<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Toplumsal iş bölümü arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/toplumsal-is-bolumu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/toplumsal-is-bolumu/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 25 May 2021 13:00:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Toplumsal iş bölümü arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/toplumsal-is-bolumu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kadınlar Neden Ağaçları Savunur?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/25/kadinlar-neden-agaclari-savunur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emet Değirmenci]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 May 2021 13:00:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[ekofeminizm]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın doğa ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal iş bölümü]]></category>
		<category><![CDATA[Ursula Le Guin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=70382</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınlar toplumsal iş bölümündeki rolleri gereği ağaçları ve yaşam alanlarını savunurlar. Onlar için doğa yalnızca ekmek teknesi değil, aynı zamanda yüklendikleri bakım emeği gereği bir ecza dolabıdır. Ancak bize düşen görev, bu tepkiyi endüstriyel kapitalizme karsı alternatif bir duruşa dönüştürebilmektir.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/25/kadinlar-neden-agaclari-savunur/">Kadınlar Neden Ağaçları Savunur?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Covid-19 pandemisinin 2021 Mayıs ayı tam kapanma döneminde bir kez daha gördük ki Türkiye’nin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine, tam kapanma dönemlerinde daha da artan doğa katliamları oldu. Ve burada kadınlar  yine en önde ağaçlara ve ekosisteme sahip çıkmaya çalıştılar. Bu anlamda, Rize İkizdere ve Muğla İkizköy’deki kadınların görüntüleri sıkça paylaşıldı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ekofeminizm neredeyse Türkiye&#8217;de daha yeni telaffuz edilmeye başlandığında, Soma’nın Yırca köyündeki zeytin ağacı katliamı için doğasına sahip çıkan kadınları konu etmiştim. Ekofeminizmin anti kapitalist, anti emperyalist </span><span style="font-weight: 400;">ö</span><span style="font-weight: 400;">zünü,</span> <span style="font-weight: 400;">onlarca (hatta yüzlerce yıldır) İsrail saldırılarına karşı topraklarını ve yaşamı savunan Filistinli kadınların zeytin ağaçlarına sarılarak sahip çıkmaya çalıştıklarını anlatmıştım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Peki kadın-ağaç bütünleşmesi</span> <span style="font-weight: 400;">nereden geliyor? Kadınlar neden ağaçları savunur? </span></p>
<h5><b>Kadın-Doğa İlişkisi</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplumsal iş bölümü temelinde, kadın-doğa ilişkisini derleyici-avcı</span><span style="font-weight: 400;"> topluma dayanarak ele almak gerekir. Dolayısıyla kadın, topladığı besinlerin ekosistemdeki </span><span style="font-weight: 400;">döngüsüyle</span><span style="font-weight: 400;"> bütünleşiyor. Ekofeminizm konusunda en çok tanınan yapıt olan, Maria Mies ile</span> <span style="font-weight: 400;">Vandana Shiva’nin ortaklaşa yazdığı</span> <i><span style="font-weight: 400;">Ekofeminizm</span></i><span style="font-weight: 400;"> adlı kitap,</span> <span style="font-weight: 400;">kadınların neden kapitalist birikim ekonomisinden yana değil de geçim ekonomisinden yana olduklarını iyi anlatır. Başka bir deyişle,</span> <span style="font-weight: 400;">tarihten gelen toplumsal işbölümü gereği, kadınların gözü toprakta ne yetiştireceğine ve  sofraya ne pişirip koyduğuna bağlıdır.  </span></p>
