<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>uluslararası çalışma örgütü arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/uluslararasi-calisma-orgutu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/uluslararasi-calisma-orgutu/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 11 Jun 2021 07:29:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>uluslararası çalışma örgütü arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/uluslararasi-calisma-orgutu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çocuk İşçilerin Sayısı 160 Milyona Yükseldi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/11/cocuk-iscilerin-sayisi-160-milyona-yukseldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Jun 2021 07:20:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk İşçiliği]]></category>
		<category><![CDATA[İLO]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası çalışma örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[unicef]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=71269</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), çocuk işçiliğinin 160 milyona ulaştığını belirtirken, COVID-19 küresel salgını nedeniyle dokuz milyon ilave çocuğun risk altında olduğu konusunda uyarıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/11/cocuk-iscilerin-sayisi-160-milyona-yukseldi/">Çocuk İşçilerin Sayısı 160 Milyona Yükseldi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve UNICEF’in yayınladığı <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/ilo-unicef-cocuk-isciligi-2020-kuresel-tahminler-egilimler-ve-onumuzdeki-yol/" target="_blank" rel="noopener">“<em>Çocuk İşçiliği: 2020 Küresel Tahminler, Eğilimler ve Önümüzdeki Yol”</em><em> </em></a>başlıklı yeni rapora göre, çocuk işçi olarak çalışan çocukların sayısı son dört yılda 8,4 milyon artarak dünya genelinde 160 milyona yükseldi; COVID-19 salgınının etkileri nedeniyle de milyonlarca çocuk daha risk altında.</p>
<p>12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü öncesinde yayınlanan raporda, çocuk işçiliğinin sona erdirilmesine yönelik kaydedilen ilerlemenin 20 yıldır ilk kez durduğu, 2000 ile 2016 yılları arasında çocuk işçilerin sayısında yaşanan 94 milyonluk azalma ile sağlanan düşüş eğilimini tersine çevirdiği konusunda uyarılar yer alıyor.</p>
<p>Raporda, şu anda dünyadaki çocuk işçi sayısının yarısından fazlasını oluşturan 5 ila 11 yaşlarındaki çocuk işçilerin sayısında önemli artış olduğuna dikkat çekiliyor. Çocukların sağlığına, güvenliğine veya ahlakına zarar verebilecek işler olarak tanımlanan tehlikeli işlerde çalışan 5 ila 17 yaşlarındaki çocukların sayısı ise 2016 yılından bu yana 6,5 milyon artarak 79 milyona yükseldi.</p>
<p>“Yeni tahminler bizim için bir uyarı niteliğinde. Yeni nesil çocuklar da riske atılırken, bu duruma seyirci kalamayız,” diyen ILO Genel Direktörü Guy Ryder, “Kapsayıcı sosyal koruma sayesinde aileler, ekonomik zorluklarla karşı karşıya olsalar bile çocuklarının okulda kalmasını sağlayabilmektedir. Burada, kırsal kalkınma ve tarımda insana yakışır iş konularına daha fazla yatırım yapılması son derece büyük önem arz ediyor. Birçok şeyin vereceğimiz tepkilere bağlı olduğu kritik bir noktadayız. Zaman, adanmışlığımızı ve enerjimizi yeniden göstererek ve bu kritik noktayı atlatarak, yoksulluk ve çocuk işçiliği döngüsünü kırmanın zamanıdır” diye ekledi.</p>
<p>Sahraaltı Afrika’da nüfus artışı, yinelenen krizler, aşırı yoksulluk ve sosyal koruma önlemlerinin yetersiz kalması nedeniyle son dört yılda 16,6 milyon çocuk daha çocuk işçi olarak çalışmaya başladı.</p>
<p>2016 yılından beri bu konuda gelişmelerin yaşandığı Asya, Pasifik, Latin Amerika ve Karayipler gibi bölgelerde bile, kaydedilen bu gelişmeler COVID-19 nedeniyle tehlike altında.</p>
<p>Rapor, küresel salgının sonucunda 2022 yılının sonuna kadar dünya genelinde dokuz milyon çocuğun daha çocuk işçiliğine sürükleneceği yönünde uyarıda bulunuyor. Bir simülasyon modeline göre, eğer çocuklar kritik öneme sahip olan sosyal koruma kapsamına erişemezse bu sayı 46 milyona kadar yükselebilir.</p>
