<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>toplumsal cinsiyet eşitsizliği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/toplumsal-cinsiyet-esitsizligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/toplumsal-cinsiyet-esitsizligi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 06 Apr 2022 23:24:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>toplumsal cinsiyet eşitsizliği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/toplumsal-cinsiyet-esitsizligi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Konuşma Zamanı, Duvarları Kadın+’ların Sözleriyle Donatıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/06/konusma-zamani-duvarlari-kadinlarin-sozleriyle-donatiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Dec 2021 08:39:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Şiddeti]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Konuşma Zamanı]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet eşitsizliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=76580</guid>

					<description><![CDATA[<p>'Konuşma Zamanı: Kenti Kadın+’ların Sözü ve Sanatıyla Donatmak' projesi; eşitlik, adalet, yaşam hakkı, etik yaklaşımlar, özgürlük talepleri içeren ve kazanılmış hakları savunan sloganların kamusal alanda bir kez daha görünür yapıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/06/konusma-zamani-duvarlari-kadinlarin-sozleriyle-donatiyor/">Konuşma Zamanı, Duvarları Kadın+’ların Sözleriyle Donatıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Meral Akkent, Şehlem Kaçar, Merve S. Öztürk ve Burcu Yılmaz’la kadınlar ve LGBTİ+ bireylerin özgürce yaşam hakkına yönelik gerçekleştirdikleri “Konuşma Zamanı” adlı çalışmaları üzerine konuştuk. Proje ekibi Konuşma Zamanı’nı “bir diyalog projesi” olarak tanımlıyor. Ekip projenin çıkış aşamasını şu sözlerle anlatıyor: “Son yıllarda evde, okulda, sokakta, iş yerinde kısacası her yerde duyduğumuz, şahit olduğumuz, müdahil olduğumuz ya da yaşadığımız şiddet, bize bu projeyi yaptırdı. Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddet sorununu, özellikle feminist sloganlar bağlamında görünür ele aldık. İstanbul Sözleşmesi’nin kadınlar ve LGBTİ+ bireyler için yaşamsal önemini vurgulamayı amaçladık ve hep bir ağızdan meydanlarda haykırdığımız ‘İstanbul Sözleşmesi yaşatır’ demeyi, bu defa da başka yöntemlerle denemek istedik.” </span></p>
<h5><b>&#8216;Devlet Erkek Şiddetini Önlemekle Yükümlüdür&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-76585 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/konusma-zamani-640x365.jpg" alt="konuşma zamanı" width="384" height="219" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/konusma-zamani-640x365.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/konusma-zamani.jpg 700w" sizes="(max-width: 384px) 100vw, 384px" /></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadına şiddetin her gün katlanarak sürdüğünü ifade eden Konuşma Zamanı ekibi, şiddetin kaynağının toplumsal cinsiyet eşitsizliği olduğunu söylüyor ve devleti önlem almaya çağırıyor: “Devlet; erkek şiddetini önlemek, koruyucu tedbirleri geliştirmek ve şiddet sonrası destek mekanizmalarını oluşturmakla yükümlüdür. Etkin soruşturma ve kovuşturmalar yapılmalı, failler ceza almalı ve yargıda göremediğimiz adil yaklaşımın temellerini oluşturmalıdır. Yani devlet, şiddetin kaynağı olan toplumsal cinsiyet eşitsizliğini giderecek önlemler almalıdır. Dolayısıyla, kadınların ve LGBTİ+ bireylerin şiddetten uzak yaşayabilmesi için devletlerin zorunlu yükümlülüklerini belirten İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek, devletin bu yükümlülüklerini ciddiye almak istemediği anlamına geliyor. Kısacası, İstanbul Sözleşmesi’nden bir gece yarısı kararı ile çıkılmasını, Türkiye’deki milyonlarca kişiyle birlikte kabul etmiyoruz!” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ekip, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ne özel bir çalışma düzenledi. “Konuşma Zamanı: Kenti Kadın+’ların Sözü ve Sanatıyla Donatmak” isimli çalışmanın içeriğini ve amacını şöyle anlatıyorlar: </span><i><span style="font-weight: 400;">“</span></i><span style="font-weight: 400;">Konuşma Zamanı: Kenti Kadın+’ların Sözü ve Sanatıyla Donatmak projesi; eşitlik, adalet, yaşam hakkı, etik yaklaşımlar, özgürlük talepleri içeren ve kazanılmış hakları savunan sloganların kamusal alanda bir kez daha görünür yapıyor. Çalışmada, feminist hareketin sloganları, amatör ya da profesyonel kadın+ sanatçılar tarafından yorumlandı. Bu eserler, billboardlarda gösteriliyor ve </span><a href="http://www.konusmazamani.com/"><span style="font-weight: 400;">web</span></a><span style="font-weight: 400;"> </span><span style="font-weight: 400;">sitesinde, Türkçe ve İngilizce dil seçenekleriyle ziyaret edilebilecek sanal sergide ziyaretçilerle buluşuyor. Aynı adı taşıyan bir de kitap yayınlandı.”</span></p>
<h5><b>&#8216;Sesimiz Kamusal Alanda Yer Buluyor&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-76586 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/konusma-zamani-1-640x359.jpg" alt="konuşma zamanı" width="423" height="237" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/konusma-zamani-1-640x359.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/konusma-zamani-1.jpg 700w" sizes="(max-width: 423px) 100vw, 423px" /></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çalışmanın mesajının en önemli taşıyıcısının dil olduğunu ifade eden Konuşma Zamanı ekibi, “Dil ne kadar erkek hâkim bir alansa kamusal alanlar da o kadar ataerkil alanlardır. Dile müdahale eden feminist sloganları, billboardlarda göstermekle, sesimiz, sözümüz, taleplerimiz, kaygılarımız, umutlarımız, kışkırtan fikirlerimiz ve sanatımız, kamusal alanda kendine yer buluyor,” diyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Konuşma Zamanı, yaptıklarının aynı zamanda billboard aktivizmi olarak da tanımlanacağını söylerken duvar yazılamasının feminist mücadeledeki yerine vurgu yapıyorlar: “Duvar yazılaması feministlerce 70’lerden beri kullanılan bir yöntem. Kentlerde kamusal alanda dışlanan kadınlar, kentin duvarlarını kullanarak, tebeşirle ya da spreyle yazdıkları slogan ve talepleriyle kamusal alanda görünür olmak, kendilerini ifade etmek, yani kamusal alanı dönüştürmeyi bir yöntem olarak benimsediler. Bu projede aynı sloganlarla reklam mecralarında, yani billboardlarda karşılaşıyoruz. Aslına bakarsanız feminist hareket bu mecralara yabancı değil, billboard aktivizmi Tuğba Taş’ın sergi için kaleme aldığı yazısında da aktarıldığı gibi, feminist sanatçıların da yaratıcı aktivist stratejilerinden biri. Taş’ın yerinde tespitiyle billboard aktivizmi ‘ürünleri galeri ve müzelerden bağımsızlaştırıp toplumsal alana taşıyor ve bu alandaki dönüşüm talebini güçlü biçimde dile getirebiliyor’.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Proje kapsamında billboardların yanı sıra bir sanal sergi ve kitap çalışması yer alıyor. Ekip sanal sergi ve kitap çalışmasını şu sözlerle anlatıyor: “Sanal sergide 57 sanatçının esprili, öfkeli, alaycı, talepkâr, cüretkâr eserleri ve sanatçılar hakkında kısa bilgiler yer alıyor. Ayrıca ‘İnteraktif’ başlığı altında hem herkesin feminist sloganlar hakkındaki bilgisini sınayacağı hem de çok eğleneceği bir bulmaca bölümü var. Biz yaparken çok keyif aldık. </span><b>‘</b><span style="font-weight: 400;">Konuşma Zamanı</span><b>’ </b><span style="font-weight: 400;">projesi, bir kültürel aktivizm çalışması da olduğu için, projenin oturduğu temeli tanımlayan üç kısa makaleye de yer verdik. Tuğba Taş, feminizm, aktivizm ve sanat konusunda düşünüyor ve ‘Konuşma zamanı’ sergisini inceliyor. Seda Yavuz, sanatın neden bir cinsin tekelinde olduğunu tartışıyor. Demet Sayınta ise 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü‘nün tarihini ve önemini bize tekrar hatırlatıyor.”</span></p>