<h5><b>Racastanlı Kadınların Tarihsel Başarısı</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Hindistan’ın</span> <span style="font-weight: 400;">Racastan bölgesi hep ilgimi çeken bir alan olmuştur. Araştırıldığında belki o bölge insanının kökeni devletsiz toplum oluşturmaya kadar uzanabilir. Şimdi detay gerektiren o kısma girmeyeceğim. Ancak kadınların doğaya sahip çıkmada görünür olmasına ve çabalarının nasıl saygınlık kazandığına bakmaya çalışalım. Oradaki kadınların topraklarındaki mitler kadar, doğanın diyalektiğinden nasıl güç aldıkları da toplumdaki konumlarına yansıyor. Ekosistemi iyileştirirken aynı zamanda erkek egemen bir toplumda kamusal alandaki özgürlük alanlarını nasıl genişlettiklerine biraz değinelim: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Rajastanlı kadınlar, bölgedeki kuraklığa ve dolayısıyla gelişen şiddete de çözüm bulmaya çalışmışlar. Endüstriyel m</span><span style="font-weight: 400;">odernleşmeyle kaybedilen, eski geleneksel </span><i><span style="font-weight: 400;">Johad</span></i> <span style="font-weight: 400;">denilen </span><span style="font-weight: 400;">yeraltı suyunu beslemeye de yarayan baraj sistemini geri getirmişlerdir. Bunu da halk meclisleri vasıtasıyla, kadınların mühendislik liderliğinde geri getirmede başarıya ulaşmışlardır. Bu projeyle yalnızca susuzluğa çözüm bulmamışlar; aynı zamanda kooperatifler kurarak yerel ürünlere odaklanmışlar. Topluma ekonomik refah da sağlamışlardır. Bu yolla kadına karşı şiddet de azalmıştır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kuşaktan kuşağa aktarılan hikayelerin toplumsal değişim gücü taşıdığına inanırım. Bunu </span><i><span style="font-weight: 400;">ağaçlara sarılan kadınlar</span></i><span style="font-weight: 400;">  öyküsünde de görüyoruz. 15. Yüzyılda geçen ve yaşanmışlığa dayanan öyküye göre, Rajastan&#8217;da Bishnoni kadınlar ve erkekler orman kesimine karşı çıkmış. Daha endüstriyel dönem</span> <span style="font-weight: 400;">öncesinde kitlesel ağaç kesmeye karşı direnen  insanların öyküsü ise, 1970’lerde adeta ekofeminizmin simgesi haline gelen, ağaçlara sarılan </span><i><span style="font-weight: 400;">Chipco</span></i><span style="font-weight: 400;"> kadınlarının direnişinde güncellenmiş durumdadır.</span></p>
<h5><b>Ata Topraklarını Değil, Doğanın Diyalektigini Savunmak</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Ataerkinin dilimizde ve kültürümüzde neden erkek egemenliği anlamına geldiğini daha <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/08/ataerki-mi-erkek-egemenligi-mi/" target="_blank" rel="noopener">önceki yazılarımda ele almıştım. </a></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ataerkil hegemonik kültür, Ursula </span><a href="https://tr.eferrit.com/biyografi-ursula-k-le-guin/"><span style="font-weight: 400;">Le Guin</span></a><span style="font-weight: 400;"> in vurguladığı gibi modernleşmeyle de ilgilidir. Lequin bunu şöyle dile getirir: </span><span style="font-weight: 400;">&#8220;Medenileşmiş Adam diyor ki: Ben Kendim, Ben Üstadım, geri kalan her şey diğer &#8211; dışarıda, altta,  yer alıyor. Ben; kullanıyorum, araştırıyorum, sömürüyorum, ben kontrol ediyorum&#8230; Ben öyleyim ve geri kalanı da kadın ve vahşi, uygun gördüğüm şekilde kullanılmalı.”   </span></p>
<h5><b>Sonuç Olarak</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Rajastan örneği ve Chipco hareketi bize toplumsal temellere dayanan bir ekofeminizmin yerelde nasıl ortam bulabileceği  hakkında ip uçları veriyor. Kadınlar toplumsal iş bölümündeki rolleri gereği ağaçları ve yaşam alanlarını savunurlar.</span> <span style="font-weight: 400;">Onlar için doğa yalnızca ekmek teknesi değil, aynı zamanda yüklendikleri bakım emeği gereği bir ecza dolabıdır.</span> <span style="font-weight: 400;">Ancak bize düşen görev,</span> <span style="font-weight: 400;">bu tepkiyi endüstriyel kapitalizme karsı alternatif bir duruşa dönüştürebilmektir. Çünkü  yerel mitlerin ve hikâyelerin kalıcılığı ancak</span> <span style="font-weight: 400;">politik bir duruşla mümkündür. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/25/kadinlar-neden-agaclari-savunur/">Kadınlar Neden Ağaçları Savunur?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
