<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türk Psikologlar Derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/turk-psikologlar-dernegi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/turk-psikologlar-dernegi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 12 Feb 2023 19:25:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Türk Psikologlar Derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/turk-psikologlar-dernegi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çocuklarda Yas: Anne Baba El Kitabı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/12/cocuklarda-yas-anne-baba-el-kitabi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Feb 2023 19:24:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afet]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Psikologlar Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[unicef]]></category>
		<category><![CDATA[yas]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82861</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Psikologlar Derneği, UNICEF iş birliğiyle “Çocuklarda Yas: Anne Baba El Kitabı” adlı bir rehber hazırladı. Bu rehber, yakınlarını kaybetmiş çocuklarla doğru iletişim kurmak için önemli adımları sıralıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/12/cocuklarda-yas-anne-baba-el-kitabi/">Çocuklarda Yas: Anne Baba El Kitabı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>6 Şubat&#8217;ta Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen depremde yakınlarını kaybetmiş çocuklara &#8216;doğru yaklaşım&#8217; ve &#8216;doğru iletişim&#8217; önemli hususlardan biri. Türk Psikologlar Derneği&#8217;nin UNICEF ile hazırladığı rehber el kitabı, &#8216;yas nedir?&#8217; sorusuyla başlayıp adım adım nasıl ilerlenmesi gerektiğini anlatıyor.</p>
<blockquote><p>Yakın geçmişe kadar çocukların da büyükler gibi bir yas tepkisi içine girip girmedikleri bilinmiyordu.</p></blockquote>
<p><strong>Anne Baba El Kitabında şu başlıklar yer alıyor:</strong></p>
<ul>
<li>Yas nedir?</li>
<li>Küçük çocuklar için ölüm ne demektir?</li>
<li>Küçük çocuklar kayba nasıl tepki verirler?</li>
<li>Kaybı olan çocuklara nasıl yardım edilebilir?</li>
<li>Cenaze törenlerine çocukların katılımı</li>
</ul>
<p>Küçük çocukların durumu anlayabilmeleri için, ölen kişinin geri dönmemek üzere gittiğini tekrar tekrar söylemek gerekebildiğini belirten rehber, çocukların ancak böylelikle kayıplarının gerçek olduğunu anlayabileceklerinin altını çiziyor.</p>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/turk-psikologlar-dernegi-cocuklarda-yas-anne-baba-el-kitabi/" target="_blank" rel="noopener">Rehbere buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/12/cocuklarda-yas-anne-baba-el-kitabi/">Çocuklarda Yas: Anne Baba El Kitabı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Psikologlar Derneği Afet Bölgesinde Gönüllü Görev Alacak Psikolog Arıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/09/turk-psikologlar-dernegi-afet-bolgesinde-gonullu-gorev-alacak-psikolog-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Feb 2023 13:19:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Psikologlar Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82814</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Psikologlar Derneği Travma, Afet ve Kriz Birimi, Kahramanmaraş ve çevre illerde gerçekleşen deprem sebebiyle yürüttüğü çalışmalarda görev alacak gönüllü psikolog arıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/09/turk-psikologlar-dernegi-afet-bolgesinde-gonullu-gorev-alacak-psikolog-ariyor/">Türk Psikologlar Derneği Afet Bölgesinde Gönüllü Görev Alacak Psikolog Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Psikologlar Derneği, deprem sebebiyle doğrudan ve/veya dolaylı olarak etkilenen yurttaşlara ve ihtiyacı olanlara psikososyal destek sağlamak için, ruh sağlığı alanında hizmet veren diğer meslek örgütleri ile iş birliği içerisinde çalışmalar sürdürüyor.</p>
<p>Planlanan psikososyal destek çalışmaları kapsamında, depremden etkilenmiş olanlara destek vermek amaçlanmaktadır. Çevrim içi ya da yüz yüze platformda sunulacak bu destek çalışmalarına gönüllü olarak katkı sağlamak isteyen, klinik görüşme deneyimine ve temel travma bilgilerine sahip psikologlar aranıyor.</p>
<p><strong>Not:</strong> Bu çalışma sürecinde başvuru formunu dolduran herkese yönlendirme yapılmayabilir. İhtiyaç dahilinde sizinle iletişim kurulacaktır.</p>
<p><a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSeGmL9RWfclsPLfhdVCU5iwkNinsqQjOznS6AXGblthlezS-A/viewform" target="_blank" rel="noopener">Başvuru formuna buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/09/turk-psikologlar-dernegi-afet-bolgesinde-gonullu-gorev-alacak-psikolog-ariyor/">Türk Psikologlar Derneği Afet Bölgesinde Gönüllü Görev Alacak Psikolog Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Psikologlar Meslek Yasası İstiyor&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/16/psikologlar-meslek-yasasi-istiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2021 08:30:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Psikologlar Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[meslek yasası]]></category>
		<category><![CDATA[Psikologlar Kanunu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=65640</guid>

