<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ümit Şahin arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/umit-sahin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/umit-sahin/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 28 Oct 2021 07:53:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Ümit Şahin arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/umit-sahin/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>‘Türkiye, 2050’de Sıfır Karbon Hedefine Ulaşabilir’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/28/turkiye-2050de-sifir-karbon-hedefine-ulasabilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Oct 2021 07:53:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Politikalar Merkez]]></category>
		<category><![CDATA[Karbonsuzlaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Net Sıfır]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’nin Karbonsuzlaşma Yol Haritası: 2050’de Net Sıfır]]></category>
		<category><![CDATA[Ümit Şahin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=75483</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Politikalar Merkezi’nin 'Türkiye’nin Karbonsuzlaşma Yol Haritası: 2050’de Net Sıfır' raporuna göre, ekonomide yapılacak düzenlemelerle Türkiye, karbonsuzlaşma hedefine 30 yıl (2050) içinde ulaşabilir. Rapor, Türkiye’nin Net Sıfır hedefine nasıl ulaşacağını ortaya koyan ilk araştırma özelliğini taşıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/28/turkiye-2050de-sifir-karbon-hedefine-ulasabilir/">‘Türkiye, 2050’de Sıfır Karbon Hedefine Ulaşabilir’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi’nin (İPM) hazırladığı ‘Türkiye’nin Karbonsuzlaşma Yol Haritası: 2050’de Net Sıfır’ raporu, online bir etkinlikle açıklandı. Raporda, 6 Ekim’de TBMM’de kabul edilen Paris Anlaşması uyarınca, 2050 yılına kadar iklim değişikliğiyle mücadelede net sıfır emisyon hedefine ulaşmak için atılması gereken adımlara yer veriliyor.</p>
<p>İPM İklim Değişikliği Çalışmaları Koordinatörü Dr. Ümit Şahin, Türkiye’nin 2015’te, niyet beyanı olarak sunduğu Ulusal Katkı Beyanı’nın (NDC), 2053’te Net Sıfır hedefiyle uyumlu olmadığını, Paris Anlaşması hedefleriyle uyumlu orta ve uzun vadeli bir yol haritası belirlenmesi ve yeni bir Ulusal Katkı Beyanı’nın hazırlanması gerektiğini belirtti. Dr. Şahin, raporla Türkiye’nin iklim politikası ve karbon sıfır dönüşümünün bilimsel temelde tartışılmasını amaçladıklarını söyledi.</p>
<p>Bu kapsamda çalışma, Türkiye’nin karbon emisyonlarının 2050’ye dek nasıl bir seyir izleyeceğini ve Net Sıfır hedefine uygun olarak 2050’ye kadar emisyonları sıfırlamak için izlenmesi gereken olası yolu, bilimsel verilerle ortaya koyan ilk araştırma niteliğine sahip. Rapor, Türkiye’nin Ulusal Katkı Beyanı’nın (NDC) hangi doğrultuda revize edilmesi gerektiğine de ışık tutuyor.</p>
<p>Raporda, en hızlı karbon azaltımı yapılabilecek sektörün elektrik olduğu belirtiliyor; elektrik üretimi kaynaklı emisyonların 10 yılda yarıya indirilmesi öngörülüyor. 2030’a kadar yenilenebilir enerji kurulu gücünün toplamdaki payının yüzde 17’den yüzde 50’ye çıkarılması ve kömürden çıkışın 2035’te tamamlanması bu hedefe ulaşmadaki önemli adımlar olarak görülüyor.</p>
<h5><strong>Mevcut Politikaların Devamı Halinde Karbondioksit Emisyonları Yüzde 66 Artacak</strong></h5>
<ul>
<li>Araştırma, Türkiye’nin 2018’deki ekonomik göstergeleri üzerine elektrik üretimi, ulaşım, binalar, sanayi ve diğer üretici sektörlerdeki enerji kullanımı ile sanayi süreçlerinden kaynaklanan karbondioksit emisyonlarını ele alıyor. 2018-2050 dönemi için emisyon patikaları, Baz Senaryo ve Net Sıfır olmak üzere iki senaryo altında karşılaştırılıyor.</li>
<li>Baz Senaryo’da, Türkiye’nin toplam CO<sub>2</sub> emisyonlarının 2018 seviyesine göre 2050’de yüzde 66 artarak yaklaşık 700 milyon tona çıkacağı öngörülüyor. Elektrik sektörü ve endüstriyel proseslerin payı yıllar içinde artarken ulaşım, binalar ve sanayide elektrik tüketiminin payı azalıyor.</li>
</ul>
<h5><strong>Türkiye 2050’de Sıfır Karbon Hedefine Ulaşabilir!</strong></h5>
