<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Vegan arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/vegan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/vegan/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Jun 2022 11:29:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Vegan arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/vegan/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;Üniversitelerde Vegan Beslenme Kamusal Haktır ve YÖK’ün Yükümlülüğündedir&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/06/08/universitelerde-vegan-beslenme-kamusal-haktir-ve-yokun-yukumlulugundedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2022 11:29:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Vegan Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Vegan]]></category>
		<category><![CDATA[Vegan Akademi]]></category>
		<category><![CDATA[VegFest vegan festivali]]></category>
		<category><![CDATA[YÖK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=81113</guid>

					<description><![CDATA[<p>'Türkiye’de veganlık ve vicdan hürriyeti kapsamında ilk kez açılan bu davanın dilekçesinde, sağlıklı beslenmenin kamusal bir hak olduğuna vurgu yaptık' Türkiye Vegan Derneği, Türkiye’deki her üniversitede vegan yaşama uygun yemekler sunulması için verdiği mücadeleyi bir adım ileriye taşıyarak YÖK’a dava açtı. TVD Kurucu Başkanı Ebru Arıman ile YÖK’e açılan davanın seyrini ve vegan yaşamın bilinirliğini, kabulünü artırmak için yürüttükleri çalışmaları konuştuk. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/06/08/universitelerde-vegan-beslenme-kamusal-haktir-ve-yokun-yukumlulugundedir/">&#8216;Üniversitelerde Vegan Beslenme Kamusal Haktır ve YÖK’ün Yükümlülüğündedir&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Türkiye Vegan Derneği (TVD) hangi amaçlarla kuruldu ve kuruluşundan bugüne neleri hayata geçirdi? Misyonunuzu ve çalışmalarınızı kısaca anlatabilir misiniz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-81114 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/06/ebru-ariman.jpeg" alt="Ebru Arıman" width="232" height="257" />TVD’nin temelleri bundan 15 yıl önce bir platform olarak atıldı ve 2012 yılında 8 kurucu üye ile dernekleşerek resmi yapısına, yani tüzel kişiliğine kavuştu. Hak temelli faaliyetler yürüten TVD, hayvanların doğuştan gelen haklarını savunurken, hak savunucusu veganların da bu süreçte maruz kaldığı hak kayıplarını gidermeyi amaçlıyor. Temel misyonu farkındalık yaratmak, bilinçlendirmek ve eşitsizliklere karşı mücadele etmek olan TVD ekibi olarak, bu amaçla çeşitli faaliyet alanları geliştirdik. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Faaliyet alanlarımızı dört başlıkta açıklıyoruz: </span></p>
<p><b>Eğitim ve Bilinçlendirme:</b><span style="font-weight: 400;"> Vegan Akademi 2017’de alt yapısı tamamlanan ve ana amacı veganlık konusunda eksik olan akademik, teknik ve pratik bilgiyi eğitim programları vasıtasıyla üniversiteler, yerel yönetimler, işletmeler ve mesleki kuruluşlara taşımak olan TVD Vegan Akademi, Türkiye genelinde uzman konuşmacılarıyla veganlığın hayvan hakları, çevre, sağlık ve sürdürülebilirlik etkilerini ücretsiz etkinliklerle geniş kitlelere yaygınlaştırmayı hedefliyor. 2022 itibarıyla farklı üniversite ve meslek okullarında seçmeli ders müfredatı kapsamına alınması için çalışmalarımız sürüyor. </span></p>
<p><b>Kitlesel Etkileşim / Farkındalık: </b><span style="font-weight: 400;">2017 yılında Türkiye’de ilk kez Didim’de organize ettiğimiz ve veganlığı geniş kitlelere yaygınlaştırmayı amaçlayan VegFest vegan festivali, 2018 yılı itibarıyla Uluslararası İstanbul Vegfest adıyla İstanbul’a taşındı. #YaşamaŞansVer sloganıyla yerli ve yabancı pek çok konuğu her yıl ziyaretçilerle buluşturdu ve buluşturmaya devam ediyor. TVD olarak ayrıca özellikle sağlık profesyonelleri ve akademisyenlerin veganlık konusundaki bilgi eksikliğini gidermek, bu alanda çalışmalar yapan uzmanları bir araya getirmek, olumsuz önyargıları yıkmak ve alanında uzman konuklarıyla en güncel bilimsel çalışmaları ülkemize de taşımak üzere, ilk vegan medikal kongreyi MediVeg adıyla Kasım ayında gerçekleştirmeye hazırlanıyoruz. Her yıl düzenlediğimiz Dünya Vegan Günü etkinliklerinde de seminerler, sergiler, vegan tadımlar, halka açık tartışmalar ve atölye çalışmalarıyla veganlığın etik, erişilebilir ve sağlıklı bir yaşam tarzı olduğunu geniş kitlelere aktarmaya ve veganlığa dair yerleşmiş kalıp önyargıları ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. </span></p>
<p><b>Hukuki Girişimler, Arabulucuk Faaliyetleri ve Yasal Düzenlemeler: </b><span style="font-weight: 400;">TVD olarak, hak ihlallerine karşı tüzüğümüzde yer alan amaçlar doğrultusunda bugüne dek sayısız resmi başvuru, hukuki süreç yürüttük, yürütmeye devam ediyoruz. Bunların arasında en dikkat çekenlerin başında; Türkiye’de kozmetik ürünlerin hayvanlar üzerinde denenmesinin yasaklanmasına yönelik başlatılan kampanyanın 2015 yılında başarıyla sonuçlanarak yasağın yürürlüğe girmesi, 2021 yılında Av Turizmi kapsamında ihale edilen yaban hayvanlarının katliamına yönelik av kararlarının Tarım ve Orman Bakanlığı aleyhine açtığımız üç farklı davanın kazanımla sonuçlanması sonucu iptal edilmesi, tutuklu ve hükümlülerle ile çeşitli üniversitelerde okuyan vegan öğrencilerinin vegan yemek taleplerine yönelik başarıyla sonuçlanan arabuluculuk faaliyetleri sayılabilir. Dernek olarak halihazırda Sağlık Bakanlığı, Savunma Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile veganlığın anayasanın 25.maddesine göre vicdan özgürlüğü kapsamında ele alınması ve vegan bireylere sağlıklı bitkisel alternatiflere erişim hakkı verilmesi konusundaki başvurularımızın devam eden süreçlerini yönetmekle birlikte, Yüksek Öğrenim Kurulu’na yaptığımız aynı içerikli başvuru sonucunda gereğinin yerine getirilmemiş olması sebebiyle de Danıştay’da dava açmış durumdayız. Beraberinde vegan ürün üreticilerinin yaşadığı sıkıntılar, vegan ürünlere ulaşım konusundaki mevzuat kaynaklı sıkıntılar ve çözüm arayışlarıyla ilgili, Tarım ve Orman Bakanlığı ile görüşmelerimizi de sürdürüyoruz. </span></p>
<p><b>Yaşamı Kolaylaştırıcı Alternatiflerin Teşviki: </b><span style="font-weight: 400;">V-Label TVD ayrıca V-Label International Türkiye temsilcisidir. V-Label; veganların yaşamını kolaylaştıran alternatiflerin artırılması amacıyla vegan ürünleri çeşitli analizler yapmak suretiyle inceleyerek gerek hayvansal içermediği gerekse de hayvanlar üzerinde test edilmediği iddialarını denetleyen, doğrulanmış ürünlerin kolaylıkla ayırt edilmesini sağlayan bir vegan etiket sistemidir. </span></p>
<p><b>Türkiye’deki her üniversitede vegan menü seçeneğinin olması için mücadele ediyorsunuz. Mücadelenizin hukuka taşınan kısmına geçmeden önce ülkemizdeki mevcut tablo hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? Üniversite, hastane, iş yerleri gibi toplu yemek servislerinin olduğu yerlerde vegan beslenmeye yönelik bir bilinçten söz edilebilir mi? