Yönetmeni Dr. Sarphan Uzunoğlu komisyona ve  yasaya ilişkin iki temel yaklaşımın var olduğunu belirterek, “Birincisi, iktidar yanlısı diyebileceğimiz, özellikle de AB ülkelerindeki sosyal medyaya ilişkin yasal düzenlemeleri ve o ülkelerin veri yönetimi politikalarını örnek göstermek suretiyle Türkiye&#8217;nin de aslında küresel bir standarda uyacağını savunan yaklaşım. Bu yaklaşımı savunanlar, Türkiye&#8217;yi ifade özgürlüğü konusunda sorunu olmayan, zaten mevcut gözetim teknolojileriyle hedeflenen kullanıcıların ip&#8217;lerine ve kimlik bilgilerine erişim sağlayan bir ülke olarak tanımlıyorlar. Bunu birçok haber ve köşe yazısında gözlemek mümkün. İşin bir de ekonomik ve vergi kazancı temelli yanı var ki bu konuda devletlerin hak iddia etmelerinin doğal olduğunu düşünüyorum. Hele ki Türkiye gibi &#8220;vergi geliri aşığı&#8221; bir iktidarın olduğu bir ülkede” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İkinci yaklaşımın ise, bunun gözetimini artıracak, derinleştirecek, sansürü kolaylaştıracak bir adım olduğu yaklaşımı olduğuna dikkat çeken  Uzunoğlu, “Şu bir gerçek ki, Türkiye&#8217;de devlet tarafından düzenlenen her alan ne yazık ki raydan çıkıyor. Bu hem, yetkililerin alanla ilgili bilgisizlikleri, hem de tek boyutlu yaklaşımlardan kaynaklı. Sosyal ağların işleyişine ifade özgürlüğü çerçevesiyle değil, toplumsal kanaatleri kontrol çerçevesiyle baktığından iktidar için bu yasa da kurulacak komisyon da işlevi önceden belli komisyonlar. Dahası, özellikle de yasanın sosyal ağ şirketlerine uygulanacak yaptırımlar konusunda yolunu açacağı uygulamalar, Türkiye&#8217;yi hem ifade özgürlüğü listelerinde daha dibe yollayabilir, hem de TC Kimlik no ile sosyal ağlara girilsin benzeri saçma ve Türkiye&#8217;nin özgürlükler bakımından Çin&#8217;e dönüşmesinin hızlanması gibi sonuçlara neden olabilir” diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Devletlerin sosyal ağların gelirlerini denetleme ve onları vergilendirme konusunda hak iddia etmelerinin haklı bir talep olduğunu, büyük veri çağında verilerin kullanımına ilişkin şeffaflık talebinin mantıklı olduğuna dikkat çeken Dr. Uzunoğlu, “Yine de niyetin sosyal ağ şirketlerinin değil toplumun gözetim ve denetimi olduğu yasanın gündeme gelme biçimi ve yasayı savunanların söylemlerinde de fazlasıyla belli oluyor. Başarısız olsa da yeşil top ve benzeri uygulamalardan da gördüğümüz üzere, iktidar bir dijital hegemonya savaşı başlatmış durumda. Kültürün küreselleştiği çağda &#8220;yerli ve milli&#8221; arama motoru gibi çok sayıda başarısız projeyle bilişim alanında hegemonya oluşturmaya girişen iktidarın, devletin iletişim alanında en az kullanması gereken ama en rahat kullandığı sansür gibi bir pratiğe de yatkınlığı düşünüldüğünde, bu komisyonun da yasanın da hayırlı bir sonuç getirmeyeceği görüşündeyim” diye ifade etti.</span></p>
<p><b>“Temel Hedef İfade Özgürlüğünü Yok Etmek”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-56144 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/veysel-ok-640x504.jpg" alt="Veysel Ok" width="411" height="324" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/veysel-ok-640x504.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/veysel-ok.jpg 720w" sizes="(max-width: 411px) 100vw, 411px" />Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Eş Direktörü avukat Veysel Ok, ana akım medyanın ve birçok televizyon kanalının sermaye yapısıyla iktidara yakın grupların elinde olduğuna bu sebeple Türkiye’de insanların  haberi sosyal medyadan ve internetten almaya başladığına dikkat çekerek “İktidarın iki amacı var. Öncelikle bu haber kaynaklarını  ve sosyal medyayı kontrol altına almak ve bilgiyi tekelleştirmek. Diğer hedefi ise Instagram ve Twitter gibi büyük internet şirketlerinden kullanıcı verilerini ve bilgilerini elde etmek. Temel hedef ise ifade özgürlüğünü yok etmek&#8221; dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sosyal medyanın