<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>türcülük arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/turculuk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/turculuk/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 28 Sep 2023 09:42:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>türcülük arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/turculuk/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sivil Toplum Serisi&#8217;nin Yeni Kitabı: &#8216;En Büyük İyilik: Etkili Diğerkâmlık Etik Yaşam Hakkındaki Fikirlerimizi Nasıl Değiştirir?&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/09/28/sivil-toplum-serisinin-yeni-kitabi-en-buyuk-iyilik-etkili-digerkamlik-etik-yasam-hakkindaki-fikirlerimizi-nasil-degistirir-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Sep 2023 09:42:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSEV]]></category>
		<category><![CDATA[faydacılık]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Peter Singer]]></category>
		<category><![CDATA[Pratik etik]]></category>
		<category><![CDATA[türcülük]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=85256</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV)'nın, geçtiğimiz sene başlattığı Sivil Toplum Serisi’nin ikinci kitabı, Princeton Üniversitesi Biyoetik bölümü öğretim üyesi filozof Peter Singer’ın kaleme aldığı 'En Büyük İyilik: Etkili Diğerkâmlık Etik Yaşam Hakkındaki Fikirlerimizi Nasıl Değiştirir?' yayınlandı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/09/28/sivil-toplum-serisinin-yeni-kitabi-en-buyuk-iyilik-etkili-digerkamlik-etik-yasam-hakkindaki-fikirlerimizi-nasil-degistirir-2/">Sivil Toplum Serisi&#8217;nin Yeni Kitabı: &lt;br&gt;&#8216;En Büyük İyilik: Etkili Diğerkâmlık Etik Yaşam Hakkındaki Fikirlerimizi Nasıl Değiştirir?&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivil toplumla ilgili uluslararası kaynakların Türkçeye kazandırılması yoluyla alanın gelişimine katkı sağlamak ve paydaşlar arası diyaloğu teşvik amacıyla Koç Üniversitesi Yayınları (KÜY) ve Koç Üniversitesi Sivil Toplum ve Hayırseverlik Araştırmaları Merkezi (KUSITHAM) iş birliğiyle hayata geçirilen serinin ikinci kitabında yazar Singer etkili diğerkâmlık (effective altruism) kavramını odağına alıyor.</p>
<p>Pratik etik, türcülük, hayvan hakları, faydacılık gibi alanlarda yaptığı çalışmalarla tanınan Peter Singer, 2005 yılında TIME dergisi tarafından dünyanın en etkili 100 kişisi arasında gösterildi. Singer, Türkçe&#8217;de ilk kez yayımlanan “En Büyük İyilik: Etkili Diğerkâmlık Etik Yaşam Hakkındaki Fikirlerimizi Nasıl Değiştirir?”de, sivil toplumun uzun süredir tartıştığı hayırseverlik kavramına farklı bir yaklaşımla bakılması gerektiğini savunarak bizleri “Elinden gelen en fazla iyiliği yapmak, fedakârlığı da beraberinde mi getirmek zorunda? Başkaları için yaptığımız iyiliklerden duyduğumuz memnuniyet, bu iyilikleri daha az ahlaki kılar mı?” gibi zor soruları yeniden düşünmeye davet ediyor.</p>
<p>Eserin söyleşi etkinliğinin Kasım ayında, yazarı Peter Singer’ın katılımıyla çevrim içi olarak yapılması planlanıyor. Sivil toplum alanından paydaşların ve alana katkı sağlayan uzmanların katılımı ile gerçekleşecek söyleşinin detayları için <a href="https://twitter.com/TUSEV" target="_blank" rel="noopener">TÜSEV</a>’in sosyal medya kanallarını takip edebilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/09/28/sivil-toplum-serisinin-yeni-kitabi-en-buyuk-iyilik-etkili-digerkamlik-etik-yasam-hakkindaki-fikirlerimizi-nasil-degistirir-2/">Sivil Toplum Serisi&#8217;nin Yeni Kitabı: &lt;br&gt;&#8216;En Büyük İyilik: Etkili Diğerkâmlık Etik Yaşam Hakkındaki Fikirlerimizi Nasıl Değiştirir?&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Veganlık: Sömürüsüz Yaşam Felsefesinin En Yalın Hali</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/02/veganlik-somurusuz-yasam-felsefesinin-en-yalin-hali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Tolga Akkuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Nov 2021 13:20:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayvanlara Adalet Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Podcast]]></category>
		<category><![CDATA[Caretta Ekolojik Ahval]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Vegan Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya Yalçın]]></category>
