<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Van Gölü arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/van-golu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/van-golu/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 02 Feb 2022 10:17:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Van Gölü arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/van-golu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>‘Van Gölü Koruma Kanunu Talep Ediyoruz’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/02/van-golu-koruma-kanunu-talep-ediyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Feb 2022 10:17:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Van Çevre Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[koruma kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Van Gölü]]></category>
		<category><![CDATA[Van Gölü Koruma Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Van Gölü'nde kirlilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=78194</guid>

					<description><![CDATA[<p>200 bin yıllık doğal mirası ile Türkiye’nin en büyük ve dünyanın ender göllerinden birisi olan Van Gölü, son yıllarda nüfus artışı, düzensiz yapılaşma, yetersiz kanalizasyon hizmeti ve erozyon nedeniyle artan kirliliğe maruz kaldı. İklim krizinin yarattığı kuraklık ve hayata geçmeyen koruma eylem planını değerlendiren Van Çevre Derneği’nden Arzu Dinçer, çözüm olarak Van Gölü Koruma Kanunu çıkarılmasını talep ettiklerini söylüyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/02/van-golu-koruma-kanunu-talep-ediyoruz/">‘Van Gölü Koruma Kanunu Talep Ediyoruz’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de geçen yıl Marmara Denizi’nde görülen müsilaj ile gündeme gelen kirlilik sorunu Van Gölü ve çevresinde ciddi boyutlara ulaştı. Gezegen’de yakın zamanda yayınlanan <a href="https://gezegen24.com/van-golu-kirlilik-kuraklik/" target="_blank" rel="noopener">haberde</a>, “küresel iklim değişikliği, kuraklık ve kirlilik hem Van Gölü’nü, hem gölün içinde yaşayan canlıları hem de gölün havzasında yaşayan insanları olumsuz etkiliyor. Yapılan ‘eylem planları’ ise sözde kalıyor” tespiti yapılıyor.</p>
<p>3.713 m2 alanı ile Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü, dünyada bilinen tatlı su ve deniz ekosistemlerinden farklı bir sucul ekosisteme sahip. Gölün tuzlu ve sodalı suları biyolojik çeşitliliğini sınırlıyor. Gölde bilinen 103 tür fitoplankton, 36 tür zooplankton ve endemik bir balık türü olan inci kefali yaşıyor.</p>
<p>Dünyanın en büyük sodalı gölü olan ve Türkiye’nin en büyük iç havzalarından biri olan Van gölünün kirlenmesinde nüfus artışı, düzensiz yapılaşma, yetersiz kanalizasyon hizmeti ve erozyon temel sebepler arasında sayılıyor.  Van Gölü havzasında göl kıyısında 2 il, 9 ilçe, 136 köy ve mahallede yaklaşık bir milyon iki yüz kişi yaşıyor.</p>
<p>Kentte aktif olarak çevre alanında faaliyet yürüten Van Çevre Derneği’nden Arzu Dinçer, hazırladıkları “Van’ın Çevre Sorunları” adlı detaylı raporun bulguları çerçevesinde Van Gölü’ndeki durumu değerlendirdi.</p>
<h5><strong><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-78199 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/van-golu-koruma-kanunu-talep-ediyoruz-1.jpeg" alt="" width="236" height="271" />Kirliliğin Sebepleri</strong></h5>
<p>Raporda, göl havzasında bulunan, Tuşba ilçesindeki arıtma tesisinin, saniyede 1800 lt/sn, kanalizasyon arıtılmadan; günde ise 56 bin 400 ton metreküp kanalizasyon atığının Van Gölü’ne akıtıldığı tespit ediliyor.</p>