kapatılmasının teknik olarak mümkün olduğunu belirten avukat Veysel Ok, “Geçmişte Türkiye’de Youtube kapalı kaldı. Wikipedia uzun süredir kapalı kaldı. Bu anlamda hükümet istediğini elde edemeyince  aşamalı yaptırım söz konusu ya sosyal medyayı kapatmadan bant aralığını daraltarak vatandaşların, kullanıcıların internet ortamında erişimlerini kısıtlayabilir” diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de binlerce gazetecinin işsiz kaldığını ve bu insanların internetten gazetecilik yapmaya çalıştığını vurgulayan MLSA Eş Direktörü avukat Ok, “Ana amaçlardan biri de bilginin tamamen iktidara yakın kanallardan çıkmasını sağlamak ve alternatif medyayı erişime ve vatandaşın bu bilgiye erişmesini engellemektir. Gazetecilik açısından bizi zor bir dönem bekliyor” diyerek yasanın önüne hukuk yoluyla geçilebileceğini de sözlerine ekledi.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/22/sosyal-medya-duzenlemesine-ifade-ozgurlugu-uyarisi/">Sosyal Medya Düzenlemesine ‘İfade Özgürlüğü’ Uyarısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MLSA Adalet Gözlem Projesi Raporunu Açıkladı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/23/mlsa-adalet-gozlem-projesi-raporunu-acikladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Jan 2019 07:51:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[MLSA]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet Gözlem Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[AİHS]]></category>
		<category><![CDATA[arış Altıntaş]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesİ]]></category>
		<category><![CDATA[IPI]]></category>
		<category><![CDATA[Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[SEGBİS]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Basın Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Veysel Ok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34523</guid>

					<description><![CDATA[<p>Friedrich Naumann Vakfı desteği ile yürütülen dava izleme projesinden elde edilen verilere göre, ifade özgürlüğü temelli davaların yüzde 38’inde sanıklar uluslararası standartlara aykırı olarak tutuklu yargılanıyor. Raporda yer alan tespitlere göre, adli yargılanma hakkı sistematik olarak ihlal ediliyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/23/mlsa-adalet-gozlem-projesi-raporunu-acikladi/">MLSA Adalet Gözlem Projesi Raporunu Açıkladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) ve Uluslararası Basın Enstitüsü’nün (IPI) gerçekleştirdiği altı aylık adil yargılama hakkı ve dava izleme programı ekiplerinin hazırladığı rapora göre;  Türk mahkemeleri, aleyhinde yalnızca yazılı ve sözlü ifadeler bulunan sanıkları hukuksuz şekilde tutuklu yargılamakla suçlanıyor.</p>
<p>Friedrich Naumann Vakfı desteği ile yürütülen dava izleme projesinde elde edildiği belirtilen verilere göre, ifade özgürlüğü temelli davaların yüzde 38’inde sanıklar uluslararası standartlara aykırı olarak tutuklu yargılanıyor. Bu çalışmada elde edilen bulgular, adli yargılanma hakkının sistematik olarak ihlal edildiğini ve tutuklu yargılanan sanıkların sıklıkla duruşma salonuna fiziken getirilmediğini işaret ediyor.</p>
<p>Çalışmanın bulgularını kamuoyu ile paylaşmak üzere 22 Ocak Salı günü düzenlenen basın toplantısına Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Çek Cumhuriyeti, Hırvatistan, Hollanda, İngiltere, İsveç, İsviçre, Macaristan, Rusya Konsolosluklarından yetkililerin yanı sıra yerli ve yabancı gazeteciler de katıldı.</p>
<p>Basın toplantısının açılış konuşmasında MLSA Eş-Direktörü Barış Altıntaş, MLSA’nın 1 Haziran 2018 ve 31 Aralık 2018 tarihleri arasında 10 farklı ilde 71 ayrı davanın (90 oturumda görülen) 82 duruşmasının izlediği proje kapsamında 30 gözlemci ile çalışıldığını anlattı. İzlenen davalardaki sanıkların yazılı ve sözlü ifadeleri nedeniyle terör suçlarından yargılandığının altını çizdi.</p>