		<category><![CDATA[türcülük]]></category>
		<category><![CDATA[Veganizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=75562</guid>

					<description><![CDATA[<p>Caretta Ekolojik Ahval’de bu hafta Hayvanlara Adalet Derneği (HAD) yönetim kurulu başkanı Avukat Hülya Yalçın ile, 1 Kasım Dünya Vegan Günü kapsamında veganizm hareketini, hayvan hakları savunuculuğunu, türcülüğü, 26. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’nın (COP26) da devam ettiği bugünlerde veganlık ile iklim krizi ilişkisini konuşma imkanı bulduk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/02/veganlik-somurusuz-yasam-felsefesinin-en-yalin-hali/">Veganlık: Sömürüsüz Yaşam Felsefesinin En Yalın Hali</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Hülya Yalçın sözlerine, “Hayvan hakları veganlıktır. Veganlık sömürüsüz yaşam felsefesinin en kısaltılmış hali. Her şeyi dengeli kullanarak ve özellikle canlıları sömürmeyerek yaşamanın küçük bir tanımıdır” diyerek başladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Veganizmin yalnızca bir beslenme biçimi şeklinde algılanmasının da hatalı olduğunu vurgulayan Yalçın; bilinçli şekilde çevreye, iklime, doğaya ve insan dışındaki hayvanlara zarar vermemek için bazı alışkanlık ve tercihlerden vazgeçmek olarak tanımlanabileceğini belirtti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Programda bu tanımları ilk defa duyan ya da daha önce kulağına çalınmış ancak detaylı şekilde bilgi sahibi olma imkanı bulamamış dinleyiciler için vegan ve vejetaryen arasındaki farka da değinme imkanı bulduk. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayvansal ürün kullanmama tabirinin de yanlış şekilde algılandığını ifade eden Avukat Hülya Yalçın, şöyle konuştu: “Hiç bilmeyen birine şöyle anlatabiliriz: “Şu an sen hayvansal ürün kullanıyor musun?” diye soruyoruz okullarda. Yanıt, “Hayır, ben hayvan yemiyorum, süt içmiyorum, yumurta yemiyorum” şeklinde oluyor. “Peki ayakkabın?&#8221; dediğimizde, “Deri” şeklinde yanıtlıyor. “Kemerin?” dediğimizde aynı yanıt geliyor. “Çantan?” diye sorduğumuzda gene aynı cevap. Bunun dışında kaz tüyü mont giyiyor, kaz tüyü yastık kullanıyorsun. Yün yorganlarda yatıyor, yün kazaklarla ısınıyorsun diye sıraladığımızda şaşırarak, “Bu derece yoğun bir hayvan sömürüsü olduğunu bilmiyorduk” şeklinde yanıtlıyorlar.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayvan hakları ihlaline karşı hukuki mücadele vermek amacıyla hukukçular tarafından kurulan Hayvanlara Adalet Derneği’nin (HAD) çalışmalarını da paylaşma imkanı bulan Hülya Yalçın, <a href="http://hayvanlaraadalet.org/" target="_blank" rel="noopener">derneğin web sitesi</a> </span><span style="font-weight: 400;">üzerinden detaylı bilgi alınabileceğini de kaydetti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Programda hayvan deneylerine dair sohbetimiz sırasında isimleri geçen ve Deneye Hayır Derneği kurucuları arasında yer alan Yağmur Özgür Güven ile Tolga Öztorun’un konuk olduğu Caretta Ekolojik Ahval programını <a href="https://open.spotify.com/episode/1tFCjDxLzVa65Hq5p2XEG0" target="_blank" rel="noopener">bu bağlantı üzerinden</a></span><span style="font-weight: 400;"> dinleyebilirsiniz.</span></p>
<p><iframe title="Spotify Embed: Veganlık: Sömürüsüz Yaşam Felsefesinin En Yalın Hali" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/2zuoLfvZoO0xe1Usp88ROh?si=fb13977063bd4aa0&#038;utm_source=oembed"></iframe></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/02/veganlik-somurusuz-yasam-felsefesinin-en-yalin-hali/">Veganlık: Sömürüsüz Yaşam Felsefesinin En Yalın Hali</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eko Kriz: Akışı Değiştir</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/07/eko-kriz-akisi-degistir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatma Biltekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Oct 2019 09:42:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Anja Hazekamp]]></category>
		<category><![CDATA[biyoçeşitlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Eko kriz]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanlar İçin Parti]]></category>
		<category><![CDATA[Marianne Thieme]]></category>
