<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türk Tabipler Birliği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/turk-tabipler-birligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/turk-tabipler-birligi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 21 Jul 2021 06:39:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Türk Tabipler Birliği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/turk-tabipler-birligi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>TTB’den ‘Eylülde Okulları Açalım’ Çağrısı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/21/ttbden-eylulde-okullari-acalim-cagrisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jul 2021 06:35:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Okul]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tabipler Birliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72834</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Tabipleri Birliği, eğitimin de salgın kadar halk sağlığı sorunu olduğu vurgusuyla, okulların eylülde gerekli önlemler alınarak açılması için tüm paydaşlara, “Okulları güvenli olarak açalım. Okulları geleceğimiz için açalım. Okulları çocuklarımız için açalım” çağrısında bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/21/ttbden-eylulde-okullari-acalim-cagrisi/">TTB’den ‘Eylülde Okulları Açalım’ Çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TTB Okul Sağlığı Çalışma Grubu tarafından yapılan açıklamada, öğrencilerin okula dönebilmesi için hazırlık ve çalışma yapılmadığı, çocukların bilişsel, fiziksel ve duygusal kayıpların telafisi için bütçe ayrılmadığı ve müfredat oluşturulmadığını vurgulandı. Hükümet, siyasi partiler, sendikalar, uzmanlık dernekleri, sivil toplum kuruluşları ve veliler olmak üzere çocukların sağlığı, hakları, iyiliği ile ilgili çalışan tüm kurum ve kişilere yapıldığı belirtilen çağrıda, “Kayıpları tespit ve raporlamanın zamanı geçmiş, ses yükseltmenin ve harekete geçmenin zamanı gelmiştir. Pandemi, uzun ve sonu belli olmayan bir süre boyunca eğitimi aksatmanın, ailelerin yaşamını sekteye uğratmanın ve en önemlisi çocuklarımızın geleceği ile oynamanın bahanesi olamaz. Pandemi, eğitimin önüne zorluklar koyuyorsa, o zorluklar aşılabilir ve aşılmalıdır. Okulların kapalı kalmasını savunmak, çocuklarımızın sağlığına değer verdiğimizin değil, eğitimlerine değer vermediğimizin göstergesidir. Bu bir kaynak sorunu değildir. Bu bir imkân sorunu değildir. “ denildi.</p>
<h5>“Eğitim de Halk Sağlığı Sorunu”</h5>
<p>Salgın dönemi boyunca çocukların eğitim hakkının ihlal edildiğini belirten TTB, “Gün sorumluluk alma, elimizi taşın altına koyma günüdür. Türkiye dünyada okullarını en uzun süre kapalı tutan ülkelerden biri olmak gibi utanç verici bir payeye sahiptir. Bu çocuklarımıza değer vermediğimizin göstergesidir. Çocuklara değer vermek, onları hem korumanın, hem eğitmenin yollarını bulmayı gerektirir.” Dedi. Salgında yeni varyantlar ve yeni zirveler de göz önüne alınarak acilen bir eğitim eylem planı oluşturulmasını isteyen TBB, “Toplumun tüm kesimlerine sesleniyoruz. Salgın kadar, eğitim de bir halk sağlığı sorunudur. Bilimsel bulgular ışığında acilen gerçekçi ve güvenli eylem planı oluşturulmalı ve uygulanmalıdır. Çocuklarımıza duyduğumuz sevgiyi ve saygıyı, onları korumak için elimizden geleni yapacağımızı göstermenin başka bir yolu yoktur. Eğitime olan ihmalkâr tavrımız, çocuklarımızın bugününe ve yarınına ne kadar ilgisiz olduğumuzu göstermekten başka işe yaramıyor. Okulları güvenli olarak açalım. Okulları geleceğimiz için açalım. Okulları çocuklarımız için açalım.” çağrısında bulundu.</p>
<p>Açıklamanın tamamı için <a href="https://www.ttb.org.tr/haber_goster.php?Guid=348898d8-e89c-11eb-88ee-9787ddc02a90" target="_blank" rel="noopener">tıklayın.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/21/ttbden-eylulde-okullari-acalim-cagrisi/">TTB’den ‘Eylülde Okulları Açalım’ Çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanlar Uyarıyor: “Türkiye’de Okullar Bir An Önce Açılmalı!”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/07/uzmanlar-uyariyor-turkiyede-okullar-bir-an-once-acilmali/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/07/uzmanlar-uyariyor-turkiyede-okullar-bir-an-once-acilmali/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 May 2021 14:27:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[AÇEV]]></category>
		<category><![CDATA[Burcu Gündüz Maşalacı]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[Okullar Açılsın]]></category>
		<category><![CDATA[pandemide eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Eğitim Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tabipler Birliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=69762</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de tam kapanma süreci devam ederken uzmanlar ve bilim insanları, COVID-19 virüsünden korunma ve bulaş konusunda ulaştığımız bilgiden hareketle, bir an önce okulların açılmasını tavsiye ediyor. Uzmanlar, gerekli önlemlerin alınarak, özellikle okul öncesi, ilkokul, köy-belde okulları ile özel eğitim merkezlerinin mutlaka açık olması gerektiğinde birleşiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/07/uzmanlar-uyariyor-turkiyede-okullar-bir-an-once-acilmali/">Uzmanlar Uyarıyor: “Türkiye’de Okullar Bir An Önce Açılmalı!”