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Üniversitelerde yaşanan sıkıntılar, bugüne dek ve halihazırda da her üniversitenin kendi bünyesinde vegan öğrenciler ve vegan öğrenci grupları tarafından çözülmeye çalışıldı, halen de çalışılıyor ancak bu kararın üniversite yönetimlerine bırakılması hakkaniyetsiz bir durum oluşturuyor çünkü kimi üniversite yönetimi bu talebe sıcak bakıp derhal çözüme giderken, bazılarında süreç zaman alabiliyor, bazı üniversiteler ise başvuruları ya reddediyor ya da görmezden geliyor. Bu durum öğrenciler arası fırsat eşitliğini de baltalıyor. Öğrenciler, “üniversite yönetiminin inisiyatifine” göre sağlıklı ve besleyici alternatiflere erişim hakkı kazanabiliyor ya da kazanamıyor. Örneğin aylar geçmesine rağmen Gazi Üniversitesi, Bakırçay Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) gibi başvuru yaptığımız diğer üniversitelerin rektörlüklerinden yanıt alamadık. Bu uygulamaya ve hak ihlallerine bir an önce son verilmesi gerektiğine inanıyoruz. YÖK, daha fazla mağduriyet yaşatmadan, ülke genelinde vegan menülerin zorunlu ve düzenli kılınmasını sağlayacak düzenlemeyi hayata geçirmelidir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu amaçla YÖK’e 1 Kasım 2021 tarihinde gerçekleştirdiğimiz ziyaretten sözlü olarak olumsuz bir yanıt almasak da geçen süre zarfında herhangi bir somut adım atılmamış olması dolayısıyla Nisan ayında yazılı başvurumuzu ilettik. Başvuruya gelen yanıt ise sorunları çözmek bir tarafa, aynı kısır döngünün içerisinde bizi ve öğrencileri yine olduğumuz noktaya getiren, üniversite yönetimlerini adres gösteren, yapıcı olmayan, çözümden uzak bir yolu işaret etti. Bu durumda YÖK’ e karşı da tutumumuz değişti ve hukuki yollardan hak arayışımıza Nisan ayı itibariyle başladık. Üniversiteler başta olmak üzere toplu yemek sunulan hastaneler, askeriyeler ve çalışma ofisleri gibi birçok alanda vegan bireylerin beslenmeleri konusunda ciddi sıkıntılar ve hak ihlalleri yaşanıyor. Özellikle bu tür alanların en belirgin özelliği aynı zamanda alternatiflere ulaşımın kısıtlı oluşu ya da mümkün olmayışıdır. Bu nedenle sağlıklı ve düzenli gıdaya erişim veganlar açısından zor ya da masraflı yahut da tamamen ihtimal dışı olmaktadır. Devletin görevi bu hakkı güvence altına almaktır. Anayasamızın 17. maddesi ile güvence altına alınan yaşama hakkının en temel öğelerinden biri sağlıklı yaşam hakkıdır. Sağlıklı yaşam hakkı Anayasamızın 56. maddesinde; &#8220;Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.&#8221; maddesiyle korunmaktadır. Veganlık bir beslenme biçimi değil, vicdan özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken bir felsefedir. Beslenme şekli, bu felsefenin tek boyutu değil, ayrıntılarından sadece biridir. Cezaevlerinde ise benzer sıkıntılardan yola çıkılarak yapılan başvurular, eylemler ve Meclis düzeyinde yapılan çağrılar sonucu 2012 yılı itibarıyla bir düzenlemeye gidilerek tutuklu ve hükümlülere vegan menü hakkı tanındı. </span></p>
<p><b>Dernek olarak YÖK’e dava açtığınızı duyurdunuz. Davanın gerekçesini ve seyrini anlatır mısınız? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dernek olarak YÖK ile Kasım 2021’de yapılan görüşmemiz ve Nisan ayında kuruma teslim edilen başvuru dilekçemizde; Türkiye çapındaki üniversitelerde okuyan vegan öğrencilerin vegan yemek hakkına istisnasız erişebilmesi, bunun bir ayrıcalık veya imtiyaz olarak görülmemesi ve kurum düzeyinde karar vericilerin keyfi uygulamalarına tabi olmaması için yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesini talep etmiştik. YÖK’ten gelen olumsuz yanıtın insan haklarına ve ulusal/uluslararası mevzuata aykırılık teşkil etmesi sebebiyle dava dilekçemizi Danıştay’a ilettik. Türkiye’de veganlık ve vicdan hürriyeti kapsamında ilk kez açılan bu davanın dilekçesinde, sağlıklı beslenmenin kamusal bir hak olduğuna ve bu hak konusunda devletin yerine getirme yükümlülüğüne vurgu yaptık. Çünkü YÖK, yasal yükümlülükleri bağlamında, bağlı üniversitelerde her öğrencinin yeterli gıda, düzgün beslenme, besleyici ve asgari temel yiyeceklere erişim hakkını korumaktan ve gerekli önlemleri almaktan sorumludur. YÖK söz konusu haklara saygı gösterme, koruma ve yerine getirme yükümlülüğü altında olmasına rağmen, bu hakların yerine getirilmesi talebini içeren dilekçeye yapıcı, çözüm odaklı ve olumlu bir yanıt vermeyerek, hakların teslimini sağlamak yerine çözüm önerisi sunma gereği dahi duymamıştır. Ülke genelinde idarece genel düzenleyici bir işlemle sağlıklı beslenme hakkı ve vicdan hürriyeti kapsamında hayvansal ürün tüketmeyi reddeden bireylere vegan alternatif sunulmasının sağlanmıyor oluşu, vegan bireylerin hem yetersiz ve dengesiz beslenerek adeta aç kalmalarına sebep olmakta hem de Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile korunan temel haklarını ihlal etmektedir. Kaldı ki bireylerin kendi varlıklarını korumak ve geliştirmek istemelerine bağlı olarak belli bir düşünce yapısıyla bir etik tutum benimsemiş olmaları da Anayasa ile korunan haklardan olup bu tutumların sürdürülebilirliğinin imkansız kılınıyor olması da insan haklarının ve anayasal hakların ihlali anlamına gelmektedir. </span></p>
<p><b>Eğitim, çalışmalarınız da önemli bir yer kaplıyor. Kurucusu olduğunuz Vegan Akademi ile Türkiye’de vegan yaşama dair bilincin artması için neler yapıyorsunuz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-81115 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/06/turkiye-degan-dernegi-640x480.jpg" alt="Türkiye Vegan Derneği" width="375" height="281" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/06/turkiye-degan-dernegi-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/06/turkiye-degan-dernegi.jpg 700w" sizes="(max-width: 375px) 100vw, 375px" />Üniversitelerde konunun uzmanları aracılığıyla hem hayvanlar hem gezegenimiz hem de kendimiz için neden vegan olmamız gerektiğini anlatıyoruz. Amacımız; vegan felsefesini benimseyenlerin veya benimsemek isteyenlerin doğru bilgiye birinci elden ücretsiz olarak ulaşabilmesini sağlamak. Eğitimler üç ayaktan oluşuyor: Hayvan hak ve özgürlükleri, iklim, sağlık ve beslenme. Ağırlıklı olarak üniversitelerde verilse de kampüslerle sınırlı kalmıyoruz; politika ve uygulama değişimi için Vegan Akademi’yi davet eden kamu kurumları, özel şirketler ve hastaneler de akademinin kapsamında. Doğru ve güncel bilgiyi yaymanın önemine inanıyoruz. </span></p>
<p><b>Vegan yaşamla ilgili en yaygın mitler neler ve bunları yıkmak için neler yapıyorsunuz?</b> <b>Dünya genelinde vegan yaşama yönelik bilgi ve ilginin arttığını söylemek mümkün mü? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu mitlerin başında hayvanları tüketmeden sağlıklı bir yaşam süremeyeceğimiz geliyor -ki bunun doğru olmadığı birçok bilimsel çalışmayla da ispatlanmış durumda. Hatta aksine, hayvan kaynaklı ürünleri tüketmenin insan sağlığına olan zararları konusunda birçok güvenilir çalışma ortaya kondu. Aynı zamanda hayvan sömürüsüne dair paylaşılan içeriklerdeki uygulamaların Türkiye’de yapılmadığını düşünen, bu gerçeği reddetmeye eğilimli çok kişi görüyoruz. Ancak son yıllarda iklim krizinin sebeplerine dair farkındalığın artması, hayvan üretimi ve tüketiminin zararlarıyla ilgili çalışmaların hem ekoloji hem tıp alanındaki araştırmalarda daha fazla yer bulması, yaşadığımız Covid-19 pandemisi ile hayvan kullanımı arasındaki bağlantı, dünya genelinde vegan yaşama ve bitkisel beslenmeye dair bilgiyi de, ilgiyi de artırıyor. Örneğin arama motoru Google, yeni yayımladığı &#8220;Arama Yılı&#8221; raporunda vegan terimini &#8220;çığır açan arama&#8221; olarak tanımladı. Google&#8217;da &#8220;yakınımdaki vegan yiyecek&#8221; aramaları 2021&#8217;de yüzde 5000&#8217;den fazla artış yaşadı. Bu sonuçlara göre ilgiyi bir trend olarak tanımlamak doğru değil çünkü trendler gelip geçicidir. Oysa veganlık her şeyden önce barışçıl, eşitlikçi ve vicdan temelli bir bakış açısı ve adalet arayışı. Farkındalık arttıkça, vegan etiğini her fırsatta konuştukça, yeryüzündeki tüm canlıların insan baskısından ve zulmünden kurtulması için sağlam ve adil adımlar atmaya devam edeceğiz. </span></p>
<p><b>Türkiye’de hayvan hakları ve vegan yaşamla ilgili devletin (ve/veya yerel yönetimlerin) ilgili kurumlarından beklediğiniz yasalar, düzenlemeler neler? STK’ ların bu alandaki çalışmalarını yeterli buluyor musunuz? İlk elden atılması gereken adımlar olarak neleri görüyorsunuz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayvan hakları alanında elbette birçok düzenleme yapılması gerekiyor ancak Türkiye’de hayvan hakları örgütlerinin, konunun uzmanlarının ve STK’ların görüşleri maalesef yeterince dikkate alınmıyor. STK’ların ilgili kanuni düzenlemelerde temsil yetkisinin artırılması ve tespitlerinin dikkate alınması gerekiyor. Çünkü bugün, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu hayvanları “korumaktan”, daha doğrusu doğuştan gelen haklarını teslim etmekten çok uzak. Hatta özellikle geçtiğimiz yıl yapılan güncellemelerle, hayvana çeşitli şekillerde şiddet uygulayan failleri koruduğunu dahi söyleyebiliriz. 5199’un kapsamının tüm hayvanların lehine genişletilmesi ve hayvanları birer mal/meta olarak gören yasaların toplumun birer “bireyi” olarak değerlendirecek yeni düzenlemeler getirilmesi için diğer hak savunucularıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Veganlığın Anayasa’da tanımlanan vicdan hürriyeti kapsamında değerlendirilerek tüm devlet kurumlarınca gerekli düzenlemelerin yapılması ve vegan ürünlere yönelik üretim, ihracat ve ithalat kısıtlamalarının kaldırılması için de çalışmalarımız sürüyor. Bitki bazlı beslenmeye yönelik devlet teşvikinin artırılmasına yönelik çalışmalar da gündemimizde. </span></p>