		<category><![CDATA[türcülük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=42986</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil toplum örgütü temsilcileri, politikacılar ve akademisyenler ile Portekiz’in Porto kentinde gerçekleşen “Ekolojik Kriz: Akışı Değiştir” başlıklı konferans, üç günün sonunda, şiddetsiz bir dünyada yaşamak istiyorsak bir an önce başkaların canını yakan alışkanlıklarımızdan vazgeçmemiz gerektiği mesajıyla sona erdi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/07/eko-kriz-akisi-degistir/">Eko Kriz: Akışı Değiştir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Konferansın açılış konuşması Birleşmiş Milletler bünyesindeki Biyolojik Çeşitlilik ve Ekosistem Hizmetleri Konulu Hükümetlerarası Bilim Politika Platformu (IPSES) raporunun yazarlarından Ingrid Visseren tarafından yapıldı. Visseren IPSES raporunda ilk defa hayvan haklarından bahsedildiğini belirtti. Ingred, konuşmasında sürdürülebilir bir ekonomi için çabalamamız, bitkisel tarıma geçmemiz ve sürdürülebilir gıdanın standart haline gelmesi gerektiğinden bahsetti. IPBES’in bu yıl yayınladığı 800 sayfalık rapor hayvancılık, tarım, madencilik, avcılık, balıkçılık ve ormansızlaşma sebebi ile 1 milyon bitki ve hayvan türünün yok olma tehlikesi altında olduğunu söylüyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Program, 3 farklı ülkeden gelen aktivistlerin, kendi ülkelerinde biyoçeşitliliğe zarar veren en önemli sebepleri anlattıkları sunumlar ile devam etti. Sunumlardan biri Filistin’den gelen aktivist tarafından yapılırken, savaşın çevre üzerindeki yıkıcı etkilerini sayılar ve görseller ile görmek rahatsız ediciydi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Programa ara vererek Porto’daki Brezilya Konsolosluğu önünde Amazon ormanlarının yok edilmesini protesto ettik. Eylemde “Amazon’u koru”, “Mercosur’e dur de” sloganları atıldı. Mercosur anlaşması Güney Amerika ülkeleri ile Avrupa Birliği arasındaki bir ticaret anlaşması, ancak bu anlaşma daha çok Brezilya’yı hayvan ticareti konusunda teşvik ediyor. Amazon orman yangınlarının hayvancılık ve hayvansal tarıma (yem üreticiliği) yer açmak için insan eli ile çıkarıldığı biliniyor. Amazon’daki tahribatın %91’inden hayvancılık endüstrisi sorumlu, Brezilya’da tahmini olarak dakikada bir futbol sahası büyüklüğünde orman hayvancılık için yok ediyor. Dünyada üretilen soyanın yüzde 80’i hayvan yetiştiriciliği için kullanılıyor, soya ekim sahaları da bu ekolojik yıkıma ortak oluyor. Anja Hazekamp (Hayvanlar için Parti) ve Francisco Guerreiro (Portekiz’li PAN) eylem metnini birlikte okudular. Okunan metinde, ucuz et için ormanların yok edildiği, AB’nin Mercosur anlaşmasına bağlı kaldığı sürece bir yol bulmanın mümkün olmadığı söylenirken, bir an önce bu anlaşmadan vazgeçilmesi gerektiği belirtildi. Eylem, yerel sanatçı PANT. Artworks’ün graffiti çalışması yapması ile sona erdi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Etkinliğin 3. Gününde, Hayvanlar İçin Parti (Hollanda) kurucusu ve başkanı Marianne Thieme halka açık bir konuşma yaptı. Konuşmada Hayvanlar için Parti’nin kuruluşundan ve etkilerinden bahsetti. Parti ilk kurulduğunda diğer partilerin kendileri ile dalga geçtiğini söyleyen Marianne, bir süre sonra partinin yarattığı etki sebebi ile diğer partilerin hayvan haklarını kendi gündemlerine almak zorunda kaldıklarını belirtti. Marianne, var olan sistem ile ekolojik yıkımın önüne geçemeyeceğimizi, bunun için insanı merkeze alan sistem yerine doğayı merkeze alan bir sisteme geçmemiz gerektiğini açıkça belirtti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Neredeyse bütün toplumlar insanı merkeze alıyor ve bütün canlıların insanlığın çıkarı için kullanılmasını olumluyor. Böyle bir dünyada iklim krizi ve türcülüğün yarattığı etik problemler ile başa çıkmamız mümkün görünmüyor. Görünen şu ki; dünyanın çok fazla vakti kalmadı, bu yüzden hepimizin günlük rutinlerimizin sonuçlarını düşünmesi gerekiyor. Eğer şiddetsiz bir dünyada yaşamak istiyorsak bir an önce başkaların canını yakan alışkanlıklarımızdan vazgeçmemiz gerekiyor.