<ul>
<li>Net Sıfır Senaryosu’na göre, net sıfır hedefi doğrultusunda, tüm sektörlerde enerji tüketimi kaynaklı CO<sub>2 </sub>emisyonlarının 2018 seviyesine göre 2030’da yüzde 37; 2050’de ise yüzde 80 azalarak 74 milyon ton CO<sub>2</sub>’ye inmesi mümkün.</li>
<li>Sonuçlar, Türkiye’nin bir dönüm noktasında olduğunu gösteriyor. Türkiye’nin sera gazı emisyonları 1990’dan itibaren yaklaşık yüzde 130 oranında artarak, 2018’de tepe noktasına ulaştı.</li>
<li>Mevcut politikaların devamı halinde emisyonlar, 2050’de Baz Senaryo’da öngörüldüğü gibi 700 milyon tona çıkabilir. Net sıfır hedefine ulaşmak için ise emisyonların 2050 yılında 2018’e göre yüzde 70 azaltımla 132 milyon tona düşeceği, 1990 seviyesinin yüzde 13 altına ineceği bir yol mevcut.</li>
</ul>
<h5><strong>Sıfır Karbonun Yol Haritası</strong></h5>
<p>Türkiye ekonomisinin 30 yılda karbonsuzlaşabileceğini ve 2050’lerin başında Net Sıfır hedefine ulaşabileceğini öngören raporda yol haritası da yer alıyor:</p>
<ul>
<li>2018 emisyonların tepe noktasına çıktığı yıl olarak kabul edilebilir ve 2021’den itibaren emisyonların azaltılacağı öngörülebilir.</li>
<li>Tüm sektörlerde enerjiden kaynaklanan karbondioksit emisyonları, 2030’da 2018 seviyesine göre<strong> </strong>yüzde 37, bütün karbondioksit emisyonları ise 2030’da 2018 seviyesine göre yüzde 32 azaltılabilir.</li>
<li>Elektrik üretiminin en hızlı azaltım sağlanacak sektör olmasından hareketle, elektrik sektöründen kaynaklanan emisyonlar 2030’da yarıya indirilebilir.</li>
<li>Enerji üretiminde kömürün 2035’te tamamen terk edilmesi hedeflenebilir.</li>
<li>Elektrik üretiminde doğal gaz, şebeke esnekliğiyle ilgili daha iddialı çözümler üretmek yoluyla 2050’de tamamen terk edilebilir.</li>
<li>Modern yenilenebilir enerji (rüzgar, güneş, jeotermal ve biyokütle) kurulu gücünün elektrik kurulu gücündeki payı 2030’da yüzde 50’ye çıkarılabilir.</li>
<li>2030’a kadar her yıl ortalama 3 GW güneş ve 2,5 GW rüzgar enerjisi santrali yapılarak 2030’da her iki yenilenebilir enerjinin kurulu gücü yaklaşık 35 GW’a ulaştırılabilir.</li>
<li>Elektrikli araçların toplam binek araçları arasındaki oran 2030’da en az yüzde 20’ye, toplu taşımada ve yük taşımada kullanılan araçlar arasındaki oran en az yüzde 10’a çıkarılabilir.</li>
<li>Binalarda kömür kullanımının en kısa zamanda sonlandırılması, doğal gazdan elektriğe geçilmesi ve ısı pompalarının kullanımının hızlandırılması yoluyla 2030’da 2018 seviyesine göre yüzde 50 emisyon azaltımı hedeflenebilir.</li>
<li>Sanayide emisyonları azaltacak yeni teknolojilerin geliştirilmesi, daha fazla yenilenebilir kaynak kullanımı ve elektrifikasyon, döngüsel ekonomi yaklaşımlarının, hammadde tüketiminde verimliliğin, geri dönüşüm ve sıfır atık yöntemlerinin kullanılması konusunda araştırma ve geliştirme çalışmaları hızlandırılabilir.</li>
</ul>
<p>Raporun tümüne <a href="https://ipc.sabanciuniv.edu/Content/Images/CKeditorImages/20211026-23103436.pdf" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/28/turkiye-2050de-sifir-karbon-hedefine-ulasabilir/">‘Türkiye, 2050’de Sıfır Karbon Hedefine Ulaşabilir’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklim Kriziyle Mücadelede Sivil Toplum (1)  Sivil Toplum Krizin Neresinde? </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/17/turkiyede-iklim-kriziyle-mucadelede-sivil-toplum-1-iklim-krizi-sivil-toplum-krizin-neresinde/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/17/turkiyede-iklim-kriziyle-mucadelede-sivil-toplum-1-iklim-krizi-sivil-toplum-krizin-neresinde/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2021 12:45:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[iklim politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[Önder Algedik]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Gürbüz]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’de İklim Kriziyle Mücadelede Sivil Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Ümit Şahin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=71617</guid>