<h5><b>Projede Türkiye’de Konuşulan 18 Anadile Yer Verildi</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Konuşma Zamanı ekibi projede kapsayıcı ve feminist olmak üzere iki yöntem izlediklerini anlatıyor: “Projenin feminist yöntemi, sanatçı seçiminde duyarlı olmamıza yardım etti. Bu yöntemle sanatçı belirleme süreci, açık çağrıya başvuranların çoklu kimlik özelliklerinin farkında olarak, büyük bir özenle yapıldı. 76’dan 16 yaşına kadar farklı yaşlarda katılımcımız var. Etnik, dinî ve kültürel arka plan çeşitliliği, anadil, bireyin kendini ait hissettiği toplumsal cinsiyet, engellilik, göçmenlik, yaşanan bölge gibi özellikler, projeye katılacak sanatçıların seçiminde özellikle bir dikkate alındı. Projenin kapsayıcı yöntemi ise, çalışmanın çok anadilli olarak tasarlanmasıyla gerçekleştirildi. Sanatçılar, önce proje ekibince hazırlanan feminist sloganlar havuzundan bir slogan seçtiler. Biz de seçtikleri Türkçe slogana ek olarak, onları Türkiye’de konuşulan anadillerinden birisini seçmeleri için teşvik ettik. Böylece, billboardlardaki posterlerde, sanal sergi ve kitapta Türkiye’de konuşulan 18 anadil yer aldı. Feminist sloganlar sanatsal çalışmalarla yorumlandılar ve farklı dillere çevrildi. Sonuçta hem yorumlama hem de çeviri sürecinde erkek hâkim bir alan olan dile, farklı müdahalelerde bulunan bir proje gerçekleşti.”</span></p>
<h5><b>&#8216;Projemize Sansür Uygulamak İstendi&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-76587 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/konusma-zamani-2-640x359.jpg" alt="konuşma zamanı" width="389" height="218" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/konusma-zamani-2-640x359.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/konusma-zamani-2.jpg 700w" sizes="(max-width: 389px) 100vw, 389px" /></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Proje ekibi üretim sürecinde çok keyifle ilerlemiş olsalar da uygulama evresinde sorunlarla karşılaştıklarını anlatıyor. Bu sorunların en büyüğü iş birliği yaptıkları İstanbul Kadın Müzesi’nin bağlı bulunduğu vakıfla yaşanmış: “İstanbul Kadın Müzesi’yle başladığımız çalışmaya, müzenin bağlı olduğu vakıf tarafından sansür uygulanmak istendi. İstanbul Kadın Müzesi küratörü Meral Akkent, bu müdahaleleri kabul etmeyerek vakıf ve müzeyle ilişkisini kesti. Vakfın içeriğe ve çalışmanın feminist yöntemlerine müdahalesi nedeniyle, </span><i><span style="font-weight: 400;">‘Konuşma Zamanı’</span></i><span style="font-weight: 400;"> çalışması, proje ekibi tarafından ve Aramızda’nın katkısıyla tamamlandı. Vakfın bu sansür müdahalesinin belediye görüşmelerine de olumsuz yansıdığını düşünüyoruz. Bu projede 8 belediye ile görüştük. Bir belediye 40 billboard verme kararı verdi, diğeri 6 billboardla projeye katılmak istedi, billboard sayısı kesinleşmemiş 3 belediye ile ön görüşmeler yapıldı. Belediyeler, poster tasarımlarını inceledikten sonra ‘doluluk nedeniyle’ çalışmalara yer verilemeyeceğini bildirdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Belediyesi ile uzun süre yazıştığımızı burada söylemek isteriz. Billboard aksiyonuna şu anda sadece Şişli Belediyesi ve Tunceli Belediyesi katılıyor. Ülkede korku ikliminin hüküm sürmesi, seçimlerin yaklaşması nedeniyle, iptallerin sansür uygulaması olduğunu düşünüyoruz. Bu sansürün, açıkça söylenmese de posterlerde yer alan anadiller ve gökkuşağı bayrağı nedeniyle olması muhtemel. Sanatçılar ve aynı ekiple yola devam ediyor olmak çok anlamlı bizim için.”</span></p>
<h5><b>&#8216;Konuşma Zamanı&#8217; Kitabı 15 Aralık’ta Çıkacak</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">“Konuşma Zamanı” kitabı 15 Aralık’ta yayınlanacak ve üniversite kütüphanelerine, projeye katılan sanatçılara ve hak odaklı çalışan STK’lere ücretsiz olarak ulaştırılacak. Aynı tarihten itibaren projenin sitesinden kitabın PDF versiyonu da ücretsiz olarak indirilebilecek.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/06/konusma-zamani-duvarlari-kadinlarin-sozleriyle-donatiyor/">Konuşma Zamanı, Duvarları Kadın+’ların Sözleriyle Donatıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BM Kadın Birimi Sivil Topluma 4,5 Milyon Avro Destek Verecek</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/10/bm-kadin-birimi-sivil-topluma-45-milyon-avro-destek-verecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Jun 2021 10:24:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[BM Kadın Birimi]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet eşitsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[Un Women]]></category>
		<category><![CDATA[ürkiye’de Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Gelişmesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=71206</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women – BM Kadın Birimi), Avrupa Birliği’nin mali desteği ile üç yıl sürecek yeni bir projeyi hayata geçiriyor. Proje, Türkiye’de kadın haklarının ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin gelişmesine katkıda bulunmayı hedefliyor.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/10/bm-kadin-birimi-sivil-topluma-45-milyon-avro-destek-verecek/">BM Kadın Birimi Sivil Topluma 4,5 Milyon Avro Destek Verecek</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>BM Kadın Birimi tarafından yürütülecek “Türkiye’de Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Gelişmesi için Sivil Toplum Kuruluşlarının ve Çok Ortaklı İş Birliklerinin Güçlenmesi” projesiyle, kadın haklarının ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin ilerletilmesi için sivil toplum kuruluşlarının (STK) kapasitesinin geliştirilmesi ve yeni ortaklık imkanları ile teknik ve mali kaynaklara erişimlerinin artırılması hedefleniyor.</p>
<p>Proje Türkiye’de kadınların karşılaştığı ve özellikle COVID-19 salgını sonrası artan güçlük ve eşitsizlikleri ele alacak. Projenin başlıca paydaşları arasında genç kadın ve erkekler, öğrenciler, kadın hakları savunucuları, medya çalışanları, devlet kurumları ve üniversiteler bulunuyor. Avrupa Birliği’nin yaklaşık 4,5 milyon Avro mali desteğiyle Nisan 2021’de başlayan proje Mart 2024’e kadar sürecek. Proje süresince hayata geçecek başlıca faaliyetler şöyle:</p>
<ul>
<li>BM Kadın Birimi, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetin sonlanması, kadınların adalete ve insan hakları mekanizmalarına erişimi ve kadınların ekonomik açıdan güçlenmesi alanlarında STK’larla birlikte ortak projeler yürütülecek. 30 STK kurumsal kapasitelerini geliştirmek üzere küçük ölçekli hibe desteklerinden faydalanabilecek.</li>
<li>İklim değişikliği ve afet riskini azaltmanın toplumsal cinsiyet boyutu, veri okur-yazarlığı ve toplumsal cinsiyete duyarlı verinin savunuculuk amaçlı kullanımı gibi belirli konularda STK’ların, medya profesyonellerinin, gençlerin bilgi ve kapasitelerinin artırılmasına katkıda bulunulacak.</li>