<p><b>YÖK davası dışında şu an gündeminizde neler yer alıyor? Yakın zamanda gerçekleşecek etkinlikler, kampanyalar var mı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2022-2023 döneminde av karşıtı davalarımız sürecek. Vegan Akademi eğitimlerimiz de pandemi şartlarının esnemiş olması sebebiyle kaldığı yerden devam ediyor. Aynı zamanda Türkiye’deki ilk vegan medikal kongrenin hazırlıkları içerisindeyiz. Ayrıca son iki yıldır pandemi önlemleri sebebiyle çevrimiçi düzenlediğimiz İstanbul Uluslararası VegFest ile Temmuz sonunda yine geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyoruz. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/06/08/universitelerde-vegan-beslenme-kamusal-haktir-ve-yokun-yukumlulugundedir/">&#8216;Üniversitelerde Vegan Beslenme Kamusal Haktır ve YÖK’ün Yükümlülüğündedir&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Bireyler İçin Küresel Isınmaya Karşı En Etkili Yol; Bitkisel Beslenme&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/01/bireyler-icin-kuresel-isinmaya-karsi-en-etkili-yol-bitkisel-beslenme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seda Karatabanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2020 08:17:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[1 Kasım Dünya Vegan Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Vegan]]></category>
		<category><![CDATA[Vegan Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=60308</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vegan Derneği Kurucu Başkanı Ebru Arıman, koronavirüs salgını sonrasında beslenme alışkanlıklarının değişeceğini savunarak, "Bitki temelli beslenme küresel ısınmayı tersine çevirmek için her bireyin yapabileceği en önemli katkı." dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/01/bireyler-icin-kuresel-isinmaya-karsi-en-etkili-yol-bitkisel-beslenme/">&#8220;Bireyler İçin Küresel Isınmaya Karşı En Etkili Yol; Bitkisel Beslenme&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün 1 Kasım Dünya Vegan Günü. The Vegan Society’nin kasım ayında kurulması sebebiyle her yıl 1 Kasım, Dünya Vegan Günü olarak kutlanıyor. Tüm dünyadaki veganlar, veganlığı görünür kılmak için çeşitli etkinlikler düzenliyor.</p>
<p>Kasım 1944’te Birleşik Krallıkta kurulan The Vegan Society’in kurucularından olan Donald Watson, süt ürünleri içermeyen vejetaryen diyetleri ve yaşam tarzlarını konuşmak üzere arkadaşı Elsie Shrigley ile birlikte, kendileri gibi süt ürünleri diyeti uygulayan 5 vejeteryanla bir toplantı çağrısı yaptı. Kendilerini tanımlamak için yeni bir kelimeye ihtiyaç duyan ekip, Watson’ın önerisiyle “vegetarian” kelimesinin ilk üç ve son iki harfini kullanma kararı aldı ve kendilerine “vegan” ismini verdi.</p>
<p><strong><img decoding="async" class="alignleft wp-image-60310" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/Ebru_Ariman-640x708.jpeg" alt="Vegan Derneği Kurucu Başkanı Ebru Arıman" width="325" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/Ebru_Ariman-640x708.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/Ebru_Ariman-1280x1416.jpeg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/Ebru_Ariman-1024x1133.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/Ebru_Ariman.jpeg 1446w" sizes="(max-width: 325px) 100vw, 325px" />Sadece Beslenme Değil, Bütüncül Bir Yaşam Biçimi</strong></p>
<p>Günümüzde veganlık, hayvansal ürünler tüketmekten kaçınmayı merkeze alan bir yaşam biçimi. Beslenme alışkanlığıyla sınırlandırılamayacak olan veganlık, kullanılan tüm ürünlerde hayvansal tüketimi ve hayvan deneyini reddediyor. Vegan Derneği Kurucu Başkanı Ebru Arıman, hayvan sömürüsünü ve türcülüğü karşısına alan veganlık felsefesini, günümüzde vegan olmayı ve hayvansal beslenme kaynaklı yaşanan salgınları Sivil Sayfalar için değerlendirdi.</p>
<p>İnsan olmayan hayvanların da tıpkı insanlar gibi doğuştan gelen ve devredilemez hakları olduğunu belirten Arıman, hayvanların sömürü malzemesi yapılamayacağını, hürriyetlerinden yoksun bırakılamayacağını, vücut bütünlüklerine müdahale edilemeyeceğini, fiziksel ve ruhsal baskıya maruz bırakılamayacağını, doğal yaşam alanlarından koparılamayacağını, istem dışı üremeye zorlanamayacağını, yavrularından ve ailelerinden koparılamayacağını, şiddet ve eziyete maruz bırakılamayacağını söylüyor.</p>
<p>Veganların, hayvanlar üzerindeki eşitsizliğe, keyfi kurallara ve sömürünün her türüne karşı olduğunu belirten Arıman, “Temel hak ve özgürlükler, insanlar söz konusu olduğunda büyük önem taşırken, hayvanlar söz konusu olunca aynı temel hak ve özgürlükler görmezden geliniyor. Biz hayvanların hak ve özgürlükleri için de bu kuralın genişletilmesi gerektiğini savunuyoruz. Daha adil ve barışçıl bir dünya arzu ediyoruz” diyerek veganlığın felsefesini açıklıyor.</p>
<p><strong>“Veganlık Felsefesi ve Vegan Beslenme Ayrı Şeyler”</strong></p>
<p>Türkiye’de veganlık tanımının yeni oturmaya başladığını kaydeden Arıman, “10 yıl öncesine göre daha iyi bir noktadayız. Veganlık, temelde bir hak arayışı ve insan olmayan hayvanlar için özgürlük mücadelesi. Ancak beslenme şekli bazen daha ön plana çıkıyor. Veganlık felsefesi ve veganların beslenmesi ayrı şeyler” diyor.</p>
<p>Türkiye’de özellikle üniversiteli gençler arasında veganlığın yaygın olduğunu ifade eden Arıman, “Gençler, daha çok merak ediyor, daha çok araştırıyor ve sorguluyor. Veganlığa olan ilginin önümüzdeki yıllarda artacağını görmek zor değil” diyor.</p>
<p>Veganlığın yayılmasında iletişim araçlarının önemli yer tuttuğunu söyleyen Arıman, “Sosyal medya gibi kitle iletişim araçlarının daha etkin kullanımı sonucu, bilgiye daha kolay erişiyoruz. Farklı kaynaklara bağlı olarak farkındalığımız hızla artıyor. Bunun yanı sıra etkinlikler, belgeseller, farkındalık çalışmaları, artan kaynak ve ürün çeşitliliği de artışı tetikliyor” diye konuşuyor.</p>
<p><strong>“Hayvansal Beslenme ve Salgın Hastalıklar”</strong></p>
<p>Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) verilerine göre, dünyada yeni olan veya yeni ortaya çıkan bulaşıcı hastalıkların dörtte üçünün hayvan kaynaklı olduğunu belirten Arıman, “Fabrika çiftliklerinde ve egzotik hayvan pazarlarında, hayvanlar korkunç koşullarda tutuluyor. Bu yerler, virüslerin farklı türlerinin oluşması ve insanlar arasında bulaşması için uygun ortam sağlıyor. Salgın sürecinde bütün ilgi egzotik hayvan pazarlarına yönlendirildi ancak endüstriyel hayvan çiftlikleri, özellikle tavuk çiftlikleri, salgınlar için çok önemli üreme alanları” diyor.</p>
<p>Koronavirüs’ün yol açtığı Covid-19 salgını sonrası toplu alanlarda daha sıkı kontroller yapılması, vahşi hayvan ticaretinin yasaklanması ve insan-hayvan temasının sınırlandırılması çağrısını anımsatan Arıman, “Bariz olan, en basit, en ekonomik ve etkili çözümler, küresel vahşi hayvan ticaretine son vermek ve hayvan tüketimini, sömürüsünü bırakmaktır” diye konuşuyor.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-18412" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/02/sebze-meyve.jpg" alt="" width="240" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/02/sebze-meyve.jpg 480w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/02/sebze-meyve-320x480.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 240px) 100vw, 240px" />“Salgın Sonrası Beslenme Alışkanlıkları Değişecek”</strong></p>
<p>Koronavirüs salgın sonrası beslenme alışkanlıklarının mutlaka değişeceğini ifade eden Arıman, “Koronavirüs Vuhan’ın ıslak pazarlarında ortaya çıkmış olsun ya da olmasın, geldiğimiz noktada insanların yemek yeme şeklini etkileyeceği kesin. İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre, Covid-19 salgını başlangıcından bu yana veganlığa yönelen İngilizlerin sayısı yüzde 25 arttı. Bitki temelli beslenme küresel ısınmayı da tersine çevirmek için her bireyin yapabileceği en önemli katkı. Endüstriyel hayvancılık artık küresel ısınmanın önde gelen bir nedeni olarak kabul edilmekte” diyor.</p>