					<description><![CDATA[<p>İklim değişikliği şüphesiz sadece çevre örgütlerinin değil tüm toplum kesimlerinin sorunu. Türkiye’de iklim politikalarında sivil toplumun etkisini konuştuğumuz Önder Algedik, Özgür Gürbüz ve Ümit Şahin, siyasi sistemin sivil toplumun etkili olmasına imkân vermediğini söylüyor ve iklim mücadelesinin anaakımlaştırılması gereğine işaret ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/17/turkiyede-iklim-kriziyle-mucadelede-sivil-toplum-1-iklim-krizi-sivil-toplum-krizin-neresinde/">İklim Kriziyle Mücadelede Sivil Toplum (1) &lt;br&gt; Sivil Toplum Krizin Neresinde? </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye</span><b>, </b><span style="font-weight: 400;">Paris Anlaşması’nı onaylamayan altı ülkeden biri. Azalan yağışlarla birlikte </span><a href="https://twitter.com/tarimyazari/status/1403469554462961675?s=03" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">artan kuraklık</span></a><span style="font-weight: 400;"> ve Marmara Denizi’nde müsilaj sorunu, iklim krizinin etkilerini gündeme taşıyan öncelikli başlıklar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İklim değişikliği, Türkiye’de toplumsal düzeyde farkındalığın yüksek olduğu bir başlık. KONDA ve İklim Haber tarafından geçen yıl yapılan </span><a href="https://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2020/11/konda-arastirma-rapor-2020s.pdf" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">araştırma</span></a> <span style="font-weight: 400;">Türkiye’de toplumun yarısının iklim krizini virüsten daha büyük bir tehdit olarak gördüğünü,</span><b> </b><span style="font-weight: 400;">her 10 kişiden 7’sinin iklim değişikliği nedeniyle endişeli olduğunu, toplumun %75’inin yeşil alanların korunması gerektiğini düşündüğünü gösteriyor. </span></p>
<p><a href="https://www.iklimhaber.org/turkiyede-iklim-politikasi-alani-cok-satani-yok/" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Barış Doğru’ya</span></a><span style="font-weight: 400;"> göre, araştırma büyük bir siyasi kutuplaşma yaşayan Türkiye’de, iklim ve çevre konusunda geniş bir fikir birliği olduğunu gösteriyor. </span><span style="font-weight: 400;">Bu ay yayınlanan Türkiye Raporu’nda </span><a href="https://twitter.com/CanSelcuki/status/1402303108420603909" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Can Selçuki</span></a><span style="font-weight: 400;"> bu tespitlere benzer şekilde, toplumda yüksek talep gören çevre konularının siyasi karşılık bulmadığına ve siyasi aktörlerin çevre konularını ana kampanya unsuru yapmadığına dikkat çekiyor.</span></p>
<h5><b><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/konda-iklim-degisikligi-konusunda-endise.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-71620 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/konda-iklim-degisikligi-konusunda-endise-640x311.jpg" alt="İklim Krizi Sivil Toplum Krizin Neresinde (1)" width="640" height="311" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/konda-iklim-degisikligi-konusunda-endise-640x311.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/konda-iklim-degisikligi-konusunda-endise.jpg 663w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></b></h5>
<h5><b>Sistem, </b><b>Sivil Toplumun Etkili Olmasına İzin Vermiyor </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">İşte bu tabloda, Türkiye’de iklim değişikliğiyle mücadelede sivil toplumun etkisini ele alacağımız ilk yazıda,</span><span style="font-weight: 400;"> Gazete Duvar yazarı Önder Algedik, Ekosfer Derneği’nden Özgür Gürbüz ve İstanbul Politikalar Merkezi’nden Ümit Şahin’e </span><span style="font-weight: 400;">iklim krizine dair toplumdaki yüksek farkındalık düzeyinin sivil alana nasıl yansıdığını sorduk. </span><b> </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ümit Şahin, Türkiye’de çevre örgütlerinin, özellikle de uluslararası bağlantıları olan STK’ların, farkındalığının gayet iyi olduğunu ancak diğer STK’ların iklim krizinin diğer konularla ilgisinin yeterince farkında olmadıklarını düşünüyor. Şahin, sivil toplumun genel olarak iklim konusunu çevrecilerin işi olarak gördüğünü; Anadolu&#8217;daki yerel çevre hareketlerinin de yerel sorunlarla uğraştıkları için, istisnalar hariç, iklim krizini nadiren gündemlerine aldıklarını belirtiyor. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum, iklim konusunu çevrecilerin işi olarak görüyor.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">İklim krizinin eskisine oranla çok daha fazla STK’nın ilgi alanında olduğunu söyleyen Özgür Gürbüz, “Farkındalık dönemini geçtik, seragazı azaltımı ve uyum dönemindeyiz,” diyor. Şahin gibi, Gürbüz de Türkiye’de iklim krizinin ağırlıklı olarak çevre STK’ları tarafından çalışıldığını düşünüyor. Önder Algedik ise, pek çok araştırmanın gösterdiği gibi, toplumun iklim krizinin önemini bildiğini düşünüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Üç uzman da toplumdaki yüksek olan farkındalığın sivil alanda da aksiyona dönüşemediği kanaatine sahip. Farkındalığın karar süreçlerine yansıması gerektiğini düşünen uzmanlardan Gürbüz, iklim krizini yavaşlatmak veya durdurmak için, STK’ların sorumluları açıkça işaret etmesi ve eyleme geçme bilinci ile hareket etmesini hayati buluyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/turkiye-raporu-iklim.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-71621 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/turkiye-raporu-iklim-640x383.jpg" alt="İklim Krizi Sivil Toplum Krizin Neresinde " width="640" height="383" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/turkiye-raporu-iklim-640x383.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/turkiye-raporu-iklim.jpg 680w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Farkındalığı aksiyona dökmenin ve somut meseleleri konuşmanın zamanının geldiği tespitini paylaşan Algedik, buna ek olarak her aşırı hava olayını iklim değişikliğine bağlamak yerine, iklimi değiştiren politikaların felaketlere neden olduğunun görülmesinin gerektiğini söylüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de genel olarak siyasilerin iklim konusuna gerekli ilgiliyi göstermediği ve hükümetin sivil toplumu karar süreçlerine dahil etmediği tespitlerine Kanal İstanbul projesi örnek gösterilir. </span><b>Hatırlanacağı gibi, hem sivil toplum hem kamuoyundan yükselen itirazlara rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan “</b><a href="https://tr.euronews.com/2021/04/07/erdogan-emekli-generallerin-merkezinde-chp-nin-kendisi-vard-r" target="_blank" rel="noopener"><b>İsteseniz de istemeseniz de Kanal İstanbul&#8217;u yapacağız</b></a><b>” demişti. Nitekim, Kanal İstanbul için ilk kazmanın 26 Haziran 2021’de vurulacağı </b><a href="https://www.yenisafak.com/ekonomi/kanal-istanbula-ilk-kazma-26-haziranda-vurulacak-3637419" target="_blank" rel="noopener"><b>açıklandı.</b></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu güncel örnekten hareketle, sivil toplumun iklim alanında yürüttüğü faaliyetleri ve bunların iklim politikaları üzerindeki etkisini değerlendiren üç uzman, bu alanda STK’ların etkisinin düşük olmasının nedenlerini sıralıyor.  </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">STK’ların iklimle ilgili faaliyetleri, savunuculuk ve farkındalık gibi alanlara sıkıştı.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">STK’ların iklimle ilgili faaliyetlerinin savunuculuk ve farkındalık gibi alanlara sıkıştığını söyleyen Özgür Gürbüz’e göre, </span><b>sivil toplum iklim politikaların şekillenmesinde sınırlı bir etkiye sahip.  </b><span style="font-weight: 400;">Ümit Şahin, bu sınırlı etkiyi yaratan çevre STK&#8217;ları ile iklim hareketinin de belirli konulara odaklandığını kaydediyor:</span> <span style="font-weight: 400;">İklim alanında çalışan STK’lar, uluslararası anlaşmalara katılma ve iklim politikalarında aktif olma gibi konularda girişken. Çevreci STK’lar ise iklim krizinin uyum konularında faaliyetlerini yoğunlaştırıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Önder Algedik genel olarak Türkiye’de iklim konusunda STK’ların etkili olmadıklarını düşünüyor.  