<li>Kırsalda yaşayan kadınların durumunu, ihtiyaçlarını ve önceliklerini toplumsal cinsiyet bakış açısıyla ele alan kapsamlı bir araştırma yürütülecek.</li>
<li>Yerel, ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde desteklenecek platformlar, ağlar ve forumlar aracılığıyla STK’ların, hak savunucularının ve genç aktivistlerin bir araya gelebileceği, deneyimlerini paylaşabileceği alanlar oluşturulacak.</li>
<li>STK’ların ve kadın hakları savunucularının hükümetler arası ve uluslararası konferanslara ve süreçlere katılımları için ihtiyaç temelli teknik ve mali destek sağlanacak.</li>
<li>“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Akademisi” sayesinde kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanında farklı gruplara yönelik eğitim materyalleri geliştirilecek ve bu eğitimler herkese erişilebilir kılınacak.</li>
<li>Sivil toplum ve hükümet kuruluşları arasında diyaloğun güçlendirilmesi için faaliyetler gerçekleştirilecek.</li>
</ul>
<h5><strong>Başvuru</strong></h5>
<p>Ayrıntılı bilgi için <a href="https://turkey.un.org/tr/130287-avrupa-birligi-ve-birlesmis-milletler-kadin-biriminden-sivil-topluma-kadin-haklarinin" target="_blank" rel="noopener">bu bağlantıdan</a> ya da <a href="mailto:infoturkey@unwomen.org">infoturkey@unwomen.org</a> adresine mail ileterek ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/10/bm-kadin-birimi-sivil-topluma-45-milyon-avro-destek-verecek/">BM Kadın Birimi Sivil Topluma 4,5 Milyon Avro Destek Verecek</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Erk’ek İttifakının Afişe Edilmesi Çok Önemli”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/10/erkek-ittifakinin-afise-edilmesi-cok-onemli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 2020 13:13:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[SENARİSTBİR]]></category>
		<category><![CDATA[Susma Bitsin Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet eşitsizliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=55877</guid>

					<description><![CDATA[<p>SenaristBir çatısı altında faaliyet gösteren Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu, Deniz Bulutsuz’un Ozan Güven’den şiddet gördüğünü açıklamasının ardından 103 senaristin imzasını taşıyan bir bildiri yayınladı. Sinema televizyon sektöründe kadına yönelik her türlü ayrımcılık, taciz ve şiddete karşı çalışan Susma Bitsin Platformu’ndan Senem Aytaç ile senaristlerin bildirisini, sektördeki toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin boyutlarını ve buna karşı verilen mücadeleyi konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/10/erkek-ittifakinin-afise-edilmesi-cok-onemli/">“Erk’ek İttifakının Afişe Edilmesi Çok Önemli”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Dijital medya uzmanı Deniz Bulutsuz’un oyuncu Ozan Güven’den şiddet gördüğünü açıklayıp davacı olmasının ardından hem sinema-tv sektöründen hem de kadın örgütlerinden kadına şiddeti kınayan tepkiler geldi. SenaristBir üyesi 103 senarist ise yapımcıları, menajerleri, yayıncıları ve tüm ilgili kuruluşları tavır almaya davet eden bir bildiri yayınladılar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bildiri metninde, “</span><span style="font-weight: 400;">Sektörümüzden erkeklerin faili oldukları ya da sektörün kadın çalışanlarını hedef alan şiddet, taciz ve istismar olaylarında, kadın beyanı esasına uygun biçimde tavır almayı, meslek etiğinin bir parçası sayıyoruz” deniyor ve yapımcısından yayıncısına ilgili her kuruluşun şiddete karşı tarafta yerini alması isteniyor. Altyazı Sinema Dergisi Proje Koordinatörü ve Susma Bitsin Platformu katılımcılarından Senem Aytaç da metindeki talepleri makul bulduğunu ve kadın şiddetine karşı olduğunu söyleyen herkesin bu yönde aktif sorumluluk alması gerektiğini söylüyor. </span></p>
<p><b>Deniz Bulutsuz vakasının ardından 103 senaristin bir araya gelerek yayınladıkları bildiri metnini, dile getirdikleri taleplerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu sayıda senaristin bir araya gelmesi ve şiddete, tacize karşı ses çıkarması sektör için bir değişimin başlangıcı olabilir mi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-55879 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/Senem_Aytac-640x579.jpg" alt="Senem Aytaç" width="370" height="335" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/Senem_Aytac-640x579.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/Senem_Aytac-1024x926.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/Senem_Aytac.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 370px) 100vw, 370px" />SenaristBir çatısı altında ama aynı zamanda özerk bir oluşum olarak hareket eden ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu’nun kurulmuş olması öncelikle çok kıymetli ve önemli. Her alandaki meslek birliklerinin, sendika ve örgütlerin cinsiyet eşitliği konusunda benzer komisyonlar kurması ve bu konuyu aciliyetle gündemlerine taşımaları elzem.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Metindeki talepler de fazlasıyla makul. Bu tür emsal teşkil edebilecek vakalardan elde edilecek kazanımların mücadelenin güçlenmesi adına önemli. Herkesin sorumlu davranması; ‘kadın şiddetine karşıyım’ diyorlar ise bu yönde aktif sorumluluk alması gerekir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ozan Güven vakasında, imzalar açıklandıktan sonra tacizci olduğu ifşa edilen bir erkeğin listeden isminin çıkarılmasının da bu sürecin çok önemli bir parçası olduğunu düşünüyorum. ‘Kadına şiddete karşıyım’ diyerek listelere imzalarını ekleyenlerin göstermelik hareketlerinin ifşa edilmesi, erkeklerin suçu üzerlerinden atma çabalarının bertaraf edilmesi de bu süreç adına çok önemli. Ayni şekilde 8 Mart’ta kadına karşı şiddet reklamları çekip, açıklamalar yapıp, gerçekten eyleme geçmek gerektiğinde çekimser kalınması da kabul edilemez.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Her tür kişi ve kurum üzerinde kamusal baskı oluşturması, yasaların çıkmadığı, çıksa bile uygulanmadığı bir sistemde özellikle bir mecburiyet. Aynı şekilde görünmez ‘erkek dayanışması’nın ifşası, şiddet uygulayanların hiç de öyle toplumdışı canavarlar olmadığının görünür kılınması, erk’ek ittifakının afişe edilmesi çok önemli. Umarım bu talepler karşılık bulur ve somut kazanımlar elde edilir.</span></p>
<p><b>Bir taraftan da senaristler, dizi ve film senaryolarındaki aciz, erkeğe bağımlı kadın karakterlerin çokluğu, şiddet ve taciz sahnelerinin sıradanlaştırılması gibi sebeplerle eleştiriliyorlar. Bu konudaki fikirleriniz neler? Senaristlerin sergilenen şiddetten sorumlu davranıp bir tavır almaları gerekir mi? Sizce senaryolardaki toplumsal cinsiyet eşitliğini yok sayan dili değiştirmek için adımlar atılıyor mu?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dışarıdan takip edebildiğim kadarıyla senaristlerin kurduğu bu komisyon temel olarak aslında bu meseleleri konuşmak, tartışmak için bir araya geldiler zaten. Herhangi bir yapımda emekçi olarak çalışan bir kadının tek başına söz hakkının, yaptırımının olması oldukça güç. Bu anlamda ortaklaşmış, örgütlenmiş bir mücadele şart. Televizyon dizilerinde, reklamlarda, sinema filmlerinde cinselliğin, cinsiyetin, cinsel şiddetin temsil biçimlerinin daha kapsamlı ve derinlikli bir biçimde tartışılması da gerekiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kurmaca toplumsal gerçeklikten tamamen bağımsız bir alan değil, bu ikisi arasında girift ilişkinin farklı veçhelerini tartışmaya hepimizin ihtiyacı var. Hem toplumsalda hem de temsil alanında söylemin değiştirilmesi, dönüştürülmesi konusunda hepimizin aktif rol alması ve bu tartışmayı tüm çelişkileriyle birlikte yürütmemiz gerektiğini düşünüyorum.</span></p>