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İlkokullar, 8 ve 11. sınıfların tam kapanma öncesi belirli dönemlerde  iki gün okula gitmesi dışında geçtiğimiz yıl mart ayından beri Türkiye&#8217;de eğitim online olarak yapılıyor. Okulların kapalı olmasının sadece eğitimin niteliği açısından değil çocukların iyi olma halleri ve psiko sosyal gelişimi açısından risk oluşturmaya başladığını kaydeden uzmanlar; tam kapanma kısıtlamalarının ardından okulların kademeli olarak açılması gerekliliğine işaret ediyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-69764 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/ttb-basin-toplantisi-640x360.jpg" alt="" width="359" height="202" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/ttb-basin-toplantisi-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/ttb-basin-toplantisi.jpg 680w" sizes="(max-width: 359px) 100vw, 359px" />Türk Tabipler Birliği’nin 7 Mayıs 2021’de YouTube hesabından canlı olarak yayınlanan “Önlemler Alınsın Okullar Açılsın” başlığı ile düzenlediği basın toplantısında, ilk söz alan Okul Sağlığı Çalışma Grubu’ndan Tomris Cesuroğlu, okulların neden ve nasıl açılması gerektiği konusunda hazırladıkları kapsamlı çalışmayı tanıttı.  Türkiye’de 2 ile 6 milyon arasındaki çocuk ve gencin pandemide eğitimden koptuğunu belirten Cesuroğlu, TBB olarak tüm kademelerde acilen ilerleme sağlanması gereken 2 başlığı öne çıkardı; 1- Öğretmenlerin aşılanması 2- Okulların açık olduğu dönemdeki eksik ve yanlış uygulamaların Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlığı tarafından giderilmesi…</p>
<blockquote><p>Pandemi kontrolü için artık çocuklardan fedakârlık istemeyelim. Okulların Ramazan Bayramı sonrası güvenli olarak bir an önce açılmasını talep ediyoruz.</p></blockquote>
<p>Cesuroğlu açıklamasında “eğitim politikaları yetersiz olsa da eğitim önemlidir, okullar bir an önce açılmalıdır” mesajını verirken, özellikle ilkokulların her koşulda ve daima açık tutulmasının elzem olduğunu, kapanma sürecinin ardından ilk açılması gereken yerlerin de ilkokullar olması gerektiğini belirtti. Cesuroğlu konuşmasının sonunda, pandemi kontrolü için artık çocuklardan fedakarlık istemeyelim. Okulların Ramazan Bayramı sonrası güvenli olarak bir an önce açılmasını talep ediyoruz” dedi.</p>
<p>Cesuroplu’nun ardından söz alan Halk Sağlığı Uzmanları Derneği’den (HASUDER) Prof. Dr. Burcu Tokuş, çocukların her açıdan gelişimlerinin bozulduğunu; 100 bin nüfuslu yerleşim birimlerinde %10 üstü vaka olsa bile, okul öncesi, ilkokul, özellikle köy-belde okulları ile özel eğitim merkezlerinin mutlaka açık olması gerektiğini belirtti.</p>
<p>Türk Psikiyatri Derneği’den Koray Başar, virüs ile ilgili geçen yıldan bu yana belli seviyede bilgi edinildiğini ve pandeminin artık psiko-sosyal etkilerini göz önüne alarak hareket edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Pandemide eğitimin okullarda sürmemesinin hem çocuklar hem de çocuklara bakmakla yükümlü olan kadınların ruhsal sağlığını olumsuz etkilendiğini kaydeden Başar, dolayısıyla okulların açık olmamasının eğitim hakkından mahrumiyetin yanında toplumun genelinin ruhsal sağlığını da etkilediğini belirtti.</p>
<p>Türk Toraks Derneği’nden Haluk Çalışır da benzer şekilde, virüse dair dair araştırmalara işaret ederek bugün “okulların açık olmasının salgının yayılmasında önemli bir sebep olmadığı” bilgisine sahip olduğumuzu; kapalı olan okullar nedeniyle çocukların okul içindeki etkileşimlerinin ve paylaşımlarının ileride geri döndürülemez sonuçları olacağını, bu nedenle okulların bir an önce açılması gerektiğini söyledi. Türkiye’de okulların açılmasına dair alınan tedbirlerde hijyene ağırlık verildiğini ancak asıl önemli olanın hijyen değil virüsün kapalı ortamda hava ile bulaşması nedeniyle, bulaş riskinin pencerelerin açılması ve ortamın havalandırılması ile önlenebileceğini söyleyen Çalışır, tüm toplum kesimlerine ortamı havalandırmanın önemini tekrar tekrar hatırlatmak gerektiğini kaydetti.</p>
<p>Yine HASUDER’den Türkan Günay, hijyen ile ilgili sorunların okulların açılması önünde engel olmadığının altını çizdi ve havaların iyi olduğu yaz döneminde eğitimin okulların açılarak sürdürülmesi için kaçırılmaması gereken bir dönem olduğunu kaydetti. Günay ve diğer uzmanlar, sıcak havalar sayesinde pencerelerin açık tutularak ya da sıklıkla sınıfların havalandırılarak eğitimin yapılabilmesinin yanı sıra, açık havada da eğitim faaliyetlerinin yapılabildiğini hatırlattı.</p>
<h5><strong>“Okulların Kapalı Olması Türkiye’de Eğitime Verilen Önemi Gösteriyor!”</strong></h5>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-69765 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/ttb3.jpg" alt="" width="406" height="228" />Basın toplantısında sağlık konusundan uzman kişilerden farklı olarak siyaset bilimi açısından konuyu değerlendiren Aysuda Kölemen, karşılaştırmalı bir bakış ile diğer ülkeler ile Türkiye’yi kıyasladı. Türkiye’de pandemide okulların açık olmamasının sebebinin kaynak sorunu olarak gösterilmesinin gerçeği yansıtmadığını belirten Kölemen, siyasi irade ile okulların açık kalmasının mümkün olacağını vurguladı. Hollanda gibi çocuk mutluluğunun en yüksek olduğu ülkede, Türkiye’den bile az tedbir alınarak, okulların salgında hiç kapanmadığını hatırlatan Kölemen, okullar gibi yapılandırılmış yerlerin kapalı olduğu bu süreçte, çocukların dini eğitim veren yerlere gönderilmesinde bir kısıtlama getirilmediğini; sadece bu durumun bile Türkiye’de okulların açılması kararının iktidar tarafından eğitime verilen önemin göstergesi olduğunu sözlerine ekledi.</p>
<p>TBB’nin “Önlemler Alınsın Okullar Açılsın” yayınını <strong><a href="https://www.youtube.com/watch?v=O33PvAy0DzU" target="_blank" rel="noopener">buradan</a></strong> izleyebilirsiniz.</p>
<h5><strong>Pandemide Okullar Neden Açılmalı?</strong></h5>