					<description><![CDATA[<p>Psikologluk mesleğinin uygulamalarındaki gerekliliklerin kanunlarla belirlenmesi için çalışmalar yürüten Türk Psikologlar Derneği Meslek Yasası Çalışma Grubu ile konuştuk. Psikologlar, psikolog unvanının korunması, mesleki hakların belirlenmesi, diğer alanlar ile mesleki sınırlarının net olarak belirlenmediği gerekçesiyle 'Psikologlar Kanunu' çıkarılmasını istiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/16/psikologlar-meslek-yasasi-istiyor/">&#8220;Psikologlar Meslek Yasası İstiyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Sosyal medya üzerinden Psikologlar Kanunu’nun çıkarılması konusunda yürütülen bir kampanya var. Türkiye’de psikologların çalıştıkları alana dair oluşturulmuş yasal düzenlemeler yok mu? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-65646 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/turk-psikologlar-dernegi-640x229.jpg" alt="türk psikologlar derneği" width="414" height="148" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/turk-psikologlar-dernegi-640x229.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/turk-psikologlar-dernegi.jpg 728w" sizes="(max-width: 414px) 100vw, 414px" />Kamu kurumlarında ve özel sektörde hizmet verdiğimiz alanlarda yapılmış bazı yasal düzenlemeler mevcut. Öte yandan, ne yazık ki bu yasal düzenlemeler mesleki haklarımızı düzenlemek ve korumak için pek çok açıdan yetersiz kalıyor. Bu nedenle psikologlar olarak uzun yıllardır bağımsız bir meslek kanunu talep ediyoruz. Bu kanun hangi alanda hizmet veriyor olursa olsun tüm meslektaşlarımızın ihtiyaç duyduğu yasal düzenlemeleri sağlayacağı için hem meslektaşlarımız hem de hizmet alanlar için büyük öneme sahip. </span></p>
<p><b>Psikologlar bu yasayı neden istiyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Var olan yasal düzenlemelerin psikologların hak ve ihtiyaçlarına yanıt vermemesinin yanı sıra topluma verilen hizmetler açısından da önemli bir risk yarattığını düşünüyoruz. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Psikologlar olarak sürdürdüğümüz bu çalışmanın temel amacı bu eksiklikleri giderebilecek ve bizlerin olduğu kadar yararlanıcıların da haklarını koruma altına alacak bir meslek kanunun çıkarılması. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Gerek kamuda gerekse özel sektörde çalışan meslektaşlarımız kimi zaman yasal korumadan yeterince yararlanamıyorlar. Bu durum da meslektaşlarımızın görev tanımı dışında çalıştırılmalarından denetim eksikliğine kadar çeşitli sorunlara yol açıyor. Tüm bunlarla birlikte birçok ülkede net ifadeler ile tanımlanan psikolog, psikoterapist veya klinik psikolog</span> <span style="font-weight: 400;">gibi unvanların tanımları, bu unvanlara sahip kişilerin görev tanımları ve mesleki hakları konusunda ülkemizde belirsizlikler mevcut. Örneğin, klinik psikoloğun yasalarda rol tanımı yapılmış olmasına karşın bağımsız çalışmasını düzenleyen bir yönetmelik mevcut değil. Tahmin edebileceğiniz gibi bu durum beraberinde psikoloji lisans ve lisans üstü eğitimlerine de yansımakta ve karmaşa yaratmakta. Psikoterapi ehliyetinin nasıl alınacağı, hangi koşullarda ve hangi denetim mekanizmaları altında çalışılacağı ise hiçbir yasal düzenlemede konu edilmemiş durumda. Buna rağmen bu mesleki unvanların görev tanımına karşılık gelen çalışmaları farklı unvanların adı altında icra eden ve dolayısıyla hem psikologluk mesleğini suistimale hem de yararlanıcıları istismar etmeye kadar uzanan olumsuz sonuçlar yaşanıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Psikologların hastaneler, kreşler, okullar, gündüz bakım evleri, yaşlı bakım evleri, özel eğitim merkezleri, psikoteknik değerlendirme merkezleri, insan kaynakları ya da sivil toplum kuruluşları gibi çok çeşitli alanlarda hizmet verdikleri göz önüne alındığında, tanımlamalardaki bu yetersizlikler sahada görev alan böylesine büyük bir meslek grubunun mesleğini uygun standartlarda icra etmesini sınırlandırıyor. Psikologlar meslek kanunu, meslektaşlarımızın sahada verdikleri hizmetlerin denetlenmesi ve kontrol edilmesini de sağlayacaktır. Tüm bu eksikliklerin giderilmesi ve topluma verilen hizmetlerin kalitesinin artırılması için bağımsız bir psikologlar kanunu büyük önem arz ediyor. </span></p>
<p><b>Psikologlar Kanunu nedir, ne işe yarar?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Meslek kanunları, belirli bir meslek alanındaki meslek elemanlarının haklarını ya da o meslek grubunun verdiği hizmetlerden yararlananların haklarını korumak üzere, hükümetler düzeyinde onaylanan düzenlemeleri ve yaptırımları içeren resmi kararlardır. Diğer deyişle, bazı kanunlar, unvanları düzenleyen kanunlardır ve belirli bir mesleği icra yetkisini, sadece o mesleğin elemanlarına verir. Meslek dışından kişiler bu unvanı kullanarak meslek icra ederlerse, kanunların belirlediği cezalara çarptırılırlar. Bazı kanunlar da belirli bir meslekle ilişkili uygulamaların o meslek içinden hangi niteliklere sahip kişilerce yapılması gerektiğini belirleyen uygulama standartlarını düzenler. Bu standartlara uymayan meslek elemanlarının, söz edilen türde uygulamaları yapmaları engellenerek, standartların dışında icrada bulunmaya çalışanlar cezalandırılır. Bazı kanunlar ise hem unvanları korur hem de uygulama standartlarını düzenler. Meslek kanunları, uygulama standartlarını düzenlerken, genellikle o mesleğin gelişimini sağlayacak şekilde, “çerçeve yasalar” biçiminde çıkarılırlar. Düzenlemelerin ayrıntılı yönleri ise yönetmeliklere bırakılır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu çerçevede bizlerin talep ettiği Psikologluk Meslek Kanunu da psikoloji lisans eğitimindeki yetkinlik ve yeterlilikleri tanımlayan, psikologların tüm çalışma alanlarındaki sınır ve yükümlülükleri belirleyen, denetim mekanizmaları getiren ve bu unvanı olduğu kadar hizmet alanları da korumaya yönelik bir kanundur. Psikologluk Meslek Kanunu salt psikologlar için değil, hizmet alıcıların kaliteli hizmet alabilmesi ve ihtiyaç duyulduğunda hak arama mekanizmalarını işletebilmesi için de gereklidir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ülkemizde psikoloji lisans mezunu olmadığı halde kendisini “psikolog”, &#8220;psikoloji uzmanı&#8221;, &#8220;davranış bilimcisi&#8221; vb. unvanlar ile tanımlayan ve aslında mesleki unvanımızı haksız yere kullanan insanların sayısı giderek artmaktadır. Bu kişiler hizmet alanların haklarını açık biçimde tehdit etmektedir. Yetkin olmayan kişilerce yapılan müdahaleler ister psikolojik sağlık alanında ister başka bir alanda olsun hizmet alan bireylere zarar verebilir. Bu şekilde haksız olarak unvan kullanmak açık şekilde suçtur. Bu bakımdan Psikologluk Meslek Kanunu halk sağlığını her açıdan koruyucu bir unsur olarak da günümüz Türkiye’sinde önemli bir ihtiyaçtır.</span></p>