<p>COVID-19 nedeniyle yaşanan ekonomik sarsıntılar ve okulların kapanması da, halihazırda çocuk işçi olarak çalışan çocukların daha uzun saatler boyunca veya daha da kötüleşen koşullar altında çalışacak olması, çok daha fazla çocuğun ise kırılgan ailelerin yaşadığı iş ve gelir kayıpları nedeniyle en kötü biçimlerdeki çocuk işçiliğine zorlanacağına işaret ediyor.</p>
<p>UNICEF İcra Direktörü Henrietta Fore, “Çocuk işçiliğiyle mücadelemizde zemin kaybediyoruz; geçtiğimiz yıl ise bu mücadelemizi daha da zorlaştırdı” dedi.</p>
<ul>
<li>Küresel salgın nedeniyle uygulanan genel tecritler, okulların kapanması, ekonomik aksamalar ve milli bütçelerde görülen daralmaların ikinci yılına girdiğimiz bugünlerde, aileler yürek burkan seçimler yapmak zorunda kalıyor. Hükümetleri ve uluslararası kalkınma bankalarını, çocukları işgücünden çekerek okula geri döndürecek programlara ve ailelerin, en başta bu tür kararlar almamasını sağlayabilecek sosyal koruma programlarına yapılacak yatırımlara öncelik vermeye çağırıyoruz.</li>
</ul>
<p>Raporda yer alan diğer temel bulgular şu yönde:</p>
<div>
<ul>
<li>Çocuk işçilerin yüzde 70’i (112 milyon) tarım sektöründe, yüzde 20’si (31,4 milyon) hizmet sektöründe, yüzde 10’u (16,5 milyon) ise sanayide yer alıyor.</li>
</ul>
</div>
<div>
<ul>
<li>Çocuk işçi olarak çalışan 5 ile 11 yaş arasındaki çocukların yaklaşık yüzde 28’i, 12 ile 14 yaş arasındaki çocukların ise yüzde 35’i eğitim dışında kalıyor.</li>
</ul>
</div>
<div>
<ul>
<li>Çocuk işçiliği, her yaştaki erkek çocukları arasında kız çocuklarından daha yaygın görülüyor. Haftada en az 21 saat yapılan ev işleri hesaba katıldığında ise, çocuk işçiliğinde görülen cinsiyete dayalı fark azalıyor.</li>
</ul>
</div>
<div>
<ul>
<li>Kırsal alanlarda çocuk işçiliğinin görülme sıklığı (yüzde 14), kentsel alanlardakinden (yüzde 5) neredeyse üç kat daha yüksek.</li>
</ul>
</div>
<p>Çocuk işçi olarak çalıştırılan çocuklar bedensel ve zihinsel zarar görme riski altında. Çocuk işçiliği çocukların eğitimini tehlikeye atar, sahip oldukları hakları ve gelecekteki fırsatlarını kısıtlar ve yoksulluk ve çocuk işçiliğinden oluşan, nesiller arası sürecek bir kısır döngüye yol açar. Çocuk işçiliğinde görülen artış eğilimini tersine çevirmek amacıyla, ILO ve UNICEF şu çağrılarda bulunuyor:</p>
<div>
<ul>
<li>Evrensel çocuk yardımı da dahil olmak üzere, herkes için yeterli sosyal koruma.</li>
</ul>
</div>
<div>
<ul>
<li>Kaliteli eğitime ve COVID-19 öncesinde de eğitimden mahrum olan çocuklar da dahil, tüm çocukların okula geri dönmesine yönelik daha fazla para harcanması.</li>
</ul>
</div>
<div>
<ul>
<li>Aileler, aile gelirine katkıda bulunması için çocuklarının yardımına başvurmak zorunda kalmasın diye yetişkinler için insana yakışır işlerin teşvik edilmesi</li>
</ul>
</div>
<div>
<ul>
<li>Çocuk işçiliğini etkileyen zararlı toplumsal cinsiyet normlarının yok edilmesi ve ayrımcılığa son verilmesi.</li>
</ul>
</div>
<div>
<ul>
<li>Çocuk koruma sistemleri, kırsal kalkınma, kırsal kamu hizmetleri, altyapı ve geçim imkanlarına yönelik yatırımlar yapılması.</li>
</ul>
</div>
<p>Çocuk İşçiliğinin Sona Erdirilmesi Uluslararası Yılı kapsamında, UNICEF ve ILO’nun da ortakları arasında bulunduğu İttifak 8.7 küresel ortaklığı, Üye Devletleri, işletmeleri, sendikaları, sivil toplumu ve bölgesel ve uluslararası örgütleri, somut eylemler gerçekleştireceklerine dair söz vererek çocuk işçiliğinin sona erdirilmesine yönelik küresel mücadelede gösterdikleri çabayı artırmaları yönünde destekliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/11/cocuk-iscilerin-sayisi-160-milyona-yukseldi/">Çocuk İşçilerin Sayısı 160 Milyona Yükseldi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İLO&#8217;dan Covid-19 Ortamında Güvenli Çalışma Rehberi&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/28/ilodan-covid-19-ortaminda-guvenli-calisma-rehberi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 May 2020 10:40:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19 Ortamında İşe Güvenli ve Sağlıklı bir Dönüş]]></category>