<p>Türkiye’deki salgın koşullarında okulların neden ve hangi şartlar altında açılması gerektiği konusundaki bilimsel bilgileri yaygınlaştırmayı amaçlayan <a href="https://okullariacalim.org/" target="_blank" rel="noopener">Okulları Açalım</a> çalışma grubunun <a href="https://okullariacalim.org/dokuman/pandemi-kosullarinda-egitim-gercekleri-raporu.pdf" target="_blank" rel="noopener">Pandemi Koşullarında Eğitim Gerçekleri Raporu’nda</a> okul öncesi eğitim kurumları ve ilkokulların kapalı kalmasının çocukları COVID-19’dan korumadığı; toplumda COVID-19’un yayılımını azaltmadığı; okullarda öğrencilerle bir araya gelmek öğretmenler için ek risk yarattığı belirtiliyor.</p>
<p>Raporda öne çıkan diğer tespitler şunlar:</p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-69766 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/okullari-acalim-raporu-640x322.jpg" alt="" width="387" height="195" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/okullari-acalim-raporu-640x322.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/okullari-acalim-raporu.jpg 652w" sizes="(max-width: 387px) 100vw, 387px" /></p>
<ul>
<li>Okul öncesi eğitim kurumları ve ilkokullar acilen eğitime açılmalı; (Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Dairesi (ECDC) ve ABD Hastalık Önleme ve Kontrol Dairesi (CDC)) ve çocuk hakları ve sağlığı ile ilgilenen ana kurum olan Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu UNICEF bu konuda hemfikir.</li>
<li>Okul öncesi ve ilkokul çağı çocukların uzaktan ders yapması bu eğitimin amacına ulaştığı anlamına gelmez.</li>
<li>Okulların kapanmasının ciddi toplumsal zararları vardır: Eğitim kurumları sadece çocukları sınavlara hazırlayan, sıralama yapan kurumlar değildir. Özellikle erken yaşlarda çocukların bilişsel, duygusal, sosyal ve fiziksel gelişimleri için vazgeçilmezdir.</li>
<li>Dünya Sağlık Örgütü’nün Önerileri ve Avrupa’daki Uygulamalar, okul öncesi eğitim kurumları ve ilkokullar için alınması gereken önlemlerin son derece basit olduğunu göstermektedir. Sanılanın aksine, okul öncesi ve ilkokullarda alınması gereken önlemler gayet basittir.</li>
<li>Türkiye’de ilkokulların açılması sırasında alınması gereken önlemler gayet uygulanabilirdir: Kısa vadede hızlıca uygulanabilecek, kaynak ve büyük kapsamlı planlama gerektirmeden ilkokulların açılmasını sağlayacak önlemler açıktır.</li>
</ul>
<h5><strong>“Çocukların Bütüncül Gelişimi İçin Okul ve Hane Güçlenmeli!”</strong></h5>
<p>Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) Genel Müdürü Burcu Gündüz Maşalacı tarafından kaleme alınan <a href="https://hbrturkiye.com/blog/pandeminin-cocuklar-uzerindeki-etkileri-buyuk#.YJPUXcx4B0w.twitter" target="_blank" rel="noopener">“Pandeminin Çocuklar Üzerindeki Etkileri Büyük</a>” başlıklı yazıda, pandemide “okulların çocuklar için emsali olmayan bir koruyucu sistem oluşturduğunu” gördüğümüz ve hanelerde çocuk gelişimi için risk niteliği taşıyan faktörler daha belirgin hale geldiği tespiti yapılıyor. Yazıda asıl olarak “eşitsizliklerin çözümünün çocukların bütüncül gelişimi için okul ve hanenin güçlenmesinde” olduğuna işaret ediliyor.</p>
<p>Çocukların fiziksel ve sosyo-duygusal iyi olma halinin öğrenmenin temeli olduğuna dair anlayışın eğitimin parçası haline gelmesi gerektiğinin de vurgulandığı yazıda Maşalacı, eğitimi düşünürken ev ortamını uyarıcılar bakımından zenginleştirilmesine ve ebeveyn eğitimine de okulu güçlendirmek kadar önem verilmesi anlamına geldiği kaydediyor ve tüm sorunlara rağmen “hiçbirimizi geride bırakmayacak bir sistem mümkün” tespitini yapıyor.</p>
<h5><strong> </strong><strong>210 Ülkenin 112’sinde Okullar Tamamen Açık! </strong></h5>
<p>Türk Eğitim Derneği’nin düşünce kuruluşu TEDMEM tarafından hazırlanan <a href="https://tedmem.org/covid-19/covid-19-ve-dunyada-okullarin-durumu" target="_blank" rel="noopener">“COVID-19 ve Dünyada Okulların Durumu</a>” Raporu’nda, Türkiye’de ve dünyadaki güncel duruma ilişkin bilgiler yer alıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-69767 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/tedmem-okullar.jpg" alt="" width="389" height="281" /></p>
<ul>
<li>2020 yılının Şubat ayının ikinci yarısında COVID-19 salgını sebebiyle pek çok ülkede okullar belirsiz süreyle kapatılmaya başlandı.</li>
<li>Türkiye’de ise Mart ayının ikinci haftasında okullarda eğitime ara verildi.</li>
<li>Mart ayı sonu itibariyle 194 ülkede okullar tamamen kapatılmış durumdaydı.</li>
<li>Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de öncelikli gündem öğrencilerin ve toplumdaki her bir bireyin sağlığını korumak, bununla birlikte okulların kapatıldığı dönemde uzaktan öğrenme araç ve imkanlarını kullanarak öğrencilerin öğrenmeye devam etmesini sağlamak ve öğrenme kayıplarını en aza indirmek oldu.</li>
<li>2020 yılının Mart-Nisan aylarında uzaktan öğrenme ile ilgili karar ve uygulamalar acil durum önlemleri olarak algılandı.</li>
<li>Ancak 2020 yılının Eylül ayında okulların açılması ve yüz yüze eğitime başlanması beklenirken 2020 yılının sonuna kadar bazı sınıf düzeylerinde kısa süreli ve kısmî yüz yüze eğitim dışında uzaktan öğrenme uygulamasına devam edildi.</li>
<li>2021 yılının Nisan ayına gelindiğinde ise Türkiye’de 10 Nisan 2021 itibarıyla il bazlı tedbirler kapsamında 9 il hariç bütün ortaokul ve liselerde yüz yüze eğitime ara verildi.</li>
<li>4 Nisan 2021 tarihinde ilkokul ve okul öncesi kurumlarda bulunan öğretmenlerin, psikolojik danışmanların, okul yöneticilerinin ve okul çalışanlarının aşı randevusu alabileceği ;  bu tarihe kadar 425.430 eğitim çalışanının aşı randevusuna dahil edildiği açıklandı. Türkiye’de şu ana dek öğretmenlerin yaklaşık %10’unu aşılandı.</li>
<li>UNESCO verilerine göre, 19 Nisan 2021 itibarıyla 210 ülkenin 112’sinde okullar tamamen açık, 59’unda kısmen açık, 10’unda ara tatil, 29’unda ise kapalı.</li>