<p><b>Peki, meslek yasası mücadeleniz ne zamandan beri devam ediyor? Meslek yasasının eksikliği karşınıza ne gibi zorluklar çıkarıyor? Bu alanda neler yaşanıyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türk Psikologlar Derneği (TPD) 1976 yılında çalışan psikologların haklarını gözetmek, Türkiye’de psikoloji bilimin gelişmesine katkı sağlamak ve kamu yararına faaliyetler yürütmek amacıyla kuruldu. Bu anlamda kurulduğu günden bu güne dek hem meslektaşlarının hem de psikolojik hizmetlerden yararlanan bireylerin haklarını savunmayı amaç edinmiştir. Dolayısıyla Psikologluk Meslek Kanunu’nun ilk önemli çıktısı, “psikolog” unvanının koruma altına alınması ve “psikologluk” mesleğinin uygulamalarındaki gerekliliklerin kanunlarla belirlenmesi olacaktır. Ne yazık ki böyle bir kanunun eksikliği günümüze kadar pek çok suiistimalin, etik ihlalin ve zararın ortaya çıkmasına neden oldu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diğer bir zorluk da çalışan psikologların görev tanımlarının eksikliğidir. Her ne kadar “psikolog” denildiğinde akla ilk olarak “klinik psikoloji” alanı gelse de psikoloji biliminin nöropsikoloji, sosyal psikoloji, endüstri ve örgüt psikolojisi, trafik psikolojisi, gelişim psikolojisi, adli psikoloji gibi onlarca alt alanı bulunmaktadır. Henüz bir meslek kanunumuz olmadığı için kurum ve kuruluşlarda psikologlardan uzmanlık alanlarının dışında görevleri yürütmeleri talep edilebilmektedir. Bunun sonucunda mesleğin etkin ve yetkin şekilde icra edilmesi zorlaşmaktadır. Ayrıca, psikologluk meslek kanunu sayesinde psikoloji lisans eğitimlerinin kalitesinin artacağı ve her yıl binlercesi alana çıkan psikoloji bölümü lisans mezunlarının istihdamının da daha geniş ölçüde sağlanabileceği düşünülmelidir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Birçok ülke bu tür kanuni düzenlemelerin eksikliğinin yarattığı sorunları çok önceden fark etmiş ve çözmek için adımlar atmıştır. Örneğin ABD’de “psikoloji yasası” 1945 yılında çıkarılmıştır. Ülkemizde ise psikolog ünvanının tanınması için yapılan çalışmalar 1970’li yıllara kadar dayanmaktadır. Diğer yandan TPD ve psikoloji bölümü akademisyenleri, hem psikolog unvanı korumaya hem de meslek yasasını çıkarmaya yönelik çalışmalarını 1984 yılından beri yürütmektedir. Psikoloji bağımsız bir bilim ve meslek alanını temsil etmektedir. Psikologların mesleki uygulamaları ve unvanları kanunlarla belirlenmediği ve korunmadığı sürece, psikolojik hizmetlerden yararlanan bireylerin ve kurumların pek çok kötüye kullanıma maruz kalmaya devam edeceğini öngörmek zor değildir. Bu nedenle Psikologluk Meslek Kanunu konusundaki çalışmalarımızı sürdürmekte kararlıyız. </span></p>
<p><b>Meslek yasasının varlığı, psikologların çalışma hayatlarında karşılaştıkları tüm hak ihlallerinin önüne geçmekte yeterli olacak mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Meslek yasası, söz konusu mesleğin icrası ve unvan kullanma yetkisini yalnızca o mesleğin elemanlarına vererek haklarını güvence altına alan, aynı zamanda uygulama standartları ile o meslek mensubundan hizmet alan kişilerin haklarını koruyan ve düzenleyen resmi kararlardır. Karar ve düzenlemelere uyulmaması halinde uymayan kişi, hükümetler düzeyindeki bu yasaya aykırı davranışından dolayı cezalandırılır. Bu çerçeveler göz önünde bulundurularak ortaya çıkarılacak olan yasanın varlığı ile her türlü hak ihlalinin mutlak olarak önüne geçilebileceğini söylemek ise zordur. Ülkemizde hali hazırda yasal düzenlemelere sahip olan çeşitli meslek alanlarında da zaman zaman hak ihlalleri yaşanabildiğini maalesef görmekteyiz. Ancak, sınırları yasa ile çizilmiş bir alanın ihlalinin, beraberinde getireceği cezai yaptırımlar sayesinde büyük oranda engellenebileceği de yadsınamaz bir gerçektir.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Bundan önce de psikoloji alanıyla ilgili sıkıntılı süreçlere sosyal medyada dikkat çekmiş ve en üst düzeyde devlet yetkililerinin konuyla ilgili desteğini almıştık. Yani sesini en yüksek mevkilere bile duyurmayı başaran bir topluluğuz. Görülüyoruz, duyuluyoruz, fark ediliyor ve hatta destekleniyoruz ama günün sonunda bir değişim yaratmak, bir kanunu çıkarmak ne yazık ki sadece bizim elimizde değil.</span></p></blockquote>
<p><b>Meslek yasası oluşturmadaki en büyük engel sizce nedir? Bu konu ile ilgili dernek olarak ne gibi çalışmalar yürütüyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türk Psikologlar Derneği yıllardır meslek yasasının oluşturulması için mücadele etmektedir. Mevcut dönemde ise TPD, genel merkezi ve şubeleri ile Türkiye’nin her bölgesinden gönüllü olarak bir araya gelen psikolog ve psikoloji öğrencilerinden oluşan “Meslek Yasası Çalışma Grubu” ile birlikte yıllardır süren bu mücadeleyi devam ettirmektedir. Gönüllülerin katılımı ile iletişim, meslek hakları ve istihdam, lobi ve savunuculuk, araştırma ve tercüme alanlarında alt çalışma grupları oluşturulmuştur. Oluşturulan gruplarda yapılan ve yapılacak olan çalışmalar ile meslek yasası için altyapı hazırlanması, çalışma alanlarımızın problemleri ve eksiklerinin belirlenmesi, meslek yasasının yetkili makamlara aktarılması ve gündeme getirilmesi ayrıca kamuoyunun meslek yasası hakkında bilgilendirilmesi amaçlanmaktadır. </span></p>