<p><b>Sinema-tv sektörü genelde çok zor ve güvencesiz çalışma şartlarıyla bilinir. Bir de hep konuşulsa da sesini metoo hareketiyle yükselten bir taciz, şiddet gerçeği var. Sektördeki bu zararlı ve çarpık &#8220;erkek dünyası&#8221; algısını yıkmak için neler yapılıyor ve daha neler yapılabilir? Sektör STK&#8217;ları yeterli ve etkin çalışmalar yürütüyor mu? Medyanın desteği, görünürlük, insanlara ulaşmada kullanılan kaynaklar yeterli mi? Varsa sorunlar neler? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-55880 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/feminist-grup.jpg" alt="" width="400" height="225" />Gerek sivil toplum kuruluşları gerekse meslek birlikleri son dönemde bu konuda hassasiyet gösteriyorlar aslında. Bu hassasiyetler ne kadar somut koşullar yaratabiliyor, ne kadar somut sonuçlar alınabiliyor kısmı tartışmalı da olsa, sadece sektörde çalışan kadınların değil tüm örgütlü örgütsüz unsurlarıyla kadın mücadelesinin ‘artık yeter’ noktasında olduğu da aşikâr. Bu, bir hayatta kalma mücadelesi ve giderek seslerini yükselten, dayanıştıkça birbirinden güç alan bir hareket var. Karantina döneminde bile kadınların sokak eylemlerine devam etmeleri bunun bir ölüm kalım savaşı olduğunun birebir kanıtı. Anaakım medyada yer alamasa dahi, özellikle sosyal medyada yükselen seslerle birlikte, ‘kendisinden başka kurtarıcı beklemeyen’ bir kadın mücadelesinin gücünden söz edebiliriz en çok. Halen kazanımları yeterince güçlü değil belki, fakat bunu sebebi de çok sistematik bir siyasi, kültürel, ekonomik baskının ve şiddetin yoğunluğu. </span></p>
<p><b>SusmaBitsin, sinema ve dizi sektöründe kadına yönelik şiddet, taciz vakaları üzerine çalışıyor. Güncel bir değerlendirme yaparsanız, sektörün set önü ve arkasındaki tüm kadın çalışanları için nasıl bir tablodan söz ediyoruz? Bu bağlamda Deniz Bulutsuz davası ve benzeri vakalara karşı verilen tepkilerin, kınayıcı açıklamaların, oluşan dayanışma ortamının sektördeki kadınlar için önemi nedir? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadınların deneyimlerini birbirleriyle paylaşmaları, açık ya da kapalı ifşalar, birbirinden güç bulmak, bunca yıldır feminist hareketin biriktirdiği deneyimlerden beslenen ve bu deneyimlere yeni bir soluk da getiren bu oluşumlar çok önemli. Sektörün durumunun vahameti ortada. Kadınlar bir araya gelip birbirleriyle deneyimlerini paylaştıkça bunca yıldır devam eden sistematik baskı, şiddet, taciz ve tecavüz daha da görünür ve bütünlüklü hâle geliyor. Birbirinden güçlenmek, yaralarını sarmak, birbirini iyileştirmek, birbirinin öfkesini paylaşmak, birbirine yaslanarak ayağa kalkmak, tek başına bunlar dahi kısa ve uzun vadede bir fark mutlaka yaratacaktır ve hâlihazırda yaratıyor da zaten.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/10/erkek-ittifakinin-afise-edilmesi-cok-onemli/">“Erk’ek İttifakının Afişe Edilmesi Çok Önemli”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Elinin Hamuru&#8217;yla Mutfakta: İnadına, Israrla</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/22/elinin-hamuruyla-mutfakta-inadina-israrla/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kübra Yüzüncüyıl]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Oct 2019 08:03:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya Aşçılar ve Pastacılar Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya Gastronomi ve Eğitimciler Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[gastronomi]]></category>
		<category><![CDATA[Hatice Akman]]></category>
		<category><![CDATA[SAPADER]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet eşitsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Aşçılar Federasyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=43482</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mutfak Sihirbazları olarak da bilinen Sakarya Aşçılar ve Pastacılar Derneği’nin (SAPADER) kurucu üyesi ve başkanı şef Hatice Akman ile gastronomi sektöründe toplumsal cinsiyet eşitsizliği temelinde yükselen sorunlar hakkında söyleştik. Akman, amaçlarının gastronomi sektöründeki kadın emeğinin görünürlüğünü arttırmak, mesleki anlamda toplumla bütünleşmek olduğunu söylüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/22/elinin-hamuruyla-mutfakta-inadina-israrla/">&#8216;Elinin Hamuru&#8217;yla Mutfakta: İnadına, Israrla</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Dernek ne zaman kuruldu? Kuruluş amacı neydi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-43485 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/3.jpg" alt="" width="315" height="324" />Derneğimiz 2014 yılında kuruldu. Amacımız gastronomi sektöründeki kadın emeğinin görünürlüğünü arttırmak, mesleki anlamda toplumla bütünleşmek. Beş yıldır bu doğrultusunda çalışıyoruz. </span></p>
<p><b>Bu amaç doğrultusunda hangi faaliyetlerde bulundunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sosyal projeler yapıyoruz. Okullarda kütüphane açıyoruz. Yerli malı haftalarını düzenliyoruz. Çocuk esirgeme kurumuna, yaşlı sığınma evlerine ziyaretlerde bulunuyoruz. Yemek insanları bir araya getiriyor, mutlu ediyor. Sponsor firmalarımız var. Böylelikle her sene sürdürebiliyoruz bu faaliyetleri. Bunun dışında sektörde kadın dayanışmasını arttırmak istiyoruz.</span></p>
<p><b>Peki kadın dayanışmasını nasıl kuruyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ben kadın dernek başkanı olarak, sektörde uzun zamandır gözlemlediğim toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dayalı sorunlara çare arıyorum. Alaylı bir şef olarak pek çok tecrübem oldu. Geçtiğim yollarda yaptığım hataları başka kadınlar yapmasın istiyorum. Bunu isteyen bir ben değilim, mesleğinde ilerlemiş olan kadın şeflerin hepsi kendinden sonra gelen kuşağa kendi deneyimlerini aktarmak istiyor. Özellikle gastronomi bölümünde okuyan genç kızlarımıza bir vizyon çizmek için paneller düzenliyoruz.</span></p>
<p><b>Bahsettiğiniz sorunları biraz daha açar mısınız?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gastronomi güç gerektiren bir sektör. Kadınlar güçsüz olarak görülüyor, çok tuhaf. Biz de bir erkek nasıl iş görüyorsa aynı şekilde çalışıyoruz. Erkek egemen mutfaklarda argo kullanımı çok fazla. Kadınlar eziliyor “Sen bu işi yapamazsın, senin gücün ne ki?” minvalinde söylemler var. “Elinin hamuruyla erkeğin işine karışma” mesela çok duyduğumuz bir cümle. Bunun dışında taciz vakaları oluyor. Özellikle kız öğrenciler stajlarını yaparken pek çok taciz vakasıyla karşılaşabiliyor. Biz dernek olarak bu vakaları takip ediyoruz, kızlarımıza yalnız olmadıklarını gösteriyoruz.</span></p>
<p><b>Profesyonel mutfaklar erkek egemen bir yapıda öyle değil mi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-43487 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/Ekran-Alıntısı-22.jpg" alt="" width="443" height="312" />Elbette. Evde mutfaktan kadın sorumlu ama dışarı çıkınca öyle değil. Kadınlara yeteri kadar fırsat tanınmıyor. Eskiden daha kötüydü şimdi yine bütün kadınlar ekonomik özgürlükleri için çalışıyor. Bizim sektör çok ağır. Kadınlar pes ettiriliyor. Soğuk mutfağa kadar yükselen kadın aşçılarımız var sonrasında bırakıyorlar genellikle. Biz bunlarla mücadele ediyoruz.</span></p>