<p>Proje sayesinde Türkiye’de dava izleme konusunda yakın dönemde ilk kez sistematik bir veri ortaya konulduğunu savunan Altıntaş, “Darbe girişimi sonrası ifade özgürlüğüne yönelik baskılar sonucu bu alanda birçok kişiye ifadeleri nedeniyle dava açıldı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Türkiye’ye yönelik kararlarından sonra Türkiye’de mahkemelerin gerçekten ne kadar etkin olduğunu gözlemlemek hepimiz için daha büyük önem kazandı. Önümüzdeki yıl devam etmeyi umduğumuz projemizin ana hedefi de buydu,” dedi.</p>
<p>İzlenen duruşmaların hepsinin ifade özgürlüğü ile ilgili olduğunun altını çizen Altıntaş, bunların %76’sının İstanbul’da, %18’inin Kürt nüfusunun yoğun olduğu şehirlerde, %3’ünün İzmir’de, %3’ünün de Ankara’da gerçekleştiğini söyledi.</p>
<p><strong>Rapora Göre Tutuklular Mahkemeye Getirilmiyor</strong></p>
<p>Raporun bulgularını paylaşan MLSA Eş-Direktörü Veysel Ok, davaların %38’inde sanıkların tutuklu olarak yargılandığı belirtti. Tutuklu yargılanan sanıkların bulunduğu duruşmaların %34’ünde ise sanıklar mahkeme salonuna fiziken getirilmediğinin ve bu sanıkların SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile savunma vermek durumunda kaldıklarını, hatta bazen SEGBİS’de yaşanan teknik arızalar bahane gösterilerek savunma  yapamadıklarını savundu.</p>
<p>Uygulamanın doğrudanlık ilkesi ve savunma hakkına yönelik ihlal olduğunu söyleyerek bu durumun adil yargılanma hakkını ortadan kaldırdığını iddia eden Ok, “Yargılanan gazeteciler, avukatlar, akademisyenler ve hak savunucularına yönelik suçlamalar ağırlıkla terör suçları ve bu suçlamalara gerekçe olarak çoğunlukla söz, yazı ve sosyal medya paylaşımları gösterilmiştir. Bu durum Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 10. maddesine ve AİHM’in içtihatlarına açıkça aykırıdır,” dedi.</p>
<p><strong>Rapora Göre Sanıklar Uzak Şehirlerdeki Hapishanelerde Tutuluyor</strong></p>
<p>Raporun çarpıcı bulgularından biri de sanıklara yöneltilen suçlara dair öne sürülen delillerin niteliği ile ilgili.</p>
<p>İzlenen davalarda gazeteciler, avukatlar, akademisyenler ve siyasetçiler mesleki faaliyetleri nedeniyle yargılanıyordu. Bu davaların %77’sinde sanıkların yazdıkları haberler, köşe yazıları, yaptıkları röportajlar, çektikleri fotoğraflar ile haber kaynaklarıyla yaptıkları görüşmeler delil olarak sunulurken, %24’ünde ise sosyal medya paylaşımları delil olarak gösterildi.</p>
<p>Tutuklu sanıkların olduğu oturumların %40’ında sanıkların tutuklu bulunduğu hapishaneler ile davalarının görüldüğü mahkemeler farklı illerdeydi. Bu durum yetkililer tarafından sanıkların mahkeme salonuna fiziken getirilmemesinin bir nedeni olarak öne sürülüyor.</p>
<p>Adalet Gözlem Projesi, ifade özgürlüğüne dair suçlardan yargılanan sanıkların pek çoğuna terör suçlarının yöneltildiğini iddia ediyor.   Proje kapsamında izlenen 71 ayrı ifade özgürlüğü davasında sanıklara isnat edilen suçların %72’si terör suçlarından oluşuyordu. Bunlardan 35’i terör örgütü propagandası yapmak, 25’i terör örgütü üyeliği, 7’si örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek, 5’i suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve/veya yönetmek, 5’i ise örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemekti.</p>
<p>Sanıklara yöneltilen suçların %28’i ise şunlardan oluşuyordu: şerefe karşı suçlar (hakaret, iftira); anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar; Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama; Cumhurbaşkanına hakaret; halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme veya aşağılama; devlet sırlarına karşı suçlar (devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama, gizli kalması gereken bilgileri açıklama).</p>
<p>Raporun devamında yargılama sürecinde yaşanan insan hakları ihlalleri ile ilgili ek hukuki görüşler bildiriliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/23/mlsa-adalet-gozlem-projesi-raporunu-acikladi/">MLSA Adalet Gözlem Projesi Raporunu Açıkladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