<p><b>Yetkililerden bu konuyla ilgili bir girişim söz konusu mu?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son dönemde hükümet ortakları tarafından psikologları da yakından ilgilendiren Ruh Sağlığı Yasası ile ilgili çalışmalar gündeme getirilmiş olsa da Psikologluk Meslek Kanunu hakkında herhangi bir yasama girişiminde bulunulmamıştır. Psikologlar meslek uygulamalarını düzenleyen bir yasa olmadığı için, sadece hekimleri merkeze alarak hazırlanmış, 1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’a bağlı olarak çalışmak durumunda kalmaktadır. Bu yasa temelde ruh sağlığı alanında çalışan psikologları yetkinliği ne olursa olsun hekim gözetiminde çalışmaya mecbur bırakmaktadır. Geçmiş yıllarda TBMM’de Psikologluk Meslek Yasası gündeme gelmiş olsa da farklı siyasi gerekçeler ve karşı lobiler nedeniyle bu girişimler başarıya ulaşmamıştır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sosyal medyada güçlü bir sesimiz var. Bünyemizde çok fazla psikoloji öğrencisi, alanında yetkin akademisyen, sahada çalışan meslektaşımızla bu yolda ilerliyoruz. Bundan önce de psikoloji alanıyla ilgili sıkıntılı süreçlere sosyal medyada dikkat çekmiş ve en üst düzeyde devlet yetkililerinin konuyla ilgili desteğini almıştık. Yani sesini en yüksek mevkilere bile duyurmayı başaran bir topluluğuz. Görülüyoruz, duyuluyoruz, fark ediliyor ve hatta destekleniyoruz ama günün sonunda bir değişim yaratmak, bir kanunu çıkarmak ne yazık ki sadece bizim elimizde değil. Yetkililerden Psikologluk Meslek Kanunu talebimizi çok yönlü düşünmelerini, meslektaşlarımızı ve kamuyu birlikte gözeten bu önemli girişime destek olmalarını rica ediyoruz. Dileriz tüm yetkililer ellerinden geleni yapar ve imkânlarıyla bizi yasamıza bir an önce kavuştururlar.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/16/psikologlar-meslek-yasasi-istiyor/">&#8220;Psikologlar Meslek Yasası İstiyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir Depreminden Etkilenenler için Psikososyal Destek Çalışmaları Devam Ediyor! </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/05/izmir-depreminden-etkilenenler-icin-psikososyal-destek-calismalari-devam-ediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nursen Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Jan 2021 08:51:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Psikologlar Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir depremi]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=63493</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Psikologlar Derneği, 30 Ekim 2020 tarihinde yaşanan İzmir Depremi'nde psikolojik desteğe ihtiyaç duyan kişilere gönüllü psiko-sosyal destek sunuyor. Sivil Toplum Destek Vakfı ve Turkey Mozaik Foundation’ın destekleriyle yapılan projenin koordinatörü Esma Çetin, depremzedelerin travma sonrası stres bozukluğu geliştirmelerine engel olmayı amaçladıklarını kaydediyor.   </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/05/izmir-depreminden-etkilenenler-icin-psikososyal-destek-calismalari-devam-ediyor/">İzmir Depreminden Etkilenenler için Psikososyal Destek Çalışmaları Devam Ediyor! </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Sizi tanıyabilir miyiz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-63495 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/esma-cetin-640x831.jpg" alt="Esma Çetin" width="283" height="367" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/esma-cetin-640x831.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/esma-cetin.jpg 700w" sizes="(max-width: 283px) 100vw, 283px" />Ben, psikolog Esma Çetin. Özel bir danışmanlık merkezinde çalışıyorum. Çalışma hayatımın yanı sıra 2014 yılında meydana gelen Soma Maden Faciası ile Türk Psikologlar Derneği travma biriminde aktif olarak gönüllü çalışmalara destek vermeye başladım. SomaDa projesi ile maden faciasında hayatına kaybeden kişilerin yakınları ve etkilenenlere psikososyal destek sağlamak için Balıkesir-Dursunbey’de uzun süre görev aldım. Daha sonra, 10 Ekim Ankara Gar Patlaması Sonrası Psikososyal Destek Çalışması, 5 Ocak İzmir Adliyesi Terör Saldırısı, İzmir-Muğla Yolu Trafik Kazası ve bu yılın başında gerçekleşen 24 Ocak Elazığ Depremi Psikososyal Destek Çalışması ve KORDEP (Koronavirüs Online Ruhsal Destek Programı) çalışmalarında gönüllü olarak hem sahada hem de koordinasyon ekiplerinde destek verdim. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son olarak 30 Ekim’de Ege Denizi Depremi sonrasında hızlıca başlattığımız psikososyal destek çalışmasında, sahada ve koordinasyon ekibinde gönüllü uzman olarak destek verdim. Şu anda Türk Psikologlar Derneği İzmir Şubesi’nin yürüttüğü ve Sivil Toplum Destek Vakfı ve Türkiye Mozaik Foundation’ın sağladığı deprem destek projesinde proje koordinatörü olarak görev almaktayım.</span></p>
<p><b>Türk Psikologlar Derneği’nin faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türk Psikologlar Derneği faaliyetlerini mesleki faaliyetler ve toplum yararına gerçekleştirilen faaliyetler olmak üzere temel olarak iki başlık altına yürütüyor.  Mesleki faaliyetler arasında meslek haklarının korunması için yapılan çalışmalar, savunuculuk faaliyetleri, bilimsel toplantı, kongre vb. düzenlemek sayılabilir. Toplum yararına gerçekleştirilen faaliyetler ise koruyucu- önleyici çalışmalar ve müdahale çalışmaları olmak üzere yine iki ayrı başlıkta yürütülüyor. Koruyucu- önleyici faaliyetler kapsamında, halka açık konferanslar, paneller, eğitim programları vb. düzenleniyor ve diğer STK’lar ile ortak çalışmalar organize ediliyor. Müdahale çalışmaları kapsamında ise doğrudan ruh sağlığı sağaltım ihtiyacı bulunan kişi ve gruplara hizmet sağlanıyor. Depremden etkilenen kişilere sağladığınız psiko-sosyal destek de müdahale çalışmalarımız kapsamında değerlendiriliyor.</span></p>