<p><b>Sizin kendi tecrübeleriniz de mi bu yönde oldu?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Evet bu derneği kurma fikri de öyle doğdu zaten. Bir kadın olarak çok üstüme geldi erkek şefler. Pes ettirmeye, bıraktırmaya, yormaya çalıştılar. Ben mücadele ettim, inat ettim. Onlar kazan kaldırabiliyorsa ben de kaldırabiliyorum. Kadın ve erkeğin arasında hiçbir fark yok aslında. Fırsatlar eşit şekilde sunulmalı sadece. Biz bu bilinci yaymaya çalışıyoruz. Eğitimlerimizin amacı bu. Mutfak ciddi bir iş, zor bir iş, uzun saatler, sıcak ortamlar&#8230; Biz sektörün gerçeklerini de anlatıyoruz kızlarımıza. Elin kesilecek de yanacak da. Ama bırakmak yok, biz arkandayız diyoruz. </span></p>
<p><b>Sadece öğrencilere yönelik eğitimler mi veriyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayır. Ev hanımlarına da profesyonel mutfak şartlarını anlatıyoruz. Öyle korkmuş durumdalar ki. Aslında ev işi daha ağır bence. Çocuk bakmak, yemek hazırlamak, ev temizliği, ütü… Profesyonel mutfaklar daha kolay bu işlerin yanında. Ev hanımlarının profesyonel mutfak korkusunu yenmek istiyoruz önce, sonra onlara eğitim vermek istiyoruz. Derneğimizin uygulama mutfağı var. Yakın zamanda gerekli işlemler tamamlanacak ve sertifika vermeye başlayacağız inşallah.</span></p>
<p><b>28- 29 Nisan 2019 tarihinde Sakarya Taraklı ilçesinde Mutfakta Hanımeli Projesini yürüttünüz, biraz bu projeden bahseder misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mutfakta hanımeli projesinin amacı kadınların tıpkı erkekler gibi profesyonel mutfaklarda rahat çalışabileceklerini göstermekti. Eğer bir erkek mutfakta yönetici olabiliyorsa, mola yapabiliyorsa, çocuğu olduğunda izin alabiliyorsa bir kadın da aynı şartlara sahip olabilir. Türkiye Aşçılar Federasyonu başkanı bu projede bize çok destek oldu. Paneller düzenledik, workshoplar yaptık bu bilinci yaymak için. Aynı zamanda kamu ve özel sektör etkileşimi oldu. Turizm sektöründeki pek çok paydaş projeye ilgi gösterdi. Turizm okullarındaki öğrenciler, şeflerle, firmalarla bir araya geldi. </span></p>
<p><b>İlerleyen süreçte gündeminizde neler olacak?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-43488 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/2.jpg" alt="" width="397" height="274" />Türkiye Aşçılar Federasyonu altında “kız kardeşlerimiz” diye ayrı bir kol oluşturduk. Federasyonun Türkiye’de 23 derneği var. Bu 23 dernekten toplam 350 -400 kişiyi topladık. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği temelinde yükselen sorunlara çare arıyoruz. Antalya Gastronomi ve Eğitimciler Derneği (AGEB) bize bu proje de çok destek oldu, kardeş derneğimiz zaten. Antalya’daki otellerde kadınlar daha çok çalışıyor artık. Bunun dışında, kadın sığınma evlerinde aynı şekilde aşçılık eğitimi vermek istiyoruz. Kadınları meslek sahibi yapmak ve emeklerini görünür kılmak istiyoruz. Kadınların kendine olan güvenini arttırmak, onlara ekonomik özgürlüklerini kazandırmak istiyoruz. Kadınların özgürleşmesi, toplumun özgürleşmesi demek. Bu amaç doğrultusunda bize destek olmak isteyen her kurumla seve seve iletişime geçeriz. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/22/elinin-hamuruyla-mutfakta-inadina-israrla/">&#8216;Elinin Hamuru&#8217;yla Mutfakta: İnadına, Israrla</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Mücadelesinde Erkeklerin Rolü”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/14/toplumsal-cinsiyet-esitligi-mucadelesinde-erkeklerin-rolu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 May 2019 13:25:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[AÇEV]]></category>
		<category><![CDATA[hasan deniz]]></category>
		<category><![CDATA[HeForShe]]></category>
		<category><![CDATA[Mert Fırat]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Göç]]></category>
		<category><![CDATA[Nazan Moroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Serpil Sancar]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet eşitsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[UNDP]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=38686</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özyeğin Üniversitesi kuruluşunun 10. yılı etkinlikleri kapsamında “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Mücadelesinde Erkeklerin Rolü” başlıklı panele ev sahipliği yaptı. Özyeğin Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi’nin düzenlediği panelde, toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin çabalara erkeklerin katılımını sağlamayı amaçlayan proje ve oluşumlar konuşuldu. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/14/toplumsal-cinsiyet-esitligi-mucadelesinde-erkeklerin-rolu/">“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Mücadelesinde Erkeklerin Rolü”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Moderatörlüğünü Siyaset Bilimci Prof. Dr. Serpil Sancar’ın yaptığı panele Yanındayız Derneği’ni temsilen İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Nazan Moroğlu ile Oyuncu ve UNDP İyi Niyet Elçisi Mert Fırat, UN Women Türkiye Programlar Yöneticisi Zeliha Ünaldı, AÇEV Babalık Çalışmaları Direktörü Hasan Deniz ve Eleştirel Erkeklik İncelemeleri İnisiyatifi’nden (EEİİ) Dr. Öğretim Üyesi Murat Göç katıldı.</p>
<p>“Erkeklik” tartışmalarının güncel veriler ışığında tartışıldığı panelde, toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinde, erkeklerin kendilerini dönüştürmesi gereken özneler olduklarına vurgu yapıldı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-38688 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/1557817323_murat_goc.jpg" alt="" width="386" height="249" />Panelde ilk konuşmayı Eleştirel Erkeklik İncelemeleri İnisiyatifi’nden Dr. Öğretim Üyesi Murat Göç yaptı. “Akademinin İçinde ve Dışında Erkeklik Çalışmaları” başlıklı konuşmasında Dr. Göç, “Kadın ve erkek kimlikleri en başta biyolojik kimlikler değil, kültürel ve politik kimlikler aslında. Biz bu kimlikleri üzerimize giyiyoruz. Bunlar bireysel değil artık kurumsallaşmış roller” dedi.</p>
<p><strong>“Futbol üzerinden erkeklik algısını araştırıyoruz”</strong></p>
<p>Panelde Dr. Murat Göç’ün ardından UN Women Türkiye Program Yöneticisi Zeliha Ünaldı söz aldı. Ünaldı konuşmasında UN Women tarafından yürütülen “HeForShe” projesinden bahsetti. Türkiye’de Fenerbahçe Spor Kulübü ile ortak çalışma yaptıklarına değinen Ünaldı, “Spor kulübünden toplumsal cinsiyet konusunda taahhütler aldık. Ciddi analizler, yüz yüze görüşmeler, anketler ve focus grup çalışmaları yapıyoruz. Tribünlerden tesislere, futbolcu ve taraftar tutumundan stattaki tezahüratlara kadar farklı başlıklara toplumsal cinsiyet eşitliği açısından bakıyor ve bunları analiz ediyoruz. Amacımız futbol üzerinden erkeklik algısına bakmak” dedi.</p>
<p>Ünaldı’nın ardından Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) Babalık Çalışmaları Direktörü Hasan Deniz, “Cinsiyet eşitliğinde erkekler nerede?” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Deniz konuşmasında, cinsiyet eşitliği mücadelesinin erkekleri dönüştürmekle mümkün olacağını ifade etti. Deniz, “Erkekleri dönüştürmek gerekiyor. Peki nasıl? Cinsiyet eşitliği mücadelesinin temel öznesi kadınlar olacak. Erkeklerin böyle bir özne olması imkansız. Erkekler olsa olsa kendilerini dönüştürmek üzerine bir özne olabilir. Kendi pratiklerini dönüştürmek üzerine dahli olabilir erkeklerin” dedi.</p>