		<category><![CDATA[İLO]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası çalışma örgütü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=54339</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) COVID-19 döneminde çalışanların güvenli ve sağlıklı bir şekilde işlerine geri dönebilmeleri için rehber niteliğinde iki rapor yayımladı. Hükümetler, küresel olarak birçok işletmenin yeniden sahalara dönebilmesi için yeşil ışık yakarken; ILO, işçilerin güvenli bir şekilde çalışabilmelerini sağlamak amacıyla bir kontrol listesi oluşturuyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/28/ilodan-covid-19-ortaminda-guvenli-calisma-rehberi/">İLO&#8217;dan Covid-19 Ortamında Güvenli Çalışma Rehberi&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-54341 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/ise-guvenli-saglikli-donus-640x747.jpg" alt="Covid-19 Ortamında İşe Güvenli ve Sağlıklı bir Dönüş" width="221" height="258" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/ise-guvenli-saglikli-donus-640x747.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/ise-guvenli-saglikli-donus.jpg 775w" sizes="(max-width: 221px) 100vw, 221px" />“Covid-19 Ortamında İşe Güvenli ve Sağlıklı bir Dönüş” başlıklı rehber raporda Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), işe dönüş politikalarının ekonomik, siyasi ve çevresel stratejilerin merkeze alındığı, uluslararası hakların ve standartların gözetildiği, insan merkezli bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulamakta. ILO’ya göre krizin ardından yeniden açılan işletmelerin virüsün enfeksiyon oranının düşmesi için işbirliği yapması gerekiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yayımlanan rapor, (i) kademeli ve güvenli bir şekilde işe dönüş için ulusal politika rehberliği geliştirmede hükümetlere, işverenlere ve işçi kuruluşlarına yardımcı olmayı; (ii) işyerleri düzeyinde risk değerlendirmeleri ve belirli bir kontrol hiyerarşisine göre koruyucu önlemlerin uygulanması için yönergeler sağlamayı amaçlıyor.</span></p>
<p><b>İşte Güvenlik ve Sağlık</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yılda yaklaşık 2 milyon 780 bin kişi iş kazaları ya da işleri ile ilgili hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Bunun yanında 374 milyon kişi, işyerinde 4 günden fazla devamsızlığa neden olacak derecede, ölümcül olmayan yaralanmalarla karşı karşıya geliyor. Söz konusu sınavların insani yükü oldukça ağır olmakla birlikte; iş sağlığı ve güvenliğinde oluşan zafiyetlerin getirdiği yıllık ekonomik yükün Gayri Safi Yurtiçi Hasıla&#8217;nın (GSMH) yüzde 3,94&#8217;ü olduğu tahmin edilmekte!</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-54342 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/is-kazasi.jpg" alt="İş kazaları" width="315" height="210" />Uluslararası Çalışma Örgütü ise, işle ilgili kazaların, yaralanmaların ve hastalıkların boyutları ve sonuçları hakkında dünya çapında bir farkındalık yaratmayı; her düzeyde eylemi teşvik edebilmek için tüm işçilerin sağlık ve güvenliğini uluslararası gündemde tutmayı amaçlıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">ILO’nun Rehberlik Notu, güvenli işe dönüş oluşturulması için normatif çerçeve sağlayan; ILO ihtisas rehberlik dokümanları ve Uluslararası Çalışma Standartları’ndan yararlanarak hazırlanmakta. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-54343 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/Deborah-Greenfield.jpg" alt="Deborah Greenfield" width="319" height="186" />Covid-19 krizi sonrasında işe geri dönebilmek için çalışanların gereksiz risklere maruz kalmayacaklarından emin olması gerektiğini vurgulayan ILO Genel Direktör Yardımcısı Deborah Greenfield’e göre “işletmeler ve ekonomilerin bir an önce tekrar faaliyete geçebilmesine yardım etmek için, çalışanlar bu yeni önlemler konusunda işbirliği yapmalı. Bunun yanında yaşamları ve sağlıkları için ciddi bir tehlike arz ettiğine inanan ve makul gerekçelere sahip olan çalışanlar herhangi bir durumdan çekince hakkına sahip olabilmeli. Ancak bu şekilde çalışanların riskli sonuçlardan korunabilmesini mümkün kılabiliriz.”</span></p>