<h5><b>Deprem Destek Hattı ve Çalışana Destek Grupları </b></h5>
<p><b>Sivil Toplum için Destek Vakfı’nın deprem acil destek fonu kapsamında desteklenen STK’lar arasındasınız; projenizden söz edebilir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-63496 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/TPD-Destek-Hatti-640x634.jpg" alt="TPD destek hattı" width="318" height="315" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/TPD-Destek-Hatti-640x634.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/TPD-Destek-Hatti.jpg 828w" sizes="(max-width: 318px) 100vw, 318px" />30 Ekim Ege Denizi depreminin gerçekleştiği akşam itibariyle çalışmalarımıza başladık. Geçmiş yıllarda Türkiye’de yaşanan depremler ve diğer psiko-sosyal destek çalışmalarında yer alan deneyimli meslektaşlarımızla ilk etapta ihtiyaçların belirlenmesine ve çalışmanın nasıl yürüteceğine dair bir şema oluşturduk. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1 Kasım tarihi itibariyle sosyal medyadan psiko-sosyal destek çalışması için gönüllü psikolog çağrısına çıktık ve 8 Kasım tarihinde yoğun başvurudan dolayı gönüllü başvurumuzu sonlandırdık. Toplamda 2460 gönüllümüz deprem için gönüllü olarak destek vermek istediğini bildirdi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunun yanı sıra 3 Kasım itibariyle Türk Psikologlar Derneği, İzmir Şubesi-Travma Birimi gönüllüleri olarak çadır alanlarında bulunmaya başladık. Toplam 70 gönüllümüz ile 6 ayrı çadır alanında 13 Kasım tarihine kadar gerek bireysel görüşmeler gerek psikolojik ilk yardım grup çalışmaları ile depremzedelere destek vermeye devam ettik. 13 Kasım tarihinden sonra COVID-19 virüsüne yakalanan kişi sayısının artması nedeniyle hem çadır alanlarında bulunan depremzedeleri riske atmamak hem de gönüllü olarak destek veren uzmanlarımızı gözetmek adına sahadan ayrılıp, çalışmalarımızı pandemiyle tanıştığımız ve deneyim kazandığımız çevrimiçi (online) platforma yönelttik. 13 Kasım’dan bu yana çalışmalarımızı çevrimiçi ortamda sürdürüyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemi sürecinin başında açtığımız sabit hattı deprem sonrası Deprem Destek Hattı olarak kullanmaya başladık. Kasım ayından bu yana Aile Çalışma ve Sosyal Hizmet Bakanlığı ve sahada Türk Kızılay ile koordineli olarak yürüttüğümüz bu çalışmada, başlangıçta çadır alanlarında ve daha sonra oluşturulan konteyner alanlarında yaşayan kişiler ile irtibatımızı hiç kesmedik. Çalışmamız tabii ki sadece alanlarda bulunan kişilerle sınırlı değil, depremden etkilenen ve korkuları tetiklenen herkese destek vermeye çalışıyoruz. </span></p>
<h5><b>245 Gönüllü Uzman ile 1086 Bireysel Görüşme </b></h5>
<p><b>Proje çerçevesinde bugüne dek gerçekleştirdiğiniz faaliyetler neler?  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İzmir Büyük Şehir Belediyesi ve Karşıyaka Belediyesi ile yaptığımız görüşmelerin sonucunda, belediyelerimizin duyuru ve yayın konusunda verdikleri destek ile hem çalışmalarımız hem de deprem destek hattımız hakkında bilgi sahibi olan vatandaşımızın sayısının yaygınlaşacağını düşünüyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Proje kapsamında yürüttüğümüz faaliyetlerin 12 ay boyunca devam etmesini planlıyoruz. Proje kapsamında yürüttüğümüz bu çalışmada, 21 Aralık 2020 tarihinde yayınladığımız rapora göre ,21 Aralık’a dek yaptığımız çalışmaları şu başlıklar altında özetleyebilirim; </span></p>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400;">Toplam 245 gönüllü uzmanımız ile 1086 bireysel görüşme gerçekleştirdik. </span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">14 ayrı oturumda &#8220;Çalışana Destek’’ grupları düzenledik. Bu grupların çoğu deprem sonrası arama kurtarma ekiplerinde görev alan kişilerden oluşuyor.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">21 Süpervizyon Toplantısı düzenledik. Bu toplantılar ile çevrimiçi olarak depremzedelere destek veren uzmanlarımızı mesleki anlamda destekledik. </span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Çalışmaya İzmir’de yaşayan ve çalışmaya destek veren depremzede gönüllüler de katıldı. Bu sayede depremzedelerin özbakımlarına da bu şekilde katkı sağlandı. </span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Depremin gerçekleştiği günden itibaren geçen ilk 30 günü ‘akut süreç’ olarak adlandırırız ve çalışmalarımızı akut müdahale programına göre planlar ve uygularız. İlk bir ayı tamamladıktan sonra, ‘travma sonrası müdahale’ programımız ile destek vermeye devam ederiz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çalışmamız, kişilere yaşanan bu travmatik süreç sonrasında destek vermeyi ve travma sonrası stres tepkilerini anlamlandırabilmelerine yardımcı olarak uzun vadede travma sonrası stres bozukluğunun gelişmesine engel olmayı amaçlıyor. Çünkü biliyoruz ki travmatik yaşantılar sonrasında kimimiz kendi kaynaklarımızla bu durumun üstesinden gelebilse de kimimiz destek almaya ihtiyaç duyabiliyoruz. Buna travma alanında çalışan biz uzmanlar da dahil. Toplumun ruh sağlığını korumak ve desteklemek için biz uzmanların ruh sağlığını korumak ve mesleki anlamda desteklemek önceliğimiz olduğundan, çalışmamız boyunca gönüllü destek veren uzmanlarımız için süpervizyon grup çalışmalarımız devam edecektir</span></p>