<p><strong>“Kadınlara yok muamelesi yapılıyor”</strong></p>
<p>Deniz’in ardından İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Nazan Moroğlu konuşmasını gerçekleştirdi. Moroğlu, kadın ve erkek eşitliğini hukuk açısından değerlendirdiği konuşmasında, kadınların başta siyaset olmak üzere birçok alanda sayıca çok az olduğunu belirtti. Avrupa Birliği sürecinin kadın erkek eşitliğine çok büyük etkisi olduğunu ve Ceza Kanunu’nun değiştiğini söyleyen Moroğlu, “Türkiye’de kadın meseleleri ile ilgili politikalar üretecek etkili bir bakanlık yok. Yakın zamanda gerçekleşen seçimlerde de gördük, kadınlara yok muamelesi yapılıyor” dedi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-38689 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/1557817322_mert_firat2.jpg" alt="" width="349" height="225" />Moroğlu’nun ardından UNDP İyi Niyet Elçisi ve Yanındayız Derneği kurucularından oyuncu Mert Fırat konuştu. Fırat, kadın erkek eşitliğini sağlamak adına Yanındayız Derneği’nin yaptığı çalışmalara değindi. Erkeklerin toplumsal cinsiyet mücadelesinde yer almasını önemsediğini belirten Mert Fırat, “Biz kendi hayatımızda kadın erkek eşitliğini sağlamaya çabalıyoruz. Dernek olarak da bunu yapmaya çalışıyoruz. Dernek üyelerimizin birçoğunun şirketlerinde çalışanların yüzde 50’si kadın. Yanındayız Derneği olarak tüm kadın derneklerinin de yanındayız. Ne önündeyiz ne arkalarında. Amacımız bu mücadeleye katkı sağlamak” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/14/toplumsal-cinsiyet-esitligi-mucadelesinde-erkeklerin-rolu/">“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Mücadelesinde Erkeklerin Rolü”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2018 Dünyada Nasıl Geçti?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/02/2018-dunyada-nasil-gecti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jan 2019 07:47:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[irlanda]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet eşitsizliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33834</guid>

					<description><![CDATA[<p>2018 dünya genelinde hem "iyi" hem "kötü" haberlerle dolu, kaotik ama asla sıkıcı olmayan bir yıl oldu. Yılın kazanımları İrlanda, İzlanda gibi ülkelerde yaşandı. İşte dünyada 2018'in kısa özeti...</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/02/2018-dunyada-nasil-gecti/">2018 Dünyada Nasıl Geçti?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>İsveçli aktivist iklim isyanını başlattı</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-33836" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/475-225.jpg" alt="" width="475" height="225" /></p>
<p>İsveç&#8217;in yaşadığı en sıcak yazın ardından iklim değişikliğine dikkat çekmek için okul grevine çıkan ve son yılların en büyük sivil toplum isyanlarından birini başlatan 15 yaşındaki Greta Thunberg&#8217;in okul grevi tüm dünyaya yayıldı.</p>
<p>Greta bununla da yetinmedi, Birleşmiş Milletler (BM) İklim Zirvesi&#8217;nde (COP24) BM Genel Sekreteri António Guterres ve tüm liderlere seslendi, dedi ki:</p>
<p>&#8220;Dünyayı kuralına göre oynayarak kurtaramayız. Çünkü kurallar değişmek zorunda. Bu yüzden geleceğimizi önemsemek için dünya liderlerine yalvarmaya gelmedik.  İnsanlar meydan okumak için ayaklanacak.&#8221;</p>
<h3>&#8220;Kuş gibi hissediyoruz&#8221; kadınlara ehliyet ve maç izni</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="https://bianet.org/resim/olcekle/93027/475/267" width="475" height="267" /></p>
<p>Kadınların 24 Haziran tarihinden itibaren araba kullanmaya başladığı ülkede ilk ehliyetler yeni sahiplerini buldu.</p>
<p>Suudi Arabistan yasağın kaldırılmasına hazırlık olarak cinsel tacizi suç sayan ve beş yıla kadar hapis cezası öngören bir yasa çıkardı.</p>
<p>Ocak ayında da Suudi Arabistan tarihinde ilk kez kadın taraftarların stadyumda futbol maçı izlemesine izin verildi.</p>
<p>Talk şovcu Samar Almogren&#8217;in &#8220;Bugünün geleceğini biliyordum. Ama birden oldu. Kuş gibi hissediyorum&#8221; sözleri Suudi Arabistan kadınlarının yeni kazanımının sembolü oldu.</p>
<h3>İrlanda&#8217;da kadınlar sokağa çıktı, kürtaj yasallaştı</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="https://bianet.org/resim/olcekle/93002/475/307" width="475" height="307" /></p>
<p>İrlanda&#8217;da kadınların yıllar süren mücadelesi kazandı. 12 Aralık&#8217;ta 12 haftaya kadar kürtajı yasallaştıran yasa tasarısı parlamentodan geçti. On binlerce kadın, parlamento binası önünde kararı kutladı.</p>
<h3>İran&#8217;da &#8220;devrim sokağının kızları&#8221; trafolara çıktı</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="https://bianet.org/resim/olcekle/93004/475/293" width="475" height="293" /></p>
<p>İran&#8217;da kadınların kamusal alanda tesettür giymeyi zorunlu kılan yasayı protesto etmek için uzun zamandır verdiği mücadele bu yıl zirveye ulaştı.</p>
<p>Kadınlar yasayı protesto etmek için başörtülerini ince dalların ucuna yerleştirerek trafoların üstüne çıkmaya başladı Sosyal medyada ise protesto eden kadınların fotoğrafları #DevrimSokağınınKızları (#GirlsOfRevolutionSt) etiketiyle paylaşıldı.</p>
<p>İran&#8217;da 8 Mart günü kadınların metroda şarkı söylediği bir video internette rekor kırdı. Başörtüsünü çıkartmış kadınlar hep bir ağızdan bir marş söyledi.</p>
<p>Paylaşımlarda &#8220;Eşitlik Şarkısı&#8221; giderek yayıldı.</p>
<h3>4 bin 476 kişi göç ederken öldü</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="https://bianet.org/resim/olcekle/93038/475/269" width="475" height="269" /></p>
<p>Uluslararası Göç Örgütü (IOM) verilerine göre dünya genelinde 2018&#8217;de 4 bin 476 kişi göç ederken hayatını kaybetti.</p>
<p>BM Mülteci Örgütü rakamlarına göre bugün dünyada 68,5 milyon yaşadığı ülkeden ayrılmaya zorlandı. Bunların arasında yarısından fazlası 18 yaşın altında olan yaklaşık 25,4 milyon mülteci bulunuyor. 2018 itibariyle yaklaşık 10 milyon vatansız insan var.</p>
<h3>İzlanda iş hayatında toplumsal cinsiyet eşitsizliğini kaldırdı</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="https://bianet.org/resim/olcekle/93013/475/282" width="475" height="282" /></p>
<p>İzlanda&#8217;da 1 Ocak&#8217;tan itibaren işyerlerinin erkeklere kadınlardan daha fazla maaş vermesi yasaklandı.</p>
<p>İzlanda&#8217;da ücret eşitsizliğini ortadan kaldırması beklenen yeni yasa, parlamentonun yarısını oluşturan kadın meclis üyelerinin çabasıyla 1 Ocak&#8217;tan itibaren işverenlerin erkek çalışanlarına kadın çalışanlarından daha fazla maaş ödemesi yasaklandı.</p>
<p>Hem devlet hem de özel işyerleri, kadın ve erkeklere eşit ücret ödediklerine ilişkin bir sertifika almak zorunda. Sertifikayı alamayan işyerleri ise yasalar çerçevesinde cezalandırılacak.</p>
<h3>Chemnitz&#8217;de ırkçılık sil baştan</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="https://bianet.org/resim/olcekle/93025/475/297" width="475" height="297" /></p>
<p>Almanya&#8217;nın Chemnitz kentinde bir Almanya vatandaşının göçmen kökenli biri tarafından bıçaklanması ve ardından sokaklara yasaklı Nazi selamını taşıyan olaylar sonrası parlamentodaki AfD yanlıları ve diğer Neo Nazi gruplar sokaklara döküldü.</p>