</ul>
<p>TEDMEM tarafından hazırlanan <a href="https://tedmem.org/covid-19/covid-19-ve-dunyada-okullarin-durumu" target="_blank" rel="noopener">“COVID-19 ve Dünyada Okulların Durumu</a>” Raporu’nda yer alan bulgu ve tespitler ise şunlar:</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-69768 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/ted-mem-rapor-640x388.jpg" alt="" width="452" height="275" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/ted-mem-rapor-640x388.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/ted-mem-rapor.jpg 827w" sizes="auto, (max-width: 452px) 100vw, 452px" /></p>
<ul>
<li><strong>Çocuklarımızın eğitim hakkı toplumsal öncelik olmalıdır: </strong>Eğitim öğretim süreçlerinin devamının okul odağında sağlanmasıyla ilgili en üst düzeyde siyasi iradenin ortaya konduğu ülkelerde okulların yüz yüze eğitime kapatılması son çare olarak ele alınmıştır. Türkiye ise OECD ve Avrupa Birliği ülkeleri arasında okullarını en fazla süre kapalı tutan ülkeler arasında yer almaktadır. Türkiye’de Mart 2020’den beri okulun kapısından içeri girememiş pek çok öğrenci vardır. Dolayısıyla, her türlü karar ve tedbirde öncelik insan sağlığı olmakla birlikte ülkemizde toplumsal kısıtlamalara ilişkin eylem sıralaması gözden geçirilerek çocukların okullarına kavuşabilmeleri toplumsal öncelik haline getirilmelidir.</li>
<li><strong>“Risk varsa biz yokuz” anlayışı gözden geçirilmelidir:</strong> Okulların kapalı olduğu süre uzadıkça çocukların yalnızca bugününü değil geleceklerini de etkileyen riskler ortaya çıkmaktadır. Eğitim öğretim süreçlerinin devamlılığından sorumlu olanların en çok riskin olduğu yerlerde varlık göstermesi beklenmektedir. Şartların elverdiği durumlarda yüz yüze eğitime başlanması birincil uygulama haline getirilmelidir. Yüz yüze eğitime başlanamadığı durumlarda ise okulların çocukları gözetici rolünü devam ettirmenin yolları çeşitlendirilmelidir.</li>
<li><strong>Okulların hangi durumlarda açılabileceğine ilişkin yerel göstergeler tanımlanmalıdır: </strong>Uluslararası örneklerde okulların açılması/ kapanması süreçlerine ilişkin yol gösterici olabilecek çeşitli karar alma modelleri mevcuttur<strong>.</strong> Bu parametreler ve koşullar tanımlandıktan sonra, riskleri ve önlem kapasitesini en iyi bilenler olarak yerel düzeyde yöneticilere karar yetkisi vermek okulların çocuklarımızı gözetici rolünü güçlendirecek ve salgının olumsuz etkilerinin çocuklarımız üzerindeki yansımalarını azaltacaktır.</li>
<li>Uzaktan eğitimde nicel göstergelerin yanı sıra nitelikle ilgili göstergeler için de değerlendirme yapılmalıdır.</li>
<li>Uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerin kapasite ve ihtiyaç farklılıkları dikkate alınarak sunulan destekler çeşitlendirilmelidir: Hiçbir öğretmen dijital yeterlikler bakımından geride kalmamalıdır.</li>
<li>Aralık 2020 sonu itibarıyla okulların kapanması ve uzaktan eğitime geçilmesinin üzerinden dokuz ay geçmiş olmasına rağmen, yaklaşık her üç öğrenciden biri EBA’yı aktif bir şekilde kullanmamaktadır.</li>
</ul>
<h5><strong>“Salgın Var Olan Sorunları Gün Yüzüne Çıkarmış ve Çarpan Etkisi Yaratmıştır!</strong></h5>
<ul>
<li><strong>21 Eylül 2020 – 1 Ocak 2021 tarihleri arasında EBA’yı aktif kullanan öğrenci sayısı 12.286.458’e ulaşmıştır</strong>. Temel eğitim ve ortaöğretimdeki yaklaşık 18 milyon öğrencinin %32’si EBA’yı aktif bir şekilde kullanamamaktadır. Mevcut veriler uzaktan öğrenmede eşitsizlikler ve yetersizlikler olduğunu göstermekle birlikte, bunların niteliği hakkında güvenilir bir değerlendirme ve çıkarım yapmayı da kısıtlamaktadır. Tüm verilerin şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılması yoluyla, sunulan desteklerin yeterliliği sorgulanarak öğrencilerin devam eden ihtiyaçları belirlenebilir ve bu ihtiyacın giderilmesine yönelik politikalar geliştirilebilir</li>
<li><strong>Salgın öncesi döneme ait eğitime erişim verileri temel eğitim ve ortaöğretime erişimde sorunların olduğunu göstermektedir. </strong>Salgın var olan sorunları gün yüzüne çıkarmış ve çarpan etkisi yaratmıştır. Salgın nedeniyle eğitim öğretimin zorunlu olarak kesintiye uğramasından en çok etkilenen gruplar arasında özel gereksinimli öğrenciler yer almaktadır.</li>
<li>Salgın süreci, okullardaki Psikolojik Danışma ve Rehberlik (PDR) hizmetlerinin rolü ve işlevinin önemini daha belirgin hale getirmiştir.</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/07/uzmanlar-uyariyor-turkiyede-okullar-bir-an-once-acilmali/">Uzmanlar Uyarıyor: “Türkiye’de Okullar Bir An Önce Açılmalı!”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/07/uzmanlar-uyariyor-turkiyede-okullar-bir-an-once-acilmali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Aşılar Kapitalist Çıkarların Aracı Olmaktan Çıkarılmalı”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/09/asilar-kapitalist-cikarlarin-araci-olmaktan-cikarilmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Korkmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2021 11:01:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Aşı]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tabipler Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Vedat Bulut]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=66756</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Tabipler Birliği Genel Sekreteri (TTB) Prof. Dr. Vedat Bulut, Covid-19 salgınıyla mücadelede kullanılan aşılarla ilgili uluslararası düzeyde yaşanan siyasi tartışmaları değerlendirirken, “Aşıların patentleri kamusal olmalıdır ve kapitalist çıkarların aracı olmaktan çıkarılmalıdır” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/09/asilar-kapitalist-cikarlarin-araci-olmaktan-cikarilmali/">“Aşılar Kapitalist Çıkarların Aracı Olmaktan Çıkarılmalı”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Tüm dünyada devam etmekte olan Covid-19 salgınıyla mücadelede bir umut ışığı olan aşıların dağıtımında eşitsizlik yaşanıyor. ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği’ne üye ülkelerde çok sayıda kişi aşılanırken ekonomik açıdan gelişmemiş ülkelerin durumu ise aynı değil. Our World in Data’nın verilerine göre Amerika Birleşik Devletleri’nde 90,35 milyon, İngiltere’de 23,34 milyon ve Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin tamamında 40,54 milyon kişi aşılanırken Paraguay’da 1775, Filipinler’de 2793 ve Andorra’da 2526 kişinin aşılandığı görülüyor. Aşıların eşitsiz dağıtımına sebep olan en önemli faktör ise aşı milliyetçiliği.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gelişmiş ülkeler aşı meselesi söz konusu olduğunda siyasi dil açısından milliyetçi bir söylem kullanmayı ve bu yönde politika izlemeyi tercih ediyor. İtalya’nın Başbakanı Mario Draghi, Avrupa Birliği liderler zirvesinde Afrika’ya aşı gönderme önerisine itiraz ederek bir hayır işinin, önce kişinin kendisinden başlaması gerektiğine dikkat çekerken: aynı zirvede Belçika, İsveç ve Hollanda gibi ülkeler benzer söylemi sürdürdü. Yine İtalya’da 65 yaş üstü yurttaşların aşılanması için Astrazeneca firmasının ürettiği aşı için yeşil ışık yakılırken İtalya aynı firma tarafından Avustralya’ya ayrılan 250 binden fazla dozun ihracatını durdurma kararı aldı. Fransa Sağlık Bakanı Olivier Veran da İtalya gibi aşı sevkiyatlarını engelleyebileceklerine dikkat çekerken Avusturya ve Danimarka’da İsrail ile birlikte aşı ittifakı kurma kararı aldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşıların dağıtımında yaşanan küresel eşitsizliklere karşı Uluslararası Af Örgütü, Kamu Hizmetleri Enternasyonali (PSI) ve Dünya Küresel Sendikalar Birliği  5 Mart 2021 tarihinde gerçekleştirdikleri ortak açıklamada geçen yıl 17 bin sağlık çalışanının Covid-19 salgını sebebiyle yaşamını yitirdiğine dikkat çekti. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Uluslararası Af Örgütü Ekonomik ve Sosyal Adalet Birimi Direktörü Steve Cockburn, sağlık çalışanlarının pandemi boyunca hayatlarını tehlikeye attığının altını çizerek, artık hayat kurtarıcı aşılar için onlara öncelik vermenin zamanı geldiğine değindi. Cockburn, Peru’daki bir sağlık çalışanının Birleşik Krallık’taki bir doktor kadar korunmasını sağlamak için aşı erişiminde yaşanan devasa küresel eşitsizliklerin ortadan kaldırılması için  acilen adım atılması konusunda çağrıda bulundu. Aşı milliyetçiliğinin nedenlerini ve halk sağlığına olan etkilerini Türk Tabipler Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut ile konuştuk.</span></p>
<h5><b>“Aşılar Kapitalist Çıkarların Aracı Olmaktan Çıkarılmalı”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-66757 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/vedat-bulut.jpg" alt="Vedat Bulut" width="313" height="313" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/vedat-bulut.jpg 400w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/vedat-bulut-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 313px) 100vw, 313px" />Türk Tabipler Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut, aşı milliyetçiliğinin en önemli nedeninin küresel bir sorunun küresel bir çözümü olması gerektiğini algılamamak olduğunu belirterek, “Gelişmiş ülkelerin (G7/G20) bu sorunu kendi içlerinde çözebileceklerini düşünmeleri aymazlıktan ibarettir. Aşı çeşitliliğini sağlayan ve on milyonlarca dozu alarak stoklayan ülkelerin aşılama hızlarına baktığımızda başarısız oldukları görülmektedir. Kısa vadeli iç siyasete yönelik söylem geliştiren hükümetlerin yönetimleri pek çok temel sorunu göz ardı etmektedir. Bunlardan ilki küresel göç hareketleridir. Kuzey hemisferin pandemiden kurtuluşu Afrika ve Asya&#8217;nın yoksul ülkelerinin feda edilmesiyle olası değildir. Küresel olarak pandemi hızla sonlandırılamazsa yeni virüs varyantlarının değişik klinik şiddetlerde kendisini göstererek, aşıları da etkisiz kılması beklenmektedir. COVAX Platformu bu nedenle kuruldu, ancak şu ana kadar başarılı bir sonuç üretememiştir” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bulut, aşıların patentlerinin kamusal olması ve kapitalist çıkarların aracı olmaktan çıkarılması gerektiğini belirtirken, &#8220;Bu nedenle TTB’nin görüşü aşı Ar-Ge çalışmalarının kamu kaynaklarıyla yapılması ve patentinin anonim kılınarak, tüm dünyaya eşit adil erişilebilir aşının uygun maliyetle ve hatta ödeme güçlüğü olan ülkelere fonlar desteğiyle ücretsiz sağlanmasıdır. Sonuç olarak aşı milliyetçiliğinin nedenleri iç politikalara yönelik oy avcılığı söylemleri ve kapitalist çıkarlardır” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşıların dağıtımı ve uygulanmasında iki temel sorunun var olduğuna dikkat çeken Bulut, “Biri üretici firmaların üretim kapasiteleri, diğeri sağlık yönetimindeki düzensizliktir. Pek çok ülke fiziki mekan yanı sıra insan kaynakları yönünden yeterli sağlık çalışanı istihdamına sahip değildir. Zengin ülkelerin önalım anlaşmalarıyla aşı stoğu yapma çalışmaları yararsızdır. Çünkü alınan aşıların önemli bir miktarı yeni gelişen Sars-CoV-2 varyantlarıyla etkinliklerini kaybederek çöpe gidebilir. Covid-19 pandemisi için aşının adil ve eşit şekilde dağıtım fırsatının kaçırıldığını düşünüyorum. Çünkü en baştan firmalar büyük Ar-Ge yatırımı yaptılar ve pandemiyi fırsat bilerek yüksek cirolara ulaşmak istiyorlar. Sadece borsalarda bile EUA-AKO belgeleriyle kullanıma giren aşıların firmalarının hisse senetleri bile sermayedarlara milyarlarca