<p><b>Eklemek istediğiniz başka bir husus var mı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hazırladığımız bu projenin Sivil Toplum için Destek Vakfı tarafından onaylanması ve desteklenmesi, alanda çalışan psikologları ve Türk Psikologlar Derneği İzmir Şubesi olarak bizleri oldukça motive etti. Bu çalışma için gönüllü olan tüm öğrenci ve meslektaşlarımıza, çalışmamızı destekleyen Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na, İzmir Büyük Şehir Belediyesi’ne, Karşıyaka Belediyesi ve Türk Kızılay’a son olarak da çalışmanın süreğen bir hale gelmesini destekledikleri için Sivil Toplum için Destek Vakfı’na ve Turkey Mozaik Foundation’a ayrıca teşekkürlerimizi sunmak isteriz.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/05/izmir-depreminden-etkilenenler-icin-psikososyal-destek-calismalari-devam-ediyor/">İzmir Depreminden Etkilenenler için Psikososyal Destek Çalışmaları Devam Ediyor! </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;Yaşlılara Saygı Göstermenin Tam Zamanı&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/25/yaslilara-saygi-gostermenin-tam-zamani/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nursen Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2020 09:11:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[#Bizevdeyiz kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlüt Ülgen]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Psikologlar Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=50881</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Geriatri Derneği Genel Sekreteri Mevlüt Ülgen, Koronavirüs salgını tedbirleri kapsamında sokağa çıkma yasağı getirilen 65 yaş üstü bireylere yönelik davranışların ayrımcılığa dönüşmemesine dikkat çekerek, "Çevrenizdeki ve ailenizdeki yaşlılara saygı göstermenin tam zamanı" dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/25/yaslilara-saygi-gostermenin-tam-zamani/">&#8221;Yaşlılara Saygı Göstermenin Tam Zamanı&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-50883 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/03/mevlutulgen.jpg" alt="Mevlüt Ülgen" width="228" height="311" /></span></p>
<p><b>Öncelikle #bizevdeyiz  kampanyasıyla başlayalım&#8230;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ege Geriatri Derneği  ve Ege Tazelenme Üniversitesi olarak Corona Günlerinde Yalnızlığı Paylaşmanın Yolu: #Bizevdeyiz kampanyasını yürütüyoruz. </span>Korona günlerinde hastalığa karşı önlem almayı, hem de yalnızlık ve can sıkıntısını toplumsal paylaşım ve dayanışmayla aşmayı hedefliyoruz. Diyabet, kalp damar hastalığı gibi kronik hastalıkları olan 65 yaş üstü bireylerde hastalığın daha ağır seyrettiği biliniyor. 65 yaş üstü bireyleri salgından korumak için sosyal kısıtlama önlemlerinin arttığı bu dönemde, 65 yaş üstü bireylere psikososyal destek sunmaya amaçlıyoruz. Onlara moral olarak iyi gelecek, bu süreci daha rahat geçirmelerine katkı sunacak destek ve dayanışmaya dikkat çekmek istiyoruz. Bu çerçevede özellikle 65 yaş ve üstü bireylerin evlerinde sevdikleriyle nasıl vakit geçirdiklerini #bizevdeyiz etiketiyle paylaşmalarını istiyoruz.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Instagram, Facebook ve Twitter’dan yapılacak  paylaşımlar ile birbirimize misafir olmak istiyoruz. Evlerimizde sevdiklerimizle geçirdiğimiz anları daha güzel ve keyifli geçirmek, bu çerçevede yaptığımız özel bir keki, sohbetlerimizi videoya çekip sosyal medyada #bizevdeyiz etiketiyle paylaşmak sıkıntılı  günlerde iyi gelecektir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kampanyamıza katılanlar  birbirlerine moral vermek için videolar çektiler. Birbirimizin yalnızlığını azaltmaya, birbirimize destek olmaya başladık bile. Kampanyanın  Türkiye çapında yayılmasını diliyoruz. </span><span style="font-weight: 400;">Bu dönemde ileri yaşta olan  bireyler ile 65 yaş üstü olup kronik hastalığın eşlik ettiği bireylere yönelik koruyucu ve önleyici bilgilendirmeler  yapmak, paylaşımlar da bulunmak derneğimizin etkinlikleri arasındadır. </span></p>
<h4>&#8220;Yaş Ayrımcılığına Dönüşmemesine Dikkat Çekiyoruz&#8221;</h4>
<p><b>65 yaş üstü bireylere dönük yaşananları nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">65 yaş üstü kişilerin evden çıkmaması yönünde yapılan uygulamalar daha çok onları korumak ve salgından olumsuz etkilenmelerini azaltmak amaçlıdır. Bu uygulama aslında tüm bireyler için geçerli ve gerekli bir uygulamadır. Biz de bunun için </span><span style="font-weight: 400;">#bizevdeyiz  kampanyasını  başlattık. </span><span style="font-weight: 400;">Çok önemli bir salgınla karşı karşıya olduğumuz gerçeği ile yüz yüzeyiz.  Bu çerçevede Sağlık Bakanlığı&#8217;nın Koronavirüs&#8217;le mücadele eylem planı çerçevesinde başlattığı, </span>&#8220;Koronavirüs alacağımız tedbirlerden daha güçlü değildir&#8221;<span style="font-weight: 400;"> kampanyasında belirtilen 14 kural ve 14 gün kuralına uymak  toplumsal ve bireysel sorumluluğumuzdur. Yaşamsal görevimizdir diyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu dönemde  alınan önlemlere en üst düzeyde uymak sağlığımız açısından oldukça önemlidir. Şu gerçeği unutmamamız gerekiyor; salgını  kamu otoriteleri  ve halk olarak birlikte mücadelemiz, toplumsal  ve bireysel duyarlılığımız ve dayanışmamız durduracaktır. Toplumsal duyarlılığı artırmayı ve dayanışmayı öne çıkaran yaklaşım ve politikalarla  salgını kontrol edebilir,  salgına karşı mücadelede başarı kazanabiliriz. Elbette bu dönemde kamusal koruyucu önlemler ve sosyal politikalar da oldukça önemli. Risk altında olan bireylerin günlük ihtiyaçlarını karşılamalarına yönelik programlar, gıda, barınma, sağlık ve sosyal koruma gibi temel ihtiyaç ve hizmetlere ulaşım kolaylaştıran yaklaşım ve politikaları önemli görüyor ve vurguluyoruz.  </span></p>