<p>Protestolar çift taraflı arttı, Berlin&#8217;de 13 Ekim&#8217;de yapılan ırkçılık karşıtı gösteriye yaklaşık 250 bin kişi katıldı.</p>
<p>Haberin tamamı için <a href="https://bianet.org/1/23/204032-2018-dunyada-nasil-gecti" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız</a>.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/02/2018-dunyada-nasil-gecti/">2018 Dünyada Nasıl Geçti?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği İnsanım Diyen Herkesi Etkiler”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/05/toplumsal-cinsiyet-esitsizligi-insanim-diyen-herkesi-etkiler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Dec 2018 13:04:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Galatasaray Üniversitesi Kadın Çalışmaları Kulübü]]></category>
		<category><![CDATA[KİH-YÇ]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet eşitsizliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32962</guid>

					<description><![CDATA[<p>Galatasaray Üniversitesi Kadın Çalışmaları Kulübü tarafından düzenlenen seminerde toplumsal cinsiyet eşitliği konuşuldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/05/toplumsal-cinsiyet-esitsizligi-insanim-diyen-herkesi-etkiler/">“Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği İnsanım Diyen Herkesi Etkiler”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Kadının İnsan Hakları-Yeni Çözümler Derneği&#8217;nin (KİH-YÇ) katıldığı ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ semineri Galatasaray Üniversitesi&#8217;nde gerçekleştirildi. Toplumsal cinsiyetin inşası, dışa vurumları, iş dünyası, eğitim, aile gibi farklı alanlardaki toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikler ve çözümlerin konuşulup, tartışıldı. KİH-YÇ derneğinden </span><span style="font-weight: 400;">Gülşah Seral, derneğin 1993 yılından beri var olduğunu, bağımsız çalışmalar yürüten bir kadın örgütü olduğunu belirtti. 25. yıla gireceklerini ifade eden Seral, son yıllarda erkeklerin de düzenledikleri etkinliklere katılmalarının sağlandığını söyledi. </span></p>
<p><b>“İnsanlara Yapıştırılan Özellikler Doğduğumuz Zaman Yoktu” </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hepimiz aynı mıyız ama aynı haklara sahip olmalıyız diyerek konuşmasına başlayan Seral, “ Haklar ile ilgili imzalanan sözleşmeler imzalanıp kenara koyuluyor. Sivil toplum alanı da daraltıldıkça hak aramak daha zorlaşıyor.” dedi. Seral, “İnsanlara yapıştırılan toplumsal cinsiyet bağlamındaki kavramlar, özellikler doğduğumuz zaman yoktur. Cinsel organ dışında diğer hepsi kadın ve erkeklere yapıştırılan özelliklerdir. Bu özellikler bizi farklı kılıyor ama eşit olmadığımız anlamına gelmiyor. Toplumsal cinsiyeti kısaca tanımlamak gerekirse toplum tarafından kadınlara ve erkeklere yüklenen sorumluluklardır. Bu tabi toplumdan topluma, kültürden kültüre, tarihsel döneme göre değişir.  Toplumsal cinsiyet ayrımcılığın olmamasıdır.” diye konuştu.</span></p>
<p><b>“Türkiye, Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliğinde 144 Ülke Arasından 131. Sırada”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünya Ekonomik Forumu’nun 2017 tarihli Küresel Cinsiyet Eşitliği Uçurumu Endeksine göre; Türkiye’nin toplumsal cinsiyet eşitsizliğinde 144 ülke arasından 131. sırada yer aldığını beliirten Seral, &#8221;Bu eşitsizlik eğitimde, evde, iş hayatında kısacası yaşamın her alanında etkisini gösteriyor. Dernek olarak bize sık sık gelen sorulardan biri “Son yıllarda kadına yönelik şiddet arttı mı?” sorusu. Ve maalesef cevabını tam olarak bilmemiz mümkün değil şeklinde yanıtlıyoruz. Çünkü elimizde veri yok. Açık şekilde tutulan istatistikler yok. Dernekler yapıyor elbet ama sağlıklı veriler olduğunu düşünmüyorum. Devlet kurumlarının da açıklaması gerekiyor.” şeklinde konuştu.</span></p>
<p><b>Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanması İçin Neler Yapılabilinir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eşitliğin sağlanmasında hukuki sistemlerin önemine vurgun yapan Seral, bireysel olarak da yapılacakların olduğunu söyledi. Seral, “Anayasanın 10. maddesi eskiden yoktu. Kadın hareketinin çalışmaları ile bu madde oluşturuldu. Bireysel sorgulamanın çok önemli olduğunu ve değiştirip, </span><span style="font-weight: 400;">dönüştürmek için gerekli olduğuna inanıyorum. Bugüne kadar böyle gelmiş olması yarın da böyle gitmesi gerek anlamına gelmesin. Değişim mümkün.” dedi.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/05/toplumsal-cinsiyet-esitsizligi-insanim-diyen-herkesi-etkiler/">“Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği İnsanım Diyen Herkesi Etkiler”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emek Sömürüsüne Ve Cinsiyet Ayrımcılığına Karşı İşçi Kadın Meclisleri Kuruluyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/01/emek-somurusune-ve-cinsiyet-ayrimciligina-karsi-isci-kadin-meclisleri-kuruluyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Oct 2018 11:42:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[cinsiyet ayrımcılığı]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Kadın Meclisleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Meclisleri]]></category>
		<category><![CDATA[mobbing]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet eşitsizliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=31047</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çalışan kadınlar, İşçi Kadın Meclisleri’ni kuruyor.</p>
<p>Kadın Meclisleri tarafından yapılan çağrıda ekonomideki kötü gidişatın zaten çalışma yaşamında pek çok sorunla karşılaşan kadınları olumsuz yönde etkilediği belirtildi. Yapılan açıklamada, İşçi Kadın Meclisleri’ni oluşturmak için iş yerinde, fabrikada, atölyede, ofiste üreten kadınların bir araya geldiği kaydedildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/01/emek-somurusune-ve-cinsiyet-ayrimciligina-karsi-isci-kadin-meclisleri-kuruluyor/">Emek Sömürüsüne Ve Cinsiyet Ayrımcılığına Karşı İşçi Kadın Meclisleri Kuruluyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>“Ücretli çalışan kadınların çoğu hala mobbing altında”</h3>
<p>Kadınların iş hayatında zor yer edindiğine vurgu yapılan açıklamada şöyle denildi:</p>
<blockquote><p>“Kadınların büyük bir kısmı işsiz bile sayılmıyor, kadın işsizliği oranı ise %13. Buna rağmen çalışmak isteyen kadınların önüne setler çekiliyor. Çoğu zaman aynı işi yaptığımız erkeklere daha fazla ücret veriliyor. Ücretli çalışan kadınların çoğu hala mobbing altında, düşük ücretlerle, güvencesiz, esnek ve insanca koşullardan uzak çalışmak zorunda bırakılıyor. Mücadelemizle kazandığımız çalışma hakkımızın, kriz bahanesiyle elimizden alınmasına izin vermeyeceğiz.”</p>
<p>“Kriz döneminde hakları ilk gasp edilen kadınlar olacak” denilen açıklamada, “Emek düşmanlığı ile kadın düşmanlığının işbirliğine izin vermeyelim!” ifadeleri kullanıldı.</p></blockquote>
<p>Kadın Meclisleri tarafından yapılan açıklamada tüm kadınlara örgütlenme çağrısında bulunuldu:</p>
<blockquote><p>“Mesai arkadaşlarımızı, bizim gibi düşünenleri bir araya getirelim. Bir kadın mobbinge uğrarsa, kötü koşullarla çalışmaya zorlanırsa, işten atılırsa işçi kadınların yanında patronların karşısında olalım. İş yerinde, fabrikada, ofiste yalnız değilsin! Herkesin eşit şekilde yer alacağı “İşçi Kadın Meclisleri”ni kuralım, birlikte düşünelim, beraber karar verelim, mücadele edelim. Aramıza katılın ve birlikte değiştirelim!”</p></blockquote>