<p>Kirliliğe neden olan sorunlar ile bu sorunların giderilmesi için yapılabilecekler farklı başlıklar altında sıralanıyor.</p>
<h5><strong>Enerji</strong></h5>
<p>365 günün 300 güne yakını güneşli olan Van’da HES’ler yerine eksilmeyen güneşten maksimum düzeyde faydalanılarak, yenilenebilir temiz enerji kullanılması gerektiği belirtiliyor. Fosil yakıtlardan vazgeçilerek, yenilenebilir enerji güneş enerjisi rüzgar enerjisi biyogaz enerjisi vb enerji kullanılması tavsiye ediliyor.</p>
<h5><strong>Kömür</strong></h5>
<p>Özellikle kış aylarında sosyal yardımlaşma amacıyla kentte kömür kullanımının artmasıyla, canlıların zehirlendiği, birçok hastalığa neden olduğu bilindiğinden, söz konusu uygulamadan vazgeçilerek temiz enerji kaynaklarından yararlanması tavsiye ediliyor.</p>
<h5><strong>HES’ler</strong></h5>
<p>Raporda öne çıkan bir diğer tespit, suyun ticari meta haline gelmemesi gerektiği ; suyun görüldüğü her alanda inşa edilen HES’lerin çoğunun enerji üretme amaçlı olduğu vurgulanıyor.</p>
<h5><strong>Taş Ocakları</strong></h5>
<p><img decoding="async" class="wp-image-78198 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/van-golu-koruma-kanunu-talep-ediyoruz-640x480.jpeg" alt="" width="313" height="235" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/van-golu-koruma-kanunu-talep-ediyoruz-640x480.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/van-golu-koruma-kanunu-talep-ediyoruz.jpeg 720w" sizes="(max-width: 313px) 100vw, 313px" />Van Gölü havzasını kirleten bir diğer unsurun taş ocakları belirtilen raporda, kentte bulunan 100’e yakın taş ocağının çevre üzerinde çok büyük olumsuzluklar yarattığı kaydediliyor.</p>
<h5><strong>Maden Ocağı</strong></h5>
<p>Yine kentteki maden ocaklarında da çevrenin korunmasına ilişkin kurallara ve yönetmeliklere uyulmadığı, hatta birçok maden ocağının ruhsatsız çalıştığı yada ruhsat alınırken kurallara ve yönetmeliğe uyulmadığı belirtiliyor.</p>
<h5><strong>Evsel Atıklar</strong></h5>
<p>Gölün kirliğinin kaynağı olan bir diğer sebebi evsel atıklar olarak belirleyen raporda, günde bir kişinin 1,3 kg çöp ürettiği hatırlatılıyor. Sadece Van’ın merkez 3 ilçesinde 580 bin insan yaşadığı, bunun da günlük 754 bin kg çöp oluşmasına sebep olduğu; yerinde, ayrışım depolama alanında ayrışım olmadığı söz konusu çöplerin enerjiye dönüştürülmediği ve bu vahşi depolama yönetimi ile doğanın ve kentin kirliliğine neden olduğu not ediliyor.</p>
<h5><strong>Kanalizasyon</strong></h5>
<p>Özellikle yerleşim alanlarında biyolojik arıtma olmaması ve Van Gölü’nün kapalı havza olması nedeniyle, bu alanda yapılan ve yapılacak olan arıtmaların soruna çözüm olmayacağı belirtilen raporda, çözüm olarak tüm yerleşim yerlerinde ileri biyolojik arıtma yapılması, arıtma olmayan yada kanalizasyon olmayan alanlarda ise kanalizasyonların yapılması; yaklaşık bir milyon iki yüz bin insanın yaşadığı Van Gölü havzasının kanalizasyonlarının biyolojik arıtma yapılarak atıkların enerjiye dönüştürülmesi gerektiği kaydediliyor.</p>
<h5><strong>Çarpık Kentleşme</strong></h5>
<p>Çarpık kentleşme, raporda kirliliğin kaynaklarından öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Rapora göre, Van’da betonlaşma, kaçak yapılaşma ve rant alanlarının büyümesiyle kentte ne yeşilin ne de Van evlerinin kaldığını söylemek mümkün. Bugünkü Van ile yakın tarihteki Van çok ciddi farklılıklar gösteriyor.</p>