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/07/eko-kriz-akisi-degistir/">Eko Kriz: Akışı Değiştir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Çocuklar için Türcülük ve Hayvan Hakları Atölyeleri&#8221; Modeli Yayınlandı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/25/cocuklar-icin-turculuk-hayvan-haklari-atolyeleri-modeli-yayinlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Sep 2017 09:49:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklar için Türcülük ve Hayvan Hakları Atölyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları izleme komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[türcülük]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSEV]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=18694</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) tarafından, Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı&#8217;nın (TÜSEV) düzenlediği &#8220;Destekle Değiştir&#8221; etkinliğine katılan bireysel destekçilerin katkıları ile hayata geçirilen &#8220;Çocuklar için Türcülük ve Hayvan Hakları Atölyeleri&#8221;, 8-12 yaş aralığındaki çocuklar için geliştirildi, atölye modeli ilgilenen herkesin uygulayabilmesi için açık kaynak haline getirilerek yayınlandı. Geliştirilen modelin taslağı; psikolog, öğretmen, çocuk gelişimci, avukat, akademisyenlerin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/25/cocuklar-icin-turculuk-hayvan-haklari-atolyeleri-modeli-yayinlandi/">&#8220;Çocuklar için Türcülük ve Hayvan Hakları Atölyeleri&#8221; Modeli Yayınlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) tarafından, Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı&#8217;nın (TÜSEV) düzenlediği &#8220;Destekle Değiştir&#8221; etkinliğine katılan bireysel destekçilerin katkıları ile hayata geçirilen &#8220;Çocuklar için Türcülük ve Hayvan Hakları Atölyeleri&#8221;, 8-12 yaş aralığındaki çocuklar için geliştirildi, atölye modeli ilgilenen herkesin uygulayabilmesi için açık kaynak haline getirilerek yayınlandı.<span id="more-19078"></span></p>
<p>Geliştirilen modelin taslağı; psikolog, öğretmen, çocuk gelişimci, avukat, akademisyenlerin yanı sıra, çocuk hakları ve hayvan hakları aktivistlerinin bir araya geldiği, geçen sene Bilgi Üniversitesi Santralistanbul Kampüsü Sosyal Kuluçka Merkezi&#8217;nde düzenlenen çalıştayda gün boyunca süren tartışmalar sonucunda oluşturulmuştu. Çalıştayda oluşturulan çalışma gruplarından, öğrenme hedeflerinin modelleştirilmesi için öneriler ve öğrenme hedeflerinin tartışılması istenmişti. Çalıştayda, çocuk hakları ve hayvan haklarının benzerliği, hak mücadelelerinde karşılaşılan ortak sorunlar da ele alınırken, hayvanların kullanılabilecek birer mal olmadığı, hakları olan bireyler oldukları bilincinin çocuklarda oluşmasına katkıda bulunulması için farklı yöntemler tartışılmıştı. Hayvan sevgisi, merhamet, şefkat gibi konulardan çok, haklar düzleminde tartışmalar yürütülmüştü.</p>
<p>Bir senelik çalışmanın ürünü olarak, çocuk gelişimi ve psikolojisi uzmanları, çocuklarla alanda deneyimi olan gönüllü ve hayvan hakları aktivistleri ile birlikte şekillendirilerek ortaya çıkan &#8220;Çocuklar için Türcülük ve Hayvan Hakları Atölyeleri&#8221;nin pilot uygulamaları farklı sosyo-kültürel zeminlerden gelen çocuklar ile gerçekleştirildikten sonra atölye modeli tamamlandı.</p>
<p>&#8220;Çocuklar için Türcülük ve Hayvan Hakları Atölyeleri&#8221; Proje Koordinatörü Fatma Biltekin, yürüttükleri çalışma hakkında &#8220;Öncelikle bize, ideallerimize inanarak bu çalışmamıza destek olan tüm insanlara teşekkür ediyoruz. Uzun vadeli olarak yürüttüğümüz bu çalışma sayesinde çocuklar ile biz de çok şey öğrendik. Gözettiğimiz başlıca unsur, çocuklar ile hayvanlar arasında eşitlikçi bir ilişki kurulması için çabalarken, çocuklar üzerinde travma yaratmayacak, aile içi çatışmalara neden olmayacak bir atölye modeli oluşturmaktı. Bu çalışma sayesinde çocukların hayvanlarla ilgili konuşmaya ne kadar istekli olduklarını, hayvanlara reva görülen zulme yetişkinler gibi umursamazca bakmadıklarını aksine hayvanlar için her şeyin iyi olmasını dilediklerini, hayvanların yaşadıkları bazı acıların da gayet farkında olduklarını gördük . Bu atölye modelinin, yeryüzünde eşitlikçi bir yaşamın inşası için çabalayan tüm duyarlı insanlar tarafından uygulanmasını ümit ediyoruz&#8221; açıklamasında bulundu.</p>