<p>Kaynak: <a href="https://yesilgazete.org/blog/2018/10/01/emek-somurusune-ve-cinsiyet-ayrimciligina-karsi-isci-kadin-meclisleri-kuruluyor/" target="_blank" rel="noopener">Yeşil Gazete</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/01/emek-somurusune-ve-cinsiyet-ayrimciligina-karsi-isci-kadin-meclisleri-kuruluyor/">Emek Sömürüsüne Ve Cinsiyet Ayrımcılığına Karşı İşçi Kadın Meclisleri Kuruluyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Degisen Ders Kitaplarinda Sekulerizm ve Toplumsal Cinsiyet Esitligi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/24/degisen-ders-kitaplarinda-sekulerizm-ve-toplumsal-cinsiyet-esitligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Sep 2018 09:04:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[BEPAM]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaziçi Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[sekülerizm]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet eşitsizliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=30801</guid>

					<description><![CDATA[<p>Değişen Ders Kitaplarında Sekülerizm ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Araştırması Sonuç Raporu Sunumu, Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (BEPAM) ev sahipliğinde 24 Eylül 2018, Pazartesi günü saat 15:30’da, Boğaziçi Üniversitesi, Güney Kampüs, Natuk Birkan Binası, İbrahim Bodur Salonu’nda yapılacak. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/24/degisen-ders-kitaplarinda-sekulerizm-ve-toplumsal-cinsiyet-esitligi/">Degisen Ders Kitaplarinda Sekulerizm ve Toplumsal Cinsiyet Esitligi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Araştırmayı yürüten Dr. Canan Aratemur Çimen ve Dr. Sezen Bayhan’ın araştırma bulgularını paylaşacağı oturumun ardından, Soner Şimşek moderatörlüğünde Prof. Dr. Fatma Gök’ün ana tartışmacı olacağı forum-tartışma oturumu gerçekleşecek.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Değişen Ders Kitaplarında Sekülerizm ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Araştırması, Özgürlük için Friedrich Naumann Vakfı Türkiye Ofisi’nin desteğiyle Karşılaştırmalı Eğitim Derneği tarafından yürütüldü.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Etkinlikte araştırma sonuç raporu, araştırmaya konu olan ders kitaplarından alıntılar ve imajlar ve araştırma bulgularından üretilmiş infografikler dijital olarak paylaşılacak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Araştırma ve bulgular ile ilgili özet bilgi aşağıda bulunabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Karşılaştırmalı Eğitim Derneği ked.info.tr / ked@ked.info.tr / karsilastirmaliegitimdernegi@gmail.com</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Medya İletişim: Soner Şimşek / 0535 695 95 76 / sonersimsek@gmail.com</span></p>
<p><b>Araştırma Hakkında:</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Değişen Ders Kitaplarında Sekülerizm ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Araştırması, Özgürlük için Friedrich Naumann Vakfı Türkiye Ofisi’nin desteğiyle Karşılaştırmalı Eğitim Derneği tarafından yürütüldü.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Araştırma, 2017-2018 eğitim öğretim yılında yenilenen müfredat doğrultusunda hazırlanan ders kitapları ile bir önceki eğitim öğretim yılında kullanılan ders kitapları arasında liberal bir değer olarak sekülerizm ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farklılıklar olup olmadığını, varsa bu farklılıkların neler olduğunu anlamayı amaçlıyor. Bu amaç doğrultusunda, 2016 ve 2017 yıllarında basılan kitaplardan analiz edilmek üzere ilkokul için 4 kitap, ortaokul için 6 kitap ve lise için 6 kitap olmak üzere toplam 16 ders kitabı seçildi: 1. Sınıf Türkçe, 1. Sınıf Hayat Bilgisi, 5. Sınıf Türkçe, 5. Sınıf Sosyal Bilgiler, 5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, 9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı, 9. Sınıf Tarih, 9. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ders kitapları karşılaştırmalı analizinde toplum ve iktidar teorilerinden, sosyal bilinç teorilerinden, mikro-sosyolojik perspektiflerden ve post-yapısalcı teorilerden alınan araçları ve kavramları içeren çok disiplinli bir yaklaşım olan Eleştirel Söylem Analizi yönteminin kavramsal araçları kullanıldı.</span></p>
<p><b>Genel Bulgular:</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2016 ve 2017 yılı ders kitaplarının karşılaştırmalı analizi, sekülerizm konusunda 9. Sınıf Tarih ve 9. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitaplarında, toplumsal cinsiyet konusunda ise 1. Sınıf Türkçe, 5. Sınıf Türkçe ve 9. Sınıf Tarih kitaplarında önemli değişikliklerin olduğunu göstermektedir. Bu kavramların ele alınışı ile ilgili farklılıklar, 2017 yılı kitaplarında gerek sekülerizm, gerekse toplumsal cinsiyet eşitliği kavramları ile ilgili çok daha sorunlu içerikler olduğunu göstermektedir. Elde edilen bulgular, 2016 yılı kitaplarının bu kavramlara dair tamamen olumlu örnekleri içerdiğini iddia etmemekle birlikte, yeni kitapların eğitimde daha ayrımcı ve eşitsizlikleri artırıcı bir söylem kullandığına işaret etmektedir. 2016 ve 2017 yılı 9. Sınıf Tarih ders kitaplarının her ikisinde de Türk- İslam sentezi perspektifi belirgin olmakla birlikte, kitaplar araştırma sorusu ışığında incelendiğinde belirgin şekilde iki fark ortaya çıkmaktadır. Yeni kitaptan, toplumsal cinsiyet eşitliğine dair içeriğin neredeyse tamamının ve seküler ögelerin büyük bir bölümünün çıkarıldığı görülmektedir. Kadın kelimesinin 2017 Tarih Öğretim Programları metninden çıkarıldığı görülmekte, Tarih ders kitabından kadınların silinmesinin nedeninin bu olduğu anlaşılmaktadır. Türkmen’in 1995 ve 2007-2008 Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi müfredatları üzerine yaptığı karşılaştırmalı içerik analizi çalışması, 2007- 2008 müfredatının Cumhuriyetin dinsel-milli ahlak öğretisini sürdürmekle birlikte, 90’lardan itibaren kamusal alandaki yeniden-İslamileşmenin somutlaştığı bir program olarak 1995 müfredatından ayrıştığını ve Sünni mezhebin temel odak haline geldiğini iddia etmektedir (2009). Bu çalışmada ise 2016 ve 2017 yılı 9. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitaplarının her ikisinde de Sünni mezhep odaklı bir dini anlatı kurulmakla birlikte, 2017 Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabında dinin, yani Sünni mezhebin hayatın her alanında etkin olması gereken bir öğreti olarak işlendiği ve bu açıdan 2016 Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabından farklılaştığı iddia edilmektedir.</span></p>
<ol start="9">
<li><span style="font-weight: 400;"> Sınıf Tarih kitabında toplumsal cinsiyet eşitliğine dair içeriğin büyük bölümünün çıkarılmış olmasının yanı sıra, toplumsal cinsiyete dair en önemli farklılıkların 1. Sınıf ve 5. Sınıf Türkçe ders kitaplarında olduğu görülmüş, metinler ve görsellerin daha cinsiyetçi bir yaklaşımla hazırlanmış olduğu sonucuna varılmıştır.</span></li>
</ol>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/24/degisen-ders-kitaplarinda-sekulerizm-ve-toplumsal-cinsiyet-esitligi/">Degisen Ders Kitaplarinda Sekulerizm ve Toplumsal Cinsiyet Esitligi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