<h5><strong>Hafriyat</strong></h5>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-78200 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/van-golu-koruma-kanunu-talep-ediyoruz-2-640x480.jpeg" alt="" width="313" height="236" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/van-golu-koruma-kanunu-talep-ediyoruz-2-640x480.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/van-golu-koruma-kanunu-talep-ediyoruz-2.jpeg 720w" sizes="(max-width: 313px) 100vw, 313px" />Kentin temel sorunlarında biri olan gösterilen hafriyatların yakın tarihte yaşanan deprem nedeniyle arttığı belirtilen raporda, hafriyat yönetmenliğinin uygulanmadığı; hafriyat toplama alanı bulunmadığı ve bunun da rastgele şehrin boş alanlarına döküldüğü tespit ediliyor.</p>
<p>Raporda ayrıca, sökülen yada yenilenen asfaltlarda da hafriyat yönetmenliğinin uygulanmadığı ve büyükşehir olan kentte hala hafriyat alanı olmadığının altı çiziliyor.</p>
<h5><strong>Çözüm: Van Gölü Koruma Kanunu </strong></h5>
<p>Tespit edilen bu sorunlar çerçevesinde Van Çevre Derneği’nin hazırladığı “Van’ın Çevre Sorunları” adlı rapora göre, kanalizasyon ve evsel atık çukuruna dönüşen Van Gölü’nde kirlilik her geçen gün daha bariz bir şekilde ortaya çıkıyor.</p>
<p>Ekolojik dengesi hızla bozulan Van Gölü havzasında, kirliliğin durdurulması, su-toprak-insan ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi amacıyla, Van halkının, STK’ların, siyasi partilerin ortak talebiyle, Van Gölü Koruma Kanunun çıkarılması talep ediliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/02/van-golu-koruma-kanunu-talep-ediyoruz/">‘Van Gölü Koruma Kanunu Talep Ediyoruz’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hak İnisiyatifi’nden Van Gölü Göçmen Faciası Raporu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/30/hak-inisiyatifinden-van-golu-gocmen-faciasi-raporu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 2020 09:26:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İNİSİYATİFİ]]></category>
		<category><![CDATA[Van Gölü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=56377</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hak İnisiyatifi, Van Gölü’nde 27 Haziran’da 60’a yakın Afgan göçmenin hayatını kaybettiği tekne faciası ve Tatvan çevresindeki göçmenlerin durumuyla ilgili bir gözlem raporu oluşturdu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/30/hak-inisiyatifinden-van-golu-gocmen-faciasi-raporu/">Hak İnisiyatifi’nden Van Gölü Göçmen Faciası Raporu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Raporda, 27 Haziran 2020 tarihindeki faciadan önce de göçmenlerin içinde bulunduğu bir teknenin daha battığı hatırlatılarak, “Aktarılan kaza haberleri Van Gölü çevresinde göçmen akışının yoğunlaştığını göstermektedir. Bu nedenle göçmenlerin uğrak noktalarından birine dönüşmüş olan, Van Gölü kıyısındaki önemli merkezlerden Bitlis’in Tatvan ilçesinde gözlemlerde bulunarak göçmenlerin yaşadığı sorunlar hakkında bir rapor hazırlanması gerektiği düşünülmüştür.” Deniliyor.</p>
<p>Türkiye’nin, çeşitli nedenlerle Afganistan’dan kaçarak sığınma talep eden kişileri “şartlı mülteci” kapsamında değerlendirerek, bu kişilere yalnızca kısa dönemli olarak Türkiye’de kalma izni vermekte, Avrupa’dan ve Suriye’den gelen göçmenlere nazaran daha ağır kısıtlamalar uyguladığı belirtilen raporda, “Gözlemler yaptığımız Tatvan’da karşılaşılan göçmenlerin ekserisini Afgan mülteciler oluşturmakla birlikte Afganistan-Pakistan-İran güzergahında yer alan ülkelerin uyruğunda bulunan bireyler de göçmen nüfusu içerisinde yerini almaktadır. Rapor oluşturulurken göçmenler ve onlarla dayanışma gösteren STK temsilcileri ile görüşülmüş, göçmenlerin yaşadıkları alanlarda gözlemlerde bulunulmuştur.