<p>Açık kaynak hâline getirilen atölye modeline <a href="http://www.calameo.com/books/0053127744a3faf846d54" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>buradan</strong></a> ve modelle ilgili videoya <strong><a href="https://youtu.be/vgji6NwhCcs" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buradan</a> </strong>ulaşabilirsiniz.</p>
<p><a href="http://hayvanhaklari-izleme.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Hayvan Hakları İzleme Komitesi</strong></a></p>
<p>Kaynak:<a href="http://www.stgm.org.tr/tr/icerik/detay/cocuklar-icin-turculuk-ve-hayvan-haklari-atolyeleri-modeli-yayinlandi" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> STGM</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/25/cocuklar-icin-turculuk-hayvan-haklari-atolyeleri-modeli-yayinlandi/">&#8220;Çocuklar için Türcülük ve Hayvan Hakları Atölyeleri&#8221; Modeli Yayınlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avcılık: Erkekler, erkek olmayanlar, insan dışı hayvanlar&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/15/avcilik-erkekler-erkek-olmayanlar-insan-disi-hayvanlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Mar 2017 11:50:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Avcı-Toplayıcı Toplumlar]]></category>
		<category><![CDATA[Avcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Bahadır Grammeşin]]></category>
		<category><![CDATA[Desmond Morris]]></category>
		<category><![CDATA[Erkeklik]]></category>
		<category><![CDATA[Feministler]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan-İnsan Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[homofobi]]></category>
		<category><![CDATA[ırkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[Max Horkheimer]]></category>
		<category><![CDATA[Prof Dr. Eflatun Adam]]></category>
		<category><![CDATA[Theodor W. Adorno]]></category>
		<category><![CDATA[transfobi]]></category>
		<category><![CDATA[türcülük]]></category>
		<category><![CDATA[Vegan]]></category>
		<category><![CDATA[yaban hayvanları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=12427</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Topyekûn özgürlük savunucuları olarak bizler, ırkçılığa, cinsiyetçiliğe, yabancı düşmanlığına, homofobiye, transfobiye, tüm ayrımcılık çeşitlerine neden karşı çıkıyorsak, türcülüğe, yani insanların hayvanlar üzerinde kolayca hak iddia etmesini, tahakküm kurmasını sağlayan üstünlükçü düşünce sistemine de karşı çıkmalıyız&#8221;. Avcılık, günümüzde hâlâ, Türkiye ve birçok ülkede spor ya da hobi olarak niltelendiriliyor. Avcılığı, haklar bağlamında değerlendirdiğimizde ve genel olarak [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/15/avcilik-erkekler-erkek-olmayanlar-insan-disi-hayvanlar/">Avcılık: Erkekler, erkek olmayanlar, insan dışı hayvanlar&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Topyekûn özgürlük savunucuları olarak bizler, ırkçılığa, cinsiyetçiliğe, yabancı düşmanlığına, homofobiye, transfobiye, tüm ayrımcılık çeşitlerine neden karşı çıkıyorsak, türcülüğe, yani insanların hayvanlar üzerinde kolayca hak iddia etmesini, tahakküm kurmasını sağlayan üstünlükçü düşünce sistemine de karşı çıkmalıyız&#8221;.</strong></p>
<p>Avcılık, günümüzde hâlâ, Türkiye ve birçok ülkede spor ya da hobi olarak niltelendiriliyor. Avcılığı, haklar bağlamında değerlendirdiğimizde ve genel olarak avcıların eylemlerini incelediğimizde, bunun tam bir işkence ve yaşam hakkı gasbı olduğunu kolaylıkla görebiliyoruz. İnsanlık tarihinde avcı-toplayıcı toplumlar, hayatta kalmak için gayet eşit şartlarda avlanırken, bugün geldiğimiz tekno-endüstriyel çağda avcıların büyük bir çoğunluğu, avcılık yoluyla yaşlı ya da engelli hayvanların doğadan elimine edildiği iddiasıyla avcılığın bir seleksiyon olduğunu savunuyor. Orman ve Su İşleri Bakanlığı da avcılığı destekliyor, sadece “kaçak” avcılığı önlemek için yasalar çıkartıyor, avcıların kan tutkusunu yasalar dâhilinde avlandıkları sürece tatmin etmelerine hiçbir ses çıkarmıyor. Aksine bakanlık, “yasal” avcılığı destekliyor, teşvik ediyor; avcılık üzerinden ciddi bir bakanlık bütçesi sağlıyor. Avcılığın kaçağının- yasalının olamayacağını düşünüyorum, tıpkı tecavüzün yasalının, kaçağının olamayacağı gibi&#8230;</p>