<p>Çevreye olan sorumluluğun sadece insan türü için olmadığını kaydeden Arıman, dünya nüfusu büyük bir hızla arttığını ve vahşi hayvan popülasyonunun ise 3’te 1 oranında azaldığını söylüyor ve ekliyor:</p>
<p>“Bu durumun dünya üzerindeki sınırlı kaynaklar için bir tehdit olacağı çok açık. Gıda savaşları, arazi savaşları, su savaşları gelecek on yılların kronik meseleleri olabilir. Bunu daha da tetikleyen şey ise elbette ki hayvancılık faaliyetleri. Hayvancılık kaynaklı karbondioksit, vegan ürün üretiminden yaklaşık yüzde 50 daha yüksek. 1 kg hayvan bedeni için ortalama 15,4 temiz su kullanıyoruz ve bugün dünya genelindeki her 3 kişiden 1’inin güvenli içme suyuna erişimi yok. Üçüncü büyük kitlesel yok oluşla karşı karşıya kalan dünya yeni çıkış yolları arıyor. Buradaki anahtar yol, hem hayvanlar hem gezegen hem de kendi sağlığımız için veganlık.”</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/01/bireyler-icin-kuresel-isinmaya-karsi-en-etkili-yol-bitkisel-beslenme/">&#8220;Bireyler İçin Küresel Isınmaya Karşı En Etkili Yol; Bitkisel Beslenme&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüzlerce Vegan İstanbul’da Hayvan Hakları İçin Yürüdü</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/05/yuzlerce-vegan-istanbulda-yurudu-gelecek-suphesiz-vegandir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 12:30:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAKİM]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Vegan Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya Vegan İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsız hayvan hakları topluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Bağımsız Hayvan Özgürlüğü Aktivistleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa Vegan İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Em/Pati Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları izleme komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanlarla Dayanışma İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Vegan İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[İTÜ Vegan Topluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Vegan İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Official Animal Rights March]]></category>
		<category><![CDATA[Resmi Hayvan Hakları Yürüyüşü]]></category>
		<category><![CDATA[Vegan]]></category>
		<category><![CDATA[Veganizm Özgürlüktür]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41288</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'de ilk kez, yurt çapındaki vegan oluşumların birlikte düzenlediği “Resmi Hayvan Hakları Yürüyüşü”, dün Kadıköy'de gerçekleşti. Yürüyüşün ana sloganı “Hayvan Hakları Veganlıktır!” idi. Yürüyüşe katılan veganlar, hayvan haklarını savunmanın birincil gereğinin tüm bilinç sahibi duyarlı canlıların yaşam hakkını savunmak ve hayvanlara uygulanan bütün sömürülere karşı çıkmak olduğunu belirterek, bunun da ancak vegan olmakla mümkün olacağını savundu. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/05/yuzlerce-vegan-istanbulda-yurudu-gelecek-suphesiz-vegandir/">Yüzlerce Vegan İstanbul’da Hayvan Hakları İçin Yürüdü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Hayvan haklarını savunmak ve onlara yönelik tüm sömürülere karşı mücadele etmek için başlatılan eylem, dünyada 2016&#8217;dan beri yapılıyor. “Official Animal Rights March” olarak bilinen yürüyüşün amacı, dünyadaki veganları birleştirmek ve günlük yaşantılarında hayvanlar için ses çıkarıp aktif olmaları konusunda esin vermek.  Yürüyüş ile dünyanın birçok kentinden yükselen adalet arayışına, bu yıl Türkiye’den de ses verildi. Kadıköy Bahariye Caddesi&#8217;nde gerçekleştirilen ve Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu, Ankara Vegan Platformu, Veganizm Özgürlüktür, Hayvanlarla Dayanışma İnisiyatifi (HAYDİ), İTÜ Vegan Topluluğu, Bursa Vegan İnisiyatifi, İstanbul Vegan İnisiyatifi, İzmir Vegan İnisiyatifi, Antalya Vegan İnisiyatifi, Bağımsız Hayvan Özgürlüğü Aktivistleri, Empati Platformu, Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) ve Hayvan Özgürlüğü İnisiyatifi&#8217;nin birlikte düzenlediği yürüyüş için buluşan yüzlerce vegan, hayvan özgürlüğü için sloganlar attılar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-41290 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/1-4.jpg" alt="" width="349" height="264" /></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yürüyüşü düzenleyen vegan oluşumlar adına basın açıklamasını, Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu’ndan gazeteci-yazar Zülâl Kalkandelen okudu. Kalkandelen, dünyanın 38 kentinde yapılan yürüyüşün üç temel amacını şöyle açıkladı; &#8220;Veganların dünyanın her yerinde var olduğunu göstermek; hayvanlara yönelik her türlü zulmü, tahakkümü ve işkenceyi reddedenlerin sırtladığı “Vegan Devrimi”ni tüm dünyaya duyurmak; insan olan hayvanların, insan dışı hayvanların ve yeryüzünün özgürlüğü için el ele yürütülecek bir mücadeleyi güçlendirmek…&#8221; </span><span style="font-weight: 400;">Bu amaçlar doğrultusunda ilk kez Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen veganları buluşturan yürüyüşü İstanbul’da düzenlediklerini belirten Kalkandelen, veganlık ve veganizmin ne olduğunu soranlara yürüyüş vesilesi ile bir kez daha cevap verdi: </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">“Veganlık nedir, veganizm nedir diye soranlara buradan bir kez daha yanıt veriyoruz. Veganizm, hayvanların da bilinç sahibi duyarlı canlılar olduğu gerçeğinden hareketle, onlara uygulanan mal statüsünü reddederek, yaşam haklarını savunan özgürleştirici bir etik tutumdur. Bu nedenle de her türlü hayvansal ürünün kullanımını ve hayvan sömürüsünü reddeder”.</span></p></blockquote>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-41291 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/2-6.jpg" alt="" width="342" height="453" /></b><b>&#8220;İnsan Merkezci Sistem Sürdürülebilir Değil&#8221;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İklim krizine dikkat çekilen açıklamada, “</span><span style="font-weight: 400;">İnsan algısını yüzyıllardır yöneten türcülük adlı virüs, toplumu kâr-zarar dengesi ve bireysel faydacılık temelinde koşullandıran kapitalizm ile işbirliği halindedir. Günümüzde bu işbirliğinin yıkıcı sonuçlarına hep birlikte tanık oluyoruz. Altıncı yok oluşun ve iklim krizinin yaşandığı bu çağda, var olan insan merkezci sistem hiçbir şekilde sürdürülebilir değildir. İnsan-hayvan ilişkisinin ivedilikle yeniden düzenlenmesi şarttır. Bugüne kadar insanlara öldürmenin yanlış olduğu söylendi ama bunun sadece insanlar ve bazı hayvanlar için geçerli olduğu öğretildi. Biz veganlar olarak, yaşam hakkının, her bilinç sahibi duyarlı canlıya ait olduğunu haykırıyoruz! İnsan ya da hayvan, herkes için en temel hak budur. Çünkü yaşatılmayan hayvanın başka hiçbir hakkı korunamaz&#8221; </span><span style="font-weight: 400;">denildi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Vegan devriminin </span><span style="font-weight: 400;">hayvan katliamının sona ermesi, insan sağlığının ve çevrenin korunması için kaçınılmaz olduğu belirtilen açıklamada, &#8220;</span><span style="font-weight: 400;">Bu devrim, gelecek kuşaklara yaşanabilecek bir dünya bırakmak için zorunludur. </span><span style="font-weight: 400;">Bu devrim, bazıları hoşlanmasa da, insanın etik evrimi ve doğanın isyanı tarafından ateşlenmiştir. </span><span style="font-weight: 400;">Kıvılcımları yeryüzünün her yerindedir. </span><span style="font-weight: 400;">Ve bu nedenle de durdurulabilir değildir! </span><span style="font-weight: 400;">Gelecek şüphesiz vegandır! </span><span style="font-weight: 400;">Aklın yolu ve vicdanın sesi, doğanın öfkeli homurtuları ile buluşmuş;  </span><span style="font-weight: 400;">mezbahalardan,  </span><span style="font-weight: 400;">kafeslerden, </span><span style="font-weight: 400;">deney laboratuvarlarından, </span><span style="font-weight: 400;">sirklerden, </span><span style="font-weight: 400;">akvaryum parklarından, </span><span style="font-weight: 400;">atlı faytonlardan, </span><span style="font-weight: 400;">fabrikalardan, </span><span style="font-weight: 400;">petshoplardan, </span><span style="font-weight: 400;">tarım fuarlarından yükselen hayvan çığlıkları sokaklarda yankılanır olmuştur. </span><span style="font-weight: 400;">Mezbahalara kalın duvarlar örülebilir, kafeslere kalın demirler çakılabilir, deney laboratuvarlarına kırılmaz buzlu camlar koyulabilir ama etik veganlar, hayvan özgürlükçüleri susturulamaz. </span><span style="font-weight: 400;">Adalet ve özgürlük talebini sadece insanlar için değil, insan olmayan hayvanlar için de dile getiren veganizm ve hayvan özgürlüğü mücadelesi, günümüzün en devrimci toplumsal adalet ve özgürlük mücadelesidir. &#8221; ifadelerine yer verildi.