İnsan kaçakçılarının polis kontrol noktalarını aşmak amacıyla göçmenleri Van Gölü üzerinden tekneyle taşımak istedikleri düşünülmektedir. Tatvan’a ulaşan ve otogar mevkiinde kümeleşen göçmen gruplar, Batı illerine ulaşmak için beklemektedir. Çeşitli sivil toplum örgütlerinin değişik zamanlarda insani yardım amacıyla göçmenlere yardım ettikleri, zaman zaman belediyenin de sıcak yemek ve konaklama konusunda yardımcı olduğu ancak bu yardımların sürdürülebilir olmadığı, Covid-19 virüsünün oluşturduğu olağanüstü durum neticesinde göçmenlerin gündemden düştüğü değerlendirilmiştir. Göçmenlerin insani ihtiyaçlara (duş, tuvalet, kişisel temizlik) erişimlerinin olmadığı, otogar çevresindeki beton alanlarda özellikle kış aylarında zorluklar yaşadıkları ve aç kaldıkları gözlemlenmiştir. Kişisel hijyen koşullarının olmaması, yeterli beslenmeme ve konaklama koşullarının bulunmamasının çeşitli hastalıklara davetiye çıkardığı, hasta olan kayıt dışı düzensiz göçmenlerin sağlık hizmetlerine erişim sağlayamadığı ifadelerinden anlaşılmıştır.” Deniliyor.</p>
<p>Afgan göçmenlerin durumuyla ilgili çözüm önerilerinin de yer aldığı raporun tamamına ulaşmak için <a href="https://hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2020/07/Afgan-G%C3%B6%C3%A7menler-Tatvan-Raporu.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/30/hak-inisiyatifinden-van-golu-gocmen-faciasi-raporu/">Hak İnisiyatifi’nden Van Gölü Göçmen Faciası Raporu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Başarının Öyküsü: İnci Kefali</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/17/bir-basarinin-oykusu-inci-kefali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özgür Bülbül]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Dec 2019 08:40:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa Gözcüleri Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İnci Kefali]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Akkuş]]></category>
		<category><![CDATA[Van]]></category>
		<category><![CDATA[Van Gölü]]></category>
		<category><![CDATA[Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=45771</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğa Gözcüleri Derneği Başkan Yardımcısı ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Akkuş’la İnci Kefali’ni, derneğin balıkla ilgili çalışmalarını ve koruma yöntemlerini konuştuk. Akkuş, yaptıkları çalışmalar sonucunda kaçak avlanma sayısının bin kilogramın altına düştüğünü ve halkta bilinçlenmenin arttığını söylüyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/17/bir-basarinin-oykusu-inci-kefali/">Bir Başarının Öyküsü: İnci Kefali</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sizi ve derneğinizi tanıyabilir miyiz?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2006 yılından beri derneğe üyeyim ve şu an başkan yardımcılığı görevini yürütüyorum. Dernek 2000’li yıllarda Prof. Dr. Mustafa Sarı tarafından başta Van Gölü İnci Kefali&#8217;nin neslini devam ettirmesi amacıyla kuruldu. Uluslararası 10’a yakın proje yürüttü ve bu projelerin hepsi çevre, doğayla ilgili yani Van Gölü havzası ve İnci Kefali’yle ilgili. Derneğimiz ülkemizdeki çevreyle ilgili konulara da müdahil olarak faaliyetlerini yürütüyor. </span></p>