<figure id="attachment_12428" aria-describedby="caption-attachment-12428" style="width: 940px" class="wp-caption alignnone"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-12428" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/1.jpg" alt="" width="940" height="788" /><figcaption id="caption-attachment-12428" class="wp-caption-text">Edirne&#8217;nin ‘düşman’ işgalinden kurtuluşunun 88. yıl dönümünde avcılar resmî geçit töreninde.</figcaption></figure>
<p>Avcıların neredeyse tamamı, yaban hayvanlarını “vurulmaları” için yaratılmış canlılar olarak görüyor; avcılık yasaklanırsa yaban hayvanlarının aşırı derecede üreyeceklerini düşünseler de bilimsel teoriler ve doğanın gerçekleri bu tür iddiaları tamamen çürütüyor. Avcılığın iddia edildiği gibi doğaya ve yaban hayatına hiçbir katkısı yok, aksine oldukça yıkıcı sonuçları var. Bilimsel gerçekleri bir kenara bırakırsak hayvan hakları hareketi açısından avcılık, kanlı bir insan hobisi ve kesinlikle yasaklanması gereken bir cinayet eylemi. Doğuştan gelen haklara sahip ve hissedebilir bireyler olan hayvanların tutsak edildiği, yaşam haklarının gasp edildiği tüm eylemler ve avcılık sürdüğü sürece, hayvan haklarından bahsedebilmek de mümkün olmayacak.</p>
<h4><strong>AVCILIK, SİLAH ENDÜSTRİSİ, CİNAYETLER…</strong></h4>
<p>Bugün birçok ülkede avcılık tartışılıyor olsa da avcılığın, dünyanın en büyük sanayi kollarından olan silah endüstrisine sağladığı pazar nedeniyle yasaklanması ısrarla engelleniyor. Hayvan katliamlarından bağımsız olarak, av tüfeğiyle cinayet, kadın ve nefret cinayetlerinin tutulduğu çetelelerdeki kategorilerin en başında yer alıyor. Avcılıkta kullanmak için çok basit bir şekilde edinilebilen silahlar, hayvanlarla birlikte kadınların, çocukların da canını alıyor. Bu yönüyle de avcılığın kesinlikle yasaklanması gerektiğini düşünüyorum.</p>
<figure id="attachment_12429" aria-describedby="caption-attachment-12429" style="width: 600px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" class="size-full wp-image-12429" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/2.jpg" alt="" width="600" height="600" /><figcaption id="caption-attachment-12429" class="wp-caption-text">Geçtiğimiz aylarda, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın “av turizmi” izni ile Türkiye’de hayvan öldürmeye gelen, ABD Başkanı Donald Trump’ın oğlu da birçok avcı gibi öldürmeye doymuyor.</figcaption></figure>
<p>Sadece ABD’de, avlanma için izin verilen arazilerde -kamu arazilerinin yüzde 60’ında serbestçe avcılık yapılabiliyor, bir yılda 200 milyondan fazla hayvan kayıtlı olarak öldürülüyor, bu sayıya tabii ki suda yaşayan balık gibi hayvanlar dâhil değil. Tüm dünyada, denetimlere takılmayan, istatistik çalışmalarına dâhil edilmeyen yüz milyonlarca hayvan, yine insanın bu kanlı hobisi, kan ve ölüm tutkusu yüzünden katlediliyor. 2015’de Türkiye’de, 5 milyon 500 bin ruhsatlı av silahı olduğu konuşuluyordu. Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın yine 2015’te yayınladığı rapora göre, yıllık aktif avcı sayısı 185.489 olarak kaydedilmiş. Avcılık nedeniyle yaşam hakları gasp edilen, annelerinden veya yavrularından ayrılan, yakalandıkları tuzak ve kapanlarda günler boyunca acı ve ağrı içinde ölümü bekleyen hayvanları düşündüğümde, bu rakamlar beni oldukça korkutuyor. Can almaktan, kan akıtmaktan hoşlandığını resmen ilân etmiş bu kadar insanla aynı toplumda yaşadığımız için endişelenmemek elde değil. Yine Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın 2015’de yayınladığı rapora bakıldığında, ülke genelindeki toplam 185.649 avcıdan sadece 60’ının kadın olduğunu görüyoruz.</p>
<p>İngiltereli zoolog, davranış bilimci ve “Hayvan-İnsan Sözleşmesi” adlı kitabın yazarı Desmond Morris, “<em>Avın amacı heyecanı, tehlikeyi yaşamak, erkeklik ve cesareti kanıtlamaktı</em>&#8221; der. Buradan avcılığı farklı bir boyutta değerlendirmek istiyorum ki, avcılığı hem toplum hem de devletler nezdinde bu kadar meşru kılan bir düşünce yapısı, insanlığın iliklerine kadar işlemiş durumda: Türcülük&#8230; Topyekûn özgürlük savunucuları olarak bizler, ırkçılığa, cinsiyetçiliğe, yabancı düşmanlığına, homofobiye, transfobiye, tüm ayrımcılık çeşitlerine neden karşı çıkıyorsak, türcülüğe, yani insanların hayvanlar üzerinde kolayca hak iddia etmesini, tahakküm kurmasını sağlayan üstünlükçü düşünce sistemine de karşı çıkmalıyız. Avcılık da tüm toplumlara hâkim olan türcü zihniyet sayesinde meşrulaşan ve tabii ki kanlı silah endüstrisinin sağladığı dokunulmazlık ile 21’inci yüzyılda hâlâ varlığını sürdüren bir saçmalık.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-12430" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/3.jpg" alt="" width="2000" height="2125" /></p>