dolar gelir sağladı. COVAX Platformu yoksul ülkelere gereksinimlerinin yüzde 20’si kadar aşıyı sağlamak için oluşturuldu. Ancak o da henüz başarılı olamadı. Bugün için 120 milyona yakın insan hastalığa yakalandı ve 2,5 milyondan fazla insan yaşamını kaybetti. Bu 1. ve 2. Dünya savaşlarındaki ölümlerden bile fazladır. Pandemi daha çok yoksulu, işçiyi vurmaktadır. Bu pandemi sınıfsal farklılıkların önemini gösterdi. Dünya yakın bir gelecekte bu pandeminin de tetiklemesiyle önemli gelişmelere gebedir” diye söyledi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum kuruluşlarının ve meslek örgütlerinin aşı milliyetçiliği ile mücadelede ve aşının eşit dağıtılması meselesinde atması gereken adımlara da değinen Bulut, &#8220;</span><span style="font-weight: 400;">Gerek meslek örgütleri (TTB, TDB, TEB) gerekse STK’ların kamuoyu farkındalığı geliştirmek için, özellikle aşı karşıtlığı başta olmak üzere, pek çok sorunla mücadelesi gerekiyor. Sağlıkta okuryazarlık projeleri ile toplumları aydınlatmak, aşı tereddüdünü gidermek, hükümetler ve sağlık yöneticileriyle görüşerek ortak çözümler üretmesi, görüşlerini paylaşması önemlidir. Biz TTB olarak aşıların kamu kaynaklarıyla geliştirilmesi ve eşit, adil erişilebilir olması için çağrılar yapıyoruz. Şeffaf bir şekilde pandemiyi yönetemeyen hükümet ve Sağlık Bakanlığını kamuoyunda teşhir ederek bir miktar olsun önlemler almasına çalışıyoruz” diye konuştu.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/09/asilar-kapitalist-cikarlarin-araci-olmaktan-cikarilmali/">“Aşılar Kapitalist Çıkarların Aracı Olmaktan Çıkarılmalı”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>60 Bini Aşkın İnsanın Temiz Hava Hakkı Talebi TBMM’de Karşılık Buldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/18/60-bini-askin-insanin-temiz-hava-hakki-talebi-tbmmde-karsilik-buldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Feb 2019 08:08:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[45. Madde]]></category>
		<category><![CDATA[Berran Aydan]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Bayram]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Gamze Varol]]></category>
		<category><![CDATA[Greenpeace]]></category>
		<category><![CDATA[Tbmm]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA]]></category>
		<category><![CDATA[Temiz Hava Hakkı Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Termik santraller]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tabipler Birliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=35392</guid>

					<description><![CDATA[<p>Termik santrallerin bulunduğu illerdeki yerel grupların başlattığı kampanyada 60 binden fazla insanın temiz hava hakkı talebi TBMM’de karşılık buldu. 14 Şubat akşamı Meclis Genel Kurulu’nda görüşülen ve yılda 1100 erken ölüme neden olabilecek Madde 45 meclisteki beş siyasi partinin verdiği ortak önerge ile geri çekildi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/18/60-bini-askin-insanin-temiz-hava-hakki-talebi-tbmmde-karsilik-buldu/">60 Bini Aşkın İnsanın Temiz Hava Hakkı Talebi TBMM’de Karşılık Buldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Temiz Hava Hakkı Platformu’nun ve yasa kapsamındaki santrallerin bulunduğu beş ilden yerel platformların siyasi parti grup başkan vekillerine yönelik başlattığı imza kampanyasına 60 binden fazla kişi katılmış, 12 Şubat günü imzalar, meclisteki tüm siyasi parti grup başkan vekilleri ve bu santrallerin bulunduğu illerin vekilleri ile paylaşılmıştı.</p>
<p>14 Şubat akşamı Meclis Genel Kurulu’nda görüşülen ve <strong>yılda 1100 erken ölüme neden olabilecek Madde 45 meclisteki beş siyasi partinin verdiği ortak önerge ile geri çekildi. </strong></p>
<p>2013 yılında kömürlü termik santrallerin özelleştirilmesinin ardından, bu santrallerin çevre yatırımlarını tamamlamaları için 2019 yılının sonuna kadar süre tanınmıştı. Bu süre içerisinde santraller, filtre ve baca gazı arıtma sistemleri gibi çevre yatırımlarını yapmadan altı yıl boyunca zehirli gazları doğrudan havaya saldı. Madde 45’in yasa teklifinden geri çekilmesi ile, kirliliğin iki yıl daha devam etmesinin önüne geçildi. Bu sayede Çanakkale, Kahramanmaraş, Karabük, Kütahya, Manisa, Muğla, Sivas, Şırnak ve Zonguldak’ta bulunan en az 10 santral 2019 sonuna kadar tüm çevre yatırımlarını tamamlamak zorunda.</p>
<p><strong>Doç. Dr. Gamze Varol: <em>Sağlık, İki Yıl Daha Beklemez Dedik, Kazandık</em></strong></p>
<p>Bulundukları bölgede hava kirliliğini ciddi oranda olumsuz etkileyen bu santrallerin çevre yatırımlarını daha fazla ertelemesine müsamaha gösterilmeyecek olmasının hava kirliliği ile mücadelede önemli bir adım olduğunu belirten Türk Tabipler Birliği adına Doç. Dr. Gamze Varol şöyle dedi:</p>
<p><strong>Türk Tabipler Birliği Temsilcisi Doç. Dr. Gamze Varol:</strong><em> “Bu karar bahsi geçen termik santrallerin bulunduğu illerde, başta solunum rahatsızlıkları olmak üzere kanser dahil birçok hastalığın ve erken ölümlerinin önüne geçmek için atılan önemli bir adım. Sağlık, iki yıl daha beklemez dedik, kazandık. Yetkililerin hava kirliliği konusundaki hassasiyetinin devam etmesini ve hava kirliliğine neden olan kaynakların en aza indirilmesini istiyoruz.”</em></p>
<p><strong>TEMA Zonguldak Temsilcisi Berran Aydan</strong> <em>“Emeklerimiz boşa gitmediği için çok mutluyuz. Bu mücadelede tüm doğa savunucusu Stk’lar işbirliği içinde çalıştılar. Böylece güçlü bir kamuoyu oluşturuldu. Yaşam hakkımızı, temiz hava hakkımızı savunmak için, Madde 45’in reddedilmesi için imza kampanyamıza destek veren tüm duyarlı kişilere, doğa gönüllülerine, vekillere ve basına teşekkür ederiz.” dedi.</em></p>