<p><strong>İnci Kefali balığını ve onun yaşadığı Van Gölü’nü tanıyabilir miyiz?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-45773 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/c3895bbe-21f2-48ff-8f61-c00605f3615f-640x426.jpg" alt="" width="343" height="228" />İnci Kefali dünyadaki en özel balık türlerinden birisi. Neden özel olduğuna bakmamız için yaşadığı ortama yani Van Gölü’ne bakmamız lazım. Van Gölü tam 600 bin yaşında. Dünyanın en büyük tuzlu ve sodalı gölü. 3 bin 712 kilometrelik yüzey alanıyla beraber Marmara denizinin 3’te 1’i büyüklüğünde, yüzey rakımı bin 650 metre devasa bir göl, bölgedeki insanların deyimiyle de deniz. Geçmiş uygarlıklar gölü yukarı deniz olarak adlandırmış, öyle görmüşler. Oluşum itibariyle tatlı su gölü yani 600 bin yıl önce göl kenarına geldiğiniz zaman pırıl pırıl bir su ile karşılaşıyorsunuz fakat bu süreç içerisinde gölün etrafında bulunan volkanik dağların etkisiyle beraber suyu sodalı ve tuzlu bir hale gelmiştir. PH değeri 9,5 kimi yerlerde ise 10’a kadar çıkabiliyor. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Normalde balıklar PH 8,5’e kadar yaşarlar fakat İnci Kefali Van Gölü’nde adeta bir mucizeyi başarıyor. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Gölün tuzluluğu binde 21 yani Karadeniz’den daha tuzlu. Zor bir habitatta yaşadığı için İnci Kefali özel bir tür. İnci Kefali 600 bin yıldır Van Gölü’nde yaşamını sürdürüyor. Kış aylarında Van Gölü’ne dağılıyor, üreme dönemi geldiği zaman tatlı sulara ihtiyaç duyuyor. Oluşum itibariyle İnci Kefali tatlı su balığı. Nisan ve Mayıs aylarına gelindiği zaman göl etrafında bir şenlik havası hakim oluyor. Bugün Van Gölü’ne dökülen 150’den fazla dere var. Yaz aylarında buradaki derelere gittiğiniz zaman su yerine balık aktığını görüyorsunuz. Milyarlarca balık üremek, neslini devam ettirmek için derelere giriyor. Buralara yumurtalarını bırakarak tekrar göle dönüş yapıyorlar. Bu kutsal göç birçok tarih kitaplarına girmiş ve buralara gelen seyyahların kayıtları arasına girmiş. Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sini okursanız; her yıl balıklar derelerin yukarısındaki Bendi Mahi Sultan’ı ziyaret etmek için derelerin yukarılarına çıkarlar işte bu kutsal göçten dolayı insanlar İnci Kefali’ni avlamazlar yalnızca dönüş yolculuğunda avcılık yaparlar. </span></p>
<p><strong>“İnci Kefali Ülkemizin Doğusunda Bir Başarının Öyküsünü Barındırıyor”</strong></p>
<p><strong>İnci Kefali ne zaman yok olma tehlikesiyle karşılaştı?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Küçük Ağacın Eğitimi kitabında yabancı kime derler diye bir soru var. Doğmadığı yere gidenlere yabancı derler. Buraların da asıl sahibi İnci Kefali. Biz yabancıyız, hepimiz bir yerlerden geldik ama İnci Kefali 600 bin yıldır burada yaşıyor. 600 bin yıldır buradan gelip geçen uygarlıkların adını bile bilmiyoruz. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">600 bin yıldır buralarda yaşayan uygarlıkların hiçbir İnci Kefali’ni yok etmemiş fakat bizler yok eden bir nesiliz. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">İnci Kefali 1995-2000’li yıllara geldiğimiz zaman yok olma noktasına gelmiş bir balık türü. Bizim ekolojiyle ilgili hikayelerimiz 1950’lili yıllardan sonra hep kötü sonla biter çünkü teknolojinin de vermiş olduğu güçle birlikte insan ekoloji üzerinde büyük bir hakimiyet kurmuş durumda yani denizdeki yüzen balıkları para olarak görüyoruz, dağlardaki odunları ne kadar kereste eder diye görüyoruz. </span></p>