<p><b>Corona virüs salgını nedeniyle hayatını kaybeden kişilerin &#8220;hepsi yaşlı&#8221; vurgusunu ve sokağa çıkan 65 yaş üstü bireylerle ilgili yapılanları nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu çok dikkatli olunması gereken bir durum. Yaşlıları ve kronik hastalığı olanları korumaya yönelik yaklaşımlara özel vurguya evet, ancak bu ayrımcılığa ve yanlış algılara neden olmayacak şekilde yapılmalı. Toplumda hastalığın yaşlılara özgü olduğu, sadece yaşlılar için ölümcül sonuçları olduğu gibi yanlış paylaşım ve söylemler mücadeleyi olumsuz etkiler. Yaş ayrımcılığı ve dışlamaya yol açar. Sanki hastalık yaşlılardan bulaşır gibi yanlış algıya neden olur. Evde kalan, sosyal ilişkilerin kısıtlanması  önlemlerine  uyan yaşlılarla  fiziksel teması sınırlandırın, koruyucu önlemlere dikkat edin derken  yaşlılara  bulaşmayı engellemeye çalışıyoruz. Bir çok insan hastalığı fazla belirti vermeden ayakta geçirebiliyor. Belirti olmadan ve farkına  varmadan virüs taşıyabiliyor. Onlardan da yaşlıları korumak için evde kalını daha çok vurguluyoruz.  </span><span style="font-weight: 400;">İleri yaş grubu daha fazla risk altında olduğu, özelikle diyabet, kalp damar hastalığı gibi kronik hastalıkları olan 65 yaş üstü bireylerde hastalığın daha ağır seyrettiği gerçeğini de unutmadan önlemler alınmalı, ancak söylem ve paylaşımlara dikkat etmeliyiz. Moral çöküntü ve karamsarlığa itecek yaklaşımlar ve ayrımcılıktan uzak durmalıyız diye düşünüyorum. </span>Karamsar ve umudunu kaybetmiş, çöküntü yaşayan, yüksek kaygı ve korku yaşayan, kronik olarak panik halde olan bireylerle mücadele kazanılmaz. Bu kişilerin önlemlere uyumu da sıkıntılı olur. Sürekli salgın, hastalık ve yaşlılar ölüyor vurgusu dikkatli olunmazsa ölüm kaygısını artırır. Mücadeleye zarar verir. Toplumsal  duyarlılığı, dayanışmayı  ve morali öne çıkarabildiğimiz oranda bu mücadelede başarı kazanabiliriz. Virüse karşı en etkili yöntem olan bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, toplumsal yaşam için de geçerlidir. Toplumsal ve bireysel bağışıklık sistemimizi güçlendirmek, umudu ve morali diri tutmak virüsle mücadelede hayati öneme sahiptir.</p>
<h4><strong>&#8220;Mücadele Moral ve Motivasyonla Kazanılır&#8221;</strong></h4>
<p><b>Bu durumun &#8220;yaşçılık&#8221; (ageism) olarak tanımlanması konusunda sizin yorumunuz nedir? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplumda hastalığın yaşlılara özgü olduğu, sadece yaşlılar için ölümcül sonuçları olduğu gibi yanlış paylaşım ve söylemler mücadeleyi olumsuz etkiler. Yaş ayrımcılığı ve dışlamaya yol açar demiştim. Bu konuda kaygı verici haber ve sosyal medya paylaşımları görüyorum. Yaşlıları salgının yayıcısı ve taşıyıcı gibi gören yanlış eğilimler var. Bu tehlikeli bir durum. Unutmayalım herkes her yaşta ve dönemde virüs taşıyıcısı olabilir. Salgını yayma ve bulaştırma potansiyeli taşır. İleri yaştaki bireyler ve  kronik hastalık eşlik eden yaşlı bireyler hastalığı daha ağır geçirebiliyor, daha fazla yaşamsal risk taşıyor. Bilimsel bilgi ve kanıta dayanmayan, sağlık otoriteleri tarafından  açıklanmayan bilgiye, eksik ve yanlış  bilgi ve dedikoduya itibar etmemek gerekiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu  dönemin en çok etkilenenleri arasında yer alan yaşlılara daha özenli davranmak, yaşlılara özgü alınan koruyucu önlemlerin yaş ayrımcılığına dönüşmemesine dikkat etmek yararlı olacaktır. Yaşlılarla dayanışma içinde olmak,  istedikleri durumlarda  destek sunmak  büyük önem kazanmaktadır. Ailenizdeki ve çevremizdeki yaşlılara saygı göstermenin tam zamanıdır. Saygı sözle veya biçimsel davranışlarla olmaz. Onları, virüsün etkisinden korumak, beslenme ve sağlıklarıyla uğraşmak, psikolojilerini düzeltmek ve deneyimlerinden yararlanmak için onlarla kurallara  uyarak sohbet etmek, günlük yaşamlarını kolaylaştırmak en güzel davranışlar olacaktır. Siz hasta görünmüyor olabilirsiniz, ama virüs taşıyıcısı olabilirsiniz, lütfen onlara yakın temasta bulunurken çok dikkatli olunuz; saygı ve sevgi başka türlü de gösterilebilir; bu dönemde sevdiklerimizden fiziksel olarak uzak durmak, gönül bağını güçlendirmek tam da bunun göstergelerindendir.</span></p>
<p><strong>Medyanın &#8216;damgalama&#8217; mevzusundaki etkileri sizce neler?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Böyle zamanlar</span><span style="font-weight: 400;"> insanların  algı ve duyarlılıklarının arttığı, antenlerinin açık olduğu dönemlerdir. </span>Haber kirliliği, kulaktan kulağa yayılan şehir efsaneleri ve komplo teorileri ise kaygıyı artırır, paniğe sürükler. <span style="font-weight: 400;">Sosyal medya ve/veya televizyon programlarında salgın tehlikesine ilişkin haberlere fazlasıyla maruz kalmak  kaygı ve panik  durumunu artırabilir. Korku ve panik durumunda sağlıklı karar almak zorlaşır. </span>Stres düzeyinin yükselmesi ve aşrı uyarılmıştık hali insan olarak bedensel, zihinsel sağlığımızı tehdit eder.<span style="font-weight: 400;"> Salgınla mücadeleyi zorlaştırır.  Moral olarak çökmemize yol açar. </span><span style="font-weight: 400;">Böyle zamanlarda  güvenli ve yeterli düzeyde bilgi oldukça önemlidir. Kamu otoritelerinin topluma güven vermesi,  güvenli ve sağlıklı bilgi paylaşımı yaşamsaldır.  Kamu otoritelerinin güven vermeyen yaklaşımı belirsizlik ve flu alanı artırır. Toplumun salgınla mücadelesini zorlaştırır. Birlik ve dayanışma duygusunu zedeler. Bireylerin alınan önlemlere uymasını  ve inanmasını olumsuz etkiler.  Böyle dönemlerde kamu otoritesi,  bilim insanları, sağlık meslek örgütleri ve bireyler olarak hepimize  çok büyük sorumluluklar düşmektedir.  </span><span style="font-weight: 400;">Bireyler olarak bu dönemde  doğru kaynaklardan, yeterli düzeyde bilgilenmenin yeterli olduğu asıl olanın önlem alma ve morali iyi tutmak olduğu unutulmamalıdır. Fazla haber içeriği zihinsel ve duygusal yük yaratır.  Karamsarlık ve umutsuzluk yaratır bu konuda dikkatli olunmalıdır.</span></p>