<p><strong>Greenpeace Akdeniz Projeler Sorumlusu Deniz Bayram <em>“</em></strong><em>Meclis genel kurulu, büyük bir yanlıştan döndü ve belki de Anayasa Mahkemesi’nden, Anayasa’nın 56. Maddesi’nde yer alan Sağlıklı ve Dengeli bir Çevrede Yaşama Hakkı&#8217;nın ihlali nedeni 3.kez geri dönecek bir 45. Madde düzenlemesini geri çekti. Madde bir daha gündeme gelmesin ve tüm santraller derhal yatırımlarını yaparak, hava kirliliği nedeni ile daha fazla erken ölümün nedeni olmasın.”</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/18/60-bini-askin-insanin-temiz-hava-hakki-talebi-tbmmde-karsilik-buldu/">60 Bini Aşkın İnsanın Temiz Hava Hakkı Talebi TBMM’de Karşılık Buldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tabipler Birliği’ne Diyarbakır’dan Barış, Dostluk ve Demokrasi Ödülü</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/03/22/tabipler-birligine-diyarbakirdan-baris-dostluk-demokrasi-odulu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Reha Ruhavioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Mar 2018 09:37:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Fevziye Sümer]]></category>
		<category><![CDATA[İmhotep]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Nur Ulus]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Şerif Demir]]></category>
		<category><![CDATA[Raşit Tükel]]></category>
		<category><![CDATA[Şenay Koç]]></category>
		<category><![CDATA[Tevfik Kaçar]]></category>
		<category><![CDATA[TİHV]]></category>
		<category><![CDATA[TTB]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tabipler Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Ümit Biçer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=25390</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyarbakır Tabip Odası'nın her yıl verdiği "Barış, Dostluk ve Demokrasi Ödülü" bu yıl, Afrin'e yapılan askeri müdahaleye karşı açıklamada bulunan ve gözaltına alınan Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi’ne verildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/03/22/tabipler-birligine-diyarbakirdan-baris-dostluk-demokrasi-odulu/">Tabipler Birliği’ne Diyarbakır’dan Barış, Dostluk ve Demokrasi Ödülü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi, geçtiğimiz Ocak ayında Afrin’e başlatılan askerî harekâta karşı <a href="http://www.ttb.org.tr/haber_goster.php?Guid=28de85da-00e5-11e8-a05f-429c499923e4">&#8220;Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur</a>&#8221; başlıklı bir bildiri yayımlamış ve Merkez Konseyi üyeleri bu bildiri sebebiyle gözaltına alınmışlardı. Diyarbakır Tabip Odası’nın, 1996 yılından beri verilen Barış, Dostluk ve Demokrasi Ödülü, TTB’nin Türkiye ve dünya kamuoyunda ses getiren Afrin Bildirisi sebebiyle, bu yılki jürinin kararıyla Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi üyelerine verildi.</p>
<p>Ödül Töreni’nden önce Dr. Selim Ölçer’in moderatörlüğü, TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel ve TİHV Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ümit Biçer’in katılımı ile &#8220;Bir Meslek Örgütü olarak Yaşam Hakkını Savunmak” başlıklı panel gerçekleştirildi. Panelde ilk sözü alan Tükel, “Sağlığın Sosyal Belirleyicileri Yaklaşımı”ndan bahsederek, bireyin kontrolü altında olmayan; ekonomik, sosyal, çevresel etmenler nedeniyle ortaya çıkan sağlık sorunlarının ‘iyi olma hali’ni etkileyen faktörler olduğunu ve bunların sağlık alanının bir parçası olduğunu vurguladı. Bu koşulların hastalığın doğrudan sebepleri değil, hastalık nedenlerinin nedenleri olduğunu aktaran Tükel, Dünya Tabipler Birliği’nin (WMA) 2017 yılında çıkardığı Tıp Etiği El Kitabı’nda “Tıbbın bugün, her zamankinden daha fazla oranda toplumsal bir etkinlik olduğu” ibaresinin yer aldığını hatırlatarak “yine aynı kitapta toplum ve fiziksel çevrenin hastaların sağlığı için önemli etmenlerden olduğu, hekimlik mesleğinin toplum sağlığında, sağlık eğitiminde, çevrenin korunmasında önemli bir rol üstlendiği belirtiliyor.” ifadelerini kullandı. WMA’nın “Sağlığın Geliştirilmesi Üzerine” açıklamasını da dinleyicilerle paylaşan Tükel, açıklamada geçen “Tıp mesleğini uygulayanlar ve onların meslek birlikleri her zaman hastaları için en iyisini eylemekle ilgili ahlaki göreve ve mesleği bir yükümlülüğe sahiptir.” ibaresinin altını çizdi. Bu çerçevede, kendilerine yönelik yapılan “amaç dışı faaliyet” gibi eleştirilerin yersiz ve haksız olduğunu söyleyen Tükel, hekimliğin klinik bir meslek değil, toplumun iyi olma hali ile yakından ilgilenen bir meslek olduğunu ve söz konusu bildiriyi yayımlamanın mesleki bir sorumluluk olduğunu vurguladı.</p>
<p>Tükel’den sonra konuşan Ümit Biçer, hekimliğin tarihinin İmhotep ile başladığını anımsatarak onun mısırlı rahip, avukat, mimar ve hekim olduğunu söyledi. İmhotep’in daha çok yaptığı işlerler ilgilenildiğini, adına odaklanılmadığını vurgulayan Biçer, onun bütün bu meslekleri şahsında toplamış olmasının başka bir anlamı da olduğunu paylaştı: İmhotep, barışla gelen demektir. Bütün bu mesleklerin temeli de barışla geliyor, barış bu mesleklerin olmazsa olmazıdır.  Ümit Biçer sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün her türlü baskıya, barış sesini kısma girişimlerine karşı birlikte olduğumuz ve barışı ısrarla söylemeye devam ettiğimiz için bu umudu bizden sonraki nesillere taşımamız gerekir. Çünkü şair Bertold Brecht der ki <em>‘İnsanlar karanlık zamanlar geçtikten sonra şairlere soracaklar, niye karanlık zamanların şiirlerini söylemediniz?’</em> Bugün hepimiz bu dönemin tanıklığını yapmak zorundayız.” Sağlığın salt fiziksel değil mutlaka toplumsal bir çerçevede ele alınması gerektiğini kaynaklara atıfla aktaran Biçer, ‘sağlığın fiziksel rahatsızlıkları gidermekle çözülemeyeceğini, eğer sosyal anlamda herhangi bir müdahale yapılmazsa sağlıktan söz edilemeyeceğini” vurguladıktan sonra TTB Merkez Konseyi’nin bu bağlamda “iyi hekimlik” sorumluluğunu yerine getirdiğinin altını çizdi.</p>