<p><strong>Her Şeye Para Hırsıyla Saldırdığımız Zaman Dünya’da Her 13 Dakikada Bir, Bir Canlı Türü Yok Oluyor</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">50 yıl önce ülkemizde var olup da şuan var olmayan bir sürü kuş ve balık türü var. İnci Kefali aslında ülkemizin doğusunda bir başarının öyküsünü barındırıyor. 2000’li yıllarda İnci Kefali yok olma noktasında geldi. Para hırsıyla beraber o kadar çok avlamaya başladık ki Trabzon’dan büyük tekneleri getirdik ve bıkana kadar avladık ne oldu? 600 bin yıldır yok olmayan balık 2000’li yıllarda yok olma noktasına geldi. Bu noktada Prof. Dr. Mustafa Sarı hocadan bahsetmemiz gerekiyor şimdiki Bandırma 17 Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanından. 1990 yılında geldiğinde Van’daki manzara korkunç manzara. Gölde bir balık yaşıyor bu balık yaz aylarında göç ediyor ve korkunç bir avcılığa maruz kalıyor. Mustafa Sarı bakıyor olaya ve bu böyle gitmez diyor. 600 bin yıllık balık türü yok olmaya doğru gidiyor. 2000’li yıllara doğru kendi imkanlarıyla çalışmalara başlıyor. Balığın önemini anlatıyor. Kaçak balıkçıları ikna etmeye çalışıyor, jandarmayı harekete geçiriyor. Suyun analizini yapıyor ve yönetim planını hazırlıyor. Burada anlattığım olay tam 20-25 yıllık bir çalışma. 2000 yılında artık derelere göç eden bir balık türü kalmıyor. İnci Kefali tamamen yok olma noktasına geliyor fakat bu 20 yılın sonunda yaz aylarında derelerin kenarına gittiğimiz zaman milyarlarca balık görüyoruz. </span></p>
<p><strong>“İnsanlar Kutsal Göçü ve Balığı Görmeye Geliyorlar”</strong></p>
<p><strong>20 yıl sonra nasıl bir değişim oldu?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">20 yıl sonra baktığımız zaman 2000 yılında bin kişi geçimini sağlarken bugün 15 bin kişi geçimini sağlıyor. İnci Kefaliyle beraber artık festivaller yapılıyor. Yolunuz eğer Erciş’e düşerse oradaki festival alanını ziyaret edin. Bu güzelliğin 2000’li yıllardaki haline baktığımız zaman kaçak avlanma vardı ve her türlü yasal olmayan iş orada dönüyordu fakat 2011 yılında bir festival başladı. Prof. Mustafa Sarı projesini yaptı. 2011 yılında gündüz bile girmeye korktuğumuz alan bugün 9 günlük Ramazan Bayramı tatilinde 110 bin kişinin ziyaret ettiği bir alan haline geldi. İnsanlar oraya kutsal göçü ve balığı görmeye geliyorlar. Doğal kaynakları korursak bize nasıl geri dönüş sağlar korumazsak neler olacağının açık göstergesi. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’ni okuduğumuz zaman bize Van Gölü’nün etrafındaki büyük ormanlardan bahseder fakat o ormanlardan hiçbir eser yoktur. İşte Prof. Sarı olmasaydı bu ormanları nasıl hayal gibi anlatıyorsak İnci Kefali’ni de böyle anlatacaktık. Van Gölü’nde eskiden bir balık varmış gibi anlatırdık.</span></p>
<p><strong>İnci Kefali nasıl korunuyor?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yaz ayları geldiği zaman İnci Kefalleri dere kenarlarında toplanmaya başlıyor. Dere ağızlarında jandarma, merkezlerde polis ve zabıta ekipleri inanılmaz muhafaza ediyorlar. Dernek olarak hazırlamış olduğumuz kitapçıklarımız var. İnci Kefali nedir? Van Gölü nedir? Bölge için değeri nedir? Ekoloji için, eko turizm için değeri nedir? Bu doğrultuda kitaplarımız ve eğitim setlerimiz var. Dernek olarak her yıl Ocak ayından itibaren Van Gölü etrafındaki bütün karakolları, jandarma-polis karakolları ve zabıta ekiplerini gezerek bu eğitimleri veriyoruz. Üreme döneminde 90 gün boyunca her gün akşam 5’ten sabah 5’ kadar sahadayız, gönüllülerimiz var. Kaçak avlanma olduğu zaman hemen jandarmaya haber veriyoruz. Merkezde balık mı satılıyor? Hemen merkezde tur atan arkadaşlarımız bilgi veriyorlar. İnci Kefali’yle ilgili olarak da yanlış olan bir şey olursa bilimsel çalışmalara yöneliyoruz. Her yıl 10 bin ton avlanıyor. 15 bin insan geçimini sağlıyor. En önemli özelliğimiz kaçak avlanmanın önüne geçmek. Her yıl artık farklı sorunlar ortaya çıkıyor. Küresel ısınmayla beraber akarsu debileri düşüyor, haliyle Van Gölü’ne dökülen akarsuların da debileri düşüyor. Akarsuların debilerini takip ediyoruz.  