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/05/yuzlerce-vegan-istanbulda-yurudu-gelecek-suphesiz-vegandir/">Yüzlerce Vegan İstanbul’da Hayvan Hakları İçin Yürüdü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“İyi Belediye Hayvanlara Gözden Çıkartılabilir Muamelesi Yapmaz”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/04/iyi-belediye-hayvanlara-gozden-cikartilabilir-muamelesi-yapmaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Mar 2019 14:39:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[HAKİM]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[BurakÖzgüner]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanhakları]]></category>
		<category><![CDATA[Vegan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=35904</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yerel seçimlere sayılı günler kaldı. Peki yerel yönetimlerin hayvan hakları karnesi ne durumda? Hayvan Hakları İzleme Komitesi(HAKİM) Koordinatörü Burak Özgüner, öncelikle "İyi bir belediye, insanlara ve hayvanlara tüketilebilir, gözden çıkartılabilir muamelesi yapmaz" diyor. Şehirlerin ne insan ne de hayvan odaklı olarak planlanmadığını da belirten Özgüner ekliyor:  “Maalesef rant odaklı bir yerel yönetim anlayışı görüyoruz. Bu yaklaşım, hayvana da insana da telafisi mümkün olmayan zararlar veriyor ve korkunç bir ekolojik yıkım yaşanmasına sebep oluyor.” </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/04/iyi-belediye-hayvanlara-gozden-cikartilabilir-muamelesi-yapmaz/">“İyi Belediye Hayvanlara Gözden Çıkartılabilir Muamelesi Yapmaz”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yerel yönetimlerle ilişkilerinizin biraz gergin olduğunu, basın açıklamalarınızdan biliyoruz. Son durum nedir anlatır mısınız?</strong></p>
<p>Biz onlar hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz, onlar bizim hakkımızda suç duyurusunda bulunuyorlar. Sadece kurum olarak değil şahsi olarak benim için de ‘iftira’, ‘hakaret’, ‘kamu hizmetlerinin yapılmasını engellemek’ten suç duyurusunda bulunmuşlar. Neden hukuk yoluna başvurduğumuzu dahi anlayamayan bir yerel yönetim ile ilişki kurmak çok zor. Dava süreci devam ederken, İBB ile bir kere heyet görüşmesi yaptık ve o toplantı da son toplantı oldu. O toplantıda, hayvanlar için taleplerimizi çok net ifade etmiştik. Sokak hayvanlarına “sorun” odaklı bir yaklaşım benimsiyorlar hâlâ, bu yaklaşımdan uzaklaşmadıkları sürece, aramızda tabii ki bir işbirliği olmayacak. Çünkü safımız belli; biz yaşamdan, hayvanlardan yana saf tutuyoruz. Mevzu bahis yaşam hakkı, beden dokunulmazlığı hakkı olduğunda uzlaşma ve işbirliği gibi kavramlar da ortadan kalkmış oluyor bizim için.</p>
<p><strong>Hayvan hakları konusunda çözüm bekleyen en temel sorunlar neler?</strong></p>
<p>Öncelikli sorunun; hayvanların, bizler gibi, bu kentin bir sakini olarak görülmemesi olduğunu düşünüyorum. İstanbul, milyonlarca kent hayvanına ev sahipliği yaptığı gibi; yok olmasın diye mücadelesini verdiğimiz ormanlar da birçok türden yaban hayvanının yuvası… Şehri dizayn ederken sadece insan odaklı bir planlama yaparsak; hayvanları tamamen dışarıda bırakmış oluruz. Bu da milyonlarca hayvanın zorunlu göçe tâbi tutulması, açlık-susuzluk çekmesi, zorunlu göçten kaynaklı kendi aralarında, doğal olmayan bir iç çatışmaya sürüklenmesi demek. Kentin tüm unsurları düşünülerek bir şehir planlaması yapılması gerektiğini söylüyoruz ancak İstanbul’da insan odaklı bir planlama dahi yok; maalesef rant odaklı bir yerel yönetim anlayışı görüyoruz. Bu yaklaşım, hayvana da insana da telafisi mümkün olmayan zararlar veriyor ve korkunç bir ekolojik yıkım yaşanmasına sebep oluyor. Yerel yönetim anlayışının topyekûn değişmesi gerekiyor.</p>
<p><strong>İstanbul özelinde durum nedir?</strong></p>
<p>İstanbul’da, şehrin her iki yakasında, her türlü itirazımıza rağmen oluşturulan, şehirden uzak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin mimarı olduğu iki dev toplama kampı var. Bu toplama kamplarından biz maalesef parlamentoda haberdar olabildik; buraların açılmaması için elimizden gelen her türlü mücadeleyi verdik. Mahkemenin iptal kararına rağmen, Kısırkaya’daki hayvan toplama kampı açıldı. Kısırkaya’dan sonra Tepeören’deki inşaat da tamamlandı. Bu her iki toplama kampı da inşa edilirken, buraların neden hayvanlara yarardan çok zararı olacağını, kamunun ne şekilde zarara uğratılacağını, İBB’ye çok anlatmaya çalıştık. Ancak maalesef Türkiye’de, kamu-STK ilişkileri çok zayıf. Biz, onları “yaptıkları yapacaklarının teminatıdır” diyerek eleştirdik; onlar da bize ‘bunların derdi hayvan değil, hükûmet karşıtı bunlar, o yüzden her şeye karşı çıkıyorlar’ diyerek ithamlarda bulundular. O kadar ileriye gittiler ki ana muhalefet partisinin bizleri kışkırttığını bile iddia ettiler. Şunu anlamaları gerekiyor. Talebimiz çok net;  zaten büyük bir yaşam mücadelesi veren hayvanların mağdur edilmesine hiçbir şekilde rızamız yok! 15 senelik Hayvanları Koruma Kanunu’na rağmen, bu hayvanlar hâlâ zehirleniyorsa, yok ediliyorsa, asla yaşamayacakları yerlere sürgün ediliyorsa bu belediyenin, yerel yönetimlerin ayıbı… Barınaklar, belediyelerde sürgün yeri… Başka müdürlüklerde istenmeyen personel, farklı gerekçeler, bahaneler uydurularak barınaklara sürgün ediliyor. Buralarda, hayvana sevgi ve saygı duyan insanların, gönüllülerin istihdam edilmesi gerekiyor. Bu olmadığı sürece barınaklarda yaşanan hak ihlâllerinin önüne kesinlikle geçilemez.</p>
<figure id="attachment_35928" aria-describedby="caption-attachment-35928" style="width: 360px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-35928" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/burak2_1-640x344.jpg" alt="" width="360" height="193" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/burak2_1-640x344.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/burak2_1.jpg 680w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" /><figcaption id="caption-attachment-35928" class="wp-caption-text"><strong>HAKİM Koordinatörü Burak Özgüner</strong></figcaption></figure>
<p><strong>Sivil toplumun bu konuda ‘katılımcı’ olma talebi nasıl karşılanıyor yerel yönetimler tarafından?</strong></p>
<p>Sivil toplum, belediye barınaklarından içeriye girebilmek için çok büyük bir mücadele veriyor. Çoğu belediye, sivil toplumu ve hayvan koruma gönüllülerini, hiçbir şeyden memnun olmayan, her işe burnunu sokan kişiler, kuruluşlar olarak görüyor. Belediye barınaklarının sivil topluma tam erişiminin sağlanması gerekiyor. Sıkça kullandığımız ‘sivil denetim’ ifadesi, belediyelerin neredeyse tamamını rahatsız ediyor. Belediye yetkililerinin çoğu, ‘zaten bakanlıkça barınaklarımız denetleniyor, denetim yetkisi dahi yokken derneğin, gönüllünün denetimi mi olur?’ sorusunu soruyorlar. Sivil denetim ve gönüllü katılımı sağlanmayan hiçbir barınakta, hayvanlar da onların hakları da gözetilmiyor. Bunu sürekli deneyimliyoruz, ‘en iyi belediye’ olarak anılan belediyede dahi bunu görüyoruz. Hayvanların iyiliği için orada bulunan kişiler, gönüllüler gittikten sonra hayvanlar ihmal ediliyor; hayvanlara hakları olan bireyler olarak yaklaşılmıyor. Bu da beraberinde temiz suya, gıdaya erişememe, işkence, yaşam hakkı gasbı gibi hak ihlâllerini beraberinde getiriyor. Gönüllüler, belediye barınağında asla iyileşemeyecek durumdaki sokak hayvanlarını almak için, deyim yerindeyse, kırk takla atıyor. Çoğu belediye, acze düşmüş gibi görünmemek için çok ağır durumda olan, viral hastalıktan ölüme her gün yaklaşan, engelli hayvanları gönüllülere vermemekte direniyor.</p>