<p>Panelin ardından TTB Merkez Konseyi üyelerine birer plaket veren Diyarbakır Tabip Odası Eşbaşkanları, 2018 yılı Barış, Dostluk ve Demokrasi Ödülü’nü üyeler adına Konsey Başkanı Raşit Tükel’e takdim etti.</p>
<p>…</p>
<p>Not: Bu haber yayına hazırlandığı esnada Diyarbakır’da, Türkiye’nin Afrin’e dönük askeri operasyonuna karşı bir protesto metni yayınlayan ve Birleşmiş Milletler’in talep ettiği ateşkes doğrultusunda operasyonun durdurulması çağrısında bulunan 48 parti ve STK temsilcisi arasında yer alan Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Mehmet Şerif Demir gözaltına alındı. Gözaltına alınan diğer isimler; SES Diyarbakır Eş Başkanı Recep Oruç, SES Şube Sekreteri Mehmet Nur Ulus, Eğitim Sen Diyarbakır Şube Yöneticisi Şenay Koç, DBP üyesi Tevfik Kaçar ve Dicle Amed Kadın Platformu’ndan Fevziye Sümer.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/03/22/tabipler-birligine-diyarbakirdan-baris-dostluk-demokrasi-odulu/">Tabipler Birliği’ne Diyarbakır’dan Barış, Dostluk ve Demokrasi Ödülü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TTB’den trans kadını muayene etmeyen jinekoloğa uyarı cezası</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2016/02/05/ttbden-trans-kadini-muayene-etmeyen-jinekologa-uyari-cezasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2016 15:49:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[trans hakları]]></category>
		<category><![CDATA[TTB]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tabipler Birliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sivilsayfalar.overteam.com/?p=2099</guid>

					<description><![CDATA[<p>Jinekolog doktor F.H.’nin, bir hastasını trans olması nedeniyle muayene etmeyi reddetmesi üzerine Türk Tabipler Birliği doktor hakkında inceleme yaptı ve 90 liralık uyarı cezası verdi. Hasta H.Ç.’nin, Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD) ile birlikte yaptığı şikayeti inceleyen ve doktorun ifadesini alan TTB, &#8216;doktorun hastaları reddetme hakkının sonsuz olmadığına&#8217; karar verdi. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/02/05/ttbden-trans-kadini-muayene-etmeyen-jinekologa-uyari-cezasi/">TTB’den trans kadını muayene etmeyen jinekoloğa uyarı cezası</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Jinekolog doktor F.H.’nin, bir hastasını trans olması nedeniyle muayene etmeyi reddetmesi üzerine Türk Tabipler Birliği doktor hakkında inceleme yaptı ve 90 liralık uyarı cezası verdi. Hasta H.Ç.’nin, Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD) ile birlikte yaptığı şikayeti inceleyen ve doktorun ifadesini alan TTB, &#8216;doktorun hastaları reddetme hakkının sonsuz olmadığına&#8217; karar verdi.</h3>
<p>Agos’un haberine göre, trans geçiş sürecini tamamladıktan sonra 2014 Haziran’ında süreciyle ilgili bir ilacı yazdırmak ve muayene olmak için gittiği Beyoğlu Prof. Dr. Reşat Belger Göz Eğitim Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Ünitesi’nde H.Ç., jinekolog F.H. tarafından reddedilmişti. “Ben sizi muayene etmem. Siz erkeksiniz, ben sizin durumunuzu tasvip etmiyorum” denerek geri çevrilen H.Ç.’nin, plastik cerrahi bölümüne gitmesi söylendi.</p>
<h4><strong>KUSURLU HEKİMLİK OLDUĞUNA KARAR VERİLDİ</strong></h4>
<p>TTB verdiği uyarı cezası kararında “Reddetme makul ve anlaşılabilir bir nedene dayanmalı, suç kabul edilen bir nedene dayanmamalıdır” diyerek jinekoloğun disiplin yönetmeliğine uymadığının altını çizdi. Hastanın kullanması gereken ilacın kadın hastalıkları ve doğum hekimleri tarafından yazılmasının uygun olduğunu belirten Tabipler Birliği, doktorun geri çevirmesinin kusurlu hekimlik olduğuna karar verdi.</p>
<p>SPoD hukuk koordinatörü Avukat Ezgi Şeref’e göre bu tür kararlar özellikle ayrımcılığa uğrayan gruplar açısından hayati önem taşıyor, çünkü yargı mercilerinin kararları, doktorların hastaları reddetme hakkının sınırlarını büyük ölçüde belirliyor.</p>
<p>H.Ç. geçtiğimiz sene yaşadığı olaydan sonra doktor hakkında dava açmış, fakat Valilik soruşturma açılmasına izin vermemişti. Sağlığa erişim hakkının engellenmesi ve cinsiyet kimliği üzerinden ayrımcılık yapılması nedeniyle açılan dava, Savcılık tarafından da soruşturmaya gerek görülmemiş; dava son olarak SPoD avukatı Rozerin Seda Kip tarafından geçtiğimiz ay Anayasa Mahkemesi’ne taşınmıştı. Davayla ilgili Agos&#8217;a konuşan avukat Kip, “Söz konusu davada ayrımcı tavırda bulunmadığını ispatlaması gereken kişi doktor F.H. olmasına rağmen, hakkında soruşturma açılmaması başlı başına cezasızlığa yol açmaktadır” dedi.</p>
<h4><strong>AYRIMCILIK KORKUSUNDAN TEDAVİ OLMUYORLAR</strong></h4>
<p>Eşcinsel ve translar için ayrımcılığa uğrama endişesi kimi zaman tedavi olmama ve tedaviyi geciktirmeye kadar giden bir baskı yaratabiliyor. 2014 yılında SPoD ve Boğaziçi Üniversitesi tarafından yürütülen bir araştırmanın sonuçları, katılımcıların bir kısmının ayrımcılığa uğrama kaygısıyla doktora başvurmaktan çekindiğini ortaya koymuştu. Araştırmaya göre LGBTİ’lerin yaklaşık yüzde 8’i ayrımcılığa uğrayacağı korkusu ile tedavi olmuyor ya da tedavisini geciktiriyor.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.agos.com.tr/tr/yazi/14266/tabipler-birligi-transfobik-doktora-ceza-verdi">Agos</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/02/05/ttbden-trans-kadini-muayene-etmeyen-jinekologa-uyari-cezasi/">TTB’den trans kadını muayene etmeyen jinekoloğa uyarı cezası</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