Buna karşın Algedik, toplumun bu alanda etkili olduğuna inanıyor. Algedik’e göre </span><b>sivil toplumun etkisizliğinin bir nedeni, hükümetin STK’ları muhatap almaması.</b><span style="font-weight: 400;"> Bir diğer nedeni de STK’ların sorunlardan çok fon bulmaya öncelik vermesi. Algedik, İstanbul’da yakında açılacak olan </span><a href="https://www.gazeteduvar.com.tr/avrupanin-en-buyuk-cop-yakma-tesisi-istanbulda-aciliyor-makale-1522444" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">çöp yakma fabrikasına</span></a><span style="font-weight: 400;"> STK’ların ilgisiz kalmasını, bu tespitlerine dayanak olarak gösteriyor. Toplumun iklim krizine ilgi ve etkisinin STK’lardan büyük olmasına ise Algedik Sinop </span><a href="https://bianet.org/biamag/toplum/162960-gerze-de-termik-santrali-nasil-yaptirmadik" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Gerze’de termik santralin yapımının engellenmesi</span></a><span style="font-weight: 400;">ni</span><span style="font-weight: 400;"> örnek olarak gösteriyor. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum, iklim krizinin sadece çevre örgütlerinin sorunu olmadığını anlatmakta zorlanıyor.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Algedik’ten farklı olarak Özgür Gürbüz, STK’ların iklim konusunda başarılı ve başarısız olduğu konular ayırımı yapıyor. İklim alanında bazı savunuculuk çalışmalarının etkili sonuçlar verdiğini belirten Gürbüz, iletişim alanında da medyanın eskisine göre daha iyi durumda olduğunu kaydediyor.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/konda-siyasi-parti-destekcileri-iklim-degisikli-insan-faaliyeti-sonucu.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-71622 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/konda-siyasi-parti-destekcileri-iklim-degisikli-insan-faaliyeti-sonucu-640x358.jpg" alt="İklim Krizi Sivil Toplum Krizin Neresinde " width="640" height="358" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/konda-siyasi-parti-destekcileri-iklim-degisikli-insan-faaliyeti-sonucu-640x358.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/konda-siyasi-parti-destekcileri-iklim-degisikli-insan-faaliyeti-sonucu.jpg 643w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Algedik gibi Gürbüz de sivil toplumun iklim politikalarını etkilemede yetersiz kalmasında siyasilerin kritik öneminden söz ediyor. Gürbüz’e göre, bu durum, </span><b>hem hükümetin karar sürecine katılıma imkân vermeyen tutumundan hem de sivil toplumun daha az mücadele vermesinden kaynaklanıyor.</b><span style="font-weight: 400;"> Bu iki faktöre ek olarak Gürbüz, sivil toplumun iklim krizinin sadece çevre örgütlerinin sorunu olmadığını anlatmakta zorlandığına da dikkat çekiyor.      </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Söz konusu tespitlere benzer şekilde Ümit Şahin, </span><b>Türkiye’de çevre örgütlerinin kapasitelerinin yüksek olmasına rağmen karar süreçlerine sivil toplumu dahil etmeyen sistem nedeniyle iklim politikaları üzerinde de etkili olamadıklarını </b><span style="font-weight: 400;">kaydediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ümit Şahin, iklim gibi hayati sorunlarla uğraşan ve radikal politikalar önermek zorunda olan STK’ların daha çok muhalefet etmek ve direnmek zorunda olduklarını not ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özgür Gürbüz, mevcut koşulların iklim alanında çalışmayan sivil aktörlerin dahil olacağı çözümleri hayata geçirmek için STK’lar arasında işbirliği ihtiyacına işaret ediyor. Gürbüz, bu ihtiyacı bazı örneklerle açıklıyor: iklim adaleti konusunda göçmenler, kadınlar, yoksullar gibi toplumun farklı kesimleriyle birlikte çalışan STK’ların deneyimlerine ve işbirliğine ihtiyaç duyulurken; örneğin kömür madeninde çalışan işçilere yenilenebilir enerji sektöründe iş yaratmak için sendikaların sürece dahil edilmesi gerekiyor.  </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/17/turkiyede-iklim-kriziyle-mucadelede-sivil-toplum-1-iklim-krizi-sivil-toplum-krizin-neresinde/">İklim Kriziyle Mücadelede Sivil Toplum (1) &lt;br&gt; Sivil Toplum Krizin Neresinde? </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/17/turkiyede-iklim-kriziyle-mucadelede-sivil-toplum-1-iklim-krizi-sivil-toplum-krizin-neresinde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Açık Radyo 25 Yaşında!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/18/acik-radyo-25-yasinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Tolga Akkuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2020 09:51:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Podcast]]></category>