<p><strong>Süreci daha az hasarla atlatmak için ne gibi önerilerde bulunursunuz?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Koronavirüsle mücadele  önlemleri içerisinde  yer alan  sosyal yalıtım ve mesafelendirme  önlemleri virüsün etkilerinden kendimizi ve taşıyıcı olmamız durumunda başkalarını korumanın en etkili  yoludur. Yaşamsal öneme sahip bu  zorunlu önlemler  günlük yaşam pratiğimizi köklü olarak değiştirmeye yol açmaktadır. Bizleri uyum sağlamamız ve alışmamız gereken bir çok yoksunluk ve kısıtlılık hali ile baş başa bırakmaktadır. Kısıtlılıklar ve yoksunluklar, alışılmış yaşam tarzının değişmesi, günlük rutinin bozulması   insanlar için stres kaynağıdır.  Gerginlik, huzursuzluk, öfke  duygularına  vesile olabilir. Korku, kaygı  ve endişe düzeyinin yükselmesine, umutsuzluğa, moral  çöküntüsüne yol açabilir. Bu dönemde mümkün olduğunca alışık olduğumuz günlük yaşam rutinimizi  korumamız ve sürdürmemiz  önem kazanmaktadır. Günlük yaşam rutininiz arasında yer alan  uyku,  duş alma, diş fırçalama, yemek öğünleri gibi rutinlerimizi aksatmadan yapmak olmalıdır. Günlük rutinimizde olan kişisel bakımımızı (tıraş, makyaj  vb.) sürdürmek, kendimizi iyi hissetmemizi sağlayacaktır. Yaşam sevincimizi düşürecek dağınıklık  veya boşvermişlikten uzak durmak  moral ve motivasyonumuz sürdürmemiz  açısından önemlidir. Evimizi sıklıkla havalandırmak; çok yorucu olmayan  ve zorlamayan hafif  egzersizler yapmak bu dönemde iyi gelecektir.</span></p>
<p><b>&#8220;Birbirimize Ve Kendimize İyi Bakma Zamanıdır&#8221;</b></p>
<p><b></b><span style="font-weight: 400;">Bu süreçte önlemlere en yüksek düzeyde uyarak, bedensel ve ruhsal sağlığımızı dikkat ederek  kendimizi ve yakınlarımızı koruyabiliriz. Bu sürecin yıkımını azaltabilir, süreci kısaltabiliriz. Unutmayalım ki hayatta kalma güdümüz çok güçlü, insan olarak bizi güçlü kılan bir güdüdür. İnsanı güçlü kılan bir diğer önemli unsur ise ilişkidir, dayanışmadır, bedensel ve ruhsal temastır. Bu dönemde bedensel temas da sınırlılıklar olmasına karşın  gönül temasını artırmak, dayanışmayı yükseltmek hepimize iyi gelecektir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sosyal ilişkilerin kısıtlanması, karantina önlemleri  kendimize bir es verme, yaşamın karmaşası ve  koşuşturması  karşısında dur ben ne yapıyorum ve nereye gidiyorum diye düşünme ve yeniden değerlendirme, doğa, çevremiz ve kendimizle bütünleşme  fırsatı da sunabilir. Bizim süreci değerlendirme biçimimiz oldukça önem kazanmaktadır. </span><span style="font-weight: 400;">S</span><span style="font-weight: 400;">ağlıklı ve dengeli beslenme, düzenli uyku, egzersiz , açık ve temiz havada, güneşten ve gün ışığından yararlanabileceğiniz  yürüyüş yapmak, hareket etmek veya spor yapmak yararlı olacaktır. </span><span style="font-weight: 400;">Sosyal ilişkilerimizi canlı tutmak, fiziksel olarak olmasa da sevdiğiniz insanlarla  gönül bağları ile iletişim ve etkileşim içinde olmak psikolojik sağlamlığımızı artıracaktır. Aile üyeleriyle daha iyi ilişkiler geliştirmek, birbirimizi daha iyi tanımak ve zaman geçirmek  için bir fırsata dönüşebilir. Aile içi yaratıcı ve üretici etkinlikler, oyunlar, söyleşiler, hem bağlarımızı güçlendirecek hem de bu zorlu süreyi daha rahat atlatmamızı sağlayacaktır. </span><span style="font-weight: 400;">Yaşamımızda  kendinize soluk alma alanları açmak,  kitaplara, sporla, bahçe işleriyle, müzikle, el işleriyle, sanatın çeşitli alanlarıyla ilgilenin, böylece psikolojik sağlamlığınız ve direnciniz artmış olacaktır. Film izlemek, ev halkı ile türlü oyunlar oynamak, uzun süredir zaman  ayıramadığınız hobilerinize vakit ayırmak, yoga ve meditasyon yapmak, kendinize dönmek, birbirinize dönmek, yani ailenizle, arkadaşlarınızla, komşularınızla daha çok konuşmak, paylaşmak ve dayanışmak böyle bir süreci atlatmanıza yardımcı olacaktır.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/25/yaslilara-saygi-gostermenin-tam-zamani/">&#8221;Yaşlılara Saygı Göstermenin Tam Zamanı&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ruh Sağlığı Çalışanlarına Cinsel Yönelim Ve Cinsiyet Kimliği Atölyeleri Başlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/04/ruh-sagligi-calisanlarina-cinsel-yonelim-ve-cinsiyet-kimligi-atolyeleri-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Jan 2019 10:00:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Psikologlar Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel yönelim ve cinsel kimlik atölyesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33959</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Psikologlar Derneği LGBTİ (lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks) Çalışmaları Birimi ve Türkiye Psikiyatri Derneği işbirliği ile ruh sağlığı alanında çalışanlar için cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği atölyeleri düzenliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/04/ruh-sagligi-calisanlarina-cinsel-yonelim-ve-cinsiyet-kimligi-atolyeleri-basliyor/">Ruh Sağlığı Çalışanlarına Cinsel Yönelim Ve Cinsiyet Kimliği Atölyeleri Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beş ardışık oturum halinde gerçekleştirilecek atölyeler beş ay boyunca, ayda bir gün olarak düzenlenecek. Belirli bir tedavi ya da terapi yöntemiyle ilgili eğitim niteliği taşımayan bu atölyeler dizisi, ruh sağlığı alanında çalışanların hizmet verirken cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ile ilgili başvurularda hazırlıklı olmalarını desteklemeyi amaçlıyor.</p>
<p>Atölyelerin kontenjanı 25 kişi ile sınırlı. Kayıt için <a href="mailto:bilgi@psikolog.org.tr">bilgi@psikolog.org.tr</a> adresine niyet mektubu ile e-posta adresi ve telefon numaranızın bulunduğu özgeçmişinizin yollanması gerekiyor.  Atölyelere son başvuru 7 Ocak Pazartesi günü.</p>
<p>Kaynak:<a href="https://www.ab-ilan.com/ruh-sagligi-calisanlarina-cinsel-yonelim-ve-cinsiyet-kimligi-atolyeleri-basliyor/" target="_blank" rel="noopener"> AB-ilan</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/04/ruh-sagligi-calisanlarina-cinsel-yonelim-ve-cinsiyet-kimligi-atolyeleri-basliyor/">Ruh Sağlığı Çalışanlarına Cinsel Yönelim Ve Cinsiyet Kimliği Atölyeleri Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