<p><b>Covid-19’lu İş Güvenliğinde 10 Madde</b><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">ILO ayrıca, Covid-19 bağlamında güvenli bir işe dönüş için önleyici tedbirler konusunda işverenlere, işçilere ve temsilcilerine rehberlik sağlamayı amaçlayan on maddelik bir eylem planı yayınladı. Planda hem işçilere hem de işverenlere odaklanan ILO, işçilerin kişisel hijyeni ve işverenlerin hijyen konusundaki hassasiyetine dikkat çekmekte. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-54344 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/covid-19lu-is-guvenliginde-10-madde-640x742.jpg" alt="Covid-19’lu İş Güvenliğinde 10 Madde " width="365" height="424" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/covid-19lu-is-guvenliginde-10-madde-640x742.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/covid-19lu-is-guvenliginde-10-madde.jpg 750w" sizes="auto, (max-width: 365px) 100vw, 365px" />ILO’ya göre yaşlı çalışanlar, hamile çalışanlar, kronik sağlık sorunları olanlar, mülteciler, göçmenler ve kayıt dışı sektördeki çalışanlar dâhil olmak üzere şiddetli hastalık riski yüksek olan işçilerin ihtiyaçları dikkate alınmalı. Bunun yanında cinsiyet, sağlık durumu ve diğer faktörlerle ilgili ayrımcılık yapılmamasına özellikle dikkat edilmelidir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunun yanında Covid-19’un karakteristik özellikleri göz önünde bulundurulduğunda risk altındaki kişiler için çeşitli önlemleri almak şart! Bu noktada ILO işyerinde risklerin değerlendirilmesinde 5 adımlı bir yaklaşım metodu geliştirilebileceğini vurgulamakta:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Covid-19 riski için tehlikeleri tanımlamalı!</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Olası bir risk durumunda kimlerin nasıl zarar görebileceğini kurgulayabilmeli!</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Riskleri değerlendirmeli, güvenlik önlemlerine karar vermeli ve sağlık için kontrol önlemleri alınmalı!</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Hangi risk kontrol önlemlerinin ve zaman dilimlerinin uygulanacağı hususunda kimin sorumlu olduğunu kaydetmeli!</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Bulguları not almalı, risk değerlendirmesini izlemeli ve gerektiğinde güncellemeli!</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Salgının küresel işgücü piyasası üzerindeki etkisi üzerine yaptığı son analizde ILO, 18-29 yaş arasındaki her altı kişiden birinin salgınla birlikte çalışmayı bırakmak zorunda kaldığını ifade etmekte. ILO’ya göre bu durum gençlerin istihdam umutlarını giderek söndürmekte. </span></p>
<p><b>Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">ILO, Birleşmiş Milletler’in çalışma hayatındaki uzman kuruluşudur. 1919 yılında kurulmuştur ve merkezi İsviçre&#8217;nin Cenevre kentinde bulunmaktadır. Birleşmiş Milletler kuruluşları içinde hükümet, işveren ve işçiden oluşan üçlü yapıya sahip tek kuruluş olan ILO, sosyal adaletin temel unsurları olan insan haklarına saygıyı, saygın yaşam standartlarını, insanca çalışma koşullarını, istihdam olanaklarını ve ekonomik güvenceleri geliştirmeye ve tüm çalışanlara ulaştırmaya çaba göstermektedir. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/28/ilodan-covid-19-ortaminda-guvenli-calisma-rehberi/">İLO&#8217;dan Covid-19 Ortamında Güvenli Çalışma Rehberi&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınlar, Erkeklerden Yüzde 20 Daha Az Kazanıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/03/kadinlar-erkeklerden-yuzde-20-daha-az-kazaniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Dec 2018 10:15:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel Ücretler Raporu]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası çalışma örgütü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32860</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO), son yayımladığı Küresel Ücretler Raporu’na göre, dünyadaki kadınların erkeklere göre yüzde 20 az daha kazanıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/03/kadinlar-erkeklerden-yuzde-20-daha-az-kazaniyor/">Kadınlar, Erkeklerden Yüzde 20 Daha Az Kazanıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>136 ülkeden verilere dayanarak hazırlanan rapor,  küresel ücret artışı oranının 2016’da yüzde 2,4 iken 2017’de yüzde 1,8’e düştüğünü ortaya koydu. Raporda, 2017’de küresel ücret artışının, 2008’den bu yana en düşük seviyede görüldüğü, küresel finansal kriz öncesi ücretlerin de çok gerisinde kaldığı vurgulandı.</p>