		<category><![CDATA[Açık Radyo]]></category>
		<category><![CDATA[Caretta Ekolojik Ahval]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Madra]]></category>
		<category><![CDATA[Ümit Şahin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=62703</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Sayfalar, Kültürhane Mersin ve ÇİTTA Çukurova İnsan Tohum Toprak Atölyeleri işbirliği ile hazırlanan Caretta Ekolojik Ahval’in bu haftaki programında Açık Radyo Açık Yeşil ekibini konuk ediyoruz. Ömer Madra ve Ümit Şahin ile 25. yaşını 13 Kasım’da kutlayan Açık Radyo’yu, her Çarşamba 10:30’da fm 95.0 bandı ile acikradyo.com.tr’den dinleyicileriyle buluşan Açık Yeşil’i ve Kainatın Tüm Seslerine, Renklerine ve Titreşimlerine Açık Radyo’nun hayatımıza kattıklarını konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/18/acik-radyo-25-yasinda/">Açık Radyo 25 Yaşında!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;">Radyo fikrinin oğlu Cem Madra’dan geldiğini ifade eden Ömer Madra, esin kaynaklarının ise Antoine de Saint-Exupéry’in ‘Gece Uçuşu’ kitabındaki uçağı düştükten sonra yaşamak zorunda kaldığı ıssız yerde tek iletişim kaynağı radyo olan kahraman olduğunu ifade etti. 26 sene önce tuttuğu fihristinde yer alan tanıdıklarına A harfinden başlayarak bu radyo fikrini açtığını, daha H harfine yeni gelmişken Açık Radyo’nun kurulduğunu aktaran Madra, &#8220;Kendimi öteden beri bir 68’li olarak sayıyorum ve o yaşta da kaldım aslında. 68 hareketindeki en etkili araç sanıyorum radyo idi. Ben, Neşet Ertaş’ın programını da aslında rock’n roll dinleyicisi olsam da Ankara Radyosu’ndan dinlerdim. Onu bir çeşit Türk blues ustası da sayabiliriz. Özel radyolar kurulmaya başladığın esnada oğlum Cem Madra’nın önerisi ile bu düşünceyi arkadaşlarıma açtım. Çok büyük bir ilgi oldu bu düşüncemize ve adı Açık Radyo olsun dedik” şeklinde konuştu.</p>
<p style="font-weight: 400;">2008 Mayıs’ından bugüne devam eden Açık Yeşil’i Ömer Madra ile birlikte hazırlayıp sunan Ümit Şahin ise doktora yıllarında, o dönem test yayınına başladığı günden itibaren Açık Radyo’yu dinlediğini söyledi. 2005’te Agora Yayınları’ndan Osman Akınhay’ın önerisi ile iklim krizine yönelik bir söyleşi kitabı için Ömer Madra ile görüştüklerini dile getiren Şahin, 2007’de yayımlanan “Neden Daha Fazla Bekleyemeyiz: Küresel Isınma ve İklim Krizi” kitabının akabinde ise Madra’nın önerisi ile Açık Yeşil macerasının başladığını sözlerine ekledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Caretta Ekolojik Ahval’i hazırlayan ve sunan Alper Tolga Akkuş ise, Açık Radyo’ya dair anımsadığı bir anekdotu; “Dinleyici Destek Günlerinden birinde Ayşe Buğra radyo ile nasıl tanıştığını şu sözlerle paylaşmıştı. Açık Radyo, Charles Bukowski’nin “Kasabanın En Güzel Kızı” öyküsünü yayın sırasında okuyunca o dönemin sansür komisyonu radyoyu 15 günlüğüne kapatır. 15. günün son saatlerinde o sırada masası başında çalışmakta olan Buğra, gece yarısına çok az vakit kala 94.9 frekansını yasak sonrası nasıl bir şekilde başlanacağını merak ederek açar. Saatler 00:00 olduğu ve Açık Radyo yayına geçtiğinde çalan parça ise, “Ayılana gazoz, Bayılana limon”dur. Ayşe Buğra, o an Açık Radyo’nun kendi radyosu olduğunu fark eder” sözleri ile aktardı.</p>