<p>Kazazede bir yaban hayvanı bulunduğunda, belediye hekimlerinin çoğu ne şekilde müdahale etmesi gerektiğini de bilmiyor. Bu hayvanları, ölmeden, yani zamanında yetkili bakanlık olan Tarım ve Orman Bakanlığı’nın taşra teşkilâtlarına teslim edilmesi ve ilkyardım, tedaviye başlanması konularında ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Bu hayvanlar, bakanlıkla protokolü bulunan yaban hayvanı rehabilitasyon ve kurtarma merkezlerine zamanında ulaştırılmadıklarından genelde büyük bir çaresizlik içerisinde ölüyorlar. Hayvanların özellikle yük ve insan taşıtma için sömürüldükleri yerlerde, belediyelerin bu hayvanlar için acil tedavi ve bakım üniteleri kurmaları şart. Bu konuda özel lojistik imkânlar sağlanmalı. Bunlar olmadığında, bu hayvanlar ölüme terk ediliyor. Bunların hepsi uzmanlık gerektiren konular ve uzmanlardan, sivil toplum kuruluşlarından destek almadan, karşılıklı işbirliği yapmadan belediyeler bunları yerine getiremez.</p>
<p>Özellikle Anadolu’da, belediyeler, seçmenine sosyal aktivite olsun diye, hayvanlı sirkleri getiren firmalar ile anlaşıyor. Belediyelerin, hayvanlara eğlence ve alay unsuru olarak yaklaşan işletmeleri kesinlikle davet etmemesi gerekiyor ki insanların, kendi dışındaki hayvanlara olan yaklaşımı değişebilsin. Belediye, hayvanlı sirki davet ettiğinde, oraya giden çocuğun da yetişkinin de hayvanlar üzerindeki “öteki” algısını desteklemiş oluyor çünkü.</p>
<p><strong>Hayvan dostu bir belediye nasıl olmalı sizce?</strong></p>
<p>İyi belediye olmak; ayrım gözetmeden, toplum içerisindeki herkesi, insanıyla hayvanıyla düşünerek hareket etmekten geçiyor. Daha çok, oy aldığı seçmeni düşünüp ona göre yatırım yaparak belli kesimleri dışarıda bırakan belediyeye iyi belediye denemez. İyi belediye, insanlara, hayvanlara tüketilebilir, gözden çıkartılabilir muamelesi yapmaz; zabıtası selpak satan çocuğa, seyyar satıcıya şiddet uygulamaz; hayvanlara kötü davranmaz.</p>
<p>Hayvan dostu belediye, hayvanların bedenine de bireyliğine de haklarına da saygı gösterir. Bunu sağladığımızda, belediyelerden hayvanlara yönelik zulmü de durdurmuş oluruz. Belediyeler bünyesindeki, hayvan toplama, temizlik, sağlık personelinin tamamının özel bir teste tâbi tutulması gerekiyor. Hayvana saygı duymayan kişilerin, hayvanla alakalı bir işte çalıştırılmaması gerek. Belediye barınaklarının, toplama/ölüm kampı değil; hayvanlara sağlık hizmeti veren tedavi üniteleri olması gerekiyor. Bir belediye eğer bakımevi kurmak istiyorsa bu tesise ulaşımı da kendisi sağlamak zorunda. Kimsenin ulaşamadığı, dağ başındaki barınak, kısa zamanda her türlü hak ihlâlinin yaşandığı, yurttaşların hayvanları takip edemediği toplama kamplarına dönüşüyor. <img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-35934" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/Stunning-Cityscapes-1-640x356.png" alt="" width="400" height="222" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/Stunning-Cityscapes-1-640x356.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/Stunning-Cityscapes-1.png 810w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<p>Hayvan dostu belediye, yunus parkına, tematik akvaryuma ruhsat vermez; hayvanat bahçesi açmaz; atlı fayton çalıştırmaz. Hayvan hakları ihlâli yaşandığında, işini savsaklamaz; gerektiği gibi yaptırım uygular, hayvan hakları ihlâllerinin yaşanmaması için önleyici tedbirler alır. Mevzuatın dediği gibi, toplumu mevzuat ve hayvan hakları konusunda bilgilendirir. Kent hayvanları ile birlikte nasıl yaşayacağımızı, nasıl iletişim ve ilişki kuracağımızı sivil toplum kuruluşları ile işbirliği sayesinde tüm topluma anlatır.</p>
<p>Türkiye genelinde, maalesef Hayvanları Koruma Kanunu’nu ve Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği’ni tam anlamıyla uygulayan belediye yok. Keşke olsaydı… İyi diyebileceğimiz belediyeler var ancak ben bu konuda adlarını zikretmeyi doğru bulmuyorum çünkü her belediyede hayvan hakları ihlâli yaşanıyor. En iyi belediyede dahi, hayvanların toplatılması, tedaviye zamanında ve gerektiği gibi erişmeleri açısından sıkıntı yaşanıyor.</p>
<p><strong>Siz belediye başkanı olsaydınız kentte neyi değiştirmek isterdiniz?</strong></p>
<p>Yukarıda da söyledim. Yönetim anlayışının topyekûn değişmesi gerekiyor. Her kesimin gözetilmesi esas alınırsa ancak o şekilde yaşanılabilecek bir kent yeniden kurulabilir. Yaşanılabilir bir kent için de tabii ki ekolojinin temel alınması gerekiyor. Ekolojik çözümler üretilmediği için, kentler bu kadar kaotik, birer kanser sebebi&#8230;</p>
<p><strong>Sivil toplum, yerel yönetimlerin  tabandaki beklenti ve talepleri karşılamasını sağlamak için neler yapmalı? </strong></p>
<p>Belediyeler için taban, maalesef parti seçmeni oluyor. Öncelikle bu algının değişmesi, yani belediyenin ayrımcı değil, kapsayıcı olması gerekiyor. Belediyeler, toplumdaki eğilimleri sürekli tespit ve analiz etmeli ve stratejik planını da bunlar üzerinden, ancak kimse için de mağduriyet oluşturmayacak şekilde şekillendirmeli.  Stratejik planlar, bu dönemde önemli çünkü belediyeler, seçimden sonraki altı ay içerisinde oluşturacakları stratejik planlarının dışına çıkıp farklı projeler yapamıyor. Sivil toplum, bu stratejik planların yazım süreçlerine aktif olarak katılmak için elinden geleni yapmalı diye düşünüyorum. Karar alma mekanizmalarına da nüfuz etme konusunda sivil toplumun ayrıca çabalaması gerekiyor. Yerel yönetimlerin çalışması gerektiği kadar, sivil toplumun da epey çalışması lâzım. Yerel yönetim-sivil toplum ilişkileri, Türkiye’de henüz emekleme aşamasında.</p>
<p><strong>Aynı soruyu yerel yönetimlerin sivil toplumun gelişmesine katkıları açısından sorsak.</strong></p>
<p>Belediyeler, kent konseylerini işler hâle getirmekle başlayabilir işe. Kent konseylerinin işler hâle gelmesi, hem belediyeler hem de sivil toplum açısından önemli. Sivil toplum ve yerel yönetimlerin birbirinden öğreneceği ve birlikte yapabileceği çok şey var. Böyle bir etkin işbirliğinin sağlanması şehrin de ilçenin de yararına olur. Belediyeler, sivil toplumun taleplerini kamu yararı gözeterek yerine getirirse, sivil toplumun daha fazla genişlemesini sağlayabilir. Belediyelerin mekân temini, lojistik desteği, kapasiteleri kısıtlı olan, yerelde çalışmalar yapan sivil toplum kuruluşları için önemli katkılar.  Yerel bazda faaliyet gösteren STK’ler, üyeleri, gönüllüleri ile yapacakları toplantılar ya da kendi alanlarında düzenleyecekleri etkinlikler için mekân bulmakta zorlanıyorlar. Her belediye, görüş ayrımı gözetmeksizin sivil topluma mekân desteği sağlasa büyük bir başlangıç yapmış olur.</p>
<p>Belediyelerdeki müdürlüklerin, kendi konularında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ile belli konularda ve düzenli olarak bir araya gelmesi de yerel yönetim-sivil toplum ilişkilerinin sağlanması için önemli bir başlangıç. Çoğu belediye, o muktedir olma hâlinin verdiği kibir ile, sivil toplumun deneyimlerinden faydalanmayı gereksiz buluyor. Bu yaklaşımın ortadan kalkması gerekiyor. Sivil toplumda büyük bir bilgi ve deneyim birikimi var. Tüm bunların haricinde, belediye başkanları, sivil toplum ile periyodik olarak belediye sınırları içerisindeki sivil toplum ile bir araya gelip öneri, eleştiri ve görüşlerini dinleyebilir. Bu tür etkinlikler belediyeler açısından ufuk açıcı olabilir.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/04/iyi-belediye-hayvanlara-gozden-cikartilabilir-muamelesi-yapmaz/">“İyi Belediye Hayvanlara Gözden Çıkartılabilir Muamelesi Yapmaz”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Veganlardan &#8216;Gerçeklik Küpü&#8217; Eylemi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/05/veganlardan-gerceklik-kupu-eylemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Nov 2018 10:53:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Cube of Truth]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Küp Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Vegan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32191</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Küp (Cube) Günü dolayısıyla hayvan hakları ve özgürlüğüne dikkat çekmek isteyen veganlar İzmir'de bir araya geldi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/05/veganlardan-gerceklik-kupu-eylemi/">Veganlardan &#8216;Gerçeklik Küpü&#8217; Eylemi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gerçeklik küpü eylemi, geçtiğimiz hafta sonu dünya genelinde hayvan hakları ve özgürlüğüne dikkat çekmek isteyen vegan aktivistler 3 Kasım Dünya Küp (Cube) Günü dolayısıyla eylem yaptı.</p>