<p>G20 içindeki<strong> ‘gelişmiş ülkeler’</strong>de 2016’da yüzde 0.9 olan küresel ücret artışı 2017’de yüzde 0.4’e gerilerken, buna karşılık, G20 içindeki <strong>‘yükselen ve gelişmekte olan ülkeler’</strong>de ise ücret artışı 2016’da yüzde 4.9 iken 2017’de yüzde 4.3 oranında seyretti. Türkiye’de ise ortalama ücret artışı 2017 yılında yüzde 1’e düştü.</p>
<p><strong>Cinsiyete dayalı ücret eşitsizliği kabul edilemez düzeyde</strong></p>
<p>ILO, cinsiyete dayalı ücret farkını hesaplamak için 70 ülkeden ve dünya genelinde ücretli çalışanların yaklaşık yüzde 80’ini kapsayan veriler topladı. Bu verilere göre, dünya genelinde kadınlar hala erkeklere göre yaklaşık yüzde 20 daha az kazanıyor. ILO direktörü Guy Ryder’a göre sonuçlar endişe verici:  “Toplumsal cinsiyet farkı, günümüzün sosyal adaletsizliğin en büyük tezahürlerinden birini temsil ediyor ve tüm ülkeler eşitsizliğin altında yatan nedenleri daha iyi anlamaya çalışmalı ve eşitliği sağlamak için uğraş vermelidir.”</p>
<p>Rapor, yüksek gelirli ülkelerde, yüksek ücretli çalışanlar arasında cinsiyete dayalı ücret farkı daha fazlayken, düşük ve orta gelirli ülkelerde düşük ücretli çalışanlar arasında cinsiyete dayalı ücret farkı daha fazla.</p>
<p>Raporun yazarlarından biri olan ücret uzmanı Rosalia Vazquez-Alvarez, “Birçok ülkede kadınlar erkeklerden daha iyi eğitimli fakat aynı meslek kategorilerinde çalıştıklarında bile, erkeklerden daha düşük ücretler kazanıyor” diyor. Kadın çalışanların ağırlıkta olduğu sektörlerde hem erkeklerin hem de kadınların ücretlerinin daha düşük olduğunun altını çizen Vazques-Alvarez, kadın emeğinin değersizleştirilmesinin ücret eşitsizliğinin en büyük nedeni olduğunu belirtiyor.</p>
<p>Ücretlerdeki cinsiyet eşitsizliğinin bir diğer nedeni de annelik. Rapor, anne olan kadınların, anne olmayan kadınlara göre daha düşük ücretlere sahip olduklarını gösteriyor. Bu, kadınların anne olmalarına bağlı olarak çalışma sürelerini azaltmaları ve daha düşük ücretle aile dostu işlerde çalışmayı tercih etmeleri gibi bir dizi faktörle açıklanabilir. Rapora göre, kadın ve erkek arasında ebeveynlik görevlerinin daha adil bir şekilde paylaşımı, birçok durumda kadınların farklı meslek seçimleri yapmalarını sağlayabilir.</p>
<p><strong>Türkiye’de erkekler yüzde 9.3 daha fazla kazanıyor</strong></p>
<p>Dünyada, erkeklerin kadınlara oranla daha fazla kazandığı ülkelerin başında Sierra Leone geliyor. Batı Afrika’da yer alan ülkede, erkekler kadınlara oranla yüzde 44.6 daha fazla kazanıyor. Bu ülkeyi yüzde 43’le Gambiya ve yüzde 42’yle Pakistan izliyor. Filipinler’de ise durum tam tersi, kadınlar yüzde 6.6’yla erkeklerden daha fazla kazanıyor. Türkiye’de ise erkekler kadınlara oranla yüzde 9,3 oranında fazla kazanıyor.</p>
<p>ILO Küresel Ücretler Raporu’nun İngilizcesine <a href="https://www.ilo.org/global/publications/books/WCMS_650553/lang--en/index.htm" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://esitlikadaletkadin.org/kadinlar-erkeklerden-yuzde-20-daha-az-kazaniyor/?fbclid=IwAR2n566DAYZrkRpWelYnQhZydkBa78O8cAfM8iJ9T55beJBgYoDcOMsqXqI" target="_blank" rel="noopener">Eşitlikadaletkadın.org</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/03/kadinlar-erkeklerden-yuzde-20-daha-az-kazaniyor/">Kadınlar, Erkeklerden Yüzde 20 Daha Az Kazanıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadın istihdamı erken çocukluk eğitimine yatırımla artacak</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2016/03/18/kadin-istihdami-erken-cocukluk-egitimine-yatirimla-artacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Betigül Onay Özman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Mar 2016 07:26:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Arif Yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Bernard Van Leer Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[fırsat eşitliği modeli]]></category>
		<category><![CDATA[fransız kalkınma ajansı]]></category>
		<category><![CDATA[Hacettepe Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ)]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın istihdamı]]></category>
		<category><![CDATA[kadının emeğini değerlendirme vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Kagider-Türkiye Kadın Girişimciler Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[özge berber]]></category>