<p><iframe title="Spotify Embed: Açık Radyo 25 Yaşında" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/5UE6K7lPtP2jve1hoxjb2y?si=c2Y7Ip5DTjS9oHXy1Hg9Ag&#038;utm_source=oembed"></iframe></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/18/acik-radyo-25-yasinda/">Açık Radyo 25 Yaşında!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul’un Artık Kent Konseyi Var Uzaktaki Kalabalıklar Değil Karar Veren Katılımcılar Olmak</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/25/istanbulun-artik-kent-konseyi-var-uzaktaki-kalabaliklar-degil-karar-veren-katilimcilar-olmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlem Temena]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Oct 2019 08:44:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Aslı Aydıntaşbaş]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükşehir Kent Konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[Çiçekçiler Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Demet Evgar]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem İmamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Tabip Odası]]></category>
		<category><![CDATA[Mert Fırat]]></category>
		<category><![CDATA[TMMOB]]></category>
		<category><![CDATA[Tülin Hadi]]></category>
		<category><![CDATA[Ümit Şahin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=43648</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun girişimiyle  İstanbul’un ilk Büyükşehir Kent Konseyi kuruldu. İstanbul Kent Konseyi Başkanlığı’na ise mimar Tülin Hadi seçildi. Bünyesinde bir çok dernek ve STK olan Kent Konseyi’nin çalışmaları merakla bekleniyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/25/istanbulun-artik-kent-konseyi-var-uzaktaki-kalabaliklar-degil-karar-veren-katilimcilar-olmak/">İstanbul’un Artık Kent Konseyi Var &lt;br&gt;Uzaktaki Kalabalıklar Değil Karar Veren Katılımcılar Olmak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Uzun süredir hem İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi hem de yerel yönetimler ve STK’ların kurulmasını istediği İstanbul Büyükşehir Kent Konseyi geçtiğimiz hafta sonu Olağan Kurul Toplantısını gerçekleştirerek kuruluşunu ilan etti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-43655 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/tulin1.jpg" alt="" width="247" height="268" />İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun seçim vaatleri arasında yer alan İstanbul Büyükşehir Kent Konseyi’nde, Yönetim Kurul Başkanıyla birlikte 42 asil üye 42 de yedek üye yer alıyor. Başkanı Mimar Tünde Tülin İlhan (Tülin Hadi) olarak belirlenen İstanbul Kent Konseyi’nde, Çiçekçiler Derneği, TMMOB, İstanbul Tabip Odası tarafından yetkilendirilen üyeler de yer alıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sabancı Üniversitesi’nde İklim Uyum Politikası çalışanı Dr. Ümit Şahin, gazeteci Aslı Aydıntaşbaş, oyuncu Mert Fırat ve Demet Evgar, TFF İstanbul İl Temsilcisi Ali Tanrıyaşükür ve Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü&#8217;nden Öğretim Üyesi Feyza Akınerdem gibi isimler de konseyin çalışmalarına katkıda bulunacak.</span></p>
<p><b>‘STK’lar Katkı Sunmak İçin Heyecanlılar’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uzun süredir beklenen Kent Konseyi’nin ilanının ardından İstanbullar merakla çalışmaları beklemeye başladılar. ‘İstanbul’u katılımcı bir anlayışla yönetmek’ şiarıyla kurulan Kent Konseyi’nin üyesi Feyza Akınerdem, “Konseyin ilk defa kurulması İstanbul Büyükşehir belediyesinin daha katılımcı bir yönetimi benimseyeceğine dair bir iyi niyet göstergesi olarak oldukça önemli. Benim gözlemlediğim kadarıyla çok sayıda yerel STK bu konseyin bir parçası ve bu konseyin çalışmalarına katkı sunmak konusunda da oldukça heyecanlılar. Mahalle düzeyinde örgütler, kadın dernek ve vakıfları, çocuk, yaşlı, engelli, kent yaşamı gibi bir çok konuda hak temelli çalışan sivil toplum örgütleri ile bunu paylaşmak oldukça heyecan verici.” yorumunda bulunuyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-43653 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/feyza.jpg" alt="" width="298" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/feyza.jpg 500w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/feyza-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 