<p>İzmir’deki Cube of Truth (Gerçeklik Küpü) eylemleri 3 Kasım Cumartesi günü Karşıyaka iskelesi önünde, 4 Kasım Pazar günü Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesinde gerçekleştirildi.</p>
<p>Vegan aktivistler insanlara hayvanları öldürmeden ve sömürmeden sağlıklı mutlu yaşanabileceğini aktarırken bilgi alışverişi yapıp vicdanları sorgulattırdı. Hayvan sömürüsü bitene, bütün kafesler kırılana dek mücadeleye devam edeceklerini söylediler.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://www.birgun.net/haber-detay/veganlardan-gerceklik-kupu-eylemi-235809.html" target="_blank" rel="noopener">Birgün</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/05/veganlardan-gerceklik-kupu-eylemi/">Veganlardan &#8216;Gerçeklik Küpü&#8217; Eylemi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Veganlık Adalet Meselesidir, Adalete Hepimizin İhtiyacı Var&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/08/veganlik-adalet-meselesidir-adalete-hepimizin-ihtiyaci-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Oct 2018 07:33:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Özgürlüğü İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ayvalıtaş Parkı]]></category>
		<category><![CDATA[Vegan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=31193</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvan Özgürlüğü İnisiyatifi tarafından düzenlenen yürüyüşte adalet ve özgürlük için hayvan kullanımının sonlandırılması çağrısında bulunuldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/08/veganlik-adalet-meselesidir-adalete-hepimizin-ihtiyaci-var/">“Veganlık Adalet Meselesidir, Adalete Hepimizin İhtiyacı Var&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;"> Hayvan Özgürlüğü İnisiyatifi’nin çağrısıyla Kadıköy Boğa heykeli önünden başlayan yürüyüş Mehmet Ayvalıtaş Parkı’na kadar sürdü. Yürüyüş boyunca “İsyan, hayvan, özgürlük” sloganları atıldı. Mehmet Ayvalıtaş Parkı’nda yapılan basın açıklamasını inisiyatif adına Esra Yıldırım okudu. Yıldırım “ İnsani değerlerin insan için yüceltildiği bir zamanda yaşıyoruz. Peki ya insan dışı hayvanlar? İnekler, tavuklar ,arılar, balıklar.. Neden onları mallarımız, kaynaklarımız, kölelerimiz yapıyoruz? Hem de bunu yapmaya ihtiyacımız yokken.  Kültür, alışkanlıklar, çoğunluğu takip etmek.. Adına ne derseniz deyin bunların hiçbiri hissedebilir canlıların kullanılmadan özgürce yaşamasına engel teşkil etmemeli.” dedi.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-31195" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/InShot_20181007_230421075-640x320.jpg" alt="" width="640" height="320" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/InShot_20181007_230421075-640x320.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/InShot_20181007_230421075-1024x512.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/InShot_20181007_230421075.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/InShot_20181007_230421075-610x305.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/InShot_20181007_230421075-320x160.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> “Bizler veganız. Bizler için hayatın  merkezinde adalet var. Bu adalet bireylere göre değişmiyor” diye belirten Yıldırım ” Bu adalet anlayışı, mevcutta eksik ve kapsayıcı olmayan güncel pratiğin çemberini genişletiyor; içerisine “öteki”leri yani her yıl yüz milyarlarcası kullanılan, öldürülen; hayatları ellerinden alınan hayvanları dahil ediyor. Veganlık, adalet için olmazsa olmaz etik bir gerekliliktir.  Yılda 150 milyardan fazla hissedebilir canlının hayatını elinden aldığımız bir gerçeklikte, sayılara değil hayatlara odaklanıyoruz. Tıpkı her bir insanınki gibi her bir hayvanın menfaati için tek bir gerçek var: özgür olmak! Özgürlük ve adaletin gri alanı yok.” diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Veganlık, hayvan kullanımının sonlandırılması ve hayvan kullanımına karşı çıkmaktır diye vurgulayan Yıldırım “ Hayvanların tabakta yemek, bardakta içecek, bedende kıyafet, laboratuarda denek, faytonda binek olduğu; sirklerde, hayvanat bahçelerinde ,yunus parklarında esaret içinde bulunduğu; dövüşlerde, yarışlarda kumar objesi olarak kullanıldığı; petshoplarda parayla alınıp satıldığı; işkenceden tecavüze hayvanlara karşı işlenen suçlara “kabahat” kapsamında 625 TL para cezası kesildiği, küfrün, aşağılanmanın, hakaretin hayvan isimleriyle karşılandığı bir dünyada veganlık bir diyet ya da hayat stili değil, özgürlük ve adalet talebinin ta kendisidir. “ diye ifade etti.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-31196" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/InShot_20181007_230618612-640x442.jpg" alt="" width="640" height="442" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/InShot_20181007_230618612-640x442.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/InShot_20181007_230618612-1024x707.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/InShot_20181007_230618612-1280x883.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/InShot_20181007_230618612-610x421.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/InShot_20181007_230618612-320x221.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/InShot_20181007_230618612.jpg 1484w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Hayvan Özgürlüğü İnisiyatifi’nden Nazım Hikmet Arpag, vegan bir dünya için değişimin öneminden Sivil Sayfalar’a bahsetti. Arpag “ Biz insanların bir an önce hayvan kullanımını bırakmasını istiyoruz.  İnsanın, hayvanın, doğanın daha özgür daha adil bir şekilde birlikte yaşanabileceği bir yeryüzünün var edilmesi için değişime önce kendimizden başlamamamız ve vegan olmamız gerektiğini dile getiriyoruz.  Değişimin önce kişisel olarak başlaması önemli. Kişiler hayvan kullanımının etik olmadığı ile ilgili bir fikre yöneldikten sonra yaşamlarını değiştirmeye yönelik de bir irade ortaya koymuş oluyorlar. Bu süreç zaman içerisinde başka bireyleri de kendine dahil ettiğinden dolayı  vegan dünyaya doğru yavaş adımlarla da olsa gidilebilecek.” dedi.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/08/veganlik-adalet-meselesidir-adalete-hepimizin-ihtiyaci-var/">“Veganlık Adalet Meselesidir, Adalete Hepimizin İhtiyacı Var&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uluslararası İstanbul VegFest Başlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/17/uluslararasi-istanbul-vegfest-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Aug 2018 08:58:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Vegan]]></category>
		<category><![CDATA[vegfest]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=29785</guid>

					<description><![CDATA[<p>TVD, ikinci VegFest deneyimini bu kez İstanbul'a taşıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/17/uluslararasi-istanbul-vegfest-basliyor/">Uluslararası İstanbul VegFest Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Alanında uzman konuşmacılar, birbirinden farklı atölyeler, belediyelerin katılımları ile yöresel yemek standları, vegan ürün sergileri, çocuk etkinlikleri, film gösterimi, konserler ve çok daha fazlası, Uluslararası İstanbul VegFest&#8217;te! Etkinlik geliri Çiftlik Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi Projesi&#8217;nde kullanılacaktır.</p>
<p><strong>Festival Programı:</strong></p>
<p>1- Panel ve Söyleşiler<br />
2- Atölyeler – Yerli ve Yabancı konuklar tarafından açılacaktır (Cumartesi ve Pazar)<br />
&#8211; Bitkisel Sabun Atölyesi<br />
&#8211; Yemek Atölyesi<br />
&#8211; Fermente Ürünler Atölyesi<br />
&#8211; Vegan Kozmetik Atölyesi<br />
&#8211; Juice,Kaju süt,yoğurt atölyesi<br />
&#8211; Vegan Tatlı Atölyesi<br />
&#8211; Seitan Atölyesi<br />
&#8211; Dans Atölyesi<br />
3- Yoga<br />
4- Stantlarda ürün tanıtımları/tadımlar (Cumartesi ve Pazar)<br />
5- Kitap Tanıtımı, ücretsiz vegan beslenme rehberi dağıtımı<br />
6- Yerli /yabancı ünlü aşçılardan sunum ve yemek şovlar (Cumartesi ve Pazar)<br />