		<category><![CDATA[uçan balon anaokulları]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası çalışma örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[yiğit aksakoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=4680</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fransız Kalkınma Ajansı, 15-16 Mart’ta Türkiye&#8217;de kadınların saygın işlere katılımını destekleme ve sürekliliğini sağlama konusunda Fransa&#8217;dan ve Türkiye&#8217;den çocuk bakım hizmetleriyle ilgili deneyimlerin ve modellerin konu edildiği etkinlikler gerçekleştirdi. Kamu yetkililerini, yerel yönetimlerden temsilcileri, özel sektör yöneticilerini, sivil toplum ve akademi dünyasını biraraya getiren etkinliklerde, çözüm önerileri ortaya kondu. Ekim 2015’te düzenlenen W20 zirvesiyle G20 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/03/18/kadin-istihdami-erken-cocukluk-egitimine-yatirimla-artacak/">Kadın istihdamı erken çocukluk eğitimine yatırımla artacak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Fransız Kalkınma Ajansı, 15-16 Mart’ta Türkiye&#8217;de kadınların saygın işlere katılımını destekleme ve sürekliliğini sağlama konusunda Fransa&#8217;dan ve Türkiye&#8217;den çocuk bakım hizmetleriyle ilgili deneyimlerin ve modellerin konu edildiği etkinlikler gerçekleştirdi. Kamu yetkililerini, yerel yönetimlerden temsilcileri, özel sektör yöneticilerini, sivil toplum ve akademi dünyasını biraraya getiren etkinliklerde, çözüm önerileri ortaya kondu.</h3>
<h3></h3>
<p>Ekim 2015’te düzenlenen W20 zirvesiyle G20 liderlerine şu konularda çağrılarda bulunulmuştu:</p>
<ul>
<li>eğitim, istihdam ve girişimcilik arasındaki güçlendirilmiş bağlar,</li>
<li>daha iyi sosyal bakım hizmeti mekanizmaları (özellikle de çocuk bakım hizmetleri) sayesinde iş ve hayat arasındaki iyileştirilmiş denge,</li>
<li>ayrımcılıktan arınmış işyerleri,</li>
<li>kadınlar için iyileştirilmiş çalışma koşulları,</li>
<li>kadınların sahip olduğu kurumlara verilen destek.</li>
</ul>
<p>Bu gündemi takip ederek Fransız Kalkınma Ajansı, 15 Mart’ta Türkiye&#8217;de kadınların saygın işlere* katılımını destekleme ve sürekliliğini sağlama konusunda, 16 Mart’ta ise kadınların saygın işlere katılımını desteklemek için Fransa&#8217;dan ve Türkiye&#8217;den çocuk bakım hizmetleriyle ilgili deneyimlerin ve modellerin konu edildiği etkinlikler gerçekleştirdi. Kamu yetkililerini, yerel yönetimlerden temsilcileri, özel sektör yöneticilerini, sivil toplum ve akademi dünyasından temsilcileri biraraya getirerek, çözüm önerilerinin ortaya konulması amaçlandı.</p>
<h4>Türkiye’de her 3 kadından 2’si iş gücü piyasasında değil</h4>
<p>Türkiye’de her 3 kadından 2’si iş gücü piyasasında değil. Kadının iş gücüne katılımındaki en büyük engellerden biri ise çocuk, yaşlı, engelli bakımı. Kadınların %45’i çocuk sahibi olmadan önce çalışmalarına rağmen hali hazırda çalışmıyor. Bu noktada, çocukların erken çocukluk eğitimine erişebiliyor olmaları büyük önem taşıyor. Fakat Türkiye’de erken çocukluk eğitimi ile ilgili bir yasa ya da bir model mevcut değil. Konuya dair bir ulusal eylem planı da yok.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-4683" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/03/kadinistihh.jpg" alt="kadinistihh" width="1632" height="1224" /></p>
<p>Fransız Kalkınma Ajansı’nın düzenlediği ‘Türkiye’de Kadınların Saygın İşlere Katılımını Destekleme ve Sürekliliğini Sağlama’ yuvarlak masa toplantısında konuşan, ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) Program Yöneticisi Özge Berber Ağtaş’ın ortaya koyduğu Türkiye’nin kadın istihdamı ile ilgili tablo hiç parlak değil. OECD ülkelerinin arasında kadınların iş piyasasına katılımında en düşük orana sahip olan Türkiye’de her 3 kadından sadece biri iş gücü piyasasında. 20 milyon kadın iş gücüne dahil değil. İş gücü piyasasında olanlar da nitelik gerektirmeyen işlerde, ağırlıklı olarak hizmet sektöründe. İŞKUR mesleki eğitimlerinin katılımcılarına bakıldığında ise kadınların erkeklerden daha fazla olduğu görülüyor fakat istihdama yansıması aynı oranda olmuyor. İşe yerleştirilen kadınlar ağırlıklı olarak, yine nitelik gerektirmeyen temizlik görevlisi, tekstilde makineci gibi işlere yerleştiriliyor.</p>