298px) 100vw, 298px" />Feyza Akınerdem’e ‘katılımcı bir kent yönetimi’ soruyoruz. ‘Uzaktaki kalabalıklar olmak yerine katılımcı olma fikrinin’ hayata geçmesinin kıymetli olduğunun altını çizen Akınerdem, “Ben katılımcı anlayıştan, yöneticilerin kullanıcısı olmadıkları halde kendi önceliklerine göre tasarladıkları kent hizmetlerinin yerini, o hizmetin gerçekten alıcılarının tasarımına katkı sundukları hizmetlerin sunulmasını anlıyorum. Uzaktaki kalabalıklar olmak yerine karar veren katılımcılar olma fikri kent sakinleri için çok kıymetli. Ancak bu sözde kalmamalı, gerçekten icraata geçmeli diye düşünüyorum.” diyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Konsey üyelerinin, İstanbul’un farklı bileşenleriyle nasıl bir çalışma yürüteceği de yakından takip edilecek konular arasında. Birçok STK’nın Kent Konseyi içerisinde yer aldığının alını çizen Akınerdem sözlerini şöyle sonlandırıyor; “Nasıl çalışacağı ise bileşenlerinin benim gözlemlediğim kadarıyla çok sayıda yerel STK bu konseyin bir parçası ve bu konseyin çalışmalarına katkı sunmak konusunda da oldukça heyecanlılar. Mahalle düzeyinde örgütler, kadın dernek ve vakıfları, çocuk, yaşlı, engelli, kent yaşamı gibi bir çok konuda hak temelli çalışan sivil toplum örgütleri ile bunu paylaşmak oldukça heyecan verici.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/25/istanbulun-artik-kent-konseyi-var-uzaktaki-kalabaliklar-degil-karar-veren-katilimcilar-olmak/">İstanbul’un Artık Kent Konseyi Var &lt;br&gt;Uzaktaki Kalabalıklar Değil Karar Veren Katılımcılar Olmak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklim Aktivisti Ümit Şahin: “Ekolojik Denge Mücadelesi Demokrasi Mücadelesidir”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/04/iklim-aktivisti-umit-sahin-ekolojik-denge-mucadelesi-demokrasi-mucadelesidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Uçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Oct 2019 07:25:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[fosil yakıt]]></category>
		<category><![CDATA[Greta Thunberg]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Ümit Şahin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=42861</guid>

					<description><![CDATA[<p>İklim krizinde geldiğimiz noktayı ve bu krize karşı çıkmanın yollarını Sivil Sayfalar’a değerlendiren İklim Aktivisti Ümit Şahin, “İklim krizi için de ekolojik denge için de verilen mücadele bir demokrasi mücadelesidir. Diğer sorunları çözmek için nasıl siyasi mücadele veriliyorsa iklim krizi de ancak bu tür bir mücadele ile çözülebilir.” Diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/04/iklim-aktivisti-umit-sahin-ekolojik-denge-mucadelesi-demokrasi-mucadelesidir/">İklim Aktivisti Ümit Şahin:&lt;br&gt; “Ekolojik Denge Mücadelesi Demokrasi Mücadelesidir”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe loading="lazy" title="Ümit Şahin Röportajı" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/VWcZYvoK_G0?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Karbonsuz ekonomiye geçişin teknolojik ve ekonomik olarak mümkün olduğunu belirten Ümit Şahin, “İnsanların bu dönüşümü gerçekçi bulmamalarının sebebi politik olarak buna inanmamalarıdır. Çünkü güç odaklarının kim olduğu belli. Hâlâ fosil yakıtlar dünya politikasını şekillendirmeye devam ediyor. Bu yüzden de şirketler son derece güçlü. Eğer politik bir dönüşüm yaratılamazsa, şirketlerin hükümetleri kontrol etmesi böyle devam ederse politik olarak bunu değiştirmek bugünkü sistem içerisinde  pek kolay değil. Siyasi mücadele vermeden, güç odaklarının egemenliğine meydan okumadan, iklim krizini zaten çözemezsiniz. En güzel mücadeleyi Greta yapıyor. Herkese onu  izlemesini tavsiye ederim.” Diyor.</p>
<p>Video: Emine Uçak</p>
<p>Kurgu: Mehmet Emin İlbeyli</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/04/iklim-aktivisti-umit-sahin-ekolojik-denge-mucadelesi-demokrasi-mucadelesidir/">İklim Aktivisti Ümit Şahin:&lt;br&gt; “Ekolojik Denge Mücadelesi Demokrasi Mücadelesidir”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