<h4><strong>TOPLUM, ERKEKLİK, AVCILIK, ET YEMEK…</strong></h4>
<p>Ataerkil kültürün kökenine baktığımızda ise başlangıcının avcılık olduğunu görüyoruz. Toplumsal cinsiyetin erkeğe yüklediği rollerden birinin iktidar ve erk olduğunu, bu konuda yazılıp çizilen tüm teorileri bir kenara bırakırsak sadece gündelik yaşantımızdan gayet iyi biliyoruz. Erkeğe yüklenen bu rol ile erkek gerekirse öldürebilir, köleleştirebilir, erkek olmayanlar ya da insan dışı hayvanlar üzerinde her türlü tasarrufta bulunabilir, hak iddia edebilir. Toplumsal yaşantımıza baktığımızda, çoğu erkeğin bu iktidar üzerinden kendisini var ettiğini, o iktidarı kaybetmemek için ne kadar hırçınlaştığını, birçok özneyi kolayca nasıl gözden çıkardığını görüyoruz. Yine ataerkil toplumlarda, et yemenin, avlanmanın, birebir erkeklikle özdeşleştirildiğini, toplum nezdinde erkekliği pekiştirdiğini görüyoruz. Et yemeyen erkeklerin ise “erkekten” sayılmadığı ya da “yarım erkek” sayıldığı bir toplumda yaşadığımızı, deneyimlerimden rahatlıkla söyleyebilirim. Bu  “tam” erkekler, örneğin toplu taşımada hiçbir rahatsızlık emaresi göstermeden ve artık tekerlemeye dönüştürdüğü yüksek sesli cinsel şiddet içeren küfürleriyle bir kısım insanı canından bezdirirler; tacize karşı tepki verenleri canından ederler (bkz. Bahadır Grammeşin davası); bıçkın delikanlı hâlleri, sözde yırtıcılıklarıyla herkesi dize getirmeye çalışırlar, toplumsal normların dışında kaldığını düşündüğü bir takım insanları sokakta linç edebilir, fırsatını bulsa ve cezalandırılmayacağını bilse anında ortadan kaldırabilirler. Ne zaman ki, bir yerden testosteron kokusu ağır bir şekilde yükseldiyse orada hep şiddeti, nefreti görmüşümdür. Neyse, konuyu çok dağıtmayayım&#8230;</p>
<figure id="attachment_12431" aria-describedby="caption-attachment-12431" style="width: 3994px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-12431" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/4.jpg" alt="" width="3994" height="1994" /><figcaption id="caption-attachment-12431" class="wp-caption-text">Samsun Canik’te avcılardan kaçarak kent merkezine inen yaban domuzu, tekme, sopa ve taşlarla linç edilerek öldürülmüştü. Domuz son nefesini verirken, aralarında çocukların da bulunduğu erkeklere bir polis memuru da eşlik ediyordu. Domuzun yaşadığı tarifsiz acı karşısında failler, sadece 500 TL idarî para cezasına çarptırıldı.</figcaption></figure>
<h4><strong>AVCILARDA SKOR, REKOR TUTKUSU</strong></h4>
<p>Avcılıkla bir yaşamı sonlandıran, bir bedene sahip olan ya da bir hayvanı esir eden erkeklerin büyük bir çoğunluğunda “skor”, “rekor” gibi takıntılar olduğunu, avcılık karşıtı mücadele verenler ya da hayvan hakları aktivistleri çok iyi bilir. Mesela, en uzun boynuzlu yaban koyununu avladığı için övünen erkek, seks yaptığı kadınla ilgili ayrıntıları ortaya dökerek bunu bir alay konusu hâline getiren ya da belli bir süre zarfında kaç kadınla birlikte olduğunu açıklayarak bu “skor”la övünen aynı hemcinslerini bana anımsatıyor. Yıllar önce eşine, çevresine uyguladığı sistematik psikolojik, cinsel ve fiziksel şiddet nedeniyle kendisini teşhir ettiğimiz ve kendisine tavır aldığımız bir erkek, yanındaki kadına, bir polis saldırısından kaçarken tesadüfen evine sığınan bir arkadaşımıza sorması için “<em>Bak, bu arkadaşa sor, kaç kadını, kişiyi nasıl dövdüğümü sana anlatsın” </em>diye yıllar sonra hâlâ bununla övünüyor, yaptıklarından hiçbir rahatsızlık duymuyor. Kendisine sorsak o dönem hepimizi çok seviyordu, hepimize çok değer veriyordu&#8230; Verdiğim bu örnek üzerinden, eleştirel kuramcıların yazdıklarına bakarsak Theodor W. Adorno ve Max Horkheimer, “<em>İnsan ve Hayvan”</em> makalesinde türcü ve cinsiyetçi egemen erkekle ilgili şunları yazar: <em>Faşistlerin hayvanlara, doğaya ve çocuklara yönelik yobaz sevgilerinin önkoşulu av istencidir. Faşistlerin kaygısızca bir çocuğun başını ya da bir hayvanın sırtını okşaması, bu okşayan elin yok edebileceği anlamına gelir… Kadın, uygarlığın boyunduruk altına almayı şanından saydığı doğanın imgesi oldu. Doğaya sınırsız ölçüde egemen olma, kozmosu sonsuz bir av sahasına dönüştürme bin yılların düşüydü. Erkek toplumundaki insan ideası da buna göre tasarlanmıştı.</em></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-12432" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/5.jpg" alt="" width="640" height="301" /></p>