<p>Eğitim seviyesi arttıkça, kadının istihdama katılımı da artıyor, nitekim 2014 yılında yükseköğrenim mezunu kadınların iş gücüne katılım oranı %72. Fakat evli kadınlar evli olmayanlara göre iş gücüne daha düşük oranda katılım gösteriyor. Çocuk sayısı arttıkça da kadınların iş gücüne katılımı azalıyor.</p>
<h4>Okul öncesine yatırım inşaata yatırımdan daha fazla kazandırıyor</h4>
<p>İnşaat sektörü yerine okul öncesi eğitime yapılacak aynı miktarda yatırım 2,5 kat kadar iş imkanı sağlıyor. Prof. Dr. İpek İlkkaracan, Türkiye’nin OECD ortalamasını yakalaması için 3.2 milyon çocuğun anaokuluna gitmesi gerektiğinden yola çıkarak, 20 milyar TL’lik bir harcama gerektiğini söylüyor. Bu harcama yapıldığı takdirde, 719 bin kişilik istihdam yaratılıyor, aynı bütçe inşaat sektörüne harcansa, sadece 272 bin iş yaratılıyor. Yapılan simülasyonların işaret ettiği başka bir şey ise, bu harcamalar okul öncesi eğitime yapılırsa, yaratılan işlerin %73’ünde kadınlar çalışacak, aynı harcama inşaata yapıldığında ise %6’sında. Çocuk bakımında yaratılan işlerin %85’i kayıtlı iş iken, inşaat sektöründe bu oran sadece %30. Ayrıca 20 milyar TL’lik yatırım yoksulluğu %1,5 puan düşürürken, inşaat sadece %0,5 düşürüyor. Tüm bu bulgular okul öncesine yapılacak yatırımı her açıdan destekliyor.</p>
<h4>6 yıl önce askıya alınan destek</h4>
<p>İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. İpek İlkkaracan, “Sosyal Bakım Hizmetlerine Yapılan Kamu Yatırımlarının İstihdam, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Yoksulluğa Etkisi Üzerindeki Etkileri: Türkiye Örneği” araştırmasının sonuçlarını paylaştı. 2010 yılında hükümet yetkilileri ile çocuk başına kreş desteği verilmesi tartışılmış, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın desteği ile Bakanlar Kurulu’na tasarı sunulmuş, fakat Maliye ve Ekonomi Bakanlıklarının itirazları ile destek askıya alınmış. Bu çalışmanın gerekçesi bu itiraz. Kreş desteğinin verilmemesinin bir mali soruna dayandırılması, İlkkaracan ve ekibi Türkiye’nin gerekli kaynağı okul öncesine ayırmasının sonuçlarını ortaya koymak istemesine yol açmış.</p>
<h4>İş yerinde fırsat eşitliği, aile yaşamında ise çocuk bakımı için destek şart</h4>
<p>KAGİDER (Türkiye Kadın Girişimciler Derneği) Fırsat Eşitliği Modeli ile iş yerinde kadınlara fırsat eşitliği sağlamayı hedefliyor. Başka bir sivil toplum kuruluşu olan YenidenBiz Derneği ise işe geri dönen &#8211; birçoğunun ara verme sebebi çocuk sahibi olmak-,  kadınlara destek olmayı amaçlıyor.</p>
<p>KEDV (Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı) ise kooperatifler yoluyla mahallelerde toplu çocuk bakımı sağladıkları modeli anlattı. KEDV çocuk bakımı hizmetine ihtiyaç duyan kadınları bir araya getiriyor. Kadınların mahallelerindeki 0-6 yaş çocukların durumlarını ve ihtiyaçlarını analiz etmelerini sağlıyor ve Kadın ve Çocuk Merkezi açmalarına, kurumsal kimlik kazanabilmeleri için bu kadın gruplarının kooperatif kurmalarına destek veriyor. Çocuk bakımı ihtiyacının karşılanmasının yanı sıra, kadınların liderliğinde verilen erken çocukluk eğitimi hizmetlerinin hem yoksulluğun giderilmesinde ve hem de dar gelirli kadınların güçlenmesinde önemli bir strateji olarak görülüyor.</p>
<h4><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-4685" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/03/erkencoc.jpg" alt="erkencoc" width="1500" height="826" /></h4>
<h4>Doğaner: “Türkiye’ye özgü Erken Çocukluk Eğitimi Modeli yok”</h4>
<p>Kadının iş hayatına katılmasının önündeki en büyük engellerden biri, çocuk bakımının kadının sorumluluğu olarak görülüp, Türkiye’de erken çocukluk eğitim olanaklarının gelişmemiş olması.</p>
<p>Türkiye’de 3-5 yaş arasında 3.8 milyon çocuk var, bunlardan 2.7 milyonu erken çocukluk eğitimi ve bakım hizmetlerinden faydalanamıyor. Bununla bağlantılı olarak, kadınların %45’i çocuk sahibi olmadan önce çalışmalarına rağmen hali hazırda çalışmıyor.</p>