7- Yöresel Stantlar – Farklı belediyelerin yöresel vegan tatları, ilgili belediyelerce sergilenecek. Anadolu mutfağının geleneksel tatları ya vegansa?<br />
8- Yerli ve yabancı sivil toplum örgütlerinin standları (Hayvan hakları örgütleri, çevre örgütleri, doğa örgütleri)<br />
9- Fotoğraf sergisi<br />
10- Resim Sergisi<br />
11- Bir vegana sorun standı (TVD tarafından açılan stantta sorular cevaplanacak) (Cumartesi ve Pazar)<br />
12- Çocuk Etkinlikleri (Cumartesi ve Pazar)<br />
&#8211; Hayvanlarla Etkileşim çocuk oyunu<br />
&#8211; Çocuklar için masal evi etkinliği<br />
&#8211; Çocuklar için boyama/resim atölyesi<br />
13- Dinletiler (Cumartesi ve Pazar)<br />
14- Film gösterimi DOMINION Türkçe (Gala)<br />
15- Tohum takas şenliği / ücretsiz yerel tohum dağıtımı (Cumartesi ve Pazar)<br />
16- Festival Alanında Kamp ve kamp ateşiyle gece boyu müzik<br />
17- Vegan Kahvaltı (Pazar sabahı)<br />
18- Temasal Alan – Festival alanının yeme-içme alanından ayrı bir bölümüdür. Hayvancılık faaliyetlerinin öncelikle hayvanlar, iklim, çevre ve sağlık üzerine etkileri temasal olarak etkileyici bir şekilde sunuluyor. VR Gözlük üzerinden çiftlik yaşamı, et tüketiminin temiz su kaynaklarına etkisi, hayvancılığın dünyadaki açlık üzerine etki, orman-toprak kaybı ve etkileyici kısa filmler bu alanda ziyaretçilerimizi bekliyor.</p>
<p><strong>Konserler:</strong></p>
<p>&#8211; HAYKO CEPKİN – 08 Eylül 2018 Cumartesi<br />
&#8211; FATMA TURGUT – 09 Eylül 2018 Pazar<br />
&#8211; UNDER BLACK FLAG – 08 Eylül 2018 Cumartesi</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/17/uluslararasi-istanbul-vegfest-basliyor/">Uluslararası İstanbul VegFest Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vegan Şenlik 9 Eylül&#8217;de</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/22/vegan-senlik-9-eylulde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Aug 2017 11:36:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Forum]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Takas Pazarı]]></category>
		<category><![CDATA[Vegan]]></category>
		<category><![CDATA[Vegan Şenlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=17841</guid>

					<description><![CDATA[<p>9 Eylül Cumartesi günü İstanbul Göztepe Özgürlük Parkı’nda Vegan Şenlik düzenleniyor. Şenliğin duyurusu şu şekilde: Geleneksel olmayan vegan şenlik ayağınıza geldi. Bol bol veganlık konuşacağımız, piknik yapacağımız, istersek alkol alabileceğimiz, çeşitli oyunlara ve atolyelere dahil olabileceğımız, vegan olmayanların da katılıp istedikleri gibi veganlıkla ilgili sohbet edebileceği pek keyifli bir gün geçirelim istiyoruz. Bu yazı vegan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/22/vegan-senlik-9-eylulde/">Vegan Şenlik 9 Eylül&#8217;de</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>9 Eylül Cumartesi günü İstanbul Göztepe Özgürlük Parkı’nda Vegan Şenlik düzenleniyor. Şenliğin duyurusu şu şekilde:</p>
<p>Geleneksel olmayan vegan şenlik ayağınıza geldi.</p>
<p>Bol bol veganlık konuşacağımız, piknik yapacağımız, istersek alkol alabileceğimiz, çeşitli oyunlara ve atolyelere dahil olabileceğımız, vegan olmayanların da katılıp istedikleri gibi veganlıkla ilgili sohbet edebileceği pek keyifli bir gün geçirelim istiyoruz.</p>
<p>Bu yazı vegan şenlikle bitirelim. Sen de enstrümanını, yemeğini, bisikletini, topunu, sosyalleşmek isteyen herhangi bir tür arkadaşını getir.</p>
<p>Yiyoruz, içiyoruz, dans ediyoruz, tartışıyoruz, sohbet ediyoruz, takas yapıyoruz, eğleniyoruz.</p>
<p>Getireceğiniz yiyecek, içecek, araç ve gereçlerin hayvansal ürün içermemesi yani vegan olması gerektiğini unutmayın. Bu konuda en güvenli v<span class="text_exposed_show">e kolay katkıyı meyve ve kuruyemişlerle sağlayabilirsiniz.</p>
<p>(içerik güncellenecektir)</p>
<p>-Piknik (Vegan döner, vegan mayonez, vegan pastalar, vs.)</p>
<p>-Forum : Hayvan özgürlüğü hareketi&#8217;nin topraklarımızdaki durumunun değerlendirmesi</p>
<p>-Okuma&amp;Tartışma : Hayvan özgürlüğü ile ilgili getireceğimiz metinlerin okunup tartışılması. Sen de okumak, tartışmak istediğinden mümkünse bir kaç kopya getirmekten çekinme.</p>
<p>-Frizbi, bisiklet, voleybol, futbol, kart oyunları, vs.</p>
<p>-Vegan olmak isteyen, veganlıkla ilgili herhangi bir şey sormak ya da tartışmak isteyenlerle sürekli ilgilenmeye hazır veganlık anlatıcıları.</p>
<p>-Takas Pazarı : Takas ve paylaşım için kullanmadığınız eşyalarınızı (kitap, giysi, çanta -vegan olması şartıyla-) getirebilirsiniz.</p>
<p>-Halay</p>
<p>-Müzik aletleri dinletisi ve atölyesi</p>
<p>Herhangi bir mesele için Arvid : 0542 572 1791</span></p>
<p><a href="https://www.facebook.com/events/165437244027433/?ti=cl" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong><span class="text_exposed_show">Kaynak</span></strong></a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/22/vegan-senlik-9-eylulde/">Vegan Şenlik 9 Eylül&#8217;de</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Işık Dağı’nda vegan pikniğe ne dersiniz?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/06/isik-daginda-vegan-piknige-ne-dersiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Jul 2017 08:28:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[Geleneksel Işık Dağı Pikniği]]></category>
		<category><![CDATA[kaos gl]]></category>
		<category><![CDATA[Kaos Kültür Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Vegan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=16500</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaos Kültür Merkezi, Geleneksel Işık Dağı Pikniği&#8217;ne çağırıyor… Kaos Kültür Merkezi’nin 1997’den bu yana düzenlediği ve ünü bütün sınırları aşan Geleneksel Işık Dağı Pikniği bu yıl 16 Temmuz’da gerçekleştiriyor. Kaos Kültür Merkezi, mevsim “normallerinin” üzerinde seyreden sıcak havada size, bol gullümlü bir piknik vaat ediyor. 16 Temmuz günü Işık Dağı’nda gerçekleşecek olan vegan pikniğe ulaşım [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/06/isik-daginda-vegan-piknige-ne-dersiniz/">Işık Dağı’nda vegan pikniğe ne dersiniz?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Kaos Kültür Merkezi, Geleneksel Işık Dağı Pikniği&#8217;ne çağırıyor…</em></p>
<p>Kaos Kültür Merkezi’nin 1997’den bu yana düzenlediği ve ünü bütün sınırları aşan Geleneksel Işık Dağı Pikniği bu yıl 16 Temmuz’da gerçekleştiriyor.</p>
<p>Kaos Kültür Merkezi, mevsim “normallerinin” üzerinde seyreden sıcak havada size, bol gullümlü bir piknik vaat ediyor. 16 Temmuz günü Işık Dağı’nda gerçekleşecek olan vegan pikniğe ulaşım Kaos Kültür’ün kaldıracağı servislerle sağlanacak.</p>
<h3><strong>Geleneksel Işık Dağı Pikniğin&#8217;in Hikâyesi</strong></h3>
<p>90’lı yıllarda Ankara’da üç gün süren bir elektrik ve su kesintisi olmuştu. Hijyen ve temizlik konusunda hetero mekânlara örnek olan tüm gey, lezbiyen, travesti ve transeksüel mekânlar üç gün boyunca mekânlarını su ve elektrik kesintisi nedeniyle kapattılar.</p>
<p>Gey, lezbiyen, biseksüel, trans arkadaşlarımız, Kaos GL’nin telefonlarını, e-postalarını kilitlediler. “Üç gün boyunca biz ne yapacağız? Kaos GL bu sorunu çözsün” dediler. Kaos GL’nin elektrik ve su idaresiyle ilgili yaptığı görüşmelerden de bir sonuç alınamayınca biz de eşcinsel arkadaşlarımızı bu ‘kaos’ ortamından uzaklaştırmak için bir piknik düzenlemeye karar verdik.</p>
<p>Ve 1997 yılında ilk pikniğimizi gerçekleştirdik.</p>
<p>Artık her sene “şükran günü” tadında Kaos GL’nin organizasyonuyla doğayla buluşuyoruz.</p>
<p>Sizi de bekleriz.</p>
<p><strong>Tarih:</strong> 16 Temmuz</p>
<p><strong>Saat:</strong> 09.00-18.00</p>
<p><strong>Bilet:</strong> 30 TL (Gidiş-dönüş ulaşım, yemek-vegan köfte&amp;vegan sucuk- dâhildir)</p>
<p>Piknikle ilgili tüm detaylar, servis bilgisini öğrenmek ve biletinizi almak için <a href="mailto:ezgi@kaosgl.org">ezgi@kaosgl.org</a> adresine mail atmanız gerekiyor</p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=24127" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Kaos GL</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/06/isik-daginda-vegan-piknige-ne-dersiniz/">Işık Dağı’nda vegan pikniğe ne dersiniz?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