Bu durumda derhal müdahil oluyoruz ve suyun akarsu yatağına verilmesini sağlıyoruz. Bir diğer sorun ise kum ocakları. Konuyla ilgili İl Jandarma Komutanlığı’yla iletişim halindeyiz. Kum ocağı, dere yatağını yasal olmayan bir şekilde işgal etmişse derhal haber veriyoruz ve o yanlışın düzeltilmesini sağlamış oluyoruz. Bine yakın gönüllümüz var. Ortaya çıkabilecek bir olumsuz durumda özellikle üreme döneminde bir sorun varsa dernek olarak bunun çalışmasına giriyoruz. Bir de alınması gereken tedbirler var bunların büyük çoğunluğunu biz belirliyoruz. Her yıl bir rapor hazırlıyoruz. Neleri iyi yaptık neleri iyi yapamadık? Her yıl farklı yöntemlere başvuruyoruz. Korumadaki en büyük yardımcımız İl Jandarma Komutanlığı, öncelikle balığı derede yakalatmamaya çalışıyoruz. Olur ki yakalanırsa balığın taşınmasını önleyeceğiz. Bunun için bizim yol kontrol noktalarımız var. Olur ki balık taşındı, merkeze taşıyacak, taşımaması lazım, olur ki sattı bunu alacak olan kişiye ulaşıp almamasına sağlamaya çalışıyoruz. Her bir safhayla ilgilenen ekiplerimiz farklı. Hepsi sahada faal çalışan gönüllü arkadaşlarımız. </span></p>
<p><strong>Kaçak avlanma azaldı mı?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2000’li yıllarda 20 kaçak balıkçılık yapan köyden bu sayı yalnızca 2’ye düştü. Bu köyler yapılan eğitimlerle birlikte kaçak avcılığı tamamen bırakmış durumda. 2000 yılında 15 bin ton avlanıyordu bunun 5 bin tonu kaçak avlanıyordu. 2019 yılı itibariyle kaçak avlanan İnci Kefali sayısı 878 kilograma yani bin tonun altına düştü. Yüzde 80’lik bir başarı söz konusu. Her yıl ne kadar avlandı ve ne kadarı kaçak avlandı? diye yıl yıl kayıtlarını tutarız. Her bir İnci Kefali ortalama 10 bin tane (en yüksek 16 bin) yumurta taşıyor. Üreme döneminde avlanan bir balık aslında bir balık değil. O balığın bıraktığı yumurtalardan belki yüzlerce balık olacak. Hedefimiz tek bir tane dahi kaçak İnci Kefali avlanmasını engellemek ve sorunu sıfıra indirgemek. </span></p>
<p><strong>“Balığı Çocuklara Sahiplendiriyoruz”</strong></p>
<p><strong>Korumanın devamı için nasıl projeler ve yöntemler geliştiriyorsunuz?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Her yıl bir slogan belirliyoruz. Geçen yıl ‘Avlamayalım, Sattırmayalım’ sloganı üzerinden çalışmalarımızı yaptık. 2020 yılında yeni bir slogan bulacağız. Her yıl üreme döneminde büyük afişleri Van il merkezi başta olmak üzere bütün ilçelerde astırıyoruz. 15 Nisan-15 Temmuz tarihleri arasında avlamayalım diye. İlkokullarda yarışmalar yapıyoruz. En güzel İnci Kefali şiiri, öyküsü, resmini yapan kişiyi gönüllümüz yapıyoruz. Birinciler seçip onları o köyden, bölgeden sorumlu kişi yapıyoruz. Çocuklara sahiplendiriyoruz. Çünkü bir gün biz buradan gideceğiz ama bu çocuklar bu bilinçte yetişirse balığa sahip çıkarlar. İl merkezinde akan Akköprü deresine geçmiş yıllarda akın akın balıklar girerdi. Son yıllarda hiç girmez oldu. Giren balıklar kirlilikten yukarı çıkamıyordu ve aşırı bir avcılık oluyordu. Son 2 senede buraya ekip kurduk, jandarma da özel tedbirler aldı. Derede temizlik yapıldı ve 2 yılın sonunda balıkların geri geldiğini gördük. Dünyada bir şehir düşünün içinde balıklar göç ediyor. Böyle bir şehir yok. Bunları devam ettirmemiz lazım, ekoloji durmayı kabul etmez, hemen negatif bir etki gösterir.  </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/17/bir-basarinin-oykusu-inci-kefali/">Bir Başarının Öyküsü: İnci Kefali</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