<p>Uçan Balon Anaokulları Kurucusu Aysan Doğaner’e göre, Türkiye’de erken çocukluk eğitimi için bir ulusal eylem planının olmaması, Türkiye için uygulanabilir bir model geliştirilmemesi eksikliklerden bazıları. Çocuk bakımı ve okul öncesi alanında nitelikli yönetici ve öğretmen bulunamaması, sektöre yönelik teşvik ve hibelerin olmaması gibi zorluklar da mevcut.</p>
<p>Çocuk bakımı ve okul öncesi hizmetlerin sağlanması ile ilgili yasal çerçeveler tutarlı olmadığı için eleştiriliyor. Yasal çerçevede en çok eleştirilen konulardan biri, 150&#8217;den fazla kadın istihdam eden şirketlerin çocuk bakım hizmetleri için uygun bir yer sağlama zorunluluğu. Mevcut mevzuata rağmen, hüküm bünyesindeki çocuk bakım hizmetlerinin sağlanması özel sektörde oldukça az. Öncelikle, sanayi ve hizmet sektöründeki Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ’ler) toplam girişim sayısının yüzde 99,8’ini oluşturuyor.<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a> Bu nedenle kadın çalışan sayısının 150’ye ulaştığı işletmeleri bulmak kolay değil. Hatta bu sayının 150’ye ulaşmaması için çabalayan şirketler olduğu da tartışılıyor. Diğer yandan, bu hüküm, baştan cinsiyetçi bir içeriğe sahip. 150 “kadın ve erkek” çalışan denilmiyor, çocuğun bakım sorumluluğu baştan sadece kadına yükleniyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-4684" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/03/kagider.jpg" alt="kagider" width="596" height="468" /></p>
<p>KAGİDER, Dünya Bankası desteği, PricewaterhouseCoopers ve Ernst&amp;Young işbirliği ile, 2011 yılında Fırsat Eşitliği Modeli’ni (FEM) hayata geçirdi. Kurumsal yapılarına fırsat eşitliği kültürünü yerleştiren kurumlar, bağımsız bir değerlendirme sürecinden geçerek işe alım, şirket içi eğitim, kariyer planlama ve geliştirme gibi süreçlerdeki eşitsizlikleri saptıyor, eşitlikçi uygulamaları hayata geçirerek iş ortamlarında fırsat eşitliğinin sağlanması ile Fırsat Eşitliği Sertifikası’na sahip olabiliyorlar. FEM’in de amacı bu; iş hayatında fırsat eşitliğinin sağlanması için şirketleri motive etmek.</p>
<h4>Erken çocukluk eğitimi yasasına ihtiyaç var</h4>
<p>Bernard Van Leer Vakfı temsilcisi Yiğit Aksakoğlu ucuz ve erişilebilir erken çocukluk eğitiminin sağlanmasının şart olduğunu vurguluyor. Bunun ise, kısa dönemli hedefler koyarak kaliteden ödün verilerek yapılmaması gerektiği ortada. Türkiye’de standartlar geliştirilmiş durumda ama uygulamada sorunlar var. Üç alanda standartlardan bahsediliyor: Kurum standartları, meslek standartları, ve ailede/evde bakım veya mahalle evinde bakımın standartları.</p>
<p>Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Yar. Doç. Dr. Arif Yılmaz ise kalite standartlarını efektif bulmuyor. Akreditasyon sisteminin yerleştirilmesi, devamlı denetimin olması ve bunun için de, -şu an mevcut olmayan-, yeterli denetim elemanının olması gerekiyor. Diğer yandan da standartlar ve yükümlülüklerin de basit ve erişilebilir olması lazım. Tüm bunları düzenleyecek bir erken çocukluk eğitimi yasasına ihtiyaç duyuluyor.</p>
<p>Katılımcılar kadın istihdamı ve erken çocukluk eğitimi ile ilgili kendi projelerinden bahsederken, üzerinde uzlaşılan nokta bunların model olabileceği, modellerin kamu politikalarına dönüştürülerek çözüm önerilerinin ancak bu şekilde kalıcılaştırılabileceği yönünde oldu. Fransız katılımcıların da Türkiye’den katılanların da vurguladığı, kamunun politikasını netleştirmesi, erken çocukluk eğitim modelini Türkiye ihtiyaçlarına yönelik olarak şekillendirmesi, buna bağlı olarak kamunun ne kadar sorumluluk alacağını, verilecekse özel sektöre ne tür teşvikler verileceğinin kararlaştırılması gerektiği yönünde.</p>
<p><em>*saygın iş: Uluslararası Çalışma Örgütü’nün “insana yakışır iş” olarak tanımladığı, güvenceli, iş yerinde ayrımcılığın olmadığı, örgütlenme haklarının ve temel çalışma haklarının olduğu işler.</em></p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> <a href="http://www.haberturk.com/ekonomi/is-yasam/haber/1155461-kobiler-girisimlerin-yuzde-99-8ini-olusturdu">http://www.haberturk.com/ekonomi/is-yasam/haber/1155461-kobiler-girisimlerin-yuzde-99-8ini-olusturdu</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/03/18/kadin-istihdami-erken-cocukluk-egitimine-yatirimla-artacak/">Kadın istihdamı erken çocukluk eğitimine yatırımla artacak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