<h4><strong>AVCILAR ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA</strong></h4>
<p>Sadece fiziksel olarak değil, zihinsel olarak da iktidar sorunu yaşayan erkekler kadına, LGBTİ’lere veya insan dışı hayvanlara tahakküm uygulayarak toplumdaki yerini sağlama almaya bakar. Ben her ne kadar klinik psikolojinin verilerini kullanmaktan pek hazzetmesem de İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı’nın eski öğretim görevlilerinden Prof Dr. Eflatun Adam ve arkadaşlarının, Türkiye’deki avcıların kişilik özellikleriyle ilgili olarak yürüttüğü bir araştırmadan da bahsetmek istiyorum. Söz konusu araştırma sonuçlarına bakıldığında, avcıların içine kapanıklık, saldırganlık, suçluluk duygusu ve başarısızlık sendromundan muzdarip olduğu sonucuna ulaşıldığını görülür. Araştırma neticesinde, avcı erkekler, avcı olmayan erkeklere kıyasla cinsel doyuma daha az ulaşırken cinsel yaşam anlayışında çok daha tutucu çıkmışlardır. Desmond Morris’in işaret ettiği gibi, erkekliğini kanıtlamak, heyecan aramak için ya da biraz önce bahsettiğim araştırmada bahsi geçtiği gibi birilerine saldırıp başını belaya sokmamak için avcılar, hayvanların canına kast ederek belki de kendilerini dizginliyor, içindeki şiddet dürtüsünü baskılayabiliyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-12434" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/6-1.jpg" alt="" width="1000" height="885" /></p>
<h4><strong> “ÖLDÜREN SEVGİ İSTEMİYORUZ”</strong></h4>
<p>Söz konusu araştırmada, deney grubunda yer alan 200 avcının hemen hemen hepsinin derin bir hayvan sevgisi taşıdığı sonucuna varılması da bana çok tanıdık geliyor. Feministlerin, kadınların eylemlerde attığı “Öldüren sevgi istemiyoruz” sloganı ya da aynı sloganın yazılı olduğu dövizler size de tanıdık gelmiyor mu? Doğada ölüm makinesine dönüşüp hayvanın canına kast eden erkek, sokakta ya da ev içinde kadının canına kolayca kast edebiliyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-12435" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/7.jpg" alt="" width="700" height="350" /></p>
<h4><strong>SADECE KENDİMİZE Mİ ÖZGÜRLÜK?</strong></h4>
<p>Tüm bunları düşündüğümüzde, avcılığın ataerkilllikten, erkek iktidarından; cinsiyetçiliğin de türcülükten bağımsız olmadığını, birbirlerini beslediğini görüyoruz. Öznesi kim olursa olsun, öldüren, hapseden, beden dokunulmazlığını ihlâl eden tüm düşünce ve eylemlerin 21’inci  yüzyılda artık tarihe karışması gerektiğini düşünüyorum ancak Türkiye’de hak kavramına o kadar sığ bir şekilde yaklaşılıyor ki. Toplumsal şiddeti besleyen, birbirinden asla bağımsız olmayan ayrımcılık çeşitlerinden biri olan türcülüğe karşı ya da hayvan haklarının teslimi için düzenlenen eylemlere sadece hayvan hakları aktivistleri katılıyor, destek veriyor. Topyekûn özgürlüğün inşası geciktirildikçe, hayvanlar özgürlük arayışlarımızın, anlayışlarımızın dışında bırakıldıkça ne özgürlük ne adalet ne de eşitlik görebileceğiz. O nedenle, her ortamda faşizmle de cinsiyetçilikle de türcülükle de mücadele etmeli, bu kötücül düşünce sistemlerinin ne gibi sonuçlar doğurduğunu dile getirmeliyiz. Bugün hâlâ toplumlarımızda avcılık diye bir olgu var olması, nasıl bir dünyada yaşadığımızı sorgulamak konusunda oldukça geç kaldığımız anlamına geliyor.  Ve bu geç kalmışlık, hareketsizlik, tepkisizlik şiddetin günbegün tekrar üretilmesine olanak sağlıyor. Böyle bir dünyada yaşamak istiyor muyuz, istemiyor muyuz? Bence hepimizin ilk başta kendine sorması gereken soru, bu olmalı ve bunun sonucunda da artık bir karara varmalıyız. Bu karara varmadığımız ve yaşamlarımızı değiştirmemekte direttiğimiz sürece, hepimiz, o şiddetin üreticisi, destekçisi ve bir parçası şeklinde yaşamaya devam edeceğiz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/15/avcilik-erkekler-erkek-olmayanlar-insan-disi-hayvanlar/">Avcılık: Erkekler, erkek olmayanlar, insan dışı hayvanlar&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
